Yeni Çek Yasası ile ilgili meclisden son haberler


TBMM’den son gelen haberler

KOSİAD yöneticilerinden Tulin Koçak TBMM’de yetkililerle görüşüyor. Az önce Tulin Hanım telefonda izlenimlerini özetledi.

-İlk görüşmeyi AKP Grup amiri Halil Ergen ile yaptık. Halil Ergen bize “ çek yasası Bakanlar Kuruluna gelmedi, yıl sonuna kadar da gelemez.” dedi. Biz kendisine sorduk:

-2012 Ocak sonuna kadar gelir mi?

Cevabı “inşallah” oldu.

Daha sonra İyimaya ile görüştük ve aynı soruları kendilerine yönelttik. Aldığımız cevap:

Çek yasası Bakanlar Kurulana hiç gelmedi, Çek yasası Ekonomi Koordinasyon Kurulunda.. Ekonomi ile ilgili bakanlar görüşüyor..Daha ortada bir şey yok..Bu yıl bir sonuç alınmaz..

About these ads

76 responses to “Yeni Çek Yasası ile ilgili meclisden son haberler

  1. SENİN BOŞ ZAMANIN BENİM İŞ ZAMANIMDIR
    HAYIR BURHAN İŞCAN ,SENİN BU YAKINMALARIN ARKASINDAKİ SIKINTILARINDA DAHA ÇOK ADAMLIK SORUNU VAR GÖLGE OYUNU DEĞİL BU, SORUN SENSİN VE SENİN SAFSATALARIN..
    Bak şimdi sen burada kaç nik var ad soyada kullanıyor ve kaldıki burada yazanlar senin gibi dengesiz ve zır cahil olsun sen daha karşındakiyle iletişim kurmayı bilmiyorsun asıl sorun burada .
    Ben yıllar boyu kurumlarda çalıştım , sen gördüklerini yorumluyorsun ben ise bu olayların birebir nasıl olup bittiği bilgisine sahibim sen bunu bilmiyorsun aramızdaki fark bu yıllar boyu ajans preslerde hukuk danışmanlığında bulundum işbankasının bütün reklamlarını bizim pres yapardı o sebeplede bağlı bulunduğum gazeteler tekbir kötü haber yazmazdı o banka hakkında sadece banka değil bütün firmalar için bu böyledir ve diğer gazeteler içinde bu aynıdır niye? Çünkü kurum hakkında kötü yazarsan o kurum sana reklam vermez ,örneğin, Akbank’ın 11 tane müdürü 4 yıl önce görevden alındı bunu kaç gazetede gördün ? bu çok önemli bir olay gazetelerin yazması lazım,göremezsin ancak internet bu kuralı biraz bozdu dolayısı ilede konun önemi geçtikten sonrada yayıncılığa ayıp olmasın diye çok az gazete tatlı dille yumşata yumuşatarak bu haberleri verdiler ..
    Yani bir gazete reklam gelirleriyle ayakta kalır bu gelirlerin geldiği kurumlara zarar haber yapılmaz ,dedim ki katı olan her şey buharlaşıyor bu kitap anlamını buldu sosyologlarca bunun son baskısı yani güncel hale getirilmiş belli yerleri değiştirilerek tab ,basımı yapılmış demektir bundan bahsediyoruz ama bunun arkasında bir şeyler var nelerdir bunlar mesela : kapatilizim de başarı anlayışı vardır. Başarılı olan ben, başardım .sende ,başar kazan der ! yani düşene acımaz ona bir tekme sende vur kuralı vardır.artık yeni düzende devlet benim yakandam düşün,devletin yakasından düşün artık,özele alışın , her şey özelleşsin demektedir yani bütün dünyadaki sosyal devlet olgusunu ortadan kaldırmaktır asıl olan iş burada sen uyuu.. butlan hukukuymuş..:0) bütün bu yapılan işlerin amacı bizlere kapatilizim dayatmacılığıdır ,kapatilizmin iyi bir şey olduğunu anlatmak istemektedir gazeteler ,medya , kapatilizim ve onun temel dinamiği olan yani acımasız özel kar arayaşı yoğun eşitsizlik sömürüve baskı içeren sınıf temeli bir toplum yaratmaktır.ortaya bu sonuç kaçınılmaz çıkmaktadır.

    Varlıklı insanlar için sınıf mücadelesi her zaman yokluk içeren unsurların sınıf ayrıcalıkları farklıdır örneğin, benim kullandığım telefon, telefoncularda bulunan sıradan bir telefondur geçenlerde bir ofis boy’luk yapan genç bir çocuk geldi elinde çok yüksek model bir telelefon var bu işte sınıf göstergesidir halbuki benden daha az maaş alıyor ancak işi gereği böyle bir yaşamsal göstergeye sahip ,bu dindarlar yani İSLAMİ BURJUVAZİ baktığımızda ne görüyoruz giyim genelde insanların hangi sınıftan geldiğinin yansımasıdır, bir kapital anlayış , işte türban takan genç kızların özellikle giydikleri türban logoları :vakko,hatemoğlu,piercardin gibi çok uluslu şirketlerin markaları görmemiz mümkündür bu o insanların yaşadığı bölge ve sınıfsal ayrıcalıklar yaratır ve buda varoşta yaşayan türbanlılarla farkındalıklar yaratır böyle şık , giyim kuşamlarının takıp takıştırıldığı bir ortamda yükselen İslami sermayenin ve de fildişi kulelerinin işmerkezlerinin rezidansların hemen altında elinde çöp toplayan yoksulların görüntüsüyle karşılaşırsınız. Bu ise başka bir gerçektir.
    Yıllar boyu Refah partisine oy verdi bu sınıf peki ne amaçla verdiklerini biliyormı? Yok ,hayır ,sordukların tek bir Allah demekteler, refah partisi,(wefare ) sistemine yönelik kurulmuş bir partiydi, wefare : “mutluluk ,sosyal paylaşım “demektir amacı zenginden alıp fakire vermekti yani zenginden yüksek vergiler alıp bunu fakirle paylaşma olarak bir iktisadi bütünlük hesaplanmıştı ama parti çizgisinden çıkınca laik sistemle ters düşünce maalesef bu gerçekleşmedi,böylelikle Rahmetli Erbakan ,zamanla yarattığı karakterlerle AKP’nin icatçısı oldu buda eşitsizlik anlayışına giren türbanlı burjuvazi ve toplumun lüx, saydığı şeyleri yapan bir ayrıcalıklı sınıf ortaya çıkarmış oldu yani zenginsel eşitlik yerini bir İslami burjaviziye terk etti.Peki sadece zengin ve varlıklı olmak Burjuvazimidir hayır bir de bunun ,bu işin kültüğrel alt yapısı vardır işte bu insanlar laik düzenin ve dünya nimetlerinden yararlanırken bir takım varlıklı insanlarla aynı ortamı paylamayacağını anladılar bu şu demek kazandıkları parayı nerde harcayacaklardı amma velakin bu paraları kendi kültürlerini yaratarak mesela: haremlik selamlık bir düzen oteller ve barlar yaşam şekilleri yaratılmıştır, bu gün zenginleşen ilerimiz var Antep ve Kayseri gibi burada kırsalda yaşayan anacak kent olgusuyla tanışmış parasal yönden varlıklı hale gelmiş insanları işte bu burjavizi kültüründen uzak olduklarından varlıkla yokluk arasındaki geçişteki kültürel yoksunluğu yaşıyorlar yani ne kadar zengin olsalar da kırsalda ve köylerde kohezyonlarda yaşadıkları hayattaki esintiler ve gördükleri ,öğrendikleri,adetler onların değişmezleri oluyor ve burjuvazi kültürüne ayak uyduramıyorlar çünkü burjuvazi
    Bir özgün kültüre sahiptir .mesela bu gün golf oynamak pahalı bir spor şimdi sen bunu yapmıyorsan burjuva sınıfına diyalikte oluşturman zor ;çünkü günün moda getirileri diğer insanların veya sıradan insanların yapmadıkları ayaktakımından insanların yaptıkları şeyleri burjuvazi yapmaz..

    Marsizimin kurucu ve fikir babalarından Karl Marx almanyada doğmuştur ve lodraya göç eder yoksuluk ve sefalet içinde ölür ,Das Kapital adında bir kitap yazar kalın siyah kaplı bir kitap üzerinde resmi basılı olan o kitapta burjuvazi ve sınıf mücadelesini anlatır ..sosyolog olarak bilinsede gerçekte iktisatçıdır, bu gün işcilerin memurların alınmış çay,kave dinlenme saatine kadar her şey ,alınmış her hak onun talebinin savunmasının ürünüdür yani sosyalizim ,sosyal devlet anlayışı mantığını icat etmiştir.günümüz anlayışı ağır bir kapital baskı altındadır biz buna karşı yoksulları korumalıyız işte biz bununla mücadele ediyoruz.

    Yani tonlarca şey anlatsak benim zamanım yok burada her şeyi yazıp anlatayım
    Yani buraya çıkmışsın EL-CİD gibi, bir kahraman zannediyorsun kendini gerçi o şövalye kahramandı tutkuları ve aşkları ile bir karaman EL –CİD lakabı Kastilyalı askeri komutan, bir diplomat. Sürgüne gidiyor ;sonrada Valencia şehrini fethet ediyor gerçek adı Rodrigo Díaz de Vivar (El Cid) YANİ LAKABI OLAN EL CİD arapçadaki saayid kelimesinden gelir.
    Yada şu ALEXSANDER DUMASIN hikayesinde ki üç silah şörler ve dartanyan değilsin onlar tarihe gelmiş kırallara ,soylulara hizmet etmişler tıpkı bizdeki Battal Gazi gibi o zaman silah şörler zaten vardı ve kahramandılar sen bu değilsin..MUTMAİN NEDİR BUNU ÖĞREN ?SENDE BU YOK !kendini bir şeyler zannediyorsun ,oğlum söylemlerin boş bir defa ben çevremde saygın bir insanımdır ve öyle bilinirim bana karşı saygısızca kimse konuşamaz haddini bilir sen bilmiyorsun ,çünkü adam değilsin, adamlık yok sende sitende bile hakaret etmektesin aciz insansın yani ,burası yol geçen hanı değil burhan, burası sosyal medya paylaşım alanı burada nikle konuşulur bu bir kuraldır isim verilmez sosyal paylaşım medyada bilgilerin her şeyin deşifre olursun internet büyük bir okyanus kaybolup gidersin tamam hele böyle yazışmalara ben adımı bile yazmam büyük bir yanlış sen burada kaç nik var mesleği ne olursa olsun ad soyad yazan kaç yorumcu mevcut ..
    Gittin alacakların var çek mağdurlarını kullanmaya kalktın yasayı kendi çıkar ve anlayışına yönetmek için bağlantılar kurdun ve kullanıldın arkandaki çıkar guruplarınca bir yerlere telefonlar ettin,yani bir işe yaramadı tefecine..! söylermisin kaç müşteri getirdin ?elimde bazı bilgiler bunu söylüyor daha anlatsak alacaklılar mağdurlar sitesi bağlantıların vs yani bunları yapıyorsun da burada nikler yaratıyorsun Rahmi Ofluna küfür ediyorsun ,sonra yarattığın niklerle sözde değişik zamanlarda ve vakitlerde ondan kendini soyutlarak mesajlar veriyorsun aklın sıra bizi yanıltıyorsun , davayı yönettiğini sanıyorsun-D) yalnız bunları biz yutmayız buradaki insanlar bunları görmezlikten geliyor sana acıyorlar belki ,bu işleri bırak artık çok ciddiyim bak benim şu anda bir dünya yetiştirmem gereken işler var sana çocuk gibi şöyle yapma, böyle yapma gibi meram anlatıyoruz senin boş zamanın benim iş zamanımdır…buradaki insanları gereksizlikle oyalama
    Saygılarımla
    hukukçu

    • Her lafa verilecek cevabımız var elbet, ama; bir lafa bakarız laf mı diye, bir de lafı edene bakarız adam mı diye. SEN ADAM OLSAN ADINLA SANINLA YAZARSIN. Biz de karşımızdakinin ŞAHSİYETSİZ olmadığını biliriz elbet.
      Ben BANKALARIN YALAKASI değilim dedin, ama bu yazıda bal gibi BANKALARIN YALAKASI olduğunu itiraf etmişsin

      “yıllar boyu ajans preslerde hukuk danışmanlığında bulundum işbankasının bütün reklamlarını bizim pres yapardı o sebeplede bağlı bulunduğum gazeteler tekbir kötü haber yazmazdı o banka hakkında sadece banka değil bütün firmalar için bu böyledir ve diğer gazeteler içinde bu aynıdır niye?”
      SOSYAL MEDYADA BİLGİ PAYLAŞMAK YÜREK İSTER. HAİNLER ANCAK MUGALATALARINI NİCK LER ARKASINA SIĞINARAK YAPARLAR.

      BİZDEKİ GİBİ PARLAMENTER SİSTEMLERDE YÜRÜTMEYİ KONTROL ALTINDA TUTAN ERKLER VARDIR. YASAMA VE YARGI GİBİ. AMA ASIL KONTROLÜ BASIN-MEDYA YAPAR. BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE, MUGALATA YAPARAK HAİNLİKLE TOPLUMU KANDIRIR. BU DURUMDA ÖZGÜRLÜK, VE GERÇEK BİLGİLENDİRME SOSYAL MEDYA İLE SAĞLANIR.
      “,burası yol geçen hanı değil burhan, burası sosyal medya paylaşım alanı burada nikle konuşulur bu bir kuraldır isim verilmez sosyal paylaşım medyada bilgilerin her şeyin deşifre olursun internet büyük bir okyanus kaybolup gidersin”
      SOSYAL MEDYADA NİCKLE ŞAHSİYETSİZLER, SOSYAL OMAKTAN UZAK OLANLAR KONUŞUR. ŞAHSİYETLİ KİŞİLER MÜNAFIKLIK YAPMAZ.
      BENİM BİLDİKLERİMİN ÖNEMİNİN FARKINDA DEĞİLSİN VE ASLA OLAMAZSIN. BİLGİ EN BÜYÜK GÜCÜ SAĞLAYAN HAZİNEDİR. BU GÜCE SAHİBİM. HİKMET DENİR BUNA. AMA SEN HİKMET NEDİR BİLİRMİSİN Kİ. BU YÜZDENDİR Kİ NE YAPARSAN YAP, NE BİLİRSEN BİL BENİ ENGELLEYEMEZSİN. SENİN HER ÇIRPINIŞIN BENİ YÜCELTİR.
      GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ GÖRÜNMEYEN ADAM. GÖLGELERİN DE GÜCÜ OLMAZ. HAKLI OLAN HAKLILIĞINI SAVUNMAKTAN KORKMAZ. HAK DOSTLARI HİÇ BİR KINAYICININ KINAMASINDAN KORKMAZ, ÇÜNKÜ ALLAH’IN YARDIMI ONLAR ÜZERİNDEDİR. ZAFER DE ONLARINDIR. BU, “HAK GELDİ BATIL KAYBOLDU, BATIL ZATEN KAYBOLMAYA MAHKUMDUR” AYETİ GERÇEĞİDİR.
      “İLAHİ ADALETİ GÖZ ARDI EDENLER, KENDİ ADALETLERİNİN MUTLAK MAHKUMU OLURLAR.”
      APTALLAR KENDİ GİBİ ZANNEDER KARŞISINDAKİNİ. SEN DE ÖYLE YAPMIŞSIN. BENİ KENDİNLE KARIŞTIRMIŞSIN.
      Gittin alacakların var çek mağdurlarını kullanmaya kalktın yasayı kendi çıkar ve anlayışına yönetmek için bağlantılar kurdun ve kullanıldın arkandaki çıkar guruplarınca bir yerlere telefonlar ettin,yani bir işe yaramadı tefecine..! söylermisin kaç müşteri getirdin ?elimde bazı bilgiler bunu söylüyor daha anlatsak alacaklılar mağdurlar sitesi bağlantıların vs yani bunları yapıyorsun da burada nikler yaratıyorsun.
      AMACINA ULAŞAN BENİM SEN DEĞİLSİN BU BİR. GİR GOOGLE YAZ BURHAN İŞCAN DİYE. NE GÖRDÜN.
      BAK SEN NE GÜZEL ANLATMIŞSIN.
      “işbankasının bütün reklamlarını bizim pres yapardı o sebeplede bağlı bulunduğum gazeteler tekbir kötü haber yazmazdı o banka hakkında sadece banka değil bütün firmalar için bu böyledir ve diğer gazeteler içinde bu aynıdır niye? Çünkü kurum hakkında kötü yazarsan o kurum sana reklam vermez” BE SALAK HERİF, BEN BUNCA YAZILARIMLA BANKALARI, TEFECİLERİ KÖTÜLEYİP BU HALKIN EN BÜYÜK DÜŞMANI TERÖR ÖRGÜTLERİ İLAN EDERKEN ONLARDAN NEMALANMAM MÜMKÜN MÜ? HEM MÜMKÜN DEĞİL DİYORSUN HEM BENİ BUNU GERÇEKLEŞTİRMİŞ İLAN EDİYORSUN. ADINLA SANINLA YAZSAN SOKAĞA ÇIKACAK YÜZÜN OLMAYACAK BU BELLİ. AYNAYA BAKINCA NE GÖRÜYORSUN MERAK EDİYORUM..
      BUNU ANCAK SENİN GİBİ MADRABAZLAR YAPAR. YAPIYORSUN.

