karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler

Ali Babacan “pırasa keser gibi çek kesenler var”

Kasım 14, 2009 · 82 Yorumlar


ABDÜLKADİR SELVİ ANKARA
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çekin piyasanın ekonomik faaliyeti açısından faydalı bir enstrüman olduğunu belirterek, çekini ödemeyene hapis cezası verilmesinin Türkiye’ye özgü bir uygulama olduğunun altını çizdi. Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çekini ödemeyenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD’de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım.” Çek yasasıyla ilgili düzenlemenin sadece hukukçuların bakış açısına göre oluşturulduğunu, yasanın ticari perspektifini eksik bulduğunu belirten Bakan Babacan, “Çekle alakalı insanların kredi geçmişini tutan ve bankalar istediği zaman veren şirketlerin olması lazım. Çünkü sicil affı fiilen uygulama bulamıyor. Çekin yaptırımı, insanın ticari kredibilitesini, kredi sicilini bozan bir sistem olmalı. Bir ya da birkaç kredi izleme merkezi kurulabilir. Çeki alan dikkat edecek. Pırasa gibi çek kesenler vardır.”
13.11.2009

bu haberi yorumlamak gerekiyor.

Yeni Şafak gazetesinden alıntıdır.

insanlık onuru borca hapisi yenecektir. insan haklarıyla insandır.

canlarımız içeride bugün canımız yemek çekmiyor. bir gün yeme, cezaevine selam söyle.

Kategoriler: Cek Magdurlari · anasayfa · cek · haber · haberler · karsiliksiz cek

82 cevap so far ↓

  • sevcan // Aralık 5, 2009 2:56 pm | Yanıtla

    eşim ticaret yaptı iflas etti çatı katında tahsil edemediğimiz 35 milyarlık (eski parayla) senet var ama benim eşim karşılıksız çekten cezaevinde bana o senetleri verenler elini kolunu sallıya sallıya geziyor adalet nerde….soruyorum size…..tuzu kuru olanlar nerden anlıycak bir gece cezaevinde yatsınalr bakalım bir yatakda üç kişi yatılırmı diye baksınlar…yazık çok yazık….bir vatandaş olarak sadece devletin bize sahip çıkmamasından utanıyorum eşimin cezaevinde yatmasından değil……..

  • Su Tav // Kasım 21, 2009 5:02 pm | Yanıtla

    Yorum
    20 Kasım 2009 Cuma — rahmiofluoglu
    Çek mağdurları ile dalga geçiliyor
    Çek mağdurları şartlı tahliye edilecek, borç bir yıl ya da iki yıl için yapılandırılacak, borcunu ödemeyen tekrar hapse girecek. Adalet Bakanı Sadullah Ergin aylar öncesinden herkesi memnun edecek bir düzenlemeden bahsetmişti, a a’nın bugün ki haberinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek mağdurun kim olduğunu doğru tespit etmek gerekir diyor. Demek istediği çeki veren değil alan mağdurdur. İşte bütün bu görüş ve anlayış karşılıksız çekte hapsi savunuyor ve uydurma bir çözüm ile karşılıksız çekten zor durumda olanları, hapiste olanları avutuyor. Basında çıkan haberler şöyle:

    Karşılıksız çek mahkûmuna ‘şartlı tahliye’ geliyor

    Karşılıksız çek mahkumları, hazırlanan tasarı uyarınca, belli bir ödeme planı doğrultusunda ödeme yapacağını taahhüt ederse tahliye olabilecek.

    Karşılıksız çekten cezaevinde yatanlara bir şans daha tanınacak. Hapse girenler, borcu bir yıl içinde ödeme şartı ile tahliye edilecek
    Hükümet, çek mahkûmlarının merakla beklediği düzenlemede "erteleme" formülü üzerinde çalışma başlattı. Buna göre, karşılıksız çek suçundan yatanlara borçlarını taksitle ödeme olanağı ve bir yıllık süre tanınacak. Bu suçtan yatan vatandaşlar tahliye edilecek. Bir yıllık sürede borcunu ödemeyen tekrar cezaevine dönecek. Piyasada çekle yaratılan ekonomik büyüklüğün yıllık kümülatif tutarı 300 milyar lirayı bulduğu için bu konuda atılacak bir adımın ekonomide olumsuzluklara neden olabileceği endişesi taşıyan hükümetin bu formülüyle, hem çek mahkûmları için çözüm bulunacak, hem de mağdurlar korunacak.

    Saçma sapan bir çözüm, dalga geçiliyor
    Borcunu bir ya da iki yılda taksitlendirerek ödeyebilecek olan borçlu neden hapiste olsun, neden kaçak yaşasın? Böyle bir ödeme yapabilecek borçlunun ve alacaklısının hükümetin aracılığına ne ihtiyacı var? Bu çözümü sunanların hayatın gerçekleri ile bağları, ilişkileri yok. İnsanlar battıkları için, işlerini güçlerini kaybettikleri için borçlarını ödeyemiyorlar.

    Bu durumdaki iyi niyetli insanlara bu yapılan zulümdür. Çözüm diye sunulan işkencenin zulmün bir başka çeşididir.

    Devletin alacaklı ile borçlu arasında işi ne?
    Devlet neden alacaklıdan yana taraf?
    Serbest piyasa ekonomisi bu mu?
    Batmak, iflas etmek suç mudur? Bütün batanlar, iflas edenler dolandırıcı mıdır? Çek borcu ile bono borcunu ayırt edecek mantıklı bir açıklama var mıdır?

    İnsanların borçtan hapis yattığı bir ülke çağdaş olabilir mi ? Bunun cevabını yine hükümetten Babacan veriyor. Ne diyor Babacan? Şöyle diyor:

    Babacan, Çek ödemedin diye hapis cezası olmaz
    Ali Babacan; Çekini ödemeyenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD’de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım..

    Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, çekin piyasanın ekonomik faaliyeti açısından faydalı bir enstrüman olduğunu belirterek, çekini ödemeyene hapis cezası verilmesinin Türkiye’ye özgü bir uygulama olduğunun altını çizdi. Bakan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: Karşılıksız çek verenin hapse atılması uygulaması sadece Türkiye’de var. ABD ‘de vergi borcu nedeniyle yargılanabiliyor. Başka yok. Ama çek ödemedin diye hapis cezası olmaz. Uluslararası hukuk sistemi bunu kaldırmaz. Çeki alanın dikkat etmesi lazım.” Çek yasasıyla ilgili düzenlemenin sadece hukukçuların bakış açısına göre oluşturulduğunu, yasanın ticari perspektifini eksik bulduğunu belirten Bakan Babacan, Çekle alakalı insanların kredi geçmişini tutan ve bankalar istediği zaman veren şirketlerin olması lazım. Çünkü sicil affı fiilen uygulama bulamıyor. Çekin yaptırımı, insanın ticari kredibilitesini, kredi sicilini bozan bir sistem olmalı. Bir ya da birkaç kredi izleme merkezi kurulabilir. Çeki alan dikkat edecek. Pırasa gibi çek kesenler vardır.”

