karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler

Girdiler ‘Burhan İşcan’ olarak kategorize edilmiştir

Çek mağdurları beklesin. Beddua’da ederim, kariyer’de yaparım …

Ekim 18, 2009 · 32 Yorumlar

Gelen e-postalardan sıkıldım. Murat YALÇIN ‘ın yanıtıyla birlikte Burhan İŞCAN ‘ın yazısınıda yayınlıyorum.  Çoluk çocuğa beddua etmek  benim kitabımda yoktur. ciddiyede almıyorum.

Bu blog yıllardır, adil çek yasası  için yayın yapmaktadır. Din dersi benim konum değildir.

22 Ekim’de Ankara’da eylem var

Çek Yasası nedeniyle mağdur olanlar internette de biraraya gelerek site kurdu.

Sitede yer alan duyuruya göre çek mağdurları 22 Ekim perşembe günü Ankara Güvenpark’ta toplanacak.

“Konu komşu toplanın gelin. Artık bu işi çözelim” sloganıyla buluşmaya hazırlanan çek mağdurları aynı gün

TBMM’yi de ziyaret etmeye hazırlanıyor.

evet…..

hep birlikte, BULUŞUYORUZ     : 22 EKİM 2009 PERŞEMBE – GÜVEN PARK . ANKARA – SAAT 9.00

ARKADAŞLAR,

BEN MURAT YALÇIN OLARAK SİZLERE  VE  BURHAN BEYE SON KEZ SESLENMEK İSTİYORUM..

SAYIN İŞCAN

Beni bağışlayın ancak yazacaklarımın ne size veya ne de bir başka arkadaşımıza yakın veya uzak olmakla alakası yok, aksine bağımsız tamamen kişisel ve vicdani gözlemlerimdir.. Ne sizi tanırım, ne bir başkasını.. Hatta herkesten önce sizinle iyi bir diyaloğ başlatmış idik.. Karşılıklı yazılarla mücadelemize katkı sağlamaya çalıştık..

Darılsan da kızsan da bunları başta kendimi ve hepimizi ilgilendiren hayati bir konu olduğu için yazmalıyım..

O sıralar size karşı saygı ölçüsü dışına da çıkarak karşı çıkan bazı arkadaşların mesajlarına bir kaç kez cevap ta yazdım.. Sizin ‘avukatınız’ olmakla suçlandım, hatta hakarete maruz kaldım..

Daha sonraları yazılarınızda normali zorlayan, herkese her konuda laf yetiştiren açıldıkça tartışmaların daha da açılıp saçılmasına sizde büyük bir istek ve çaba gördüm.. Öyle ki son olarak bir de baktım ki benimle de (size hiçbir saygısız ifadem olmadan) biraz da saygılı olmayı zorlayan ifadelerle polemiğe girdiniz..

Diyelim ki, Cüneyt haksız,
Diyelim ki, Emre haksız,
Diyelim ki, Erkan haksız,
Diyelim ki, Av Ofluoğlu haksız,
Diyelim ki, Av. Erim haksız,
Diyelim ki, Admin, Özgür, Su Tav haksız,
Diyelim ki, Dernek haksız,
Ve diyelim ki Ben Murat YALÇIN haksızım..

YAHU SİZ HALA HAKLI MISINIZ?
YAPMAYIN, BEN BU ARKADAŞLARI SOKAKTA GEÇİŞSEK, RESTORANDA KARŞILASSAK TANIMAM
AMA HEPSİ ŞİDDETLE SANA KARŞILAR..
HAKSIZ YÖNLERİ OLABİLİR AMA
GENEL OLARAK HAKLILAR..

BAKINIZ 13 EKİM ANKARA ZİYARETİ KONUSUNDA SÜPRİZZ BİR ŞEY SÖYLİYEYİM;
O ZİYARETTE AHMET İYİMAYA’NIN ODASINDA BİRLİKTE İDİK.. SİZ BENİM FARKIMDA BİLE OLMADINIZ..
ARAMIZDA MASA, TOKLAŞACAK KADAR KARŞI KARŞIYA İDİK..
TOPLANTI SONA ERDİĞİNDE KORİDORDA TANIŞMAK İÇİN SENİ SORDUĞUMDA HERKES AYRILIP GİTTİĞİNİ SÖYLEDİ..
TOPLANTIYI YANSITTIĞIN YAZIN AŞAĞIDA..
PSİKOLOJİSİNİ KENDİNE GÖRE VE SANKİ EN ETKİLİ OLANI SENMİŞSİN GİBİ YANSITMIŞSIN..

KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL..
İYİMAYA SENİ BİZLERDEN NE EKSİK, NE DE FAZLA DİKKATE ALMIŞ FİLAN DEĞİLDİ..
HATTA OLDUKÇA SESSİZ İDİN.. KİMSENİN KİMSEYİ ENGELLEDİĞİ FİLAN DA YOKTU..
BUNU NEDEN YAPIYORSUN Kİ..

SONRA SUÇUN OLUŞMASINDA KASIT UNSURUNU SORAN BENDİM ONU BİLE BİR YAZINDA JENARDİYİ KASDEDEREK genç arkadaş sordu diye yazdın..

BİR DE ADALET BAKANIYLA GÖRÜŞTÜM, ALİ BABACAN’LADA RANDEVUM VAR GÖRÜŞECEĞİM TADINDA YAZDIN, BAZI ARKADAŞLAR OLAĞAN DIŞI HİSLERE KAPILDI..
OYSA ADALET BAKANI İSTANBULDAYDI..
ALİ BABACAN İLE İSE DEĞİL SEN, PARTİSİNİN MİLLETVEKİLİ DAHİ GÖRÜŞEMİYOR..
(dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · Murat YALCIN · cek · haber · karsiliksiz cek

Burhan İŞCAN hayranları buraya …

Eylül 28, 2009 · 11 Yorumlar

Burhan abimizi,  Haziran-2009 ‘daki meclis eylemleri sırasında baştacı ettik.  Uzun yazılarını, esprili şiirlerini zevkle okuduğunuzu biliyorum. Ben özellikle, atışma tarzındaki şiirlerini beğeniyorum.

Burhan abimiz için, Ankara eylemleri sırasında yorum aldığı sayfayı rezerve ettim.

  • Burhan abi yazılarını lütfen bu sayfaya eklermisin ?
  • Burhan abiye yanıt vermek isteyenler, yanıtlarını o sayfaya yazmanızı rica ediyorum.
  • Burhan abi, rumuz değiştirme lütfen ….
  • Burhan İŞCAN yazılarını okumak isteyenler doğrudan bu sayfaya giderek okuyabilirler. Uzun uzun aramanıza gerek olmayacak.
  • Burhan abi, sendende rica ediyorum. Lütfen başka sayfaya uzun yazılarından koyma . Arada kayboluyor ve ziyan oluyor.

(dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · anasayfa · cek · karsiliksiz cek

Çek Mağdurları Blogları, Lider Nedir ? Niçin Gereklidir ?

Eylül 19, 2009 · 4 Yorumlar

LİDER NEDİR NİÇİN GEREKLİDİR

“Çünkü gereken şeyleri zekâsıyla önceden görebilen biri, doğaca yönetendir.” Aristoles

Bir lider nasıl olmalı? İşte yanıtı..
Liderlik üzerine tüm fikirlere ve yazılanlara bakıldığında üç önemli nokta dikkati çekiyor: insan, etkileme ve amaçlar.

Liderlik insanlar arasında gerçekleşir, etkilemenin kullanımını içerir ve belli bir hedefe yöneliktir. Etkileme insanlar arası ilişkilerin pasif olmaması demektir. Ayrıca etkileme bir noktaya ulaşmak ya da bir hedefi başarmak için kullanılır.

