AİHS, ÖNEMLİ MADDELERİNİN KISACA DEĞERLENDİRİLMESİ


Av. Aydeniz Alisbah Tuskan
İstanbul Barosu Kadın Hakları
Komisyonu Başkanı

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN ÖNEMLİ            MADDELERİNİN KISACA DEĞERLENDİRİLMESİ

3 Eylül 1953’de yürürlüğe giren insan hakları Avrupa sözleşmesini Türkiye 18 Mayıs 1954 de 9. Devlet olarak kabul etmiştir. Sözleşmenin temeli Birleşmiş Milletlerde 1948 ‘de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesidir. Türkiye, Birleşik Krallık, Danimarka, Almanya, İrlanda, İsveç, İzlanda, Lüksemburg ve Norveç’ten sonra sözleşmeyi onaylamıştır. Ülkemiz bireysel başvuru hakkını1987’de  İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin yargı yetkisini ise 1989 da tanımak suretiyle sözleşme sistemine dahil olmuştur. Bu sözleşmenin esası demokratik ve siyasal rejimi çerçeve almasıdır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde gelişen hukukun en önemli özelliklerinden biri “Baskın taraf egemenliği” nden uzaklaşarak” denge” ye yönelik bir sisten kurmaktır. İnsan hakları evrenseldir. Bu evrensellikte bu denge sağlanırsa hukukun temeli olan adalet sağlanabilecektir.

Madde 1 : İnsan hakları demokratik rejimin alt yapısıdır. Hukukun üstünlüğü esastır. Türkiye çağdaşlaşma projesine devam ederken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde yer alan ilkeleri esas olarak demokrasinin yüksek standartlara ulaşmasını hedef almaktadır. İnsan hakları ve özgürlükler ortak uluslararası güvenceye kavuşmuştur. İnsan hakları gerçekten demokratik bir rejimin alt yapısıdır. İnsan devletten önce gelir. Sözleşmenin esası ve temeli insan odaklıdır. Avrupa Konseyi üyeleri bu sözleşmeyi yapmakla sıkı bir işbirliği yaparak insan hak ve temel özgürlüklerinin korumasını ve geliştirmesini amaçladılar. Yargı bağımsızlığı ,yargı güvencesi ve özerk kurumların korunması bu sistem içinde önemlidir .
Bu sözleşme bir hukuk metnidir ve sınırları nedir diye sorarsak? Avrupa’da anayasal bir düzen vardır. Temel öğe demokrasidir. Bu düzende siyasal partiler demokrasiyi tehdit etmez. Tehdit  ediyorsa siyasal  partilerin kapatılması söz konusu olur.

Madde 2  Yaşam Hakkı: En temel insan hakkıdır. Yaşam hakkı sadece korunmaz. Son vermenin hangi koşullarla haklı olabileceğini de düzenlemektedir.  Kasıt ve ihmal sonucu meydana gelen tehditlerin yasa ile cezalandırılması ön görülmektedir. İhlaller devletin sorumluluğuna yol açar. İdam cezası da bu ülkelerde kaldırılmıştır. Bu protokolü sadece Rusya ve Ermenistan imzalamamıştır.
Türkiye 15.1.2004 de bu protokolü onayladı. Protokolde savaş sırasında da idam cezası kaldırılmıştır. Devlet yaşam hakkına saygılı olmalı ve bu hakkın zarar görmesini önlemelidir. Bizde yaşam hakkı anayasamızın 17. maddesinde düzenlenmiştir. Devlet bu hakların gerçekleştirilmesinden adalet ve güvenlikten de sorumludur. Bunlar sağlanmazsa hukuk devleti zedelenir. Kişi kendi kendine üçüncü kişilere   ve topluma karşı korunmalıdır. Esas budur. Bu madde ile ilgili olarak   tartışılan en önemli  konulardan biri kürtajdır.

Madde 3 İşkence ve Kötü Muamelenin Önlenmesi: Tutuklu ve hükümlünün sanığın insan onuruna yakışır bir muameleye tabi tutulması gerekir. Türkiye Uluslararası platformda bu konuda eleştiri almıştır. İşkenceyi devlet polisin eğitimsizliğine bağlayamaz. Münferit olaylar olarak değerlendirilmemelidir. Yok edilmesi için bütün demokratik güçlerin işbirliği yapması gerekir. İşkence insanlık suçudur.

