karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler

Karşılıksız Çek sorunu bitiyor. “Emekli Albay Hilmi Ertunç” olaya el koyacak …

Mayıs 15, 2009 · 141 Yorumlar

Karşılıksız Çek sorunu bitiyor.  “Emekli Albay Hilmi Ertunç” olaya el koyacak …

yeni çek yasası
Taslağı gördük.  Ciddi bir hazırlık yapılmış. En önemlisi 3167 ‘nin geçersiz-eski-çağdışı olduğuna vurgu yapılmış. Kasıt unsurunu belirginleştirmek için ilk karşılıksız çekde yapılacaklar, daha kesin olarak açıklanmış.
Tasarı-taslak üzerinde, özellikle madde madde açıklama yapmadım. Temel sorunlar durdukca incelemeyede gerek yok. Çek konusunda ceza doktrini sürdükce, yasanın ruhundaki tüm iyileşmeler rağmen radikal bir değişiklik olacağını öngörmüyorum.

 

Yeni Çek Yasasında hapis sürecek mi ?


Adaletsiz olmasına rağmen karşılıksız çek verenlerin hapis edilmesi uygulamasının süreceğine inanıyorum.  Bazı arkadaşlar,  bana   tepki gösteriyor.  Gerçeği kabul etmezsek, onu değiştirecek inanca sahip olamayız.  Borç ve hapis doktrini savunanlarda bir azalma yoktur. Bu düzen sürdükce,  karşılıksız çek ‘in cezası ağır hapis cezası olarak kalır.

Çek Yasası gibi önemli yasayı sırf hukukcular hazırlamış olsaydı, kimsenin itiraz edemeyeceğini biliyorum.  Bu işlerde bankacılar ve odalar , yönlendiricidir.  Güdümlü medya,  hapis cezası kalktı naralarıda atıyor.  Meclisde para cezası eşittir hapis cezası olduğunu bilen kaç kişi var sanıyoruz ki …

Çok mail gönderirseniz, hapis cezası kalkar gibi bir şeye ben inanmıyorum.  İnanmadığım şeyler üzerinden sizlere umut dağıtamam.

İlk kez Karşılıksız Çek verenlere yönelik uygulanan  hapis cezası adaletsizdir. Fakat hukuka uygundur.  Ben bu hapis cezasına karşıyım.  Haklı olanların karşısında güçlü bir lobi vardır. Bu lobinin içinde kimler vardır.

  • Finans kuruluşları
  • Işin kolayına kaçan avukatlar
  • Para cezasının, hapis cezası demek olduğunu bilmeyen karar vericiler.

Benim görüşüme göre Türk ticaretine ve hukukuna uygun çek yasasındaki ceza sistemini anlatmıştım.

  • İlk karşılıksız çek için %10 civarında bir tazminat istenir.
  • Keşideci piyasaya verdiği tüm çekleri bildirir.
  • Bu çekler dışındaki yaprakları bankaya iade eder.
  • Sulh ceza mahkemesinde dava açılır. Tek duruşmada karar alınır.
  • Artık bundan sonraki tüm karşılıksız çekler mükerrerlik ve kasıt içermektedir.
  • Bunlarda hapis cezası sürer.
  • Keşideci bildirdiği çekleri, ödeyebilirse sorun kalmaz. Haklarını geri almış olur. Yeni yasada etkin pişmanlık olarak işlenmiş.

Ekonomik krizin etkisi, af çıkar mı ?
Baştan beri, söylemim aynıdır.

  • Ekonomik kriz, karşılıksız çek ve benzeri ekonomik suçları arttırmıştır.
  • Kontrolden çıkmışmıdır ?  Yüzbin kişinin hapis edilmesinden bahsedersek , evet kontrolden çıkmıştır.
  • Ekonomik krizin olması suç işlemeyi mazur gösteremez. Geçerli Kanunlar açısından  banka soymak ile karşılıksız çek arasında fark yok.
  • Adaletsiz olduğunu söylemiştim. Ama hukuki olarak böyledir.

Ekonomik kriz var, bu suçlar affedilsin demek  hoşgörülebilecek bir görüşdür. Fakat ayrıma dikkat etmek gerekiyor.

Ben borç nedeniyle insanların cezaevine konmasına karşıyım. Beklediğim , mağdurların afedilmesi değildir. Yasal düzenleme ile Cezanın ortadan kalkmasını istiyorum.

Cezaevlerinde yer yok. Nereye konulacak bu insanlar.  Af çıkar mı ?
Cezaevlerinde yer olmaması, suçluların affedilmesini gerektirmez.

  • Cezaevi koşulları, yer olsun-olmasın kötüdür.
  • En büyük ceza, bir babaya kızını göremeyeceksin demektir. Bir anneye, oğlunu göremeyeceksin demektir.
  • Sorun “borcunu ödeyemeyen kişi hapis edilecek mi , edilmeyecek mi ? ”  ise bu ayrı bir konudur.
  • Cezaevlerini Hilton’da açsalar dahi  karşılıksız çek suçunun cezası hapis olmamalıdır.

Cezaevleri koşulları, iş bozulması gibi üzücü haberler mağdurları yaralar. Basının ilgisini çeker.  Ama hukukcular açısından farketmez. Hukukcular kanunları uygular.  Cezasız suç olmaz.  … Karşılıksız çek suçunun cezası hapis olarak öngörülüyorsa, mahkemeler bunu vermek zorundadır.
Cezaevlerinde yer olmaması ayrı bir sorundur.  Devlet orada insani koşullar sağlamak zorundadır.

Ben, borcunu ödeyemeyen kişilerin  hapis edilmesine karşıyım.  Cezaevi koşulları iyide olsaydı karşı olurdum.
Af çıkacak mı ?
Af çıkacaktır.  Af demir bir leblebidir. Kolay yutturalamaz.  Fakat bir şekilde çıkacağına inanıyorum. Öyle karşılıksız çek suçluları içinde çıkmayacaktır.  Siyasi ve ekonomik gelişmelere göre bir barış sağlanması gerekecektir.