Liderlik karşılıklılık gerektirir, tek başına bir olgu değildir, insanlar arasında gerçekleşir. Kağıt karıştırmanın, problem çözmenin ötesinde insana yönelik bir aktivitedir, dinamiktir ve güç kullanmayı içerir. Liderlerin ortak özelliklerine baktığımızda aşağıda sıralanan özellikler dikkati çekiyor:

  • Vizyon sahibi olması.
  • Tutkulu ve fedakar olması
  • İnançlı, kararlı ve tutarlı olması
  • Örnek teşkil etmesi
  • Güven
  • Güvenmesi/Takipçilerine güvenmesi
  • Güvenilir olması / Takipçilerinin güvenini kazanmış olması
  • Motive etmesi
  • Beklentileri vizyonla bütünleştirmesi (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · anasayfa · cek · karsiliksiz cek

Çek Mağduru Blogları ve Burhan İŞCAN açılımı

Eylül 19, 2009 · 1 Yorum

“ADAMA GÖRE İŞ YOKTUR. İŞE GÖRE ADAM VARDIR” — PERİKLES

“Çünkü gereken şeyleri zekâsıyla önceden görebilen biri, doğaca yönetendir.” Aristoles

Demokrasinin temelleri Yunanistan’da Atina’da atılmıştır. Atina Demokrasisi” en parlak dönemini Perikles zamanında yaşadı. Bu dönemde devlet, bir tür sosyal yardım kurumu haline geldi. Perikles şöyle diyor:”Bizim, komşularımızın yasalarına benzemeye çalışmayan bir siyasal sistemimiz var… Sistemimize, azınlık değil çoğunluk tarafından yürütüldüğü için, demokrasi deniyor. Özel anlaşmazlıklarımız olduğunda yasalar herkes için eşitliği sağlar. Fakat kamu alanında da bir bireye verdiğimiz değer, statüsünden değil, becerisinden kaynaklanır

Perikles Eski Yunanistan’da önceleri orduları yöneten bir kumandandı. Onun kumandanlığında ordular hep zaferle dönüyordu. Rakipleri ise bu durumu kıskanıyorlardı. Onlara göre Perikles bir hiçti. Zaferi ordular kazanıyordu. Ordular çok güçlüydü ve başlarında bir lider olmadan da zafer kazanabilirdi. Bu durum Perikles’in canına tak etti. Bir gün senatoya gitti ve başkomutanlıktan istifa ettiğini söyledi. Senatoda rakiplerine ve senatörlere şu soruyu sordu. Atina’da en kötü iş nedir?. Her kes sokak süpürücülüğüdür dediler. O da bundan sonra ben sokak süpürücüsüyüm dedi. Ve o andan itibaren sokak süpürmeye başladı. İnsanlar buı durumu önceleri yadırgadılar. Ama sonraları alışıp onunla birlikte sokakları temizlemeye başladılar. İlk belediye teşkilatı kurulmuş oldu.

Bu sırada Yunan Ordusu Perikles olmadan girdiği bütün savaşları kaybetti. Artık insanlar Periklesi aramaya başladı. Periklese hem devlet başkanlığını hemde orduların baş komutanlığını teklif ettiler. Perikles kabul etti ve senatoya geldi. Senato da şu meşhur veciz sözü konuştu.

“ADAMA GÖRE ASLA İŞ YOKTUR. ANCAK İŞE GÖRE ADAM VARDIR”

Daha sonra Atina yine muhteşem günlerini yaşamaya başladı.
Tükidides tarihinde yer alan PERİKLES’in ünlü söylevi, demokratik düşünceye önemli katkıları olan bir belge sayılır. Perikles bu söylevinde, demokrasinin birkaç seçkin yurtaşın değil, tüm yurtaşların katkılarıyla var olan bir rejim olduğunu vurgular. Her kesin eşit hak, yükümlülükler ve hürriyetlere sahip olduğunu, soylu oluşuna göre değil, yeteneklerine ve “kazandığı üne” göre devletteki yerini alabileceğini söyler. Ona göre demokrasilerde; özgürlük, hoşgörü ve sorumluluk ilkeleri gözetilmelidir.

“DEVLET İŞLERİNE KARIŞMAYANLARA, KENDİ İŞİ VE GÜCÜ İLE UĞRAŞAN SESSİZ YURTAŞ DEĞİL, HİÇ BİR İŞE YARAMAYAN GÖZÜ İLE BAKIYORUZ. BİR POLİTİKAYI ANCAK BİR KAÇ KİŞİ ORTAYA KOYABİLİR AMA HEPİMİZ ONU YARGILAYACAK YETENEKLERE SAHİP OLMALIYIZ. BİZ TARTIŞMAYA SİYASAL EYLEMİN ÖNÜNE DİKİLEN BİR ENGEL DEĞİL, BİLGECE DAVRANMANIN ÖN HAZIRLIĞI DİYE BAKARIZ.” –PERİKLES
Demokrasi Dersi
Demokrasinin tanımı tartışması günümüzde hala devam eden bir tartışmadır. Bunun sebepleri:ülkelerdeki bazı kurumların görüşlerini haklı çıkartmak adına demokrasi tanımını kullanmaları, demokratik olmayan devletlerin kendilerini demokratik olarak tanıtma çabaları ve aslında genel bir kavram olan demokrasinin tek başına kullanılması gibi sebepler gösterilebilir. Demokrasiye farklı atıflar:
Çoğunluğun yönetimi
Azınlık haklarını güvenceye alan yönetim;
Fakirin yönetimi;
Sosyal eşitsizliği yok etmeye çabalayan yönetim;
Fırsat eşitliği sağlamaya çalışan yönetim;
Kamu hizmetinde bulunmak için halkın desteğine dayanan yönetim. Demokrasi adı 12 ayrı tanımda kullanılmıştır.Bu tanımları görerek doğru yerde yerimizi almamıza neden olacağız.
Demokrasi, tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir. (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · anasayfa · cek · karsiliksiz cek

Burhan İŞCAN, Çek mağdurları blogları üzerinden meşhur olmak istiyor

Eylül 8, 2009 · 63 Yorumlar

Bir akşamüzeri telefonum çaldı. Arayan bir çek mağduru, İstanbul’dan Mustafa Abi. Kendisi istihdam sağlamış, sağlayan vergi veren, sıkıntı geçiren bir dost.
“Burhan Bey isminizi Adem Sözüer’in sitesinden aldım. Yazılarını okudum çok güzel. Bu çizgide devam et. Sana nasıl yardımcı olalım.” Diyor ve konuşuyoruz. Ama aklımda hep Sayın Adem Sözüerin Sitesi var. Düşünün, ünlü bir prof. Biz Çek Mağdurları için site açmış, blog kurmuş. Konuşmanın bitmesini sabırsızlıkla bekledim. Bitince hemen internet cafe ye koştum. Adem Sözüer yazdım ve girdim. Aaaaa .

karşılıksız çek ve yasal düzenlemelerAna Sayfa Arşiv AIHM Hakkında Haberleşme Alanı ← 31.12.2008 TARİHİ SONRASINDA, KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETME SUÇUNA UYGULANACAK OLAN TÜRK CEZA KANUNU HÜKÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ para cezasının ortadan kaldırılması ve infazının durdurulması konusunda →
Adem Sözüer, “Şu andaki 60 bin 70 bin dava hakkında bu cezalar uygulandığı için bu cezalar kaldırılacak. Ayrıca hapiste olanların da çıkması gerekecek”
Şubat 11, 2009 • 18 Yorumlar


Bu durum bana Sayın Avukat Burak E rim’in bir çıkışmasını hatırlattı. “sen internete girip ismini yazdığında isminin karşısında kaç tane sayfa açılıyor biliyormusun”
Dün akşam çek mağdurları derneği diye yazdım ve girdim.

çek mağdurları derneği için yaklaşık 17.300 sonuçtan 1 – 10 arası sonuçlar (0,26 saniye)
Arama SonuçlarıÇek Mağdurları Derneği, Üçüncü Ankara Buluşması 29.Haziran.2009 …Çek Mağdurları Derneği, Üçüncü Ankara Buluşması 29.Haziran.2009. Kırık kalpler derneğinden istifa ediyoruz. Haziran 26, 2009 • 92 Yorumlar …
karsiliksizcek.wordpress.com/…/cek-magdurlari-dernegi-ucuncu-ankara-bulusmasi-29-haziran-2009-kirik-kalpler-derneginden-istif… – Önbellek – Benzer
Çek Mağdurları Derneği Nedir ? Burhan İŞCAN kimdir ? « karşılıksız …Çek Mağduru olmadığım için katılmamda doğru olmaz idi. Doğrularımla çelişmediği sürece destekcisiyim. Derneğin üyesi olmadığım için koşulsuz itaat edeceğim …
karsiliksizcek.wordpress.com/…/cek-magdurlari-dernegi-nedir/ – Önbellek – Benzer (dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · anasayfa · cek

Çek mağdurları blogları ve “KRALDAN ÇOK KRALCI OLUP İKİNCİ SINIF VATANDAŞLIĞA RAZI OLMAK”

Eylül 8, 2009 · 8 Yorumlar

“KRALDAN ÇOK KRALCI OLUP İKİNCİ SINIF VATANDAŞLIĞA RAZI OLMAK”

EVET ÇOK GÜZEL BİR YAZI BAŞLIĞI.
TEBRİKLER KARDEŞİM.

