Yeni Çek Kanunu (5941 ) ve lehe hükümler


3167 s. Yasa KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETMEK
5941 s. Yasa KARŞILIKSIZ İŞLEMİ YAPILMASINA SEBEBİYET VERMEK ve KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEMEK

SUÇLARI3167 s. Yasanın 16/1. fıkrası; Üzerinde yazılı keşide tarihinden once veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Ancak verilecek para cezası seksenmilyardan fazla olamaz. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.  3167 s. Yasanın 16/3. fıkrası; Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine gore bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir sure için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir.

3167 s. Yasanın 16/2. fıkrası; Bu suçun , organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur.Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

5941 s. Çek Kanunu 5/1.fıkrasında; sadece, çekin karşılığını bankada hazır bulundurmamak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren gerçek kişiler hakkında uygulanacak cezai yaptırım ve bu kişilere uygulanacak güvenlik tedbiri düzenlenmiştir.

Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder.

5941 s. Çek Kanunu 5/4.fıkrasında ise; karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren gerçek kişilerin dışında (o kişiler hakkında güvenlik tedbiri 1. fıkraya göre verilecektir.) karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve çek karşılığını bankada hazır bulundurmayan gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak güvenlik tedbirleri sözkonusudur.
Güvenlik tedbirleri; soruşturma evresinde C. savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi ya da koğuşturma evresinde mahkemece uygulanacaktır.
Soruşturma aşamasında uygulanan tedbire koruma tedbiri, koguşturma aşamasında uygulanan tedbire de güvenlik tedbiri denilmektedir.

5941 s. Yasada düzenlenen güvenlik tedbiri TCK. 53. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirinden farklıdır.
5941 s. Yasada düzenlenen güvenlik tedbiri ceza mahkumiyetinin kanuni sonucu değildir. 5941 s. Yasanın 5/1. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbiri kararda açıkça gösterilmelidir. Kararda yazılmayan güvenlik tedbiri uygulanamaz ve şüphelinin lehine kazanılmış hak teşkil eder.

5941 s. Yasanın 5/ 4. fıkrasının kapsamı aynı maddenin 1. fıkrasının kapsamından daha geniştir. 1. fıkrada karşılıksız çeki keşide eden olmasa bile, çek karşılığını bankada hazır bulundurmakla görevli gerçek kişiler hakkında hem cezai hemde güvenlik tedbiri söz konusu iken, çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla görevli olmayan ancak çeki keşide eden gerçek kişi ya da adına çek keşide edilen tüzel kişi hakkında sadece güvenlik tedbiri verilecektir.

- Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü gerçek kişi hakkında; 5. maddenin 1. fıkrası uyarınca adli para cezası ve güvenlik tedbirine hükmedilmeli,
- Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü olmayan, ancak çeki keşide eden gerçek kişi, ya da hesap sahibi tüzel kişi hakkında; 5. maddenin 4. fıkrası uyarınca sadece güvenlik tedbirine hükmedilmeli,
Ve yukarıda gösteridiği şekilde iddianame düzenlenmelidir.

Diğer ceza hükümleri
Madde 7 / (6) . Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

1 – Suçun tanımı:
Yukarıdaki her iki maddenin karşılaştırılmasından da anlaşılacağı gibi;
3167 s. Yasanın 16/1. fıkrasında; “Karşılıksız çek keşide etmek” ve “lehine karşılıksız çek keşide edilmek”suç olarak tanımlanmıştır.
Karşılıksız çek keşide eden hesap sahibi gerçek kişi ve hesap sahibi gerçek kişi lehine çek keşide eden vekil veya temsilcileri, tüzelkişi temsilcileri veya vekilleri ile lehine karşılıksız çek keşide edilen tüzelkişiler hakkında aynı cezaya hükmolunur. (çek bedeli kadar adli para cezası ve bir yılla beş yıl arası çek hesabı açtırma yasağı)
Not: 31.12.2008 tarihinden sonra TCK. nun 5. 7. ve 20. maddeleri uyarınca tüzelkişiler hakkında ceza verilmemiş ve verilen cezalar ortadan kaldırılmıştır.

5941 s. Çek Kanunun 5/1.fıkrasında; çekin karşılığını bankada hazır bulundurmamak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vemek suç olarak tanımlanmıştır.
Yeni yasada; karşılıksız çeki keşide etmemiş olsa bile çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü hesap sahibi gerçek kişi veya tüzelkişi temsilcisi veya vekili cezai olarak sorumlu tutulmuştur.
Çekle ilgili olarak bankada çekin karşılığını hazır bulundurmamak suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında; (çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmamak üzere adli para cezaı ile birlikte çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına) hükmedilecektir.

Buradaki en önemli ayırım;
3167 s. Yasanın 16. maddesinde karşılıksız çek keşide edenlere ve lehine karşılıksız çek keşide edilenlere hem cezai yaptırım ( adli para cezası) hem de tedbir (çek hesabı açma yasağı) öngörülmüş iken,
5941 s. Yasanın 5/1. fıkrasında, sadece çek karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü olanlara hem cezai yaptırım (adli para cezası) hem de tedbir ( çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı) öngörülmüş, buna karşın karşılıksız çek düzenleyenlere (bankada çek karşılığını bulundurma yükümlülüğü olmayan) ve adına karşılıksız çek düzenlenen gerçek ve tüzelkişilere ise sadece tedbir (çek düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı) öngörülmüştür.

2 – Suçun faili:
A – ) 3167 s. Yasada;
a – Karşılıksız çeki keşide eden gerçek kişi,
b- Lehine çek keşide edilen gerçek veya tüzelkişi,
Suçun failidir.
Karşılıksız çeki keşide eden gerçek veya tüzelkişi temsilcisi veya vekilinin, çekin ibraz edildiği tarihte çek keşide etme yetkisi sona ermiş, ya da şirketteki hisselerini devretmek suretiyle şirket yönetiminden ayrılmış olsa bile cezai sorumluluğu devam etmektedir.
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan fail olanlar hakkında “ çek bedeli kadar adli para cezası ve çek hesabı açtı yasağı” tedbirine hükmedilir.

B – ) 5941 s. Çek Kanunu:
1- 5941 s. Çek Kanunu 5. maddesinin 1. fıkrasına gore suçun faili;
Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü gerçek kişi,
Bu kişi, karşılıksız çeki keşide etmiş olsun veya çeki keşide etmemiş olsun suçun failidir. Bu kişiler hakkında “adli para cezasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına” hükmedilecektir.

1. fıkradaki suçun failleri 5. maddenin 2. fıkrasında sayılmıştır.
Madde 5/2.- Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.

Çeki keşide eden kişi ibraz tarihinde; şirketteki hisselerini devretmiş ya da şirketteki görevinden ayrılmış ise cezai yönden sorumluluğu bulunmamakla birlikte hakkında güvenlik tedbiri verilecektir.
Ayrıca, hesap sahibi gerçek kişinin hesabından yasaya aykırı olarak vekil veya temsilcisi tarafından çek keşide edilmesi halinde, hesap sahibi gerçek kişi hakkında ceza ve tedbir kararı verilecek, yasaya aykırı olarak çek gerçek kişi adına açılmış banka hesabından çek keşide eden vekil veya temsilci hakkında ise, sadece tedbir kararı verilecektir.

2- 5941 s. Çek Kanunu 5. maddesinin 4. fıkrasına göre fail;
Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla yükümlü olmadığı halde karşılıksız çek düzenleyen (gerçek ya da tüzekişi temsilcisi veya vekili, adına çek düzenlenen tüzelkişi faildir. Bu kişiler hakkında sadece, güvenlik tedbiri kararı verilebilecektir. (çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı)

Yeni Çek Kanununun 5/3. fıkrasına göre; hesap sahibi gerçek kişi, adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Ancak hesap sahibi gerçek kişi, adına vekili veya temsilcisi çek keşide etmişse hesap sahibi hukuki ve cezai yönden sorumludur. (5/3- son cümle) Gerçek kişi adına çek keşide eden vekil veya temsilci hakkında adli para cezasına hükmedilmeyecek, sadece tedbir kararı verilecektir.

3 – 5941 s. Çek Yasanına göre, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçu:

a- Şikayete bağlı suçlardandır. (5/1. m.)

b- Şikayet hakkı çeki elinde bulunduran hamile aittir. (5/1. m.)
Hamil; emrine çek keşide edilmek veya çekin arkasında ciro silsilesine uygun cirosu bulunmak veya çeki bankaya ibraz etmek suretiyle haklı olarak çekin hamili olduğunu kanıtlamalıdır. İbraz eden hamilin dışında, ciro silsilesine uygun olarak geri dönüş cirosuyla çeki elinde bulunduran hamilinde şikayet hakkının bulunduğu kanaatindeyim.
Not:: Yasanın gerekçesinde; Yasakoyucu, hem hamilden hemde ibraz eden hamilden bahsetmek suretiyle ibraz eden hamili diğer hamillerden ayırmıştır. 5. maddenin 1. fıkrasında şikayet hakkı hamile tanınmıştır. Sadece ibraz eden hamile değil.

c- Şikayet süresi altı aydır. (TCK. nun 73/1. m.)

d- Şikayet hakkının başlangıç tarihi, çekin bankaya ibraz edilidiği ve banka tarafından karşılıksız işlemi yapıldığı tarihtir.

e- Karşılıksız çek keşide etmek suçlarında yetkili mahkeme Sulh Ceza Mahkemesidir.
Bu davalar;
1- Çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği,
2- Çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer,
3- Hesap sahibinin yerleşim yeri,
4- Şikâyetçinin yerleşim yeri,
Mahkemesinde görülür. (5/1. m)

f- Karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalarda CMK. nun;
1- kamu davasının açılmasının ertelenmesine,
2- hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
3 -Ön ödemeye,
4- Uzlaşmaya, (CMK. 253/3.m.)
İlişkin hükümleri uygulanmaz. Çek Kanunu madde 5/11.)

g- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar 3167 s. Kanuna gore karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalar Asliye Ceza Mahkemelerinde yürütülüp sonuçlandırılır.(GEÇ. M. ¼..)

4 – 5941 s. Çek Yasası yürürlüğüne girmeden önce işlenen karşılıksız çek keşide etmek suçlarında lehe yasa uygulaması:

A – Hesap sahibi gerçek kişi:

a- Çekin, bizzat hesap sahibi gerçek kişi tarafından keşide edilmesi veya adına vekili veya temsilcisi tarafında çek keşide edilmesi;

Her iki yasaya göre de; çeki keşide eden hakkında adli para cezası ve tedbire hükmedilecektir.
Ancak; 3167 s. Yasada kısmi ödeme nedeniyle çek bedelinden daha az adli para cezasına hükmedilmesi söz konusu olmadığı halde yeni Çek Kanununda kısmi ödeme nedeniyle çekin karşılıksız kalan kısmı kadar yani çek bedelinden daha az bir miktar adli para cezasına hükmedilebilecektir. (Not: Bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın ödenip ödenmediği araştırılmalıdır. Kanımca; hüküm verilinceye kadar çeke ilişkin olarak keşideci tarafından hamile yapılan ödemeler de adli para cezasının tayininde gözönüne alınmalıdır.)

1 – Kısmi ödeme varsa yeni yasa daha lehedir. Çek bedelinden daha az bir adli para cezasına hükmedilmesi mümkündür.

2 – Kısmi ödeme yoksa; 3167 s. Yasa lehedir. Zira; adli para cezası her iki yasada da aynı miktarda olacağından her iki yasada düzenlenen tedbire bakmalıyız. 3167 s. Yasada tedbir olarak sadece “çek hesabı açtırma yasağı” öngörülmüş iken yeni Çek Kanununda “çek
düzenleme ve çek hesabı açtırma yasağı” öngörülmüştür. Bu nedenle; adli para cezasının eşit olması halinde 3167 s. Yasada düzenlen tedbir yeni çek kanununda düzenlenen tedbirden daha lehedir.

b- Vekil veya temsilcinin hesap sahibi gerçek kişi adına çek keşide etmesi:
Yeni Çek Kanunu lehedir.
Zira, yeni Çek Kanununda hesap sahibi gerçek kişi adına çek keşide eden vekil ve temsilci hakkında adli para cezasına hükmedilemez. 5. maddenin 4. fıkrasına gore; gerçek kişi temsilcisi veya vekili hakkında çeki keşide etmesi nedeniyle sadece koruma ya da güvenlik tediri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” verilebilir. (Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. “Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi hâlinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.” (5/3. m.)

B- Hesap sahibi tüzel kişi:

3167 s. Yasanın 16/2-3. fıkralarında hesap sahibi tüzel kişi hakkında çezai sorumluluk öngörülmüş, ancak; TCK. nun 5. ve 7. maddeleri gereği genel hükümlerin özel ceza kanunlarında da uygulanması nedeniyle tüzelkişinin sorumluluğu 31.12.2008 tarihinden sonar ortadan kaldırılmıştır. Bu nedenle; hesap sahibi tüzel kişi suçun faili değildir.

a- Yeni Çek Kanununda hesap sahibi tüzel kişi hakkında cezai sorumluluk öngörülmemiş Ancak, 5. maddenin 4. fıkrasına gore hesap sahibi tüzel kişi hakkında sadece koruma ya da güvenlik tediri olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” verileceği
öngörülmüştür. Bu nedenle; ne adli para cezası ne de tedbir hükümleri uygulanmayan 3167 s. Yasa lehedir.
b- Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla görevli tüzelkişi temsilcisi veya vekili;
Çekin karşılığını bankada hazır bulundurmakla görevli tüzelkişi temsilcisi veya vekili her iki yasaya gore de; hem çek bedeli kadar (karşılıksız kalan kısmından az olmamak üzere) adli para cezası hem de tedbirle sorumludur.
Bu kişiler hakkındaki lehe kanun uygulaması hesap sahibi gerçek kişiler gibidir. Kısmi ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmalıdır.

c- Çekin karşılığını bankada hazır bulundurma yükümlülüğü olmayan keşideci tüzelkişi temsilcisi veya vekili hakkında 5941 s. yeni Çek Yasası yasası lehedir.
Çekin ibrazı tarihinde karşılığını bankada hazır bulundurma yükümlülüğü olmayan ve halen yetkisi devam eden keşideci tüzelkişi temsilcisi veya vekili ya da herhangi bir
şekilde tüzelkişi ile ilişkisi kesilmiş olan keşideci tüzelkişi temsilcisi veya vekili hakkında adli para cezası verilemez, sadece, tedbire hükmedilebilir. Halbuki; 3167 s. Yasaya gore tüzelkişi adına çek keşide eden temsilci veya vekiller hakkında çek bedeli kadar adli para cezası ve çek hesabı açtırma yasağı verilmekteydi.

C- Miktarı seksenbin Türk Lirasından fazla olan çekler;

3167 s. Yasanın 16/1. fıkrasına göre; her bir çek yaprağı için verilecek adli para cezası seksenbin liradan fazla olamayacak, ancak yeni Çek Kanununun 5/1. maddesine göre de; herbir çekle ilgili olarak azami binbeşyüz güne kadar adli para cezası verilebilecektir. Binbeşyüz gün adli para cezası asgari hadden (20 TL) adli para cezasına dönüştürüldüğünde otuzbin TL adli para cezası verilebilecek, azami hadden (100 TL) adli para cezasına dönüştürüldüğünde yüzellibin TL adli para cezası verilebilecektir.
Miktarı fazla olan (30.000 TL fazla) çeklerde; hakim, her iki yasaya göre de hüküm kurmalı ve hangisi lehe ise o yasayı uygulamalıdır.
Ancak; 5941 s. Yasanın 5/1. maddesine göre verilecek adli para cezası çekin karşılıksız kalan kısmından az olamayacağında, karşılıksız kalan kısmı 80.000 TL nin üzerinde olan çeklerde her halukarda 3167 s. yasanın 16. maddesi lehedir.

D- 3167 s. Yasanın 16/1-son cümlesine gore mükerrir olanlar;

Yeni Yasada mükerrirlere hapis cezası öngörülmediğinden yeni Çek Kanunu lehedir.

E- Vadeli çekin önceden ibrazı;

5941 s. Çek Kanununun 3167 s. Kanundan ayrıldığı en önemli husus; İleri tarihli (vadeli) çeklerin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibrazı halinde karşılıksız çek keşide etmek suçunun oluşmayacağı hususudur. (not: Bu Yasanın yürürlüğünden önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çekler hakkında açılan soruşturma ve koğuşturmaların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Zira, önceden ibraz halinde suç oluşmamaktadır.)

3167 s. Yasaya göre; yasada belirtilen sürede şikayet hakkının kullanılması kaydıyla çekin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce bankaya ibrazı halinde karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmaktadır.
28.02.2009 tarihli R.Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 5838 s. Yasa ile 3167 s. Yasaya eklenen “GEÇİCİ 2. MADDE: “31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” Hükmü getirilmiştir.

Yeni Çek Kanununun Geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ile 3167 s. Yasaya eklenen GEÇİCİ 2. maddeye benzer hüküm getirilmiştir. 5941 s. Yasa “GEÇİCİ MADDE 1/5.: “31.12.2011 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.”
Her iki Geçici Maddedeki düzenlemenin, tarihler dışında bire bir aynı olduğu görülmektedir.
3167 s. Yasanın “GEÇİCİ 2. maddesi, yasanın yürürlük tarihinden 31/12/2009 tarihine kadar uygulanacak, Yeni Çek Kanununun Geçici 1. maddesinin 5. fıkrası ise 31.12.2011 tarihine kadar uygulanacaktır. Her iki geçici madde de belirli süre uygulanacak, yeniden uzatılmazsa belirlenen sürenin sonunda madde ortadan kalkacaktır.

3167 s. Yasanın uygulamasında; çekin, üzerinde yazan keşide tarihinden önce muhataba ibraz edilmesi halinde, hamilin bu çekle ilgili hukuki haklarını kullanmasına engel teşkil etmediği ve T.T.K. na göre çekin üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibrazın geçerli olduğu, 3167 s. Yasaya göre karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmasa da, T.T.K.nu, İ.İ.K. nu ve diğer kanunlara göre hamilin çekten doğan haklarını hukuki yönden takibinin mümkün olduğu görüşü kabul edilmiştir.
Her iki geçici madde birlikte düşünüldüğünde, 28.02.2009 tarihinden itibaren 31.12.2011 tarihine kadar keşide edilen çeklerin üzerinde yazan keşide tarihinden önce ibraz
edilmesi halinde karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmayacaktır.

3167 s. Yasanın GEÇİCİ 2. MADDE’sinin 28.02.2009 tarihinden önce ibraz edilen çekler hakkında uygulanıp uygulanmayacağı, yani geçici 2. maddenin daha önce işlenen karşılıksız çek keşide etmek suçlarında uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Yargıtay 10. C.D. ilamı aşagıya alınmıştır.

“Yargıtay Yüksek 10. C. D. nin 17.09.2009 tarih ve Esas No : 2009/12591
Karar No : 2009/14476 sayılı ilamı:

Madde gerekçesinde ise, “Madde ile; belirli bir süreyle çekin, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilerek ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır.” açıklaması yapılmıştır.
Madde metninden ve gerekçeden de anlaşılacağı üzere; söz konusu hükümle, 28.02.2009-31.12.2009 tarihleri arasındaki belirli ve geçici sürede, yaşanmakta olan ekonomik kriz nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin ve güvensizliğin bir sonucu olarak, ellerinde bulunan ileri tarihli çekleri vadesinden önce bankaya ibraz edenlerin önüne geçilip; piyasadaki para dolaşımının sürekliliğinin sağlanması ve ticari yaşamda ortaya çıkan sorunların, mağduriyetlerin bir ölçüde önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Bu düzenleme uyarınca, muhatap banka tarafından, 28.02.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında ibraz edilen ileri tarihli keşide edilmiş çekler için herhangi bir işlemin; dolayısıyla, karşılığı bulunmayan çekler yönünden de 3167 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddelerinde öngörülen işlemlerin yapılması olanaklı değildir. Böylelikle, Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesi, belirtilen zaman aralığında uygulanamayacaktır.
Belirtilen düzenlemenin, 3167 sayılı Kanun’un 16. maddesinde öngörülen karşılıksız çek keşide etmek suçu yönünden değerlendirilmesi durumunda aşağıdaki sonuca varmak gerekir.
5838 sayılı Kanun’la 3167 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. madde hükmü, sadece 28.02.2009 – 31.12.2009 tarihleri arasında uygulanacağından; ileri tarihli düzenlenip de belirtilen tarihler arasında vadesinden önce bankaya ibraz edilen ve ibraz tarihi itibariyle karşılığı bulunmayan çekler yönünden, muhatap banka şubesince karşılıksız işlemi yapılamayacağından ve yapılsa bile bu işlem geçersiz olacağından, bu tarih itibariyle karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmayacak, ancak, keşide tarihinden itibaren işleyecek yasal ibraz süresi içerisinde ibraz edilip, karşılığının bulunmaması durumunda suçun oluşumu söz konusu olacaktır.
28.02.2009 tarihinden önce, üzerinde yazılı keşide tarihi gelmeden ibraz edilen ileri tarihli çekler hakkında ise, 3167 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin bu dönemde uygulanmaması nedeniyle, çekin bankaya ibrazı olanaklı olup, karşılıksız işlemi yapılması gerektiğinden; bu tarihten önce işlenen suçlara ilişkin kesinleşmiş mahkûmiyetler ile sürmekte olan davalar yönünden, sanık lehine düzenleme kabul edilerek 5237 sayılı TCK’ nın 7. maddesinin uygulanması olanaklı olmadığı gibi; 31.12.2009 tarihinden sonra, Türk Ticaret Kanunu’nun 707. maddesi uygulanmaya devam edeceğinden, karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşacaktır.
Bu açıklamalara göre somut olay incelendiğinde; “05.04.2006” tarihinde ileri tarihli olarak düzenlenen suça konu çekin, keşide tarihinden önce “10.03.2006” tarihinde ibraz edildiği ve bu tarihte karşılığının bulunmadığı; bu tarihin, 5838 sayılı Kanun’la 3167 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddenin uygulandığı döneme rastlamadığı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup; kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ADANA 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2009 tarihli ve 2009/201 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’ ın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince BOZULMASINA”

Bu ilamdan anlaşılacağı gibi; 3167 s. Yasanın geçici 2. maddesi geriye yürümeyecek ve 28.02.2009 tarihinden önce ibraz edilen çeklerde uygulanmayacaktır.

Geçici MADDE 1. 5. fıkrasında benzer hüküm bulunan 5941 s. Çek Kanunu nasıl uygulanacaktır?
Yeni Çek Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çekler hakkında uygulanacak mıdır?
Eğer, sadece yeni Çek Kanununun geçici 1/5. maddesinin dışında başka bir hüküm bulunmasaydı ilamdaki görüşe itibar etmek mümkün olurdu, ancak; yeni Çek Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında” denilmek suretiyle suçun oluşumunu çekin üzerinde yazan keşide tarihinden sonra ibraz edilmiş olması şartına bağlamıştır.
Bu nedenle; 5941 s. Yasa yürürlüğe girmeden önce üzerinde yazan keşide tarihi gelmeden ibraz edilen çeklerle iligili karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan soruşturma ve  koğuşturmaların 5237 s. TCK. nun 5. ve 7. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Vadeli çeklerin önceden ibrazı halinde 5941 s. Çek Kanununun 5/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Vadeli çeklerin önceden ibrazı yeni Çek Kanununda suç olarak düzenlenmemiştir. Suç olmaktan çıkartılmıştır.

5 – Çekin unsurları:
Çekin unsurları T.T.K. nun 692. maddesinde sayılmıştır.
Unsurlarından herhangi birinin bulunmaması halinde T.T.K. 693/1. maddesine göre; belge çek sayılmaz.
Ancak, 08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 s. Yasa ile değişik 3167 s. Yasanın 3. maddesi ile 31.07.2003 tarihinden sonra keşide edilen çeklerde vergi kimlik numarası T.T.K. 692. maddesinde sayılan unsurlara ilave unsur olarak getirilmiştir.
31.07.2003 tarihinden sonra keşide edilen çeklerde vergi kimlik numarasının bulunmaması halinde 3167 s. Yasanın 16/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etmek suçu oluşmamakta, ancak bu durum T.T.K. – İ.İ.K. vs. kanunlar yönünden alacaklının hukuki haklarını kullanmasına engel olmamaktaydı.
Yeni Çek Kanununun 2/7. fıkrasında; T.T.K. nun 692. maddesinde sayılan unsurlara ilave olarak çekin üzerinde bulunması gereken bilgiler sayılmış, ancak; 2/9. fıkrası ile “Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin bu maddede yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez.” Hükmü getirilmiştir.
Yeni Çek Kanunu yürürlüğe girinceye kadar keşide edilen çeklerde vergi kimlik numarası çekin unsuru olarak aranacak, yasanın yürürlüğe girmesinden sonra keşide edilen çeklerde ise ne vergi kimlik numarası ne de 2/7. fıkrada sayılan diğer bilgilerin bulunmaması çekin geçerliliğini etkilemeyecektir. Çekin asli unsurları, TTK. nun 692. maddesinde sayılan unsurlardır.
3167 s. Yasa yönünden çekin geçerliliğini etkileyen vergi kimlik numarası yönünden 3167 s. Yasa lehedir.

6 – CMK. 195. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı :

08.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4814 s. Yasanın 16. maddesiyle 3167 s. Yasanın 16. maddesine eklenen 16/b. fıkrası ile; karşılıksız çek keşide etmek suçlarından yapılan yargılamalarda 1412 s. C.M.U.K. nun 225. maddesinin uygulanabileceği hükmü getirilmiş idi.
Bu hükme dayanarak C.M.U.K. 225. maddesi ve daha sonra yürürlüğe giren CMK. nun 195. maddesine göre ihtarlı davetname tebliğ edilmek suretiyle sanık gelmese bile duruşma yapılabilmekte ve sanığın yokluğunda hüküm kurulabilmekteydi.

Ancak; 3167 s. Yasanın 16/b. fıkrasındaki bu hükme benzer bir düzenlemeye 5941 s. çek kanunu yer verilmemiştir.

CMK. nun 195. maddesinin, yeni çek kanunu tasarısının 5/1. maddesinde düzenlenen karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet vermek suçlarından açılan davalarda uygulanamayacaktır. Zira, CMK. nun 195. maddesi kısıtlayıcı bir hüküm içermektedir, güvenlik tedbirleri hakkında da uygulanacağı hususu madde metninde açıkça gösterilmemiştir.
Bu hüküm, usul hükmü olduğundan geçmişe dönük uygulanamaz. Yasanın yürürlüğünden önce açılan davalarda şüphelinin, usulüne uygun olarak davet edilmesine rağmen gelmediği hallerde, yeniden savunmasının alınması gerekmez. Ancak; ihtarlı davetname şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilememiş ise ve bu arada yeni yasa yürürlüğe girmiş ise şüphelinin savunması alınmalıdır. Yeni Çek Kanunu yürürlüğe girdikten sonra Çek Kanununun 5/1. maddesine göre açılan davalarda CMK. 195. maddesinin uygulanamaz.

7 – Uyarlama yargılamaları:

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalarda uyarlama yargılamaları duruşmalı yapılmalı, kısmi ödeme bulunup bulunmadığı, miktarı, tüzelkişi temsilcileri ve vekillerin çekin karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olup olmadığı veya temsilcilik ya da vekillik görevlerinin devam edip etmediği vs. hususlar araştırılmalıdır.

3167 s. Yasada kusursuz sorumluluk söz konusu iken 5941 s. Yasanın 5. maddesinde kusurlu sorumluluk öngörülmüştür.
Karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet vermek suçunun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak, yani en azından taksirle, ilgili çek hesabında bulundurulmaması gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsîliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığım ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.
Şüphelinin, “çekin karşılığını elimde olmayan nedenlerle bankada hazır bulundurmadım” yönündeki savunması araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Uyarlama yargılamaları sonunda verilen kararların, itiraza mı? yoksa temyize mi? tabi olduğu hususu tartışmalıdır.
Ağırlıklı bir görüş; bu suçlardan yapılan uyarlama yargılamaları, duruşmalı olarak yapılsa bile itiraza tabi olduğunu savunmaktadır.