Alın size bir senaryo ….

  • Meclis toplanır.
  • Ekonomik ve sosyal barışı sağlamak için bir özel af kararı alınabilir. Gerçek amaç farklı olsa da, bu bahaneye çoğunluk itiraz etmez.
  • Aynı nedenle bedelli askerlikde gündeme gelir.
  • Cezalar silinmez, ertelenir.  Zaman aşımından vs otomatikman düşmüş olur.

Beklentim af değildir. Zaten kanun boşluğundan ötürü bu cezalar kanunsuz kalmıştır. Düşmüştür.

Devlet ekonomik barışı sağlamak istiyorsa çek yasasının durumundan bağımsız olarak tüm para cezaların affetmelidir.  Ekonominin bu ölçüde çöktüğü bir toplumda para cezası tahsili için vatandaşı sıkıştırmak haksızlıktır.  Devlete olan borçlar ayrı bir konudur. Bunların silinmesini  elbetteki düşünmüyorum.

 

Çek mağdurları ne olacak ?
Yeni yasadan bağımsız olarak, zaten 3167’e göre verilen tüm cezalar kanunsuz kalmıştır. TCK ile uyum düzenlemelerini yapmayan yetkililer  afetmek için zemin hazırlamak istemiştir.

Daha önce bu konuda görüşlerimi aktarmıştım.  Şu anda karşılıksız çek suçundan ceza almış olanlar tahliye olacaktır.

Yeni yasanın 3167 ile bağ kurulmamasındaki bir önemli neden budur.  Yeni yasanın adı farklıdır ve işlevi farklıdır.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin

Adalet Bakanı Sadullah Ergin

Şu anda ne yapmalıyız ?

Haksızlığı olabildiğince insana duyurmalıyız. Mağrur ve vakur durmalıyız.   Biz insan haklarına uygun bir yaşamı, düzeni savunuyoruz.   Meclis ve yargıtay’ın kararların açıklamasına kadar yapabilecek başka bir şey yok. Sonrasında duruma göre ne yapmak gerekiyor ise yine yapacağız.

 

Ben özgürlüğü savunuyorum. Sizde savunuyorsanız, blogu takip edersiniz ve bana destek verirsiniz.

 

ilginiz için hepinize teşekkür ediyorum.

 

sevgiyle kalın.

Önerdiğim yazılar

Sadullah ERGİN

Sadullah ERGİN

Kategoriler: anasayfa · benim yazilarim · cek · genel · guncel · gundem · hukuk · karsiliksiz cek · turkiye · yazilarim

141 cevap so far ↓

  • necla // Ekim 9, 2009 4:30 pm | Yanıtla

    sayın acil demokrasi
    hukuk hakkında pek bilgim yok daha doğrusu hiç böyle durumda olmamıştım.sizin açıklamalarınız birazda olsa aydınlattı.tşk cvplarınız için .biliyorum dava açarsam 1,2 sene sürecek ve ne duruma düşceğim belli değil.buyüzden bu davayı açıp açmama konusunda kararsızım.haklıyken haksız yerine düşmek biraz kötü olr.tekrar tşk

  • necla // Ekim 8, 2009 5:57 pm | Yanıtla

    slm
    ben 2 yıl önce bir çek aldım ve karşılıksız.paramı alabilmek için ne yapmalıyım hukuki yönden neler yapmalıyım ki paramı alabilelirim:((((((((

    • a.b. // Ekim 8, 2009 7:44 pm | Yanıtla

      paranı alabilemezsin
      çeki hatıra olarak saklıyabilirsin bende bissürü var istersen işine yararsa hepsini sana veriym kolleksiyon yaparsın

      • necla // Ekim 9, 2009 1:08 pm | Yanıtla

        peki çeki veren kişiye ceza uygulanmmıyormu?dava felan…mutlaka bir yönden kazanççlı çıkmalıyım hiç olmazsa ceza alsın

      • acil demokrasi // Ekim 9, 2009 1:18 pm | Yanıtla

        sayın necla
        siz parınızı almanınmı yoksa intikam peşindemisiniz
        iki soru sormuştum
        -ticaret sonucumu çek aldınız
        -ticaretiniz resmi yani faturalımıydı
        bu soruları yanıtlarsanız yardımcı olabiliriz

        • necla // Ekim 9, 2009 1:56 pm | Yanıtla

          öcelikle niyetim paramı almak ama paramı almasamda bana karşılıksız çek veren bir kişinin ceza almasıda yeterli.
          karşılıksız çek veren kişi kiracım daha doğrusu kiracımdı.ama bir sözleşmemiz yok.ve senedin günü geçeli 1 yıl oldu.hukuki yndn ne yapılabileceğini bilmiyorum.avukat gereklimi.bir dilekçeyle cumhuriyet başsav. (avukatsız )başvurabilirmiyim.
          duyduğuma göre karşılıksız çek verenler ceza alıyormuş ve cezası bittiğinde hala parayı ödemiyorsa 1 yıl sonra tekrar ceza alıyorlarmış.
          böyle..