    Adalet Komisyonu başkanı Ahmet İyimaya karşılıksız çeke hapis Anayasa ve insan haklarına aykırıdır diyor.
    Ana muhalefet çek için hapis cezasına karşı
    Bütün bunlara rağmen hükümetin baskın bir tarafı ve basın zor durumdaki insanlarla dalga geçer gibi çözümler sunuyorlar.

    Gözyaşı, faks, mail bugünden sonra artık etkili değil
    Kimse eylem yapıyoruz diye kendini avutmasın. Kendi bakanları, kendi adalet Komisyonu başkanları bu ceza çağdışı diyor siz daha hangi faks ile mail ile kime ne anlatmaya çalışıyorsunuz?

    Etkili eylemler yapılamazsa ibre şimdilik çekte cezadan yana. Ne zaman on binler bu cezaya karşı meydanları doldurur o zaman bu ceza kalkar.

    _____________________________

  • ali akdag // Kasım 21, 2009 10:00 am | Yanıtla

    Onemli Bir Konu :Karsiliksiz Cekten Dolayi Olmayan Bir Yasayi Uygulamakta, isrardan Dolayi Yuvalar Dagiliyor Psikolojiler Bozuluyor Degerler Kayip Oluyor.Dusunceler Degisiyor insana sevgi Nefrete Kine Donuyor,Develetine Guven Zedeleniyor Kisiler Yanliz Hisediyor Kendilerini iste o zaman Tehlike Var Kendi Adeletini Kendisinin Saglamasi Gerektigine inandigi Gun Ulke Anarsiden Kurtulmaz Alacakli Verecekli Savasi Baslar. Sayin Kanun Yapicilari Bunlarin OLmasini istiyor Ulkeyi Bu Hale Getirmek istiyorsaniz Basariyorsunuz Biraz Daha Geciktirirseniz Basaracaksiniz .Sizleri Anlamaya Calisiyorum ama Anlayamiyorum Sayin Basbakanimiz Talimat Veriyor Cek Cezasi Kalksin Tinlanmiyor Gizli Guc Devrede Bir Ulkenin Basbakaninin Talimati Yerine Gelmiyorsa Soylenecek Bir Sey Yok Gizli Guc Seni Ortaya Cikaracagiz Daha Fazla Kendini Saklayamazsin O Zaman Seninle Her Zeminde Hesaplasacagiz Hesap Vereceksin Dagilan Yuvalarin ,Yokolan insanlarin Kendine Kiyan Onurlu insanlarin Her Seyin Hesabini Vereceksin Bizler Cok Bedel Odedik Siz Odedigimiz Bedelin Kat Kat Fazlasini Odeyeceksiniz Bu Bedelleri Odetmek Bizemi Cenabi-Hakkami Nasip Olur Bilemeyiz Olmayan Bir Yasayi Uygulattin Ya Bedduualarimiz Sizinle ve Takipcinizdir.

  • Admin // Kasım 20, 2009 12:40 am | Yanıtla

    arkadaşlarım yorumlarınızı bekliyorum.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/11/19/kosiad-dayanisma-dernegi-ve-cek-magdurlari-ndan-kisisel-istegimdir/

  • Begüm // Kasım 15, 2009 6:14 pm | Yanıtla

    Özgür Bey benim de annem çekten cezaevinde yattı ve babam hala yatmakta. Sizce babam cezaevinde yattıktan sonra o çek sahibine borcunu öder mi? Tabiki ödemez. Çünkü biz taksitli ödeme yoluna gittik ancak çek sahibi kabul etmedi. Parasının hepsini istedi. Eğer şuan elimize para geçse parayı devlete ödeyip çıkartırız babamı. Bence çeke hapis cezası olmamalı. Çekler çekverenin mali durumuna göre cüzi miktarlar halinde taksitlendirilmeli.

    • su tav // Kasım 17, 2009 9:42 pm | Yanıtla

      Sayın Ali Babacan ın ve bizim istediğimiz gibi Çek yasası çıksın,alacağını almayıpta faiz vade peşine düşüp iş adamlarımızı hapislerde yatıranların suratına tükürelim

  • Ozgur // Kasım 15, 2009 3:20 pm | Yanıtla

    Ya ceki alan madurlar ne olacak asla bu yasa cikmamalı karşılıksız cek veren cezasini ceksin

    • mtn // Kasım 15, 2009 6:24 pm | Yanıtla

      Sn. Özgür;

      Ticaretin teminatı, insanın özgürlüğü olabilirmi ?

      Hem yarın sizinde elinizde olmıyan herhangi bir sebepten başınıza böyle birşey gelirse aynı şekilde düşünebilecekmisiniz.

    • Ben // Kasım 15, 2009 6:31 pm | Yanıtla

      Sn. Özgür

      Benimde çek alacaklarım ve borçlarım var ve gerçekten de hiç biri için hapis cezası istemedim.

      bir insan tecavüze uğradığında sevinebilirmisiniz?

      ben, siz bile tecavüze uğrasanız sevinemem..
      hele ki özgürlüğünüz elinizden alınırsa kahrolurum.

      İtimat edin ki özgürlüğün kısıtlanması dışında, alacağı yasal tahsil yolları bulunmaktadır..

    • a.b. // Kasım 15, 2009 7:28 pm | Yanıtla

      #

      Ozgur // Kasım 15, 2009 3:20 pm | Yanıtla

      Ya ceki alan madurlar ne olacak asla bu yasa cikmamalı karşılıksız cek veren cezasini ceksin
      _____________________________
      Bir çoğumuz çeki alan mağdurlarız aynı zamanda
      Bu ceza ikinci bir mağduriyettir çoğumuz için
      Aldığımız çekler ödenmezse kendi çekimizi nasıl ödiyebiliriz.
      Kasıt olsun veya olmasın ödenmiyen bir çek arkasında zincirleme olarak bir çok mağdur yaratmaktadır.
      Sorun sistemden kaynaklanmaktadır.

      Bizlere yüklenen ikinci mağduriyeti tartışmaktan,sorunun esasında ele alınması gerekenve sorunun kaynağını oluşturan bozuk sistemi tartışamıyoruz bile
      Şimdilik bunları anlamaya çalışmak istemiyecek kadar tuzu kuru olabilirsiniz.
      En azından bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğunuz konularda yorum yapmayın

    • prof // Kasım 15, 2009 10:32 pm | Yanıtla

      kardeees. umarim elinde patlayan cekler birgun seni de cek odeyemez duruma gitirir de anlarsin ozaman. suan cek madurlarinin hepsiunin elinde alacak patlamis cekleri de var. biz ceklerimizitahsil edemedik. alacaklilarimiz da ya kacak ya hapiste.
      su cahilce yorumdan sonra seni de aramizda gormekten memnun olacam. evet yanlis anlamadiniz bu arkadasin yorumu beddua gibi o zaman ben de onun aramiza katilmasindan coooook memnun olurum. umarim elindeki tum cekler ptlar sen d odeyemez duruma dusersin. hani bizi dolandirici konumuna soktunya seni de bizimle birlikte gormek isterim dogrusu.