BURHAN İŞCANI ÖN PLANA ÇIKARAN SEBEPLER

1- ASLA HAYALCİ DEĞİL. GERÇEĞİ GÖRMEK İÇİN GİDİYOR. ARAŞTIRIYOR. SORUYOR VE SORUŞTURUYOR
2- -ASLA İKİLEM İÇİNDE OLMUYOR

KARŞILKSIZ ÇEK SORUNLARI CİDDİ OLANLAR CİDDİ OLMALI, EKİMDE AF YOK
ÇEK MAĞDURLARININ KAREKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ SOSYAL KONUMLARI, SINIF VE TABAKALARI, ÇEK MAĞDURU TİPLEMELERİ
TEK SORUMLU İKTİDAR DEĞİL

Karşılıksız çeke hapis sorunun çözülmeyişinin tek sorumlusu iktidar değil. Ana Muhalefet lideri Baykal’ın açıklamasını, Oktay Vural’ın açıklamasını tekrar okuyunuz, Baykal çek ekonomi için gerekli bir enstrümandır diyor, Vural alacaklılarında çıkarları önemli diyor. Hiçbirisi açıkça karşılıksız çeke hapis Avrupa İnsan Hakları sözleşmesine, Anayasaya aykırıdır, çağ dışı bir cezadır demiyor, sadece muhalefet yapmak için, çek mağdurlarının gönlünü almak için açıklamalar yapıyorlar.

SORUNU CİDDİ OLANLAR CİDDİ OLSUNLAR. (dahası…)

Kategoriler: Av Rahmi Ofluoglu · Burhan İşcan · cek

Burhan İŞCAN , Ayşe Nur Bahçekapılı ‘ yı ziyaret ediyor.

Eylül 6, 2009 · 68 Yorumlar

Çek Yasası Mağdurları bir dernek kuruyor. Bu derneğin nazar boncuğu ve onursal başkanı Burhan İŞCAN ‘dır.  Kurulan dernek demokratik katılımla doğmaktadır.  Türk Ticaret Hayatındaki temel sorunlara ve tüm yolsuzluklara karşıdır.

Bazı arkadaşlar yanlış yorumluyor.  Kardeş bloglar arasında bir ayrılık, düşmanlık yoktur.  Maksat birdir.

Burhan İŞCAN, yarın bir ziyaret gerçekleştiriyor.  Bu nokta ziyaretleri 14.Ağustos ‘da yayınladığımız  ve genel kabul görmüş yol planımızın bir parçasıdır.  Daha önce Ayşe Nur Bahçekapılı ‘yı tanıtmıştık. (dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · dernek · dunya · haber · karsiliksiz cek

Çek Mağdurları bunun yarını var. Çek affı var. Tahliyesi var. İşsiz kalıp evde oturmak var. Gel birleş ..

Eylül 4, 2009 · 1 Yorum

AKIN VAR AKIN
BU İŞİN YARINI VAR
ÇOK GÜNLERİ VAR
AŞILACAK YOKUŞLARI VAR
GEÇİLCEK HENDEKLERİ VAR
BARİKATLAR VAR
ENGELLER VAR
NEFESİ
YÜREĞİ
ONURU
HAKKI
OLANLAR İÇİNDE
UNUTMAYIN
SİZİ HER DEM
HER AN
GÖRMEK
TANIŞMAK
SİZİ ŞAHSEN
DİNLEMEK
DERDİNİZİ
YOK ETMEK İSTEYENLER VAR
BU İŞİ DENEMİŞ (dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · dunya · turkiye

Çek Mağdurları Blogları dikkat. ABD Askeri Türkiye’ye geliyor. Duruma el koyacak.

Eylül 4, 2009 · 1 Yorum

HANİ BÜYÜK FIRSAT VARDI YA. HANİ ANİDEN TÜRKİYENİN YAKALADIĞI;

142 bin ABD askeri Türkiye’ye geliyor!
Anket yapıldı, biz çıktık

04.09.2009 11:20
Irak’tan çekilen 142 bin Amerikan askeri, önce İncilik Üssü’ne gelecek. Sonra ailelerini de yanlarına alacak Coniler, Beyaz Saray desteğiyle Türkiye’nin dört bir tarafına tatile gidecek Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesi, Türkiye’ye de maddi açıdan büyük bir döviz girdisi sağlayacak…
BUNLARDA SIRADA FAZLA BEKLEMEYECEK

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ekonomik krizi en ağır yaşayan ülkelerden biri olduğunu belirterek “AKP adaleti budur işte. Millete din iman söyleminde bulunuyorsunuz, bir bakıyorsunuz ki 60 bin kadın, hayat kadını olarak geçimini sağlamak için sıraya girmiş durumda”diye konuştu.
may14 04.09.2009 14:16

amerikan askeri olasım geldi habertürk (dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · dunya · istanbul · karsiliksiz cek

DÜN GECE BEN BİR RÜYA GÖRDÜM. DOLUNAY VARDI. HAYRA YORDUM. HAYIRLI OLSUN

Eylül 4, 2009 · 1 Yorum

DÜN GECE BEN BİR RÜYA GÖRDÜM. DOLUNAY VARDI. HAYRA YORDUM. HAYIRLI OLSUN

Dün gece bir rüya gördüm. Ben hayra yordum hayır görelim.
Dün gece sanki İstanbul’daymışım. Bir restoranda toplanmışız iftar vakti. Admin var siteden arkadaşlar var. Rüyamı yanlış hatırlamıyorsam oniki kişiydik galiba. Dernek kuralım diyordu Admin. Hazırız işte diyordu. HÜSEYİN ŞAHİN isminde bir arkadaşı başkan seçmişiz. Başkan hemen 24 kişi olmalıyız diyor. Ben telefon ediyorum sekiz arkadaş daha katılıyor bize. Tartışıyoruz. İsim bulalım farklı olsun diyoruz. Kararlar alıp dağılıyoruz. Ben Eskişehir’e dönmek için otobüse biniyorum saat tam gece yarısı. Yeni bir günün başlangıcı. Ramazan ayının tam ortası.
Şu ismi ben bulmalıyım diyorum. Oturduğum koltuğa başımı yaslıyorum. Aaa o da ne. Bir dolunay var gökyüzünde. Sağ altı köşesinde saat kadranına göre 4 istikametinde bir karış altta da bir yıldız. Yıldız ayın yanında cılız kalmış.
Bu gün ramazanın onbeşi akşamı olmuş diyorum. Ay parlak. Yıldızlar var. Sakın kadir gecesi olmasın. Olmuş bile. Tesbihata başlıyorum hemen. DOLUNAY DER. Diyorum bir ara..gizli kadir gecesinin işareti.
Allahü teâlâ, Kadir gecesini gizlemiş, yani Ramazan ayının çeşitli günlerine koymaktadır. Bu sene Ramazanın birine koyarsa öteki sene Ramazanın yedisine koyabilir, Kadir gecesi o gece olur. Diğer geceler gibi falanca ayın belli bir günü yapmamış, bu geceyi gizlemiştir. Bu gecenin aylarla ilgisi yok, gece ile ilgisi var. Kadir gecesi Ramazanın 27. gecesinde Kur’an-ı kerim inmiş ise, bu sene de Kadir gecesi Ramazanın ONBEŞİNE alınmış olabilir. Demek ki bu mübarek gece Ramazanın ONBEŞİNE geldi. Ay mefhumundan sıyrılmak gerekir. Diğer geceler ayla ilgili, Kadir gecesi ayla ilgili değil, gece ile ilgilidir. Allahü teâlâ dileseydi her aya bir tane koyardı ve her ayda Kadir gecesi olabilirdi. Kur’an-ı kerimin indiği bu geceyi de her ay kutlardık. (dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Av Rahmi Ofluoglu · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · alintilar · anasayfa · cek · dernek · dunya · istanbul · karsiliksiz cek

ESNAF OLMAK SUÇ BU ÜLKEDE. ESNAF OLUP ZARAR ETMEK SUÇLARIN EN BÜYÜĞÜ.

Eylül 4, 2009 · Yorum Yapın

BU YAZI CUMHURBAŞKANINA BU GÜN TARAFIMDAN GÖNDERİLDİ;

ESNAF OLMAK SUÇ BU ÜLKEDE. ESNAF OLUP ZARAR ETMEK SUÇLARIN EN BÜYÜĞÜ.

VATANI SOYANLAR, DEVLETE KARŞI KOYANLAR, MİLLETİN HAKKINI YİYENLER, KATİLLER HIRSIZLAR ARSIZLAR AFFEDİLİR. YAPTIKLARI YANLARINA KAR KALIR İKİ GÜNDE KURTULUR BU ÜLKEDE.