        • acil demokrasi // Ekim 9, 2009 2:46 pm | Yanıtla

          sayın necla
          elinizdeki evrağın senetmi çekmi olduğunu anlayamadım
          çek olsada aradan bir yıl geçtiğine göre şu anda senet durumundadır
          senetle icra takibi dışında yapabileceğiniz herhangi birşey yoktur
          icra takibi yapabilirsiniz ama önce borçlunun adresini tespit etmeniz gerekiyor
          kira kontratınız olmadığını söylüyorsunuz,icra takibi yaptığınızda borçlu kişi borcum yoktur diye itiraz ederse sizin alacağınızı belgelemeniz gerekir,yani resmi bir evrağınız olmadığı için zor durumda kalabilirsiniz,haksız zenginleşmeden aleyhinize tazminat davası açılabilir
          ceza konusuna gelince senette hapis cezası yoktur,bu durumda intikamınızı bir tarafa bırakmanız gerekiyor
          hapis çek yasasında vardır ve haksız bir uygulamadır
          sizin örneğinizden yola çıkarak haksızlığı anlatabilirim
          sadece borcundan dolayı insanları hapsetmeyi istiyoruz
          sizin olayınızdada kira borcundan dolayı kiracınızı hapsettirmek istiyorsunuz
          elinizdeki çek zamanında işlem yapılmadığı için senet haline gelmiş,siz icra işlemi başlatıyorsunuz,karşı taraf borca itiraz ediyor ve size haksız zenginleşme davası açıyor
          siz elinizde kira kontratı olmadığı için alacağınızı kanıtlıyamıyorsunuz ve davayı kaybediyorsunuz
          mahkeme sizi %40 tazminat ödemeye mahkum ediyor
          bu parayı ödeyemiyorsunuz ve borcunuzu ödeyemediğiniz için günlüğü 100 tl den hesaplanmak üzere hapse giriyorsunuz
          ne dersiniz bu hakmıdır
          yani borcundan dolayı hapsedilmek doğrumudur
          ben borca hapse karşıyım
          sizinde karşı olacağınızı umuyorum

          • necla // Ekim 9, 2009 3:59 pm

            syın acil demokrasi
            cvp için tşk. cezaya bende karşıyım ama bile bile bana karşılıksız çek veya senet veren bir kişinin ceza almasını istemem çok normaldir.ama karşımdaki insan ödemek maksadıyla bu çeki vermiş ve iflas etmişse madur olur.işte böyle olduğunda ceza almasını istemem.
            tmm herhangi bir resmi evrak olmayabilir ama şahit yani komşuların buna şahitlik etmesi mümkün olrmu davayı kazanmam için.illa evrakmı olmalı.

          • acil demokrasi // Ekim 9, 2009 4:21 pm

            komşularınızın şahitliği olabilir
            senede itiraz edilsede icra işlemini durdurmaz
            ben örnek olsun diye yazdım,elbetteki yasal yollardan hakkınızı aramanız en doğal şeydir

          • necla // Ekim 9, 2009 4:31 pm

            sayın acil demokrasi
            hukuk hakkında pek bilgim yok daha doğrusu hiç böyle durumda olmamıştım.sizin açıklamalarınız birazda olsa aydınlattı.tşk cvplarınız için .biliyorum dava açarsam 1,2 sene sürecek ve ne duruma düşceğim belli değil.buyüzden bu davayı açıp açmama konusunda kararsızım.haklıyken haksız yerine düşmek biraz kötü olr.tekrar tşk

          • necla // Ekim 9, 2009 4:43 pm

            eğer mümkünse sizden bir çözüm yolu göstermenizi istiyorum.sizce ne yapmalyım.bu arada elimdeki senet ve 1 sene oldu.yanıtlarsanız çok sevinirim

          • acil demokrasi // Ekim 9, 2009 4:54 pm

            sayın necla
            ben sizin haksız duruma düşeceğinizi düşünmüyorum,ancak küçükte olsa böyle bir ihtimalde var
            verdiğim örnek borca hapsin haksızlığına ilişkindir
            biz ticari işlerimizi (kiracı evsahibi ilişkiside ticari bir ilişkidir) gereklerini yerine getirerek yapmıyoruz
            ne yazıkki bu kültürümüz yeterince gelişmemiştir
            bu yüzden alacağımızı hapis tehdidiyle almak aklımıza yatıyor
            aslında borca hapis bir demokrasi ayıbıdır
            eksiklerimizi insanların özgürlükleriyle örtme telaşıdır
            elbetteki bu ayıp ortadan kalkacaktır
            bu ayıpta hepimizin sorumluluğu vardır
            ilginiz için teşekkür ediyorum

          • acil demokrasi // Ekim 9, 2009 5:33 pm

            senetle icra takibi yapabilirsiniz
            icra takibi yapabilmeniz için tebligat yapmanız gerekecek
            yani adres tespiti yapmalısınız
            kolay gelsin

  • a.b. // Ağustos 16, 2009 1:39 pm | Yanıtla

    emekli albay hilmi ertunç olaya el koymuştu bir zamanlar
    o kadar
    ne oldu o elin akibeti bilen varmı
    himi ertunç kimdi
    şu an aramızdamı
    aramızdaysa hangi sıfatı kullanıyor

    • acil demokrasi // Ağustos 16, 2009 2:32 pm | Yanıtla

      dayanamadım itiraf edecem
      benim
      henüz el koyamadım
      ama yarın el koyacam
      rahat
      eleştiri düzeni al

      • a.b. // Ağustos 16, 2009 7:35 pm | Yanıtla

        biliyorum meselenin nerede yattığını
        tam onbeş türk devletinin
        bu yüzden battığını
        disiplinsiz çatlak sesler canımı çok sıkıyor
        ne kadar assan kessen bu gibiler hep çıkıyor

        ben hilmi ertunç, emekli albay ertunç
        ben çözdüm işi
        benim bu başıboş gidişe dur diyecek kişi

        sabah aynı anda kalkıp yüzler yıkanmalı
        bu ahenkli uyanışı alem tören sanmalı
        züppelik kol geziyor
        kahveler nes çaylar torba
        kahvaltıyı tespit ettim
        herkese bir tas çorba
        aç bırakılmalı katlamayan peçetesini
        hastalara genelkurmay yazmalı reçetesini

        ben hilmi ertunç, emekli albay ertunç
        ben çözdüm işi
        benim bu hayasız gidişe dur diyecek kişi

        yek vücut olup başlayalım her işe ayinle
        eş-dost seçimi ve her şey ayarlansın tayinle
        yaramaza itaatsize damgalar basalım
        milli maç kaybında üç, grevde beş kişi asalım
        biz istersek eğer bu aziz millet neler yapar
        adamı göklere çıkarır, alkışlar, tapar

        oğlum ben albay ertunç, emekli albay ertunç
        ben çözdüm işi
        benim serkeşliğe gaflete dur diyecek kişi

        i’m hilmi ertunç, retired colonel ertunç
        iki çocuk babası, ingilizce bilir
        yeter ki hiza istikamete doğru bakalım
        ve altılı ganyanı öğrenip şu kahveden çıkalım

        o hilmi ertunç, emekli albay ertunç
        o çözmüş işi
        odur bu serseri gidişe dur diyecek kişi

        • admin // Ağustos 19, 2009 3:11 pm | Yanıtla

          bu işide çözecektir .

