Temmuz 11, 2009

Birlikte başaracağız. Hürriyet ve Adalate doğru : Önce hukuk! Hukukcu dostlarımız ile buluşuyoruz.

Arkadaşlarım,
Türkiye’de bir hukuk depremi yaşanmaktadır. Yargıtay başkanı bir tez savunmakta, Meclis tersini yasalaştırmak istemektedir. Bu ortamda sürekli insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır.   Ben ve benim gibi düşünen bir avuç yol arkadaşım “çözüm hukukdur“  ve  “birlikte başarırız“  diyoruz.   Zararların tazmini ve  çek yasasından doğan ihlaller de emsal oluşturması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ‘ne aynı anda ve bireysel başvuru yapma kararı aldık.

Türkiye ‘deki belli başlı İnsan Hakları kuruluşlarına ve Çağdaş Hukukcular’dan yardım istedik. Çağrımıza koşulsuz destek veren tek kişi  Avukat Gönül MATUR ‘dur. Bu işin sonu ne olursa olsun, bu gönül insanının adı Türkiye Sivil Girişim Tarihi’nde altın harflerle yazılacaktır.  Kendisine huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Av. Gönül MATUR, insan hakları ihlalleri’nin tazmini konusunda uzman iki avukat dostumuzu koordine edecektir.  Başvuruların gönderilmesi sırasında basın duyurusunu yapacak ve mağdurların sesi olacaktır.
  Okumaya devam et →

Temmuz 2, 2009

AIHM Bireysel Başvuru Katılımcıları Bilgi Toplama Sayfası Açıldı

 

“karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler”  blogu aracılığı ile AIHM ‘e bireysel başvuru yapmak isteyen arkadaşlar için bilgilendirmedir.

 

Blog aracılığla AIHM ‘e bireysel başvuru yapmak isteyen katılımcılar , belirlediğimiz soruları yanıtlayacaklardır.  Soruların örnek yanıtlarını hazırladım. Enazından bu ayrıntıda bilgi vermeniz gerekmektedir. Durumunuz incelenerek, tespit yapılacaktır.

Kesinlikle kimliğinizi açıklamanıza gerek yoktur. Kimliğinizi belli edebilecek detayları burada açıklamayınız. Dilekçenize eklersiniz.

Durumunuzu olabildiğince net olarak açıklayınız.  Durumunuz ile ilgili bu sayfadan yapacağımız yorumları izleyerek yanıtlayınız.

  Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

YARGITAY 10. Ceza Dairesi, Esas No : 2009/7799, Karar No : 2009/9310, Tebliğname No : K.Y.B. – 2009/93495

YARGITAY 10. Ceza Dairesi
Esas No : 2009/7799
Karar No : 2009/9310
Tebliğname No : K.Y.B. – 2009/93495

TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN YARGITAY KARARI

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık xxx hakkında Gaziantep 8. Aslîye Ceza Mahkemesi’nin 07.02.2008 tarihli, 2007/854 esas, 2008/140 karar sayılı hükmü ile “3.167 sayılı Kanun un 16/1. maddesi uyarınca verilen 1.000.-YTL adli para cezasının” infazı aşamasında, Cumhuriyet savcılığınca, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un geçici I. maddesi ile 5237 sayıli TCK’nm 2, 5, 7/2, 45/lve 52/1 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sup karşılığı yaptırım olarak sadece hapis ve gün para cezası verilebileceği, bu genel kuralın bütün özel yasalarda bağlayıcı olduğu, aylan hükümlerin 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabileceği, bu nedenle 523′î sayıl* TCK’nın hükümlerine aykırı olan. söz konusu para cezasının infazında tereddüt oluştuğu belirtilerek. karar verilmesinin talep edilmesi üzerine; aynı Mahkemece yapılan inceleme sonucu verilen, 12.01.2009 tarihli ve aynı sayılı, “31.67 sayılı Kanun’da yeni bir düzenleme yapılmamış olsa da, karşılıksız çek keşide etmek suçundan gerçek kişilere verilen cezaların yasal ve usulüne uygun olduğu gerekçesiyle uyarlamc yapılmasına ve infazın durdurulmasına yer olmadığına” ilişkin ek kararma itiraz edildiği; İtiraz mercii GAZİANTEP 1, Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.01.2009 tarihli ve 2009/42 değişik is sayılı karan ile.  http://karsiliksizcek.wordpress.com/ ”3167 sayılı Kanun ‘un 16. maddesinde ‘karşılıksız çek keşide etmek’ suçuna ilişkin cezanın 5237 sayılı TCK’mn genel hükümlerine aykırı olduğu ve 3,1.12,3008 tarihine kadar yeni yasal düzenleme yapılmadığından genel hükümlerin uygulanmasının gerekliği, infaz edilecek hüjmmde tereddütlerin oluşması nedeni ile hükmün infazının mağduriyetlere yol açmaması için, itirazın kabulü ile 12.01.2009 tarihli ek kararın kaldırılmasına, infazın durdurulmasına ve hükümlünün bihakkın tahliyesine” karar verildiği; itiraz mercinin 16.01.2009 tarihli kararma kaışı Yüksek Adalet Eakanlığı’nın Ceza İsleri Genel Müdürlüğü ifadeli 31.03.2009 gün ve 3438/18829 sayılı kanun, yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nm 04.05.2009 gün ve 2009/93495 sayılı tebliğnamcsi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede,Dosya kapsamına göre;

5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesindeki, “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.”,
5237 sayılı Kanunun 5. maddesindeki “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve cezc içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır”,
Aynı Kanun ‘un 52. maddesindeki, “Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzoîuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar île çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

En az yirmi ve en fasla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsı hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir “,
3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesindeki. “Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce http://karsiliksizcek.wordpress.com/  veya ibraz süres. içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeld keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar “

Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 3167 sayılı Kanunda 31.12.2008 tarihine kadar yeni bir düzenleme yapılmamış ise de, anılan Kanun’un 16/1. maddesinde öngörülen cezanın nispi nitelikte olduğu ve 5237 sayılı Kanunun 52. maddesine aykırılık oluştuımadığı, bu hususun Yargıtay 10.. Ceza Dairesinin 22.01.2009 tarihli ve 2007/8271 esas, 2009/480 sayılı ilâmı ile de zımnen kabul edildiği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şelçilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Î6.01.2OO9 tarihli anılan kararının bozulması istenmiştir,
Somut olayda uyuşmazlık, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Seldi Hakkında Kanun’un geçici 1. ve 5237 saydı TCK’nm 5 ve 52. maddeleri hükümleri karşısında, karşılıksız çek keşide etmek suçu için 3167 saydı Kanun’un 16/1. maddesinde öngörülen nispi para cezasının, 5237 sayılı TCK’nm genel hülcümlerinc aykırılık oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. http://karsiliksizcek.wordpress.com/
5237 sayılı TCK’nm 45/1. maddesinde “Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır” hükmü öngörülmektedir.