      YUKARDAKİ YAZIDA AMACINI DA YAZMIŞSIN….ANLAYANA TABİ…
      “BÜTÜN BU YAPILAN İŞLERİN AMACI BİZLERE KAPATİLİZİM DAYATMACILIĞIDIR ,KAPATİLİZMİN İYİ BİR ŞEY OLDUĞUNU ANLATMAK İSTEMEKTEDİR GAZETELER ,MEDYA , KAPATİLİZİM VE ONUN TEMEL DİNAMİĞİ OLAN YANİ ACIMASIZ ÖZEL KAR ARAYAŞI YOĞUN EŞİTSİZLİK SÖMÜRÜVE BASKI İÇEREN SINIF TEMELİ BİR TOPLUM YARATMAKTIR.ORTAYA BU SONUÇ KAÇINILMAZ ÇIKMAKTADIR.”

      BİLGİ TOPLUMU OLMAKTA KAÇINILMAZDIR. BU SAYEDE OYUN BOZULUR. EĞER BİLGİ TOPLUMU OLUŞMAMIŞSA; SİSTEMİN BEYNİ BELAMLAR SÜRÜ ZİHNİYETİNİ OLUŞTURARAK SİSTEMİN AYAKTA KALMASINI SAĞLARLAR. SEN BİR TESPİT YAPMIŞSIN, ANCAK NEDENİ KENDİ KÜÇÜK AKLINCA SAKLAMIŞSIN.
      Yıllar boyu Refah partisine oy verdi bu sınıf peki ne amaçla verdiklerini biliyormı?
      BİLEMEZLER. ÇÜNKÜ SÜRÜ ZİHNİYETİ İÇİNDE GÜDÜLMEKTE İDİLER.

      BAK SENİN BİLMEDİĞİN BİR GERÇEK DAHA….
      “HAİNLER ASLA UMDUKLARINA EREMEZLER, ONLAR SÜREKLİ HÜSRAN İÇİNDEDİR.” ÇÜNKÜ:
      “Münafık olan erkeklerle, münafık olan kadınlar birbirlerine benzerler. Kötülüğü emreder ve iyilikten sakındırırlar ve Allah yolunda harcamaktan ellerini sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münafıklar fâsıkların tâ kendileridir.” (Tevbe: 67)

    • Mey biter saki kalır, Her renk solar haki kalır, Diploma insanın cehlini alsada; Hamurunda varsa eşeklik, baki kalır. Fuzuli

  2. ANLAŞILDI BU SİTE ÖZGÜR BİR PLATFORM DEĞİL, AKSİNE BİRİLERİNİN REKLAMI YAPILDIĞI REKLAM SİTESİ OLMUŞ. KENDİNİZ ÇALIN KENDİNİZ OYNAYIN O ZAMAN

  3. TAAHÜTTE KAZANILMIŞ HAK. BOZACI GELDİ HANIM…
    Kurt kocayınca, köpeklere maskara olur..
    Ödeme şartını ihlal suçundan sanık …. 2004 ‘ün sayılı icra ve iflas kanunun 340. madedesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İnegöl icra mahkemesinin 16.03.2004 tqrih ve 2004 /332-590 sayılı sırasında 01.016.2005 tarihinde yürülüğe giren 5358 sayılı kanunla değişik 2004 sayılı icra ve iflas kanunun ‘un 340.maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair,aynı mahelkemenin 1.06.2005 tarihli ve 2004\332-590 sayılı ek kararını kapsayan dosya aleyine adalet bakanlığından verilen 25.05.2006 gün ve 22132 sayılı yazılı emrini içeren Yargıtay C. Bassavcılığına ının 05.06.2006 gün ve 2006/120201sayılı tebliğnamesi nile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi.

    Tebliğnağmede ,dosya kapsamına göre 01.06 2004 sayılı icra ve iflas sayılı Kanunla değişik 2004 Sayılı icra ve iflas kanun’un 340. maddesindeki yaptırım, tazyik hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk cezakanunun Yürülülük ve uygulama şekli hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunun la değişik 7 maddesi 1. fıkrasında “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7 maddesi nazara alındığında ,5252 sayılı kanunun 7.maddesi. 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle ,sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözilmeden ,yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Knunun 309 maddesi uayrınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

    Dosya kapsamına göre 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanun’un yürürlülük ve uygulama şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanunun Kanunun 3 maddesi ile değişik 7 maddesinin birinci fıkrasının ile Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür”,yine 1 haziran 2005 tarihinde kabul edilip aynı gün mükerrer Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İİK’da değişiklik yapılmasına dair 5358sayılı kanunun 7. maddesi ile İİK ‘nun 340 maddesi eylemin müeydiyesini 3 aya kadar tazyik hapsine dönüştürülmüştür.
    Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 sayılı yasa ile değişik 5252 sayılı Kanunun 7.mddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1.fıkra 1. cümlesi ve 5326 sayılı kabahatler yasasının 24ve 5252 sayılı Yasanın 9\3 maddelerine göre müeyyiden icra mahkemelerince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir .Mahkemenin 16.03.2004 tarihli 2004\332-590 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında verilen 1 ay hafif hapis cezası ,sanık yönünden ,kazanılmış hak olduğu ve yeniden tayin edilecek cezanın 1 aylık süreyi geçemeyeceği nazara alınmak suretiyle , Yargıtay C.Başsavcılığınca yazılı emre atfen düzenlediği tebliğnamede yerinde görülmekle ve kanuna aykırılık halinin giderilmesinde başkaca halinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla ,uygulamada birliğin sağlanması amacıyla Yazılı Emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ,İnegöl icra mahkemesinin 2004 /332-590 sayılı ek kararın BOZULMASINA ,
    Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309 /4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden ;
    Sanık…’ nun 5349 saylılı ile değişik 5252 sayılı Yasanın 7, 5237 sayılı TCK’nun 52/2 maddeleri dikkate alınarak 1 ay tazyik hapsi karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına.
    Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20.00 ytl’den
    HESAPLANARAK SONUÇ OLARAK 600.00 İDARİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA ,infazın bu miktar üzerinden yapılmasına ,hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına 11.7.2006 gününde oy birliği ile karar verildi.(Y.16.H.D;2006/4152E,5402 K.)

    SAYIN RAHMİ OFLUOĞLU BU DOSYAYI NEZAMAN ELE ALACAKSIN ?

    saygılarımla
    HUKUKÇU

    • Gölgenin biri kendini kurt zannetmiş. BAĞLAYICI HUKUKUN GÖZETİLMEDİĞİ ZAMANDA YASAL BOŞLUK İÇİNDE VERİLMİŞ KARARI MEŞRU GÖSTERMİŞ; AKLINCA MUGALATA YAPIP, BUTLAN HUKUKUNU MEŞRU GÖSTERECEK. YERSEK TABİ…
      SEN ÖNCE NE MENEM HUKUKCUSUN ADINI SANINI YAZDA BİR BİLELİM.
      GÖLGELERDEN HİÇ BİR POK OLMAZ ÇÜNKÜ

    • “BAĞLAYICI HUKUK” , “YASAL BOŞLUK” ve “BUTLAN HUKUKU” BAĞLANTISINI ANLATAN YAZILARIM NEDENSE DENETİMDEN BİR TÜRLÜ GEÇMİYOR? BU SİTE ADMİNİN HUYU BU.. BANA YAPILAN HAKARETLERE SERBESTLİK VAR, AMA GÖLGE ADAMLAR HER NE HİKMETSE KIYMETLİ. PARANIN GÜCÜ, GÖLGELERİN GÜCÜ MÜ OLUYOR….. GÖLGE ADAM KENDİNİ KOCAMIŞ KURT İLAN ETMİŞ. ŞAHSİYETSİZİ BİR TANIYAMADIK. GÖLGESİ VAR SADECE.

    • Bağlayıcı hukuk mu üstün, yürürlükteki hukuk mu?
      NE DİYOR …………………………………….ZAVALLI!
      “biz napıyoruz tavşana kaç tazıyıda tut yöntemiyle hukukun görünmeyen yüzünü kullanıyoruz”
      HUKUKUN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ KULLANMIYORSUNUZ, GÖRÜNEN YÜZÜNÜ GÖRÜNMEYEN YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ.
      Bağlayıcı hukuku yok sayıp, ezberde ve ezberde var olan butlan hukukunda devam diyorsunuz. Bir şeyi algılayın artık. ZOR OYUN BOZAR. Bozuyorda zaten. Zorla da olsa, (AİHM BASKISI) bağlayıcı hukuk devreye giriyor. Ne kadar çabalarsanız çabalayın boş şarlatanlar. Artık butlan hukukundan size ekmek yok.
      “Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü” diye bir söz var. Evet durup dururken bu kadar yasal değişiklik yapmada ve özellikle ezber bozmada maksat ne?
      “Ekonomi batarsa hepimiz batarız” kandırmacası ile yolsuzluk ekonomisi politikalarını sürdürenler; “adalet mülkün temelidir” gerçeği bariz ortaya çıkınca, yani mülk temelden yıkılmaya yüz tutunca adaleti hatırlamak zorunda mı kaldılar?
      ZOR OYUN BOZAR. Ankebutların ağları da bozulmaya mecburdur.

    • İCRA İFLAS YASASINDA YAPILACAK DEĞİŞİKLİKLERİN, DÜZENLEME TASLAĞINDAKİ GEREKCESİ MALUMUN İLANIDIR. BAĞLAYICI HUKUK KURALLARI (AİHS NE UYUMSUZLUK) NEDENİYLE MALUM OLAN, “YASAL BOŞLUĞUN” DOLDURULMASIDIR; DÜZENLEMENİN GEREKCESİ. BURDAKİ YARGITAY KARARI DA BU YASAL BOŞLUĞUN İLANIDIR. BUTLAN HUKUKU, YASAL BOŞLUK İÇİNDE OLUŞUR. TIPKI BURDAKİ YARGITAY KARARI GİBİ. YARGITAYIN YASAL BOŞLUKTA (Tıpkı 3167 sayılı çek yasasına göre verilen kararlar gibi) VERDİĞİ KARARLAR BUTLAN HUKUKUNU MEŞRULAŞTIRMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. YASALARDA YASAL BOŞLUK OLUŞTURABİLİR. BU NEDENLE YASALARIN ANAYASA MAHKEMESİNDE İPTALİ İSTENİR. “TAAHHÜTLE KAZANILMIŞ HAK”, BUTLANSAL HAK İDDİASININ MEŞRU GÖSTERİLMESİDİR. HER NE SEBEPLE OLURSA OLSUN, BİR TEHDİTİN VARLIĞI İLE BASKI ALTINDA YAPILAN TAAHHÜT GEÇERSİZDİR, BUTLANDIR. BORCU ÖDETMEK İÇİN KİŞİYİ BU TAAHHÜDE ZORLAMAK DA ÖYLE. ÖDEME GÜCÜ OLMAYAN BİR KİŞİYİ FAZLADAN YÜKÜMLÜLÜĞE SOKMAK, İNSANLIK DIŞI BİR DAVRANIŞTIR. KÖLELİK DÜZENİ ÖZENTİSİ ÇAĞDIŞILIKTIR. ORTADA BORÇLU TARAFINDAN YAPILMIŞ, BİR SAHTEKARLIK VEYA DOLANDIRICILIK VARSA BUNUN TESPİTİ HALİNDE BÜYÜK CEZALARLA CEZALANDIRILMASI ZATEN MÜMKÜNDÜR. YASALAR KURUNUN YANINDA YAŞI YAKMAK İÇİN Mİ ÇIKARILIYOR?.
      CEBRİ İCRA TAKİBİ YAPMAK, HELE HELE BUNU YARGISIZ İNFAZA ÇEVİRMEK İNSANLIKLA ASLA BAĞDAŞMAZ. HİÇ BİR İNSANIN ELİNDE BİR DAKİKA SONRASINI BİLME VE ONU GARANTİ ALTINA ALMA OLANAĞI YOKTUR. BU SEBEPLE; HAKİKİ DİNDARLAR TEDBİRİN HASINI TEVEKKÜLDE BİLİR.
      “HAK GELDİ, BATIL KAYBOLDU; BATIL ZATEN KAYBOLMAYA MAHKUMDUR.”
      İSLAM, TEVHİZNAMEDEN ALINMIŞ BU DİZELERDEKİ GİBİ OLMAYI EMREDER. GERİSİ BUTLANDIR İNSANLIK DIŞIDIR.

      Tefviz et ve rahat bul
      Sabreyle ve razı ol
      Mevlâ görelim neyler
      Neylerse güzel eyler

      Kalbin ona berk eyle
      Tedbirini terk eyle
      Takdirini derk eyle
      Mevlâ görelim neyler
      Neylerse güzel eyler

      Hallak-ı rahim o’dur
      Rezzak-ı kerim o’dur
      Fa’al-ı hakim o’dur
      Mevlâ görelim neyler
      Neylerse güzel eyler

      Bil kadıy-ı hacatı
      Kıl o’na münacatı
      Terk eyle muradatı
      Mevlâ görelim neyler
      Neylerse güzel eyler

  4. Bağlayıcı hukuk mu üstün, yürürlükteki hukuk mu?
    NE DİYOR HUKUKCU NAM HİLKAT GARİBESİ SOYTARI:
    “biz napıyoruz tavşana kaç tazıyıda tut yöntemiyle hukukun görünmeyen yüzünü kullanıyoruz”
    HUKUKUN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ KULLANMIYORSUNUZ, GÖRÜNEN YÜZÜNÜ GÖRÜNMEYEN YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ.
    Bağlayıcı hukuku yok sayıp, ezberde ve ezberde var olan butlan hukukunda devam diyorsunuz. Bir şeyi algılayın artık. ZOR OYUN BOZAR. Bozuyorda zaten. Zorla da olsa, (AİHM BASKISI) bağlayıcı hukuk devreye giriyor. Ne kadar çabalarsanız çabalayın boş şarlatanlar. Artık butlan hukukundan size ekmek yok.
    “Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü” diye bir söz var. Evet durup dururken bu kadar yasal değişiklik yapmada ve özellikle ezber bozmada maksat ne?
    “Ekonomi batarsa hepimiz batarız” kandırmacası ile yolsuzluk ekonomisi politikalarını sürdürenler; “adalet mülkün temelidir” gerçeği bariz ortaya çıkınca, yani mülk temelden yıkılmaya yüz tutunca adaleti hatırlamak zorunda mı kaldılar?
    ZOR OYUN BOZAR. Ankebutların ağları da bozulmaya mecburdur.

  5. TAAHÜT VE KAZANILMIŞ HAK!
    Şimdi selin kardeşim, soruna kısa cevap vereyim hükümlülük yerine h yerine y gelecek o cümlede bir yanlışlık yapmışım biz burada tabi borçtan doğan sözleşmeleri tartışmıyoruz görev ve ihmal suçlarının niteliğini söylüyoruz , nitekim kişiler sözleşmeler kapsamında olsa yapacakları eylemlerden sorumludurlar bu yükümlülüktür ..mesela: demir yolunda çalışan makascı dalgındım diyemez görevi gereği makası süresinde değiştirmek zorunda,örneğin,bir güvenlik lavaboya gittim bu esnada soygun oldu diyemez bunu söyleseniz de ,söylemeseniz de kast aranan suçlarda özellikle kastın kırk çeşiti vardır bu birinci dereceden kastta girer görevi ihmal bu sebeple çekte kasıt aranmasınada Avrupa insan hakları mahkemesi borçtan doğan sözleşmeler kapsamında bunu anayasal bulmamıştır.
    Her çekte bir garanti sözleşmesi bunun için vardır ancak türkiyede bu uygulama tefeci ve avukat lobilerince engellenerek miktar yükseltilmesi engellenmek istenmiştir.bizim amacımız her şeyden önce kastı engellemekti bu başarılmıştır çünkü sorumluk bütün dünyada da olduğu gibi bankalarındır masada istediğimizi aldık namaç kast gibi tüm mağdurları yükümlük altına sokmaktadır çünkü suç saik durumdan ,zımnen olan suç aleniyete dönecekti bu engellendi….

    Taahütle ilgili anayasa karaları öncesi ve sonrası çok yorumum var orada bu işi anayasal olmayan taraflarını belirttim, şimdi bunları şu an için değil bazı verileri ilersi için anlatıcım
    Yapacak daha önemli işlerimiz var!

    AV.RAHMİ OFLUOĞLUNA ….. TAAHÜT VE KAZANILMIŞ HAK ÜZERİNE
    Şimdi bu işi sırdan diğer çek mağdurlarının yada taahhütçü mağdurların başarması zor
    Bu görevi ancak Rahmi ofluoğlu yapabilir zaten onunda özelliği buradadır..
    Evet Rahmi bey,konumuza girelim … şimdi kastı mastı unutuyoruz bildiğiniz gibi icra ve iflas kanunun ki, SUÇUN UNSURLARINDA 9. maddesi taahüt suçunun taksir ve kastla işlenebildiğini söylemekte yani kasıtlı ihmal… bunlar herkesin bileceği şeyler biz napıyoruz tavşana kaç tazıyıda tut yöntemiyle hukukun görünmeyen yüzünü kullanıyoruz
    Bunlara girmiyoruz ..gerek yok!
    Basit bir yol anlatayım :sana şimdi bir dosya numarası vericem bu dosyanın içeriğini bul ve söylediklerime kulak ver zira yargıtaya bu dosya üzerinden çalışmanın bir takım unsurları olacak 01 .06.2005.. 5358 sayılı kanun yürürlüğe girdi 5252 sy kanun 7.maddesi
    Hafif hapis veya hafif para cezaları idari para cezalarına çevrildi buna göre aşağıdaki dosyada bulunan sanık hakında….
    5237 /..7. maddesi gereği lehte beraat istemi gerçekleşmiştir…
    24…5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi gereği
    5271 …309. maddesi gereğince bozulmasına talebi

    Kazanılmış haktır…
    Dosya,Y.16.H.D;2006/41526,5402.K
    Bu şekil fazla anlatmıyorum biliyorsun kanalda sabotajcılar mevcut olayı sen bir hukukçu olarak çöz o , okusa da bundan anlamaz ama sen bir hukukçu olarak bu işi bitirebilirsin
    Umut sende biz gerekli desteği vericez gazanmubarek olsun..
    Saygılarımla
    HUKUKÇU

    • Şarlatan sende. Şıracının şahidi bozacı.