8 – MADDE 3:

İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası

3. Maddede, çekin muhataba ibrazı, banka tarafından çekin bedelinin ödenmesi, çekin karşılıksız olduğunu tesbiti ve karşılıksız kalan kısım için gecikme cezası düzenlenmiştir.

Maddenin 1. fıkrasında, çek bedelinin nasıl ödeneceği, 2. ve takip eden fıkralarda karşılıksız işleminin nasıl yapılacağı ve bankanın sorumlu olduğu miktar belirtilmiştir.
Karşılıksız işlemi 2. 3. 4. 5. ve 6. fıkralara göre yapılacaktır.
Karşılıksız işlemi yapılabilmesi için;
a- Çekin, üzerinde yazan keşide tarihine göre kanuni ibraz süresi içerisinde ibraz edilmesi,
b- Hamilin, karşılıksız işlemi yapılmasını talep etmesi,
c- Çekin arkasına, ibraz tarihi, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar, ibraz eden kişinin ya da tüzelkişi temsilcisinin adı soyadının yazılması,
d- Çekin arkasının hamille birlikte banka görevlisinin de imzalaması,
Gerekir.
İbraz eden, çekin arkasını imzalamaktan kaçınırsa karşılıksız işlemi yapılmaz.
Çekin arkasında; Banka tarafından ödenen miktar çek bedelinden düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir.
Banka tarafından ödenen miktar; hesap sahibinin banka hesabında bulunan parası + bu miktar yetmediğinde bankanın yükümlülüğü gereği (en çok 600 TL) ödemekle yükümlü olduğu miktardır.
Hamilin, kısmi ödemeyi kabul etmemesi halinde; ibraz tarihi ve ödememe nedeni çekin arkasına yazılması ve hamille banka görevlisinin birlikte imzalamaları suretiyle karşılıksızdır işlemi yapılır ve onaylı fotokopisi bankada saklanarak çekin asli hamile geri verilir. (Mad. 3/5-2.)
Hesapta hiç para bulunmaz ve hamil bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarı kabul etmesi durumunda da çek aslı hamile geri verilir. 5/2. maddeye göre; bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar karşılıksız işleminde göz önüne alınmaz.

5941 s. Çek Yasasına göre; çeklerde, hamilin kısmi ödemeyi kabul edip etmemesine göre karşılıksız işlemi yapılmaktadır.
1 – Hamilin kısmi ödemeyi kabul etmesi halinde ibraz ve karşılıksız işlemi:
3. maddenin 4.ve 6. fıkralarına göre karşılıksız işlemi yapılacaktır.
Örnek;
A- ) Hesap bakiyesi sıfır, hesap sahibinin hesabında hiç para yok;
a- Çek bedeli 600 TL veya daha az,
Banka, 600 TL yi geçmemek üzere çek bedelini hamile ödeyecek ve karşılıksız işlemi yapılmayacaktır.
b- Çek bedeli 1.000 TL,
Banka, yükümlülüğü gereği 600 TL yi hamile ödeyecek, 400 TL için karşılıksız işlemi yapılacaktır.
c- Çek bedeli 1.500 TL,
Banka, yükümlülüğü gereği 600 TL yi hamile ödeyecek, 900 TL için karşılıksız işlemi yapılacaktır.

B – ) Banka hesabında 500 TL bulunmakta olsun,
a- Çek bedeli 600 TL.
Banka hesapta bulunan 500 TL yi + ödemekle yükümlü olduğu miktardan 100 TL yi ödeyecek ve karşılıksız işlemi yapılmayacaktır.
b- Çek bedeli 1.000 TL,
Banka, hesapta bulunan 500 TL + yükümlülüğü gereği 400 TL yi hamile ödeyecek karşılıksız işlemi yapılmayacaktır
c- Çek bedeli 1.500 TL,
Banka, hesapta bulunan 500 TL + yükümlülüğü gereği 600 TL yi hamile ödeyecek, karşılıksız kalan 400 TL için karşılıksız işlemi yapılacaktır.

2 – Hamil tarafından kısmi ödemenin kabul edilmemesi halinde (hesapta bulunan para+bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar) ibraz ve karşılıksız işlemi;
3. Maddenin 5. ev 2. fıkraları uyarınca; karşılıksız işlemi yapılacaktır.
Örnek;
Çek bedeli 10.000 TL olduğu halde banka hesabında 500 TL bulunmaktadır. Hamil kısmi ödemeyi kabul etmedi. Bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında sadece bankada bulunan miktar çek bedelinden düşülecek ve 9.500 TL olarak karşılıksız işlemi yapılacaktır. Burada bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar (600 TL) karşılıksız işleminde göz önüne alınmayacaktır.

Önemli not:
1- Hamil tarafından kısmi ödemenin kabul edilmesi halinde;
Banka, karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra çekin arka ve ön yüzünün onaylı fotokopisini ibraz eden hamile verir, çekin aslı banka tarafından muhafaza edilir. Çek aslının mahkeme veya icra dairesi tarafından istenmesi halinde bu mercilere gönderilir.
2- Hamil tarafından kısmi ödemenin kabul edilmemesi halinde (hesapta bulunan para+bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktar);
İbraz tarihi ve ödememe nedeni çekin arkasına yazılır ve hamilin imzası alınmak suretiyle çekin aslı hamile geri verilir, onaylı fotokopisi bankada saklanır. Bu durumda karşılıksız işlemi 2. fıkraya göre yapılır.

9 – GEÇİCİ MADDE 2:

5941 s. Yasanın 5. maddesine göre soruşturma ya da koğuşturma yapan C. Savcısı ya da mahkemenin; aynı yasanın GEÇİCİ 2. maddesine göre, 01.04.2010 tarihine kadar tarafların anlaşma ya da taahhütname vermelerini beklemesi gerekmez. Geçici 2. madde hiç yokmuş gibi soruşturma ya da koğuşturmaya devam edilir.

Anlaşma ya da taahhütname verilmesi halinde geçici 2. madde uygulanır, verilmezse uygulanmaz.

Anlaşma ya da taahhütname vermek taraflar için zorunluluk değildir. Taraf, anlaşma ya da taahhütnameyi isterse verir, istemezse vermez. C. Savcısı ya da mahkemenin, tarafların isteğine bırakılmış bir eylemin gerçekleşmesini beklemesi söz konusu olamaz.

3167 s. Yasanın 16. maddesine göre; soruşturması ya da koğuşturması devam eden davalarda veya bu yasaya göre kesinleşmiş hükümlerde keza tarafların anlaşma veya taahhütname sunmalarını beklemek gerekmez. Soruşturmaya veya koğuşturmaya devam edilmeli veya hüküm infaza verilmelidir. İnfaza verilen hükümlerinde, anlaşma veya taahhütname verilinceye kadar infaza devam edilmelidir.

5941 s. ÇEK KANUNU ve 3167 S.Y. 13/1. mad.
Çek karnelerini aide etmemek

3167 s. Yasanın 13/1. maddesinde; Banka tarafından yapılan ihtara rağmen çek defterlerini bankalara geri vermeyenler hakkında adli para cezası öngörülmekte idi. Yeni çek kanununun 5/6.fıkrasında;hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlü tutulmuş, ancak; çek karnelerini bankaya iade etmeyenler hakkında herhangi bir cezai yaptırım öngörülmemiştir.

Bu nedenle; TCK. nun 5. ve 7. maddelerine göre lehe yasa uygulaması gereği, yeni çek kanununda; çek defterlerini ilgili bankalara geri vermeyenler hakkında cezi yaptırım öngörülmediğinden ve bu yükümlülük yasada suç olarak düzenlenmediğinden, 3167 s. Yasanın 13/1. maddesi uyarınca açılmış bütün soruşturma ve koğuşturmaların düşürülmesi ve verilmiş mahkumiyet kararlarının da ortadan kaldırılması gerekmektedir. güncelleme: o4.01.2010

Tayyar Cem ERALP
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı

http://hukukro.wordpress.com/  adresinden alıntıdır.

About these ads

264 responses to “Yeni Çek Kanunu (5941 ) ve lehe hükümler

  1. mermerhaba ben de bişey soracağım ben 06.02.2013 de bir firmaya %44 hissesini aldım.şirker müdürü değilim fakat şirketin şu an 170 bin tl vurulmuş çeki var ama ben ay sonu şirketi devredeceğim buçeklerden ben sorumlu olurmuyum..

  2. Am xavi Gerad jude, Aiicco inssurance plc bir temsilcisi.
    Size bir kredi ihtiyaci varsa bugün e-posta yoluyla bugün bize ulasin, istediginiz kredi ile size yardimci olabilir:
    (xavigeradloanfirm@yahoo.com)
    Yilbasi kredileri% 3 faiz orani sadece avelable vardir. Ciddi basvuran, ancak daha fazla bilgi için irtibata geçiniz. Biz renging krediler
    sunuyoruz
    3000 sadece US $ Euro ve pound 50,000.000 için.
    Biz dahil kredi her türlü teklif
    Bireysel krediler:
    Isletme Kredileri:
    Ögrenci Kredileri:
    Insaati krediler:
    Ev kredileri:
    Is expandsion krediler:
    Borç konsolidasyonu kredi:
    Biz hizli ve dinamik test edilmis ve güvenilir bulunmaktadir.
    Daha fazla bilgi için (xavigeradloanfirm@yahoo.com): E-posta Iletisim.

    Sr Gerad jude görüyoruz.

  3. Merhabalar X Firmasından aldığım çek tutarı 30000 TL Firma Adana Firması Ben Ankara Firmasıyım. Çek Vadesi 30.04.2013 şimdi bu çeki bankaya götürdüm hesap musait değil dedi. Yasalara Göre şu an çeki yazdırma olanağım varmı yoksa mesai bitiminimi beklememiz gerekiyor. ?

  4. Sayın hukukçu benimde bir problemim var yardımcı olabilirseniz sevinirim.2005 yılında alışverişimiz olan bir firmaya 6000tl.lik çek vermiştim.İşlerim bozuldu ve çeki gününde ödeyemedim.Daha sonra avukataa intikal etti.avukatlarına peyder pey 5500tl.ödedim.dekontlarınıda aldım.Daha sonra dekontları kaybettim.Hakkımda ceza davası açmışlar avukatlarına tekrar dekont vermelerini söyledim veremiyeceklerini söylediler.Mahkemede bir tiyatro oynandı o detaya girmeyeceğim.Hakime 5500 tl.ödediğimi söyledim.Karşı tarafın avukatına doğrumu dedi oda evet arkadaş büromuza gelişp gidiyor ama dosyasını diğer av.arkadaşım takip ediyor kaç para getirdi bilmiyorum dedi hakim beyde daha önceden kararlaştırılmış olan çek bedeli kadar cezayı yapıştırdı.demedi ki kardeşim o halde kaç para aldığınızı öğreninde bildirin filan da deme nezaketinde zahmetinde dürüstlüğünde adilliğinde ne derseniz deyin bulunmadı.Duruşmaya geliyorsun kaç para aldığınızı neden öğrenmeden geliyorsunuz demedi nedenini hiç merak etmiyorum.çünkü neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum onları Allaha havale ediyorum.Temyiz için dilekçeyi havale için odasına girdiğimde neden duruşmada söylemedin diye birde benimle dalga geçti yargıtayda bir güzel onadı.Ne yapmam gerekir yardımcı olursanız memnun olurum.saygılar

  5. merhaba ben bir konuda bilgi almak istiyorum mümkünse diyelim ki ben 9 ay önce bir çek kestim şirket yetkilisi durumdayken haliylede imza bana ait ama çeki kestikten sonra 3 hafta sonra askeri gitmem sebebiyle şirketi devrettim 6 ay vadeli bu çekin sorumlusu kimdir Şirketi devrederkende alacağıyla ve borcuyla devrettim şimdiden teşekkür ederim

    • sorumlu şirket ortaklarının hepsi ve mali işler müdürü. kısaca şirketi sizden devralan kişiler ve şirketin mali işlerden sorumlu müdürü.

  6. PEKİ ALACAKLI NE OLACAK ?

    Bu soruyu bugüne kadar TBMM’nde kimler soruyordu hatırlıyorsunuz, değil mi ?

    Şimdi de kim olduğu belirsiz bir kişi bu soruyu sorarak safını belli etti.

    Bu kim olduğu belirsiz kişi o kadar mühim bir şahsiyet ki Bay Rahmi Ofluoğlu’nu muhtelif özelliklerinden dolayı “..dava yönetmenliğini DERUHTE etmesi için temsilen , dernek işlerinide yönettmesi açısından kendisini temsilci olarak uygun gördük…!” diyor.

    Yani bir kişi de değil, birden çok kişi. Baksanıza “biz” diyor “uygun gördük”. Kim bu kişiler ? Bay Volkanım, Bayan Dilek, Bay Hukukçu ve diğer alter egolar mı?

    Yoksa garantili çek reklamı yapmaya çalışan bankalar mı ?

    Siz kimsiniz ? İn misiniz ? Cin misiniz ?

    Bu arada hala cevap veremediğiniz aşağıdaki sorularıma yanıt verebilecek misiniz ?

    Muhterem APC/Çek Mağdurları ! Lütfen yazılanları iyi okuyunuz.

    Saygılar,

    • *************************************************************************************
      SORULAR BELLİ VE ÇOK BASİT :
      1. Garantili çekin uygulanması için bir garanti fonu gerekiyor mu, gerekmiyor mu ? Gerekiyorsa bu fonun kaynağı ne olacak ?
      2. Garantili çek uygulamasına geçilse, bunun şu andaki çek mağdurlarına ne faydası olacak ?
      3.Kasıt unsuru değerlendirmeye alınırsa, 5941 sayılı kanuna göre nasıl ceza verilecek ? Mesela 100,000 TL bir çek için-kaç TL APC çıkacak, nasıl hesaplanacak ? Madem ceza belliymiş, bir hesaplayın da görelim.

      Tam da tahmin ettiğim gibi hiç bir soruya HALA HİÇBİR YANIT YOK !
      *************************************************************************************

  7. KAZ GELECEK YERDEN
    TAVUK ESİRGENMEZ…!
    Demokratik anlamda her şeyi ve de herkesi dinleriz , bunun bize göre anlamı bir insan bir şeyin bütün yönlerini göremeyeceği bir çok insanın faklı görüşelerlede bu belirtip doğrunun bulunacağı yargısıdır.Bu düşüncemizi daha önce belirttik ….

    Şimdi bizde teknik anlamda hatalar yapabilmekteyiz gördüğünüz üzere hukuk her zaman çekişmeli bir konudur ;ancak göz göre de elmaya ,armut denmez o zamanda elma ,armut ilşkisini bilmiyorsan hukuk içinde yorum yapmak yanlış ama kişisel değerlendirme yapabilirsin bu normal…

    Vadeli çek yasaklansın -:D)) YASANIN VADELİ ÇEKDİYE BİR MADDESİ Mİ VAR
    HERŞEYE BİR BUTLAN YORUMU YAPIYORSUNDA BUNDA BUTLAN NEREDE BİLMİYORMUSUN..? B.İ

    Efenim çek hukuku ,çekin görüldüğünde ödenen vadeli bir evrak olmadığını belirtiyor kendi söylüyorsun,yani zaten bunu söylemiş birde vadeyi nasıl yasaklasın? Keşide yerine vadeyi ister bu güne yaz ister ,beş yıl sonrasına yaz bir formalite yazdığın o vade sayılmıyor yasal anlamda, soyut anlamda vade işlemi görüyor , son 5941 nolu yasaya görede çekin erken ibrazı yasaklandı şimdi bu açıdan erken ibrazı yasaklamak çeki vadeli bir senet haline getirdimi..? yani soyut olan bir kavram somuta mı , dönüştürüldü?

    Erken ibrazın başka maddeyle kaldırılması zaten olanaksız neden? bunun la ilgili madde mevcuden yasaya koyulmuş ilgili tarihte kaldırılacak yalnız burada üstü zımnen örtülmüş 5941 konulu çek hukuku5.(1) kısmında suçun failinin tanımı yaparken ilgili çekin şümullen yani karşılıksız çekin oluşa bilmesinde üzerinde yazılan tarihin geçerliği neticesinde keşide tarihinin işaret ediyor o tarihten önce yada sonra demiyor ilgili yazılan tarihi kastediyor ve bu tarihinde keşideci tarfından keşide edilmiş yerine yazılış tarihini kasttemekte buna göre ocak 2012 den sonra çek yasası beyağı karışacak yani bir düzenleme şart olacağı zate kesin …..kısacası: hukukken olmayan bir şeyin hukuken
    Kaldırılması zordur:)

    Gelelim kosiada
    Biz Rahmi oflu oğlunu bu davaya neden önerdik akıllı bişlgili İstanbul hukuk fak.gi Türkiye ‘nin veya dönemin En büyük üniversitesini bitirmiş borç ve ticaret konularını ve bunun hukukunu bilen Türkiye ‘nin gelmiş geçmiş en büyük avukatlarından biri olarak bu davaya gönül verdiği, işte bu sebeb dayanarak dava yönetmenliğini DERUHTE etmesi için temsilen , dernek işlerinide yöenytmesi açısından kendisini temsilci olarak uygun gördük…!

    Rahmi ofluoğluna hukuki anlamda vabesteliğimiz bundandır…

    Bu dava sorumluğu açısdından kişiler arası bir ecrimisil dava değil yani bunun adına kişilerden çok hukuk karar veriyor …

    O zaman iyi avukat bulmak gerekiyor…
    Dernek elbetteki siyasi partilerle görüşülecek unutmayalım ki, AYM kararında dava yoluna giden CHP olmuştur mahkeme kanalıyla gidilmedi ama yasal manada mahkeme kanalıyla gidenler yani dava yolu değilde, itiraz yoluyla davayı AYM taşıyan ilgili mahkemeler çıkacak olan kararların alacaklıların lehine olmasını sağladırlar.
    Demek ki dernekler siyasi partilerle birebir olmak payına çok önemli kurucu iktidara sesini duyurmak bazında önemli bir organ..
    O zaman seçmen çevrelerince iktidara vekalet verip oyla vekiller bir çatı altında örgütlenmiş kişilerce dinlenmeli vede kaile alnımalıdırlar…
    Bunun için vekillerle; yine söylediğim gibi bölge insanları hemşeri olma özelliğine vekiller çok öenm veriyorlar vekiller genelde saat 3,30 dan sonra önemli kişileri dinlerle bu özel bir konu yani o saatte vekillerle görüşenler daha etkili, şanslıdır ..

    Şimdi dolandırıcılık daha öncede çek hukukunda bir çok kişinin yargılanmasına ve hapislere düşmesine kadar sebep veren bir konu olarak bütün dünyada insan hakalrı açısından garantili çeke bırakmış Türkiye de ise yerini adli para cezasına devretmiş bir konudur..
    Bazı arkadaşlar her şeyi unutmaktalar yani söylediklerini temele dayandıramadıkları için sallama cevaplarla işi geçiştirmenin yolunu bulmuşlar ..
    Madem tüm dünyada çeke boırca hapislik olmadığını biliyorsun da banka çekine garanti olduğunu neden söylemiyorsun?
    Evet doğru borca hapislik yok..
    Ancak alacaklı haklarında koruyan garanti eden haklar ve usuller , kanunlar var senin bunlardan haberin var mı,, Burhan bey ? desene haberin ne ola ki ?ben böyle ezbere cevap veren küfürbaz biriyim ..

    Dolandırıcı olan , haniymiş kanun önüne çıksın ?dolandırıcılar hatır çekiyle dolandırıyor öylesini bilirim ki 3167 no lu yasaya müteakip çekin kaybolma ttk 711 madde esine göre işlem yaptıran dolandırıcılar gördüm ceza alamadan yırttılar öyle esnaf biliyorum ki gerçekten çekini kaybedip cezaya çarptırıldı.

    Yani ondan bundan hatır çeki alıp….. nedir ? hatır çeki: çek sahibinin hem alacaklı hem borçlu olduğu çektir çek sahibi borçludur bir yere çek verilmiştir ödenmemiştir bir arkadaşı yada yakini tarafından alacaklıdır bu çeki ödemekle yükümlüdür ve bu çeki verdiği kişilere rucü edebilir yani bu parayı yazdığı çek neticesinde onlara dönüp isteyebilir.
    Şimdi dolandırıcılık davsı açılsa bu kişi o davadan hatıra çek verdim deyip kurtulması zor yani bu hareket birinci derecen kast olup diğer yönden davayı tağyir etmeye girer yani davayı sanki iyiniyetli yapılmış bir şey olarak tanımlar gerçekte yasa bu duruma dolandırıcık işine menfaat sağlama gözüyle bakmaktadır sonucunda dolandırıcılık damgasını yerseniz.
    Dolandırcılıkla yargılanmak istiyormuş? gitte yargılan dolandırıcılıktan alacağın bir ceza ömür boyu bütün siciline iner o zaman anlarsın dolandırıcılık ne demek? çoluk çocuğunuda rezil kepaze et !

    Peki bu güne kadar hep birileri sordu
    İşte çeke hapis var senede hapis yok .?.
    Bizde soruyoruz neden çeke garanti varda senede garanti yok !

    Öyle ya banka bayram şekEri tutuşturuyor gibi alacaklının eline 600 tl yi şıkıştıp hadi bakalım siz gidin bu mevzuyu aranızda halledin diyor da kredi kartında yaptığı gibi sonuçta oda bir banka ürünü öyle değilmi ya ? ödemeyi yapmıyor?…!
    Sakın çeki verirken yasası gereği banka bu işlerden sorumlu olmasın?bu yasayıda bilmek gerekiyor ama o yasaya müteakip sorumluluk 600 tl belirlenmiş bir koçan çekin bedeli nekadar 30 tl 40 tl yada ne kadarsa? binlercssinden bir esnaf kaç koçan çek kullanırsa para alınmakta sonuçta bütün çekler yazılmıyor işleme giren tahsil gören çeklerden provizyon kesiliyor…oda para?…bir günde hesapta dünya kadar mevduat gösteriyorlar)?)
    Yok canım bankalar bu çekleri olsa olsa hayrına vermekteler bankaların hiçbir sorumluluğu yok sanki bankalar çekleri ödeyen kurumlar ya; yani çeki onlar ödüyorda yasaya müdahale ediyorlar evet 1985 te ettikleri doğru o sebeple yasa çek hamillerini korumaya aldı yani bankalar aslında bakın inceleyin iş garantiye ve kendilerine yük binince işin bu kısmına müdahele ediyorlar asıl gerçekleri biz söylemekteyiz.. 3167 ve 5941 nolu yasayı yapan AKP çoğunluğu bu manada akdi garnti kapsamına sokmadığı çeklerden bu sorumluluk bankalarındır diyerek bakanın işcana R.O bu bir geçiş dönemidir bu bir intikaldir safsatasının arkasındada bu gerçekler mevcut …

    Neymiş efendim kastım yok deyip beraat edecekmiş burhan bey? peki alacaklının alacağı ne olacak? oda bir gün kurukları alır olur biter kendine göre hukuk işte.

    Asıl dolandırıclık budur ticaret kisvesi altında adam dolandır …. dolandırıcı keriz mi ? ona göre kendine göre bir kılıf bulacak yani dolandırcılığı resmi hale getirmedir o senin dediğin.dolandırıclar kendini yakmazlar çek davalarında bilirler sonucunun ne olacağını yana her zaman böyle mazlumlara olur..
    Git konuş insanlarla istersen nasıl girmişler bu işlere…
    Garantili çek dolandırıcılığı engelliyor bütün dünyada da böyle koyu kasap ilşkisi
    yok efendim etti bizi kasap…
    Geçmiş yasalarda kastın aranışı ve beraatların çok olması çekteki garanti ve banka anlaşmalarıdır bunları bilmek gerekiyor
    Yeni tck kanunu bireyi ön plana çıkartıyor yani suçluyu ele alıp suçu isnat ediyor ve cezai yönden bireyi bir hedef haline getiriyor….
    Devlet anacak kamuya ait bir cezayı çekten kaldırsa bile yasal yoldan çekin icra borcu kalkmaz çünkü çekte icrayı talep eden taraf devlet değil , şikayetçi devlet ondan vaz geçemez o bir devlet alacağı değildir çünkü af gelsede icra yönünden af alacaklının zaraına bir işlem olmaz yani cebri icra iptali olmaz…
    Bu sebple biz kurtardığımız vatandaşın yani hatır senetinden kurtadığımız arkadaşa afta vursa icrası devam edecekti biz aynı şeyi yaptık icrası devam ediyor ancak ceza yönünden ki, daha afta verilmedi biz ,o cezayı kaldırdık icrasını da sen affettir çok bilmektesin sen ya bu işleri işcan bey ,çeki öldür gitsin sana göre her davada bir af varya …
    İntikal hukuku bu:.-D))
    Bunların bu savunmasına bakarsanız burhan işcanın bir yazısında esnaf adamız bize çek lazım yani bununda arkasında garantili çek yaygınlaşırsa burhan işcanın bu çeki alamayacağı korkusudur ..,
    Aklı sıra bu savunmalarla çocuk kandırıyor adam özgürlüğünü bul ülkönce çek alırsın meraklanma bankalar bu çeki kimseye vermesede vermek zorunda yada piyasaya senet hakim olur bankalar buna karşılık yine verir çekleri , sen , özgür kalda ticareti vadeli bir şekilde yaparsın…!
    merak etme biz sana cevap veremiyoruz sen daha özgürsün sitende bizim orda cevap hakkımız yok istediğin kadar küfür ediyorsun başka kanallarda bu kadar hakeret varmı utan diyeceğim ama yazık acıyorum sana ama sen her nikle buraya girip cevap verme hakkına sahipsin aramızdaki fark bu..bu nasıl demokratik bir anlayış?

    çek mağdurları ;Bu önümüzdeki haftalarda bir yeni şey duyacaksınız , bu çalışmalarla ilgili duyacağızmız şeylerden bir tanesi Artık bankalarında bu işlerde sorumluluk alcağıdır..
    Adli paracezasının affıyla ilgili şeyin erkene alınması siz çek mağdurlarına bağlıdır bun içinde kosia da bu aralar destek olun derim bir birinizi sevmesenizde çıkarlar ortak olduğu için yeri gelince siyasiler gibide el sıkışmak iyi bir şey..
    Çünkü artık bıçak kemiğe dayandı..
    Saygılarımla
    Hukukçu…

  8. Hep söylüyorum: Her meslek erbabının iyisi var, kötüsü var.

    Tıp fakültesinden her mezun olan iyi doktor olamaz.
    Mühendislik fakültesinden her mezun iyi mühendis olamaz.
    Hukuk fakültesinden her mezun iyi avukat, hakim, vs. olamaz.
    Her matematik bölümü mezunu iyi matematikçi değildir.
    Her berber çırağı, kalfası ileride iyi berber olamaz.
    Her terzi çırağı, kalfası ileride iyi berber olamaz.

    Her ne meslekten olursa olsun, imkanlarımız mertebesinde mesleğini en iyi icra edenlerle çalışmak aklın, mantığın gereğidir.

    5941 le ilgili duruma; hele bugüne kadar henüz Yargıtay seviyesinde ele alınmamış kasıt unsuru bakımından bakarsak, ortada bir hukuksuzluğun, mevcut kanunlara göre garipliğin, uyumsuzluğun mevcut olduğu bellidir.

    Bu mevcudiyet karşısında mesleğinde iyi olanlarla, kötü olanlar arasındaki farkı hemen gözlemleyebiliriz:

    Yargıtay’daki hakimler, tıpkı eski Yargıtay Başkanı Gerçeker gibi, akıllı kişiler. Mevcut durumun bir hukuki kepazelik olduğunun farkındalar ve bu yüzden 5941′in değiştirlmesini istediler, istiyorlar. Bu yüzden; işleri daha da çıkmaza sürüklememek için, TCK’ya göre, kasıt unsuruna göre bir değerlendirme yapmayı hep ertelediler ve Hükümete bu garip durumu düzeltmeleri için süre üstüne süre verdiler. Hala da veriyorlar.