5252 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) ve (2). fıkralarında, “Kanunlarda, öngörülen “ağırpara” cezalan, “adli para” cezasına dönüştürülmüştür. / Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, alt ve üst sınırlar aracında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alî sının dörtyüzelli milyon, üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispi nitelikteki adli para cezalan hakkında uygulanmaz, ‘* bükümlerine yer verilmiş olup; nispi nitelikteki ağır para cezaları da diğer cezalar gibi adli para cezasına dönüştürülmüş ve (2). fıkra düzenlemesinden ayrı tutularak, bu kuralın nispi para cezalan hakkında uygulanmayacağı, dolayısıyla, mevcut durumuyla uygulanabilir olduğu kabul edilmiştir. Nitekim aynı maddenin. (3). fıkrasında da nispî nitelikteki adli para cezalan da dahil olmak üzere tüm ağır para cezasından dönüştürülen adli para cezalarının Mazına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.

5237 sayılı TCK’nm genel bükümlerinde, 20/2. maddesindeki “tüzel kişilere ceza yaptınmı uygulanamayacağı” kuralına benzer şekilde, suç karşılığında nispi para cezasının uygulanamayacağına ilişkin açık ve emredici bir hüküm yer almadığı gibi, 5237 saydı TCK’nm 01.06,2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre sonra 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun ile nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK’nm 158. maddesinde yapılan değişildik ile “adli para cezasının miktarının elde edilen menfaatin, iki katından az olamayacağı” hükmü öngörülerek, nispi para cezasının Yeni TCK’nm yaptırım sistemine aykırı olmadığı açık bir biçimde ortaya konulmuştur. Aynca, 5237 sayılı TCK’nm yürürlüğe girmesinden sonra çıkarılan çeşitli kanunlarda yer alan suç tanımlarında, nispi para cezasının öngörüldüğü görülmektedir. Örneğin; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde nispi adli para cezası öngörülmüştür.

Bu durumda: kanun koyucunun nispi nitelikteki para cezalannın uygulanmasına tamamen son vermeye dönük bir amacının bulunmadığı anlaşılmakta olup; diğer kanunlarda yer alan nispi nitelikteki adli para cezalarının, 5237 sayılı TCK’nm 52, maddesinde öngörülen “gün para cezası sistemine” “aykırılık” değil, “farklılık” oluşturduğunu, bu nedenle 31.12.2008 tarihinden sonra da geçerliliklerini, dolayısıyla yürürlüklerini sürdüreceklerini, uygulanmalarının ve infazının zorunlu olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
 
Kanun yatanna bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden; Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi nin 16.01,2009 tarihli ve 2009/42 değişik if, karar saydı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için? dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ‘na gönderilmesine, 13.05.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
 

 

arkadaşlarım bu karardan görüldüğü gibi içtihat kesinlikle yayınlanmak zorundadır.  Gaziantep ‘deki dostlarımız Ağır Ceza hakiminin kararda direndiğini ve geri gönderdiğini BİLDİRDİ.   Yakın zamanda içtihat yayınlanacaktır. 

İstikrarlı çizgimizi sürdürüyoruz.

  • Çözüm hukukdur
  • Meclis ‘den cezaların azatıldığı bir yasa çıkma olasılığı çok azdır.
  • Çözüm yargıdan gelecektir.
  • Kapsamı belli olamayan bir af gelmektedir.
  • AIHM ‘e başvurmak için çok az vakit kalmaktadır. Kazanmış olabileceğiniz, tazminat haklarınızı yitirmeyiniz. Blog üzerinden AIHM kaydınızı yapınız.
  • Avukatlarımız ile birlikte dilekçeleriniz hazırlanacak ve 4-ağustos-2009 günü bir basın toplantısı ile gönderilecektir.
  • Birlik olunuz, birlikte davranınız.
  • Af ile adaletsizliği  unutmayınız.  AIHM hakkınızı kullanınız. Türkiye için  yapınız …

Temmuz 12, 2009

mantık ve biraz cesaret …

mantık ve biraz cesaret
avukatlarımızla tanışma toplantısı yapıldı
katılımcı sayısı ilgi alanım dışındadır
konunun bence bakılması gereken yönü, mücadelemizin meşru ayakları üzerine oturmasıdır
bizim adımıza hukukçuların mücadeleye sahip çıkmasıdır
böylesi bir mücadeleye bir hukukçunun sahip çıkması cesaret işidir
kendimizi hukukçu dostlarımızın yerine koyalım
biraz mantık işletelim
mağdurların savunucusu olmak şeytanın avukatlığını yapmaya benzer
mağdurlar ayni zamanda borçlu ise size sağlayacağı avantajlar sınırlıdır
siz alacaklıysanız mağdur avukatlarına pek iş vermeyi düşünmezsiniz,bir kenara not edersiniz
o zaman bizim dost dediğimiz bazı avukatlar niçin mağdur avukatlığına soyunur, bağzıları soyunmaz
biraz mantığımızı işletirsek bunun cevabını buluruz
hepimiz ticaretten geliyor olsakta,insan hakları ihlalleri mağdurlarına sahip çıkabilen avukat dostlarımıza,şükranlarımızı sunabilmeliyiz
güncel bir konu daha var
ilginçliklerle dolu
13/05/2009 tarihli yargıtay kararı dün arz ı endam etti
bu 10. dairenin,antep ağır cezanın verdiği infazın durdurulması kararınını bozmasıydı
bildiğimiz bir karardı,zaten bu güne kadar 10. daireden farklı bir karar çıkmamıştı
kafamı karıştıran zamanlamadır
gerçekler inatçıdır
aihm başvuruları mağdurların en önemli seçeneği olarak karşımızda durmaktadır
aihm iç hukuk yollarının tükenmesiyle devreye girer
aihm adaletinin de mükemmel olmadığının altını çizmek istiyorum
mağdurlar cezaevlerinde yatarken,kaçak durumda olanlar adli hiçbir haklarını kullanamazken, geciken,gecikecek aihm adaletide mağduriyetlere neden olacaktır
başvuru gerekçelendirmelerinde hukukçu dostların bu konuyuda ele almaları gerektiğini düşünüyorum
hukukçu dostlarımıza emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum

Acil Demokrasi, 12.temmuz.2009

 

“Acil Demokrasi”   katkıları ile övgüyü hakediyor.  Bir dava adamı olduğunu,  yol arkadaşlığının ne olduğu öğretiyor. Bende yazdıklarının altına imzamı atıyorum. 

Burası özgür bir blog olarak kalacaktır. Kimsenin lider olmadığı, liderliğe soyunmadığı ve hukukun konuşulduğu bir yer olacaktır. Bizim büyük harflerle yazmaya ihtiyacımız yok. Biz ispatlayacağız ki “bizler, küçük harflerle yazan sıradan insanlarız. birlikte başaracağız.”

Temmuz 12, 2009

“önce hayaller vardır” …

herkese günaydın

sevgili burhan bey
yazınız ve iltifatınız için yeşekkür ederim
bu gün yazımı sizin için yazmak istiyorum

“önce hayaller vardır”

hayallerimiz olmasaydı bu gün bulunduğumuz noktada olmayacaktık
gelişmenin yolu hayal etmekten geçer
varılmak istenen noktayı önce hayal ederiz
somut durumun somut tahlilini yaparız
tahlillerimizin doğru veya yanlışlığını yaşam bize kafamıza vura vura gösterir
özellikle sosyal olaylarda,bilimsel bakış açısı,yanılma ihtimalini,fen bilimlerine göre daha yüksek tutmak zorundadır
sosyal olaylarda hayellerin yaşam bulması için yol açıcılara ihtiyaç vardır
yol açıcılar don kişot suçlamasıyla muhattap olma riskini taşırlar,çünkü önlerinde yol haritası yoktur, el yordamıyla yollarını bulmak zorundadırlar
yaşam yol açıcıları açtıkları yolları izleyerek gelişir,
siz benim gözümde çek mağdurlarının yol açıcısısınız
bunları söylerken yakın yaşlarda olmamızın rahatlığını taşıyorum ve kendi gerçeklerimi ifade ediyor olmamın huzuru ile yazıyorum
konumuza dönersek zor bir durumla karşı karşıyayız
önümüzde atomu parçalamaktan daha zor parçalanacak olan önyargılar
bizi cehenneme götürebilecek olan “cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir” katıksız iyi niyetler var
işimiz zor ama başarılmaz değildir
çünkü haklıyız
emeklerinizden dolayı tekrar teşekkür ediyorum
selamlar

 

Acil Demokrasi, 10.temmuz.2009

Temmuz 12, 2009

“ne yaptığını bilmek” üzerine …

 

“ne yaptığını bilmek” üzerine

uzun geçmişli birikimlerin bize sunduğu önemli bir bakış açısı var
somut durumun,somut tahlili
bu bakışaçısı, mevcut durum,bu durumu değiştirecek güçler ve onların tutumlarının irdelenmesidir
nesnenin (burada çek yasasıdır) toplumsal içerik arzetmesi,toplumsal bir tavır alış ve tavır alıştaki farklılıkları değerlendirmeyi zorunlu hale getirmektedir
çek yasasının tarafları önemli ölçüde netleşmiş durumdadır.
objektif olarak,insan hakları ihlallerini savunan, cezacı çek yasası savunucuları ve eşitlerin ticaretini savunan bizler
ceza savunucularının,dolandırıcıların da bizim saflarımızda olduğu iddiası,ciddiye alınması gereken bir iddiadır
bu iddiaya yanıtımız hukukun üstünlüğüdür
yasalarımızda dolandırıcılıkla ilgili düzenlemeler mevcuttur
dolandırıcılık yasasıyla,kişiler arasındaki ticareti düzenleyen çek yasasını iç içe sokmaya çalışmak, en hafifinden hukukun üstünlüğünü hiçe saymaktır
cezacılar cephesindeki bu hukuksuzluk bizim cephemize ne yapacağını bilmezlik ve dağınıklık olarak yansımaktadır
insan hakları ve hukukun üstünlüğünü savunanlar,gerekli tavrı almakta tereddüt etmektedirler
tereddütle ihanet arasındaki çizginin çok ince olduğunu biliyoruz
özgür blog izleyicileri yani mağdurlar arasındada tereddütler vardır
bizdeki tereddütler süreçten nemalanma kaygısı üzerine düğümlenmektedir
mücadelenin toplumsal içeriği göz ardı edilerek, bireysel çıkarlar üzerine hesaplar yapılmaktadır
aihm başvurularının ne anlama geleceği biçok dostumuzun kafasında netleşmemiştir
birkez daha kalın çizgilerle altını çizmek isterim ki,aihm başvuruları ihlallerin tazmini ve toplu yapılması dolayısı ile cezacılara caydırıcılık unsurlarını içermektedir
süreçten nemalananlar içine dostların benide katmasını isterim
toplu aihm başvuru organizasyonu içinde yer almayı,ülkemde ilklerden biri olacak olan sivil insiyatif haretinin bir bireyi olmayı,tarihsel bir keyif olarak algılıyorum,nemalanıyorum
özgürlüler paylaşıldıkça büyüyecektir sözünde ifadesini bulan,düşünce özgürlüğünü yazılarımı sizinle paylaşarak yaşıyorum,nemalanıyorum
nazım ustanın mısraları ile sözlerimi bitirmek istiyorum

ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli
büyük hürriyete şiirlerimiz

22 Ocak 1962, Moskova

Nazım Hikmet Ran

 

Acil Demokrasi, 9.temmuz.2009

Temmuz 12, 2009

Ezberleri acilen bitirmek gerekiyor .