          Kemal KILIÇDAROĞLU ‘na açık mektup yazıyoruz. Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı ! Yaşasın demokrasinin beşiği olan tam bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !

          ******

          Adalet komisyonun sayın üyeleri;

          Görüşmekte olduğunuz çek kanundan hapis cezasının ve hapis cezasına yol açabilecek düzenlemlerin çıkartın lütfen. yuvalar yıkılmasın. hapis yatarak borç ödenmez.

          Ahmet İyimaya Başkan AK Parti Ankara
          Hakkı Köylü Başkanvekili AK Parti Kastamonu
          Mehmet Emin Ekmen Sözcü AK Parti Batman
          İlknur İnceöz Katip AK Parti Aksaray
          Ahmet Aydın Üye AK Parti Adıyaman
          Zekeriya Aslan Üye AK Parti Afyonkarahisar
          Yılmaz Tunç Üye AK Parti Bartın
          Mehmet Tunçak Üye AK Parti Bursa
          Mehmet Salih Erdoğan Üye AK Parti Denizli
          Celal Erbay Üye AK Parti Düzce
          Veysi Kaynak Üye AK Parti Kahramanmaraş
          Ali Öztürk Üye AK Parti Konya
          İhsan Koca Üye AK Parti Malatya
          Mustafa Hamarat Üye AK Parti Ordu
          Yahya Akman Üye AK Parti Şanlıurfa
          Halil Ünlütepe Üye CHP Afyonkarahisar
          Turgut Dibek Üye CHP Kırklareli
          Ali Rıza Öztürk Üye CHP Mersin
          Rahmi Güner Üye CHP Ordu
          Ali İhsan Köktürk Üye CHP Zonguldak
          Hamit Geylani Üye DTP Hakkari
          Osman Ertuğrul Üye MHP Aksaray
          Metin Çobanoğlu Üye MHP Kırşehir
          Rıdvan Yalçın Üye MHP Ordu

          *****

          Avrupa Birliği uyum komisyonu’ nun sayın üyeleri,

          görüşmekte olduğunuz çek kanundan hapis cezasının ve hapis cezasına yol açabilecek düzenlemlerin çıkartın, lütfen. yuvalar yılkılmasın. hapis yatarak borç ödenmez.

          Yaşar Yakış Başkan AK Parti Düzce
          Lutfi Elvan Başkanvekili AK Parti Karaman
          Onur Başaran Öymen Başkanvekili CHP Bursa
          Fazilet Dağcı Çığlık Sözcü AK Parti Erzurum
          Osman Çakır Katip MHP Samsun
          Afif Demirkıran Üye AK Parti Siirt
          Burhan Kayatürk Üye AK Parti Ankara
          Yusuf Ziya İrbeç Üye AK Parti Antalya
          Cevdet Yılmaz Üye AK Parti Bingöl
          İbrahim Kavaz Üye AK Parti Erzurum
          Mustafa Öztürk Üye AK Parti Hatay
          Mehmet Sait Dilek Üye AK Parti Isparta
          Mehmet Beyazıt Denizolgun Üye AK Parti İstanbul
          Taha Aksoy Üye AK Parti İzmir
          Musa Sıvacıoğlu Üye AK Parti Kastamonu
          İsmail Hakkı Biçer Üye AK PartiKütahya
          Cüneyt Yüksel Üye AK Parti Mardin
          Çağla Aktemur Özyavuz Üye AK Parti Şanlıurfa
          Nevingaye Erbatur Üye CHP Adana
          Mustafa Şükrü Elekdağ Üye CHP İstanbul
          Algan Hacaloğlu Üye CHP İstanbul
          Osman Coşkunoğlu Üye CHP Uşak
          Ahmet Kenan Tanrıkulu Üye MHP İzmir
          Mithat Melen Üye MHP İstanbul
          Bengi Yıldız Üye DTP Batman
          Hüseyin Pazarcı

          ******

          Ayşe ARMAN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Kemal KILIÇDAROĞLU ‘na Türkiye’de yaşanan bu hukuk depremi ile ilgilenmeleri için mektup yazıyoruz. Desteğinizi bekliyoruz.

          http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/08/17/kemal-kilicdaroglu-cek-magdurlarinin-sesini-duyunuz/

  • Çek Mağdurları Derneği, Üçüncü Ankara Buluşması 29.Haziran.2009. Kırık kalpler derneğinden istifa ediyoruz. « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler // Haziran 26, 2009 8:46 am | Yanıtla

    [...]  ”emekli albay hilmi ertunç”  Çek yasasına onay verdi. [...]

  • Yeni Çek Yasası Ne Kadar Yenidir ? « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler // Haziran 18, 2009 3:20 pm | Yanıtla

    [...] Yeni Çek Yasası ‘nı Emekli Albay Hilmi Ertunç ‘mu hazırladı ? [...]

  • Yargıtay başkanını dinlemeden bir yasa çıkartılamaz. Bize destek veriniz. « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler // Haziran 11, 2009 9:30 am | Yanıtla

    [...] blogumuzdaki  yorumlardan alıntıdır. [...]