    Durum bundan ibarettir.

  9. Sorular belli :

    1. Garantili çekin uygulanması için bir garanti fonu gerekiyor mu, gerekmiyor mu ? Gerekiyorsa bu fonun kaynağı ne olacak ?

    2. Garantili çek uygulamasına geçilse, bunun şu andaki çek mağdurlarına ne faydası olacak ?

    3.Kasıt unsuru değerlendirmeye alınırsa, 5941 sayılı kanuna göre nasıl ceza verilecek ? Mesela 100,000 TL bir çek için-kaç TL APC çıkacak, nasıl hesaplanacak ?

    Tam da tahmin ettiğim gibi hiç bir soruya yanıt yok !

    Var mı ?

  10. BOŞA KONUŞUP VAKİT HARCAMAK..

    Dolandırıcılık ve kast yada garantili çek dönemlerinde eski yasada çek verenler kasta beraat edenlerle yeni YTCK durumu idrak edemeyen nam sosyal medyasından cevap veren kargalar durumu anlatmak itibari ile zor ..

    Şimdi bir şeyi taksitli almak demek onun parasını yatırmıyacaksın anlamına gelmiyor hukukta bunu bilicez…
    Daha sonrada dolandırıcılık ile ksat ayrımlarını yaparken karga gibi ötmeyeceğiz onların deyimiyle konuşuyorum artık çığrımdan çıktım çünkü aynışeyleri onlarcakez söylemekten..

    Bir mağazaya gidersin buzdolabı tv, çamaşır mak,,müzik set ,dvd alırsın kötü niyetlisin satar para yaparsın bu parayı da ceplersin yer içersin bu dolandırıcılılığa girer ok…
    Bir mağazaya gidersin buzdolabı tv,çamaşır mak,müzik set ,dvd alırsın bunları alır evine koyarsın işinden çıkartılırsın vb sebeplerle başından iş geçer kişinin mallarını satmazsın kişi icraya gelir cebri ircaa yapar kötü niyet yok…ok

    Bir kırtasiyeden senet alırsın ,alacaklıya düzenler verirsin adece icra yükümlülüğün var! Bir bankaya gidersin bir kredi kartına başvurusun banka sana bunu verir ve derki limit okadar limit dolana kadar kullanırsın..

    Bir bankaya gidersin ticari işlerin için çek alırsın çeki cebine koyduğunda Bankacı sana bu çeki şu kadar limitle kes demez diyemez istediğin gibi düzenler kesersin yeter ki, firmayla anlaş….

    Bir çek verirsin bin pişman olursun …!
    Sonuç: bin pişman

    Demek ki, çek vermenin sonucu bin pişmanılıksa bunun sebebine bakmak lazım bazı akıllı bıdıklar bunu anlayamıyor arkadaşım şimdi Rahmi oflu oğlunun söylediği çek verilmiştir karşılıksız çek suçtur ama çek neden karşılıksız kalmıştır bu ayrıştırılsın yani çek ticari amaçlarla mı verilmiştir zar vermek amaçlamış; zarar vermek kastı var mı kişinin yada kişilerin.?
    Yasanın söylediği: benim için karşılıksız çek karşılıksız çektir …
    örneğin: ticari amçlarla verilmiş bir çek keşideci iki kamyon malı dükkanına indirtmiş karşılığında da çek kesmiş bu malı çekin vadesine kadar satmış ancak firma yapılan diğer harcamalar dolayısı ile zarar etmiş keşideci kişide bu sattığı malın parsıyla bu açıkları kapatmış kişisel diğer borçları ödemiş

    NORMAL BİR BORÇ İLŞKİSİNDE KASTIN ARANMASI..
    Mahkeme günü…kastın araştırılması (doladırıcılık filinin ortaya çıkartılması,ayrıştırmalı kastan bahsediyorum!
    Hakim: siz böyle bir çek keşide ettiniz mi
    Keşideci: ( evet)
    Keşideci(ancak kastım yoktur efendim çeki verme niyetim tamamen ticari amaçlara dayalıdır ,çeki bu amaçla keşide edip verdim ..
    Hakim: ticari amaçlı verdiğin çek , karşılığı aldın malı ne yaptın…?
    Keşideci: malı sattım
    Hakim: malın parasını naaptınız ?
    Keşideci:malın parasınıııııı malın , parasııı))
    Hakim. Malın parası ne oldu ? yani mal yoksa bu malın parası ne oldu? yda parası yoksa mal nerede?
    Keşideci. Efendim diğer ticari borçlarım vardı onları ödedim ..
    HAKİM.yani sen gittin bir firmadan mal aldın o firmayı riske soktun şu anda aldığın mallarda ortada yok! bu malları sattın yani karşındaki kişiye zarar verdin.
    Keşideci: efendim alacaklarımızda var bu ticaret
    Hakim :bak oğlumyada kızım , senin alacağın karşındakini bağlamaz onun ödeme dengeleri farklı olabilir onu da tehlikeye atmış olabilirsin iflasına sebebiyet verebilirsin oda bu çeki ciro etmiş olabilir bankaya yada kredi kurumlarına borçlanmış bu parayı hammaddeciye ödemiş olabilir ,BORÇLANMIŞ OLABİLİR…

    HERKES SUSSUUUN!

    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
    KARAR : VERİLEN ÇEK SONUCUNDA, FAİLİN SUÇLU OLDUĞU , ÇEKİ KESTİĞİ ANDA VERDİĞİ VADE VE MEHİL SÜRELERİNCEDE BU ÇEKİ ÖDEYEMEYECEĞİNİ BİLDİĞİ BU KASITLADA ÇEK KEŞİDE ETTİĞİNDEN DOLAYI ( BURASI ÇOK ACI BU MADEYİ OKUMAK İNANIN ÇEK MAĞDURUNUN SONU OLUR BURADA BİTİRELİM ZATEN POLİS ARKADAŞLAR smith wesson KELEPÇEYİ HAZIRLAMIŞLARDIR)
    TEK KURTULUŞ GARANTİLİ ÇEKTİR BUNU SAKIN UNUTMAYIN
    İYİ GÜNLER
    SAYGILAR
    HUKUKÇU

  11. Başkalarına şataşmakta kişinin niyetini ortaya koyar bizde o niyeti bilmekteyiz…
    Bak burhan , sen buraya çıkıp burada sinir harbi yapıyorsun olayın bu , ben seni anlıyorum anlamayan sensin, senin hafızan…
    Dolabaçlı laf
    1)bu zat bize söylermi taksirli adam vurmanın suçu nedir?yaralamanın suçu nedir?(dolambaçlı laf neymiş bir görelim)
    2) adli paracezasının yaptırımdan beklenen nedir?
    Bir defa bir şeyin taksirlede yapılması her şey için suçtan beraat ettirmez çoğu zaman bu tespit edildiğinde suçu hafifletici nedendir..:)) adli para czasıda verilir..

    Kanunda birine verdiğin zarar sonucunda mağdurun zarını gidermek zorundasın..
    Ok.
    Yasa hakim ,şunu söylüyor ey vatandaş ya mağdurun parasını öde yada sana ceza veriyorum diyor yasa. Yada adli para ezası öde yani eğer şikayetçinin,şikayetini kaldıra bilirsende o zaman sana hapis veyahut adli para cezası vermiyeceğim ..
    Kişide diyorki benim hiç bir kastım yok çek verdim yıllar boyu ödedim ben dolandırıcı değilim değilsemde ban hürriyeti bağlayıcı ceza verme ben tut kastımdan yargıla ben yargıalnmak istiyorum suçlu bulursanda o zaman ceza ver..:)..
    Hakimde sana evet dolandırcı değilsin kastın var , yok önemli değil ama bu çeki öde yani mağdura verdiğin zarraı tazmin et sana dediği bu yasa olayı dolandırıcı bazında ele almıyor sen öyle talep ediyorsun yasanın amcı paranın ödenmesi zararın yaptırımını mağdurun lehine çevirmek, kanun bunu amaçlıyor, sen hala kastım sorgulansın vb kastını sorgulayacak işte yargının başı yoğun daha da yoğun laşacak vs:)) yasa koyucuda buna evet diyecek kast bir defa çek mağdurunun yorumladığı şekilde ele alınmıyor ona bakmak lazım birilerin söylediği gibi değil de yasanın bizlere söylediği şekilde kast oluşur…kast garntili çekte uygulanma alnı vardır çünkü mağdurun lehine bir iş yapılmıştır çek bu anlamda garnti nitelikleri taşımaktadır
    Şu soruları hakan bey gibi aklı başında biri sorsada biz yorulmasak akıllı anlayan insanların hali başka…:-D))))))))))))))))

    Biz garanti kapsamından bahsediyoruz efendiiiiiiii…..

    • Valla Bay Burhan İşçan veya Bay Hakan Yiğit anlamış olabilir ama ben 3 sorumun da karşılığını alamadım. Alabilen var mı dostlar ?

      Sorular şunlar :

      1. Garantili çekin uygulanması için bir garanti fonu gerekiyor mu, gerekmiyor mu ? Gerekiyorsa bu fonun kaynağı ne olacak ?

      2. Garantili çek uygulamasına geçilse, bunun şu andaki çek mağdurlarına ne faydası olacak ?

      3.Kasıt unsuru değerlendirmeye alınırsa, 5941 sayılı kanuna göre nasıl ceza verilecek ? Mesela 100,000 TL bir çek için-kaç TL APC çıkacak ?

      Dediğim gibi sorular basit ama çoooook önemli. Verilecek gerçek cevapları irdeleyeceğiz.

  12. Hitap tarzı da, ettiği (ya da etmediği küfürler de) kişiyi tanımlar.

    Benim dediklerim çok açık:

    1. Garantili çekin uygulanması için bir garanti fonu gerekiyor mu, gerekmiyor mu ? Gerekiyorsa bu fonun kaynağı ne olacak ?

    2. Garantili çek uygulamasına geçilse, bunun şu andaki çek mağdurlarına ne faydası olacak ?

    3.Kasıt unsuru değerlendirmeye alınırsa, 5941 sayılı kanuna göre nasıl ceza verilecek ?

    Dolambaçlı laflarla, kafa karıştırarak, soruya yanıt verirmiş gibi yaparken karşılık vermeyecek (i) avukatlarımız, (ii) gerçekten hukukçu olduğu belli olan hukuk adamlarımız, veya (iii) şayet arzu ederse Bay Rahmi Ofluoğlu (ki onun bir avukat olduğunu da, konuya vakıf olduğunu da biliyoruz) bu sorulara uygun karşılık verirlerse hep beraber öğreniriz.

    Saygılar,

    • Sorular çok basit; okuyan herkes anlamıştır.

      Bakalım karşılıklar neler olacak ? Sorulara gerçekten cevap verilecek mi ? Verilen yanıtlar herkesin anlayabileceği gibi açık ve seçik mi olacak ?

      Not : Sorular belki basitler ama çok önemli konulara değinmekteler.

  13. DAM ÜSTÜNDE SAKSAĞAN VUR BELİNE KAZMAYI

    Sahiya şu kandırmacaya doğru dürüst bir açıklık getirelim ki birileri hala birilerini avutup kandırmasın…

    Bizde zaten ondan bahsediyoruz karşı tarafa bir zarar verdiğin zaman bunu ödersin bunu hukuk böyle söylüyor camın parasını öde diyor burada mücbir sebepmi var ?,bir depremi olmuş ,sel felaketimi var? sana biri zorlamıştamı bu hareketi yaptırmış hayır bir mücbir sebep yok yani biz taksiri konuşmuyoruz , yaptığın bir hata sonucu karşı tarafa zarar vermişsin, mücbir sebep ayrıdır biz kastan bahsediyoruz ey anlamayan zaten kişinin camını kırmak ve ödemesini kırdın diye yapnmamak hukuka göre maddidir (yaptyırım gerekir)manevi bir unsur değildir o da yasada( 5 .1 maddesinde tebliğ edilmiş söylenmiş ,Rahmi ofluoğlunun dediği birici dereceden değil çok yönlü kastın ayrıştırılmasıdır.. o farklı bir şey yani sen bir eyleme girmişsin o eylem sonucunda bir suç fiili oluşturmuşsun kanun böyle diyor hapis cezası tabi olmamalı ama bütün dünyadaki gibi garanti hükümleri var çeklerde …madem hukukçu değilsin neden bilmediğin şeylere ahkam kesiyorsun..!sen topa vurmuşsun camı kırmışsın artık bunn tazmini ödemekle yükümlüsün yasada neyse odur sen hukuk kitabında bunu değiştirmediğin sürecede hakim buna bakar sen kastı taksiri hukuku öğrende sonra eleştiri yap!!! hukuk kitapları hakimleri savcıları böyle yetiştiryor çünkü senin hayali mevzuatına göre değil kaldı ki kanunlar eğer bir eksikliklikte varsa borçlunun lehine olan ıda yapar yapmayanında sen dava edebilirsin..
    Rahmi ofluoğlunun arabası olmalı mutlaka soralım bakalım garntilimiymiş sigorta işlemlerine tabimiymiş bunun kastı gerekiyormuymuş ? sigortalamak için kasıt unsuru arayacağız ,her satılan malın garantisi neden var satıcı neden sorumlu? Bunlar ndemek sen bilirmisin? biz nerdeyiz ne anlatmaktayız adam; nerde ne anlatıyor mağdurlara zara vermekten başka bir şeydeğil boş vakit harcamak
    BİRİLERİNE ŞAKA GELİYOR BU İŞLER ONLR İŞİ GÜCÜ BIRAKTI İŞİN DALGASINA BÜRÜNDÜ TANIMLADIKYA ONLARI

  14. Bu vesileyle bir başka KANDIRMACA’ya açıklık getirelim:

    -Diyelim ki 5941’den yargılanıyoruz.
    -Savunmanızda “benim çeki ödememe kastım yoktu” dedik.
    -Ve bunu ek bilgi ve belgelerle ispat ettik.
    -Hakim ya da Yargıtay suçu kasıtlı olarak işlemediğimize karar verdi.

    Bu durumda;
    -suçu taksirle (istemeden) işlemişsin, senin hapse dönüşür Adli Para Ceza’nda indirim yapacağız denilemez
    -çünkü APC (*) verilemez !!!

    Ben avukat değilim. Dileyen avukatlarımız, dileyen ve kimliği belli (**) hukuk adamlarımız, ya da dilerse Bay Rahmi Ofluoğlu bu konuyu güzelce açıklayabilirler sanırım.

    Notlar:
    (*) Niye APC verilemeyeceğini bu sitede bir katılımcı aylar önce pek güzel izah etmişti.

    (**) Siz de takdir edersiniz ki kim olduğunu, gerçekten bir hukuk adamı olup olmadığını bile bilemediğimiz kişi veya kişilerin hukuk hakkındaki açıklamaları bizlere yeterli olmayacaktır.

  15. Ben bankacı değilim, faktoring şirketim de yok.
    Avukat da değilim; tefeci de değilim. Reklam ajansım da yok.

    Bu çek işlerinde “çekini ödeyemeyenler” sınıfından bir vatandaşım; bunun karşı tarafında olanlarla doğrudan veya dolaylı hiçbir ilgim de yoktur.

    Peki niye garantili çek reklamlarına karşı çıkıyorum ?

    Çünkü bu kocaman bir aldatmacadır. Garantili çek düzenlemesi yapılmasının biz çek mağdurlarına hiç bir faydası yoktur. Üstelik, bunun ardından bizler de dahil tüm vatandaşlara kocaman bir kazık gelmektedir.

    Nedir bu kazık ? Çek garanti sigortası fonu.
    Nedir bu fonun kaynağı ?
    Bankalar mı ? Hayır.
    Sigorta şirketleri mi ? Hayır.
    Dünya Bankası mı :-) ? Hayır.
    Bu fonun kaynağı TC Devleti olacaktır.
    Bu da demektir ki gelsin ek vergi, resim, harç, kesinti, katkı payı, vs. yükü.
    Yük kime gelecektir? Vatandaşa …

    Site takipçilerine saygılar,

  16. ÇEK MAĞDUR BENCİLLİK VE HÜR EGOİZİM..
    Bu günde çek mağdurlarının bireysel anlamda dosya incelemelerini davaya çek hukukundan toplu olarak kişilerin, adli para cezasının kaldırılması değilde ben dosyamı nasıl kurtarabilirim imajını biraz anlatmaya çalışacağız..

    ÇEK MAĞDURU NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?
    Vallahi bizati kulaklarımla duymuşum kosiadın a kanalındaki çek mağdurları durumunu anlattıktan sonra sunucu şöyle benzeri bir laf etti kapanışta “dosyaları için savaşanlar onurlu insanlara ; dolandırıcı olup çek verip kaçanlar var…
    Hop pala paşam nire Beyoğlu nire Keşan ! şimdi bakın tabiî ki böyle bir söylemi kosiadaki kişiler söylemez ancak bazı kendini bilmezler tarfından saçma sapan neyin ne olduğunu bilmeden olaya zıplayan; zıplaklar tarafından üretilen bir cümledir, bu cümleler..
    ŞİMDİ KİM BU ARKADAŞLAR?

    Bu arkadaşlar davalarını Yargıtay bindirmiş daha ceza almak için önlerinde çok üzun süreleri olan ancak ileride çıkacak bir çek hapis cezasından tedirgin oldukları esnada bu davaya sözde hizmet veren havalı tipler onlara görede ellerindeki kartları güçlendirilmesi adına çek mağdurlarının kaçmayıp yargıda savaşmaları yada kaçıp dolandırıcı damgası yemeleridir aynen budur kardeşim yani diğer yargıtaydaki dosyaların savunma açısından elini güçlendirme yargının işini uzatma ve bu esnada da bu çek mağduru kardeşlerim savunma yapsınlar adam polisi gördün mü biri hakkariye giderse öbürkü Edirne yoluna sapıyor bu hala tutmuş yargıda davaya çık savun ! kaçma! Kaçan keyfinden kaçıyor içeri düştünmü günlerini birer birer saymak için ,sen kaçmasana hapisten,davadan biz görelim.)) yani tutuklan hapise düş böylelikle daha büyük bir kampanya yürüsün..nasıl kızmayım ya bu adamlara nasıl iffet olmayım şimdi hakan bey söylermisiniz?böyle bir sala…klık olabilir mi?…
    Böyle yazıları her yer de okuyup görmekteyiz kaçma teslim ol !adaletten kaçamazsın çek mağduru bizi de dolandırıcı sınıfına sokma telkinleri…

    GARNTİLİ ÇEK NEDİR ? NEDEN TALEP ETMEKTEYİZ..!
    Hakan bey garantili çek dediğimiz çekin üzerine kişinin ödeme yükümlülüğünü getirebileceği kadar bir garantinin işlenip teminat altına alınmasıdır böylelikle çeke bir limit gelecek ve ödenebilirliği hapis cezaları ile dayatılmayacaktır nedeni çünkü garntili çek hapis cezası içermeyen tek çek şeklidir eğer bunun dışında garanti hükümleri dışına çıkıp hile hurdaya ve ya limit aşımlarında kişinin kastı sorgulanır burada alacaklıda sorumlu tutulabilir çekin şekli açısından yani çekler garanti çek kapsamında düzenlendikleri vakit bun yaptırımı bankanın sorumluluğunda olup geriye sadece ödeme yapılması alacaklıyı aradan çıkartıp borçlu ile bankanın verdiği sorumluluklar açısından hesaplaşmasıdır defalarca anlattım geçmişte bu çekler çok yangınında daha sonra bankalar bu çekler üzerine 1985 te taslak hazırladı diye ….
    Şimdi ne olacak kısacası TCK genel anlamda çeklere akdi yani her çekin kendine özgü bir ödeme şekli olunca hapis cezasına gerek kalmıyor bununla bir likte TCK 7 maddesine göre de adli para cezasının son yasada kaldırılmasıyla beraber aynı suçtan failin lehine olan cezalar ister istemez düşecektir onlarda bundan faydalanıyorlar yani ceza olarak eçteki unsurların yerini garnti alıyor çünkü yasa koyucu sürekli yasada hapis tazyikini öngörmesi nedeni geçmiş dönemlerde çek senet mafyaların devreye girip alacaklı ile anlaştıktan sonra borçluyu ödemeye şiddet gasp yada diğer unsurlarla zorlamasıdır yani bir ikrah yaramalarıdır kanun koyucuya bu tepkiyi verenler alacaklılar ve de kanun yapıcılar bu konuyu çok önemsiyorlar en azında diz ginleri alıcın elinde tutmak pahasına ağır bir yaptırım olarak hapis cezasını uyguluyorlar gidin bakın araştırın kanun koyucu arşivlerinde bunlara rastlarsınız yani soru şu çek karşılıksız kalırsa nasıl ödenecek senet o kadar popüler bir evrak olamadığı için çek banka evrakı görüldüğü için sonuç her zaman aynıdır….
    Geçmiş yasalara bakın milletvekilleri aynı sıkıntıdan söz ediyor..demek ki o zaman da isyan vardı biliyorum çünkü yeğenim o davalardan yattı hastalandı cezaevinde bu çok ağrıma gitti !

    Şimdi garanti neden iyidir..
    Örneğin siz bir mahallede top oynuyorsunuz altı kişi …top ayağınıza geldi sert bir şut vurdunuz karşı taraftaki evin camını şangır indirdiniz …evin sahibi cama çıktı kardeş dedi kim kırdıysa camı taktırsın, sizde dediniz ki vallahi sonuçta top oynamaktayız hiçbir kastım yoktu , paramda yok camı taktıramam tabi bunun üzerine ev sahibi yargıya gider ve dava açar hakim şöyle diyor evin camını kırmışsın doğrumu? Evet efendim ancaaaaak hiçbir kastım yoktu..)) güzel..
    Kastın yoktu ama camı kırdın ve evin sahibine maddi zarar açtın bu camı taktır taktırman için sana on günde müddet ödemezsen yasasında ali para cezası yine taktırmazsan kanuna muhalefetten hapis cezasının yerine getirilişi şimdi cam kırıldı diye adli para cezası verilmez değimli ama yaptırım koymuş bir defa çek içinde aynı buda borç ,borç için hapis olur mu yok! Ama takılması lazım camın adam diyor ki zararın tazmini istiyorum bun yaptırımı tazminattır.ama yok bun sonucu hapis..

    OYSAKİ CAMLAR GARANTİlİ OLSAYDI..
    Ev sahibine gidip şu anda camınızın zararını ödeyemem ban biraz mühlet verin kırılan cam içinde özür dilense ev sahibi de zaten camlar garantili bir telefon açayım sigorta eksperleri taktırsın deyip şöyle kapıda el ele kol kola iş mahkemeye dökülmeden şen şakrak adam gibi daha ne söyleyelim her neyse iş çözüme varsa ne olur ?
    Adam davasını halletmişte başkaları çek nasıl alacakmış bir dünya bize terane okudu onlada yetinmedi efendim kast olur saymış beraat alacaklar nedeni ile Yargıtay buna karşıymış ; Yargıtay herkesin hapsinden beraatine karşıda neden idari para cezasından yana , neden? Politika onlar bu gün öyle yarın başka bir söylem..
    Hukukçulukta eğer bir şeyi istemiyorsanız gelinin oynama hikayesi vardır çıkıp oynanmayacaksa, oynanmaz hukukçu bir şeyler yapılmaya zorlanmaz…!
    Merak etmeyin hakan bey yeni yasa kısa süre bir zamanda gündeme gelinecek ve yasalaşacak ancak yasalaşmazsa bir takım kişilerin bunda parmağı odu
    gunu da unutmayalım
    saygılarımla
    hukukçu

  17. beş yıldır işletmem var fakat daha önceleri cek hic kullan madım bir bankadan cek hesabı acıp cek aldım ilk kocandan sonra tekrar istedim red cevabı aldım hic bir cekimin arkası yazılmadı yardımcı olduğunuz icin tşk

    • çek yaprağı teminat limitiniz dolmuştur. kestiğiniz çekler ödenip bankaya geri döndüğünde banka size yeni çek koçanı verecektir. bu uygulama ayrıca kesitiniz çek adedinide kontrol altına almak adına yapılmaktadır.

  18. merhaba arkadaşlar benim 2007 yılında bir çekim yazıldı. sonra çeki yazan firmaya parayı gönderdim çek elime geçti .bende bu çeki bankaya verdim banka bu çeki kaybetmiş.şimdi benden mahkemeye dava açarak çeki iptal ettirmemi sölüyor sizce ne ypmalıyım

  19. selamlar,

    Şirket iflas etti ve ben vekaleten finans müdürü sıfatı ile çeklere imza attığım için(firma,da hiç bir ortaklığım ve hissem yok,ticaret sicil ,de ismim yok sadece firmanın maaşlı çalışanıydım)yaklaşık 65 dava açıldı ve 28 adet,ten beraat aldım,diğerleri devam ediyor,temyize gidenler ver,karşı tarafların temyiz ettikleri var,bugün ise daha evvel takip edemediğim 2 dosya,dan ödeme emri çıkmış ve tutuklanmam sözkonusu yeni 5941 sayılı kanuna göre ve 5-1/5-2/ve 5-3 maddelere göre beraat almam gerekir,yeniden yargılama uyarlama veya iade mahkeme dilekçe verirsem ne kadar süre,de infazı durdurabilirim,
    yardımcı olmanızı rica ederim.

  20. Merhabalar arkadaslar. Öncelikle sitedeki faydalı yorumlarınız için tşk edrm. bende başıma gelen bi durum hakkında görüşlerinizi rica ediyorum. benim 2007 yılı öncesine cek karşılığı borcum olan bi firma sahibinin bilgisi dışında avukatı 2007 yılında dava acmıs ve gıyabımda yargılama yapılmıs. tabi haberim olmadıgı için tebligat adresi bulunamamıs ve para cezası karsılıgı 100 günlük hapis cezası kararı alınmıs. yine 2007 yılında yeni adresimden gözaltı gerekcesiyle polisler tarafından alındım. ben merkezde tutulurken borclu oldugum firma sahibi hemen ögrenip adliyeye bi faks gönderdi ve beni hapse girmeden mesai saati öncesi bıraktılar.
    Şu an o borcumu firmaya ödemiş bulunmaktyım. Ancak adli sicil sorgulamamda ADLİ SİCİL ARŞİV KAYDI adında bu para cezası kararı görünüo.
    Sizlere sorum; ödemesini firmaya yaptıgım şu surumda adli sicilimdeki o Arşiv Kaydı nı sildirmem mümünmüdür. yada herhangi bir resmi kurumda bu durumun sorun oluşturmaması için ne yapabilirim.
    Eger sorularım hakkında yardımcı olabilirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkürler.

