“ne yaptığını bilmek” üzerine
uzun geçmişli birikimlerin bize sunduğu önemli bir bakış açısı var
somut durumun,somut tahlili
bu bakışaçısı, mevcut durum,bu durumu değiştirecek güçler ve onların tutumlarının irdelenmesidir
nesnenin (burada çek yasasıdır) toplumsal içerik arzetmesi,toplumsal bir tavır alış ve tavır alıştaki farklılıkları değerlendirmeyi zorunlu hale getirmektedir
çek yasasının tarafları önemli ölçüde netleşmiş durumdadır.
objektif olarak,insan hakları ihlallerini savunan, cezacı çek yasası savunucuları ve eşitlerin ticaretini savunan bizler
ceza savunucularının,dolandırıcıların da bizim saflarımızda olduğu iddiası,ciddiye alınması gereken bir iddiadır
bu iddiaya yanıtımız hukukun üstünlüğüdür
yasalarımızda dolandırıcılıkla ilgili düzenlemeler mevcuttur
dolandırıcılık yasasıyla,kişiler arasındaki ticareti düzenleyen çek yasasını iç içe sokmaya çalışmak, en hafifinden hukukun üstünlüğünü hiçe saymaktır
cezacılar cephesindeki bu hukuksuzluk bizim cephemize ne yapacağını bilmezlik ve dağınıklık olarak yansımaktadır
insan hakları ve hukukun üstünlüğünü savunanlar,gerekli tavrı almakta tereddüt etmektedirler
tereddütle ihanet arasındaki çizginin çok ince olduğunu biliyoruz
özgür blog izleyicileri yani mağdurlar arasındada tereddütler vardır
bizdeki tereddütler süreçten nemalanma kaygısı üzerine düğümlenmektedir
mücadelenin toplumsal içeriği göz ardı edilerek, bireysel çıkarlar üzerine hesaplar yapılmaktadır
aihm başvurularının ne anlama geleceği biçok dostumuzun kafasında netleşmemiştir
birkez daha kalın çizgilerle altını çizmek isterim ki,aihm başvuruları ihlallerin tazmini ve toplu yapılması dolayısı ile cezacılara caydırıcılık unsurlarını içermektedir
süreçten nemalananlar içine dostların benide katmasını isterim
toplu aihm başvuru organizasyonu içinde yer almayı,ülkemde ilklerden biri olacak olan sivil insiyatif haretinin bir bireyi olmayı,tarihsel bir keyif olarak algılıyorum,nemalanıyorum
özgürlüler paylaşıldıkça büyüyecektir sözünde ifadesini bulan,düşünce özgürlüğünü yazılarımı sizinle paylaşarak yaşıyorum,nemalanıyorum
nazım ustanın mısraları ile sözlerimi bitirmek istiyorum
ve yeryüzünde tek esir yurt tek esir insan
gökyüzünde atomlu tek bulut kalmayıncaya kadar
malı mülkü aklı fikri canı neyi varsa verebilmeli
büyük hürriyete şiirlerimiz22 Ocak 1962, Moskova
Nazım Hikmet Ran
Acil Demokrasi, 9.temmuz.2009


2 cevap so far ↓
Kemal KILIÇDAROĞLU, sesimizi duyunuz // Ağustos 22, 2009 12:31 am |
ne yaptığımızı biliyoruz. adil yargılanma hakkı istiyoruz.
—————————
bir umudumuz sizdeydi sayın Kılıçdaroğlu.
oysa son dönemde medyadaki demokrasi tartışmaları içinde hep sizi görmüştük,
size bu tavrınızdan dolayı “gandi kemal” bile dedik
umutlarımızı karartmayınız
çek mağdurları ilginizi bekliyor
insan haklarıyla insandır.
insan hakları hemen şimdi
Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ; küresel ve yerel çıkar odaklarının baskısı ile ezilen çek mağdurları yardım istiyor. Çek Mağdurları sizi bekliyor.
Çek Mağdurları, Burhan İŞCAN ve Av. Rahmi OFLUOĞLU sizi ziyaret ettiklerinde konu ile ilgilenme sözü vermiştiniz.
Sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.