      • Bağlayıcı hukuk mu üstün, yürürlükteki hukuk mu?
        NE DİYOR HUKUKCU NAM HİLKAT GARİBESİ SOYTARI:
        “biz napıyoruz tavşana kaç tazıyıda tut yöntemiyle hukukun görünmeyen yüzünü kullanıyoruz”
        HUKUKUN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNÜ KULLANMIYORSUNUZ, GÖRÜNEN YÜZÜNÜ GÖRÜNMEYEN YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ.
        Bağlayıcı hukuku yok sayıp, ezberde ve ezberde var olan butlan hukukunda devam diyorsunuz. Bir şeyi algılayın artık. ZOR OYUN BOZAR. Bozuyorda zaten. Zorla da olsa, (AİHM BASKISI) bağlayıcı hukuk devreye giriyor. Ne kadar çabalarsanız çabalayın boş şarlatanlar. Artık butlan hukukundan size ekmek yok.
        “Düğün değil bayram değil, eniştem beni niye öptü” diye bir söz var. Evet durup dururken bu kadar yasal değişiklik yapmada ve özellikle ezber bozmada maksat ne?
        “Ekonomi batarsa hepimiz batarız” kandırmacası ile yolsuzluk ekonomisi politikalarını sürdürenler; “adalet mülkün temelidir” gerçeği bariz ortaya çıkınca, yani mülk temelden yıkılmaya yüz tutunca adaleti hatırlamak zorunda mı kaldılar?
        ZOR OYUN BOZAR. Ankebutların ağları da bozulmaya mecburdur.

  6. BİRİLERİ HALA BUTLAN HUKUKU OLUŞTURMA VE ONDAN YARARLANMA SEVDASINDA, DANGALAKLIKTIR BU Kİ ARTIK BUNU YAPMAK; KARDA YÜRÜYÜP İZİNİ BELLİ ETMEMEK GİBİ İMKANSIZDIR.
    HUKUK İKİ ŞEKİLDE OLUŞTURURLUR.
    YAZILI HUKUK-YASALAR YOLUYLA VEYA UYGULAMA ÇOĞUNLUĞU İLE.
    UYGULAMA ÇOĞUNLUĞU, YASA VE KURAL TANIMIYORSA; İŞTE BU ORTAMDA OLUŞAN HUKUKUN ADI BUTLAN HUKUKUDUR.
    SİZE, DÜN VATAN GAZETESİNDE YAYINLANAN, GAZETECİ MİNE ŞEN OCAKLI’NIN YARGITAY ESKİ BAŞKANLARINDAN SAMİ SELÇUKLU İLE YAPMIŞ OLDUĞU RÖPORTAJDAN BİR BÖLÜM AKTARIYORUM.
    “YAZILI HUKUK AHLAKLA ÇATIŞIRSA, UYGULAMA YETERLİLİĞİNİ YİTİRİR. ÇIKAN YASA, GERÇEK YASA DEĞİL, HUKUKA AYKIRI, GÖRÜNÜŞTE YASADIR. NAZİLER DE YAHUDİ SOYKIRIMINI MECLİSTEN ÇIKAN YAZILI HUKUKA DAYANDIRMIŞLARDI. AMA AHLAKA AYKIRI OLDUĞU İÇİN KABUL GÖRMEDİ. ASLINDA BİZLER “HİLE-İ ŞER’İYE”Yİ, “HUKUKA KARŞI DOLAN”I, HUKUKU DOLANMAYI BULAN KUŞAKLARIN TORUNLARIYIZ. ANCAK ÇAĞCIL HUKUKTA BUNUN YERİ OLAMAZ. BUNU YAŞATMAYA ÇABALAMAK KINANASI BİR TUTUMDUR.

    BİR BAŞKA NOKTA DA ŞU; HUKUK FAKÜLTELERİNİN EŞİĞİNDEN İÇERİ ADIMINI ATAN HER ÖĞRENCİYE HER ÜLKEDE YASALARIN GENELLİĞİ, NESNELLİĞİ, HERKESE EŞİT UYGULANIRLIĞI İLKELERİ ANLATILIR. KİŞİYE ÖZGÜ YASA ÇIKARILAMAYACAĞI ÖĞRETİLİR. BUNU ÇİĞNEYEN HER YASAL DÜZENLEME HUKUKUN VARLIK NEDENİNE TERS DÜŞER. AMA TÜRKİYE HÂL “İTTİHAT VE TERAKKİ”NİN “YOK YASA, YAP YASA” ANLAYIŞIYLA DAVRANIYOR. ÇOK ACI! ŞUNU HİÇBİRİMİZ UNUTMAYALIM. HUKUK, “YÜKSEK DEĞERLER” KATINDA YER ALIR. BU NEDENLE BU YÜKSEK DEĞER KATINDA OLMANIN GEREKLERİNE UYULMASI ZORUNLUDUR. EĞER BUNA UYULMAZSA HUKUKU BENCİL ÇIKARLARINIZA “ARAÇ-DEĞER” YAPARSINIZ. NİTELİKSİZLİKTİR BU. KURNAZCA BİR TUTUMDUR. AMA KURNAZ ADAM ZEKİ ADAM DEĞİL, HER ŞEYİ BENCİL ÇIKARLARI İÇİN KULLANMAYA YELTENEN, GELİŞMEMİŞ OLAN VE AHLAK DIŞINDA YAŞAYAN BİRİDİR. ”
    “GÜLÜNÇ, ÇÜNKÜ BU ANLAYIŞ DIŞA YANSIMAYAN EYLEMLERİ DE CEZALANDIRAN VE “KRALI ÖLDÜRMEYİ BİLE DÜŞÜNMEK SUÇTUR” DİYEN ORTAÇAĞ ANLAYIŞINI YANSITIYOR. FECİ, ÇÜNKÜ 21. YÜZYILDA DAVRANIŞIN DIŞ DÜNYAYA YANSIMADIKÇA SUÇ OLDUĞUNU BİLMEYEN YA DA BİLMEZLİKTEN GELENLERİN BULUNDUĞUNU ANLATIYOR. BÖYLE BİRİ ÖĞRENCİM OLSAYDI ONU SİTTİN SENE SINIFTA BIRAKIRDIM. BUNLARI SÖYLEYENLERİN ARASINDA ESKİ YARGIÇLARIN BULUNMASI İSE BİR FACİA. ŞUNU DA BELİRTEYİM Kİ 312. MADDEDE KORUNAN DEĞER, İNSANIN DEMOKRATİK BİR TOPLUMDA YAŞAMA HAKKIDIR.”

    “HUKUK BÜTÜNDÜR. İÇ ÇELİŞKİ KABUL ETMEZ.”

    ***TEMEL HÜKÜM VARSA YARDIMCI HÜKÜM UYGULAMA ALANINDAN GERİ ÇEKİLİR. TEMEL HÜKÜM YOKSA YARDIMCI HÜKÜM UYGULAMA ALANINA GİRER.

    “ÖĞRETİ VE KİMİ YASALAR BU SORUNU ÇÖZMÜŞTÜR. ÖĞRETİDE BUNLARA ÖZELLEŞTİREN (SPESİYALİZAN) ÖĞE DENİR. BÖYLE BİR DURUMDA İKİ HÜKÜM ARASINDA GENEL HÜKÜM VE ÖZEL HÜKÜM İLİŞKİSİ ORTAYA ÇIKAR. GENEL HÜKÜM UYGULAMA ALANINDAN GERİ ÇEKİLİR VE ÖZEL HÜKÜM UYGULAMA ALANINA GİRER. İKİ HÜKÜM DE BİRBİRİYLE ÇATIŞMAZ”

  7. “Karşılıksız çeke hapis cezası hukuksuzluktur. Ciddi ve doğru dürüst hukukçularla T.C. mahkemeleri, olmazsa Yargıtay nezdinde ve bu arada AİHM nezdinde hak aranırsa, 3167 ve 5941’den ilk derece mahkemelerinde ceza verilemez, verilirse bile kasıt unsuru sebebiyle Yargıtay’da bu ceza bozulur” dedik durduk.

    Kendilerine hukukçu diyenler, kendilerini hukukçu zannedenler ise KASIT UNSURU konusundaki iddialarımızla dalga geçtiler. Bu sitede. Defalarca. Arşivlerde var !!!

    Netice gelinen noktada, hapisliği kaldıran 6237 sayılı kanunun TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerine başlanırken Adalet Komisyonu başkanı Ahmet İyimaya (ki kendisini bir siyasetçi olarak beğenmememe rağmen, herkes gibi çok ciddi, bilgili, akıllı, ve gerçek bir hukukçu olduğuna inanırım – zaten bu sayede, avukatlık mesleğini çok iyi icra etmiş ve meslek hayatında tüm davalarını kazanmıştır) aynen şöyle söyledi :

    “..Şu ana kadar yaşanan, bir hukuk ihlalidir, bir Anayasa ihlalidir ve ciddi hukukçular, rahat rahat bu konuda ön açıcı mekanizmaları dava kazanma yoluyla geliştirebilirlerdi….”

    EVET ! CİDDİ HUKUKÇULAR BUNU YAPABİLİRLERDİ.

    Bizimkiler ise inatla öne sürdüğümüz KASIT UNSURU’na karşı çıktılar; “ne kadar savunma yaparsanız yapın, kanun açık, kazanamazsınız” dediler. Ahmet İyimaya tersini söylüyor. Ve bu yüzden kanun değiştirilmek zorunda kalındı.

    GELİNEN BU NOKTADA, KENDİLERİNİ HUKUKÇU ZANNEDENLER HALA ESMEYE, GÜRLEMEYE, “BİZ HUKUKÇUYUZ, EN İYİSİNİ BİZ BİLİRİZ, VS., VS., VS.” DEMEYE DEVAM EDİYORLAR.

    Hiç utanmadan. Hiç sıkılmadan. Kandırabilecekleri insanlara da hala “Biz şöyle yapacağız”, “Biz böyle yapacağız” demeye devam edebiliyorlar.

    EL İNSAF !!!!!

    Artık düşün yakamızdan. Yeter yahuuuu! Gidin başka yerde insanları kandırmaya çalışın.

  8. APC/Çek Mağduru Arkadaşlar,
    Eve Yapılan Haciz Mağduru Arkadaşlar,
    Taaahüdü İhlal Cezası Mağduru Arkadaşlar,

    Hepimizin bildiği ve farkında olduğu gibi T.C. Hükümeti ve T.B.M.M. karşılıksız çekte uygulanan hukuksuz, haksız, adaletsiz ve çağdışı hapis cezasını vatandaşları düşündüğü ve bizler kendilerine e-posta gönderdik, faks çektik, mektup yolladık, çok azımız da telefon açtık diye kaldırmadı !

    Bu hapis cezasının kaldırılmasının tali sebebi mahkemelerin tıkanması ve cezaevlerinin dolması ama ana sebebi AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’nden alınacak cezaların sayıca çokluğu ve paraca devasa büyüklüğüydü !

    Ayni haksız, hukuksuz, adaletsiz, ve çağdışı uygulama taahhüdü ihlale karşılık verilen hapis cezalarında ve evlere taciz maksadıyla yapılan hacizlerde de yaşanmaktadır.

    Özellikle taahhüdü ihlale verilen hapis cezaları (aynen karşılkısz çeke verilen hapis cezalarında olduğu gibi)

    “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz”

    hükmünü apaçık içeren T.C. Anayasası 38.Maddesini ve A.İ.H.S. (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) 4 No.lu Ek Protokolünün 1.Maddesini

    alenen ihlal etmektedir !

    BU HAKSIZLIK, HUKUKSUZLUK, ADALETSİZLİK VE ÇAĞDIŞI ZİHNİYET KARŞISINDA ELİMİZDE YİNE BİR TEK SİLAH VARDIR : HUKUK SİLAHI !!!

    Bu hukuk silahı gerek T.C. mahkemelerinde, gerekse A.İ.H.M. (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) hakkımızı aramakla ses getirir.

    Yapmamız gerekenler bellidir :

    1 – Gerek T.C. Anayasası ve gerekse T.C. Devletinin imzalayarak kabul ettiği uluslararası bir metin olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi maddelerinin ihlal edildiğini kamuoyuna (gazeteler, dergiler, televizyonlar, internet haber siteleri gibi kanallar aracılığıyla) duyurmamız,

    2 – Bu uygulamalara bir an önce son verilmezse HAKKIMIZI AİHM-AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ nezdinde arayacağımızı yukarıda belirtilen vasıtalar ile ve bunlara ilave olarak e-posta, telefaks, mektup, telefon ile kamuoyuna, TBMM’ndeki milletvekillerine, TC Hükümeti bakanlarına ve ayrıca ulaşabildiğimiz tüm sivil toplum kuruluşlarına bildirmemiz, ve

    3 – Taahhüdü ihlalden ceza alıp bu yüzden

    (a) hapis yatıp çıkmış,
    (b) halen hapiste olan,
    (c) hapse girmemek için yurtiçinde kaçak olan, ve
    (d) hapse girmemek için yurtdışına çıkmış olan

    arkadaşlarımızın biranönce AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’ne şikayetçi olarak dava açmaları.

    TBMM’ndeki milletvekilleri ve özellikle TC Hükümeti bakanları bizim durumumuza (daha önce karşılıksız çeke hapis cezası uygulamasında olduğu gibi) lakayd kalabilirler ama AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ silahımızı iyi kullanabilirsek, istemeden de olsa (ÖZELLİKLE BAROLARIN VE AVUKATLARIN, TEFECİLERİN KARŞI ÇIKMASINA RAĞMEN) gereken düzenlemeyi yapmaya mecbur kalacaklardır.

    Çare ve çözüm maalesef bir kere daha AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’ndedir …!!!

    Bilgi ve değerlendirmenize saygılarımla sunarım.

  9. MAKSATLARINI MUGALATA EŞLİĞİNDE AÇIKLIYORLAR. İŞTE BİR ÖRNEK DAHA:
    Şimdi bura anlatmamam gerekiyor bu borçlu arkaşdaşların menfaatine zarar verir fakat hukukun gereği anlatmam şart bunlarI hukukla ilgili ,bu siteyi alacaklılarda takip ediyorlar sonra kendi sitelerine burada yazdıklarımızı ekleyip fikir ediniyorlar şöyle bir durum var eğer borçlu ,ikinci defa alacaklıyı ikna edip ikinci taahüt verir ise o sebeple taahütü ihlal ortadan kalkmıştır kısaca: hapis cezası durumu ortadan kalkar,yani borçlu arkadaşlar geçici bir süre bu cezadan kurtulmak amaçlı bu yolu denesinler karşı tarafı ikna etmeye çalışsınlar.
    HANGİ HUKUKUN GEREĞİ? Anayasa Mahkemesi BUTLAN OLAN, “ALACAKLININ RIZASI” kavramını iptal ettiği için yeni icra iflas yasası düzenlemelerine gidiliyor.
    KARŞI TARAF İKNA OLMUYORSA NE OLACAK? Yani karşı tarafın maksadı; hem bağdan üzüm koparmak, hem bağcıyı dövmek hemde bağı talan etmekse ne olacak?
    BORÇLU BORCUNU ÖDEMEYE MUKTEDİR DEĞİLSE; ZORLAMA YAPARAK ONU MUKTEDİR ETMEK MÜMKÜN MÜ?
    ZORLAMADA MAKSAT, BORÇLUYU ZARARA SOKMAKTIR. hiç bir yasa alacaklıya bu hakkı vermez, veremez.
    ISLAH EDİCİ İSLAMİYETLE, BIRAKIN İSLAMİYETİ İNSANLIKLA ALAKASI NERDE BU DURUMUN?