 

sayın dostum acil demokrasi;

“Türkiye gerçekleri” VE ÜTOPYALARIMIZ.

İşin özü bu. “YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI” bu türkiye gerçeğidir. her politikanın yandaşları onun savunucuları vardır. deyiminizle o politikadan NEMALANIRLAR.
SORUNA ÇÖZÜM ARARKEN BU GERÇEKLE KARŞILAŞTIM. Ben kendi kendime, bu gerçeği göz ardı ettiğim için KAHRETTİM. SAYIN ŞEKER KARDEŞ BENİM UZUN YAZMALARIMI KINIYOR. bir bakıma haklılar. laf kalabalığı arasında mesajın ayrıntıları güme gidiyor. fakat imkanlarımın kısıtlılığı, internet ortamına kısıtlı şartlarda ulaşmam bu imkanı değerlendirebilmek adına azemiyi gerektiriyor.

POLİTİKALAR POLİTİKALARLA YIKILIR. SÖYLEMEK İSTEDİĞİM ŞUDUR. EZBERLERİ ACİLEN BİTİRMEK GEREKİR.
YANIMDA GELEN ARKADAŞLAR BU HUSUSA RİAYET ETMİYORLAR. KARŞIMIZDAKİ KİŞİLER BİZİM EZBERLERİMİZE GÖRE DERS ÇALIŞIP, HAZIRLANIYORLAR. Tam onları hazırlıksız yakalıyorum, durumun farkına varamayan genç arkadaş lafa atlıyor ve tuzak güm. günlerdir birlik olmayı temsilcinin temsiline karışmamayı analtamadım.
LAFIN ÖZÜ ŞUDUR DOSTUM. LOBİ OLUŞTURMAK . YANİ POLİTİKA ÜRETMEK. AKSİ TAKDİRDE SESİMİZ SADECE BURLARDA KALIR. KALACAKDIRDA. HAK İDDİA EDİYORUZ. YANDAŞLAR BULUYORUZ. MEYDANLARDA KOVALIYORUZ. GÜÇ GÜÇLE YIKILIR.
Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

tereddütle ihanet arasındaki çizginin çok ince olduğunu biliyoruz

acil demokrasi, Temmuz 9, 2009, 1:41 pm üzerinde

“ne yaptığını bilmek” üzerine

Sayın dostum; YAZINIZDAN DOLAYI SAMİMİMİ DUYGULARLA SİZİ TEBRİK EDERİM.
tereddütle ihanet arasındaki çizginin çok ince olduğunu biliyoruz Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

ELBET HAK YERİNİ BULACAK BUNA İNANCIMIZ SONSUZ AMA BULANA KADAR NELER DAĞILACAK ? NE CANLAR GİDECEK ?

  

allahın selamı üzerinize olsun inşallah

arkadaşlar ben sakaryadan yazıyorum ve çok yakınım şuan ferizli cezaevinde yaklaşık 15 aydır çek mağduru olarak yatıyor cezası kesinleşmiş. medyada yada gazetede nerde ne duysak hemen internete koşuyorum araştırıyoruz canımız burnumuzda yaşıyoruz.yazıktır günahtır yıllarca esnaflık yap işçini çalıştır vergini öde kredini öde sonra sıkışıca borcunu ödeyebilmek için alnına kara leke sürülmesin diye en büyük sermayemiz olan dürüstlük seviyemiz bozulmasın diye zor şartlar altında tefciye bulaşmak zorunda kalıyoruz malesef (adı batsın onların inşallah)neden işçimiz mağdur olmasın- diye neden devletimize vergimizi ödeyelim diye- neden borcumuzu kredimizi öedyelim diye ve sonunda tıkanıyoruz çünki tefeci oluk gibi emiyo seni kurutuyor seni mezara sokana kadar…..arkadaşlar yakınım kayseride çok ünlü bir markanın bayiliğini yapıyordu daha sonra 2 oldu sonra 3 oldu ticaretin bazı kurallarını gözden kaçırmış olcaklarki aynı az önce anlattığım gibi oldu ve sonu hüsran – acı – hasret- ne diyeyim daha yuva dağıldı 3 çocuk kayseride babaannede – anne ferizlide psikolojisi buzulmuş durumda dilekçe yazmadığı yer kalmadı kızın -baba kaçak nerde nasıl bilen yok tutuklaması var diye kayıp işte siz düşünün hikayeler genelde aynı .
hergün umutla uyanıyoruz hadi inşallah ha bugün habugün diyerek
çünki haksızlık bu HAKSIZLIKKKKKKKKKKK

Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

Bu nasıl bir adalet ? nasıl sosyal devlet ? anlamak mümkün değil …

 

 