    • prof // Kasım 15, 2009 10:34 pm | Yanıtla

      sana oln yorumum kesmedi beni bi dah yaziyorum. evet haklisin karsiliksiz ceke hapis cezasi cok azbir ceza umarim IDAM cezasina cevrilir elektirikli sandalyeye yanyana otururz ozaman. elindeki ceklerin patlayip sen de iflas edince kardeeeees.
      yorum yaparken azicik beynini calistirman gerek.

    • bulut // Kasım 15, 2009 11:20 pm | Yanıtla

      özgür ismin sana agır gelmiş taşıyamamışın.benim elimde bügün itibarıyla günü gecmiş 300 bin tl müşteri ceki var.bir o kadarda senet var.seneti verip ödemeyenler elini,kolunu sallayıp,dürüst,namuslu,şerefli esnaf olarak gezecek.cekini ödeyemeyenler ückagıtcı,dolandırıcı olacak ve oda yetmeyecek özgürlügü elinden alınıp cezaevinemi gönderilecek.sonuc olarak ticari bir sıkıntı.simdi soruyorum suclu kim yada kimler.

    • bulut // Kasım 15, 2009 11:22 pm | Yanıtla

      senet madurları ne yapmalı.bu konudada bilgi verirmisin.ismini taşıyamıyan özgür

    • nk // Kasım 15, 2009 11:50 pm | Yanıtla

      Sayın Ozgur

      Dediğiniz gibi karşılıksız çekten ceza alan babam cezasını 2 yıl tavandan cezaevinde yatarak cezasını çekti sizin gibilerle helalleştik bu durumda… göndereceğimiz kınaları da promosyon kabul ediniz lütfen…

      cezalarını geri çeken alacaklılarında borçlarını şu an ediyoruz onlarda 2 yıllık gecikme için kusurumuza bakmasınlar, elimizde olmayan sebplerde ötürü 2 yıl köpek muamelesine maruz kaldık zira…

    • su tav // Kasım 17, 2009 9:36 pm | Yanıtla

      Sayın Babacan
      eğer söylediklerinin arkasında dursun ticarete cezayı kaldırsın özgür gibi birileri alacak derdine düşer.

  • Su Tav // Kasım 15, 2009 3:05 pm | Yanıtla

    Sayın YETKİLİLERİMİZ,
    Dolandırıcıları sahtekarları bizim aramızda aramasınlar , bulamazlar onlardışarda ellerini kollarını sallayarak geziyor.
    Beni dolandıran inşaatımın üzerine oturan Y. nin sahibi K.Ö. gibi GÖBEĞİNİ KAŞIYOR.K.Ö. borcuna karşılık çek kesmedi ,ali cengiz oyunlarıyla beni dolandırdı oturuyor.
    Çek e hapis kalksın toparlanayım Fazla oturamıyacak, alacağımın üstünden kaldıracağım o şişko poposunu.

    ,

    • admin // Kasım 15, 2009 3:20 pm | Yanıtla

      su abla, isim belirtmeyiniz.

      • a.b. // Kasım 15, 2009 3:56 pm | Yanıtla

        Su Tav // Kasım 15, 2009 3:05 pm | Yanıtla

        Çek e hapis kalksın toparlanayım Fazla oturamıyacak, alacağımın üstünden kaldıracağım o şişko poposunu.

        sn admin bu ifadede şişko poposu olanlar küçümsenmiş ve zan altında bırakılmış olmuyor mu
        fiziksel olarak bu durumda olmak suç mu
        yarın şişko popolularda bize karşı bi tavır içine girmez mi
        saygılarımla..

        • Su Tav // Kasım 15, 2009 4:00 pm | Yanıtla

          a.b
          özür adminden rica edelim bu yazımı kaldırsın fiziksel olarak değerlendirmek bize yakışmaz.beni bu hale getiren o adamdır da ondan ona çok öfkeliyim.
          tam bir dolandırıcılar

        • Ben // Kasım 15, 2009 4:17 pm | Yanıtla

          Sayın a.b.

          Sayın Su Tav Tanımladığı kişinin fiziksel özelliklerinden birini açıklamıştır. Dolayısıyla fiziksel olarak O şekilde poposu olanları kast etmemiştir.

          Kast olmadığı içinde …. oluşmamıştır diye düşünüyorum Sayın Su Tav’ı içidışı bir insan olarak takdir ediyorum.

          Şişko popolu biri olarak da sizi kınıyorum :))

  • şakobaba // Kasım 15, 2009 9:57 am | Yanıtla

    evet, karşılıksız çeke hapis cezası yok, karşılıksız çek verdiği için adli para cezasına çarptırılıp ödemeyene hapis cezası var diyerek,adaletsiz uygulamaya devam etmek isteyebilirler.bu sebeple erken heyecanlanmayıp mevcut mücadeleye devam edilmeli sevgili arkadaşlar, şahsım adına mücadeleye fili ve fikri destek veren herkese, şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum..

  • admin // Kasım 15, 2009 1:04 am | Yanıtla

    Ali BABACAN ‘ın “çek kanununda hapis sürmelidir” şeklinde bir açıklaması oldu mu ?

    • hukukcu // Kasım 15, 2009 4:57 am | Yanıtla

      Resmi gazeteyi görmeden inanma! son pakura girildi ,hükümet belkide nabzı düşürme menavraları yapabilir ,bence, onlar gelecek yasadan çok geçmişteki borç tahsilatlarını ve şimdiyi hesap ediyorlar… ilerdeki sorumluluğu alan bilir demek istiyor mantık bu bağlamda bunun için ek maddeler olabilir (?)o yüzden yola devam pres pres pres..!

      • admin // Kasım 15, 2009 2:17 pm | Yanıtla

        ben inanmadığım için çekinceli konuşuyorum. Daha önce Ali Babacan ‘ın hapis sürmelidir şeklinde bir açıklaması oldu mu ? Yoksa biz gözümüzde onu bir hapisci mi yaptık, acaba ?

  • Murat YALÇIN // Kasım 14, 2009 11:49 pm | Yanıtla

    Yeni Şafak haberi doğru mu?

    Ben, haberi yapan Yen Şafak (Ankara Bürosundan) Ekonomi Haberleri Müdürü Sayın Abdülkadir SELVİ’yi aradım ve haberin sıhhatini demeci bizatihi Sn BABACAN’dan kendisinin mi aktardığını sordum..

    “Evet haber bana ait ve Sn. BABACAN’nın bu açıklmayı uçakta seyahati sırasında yaptığını ifade etti..” diye cevapladı..