ESNAF, SANATKAR, TÜCCAR HAYAL KURAR İŞ KURAR İSTİHDAM YARATIR. EKMEK KAPISI AÇAR. İŞ, AŞ EKMEK VERİR. VERGİ VERİR YILLARCA.

SONRA.
SONRA BİR GÜN İŞLERİ RAST GİTMEZ.
BORÇLARINI ÖDEYEMEZ.
DÜNYASI YIKILIR BAŞINA.
ÖNCE İŞİNİ KAYBEDER
SONRA YUVASINI, AŞINI, EŞİNİ KAYBEDER
SONRA.
SONRA DOLANDIRICI OLUR SAHTEKAR OLUR.
DEVLETİ ONU TERÖR SUÇLUSU BİLE YAPAR.
HERKESLERE AF OLUR.
O HAPİSTE YATAR.
***************
EŞEKLİK EDEN ÇÜNKÜ OYDU
TACİR OLDU, ESNAF OLDU SANATKAR OLDU.
BAŞKA İŞİN YOKMUYDU BE EY ABDALOĞLU
SANA MI KALDI MAMUR ETMEK BU YURDU.

(dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · anasayfa · cek · dunya · hayat · karsiliksiz cek

Üstadımın sıkıntısını anlıyorum.

Ağustos 18, 2009 · 3 Yorumlar

Ben kendi hakkımda konuşmaktan hoşlanmam.  “Düne ait ne varsa konuşalacak. konuşuldu ve bitti. Şimdi yarın için konuşmanın zamanıdır.”

Anlayan anlasın. Ben bir bölümünü  alıntı yapıyorum.  Rahmi beyin bahsettiği olayların tam detayını bilmiyorum. Fakat onu anlıyorum. (dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Av Rahmi Ofluoglu · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · admin · anasayfa · benim yazilarim · cek · dunya · hukuk · karsiliksiz cek · turkiye · yorum

Eylemler için özeleştirimize Burhan İŞCAN ‘ın yanıtıdır

Ağustos 10, 2009 · 4 Yorumlar

Kıymetli dostlarım, kıymetli kardeşim admin;
1- “Ekonomik krizin durumuna göre IMF ile anlaşılabilir. Acaba IMF ile bir anlaşmamı beklenmektedir ?
Ekonomik koşulların oluşmasının beklenmesi ne demektir ? Hala bulamadım.”
IMF ile anlaşma olmayacak, çünkü hükümet çok daha güzel bir şey yaptı IMF in yerine parayı başka yerden buldu.
Rusya’nın Ukrayna ile ulan her sorununda doğalgazı kesmesinin faturasını ödeyen Türkiye ve AB ülkeleri doğalgaz için altarnatif projeler arayışına girdiler.
Nabucco boru hattı Türkiye’den AB ülkelerine doğal gaz taşımak amacıyla yapılması düşünülen uzun geçişli bir boru hattı taşımacılığı projesidir. Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaki Rusya’dan yapılan sevkiyata alternatif olması amacıyla daha çok ABD ve AB tarafından desteklenmektedir. 2007 yılının ortalarında Rusya’nın, Orta Asya’daki, hattın büyük doğal gaz tedarikçileri olan ülkelerle (Kazakistan, Türkmenistan) büyük miktarlarda doğal gaz alım sözleşmeleri imzalayacağını duyurması ile büyük oranda sekteye uğradığı iddia edilmektedir. Bununla birlikte Alman RWE firmasının Şubat 2008′de Nabucco Şirketi’ne eşit ortak olmasıyla proje güç kazanmıştır. Hattın tam kapasitede karlı olabilmesi için gereken doğal gaz üretiminin halen İran’a uygulanan ambargo nedeniyle bu ülkeden de sağlanamayacak olması, hattın geleceğinde büyük soru işaretleri oluştursa da ABD hükümetinin projenin geleceğine olan iyimser bakışının devam ettiği açıklanmıştır
2-Karşılıksız Çek’ler nedeniyle devlet bütçesinde ciddi para cezası alacağı oluşmuştur.
Hükümet artık bu alacağın peşinde değildir. Zira daha sağlıklısı ve iyisi gelecektir. Hükümet Kürt Açılım Projesini küresel seçkinlerin isteği gibi gerçekleştirirse çok değişik kanallardan çok fazla para gelecektir. Hükümet bunun için her şeyi göze aldı. Bir nevi kumar fakat eldeki kağıtlar çok büyük. Yani kazanma oranı çok yüksek. Halkın tepkisini frenlemeyi başarırlarsa hiçbir engel kalmıyor. Rahmetli Özal gibi başarıya yaklaşmışken, uzaklaşmakta var.
3-İnanıyorumki, çek yasasındanki “muhalif muhatap” bankalar lobisi DEĞİLDİR.
Bunda çok yanılıyorsun. Hükümet cari açığı kapatmak için bankalara senet verdi. Bankaları kullandı ve IMF ye kafa tuttu. Şimdi bankaların kazığını gördü. Ancak alternatifleri çok çabuk buldu. IMF nin vermediği para dolar paritesinde temin edildi. Sıcak para da geliyor. Ekim bu yüzden bekleniyor.
Çek Yasası’nda muhalif hükümetdir. Çek yasasında muhalif olan doğrudan düzendir.
Hükümet çoktan beri çek yasasının sona ermesini bekliyor. Muhalif değil. Bunu yargıtaydan bekledi olmadı nedenlerini daha önce yazdım. Hala da yüksek yargı sorun yaratıyor. Çeki vadeli hale getirmekteki maksat nedir sizce. Ne yaptığını bilmemekmi. Hayır. Beklentiler.
3-çek yasasına muhalefetin önemli bir nedeni IMF ile bir olası anlaşmadır . IMF ile bir anlaşma yapılırsa yasa eskisi gibi geçecektir. Ekonomi düzelir, IMF ile anlaşma yapılmaz ise yasa düzelecektir.
Burada da çok yanılıyorsun. Hükümetin IMF ile anlaşma gibi niyeti yoktur. Faizleri düşürerek bankaları kullanabileceği en güzel şekle çekmek istemektedir. Bizden hükümet işini kolaylaştırmamızı beklemektedir. Geçici bir süre için lazım olan biraz para vardır. Bunu da işsizlik fonu ile regüle etmek istemekteler. Sıcak para ekime kadar gelecek. Ekimde bu para gelmezse işte o zaman ne olur. Hesabı yapıldımı bilmem. Ancak kuzey ırak petrolleri konusu da gündemde.
4-Bu haliyle, gecikmenin ihlalleri çoğalttığı ve derin yaralar açtığıda aşikardır. Bu mağduriyetlerin tazmini konusunda tek muhatap Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir. Başka mercii kalmamıştır.
Doğru söze ne denir. Alkışlanır.

(dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Av Rahmi Ofluoglu · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · Internet · alintilar · anasayfa · cek · dunya · ekonomi · favorilerim · genel · guncel · gundem · gunluk · haber · haberler · hayat · istanbul · karsiliksiz cek · onerilerim · turkiye · yorum

Çek Mağdurları eylemleri üzerine özeleştiri

Ağustos 10, 2009 · 21 Yorumlar

yeni meclis eylemi ve yöntem üzerine

11 ağustos meclis eylemi kararı,bence yöntem tartışmalarını içinde barındırıyor
ortak aklın bir zorunluluk olduğunu gösteriyor
eylem kararı,haberi ilk görenin eylem çağrısı yapması değildir
eylem kararı,gündemi takip etmek,bunu eylem dostlarıyla paylaşmak,durum değerlendirmesi yapmak,uygun sloganları üretmek,talepleri belirlemek,en önemlisi sürece katılanların önerilerini almak ve eylemi ortak aklın ürünü haline getirmektir
programsız eylemin başarılı olamayacağını düşünenlerdenim
meclis eylemini yanlış bulmuyorum
yanlış olan plansız programsız olmasıdır
önceki eylemleri değerlendirdiğimizde adalet bakanına kadar çek mağdurluğundan haberdar olunduğunu ve bunun eylemlerin başarısı olduğu değerlendirmesi yapmıştık
şimdiki meclis eyleminin amacı ve programı ne olmalıdır sorusunun üzerine kafa yormamız gerekiyor
programımız basına ve milletvekillerine çek mağdurluğunu anlatmaksa bir önceki meclis eyleminin başarısını gölgeleyeceğiz demektir
başbakan veya cumhurbaşkanıyla görüşeceksek bunun programını yapmalıyız
gidip çek yasasını çıkartırırız diyorsak,ekonomi bakanlarının incelemesinde olduğunu öğrendiğimiz ve şu andaki haliyle adil bir yasa halinde olmadığımını bildiğimiz yasayı isteyen konumuna düşmüş olacağız
eylem öncesi değerlendirmeler bu yüzden önemlidir
bunun adı mevcut durumun doğru tahlil edilmesidir
eylemlerdeki başarısızlığın bir nedenide,programların net olmaması,ne istediğimizi bilmemek ve dolayısı ile umutsuzluğu örgütlüyememektir-örgütlemektir
bence meclis eylemi gereklidir (dahası…)

Kategoriler: Acil Demokrasi · Burhan İşcan · Internet · anasayfa · cek · karsiliksiz cek

Burhan İŞCAN, yalnız kurt : Babanızın mekanı cennet olsun.