Bu nasıl bir adalet nasıl sosyal devlet anlamak mümkün değil herkes çıkıp bir şeyler söylüyor hani derler ya ağzı olan konuşuyor bende konuşmak istiyorum 2005 yılından beri toki müteahhitlerine taşeronluk hizmeti veriyoruz geldik belli bir noktadan sonra battık nasılmı başlangıçta her şey iyi gidiyordu ne olduysa 2007 yılı sonunda toki müteaahhitlerinde bir furya başladı adı (iflas erteleme kararı ) başlangıçta sevindik alacaklarımız teminat altında devlet güvencesinde diye ama senaryo farklı çıktı nasılmı müteahhit battım bittim diyor, birileri gel biz seni kurtaralım ama bedeli var ne kadar 250.00$ bastırıyor parayı alıyor iflas erteleme kararını verdiği evraklarda cirontası olan taşeron ne yapacak onda yokki o kadar para bir taraftan iş yapacam diye çek yazmış mal almış bir taraftan tahsilat yaptım diye sevinmiş ama nafile müteahhitin almış olduğu karardan sonra hiç kimse müteahhide işlem yapamıyor ve taşeronlar 1 haftada 20 -30 yıllık birikimlerini tüketiyor ve bir dünya borçlanıyorlar.Şimdi soruyorum hangi vicdan hangi adalet hangi anasayasa ve kurumları çıkıpta ya bu insanlara bu kararları verirken arkasında binlerce esnaf , sannatkar,işçi,taşeronu mağdur ettik diye düşünüyor. Çekini ödemedi tık içeri borcunu ödemedi dağıt işyerini ,taahüt verdi ödeyemedi yık ev düzenini ve sosyal hayatını bu mudur türk adaleti, hükümetin acizliği 220 milyar tl piyasada çek dolaşıyor sistemi bozarsak tefecileri ,factoringleri ,bankacıları karşımıza alırız bu devlete hangi faktoring hangi tefeci kaç liara vergi verdide karşına almaktan çekiniyorsun bizim yanımızda 250 adet işçi çalışıyordu şimdi 1 kişi çalışıyor bunun sorumlusu istihtam yaratacam diyen insanlarmı yoksa nemalanamayacak olan tefecilermi, madem bu art niyetli insanlar ve onlardan nemalanan para karşılığı iflas ertelem kararı alıp veren insanların hiçmi suçu yok o kişiler bu devletin gizli ergenekonları olmuyormu

Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

ya ben çok kötüyüm. babamı görmeye gittim. çok öksürüyordu …

ya ben çok kötüyüm babamı görmeye gittim çok öksürüyordu eğerki beni babamma bişey olursa bunu bilinki ben gerçeyi söylüyorum yeminedrimki dünyayı başınıza dar edrim ben babam için herşey yapaım çünkü o benim babam bizi bu yaşlara kadar ogetirdi ve şuan cezaevinde devlet başını yastığa nasıl koyuoyr onu anlamıyorum kardeşlerim yatarken babamın gömleyini koklayıpta yatıyo ben buna çok üzülüyorum devlet bişey yapamıyo diye bişey yapmayacksanız neden bu devlet bakanlar var ben bunu anlamıyorum doğru ya bizim gibi saf inlarla uğraşırsınız ama bunu bilinki benim adım SENA eğerki af çıkmassa canlı bomba ile devletyin önüne geçip patlatırım ben bunu babam için yaparım af çıksın babam ordan çıksın çok yaşlı ne olur ben babamı özledim tam 3 ay oldu biz babasız olamayız ne olur bir el uztın babam çıksın ordan ben babamı özledim asıl suçlu dışarda kolunu sallayıp geziyo benim babam suçsuz ispalaya bilirim bunu babamı zorla kaçırıp işkence yaptılar gecenin o saatinde tehdit ettiler çocuklarında olursun benim babam bizi çok seviyo ve gitti sonrasını siz anlayon artık çok kötü çok dualar ettim ama faydası yok devlet ancak sabah olur araba sağıtır çocuklara benim BABAMMMMMMM çıksın cezaevinde devlete bedava 1 yıl çalışırım yetmesse 5 yıl ama BABAM çıksın ALLAH RIZASI İÇİN çıksın duyun bizm sesimizi ne olur af çıksın dayanamıyorum artık yavaş yavaş devletten soğuyorum

sena, Haziran 25, 2009, 7:48 pm üzerinde

  Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

Selam kader arkadaşlarım, benim adım ÜMİT …

 

SEVGİLİ DOSTLAR ; ALMANYA DAN YASANMIŞ GERÇEK BİR HİKAYE…..

BİR TÜRK ÇALIŞMAYA GİDER YILLARCA CALIŞIR VE SEKTÖRÜNDE İMALAT İŞİNE GİRMEK İSTER.NE YAPAR EDER VE İMALATA GİRER 300 ÇALISANIYLA DEV BİR İMALAT KURAR YILLARCA CALIŞIR VERGİSİNİ ÖDER İSTİHDAM SAGLAR VE TAVAN YAPAR.YILLAR SONRA CESİTLİ NEDENLERDEN DOLAYI İŞ KAPATMA NOKTASINA GELİR.VE KAPATIR.DÖNER MEMLEKETİNE ORDAKİ HERSEYİNİ BIRAKARAK.

YETKİLİLER BİR ARASTIRMA YAPAR VE BU VATANDASI MEMLEKETİNDE BULUR.NEDEN KAPATTINIZ NE OLDU DİYE ODA NEDENLERİNİ ANLATIR.SORARLAR TEKRAR O TESİSİ O HALDE CALIŞTIRABİLMENİZ İÇİN NE LAZIM DİYE YADA NEKADAR LAZIM…VATANDAS RAKAMI SÖLER..YETKİLİLERDE İSTEDİĞİM RAKAMI DEVLETCE 5 YIL GERİ ÖDEMESESİZ VERİYORUZ HERTÜRLÜ VERGİ İNDİRİMLERİNDENDE FAYDALANABİLECEKSENİZ DER VE LÜTFEN GELİP İŞİNİZİN BASINA GECİP DEVAM EDİN DİYE RİCADA BULUNURLAR..VE VATANDAŞIMIZ GİDER İŞİNİ TOPARLAR TEKRAR ESKİ GÜNLERİNE DÖNER..BU SEFER HATASIZ CÜNKÜ YASANMIŞ TECRÜBELER VAR…
ŞİMDİ SORARIM BU YÖNTEM Mİ DAHA İYİ YOKSA KARSILIKSIZ CEK YUZUNDEN CEZAEVİNE GÖNDERİP YUVAYI İŞYERİNİ İSTİHDAMI DAGITIP DİRİ DİRİ MEZARA GÖNDERMEKMİ…ÜSTELİK HAKSIZ KAZANC SAGLAYAN DÜRÜST OLMAYAN KİŞİLERİN (TEFECİLER,BANKALAR,ALDIGI HALDE ALMADIK DİYİP CEK YASASI İLE TEHDİTLE TEKRAR TEHDİT EDENLER VS. VS. VS. VS.)EKMEGİNE BALLI YAG SÜREREK!!!