    Haberin özü ve özeti Sn. BABACAN’ın kariyer ve tecrübelerini yansıtıyor diye düşünüyorum..

    Zira Ülkemiz ileri ve nitelikli bir hukuk devleti olmak istiyor ise (ben bu yolda olduğuna inanıyorum) zaten bu çağdışı cezadan bu ayıptan kurtulmamız gerekiyor.. Çünkü hukukun ve ahlakın özüne müracaat ettiğimizde böylesi bir ’suçun’ varlığını kabul edebilmek mümkün değil..

    Hem, sanırım bu platformlarda isyanlarımızı, itirazlarımızı yansıtan mesajların sayısı milyonları bulmuştur.. Buna rağmen bunca feryadın içinde SUÇLU bir insanın ruh halini yansıtan TEK BİR TANE AF TALEBİNE rastlamıyoruz..

    Biz BORÇLUYUZ (Üzgünüz, çok üzülüyoruz).. Ancak Ülkemizin de bize bir BORCU var.. ÖZÜR BORCU.. Öyle ki bizlere;

    “Aslında siz ELİNİZDEN GELENİ yaptınız.. Bu durum sadece sizin kusurunuz değil, Ülke (Devlet) olarak sizleri öyle çetin koşullar içinde bıraktık ki ASIL SUÇLU OLAN BİZİZ..) demesi, çektiğimiz acılar için bizlerden bu yönüyle de ayrıca ÖZÜR DİLEMESİ gerekir..

    • Su Tav // Kasım 15, 2009 2:36 am | Yanıtla

      Evet bizden özür dilemeleri gerekiyor.
      Ailelerden, hanımlardan, çocuklardan
      sevdiklerimizden çok ağır bedeller ödetildi bizlere.Karşılığıda hiç bir şey olamaz.

      • bsa33 // Kasım 15, 2009 11:33 am | Yanıtla

        evet özür dilesinler, açılım yapsınlar;
        -trt dü-şeş’i kursunlar
        -her çek mağduruna 5.000 tl versinler
        -çalışmadan geçen yılları tazmin etsinler
        -taksim’de karşılasınlar, pişman değiliz diyen çek mağdurlarının başından aşağı güller dökülsün, a.b halay başı olsun
        -taksim’den kalamış’a metrobüs konvoyuyla gidelim
        -tefecilere “çekte neden hapis cezası olmamalı” konulu kompozisyon ödevi yazdırılıp sırayla okutturulsun
        -kalamış yemeğinin hesabını ödesinler
        ……..

        • a.b. // Kasım 15, 2009 2:18 pm | Yanıtla

          gün geçtikçe kurban sayısı giderek artıyor,işte bir arkadaşı daha kaybettik,bakalım oynatma sırası şimdi hangimizde
          bsa nerdesin kardeşim kendine kötü bişe yapma sakın bak acil derneğe gel isteklerini obama’ya ileticeğiz inan herşey düzelecek :)

    • umut // Kasım 15, 2009 4:16 am | Yanıtla

      bu nenni olmasın?

  • mtn // Kasım 14, 2009 10:50 pm | Yanıtla

    İyi akşamlar,
    Blogdaki havaya bakarsak çağdaş bir çek yasası çıkmış gibi,
    Umarım haklı çıkarsınız.
    Sn. Babacan’ın yeni yasaya muhaif olduğu hatta tek karar verici olduğu gibi bir söylem gelişmişti. Yeni Şafaktaki haber umarım doğrudur ve herşey iyi gelişir.
    Ama 04.11.2009 meclis tutanaklarında konuda TCMMB de yapılmış Sn Cemil Çiçek’in konuşması resmi anlamda hükümetin son görüşü olarak duruyor. Onuda aşağıda tekrar okuyalım.

    • mtn // Kasım 14, 2009 11:01 pm | Yanıtla

      4 Kasım 2009 Çarşamba

      DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara)
      *
      *
      Ancak şimdi konuştuğumuz konuyla ilgili soru sormak farklı bir maksat içindir. Önemli bir konu konuşuluyor, yasa konuşuluyor, soru sormaktan kasıt ileride yasayı uygulayıcılar bakımından, bu konuyu gündeme getirip yazacaklar, makale yazacaklar bakımından, eğer müphem bir husus varsa o konunun aydınlatılmasına yardımcı olmak bakımından görüşülmekte olan konu ve kanunla sınırlı olmak kaydıyla soru sorulabilir.
      *
      *
      Üçüncüsü, Çek Yasası’yla ilgili, Sayın Ünlütepe, biliyoruz ki Adalet Komisyonunda bir düzenleme var toplumun değişik kesimlerinden gelen taleple ilgili olarak. Tabii karşılıksız çıkan her çeki de ekonomik sıkıntıya düştü de bundan dolayı ödemedi tarzındaki bir kanaate varmak da doğru değil çünkü bu çekin bir de alıcısı var. İçerdekini düşüneceğiz, eğer hakikaten elinde olmayan sebeplerden dolayı içeri düşmüşse ona bir imkân getirelim, onun çıkmasını temin edelim ama öbür tarafta bir kısım konuları, bir kısım durumları, bir kısım gelişmeleri istismar ederek alacaklıyı da dolandırdıysa, bunun ikisinin ayrımını yaparak bir kanun çıkarmak gerekir, bir dengeye oturtmak gerekir aksi takdirde çekler gelişigüzel… Çünkü bir güven meselesidir. Çeke güvenmeyecekse, başka bir şeye güvenmeyecekse bu çok doğru olmaz. Onun için, doğruyla yanlışı belli bir adalet ölçüsü içerisinde denkleştirmek lazım zaten biz de bu kanıya vardık ki bir Çek Yasası’nda düzenleme yapalım. Nitekim Adalet Komisyonunda epey görüşüldü, tartışıldı, tartışılıyor. Zannediyorum bu hafta içerisinde veya önümüzdeki hafta komisyonda bir uzlaşmaya varılırsa, yani bir taraftan içerde yatanların talepleri var, öbür taraftan da “Aman ha, bunları çıkardığınız takdirde biz alacağımızı nasıl alırız?” düşüncesiyle bir öbür taraftan da baskı geliyor. Onların da kendilerine göre haklı tarafları var. Dengeyi sağlamak lazım. Ama Meclisimizin gündemindedir. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede bunları sağlamak mümkün, dengeye oturtmak mümkün olacak
      *
      *
      Daha çok yolumuz var gibi gözüküyor.
      Umarım yanılırım.

      • admin // Kasım 14, 2009 11:07 pm | Yanıtla

        ben haberlere karşı objektif olmayabilirim. Bilinçli bir hedef saptırma olabilir.

        bence bir aşamadır. hedef bellidir.

        adil bir çek kanunu istiyoruz. birlikte başaracağız.