    BUTLANSAL HAK İDDİASI İLE BUTLAN HUKUKU OLUŞTURANLARIN(HUKUK AYRI KAVRAMDIR, KANUN AYRI KAVRAM. Hukuk, kanunsuz da oluşturulabilir. Örf adet ve ananeler de hukuk oluşturur. Mesela imam nikahı hukuku) MAKSADI BU HUKUKTAN NEMALANMAKTIR.
    ZOR OYUN BOZAR.
    GEÇTİ BOR’UN PAZARI SÜRSÜNLER EŞEKLERİNİ NİĞDE’YE…

    • BU YÜZDEN 5941 SAYILI YASA GEREĞİ YAPILAN TAAHHÜTLERDE ALACAKLININ RIZASI ŞARTI OLUŞTURULMADI. BORÇLU BİR TAAHHÜTDE BULUNDU EVET. AMA ALACAKLI 5941 SAYILI YASANIN 1. MADDESİNİN 2. FIKRASINDA BELİRTİLEN GENEL HUKUK KURALLARI İÇİNDE DAVRANMADIĞI İÇİN, BU YAPILAN TAAHHÜT VE SONUCU BUTLAN OLDU. GEÇERSİZ KALDI. NE DİYOR GENEL HUKUK KURALLARI; ALACAKLI TAAHHÜDÜ KABUL ETMESİ İÇİN, ÖNCE İCRA DAVASI AÇACAK, SONRA DA BU DOSYAYA İSTİNADEN İLGİLİ TAAHHÜDÜ KABUL ETTİĞİNİ VE TAAHHÜDÜN TÜM FERİLERİNİ BORÇLUYA BİLDİRECEK. BORÇLU FERİLERE İTİRAZ ETMEZSE AKİD TAMAM OLACAK. BÖYLE BİR AKDİN YERİNE GETİRİLMEMESİ DE SUÇ DEĞİL, KABAHAT VEYA KUSURDUR. ADLİ SİCİLİ BOZACAK, SUÇ CEZALANDIRMASI YAPILAMAZ.
      PEKİ UYGULAMA NASILDI?
      B****U****T****L****A****N
      NEDEN?
      E*Z*B*E*R*C*İ*L*İ*K*T*E*N
      CEBRİ İCRAYI BUTLAN OLARAK YAPMAYI MARİFET SAYAN HUKUKCUYUM DİYE GEÇİNİYORSA BU ÜLKEDE;
      HUKUKCU YOK DEMEKTİR.
      AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN.
      BÖYLE HUKUKCULAR ANCAK;SANAL ALEMDE, KLAVYE SİLAHŞÖRLÜĞÜ YAPTIKLARINI SANIRLAR. YANİ ADAM OLMADIKLARINI İSİMSİZ SOYSUZ İLAN EDERLER. CESARET KAHRAMANLARIN, KORKAKLIK MADRABAZLARIN HARCIDIR.

  10. TBMM ADALET KOMİSYONUN GÜNDEMİNDE İCRA İFLAS YASASI VAR

    İcra-iflas dairelerindeki 7 milyonu aşkın dosyayı düşürecek ve eve hacizi önleyecek yargı paketi bugün Meclis Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Yasa geçtikten sonra icraiflas müdürlüklerine yapılan her türlü tahsilat ve ödeme artık bankalar aracılığıyla yapılacak. İcra memurları artık eve gelip televizyon, buzdolabı, koltuk, kanepe ne varsa alıp götüremeyecek. Başta küçük işletmeler olmak üzere işletmelerin üretimini sürdürebilmesi için zorunlu araçlarına el konulamayacak.

    İKİ İHALE YAPILACAK

    Yasa çıktıktan sonra icra müdürlükleri ve vergi daireleri tarafından haciz konulan ve yediemin depolarını dolduran mallar da satışa çıkacak. Maliye Bakanlığı depoları dolduran hacizli malların satış ilanını elektronik ortamda vermek için kolları sıvadı. Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanacak. Bunun için iki kez ihale yapılacak. Sanal ortamda verilecek teklifler, hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde 50’sinden az olamayacak ve teklif vermeden önce hacizli malın tahmin edilen kıymetinin yüzde 20’si nispetinde teminat gösterilmesi zorunlu olacak. Elektronik hacizin kapsamı da genişletilecek. Böylece, depoları dolduran hacizli malların hızlı bir şekilde satışı sağlanacak.

    Dolgu sahalara da vergi!

    Gelir yelpazesini genişletmeye çalışan Maliye, İstanbul başta olmak üzere liman, dolgu sahalar, iskele ve rıhtımları da mercek altına aldı. Son dönemde deniz kıyılarını Hazine’den kiralayıp doldurarak liman işletmeciliği yapan firmaların sayısı artıyor. Bu sahalardan vergi alınması için düzenleme yapılması gerekiyor.

  11. HAK,HUKUK ,TAAHÜT

    Sevgili kanal müdavimleri, Sayın Admin ,değerli insan yani şu sitelerde arada bir göz atıpta şu yazıları okudukça kahroluyorum ,buna hukuk katliamı derler hem valla ,hem de billa….
    Hakkımıza müteakip eleştiriler var ,varda bu eleştirileri yapanların yaptığı eleştiriler ne kadar doğru ona bir bakmak lazım ) ülkenin bir takım masum hukukçuları burada acımasızca itam ediliyor , Hukuk addedildiği söylenen saftirik şeyler hukuk oluyor ve değerli insan kanal yöneticimiz Admin siz buna ses çıkartmıyorsunuz ..
    İNTİKAL HUKUKU BİTTİ!! HOŞ GELDİNİZ BUTLAN HUKUKU! …
    Buda herhalde işcan beyin taahhütler üzerine ürettiği yeni bir hukuk dalı ,adama soruyorum nedir butlan? Efendim : (” yokluk”-yok hükmünde) ) ilginç sonra devam ediyor ,hakkımda safsata yapıyor şu adama bakın Aziz Nesinin o ünlü romanını kastederek sözde beni hiç okumamış gibilerden ….işte roman kahramanı ,yaşarın durumunu kastederek onun kimlik sorununa ne diyeceğiz? butlanla ne ilgisi varsa ?butlana örnek gösteriyor uyduruyor bir takım şeyler yani kişinin yurttaşlık haklarından doğan sorununu : aziz nesin efendinin, radyo için ilk etapta düzenlediği ve roman ve filmlere konu olan hikayesinden bürokratik sorunların engel teşkil ettiği bir konudan, işcan bey ,yola çıkarak bir takım şeyler söylemeye çalışıyor…… butlan her konu içinde kişilerin eylem ve fiilleri neticesinde oluşur..
    Efendin sayın işcan beye, göre eğer bir hukuk kuralı kanun yada anayasaya aykırı bir şey devletin yaptığı kanunlarda dahil resmi gazetenin onaylayıp kanun hükmünde olan kararlar eğer kanınca yanlışsa bunlar butlan olurmuş ..kanunlarımız butlan hukukuymuş…buna da butlan denirmiş..
    Bir yaşıma daha girdim..!
    Allahını seversen butlan nedir ? allahını seversen …nedir bu butlan?
    İşcan bey ,mahkemeye bir çık deki ..”sayın hakim bey :biz ,iki erkek evlendik ben hamile kaldım, çocuğum düştü” )) butlan neymiş hakim anlatsın sana ,butlan yada butlan hukukunu) böyle bir abim var acaba böyle bir dava kabul olur mu ?de bakalım ne anlatacak sana.. sen milletle kafamı buluyorsun ? hukukçuları suçluyorsun ,hukukla ilgin yok!
    Sözleşmede: çek, senet koşullarını yerine getirmezsen yani şekiL şartları esasa uymazsa butlan açısından durum oluşur,yoksa çek kanunu butlan hukuku olmaz kanunun kendis butlan olmaz senin yaptığın kafana göre aynı burada hukuk uyduryorsun ya işte onlar butlan uydurdukların mesela kadınla kadın yasamıza göre evlenemez olurmu öyle saçmalık
    Kanunda böyle bir şey yazıyor mu? yakın bazı akrabalıklar amca yiğen ilşkisi gibi aile içi ensest * kendine güldürürsün adamı..
    Hukuki kavramları değiştirip kendine delil uyduruyorsun ,kendini doğrulayan kehanetler uydurmaktasın,bunları bırak artık senin bu kadar davanın avukatına buralarda hakaret etmeye hukuk dünyasına sövmene izin verilemez haddini bil…yeter artık!
    Bak burhan bey, önemli olan avukatın iyi hukukçu olması değil iyi biri olması önemlidir ..çünkü iyi hukukçu kavramı şöhretli bol paralı güzel karısıyla hayatın zirvesinde yaşayan bir
    Avukatın, bir çok banka ve kurumla işbirliği vardır ki, sen , o , Avukatların ,yani iyi hukukçularının kapısından başını uzatıp selam bile veremezsin o sebeple senin Rahmi ofluoğlu bana göre iyi bir avukat ondan fayda sağlayabiliriz bu davaya karşı demek ki ,birinin iyi hukukçu olmasından çok iyi biri olması lazım.her şeyden önemlisi budur.sen bizi tanımazsın ama bu alemde, gittiğin, mecliste görüştüğün ağabeylerin var ya onlar bizi çok iyi tanırlar…onun için aklını başına topla…benim vakitlerimi gereksiz yazılarınla çalma..
    BİR BAŞKASI MESAJ ATMIŞ..
    Bir şeyler yazmış şimdi isim vermeyeceğim ,ya şimdi kardeşim okuyorsa, ilk önce icraya gelindiğinde ihtiyati bir haciz varsa o gerçekleştirilir..yani bu taahüt sözleşmesi örneğin akid kuruldu taahhüt verildi ve ne oldu ircaa durdu nedir icra bir iflas organıdır? Yani şimdi siz ne yapmış oldunuz cebri icrayı herhangi bir durum a dışında durdurdunuz bu nasıl oluyor yasa ne diyor ? ilk önce borçlu kişi iyi niyetini ortaya koyar ve ödemenin taahütünü iyiniyetli olarak sunarsa ki, iyi niyet karinedir borçlu dinlemelidir diyor hukuk buna göre alacaklı ketum olmamalıdır ancak alacaklı ikna edilmelidir…böylelikle icra durabilir.
    Şimdi bura anlatmamam gerekiyor bu borçlu arkaşdaşların menfaatine zarar verir fakat hukukun gereği anlatmam şart bunlarI hukukla ilgili ,bu siteyi alacaklılarda takip ediyorlar sonra kendi sitelerine burada yazdıklarımızı ekleyip fikir ediniyorlar şöyle bir durum var eğer borçlu ,ikinci defa alacaklıyı ikna edip ikinci taahüt verir ise o sebeple taahütü ihlal ortadan kalkmıştır kısaca: hapis cezası durumu ortadan kalkar,yani borçlu arkadaşlar geçici bir süre bu cezadan kurtulmak amaçlı bu yolu denesinler karşı tarafı ikna etmeye çalışsınlar.
    Hukukta; devlette ,olsa her şeyin bir süresi vardır devlet kişiye ödeme yapacak süreyi bile geçirse para: DÜYUNA , kalır hukuk kuralları değişmez..
    Değerli arkadaşlarım başka bir yazımda görüşmek üzere..
    Saygılarımla
    Hukukçu

    • AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ. KİŞİNİN GÖRÜNÜR RÜTBESİ AMELİNDE. SENDE ŞEREF HAYSİYET VE ONUR OLSAYDI, BURHAN İŞCAN GİBİ ADINI YAZARDIN, BİZDE SENİN İŞLERİNİ GÖRÜR, LAFINA DEĞER VERİRDİK. BUTLAN, YOK HÜKMÜNDE OLAN HUKUKCU NİCKLE YAZAN ŞAHSIN LAFAZANLIKLARIDIR.

      • hadi ordan sen kimsinki şer…ef ve hal..siyeti ağzına alacaksın sen gitte çevrende şer..efli ve hal..siyetli birini bul bu lafları o etsin karşıma o dikilsin,sen bu lafları etmeye ehliyetine haiz değilsin sen burada nik kosunda her türlü sahtekarlığı yapıyorsun ben yinede nikimle yazıyorum bu birr….
        ikinci dünün sümüklü burhanı ciğeri on para etmez adamı bana laf söyleyecek..
        bize hukuk öğretecek oğlum sen daha yokluk,butlan,mutlak butlan tek taraflı bağlamazlık bunlar nedir hangi konudur onu bir öğrende öyle buralarda hukuk öğret yalanla dolanla hukuk öğretilmez anca buna gülünür zavallığın giderek kıdemleşiyor sen farkında değilsin herhalde
        süper uydurcusun sen senin ismini tutanağa geçtim süper uydurcu
        mahkemede hakim:söz Burhan işcan müdafinin dediği vakit
        bakalım avukatın bu yolsuz davalarında seni nasıl kurtaracak sen bu butlan hikayelerini gitte çocuklara anlat mahkemede anlatırsan savcıyla ,hakim seninle soytarı bazında eylenir…

        • bir insanın karşısına dikilecek cesaret, bilgi ve şeref varmı ki sende.. AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ. Sen kimsin ki? o bile belli değil.

        • SAYIN HUKUKÇU YAZILARINIZI ARADA BİR OKUMAKTAYIM SİZE MÜMKÜNSE BİR SORU SORUCAM ŞİMDİ BU TİCARETTE NDOLANDIRILIK OLARAK ŞEY NEDİRNASIL GERÇEKLEŞİR ?NEYİN NESİDİR HA BİR DE İHMALİ DAVRANIŞ BİR KASITMIDIR SUÇMUDUR?YADA ŞÖYLE SORAYIM BANKA İŞLEMLERİ YÖNTEMLERİ İLE DOLANDIRCILIKLA İLGİLİ,BİLGİ VERİRMİSİNİZ?

          • BURHAN İŞCAN

            Aynı düşük cümleler. şimdi de hukukcu selin oldu…Banka işlemleri yöntemleri ile dolandırıcılık yapan(hemde nitelikli dolandırıcılık) yine bankacılardır.Bakın mesela, bankalarda unutturulan mevduat ne kadar biliyormusunuz? Minareyi çalan kılıfını hazırlarmış Bunların kılıfcısı avukatlar. Birlikte halkı dolandırıyorlar..

          • Merhaba selin hanım, ticarette dolandırıcılık olarak addedilen şeyin kendisi borçlu ile alacaklı arasında geçen ilişkide alacaklının yükümlülüklerinin getirmemesi kaydına müteakip cezalandırılmasıdır,yani alacaklı ,borçluya verdiği sözü edimi yerine getirmezse bu suçtur.
            Şimdi ihmali olan yasalarımıza göre suç teşkil eder bir hükümlülüğü yerine getirememek mücbir sebepler dışında suçtur, bir başka değişle görevi ihmal olarak savcıların bir kamu çalışanı üzerinde en çok sevdiği yaptırımlardır yani ihmale örnek verecek olursak : örneğin ,bir banka çalışanı vezneci tahsilatçıya fazladan sayımda para kaptırdı bu vezneci ben dalgındım şudur ,budur diyemez ihmali kasıt bazında değerlendirilir ….bankacılık üzerinden kredi kartı araçları ile banka dolandırmak ki yeni tck bireyi ön plana çıkartmaktadır eskiden tck 503 .maddeye göre hile ve desise vardı şimdi ise hile: yani yanıltıcı eylem söz davranış ;oysaki desise bunların dışında buna araç olan şeyleri kasteder eğer kişi bir bankadan kişi üzerine kredi kartı ve kredi tahsis eder yada çeşitli amaçlarsa kişinin kredi kartı
            Hassa yiteni habersiz kullanırsa buda dolandırıcılık suçu kapsamına girer; eski dönemlerde bir otele parasını ödeyememek, bir taksicinin ücretini ödememek, bir lokantada yemek yedikten sonra ücret ödeyememek şikayetçinin şikayeti bazında ve ceza suçları kapsamına dolandırıcılık yönlü alınırdı ancak 5237 no lu kanunda bunlar ele alınmamıştır ayrıca çek kanunda soru şekli olan yani sorulmasının mantığı çeki kestiğin anda karşılıksız kalacağını biliyormusun? Sorusu da yeni tck kanunda pasifizedir bu şu demektir ..
            Bir fiili işi ,yapan kişi karşındaki kişiye sonuçta ne olacağını biliyor ;başına da ne geleceğini biliyorsa bu suçun sübuta ermesidir delile teşkil eder ….!
            Ancak yeni çek kanunda dolandırıcılık fiili sadece sahtecilik ve nitelik yönünden atıf unsurlarını belirtiyor yani bir borçlu şekil şartları konusunda hile yapmamışsa ,çek bankanın verdiği koçan seri numarasına dahilse kişinin dolandırıcılığı addedilmeyeceği ortadır bu sorumluluk bankanın sorumluğudur.yani desise-i iradede çek araç olmamıştır..
            Temmuz ayını bekleyiniz zira orada çok güzel işler halledceğiz ,bazılarıda azının payını alacaklar yakında bazı startlarımız var …
            Saygılarımla
            hukukçu

          • BURHAN İŞCAN

            YİNE KAVRAM KARMAŞASI İLE MUGALATA:
            ***Kurnaz adam zeki adam değil, her şeyi bencil çıkarları için kullanmaya yeltenen, gelişmemiş olan ve ahlak dışında yaşayan biridir.-SAMİ SELÇUK.

            Bir YÜKÜMLÜLÜĞÜ yerine getirmemek veya getirememek sebep ne olursa olsun SUÇ DEĞİLDİR.
            Bir HÜKÜMLÜLÜĞÜ yerine getirmemek veya getirememek HER HALÜKARDA SUÇTUR.
            ***Temel hüküm varsa yardımcı hüküm uygulama alanından geri çekilir. Temel hüküm yoksa yardımcı hüküm uygulama alanına girer.-SAMİ SELÇUK(16.12.2012 Vatan Gazetesi)
            (VE YUKARDA SAYIN GERÇEKCİ’NİN BELİRTTİĞİ; SAYIN AHMET İYİMAYA’NIN SÖZLERİ)

            NE DİYOR BANKALARIN GUKUKCUSU ŞAHSİYETSİZ KİŞİ;
            “Temmuz ayını bekleyiniz zira orada çok güzel işler halledceğiz ,bazılarıda azının payını alacaklar yakında bazı startlarımız var …”
            AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFINA BAKILMAZ, ŞAHSIN GÖRÜNÜR RÜTBE-İ AKLI ESERİNDE. LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ. YAPILANLAR YAPILACAKLARIN TEMİNATIDIR. YENİLEN PELVAN, YENİLMEYE DOYMAZ.

            BİZ BU ZAMANA KADAR HEP HAK DEDİK, HAKKA SIĞINDIK. HAKKIN YANINDA OLDUK. VE HAKKIN BİZE VERDİĞİ SÖZÜN, MÜJDENİN MAZHARI OLDUK. ELHAMDÜLİLLAH. AZAZİL DE İNADI YÜZÜNDEN ŞEYTAN DİYE ANILMADI MI?