—————————————-
Sayın Adalet Komisyonu üyeleri,
Çağdaş bir çek yasası gerekmektedir.
Durumu bilgilerinize sunarız.
Ahmet İyimaya Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Ankara
Hakkı Köylü Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kastamonu
Mehmet Emin Ekmen Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Batman
İlknur İnceöz Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Aksaray
Ahmet Aydın , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Adıyaman
Zekeriya Aslan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
Yılmaz Tunç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bartın
Mehmet Tunçak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
Mehmet Salih Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
Celal Erbay , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
Veysi Kaynak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
Ali Öztürk , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
İhsan Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
Mustafa Hamarat , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
Yahya Akman , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Şanlıurfa
Halil Ünlütepe , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Afyonkarahisar
Turgut Dibek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kırklareli
Ali Rıza Öztürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
Rahmi Güner , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Ordu
Ali İhsan Köktürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Zonguldak
Hamit Geylani , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Hakkari
Osman Ertuğrul , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Aksaray
Metin Çobanoğlu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kırşehir
Rıdvan Yalçın , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Ordu
———————————————–
Sayın Anayasa Komisyonu üyeleri, sizlerden çağdaş bir çek yasası için çalışmalarınıza devam etmenizi rica ediyoruz.,
Burhan Kuzu Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
Güldal Akşit Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
Ayşe Nur Bahçekapılı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
Ayhan Sefer Üstün Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
Mehmet Daniş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çanakkale
Mahmut Durdu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
Hacı Hasan Sönmez , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Giresun
Haydar Kemal Kurt , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Isparta
Mevlüt Akgün , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Karaman
Hasan Kara , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kilis
Hüsnü Tuna , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
İsmail Bilen , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Manisa
Enver Yılmaz , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
Suat Kılıç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
Mustafa Çetin , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Uşak
Atila Emek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
Mehmet Ali Özpolat , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
Atilla Kart , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Konya
Şahin Mengü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Manisa
İsa Gök , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
Aysel Tuğluk , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
Süleyman Nevzat Korkmaz , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Isparta
Faruk Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Konya
Behiç Çelik , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Mersin
————————————————
Sayın İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeleri,
çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Çek yasasına katkılarınızı bekliyoruz.
Mehmet Zafer Üskül Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Mersin
Halide İncekara Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
Mehmet Ekici Başkanvekili , Milliyetci Hareket Partisi, Yozgat
Abdurrahman Kurt Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
Ahmet Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
Kazim Ataoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bingöl
Mehmet Ocakden , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
Murat Yıldırım , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çorum
Mithat Ekici , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
Mustafa Ataş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
Erdal Kalkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
Fatih Arıkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
Ahmet Gökhan Sarıçam , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kırklareli
Kerim Özkul , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
Cemal Yılmaz Demir , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
Ali Rıza Ertemür , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Denizli
Çetin Soysal , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
Ahmet Ersin , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
Malik Ecder Özdemir , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Sivas
Akın Birdal , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
Şenol Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, İzmir
Gürcan Dağdaş , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kars
————————————————-
Sayın Sanayi ve Ticaret komisyonu üyeleri,
Türk Ticaret hayatı çek yasası aksaması nedeniyle darbe almaktadır. Bir hukuk depremi yaşanmaktadır.
Soner Aksoy Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kütahya
Hasan Angı Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
Osman Coşkun Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Yozgat
Ahmet Edip Uğur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Balıkesir
Kutbettin Arzu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
Metin Kaşıkoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
İbrahim Halil Mazıcıoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
İsmail Katmerci , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
Eyüp Ayar , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kocaeli
Bayram Ali Bayramoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Rize
Hasan Ali Çelik , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
Afif Demirkıran , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Siirt
Mustafa Cumur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Trabzon
Kayhan Türkmenoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Van
Fazlı Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Zonguldak
Tacidar Seyhan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Adana
Hüsnü Çöllü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
Ergün Aydoğan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir
Mehmet Ali Susam , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
Mehmet Şevki Kulkuloğlu , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kayseri
Mehmet Nezir Karabaş , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Bitlis
Yılmaz Tankut , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Adana
Cemaleddin Uslu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Edirne
Alim Işık , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kütahya
********
Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için açık mektup kampanyamıza destek veriniz. Çek yasası nedeniyle yaşanan insan hakları ihlallerinin durdurulmasını talep ediyoruz.