  • Demokrasi, seçim zamanı oy istemekten ibaret değildir. « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler // Haziran 11, 2009 9:15 am | Yanıtla

    [...] Yeni çek yasa tasarısında Emekli Albay Hilmi Ertunç etkisi  isimli yazımıza yapılan yorumlardan alıntıdır.  [...]

  • bsa33 // Haziran 4, 2009 10:51 am | Yanıtla

    Arkadaşlar habertürk’e girip yorumlarımızı ekleyelim sesimizi duyuralım.
    üyelik gerekmiyor..

  • A.B. // Haziran 4, 2009 7:43 am | Yanıtla

    MEVCUT YASAYI SAVUNUNAN ALACAKLILARA SORUYORUM.
    MEVCUT KANUNLARLA DEVLET KENDİSİNE ŞİKAYET EDİLEN BORÇLU VATANDAŞA
    SEN BİRİNE BORÇLANMIŞSIN AMA BANA PARA VERİRSEN BEN ARADAN ÇEKİLİRİM
    DUYMAMAZLIKTAN GELİRİM DOLANDIRDIĞIN PARALARDAN BANA VER BEN SUSARIM SENDE ALACAKLINLA NE YAPARSAN YAP
    YOKSA SENİ HAPSE ATARIM DİYORMU DEMİYORMU.
    AMA HESAP YİNE ŞAŞIYOR GERÇEKTEN DOLANDIRICI OLAN PARAYI NE DOLANDIRDIĞI KİŞİLERE NEDE DEVLETE ÖDÜYOR SAHTE KİMLİKLE YOLUNA DEVAM EDİYOR DİĞER KISIMDA İŞLERİ OLMADIĞINDAN ALACAĞINI ALAMADIĞINDAN DOLANDIRILDIĞINDAN TEFECİLERİN BANKALARIN FAİZ YÜKÜYLE BOĞULDUĞUNDAN HİÇ PARASI OLMAYANLAR (ÇEK MAĞDURLARI ) HAPİSLERDE ÇÜRÜYOR.
    BUMU İSTEDİĞİNİZ ADALETLİ ÇEK YASASI KANUNU

    • mehmet // Haziran 4, 2009 10:00 am | Yanıtla

      Alacaklılar hadiseye bu boyuttan bakmıyorlar ne yazık ki..Krize kesilmiş yaklaşık 2,000,000YTL ile yakalandım,sonuna kadar mücadele ettim,borcu 225,000 YTL ye indirdim. Aradaki fark hep alacaklı olduğum kişiler ödendi ki bunların hepsi yıllardır iş yaptığım kişiler ve yaptığım mücadeleyi biliyorlar.Riskleri küçüldü alacakları azaldı ama ne yazık ki bitmedi. Şimdi bunlar hapis cezası ile peşimdeler,üstelik parça parça ödediğim çeklerin tam bedeli ile..Bunlar dolandırıcı değil de biz dolandırıcıyız ve sahtekarız.Devlet de bundan kendine pay çıkartıyor ve bana parayı ver aradan çıkayım diyor.Bu nasıl adalet anlayışı,çok haklısınız…Şimdi ben de para olsa taksitlendirip devlete mi öderim yoksa alacaklılarıma mı?Böyle anlamsız bir durum işte..

      • oğuz // Haziran 4, 2009 1:14 pm | Yanıtla

        mehmet arkadaşım,aynı durumlardan muzdaripiz.benim ki daha da feci.çok yakın bir arkadaşıma2 yıl boyunca hatır çeki verdim.karşılığında da çek,güvence v.s almadan.bu çeklerle kendisine mal aldı.kredi kullandı.neden verdin dersen,arkadaş işte.güvendim.ben vermeseydim işleri batacaktı.ailesi dağılacaktı.bunun kendisi de farkında.ama işlerim bozulunca ne yaptı biliyormusun?benim ona vermiş olduğum hiç bir çeki ödemedi.hapis cezaları çıkardı.şimdi telefonlarıma çıkmıyor.zar zor buldum kendisini.avukat çek bedelleriyle avukatlık ücretini istiyor,benim durumum yok öde kaldıralım hapisleri diyor.durumu iyi gayrımenkulleri var.ama satıp da ödemiyor işte.olan bizlere oluyor.DÜŞENİN DOSTU OLMAZ YANİ MEHMET KARDEŞİM.’CENNET UCUZ DEĞİL,CEHENNEM DAHİ LÜZUMSUZ DEĞİL’ SÖZÜNÜ BÜYÜKLER KİM İÇİN SÖYLEMİŞLER. SABIR BİLİRSİN Kİ KURTULUŞUN ANAHTARIDIR KARDEŞİM.

        • cemsit // Haziran 4, 2009 3:27 pm | Yanıtla

          oguz abi senin durum nedir cok daha feci demiisssin ??

          mesela benim durumum 500.000 tl borcuma karsılık elimdekilerin hepsi 200.000 tl oda cıkarsa bunun altından kalkmamın imkanı yok aileme bakan olacaktır mutlaka bir eşim iki yavrum var ya babam anneem yada eşimin annesi babası sahip çıkarlar ben ümidimi kaybetim gelip sıkmalarını bekliyorum artık hapis yatmakla borcum bitecekse onada razıyım ama bitiyomu borc bitmiyomu onuda bilmiyorum

          • oğuz // Haziran 4, 2009 10:26 pm

            cemşit kardeşim.maddi boyutu itibarıyle daha feci gerçekten.ancak yukarıda kastettiğim o değildi.arkadaşımın kendi ödemesi gereken çekleri ödemediği için sıkıntıda olduğumu anlatmaya çalışmıştım sadece feci olan buydu.benden sana kabul edersen şayet bir tavsiye.eldeki 200 000 tl değerini korumaya bak.varsa çeksiz borçlarını da biraz ertele.sakın ola ki çek cezaları çıkana kadar kazanır öderiz diyerek harcama.elindeki değerleri tut.misal çek cezaları çıktı.o zaman 200 000 tl ne işler hallediyor bak gör.şimdi 500 000 olan borc, avukatlık ücreti,çek tazminatı,gecikmesi v.s ile en az 0/0 20 üstüne biner.