            ZOR OYUN BOZAR HUKUKCU MÜSVETTESİ. BIÇAK KEMİĞE DAYANDI MI NE SEN KALIRSIN ORTADA NE DE SAVUNDUĞUN BANKALAR. NE ONLARI SAVUNAN BAROLAR KALIR, NE DE AVUKATLAR. BAK YUNANİSTANA GÖR HALİNİ.

            TEMMUZDA BORÇLAR YASASI VE TİCARET YASASI DEVREYE GİRECEK.
            ÖZEL YASALARLA BUTLAN HUKUKU OLUŞTURMA SEVDASINDA OLANLARA BUNUN HEZEYAN OLDUĞUNU ŞİMDİDEN BELİRTİRİM.

            ÇÜNKÜ; YAŞADIĞIMIZ ZORLUKLAR BİZİ SİSTEM HAKKINDA DAHA DA BİLİNÇLENDİRDİ. BAZI OKULDAN ÇIKMIŞ AMA EZBER YAPMIŞ HUKUKCULARDAN VE EKONOMİSTLERDEN FERSAH FERSAH ÖNE GEÇECEK BİLGİLERE VE MUKTEDİRLİĞE SAHİBİZ. ÇÜNKÜ BİZ EZBER DEĞİL, ALAY İÇİNDE AMEL GÖRDÜK, GÖRMEKTEYİZ.

            TARİHTEN DERS ALMAYANLAR İÇİN TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR DEYİP; LOBİLERE KARŞI LOBİLEŞME YOLUNDA ÖNEMLİ ATILIMLAR GERÇEKLEŞTİRDİK.
            SİZ BİZİ KÜÇÜMSEDİNİZ, BİZ DE DÜŞMANA ARKA DÖNMEMENİN BİLİNCİNDE HEP SİZİ KOLLADIK, KOLLUYORUZ.
            BU BİLİNÇLENME, VE ÖRGÜTLENME İÇİNDEYKEN;
            SİZLER DAHA ÇOOOOOK TEMMUZLARIN HAYALİ İLE YAŞARSINIZ.
            GÖRECEĞİZ AB-I HAYAT AKTIĞIN EJDERHADAN….

          • sayın hukukçu valla sağolun cevap makbul oldu nete daha yeni girdim cevabınızıda zor buldum gerçi verdiğiniz bilgi için sağolun birde birşey daha sorucam yükümlü olmakla, hükümlü olmak ne maksatta açıkladınız konuyu açabilirmisiniz yada şöyle sorayım ceza verilmesi yönünde ne olabilir sizce?

          • BURHAN İŞCAN

            YÜKÜMLÜ: Bir şeyi yapmak zorunda olandır.
            HÜKÜMLÜ: Bu yükümlülüğü mahkeme kararı ile yapmak zorunda olandır. Hüküm= yargı demektir. Hükümlü yargılama sonucunda hüküm almış kişi demektir.
            Bir yükümlülüğü yerine getirmemek veya getirememek evvel emirde suç değildir. Çünkü suçun oluşumu KAST a bağlıdır. Ancak bir hükümlülüğün yerine getirilmemesi evvel emirde hükme karşı gelme(kasti) suçudur.
            Yükümlülüğü yerine getirmeme/getirememe SUÇ olmadığı için CEZASI olmaz. CEZA VERMEK İÇİN SUÇ OLUŞMUŞ OLMASI GEREKİR.
            Bir hükümlülüğü yerine getirmemek veya getirememek SUÇ tur, cezası vardır.
            HİÇ KİMSE GÜCÜNÜN YETMEYECEĞİ BİR YÜKÜMLÜLÜK İÇİN AKDE ZORLANAMAZ. BÖYLE BİR AKİT BUTLAN HÜKMÜNDEDİR.
            TAAHHÜT Bir yükümlülüktür. Mahkeme kararı ile verilmiş bir hükümlülük değildir. Her halükarda alacaklı ve borçlu arasında oluşan bir akittir. Bu aktin, mahkeme hükmü imiş gibi gösterilmesi BUTLANDIR. Çünkü hüküm değil, yükümlülük vardır ortada. Ancak Mahkemenin taahhüdü emretmesi demek alacaklı tarafada emir vermesi, bu akitle onu da hükümlülük altına sokması demektir. Bu durumda da hükümlülerin, hükmedilen yükümlülüğü yerine getirip getiremeyeceği veya hangi şartlarda yerine getirebileceği gözetilmek zorundadır. Örneğin aylık kazancı 500 TL olan bir kişiye(asgari ücretin altında) taahhütle taksitle ödeme hükümlülüğü verilemez. Hiçbir geliri olmayan kişi için de bu geçerlidir.
            Fakat pratikte bu teorilerin hiç birine uyulmamaktadır. Dolayısı ile oluşan hukuk, butlan hukuku olmaktadır. Yani uygulamada, aslında yükümlülük olan taahhütlerdee akdin ifa edilmemesi, hükümlülük olarak cezalandırılmaktadır. Kısaca ortada hüküm yokken varmış gibi değerlendirilmesidir bu, BUNA BUTLAN DENİR. Bu uygulama hukukuna da BUTLAN HUKUKU denir.
            “BORÇLUNUN TAAHHÜTTE BULUNMASI VE BU TAAHHÜDÜN ALACAKLI TARAFINDAN KABUL EDILMESI BIR AKITTIR. AKIT IKI TARAFIN KARŞILIKLI VE BIRBIRLERINE UYGUN SURETTE RIZALARINI BEYAN ETTIKLERI TAKDIRDE TAMAM OLUR. (B.K. MD. 1) KABUL IÇIN BIR SÜRE TAYIN EDEREK BAŞKA BIR KIMSEYE BIR AKDIN YAPILMASINI TEKLIF EDEN KIMSE, BU SÜRENIN BITIMINE KADAR ICABINDAN DÖNEMEZ. BU SÜRE BITMEDEN EVVEL KABUL HABERI KENDISINE YETIŞMEZSE ICABI ILE BAĞLI KALMAZ. (BK. MD. 3) BU ITIBARLA, BORÇLUNUN TAKSIT TALEBININ, ILK TAKSIT TARIHINDEN EVVEL KABUL KEYFIYETININ BORÇLUYA BILDIRILMIŞ OLMASI ZORUNLUDUR. AKSI HALDE, BORÇLU ICABI ILE BAĞLI KALMADIĞINDAN AKIT TAMAMLANMAMIŞ OLUR” BIÇIMINDEKI AÇIKLAMALARLA BU ÖDEME ŞARTININ BIR SÖZLEŞME OLDUĞUNU IFADE ETMIŞLER, İİY’NIN 111. MADDESININ 3. FIKRASINDA DA BU ÖDEME KOŞULUNUN “SÖZLEŞME” OLDUĞU VE BU SÖZLEŞMENIN DEVAMI SÜRESINCE 106. MADDEDEKI SÜRELERIN IŞLEMEYECEĞI AÇIKÇA BELIRTILMIŞTIR.
            BORÇLUNUN TAAHHÜTTE BULUNMASI ILE YANI TEK TARAFLI BEYANI ILE İİY’NIN 111. MADDESI UYARINCA SÜRELER DURDUĞUNDAN, KANUN DA BORÇLUYA BIR TAKIM YÜKÜMLÜLÜKLER YÜKLEMEKTEDIR. BURADA ALACAKLININ DA KABULÜ ARANMADIĞINDAN BIR SÖZLEŞMEDEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞILDIR. KANUNDAN KAYNAKLANAN YANI ALACAKLININ IRADESINE DEĞER VERILMEYEN BIR DURUMDA, BORÇLUNUN BEYAN EDIP YERINE GETIRMEDIĞI TAAHHÜDÜ NEDENIYLE CEZALANDIRILMASI SÖZ KONUSUDUR. BU HALDE HIÇBIR ŞEKILDE BIR SÖZLEŞME SÖZ KONUSU DEĞILDIR. KANUNDAN KAYNAKLANAN YÜKÜMLÜLÜĞÜN IHLALI NEDENIYLE CEZALANDIRILMAKTADIR. YANİ ORTADA HÜKÜMLÜLÜKTEN DEĞİL, YÜKÜMLÜLÜKTEN DOLAYI DAYATMA SUÇ ÜRTİLMİŞ VE CEZALANDIRMA YAPILMAKTADIR. BU SUÇ İLE KAMU DÜZENİNİN BOZULDUĞU İDDİA EDİLMEKTEDİR.
            2004 SAYILI YASANIN 340. MADDESINDE ÖNGÖRÜLEN TAAHHÜDÜ IHLAL SUÇUNDAN IHLAL EDILEN SÖZLEŞME HUKUKU OLMAYIP, SUÇ SÖZLEŞMEYE AYKIRILIKTAN DEĞIL, YASAYLA ÖNGÖRÜLEN BIR YÜKÜMLÜLÜKTEN KAYNAKLANMAKTADIR. BORCUN ÖDETTIRILMESINE MATUF OBJEKTIF BIR SORUMLULUK HALI SÖZ KONUSU OLMAYIP, KUSUR SORUMLULUĞU ESAS ALINDIĞINDAN, ANAYASANIN 38. MADDESININ SEKIZINCI FIKRASI KAPSAMINDA KALMAMAKTADIR İDDİASI SÜRDÜRÜLMEKTEDİR.
            DOLAYISIYLA ÇÖZÜMLENMESİ GEREKEN HUKUKİ SORUN; Anayasanın 38. maddesine 4709 Sayılı Yasa ile eklenen, “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” şeklindeki kuralın İcra İflas Yasası’nın 340. maddesinde düzenlenen ve yaptırımı özgürlüğü bağlayıcı ceza olan suç bakımından nazara alınıp alınamayacağı, diğer bir anlatımla ödeme taahhüdünün ihlal edilmesinin, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerine getirilememesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve 4709 Sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin doğrudan uygulanabilir bir kural niteliğinde bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
            ÖDEME KOŞULUNUN BU BIÇIMININ IHLALININ SUÇ OLUŞTURABILMESI IÇIN, BORÇLU HAKKINDA GEÇERLI VE KESINLEŞEN BIR ICRA TAKIBININ BULUNMASI, BORÇLUNUN TAAHHÜDÜNÜN ALACAKLI, VEKILI VEYA YASAL TEMSILCISI TARAFINDAN KABUL EDILMESI, ÖDENECEK TOPLAM MIKTARIN RAKAMSAL OLARAK BELIRLENMESI, TARAFLARIN BELIRLENEN BU MIKTAR ÜZERINDE ICAP VE KABULDE BULUNMALARI, TAAHHÜT ESNASINDA, ALACAKLI VEYA VEKILI VEYA YASAL TEMSILCISI HAZIR DEĞIL ISE, ALACAKLININ KABUL KEYFIYETININ ÖDEME TARIHINDEN ÖNCE BORÇLUYA BIR MUHTIRA ILE BILDIRILMESI GEREKMEKTEDIR. SAYILAN KOŞULLARDAN BIRININ BULUNMAMASI HALINDE ÖDEME ŞARTINI MAKBUL BIR SEBEP OLMAKSIZIN IHLAL EDEN BORÇLUNUN BU MADDE ILE CEZALANDIRILMASI OLANAĞI BULUNMAMAKTADIR.
            Bu madde yetkili kamu makamlarının kişi özgürlüğünü kaldırma yetkisini sınırlamaktadır. Bu nedenle AİHS 5. maddesinin 1 (b) hükmü ile bağlantılıdır. Madde 5 1(b) hükmüne göre; “Bir mahkeme tarafından yasaya uygun olarak verilen bir karara riayetsizlikten dolayı veya yasanın koyduğu bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak için bir kimsenin usulüne uygun olarak yakalanması veya tutulması ” söz konusudur.

            Başka bir anlatımla, kanunun öngördüğü yükümlülükler arasından “sözleşmeden doğan borçları” çıkarmak gerekir.

            Borçtan (obligation) ne anlaşılmak gerekir? Madde sadece “sözleşmeden doğan borcu” (obligation contractuelle) korumaktadır.

            Sözleşme bir para borcuna ilişkin olabileceği gibi satın alma, satma borcuna ilişkin de olabilir. Aynı şekilde bir şeyi verme, yapma, yapmama taahhütleri de kapsamdadır. Sözleşme sadece özel kişiler arasında ya da özel hukuk alanında yapılanları değil, taraflardan biri kamu tüzel kişisi olan ya da kamu hukukuna giren bütün sözleşmeler (idari imtiyaz sözleşmeleri, devlet ihale kanunu kapsamındaki sözleşmeler) 1. maddeye girer. Bu bakımdan AİHS 5/1 (b) de geçen “Yasanın koyduğu bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak için” deyimi 4 No.lu Protokol 1.maddenin öngördüğü “sözleşmeden doğan borç” kavramına dahil değildir.

            Birinci madde “yerine getirememe”den (inability) söz etmektedir. Dolayısıyla borçlu ödeyebilecek durumda olup da ödemeyi reddediyorsa koruma kapsamına girmez. Ayrıca maddede “yalnızca” (merely) kelimesi de kullanılmıştır. Borçlu hileyle ya da kötü niyetle hareket etmişse 1 inci madde hapsine engel değildir. Sonradan ödemezlik durumunda olduğu anlaşılsa bile durum değişmez. Gerçekten 1. madde iradi olmayan ödeyememe durumuna ilişkindir. Maddede geçen “yerine getirememe” (n’est pas en mesure d’executer/on the ground of inability) deyiminin “istese bile ödeyemeyecek” olan bir kimsenin durumunu anlattığı açıktır.

            Avrupa İnsan Hakları Komisyonunun verdiği bir karara göre; bir kimsenin kanun emrettiği halde buna uymayarak alacaklısına malvarlığı hakkında beyanda (affidavit) bulunmamış olduğu için mahkemece hapsine karar verilmesi 1 inci maddenin koruduğu alana girmez.

            AİHS’nin 5/1 (b) hükmü nasıl anlaşılmaktadır? Madde 5 1(b): “Bir mahkeme tarafından yasaya uygun olarak verilen bir karara riayetsizlikten dolayı veya yasanın koyduğu bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak için bir kimsenin o zamana kadar yerine getirmeyi ihmal ettiği belli ve somut bir borç veya edimi yerine getirmeye zorlanması amacıyla hapsedilmesini anlatmaktadır. Bu kural geniş yorumlanmamalıdır. “Bir vatandaşın genel nitelikte kanuna itaat ödevinden bahisle mecburi oturmaya mahkum edilmesi” (Guzzardi kararı), “bir ordu mensubunun bundan böyle borçlarına sadık kalması amacıyla oda hapsinde tutulması” (Ciulla kararı) genel nitelikte ödev ifasına zorlamadır, AİHS 5/1(b) kapsamına (koruduğu alana) girmez.” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.
            Doç. Dr. Metin Feyzioğlu aynı sempozyumda sunduğu tebliğinde; (Sözleşmeden Kaynaklanan Yükümlülükler Nedeniyle Hürriyetin Kısıtlanması Age.sh.15 vd)

            “Anayasa m. 38, sözleşmeden kaynaklanan borcunu yerine getirmeyenin değil, getiremeyenin hürriyetinin kısıtlanamayacağı hükmünü içermektedir. Öyleyse, borcunu yerine getirebilecekken getirmeyenler, bu yasaktan yararlanamazlar. Bu çerçevede, İİK. md. 340’daki makbul sebep kavramını dar yorumlayan ve makbul sebebi örneğin, borçlu ya da onun talimatıyla başkası tarafından taksitin yatırılmasına imkan bulunmamasıyla ya da postadaki gecikmelerle sınırlayan bir uygulama, Anayasa md. 38’e aykırı olacaktır.

            Ödeme şartını ihlal suçundan ödeme şartı, alacaklı ve borçlu arasında karşılıklı rıza ile yapılan bir sözleşmeye dayanıyorsa, bu suçu hükme bağlayan İİK. md. 340’daki “makbul sebep”, ceza hukukundaki “beklenmeyen durum” olarak anlaşılırsa ve borçlunun gelir elde edip, taksiti ödemesini engelleyen beklenmeyen durumlarda ceza verilmesi yoluna gidilmezse, sözü geçen suç Anayasa md. 38’e aykırı olmayacaktır.”

            Yine öğretide Dr. Şeref Ünal (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 329 ve 330. sh.) konuya ilişkin olarak; “bu hüküm borçlar hukuku ilişkisinden kaynaklanan borçlarını rızasıyla ödemeyen bir borçlunun, bu yüzden hapis cezasıyla cezalandırılmasını yasaklamıştır. Borcun ödenmemesi, ya borçlunun mal varlığı bulunmadığı için çaresizlikten veya buna rağmen kötü niyetten olabilir.

            Birinci halde, yani kendi kusuru olmaksızın borcunu ödemekte acze düşen kişi, bu yüzden hapis cezasına çarptırılamaz. Ancak borçlunun hile ile veya kasten borcunu ifa etmekten kaçınması halinde, protokolün bu hükmünden yararlanması mümkün değildir.

            Akde muhalefetin suç sayılarak hapis cezasıyla cezalandırılabilmesi için, yasal unsurlarının bulunması gerekir. Örneğin, borçlarından kurtulmak için ülkeden kaçma hazırlıkları yapan bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılması, sözleşmeye aykırı sayılmaz.