  21. İŞLETME VE MUHASEBE AÇISINDAN KAST UNSURLARI (1)
    Bir işletmenin günlük faaliyetlerini sürdürebilecek nakit gücüne LİKİTİDE diyoruz.
    Kısacası: firmanın uğraşları sonucu karlılık durumu.
    Sermayeden azalış yaratan duruma ise gider diyoruz.yani firmanın zararı.
    Şimdi bütün bunlar gelir gider tablomuz muhasebe ve işletme hesapları ile ölçülüyor sebep?
    İşletmenin kar mı ,zarar mı? yada ne yapıp ettiğini anlaya bilmek hele hele ciddi işletmeler için bu şart olmazsa olmazıdır.
    Peki kast, kast denirde ; bu kastın ,sadece hukuka uygun tanımı yapılıyor işletme ,muhasebe ,iktisadi anlaşımları yada ispat yükümlülüğü tacirin tutma zorunluluğuna dayalı olan işletme defterleri bunlar kastın neresinde acaba?
    Örneğin bir işletmenin kasasında bulunan bir paranın bir bankada açtırılan ticari hesabında yatırılması durumunda işletmenin muhasebe defterlerine olay şöyle yansır bir aktif hesap borçlandırılırken ,bir aktif hesap alacalandırılır kasa nakit çıkışı olur..
    Mali tablolar işletmenin temel unsurlarıdır ve bunlar işletme hakkında bilgi alacak kişi ve kuruluşlara tam açıklama yaparlar.
    Iskonto( indirim:bir kırma işlemidir)Bankalar kişiler için faktöring yaparlar ve Bankalar özel hesap BCH ‘ta bu çekleri iskonto ederler ve kredi yaratırlar .
    Örneğin ,Satın alınan mallar iade edildiğinde ticari mallarda azalma meydana getirir ve ticari Mallar HESABI alacaklı kaydedilir.Buna isabet eden indirilecek KDV de iptal edilir. Defterde Satıcılar hesabı borçlandırılırsa, kredili alınan mal iade edilmiş demektir .(KDV söz konusu ise ıskonto değil,iade işlemidir.
    Mesela:gittiniz bir firmadan x bir mal aldınız bu mallar içinde senet vermediniz yani senetsiz borçlar nasıl izlenecektir ?tabi ki de her bir satıcıya olan senetsiz borçlar ayrıntılı olarak izlenecektir.
    Bir işletme dönem sonu net bir zarar ortaya koymuşsa dönem net zararı ,öz sermayede bir azalıştır yani muhasebe hesaplarına göre dönem net zarları bilançonun pasifinde indirim(-) olarak ifade edilir.
    Bankalara olan kredi borçlarıyla ilgili olarak tahakkuk ettirilen faizlerin muhasebeleştirilmesi.
    Bankalardan kullanılan krediler e tahakkuk eden faizler bankalara olan kredi borcunu artırdığından Banka Kredileri Hesabı borçlandırılmaz alacalandırılır .

    Örneğin,envanter kayıtları kapsamında ödeme tahsilat işlemlerin kaydı tutulmaz ödeme ve tahsilat işlemleri,dönem sonu envanter işlemleri kapsamında değil dönem içinde gerçekleşme tarihinde muhasebeleştirmesi gerekli kayıtlardır.
    Bir firmada saymak ,ölçmek gibi işlemlere bilanço günlüğüne yansıtmak borçları kesinlikle ayrıntılı olarak saplamak işlemine Envanter çıkarma denir .Varlık borçlarını saymak ve kesin hesap çıkarmak işlemidir envanter olayı.
    Bunların değerlerini ortaya koyma olayı ise; Değerleme olayıdır.
    Mesela: Bir işletmenin BANKADAKİ KREDİ HESABINA faiz tahakkuk ettirirliğinde yemiye kaydı olarak: FİNANSMAN GİDERLERİ HESABI BORÇLANDIRILIR.
    BANKA KREDİLERİ HESABI DA ALACAKLANDIRILIR.
    Örneğin, işletmenin hesaplardan ödenmeyen sermaye ,alacak kalanını vermez pasifte bir indirimdir(-)pasif düzenleyici bir hesap olarak işlem görür.aktif karakterler gösteri ve borç kalanını verir.
    Mesela:gider hesaplarının kapatılması sırasında yapılacak işlem gelecek aylara ayit giderler hesabı alcaklandırılır.
    Diyelim ki işletmemizin kasasında bulunan paranın bir bankada açtırılan ticari mevduat hesabında yatırılması durumunda bir aktif hesap borçlandırılırken bir aktif hesap alacaklandırılır .bir tarafatan kasamızdan nakit çıkışı için alacaklandırma yaparken bir başka aktif hesap borçlandırılırken bir aktif hesapta alacalandırılır.

    Mesela : bankada açılan teminat mektuplarını hepimiz nakit kredi zannederiz ;oysaki teminat mektubu nakit olmayan bir nakti kredidir.
    Özel işletmeler baz alındığında Kollektif şirket,adi komandit;kolektif şirket
    hukuki yapılarına göre işletme sınıflandırmasında kişi şirketleri içersinde yer alır.
    Örneğin , bir firmadan alınan konsinye mal….
    Konsinye mal satış geliştirme çabası gerektirmez.
    Bu konuları anlatmaya devam edicez
    Bütün bu bağlayıcı unsurlar çek hukukuna giden işletmede yapılacak hesap hareketlerinin bir tekniği kontrolüdür bir işletme ,satıcı bir çek keşide etmekle ve de kast denilen ibareden yola çıkılırsa bütün bu unsurlar onun doğru ve de yanlış yada kastla hareket etme kurallarının çerçevesidir.
    Unutmayalım ki değerli Avukatımız Rahmi Bey ,Avrupa valizine garanti yükümlülüklerini ve de tazminat yükümlülüklerini de koymalıdır demokratik olarak tanıdığımız Avukatımız, Rahmi ofluoğlu ,bizi hüsrana uğratmamalıdır.
    Bu dava kamuoyuna mal olmuş bir davadır !bin kişi ile bir kişi arasında çok fark vardır daha DOĞRUSU 5941 NOLU Yasaya müteakip bir ANAYASA kararı da aleyhte mevcuden delil olarak gösterilmeye açık bir durumdur geriye tek bir husus kalmıştır ,çek dava normlarına uygun kararlarla AİHM’den dönmek..!

  22. Merhaba öncelikle bir sorum olacak yardımlarınız için şimdiden teşekkürler…Benim 1 adet 6,000 tl çekim var ödenmemiş 10 gün sonra sulh ceza mahkemesinde duruşmam var.Bu ilk duruşma katılmazsam ne olur duruşma ertelenir mi? Sadece zaman kazanmak istiyorum ben kesinlikle altını çizerek söylüyorum dolandırıcı değilim gerçek anlamda esnaftım işlerim bozuldu bütün çeklerimi ödedim sadece 1 adet kaldı onu da ödüyeceğim tabiki ama 1 ay kadar süre lazım karşı taraf kabul etmiyo duruşmaya katılmasam ertelenme durumu olur mu? yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler…

    • Kerem Bey,
      Sulh ceza mahkemeleri genelde ilk duruşmaya katılmazsanız zorla getirilme yada yakalama kararı veriyor. Zorla getirilme sorun değil, yakalama sorun oluyor.
      Zaman kazanmak istiyorsanız davaya katılın, avukatınız olduğunu fakat bu duruşmaya gelemediğini, ifadenizi ve savunmanızı onunla birlikte vermek istediğinizi söyleyin. Bu sizin zaten kanuni hakkınız. Mahkeme size süre verecektir.
      Çekle ilgili bilgi verirseniz (ibraz tarihi, şikayetçi kim, sizin çekle iligili bağlantınız gibi) size savunma konusunda yardımcı olacak bilgilerde verebiliriz.

  23. Güzel paylaşım teşekürler..

  24. RAHMİ OFLU OĞLU’NUN HANDİ KAPLARI

    1970 yıllarda , Türk yargı sistemini ve infaz kurumlarını eleştiren bir film yapıldı bu filimin adı: Gece yarısı ekspresi ( Midnight Express) bu filimi toplum olarak yadırgadık, böyle bir şeyin bizim ülkemizde olamacağı tepkimizdir !bilindiği ; o filimde hatırlayalım William Hayes’in bir kayıkla kaçıp gece yarısı bir expresle ülkesine dönmüştü şimdi biz o zaman bu yasaklı filimi seyredemedik ancak dünya seyretti ve gerçekleri izledi peki ya galileo ? dünyadaki en büyük duruşmaya konu olan adam, yani engizisyon :yani soruşturma yapılan kilise mahkemeleri? YANİ NEKADAR DÜNYA DÖNMÜYOR DESEKTE O GERÇEK GÜN GİBİ ORTADIR .Rahmi ofluoğlu ama gerçeği ikimizde biliyoruz bu insanlar kasten ,dolandırıcılıktan hapise girecekler ;
    Yazınızı okudum ,ABD görev yapan Avukat bir arkadaşım var ABD’DE bulunan ,10 , 12 çeşit çek şekli vardır dedi ve çek yasasını bana anlattı. Burada uygulanan yasaları anlattı bakın çek kartı , imza kartı bunlar ABD var , Banka garantilerini yazmamışsınız bunları açıklamamışsınız waranty :senet garantilerinden bahsetmemişsiniz, kodla garantiden bahsetmemişsiniz ,uzman dolandırıcılık UCC buna bakış açısını yanlış anlatmışsınız, siz çek verilsin neye karşı bir borca karşı yani size göre çek o kadar basit bir şey ki ilkez bir açıklamanız bir cümlede net bu kast dolandırıcılık için yaptınız açıklamadan bahsediyorum canım kardeşim çeki veren banka niçin buna garanti hükmü koyar veya niye bir tazminat var söylermisin? hayır cevap vermeyeceksin tabi , keşideci bu bağlamda şunu beyan eder bu ilgili resmi çekin ödeme tazminatı ilgili miktar garantidir .
    Mahkemede nasıl kurtaracaksın 100 binleri açıklarımsın? Kurtaramayacaksın çünkü onlar bu çeki verirken çekin karşılıksız olacağını bilmesinden çok yazdığı çekin alacaklı olan borçluya bir izahat vermese gerekiyor hakim soracaktır ilgili vatandaştan mal aldın, bu mal ne oldu? Satıcı:Sattım! peki parası ne oldu?..
    Şahsi diğer borçlarıma yada diğer ödemelerimi yaptım yani satıcıdan malı aldın o malı sattın mal ortada yok! para ortada yok!yada tefeciye verdin suça teşvik ettin ,çek koçanını kötüye kullandın .. ispat yükünü suiniyete yükledin ,Böyle kepazelik olur mu ?buna hangi hukuk adamı inanır? … inanmaz hepimiz hukuk eğitimi gördük , borçlar kanunu,eşya hukukunu,ceza hukukunu hakı,hukuku biliyoruz siz ne yapmaya çalışıyorsunuz?
    Kusura bakmayın, ben niyetinizi çözmek de zorlanıyorum ne yapmaya çalışıyorsunuz ? burada batmış esnafı böyle kurtaramazsınız ..bizim amacımız bütün esnaf arkadaşı kurtarmak o yüzden adli para cezasını kaldırmak ve bankaların garanti hükümleri artırmak ve ortaya koymaktır amacımız budur siz buna karşı çıksanızda …
    GERÇEK BUDUR SİZ BUNU DEĞİTİREMEZSİNİZ BU DÜNYADA BÖYLE ÇÜNKÜ…
    ŞU KAYNAĞIN İLGİ MADDELERİNİ, KAYNAĞI EDİNDİĞİNİZ YERİ , BİR AÇIKLARMISINIZ BENDE BİR İNCELEYEYİM ?
    BAKIN AŞAĞIDA ABD, ÇEK HUKUKU ,KONTROLLÜ DOLANDIRICILIK VE BANKA ÇEK GARANTİ HÜKÜMLERİNDEN TAZMİNATLARDAN BAHSEDİYOR SİZ BANA BU MAKALEDE GÖSTERİRMİSİNİZ DOLANDIRICILIK NASIL AÇIKLANMIŞ.. BU MAKALEDE ÇEK HUKUKU NASIL AÇIKLANMIŞ BEN OKUDUM BİRDE SİZ OKUYUN?
    NOT: ab ,acildemokrasi,admin ,BEN bu arkadaşlar neden artık özgür düşünceleriyle yazışamıyorlar bunuda açıklarmısınız?

    Email Us at The Norton Group
    An Expert Looks at the Check Fraud – How to Prevent Business Fraud
    Subprime Loans – predatory Lending Practices Are Back – Subprime Related Litigation
    Subprime Loans Expert Witness – subprime / predatory Lending Case Study

    SUBJECT: AN EXPERT LOOKS @ CHECK FRAUD

    Forgery and check fraud are two of the biggest security problems faced by banks. In fact, According to a recent Ernst & Young study reported by the National Check Fraud Center, over 500 million checks are forged annually, with losses totaling more than $ 12 billion, not counting those incurred by other types of document Forgery.

    Check fraud law is governed by Articles 3 and 4 of the Uniform Commercial Code (UCC). As a result, has moved toward the check fraud law reflecting contemporary banking practices.

    This memorandum generally addresses check fraud Litigation resulting from: (i) Alterations to the check, (ii) the forgeries of the maker’s signature on either the face of the check or the payee’s endorsement on the back of the check, or (iii) the counterfeit checks created by a dishonest third party. If there is a policy is implicit in the UCC’s rules for allocation of losses due to fraud, it surely is that the loss to be placed, on the party in the best position to Prevent it.

    The revisions to the law “will likely result in three significant changes to the Causes of action not available in the check fraud Litigation. First, they may provide a new cause of action for contribution based solely on shared culpability. Second, they may expand in the check-fraud cases conversion as a cause of action. Third, they allow the banks upstream of a drawee bank to recover from encoding errors that may result in shifting liability for counterfeit check in some cases.

    Check Fraud Law

    Before Addressing the law, it is important to know the relationships between parties typically involved in check fraud litigations. A customer is a person with an account at a bank. A drawer or maker is a person writing a check and is typically a customer of the drawee bank. A drawee is a party, typically a bank, required to pay out the money when a check or draft is presented. A payeeis the party entitled, by the creation of the check by the drawer, to receive funds from the payor bank, usually the drawee. Presentment is the delivery of a check or draft to the drawee or the drawer for payment.

    A check written by the drawer moves downstream from the drawer to the payee, and then moves to the drawee bank pays the amount that show. Several other parties, / an, may enter the stream between the payee and the drawee. Typically, the check moves downstream from the payee to the Depository Bank. Continuing downstream, the check moves from the Depository Bank to the collecting bank (most often the Federal Reserve Bank for Depository Institutions), then perhaps to a presenting bank, and finally to the drawee bank.
    The essential element of most check fraud claims is an unauthorized or forged signature or endorsement. The offender may enter the stream at any point in the sequence. Since the person committing the fraud has often disappeared with the money or the check fraud is the most judgment proof involves a claim by an injured party Litigation against a drawee bank that paid over a forged signature, or a bank that accepted and processed an item bearing a Depository forged endorsement.

    Generally, a drawee bank is liable for claims involving the drawer’s signature on the face of a check, and a Depository Bank is liable for claims involving the payee’s endorsement on the back of the check.

    A drawee bank’s liability for forged signatures of the drawer to the drawee bank maintains arises because the drawer’s signature card on file and is held Responsible for verifying the signature.

    The Depository Bank’s liability for forged endorsement of the payee arises because the Depository Bank has direct contact with the individual presenting the fraudulent endorsement. Thus, the Depository Bank is in the best position to verify the endorsement. In a double Forgery Situations, when both the drawer’s signature and the endorsement are forged or unauthorized, the case is Treated as the check and the drawee bank is generally liable forged.

    Counterfeit items are usually the Responsibility of the bench, that pays the item since the check was not authorized by the account holder.

    Banks do have an obligation to pursue a remedy against / an all parties who were in a position to know or should have known of any wrong doing (forged endorsement / signature or counterfeit, etc.)..

    Most state laws say that a bank may only charge a customer’s account for checks that are “properly payable.” Creates a cause of action against this provision that a bank charges its customer’s account for a properly payable check shout. Such a claim is like a breach of contract claim against the customer’s bank based on the theory that the drawee bank breached the terms of the deposit agreement by paying the item is not “properly payable.”

    A bank and its customer may alter the relationship subject to the Limitations imposed by the law that Provides that the parties can not disclaim a bank’s Responsibility for its lack of good faith or failure to exercise ordinary care or limit the measure of damages for the lack or failure .

    / An, the parties may decide by agreement the standards by which the bank’s Responsibility is to be Measured shout if those standards are manifestly unreasonable.

    The terms of the deposit agreement between the drawer and the drawee bank may provide the basis for a cause of action under the law. The terms of the agreement supersede the law as long as the terms may not do to disclaim liability for its own bank’s lack of good faith or failure to exercise ordinary care shout withstanding any such agreement.

    Under the law an instrument is converted if it is taken by transfer, other than a negotiation, a shout from a person entitled to enforce the instrument or a bank makes or obtains payment with respect to shout to the instrument for a person entitled to enforce the instrument or receive payment. For example, a thief takes a check payable to Mary Dow, Forges each endorsement, and pockets the proceeds. Dow may assert a claim for conversion against either cashes the check that the Depository Bank, or the drawee bank that pays the forged endorsement. Provides that the law is the measure of damages in a conversation in action presumed to be the face value of the instrument. The payee, / an, may only sue for conversion against the drawer if the instrument is a draft payable by the drawer, and shout a check payable by the payor bank. A “draft” is a negotiable instrument that is an order. A “check” is a negotiable instrument drawn on a bank and payable on demand.

    Generally, a drawer may shout sue for conversion, because in many States the courts have Ruled that a drawer has not a cause of action for conversion against the Depository bank which cashed checks for an individual who forged the payee’s endorsement when the check has never been Delivered to the payee.

    Litigation in a check fraud, a plaintiff who maintains an individual may sue his or her drawee bank account or another bank in the collection process under Section 9

    Besides the rights established by the UCC, there are Several common law to recover losses resulting from check fraud schemes bases. The most frequently used are the conversion, indemnification, Negligence, and money had and received. The availability of any common law cause of action for the check fraud depends on if the cause of action is displaced by specific provisions of the UCC.

    In cases with joint payees, one where the signature of another payee payee Forges, the nonforging payee may file a contract claim against the drawer of the check based on the underlying obligation.

    Defenses

    The revised UCC Continues most defenses to claims based on check fraud, but significant changes Provides Negligent where an employer was of a Forger. The revised UCC liability shifts to the employer where the employer is in the best position to Prevent the underlying embezzlement.

    One of the most significant changes is the introduction of the revised UCC concepts of comparative Negligence. The revised law “precludes a party who contributes substantially to the making of a forged signature from asserting an unauthorized signature. Under the old code, a bank is generally liable for the total loss if the bank is Negligent in most embezzlement cases. Under the revised law, / an, if both the drawer and the bench are the Negligent, the court will apportion the loss between the two According to their respective fault. The comparative Negligence language may also provide a new cause of action against the drawer with the drawee bank. The drawer may assert that, while it Contributed to the forged endorsements, shout it should be hold liable for the total loss.

    The revised law Negligence Introduces a comparative scheme into the bank / customer relationship.

    It Provides a bench with a defense to a customer’s claim for reimbursement for payment of an item properly payable shout, and the revisions introduced comparative Negligence as a loss allocation system, to the extent each bears Responsibility for causing the loss.

    The revised law covers an Impostor impersonates Situations where either a payee or an agent of the payee. Under the old code, this section applied only to cases in which the Impostor impersonated agent for the payee and shout false cases. The revision shifts liability from the bank to the drawer in the “bad bookkeeper” Impostor-cases and other Situations in which an agent endorses a check made out to the principal by the drawer.

    The revised law incorporates the standard into a comparative Negligence Situations Impostor and Fictitious payee. Under it, a bank that fails to exercise ordinary care may be liable for part of the loss from an Impostor Fictitious payee or to the extent that the failure to exercise ordinary situation Contributed to the loss care. It is impossible to predict what the practical result of the comparative Negligence will be the standard.

    Under the revised UCC, a double Forgery cases shout Will Be Treated as the forged check and forged endorsement cases. This revision not does result in changes in most States since the double forgeries were already forged drawer’s signature cases as generally Treated.

    Under the revised law is an employer liable for theft by an individual with authority to write checks and who draws a check to the order of a payee, the payee intending to have an interest in the check, but who subsequently forms the intent to steal the instrument and does so.

    Provides the law with the drawee bank’s failure Several time based defenses stemming from the drawer to review its statements to comply with a duty to discover and report unauthorized signatures or Alterations. A drawer who fails to discover and notify the bank of a forged endorsement or alteration within thirty days after the bank in question makes the statement and items available to the customer is precluded from asserting additional forgeries or Alterations by the same wrongdoer. If, / an, Negligence by the paying bank establishes the drawer to the item or items in question, then the preclusions are limited.

    The customer’s duty to inspect statements and discover and report any problems remains largely unchanged from the old code. The Subsection Defining such duty, / an, has been redrafted to help banks by truncate. The revised UCC says that the statement of account information if the item is sufficient Provides Described by item number, amount, and date of payment. This Allows banks to destroy paper checks at some point early in the collection process, instead retaining a photographic or electronic image of the check.

    The UCC extends from fourteen to thirty days the time within which a customer must report the unauthorized signature or alteration of a given wrongdoer. The law “maintains an absolute bar on the assertion of an unauthorized signature or alteration after one year, mirroring the one year rule” under the code.

    Under the revised law, the burden of proof shifts back and forth between the party asserting the preclusion and the party asserting the unauthorized signatures. If the bank pays the check over to an unauthorized drawer’s signature or endorsement, and the customer fails to notify the bank of the error within a reasonable time after the date of the receipt of his bank statement, the burden-shifting begins.

    First, the party asserting the preclusion, generally the drawee bank, must prove that the drawer failed to review his statements with “reasonable promptness.” If the bank can prove that the drawer failed to satisfy his duty to review statements and notify the bank of any errors, then the liability shifts to the customer for the items in question asserting the unauthorized signatures. The customer will then be precluded from challenging the effectiveness of such signature on any other items placed, altered or forged by the same wrongdoer unless he can prove that the bank failed to exercise ordinary care in paying the items in question. If the party asserting the forged signatures can not prove that the bank failed to exercise ordinary care in paying the items in question, then Negligence liability reverts to the bench on a comparative basis.

    A drawer may ratify an unauthorized signature or Forgery, thereby foregoing the right to assert the unauthorized signature against another party. Whether a party ratified an unauthorized signature or Forgery is a question of fact. Furthermore in order for a court to find that a particular factual pattern is the ratification, the facts must shout to be susceptible to any other interpretation.

    Counterclaims

    The 1990 revisions added an encoding warranty, by which a party who encodes information on the face of a check is held strictly liable for such encoding. Banks have traditionally encoded by employing Magnetic Ink Character Recognition technology checks (MICR), and they are increasingly shifting to the Optical Character Recognition (OCR) technology.

    The MICR and OCR line contains three fields on the bottom portion of the check. The first field contains the routing number of the payor bank, which tells where to send the check to the Depository and collecting banks. The second field contains the drawer’s account and check numbers, which tells the payor bank which account to debit. The first and second fields are generally encoded by the drawee bank before the preprinted form, is given the check to its customer. The third field shows the amount of the check. The third field is generally encoded manually by the Depository Institution.

    Definition of Ordinary Care

    The standardized definition of Negligence standards were used in the revision of the law. Ordinary care with respect to persons engaged in the business, such as the banks, means the observance of reasonable commercial standards, prevailing in the area in which the person is located, with respect to the business in which the person is engaged. The definition further specifies that in the case of a bank that takes an instrument for processing for collection or payment by automated means, reasonable commercial standards do shout require the bank to examine the instrument if the failure to examine not does violate the bank’s prescribed Procedures and The Bank’s Procedures vary unreasonably from general banking usage not do shout disapproved by the law. This endorses the procedure of verifying signatures on checks below a certain dollar amount shout (within reasonable limits).

    Conclusion

    The bottom line is that employers and businesses from these Developments are now likely to be Responsible for part of the loss incurred in the check-fraud cases.

    They should be put on notice that they need to implement policies under which (1) deal with banks they are kept current on who is authorized to issue and sign checks, (2) limit the number of people so authorized and (3 ) adequately review canceled checks and statements as Quickly as possible after they are received, to ensure they have been Issued and paid properly.

    *****

    Contact: Phone-609.409.4490
    The Norton Group
    PO Box 2400
    Princeton, NJ 08543

  25. arkadaşlar yaşadığım bi sıkıntı ile ilgili yardım ve fikir almak istiyorum. 30 bin tl alacaklı olduğum birinden, bu alacak karşılığında çek aldım. verilen çek hamiline idi. bende çekin arkasını cirolayıp bi arkadaşa verdim nakite çevirmesi için tabi bizim bu arkadaşta borcu karşılığında benim çeki birine vermiş. çekin günü geldiğinde karşılığı olmadığı için çek kaşe yemiş ve bu g ün icralık olduğumu öğreniyorum. beni icraya vereni tanımıyorum. çeki verdiğim arkadaş ta çekin arkasını cirolamamış sanki çeki ben vermişim gibi görünüyo ama ben kesinlikle bu şahsı ve firmayı tanımıyorum. gelen tebligatta 10 gün içinde mal beyanını istiyor bende, gerçi adıma bir şey yok. çeki aldığım kişide şu an da cezaevinde. bana ne yapmam konusunda yardımcı olursanız çok sevinirim .

    • ekrem bey,
      çekin arkasındaki ciro şahsimi yoksa firmanızın cirosumu ?
      şahsen ciro atmışssanız oturduğunuz evin içindeki eşyalara kadar haciz gelir.firma cirosu ise sadece firmanınızı icra baskısı altına alır.
      yapacak ne var ? pek birşey yok. anlaşıp ödemeye çalışmak en doğru yol. hapis cezası riskiniz yok. çünkü cirantasınız.

      • ilginizden dolayı teşekkür ederim. çekin arkasındaki ciro şahsi. benim anlamadığım bana dava açanlarla kesinlikle tanışmıyorum ve sadece benim cirom var sanki benden almışlar gibi görünüyo ama ben bunlara çek vermedim bunlarla bi ticari ilişkim yok ve olduğunuda kanıtlayamazlar. buna rağmen bilebana nasıl icra davası açabiliyorlar bunu anlamış değilim. bunun bi itiraz yolu yokmu ?

        • Borcun menfi tespit davası açabilirisniz ama bence ortada kazanılacak bir durum olurmu bilmiyorum. İcra takipleri sürelidir, kambiyo senetlerinde tebliğ tarahinden itibaren 5 gün içinde itiraz edilebilir. Yada icra hukuk mahkemesinde harç yatırarak dava açabilirisniz. Sonuçta şahsen ciro atıp çeki 3.bir şahsa kullanmışsınız. (en azından durum böyle) Yani konunun çok uzmanı değilim sizi yanıltmayayım ama başımdan onlarca icra takibi geçti, icrayı iptal etmenin başka yolları olabilir ama ben bilmiyorum.
          Kısaca çek cirolamışsınız, karşılığı çıkmadığı taktirde sorun sizi buluyor.

    • Sayın arkadaşlar bu davayı öğrenip iyi kötü katkıya bulunduğum 1 seneye yakın oldu.Bu davanın lokomotifi olarak ilk önce Uğur-26 ekm-2510-basketçi-mehmet bey ve ismini hatırlayamadığım çok değerli arkadaşları tanımaya çalıştım.Bazılarını yakınen tanıdım eminimki lokomotif yani davamızın sürükleyicisi çok değerli arkadaşlarım var.Hep söylenen arzulanan bir çatı altı idi neyseki son yapılan Bostancı toplantısında bu da Sayın Rahmi beyin yardımıyla gerçekleşiyor ,bilhassa Ekm-2510 arkadaşım bilfiil bu organizenin başında ve hukuk savaşını başlattı.Ve her gün Rahmi beyin bize sunduğu çatı altında çok zor şartlarda çalışmaları sayın basketçi ve bazı arkadaşlarımızın yardımı ile sürdürmekte.Bu güne kadar bu durmdaki arkadaşlarımız bir takım masrafları kendi bünyelerinde halletti fakat beni şahsen gidip gördüğüm sahne beni çok üzdü.Bazı insanlardan bu kadar fedakarlık beklememiz hiçte doğru olmaz.Rahmi Bey in bize verdiği sunduğu imkanlara bzimde yardım etmemiz gereki r bu faal arkadaşların bu konuda bizden hiç bir zaman talepleri olmadı ve olmazda,ama bizimde bu duruma seyirci ve ilgisiz kalmamız olmaz .KIsacası bir takım eksikler bulunmaktadır.Bu eksikleride bu davanın devamı ve sonucuna bir an gidilmesi yönünden bizlerinde katkıda bulunmsı yerinde olacaktır.Bunlar şu anda kırtasiye büro malzemeleri vs.bununla ilgili liste yayınlanacaktır.Bundan sonra ilgilenen ve yardım etmek isteyen arkadaşlar direkt malzemeleri büroya göndereceklerdir.saygılar

  26. tolgay akyıldız

    Selamlar, ben bir arkadaşıma 450.000 Tl. hatır çeki verdim. Durumu iyiydi. Ancak bu çeklerin 100.000 Tl’sini ben ödedim. Kalan 350.000 TL. hep yazıldı. Mahkemelere çıkıyorum ve temyize gönderiyorum. Çeklerin vadeleri haziran, temmuz, ağustos ve eylül. Keşide tarihleri 6 geçen çekler ile ilgili celpler gelmeye başladı. Mesela ağustos’taki çekim daha yeni mahkemeye verilmiş. Yani 6 ay 10 gün süre geçerli değil ozaman. Birde sorum şu temyiz sonuçları gelmeden hüküm yiyebilirmiyim. Adli para cezası verilen çekler neticesinde mağdur denilen kişiler icra takibine başlayabilir mi? bir cezanın bir kaç değişik şekilde uygulanması herhalde doğru değil kanuna göre. Böyle birşey olursa gelen icra ve avukata nasıl bir uygulama yapmamızı tavsiye edersiniz. Ayrıca kestiğim çeklerde fatura belge yok. Şirketlerde fatura aranmaz mı? Hakimler neden bunlar bizi ilgilendirmez diyor. Faturasız çek bizi bir nebze korumaz mı. Hakikatten çek mağduru oldum. Evim arabam herşeyim gitti. Psikolojimiz bozuldu. Adımız dolandırıcıya çıktı. Ben bunları haketmedim. Sadece artık iyi niyet mi, cahillik mi, ne denirse buna ben yaptığımın cezasını çekiyorum şu anda. Cevap yazarsanız şimdiden tşk.