          • derwish // Haziran 5, 2009 9:56 pm

            Sakın böyle şeyler düşünme cemşit kardeş Allah a sığın ….her kapanan kapı yeni birini açar …Karıncanın rızkını düşünen Allah seninkini düşünmez mi sanırsın ? …Evlatların için ayakta ve dik durmalısın …..Sen bir değersin bunu unutma …..

          • ahmet metin // Haziran 17, 2009 7:23 am

            kardeşim işin infazı 5 yıl zaten istediğin kadar borcun olsun ama avukatınada sor ii ögren ben çekten içerde yatmış biri olarak içeri giren avukat gibi oluyor elindeki 200.000 kalsın af çıkmazsa içeri düşersen 6 ay içinde bütün dosyaların toplanır 5 yıla karşı gelen günlüğü yüz tl den olan 180.000 civarındaki parayı yatırır çıkarsın ben ahmaklık edip elde birşey bırakmadım şimdide kaçıyorum saygılar unutma infazı 5 yıl onunda karşılıgı günlük 100 tl den 180,000 paranı elinde tut inci-sigorta@hotmail.com soracagın birşey varsa burdan sorabilirsin bana

      • cemsit // Haziran 4, 2009 3:22 pm | Yanıtla

        merhaba mehmet abi bende seninle aynı durumdayım gemi su aldı batıyo hatta battı diyebilirim elimdekileri tutmaya calısıyorum ama nereye kadar bilmiyorum cıkacak cek yasası daha cok içeridekileri ve su anda hapis kararı kesinleşmiş olan kaçaklar için daha önemli umarım karar istediklerinin 10 misli daha iyi çıkar ve içeride ve hapis cezası alan herkes affedilir
        mehmet abi senin ve benim durumumuz biraz farklı gibi şimdilik belki ileride bizde aynı durumda olucaz
        bizim şimdi yapacagımız yapmamız gereken nedirki paramız olsa iflas etmiş olmasak zaten borcumuzu oderiz ee odeyemediğimize göre ne olacak bizim sonumuz alacaklının biri gelirde sıkarsa kafamıza kurtuluruz…

      • Su Tav // Kasım 2, 2009 1:50 am | Yanıtla

        Bu konuları çözüme ulaştıracağız .emin olun.hiç kimse adaletsiz davranamaz davranırsada bedelini öder.
        onlara ne söylesek azdır

  • bsa33 // Haziran 4, 2009 5:45 am | Yanıtla

    Günaydın arkadaşlar…

  • CABİR KESKİN // Haziran 3, 2009 10:06 am | Yanıtla

    Sayın admin,,

    30.10.2008 tarihinde karşılıksız çek suçundan tutuklanıp ümraniye ceza evine girdim. İnanın koğuş çekçilerden geçilmiyordu içlerinde gerçekten iflas etmiş insanlar olduğu gibi dolandrma amaçlı olan insanlarda vardı tam 7 ay içerde yattım. Benim için ve ailem için çok acı bir durum bu

    Ticaret hayatına 1990 senesinde başladım babadan kalma 1 presle 1992 senesinde kuveyt savaşı çıktı işler kriz sonra 1994 senesinde Tansu Çiller krizi
    elimizde avucumuzda ne varsa sattık. 1999 senesinde deprem işler yine durdu. 2001 senesinde anayasa kitabının fırlatılması ve yine büyük bir kriz Ticaret hayatımız hep ekonomik krizlerle geçti. Bizler hep daha büyümek isteyen daha çok eleman ve istihdam sağlamak isteyen insanlarız. Her zaman geleceğe yatırım yapmak zorundayız ki ayakta kalabilelim en son 2001 krizinde dışarda tam 150 ye yakın çekim vardı
    krizle birlikte işler durdu ben tesisimi 100 e yakın elemanımı kaybetmemek için savaşıp durdum batmamak için çırpındım 2006 senesine kadar şirketi ayakta tuttum ama 2006 senesinde maalesef iflas ettim dışarda kesilmiş 120 ye yakın çekim vardı yaklaşık 1.200.000(birmilyon ikiyüzbin tl)şimdiki parayla bunlardan 900.000 tl yakınınını neyim varsa satarak ödedim kalanı içinde ödeme gücüm kalmadı. çekler yazıldığında evet banka çekleri istedi fakat bütün yapraklarım dışarda olduğu belirttim. toplam 26 dosyadan ceza aldım ve ceza evine girdim.
    Sayın admin şimdi soruyorum size ticaret yapmak suçmu bu ülkede .bu krizleri bizlermi yaratıyoruz krizleri ülkenin başındakiler yaratıyor bizler anayasa kitaplarını biryerlere atmıyoruz bizler gecemizi gündüzümüzü birbirine katıp istihdam yaratıp vergimizi ve ssk larımızı ödemeye çalışıyoruz. İnanın cebimizde kuruşsuz kaldığımız günler çoktur. Amaç dolandırmak değil amaç ticaretimizi yapmaktır. hapishanelerde söylendiği gibi 1100 kişi yoktur çok daha fazla insan vardır.

    hapishanede aynı suçtan ceza almış insanlar bazı mahkeme kararı ile çıkmakta iken bizler aynı suçtan içerde tutulduk bu nasıl bir anayasa hakkıdır. Anayasada suçlar eşit değilmidir. Anayasa kişilere göre değişmektemidir. Mahkemeler kafalarına göre birilerini cezalandırmakta birilerini cezalandırmamaktadırlar. Peki bizim suçumuz ne