HERKESE SAYGILARIMLA,,,

umıt
Mayıs 11, 2009, 1:33 pm üzerinde

 

selam kader arkadaslarım,
2003 yılında şirket kurdum 32 yasımda o yasıma kadar ne karakol ne adliye bilirim. Hiç kimseden destek almadan sıfırdan 2 tesis kurdum calıştım.22 personelim ve cok güzel bir işim vardı.Sermayesiz kurdugumdan belli bir süre sonra bankalarda tıkandım.1 tefeci derken 10 tefeciye cıktı.haliyle belli bir süre sonra tıkandım.esim 14 aylık cocugumu alıp beni terketti.10 yasındaki kızımı bana bırakarak.herkes bankalar dahil ticari borclarım(cok olmamasına)ragmen bekledi haciz olmadı cunkü burası küçük bir yer sayılır ve herkes ne niyette oldugumu nasıl bu duruma geldiğimi bilir .esimden yarım saat sonra 10 yasındaki kızımı alıp yola cıktım.

Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

Sizler cezaevinde, bizler dışarıda mağdur …

 

  öncelıkle çok geçmış olsun rabbım yardımcımız olsun inşanlah sızın nekadar acılar çektıyınızı bızler iyi bılıyoruz bızler ceza evınde sızler dışarda magdur hem maddı hemde manevi bunları yaşayan bilır yuce allahım kımseyı merhametsızin elıne duşurmesın benım 12.yaşında bır kızım var metrıs kapalı evıne açık zıyaretıme geldıyı zaman feryat edıyordu bırakın babamı benım babamın parası olsa sızlere verır yok parası hepsını aldılar butun mahkum arkadaşlar agladı gelıp kış gunlerı zıyaretıme saatlerce bekledıler dışarlarda suçumuz tıcaret yapmak bebek katılıne daha ıyı hızmet edıyorlar ben bunların merhametı olduguna ınanmıyorumşimdı ben dışardayım herşeyım iyice alt ust oldu ev kıram bırıkmış iş bulamıyorum ama yınede ailemın yanındayım açta olsak bırlıkteyız rabbımden tek ısteyım şu kanunun bıran evel deyışmesı ben ceza evındeyken tum çek cesası alan arkadaşlara tahlıye olanlara gıdın hemen ınternetten olsun başka bıryerden olsun bızım magdurıyetımızı bıldırın ama malesef kımdenın umrunda deyıl budurum benı fazlasıyla uzuyor bız hakkımızı aramassak kım arayacak ben butun çekten hukum alan arakaşlara seslenıyorum negerekırse bırlıkte yapalım ben hazırım allah rızası içinsızın beyınızede allah sabırlar versın sızlerede benım eşım bana çok desdek oldu rabbım onunda eksıklıyını vermesın sıze bır kardeş olarak tavsıyem sakın yanlız bırakmayın eşinızı şuan onun durumunu benım gıbılerden başkası anlayamaz bır satır mektup onu nasıl mutlu eder anlatamam ne hallere duşurduler bızlerı allahım bızım çektıyımız bukadar acıların sıkıntıların çaresızlıyın bızlerı duşunmeyenlere nasıp etsın içimde okadar sorunlar varkı hangılerını sızlere anlatayım 350 gün yattım 30 metre kare yerde sankı dunyanın en şerefsız suçunu işlemişim çok zoruma gıdıyor çoçuklarımın feryadı halen gözumun önunden gıtmıyor bunasıl ınsanlıktır bu nasıl muslumanlık peygamber efendımız boylemı yapmış allahın emrı boylemı ınsanlara maddi olarak izdırapmı çektırın demış ama bunu bılınkı bır gun ilahı adelet mutlaka tecellı edecektır rabbım butun kader mahkumlarına sabırlar versın dua edelım yapacak bırşeyımız yok zalimin zulmu varsa bızlerın yuce yaradanı var saygılarımı sunarım allaha amanet olun ahmet saklı.

ahmet saklı, 2.haziran.2009

  Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

ÇEK MAĞDURLARI BİRLEŞİMİN FAALİYETLERİNİ DUYURMAK, LOBİ FAALİYETLERİNDE DESTEK ARAMAK İÇİN İSTANBULA GİTTİM.

 

DOSTLARIM;
DÜN İSTANBULDAYDIM;
ÇEK MAĞDURLARI BİRLEŞİMİN FAALİYETLERİNİ DUYURMAK, LOBİ FAALİYETLERİNDE DESTEK ARAMAK İÇİN İSTANBULA GİTTİM.
Organizatör arkadaşlarım; İTO Başkanından randevu aldıklarını benim de katılmamı istediklerini bildirdiler. Gittim. Amacım TUSİAD Başkanı ile de görüşüp, görüşlerini ve desteklerini almaktı. Ancak her iki başkanda yurt dışında oldukları için görüşmek mümkün olmadı. İTO Başkan yardımcısı ile görüşmemizde, benim için çok önemli olan şu iki husus ön plana çıktı

1-ÇEK KULLANIMI TÜRK TİCARET HAYATININ OLMAZSA OLMAZLARINDANDIR. ÇEKİN KULLANIMINDA GÜVENİRLİĞİ İÇİN HAPİSLİK CEZASININ KORUNMASI GEREKİR. Zira çek nakit sıkıntısı çeken kullanıcıların, bu ihtiyaçlarını karşılayan en güvenirli ve ucuz vasıtadır. PİYASALARIN DA BU ANLAMDA ÇEKE İHTİYACI VARDIR.