    • MEHMET ALİ ÖZTÜRK

      Tolga Bey,

      Sorularınızın bir kısmına karşılık vereyim:

      Çek karşılıksız çıkarsa, keşide tarihinden itibaren 6 ay 10 gün içinde şikayet hakkı var. Ancak, şikayetten sonra savcılar (genelde iş yoğunluğundan dolayı) hemen dava açmayabiliyorlar – bu yüzden süreler uzayabiliyor.

      Ticari ilişki olmadan çek keşide edilmesi durumunda, normal hukuk düzeninde siz savunma yaparsınız, hakimin de araştırma yapması gerekir. Maalesef, eski alışkanlıkla hakimler “çek suçu şekli bir suçtur” deyip, hiç araştırma yapmadan, kasıt unsuru var mı yok mu bakmadan basıyorlar cezayı. Bu konuda Yargıtay henüz bir karar açıklamadığı için, bu konuyu temyiz gerekçesi olarak kullanabilir, hakkınızı arayabilirsiniz.

      Karşılıksız çıkan çeke yargılama sonucunda apc verilmesi ayrı bir olay, icra takibiyle alcaklı tarafından haciz yapılması ayrı bir olay. İkisi de aynı anda olabilir.

      Temyiz ettiğiniz bir dosyada Yargıtay bir karara varmadan herhangi bir şekilde hapse atma söz konusu olamaz.

      Ama burası Türkiye, hakimler çok farklı ve yanlış kararlar alabiliyorlar. Sizin de dosyalarınızla ilgili açıklamalarınız eksik veya hatalı olabilir. En temizi tecrübeli bir avukattan dosyalarınızı göstererek görüş almanız.

    • tolga bey,
      yazınızı şimdi gördüm. cevaplamaya çalışacağım.
      1.Şikayet tarihi 6 aydır. soruşturma ve kovuşturmanın başlangıç süresi bazen 2 yılı buluyor. şikayetçi şikayetini süresinde yapmıştır. dava geç açılabilir. bu durum sizi yanıltmasın.
      2.Yargıtay cezanızı onamadan hüküm giymeniz mümkün değil. ama yargıtaya göndermeyi atlarsanız durum değişir, cezanız kısa bir sürede kesinleşir. dosyaları sıkı takip edin.
      3.adli para cezaları üzerinden icra takibi yapılamaz. sadece günlüğü 100tlden hapse çevrilirler. (ödemez iseniz)
      4.çeklerdeki ceza davalarında fatura şartı aranmıyor.
      5.şikayeti kimin yaptığı önemli. yeni kanunda sadece ibraz eden hamilin şikayet hakkı var. (karşılıksız işlemini yaptıran kişi hamil oluyor dolayısı ile şikayet hakkı var, ciranta ve bankanın şikayet hakkı yok) ayrıca erken ibraz, vekaletle atılan imza direk beraat nedeni. bu hususları inceleyin. sitede birçok yazı bulacaksınız.

      • Sayın Sargoz uzun süredir değerli bilgilerinizden yoksun bıraktınız sizi görmek çok güzel! çirantanın şikayet hakkı yok ama bankanın ne şekilde şikayet hakkı olamayacağını açabilirmisiniz.örn bir davada banka çeki almış (rotatif krediye)ve karşılıksız işlemini yapıp dava açmış bu şekildemi acaba.Saygılar

        • tarık uras’ın görüşlerine katlıyorum ,bankanın hangi durumda şikayet hakkı olduğunu açabilirmisiniz?

        • Tarık Bey selamlar,
          Pek yazmıyorum çünkü yazınca mağdurlar kendi dosyalarına baksın, avukatların işini yapmasın deniliyor. Sonra dayanamayıp yine yazıyorum. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor. Mağdurun halindende sadece gerçek mağdurlar anlıyor. Bide işin ezberleri bozma kısmı var. Malesef en zor olanda bu.
          Bankanın şikayet hakkı konusu aslında basit bir konu. Kimse bankaya alınan bir mal veya hizmet karşılığı ödeme amacı ile vadeli çek veremez. Çek bankaya tahsil amaçlı verilir.
          Örneğin kredi teminatına verilen müşteri çeki , takasa ibraz hükmündedir. Karşılığı tahsil edilip sizin kredi borcunuzdan düşer. Karşılığı çıkmaz ise krediyi kullanan ve takasa ibraz emirini veren hamile geri döner; kredi teminatında açıkta kalan kısım için ya yerine yeni çek verilir yada banka isterse kredi kısmen kapatılır. Durum bu. Neden kimse bu durumu anlamıyor; bende anlamıyorum. Hep aklımızda bankalardaki batık krediler, patlamış çekler ve mülga 3167 var. Ama işin normal boyutunu hiç düşünmüyoruz: Rotatif krediyi kullananın krediyi kapatıp çeki geri aldığında şikayet hakkı yokmudur ? Asıl onun vardır çünkü çek takasa ibraz hükmündedir.

          Ama bu arada çok önemli bir durum daha var; bu atlanılmamalı; bankaya çeki veren hamilin şikayetinin geçerli olması için çekin takasa ibrazında 5941 sayılı yasanın ilgili hükümleri uygulanarak karşılıksız işleminin tam ve eksiksiz yapılması gereklidir. Nasılmı ? Takastaki çekin karşılıksız kaldığı hamile bildirilir. Hamil şubeye gider ve karşılıksız işleminin yapılmasını talep eder. Banka yetkilisi ile birlikte gerekli şerhler düşülür ve karşılıklı imza altına alınarak karşılıksız işlemi sonuçlandırılır. HAMİLİN İMZALAMAKTAN KAÇINMASI HALİNDE KARŞILIKSIZ İŞLEMİ YAPILMAZ. Bu unutulmamalı.

          Asıl konuya geri dönersek; farzedinki bankanın şikayet hakkı var. O zaman çalıştığı banka şubesine (ne amaçla olursa olsun) takasa çek veren herhangi bir kurumun yada şahsın şikayet hakkı kalmamış demektir. Bu mümkünmüdür ? Tabiki değildir.

          Kanun net ve açık. İBRAZ EDEN HAMİL diyor.
          Takasa kredi kullanma amacı çek verdiniz. Banka ibraz etti diyorsanız yanılırsınız. Banka sizin ibraz emrinizle çeki tahsil edip borcunuzu kapatır. İbraz eden sizsiniz.

          5941 sayılı yasa yeni bir kanun sistemidir. Eski kanunun iyileştirlmiş hali değildir. Tüm hükümler değişmiştir. Kanun koyucu cirantaya yada bankaya şikayet hakkı tanısa idi daha önce yaptığı gibi bunu açıkça ve ayrıca belirtirdi. Kanun koyucunun iradesi bu yönde değildir.

          Aslında bana göre:
          3167 sayılı yasa döneminde ibraz edilmiş tüm çekler ve açılmış tüm davalar yeni kanuna göre geçersizdir; düşmelidir. Çünkü çeklerin ibraz şerhleri eksik yapılmıştır. Ayrıca çoğu davada şikayetçi ibraz eden hamil konumunda değildir. Kanunun ibrazı içeren maddesini lütfen dikkatle okuyunuz:
          5941 sayılı yasa madde 3 / 4 :

          Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.

          Kanun hükmü budur. Emir böyledir. Kanun koyucu böyle uygulama istemektedir. Bu şartları taşımayan çekte suçun unsurları oluşmamıştır. Şimdi biri bana anlatsın; 20.12.2009 öncesinde hangi çek bu hükümlere göre tek tek şerh düşülerek karşılıksız kalmıştır ? Hiçbiri.
          Bu hükümlerin önemi yokmudur ? Yok diyosanız kanun koyucunun iradesini kabul etmemiş sayılırsınız. Bu mümkün olamaz.

          Aslında 5941 sayılı yasa 20.12.2009 tarihinden önceki çekler için af kanunudur . Tamam, çeke hapis cezası devam etmektedir. Bu ayrıca tartışılır. Ama yeni kanun hükümleri 3167 sayılı yasanın hükümlerini iptal etmiştir. TCK 7 ye göre herkez beraat etmeli yada infazlar durdurulmalıdır.

          • TARIK ARAS

            Sayın Sargoz değerli bilgileriniz için çok teşekkür ederim.Saygılar

          • selam sayın sargoz,
            belki ben hep aynı soruları sorup duruyorum .
            benim toplamda 200.000 tl karşılğında 4-5 dosyam var ve 2009 da kesinleşmiş hapis kararlarım var.
            şimdi ben bu 200.000 tl yi ödediğimde hapis kararlarım kalkıyor ve bu 200.000 tl yi devlet alıyor ve ben hala alacaklıya 200.000 tl borcluyum değilmi?
            yani 200.000 tl , 400.000 tl mi oluyor?

          • gunaydın sayın admın eskılerden kımse kalmamış herkes borcunu odedımı yoksa yenıden hapse gerımı donduler

          • siz nerdesiniz can bey, bu arada? herhalde borçlarını ödeyenlerdensiniz.kanalda darbe oldu Malesef herkesi baskı altına alıp susturdular sitede yoksa sizde o gruba dahilmi oldunuz?

  27. ne kadar güzel ekonomik kriz adı altında çek yazıp insanları madur eden hırsızlara af çek yüzünden madur olan aileler boşananlar intihar edenler cocukları onları anne baba olarak tanımazken nasıl böyle bir düzenlemek yapılmakta bizi dolandıran şahız hiç ceza çekmeyecek cezanın katmerlisini aç kalarak çocuğumu okula yollayacak parama olmazken siz büyükler nasıl böyle düzenlemeler yapabiliyorsunuz eşim açtı bu davayı 2008 ocak ve gelinen durum hiççççeki imzalayan adam ben imzaladım ben suçluyum diyerek ifade veriyor adam sokakda çalışıyor mahkemelere katılmıyor tutuklanmak yerine dolaşıyor benim anlayamadığım bir adalet sisitemi tıkanmış gitmiyor lavaba açıçağı bile açamaz bu davaları hızlandıramaz neden adam ben suçluyum derken DIŞARDA PARA KAZANIYOR BENİM PARAMI VERMİYOR SİZCE MADUR OLAN BENMİYİM YOKSA ÇEK YAZAN KARAKTERSİZ O ŞAHIS MI

    • haklısınız ama bu çeki verenle hiç mi alışverişiniz yoktu,bu kadar yüklü sizi zorlayacak çekleri alırken hiç mi araştırmadınız,siz haklısınız cünkü bankalar hiç bir teminat almadan çekleri verdiler insanlarda gelecek paralarına göre ayarladı ceki kesti.sonuç vahim herhalde o adam ya tam dolandırıcı degilki sizin araştırmanızda cıkmadı,bu durum gelecek para ile olmuyor,o yüzden banka garantili olması lazım ki o insan ceki kesn ödeyese bile banka ödemeli yani suç ortada gözüküyoe tabiiki en büyügü çeki kesen,banka ve siz olarak gidiyor

    • MEHMET ALI OZTURK

      Kamile Hanım,

      Dolandırıcıları hesaba katmadan söylüyorum. İşleri zora girdiği veya iflas ettiği için size olan çek borcunu ödeyemeyen birisini hapse atmanın kime ne faydası olur ? Bu kişi hapisteyken ne size borcunu ödeyebilir, ne ailesine bakabilir, üstelik devlete de yük olur.

      Hapse girmesi sadece sizin intikam duygunuzu tatmin eder, başka bir şeye yaramaz. Eğer dedrdiniz intikam almaksa, o zaman borcunu ödeyemeyenleri idam da edebiliriz; daha da keyif alırsınız.

      Saygılarımla,
      Mehmet Ali Öztürk

    • SN . KAMILE ,
      BORÇ SADECE CEKLER OLMUYOR, SENET DE VAR, KREDİ KARTI DA VAR, AÇIK HESAP TA VAR. SİZİ MAGDUR EDEN O BORCLUDAN DOLAYI SIZLER DE BORÇLANMIŞSINIZDIR BAŞKALARINA DA SİZİN BORCUNUZ VARDIR . O HALDE SIZ DE HAPSE GIRIN, SONRA SİZİN BORCUNUZDAN DOLAYI MAGDUR OLANLAR DA BAŞKALARINA BORÇ TAKMIŞLARDIR ONLAR DA GİRSİN.
      ZİNCİRLEMEDİR BU İŞLER TÜM TURKİYE HAPSEMİ GİRSİN.
      BORÇ BORÇTUR, ÇEK, SENET, KREDİ KARTI, AÇIK HESAP………..

      HAYDİ HERKES HAPSE

  28. adalet istiyorum

    E- Vadeli çekin önceden ibrazı;

    2008 yılında gününden önce ibrazı ile ilgili çıkan hapis karaları ortadan kalkmıyormu?

  29. Sahte haciz tutanağıyla(fotokopi) dava açılıyor ve tic. mahkmesi c. savcılığı bu belgeyle kovuşturmaya yer yok diyor en borcu kabul etmişsin haciz tutanağında deniliyor! tic. mhkmesi de karşı tarafa açtığımız menfi tespit davasını haciz tutanağında borcu kabul etmişsin diyerekten RET ediyor ! böyle bir tutanak imzalamadık ki dediğimiz de, aslını icra müdürlüğünden bir türlü alamıyoruz  ! C. Savcılığına suç duyurusunda bulunuyoruz ve Ağır Ceza mhk mseinde yargılanan memur ceza alıyor ! bu meyanda çok yüklü miktardaki tarlamız ihaleyle satılıyor ! ihaleye 3 kişi girmiş ve sadece bir kişinin ihaleye girmek için yatırdığı para banka makbuzu var ! iz dosyasına baktık ve elden alınan başka para da olmamış !  ihalenin feshini istedik mhkme RET etti ! Yargıtaya temyize gittik ! ve şu an da sahte evraklarla çalıntı çeklerle ilgili olarak yapılan mahkeme kararı hapis dedi ve cezaevine götürdüler çek sahibini ! C. Savcısı fotokopi haciz tutanağına bakarak kovuşturmaya yer yok demiş ! şimdi savcıdan icra memurundan mahkemeden vs. kişilerden şikayetçi olduk bakacağız sonuç ne olacak ! en son çalıntı çeklerle ilgili araştırma yaparken bu sayfayı buldum ve araştırırken de çeklerin gününden önce bankaya ibraz edildiğini buldum. Herşey hayırlısıyla sonlanacaktır bundan eminim fakat ADALETE GÜVENİM KALMADI ( bir savcının söylediği başka başka savcının söylediği bambaşka, hakim desen aynı)  ya bu ülkede bu kişiler benim dediğim olmalı diyerek kanunları kendilerine yontuyorlar ya da adam kayırıyorlar!  yolu şeffaf ve samimiyetten geçen tüm mağdurlara selamlar… suçlu elbet bir gün cezasını çekecektir ama nasıl ve nerede…

  30. SEVGİLİ BÜYÜKLERİM ÖNCE KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN BEN 2007.DE 3167 DEN 5 YIL VERİLDİ 2 YIL 4 AY YATTIM YANİ ENÜST SINIRDAN FAKAT İÇTİMA YAPTIRDIĞIM HALDE HALA YATTIĞIM DOSYALARDAN ARANMAM ÇIKIYOR NEZARETTE KALDIKTAN SONRA MEMURBEYLERLE ADLİYEDEN DÜŞÜM KAĞIDI ALIP SERBEST BIRAKILIYORUM BENİM SORMAK İSTEDİYİM BUNLARDAN TAMAMEN NASIL KURTULURUM ÇÜNKÜ BİR İŞE GİREMİYORUM HER AN ARANMAM ÇIKABİLİRDİYE DAHA ÖNCE ŞİŞLİ ADLİ DÜŞÜM ALDIHIMDA 5YL YTĞM İÇN SERBST KLMŞTM
    YANİ ENÜSTTEN CEZA ALDIĞIM İÇİ BİR DAĞA CEZA ALIRMIYIM
    SAYGILARIMLA SEDAT DAR

  31. sayın hukukcular çek kanunlarını inceledim allah göstermesin bir imza attınmı. hayatın kararıyor neden çeklerde alacaklıya sen borçlu olan şahısa ne vermişsin vrdiğin malın faturasını mahkemeye sundunmu yoksa borçlu sa rhoşmuydu bu evrakı sana vermiş.böyle bir savunma hakı varmı yokmu bilgilendirirseniz memnun olurum saygılar

  32. Sn. Adminim 2006 ocak ayına bir çekim vardı.Gecen ay yani ocak ayının içinde istanbuldan avukat olduğunu söyleyen bir kişi aradı ve işleme koyucaklarını söyledi.Çekin miktarı 3000,00-TL. Çekin yasal faiziyle birlikte 6,500,00 TL olduğunu söyledi.Aylık 1000,00 TL ödememi talep etti benden.Bende herşeyimi satıp yatırırsam üstümdeki ceketi bile satıp qelirsem kaça kapatırız dedim biz tekrar döncez dedi bi dahada ses çıkmadı.2011 yılının ocak ayına rast qelmesi aklıma şunu getirdi aceba 5 yıl gibi bi süre aşımımı var yada hepsini toptan kapatıcam diyen bir müvekkile avukat neden geri dönüş yapmaz.Bana yardımcı olurszanız sevinirim.Birde bu işleyiş nasıl qelişir haciz mi?direkt hapis cezasımı? Şimdiden teşekkür ederim.

  33. BURHAN İŞCAN

    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, “Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’ yapıyoruz.”
    BİR ÇOK ÇEK MAĞDURU TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRMESEDE TEKRAR HAPSE DÖNMEYECEK.
    KESİNLİKLE GEÇMİŞ OLSUN…
    ÇEK MAĞDURLARININ YÜZDE DOKSANI KURTULDU…
    İŞTE KURTULUŞ DİLEKCENİZ VE işte GEREKCELERİ.
    BU DİLEKCEYİ HERKES KENDİNE GÖRE UYARLASIN.
    ÇEK MAĞDURU DOSTLARIM, ; DİKKAT BİRİLERİ SİZİ TUFAYA GETİRİYOR. VE SİZ HALA BU BLOKLARDAN MEDET UMUYORSUNUZ. MAKSAT EZBERLERLE MÜLGA OLMUŞ 3167 SAYILI KANUNU YÜRÜRLÜKTE TUTMAK. ÇEK MAĞDURLARINI AF İSTEYEN ZAVALLILAR GÖSTERMEK

    İŞTE DILEKCENIZ

    ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
    ŞEHİR

    ESAS NO : …./….
    KARAR NO : … / ….
    SANIK : ……. ……….
    SUÇ : Karşılıksız çek keşide etme
    (1)KONUSU : Mahkemenizin kesinleşen ……/… ESAS, …../…. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın kaldırılması ve hükmün infazının bitirilmesi temyizi talebidir.

    OLAYLAR

    1–20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. (10. C.D.Karar Tarihi 25.01.2010. Esas No: 2008/2928. Karar No: 2010/999)

    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, “Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’ yapıyoruz.”

    Kaynak : http://www.internethaber.com/mahkemeler-cek-davalarina-yetisemiyor-313501h.htm#ixzz17pQykSYc

    2-Karşılıksız çek suçu şikayete bağlı suçlardan olduğu için şikayetçinin şikayete hakkı olup olmadığı araştırılmalıdır. 5941 SY. GEÇİCİ EK 2MADDE- 5) “Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.” Hükmü vardır. Öncelikle bu tespitin yapılması gerekir.

    3-3167 Sayılı çek yasasının 16/6 maddesinde şikayet hakkı hamile, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantaya veya akdi teminatı nedeni ile tam ödeme yapan bankaya verilmiştir. Ancak 5941 Sayılı yasa şikayet hakkını yalnızca hamile vermiştir. Karşılığını tahsil etmek amacı ile çeki bankaya ibraz eden kişi hamil olmalıdır. Bu nedenle Mahkemece çekin örneğinin bankadan istenip, ilgili hususun tespitine karar verilmelidir. Kararın bu yönden de yeniden incelemeye alınması gerekmektedir.

    4-)Aynı yasa düzenlemesinin 5.maddesi ve 1. fıkrasında ‘üzerinde yazılı bulunan ibraz tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında’ denilmek sureti ile suçun oluşumu çek üzerinde yazan keşide tarihinden sonra ibraz edilmiş olması şartına bağlanmıştır. Basit bir deyişle, önceden geçerli olan ‘ibraz tarihi dikkate alınmaksızın çek görüldüğünde ödenir’ ilkesi, yeni düzenleme ile ortadan kaldırılmış, çek üzerindeki ibraz tarihine itibar edilerek, çekin muhatap bankaya ibrazı gerekmekte, aksi halde Karşılıksız Çek Keşide etme suçunun unsurlarının oluşmayacağı düzenlenmiştir. O halde, çekin ibraz tarihi de yeniden yargılamaya esas alınarak incelenmeli ve ibraz tarihinden önce ibraz edilmiş çekler ile ilgili Karşılıksız Çek Keşide etme suçuna ilişkin hüküm ortadan kaldırılmalıdır.

    5- 5941 Sayılı yasada 3167 sayılı yasanın aksine, 5271 sayılı CMK nın 195.maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanık yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde bir zorunluluk bulunmaktadır. (Yargıtay 10.Ceza Dairesi 2009/15031 Esas ve 2009/19857 Karar sayılı ilamı) Sanık müvekkilin yüzüne karşı söylenmeden tesis edilen hükmün bu bakımdan da iptali ve beraat kararı verilmesi gerekmektedir.

    6-) Aynı şekilde, yeni yasa düzenlemesine göre çekin üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığının tespitinin muhatap bankadaki imza beyanından ayrıca tespitinin yapılması zorunlu kılınmıştır. Bu da Mahkemelerce ayrıca inceleme konusu olmalıdır.

    7- Karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalarda uyarlama yargılamaları duruşmalı yapılmalı, kısmi ödemede bulunulup bulunulmadığı, miktarı, tüzel kişi temsilcileri ve vekillerin çek karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olup olmadığı veya temsilcilik ya da vekillik görevlerinin devam edip etmediği gibi hususlar araştırılmalıdır. Dosya üzerinden karar vermek doğru olmayacaktır. Zira değindiğim üzere, yasadaki her değişikliğin tek tek tatbiki ancak yeniden yargılama yapılmasıyla mümkün olacaktır.

    8- a) HACİZ YAPILMASI UZLAŞMAYI BOZAR. (Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi 11. Protokol ile değiştirilen ve yeniden düzenlenen sözleşme metni – yürürlüğe giriş tarihi 1 Kasım 1998-6.madde adil yargılanma hakkı ve 7.madde cezaların yasallığı) BİR SUÇA BİR CEZA VERİLİR. (haciz-adli para cezası ve yaptırımların aynı suçta bulunması?)
    ÖDEME TAAHHÜDÜ UZLAŞMA YAPILMIŞ ANLAMINDADIR. Borçlu ödeme taahhüdünde bulunduğu andan itibaren 5237 SAYILI YASANIN ETKİN PİŞMANLIK VE UZLAŞMA İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANACAK DEMEKTİR (Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2005/10-84 K. 2005/90 5/7/2005)
    b)YARGITAY 16.HUKUK DAİRESİ Tarih: 7.7.2008 Esas: 2008/871 Karar: 2008/4936 ve YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas No 2001/17HD-294 Karar No 2002/1
    ÖDEME TAAHHÜDÜNDE BORCUN TÜM FER’İLERİYLE BİLRİKTE RAKAMSAL OLARAK GÖSTERİLMESİ MECBURİYETİ
    Taahhüdü ihlalin doğabilmesi için ödenecek toplam borç miktarının rakamsal olarak, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Alacaklı ile borçlunun anlaşması suretiyle oluşan ödeme taahhüdünde borçlu tarafından ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak açıkça gösterilmesi ve tarafların bu miktar üzerinden icap ve kabulde bulunmaları gerektiği ve taahhütte bulunulduğu esnada, işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin belirlenmesi gerektiği hususları gözetilmeksizin, geçerli bir taahhüdün şartları oluşmaz. Bu tarz taahhütler butlandır. Ancak, Ceza Genel Kurulu’nun ve özel dairelerin süreklilik gösteren kararlarında da açıklandığı üzere, taahhüt tutanağında kısmi ödemelerinde göz önüne alınarak toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri ile birlikte belirlenmesi, böylece borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gereklidir. Bu miktar belirlenmediğinde borçlunun hangi miktar için taahhütte bulunduğu, bu taahhüdün kabulünün hangi miktarın nazara alınarak yapıldığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezanın belirlenmesi de imkansız olacaktır. Bu nedenle sanığın borcunu hangi nedenle veya nedenlerle yerine getiremediğinin araştırılarak, hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Çünkü borçlu yönünden, mükerrer ödeme(haciz ve icrada kısmi ödemeler) gibi makul bir nedenin mevcudiyeti halinde haksız cezalandırma söz konusu olacaktır. Burada ifade edilen “makul bir neden”, kuşkusuz borçlunun kusuru ile oluşmayan nedendir.

    Borçlunun taahhütte bulunması ve bu taahhüdün alacaklı tarafından kabul edilmesi bir akittir. Akit iki tarafın karşılıklı ve birbirlerine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde tamam olur. (B.K. md. 1) Kabul için bir süre tayin ederek başka bir kimseye bir akdin yapılmasını teklif eden kimse, bu sürenin bitimine kadar icabından dönemez. Bu süre bitmeden evvel kabul haberi kendisine yetişmezse icabı ile bağlı kalmaz. (BK. md. 3) Bu itibarla, borçlunun taksit talebinin, ilk taksit tarihinden evvel kabul keyfiyetinin borçluya bildirilmiş olması zorunludur. Aksi halde, borçlu icabı ile bağlı kalmadığından akit tamamlanmamış olur

    Öte yandan; Borçlu ve alacaklı tarafından kararlaştırılan ödeme koşuluna ait tutanağın, İİY.nın 8. maddesi uyarınca tutanakların aleniyeti ve ispat kuvveti gereği ilgililer ve icra müdürü veya yardımcısı veya katibi tarafından imzalanması zorunluluğu bulunmaktadır. İmza, sözleşmenin değil tutanağın geçerlilik şartı olup, icra memurları bu taahhütte taraf olmadıklarından içeriğine müdahale edememekte, sözleşme sadece icranın tarafları arasında yapılmaktadır.