        • mtn // Kasım 14, 2009 11:20 pm | Yanıtla

          Sn. Admin,
          (haber doğru ise) Sn. Babacan’ın demeci tabiki çok önemlidir.
          Ama Sn. Cemil Çiçek TBMM’de konuşuyor . Konuşmalar tutanaklara geçiyor diyede uyarıyor. Bence Hükümetin net görüşü bu.

          Birde hatırlarsın dernekte, cezaevindeki bir arkadaşımızın eşi anlatmıştı; kanun komisyonda görüşülürken yayılan hava neticesinde cezevlerindeki çek mağdurları eşyalarını toplamışlardı .

  • zaman // Kasım 14, 2009 7:48 pm | Yanıtla

    sayın SU TAV zannedersem ERZURUMA kitapsiz gönderecektiniz göndermeyi düşünüyor musunuz ?

  • zaman // Kasım 14, 2009 7:45 pm | Yanıtla

    herkese meraba

  • Aşk // Kasım 14, 2009 6:24 pm | Yanıtla

    Son dönemlerde bu durumlar daha da arttı. Çekler sürekli karşılıksız çıkıyor. Devlet bunu söylemektense neden bu duruma müdahale etmiyor. Neden yeni yasal düzenlemeler getirmiyor

  • Özgür blog, demokratik blok (Ali BABACAN haberine yorum) « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler // Kasım 14, 2009 6:20 pm | Yanıtla

    [...] geçen Ali BABACAN “pırasa keser gibi çek kesenler var” haberini buradan [...]

  • acil demokrasi // Kasım 14, 2009 6:14 pm | Yanıtla

    ekonomiden sorumlu devlet bakanımız ne diyor
    “Çek yasasıyla ilgili düzenlemenin sadece hukukçuların bakış açısına göre oluşturulduğunu, yasanın ticari perspektifini eksik bulduğunu belirten Bakan Babacan, “Çekle alakalı insanların kredi geçmişini tutan ve bankalar istediği zaman veren şirketlerin olması lazım. Çünkü sicil affı fiilen uygulama bulamıyor. Çekin yaptırımı, insanın ticari kredibilitesini, kredi sicilini bozan bir sistem olmalı. Bir ya da birkaç kredi izleme merkezi kurulabilir. Çeki alan dikkat edecek”
    bu açıklama ülkemiz standartlarında bakıldığında olağanüstüdür
    piyasa gerçeklerini ve evrensel hukuku gözeten bir açıklamadır
    sadece “sicil bilgi paylaşımı” konusunda bankaları suçlayan bir açıklamadır
    devletin hakemlik ve e devlet olma görevi tamda bu noktadadır
    kredibilite çekin ana unsuru haline getirildiğinde ve kredi izleme merkeziyle bu desteklendiğinde devlet olması gereken yerde olacaktır ve çeke güven devam edecektir
    önyargı olarak karşılıksız her çekin dolandırıcılık amacı taşıdığı yargısındaki çek yasasına ihtiyaç kalmayacaktır
    dolandırıcılar tck da yer alan dolandırıcılık suçlarına göre yargılanacaktır
    aslında çek yasasının tck ya uyumunun yapılamamasının bir nedenide tck nın kast unsurunu aramasıdır
    ödenmeyen bir borçta kast unsuru varsa bunun dolandırıcılık dışında bir sıfatı olamaz
    çek yasasının içine kastı koyarsanız bu yasa mevcut çek yasası olmaktan çıkar ve dolandırıcılık yasası olur
    böyle olduğundada tck içinde dolandırıcılık yasası olduğundan çek yasası sadece dolandırıcılık hükümlerini tekrarlayan yeni bir garabet olur
    kanun koyucunun açmazı buradadır,tck daki kast çek yasasının ruhunu bozmuştur
    özgür bloglar sadece çek yasasının garabetini anlatmakla kalmamış ayni zamanda ticari yaşam içerisinde yer almış-alacak insanlarımızın eğitilmesi fonksiyonunu üstlenmiştir
    gelecek süreç ekonomide haklarını ve sorumluluklarını bilen,birlikte iş yapmayı beceren girişimcilere ihtiyaç duyacaktır
    bu eğitim sürecine destek veren özgür bloglar desteklenmelidir
    özgür bloglar demokrasi okulları olmuştur-olacaklardır

    • Ben // Kasım 14, 2009 6:35 pm | Yanıtla

      Sayın acil demokrasi,

      “Özgür bloklar demokrasi okulları olmuştur – olacaklardır” demiş..

      benim de aklıma Bernard Shaw ‘un bir deyişi geldi.. paylaşmadan yapamadım..

      “Bir bütün parçaların toplamıdır ve bütün kendisini oluşturan parçalardan iyi olamaz,o halde demokratik bir sistemin nasıl işlediğini anlamak istiyorsanız,parçalarına bakınız”

      • acil demokrasi // Kasım 14, 2009 6:46 pm | Yanıtla

        sayın ben
        Bernard Shaw ın deyişinde parçadan neyi kasdettiğini bilmiyorum
        parçadan kasdedilen insansa ben ayni düşüncede değilim
        biz olmayı becerebilmiş insanlar,kesinlikle benlerin toplamından daha fazla bir yerlere ulaşmışlardır

        • Ben // Kasım 14, 2009 6:54 pm | Yanıtla

          sayın acil demokrasi, Ben bunu bilemem ama kanımca, konu demokrasi olunca yönetim şeklinin parçalarından bahsetmiştir diye düşünüyorum..

        • acil demokrasi // Kasım 14, 2009 7:06 pm | Yanıtla

          evet
          sanıyorum konu yasal düzenlemeler ve kurumlar açısından ele alınmıştır
          yinede yasal düzenlemeler ve kurumlar açısındanda durum tespiti için doğru sayılabilecek değerlendirme insan unsurunu yok saydığında eksik kalacaktır
          nicel birikim,nitel değişimlere yol açar
          bu yüzden bütün parçalardan ileri olur fikri bana daha yakın geliyor

          • Ben // Kasım 14, 2009 7:22 pm

            haklısınız sayın acil demokrasi,

            İnsanın olmadığı bir ortamda demokrasiden neden söz edilsin ki?

            ancak İnsanın, kendisi ile uğraşarak çıkıntılarını törpülemesi de gereklidir diye düşünüyorum

            Böylece, mükemmele ulaşabilecek bütün için, bütünün parçalarını oluşturabilir mi?