Madde 5 Özgürlükler ve Güvenlik Hakkı: Herkesin bu hakkı vardır. Kamu düzeni adına yasal sınırlamalar dışında hiç kimse özgürlüklerinden yoksun bırakılamaz. Kişi özgürlük ve güvenliği anayasamızda ve yasalarda güvence altına alınmıştır. Anayasanın 19. maddesinde yakalama süresi, tutuklamanın şüpheli yakınlarına derhal bildirilmesi, haksız tutuklamalara tazminat ödenmesi hususu konularında değişiklik yapılmıştır.

Madde 6 Adil Yargılanma Hakkı:
Herkes kişisel hak ve yükümlükleriyle hakkındaki bir suçlamanın karara bağlanmasında hukuken kurulmuş bağımsız ve tarafsın bir yargı yeri tarafından makul bir sürede adil ve aleni olarak yargılanma hakkına sahiptir. Karar aleni olarak açıklanır.
Cezai bir fiille suçlanan kimse hukuka göre suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar masum sayılır.
Cezai bir fiil ile suçlanılan kimse asgari şu haklara sahiptir.
kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve konusu hakkında anlayabileceği dilde ve ayrıntılı olarak derhal bilgilendirme,
Savunmasını hazırlamak için yeterli zamana ve kolaylıklara sahip olma ve savunma yapabilme,
İddia tanıklarını sorguya çekme ve çektirme
Mahkemede kullanılan dili anlaşılmıyorsa bir çevirmenin yardımından ücretsiz yararlanma haklarına sahiptir.

Madde 7   Eğitim hakkı:
Hiç kimse eğitim hakkından yoksun kılınamaz. Herkes için belli bir süre temel eğitim olmalıdır. Din ve laik eğitim konusunda fazla açıklık yoktur. İnsan hakları eğitiminin hedefi de insan onurunu korumaktır. İnsan hakları bağımsız bir ders olmalıdır. Anayasamızın 42.maddesinde kimsenin bu haktan yoksun bırakılamayacağı belirtilmiştir.

Madde 8 Özel ve Ailevi Hayatın Korunması:
Evlenme ulusal hukukta belli koşullara bağlıdır. Aile hayatına müdahale edememe anlayışı negatif, bireylerin ve ailenin korunması pozitif anlayıştır. Özel hayatın gizliliği bazı kriterlerle sınırlanmıştır. Genel ahlak, genel sağlık vs.
Bilgi edinme yasası önemli bir gelişmedir. Anayasamızın 12.  Maddesinde bu  hak güvence altına alınarak 41.madde de aile toplumun temeli olarak belirtilmiştir.

Madde 9 Vicdan, İnanç ve Din Özgürlüğü:
Herkes bu özgürlüklere sahiptir. Dinsel ödev ve törenler yoluyla dinini açığa vurmayı sağlar. Kamu düzeni, genel ahlak, sağlık vs. gibi nedenlerle kısıtlanabilir.

Madde 10 İfade Özgürlüğü:
Kişinin gelişimini etkileyen en önemli özgürlüktür. Temel ihtiyaçtır. Basının bilgi ve haber alma ihtiyacını gidermeye yöneliktir. Temel özgürlüklerin omurgası budur.

Madde 11 Dernek ve Toplantı Özgürlüğü:
Kamuya açık ve kapalı yerlerde toplanma özgürlüğü toplumda önemli bir özgürlüktür.

Madde 14 Ayırımcılık Yasağı ve Eşitlik İlkesi:
Biz kadınları ilgilendiren her türlü , dolaylı dolaysız ayırımcılığı yasaklayan bir maddedir . demokrasilerde temel ilkedir. Cinsiyete dayalı ayırımcılık eşitlik ilkesini zedelemektedir. Cins, renk , ırk , dil, din , siyaset ve benzeri düşünce bu madde kapsamındadır.1970’li yıllarda BM içinde kadınlara karşı ayırımcılıkla mücadele çalışması başladı. 1985 yılında CEDAW ( Kadınlara Karşı Her Türlü Ayırımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ) imzalandı. Türkiye o yıllarda Medeni Kanununda evlilikle ilgili maddelerde tam eşitlik sağlamadığı için bu  sözleşmeyi çekinceli olarak imzaladı. Daha sonra bu çekinceleri kaldırarak Yeni Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi. Günümüzde hala  kız çocuklarını okutma kampanyaları başlatılarak eğitimde eşitlik sağlanmaya çalışılmaktadır. Namus cinayetlerine ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılarak Yeni Türk Ceza Kanunu ile bu konuda da eşitlik sağlanmıştır. Yasalarda sağlanan eşitlik anlayışı geliştirilerek toplum yaşamında yaygınlaştırılmaya çalışılmalıdır.