    9-3167 Sayılı Çek Kanunu’nun uygulamasında, ceza, karşılıksız çıkan çekin miktarına göre belirlenmekteyken, 5941 nolu yasada kısmi ödeme de değerlendirilmektedir. Yani suçun sebebini çekin karşılıksız kalan kısmı oluşturmaktadır. Ayrıca 5941 S.Y. MADDE 6 – (1) Karşılıksız kalan çek bedelini, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında; ibaresi mevcuttur. Bu hususlar suçun ve verilecek cezanın unsurlarını ve yaptırımlarını değiştirmiştir. Yukarda görülen Yargıtay görüşü de bu minvaldedir. Bu husus mahsup hesabını gerekli kılmaktadır. Aksi halde kötü niyetli alacaklı lehine mükerrer ödeme ve haksız iktisap söz konusu olacaktır. Mahsup hesabının alacak miktarı üzerinden yapılabilmesi için alacak için icra takibinin yapılması, yani ödemelerin bir icra takip dosyası gibi muteber bir yapıda değerlendirilmesi gereklidir. Yine 3167 sayılı yasada alacaklı yaptığı hacze, rehne rağmen şikayetini devam ettirebiliyordu. Mükerrer ödemeler kale alınmıyordu. 5941 nolu yasada bu şekilde ödemelerde, mahsup hesabı içinde göz önüne alınmaktadır. Suç ve cezası 3167 sayılı yasadan farklı olarak borcun geri kalan kısmı üzerinden oluşmaktadır. Şikayetci alacaklı, şikayeti ile birlikte haciz başlattıysa haczin sonuçları belli olmadan şikayete esas çek miktarı da belli olmayacaktır. Haczin sonucunda satış olmuşsa bu kısmi ödeme oluşturmuştur.

    10-Bu gibi durumlarda butlana sebep olacak muamelelerin oluşmaması açısından, 5941 S.Y. şikayetçi alacaklı tarafa da bir takım hak ve yükümlülükler oluşturmuştur. Yasa alacaklıya alacağını bir an önce tahsil etmesi için uzlaşmayı bunun mümkün olmaması durumunda ise taahhüdü kabul edip etmeme hakkını vermiştir. Borçlunun taahhüdünü kabul eden şikayetci alacaklının, kabulle birlikte butlana sebep olmayacak durumlar için bazı yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir. Bu gibi durumlarda yasa başlı başına bir ilamdır. Bu ilama dayalı olarak şikayetci olunan çekle ilgili yeni bir icra takibinin oluşturulması gerekir. Yukarda bahsettiğimiz taahütlerle ilgili işlemlerin, anlattığımız şekil/lerde bu takip dosyasında gösterilmesi gerekirdi. Bu sebeple böyle bir takip dosyasının olmaması veya eski takip dosyalarında yenilemelerin olmaması alacaktan vazgeçme anlamı hükmündedir. Alacaklının bu durumda şikayeti sürdürmesi kötü amaçlı mutlak butlandır.

    11-5941 Sayılı Yasanın geçici 2. Maddesinin 1.fıkrasının b bendi uyarınca, aynı yasanın 6. Maddesine göre hesaplanacak faiziyle birlikte çek bedelini ödeme taahhüdünde bulundum. Ancak; 5941 nolu yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, sanık olarak görüldüğüm ve aleyhime kesinleşmiş ceza bulunan mahkemenizin yukarda numaraları yazılı dosyasında davada lehime sonuçlar gelişmiştir. Şikayetçi alacak için ŞEHİR .. İcra Müdürlüğünde 2007/168 nolu dosya ile icra takibi başlatmıştır. İcra takibi, takipsizlikten düşmüştür. (İCRA DOSYASI OLMAYANLAR HAKKIMDA İCRA TAKİBİ YOKTUR YAZACAK) Şikayetçi –alacaklı yenileme yapmamıştır. Şikayetçi ayrıca 5941 sayılı yasanın geçici Ek 2. Maddesi gereği yapmış olduğum taahhüdüme de süresi içinde müdahalede (taahhüdün kabulü ile birlikte taahhüdün yerine getirilmesi için hesaba haiz icra emrini göndermek, taahhüt ret olsa bile mahsup hesabı gösterir icra takibi emrini yenileme talebi göndermek)bulunmamıştır. Bu durumda kötü niyet, mükerrer ödeme talebi ve bundan kaynaklanan haksız iktisap söz konusudur. Şikayetcinin bu süreçte hiçbir şey yapmaması, yasalara göre şikayetten vaz geçme anlamında da kabul edilmektedir. Bu durumda iki husus öne çıkmaktadır. Şikayetçi taahhüdümü görmüş ancak icra takibinden vaz geçtiği görüldüğünden şikayetten de vazgeçmiş bulunmaktadır. Ya da; şikayetçinin taahhüdü kabul edip, taahhüt süresi dolduğunda alacağının mahsup hesabını göstermemesi şikayetinin kötü niyetle haksız olduğu hükmünü oluşturacaktır. Kaldı ki şikayetçi -alacaklının açmış olduğu ilk icra dosyasında haciz bulunmaktadır. Gerek haczin satışı ve gerekse kısmi ödemelerle borç ödemesi tamamlanmıştır. Dava konusu çek ile birlikte şikayetçi olunmayan çekler ve senetler de alacağa esas olarak toplanarak bu icra dosyasında gösterilmektedir. Davacı alacaklı bunları ayrıştırarak yeni bir ilamlı icra takibinde talep ettiği matlup alacağını göstermek, ödenecek toplam borç miktarının rakamsal olarak, hiçbir kuşku, itiraz ve duraksamaya yer olmayacak şekilde bütün ferileriyle birlikte belirtmesi gerekirdi. Dava konusu taahhütte bulunulan çek ayrıştırılarak ayrıca bir icra dosyasında gösterilmemiştir. Özetle şikayete sebep olan çekle ilgili mahsup hesabının yapılacağı bir icra dosyası yoktur. Zira alacaklı kötü niyetle hareket etmektedir. Mülga yasa hükümleri gereği ile hareket ederek butlana sebep olmaktadır.

    11- Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek, gerek Anayasa’da yapılan temel haklar ile ilgili düzenlemelere, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz, kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır. Diğer taraftan TCK’nın genel hükümlerine uygunluk içeren mevcut çek yasasının ilgili maddelerini uygulamamak için, “suçun cezasız kalacağı” gerekçesiyle bu boşluğu kıyas veya kıyasa yol açacak biçimde genişletici yorum yapmak yoluyla doldurmak ta TCK’nın 2/3 maddesi kapsamında mümkün değildir.

    12- Yine çok önemli düzenlemelerden birisi eski yasa olan 3167 Sayılı yasada kusursuz sorumluluk hali öngörülmüş olup, yeni yasa olan 5941 sayılı yasada kusur aranmaktadır, Ben uzun yıllar çok başarılı atılımlar yapmış olan, istikrarlı bir üretici tacir olarak ………. sektöründe hizmet vermiş, birden çok kurumunun yöneticisi olmuş, binlerce kişiye hizmet vermiş bir kimseyim . Ticari hayatın ani değişiklikleri sonucu, ödeme güçlüğü içine düştüm ve borçlarımı ödeyemedim, elimdeki imkânları kaybettim. Keşide etmiş olduğum vadeli çeklerin kast sonucu keşide edildiği düşünülemez. Yıllar boyu, elde etmiş olduğum başarılar zamanında milyonlarca liralık çeki günü gününe ödedim. Ticaret hayatında gerek şahsi olarak gerekse kurumsal kişiliği bakımından son derece güvenilir kimse olarak tanınmaktayım. Ticari hayatın ters gitmesiyle birlikte ödeme güçlüğüne düştüm ve hatta peşi sıra ödeyemediğim çekler yüzünden cezaevine girdim. Benim aslında vadeli çek olarak düzenlediğim çekler yüzünden; suçlu olarak görüldüğüm karşılıksız çek keşide etme suçunu işlerken en ufak bir kusurum bulunmamaktadır.

    Özetlemek gerekirse, 5941 Sayılı yeni yasa lehe olan tüm hükümleri bakımından yeniden değerlendirilip, hüküm tesisi edilmeli ve önce verilen mahkûmiyet hükmünün iptaline ve hakkımda BERAAT kararı verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve dosya üzerinden karar verilmiş olması sebebiyle temyiz istemi zarureti doğmuştur.

    SONUÇ VE İSTEM :

    Yukarıda açıklamış olduğum nedenlerle, 200./ …Esas 200./ …Karar ve ../…/2011 tarihli ilam ile Karşılıksız Çek Keşide Etmek Suçundan .000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün infazının devamına ilişkin kararın iptal edilerek, 5941 Sayılı yasanın yukarıda detaylı biçimde açıklamış olduğum tüm lehe hükümleri yönünden incelenerek, mülga kanun hükümleri uygulanarak verilmiş eski HÜKMÜN İPTALİNE, bu aşamada İNFAZIN DURDURULMASINA, Yapılan yargılama sonucu yeni yasa koşulları uyarlanarak BERAAT kararı verilmesini Saygılarımla arz ve talep ederim. …/…/2011

  34. BURHAN İŞCAN

    YAZDIĞIMIZ BU DİLEKCE İLE BERAAT EDENLER VAR. ARA CİRANTALARIN ŞİKAYETLERİNE ARTIK MAHKEMELER BERAAT VERİYOR…
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, “Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’ yapıyoruz.”

    BİR ÇOK ÇEK MAĞDURU TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRMESEDE TEKRAR HAPSE DÖNMEYECEK.
    KESİNLİKLE GEÇMİŞ OLSUN…
    ÇEK MAĞDURLARININ YÜZDE DOKSANI KURTULDU…
    İŞTE KURTULUŞ DİLEKCENİZ VE işte GEREKCELERİ.
    BU DİLEKCEYİ HERKES KENDİNE GÖRE UYARLASIN.
    ÇEK MAĞDURU DOSTLARIM, ; DİKKAT BİRİLERİ SİZİ TUFAYA GETİRİYOR. VE SİZ HALA BU BLOKLARDAN MEDET UMUYORSUNUZ. MAKSAT EZBERLERLE MÜLGA OLMUŞ 3167 SAYILI KANUNU YÜRÜRLÜKTE TUTMAK. ÇEK MAĞDURLARINI AF İSTEYEN ZAVALLILAR GÖSTERMEK

    BUNU YAPMAYIN. 3167 NİN DEVREDE KALMASINI İSTEYENLERLE BİRLİK OLMAYIN. DENİZE DÜŞEN İLLA YILANA SARILACAK DİYE BİR KAİDE YOK. YASALAR İYİ NİYETLİLER İÇİN. YASAL BOŞLUKLAR KÖTÜ NİYETLİLER İÇİN. 5941 İÇİNDE YASAL BOŞLUK YOK DENECEK KADAR AZ. BUNA KARŞILIK YASA UYGULAYICILARI EZBERLERLE YASAL BOŞLUĞU BÜYÜK GÖSTERME ÇABASINDA.
    MADDE 9- (1) 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
    İŞTE EZBERCİLİK, İŞTE HEZEYANLARI VE İŞTE BUTLANA SEBEP OLMA
    TIKLAYIN OKUYUN..
    http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=45401
    Taahhüdün yerine getirilmemesi veya taahhütte bulunulmaması durumunda verilecek olan karar için temyiz yolu açıktır.
    5941 NOLU YASA BANKALARIN LOBİLERİNİN KURNAZLIK! ÇALIŞMALARININ ÜRÜNÜDÜR.
    ANCAK; “ALLAH TUZAK KURANLARIN EN HAYIRLISIDIR. ONLARIN TUZAKLARINI BOŞA ÇEVİRİR.” Böyle olmuştur. Ve yine bu yasa bankaların isteği üzerine iptal için Anayasa Mahkemesine gönderilmiştir. Ama yasa iptal edilmeyecektir.

    5941 SAYILI ÇEK YASASI ÇIKTIKTAN SONRA ÇIKAN YARGITAY KARARLARINDA “Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’gerekir DENMEKTEDİR. BUNUNLA BERABER 5941 SAYILI YASA BORÇLU VE ALACAKLI YI 3167 NİN AKSİNE İKİ GURUBA AYIRMIŞ VE HER GURUBA YÜKÜMLÜLÜKLER GETİRMİŞTİR. İYİ NİYETLİ VE KÖTÜ NİYETLİ BORÇLU VE ALACAKLILAR AYRIŞTIRILMIŞTIR. HER İKİ YASA ARASINDA DAĞLAR KADAR FARKLAR VAR. LEHE BİR SÜRÜ HÜKÜMLER VAR. BUNLARDAN PEK ÇOĞU TAAHHÜTLERLE İLGİLİ. SİZLERİ EZBERCİ AVUKATLARIN HIŞMINDAN KORUMAK İÇİN ONLARI EKSİK DÜŞÜNDÜKLERİ VE EZBERDE DEVAM ETTİKLERİNİ BUDURUMUN YARGITAYIN GEREKSİZ İŞ YÜKÜNÜ ARTIRACAĞINI VE BU YÜZDENDE YARGITAYIN YAKINDA BU EKSİKLER YÜZÜNDEN DOSYA DÜŞÜRECEĞİNİ YAZMIŞTIM.
    YARGITAY Daire Adı: 10. Ceza Dairesi
    Esas No: 2008/2928 Geliş Tarihi: 20/02/2008
    Mahkemesi: Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi
    Mahkeme Esas No: 2006/69 Mahkeme Karar No: 2006/260
    Mahkeme Karar Tarihi: 31/05/2006
    Dava Türü: 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet
    Karar No: 2010/999
    Karar: BOZMA

    20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunyürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. (10. C.D.Karar Tarihi 25.01.2010. Esas No: 2008/2928. Karar No: 2010/999)

    5941 SAYILI ÇEK KANUNU ILE SUÇUN UNSURLARI VE NEVI DEĞIŞTIĞINDEN 5237 SAYILI TCK’NIN 2 VE 7. MADDELERI UYARINCA …BOZMA ILE DOSYANIN ….IADESINE..
    KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU ŞIKAYETE BAĞLI SUÇLARDAN OLDUĞU IÇIN ŞIKAYETÇININ ŞIKAYETE HAKKI OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILMALIDIR.
    KARŞILIKSIZ ÇEK DAVALARINDA BUTLAN NEDİR?
    Butlan, hukuki işlemlerin geçersizliği (hükümsüzlüğü) hallerinden biridir. Bâtıl bir hukuki işlem, bunu yapan taraf ve taraflarca amaçlanan hukuki hüküm ve sonuçları meydana getiremeyen bir işlemdir. Böyle bir işlem şeklen ve fiilen mevcut olmakla beraber, hukuki bakımdan içeriğini (muhtevasını) oluşturan hüküm ve sonuçları, daha yapıldığı andan itibaren hiç kimseye karşı doğurmaz; yani yapılan işlem mutlak olarak hükümsüzdür. Bu mutlak hükümsüzlük, işlem ilgililerce noksansız ve geçerli bir tümü
    ÇEK DAVALARINDA İCRA TAKİBİ YAPMAKSIZIN ALACAK TALEP ETMEK VEYA TAAHHÜDÜN İFASINI BEKLEMEK, VEYA TAAHHÜDÜN GERÇEKLEŞMEDİĞİNİ TESBİT EDEBİLME İMKANI BULUNMADAN TAAHHÜT GERÇEKLEŞMEDİ İDDİASI İLE ŞİKAYETTE BULUNMAK BUTLANDIR. İCRA TAKİBİ SÜRESİ BİR YILDIR. İCRA DOSYASI ÜZERİNDE YAPILAN EN SON İŞLEMDEN SONRA BİR YIL SÜREYLE İŞLEM YAPILMAMASI HALİNDE DÜŞER. HACİZ KESİNTİSİ YAPILANLARDA AYLIK ÖDEMELER SÜRDÜKCE ZAMAN AŞIMI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR AYRICA`;

    MADDE 106 – (Değişik: 3890 – 3.7.1940) Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir.
    Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir
    MADDE 110 – Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıpta bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.
    ÇEK davalarına bakan Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, mahkemelerdeki çek dosyalarının bir milyonu aştığını, temyizdeki 160 bin çek davasını ise üç yılda zor biterebileceklerini ve bu davalarının çoğunun zamanaşımına uğrayacağını bildirdi.
    Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’ yapıyoruz. Karar bozulduğunda da yeni karar verilmesi ve tekrar temyiz edileceği düşünüldüğünde mağduriyetler olacağı ve kararların zamanaşımına uğrayacağı kaçınılmazdır.
    Kaynak : http://www.internethaber.com/mahkemeler-cek-davalarina-yetisemiyor-313501h.htm#ixzz17pQykSYc
    Başkan Gül, dosyaların zamanaşımına uğramasının ve çek mağduriyetlerinin önlenmesi için karşılıksız çek vermenin idari yaptırıma bağlanmasını ya da Yargıtay’da sadece çek suçlarına bakacak ayrı bir daire kurulmasını önerdi. Gül, medyadaki, “Geciken adalet iflas ettiriyor” haberlerinin kendilerini çok üzdüğünü, bunların haksız değerlendirmeler olduğunu savunarak, şunları söyledi
    Çok değerli 18 tetkik hakimi ve 7 Yargıtay üyesiyiz. Bu yıl 25 bin davayı sonuçlandırdı. Haftada 600-700 karar veriyoruz. Bu rakam çoğu Avrupa ülkesindeki yüksek mahkemelerin yıllık iş ortalamasının bile üzerinde. Yerel mahkemelerdeki çek dosyası sayısı bir milyonu aştı. 50 bini dairemizde, 110 bini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda sadece 160 bin çek dosyamız bulunuyor.
    SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILSIN PARA CEZASI UYGULANSIN
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, “Dairemizin öncelikli önerisi, çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluk suç olmaktan çıkarılarak, idari para cezasını veya idari tedbiri gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmelidir” dedi. Gül, mevcut uygulama devam edecekse, dosyaların zamanaşımına uğramaması isteniyorsa, Yargıtay’da bunun için ayrı bir Daire kurulmasını da önerdi.

    İŞTE DILEKCENIZ
    ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
    ŞEHİR

    ESAS NO : …./….
    KARAR NO : … / ….
    SANIK : ……. ……….
    SUÇ : Karşılıksız çek keşide etme
    (1)KONUSU : Mahkemenizin kesinleşen ……/… ESAS, …../…. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın kaldırılması ve hükmün infazının bitirilmesitemyizi talebidir.

    OLAYLAR
    1–20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. (10. C.D.Karar Tarihi 25.01.2010. Esas No: 2008/2928. Karar No: 2010/999)
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanı Mahmut Gül, “Yeni Çek Yasası’nda eskisine kıyasla, ‘suç unsurlarında, yaptırımlarında ve sorumluluklarında’ daha lehe düzenlemeler olduğu için zorunlu olarak her iki yasanın karşılaştırılması ve lehe olan yasanın uygulanması için ‘yasa bozması’ yapıyoruz.”
    Kaynak : http://www.internethaber.com/mahkemeler-cek-davalarina-yetisemiyor-313501h.htm#ixzz17pQykSYc
    2-Karşılıksız çek suçu şikayete bağlı suçlardan olduğu için şikayetçinin şikayete hakkı olup olmadığı araştırılmalıdır. 5941 SY. GEÇİCİ EK 2MADDE- 5) “Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir.” Hükmü vardır. Öncelikle bu tespitin yapılması gerekir.
    3-3167 Sayılı çek yasasının 16/6 maddesinde şikayet hakkı hamile, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantaya veya akdi teminatı nedeni ile tam ödeme yapan bankaya verilmiştir. Ancak 5941 Sayılı yasa şikayet hakkını yalnızca hamile vermiştir. Karşılığını tahsil etmek amacı ile çeki bankaya ibraz eden kişi hamil olmalıdır. Bu nedenle Mahkemece çekin örneğinin bankadan istenip, ilgili hususun tespitine karar verilmelidir. Kararın bu yönden de yeniden incelemeye alınması gerekmektedir.
    4-)Aynı yasa düzenlemesinin 5.maddesi ve 1. fıkrasında ‘üzerinde yazılı bulunan ibraz tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında’ denilmek sureti ile suçun oluşumu çek üzerinde yazan keşide tarihinden sonra ibraz edilmiş olması şartına bağlanmıştır. Basit bir deyişle, önceden geçerli olan ‘ibraz tarihi dikkate alınmaksızın çek görüldüğünde ödenir’ ilkesi, yeni düzenleme ile ortadan kaldırılmış, çek üzerindeki ibraz tarihine itibar edilerek, çekin muhatap bankaya ibrazı gerekmekte, aksi halde Karşılıksız Çek Keşide etme suçunun unsurlarının oluşmayacağı düzenlenmiştir. O halde, çekin ibraz tarihi de yeniden yargılamaya esas alınarak incelenmeli ve ibraz tarihinden önce ibraz edilmiş çekler ile ilgili Karşılıksız Çek Keşide etme suçuna ilişkin hüküm ortadan kaldırılmalıdır.
    5- 5941 Sayılı yasada 3167 sayılı yasanın aksine, 5271 sayılı CMK nın 195.maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanık yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde bir zorunluluk bulunmaktadır. (Yargıtay 10.Ceza Dairesi 2009/15031 Esas ve 2009/19857 Karar sayılı ilamı) Sanık müvekkilin yüzüne karşı söylenmeden tesis edilen hükmün bu bakımdan da iptali ve beraat kararı verilmesi gerekmektedir.
    6-) Aynı şekilde, yeni yasa düzenlemesine göre çekin üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığının tespitinin muhatap bankadaki imza beyanından ayrıca tespitinin yapılması zorunlu kılınmıştır. Bu da Mahkemelerce ayrıca inceleme konusu olmalıdır.
    7- Karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davalarda uyarlama yargılamaları duruşmalı yapılmalı, kısmi ödemede bulunulup bulunulmadığı, miktarı, tüzel kişi temsilcileri ve vekillerin çek karşılığını bankada bulundurmakla yükümlü olup olmadığı veya temsilcilik ya da vekillik görevlerinin devam edip etmediği gibi hususlar araştırılmalıdır. Dosya üzerinden karar vermek doğru olmayacaktır. Zira değindiğim üzere, yasadaki her değişikliğin tek tek tatbiki ancak yeniden yargılama yapılmasıyla mümkün olacaktır.

    8- a) HACİZ YAPILMASI UZLAŞMAYI BOZAR. (Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi 11. Protokol ile değiştirilen ve yeniden düzenlenen sözleşme metni – yürürlüğe giriş tarihi 1 Kasım 1998-6.madde adil yargılanma hakkı ve 7.madde cezaların yasallığı) BİR SUÇA BİR CEZA VERİLİR. (haciz-adli para cezası ve yaptırımların aynı suçta bulunması?)
    ÖDEME TAAHHÜDÜ UZLAŞMA YAPILMIŞ ANLAMINDADIR. Borçlu ödeme taahhüdünde bulunduğu andan itibaren 5237 SAYILI YASANIN ETKİN PİŞMANLIK VE UZLAŞMA İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANACAK DEMEKTİR (Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2005/10-84 K. 2005/90 5/7/2005)
    b)YARGITAY 16.HUKUK DAİRESİ Tarih: 7.7.2008 Esas: 2008/871 Karar: 2008/4936 ve YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas No 2001/17HD-294 Karar No 2002/1
    ÖDEME TAAHHÜDÜNDE BORCUN TÜM FER’İLERİYLE BİLRİKTE RAKAMSAL OLARAK GÖSTERİLMESİ MECBURİYETİ
    Taahhüdü ihlalin doğabilmesi için ödenecek toplam borç miktarının rakamsal olarak, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Alacaklı ile borçlunun anlaşması suretiyle oluşan ödeme taahhüdünde borçlu tarafından ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak açıkça gösterilmesi ve tarafların bu miktar üzerinden icap ve kabulde bulunmaları gerektiği ve taahhütte bulunulduğu esnada, işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin belirlenmesi gerektiği hususları gözetilmeksizin, geçerli bir taahhüdün şartları oluşmaz. Bu tarz taahhütler butlandır. Ancak, Ceza Genel Kurulu’nun ve özel dairelerin süreklilik gösteren kararlarında da açıklandığı üzere, taahhüt tutanağında kısmi ödemelerinde göz önüne alınarak toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri ile birlikte belirlenmesi, böylece borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gereklidir. Bu miktar belirlenmediğinde borçlunun hangi miktar için taahhütte bulunduğu, bu taahhüdün kabulünün hangi miktarın nazara alınarak yapıldığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezanın belirlenmesi de imkansız olacaktır. Bu nedenle sanığın borcunu hangi nedenle veya nedenlerle yerine getiremediğinin araştırılarak, hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Çünkü borçlu yönünden, mükerrer ödeme(haciz ve icrada kısmi ödemeler) gibi makul bir nedenin mevcudiyeti halinde haksız cezalandırma söz konusu olacaktır. Burada ifade edilen “makul bir neden”, kuşkusuz borçlunun kusuru ile oluşmayan nedendir.
    Borçlunun taahhütte bulunması ve bu taahhüdün alacaklı tarafından kabul edilmesi bir akittir. Akit iki tarafın karşılıklı ve birbirlerine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde tamam olur. (B.K. md. 1) Kabul için bir süre tayin ederek başka bir kimseye bir akdin yapılmasını teklif eden kimse, bu sürenin bitimine kadar icabından dönemez. Bu süre bitmeden evvel kabul haberi kendisine yetişmezse icabı ile bağlı kalmaz. (BK. md. 3) Bu itibarla, borçlunun taksit talebinin, ilk taksit tarihinden evvel kabul keyfiyetinin borçluya bildirilmiş olması zorunludur. Aksi halde, borçlu icabı ile bağlı kalmadığından akit tamamlanmamış olur
    Öte yandan; Borçlu ve alacaklı tarafından kararlaştırılan ödeme koşuluna ait tutanağın, İİY.nın 8. maddesi uyarınca tutanakların aleniyeti ve ispat kuvveti gereği ilgililer ve icra müdürü veya yardımcısı veya katibi tarafından imzalanması zorunluluğu bulunmaktadır. İmza, sözleşmenin değil tutanağın geçerlilik şartı olup, icra memurları bu taahhütte taraf olmadıklarından içeriğine müdahale edememekte, sözleşme sadece icranın tarafları arasında yapılmaktadır.
    9-3167 Sayılı Çek Kanunu’nun uygulamasında, ceza, karşılıksız çıkan çekin miktarına göre belirlenmekteyken, 5941 nolu yasada kısmi ödeme de değerlendirilmektedir. Yani suçun sebebini çekin karşılıksız kalan kısmı oluşturmaktadır. Ayrıca 5941 S.Y. MADDE 6 – (1) Karşılıksız kalan çek bedelini, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında; ibaresi mevcuttur. Bu hususlar suçun ve verilecek cezanın unsurlarını ve yaptırımlarını değiştirmiştir. Yukarda görülen Yargıtay görüşü de bu minvaldedir. Bu husus mahsup hesabını gerekli kılmaktadır. Aksi halde kötü niyetli alacaklı lehine mükerrer ödeme ve haksız iktisap söz konusu olacaktır. Mahsup hesabının alacak miktarı üzerinden yapılabilmesi için alacak için icra takibinin yapılması, yani ödemelerin bir icra takip dosyası gibi muteber bir yapıda değerlendirilmesi gereklidir. Yine 3167 sayılı yasada alacaklı yaptığı hacze, rehne rağmen şikayetini devam ettirebiliyordu. Mükerrer ödemeler kale alınmıyordu. 5941 nolu yasada bu şekilde ödemelerde, mahsup hesabı içinde göz önüne alınmaktadır. Suç ve cezası 3167 sayılı yasadan farklı olarak borcun geri kalan kısmı üzerinden oluşmaktadır. Şikayetci alacaklı, şikayeti ile birlikte haciz başlattıysa haczin sonuçları belli olmadan şikayete esas çek miktarı da belli olmayacaktır. Haczin sonucunda satış olmuşsa bu kısmi ödeme oluşturmuştur.
    10-Bu gibi durumlarda butlana sebep olacak muamelelerin oluşmaması açısından, 5941 S.Y. şikayetçi alacaklı tarafa da bir takım hak ve yükümlülükler oluşturmuştur. Yasa alacaklıya alacağını bir an önce tahsil etmesi için uzlaşmayı bunun mümkün olmaması durumunda ise taahhüdü kabul edip etmeme hakkını vermiştir. Borçlunun taahhüdünü kabul eden şikayetci alacaklının, kabulle birlikte butlana sebep olmayacak durumlar için bazı yükümlülükleri yerine getirmesi gerekir. Bu gibi durumlarda yasa başlı başına bir ilamdır. Bu ilama dayalı olarak şikayetci olunan çekle ilgili yeni bir icra takibinin oluşturulması gerekir. Yukarda bahsettiğimiz taahütlerle ilgili işlemlerin, anlattığımız şekil/lerde bu takip dosyasında gösterilmesi gerekirdi. Bu sebeple böyle bir takip dosyasının olmaması veya eski takip dosyalarında yenilemelerin olmaması alacaktan vazgeçme anlamı hükmündedir. Alacaklının bu durumda şikayeti sürdürmesi kötü amaçlı mutlak butlandır.
    11-5941 Sayılı Yasanın geçici 2. Maddesinin 1.fıkrasının b bendi uyarınca, aynı yasanın 6. Maddesine göre hesaplanacak faiziyle birlikte çek bedelini ödeme taahhüdünde bulundum. Ancak; 5941 nolu yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, sanık olarak görüldüğüm ve aleyhime kesinleşmiş ceza bulunan mahkemenizin yukarda numaraları yazılı dosyasında davada lehime sonuçlar gelişmiştir. Şikayetçi alacak için ŞEHİR .. İcra Müdürlüğünde 2007/168 nolu dosya ile icra takibi başlatmıştır. İcra takibi, takipsizlikten düşmüştür. (İCRA DOSYASI OLMAYANLAR HAKKIMDA İCRA TAKİBİ YOKTUR YAZACAK) Şikayetçi –alacaklı yenileme yapmamıştır. Şikayetçi ayrıca 5941 sayılı yasanın geçici Ek 2. Maddesi gereği yapmış olduğum taahhüdüme de süresi içinde müdahalede (taahhüdün kabulü ile birlikte taahhüdün yerine getirilmesi için hesaba haiz icra emrini göndermek, taahhüt ret olsa bile mahsup hesabı gösterir icra takibi emrini yenileme talebi göndermek)bulunmamıştır. Bu durumda kötü niyet, mükerrer ödeme talebi ve bundan kaynaklanan haksız iktisap söz konusudur. Şikayetcinin bu süreçte hiçbir şey yapmaması, yasalara göre şikayetten vaz geçme anlamında da kabul edilmektedir. Bu durumda iki husus öne çıkmaktadır. Şikayetçi taahhüdümü görmüş ancak icra takibinden vaz geçtiği görüldüğünden şikayetten de vazgeçmiş bulunmaktadır. Ya da; şikayetçinin taahhüdü kabul edip, taahhüt süresi dolduğunda alacağının mahsup hesabını göstermemesi şikayetinin kötü niyetle haksız olduğu hükmünü oluşturacaktır. Kaldı ki şikayetçi -alacaklının açmış olduğu ilk icra dosyasında haciz bulunmaktadır. Gerek haczin satışı ve gerekse kısmi ödemelerle borç ödemesi tamamlanmıştır. Dava konusu çek ile birlikte şikayetçi olunmayan çekler ve senetler de alacağa esas olarak toplanarak bu icra dosyasında gösterilmektedir. Davacı alacaklı bunları ayrıştırarak yeni bir ilamlı icra takibinde talep ettiği matlup alacağını göstermek, ödenecek toplam borç miktarının rakamsal olarak, hiçbir kuşku, itiraz ve duraksamaya yer olmayacak şekilde bütün ferileriyle birlikte belirtmesi gerekirdi. Dava konusu taahhütte bulunulan çek ayrıştırılarak ayrıca bir icra dosyasında gösterilmemiştir. Özetle şikayete sebep olan çekle ilgili mahsup hesabının yapılacağı bir icra dosyası yoktur. Zira alacaklı kötü niyetle hareket etmektedir. Mülga yasa hükümleri gereği ile hareket ederek butlana sebep olmaktadır.
    11- Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek, gerek Anayasa’da yapılan temel haklar ile ilgili düzenlemelere, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz, kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır. Diğer taraftan TCK’nın genel hükümlerine uygunluk içeren mevcut çek yasasının ilgili maddelerini uygulamamak için, “suçun cezasız kalacağı” gerekçesiyle bu boşluğu kıyas veya kıyasa yol açacak biçimde genişletici yorum yapmak yoluyla doldurmak ta TCK’nın 2/3 maddesi kapsamında mümkün değildir.
    12- Yine çok önemli düzenlemelerden birisi eski yasa olan 3167 Sayılı yasada kusursuz sorumluluk hali öngörülmüş olup, yeni yasa olan 5941 sayılı yasada kusur aranmaktadır, Ben uzun yıllar çok başarılı atılımlar yapmış olan, istikrarlı bir üretici tacir olarak ………. sektöründe hizmet vermiş, birden çok kurumunun yöneticisi olmuş, binlerce kişiye hizmet vermiş bir kimseyim . Ticari hayatın ani değişiklikleri sonucu, ödeme güçlüğü içine düştüm ve borçlarımı ödeyemedim, elimdeki imkânları kaybettim. Keşide etmiş olduğum vadeli çeklerin kast sonucu keşide edildiği düşünülemez. Yıllar boyu, elde etmiş olduğum başarılar zamanında milyonlarca liralık çeki günü gününe ödedim. Ticaret hayatında gerek şahsi olarak gerekse kurumsal kişiliği bakımından son derece güvenilir kimse olarak tanınmaktayım. Ticari hayatın ters gitmesiyle birlikte ödeme güçlüğüne düştüm ve hatta peşi sıra ödeyemediğim çekler yüzünden cezaevine girdim. Benim aslında vadeli çek olarak düzenlediğim çekler yüzünden; suçlu olarak görüldüğüm karşılıksız çek keşide etme suçunu işlerken en ufak bir kusurum bulunmamaktadır.