2-KENDİLERİNİ ŞİMDİ ÇEK MAĞDURU OLARAK TANITANLARIN NİYETİNİN ASLINDA; HAPİSLİK YAPTIRIMINDAN KURTULUP, BORÇ ÖDEMEMEK OLDUĞUDUR.
Şüphesiz ki; bu iki husus bize karşı, yeni yasada hapisliğin kalkmasına karşı olanların öne sürdüğü başlıca TEORİLERDİR.
Ben dün, başta HABER TÜRK, YENİŞAFAK olmak üzere basından destek turlarını da başlattım. Gazeteci dostlarımız; Sayın Orhan Pala ve Sayın İbrahim Kahveci de bu iki hususta çekincelerini dile getirdiler. Görüşüp fikir birliğine erdikten sonra ise her ikiside bana destek olacaklarını belirttiler.TARTIŞMA PROGRAMI AYARLAYACAKLARINI BELİRTTİLER YANİ GAYE MESELEYİ GÜNDEMDE TUTMAK.
Çek yasası beklenirken karşılıksızda adet artıyor
Çek mağdurları çek yasasının çıkarılmasını beklerken, piyasadaki karşılıksız çek adedinde artış olduğu görüldü. Mayısta 875 bin civarındaki karşılıksız çek haziran itibariyle 1 milyon 57 bin 673′e çıktı (CAHİT SARAÇOĞLU-9.7.09.yeni safak) GİBİ Okumaya devam et →

Temmuz 12, 2009

BAKMAK VE (GÖREBİLMEK) GÖRMEK – ÖNEMLİ OLAN İLGİDİR

BAKMAK VE (GÖREBİLMEK) GÖRMEK – ÖNEMLİ OLAN İLGİDİR

 

DOSTLARIM;
(BU YAZIMI BÜYÜK HARFLARLE YAZMAMDAKİ AMAÇ AYRINTILARI İZAH ETMEK İÇİNDİR
BAŞKACA NİYET ÖZELLİKLE ART NİYET YOKTUR)
Rahmetli Aziz nesin Bu ülkedeki, aptalları uyandırayım dedi. Fakat ne yazık ki bizim aptallar daha da derin uykulara daldılar. İşin garp yanı ise Aziz Nesin’in mesajından; Onlar daha çok anlamı kadar koordineli organize çıkarım daha da kurnazlaştılar. Hatta belkide kendi kendilerine kızıyorlardır bile ulen bu milletin bu kadar aptal olduğunu neden bu kadar geç anladık; illede Aziz Nesin’in uyandırmasınımı beklemeliydik diye. Geçmişteki yıllara üzülüyorlardır.En büyük yanlışlık Sendikalarda, nedenmi. Eskiden bu ülkede Sendikalar,Üniversiteler, Harakete geçtiğinde çokşeylerin seyri değişiyordu. Okumaya devam et →

Temmuz 9, 2009

Ceza Yargılamasında Mahkeme Önünde Temsil

 

Konu : Ceza Yargılamasında Mahkeme Önünde Temsil(Son Soruşturma)
Seminer veren : Av. Saadet Kayaalp (İzmir Barosu)
Katılımcılar : Çeşitli barolardan 30  ceza avukatı.
Süre : 3 saat

 

Ön Bilgiler……………………………………………………………………………………………………………………… 1

Bilgi Notu: Adil Yargılanma Hakkının Bir Unsuru Olarak Mahkeme Önünde Temsil… 3

I. Ceza Yargılamasında Avukat: Sorunlar ve Öneriler…………………………………………….. 3

II. Mahkeme Önünde Temsil İç Hukuk Temelleri……………………………………………………. 4

III. Adil Yargılanma Hakkının Unsurları…………………………………………………………………. 5

IV. AİHS md 6(1) – 6(3)(c) Anlamında Mahkeme Önünde Temsil…………………………. 6

- Pratik Çalışma: Sanığın Bulunmadığı Duruşmada Avukatla Temsili………………. 7

- Pratik Çalışma: Avukat ataması yetmez; etkili temsil gerekir…………………………… 8

  Okumaya devam et →

Temmuz 9, 2009

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN ÖNEMLİ MADDELERİNİN KISACA DEĞERLENDİRİLMESİ

 
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN ÖNEMLİ MADDELERİNİN KISACA DEĞERLENDİRİLMESİ

Av. Aydeniz Alisbah Tuskan ,       İstanbul Barosu Kadın Hakları  Komisyonu Başkanı

 

3 Eylül 1953’de yürürlüğe giren insan hakları Avrupa sözleşmesini Türkiye 18 Mayıs 1954 de 9. Devlet olarak kabul etmiştir. Sözleşmenin temeli Birleşmiş Milletlerde 1948 ‘de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesidir. Türkiye, Birleşik Krallık, Danimarka, Almanya, İrlanda, İsveç, İzlanda, Lüksemburg ve Norveç’ten sonra sözleşmeyi onaylamıştır. Ülkemiz bireysel başvuru hakkını1987’de  İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin yargı yetkisini ise 1989 da tanımak suretiyle sözleşme sistemine dahil olmuştur. Bu sözleşmenin esası demokratik ve siyasal rejimi çerçeve almasıdır. 
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde gelişen hukukun en önemli özelliklerinden biri “Baskın taraf egemenliği” nden uzaklaşarak” denge” ye yönelik bir sisten kurmaktır. İnsan hakları evrenseldir. Bu evrensellikte bu denge sağlanırsa hukukun temeli olan adalet sağlanabilecektir.  

Madde 1 : İnsan hakları demokratik rejimin alt yapısıdır. Hukukun üstünlüğü esastır. Türkiye çağdaşlaşma projesine devam ederken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan ilkeleri esas olarak demokrasinin yüksek standartlara ulaşmasını hedef almaktadır. İnsan hakları ve özgürlükler ortak uluslararası güvenceye kavuşmuştur. İnsan hakları gerçekten demokratik bir rejimin alt yapısıdır. İnsan devletten önce gelir. Sözleşmenin esası ve temeli insan odaklıdır. Avrupa Konseyi üyeleri bu sözleşmeyi yapmakla sıkı bir işbirliği yaparak insan hak ve temel özgürlüklerinin korumasını ve geliştirmesini amaçladılar. Yargı bağımsızlığı ,yargı güvencesi ve özerk kurumların korunması bu sistem içinde önemlidir .
 Bu sözleşme bir hukuk metnidir ve sınırları nedir diye sorarsak? Avrupa’da anayasal bir düzen vardır. Temel öğe demokrasidir. Bu düzende siyasal partiler demokrasiyi tehdit etmez. Tehdit  ediyorsa siyasal  partilerin kapatılması söz konusu olur.