          • acil demokrasi // Kasım 14, 2009 7:59 pm

            bence süreci mükemmele ulaşmak olarak görmek gerekmiyor
            mükemmel yoktur
            yaşanan gerçeklik vardır
            ve her şey görecelidir,biz bir ölçülendirme noktasına göre daha iyi veya daha kötüyüzdür
            yaşam hergün yeni sorunları ortaya koyacaktır
            bizim bu sorunları nasıl,hangi ilkeler ve hangi yaşam kalitesiyle çözdüğümüze bağlı olarak yeni sorunlara yelken açmamız gerekecektir
            yaşadığımız toplumun kalitesi çözüm yolundaki emeğimizin kalitesine bağlı olacaktır
            mükemmelden sorunların bittiği noktayı algılıyorum
            sorunlar bittiğnde yaşamda biter diye düşünüyorum
            mükemmel yokturdan kastım budur
            şimdi admini kızdıracağız,çek yasası bitti sıra felsefeyemi geldi diyecek
            ne yaparsın yaşam önümüze getiriyor

    • Ben // Kasım 14, 2009 8:44 pm | Yanıtla

      İnsanın olduğu yerde felsefe biter mi? sanmam
      mükemmel yoktur olsa olsa ütopya dır.

      admin tatil günü kızmaz herhalde, özgür düşüncenin olduğu yerde birazcık gevezelik yapmak bizleri rahatlatır. Kim bilir belki de karşılıksız çeklerle ilgili yeni bir açılım buluruz.

      Toplumun kalitesi için bizler daha çok çalışmalı kendimizi düşüncelerimizden başlayarak özgür kılmalıyız gibi geliyor bana gerçi çok zor çünkü insanın kendisiyle uğraşı ise uğraşların en zor olanı olsa gerek

  • Çek kanunu ile ilgili Ali Babacan haberinin detayı « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler // Kasım 14, 2009 6:06 pm | Yanıtla

    [...] Haberleşme Alanı ← Ali Babacan “pırasa keser gibi çek kesenler var” [...]

  • admin // Kasım 14, 2009 3:54 pm | Yanıtla

    bu konuda güzel bir yazıdır. okumanızı öneririm.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/06/29/gunes-dogunca-ruyalar-sona-erer/

  • admin // Kasım 14, 2009 3:28 pm | Yanıtla

    Su Tav // Kasım 14, 2009 3:25 pm | Yanıtla

    Sıra sayın Başbakan Tayyip Erdoğanda, çünkü
    Sayın Ali babacan,
    geç olmakla ( kendisinin vebali büyüktür,haksız yere hapiste yatırdıkları arkadaşlarımızla helalleşmesi lazım)
    sonunda bizle aynı görüşte.
    Sayın BaBACAN,Nihayet çağdaş uygarlık düzeyine yakışacak bir davranış gerçekleştirdi.Kendisini tebrik ediyoruz.
    GEÇTE OLSA HATASINI KABUL ETMESİ ÜLKEMİZ VE İNSANLARIMIZ İÇİN HAYIRLI OLSUN

    • admin // Kasım 14, 2009 3:30 pm | Yanıtla

      kim kimle nasıl helalleşecek bunuda anlamadım. Su abla ‘dan ilginç bir yorumdur.

      Bir çocuğun, babasını özleyerek ağlamasının karşılığını kim hangi helalleşmeyle öder ?

      • Su Tav // Kasım 14, 2009 3:44 pm | Yanıtla

        admin,
        Sayın BABACAN VE Tayyip erdoğan ve diğer
        suçlu olan taraf kendisini bi şekilde affettirmesi lazım.Ne yapacak edecek bunu halledecek.bu ona kalan birşey.Yoksa vebal boynunda kalır allah korusun ben asla böyle bir veballe yaşamak istemem.Allah korusun

    • Ben // Kasım 14, 2009 3:45 pm | Yanıtla

      Yok o kadar insafsız olmayalım…

      bu iktidar 7 yıldır sorumlu öncesindekilerin de vebali vardır…

      Ben yine de bu işi siyasiler değil Hukukçu lar çözecekler görürsünüz…

      • admin // Kasım 14, 2009 3:52 pm | Yanıtla

        benim fikrimi biliyorsunuz.

        AK parti, bu işi çözebilecek anlayışda hukukculara sahiptir. Dünya görüşü olarak kabul edemiyorlar.
        Muhalefetdeki partiler, iktidarda olsaydı daha kötü bir yasa çıkartırlardı.

        Çek yasası tamamen hukukcuların değerlendirmesi gereken bir şeydir. ekonomik dengeleri iişin içine sokmak anlamsızlıkta ısrar etmektir.

        • Ben // Kasım 14, 2009 3:58 pm | Yanıtla

          Haklısınız admin..

          bir yerler de ” 7 yıldır bu iktidarın vebalidir” demiştim..

          Diğer partiler daha fazla iktidar ya da koalisyon ortağıydılar… ve bu güne kadar da bu yasa ile ilgili yaptıkları tek şey HÜLLE yasasıdır.

          arada bir de AF çıkarmışlardır O kadar…

        • Ben // Kasım 14, 2009 4:05 pm | Yanıtla

          Bu kadar katkı da bulunduk..

          bir de şu konu da ki düşünceleri paylaşsak,

          Bankalar “Çek koçanının iade edilmemesi” davası açarlar insanlar karşılıksız çek davası ile ilgilenirken,

          yırtık…çıkar gibi, geri kalan çeklerimi ver davası başlar..

          sanki o çeklerin bankaya sorulduğu ve karşılıksız olduğunu bilmiyorlar..

          sonuçta ucu onlara batacak ya “getir çekleri” yoksa benden 450 TL alıverirler

          • admin // Kasım 14, 2009 4:07 pm

            bu davalar Sulh Ceza ‘da basit yargılamayla görüldüğü için tam bir adil yargılanma hakkı ihlali ‘dir.

  • admin // Kasım 14, 2009 3:17 pm | Yanıtla

    hukukcu // Kasım 14, 2009 3:15 pm

    işte bu sebeple kasıt olarak öne sürülen şey cezai işlemlerin ne amaçla gerçekleşitirldiği
    kasıt: planlı programlı yapılan bir iştir hukukta
    bunun mukabilinde taksir ise istem dışı anlık bir hadisedir ve cezalar ağır yada hafifletici sebepler bu iki şeye göre değişir şimdi sunulan dilekçede bunu anlatıyor; yani kasıt olarak ödeme yapacak borçlunun çeki kestiği gün için bankada bu paranın olmayacağını bilmesinin anlaşılacağı yani keşidecinin kasıtlı bu işi yaptığı, kısacası eğer dolandırıcılık ile ilgili hükümlerin tekrar ele alınması demek keşidecinin bu suçtan ceza alması demektir ve zaten 2003 yılın bu 1 ile 5 yıl dolandırıcılık hükmüne göre verilen ceza, yerini adli para cezasına bırakmıştır…

    • admin // Kasım 14, 2009 3:18 pm | Yanıtla

      2003 öncesi yargıtay kararlarında “borca batık iken çek kesmek dolandırıcılıktır” gibi bir karar vardı.

      • Ben // Kasım 14, 2009 3:27 pm | Yanıtla

        admin bir soru daha… kusura bakme ne olur?

        “Borca batık iken çek kesmek dolandırıcılıktır.”