    Özetlemek gerekirse, 5941 Sayılı yeni yasa lehe olan tüm hükümleri bakımından yeniden değerlendirilip, hüküm tesisi edilmeli ve önce verilen mahkûmiyet hükmünün iptaline ve hakkımda BERAAT kararı verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve dosya üzerinden karar verilmiş olması sebebiyle temyiz istemi zarureti doğmuştur.
    SONUÇ VE İSTEM :
    Yukarıda açıklamış olduğum nedenlerle, 200./ …Esas 200./ …Karar ve ../…/2011 tarihli ilam ile Karşılıksız Çek Keşide Etmek Suçundan .000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün infazının devamına ilişkin kararın iptal edilerek, 5941 Sayılı yasanın yukarıda detaylı biçimde açıklamış olduğum tüm lehe hükümleri yönünden incelenerek, mülga kanun hükümleri uygulanarak verilmiş eski HÜKMÜN İPTALİNE, bu aşamada İNFAZIN DURDURULMASINA, Yapılan yargılama sonucu yeni yasa koşulları uyarlanarak BERAAT kararı verilmesini Saygılarımla arz ve talep ederim. …/…/2011
    TEBLİGAT YASASI 35/1 E UYGUN YAPILMAYAN TEBLİGAT GEÇERSİZDİR.
    http://burhaniscan.org/index.php?option=com_content&view=article&id=74:usulunce-yapilmayan-tebligat-sanigin-savunma-hakkini-elinden-almak-olarak-kabul-edilmistir&catid=38:yargitay&Itemid=63
    F. ANLAŞMA VE TAAHHÜT
    Yeni Çek Kanunu’nun Geçici 2.maddesinde, 01/11/2009 tarihine kadar işlenmiş ve adliyeye intikal etmiş çek suç ve cezalarında askı modeli esas alınmıştır. Alacaklı ile karşılıksız çek suçunu işleyen kişi arasında anlaşma yahut anlaşmanın gerçekleşmemesi halinde failin taahhütnamesi, ceza tehdidini geçici bir süre için kaldıracak ve borcun ifası halinde, suçsuzluk rejimine geçilecektir. Öngörülen sürede yahut taksidin vadesinde temerrüt, askı halini sona erdirecektir.
    Buna göre; 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesindeki suçtan dolayı, 1/11/2009 tarihine kadar, haklarında soruşturma veya kovuşturma başlatılmış ya da kesinleşmiş bir hükümle mahkûm olan kişilerin;
    - Şikâyetçi ile belirledikleri miktarın belirli vadelerde ödenmesi hususunda anlaşmaya varmaları ve anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşmada öngörülen süre kadar soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Anlaşmaya varılmış olması, şikâyetçi bakımından şikâyetin geri alınması sonucunu doğurmaz.
    - Bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarı belirli vadelerde ödeyeceğini taahhüt etmesi ve taahhütnamenin, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından Cumhuriyet başsavcılığına veya mahkemeye verilmesi hâlinde, anlaşma aranmaksızın, taahhütnamede belirtilen süre kadar, soruşturma veya kovuşturmanın durmasına, hükmün infazının ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilir. Bu durumda, ödeme süresi, taahhütnamenin yapıldığı tarihten itibaren iki yılı geçemez. Taahhütnamede yer alacak birinci yıl taksidi, borcun üçte birinden az olamaz. Taahhütnamenin bir örneği alacaklıya gönderilir ( Geçici m. 2/1 a-b).

    Birinci fıkrada yazılı anlaşma veya taahhütnamenin en geç 1/4/2010 tarihine kadar düzenlenmiş ve mercîlerine verilmiş olması şarttır. Birinci fıkranın (b) bendinden yararlanan kişi, taahhütnamede belirttiği süre içinde şikâyetçi ile anlaşmaya varması ve bu anlaşmanın bir nüshasının şikâyetçi veya yasal temsilcisi tarafından mercilerine verilmiş olması hâlinde, aynı fıkranın (a) bendi hükmünden yararlanır (Geçici m.2/2).

    Soruşturma veya kovuşturmanın durması hâlinde dava zamanaşımı; hükmün infazının ertelenmesi veya durdurulması hâlinde ise ceza zamanaşımı işlemez . (Geçici m.2/3).

    Anlaşmanın gereği gibi ifa edilmiş veya bu Kanunun 6 ncı maddesi hükmüne göre ödenmesi gereken miktarın ödenmiş olması hâlinde; kovuşturmaya yer olmadığına, davanın düşmesine veya hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. (Geçici m.2/4).

    Şikâyetçinin başvurusu üzerine, anlaşma veya taahhüde uyulmadığının tespiti hâlinde, soruşturmaya, kovuşturmaya veya hükmün infazına devam edilir. (Geçici m.2/5).

    Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :
    “5941 Sayılı Yeni Çek Kanunu – Cumhuriyet Savcılarını İlgilendiren Boyutu” başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Doğan Gedik’e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
    Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
    http://www.turkhukuksitesi.com/makale_1139.htm
    KARŞILIKSIZ ÇEK CEZASI
    A- PARA CEZASI
    Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına neden olan kişi hakkında, çek hamilinin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunacak. Verilecek adli para cezasının alt sınırı var. Buna göre hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamıyor. Verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde ise para cezası hapis cezasına çevriliyor.
    Karşılıksız çek düzenlenmesinde cezanın muhatabı, çek sahibi. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması halinde, bu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının üyesi; böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler ceza muhatabı olacak.
    B- VEKÂLETLE SORUMLULUĞUN DEVREDİLEMEYECEĞİ
    Çek Kanunu’na göre çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemiyor. Yani ceza riskinden vekil tayini yoluyla kurtulmak mümkün değil.
    Buna rağmen, çekin gerçek kişinin temsilcisi veya vekili tarafından düzenlenmesi halinde, bu çekten dolayı hukuki ve cezaî sorumluluk tamamen çek hesabı sahibine ait olacak. Bu düzenlemeyle olası hileli çabaların önüne geçilmesi hedeflenmiş.
    C- ÖDEME YAPILMASININ CEZAYI KALDIRACAĞI
    Karşılıksız çek düzenleyenlerin adli para cezasından veya bu cezayı ödeyememeleri halinde hapis cezalarından kurtulmalarının iki yolu var. Bunlardan ilki, çek hamilinin şikâyetinden vazgeçmesi. Karşılıksız çek düzenlenmesinin, şikâyete bağlı suç olması nedeniyle şikâyetçinin vazgeçmesi halinde ceza söz konusu olmuyor.
    İkinci yol ise ödeme yapılması. Kanun’a göre; karşılıksız kalan çek bedelinin, kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tamamen ödenmesi halinde de ceza söz konusu değil. Faiz hesaplanmasında 3095 sayılı Kanun’a göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı dikkate alınacak.
    Her iki halde de soruşturma aşamasında “kovuşturmaya yer olmadığı”, kovuşturma aşamasında “davanın düşmesine”, mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra ise “hükmün ortadan kaldırılmasına” karar veriliyor.
    D- ÇEK YASAĞI
    Karşılıksız çek düzenleyenler hakkında ayrıca çek hesabı açtırma ve çek düzenleme yasağı kararı da veriliyor. Kişinin yasak kapsamında olması halinde ise yasağın devamına hükmediliyor.
    Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını bankalara geri vermekle yükümlü. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamıyor.
    Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kapsamına alınan, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste halinde vermekle yükümlü.

    UYARLAMA YARGILAMASI DİLEKÇE(GIYAP)
    ………………………ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞA
    ……………………….
    ESAS NO :…..
    KARAR NO :…….
    SANIK :…..
    TALEP : CMK 226 maddesi doğrultusunda yeniden yargılanma hakkımızın kullanılması istemidir.

    KONU : 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı yasa yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiştir,
    5237 sayılı TCK.nun 2. ve 7. maddeleri gözetilerek hukuksal durumumun bu kapsamda değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
    5941 sayılı Yeni Çek Kanun’da 3167 sayılı Çek Kanunun aksine 5271 sayılı CMK.nun 195. maddesindeki yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle sorgumun yapılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarihli, …/… Esas ve …/… Karar sayılı kararı gıyabımda yapılmış ve karar kesinleşmiştir. Bu nedenle Yasa yollarını kullanma hakkım kısıtlanmıştır.
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi 28.12.2009 tarihli ilgili içtihatında (Y.10. C.D. Esas No:2009 / 1503.1Karar No:2009 / 19857 İlgili Maddeler:CMK m. 195 ve 5941 SK m. 5 / 1). 5271 sayılı CMKnın 195. maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle, sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

    Türk Ceza Kanununun 5/1 maddesinde “ Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.”

    Ve yine aynı kanunun 7. Maddesinde ise:
    (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

    (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

    (3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” denilmektedir.

    Türk Ceza Kanununun bu maddeleri de dikkate alınarak dosyamın yeniden incelenmesi ve “uyarlama yargılaması” yapılması gerekmektedir.

    NETİCE VE TALEP:
    Yüksek Mahkemekararlarında belirtmiş olduğu hukümler ve yargılama hususuna ilişkin emsal kararların da gözetilerek, 5941sayılı kanun yürülüğe girmesi nedeniyle infaza duruşmalı / infazımın durdurularak uyarlama yargılamasının yapılmasını ve temyiz hakkımızın kullandırılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. …/../2010
    Ad soyad
    AĞIR CEZA MAHKEMESİNE YAPILACAK İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ

    …..AĞIR CEZA MAHKEMESİ’ NE

    ESAS NO :
    KARAR NO :
    İTİRAZ EDEN (Sanık) :
    VEKİLLERİ :

    KONUSU : Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarihli, …/… Esas ve …/… Karar sayılı kararının itiraz yoluyla kaldırılması ve düzeltilerek karar verilmesi istemini içerir, itiraz dilekçesinin sunumudur.

    İTİRAZ NEDENLERİ:
    0.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı yasa yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiştir,
    5237 sayılı TCK.nun 2. ve 7. maddeleri gözetilerek hukuksal durumumun bu kapsamda değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
    5941 sayılı Yeni Çek Kanun’da 3167 sayılı Çek Kanunun aksine 5271 sayılı CMK.nun 195. maddesindeki yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle sorgumun yapılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Asliye Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarihli, …/… Esas ve …/… Karar sayılı kararı gıyabımda yapılmış ve karar kesinleşmiştir. Bu nedenle Yasa yollarını kullanma hakkım kısıtlanmıştır.
    Yargıtay 10. Ceza Dairesi 28.12.2009 tarihli ilgili içtihatında (Y.10. C.D. Esas No:2009 / 1503.1Karar No:2009 / 19857 İlgili Maddeler:CMK m. 195 ve 5941 SK m. 5 / 1). 5271 sayılı CMKnın 195. maddesinde yazılı açıklamanın yer aldığı davetiyenin tebliğ edilerek sanığın yokluğunda hüküm kurulmasının öngörülmemiş olması nedeniyle, sanığın sorgusunun yapılmasından sonra bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

    İLGİLİ KANUN MADDELERİ:
    Türk Ceza Kanununun 5/1 maddesinde “ Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.”

    Ve yine aynı kanunun 7. Maddesinde ise:
    (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.

    (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

    (3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” denilmektedir.

    Türk Ceza Kanununun bu maddeleri de dikkate alınarak dosyamın yeniden incelenmesi ve “uyarlama yargılaması” yapılması gerekmektedir.

    SONUÇ :
    Yukarıda sunulan ve resen tespit edilecek sair nedenlerle dosya içeriğine, Usule, Yasa’ ya aykırı anılan Mahkeme kararının itirazen kaldırılmasını ve düzeltilerek davanın reddine karar verilmesini, talep ederiz.
    …/…/..

    Şirket vekilinin imzaladığı çek, beraat kararı
    T.C. BAKIRKÖY 28. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
    YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA EK KARAR
    DOSYA NO: 2008/791
    KARAR NO: 2008/891
    C.SAVCILIĞI ESAS NO Ek-1 : 2008/7001
    HAKİM: FERŞAT AYDIN 32274
    C. SAVCISI: NEVİN ÖZKAN 33923
    KATİP: FATİH DUTKUN 134455
    SUÇ: Karşılıksız Çek Keşide Etme
    SUÇ T:28/02/2007
    KARAR: Mahkumiyet – Adli Para Cezası
    KARAR T.: 13/11/2008
    BERAAT T.:22/10/2010
    Mahkememize yukarıda açık kimliği ve suçu yazılı hükümlü ….. hakkında yapılan yargılamanın uyarlaması yargılaması sonucunda;
    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
    Hükümlü …….. hakkında yapılan yargılama sonucunda hükümlü hakkında mahkememizin 13/11/2008 tarihinde verilen ve kesinleşen 2008/791 esas ve 2008/891 karar sayılı ilam ile ilgili olarak hükümlüce yargılamanın uyarlanması talep edilmiş olmakla;
    İDDİA;
    Şikayetçi vekili ŞİKAYETİNDE; “Bizim sanık hakkında şikayetimiz devam etmektedir, alacağımızı tahsil edemedik, 5941 sayılı yasada sanık lehine bir durum olduğunu düşünmüyoruz, sanık hakkındaki ilamın infazının devamına karar verilmesini, talep ediyoruz” demek suretiyle şikayetini bildirmiş,

    İddia Makamı Esas Hakkındaki MÜTALAASINDA: “Her ne kadar hükümlü …. hakkında karşılıksız çek düzenlemek suçundan yapılan yargılama sonucunda hükümlünün atılı suçu işlediği sabit görülmüş ve verilen mahkûmiyet kararı kesinleştirip infaza verilmiş ise de, hükümlünün davaya konu çek yaprağını çek keşidecisi olarak değil, keşideci şirketin vekili olarak keşide ettiği, 3167 sayılı Yasanın vekiller içinde cezalandırmayı öngörmesine, karşın, iddianamede anlatılan eylemin 5941 S.Kanunun 5. maddesinin sadece yasal temsilciler için cezalandırılması öngörülüp vekiller için cezalandırma öngörmediği, bu nedenle hükümlünün lehine olan kanun 5941 sayılı çek yasası olup, hükümlünün atılı suçtan beraatine karar verilmesi ve kurulan mahkûmiyet hükmünün iptaline ve hükümlünün beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur,.” demek suretiyle hükümlünün beraatine karar verilmesini talep etmiştir.

    SAVUNMA:Hükümlü ….. SAVUNMASINDA: Hükümlü için yazılan tebligata olumsuz cevap verilmiş olduğundan savunması sorulamamış,
    Hükümlü Müdafii SAVUNMASINDA; Hükümlü müdafiine duruşma günü bildirilmesine rağmen duruşmaları takip etmemekle savunması sorulamamış;

    DELİLLER, MAHKEMENİN KABULÜ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
    Her ne kadar hükümlü hakkında mahkememizin 13/11/2008 tarihinde verilen ve kesinleşen 2008/791 esas ve 2008/891 karar sayılı ilam 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesine muhalefet suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de,
    3167 Sayılı Yasanın 16/1-3 maddesinin 5941 Sayılı Yasanın 9/1 nci maddesindeki “19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun geçici 1 ilâ geçici 5 inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenleme ile yürürlükten kaldırıldığı, bu suçun yerine 5941 Sayılı Yasanın 5/1 nci maddesindeki “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme
    18 Ocak 2011 03:13
    Adsız dedi ki… 7
    tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekte ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer yada hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.” şeklindeki düzenlemenin getirildiği, bu düzenleme ile 3167 Sayılı Yasanın 16. maddesinde düzenlenen karşılıksız çek keşide etmek suçunun maddi unsurlarının değiştirildiği, bu düzenleme ile düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermenin, daha açık bir anlatımla çek yaprağındaki keşide tarihine göre Türk Ticaret Kanununda belirtilen yasal ibraz süresi içerisinde çek yaprağının bankaya ibraz edimesinin kanuni unsur kılındığı, bu zorunluluk karşısında kanuni ibraz süresinde ibraz edilmeyen çek yaprağı açısından bu yeni suçun yasal unsurlarının oluştuğuna kabule yasal imkan olamayacağı, iş bu somut kamu davasında da ibrazın keşide tarihine göre yasal on günlük süre içerisinde olmadığı, bu nedenle 3167 Sayılı Yasanın 16 nci maddesi gereğince suç teşkil eden hükümlünün eyleminin 5941 Sayılı Yasanın 5 nci maddesine göre yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle suç kabul olunamayacağı, TCK:nın 7 nci maddesi gözetildiğinde de hükümlünün eylemini suç kabul etmeyen 5941 sayılı yasanın 3167 Sayılı yasaya göre hükümlünün daha lehine olduğunda tereddüt bulunmadığı düşünülmüş ve değerlendirilmiş.
    Her ne kadar CMK.nın 22. Maddesi gereğince yargılamanın iadesi davalarına esas hakkındaki hükmü veren mahkeme hakiminin bakmasına yasal olanak yok ise de iş bu davanın yargılamanın iadesi değil uyarlama yargılaması olduğu, bu nedenle de davayı görmekte yasal bir engel bulunmadığı düşünülmüş ve değerlendirilmiş,
    Bu kabullere göre aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

    HÜKÜM: İzah edilen gerekçeye ve oluşan vicdani kanıya göre;
    Mahkememizin 13/11/2008 gün ve 2008/791 Esas, 2008/891 sayılı kesinleşmiş ilamında hükümlü …. hakkında kurulan ve kesinleşen mahkûmiyet hükmünün İPTALİNE,
    Hükümlü ……’ın iddianamede üzerine atılı karşılıksız çek keşide etme suçundan TCK.nın 7 Maddesi delaletiyle CMK.nın 223/2-a maddesi gereğince BERATİNE,
    Atılı suçu işlediği yönünde delil elde edilen suç tarihinde …. Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yasal temsilcisi olan …. hakkında SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA.
    Beraat nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin KAMU ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
    Hükümlü ve hükümlü müdafiinin yokluğunda, şikayetçi ve vekilinin yokluğunda, karar yüzüne karşı verilen taraf için kararın tefhimi tarihinden itibaren, karar yokluğunda verilen taraf için kararın tebliği tarihinden itibaren 1 hafta yasal süresi içersinde, mahkememize bir dilekçe vermek suretiyle veya tutanağa bağlanmak ve mahkeme hakimine onaylatılmak koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yüksek Yargıtay’a temyiz yasa yolu açık olnpk üzere iddia makamında Cumhuriyet Savcısı Nevin ÖZKAN olduğu halde talebe uygun plarak verilen karar açıkça okunup usullen anlatıldı. 22/10/2010

  35. Altan Kaan Özhan

    Hocam Bizim bir şirketimiz vardı iflas ettik hatır çekleride vermiştik güvendiğimiz bir iki kişiye bir kısmı ödededi bir kısmı ödemedi iflas öncesi 530bin tl ye yakın çeklerimizi düzenli ödüyorduk ama iflas yaşandı işte babam 1 ay oldu içeri girdi karşılıksız çeklerden dolayı ve haka 2011 dosyaları var görülmemiş bir tanesi bugün görüldü hakim ayın 18 ne erteledi toplam borç 50bin adar elde avuçta yok kalmadı avukat diyor 9,10 bin tl yatırırsak uzlaşmaya gidip çıkartabiliriz diyor tahaddüt’de kalktı nisan ayında af felan diyorlar bir akıl verseniz şimdiden sonsuz teşekkürler…

    • merhaba Altan bey,

      öncelikle geçmiş olsun.

      Af çıkacağına dair benim bir duyumum yok.

      Bence avukatınız uzlaşma konusunda doğru söylüyor. Kimse borçluyu hapis ederek, alacağını unutmak istemez. Anlaşabiliyorsanız anlaşınız.

      Davalar konusunda teknik sorunuz olursa, lütfen iletiniz.

  36. Çekte zaman aşımı varmı tam olarak bilen birisi yokmu aceba? Varsa bunun süresi ne kadar *arkadaşın bi tanesi 2000 yılında yazılan bir çek için arkadaşının işyerinden alınıp hapse atıldını söylüyor.

    • çekler için zaman aşımı var.

      2000 yılında yazılan bir çek için 5-12 yıl arasında değişen 4 ayrı zaman aşımı vardır. Davanızın sonlanma zamanı önemlidir.

      Detaylı bilgi verirseniz yardımcı olaibliriz sanırm.

      • Sn. Adminim 2006 ocak ayına bir çekim vardı.Gecen ay yani ocak ayının içinde istanbuldan avukat olduğunu söyleyen bir kişi aradı ve işleme koyucaklarını söyledi.Çekin miktarı 3000,00-TL. Çekin yasal faiziyle birlikte 6,500,00 TL olduğunu söyledi.Aylık 1000,00 TL ödememi talep etti benden.Bende herşeyimi satıp yatırırsam üstümdeki ceketi bile satıp qelirsem kaça kapatırız dedim biz tekrar döncez dedi bi dahada ses çıkmadı.2011 yılının ocak ayına rast qelmesi aklıma şunu getirdi aceba 5 yıl gibi bi süre aşımımı var yada hepsini toptan kapatıcam diyen bir müvekkile avukat neden geri dönüş yapmaz.Bana yardımcı olurszanız sevinirim.Birde bu işleyiş nasıl qelişir haciz mi?direkt hapis cezasımı? Şimdiden teşekkür ederim.(Demiştim ama bi cvp alamadım)

        • 2006 senesine ait bir çeklke size cezai yaptırımlı dava açamaz çekin yazıldığı tarih itibari ile 6 ay 10 içinde şikayette bulunması gerekirdi

          • Süreç nasıl işler peki ?Biraz daha açık bilgi verebilirmisiniz Erkan bey.