    Pendik Asliyesinden ceza evinde iken tebliğ aldım
    süresi içinde itiraz etmeme karşın sanki 100 kişi öldürmüş gibi bizi cezalandımaya ve itirazımızı kabul etmemek için direnmekteler hemde mükerrer çek cezası 1 yıl olarak. Yukarıda da söylediğim gibi ben çekler yazılmaya başladığında dışarda 120 ye yakın çekim vardı bu nasıl bir mükerrer anlayış. ve bunların çoğunu da ödedim ama hakim kabul etmiyor kafasına koymuş cezalandıracak ne yapsak boş keşke hakimleride ticaret sahibi yapabilseydik bakalım o kadar kolay orda oturmakla işler yürütülebiliyormu bu TÜRKİYE de
    Bugün yine kartal ve beyoğlu mahkemelerinden tebliğ aldım kanuni olarak 3 taksit yapma hakkım olmasına rağmen (öyle biliyorum) kartal daki infaz savcısı taksitlendirme yapılamadığını söylüyor tek seferde yatırmamı istiyor sayın admin ben 7 aydır ceza evinde borçlarımı ödemek için ne gerekiyorsa yaptım ve çıktım yoksa cezam 5 yıl idi. hiçbir şeyim kalmadı taksit yapılmasını istedim ama kabul etmediler bu nasıl bir anlayış bu nasıl bir türkiye bazıları bu suçtan bazı mahkemelerce dışarda bedavadan gezecek biz cezamızı taksitlendirelim diyoruz HAYIIIRRR sen yat . LÜTFEN BİTSİN ARTIK BU İŞKENCE 31.12.2008 itibari ile komple bir af gelsin bu işkence bitsin ayrıca yeni yasa ile kimse çek karnesi alacağını da zannetmiyorum. Piyasa daha da kilitlenecektir. Kimse parası olsa dahi bu sıkıntıya giremez piyasa zar zor çeklerle dönüyordu ama inanın bu PİYASAYI İYİCENE KİLİTLEYECEKTİR.

    saygılarımla,,,

    cabir KESKİN

  • enes bulut // Haziran 2, 2009 7:36 am | Yanıtla

    ben cekleri mal almadan calıstıgım fabrikaya verdim onlar iflas edince ve cekeri 3,şahıslara vermişler.ve 3.şahıslar karşılıksız cek davası acıp.tutuklanmamı cıkarmışlar ne yapa bilirim .elimde.faprika ile yaptıgım ve alacaklı oldugumu belgeleyen sözleşmelerim ve faprikanın acık senedi var fakat fabrika sahibleride ceza evinde.bu olay trküye genelinde 17 bayi arkadaşın başında ve avukat tutacak paramız bile kalmadı tek umut devletin yapacagı af

  • oğuz // Mayıs 31, 2009 11:36 pm | Yanıtla

    sn admin torbalıdan beraat kararı olmadığını biliyorum.ceza kararı mutlaka vardır,onun da burda olmasına gerek yoktur bize fayda sağlamaz diye düşünüyorum.

    • admin // Mayıs 31, 2009 11:44 pm | Yanıtla

      mgecsec arkadaşımızın Torbalı’da dosyaları varmış. Ona ne önerelim …

      Beraat kararı alınmıyorsa, itiraz etmesine gerek yok. 1 ay beklemek daha anlamlı olur.

      bir öneriniz var mı ?

      • oğuz // Haziran 1, 2009 9:34 pm | Yanıtla

        evet sayın admin 1 ay beklemek en mantıklısı.şu anda beraat veren mahkemeler bile işi ağırdan alıyorlar zaten.konya da 6.asl cezada dosyam var beraat veren bir mahkeme.itiraz edeli 2 ayı geçti daha gelen giden cevap yok.

  • RESÜL AKYOL // Mayıs 30, 2009 11:10 am | Yanıtla

    gecmiş yıllarda bu konuda magdur olanlardanım inanın tarafsız yazıyorum o kadar gereksiz bir ceza ki neye üzüleceginize karar veremiyorsunuz bu yasanın kökten cözümlenmesi gerekmektedir umarım meclisimiz bu konunu önemini kavrar da gereken adilane düzenleme yapılır.saygılarımla

    • admin // Mayıs 30, 2009 1:29 pm | Yanıtla

      Merhaba Resül bey,

      Çek yasası kökten çözülmedikce daha çok can yanacaktır. geçici ara aflar ile bu iş halledilemez.

      ilginiz ve desteğiniz için teşekkür ediyorum.

  • bsa33 // Mayıs 30, 2009 6:59 am | Yanıtla

    Sabah gazetesinde çıkan haber ve linki aşağıdaki gibidir;

    Çek mahkûmları afla çıkacak
    Zübeyde YALÇIN/
    30.05.2009
    Krizle birlikte karşılıksız çıkan çeklerin sayısı artarken, hükümette af hazırlığı başladı. Adalet Bakanlığı ve Adalet Komisyonu’nda yapılan çalışma kapsamında karşılıksız çek verdiği için cezaevine girenleri affedecek, mevcut davaların da düşmesini sağlayacak bir düzenlemenin Meclis gündeminde bekleyen çek yasa tasarısına eklenmesi planlanıyor. Önerge kabul edildiğinde yaklaşık 1100 kişi cezaevinden çıkacak.

    http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2009/05/30/cek_mahkmlari_afla_cikacak

    • Kemal Kılıçdaroğlu çek mağdurlarının sesini duymadı // Ekim 31, 2009 11:23 pm | Yanıtla

      DEĞİŞİKLİĞİNE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI İSTANBUL MV. VE CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN SİLİVRİ’DE İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİNE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI
      Çarşamba, 15 Ekim 2008 15:06
      Değerli Basın Mensupları

      11 Ağustos’ta yaptığım basın toplantısında bir rüşvet protokolünü kamuoyuna açıklamıştım. Silivri’de satılan bir arsa dolayısıyla gözü doymaz işadamına siyasetçi ve bürokratın desteği ile sağlanan 11 trilyonluk ranttı…

      Ortaya çıkan rüşvet belgesi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş ve Silivri Belediye Başkanı ve yardımcıları açıklamalar yaptılar… Bizi suçladılar… İftira attığımızı söylediler… Ama güneş balçıkla sıvanamadı…

      Değerli Basın Mensupları…

      Bu olaylar tartışılırken şu sorunun yanıtını bugüne kadar alamadık… “48 saat içinde bir işadamına 11 trilyonluk rantı sağlayan bir belediye başkanı hangi çağdaş demokratik ülkede sorgulanmaz?”