            Nitekim, bu gerekçeyle İİY’nın 331 ve onu izleyen maddelerinde kötü niyetli borçlular için cezai müeyyideler öngörülmüştür. Buna göre, alacaklısını zarara sokmak kastıyla malvarlığını eksilten, borç ödemeden aczine kendi fiiliyle sebebiyet veren borçluların hapis cezasıyla cezalandırılmaları mümkündür. Bu gibi hallerde yasal dayanak İİY’nın söz konusu hükümleri olduğu için, borçluların cezalandırılması, Protokolün bu hükmüne aykırı sayılmamalıdır.
            Borcun ifasının imkansızlığı, sonradan borçlunun mali durumunun bozulması yüzünden ortaya çıkabileceği gibi, başlangıçta, yani akdin yapıldığı anda da söz konusu olabilir. Örneğin, BK’nun 117 inci maddesine göre, “borçluya isnat olmayan haller münasebetiyle borcun ifası mümkün olmazsa, borç sakıt olur.” Bu ikinci halde borç kendiliğinden ortadan kalkacağından, borcun ödenip ödenmemesi zaten söz konusu değildir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

    • “Efendin sayın işcan beye, göre eğer bir hukuk kuralı kanun yada anayasaya aykırı bir şey devletin yaptığı kanunlarda dahil resmi gazetenin onaylayıp kanun hükmünde olan kararlar eğer kanınca yanlışsa bunlar butlan olurmuş .” BAKINIZ YAPTIĞI MUGALATA YA.
      BUTLAN DEMEK; KANUN VAR FAKAT UYGULAMA YOKSA VEYA KANUNA AYKIRI UYGULAMA VARSA BUNLAR DEMEKTİR.
      BAĞLAYICI TEMEL HUKUK VE GENEL HUKUK KURALLARINA HİLAFET OLAN UYGULAMA BUTLANDIR. ÖRNEĞİN; İCRA MAHKEME VE DOSYASI OLMADAN ALACAK TAHSİLİ YÖNTEMLERİ BUTLANDIR. 5941 SAYILI YASANIN 1. MADDESİ BUTLAN OLUŞMAMASI İÇİN OLDUĞU HALDE; AYNI YASANIN GEREĞİ YAPILAN TAAHHÜTLERİN YERİNE GETİRİLMESİ UYGULAMALARI TAMAMEN BUTLANDIR. 3168 SAYILI YASAYA UYMAYAN FAİZ TALEBİ BUTLANDIR. TİCARET YASASINDA(BAĞLAYICI HUKUK GÖZ ÖNÜNE ALINARAK HAZIRLANMIŞ TEMEL YASA)ÇEK HUKUKU BELLİDİR. YİNE CEZA YASASI DA BÖYLE BİR TEMEL YASADIR. BU YASADA DA DOLANDIRICILIK SUÇU BELİRLİDİR. BU YASALARA RAĞMEN, “EKONOMİK SUÇA, EKONOMİK CEZA” KAVRAMI İLERİ SÜRÜLEREK OLUŞTURULMUŞ DAYATMA SUÇ TİPİ İLE SUÇLAYIP YARGISIZ İNFAZLA MAHKUM ETMEK BUTLANDIR.

      DEVLETİN YAPTIĞI KANUNLARDA ÖZEL HUKUK ALANINDA OLAN KANUNLAR; BAĞLAYICI HUKUK VE GENEL HUKUK KURALLARINA AYKIRI İSE BU YASALAR BUTLANDIR. NİTEKİM BU YASALAR, ÇEK YASASI DAHİL BU YÜZDEN ANAYASA MAHKEMESİNDE İPTALİ İÇİN DAVA AÇILMIŞTIR.

      6237 SAYILI YASANIN ÇIKIŞ GEREKCESİNDE 5941 SAYILI YASANIN BAZI MADDELERİNİN BUTLAN OLDUĞU AÇIKCA BELİRTİLMİŞTİR.

      BUNLARIN DÜZELMESİ İÇİN YAPTIĞIMIZ MÜCADELEDE KARŞIMIZDA OLAN TARAFLARIN MUGALATALARI DEVAM ETMEKTEDİR. ÇÜNKÜ ONLAR APTALLAR VE HALA APTAL KALACAKLAR. ÇIRPINDIKCA BATTIKLARINI BİLE GÖREMİYORLAR. SANILARI ONLARA HERKESİN KENDİLERİ GİBİ APTAL OLDUĞUNU SÖYLEMEKTEDİR. BU KÖRLÜKTE GERÇEĞİ GÖREMEDİKLERİ İÇİN APTALLIKTA DEVAM ETMEKTELER.

      Onlar o kimselerdir ki, onlara Allah lânet etmiştir, sonra onları sağır kılmıştır ve gözlerini kör etmiştir.

      “Onların misali, bir ateş yakan insan gibidir. Ateş tam etrafını aydın­lattığında Allah ışıklarını yok eder de onları karanlık içinde, hiçbir şeyi görmez bir halde bırakıverir.”

      “Artık onlar sağırlardır, dilsizlerdir ve körler­dir; bu yüzden geri de dönemezler.”

      “Yahut onlar, karanlıklar içinde gökten boşanan gök gürültülü, şimşekli bir yağmura tutulmuş kimseler gibidirler. Yıldırımlar yüzünden ölümden korkarak parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Halbuki Allah inkarcıları çepeçevre kuşatmıştır.”

      “Şimşek gözlerini kör edercesine çakar, onlara ışık verdikçe yürürler, ışığı karartınca da kalakalırlar. Allah dileseydi onların işitme ve görmelerini büsbütün giderirdi. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara 2/17-20)

  12. AŞAĞIDA YAZILARI ÇIKANLAR

    – YA TEFECİ
    – YA DOLANDIRICI,
    – YA DA HER IKISI BIRDEN

    BULAŞMAMANIZI SALIK VERIRIM

  13. Mr Clinton Duke

    Selamlar:
    Eğer mali durumu stabilize bu yıl kredi için mi arıyorsunuz? O zaman doğru yerde, kredi% 3 oranında ve stressiz bir şekilde, teklif bir yere gelmiş, Clinton Duke kredi firmasında, kişisel kredi, konsolidasyon kredi, teminat ve teminat dışı kredi, iş teklif kredi ve faturaları vs ödemek için kredi, size kredi her türlü ilgilenen varsa o zaman e-posta adresi aracılığıyla bizimle irtibata gerekir:clintondukeloanfirm@gmail.com

  14. Merhaba,

    Bir işe başlamak ve faturalarınızı ödemek veya herhangi bir proje çalışmaları yürütmek üzere bir kredi ihtiyacı var, My name is Bayan Sherry Anderson i bir kez ayakkabı önce, ben, beni aldattığını Uk borç karşılaştım ve toplamı 3,500.00 YTL oldu ve henüz i herhangi bir kredi alamadım paramı alıp kaçtı, ben neredeyse i FEDRICK olarak bilinen bir firması ile çalışmak benim iman karar verdik kadar, tekrar yapamayacağınız umut kaybetti KREDİ ALACAKLI PLC i sadece bir kez ödeme ile 50,000.00 GBP benim kredi aldı ve, ben size bir kredi ihtiyacı ve geçmek istediğiniz rüya gelmek istiyorum eğer öyleyse bütün dünyaya anlatmak için gidiyorum yemin var benim kredi var bunları sadece bu e-posta iletişim: (fedrickloanlender01@gmail.com) i size hiç almak için istekli olduğunu olacağı% 100 garanti.

  15. orhan yıldırım

    slm bence bono senetleridede icraya gidilince neye karşılık bu senedi aldın diye belge istenmeli senedi ibraz edenden vergi kaçırmada böylece engellenır ve senetlerde oynama yapılmaz co iyi hatırlıyorum köylerde bayanlara tencere satıp yüz katını tahsil edenler oldu herkezde ödedi bu kayıt altına alınmalı

  16. Merhaba,
    Yunus Yeşim kredi firması tüm kredi sunmak dışında, kendi bir iş başlatmak için bir kredi veya bazı kişisel özellikleri satın almak için bir kredi ihtiyacı, araba, özellikleri gibi veya borcunu ödemek için bir kredi ihtiyacı sonra biri için bizimle irtibata geçerek doğru bir karar olacaktır, stressiz bir kredi istiyorsanız o zaman biri için artık e-posta adresi üzerinden bizimle irtibata geçmekten daha başka seçenek düzeni tüm gecikmeler ve stres olmadan kredi sunuyoruz: yunusyesimloanfirm@gmail.com
    Burcu:
    CEO
    Yunus Yeşim

  17. ismail ankaradan çekkanunu çıkaran millet vekillerine sesleniyorum benden vergiyi alıyorsunuz bundan maaşınızı alıyorsunuz benim alacağımı erteleme veya bekletme mitletvekillerinemi kalmış allah bile kulhakkına karışmam diyor yaalacağımı ben alamayınca batarsam bu insanhaklarına girmiyormu adam gidip barda pavyonda kumarda yesin ondan sonrada insan haklarıdesi olmaz kulhakkı önceliktir beyler .

    • Sadık Bey,Metin Bey,

      Resmi rakamlara göre, Türkiye’de 2001′den bu yana
      -çeklerin ödenme oranı …… % 92
      -senetlerin ödenme oranı … % 86
      yani neredeyse ayni.

      Senette hapis var mı ? Yok.

      Eğer insanlar çeklerini, sizin gibi düşünenlerin iddia ettiği gibi, çekte hapis var diye ödüyor olsalardı kimse senedini ödemezdi.

      Halbuki, Türkiye gerçeğinde, namuslu tüccar, esnaf, zanaatkar ve diğerleri senedini de ödüyor, çekini de ödüyor. Hatta açık hesap borcunu da ödüyor, evraksız borcunu da ödüyor.

      Eğer zora düşüyorsa, çekini de ödeyemiyor, senedini de.

      SİZ ÇEKİNİ ÖDEYEMEYEN HERKESİ DOLANDIRICI VE KÖTÜ NİYETLİLER OLARAK GÖRMEK VE GÖSTERMEK İSTİYORSUNUZ.

      Bu doğru değil.
      Lütfen kurunun yanında yaşları da yakmayın.

      Esasen; şu anda kaldırılması gündemde olan 5941 sayılı kanuna hiç gerek bile yoktu.

      Kötü niyetliler, dolandırıcılar için Türkiye’de TÜRK CEZA KANUNU var.
      Bu kanunda gerekli ceza ve yaptırımlar fazlasıyla var.

      Eğer dolandırıldıysanız, hakkınızı ve hıncınızı TÜRK CEZA KANUNU sayesinde fazlasıyla alabilirsiniz, çıkartabilirsiniz (bakınız Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ile ilgili 157, 158, ve 159. Madde ve diğer maddelere).

      Yok eğer çekini ödeyemeyene, zor durumda kalana karşı ille de HINÇ ALACAĞIM gibi bir derdiniz varsa; o zaman sizin derdiniz üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olur. Sizi Allah’a havale ederim.

      Haaa, bu arada size kendimden bir örnek vereyim: Hakedişlerimi alamadığım için borçlarımı ödeyemedim. Kimi alacaklılar hemen çekler için şikayette bulundular ve icra/haciz başlattılar. Bizi tanıyan kimi alacaklılar ise getirip çeklerini, uzun vadeli senetlerle değiştirdiler ve icra/haciz başlatmadılar. Bizi daha da iyi tanıyan bazı alacaklılarımız, taşaronlarımız ise getirip çeklerini iade ettiler ve genelde “Biz sizin çok ekmeğinizi yedik; inşallah paranız olduğunda bizim hakkımızı ödersiniz” mealinde konuştular.

      Ben bir kaç yıldır bu 5941 den dolayı gereksiz moral bozukluğu ve kötü niyetli alacaklıların icra/haciz işlemlerinden dolayı rahat iş yapamama sıkıntısı içindeyim; buna rağmen epey borç ödedim. Bundan sonra da kalan tüm borçlarımı ödeyeceğim-ÇEKTE HAPİS KALKSIN YA DA KALKMASIN. Ve emin olun borcumu geri öderken; en son ödeme yapacaklarım çek alacakları için beni savcılığa şikayet edenler olacak. İnşallah onların da tüm alacaklarını son kuruşuna kadar ödeyeceğim ama onların alacaklarını en son ödeyeceğim.

      Kötülükle hiç bir yere varılmıyor …!

    • harun bozkurt adana

      doğrudur aynen katılıyorum adamsa borcunu ödesin yatmasın hapiste ozman adam öldürme hapiside kalksın ölene öldürenin hapis yatmasının heç bi faydası yoktur adalet bitmiş demekne memlekette

      • efendi damdan düşünein halini damdan düşen bilir hukukçu haklıdır ben burada onun yazılarını okudum ve ilgimi çekti yeni fikirler oluştu kafamda bak şimdi adam diyorki burak erim diye bir av var bunun yazılarınıda okudum bu mağdurlar kredileri borçluya para işyerine borç ve hep faiz kullandılar sınırsız çek verdiler avrupada çekin muhatabı banka orada dolandırcılık alacaklının sornunu çözmüyor banka parayı kefi oluyorsa teyitte ödüyor hukukçu bunu söylüyor haklı yani adam diyorki esnafı batıran zaten aşırı borçlanmadır bu kontrol edilmelidir bu mantıklı kontrol edemediğin adam borç yapıp ödese dürüst olsa ne olmasa ne sonuçta o borcun ogün ödenmesi hukukçu diyorki bir borç beşsenede ödense ne anlamı kalır bence haklı bu adamın bir an önce ortaya çıkıp hukukçularla birleşip memlekete hizmet için seçilmesi lazım ama ortaya çıkmıyor neden acab? meslekte yükselmenin önü kesilir diye korkuyor doğru bu her akademisyen bir mevki için çaba ve mücadele verirken isim açıklamaya bilir yani butip adamlar yasayı yaptılar ben geçen bankaya gittim eğer nakit teminat verirsem banka çek hesabı açarız garantili çek diyor yeni sistem böyle olacak bu doğru alacaklıda kabahat var bankada haklı sorda al kardeşim sormuşsanda bankaya bu çeki avrupadaki gibi banka öder dolandırcılık nedir yahu saçma sapan yasa dolandırcı olamdığın zaman borçmu ödemiş olmaktasın ayın yirmisinde sayın hukukçuya belki sorama şimdiden soruyorum
        iyi bir çek yasası naıl olmalıdır? suç ve hata kimlerde?
        sayın hukukçu size bu soruları sormaktayım cevaplarsanız tşk ederim

        • BURHAN İŞCAN

          BENDE ALACAKLI MAĞDURLAR SİTESİNDEKİ ADMİN KİM DİYE MERAK ETMİŞTİM. BİZİM HUKUKCU YA SİTE KURULMUŞ MEĞERSE. TEVEKELLİ DEĞİL YORUMUM YAYINLANMADI…
          BANKALAR SONUNDA BUNU DA YAPTI DEMEK Kİ. HELAL OLSUN

          Senden bilirim yok bana bir faide ey gül
          Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül
          Etsem de abestir sitem-i hare tehammül
          Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül

      • BURHAN İŞCAN

        Sayın HARUN kardeşim;
        AB. Müktesabına uyum çerçevesinde hazırlanıp, 2005 yılında yürürlüğe sokulmuş olan 5237 sayılı TCK da;
        Evrensel hukuk kurallarını bulmak mümkündür.
        Mesela yasa; MASUMİYET KARİNESİ ni gözetmektedir. Bunun yanısıra, SUÇTAN VAZ GEÇİRME, SUÇU OLUŞTURAN ORTAMI YOK ETME VE SUÇTAN DOĞAN ZARARLARIN GİDERİLMESİ İÇİN ISLAH FAKTÖRLERİNE DE SAHİP BİR YASADIR.
        “UZLAŞMA KURUMU” ve ETKİN PİŞMANLIK KURUMU” bu hususlardandır.
        SORUN bu kurumların işletilmemesinden kaynaklanmaktadır.
        UZLAŞMA yolu ile halledilebilecek bir çok hukuki sorun, adliyelere intikal etmektedir. Bundan kimlerin fayda gördüğü açıkca ortadadır.
        Nitekim hükümet avukatlarla ilgili iki yasa tasarısı hazırlamaktadır.
        Maksat bağdan üzüm koparmak olmalıdır.
        Bağdan üzüm koparma maksadı, bağcıyı dövme ve bağı talan etme maksadına da dönüşmüş ve bu devlet eliyle oluyorsa; ORTADA BÜYÜK BİR İNSANLIK SUÇU VARDIR.
        Bu suçu devlet(milletiyle, yöneticileriyle ve tüm kurumlarıyla) işlemektedir.
        Sistemin beyni belamlar;adaletin üstünü şal ile kapatmayı başarmışlardır. Sistemin kalbi bankalarda kalp para yerine KALP İNSAN oluşturmayı başarmıştır.
        İşte bizlere düşen görev, bu sistemi işlevsiz kılmayı BAŞARMAKTIR.

  18. BURHAN İŞCAN

    BENİM BU SİTEDE BİLGİLENDİRME YAPMAMI İSTEMİYORSANIZ, BUNU YAZILARIMI PRESLEYEREK DEĞİL, DÜRÜSTCE İSTEMEYEREK BELİRTİNİZ. DÜRÜST OLUN DÜRÜST.

  19. AYŞE TAT -MERSİN-DEMİRTAŞ

    Ülkede yaşanan ekonomik krizler sonucunda karşılıksız çekten dolayı mahkumiyet alan kişilerin sayısında sürekli bir artış görülmektedir.BORÇLARI YÜZÜNDEN özgürlüğünden alıkonulanlar için bu haksızlığa dur diyelim…

  20. AYŞE TAT-MERSİN-DEMİRTAŞ

    MERSİN
    ARTIK ŞU YASAYI ÇIKARIN İÇERDE O KADAR ÇOK UMUTLA BEKLEYENLER VAR Kİ ONLAR ADINA SESLENİYORUM …BİZİ ÇIKARIN BORÇLUYUZ ,ADAM ÖLDÜRMEDİK….