****
Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı !
Yaşasın tam bağımsız Türkiye !
Yaşasın demokrasinin bekçisi, bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !
-
insan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !
***
Bu bir “sivil direniş” dir. TC Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden doğan haklarımızın, örgütlü olarak kullanılmasından ibaretdir.
Bu bir “yurttaş hareketi” dir. Benzerleri Türk tarihinde yaşanmıştır : Tramvaycılar grevi, İpek işcileri grevi, Paşabahçe grevi, Askeri mahkemelere direnen anneler, Bergama köylüleri direnişi
Kemal Kılıçdaroğlu çek mağdurlarının sesini duymadı // Kasım 1, 2009 1:29 am |
OKSULLUKLA SAVAŞIM ve AKP 1
Pazartesi, 07 Ağustos 2006 13:27
Yoksul ya da yoksulluğun bilinen en basit tanımı, “belli bir gelir düzeyinin altında yaşayanlara” verdiğimiz addır. Büyük kentlerin varoşlarında yaşayanlar sadece bu tablonun görünen yüzüdür. Ama bugün ülkenin her tarafına yayılmış, bilinen, bilinmeyen milyonlarca yoksul aile, her gün yaşam savaşı vermekte, yaşama tutunmaya çalışmaktadır.
Türkiye’de yoksulluğun sağlıklı algılanması, 1960 Anayasası ile gündeme gelmiştir. Sosyal devlet ilkesinin Anayasada yer alması, Her yurttaşın sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunun bir hukuk normu olarak Anayasaya konması, yoksulluğun giderilmesinin bir devlet politikası olarak algılanması gerektiğini ortaya koymuştur.
Kimler yoksullukla savaşacak ?
Kuşkusuz bu sorunun yanıtı demokrasilerde çok açık. Siyasal partiler halktan oy isterken, yoksulluğu nasıl yeneceklerini seçim bildirgelerine, parti programlarına koyarak seçim meydanlarına çıkarlar. Çünkü halktan oy alıp iktidar olan siyasal partiler bütçe politikalarını belirlemekte, halktan toplanan vergilerin nasıl ve nerelere harcanması gerektiğine karar vermektedirler. Ancak yoksullukla savaşım konusunda, bugün geldiğimiz noktadan bakarsak, politikacıların iyi bir sınav vermediklerini görüyoruz. Bunun temel nedeni sağ iktidarların, halktan yana politika izlememelerinde yatmaktadır. Çünkü onların, eylemleri ile söylemleri taban tabana zıttır. Ve bugünkü yoksulluk tablosu bunun en büyük kanıtıdır.
Yoksulluk kader mi ?
Kuşkusuz yoksulluk kader değildir. Ama yoksul yurttaşların, yoksulluğu bir kader olarak algılamaları için, sağ iktidarlar özel çaba gösterirler. Kendi ceplerini dolduranlar, sıra yoksul yurttaşa gelince, “ne yapalım takdir böyleymiş” deyip, kendi ayıplarını gizlemeye çalışırlar. Seçim öncesinde, yoksullara dağıttıkları seçim rüşvetleriyle, onların beşer yıllarını çalar ve açık yüreklilikle söylemek gerekirse bunu çok iyi tezgahlarlar. Çünkü onların paraları, yoksulların da oyları var… Bu trajedi, her seçim öncesinde herkesin gözleri önünde gerçekleşir.
Yoksulluğun “kader” olarak algılanması, kuşkusuz sağ iktidarların işine geliyor. Çünkü, yoksulluğun kader olarak algılandığı toplumlarda, insanlar “sosyal devletten” habersiz olurlar. Oysa sosyal devlette, yoksulluğu ortadan kaldırmak devletin görevidir ve yoksulluk kader olarak algılanamaz. Yoksul, yoksulluğunun giderilmesini bir “hak” olarak talep eder. Anayasa yoksula bu hakkı tanıyor ve veriyor. Bugün yaşadığımız temel sorun, yoksulun henüz bu bilince ulaşamamasında.