  37. ya kardeşim nasıl bi kanunlarımız var adam öldürenleri zaman aşımı kurtarıyor bu çek yasasında ne zaman aşımı var ne kurtuluş var bizim oğlumla şirketimiz vardı 2005 de battık şirket fes oldu piyasada daha mal bile alamadığımız çekler var ben 3 ay hapis yattım daha devam eden dosyalarımız var çeklerin çoğunda oğlumun imzası var şimdi ben çıktığım mahkemelerde imza benim değil deyip kurtuluyorum ama oğlumun okula giden 3 çocuğu var yakalandığı anda içerde iyi kötü evini geçindiriyor o zaman bu çıcukların hali ne olacak alacaklı parasını yine alamıyacak çözüm hapis yatmakla bitmiyo lütfen doğru dürüs bi yasaya acil ihtiyaç var devlet büyüklerimiz mantıklı bi yasa çıkarması lazım (ben 3 ay yattım yanımda uyuşturucu işinden kaç tane yatan vardı benim oğlum onlarla yatarsa kesin çıkınca uyuşturucu işine girer çünkü öyle anlatıyorlar ki bi sefer yap her dertten kurtul ) lütfen sayın yargı ve devlet büyükler Bİ ÇARE

  38. BENIM BIR SORUM OLACAK
    BENIM ADIMA ESIM BANKADAN CEK KARNESI CIKARDI ISTEMEME KARSILIK VE ESIM BENIM IMZAMI TAKLIT EDEREK BANKADAN CEK KARNESINI ALMIS VE BUNU KUZENI TEFECILERE VEREREK PARAYA CEVIRMIS BENIM BU CEKLERDEN HABERIM YOKTU HATTA BUGUNDE DAVALARIM VAR AMA NERDE OLDUGUNU BILMIYORUM BU CEKLER TEFECI FIRMA ALTINDA BANKALARA GITMIS AMA BU CEKLERDE HIC BENIM IMZAM YOK BILDIGIM KADARIYLA EN SON CEK 2010 YILI 3 AYINDAYMIS BUGUN ISE ADIMA BIR SURU BORC VAR ACIKCASI NE YAPACAGIMI BILEMIYORUM NE ISE GIREBILIYOR NE SOKA CIKABILIYORUM BUNUN ICIN BENIM YAPMAM GEREKEN NEDIR BILDIGIM KADARIYLA BU CEKLERIN TOPLAMI600BINLE 800 BIN ARASI ADIMA KESIMIS NE FATURA VAR NEDE MAL KISCASI CEKLER BU SEREFSIZ TEFECILERDEN BANKAYA GECMIS GERCI ONLARDA BATMIS SIMDI BU SAATTEN SONRA BEN NE YAPACAM NE MAHKEME NE TEBLIGAT NEDE BIRSEY GORDUMBANA BIR FIKIR VEREBIILIRMISNIZ

  39. efendim 2002 senesinde karşılıksız olan şahıs çekine suç duyurusunda bulundum evrek mahkeme kanalı ile bana uılaştı
    çek 2002 senesinde 5950 tl idi
    o vatandaş da tahahütte bulun muş 2011 ocak 21 de ödeyeceğim diye ama
    hala bir ödeme yok
    şimdi insan lar derlerki biz maduruz çekleri yazan insanlar bei neyiz ya mal vermişiz onlar da almışlar satmışlar paraları yemişler eee çeki ödeyemiyorum varmı böle birşey bizde çeki kullanmışız bie gelince biz mecburen ödüyoruz onlar sa paranın üzeri ne yatıp kaçıyorlar adalet mi bu
    ondan sonra hüngür hüngür biz mağduruz edebiyatı sahte timsah gözyaşlar bizlerde paramızı istiyoruz efendim kim verecek bizim karşılıksız çeklerin parasını sölermisiniz biz mağdur değilmiyiz

    • sayın gökhan kardeşim senin yazına cvp vereyim kendimi örnek göstererek sende haklısın !benim yerim vardı mallarımı çek ile alıyordum fakat piyasa durumundan senet veya açık hesap ile satıyordum bu güne kadar trilyonlar ödedim fakat piyasaların durumundan senetler ve açık hesaplar dönmemeye başladı bu gün netice belli senetlerimin hiç bir yaptırımı yok insanlar hakikaten zor durumda ne yapayım söyle benimde çeklerim ödenemiyor mücadele ediyorum hiç bir lüksümde yok 6 sene mücadele ettim .Şimdi senin dediğin gibi ben paraları yedimdemi ödemiyorum.Sana rakamsalda vereyim 200000tl nin üstü senetli alacağım var devletten 10000tl alacağım var borcum yarısı söyle biraz gerçekleride görelim benim 5 sene hapise girmem sana ne getirecek söyle ama bırakın çalışıp ödeyeyim vede ödüyorum.Ama özgürce çalışarak .İçimizde tabiki timsah gözyaşı dökenlerde var ama herkesi aynı kefeye koymayalım.Saygılar

    • Sayın gökhan can,
      Siz bir trafik kazası yapsaydınız ve kazayla birini öldürseydiniz. Ülke de de şeriat hükümleri uygulansaydı. Kaza ile ölümüne sebep olan kişinin yakınları sizin de araç altında kalarak öldürülmenizi isteselerdi.

      Böyle bir kanunu desteklermiydiniz? bizden de desteklememizi istermiydiniz?

      Mesele şudur ki, Bir insanın borcundan dolayı hapsedilmesi İnsan haklarına ve T.C. Anayasasına aykırıdır. Üstelik bugün bizim başımıza gelen yarın sizin başınıza da gelebilir.

      İcra iflas kanunları bunun içindir. Kişinin mal varlığı dahil tüm maddi kaynakları üzerinde İcra, rehin ve satış hakkınız vardır. Ancak özgürlüğü üzerinde bir hakkınız olduğunu savunmanız doğaya aykırı, dine aykırı, akla izana aykırıdır.

      Ancak; alacaklı olduğunuzu söylediğiniz kişi sizi dolandırmışsa yine TCK hükümleri ile ilgili işlemlerin kullanılmasını isteyerek her zaman istediğinizi yapabilirsiniz. Zaten bu şekilde davranan kişilerin bizlerle işi yok onlar hapse düşmemek için önceden tüm tedbirlerini almışlardır. Burada bizimle vakit geçirmezler.

      Bizim savunduğumuz mağdurlar, esnaf, sanatkar, küçük ölçekli işletme sahipleri ile, işleri herhangi bir nedenle bozulunca borcunu ödeyememiş ama ödemek için çırpınan kişilerdir.

      Lütfen bu pencereden bakmaya çalışınız. İnsanlık sizin için biraz önemliyse, ya da güncel tabiriyle, “Yaradılanı, yaratandan ötürü sevebilirseniz” :)

  40. ömrümde ilkdefa çek karnesi aldım bankanın vermiş olduğu çek karnesi hamiline yazılabilen çekti ama ikinci aldığım karne tacir çekiymiş bilmeyerek hamiline bir yaprak çek yazdım takasa konulan bankada savcılığa suç duyurusunda bulunmuş 5941 sayılı yasanın 4/3,7/9.maddeleri uyarınca cezalandırılmam diye mahkeme celbi geldi sonuç ne olur

  41. acil demokrasi

    myway dedi ki.

    ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
    Esas Sayısı : 2010/24
    Karar Sayısı : 2010/46
    Karar Günü : 24.3.2010
    R.G Tarih-Sayı : Tebliğ edildi.

    İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Şişli 14. Asliye Ceza Mahkemesi

    İTİRAZIN KONUSU: 14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin Anayasa’nın 38. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

    I- OLAY
    Verilen çekin karşılıksız çıkması üzerine yapılan şikâyet sonucunda sanık hakkında açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

    II- İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
    5941 sayılı Çek Kanunu’nun itiraz konusu tümceleri de içeren 5. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
    “(1) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.”

    III- İLK İNCELEME
    Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme raporu, itiraz konusu yasa kuralı ve bunun gerekçesi ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
    Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu kanısına varırsa bu hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya yetkilidir. Ancak bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için, elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde, ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.
    İtiraz konusu kuralda, “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.” denilmiştir.
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan Kanun ile sonradan yürürlüğe giren Kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan Kanunun uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bu nedenle önceki yasa kuralının sanığın lehine olması durumunda, bu kural yürürlükten kalkmış olsa bile uygulanması gerekmektedir.
    Sanık hakkında 3167 sayılı Yasa kuralının uygulanması durumunda verilebilecek en yüksek ceza, karşılıksız çıkan çek bedeli tutarı olan 49.000 lira adli para cezasıdır. Bu cezanın mahkeme tarafından belirlenen biçimde ödenmemesi durumunda sanık, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 1. maddesine göre adli para cezasının bir günü yüz Türk Lirası hesabı ile hapsedilebilecek ve böylece en fazla 490 gün hapis cezası ile cezalandırılabilecektir.
    5941 sayılı Yasa kuralının uygulanması durumunda ise sanık, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmamak üzere binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılabilecektir. Mahkeme belirlenen adli gün para cezasını, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca sanığın ekonomik ve diğer şahsi hallerini göz önünde bulundurarak en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olmak üzere gün karşılığı adlî para cezasına hükmedebilecektir.
    İtiraz yoluna başvuran Mahkeme’de görülmekte olan kamu davasında karşılıksız kalan çek bedelinin miktarı 49.000 lira olduğuna göre sanık, bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı yirmi Türk Lirası olarak uygulanması durumunda kural gereği üst sınır olan 1500 gün adli para cezasına, yüz Türk Lirasının uygulanması durumunda 490 gün adli para cezasına çarptırılabilecektir. Adlî para cezası ödenmediği takdirde ise 5275 sayılı Yasa’nın 106. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince sanık, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedileceğinden ve adlî para cezası yerine çektirilen hapis cezasının süresi aynı maddenin (7) numaralı fıkrası gereğince üç yılı geçemeyeceğinden 490 gün ila 1.095 gün arasında hapis cezasına maruz kalabilecektir. Bu durumda 490 gün hapis cezası en az miktar olup, sanık daha fazla hapis cezası ile de cezalandırılabilecektir.
    Yukarıda anılan önceki ve yeni yasa kuralları göz önüne alındığında, 3167 sayılı Yasa’nın 16. maddesinin 4814 sayılı Yasa ile değişik birinci fıkrasının sanığın lehine olduğu anlaşıldığından, itiraz konusu tümcelerin bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
    Açıklanan nedenlerle başvurunun, Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.
    14.12.2009 günlü, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci ve ikinci tümcelerinin, itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu tümcelere ilişkin başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, 24.3.2010 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

    DEĞERLİ ARKADAŞLAR
    YUKARIYA KOPYALADIĞIM ANAYASA MAHKEMESİ KARARI TCK 52.MADDEDEKİ ADLİ PARA CEZASININ TANIMINA BAKTIĞIMDA KAFAMDA BİR SÜRÜ SORU İŞARETİ BIRAKTI…DİYELİM Kİ 200.000 TL BİR ÇEK KARŞILIKSIZ ÇIKTI VE DAVA KONUSU OLDU….
    BU DAVADA VERİLECEK ADLİ PARA CEZASI TCK DAKİ TANIMA GÖRE NASIL OLACAK…MAHKEME 5941 DE 1500 GÜN ÜST SINIR OLDUĞUNA GÖRE KAÇ GÜN ADLİ PARA CEZASI TAYİN EDECEK…BU GÜN MİKTARINI TCK 52 DEKİ ADLİ PARA CEZASININ TANIMINA GÖRE Mİ BELİRLEYECEK…BU DURUM TCK 2 DEKİ KIYAS YASAĞINA AYKIRI OLMAYACAK MI?
    BİLEN BİRİ AÇIKLARSA YUKARIDAKİ ANAYASA MAHKEMESİ KARARINI BENDE ANLAYACAĞIM…

    Adlî para cezası

    MADDE 52. – (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

    (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.

    (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

    (4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.

    • acil demokrasi

      my way arkadaşın çek mağdurları blogda yayınladığı bu karar 24/03/2010 tarihli ve bu anayasa mahkemesi kararı verdiği red kararınından daha önemli bir içeriğe sahip
      üzerinde tartışılması gerekiyor

  42. 01.04.2010 tarihli toplamı 11,500 tl olan 2 adet çekim yazılmıstı ödeyemedim, karşı taraf ceki bankaya yazdırmıs ve icraya vermıslerdi
    30 aralık 2010 tarihi itibariyle Sulh ceza mahkemesinde karşılıksız çek keşide etmekten hakkımda dava açmışlar.Ben ikametkah adresimnde değil şehir dışındayım ne yapmam gerekir, ayrıca ben ne gibi durumlarla karşılaşırım..Lütfen yardımlarınızı bekliyorum Şimdiden teşekkürler arkadaşlar.. Ne yapmam gerekmektedir?

  43. ya ben bir tezgahamı geldim onu soracağım ben birine mal sattım narenciye işi adıma çek aldım sonra ödemlerimde lazım olduğu için arkasını ciro ettim ve bir yerde çeki kullandım çekin günü geldi banka bana bu çekin ödenmemesi için mahkeme kararı çıkmış dedi araştırdım çekin gerçek sahibi olan şirket çek defterim çalındı diye mahkeme kararı çıkartmış dolayısıyla elim kolum bağlandı sanki danışmalı tezgah gibi bu konuda kanuni yoldan ne yapabilirim bir yıl beklediğimiz ürün havayamı gidecek lütfen yardımcı olursanız avukatlara danıştım kimse şu yeni kanunları tam olarak anlayabilmiş değil cevabınızı beklerim şimdiden saygılar

  44. sayın hukukcu
    “mesela kıymetli evrak hukukunda bir kişinin tüketicisi kredisi vahati ile çek hamilinden çek alması yasaklanmıştır yani kredi verenin alacağına karşılık ödeme veya teminat amacıyla,kıymetli evrak yönünden bir senet alamaz admin bu yasalara aykırı olur bu sonucunda kredi verenin kıymetli evrak üzerine atacağı ciro tüketicinin zararına olacağından tüketici bir tazmini talep edebilir..” demişsiniz
    değerlendirmeye katılıyorum
    bu konu bankaların sıkça uyguladığı yasadışı davranışlardan biridir ve önemli bir mağduriyet nedenidir
    bence bu konuyu gerekçelendirerek kredi karşılığı ipotek,müşteri çeki,teminat senedi veren ticari veya bireysel kredi kulananların mağduriyetlerini gidermek için açılabilecek tazminat davalarının gerekçesi oluşturulabilir. böyle bir çalışma yapmalıyız diyorum

    • şimdi bakın acil demokrasi ,siz esnafların ,kıymetli evrak türünde açılan hesap(BCH) BECEHAŞ DENİLEN BORÇLU CARİYE ALACAKLI HESABIDIR BU TİCARİ BİR MENFAAT SAĞALAR ve siz kredi kullanmazsınız ; ancak sizin müsteri pörtföyünüzün verdiği evraklar banakaya sizin kefaletiiniz aracılığı ile döne bir hesaptır yukarıda benim bahsettiğim çek keşidecisine karşı bir zarara uğratılmasının bu yönde yanlış olacağaına dair bir kaç işlemdir bunada çek keşidecinin zarara uğratılmaması babında geçer özellikle biliyorsunuz tck 241. md tefecilik yasası bağlamında faiş fiyat ve vergisiz işyapanlar açısındanda suça teşkil ettiği ;aynı zamanda çek keşidecininde , çekini kötüye kullanması ayrı suçları teşkil eder burada bankalar yasal boyutta işlem yaptıkları ve vergi tebalası altında işlem yaptıklarından esnafın menfaati gözetimektedir..

  45. Merhaba bir sorum olacak vakit ayırıp cevap yazacak arkadaşlara şimdiden teşekkür ediyorum..

    Babam ölümlü trafik kazası yaptıgı için onun işlemleri masrafı derken o sırada işlerimde bozuldu ve 6 adet çekim yazıldı 3 ay gibi bir süre yazılan ceklerımı yasal işlem yapılmasın diye hamillere elden ödemeye çalıştım 6 adet çekim için belli miktarlarda para ödedim.2 aydır para ödeyemedim ve çeklerimi icraya vermişler. Tam olarak emin olmak istiyorum iş adresimde olmadığım için tebligat falan ulaşmadı bana e devlet sitesinde gördüm açılan davaları şehir dışında oldugum içinde dolayısıyla adliyeye de gitmedim.İcra gelir falan diye bir çekincem yok zaten hiç bir şeyim kalmadı şu an işe girdim çalışıyorum borçlarımıda tabiki ödemek istiyorum..fakat aklıma takılan bununla ilgili ceza falan söz konusu olur mu? Mal beyanı gibi hiç bir işlem yapmadım çünkü davaları yaklaşık 1 ay sonra fark ettim.Nasıl işlem yapılır beni neler bekliyo teşekkürler

    • merhaba, öncelikle geçmiş olsun. Çekler ile bir yorum yapabilmek için biraz daha bilgi vermeniz gerekiyor.

      Çeklerin vadesi nedir ? tarih önemli..
      Kişisel çekiniz mi ?
      Vadesinden önce yazılan çekiniz var mı ?

  46. Merhabalar,

    Ben sizden başımıza gelen bir durumla ilgili yorumlarınızı rica ediyorum.

    Eğer vakit ayırıp cevaplarsanız gerçekten minnattar olurum.

    Benim babamın çek defterinden elinden zorla 3 tane çek yaprağı aldılar.(tabiki ailene zarar veririz tehdidiyle) Daha sonra bu çek yapraklarını kullanararak 35.000, 50.000 ve 40.000 TL lik rakamlara yazarak bunu tahsil etmek istediler haliyle banka hesabında bu kadar para olmadığı için maalesef çeki yazdırarak icra takibini başlattılar. Daha sonra babamı hapishaneye attırdılar. Babam yeni çek kanunu ile Ocak 2010 da dışarı çıktı. Ama tabiyatıyla hala borçlu gözüküyor. Benim bu hususta birkaç sorum olacaktı.

    1. Ben çeklerin fotokopilerine baktım. Çek üzerinde sadece imza babama ait diğer yazılar bizden zorla çeki alanlara ait. Bu hususta kanun önünde herhangi bir hak iddaamız olamaz mı. Bildiğim kadarıyla boş çek almak kanune suç.

    2. Babam karşı dava açamaz mı? sonuçta çekler elinden zorla alındı. ( bu süreçle ilgili elinde günlüğü var) Karşı dava için geç mi kalındı?

    3. Diyelim ki çekin üzerindeki yazıların babama ait olduğunu düşünelim. Karşı taraftan bu çek miktarlarına ait fatura irsaliye vb ticari bir belge istenmesi gerekmez mi?

    4. Yeni çek kanunuyla dışarı çıkanlar hangi süre içerisinde karşı tarafla anlaşabiliyor. Bildiğim kadarıyla bunun bir süresi var ve eğer herhangi bir anlaşma veya çek bedelinin ödenmemsi durumunda yükümlü tekrar hapishaneye girmek zorunda. Babam iki yıllık bir süre var demişti. Ama ben de 6 ay olarak duymuştum hangisi dogru?

    5. Gün geçtikçe tabiki çek bedeli üzerine faiz işleniyor. Bu faizin haddi nedir? Yani örneğin 5 yıl sonra bu çek bedeli ödecek. Faiz 5 yıllık mı olacak yoksa bunun bir sınırı var mı?

    Önceden dediğim gibi cevaplarsanız çok mutlu olacağım lütfen zaman ayırırmısınız?

    Teşekkürler..

    • boş çek almak kanunen yasaldır

      • zorla alındığı ispatlanırsa suç oluşur.

        • AÇIK ÇEK NEDİR?
          O konu ,farklı bir konudur admin, zaten hukukta çekin boşunu da, dolusunu da zorla iktisap etmek suçtur hukukta zorla bir şey elde etmekte suçtur benim söylemek istediğim çek kreaksiyonundaki bilimsel durumlardır burada:hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabına ağır kusurda bulunduğu çekin iadesinin yapılıp yapılmayacağı konusu ayrıdır;mesela kıymetli evrak hukukunda bir kişinin tüketicisi kredisi vahati ile çek hamilinden çek alması yasaklanmıştır yani kredi verenin alacağına karşılık ödeme veya teminat amacıyla,kıymetli evrak yönünden bir senet alamaz admin bu yasalara aykırı olur bu sonucunda kredi verenin kıymetli evrak üzerine atacağı ciro tüketicinin zararına olacağından tüketici bir tazmini talep edebilir.. fakat bu durum çeki geçersiz kılmaz ; ancak çek te bütün işlemleri başlatan ödeyiniz ibaresi olup bu ibarenin altına atılacak imza el yazısı yazı vb karakterler semboller taşıya bilir bunun dışında verilen açık yasaldır yasal olmayan açık çeki dolduranın bu çeki ne şekilde doldurduğu ,çeki kötü niyetle doldurana karşı ise sadece yazılı olmamak kaydı ile ispatı kabil olur; yani kişi iyi niyetli ise bu kişiye karşı defi ileri sürülemez ,buradaki açılacak tazminat davası kötü niyetli kişilere karşıdır ayrıca eksik çeklerin beraatı verilirken, hakime itiraz eden alacaklıya ,hakim:çek elindeydi eksik yerleri doldursaydın ..diye bilmekte yargıtay’ın bu konudaki uyarılarını hatırlatmaktadır ..!bunun dışında açık çekin doldurulması anlaşmaya taraf olmak kaydı ile yanlış doldurmuş olsa dahi analaşamaya taraf olmayan muhatap ;yani yanlış doldurulan çek ,muhatap olan bankayı’ da bağlayacaktır.
          Ve bu işlemlerin sonucunda çek üzerinde yer alan yazıların karakterlerin kullanılan kalem,unsurlarının yazılış tarihi senedin geçerliliğini kesinlikle etkilemeyecektir

  47. arkadaşlar sordugum soruları bilen,yardımcı olacak arkadaşlar,bilgi verecek arkadaşlar yokmu….

    • Sayın belinay,

      Bir çekin yazıldığı tarihle, mahkemesinin bittiği tarih ve yargıtaydan onanma tarihleri farklı olabilir.

      Bunun dışında çeklerde zaman aşımı süresi bir görüşe göre 10 yıl diğer bir görüşe göre 5 yıldır. Her iki süre de kanunla getirilen sürelerdir.

      Ancak; arkadaşınızın çekinin yazıldığı tarihler, daha önce çıkan af yasasına denk geliyor gibi görünsede, detay görmeden size söylenecek şeyler faydalı olmayabilir. Bu nedenle bir avukat yardımı alınması tavsiye edilebilir.

      Geçmiş olsun.. Umarım sorun çabuk çözülür.

  48. benim arkadaşımın 2000_2001_2002 yıllarında 6 adet ceki yazılmıştı…dün polisler iş verinden almışlar.şimdi cezaevinde bu ceklerin zaman aşımı yada affa ugramış olması gerekmiyormu…konuyu bilen arkadaşlar bilgi verirse sevinirim.teşekkür ederim

  49. aynen bende katılıyorum boyle bi sacmalık yok resmen dolandırıcılara yol acılıyor.isallah bu yasa tekrar eski haline doner.

    • merhaba arkadaşlar benım bugun ödemem gerek 11500 tl ödemem gereken cek vardı ve bu parayı yatırmak ıcın ( baska şube ) masraf istedi bende masraf vermeyım dıye atm den yatırım dedım parayı atm parayı sıkıstırdı ve içerdeki çalısan arkadaşlara konuyu izah ettım onlarda tamam bız hallederız dedi ve o para harıcınde hesabımda zaten para vardı buna ragmen banka çekimi yazdı hangi saatlerde atm parayı sıkıstırdı vs.. gibi elimde tutanakda var.bu durumda olabilecek veya yapabileceğim nedir.bilgilendırebılırsenız seviinirim.

      • Sayın mert,

        Elinizdeki, belge ile şubenize müracaat ederseniz, sanırım bir problem olmaz.
        Ancak; Türkiye ve bankalar gerçeğini biliyoruz. Sıkı takip edin demek pek yanlış olmaz.

        Bankanın merkez bankasına bildirmediğini takip etmeniz gerekir. Hele bankadan sizin taksiriniz olmadığını anlatan bir yazı alırsanız saklayın bir gün gelir gerekli olabilir.

        Geçmiş Olsun

      • maalesef çek miktarı hesapta bulunmadığı vakit yazılmışsada yapılacak bir şey yok!

      • Dünyanın sonu değil Mert bey.Düzeltme yapıp çeki ödediğiniz zaman sorun ortadan kalkıyor.10 gün içinde düzeltme yapıp çeki ödemeniz lazım.Merkez bankasında çekin karşılıksıza düşüp sonradan ödendiği görülüyor.
        Rahmetli Sabancının bile çeki yazılmış o da çerçeveletip asmış ticaret de bu da var diye.!!!

  50. Bugün Hürriyet gazetesinde Şükrü Kızılot hoca yazmış, enteresan

    ***
    Çek olayında yasaya uymayana ceza yok

    İNANILIR gibi değil ama gerçek.

    Çek Yasası’nda öyle bir hüküm var ki kargalar bile gülüyor!

    Kargalar gülerken bazıları da inim inim inliyor.

    GÜLENLER VE İNLEYENLER

    Yeni Çek Yasası’nı ayrıntılarıyla bilmeyebilirsiniz ama yasanın değiştiğini duymayanınız yoktur.

    20 Aralık 2009 tarihli Resmi Gazete’de Yeni Çek Yasası yayımlandı. Yasa’nın 5/3. maddesinde ilginç bir düzenleme yer alıyor.

    Buna göre;

    Gerçek kişinin vekili ya da temsilcisi tarafından çek düzenlenmesi halinde,bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk, çek hesabı sahibine ait olacak!

    Nasıl fıkra gibi değil mi?

    KADINLAR VE KOCALARI

    Ülkemizde, özellikle çek hesabı açma ve çek karnesi alma yasağı bulunan bazı kişilerin; işyerini adına gösterdikleri eş, anne, baba ve kardeş adına hesap açtırıp, onlardan genel bir vekaletname alarak çek düzenledikleri yani ticari işletmenin “fiili” sahibinin “vekaleten”hareket eden bu kişiler olduğu bilinen bir gerçek. Ev hanımı veya üniversite öğrencilerinin de ticari faaliyetleri “görünüşte”kalıyor. Kendileri adına imzalar atılıyor, piyasaya borçlanılıyor ama haberleri yok. Haberlerinin olmamasının yanı sıra hukuki ve cezai sorumluluklar da bunların üzerine…

    Örneğin; çek karşılıksız çıkarsa çeki düzenleyen vekil ya da temsilcinin, hapis ve parasal cezaya muhatap olması söz konusu değil!

    Sözgelimi, karısının adına açılmış bir hesaptan çek düzenleyen kocasına bir şey olmayacak, karısı yargılanacak. Hukuki ve cezai yönden karısı muhatap olacak.

    Daha ötesi, karısı belki de hapse girecek.

    SUÇ İŞLEMEYE TEŞVİK

    Düşünebiliyor musunuz?

    Birisi (bu eşiniz de olabilir) elindeki vekaletnameye istinaden adınıza çekler imzalıyor.

    Sonunda o çekler karşılıksız çıktığında, “Benim haberim yok. İmza da bana ait değil” diyemiyorsunuz. Çeki imzalayana hiçbir şey olmuyor. Gelip sizin yakanıza yapışıyorlar. Ondan sonra, ayıkla pirincin taşını!

    Para cezasını ödemeyene, karşılıksız çek nedeniyle hapis cezasıda cabası…

    KONU ANAYASA MAHKEMESİ’NDE

    Vekaleten düzenlenen çeklerde, çeki düzenleyen vekilin hukuki ve cezai sorumluluğunu ortadan kaldırıp, bir anlamda suça teşvik eden yasa hükmü; Anayasa’nın, hukuk devletini düzenleyen ikinci maddesine ve cezaların şahsiliğini düzenleyen 38. maddesine açıkça aykırı.

    Yasadaki bu çelişkiyi ve Anayasa’ya aykırılığı tespit eden İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesi, Yeni Çek Yasası’ndaki “Gerçek kişinin (…) vekili olarak çek düzenlemesi halinde, bu çekten dolayı (…) cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir”şeklindeki düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu (İzmir 26. As. Ceza Mah.’nin 21 Ocak 2010 Tarih ve 2009/396 sayılı kararı. Bu kararın gerekçesi için Bkz. Av.Dr. Serkan AĞAR, Av. Evrim SANDAL, Karşılıksız Çek Suçu Uygulaması, Yaklaşım Yayıncılık, Ankara 2010, s.62-64).

    Şimdi Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar, merakla bekleniyor.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s