İKTİSADİ VE SOSYAL HAKLAR
Sosyal haklar, Çevre hakkı, Mülkiyet hakkı vs. haklardır.

SEÇİM HAKKI
Politik hayatın olmazsa olmazıdır. Çoğulculuk olmazsa demokrasi olmaz. Seçimlerde gizli oy hakkı esastır. Seçimler makul aralıklarla halkın düşüncelerinin temsil edildiği şekilde ve serbestçe yapılmalıdır.

About these ads

4 responses to “AİHS, ÖNEMLİ MADDELERİNİN KISACA DEĞERLENDİRİLMESİ

  1. çok kötü madde madde değil

    zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzztttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttttiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiimmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

  2. Anayasa Komisyonu Başkanı İyimaya: 27 Nisan bildirisi demokrasinin hiçbir kriteriyle uyuşmuyor

    ANKARA(CİHAN)-

    Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt`ın, 27 Nisan e-muhtırası ile ilgili sözlerinin yankıları sürüyor.

    Anayasa Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, Türk siyaset tarihinin kilometre taşlarından biri olan bildirinin demokrasinin hiçbir kriteriyle uyuşmadığını söyledi.

    İyimaya, 27 Nisan e bildirisinin ardından Anayasa Mahkemesi`nin aldığı 367 kararının ise hem sosyolojik hem de hukuki olarak ibret vesikası olduğunu ifade etti.

    Anayasa Komisyonu Başkanı İyimaya, TBMM`de gazetecilerin konuya ilişkin sorularını cevaplandırdı.

    İyimaya, Büyükanıt`ın `27 Nisan bildirisini ben yazdım` şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, `Başkasının ne düşündüğü ve ne söylediği beni hiç ilgilendirmez. Ama bu kararın demokrasinin herhangi bir kriteri ile uyuşması mümkün değil.` dedi.

    Ahmet İyimaya, 27 Nisan e-bildirisinden sonra cumhurbaşkanı seçimi konusunda Anayasa Mahkemesi`nin aldığı 367 kararının hukukilikten uzak olduğunu kaydetti.

    İyimaya, Büyükanıt`ın, Ergenekon davası ilgili açıklamaları ilgili ise `Şuanda bağımsız yargı tarafından yürütülen bir dava ile ilgili olumlu ya da olumsuz anlam ifade eden beyanlarda bulunamam. Benim anayasaya bağlılık anlayışım bunu gerektirir. Çünkü o davada hakimler ve savcılar konuşacaktır.` cevabını verdi.

    Ahmet İyimaya, Büyükanıt`ın `Emniyet ile asker arasında bir uyumsuzluk olduğunu` ima eden sözleri için de `Hukuk devleti aynı zamanda güvenlik devletidir. Kendi iç bütünlüğünü sosyal bağlantılarını tam olarak sağlamış olması lazım. Bu noktada bir sorun varsa devlet kendisi bu sorunu çözer.` değerlendirmesinde bulundu. (CİHAN)
    2009-05-08 CİHAN


    • Anayasa Komisyonu Başkanı İyimaya: 27 Nisan bildirisi demokrasinin hiçbir kriteriyle uyuşmuyor

      tamamen katılıyorum.

      • Ayşe Arman’ın gözüne ilginç manzaralar takılıyor … Başlıyor anlatmaya:

        “Dünyanın en komik, en eğlenceli yeri. Kolu, omuzu dövmeli, spor atletli, kargo pantolonlu kadınlar çalışıyor burada, meğer kapalılarmış, ama dükkanın içinde hepimiz açığız.

        Aslında normal bir kuaför gibi saç tarıyorlar, röfle yapıyorlar, perma yapıyorlar, kaş alıyorlar, ağda- mağda, aklınıza ne gelirse… Ekstradan, bir de başörtüsü olayına girmişler.

        Şöyle ki, akşam, düğüne mi gideceksin, soluğu Nisa’da alıyorsun, Rana Temel’e başörtünü veriyorsun, hangi modeli istersen onu yapıyor. Türkçesi, başını profesyonel olarak bağlıyor. Tabii kusuruz oluyor.”