“Lütuf devlet”ten “sosyal devlet”e…
Yoksul, yoksulluğunun giderilmesini bir hak olarak görmezse, devleti bir “lütuf kurumu” (yardım kurumu) olarak algılar. Yani, politikacı lütfederse yoksulluğu giderilecek, lütfetmezse, yoksulluğuna, kaderine razı olacak. Oysa Anayasamızda, Türkiye Cumhuriyetinin “sosyal bir hukuk devleti” olduğu ve her yurttaşın da sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu açıkça yazılı… Bu hak olduğu sürece, her yoksul, devletin olanakları ölçüsünde, yoksulluğunun giderilmesini isteme hakkına sahiptir.
Türkiye Cumhuriyeti, çağdaş bir ülke olarak “sosyal devleti” benimsemiş ve Anayasasına koymuştur. Çünkü ancak sosyal bir devlette insanlar “tasada ve kıvançta” birlikte olabilirler ve dolayısıyla gelecek kaygısı taşımazlar. Bunun yolu da sosyal politikalara ağırlık vermekten geçmektedir.
AKP’nin izlediği ekonomik politikalar sonucu; yoksulluk artmış ve derinleşmiştir. Ama buna karşın, bazı çevrelerce AKP’nin, başarılı bir ekonomi politikası izlediği söylenmektedir. Kuşkusuz buradaki başarı halkın değil, İMF’nin ölçütlerine göre bir başarıdır. Çünkü halk yoksullaşmış, İMF alacağını garanti altına almıştır…
AKP ve yoksulluk
Yoksullukla mücadelede olması gereken kararlılıktır. Ama,
•yolsuzluk düzenine çanak tutanların, halkı soyanların,
•Ayda 10 milyar lirayı aşkın geliri olduğu halde, “…ben ticaret yapmasam, oradan para kazanmasam, bu maaşla geçinemem” (03.03.2004 – Dünden Bugüne Tercüman) diyenlerin,
•“Yoksullukla mücadele edeceğiz” diye seçim meydanlarında vaatlerde bulunup, iktidara geldikten sonra, yoksul sayısını artıranların,
•Ramazan ayında yoksul sofralarında göstermelik yemek yiyip, 5 yıldızlı otellerde çocuklarına düğün yapanların,
•“Fakir-fukara, garip-gureba” edebiyatı yapıp, kendi çocuklarını Amerika’da okutanların,
•“Yolsuzluk yapanlardan hesap soracağım” deyip, “benim hırsızım iyidir” mantığıyla kendi hırsızını koruyanların,
•“Özelleştirme yapacağım” diye, Cumhuriyetin 85 yılda yarattığı en değerli kurumlarını yabancı sermayeye peşkeş çekmekten çekinmeyenlerin, özelleştirmeyi, “yoksullaştırma ve bağımlı kılma” anlayışı ile yapanların,
•Bir finans kurumu olan İMF’nin her dediğini yapıp, insan unsurunu ekonomide görmeyenlerin
Yoksullukla mücadele edemeyeceklerini artık görmemiz ve göstermemiz gerekiyor…
“Aile Yardımları Sigortası”
Yoksullukla savaşımın en etkili yolu, bu sorunu çözmekle görevlendirilen kurumların oluşturulmasıdır. Çünkü yoksulluk sorunu, günü birlik politikalarla geçiştirilecek, basit ve sıradan bir sorun değildir. Bunun içindir ki CHP, yoksullukla savaşımı bir yandan öncelikleri arasına alırken, öte yandan soruna kurumsal açıdan da yaklaşmıştır. Son seçim bildirgesinde, sadece CHP “Aile Yardımları Sigortası” yasasını getirmeyi taahhüt etmiştir.
1971 yılında Parlamentoda kabul edilen 102 sayılı İLO sözleşmesiyle, (Sosyal Güvenliğin Asgari Normları) Türkiye bu sigorta dalını yasalaştırmayı taahhüt etmiştir. Ama bugüne değin, CHP dışında hiçbir siyasal parti bunu taahhüt etmemiştir.