Okumaya devam et →

Temmuz 9, 2009

Adil Yargılanma Hakkı

Adil Yargılanma Hakkı

Av. Mehmet KALAY

 

İlk gelişiminden bu yana insanoğlu sosyal bir varlık olmasının doğal sonucu olarak hem tabiatın tehlikelerine karşı ortak savunma güdüsünden dolayı, hem de birlikte yaşama ve neslin devamının gerekliliği neticesinde topluluk halinde yaşamaya başlamıştır. Toplu yaşamanın doğal bir sonucu olarak insanlar arasındaki ilişkilerde bir takım ahlaki ve vicdani kurallar belirmeye başlamıştır. Ahlaki ve vicdani kurallar, insanlığın ve sosyal gelişimin mertebe kaydetmesi ile birlikte sosyal ilişkileri düzenleme niteliğini kaybetmiş ve bu durum ilkel de olsa hukuk normlarının ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur.
Zaman içinde, hukuk normlarını vazedecek, bu normların herkese uygulanmasını sağlayacak, hak ihlallerini ortadan kaldırarak bu normlara karşı gelenlerin etkin bir yaptırım gücüyle cezalandırılmasını sağlayacak bir erke, yani devlete ihtiyaç duyulmuştur. Ancak bu yaptırımı elinde bulunduran erk olan devletin, bu hakkı kullanırken kendisini oluşturan bireylerin hak ve özgürlüklerini tehdit etmesi ve sınırsız bir erki kullanıyor olması, savunmasız kalan bireyin korunması gerekliliğini ortaya koymuştur. Tarihsel gelişim içinde bireyin korunmasının, ancak, yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ayrılarak bağımsızlaştırılması ve yargılama faaliyetinin etkin bir hukuki güvenceye ve aynı zamanda yaptırıma bağlanması ile sağlanabileceği anlaşılmıştır.

Okumaya devam et →

Temmuz 8, 2009

Uygur Türkleri katledilmektedir. Sessiz kalmayınız.

Uygur Türkleri katledilmektedir. Sessiz kalmayınız.

Uygur Özerk Bölgesi’ nde bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Çin güvenlik güçleri, ve aşırı milliyetciler  katliam yapmaktadır. Kitlesel yoketme başlamıştır.

Bölge zengin doğal kaynakları nedeniyle tarihi boyunca işgallerden kurtulamamıştır. Hangi politik görüşün arkasına saklanırsa saklansın, emperyalizm böl-yoket yöntemini kullanmaktadır. Etnik milliyetcilik alevlendirilmekte, etnik temizliğe fırsat oluşturulmaktadır.  Sincan ‘da bir insanlık dramı yaşanmaktadır.
Kültürüm köklerimden gelir. Siyasi görüşüm, dünya görüşümdür. Emperyalizmin körüklediği böl-yönet politikasının ürünleri olan etnik milliyetçiliğede etnik ayrımcılığıda karşıyım. 
Sokak ortasında tecavüz edilerek öldürülen, Uygur kadınlarının namusuna sahip çıkınız. Bölgede Uygur Türkleri’nin yokedilmesine sessiz kalmayınız.  Tüm halklar kardeştir. Barış bir yol değil, yaşamın ta kendisidir.

 

İnsan hakları ihlalleri zincirleme gelir. Sessiz kalanın, sesi kısılacaktır. Bölgede ilk önce blog ‘ların yasaklandığını unutmayınız.  İnsanlık görevinizi yapınız, ses  çıkartınız.  “Uzak Doğu” kimseye uzak değildir.
İnsanlık adına bu vahşeti durdurunuz.

Temmuz 7, 2009

İnsan Hakları Savunucularına “açık mektup”

“İNSAN HAKLARI”savunucularına açık mektup

çağdışı çek yasasıyla karşı karşıyayız
çek yasasının çağdışılığı konusunda uzun uzun tartıştık
artık eylem zamanıdır
çek yasasından kaynaklanan HAK İHLALLERİ karşısında iç hukuk yolları tükenmiştir
AİHM davaları, ihlallerin tazmini konusunda, tek alternatif olarak duruyor
insan hakları savunucusu hukukçu dostlarımız, önemli ve tarihi görevlerle karşı karşıyadır
AİHM davasını gerekçelendirmek ve mağdurlara davanın başvurusu konusunda kanallar açmak zorundayız
bu çalışmalar gönüllü olmak zorundadır.
AİHM, mağdurlara başvurular konusunda ekonomik katkı sunmaktadır.
özelikle Anadolu’ daki mağdurların başvuru yollarını açmak konusunda, Anadolu’ daki insan hakları savunucusu hukukçularımıza önemli görevler düşmektedir
benim özel ricam, sayın Rahmi Ofluoğlu nun gerekçelendirme sürecinin içinde yer almasıdır.

İNSAN HAKLARI HEMEN ŞİMDİ

acil demokrasi, 7.temmuz.2009

 

 

ilk adımı atan Av.Gönül MATUR’ a teşekkür ediyorum.

Temmuz 6, 2009

Çek Mağdurları için …

Haksız cezalar nedeniyle mağdur olan, kaçak yaşayarak evine ekmek götürmeye çalışanlar için …

 
Sabah Türküsü

bir deniz üstündeyim, ne ucu var ne bucağı
bir rüzgar önündeyim, gel keyfim gel
bir sevda içindeyim, başım dumanlı.

ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
bir iner bir çıkarım bu yokuşu
ağzımda bal gibi tatlı bir türkü
kazanırım çocuklarıma ekmek parası

ben deniz üstünde, rüzgar önünde
ben sevda içinde, tatlı türküde.
inişte yokuşta, ekmek parasında

iki oğlum var, mehmet’le ali
gönlümde bir dünya, pamuk gibi

şeytan baktı baktı gözüme
şeytan geri geri adım attı
şeytan gitti dayandı duvara
çat dedi çatladı

iki oğlum var, mehmet’le ali
gönlümde bir dünya, pamuk gibi
Ezginin Günlüğü

sevgili Tanju DURU kalbimizdesin.