Ağustos 6, 2009 · 27 Yorumlar

Burhan Abimizin babası vefat etmiş.  Kendi mesajı aşağıdadır. Ben blogda bir gün süreyle yas tutuyor olacağım.  Sizde Burhan abinin acısını paylaşarak, katılabilirsiniz.

BURHAN İŞCAN
Ağustos 6, 2009, 8:52 pm üzerinde ·

kıymetli kardeşim admin;
bu gün babam hakkın rahmetine kavuştu.
psikolojik durumumu bağışlayın.

yarın akşama kadar yokum
saygılarımla

Merhuma Allah’tan rahmet,  ailesine sabır diliyorum. Burhan abi, başınız sağolsun.

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · admin · dunya · karsiliksiz cek

Durmak Yok, Eyleme Devam !

Ağustos 6, 2009 · 17 Yorumlar

DURMAK YOK YOLA VE EYLEME DEVAM

DOSTLARIM;

Zannediyorum a.b. dostuma bir cevabımda yazmıştım. GÜNDEM ÇOK SIK DEĞİŞİYOR diye ve eklemiştim. Türk-Yunan savaşı bile çıkabilir hiç şaşama diye. Ben müneccim değilim. Sadece biraz tecrübe o kadar. Havayı koklamak, olayları tahmin etmek.

Küresel seçkinler ve yerli seçkinler halk ve iktidar konularında da elimden geldiği kadar bilgilendirmeye çalıştım sizleri. ŞU ANDA ORTADA DANIŞIKLI BİR DÖĞÜŞ SERGİLENMEKTEDİR. Sergilenen oyun şudur. Küresel seçkinlerin emirleri doğrultusunda , yerli seçkinlerle ortak paydada birleşip halkı razı etmek. İktidar böyle bir güçlüğü aşmaya çalışmaktadır.

AB raportörünün başsavcı şaşkınlığı

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten, başsavcıların Türkiye’deki kadar serbest olduğu bir ülke tanımadığını söyledi.

AP Türkiye Raportörü`nden Türkiye`ye mesaj
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruijten, `Türkiye AB yolundaki reformlara hız vermeli` dedi. İşadamları Ekonomi Zirvesi`ne katılan Ria Oomen, aynı zamanda Türkiye`de bir kutuplaşma olduğunu ve bunun da reform sürecini olumsuz etkilediğini kaydetti.

`Mesela Türkiye`de AB`nin öngördüğü ombudsmanlık müessesi henüz oluşturulmadı` diyen Oomen, bunun yanı sıra Kopenhag Kriterleri`nde de yer alan bağımsız adalet mekanizması, insan haklarının güvence altına alınması gibi konularda da önemli adımların atılmasını beklediklerini söyledi. `AB`ye giren son iki ülke olan Bulgaristan ve Romanya birliğe girerken bu konulara dikkat etmedik. Bu ülkelerde ciddi aksaklıklar var şimdi ve o yüzden daha titiz olmak zorundayız` diyerek Türkiye`ye mesaj veren Hollandalı AP üyesi, Türkiye`deki reform sürecinde son üç aydır bir canlanma olduğunu ve bu canlanmanın daha da artmasını arzuladıklarını dile getirdi.

Türkiye`de şu anda bir kamplaşma tehlikesinin bulunduğundan da bahseden Ria Oomen, bu kamplaşmanın hem siyasal anlamda hem de toplumsal anlamda var olduğunu ve bunun da reformların hızını kestiğini ileri sürdü. (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · cek · karsiliksiz cek · yorum

DOSTLARIM;BEKLENTİLERDEN NEMALANMAK MECBURİYETİNDE DEĞİLSİNİZ !

Ağustos 5, 2009 · 12 Yorumlar

DOSTLARIM;
BEKLENTİLERDEN NEMALANMAK MECBURİYETİNDE DEĞİLSİNİZ;

“Ekim mutlaka değil. İşi ciddiye almak lazım. Bu konuda daha geniş bir yorumu yakında burada yapacağız. Şimdilik şunları söylemekle yetinelim. İnsanları boş hayallerle oyalamak hem onlara ve hem de harekete zarar vermektedri. Yasa tasarısı mevcut haliyle vahimdir. ve bir çözüm getirmemektedir. Alt Komisyonun teklifi, raporu ise ortada yoktur. Ciddi olmalıyız. Çözüm diye önümüze yeni bir ucube çıkarmasınlar!” (Av. Rahmi OFLUOĞLU)
Üstadın yorumundan anlaşılacağı üzere işin hukuki boyutu vahim.
Öyleyse eylemlerin, protestoların artarak sürmesi gerekmektedir.

Diyeceksiniz ki Burhan Abi nerde? Birleşim Başkanı Burhan İşcan?
Sevgili İşcan yazılarını Presstürk’te yayınlamaya başladığında inanılmaz bir sinerji yarattı.
Güven verdi, empatisi, girişkenliği, çalışkanlığı saygınlık uyandırdı.
Zaman zaman o da yoruldu ve hata da yaptı.

Şimdi uzun, ince ve dikenli bir yol uzanıyor.
Amaç Sayın Ofluoğlu’nun uyardığı gibi adam gibi bir yasanın çıkartılması uğraşının verilmesidir.
Doğrudur; herşey Başbakan Tayyip Erdoğan’ın iki dudağı arasındandır.
Bir adım daha ötesine gidersek:
Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince “ikna” edilsin, iş o saat biter!
Öyleyse hedef bankalar olmalıdır.
Bugüne dek Cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, milletvekilleri, yargı organlar, basın düzeyinde verilen savaşımda zemin kaydırılmalıdır; nacinaze önerim budur.

(dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · cek · karsiliksiz cek · yorum

Çek Mağdurlarına Kandil Mesajı

Ağustos 5, 2009 · 6 Yorumlar

SAYIN ÖZBEY, SAYGIDEĞER DOSTLARIM;

AZAZİL’i tanıtmakla başlayacağım yazıma, ve bu yazımıda diğer özgür bloglarda da yayınlatacağım. Bu yüzden de sizden özür diliyorum.
AZAZİL insanoğlu yaratılmadan önce meleklere bile hocalık yapmış bir cindir. Bilgisi ve becerisi ile övünürmüş hep. Hatta bazı ilim ehli onun cinlerin peygamberlerinden olduğunu söylerler. Ve cinler insanlardan önce yeryüzünde ikamet ediyorlardı. Ve de cinler elektrik hızında mahluklardır. Uzatmayalım; AZAZİL bir gün arşın tepesinde kelime-i tevhidi görür, bakar yanında Muhammed(s.a.s.) ismi de var. Bu durumu Yüce Allah’tan sorar.
Rabbimiz yeryüzüne halife olarak insanı yaratacağını ve insanların da en yücesinin isminin bu olduğunu, bu ismin kendisinin habibi olduğunu söyler. Azazil kıskanır ve meleklere koşar. Onlara bu olayı anlatır. Der ki; “tamam biz yeryüzünde fesat çıkardık, çok savaşlar yaptık ama sizler bizim gibi değilsiniz, heran onu tesbih edip secdedesiniz, emirlerini de harfiyen yapıyorsunuz rabbimiz acaba sizden niye bir halife seçmedi”. Vakit gelir Adem (a.s.) yaratılır. Cenab Allah meleklere ve cinlere ona secde etmesini emreder. Melekler Azazil’in etkisinde kalarak derlerki; “rabbimiz biz sana yetmedik mi?. Allah Adem(a.s.) e isimleri okumasını emreder. Okuyunca melekler tövbe ederler. Fakat Azazil ve avenesi inatla direnirler ve tövbe etmezler. Lanetlenirler. Azazil ismi olur İBLİS(ŞEYTAN).
İblis olmanın nedenleri şunlardır. Gurur ve kibir, peşin hüküm ve ön yargı,haset ve kıskançlık. EN ÖNEMLİSİDE ALLAH’I (DOSTU)TANIMAMAK.
Adem (a.s) bunu yaptı. Allah’ın isimlerinin tümünü saydı.
Mevlana hazretlerine sormuşlar. “hocam ibadet ne demek”. Cevabı şu olmuş; “sorarlar ibadet ne demek, şöyle bir şek,bilmek yine bilmek yine bilmek demek.(ibadet Allah’ı tanımak bilmek demektir.). Yunus Emre “ilim ilim bilmektir,ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen nice ilim bilmektir.” Demiş. İlim insanın ne maksatla(halife) yaratıldığını bilmesi ve maksadın gereğini(Allah’ı temsil) yapmak için gerekli metodu(Allah’ı tam tanımak) öğrenmesi demektir.
Hallac’ı mansur(r.a) ben hakkım demekle bunu söylemiştir.
İbrahim(a.s.) ın bülbülü Allah’tan mükafat olarak şunu dilemiştir. “duydum ki rabbimin 1001 ismi varmış, bende 101 ini biliyorum. Kalan 900 ü de öğrenip tesbih etmek isterim.
İşte insana verilebilecek en güzel ders. Halife olarak bunu senin istemen gerek ama ben istiyorum.