        Yasal olmayan alacak tahsilatçıları (biz kendi aramızda mafya falan diyoruz)

        alacak tahsilatına geldiğinde borca batık olsak bile elimizde varsa bize zorla çek imzlattırdıkları ya da senet imzalattırdıkları olmuyormuydu?

        Şimdi soru..

        Bu durumda dolandırıcılık kastı varmıdır? yok mudur?

        • admin // Kasım 14, 2009 3:33 pm | Yanıtla

          bir başka ihlaldir. Kanunla gelen bir ihlaldir.

          zorla çek imzalatılsa, ispatlasanızda ödemek zorundasınız.

          ben, bu kanunun herhangi bir maddesini savunmuyorum. toplu olarak bir garabetdir.

          ben söylemiyorum. Yargıtay başkanı söylüyor.
          ben söylemiyorum Anayasa komisyonu başkanu söylüyor.

          bütün bu çarpıklıkları söyleyelim ve deşifre edelim.

          bu kanun, çıkmadığı sürece utansın insanlar.

          bir insana silahla çek imzalatsanız, o çeki ödemek zorundadır.

          • Ben // Kasım 14, 2009 3:38 pm

            ayrıca alamadığı bir malın bedelini dahi sadece çek yazdığı için ödemek zorundadır.

          • admin // Kasım 14, 2009 3:40 pm

            vadeli olduğu bilenen çek, inatla nakit havale gibi değerlendiriliyor.

            “çek nedenden ve vadeden bağımsızdır. “

          • hukukcu // Kasım 14, 2009 5:00 pm

            önceden men talimatlarının kullanılmasından sonra ilgili yasa değişti tabi ;bazıları men talimatlarını su istimal etti ,admin.

        • admin // Kasım 14, 2009 3:35 pm | Yanıtla

          sorunuzun yanıtıda şudur.

          zorla imzaladığınız ispatladığınız zaman
          -karşılıksız çek davası aksamadan sürer.
          -dolandırıcılık davası düşer.

          • hukukcu // Kasım 14, 2009 3:42 pm

            bunu ispat edemeyeceğinizi yargıtay ilgili kararında ele almaktadır sayın admin İSPATINI YAPAMAZ İSEDE DOLANDIRICILIKTAN CEZA ALABİLİRZ VE BU MAĞDURLARI DAHA BÜYÜK SIKINTIYA SOKAR..ve yasa o sebep ile adli para cezasına döndürülmüş aynı zamdada Avrupa’ya karşı hapis cezasını birinci dereceden ele almasının uyum yasaları açısından ele alınmış geçen krizlerde yargıtay bizden önceki çek borçlusu nesil için söylediklerini hatırlayalım
            YARGITAY:Çek suçlarının tarihi gelişimi ve hukuki yapısı bu şekilde irdelendikten sonra, Anayasanın 38. maddesine 9. fıkra olarak, 4709 sayılı Yasanın 15. maddesi ile eklenen “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” şeklindeki düzenlemenin kapsamı ve amacı, Meclisteki görüşmeler ve öğretideki görüşler ışığında ele alınıp değerlendirilmelidir. Anılan Yasa değişikliğinin Mecliste görüşülmesi esnasında, bir soru üzerine Anayasa Komisyonu Başkanı; “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Dördüncü Protokolünün 1. maddesi, borçlar hukuku ilişkisinden kaynaklanan borçlarını rızasıyla ödeyemeyen bir borçlunun bu yüzden hapis cezasıyla cezalandırılmasını yasaklamıştır.
            Borcun ödenmemesi, ya borçlunun mal varlığı bulunmadığı için çaresizlikten veya buna rağmen kötü niyetten olabilir. Birinci halde, yani kendi ihmal veya kusuru olmaksızın borcunu ödemekte acze düşen kişi, bu yüzden hapis cezasına çarptırılamaz, ancak, borçlunun hileyle veya kasten borcunu ifa etmekten kaçınması halinde protokolün bu hükmünden yararlanması mümkün değildir.”
            Yine bir milletvekili, “Bir diğer nokta hiç kimsenin, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünün kısıtlanamayacağıdır. Biz Adalet Komisyonunda, geçen dönemlerde çek yasasını görüştük. O sene Beyoğlu Asliye Ceza Mahkemesinde 11300 çek davası olduğunu düşünürsek ve Türkiye’deki Adliyelerin esas ceza davalarının dörtte birine yakınının çek davası olduğunu düşünürsek işte popülist yaklaşımları önlemenin tek yolu budur.”
            Konuyla ilgili görüşünü bildiren bir diğer millekvekili ise; “en önemli husus kasıt unsurudur. Kendi ihtiyarında olmaması halinde yerine getirmemişse, ona cezai yükümlülük getimiyor, özgürlüğünü kısıtlamıyoruz. Eğer kasıtlı olarak sözleşmeden doğan borcunu veya bir edimini yerine getirmemiş, yükümlülüğünü yapmamışsa elbette cezalandırılacaktır.” şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardıré

            Çek suçlarının tarihi gelişimi ve hukuki yapısı bu şekilde irdelendikten sonra, Anayasanın 38. maddesine 9. fıkra olarak, 4709 sayılı Yasanın 15. maddesi ile eklenen “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.” şeklindeki düzenlemenin kapsamı ve amacı, Meclisteki görüşmeler ve öğretideki görüşler ışığında ele alınıp değerlendirilmelidir. Anılan Yasa değişikliğinin Mecliste görüşülmesi esnasında, bir soru üzerine Anayasa Komisyonu Başkanı; “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Dördüncü Protokolünün 1. maddesi, borçlar hukuku ilişkisinden kaynaklanan borçlarını rızasıyla ödeyemeyen bir borçlunun bu yüzden hapis cezasıyla cezalandırılmasını yasaklamıştır.
            Borcun ödenmemesi, ya borçlunun mal varlığı bulunmadığı için çaresizlikten veya buna rağmen kötü niyetten olabilir. Birinci halde, yani kendi ihmal veya kusuru olmaksızın borcunu ödemekte acze düşen kişi, bu yüzden hapis cezasına çarptırılamaz, ancak, borçlunun hileyle veya kasten borcunu ifa etmekten kaçınması halinde protokolün bu hükmünden yararlanması mümkün değildir.”
            Yine bir milletvekili, “Bir diğer nokta hiç kimsenin, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünün kısıtlanamayacağıdır. Biz Adalet Komisyonunda, geçen dönemlerde çek yasasını görüştük. O sene Beyoğlu Asliye Ceza Mahkemesinde 11300 çek davası olduğunu düşünürsek ve Türkiye’deki Adliyelerin esas ceza davalarının dörtte birine yakınının çek davası olduğunu düşünürsek işte popülist yaklaşımları önlemenin tek yolu budur.”
            Konuyla ilgili görüşünü bildiren bir diğer millekvekili ise; “en önemli husus kasıt unsurudur. Kendi ihtiyarında olmaması halinde yerine getirmemişse, ona cezai yükümlülük getimiyor, özgürlüğünü kısıtlamıyoruz. Eğer kasıtlı olarak sözleşmeden doğan borcunu veya bir edimini yerine getirmemiş, yükümlülüğünü yapmamışsa elbette cezalandırılacaktır.” şeklinde açıklamalarda bulunmuşlardır

          • admin // Kasım 14, 2009 3:58 pm

            ceza hukuku’nda şüphe sanık lehine değilmidir ?

            dolandırıcılktan şikayet eden bunu ispatlamak zorundadır.

            ben böyle biliyorum.