  21. İÇERDE OLMNIN KİME NE FAYDASI VAR ALACAKLI ALAMIYOR.BORÇLU ÖDEYEMİYOR.DIŞARDA Bİ NEBZEDE OLSA İMKANI VAR .BORÇ YÜZÜNDEN HAPSE GİRMEK İNSAN HAKLARINA BÜYÜK SAYGISIZLIK.ARTIK LÜTFEN BU YASAYI ÇIKARMAK ZOR DEĞİL …

  22. Zeki İMAMOĞLU

    Çek kanunu çıkarmak neden bu kadar zor gelir sizlere anlıyamıyorum.Dilediğiniz kanunu dilediğiniz şekilde çıkarabiliyorsunuz.Kendi menfaatleriniz için çıkardığınız kanunlar ve bunlardan elde edeceğiniz çıkarların yüzünüzü kızartmaması ve vicdanınızı rahatsız etmemesini istiyorsanız bu yasayı çıkarmanızı rica ediyorum.

    • BURHAN İŞCAN

      RİCA ETME, EMRETMEYİ BİL. ÇÜNKÜ ONLAR SENİN VEKİLİN. ASLOLAN SENSİN.
      “SEN EŞEK OLMAYI KABULLENDİKTEN SONRA SIRTINA SEMER VURAN ÇOK OLUR” ATA SÖZÜNÜ UNUTMAYIN

  23. burdan sayın başbakana sesleniyorum bende çek mağduruyum sayın milletvekilleri maaşlarına dolgun zam kanununu birgecede çıkartıyolar ama çoluğu çocuğu aç içerde yatan mağdur insanların ahlarınıda alıyolar allah herşeyi görüyo kendi maaşlarınızı deyil birazda bu insanların mağduriyetini önemseyip elini vicdanınıza koyup hakkaniyetli davranın bırakın bu mağdur insanlar borçlarını içerde yatıp diil dışarda çalışarak ödesin lütfen bu rezil yasayı biranönce değiştirin beddua diil dua alın

  24. bırakında borcumuzu çalışarak ödeyelim cezaevine atsalar kime ne yararı var.hem içerde biz hem dışarda ailelerimiz mağdur duruma gelecek.artık borca karşılık borç ödeyelim insanın borcu için cezaevine atılması ne kadar elim ve vahimdir çok acı bir durum canilerle hırsızlarla biz iş adamlarını bir mi tutuyorsunuz..bırakın işimize bakalım yanımızda çalışan onlarca insan ve ailesi de ekmek yesin ama ne fayda .devlet büyükleri istiyorlarki aihm başvuralım türkiye nin imajı daha da zedelensin .nerede bu insan hakları çıkarın artık şu yasayı adli para cezaları hapise çevrilmesin artık. sadece çek için değil tüm adli paralarına hapis yolu kapansın çeklere günlüğü 100 tl başka adli para cezaları günlüğü 20 tl.benim bir tanıdığıma 15000 tl adli para cezası vermişler adam günlüğü 20 tl den yatıyor.halbuki bıraksalar adamı 2 ayda ödeyacek ama bırakmıyorlar adam 750 gün yatacak çok adaletsizce bunun bir an önce düzeltimesini ve artık kimsenin ne borcundan dolayı nede adli para ce<zasından dolayı cezaevine girmesini istemiyorum saygılarımla

    • Sayın Güven,

      Bahsettiğiniz arkadaşınız ne yapsın, etsin AİHM’ne gitsin.

      Müracaat için gerekli tüm bilgiler bu sitede var.

      Mümkünse (çok az kaldı ama) 05 Ocak 2012 tarihine kadar müracaat etsin; çok daha iyi olur.

  25. yılmaz bey evet sen beyin özürlüsün kardeşim benim trılyonum gitti ve paramı alamıyorum ve borcumu ödeyemiyom ne olaçak hapsemi girelim

  26. gerçekten mağdur olanlar inşallah biran önce kurtulur,ama ya gerçek dolandırıcılar ne olucak? ve bunu kim nasıl ayırt edicek? kim gerçek kim sahte?

  27. PEKİ BİZ KİMİZ?

    2009 Yılında çek mağdurluğu eylemlerimde gördüm ki, eyleme katılım 20-30 kişi den fazla değildi.

    Ümraniye Ceza Evi önünde yaptığımız eylemin basın mensupları tarafından ilgi görmemesi beni başka bir planı uygulamaya yöneltti.
    Tıpkı TBMM de çek mağdurlarını tartışma ortamına dahil etmek için bulduğum DERNEK fikri gibi bir fikirdi, uygulamaya soktuğum fikir.
    Transfer çek mağdurları oluşturmak.
    O GÜN İHADER İ YARDIMA ÇAĞIRDIM.
    Onlar sayesinde Ümraniye Eylemi basında geniş yankı uyandırdı.
    Daha sonra, başka seçeneklerde aradım ve buldum.
    BUNLARDAN EN BÜYÜĞÜ, TÜKETİCLER BİRLİĞİ ve onursal başkanı SAYIN AV. BÜLENT DENİZ BEYEFENDİ idi.
    Bu beyefendi, “yolsuzluk ekonomisi politikaları” karşısında TÜKETİCİ HAKLARI UZMANI olarak mücadele vermektedir.
    Kendisiyle SKYTÜRK TV de BAŞLAMA VURUŞU programına çıktık. Program yapımcısı ve sunucusu Sayın Uyanış Tuğtaş Hanfendi’nin konukları olarak bu ekonomi programında karşılıksız çek konusunu konuştuk.

    Sayın AV.BÜLENT DENİZ aracılığı ile çok ÇEK MAĞDURLARI na çok önemli bir destek almış olduk.

    İHADER ve AİHM konusunda uzman avukatlarının desteği de bizi AİHM önünde başarılı sonuçlar almaya götürebilirdi.
    Bu sitenin admini bir gün bizim doğal derneklerimiz var diye bir yazı yazdı. O yazıda esnaf odaları, ticaret odaları gibi STK ların doğal dernek oldukları işaret ediliyordu. Bu bana onlarla temasa geçip destek isteme fikrini verdi.
    İlk temasımı İstanbul Ticaret odasını çek mağdurlarıyla birlikte ziyaret ederek gerçekleştirdim. Daha sonra TESK ve diğer STK ların ziyaretleri gerçekleşti.
    Bu ziyaretler sonucunda TESK Başkanı Sayın Bendevi Palandöken’in, Ankara Ticaret Odasının desteklerini aldık.
    Basına çalışmalarda başarılı olmak için sansasyon oluşturmak çok önemliydi. Yapacağınız sansasyonun önemli olması gerekiyordu. Bunu oluşturmak çok zordu. Ancak sansasyonel haberlerin altına yorum bırakırken toplum bilgilendirmesi yapmak hiç de zor değil.
    Ben sansayon oluşturmak ve toplum efkar ve vicdanında etki yaratacak bilgilendirmeyi yapmak için sürekli bankalar birliği önüne çelenk bırakma eylemini öne sürdüm.
    Baktım ki bunda istek yok, bankalar ve bankacılıkla ilgili tüm haberlerin altına yorum yapmaya başladım.

    Bu yorumlar öğrenci derneklerinin desteğini beraberinde getirdi. Bankaların itibar etmeyerek mağdur ettiği basın da beni destekler vaziyete geldi.

    Bu basın sayesinde yazı ve yorum bıraktığım site sayısı ellinin üzerine çıktı.
    Yani ne kendi siteme, ne de beni eleştirdiğini sanan zavallılar gibi belirli internet sitelerinde yazmaya mecburen mahkum olmadım.
    Sonuçta BİZ oluştuk.
    BİZ KİMMİYİZ.
    BİZ YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARININ KORKULU RÜYASI HALK HAREKATININ UNSURLARIYIZ.
    Arkamızda meclis dışında olan üç tane de parti var şimdi.

    ***İHD=İNSAN HAKLARI DERNEĞİ—> İHD.ORG.TR.—>AİHM HAKKINDA
    TİHV=TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI
    İHOP=İNSAN HAKLARI ORTAK PLATFORMU.
    İHADER=İNTERNET HABERCİLERİ DERNEĞİ
    İHADER=İNSAN HAK VE HUKUKUNU KORUMA DERNEĞİ

  28. kasıtlı olarak borcunu ödemeyen yada dolandırılıcık maksadıyla çek keşide eden kişiler yada firma yetkilileri dolandırıcılık sucundan yargılanabilir bu başka bir konudur, iflas eden bir firma yetkilisi yada adi işyeri sahibi borcunu nasıl öder? hapse girince ailersi ne yer ne içer? Bir firmanın yada esnafın borcu olduğ gibi alacağında vardır. Bir dolandırıcı bir firmayı dolandırdığında parasını alamayan adam çekini ödeyeme hapse girer ise 2. alacaklı da çekini ödeyemez hapse girer, bu olay böyle uzar gider. buraya çıkıpda ben alacaklıyım mağdurum diyen zalimler evet bu dunyanın bide öteki tarafı var haklısınız…

  29. ssayın hukukçu bunu yinelemişti evet pişkinlik hatta o savcılar ve hakimlere ceza çıkıyor ceza birliraysa AİHM binlara veriyor demişti, adalet bakanıda bunu karar vericiler açısından hoş karşılamadığını ve bunun medenihukuk derslerinde hukuk öğrencilerine anlatıldığını ileride hakim olacaklarsa doğru karr vermelerini aksi takdirde bundan devletin zarar göreceğini söylemiştir bununla birlikte başvurulaaarın yapılmasını ve tazminat istenmesinin yanlış olduğu devlete zarar verebilceği ve çek mağdurlarıbnın istediğinin para olmayıp adalet olduğu gerçeğini yinelemiştir,devletimiz fakir derken bu n paranın devletin kasasından çıktığı ve bu yanlış kararların faturasını halkın ödediği bunu anlatmaya çalışmıştır ,çünki bende gönderdiği maillerdede bu yazılar mevcut ve buradaki yazılarda aynısıdır yani bu bağlamda açıklamalarda bulundu siz bunları sansür edip sadece pişkinlik yapıp san ki öyle söylemiş gibi yazdınız hemde pişkin pişki işin gücünüz provokotörlük yazı snsürcülüğü ne oldu ben bua kşam yazı yayınlayınca sabote için elinizden gelenei yaptınız çünkü siz kıskanıyorsunuz evet ama kaybedeceksiniz siz ve lobileriniz çünkü çek mağdurlarını kimse ezemez istediğiniz yola başvurun

  30. benim anlamadığım burda alacaklımı madur yoksa borçlumu sanırım madur olan borçlu bir nevi gelip esnafın elinden ekmeğini rıskını gelip alıyor iş ödemeye geldimi ben madurum diyor bumu dürüslük sonra cıkıp yok bu nasıl yasa bu nasıl hükümet diye didinip duruyorlar kardeşim aldığın gibi ödemesinide bileceksin herkes coluk cocuğu için calışıyor sen karşılığını ödemediğin lokmayı nasıl gecirirsin coluk cocuğunun boğazından burda madur olan biri varsa alacaklıdır hapis karaı inş devam etsin yoksa hiç kimse borcunu ödemez. unutmayınki toprağın üstü varsa altıda da var. alacaklı herzaman haklıdır kardeşim.

    • @yılmaz,sen beğin özürlümüsün kardeşim?parası olan adam kendini hapse attırırmı?burada tartışılan olay parası olmadığı için ödeme yapamayanlar.bir zamanlar bende senin gibi düşünüyordum ama gün geliyor herşey tersine dönüyor,ekmek alacak evini geçindirecek para bulamıyosun bide oda yetmezmiş gibi geçmişte ödeyemediğin bir çekinden dolayı hapis ve tutuklanıyosun hop cezaevi,ana avrat çoluk çocuk dışarda aç susuz sen içerde perişan,tek kuruş paran yok,çoluk çocuğa bakacak kimse yok,bu durumda kim borcu nasıl ödeyebilsin?ve şimdi sana soruyorum @yılmaz,bu pozisyonda kim mağdur?eğer hala alacaklı mağdur ve haklı diyosan ALLAH SENİ BU DURUMA DÜŞMÜŞ İNSANLARDAN BETER ETSİN.

      • AĞZINA KLAVYENE VEDE YÜREĞİNE SAĞLIK BU YORUMU OKUYUNCA BİR NEBZEDE OLSUN İÇİME SU SERPİLDİ HELAL OLSUN SANA HERKİMSEN TEŞEKKÜRLER ……

  31. kılıçarslan ünlü

    tabiki herkez kendi sıkıntısına göre çıkarına göre baltayı kendi tarafına vuruyor.Ama ne yazık ki çek borcunu ödemeyen kendini mağdur,alacaklı olana ise gaddar ve faşist deniliyor.
    beni de bir üç kağıtçı,bir sahtekar,bir adi insan,tanıdık olması dolayısıyla çek vererek,sözleşme yaparak dolandırdı.bütün varlıklarım teker teker yok oldu.çocuğuma bir meyve suyu alamayacak duruma düştüm.tam 2 sene sefillik çektim.4 senedir de mahkeme davamız devam ediyor.şimdi soruyorum;ödeyecek adam 4 senedir birşeyler öderdi.ödemeyecek ise hapiste yatıp sürünmesi bana keyif verir, çünkü bana dört senedir sıkıntı çektiriyor.
    mağdur olan benim gibi alacaklı mı? yoksa aldığını ödemeyen borçlu mu?

    • dolandırıcılık farklı bir olay,
      buradaki mücadele, değişik sebeplerden çeklerinin sadece bir kısmını ödeyemeyen dürüst esnafların hapisle cezalandırılmamasıdır.Yüzlerce çekinden sadece üç beş tanesini ödeyemeyen esnafımız adaletsiz bir şekilde hapse atılıyor.Biz bunun mücadelesini veriyoruz.Benimde 500 milyar alacağım var ama hepsi senet.Lakin aralarında üç beş tane dolandırıcı var,diğerleri bir şekilde işleri bozulan insanlar,şimdi bunların hepsinde dolandırıcı diyebilirmiyiz?

    • kılıçarslan bey beddua edenin bedduası kendine dönermiş bunu aslaa unutmayın müslüman bir kişiye zulum etmenin cezasını allah öteki tarafta size soracaktır demek içerde borcundan dolayı yatan insanların çektiği sıkıntı size zevk veriyo ALLAH SİZE vicdan versin MERHAMET EDİN ki MERHAMET bulasınız ………

  32. zeynel petekkaya

    şehmus başbakanın gözel bir sözö var aziz vatandaşlarım diyor oy toplarken bu zözleri kulanıyor bu aziz vatandaşların hakları nerde hakları sayın başbakan ben ve oğlum ikimizde aranıyoruz hırzızlık yapmadık sayın başbakan bumu demokrasi bumu insan hakları

  33. YAVUZ SELİM TORNACI

    BU NASIL İNSANLIKTIR BU YÜZYILDA İNSANI BORCUNU ÖDEYEMEDİ DİYE HAPSE ATARLARMI.BUNA MÜSADE EDEN ZALİM YÖNETİCİLERE BU SORULMAZMI.O CEZAEVİNE GİREN İNSANLARIN ÇOLUK ÇOÇUGU NE HALDEDİR DÜŞÜNÜLMEZMİ.GÜYA BİZİM DEVLET BÜYÜKLERİMİZ NEREDEDİR.NE İŞ YAPARLAR.NİYE BU ZALİMLİGE GÖZ YUMARLAR.BİR AVUÇ KAPİTALİST EFENDİLERE NEDEN TOPLUMUN % 90 INI YEM YAPARLAR.KİM PARAYI ALLAH YERİNE KOYUYORSA.KİMİ PARADAN SEBEP CEZAEVİNE ATIP ONUN ÇOCUGUNUN SÜTÜNÜ İÇMESİNİ ENGELLİYORSA.KİM ANALARI AGLATIYORSA .ALLAH O ZALİMLERİN HEM KENDİLERİNE HEMDE NESLİNE HER İKİ CİHANDA

  34. ticaret yaptık ama yanlış yaptık keşken vurguncu olsaydık 2 günde kanun çıkardı bizim suçumuz yasayı ihlal etmek krizi yaratan kim onun suçu yokmu ben taahud işi yapıyorum kamu kuruluşundan iş aldım aldım ama mezarımı kendim kazdım çünkü iş yapacaktım demir e verdiğim fiyat 2007 de tonu 800 tl idi ve ben demirin tonuna 860 fiyat verdim sözde tonunda 60 tl kazanacaktım teyed geçen kriz demirin tonunu 2150 tl ye çıkardı kamu demiri temin et dedi beklemediler 2130 tl den tonunu aldım ve teslim etim çeklerimi verdim sözde demire gelen zamı verecektiler halen verilmedi ve beni batırdılar evet ben taahudumun arkasında durdum bana maliyeti 2 milyon tl hani kanun çıkmıştı fiyat farkını vereçektin meclis 4 yıl oldu ben ceza evine gitmeden versende sende taahudunu yerine getirsen olmazmı kim kimi mağdur eti onu bulamıyorum ama suçlu ben saygılarımla