LAFIN ÖZÜ DOSTLARIM; Allah’a iyi bir halife olabilmek için yaradılış nedenini ve yaradanı iyi bilmek. Allah en güzel isimlerinden birini MÜMİN ismini biz Müslümanlara vermiştir. MÜMİN= kendisinden emin olunan VERDİĞİ SÖZDEN DÖNMEYEN demektir.
ALLAH’IN KELAMI YÜCE KİTABI bu sözlerle ve zikirlerle doludur.
Örneğin; “ben sadakayı on misliyle mükafatlandırırım, şeytan sizi yoklukla korkutur” ayeti varken cimrilikte ısrar eden hacıya mümin denilmez. Çünkü Allah’ın bu sözüne güvenmiyor demektir.

(dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · hukuk · karsiliksiz cek · yorum

Eylem sonrası, ortak açıklamadır.

Ağustos 4, 2009 · 38 Yorumlar

Eylem sonrası, ortak açıklamadır.

Sevgili yol arkadaşlarımız,

Bugün önemli bir gündür.

Gün önemlidir.

İnsanlık onuru, hak arayışı ve birliğimiz adına önemlidir.

Kısa bir çay molası veriyoruz ve devam ediyoruz.

Eylemi üç sivil girişim ortak olarak düzenlemiştik.

Mişli geçmişin hikayesi, bundan sonra kullanılmayacaktır.

Başarı çalışanlarındır. Çalışıyoruz. Birlikte başaracağız.

Bu ortak bir davadır. Herkes kendi gücünde katkıda bulunacak ve +1 olacaktır.

Terler soğumadan ilk değerlendirmelerinizi yapıyoruz.

Yeni yol planımızı bu hafta içinde birlikte belirleyeceğiz.

İnsalık onuru borca hapisi yenecektir.

EKİMDE MUTLAKA
Muhattab bulduk.

SAYGIDEĞER DOSTLAR; (dahası…)

Kategoriler: Av Rahmi Ofluoglu · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · admin · anasayfa · benim yazilarim · cek · gundem · gunluk · hukuk · istanbul · karsiliksiz cek · yazilarim · yorum

4 AĞUSTOSUN ÖNEM DERECESİ

Ağustos 4, 2009 · 2 Yorumlar

4 AĞUSTOSUN ÖNEM DERECESİ

DOSTLARIM;

Her ne zaman yazdıklarımızı eyleme dönüştürüp karşı tarafa anlatmaya kalksak gündemin değiştiği ve birden yoğunlaştığını görüyoruz. Düz mantıkla bakılınca bu bizler için büyük bir bahtsızlık ve dezavantaj görüntüsü oluşturmaktadır. Görüntüsü diyorum; çünkü aslında bu durum büyük bir avantajdır. Bu avantajı çok iyi kullanıp zamanı lehimize çevirmemiz mümkündür.
GÜNDEMİN YOĞUNLUĞU
Gündemin ilk maddesi MECLİS BAŞKANI SEÇİMİ dir. KÜRT AÇILIMI, 3 LÜ ERGONOKON MAHKEMELERİ, YAŞ TOPLANTILARI, İKTİDAR VE YARGI ARASINDAKİ SORUNLAR ve hatta global çıkar savaşına girme fırsatı arayan YUNANİSTAN ın savaş çığlıkları ve dahaları.

PEKİ BİZ BU KADAR YOĞUN GÜNDEMDE NE YAPARIZ.

MÜNEVVER İÇİN TAKSİM ÇIKARMASI
Hunharca katledilişinin ardından 152 gün geçen ve katil zanlısı halen firari olan Münevver Karabulut, Taksim’de yapılan bir törenle anıldı. Ellerinde Münevver Karabulut’un
ZERE’YE ÖZGÜRLÜK İÇİN YÜRÜDÜLER
Kanser hastası olan ölüm evresine gelen Güler Zere’nin tedavisinin hapishane dışında

02/08/2009
Akyıldız: ‘Çözümsüzlüğün sorumlusu biz değiliz’
Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, toplu görüşmeler öncesi hükümeti uyararak, “Çözümsüzlüğün sorumlusu biz değiliz” dedi.

02/08/2009
Patronların ‘kıdem tazminatı’ ısrarı
On yıllardır patronların rüyası haline gelen “Kıdem tazminatlarının kaldırılması”, en büyük

4 AĞUSTOSTA MECLİS AÇILACAK VE BAŞKAN SEÇİLİNCEYE KADAR (MUHTEMEL 21 AĞUSTOSA KADAR) AÇIK TUTULACAKTIR.

BU SEBEPLE BU VAKİTLER BİZ ÇEK MAĞDURLARI İÇİN ÖNEM ARZETMEKTEDİR. BÜYÜK BİR FIRSATTIR. BU FIRSATI ÇOK İNCE BİR ŞEKİLDE DÜŞÜNÜP PLANLAYIP ORTAYA BİR STRATEJİ KOYUP DEĞERLENDİRMEK GEREKMEKTEDİR.

DOSTLARIM; BENİM HİÇ BİR PARTİYLE BİR BAĞLANTIM YOKTUR. UZUN YILLAR ASKERLİK YAPMANIN BUNDA ETKİSİ ÇOKTUR. SİYASİ BİR GÖRÜŞÜM DE YOKTUR. HER DOĞRU BENİM DE DOĞRUM, HER YANLIŞ BENİM DE YANLIŞIMDIR.
29 HAZİRAN ANKARA EYLEMİMİZDEN ÖNCE YARGITAY BAŞKANINDAN GÖRÜŞME TALEP ETTİM. “BU MESELE SİYASETİN MESELESİDİR” DİYE REDDEDİLDİM.
BAZI AVUKAT DOSTLARIMIZ BENİ CAHİLLİKLE SUÇLADI. CÜRET ETMEK CAHİLLİK DEMEK DEĞİLDİR. CÜRET ETMEK İMKANLARI ZORLAMAKTIR. İMKANLARI ZORLAMAK İÇİN ELİMDEN NE GELİRSE YAPARIM.
YASA YAPMA VE YÜRÜTME ORGANLARINI KARIŞTIRMIŞ DEĞİLİM. SORUNUMUZA YARGITAYIN NE KADAR YAKIN OLMASI GEREKİRKEN UZAK OLMASINDAKİ DURUM SİZCE NASIL ANLAŞILMAKTADIR.
AÇIKCA GÖRÜLMEKTEDİR Kİ YÜKSEK YARGIYLA İKTİDAR ARASINDA HESAPLAŞMA DEVAM ETMEKTEDİR. AÇIK ARAMALAR, BASKI UYGULAMALARI DEVAM ETMEKTEDİR.
Kanadoğlu: Bu dinci bir diktadır (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · kanunlar · karsiliksiz cek · mahkeme karar · yorum

Bütün halklar kardeştir. Seçkinler abi değildir.