        Ayşe Arman kuaförde şoka giriyor… Neden mi? Çünkü sadece bir örtüyle ayrı ayrı 10 tane modelin çıkarılabileceğini görünce… Rana Temel’den rica ediyor ve bütün modelleri denetiyor üstünde…

        Sonra başlıyor sorguya Arman… ‘Kaş, botoks, ağda caiz mi?’ diyor… Bakın ne cevaplar geliyor Ayşe Arman’a…

        (…) AYŞE Peki kaş alma?

        ŞEYDA O da haram. Ya da şöyle diyeyim göreceli… Fetva veren hocalar var, burası da almış mesela. Ama biri olmaz diyor, biri olabilir diyor… Benim vicdanım rahat değil. Ben kaşlarımı almıyorum. Ancak ortasını alıyorum, bir erkeğe benzememek için… Annem alıyor, yanlış yapıyor bence…

        AYŞE Ağda?

        ŞEYDA O tamam, o temizlik…

        AYŞE kaş da temizlik…

        ŞEYDA Yok, o Allah’ın verdiğini beğenmeyip değiştirmek olarak da algılanabilir.

        AYŞE Botoks? Rağbet var mı?

        RANA Var valla, Fatih’te de yapan güzellik merkezleri var…

        Ayşe Arman türbanlı haliyle erkeklerin kendisine bakmamasından da rahatsız olmuş, ayrıca türbanla kendini kadın gibi hissedemediğini de düşünüyor… Bu rahatsızlığını dile getiriyor oradaki kızların içinde…

        Şeyda cevap veriyor Arman’a… ‘Türbanın bağlanmasıyla alakalı bir şey bu’ diyor… Farklı olan her modeli erkeklerin farkedebildiğini dile getiriyor.

        İşte Ayşe Arman burada ilginç bir noktaya parmak basıyor… ‘Peki türbana girmekteki amaç dikkat çekmemek değil mi?’

        Şeyda şöyle yanıtlıyor Arman’ın sorusunu…

        “Haklısın tabii, çok dikkat çekmeyeceksin. Bence de kafanın arkasını deve hörcü gibi yapmak yanlış… Ben mesela öyle yapmadan bağlıyorum. Giydiğin renk de önemli. Fosforlu renkler giyip, “Tesettüre girdim” diyemezsin. Ama yapanlar var, daracık kotlar giyenler de var, bir kilo makyaj yapanlar da… Gerçi hepimiz insanız. Ve hepimiz, dinin kurallarını nefsimizin el verdiği ölçüde yerine getiriyoruz…”

        Kuafördeki kızlardan birisi Ayşe Arman’ın dövmesine takılıyor. Arman da ‘Beğendiysen dövmecimin numarasını vereyim’ deyince… ‘Bizde haram’ yanıtını alıyor… Dövme deri altına işlediği için abdestin kabul olmadığı ve vücuda zarar verdiğin için de günah olduğunu söylüyor…

        TÜRBAN TAKARKEN İĞNE YUTAN KADIN

        Bu durum çok meşhurdur karşı mahallede… Türban iğnesini takmadan önce dudak ucuyla ağızda tutar kadınlar ama genelde mutlaka felakete yol açar bu yapılan… Ayşe Arman da bunu merak ediyor ve müşterilerden birine soruyor:

        “İğne yutulduğunu söylüyorlar doğru mu?” diyorum, “Doğru” diyor, “Örneği karşınızda duruyor!”

        Yuttunuz mu o iğneyi!

        Evet yuttum. Hazırlanıyorduk, dışarı çıkacaktık. Türbanımı takıyordum, iğneyi ağzıma aldım. Tam o anda hıçkırıverdim. İğne, önce nefes borusuna, sonra ciğerlere…

        Hıçkırdım, girdi

        Eyvah! Bir şey hissetmediniz mi? Batmadı mı oranıza, buranıza?

        Batmaz olur mu? Boğazımda yan döndü, sonra gitti aşağılara…

        Acımadı mı?

        Acıdı, acıdı.

        Doktorlar şaşırdı mı peki?

        Hiç. Onlar çok alışıktı, ben ilk değilmişim. “Son da olmayacaksınız!” dediler. Çok sık rastlanan bir şeymiş.

        Hee bu arada unutmadan… Bugünkü yazı dizisinin altına bir de not iliştiriyor Arman… Dün haşema ile kendini ninja kaplumbağa gibi hissetiğini söyleyince tepki almış… ‘Madem sizi üzdüm, özür dilemesini de bilirim’ diyor…

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s