  35. herkezin azına bir kaşık bal verdiler bizlerde umutlandık neden yapamıcanız sözü veriyorsunuz kendiniz için iki saat kararları veriyorsunuz bizlerin sayesinde ordasınız nerde bizim cumhurbaşkanımız nerde bizim başbakanımız nerde bizim bakanlarımız kendiniz için verdigiziz iki saatlik karar bizim için neden aylar sürüyor hiç bizleri düşünmüyorsunuz ne yirler ne içerler çoluk çocuk perişan ceza evinde yatanların piskolejileri ne halde adammı öldürdüler nereyi hortumladılar yazık yazık boçlu insan nasıl ceza evinde olur benim aklım almıyor başbakanım sizde ceza evinde yattınız siz daha iyi anlarsınız onların durumunukimin yüzünde bu haldeler acaba sorarım sizlere kırizleride biz çıkardık heyet geçti böyle oldu

  36. alicaklilari korumak ………..bu kadar sacma bir ibare dusunemiyorum bile …….her cek magduru (borclu) tuccarsa ki oyle olmali zaten ayni zamanda cek alacaklisida …cunku borclarini kimse odeyemez halde o yuzde borclu ayni zamanda alacakli alacakli ayni zamanda borclu …….curumus mahf olmus bir sistem is notlarima bakiyorum ne gun musteki ne gun sanik olarak adliyeye gidecegimi sasirdim biz gunlerimizi adliyelerde gecirirken isimizi kim yapacak oda ayri bir soru ……….bu tabloyu benim gibi yasayan yuzlerce insan var turkiyede yeterrrrrrrrr alacaklarimdan vaz geciyorum borcumuda odeyemiyorum bizi kurtarin artik birakin calisalim

  37. Umarım en kısa zamanda bu yasa çıkar da mağduriyet giderilir.

  38. demirkaan demir

    MERHABALAR YETER ARTIK KALDIRIN ŞU TUTUKLAMALARI İNSAN ÖLDÜRMEDİK TERÖR OLMADIK VATAN HAİNLİĞİ YAPMADIK DOLANDIRILDIK DOLANDIRICI İLAN EDİLDİK. ABİM CEZAEVİNDE YATIYOR BENSE KAÇAK YAŞIYORUM BENDE ABİMİN AİLESİNE YARDIM ETMESEM NE OLUR HALLERİ O ZAMAN BU DOLANDIRICILARIN HAKKINI KORUYUPTA BİZİ DOLANDIRICI KABUL EDEN KANUNLARDAN HAKKIMI İSTİYORUM KRİZİN SEBEBİ BENMİYİM KRİZİ BAHANE EDİP DEVLET KURUMU NEDEN BENİM HAKEDİŞLERİMİ ZAMANINDA ÖDEMEDİ NEDEN BENİ DOLANDIRICI YAPTI.
    SORARIM ŞİMDİ DOLANDIRICI YAFTASI YİYİP HAPSE ATILAN BİZLERMİYİZ HATALI YOKSA ÜLKEYİ UÇURUMDAN UÇURUMA SÜRÜKLEYİP AİLELERİ DAĞITANLARMI HER İKİ CİHANDA ELLERİM YAKALARINDA OLSUN

  39. ÖZGÜRLÜKLERİN OLMADIĞI YERDE, RUHLAR ÖLÜDÜR.
    RUHLARIN ÖLÜ OLDUĞU YERDE CANSIZ BEDENLER, VE BU BEDENLER İÇİNDE BEYİNLER VARDIR.
    İŞTE BU BEYİNLERDEN YAPICILIK BEKLEMEK BEYHUDEDİR.

    BU ÜLKEDE ÇIKAR LOBİLERİNİN ESİR ETTİĞİ BİR PARLAMENTO VARDIR.
    BU PARLAMENTO İÇİNDE ÖLÜ RUHLAR.

    BU ÜLKE İÇİNDE BU ÖLÜ RUHLARI GÖREMEYEN BAŞKACA ÖLÜ RUHLAR DA VARDIR. BUNLARA TEPKİSİZLİK BUNDAN
    BU ÜLKEDE ÖLÜ RUHLAR VARKEN;
    YAPICILIK BEKLEMEK ABESLE İŞTİGALDİR.

  40. SAYIN METİN ŞENTÜRK;

    E-DEVLET ne demektir biliyormusunuz?
    e-devlet şeffaflık demektir. AKP Hükümeti olsun, daha önceki yolsuzluk ekonomisi politikaları hükümetleri olsun e-devlete niçin geçmekte yavaş davrandılar dersiniz?
    Bu gecikmenin sorumlusu sadece onlar değil elbet, onlara destek vermekten nemalanacağını zannedenlerde var işin içinde.
    Borçlar yasası ve ticaret yasası çıkmak için 10 sene bekledi meclisin raflarında. Bir sene de mayalaşmayı bekliyor.
    Neyin mayalaşmasını?
    Yürürlüğe girmeden işlevsiz bırakılarak yasal boşluk oluşturmanın.
    Çek Yasası da;2004 yılında çıkarılıp 2005yılında yürürlüğe giren TCK ile değiştirilecek KARŞILIKSIZ ÇEK KESENLERE AF OLACAK diye 5 sene değiştirilmeyi bekletildi.
    Bu 5 sene bekletmede amaç TÜRK EKONOMİSİNİ BİTİRMEKTİR.
    Ekonominin direği küçük esnaf, çiftci ve tüccarı ortadan silmektir.
    Bu beş senede karşılıksız çekte domino etkisi oluşturuldu. AF GELECEK NASILSA CEZASIZ KALACAĞIZ DİYE ÇEK KESEN KESENE OLDU.
    HÜKÜMET ŞİMDİ BU AYIBINI;
    “KÜÇÜK SERMAYE İLE İŞ YAPMASINLAR KARDEŞİM” mugalatası ile örtmeye çalışmaktadır.

    TÜM BU SORUNLAR YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARININ VE ONU AYAKTA TUTAN YASALARIN DOĞURDUĞU SONUÇLARDIR.

    AKLA KARAYI AYIRMAK ÇOK BASİTKEN, YARGISIZ İNFAZ YAPMAKTA MAKSAT NEDİR?
    Yargısız infaz yapmakta maksat; bu topluma yöneltilen dayatmaları sessiz kalarak kabullenen, kendi dert ve sorunları ile uğraşan ezilenler toplumu oluşturmaktır.
    Bu dayatmalarla bu ülke insanını emperyalizmin köleleri yapmaktır.
    BU sistemin beyni BELAMLAR(Allah dostu sayıldıkları için her sözleri hikmetli sayılan din simsarları) kalbi BANKALARDIR.
    AKP HÜKÜMETİ BELAMLARDAN ALDIĞI İCAZETLE HAKKIN ÜSTÜNÜ ŞALLA ÖRTMÜŞTÜR.
    Bu şal ki; ne Kuran, ne başka bir kitapta yazılanları açığa çıkarmamaktadır.
    ALLAH KORKUSU VE İLAHİ ADALET KALMAMIŞTIR.
    ÇÜNKÜ ONLAR GÜVENİ ÇALDILAR.
    ASRIN EN REZİL HIRSIZLIĞINI YAPTILAR.
    GÜVENİ ÇALDILAR.
    e-devlet şeffaflığında güven ortamı oluşturmak varken yapmadılar.
    YASAL BOŞLUKLAR OLUŞTURARAK GÜVENİ ÇALDILAR.
    Başta devlete, sonra birbirimize olan güvenimiz yok artık.
    Askerden omuz omuza savaş verdiğimiz askerlikten soğuttular güveni çalıp.
    Asıl suçlular cezasız bırakılırken, mağdurlar suçlu olup cezalandırıldılar ADALETE OLAN GÜVEN çalındığı için oldu bunlar.
    13 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edenler suçsuz, bu kız, RIZA GÖSTEREN olarak suçlu ilan edildi.
    ÇÜNKÜ BU ÜLKEDE HUKUK VE ADALET YAZILI HÜKÜMLERİN İCRASI İLE SAĞLANIR. VE TCK DA RIZA YAŞI 15 OLARAK YAZMAKTA. Seks yapma hürriyeti imiş bunun adı. Bunun adı bal gibi NESEBİN KORUNMASININ ÖNÜNE GEÇMEK.
    BÜTÜN BUNLARLA BENİM ANLATTIKLARIMIN ALAKASI NE DERSENİZ;
    EĞER YENİ TİCARET YASASI BU KADAR BEKLEMEDEN DEVREYE GİRSEYDİ; SİZİN BORÇ ALACAK İLİŞKİSİNE GİRMEDEN ÖNCE BORÇLUYU TANIMA İMKANINIZ OLACAK ONA GÜVENİNİZİ VEYA GÜVENSİZLİĞİNİZİ BELİRLEYEBİLECEKTİNİZ.
    YADA ÇEK YASASI, TCK YA UYUMLU OLARAK BEKLETİLMEDEN ÇIKSAYDI; SİZ GÜVENİNİZİ BELİRLEYECEKTİNİZ.
    Sonuçta tedbirsizlik ve ihmal den meydana gelecek yanlış sonucun müsebbibinin kendinizin olduğunu da görecektiniz.
    Şimdi güya bu oluşturulacakmış.
    Oluşturulan şey bankalar birliğini yargısız infaz memurluğu yapmak.
    ALAVERE DALAVERE KOY SEPETE YANİ.
    DEVLET BABAYI ARADIM YILLARCA..
    SİZE DE SORUYORUM NERDE BİLİYORMUSUNUZ?
    BENCE ONU DA KAÇIRDILAR. YOK ORTALARDA..

  41. şahıs tapudaki problemerini hacizleri görür vazgeceriz diye tapu yerine önce bankaya götürdü resosyondan gününden önce çek tahsilatı yapılamıyacağı için 150 gün vadeli çek verdi sonra yargılamayı davayı uzatmak için emniyeti sağlanmamış fotokopi ( uydurma ) evaraklarıyla celse üstüne celse oturum üstüne oturumla paramızı kullanmaya dolayısıyla suistimaline devam etmeye devam etmiştir hüküm alıp ceza verilincede temyize gitmiştir 150 gün vade süren mahkemeler + iş yoğunluğu dava çokluğundan ötürüde bi de temyizi kullanma cihetine gidip boşluklardan faydalanmaya çalışınca MAĞDUR mudur MÜTECAVİZ mi bayramlar geçti 2 tane ramazan iki tanede kurban bayramı soruluyormu bayramlardaki halimiz sonrada çek mağdurumu oluyor gerçek mağdurla hile ve dolandırıcılık yapanla sapla samanı ayırmak lazım ya parası alıp kullanılan yukarıda bahsi edilenlerden ötürü benim evimde hastam varsa ben ne yapayım ticaretimi nasıl ve neyle yapayım bizde çekleri ödemeseymiydik AİHM de böyle uygulamalar yok çekten ötürü hapis yok u duyuyoruz avrupa ödeyeceği çeki için çekine teminatı olmayana çek de yok çek bu ülkede devamlı surette bir kredi aracı olarak kullanıyorsa kafasına göre yazıp yazıp da sonra mağdurum demek de ne demek

    • Sayın Metin Şentürk,

      Tam bir dolandırıcıya çatmişsınız.

      Ama bu dolandırıcının fazlasıyla cezalandırılabilmesi için 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU’NDA HER TÜRLÜ MADDE MEVCUT.

      Bu dolandırıcının cezalandırılması için “işleri bozulup ta vadeli verdiği çeklerini ödeyemez duruma düşen ve bu yüzden hapse girmemize neden olan” ve bizlerin kalkmasını istediğimiz 5941 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜKTE KALMASI ŞART DEĞİL.

      Haklarınızı almak için zaten birtakım yollara başvurmuşsunuz ki bunlar da zaten İCRA VE İFLAS KANUNU hükümleridir ve bunun için de 5941 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜKTE KALMASI ŞART DEĞİLDİR.

      Biz diyoruz ki; 5941 SAYILI KANUN HUKUKSUZLUKTUR.
      HUKUK SİSTEMİNE AYKIRI OLARAK MEVCUTTUR VE

      KURULAR YERİNE YAŞLARI YAKMAYA YARAMAKTADIR.

  42. 21 ay oldu kestiği çeki ödemedi hacze gittik üzerindekileri yakınlarına transfer etmiş aramızda sözleşme yapmıştık sözleşme aslında olmayan ifadeyle “iş bu mesgul çekler teminat çekidir ” diye ibare uydurdu işim durdu alamadığım paramdan ötürü 630 gündür evimde gönlümde huzur kalmadı BUNLARI YAPAN MÜTECAVİZ Mİ MAĞDUR MU İSTERSENİZ BUNA Bİ DE MAZLUM DEYİN SUÇ VARSA CEZADA OLMALI HİLE VE DOLANDIRICILIK YAPAN MAĞDUR DEĞİL MÜTECAVİZDİR VE CEZALANDIRILMALIDIR EKONOMİK SUÇLARI EKONOMİK SONUÇMUŞ GİBİ GÖRÜP ADALETE OLAN İNANCI ZEDELEMEYİN MASUM SA AYRI DOLANDIRICIYSA KUZU POSTUNA BÜRÜNEN(ÇAKMA KURNAZA DA) KURTADA MAĞDUR DENİLMEZ

  43. Şunu hatırlatmak istiyorum: TBMM 3 Ocak 2012 tarihine kadar tatil.

    – “Yılbaşına kadar hepimiz kurtulmuş olacağız”
    diyenlerin eline ne geçti ?
    – “Tweet atalım, fax çekelim, e-posta yollayalım”
    diyenlerin eline ne geçti ?
    – Bu kadar insanı umutlandırıp, AİHM müracaatlarına engel olmaktan başka bunların eline NE GEÇTİ !?

    Muhtemelen bir kanun çıkacak.
    Bu bizim istediğimiz gibi olmayacak ama çıkacak.
    Çıkacak bu kanun bizlere ne kadar yarayacak, göreceğiz.

    Muhtemelen bir kanun çıkacak.
    Bu söylendiği gibi 2011 içinde olmayacak ama çıkacak.
    Ocağa mı, Şubata mı, daha sonraya mı çıkacak göreceğiz.

    AMA BU ARADA BAZILARIMIZ
    AİHM MÜRACAATLARINI YAPAMAMIŞ OLACAK !!!!!!!

    AİHM MÜRACAATLARINI
    BİLEREK YA DA BİLMEYEREK ENGELLEYENLERİ
    ALLAH’ HAVALE EDİYORUM.

    ABDESTLİ VAHŞİ KAPİTALİSTLER VE YANDAŞLARI ALLAH’IN EMİRLERİNE GERÇEKTE UYMAZLAR, ÇÜNKÜ GERÇEKTEN İNANMAZLAR. ONLAR ASLINDA SADECE PARAYA TAPARLAR. BU YÜZDEN KENDİLERİNİ ALLAH’A HAVALE ETMEMDEN HİÇ GOCUNMAYACAKLARDIR, EMİNİM.

    Allah hepimizin, tüm kullarının müstehakkını verin. Amin !

  44. yılarca ticaret yaptım vergilerimi ödedim ihracat yaparak ülke ekonomisine katkıda bulundum ve istihdam yaratık amarikanın ırağa savaş açarken butun varlığımız ırakta batı piyasadaki borçlarımı ödiyemedim ödeyemediğimden dolayı çeklerim kaşalandı ve ardında ceza evine girdim ceza evinde yüz kızartıcı suçları işleyen kişilerin tuvalet lerini temizledim soruyorum borcumu ödeye bildimi içerdeyken yok ailemle birlikte dah buyuk sıkıntılara girdik ben ceza evinden çıktıktan sonra yine çabaladım ve ssk ya olan borcumu kapatıp maliyeye olan borcumu taksitlendirdim ve bu zamana kadar olan taksitlerimi çalışıp kazanarak ödedim daha mahkemesi devam eden iki çekim var eyerki bu yasa biran önce çıkmasa ve ben çalışmasamda içeriye alsalar ben yatırdığım maliyeye olan paralarım hepsi boşa gider yeniden borçlanmış olurum ve ceza evinde yılarca nefret etiğim suçları işleyen şahıslarla aynı ortamı paylaşmış olmayacakmıyım soruyorum kimin ne faydası olacak uünüversitede okuyan çocuklarım bile belki burakmak zorunda kala bilirler bunun vebalını kime sorayım başta belirtiğim gibi mağduriyetimi belgelerle ispatlaya bilirim eyer isterlerse ben kimseyi dolandırmadım ticaret yaptım aynı firmalara yılarca çek kestim ve ödedim hata dah büyük meblağlı çekleri ödedim kendileride bilirler ki benim onları dolandırmadığım on ramen dava açtılar ben bu firmaların borç lusuyken bide devletimede borçlandım eyerki onların borcunu ödeye bilseydim neden ikinci ve uçuncü kişlere borçlanayım eyer ikinci ve üçüncü kişileri soracak olursanız biri kamu diyeride alacaklılarımın avukatları yine soruyorum ilgililere ceza evine girsem borcum bitmiş oluyormu geride buraktklarımın eyitimi tamamlamış olacakmı maliyeyeye olan taksitlerim ödenecekmi bu yetmiyor muş bide tedbir amaçlı yurt dış yasağı konulmuş ben ticaretle uğraşmaktayı ithalat ve ihracat yapmaktaydı bu şekliyle önune geçmiş olmadılarmı benim yurt dışında açmış olduğum davalarım vardı alacağımla ilgili yani anlıyacağınız basın gelip sorsadı soruları dah iyi bir yankı yapardı ben belgeli konuşmak isterdim sadece bir yılık ihracatımın rakamı 8.000.000 milyon usd idi .BENİM GİBİ MAĞDUR OLANLARIN HALİNİ BAKANLARIMIZ VE SAYIN BAŞBAKANIM GÖZ ARDI ETMEMELERİNİ İSTER ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s