      Bir belediye başkanı ne zamandan beri yandaşlarına rant sağlamakla kendini görevli hissediyor? 11 trilyonluk rantın bir karşılığı olmaz mı?
      3 Y ile mücadele edeceğim diye iktidar olanlar, yandaşları yolsuzluk yapınca niçin gereğini yapmaktan kaçınırlar?

      Çankaya Belediyesinde ortaya atılan bir yolsuzluk iddiası dolayısıyla, savcılık derhal harekete geçerek soruşturma açtı… İçişleri Bakanlığı bir grup müfettişi derhal görevlendirdi… CHP kendi içinde ayrıca bir komisyon kurarak olayı araştırıyor…

      Bunların tümü olması gerekendi… Yolsuzluklara karşı mücadelede hukuk devletinde olması gerekenler demek ki istendiğinde yapılabiliyor… CHP olarak biz hiçbir yolsuzluk olayının karanlığa mahkum edilmemesini, tam aksine aydınlanmasını istiyor ve diliyoruz…

      Peki İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Silivri Belediyesi ekseninde olan ve günlerce tartışılan bir yolsuzluk olayında ne oldu?

      Savcılar derhal harekete mi geçtiler? HAYIR…

      •İçişleri Bakanlığı derhal müfettişler mi görevlendirdi? HAYIR….
      •AKP bu yolsuzluk iddialarını sorgulamak ya da en azından araştırmak için bir komisyon mu kurdu? HAYIR…

      Peki o zaman sormazlar mı… “Kardeşim madem ki yolsuzluklar karşısında bunları yapmayacaktın o zaman partinin adına niçin “AK” diyorsun?” Bence AKP’nin adına yakışan kısa sözcük “AK PARTİ” değil, “YE PARTİ” dir… Nitekim gelişmeler de bunu doğruluyor…

      Bunu gerekçelendiren bir olayı geçen haftalarda birlikte yaşadık… AKP’nin 2. Adamı, yani AKP’nin bir Genel Başkan Yardımcısı bir hayali ihracatçıdır… Kendi şirketinde yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde hayali ihracat yapmış ve bu suçu Danıştay kararıyla kesinleşmiştir.

      Değerli Basın Mensupları

      Hayali ihracat niçin yapılır? Devleti tokatlamak ve dolayısıyla fakir fukaranın rızkını cebe indirmek için yapılır… Bunu yapan bir kişi ortada kapı gibi bir mahkeme kararına rağmen AKP’nin Genel Başkan Yardımcılığı görevini hala sürdürürse artık o parti kendine “AK PARTİ” diyemez… O parti artık bir yiyenler partisidir…

      Değerli Basın Mensupları,

      Daha ilginç olanı Silivri’deki arsa olayı ortaya çıktığında Silivri Belediyesi yetkilileri bir basın toplantısı yaparak İçişleri Bakanlığından müfettiş istemişlerdi… Onlar da çok iyi biliyor ki müfettiş gitmeyecek… Ya da giden müfettiş olayı örtecek… Çünkü gerek İstanbul Büyükşehir ve gerekse Silivri Belediyesindeki yetkililer AKP’nin özel koruması altındadırlar…

      O kadar ciddi bir koruma var ki artık rüşvet belgelerine imza atmaktan milletvekilleri bile çekinmemektedir…

      Şimdi size açıklayacağım belge bir banka dekontudur… Bu dekonta göre, para gönderen kişi gözü doymaz işadamı, Şaban Dişli olayının baş aktörü Mehmet Karasu… Rüşvet belgesinde imzası olan kişi… Mehmet Karasu ayrıca Bankalardan kredi alabilmek için Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in yeğenine rüşvet verilmesine ilişkin olayda adı geçen kişi… Silivri Belediye Başkan Yardımcısı Namık Öndeş’e banka havalesi ile 80 milyar lira gönderiyor…

      Bu 80 milyarlık dekont ne anlama geliyor?

      Bir belediye başkan yardımcısı Mehmet Karasu’dan 80 milyar lirayı niçin alır?

      Şimdilik Silivri Belediyesi ayağının bir kısmı ortaya çıktı… İstanbul Büyükşehir Belediyesi ayağı hala karanlıkta… Kadir Topbaş ve imar komisyonu üyeleri gecikmeksizin mal varlıkların kamuoyuna açıklamalıdırlar…

      Değerli Basın Mensupları,

      Rüşvetin adeta yasallaştığı bir süreci yaşıyoruz… Sözleşmeler imzalanıyor? Banka dekontlarıyla paralar alınıyor… Çünkü yolsuzluklar AKP’nin koruması altında… AKP yolsuzlukların hamisi konumunda… Şimdi sokaktaki yurttaş adına soruyorum… Bu kadar yolsuzluk batağına saplanan bir ülkede haydi kuldan utanmıyorsunuz diyelim… Allahtan da mı korkmuyorsunuz…

      Değerli Basın Mensupları…

      Son bir soru Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına…

      17.12.2007 tarihinde İstanbul WOW Otelde İsrail Enerji Bakanı ile bir araya geldiniz mi?

      Geldinizse hangi konuyu konuştunuz?

      Oteldeki yemek masraflarını hangi şirket karşıladı?

Yorum Yapın