      • hukukcu // Kasım 14, 2009 3:30 pm | Yanıtla

        BENİM YAZDIĞIM DİLEKÇEDE SEBEBP AÇIKTIR GEÇMİŞ DİLEKÇELERİN TAMAMI BU ŞEKİLDE YÜRÜLÜĞE KONMUŞTUR VERİLEN CEZA 1 İLE 5 YIL DOLANDIRICILIK İLE İLGİLİ BİR SUÇ TİPİDİR..

        • admin // Kasım 14, 2009 3:36 pm | Yanıtla

          ilginç bir durumdur.

          çek davaları, aç-kapa devam ediyor. infaz oluyor.
          dolandırıcılık davası bir yargılama gerektirir.

          • hukukcu // Kasım 14, 2009 7:42 pm

            BURDA KONUN NİTELİĞİ KARŞILIKSIZ ÇEK VEREK DOLANDIRMADIR BUNU UNUTMA! ODÖNEM İÇİN 503. MADDEDEN İŞLEME TABİYDİ BU KANUN 3167 DOLANDIRICILIK BÜRO AMİRLİĞİNİN KAPSAMI ALANINA GİRİYORDU

    • Ben // Kasım 14, 2009 3:21 pm | Yanıtla

      Kusura bakma admin biraz fazlaca yazdım ama

      kolay değil insan tahrik oluyor.

      “yani kasıt olarak ödeme yapacak borçlunun çeki kestiği gün için bankada bu paranın olmayacağını bilmesinin anlaşılacağı yani keşidecinin kasıtlı bu işi yaptığı, kısacası eğer dolandırıcılık ile ilgili hükümlerin tekrar ele alınması demek keşidecinin bu suçtan ceza alması demektir ve zaten 2003 yılın bu 1 ile 5 yıl dolandırıcılık hükmüne göre verilen ceza, yerini adli para cezasına bırakmıştır…

      şimdi bir soru geldi aklıma ..

      Alacaklı VADELİ ÇEK i aldığı gün vadesinde bu çekin karşılığının olamayacağını bilmeden mi alıyor…

      Yine güldürüyorlar bizleri… hemde ağlanacak halimize

      • admin // Kasım 14, 2009 3:25 pm | Yanıtla

        ben sizden bir şey rica edeyim.

        bu blogu yıllardır, düşüncelerime destek bulabilmek için yayınlıyorum. Buraya yazmanız, eleştirmeniz, yorum yapmanız, okumanız BANA DESTEK DEMEKTİR. Bir insan hakları mücadelesine destek demektir.

        ben bir yayını yöneterek, bu sivil girişime destek olmaya çalışıyorum. Sizde destek olun ve YAZINIZ.

        ben desteğiniz, ilginiz ve katkılarınız için teşekkür ediyorum.

      • admin // Kasım 14, 2009 3:26 pm | Yanıtla

        vadeli çek kesmek, açığa çek kesmektir. Vade gününde iki tarafda bir riski kabul etmiş olur.

        • Ben // Kasım 14, 2009 3:36 pm | Yanıtla

          İşte tam da burda sormam gerekli ….

          Her iki taraf ta biliyorsa VADELİ ÇEK te

          - Kasıt olmadığından,
          - Nakit gibi değerlendirilmemesi gerektiğinden
          - “Görüldüğünde ödenir” ilkesi bulunmadığından
          - Alan da VADELİ ÇEK suçuna ortak olduğundan

          Hiç bir şekilde veya arkadan dolanmayla (ADLİ PARA CEZASI)

          VADELİ ÇEK e HAPİS cezası verilmemlidir.

          ve … ben siyasilerden bir şey beklemiyorum…
          bir gün bir hukukçu kesinlikle bu oyunu bozacak..

          • admin // Kasım 14, 2009 3:39 pm

            nihai çözümü yargıdan bekliyorum. Bir hukuk mücadelesidir ve hukukcular sürdürecektir.

            anayasa mahkemesi, yargıtay, AIHM olabilir. fakat bir hukuk mücadelesidir.

            başlangıö olarak, yerel mahkemelerde seçilen lokasyonlarda yoğunlaşmalıdır.

  • Ben // Kasım 14, 2009 3:03 pm | Yanıtla

    Admin tekrarlarken Sayın A.Babacan’ın bir söylemini başlık yapmış.. “Pırasa keser gibi çek kesenler var”

    evet var ne olacak? Onun sahibi olduğu firma BAĞLANTI ÇEKİ – SIRA ÇEK – 30,60,90 gibi ifadelerin ne demek olduğunu bilmiyor mu?

    sattığı malların bedelini bu ifadelerle tahsil edeceğini bilmiyor mu?

    Güldürmesinler bizleri… Beklemenin ne demek olduğunu HAPİS cezalarını bizler onlardan daha iyi biliriz. Malesef ……

    • admin // Kasım 14, 2009 3:08 pm | Yanıtla

      olayın yönü değiştirilmek isteniyor. Söylemleri dikkatle izleyelim.

      çek yasası ile borç-alacak, alacak tahsilatı gibi kavramlar eşlendirilerek sulandırılmak isteniyor.

      biz basit bir şekilde muhalifiz. aynı şeyi yıllardır söylüyoruz.

      çek yasası , temel insan haklarını ihlal etmektedir.

      borç-alacak ayrı bir olaydır. çek yasası, çek ile alacakların takibini yapacak ise İİK uygulanmamalıdır.

  • admin // Kasım 14, 2009 2:56 pm | Yanıtla

    duygu // Kasım 14, 2009 1:44 pm | Yanıtla

    şimdi ali babacanın bu açıklaması çarkların terse döndüğünün bi göstergesi değilmi?adam karşılıksız çeke hapis cezası olmaz diyor..sevinmemiz gerekmiyormu,başarıyoruz sanırım bu işi,mutlu sona geliyoruz inşallah…

    Ben // Kasım 14, 2009 2:47 pm | Yanıtla

    Yok yok erkenden sevinmeyelim…

    Hele bir de Ulema ya sorsunlar… belki o başka bir şey söyler..

    mesela; “zaten Kaşılıksız çeke hapis cezası yok ki” diyebilir….

    acil demokrasi // Kasım 14, 2009 1:48 pm | Yanıtla

    evet duygu
    bu sonucu çıkarabiliriz
    ancak daha vermemiz gereken emek ve çaba var

Yorum Yapın