Ağustos 1, 2009 · 4 Yorumlar

KALAMIŞ.
1973-1979 İSTANBULDA GÖREV YAPTIM. Sarıyer Büyükdere’ de ikamet ettim. kozmopolitik bir yapısı vardır oraların.
Vatandaş olmanın bilinci ve kardeşliği vardır insanlarda RUM,ERMENİ, YAHUDİ,LAZ, KÜRT, TÜRK, ve ÇAYIRBAŞI ÇİNGENELERİ . Siyasilere inat bütün halklar kardeştir. Baharda tepelerden önce çiçek kokuları yayılır. Ve çingeneler çıkar PİYASA CADDESİNE romansı romantiklikleriyle neşe saçarlar. erguvanlar ve ıhlamır kokuları sırayla nöbet tutarlar yaz boyu. Çayırbaşından Telli Baba!ya Kavaklara uzanır gider insan selleri.
Gün olur, küresel seçkinler çıkar peşine düşer. Ve iktidar seçkinleri medet umar yerel seçkinlerden.
İşte o zaman büyü bozulur. İnsan zalimleşir.
ÇIKAR KAVGASI söz konusudur. KİMİN NEYİN ÇIKARIDIR BU. Dayatmacıların.
Simgesel şekilcilikle, taraflar oluşturulur. Bölünmeler, kardeş kanları dökülür. Kin tohumları atılır. Ve sonra bir dahaki dayatmaya kadar 5 dakika antrakt.
87-90 Mardinde görev yaptım. Ev sahibim Kürt ve aşireti içinde söz sahibiydi. Kamyon şöförüydü. Yoldan her gelişinde bize de bir şeyler getirir. mutlak gönlümüzü alırdı. Süryanileri orda tanıdım sıcaklıklarını orda tattım. Orda tanıdım Arap’ları, Türkmenleri. Kurt köpeklerimle oynarken baktı Şafi’ler, köpek necis dediler. Orda tanıdım başka mezhepleri. Yurdumun sıcak insanları ne güzeldir. İnsan olmayı orlarda öğrendim. Paylaşmayı da.
Yozlaşmayı burlarda öğrendim, dolandırıcılığı, rüşveti ve yolsuzluğu.
AZAZİL geldi aklıma şimdi. Bilirmisiniz AZAZİL kimdir. Başka yazımda anlatırım
Ve uzun uzun anlatmak gerekir sebepleri.
Anlatırız. (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · hukuk · karsiliksiz cek · onerilerim · yorum

Seçkinler iktidarına hizmet etmek veya iktidar seçkini olmak

Ağustos 1, 2009 · 1 Yorum

İSTEMEDE SAMİMİYETE BAĞLI;

Avrupa Birliği’ne girmek istiyoruz. Başı kim çekiyor. İktidar partisi.
PEKİ AMA SAMİMİ Mİ?
İktidarların iktidara geliş sebebi halk iktidarı olmaktır. Yani HALK SEÇKİNİ OLMAKTIR.
İktidara nasıl gelinir. KÜRESEL SEÇKİNLERİN, YEREL SEÇKİNLERLE İTTİFAKI İLE.
Sonuçta NE OLUR?
İktidarlar ;
1-Ya tek olarak KÜRESEL SEÇKİNLERİN emrinde hareket ederler. YEREL SEÇKİNLERE VE HALKA TERS DÜŞERLER
2-Ya hem KÜRESEL SEÇKİNLERİN, hem YERLİ SEÇKİNLERİN emrinde olur HALKA da İŞİ BİLECEN İŞE GİTMEYECEN SORANA İŞE GİDİYORUM kabilinden YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI nı dayatmalarla uygulayacaksın.
3-YA SADECE SALT HALK İKTİDARI OLURLAR
4-Ya da KÜRESEL VE YEREL SEÇKİNLERLE ANLAŞIP, HALK İKTİDARI OLMAK İÇİN ORTAK PAYDADA KÖPRÜ OLURLAR.
Günümüz dünyasında 4. seçenek geçerlidir.
Gazeteci yazar Yiğit Bulut bu hususa bir yazısında değinmiş ve şu sözlerle yazısını bitirmiştir.
Kavramların “tespiti” ve yukarıdaki çıkarımlar sonrası bugünün Türkiye’sine baktığımda; son 7 yıldır hükümet edenler açısından çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: Seçkinler iktidarına hizmet etmek için iktidar seçkini mi olacaklar yoksa iktidar seçkini olmayı kabul etmeyip, “gerçek bir halk iktidarı” tesis etmek için mi çalışacaklar?)
(“Seçkinler mi iktidar da” yoksa “iktidardakiler mi seçkinleşiyor” noktalarında “sentezi” sizlere bırakıyorum ve AKP’ye bir kez daha sesleniyorum; “yerel ve küresel seçkinlere açtığınız veya açmış göründüğünüz” savaştan vazgeçerseniz; BU HALK SİZİ UNUTUR !

SON SÖZ : “Seçkinler iktidarına hizmet etmek veya iktidar seçkini olmak” Türk Halkının yararına değil…Sistemle “dalaşmaya” başlayan AKP “bundan asla geri adım atmamalı” ve “seçkinler iktidarı” bitene kadar bu “savaş “devam etmeli ! Teslim olursa; sonu olur !)
ŞİMDİ SORU; AKP HANGİ ŞIKDADIR?

TUSİAD neden bu kadar istekli?
Bugün nasıl “Ceyhan’daki rafineriye petrol taşıma hayali ile Kuzey Irak’ta konuşlanıp, açılım yapalım” diyorlarsa, Osmanlı’dada durum farklı değildi !

O dönemin “aydınları” ve “yabancılar ile çıkar ilişkisi içinde olanları” Osmanlı’yı “hep yanlış yöne sevk ettiler”…

(dahası…)

Kategoriler: Arastirma · Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · hukuk · kanunlar · karsiliksiz cek · yorum

Her kim de nefsinin hırsından korunursa, işte onlardır o kurtuluş bulanlar!

Ağustos 1, 2009 · 2 Yorumlar

DEDEDEN TORUNA GEÇEN ADALET NURUNUN SIRRI
“ALLAH’I HER YERDE HİSSETMEK VE ADİL OLMAK
VE ALLAHIN MÜKAFATININ BURHAN HALİ “ HELAL SÜT EMMEK”

Haram lokma, kalbi karartıp öldürür. Soyu-sopu bozar. Sulbü kirletir. Bereketi alır. Duaların kabul olmasına engel olur.
Haram lokmanın girdiği mide fesada uğrar. Haram lokmanın girdi hanede bereket olmaz. Haram lokmanın sirayet ettiği soy bozulur; kaht-ı rical başlar… Kaht-ı rical, yani adam kıtlığı!
Helal lokma ise berekettir. Makbul duanın teminatıdır. Soyun-sopun selameti ve asaletin korunması için garantördür. Gemlenemez Emevi saltanatı ve ihtirasının ortasından kardelen çiçeği gibi yükselen ve İkinci Ömer namıyla İslam’ın 5. halifesi kabul edilen Ömer bin Abdülaziz işte böyle bir helal lokmanın meyvesidir.
Hatırlayalım… Mutad olduğu veçhiyle halife Hz. Ömer (r.a), geceleyin tebdil-i kıyafet yaparak, yardımcısı Abdullah ibn Abbas’la (ra) birlikte Medine’nin kenar mahalleleri gezip gözetliyordu.
Fakir ve gecekondu bir evden sesler duymaya başladılar.
Yoksul ve kimsesiz oldukları konuşmalarından belli olan ana-kız müthiş bir tartışmaya tutulmuşlardı.
Ana, kızına, biraz daha fazla para elde etmek için sütün içine su katarak Hz. Ömer’e satmasını tenbihliyor.
Kızcağız, direniyor. Hayır, yapamam; bu İslam gelmeden önce yaptığınız bir aldatmadır, şimdi bunu yapamayız, çünkü Müslümanları aldatan bizden değildir buyurmuştu Allah Rasulü diyor. Hem Halife Ömer de yasaklamış böyle bir işi, diye hatırlatıyor kızcağız.
Ömer nereden görecek bizi, bu ıssız vakitte, beni dinle kat suyu sütün içine, diye kestirip atıyor anası.
Kızcağız direniyor.
Ömer bizi belki görmüyor ama Ömer ve bizim Rabbimiz olan Allah görüyor, o kanar mı, o aldanır mı, diyor.
Bu tartışmaların gölgesinde uyuya kalıyorlar.
Kızcağızın, bu Allah korkusu ve hesap anlayışı, adeta can evinden vuruyor Halife Ömer’i (ra)… Allah’a hamd ediyor Hz. Ömer.
Halife, yanıdaki arkadaşı ve danışmanına, bu kızcağız her türlü mükafatı hak etti değil mi ey Abdullah, diye soruyor. Evet hak etti, diyerek tasdik ediyor İbn Abbas.
Seher vakti olunca, o eve bir zabit gönderiyor Hz. Ömer. Sütü satın almasını istiyor. Bir de uygun vakitte anne-kız beraberce halifenin makamına uğramaları gerektiğini belirtiyor.
Süt, tertemiz, katkısızdır… Bir damla dahi su karışmamıştır.
Fakir kızcağızdaki bu imana ve Allah korkusuna şahit olan Hz. Ömer, onu kendi kızı yapmaya karar verir.
Hz. Ömer, kızı, oğlu Asım’a ister.
Kızcağız, fakir ve yoksul idi, gönlü zengin ve imanlıydı.
Hz. Ömer bu iman zenginliği sebebiyle ona talipli oldu ve oğlu Asım’a istedi.
Halifenin makamına gelen fakir ana-kız, Hz. Ömer’in teklifiyle adeta bayram yaparlar. Kızcağız mahcubiyet içerisinde teklifi kabul eder. Düğün dernek yapılır.
Nihayet nurtopu gibi bir kız çocuğu dünyaya gelir.
Bu nurtopu kız çocuğu, meğer İkinci Ömer diye nam salacak olan Ömer bin Abdülaziz’in anası olacak mübarek bir torundur.
Hz. Ömer’in sütçü kız olan gelininden doğan bebek, Ömer bin Abdülaziz’i dünyaya getiren mübarek anadır.
İşte imanın ve helal lokmanın bereket örneklerinden biri!
Bugün bu imana ve helal lokmaya, dünden daha çok muhtacız değil mi… Kaht-ı rical ile, adam kıtlığıyla kırılıyor dünya.
Yürekler kararıyor, dualar geri çevriliyor, gönüllerden ve hanelerden bereket çekiliyor. Dünya kuruyor.
Hak katında bir helal lokmanın yeşerten kudreti ne ise, bir haram lokmanın dünyanın bereketini yok etmedeki gücü de o nispette olsa gerektir… Anlayana.

(dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · hayat · hukuk · karsiliksiz cek · yorum

Burhan İŞCAN “cezamı ağırlaştır, suç işlemek istemiyorum “

Temmuz 28, 2009 · 1 Yorum

KANUNLARDA ISLAH FAKTÖRÜNÜN ÖNEMİ.
CAYDIRICILIK UNSURUNUN YETERSİZLİĞİ;
CEZA FAKTÖRÜ TEK BAŞINA SUÇUN OLUŞMASINA ENGEL TEŞKİL EDER Mi?

“Bizler tarihten bugüne yürütülmüş hak mücadelesinin nasıl işlediğini bilmek, onların tecrübelerinden ders çıkarmak ve daha az hata yapmak konusunda sorumluyuz.”

Yasalardaki cezalar artık suçları karşılıksız bırakmaktan çok; suçların yenilenmesi, doğruymuş gibi benimsenmesi, geliştirilmesi ve sürdürülmesi noktalarını kırabilecek orjinallikte ve işlevde bir ıslaha yol açmak zorundadır.
ISLAH FAKTÖRÜ GÖZETİLMEDEN YAPILAN YASALAR, HER ZAMAN MAĞDURLUKLARA SEBEP OLMUŞTUR. ZİRA SADECE CAYDIRICILIK OLARAK CEZA DÜŞÜNÜLMÜŞ, YADA SUÇUN OLUŞMAMASI İÇİN SADECE CAYDIRICILIK SALT TUTULMUŞTUR.
ÖRNEĞİN SİGARA YASAĞI İLE İGİLİ YASAYA BAKALIM. YASADA ISLAH FAKTÖRÜNÜN OLMAMASI, KAHVEHANE İŞLETİCİLERİ VE EĞLENCE YERLERİ İŞLETİCİLERİNİ MAĞDUR ETMİŞTİR. GEÇİMLERİNİ BU MEKANLARDAN SAĞLAYAN BU KİŞİLERİN EKMEK PARALARINI ELLERİNDEN ALMIŞTIR. OYSA ISLAH FAKTÖRÜ GÖZETİLSEYDİ, BU MEKANLARDA OLUŞTURULACAK DÜZENLEMELERE MÜSAADE EDİLECEK VE YASA MAĞDURLAR YARATMAYACAKTI.
ÇEK YASASINDA DA BENİM BİLDİĞİM EN AZ 15 YILLIK BİR SÜREDİR CEZA FAKTÖRÜ ÖN PLANDA TUTULMUŞ SORUNA ÇÖZÜM CEZALARIN ARTIRILMASI VE CAYDIRICILIĞIN SAĞLANMASI ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR.
BANKALARIN SORUMLULUK ALMASI, ÇEKİN KONTROLLÜ KULLANDIRILMASI ISLAH FAKTÖRLERİNDENDİR. SON OLARAK YARGITAY BAŞKANI İLERİ TARİHLİ ÇEK UYGULANMASININ YANLIŞLIĞINDAN BAHSETMİŞTİR. BU DA BİR ISLAH FAKTÖRÜDÜR.
BU YAZIM YİNE BİR KOLAJ ÇALIŞMASIDIR. BU YAZIMDA, ISLAH FAKTÖRÜNÜN ÖNEMİNDEN ZİYADE, BAŞKACA BAZI HUSUSLARDAN DA BAHSETTİM. OKUMANIZI ÖNEMLE BEKLİYORUM
DOSTLARIM; YAZILARIM SİZLERİ EZBERLERDEN KURTARACAĞI GİBİ BİLGİLENDİRECEK MÜCADELENİZE GÜÇ KATACAKTIR. BU YAZILARIM MAKSATLIDIR. SİZLER OKUDUKCA BİLİNÇLENDİKÇE HEM BENİ HEM KENDİNİZİ TANIRSINIZ. TANIŞ OLUR İŞİ KOLAY KILARIZ.
ZİRA SU UYUMAKTA DÜŞMAN UYUMAMAKTADIR.
DÜŞMAN KİMDİR? MAKSADI NEDİR VEYA NİÇİN DÜŞMANDIR?
BUNLAR BU YAZILARIMDA GÖRÜLECEKTİR.

Bir hukuk sistemi tarafından verilen cezaların niteliği o sistemin devlet felsefesi geleneğine dayandığı oranda cezalandırılan ve suç sayılan olgunun sosyolojisine de bağlıdır. Suç, sosyolojik olarak tanımlandığında toplumun üyesi olan bireyin eyleminin yanlışlığını ifade eder. Felsefi açıdan suç, niyeti ve sonuçları açısından düşünce tarihi boyunca yüceltilen insan olma durumuna ihanettir. Bu noktada ahlak yargıları ve insani varoluş açısından bir sorgulama söz konusudur. Başlığımız açısından önemle vurgulanmak istenen ise, suçun neden suç olduğu ve verilen cezanın ne ölçüde ceza olabildiğidir. Suç ve ceza ilişkisine çeşitli ahlak kuramlarına göre farklı tanımlar getirilebilir. Hukuk felsefesi açısından bu ilişki cezanın meşruluğu noktasında düğümlenmektedir. İnsanın özünün mükemmel olup olmadığı, insanın doğasının neliği, ahlaki kaygılarındaki yeterliliği, genel/temel ve bireysel erdemlilik durumları bu düğümü içinden çıkılmaz hale sokabilir.
Suç kavramının içerdiği anlam ve özellikleri ile buna karşı geliştirilen ceza sistemi, toplumların ve insanlığın geçirdiği sosyal, iktisadi ve politik dönüşümlere bağlı olarak değişik momentlerde farklı dönüşümlere sahne olur. İçinde bulunduğu sosyalin gerçeklikleri ölçüsünde ve gerekleri doğrultusunda ceza ve hukuk sistemi geliştiren toplumlar suça da içinde yaşadıkları momentin gözlükleriyle bakagelmişlerdir.
İNSANLIK
“Bizler tarihten bugüne yürütülmüş hak mücadelesinin nasıl işlediğini bilmek, onların tecrübelerinden ders çıkarmak ve daha az hata yapmak konusunda sorumluyuz.”

Çağdaş tarih felsefeleri tarihteki değişimleri ırk, çevre, ekonomi, din, kahramanlar vb. gibi harici faktörlerle açıklamaya çalışır. Bu felsefelere göre insanın tarih içinde mutlak bir rolü yoktur. Kur’an ise insan davranışlarının belirlenmesinde gerek dahili, gerek harici faktörlerin rolünü kabul eder, fakat bunlarla birlikte insanı etkileyen bu faktörlerin bizzat insan tarafından üretildiğini söylemektedir. Yani Kur’an tarihin direksiyonunu insana bırakır.

Mesela çevre ya da toplum faktörü hiç şüphesiz insanlar üzerinde etkilidir. Fakat Kur’an’ın tarih anlayışında içinde yaşanılan toplumu insanlar üretmektedir. İnsan toplum tarafından üretilmemektedir. Çünkü tarihi üretmede çevre ya da toplum ya da diğer niteliklerden önce insanın sahip olduğu bir fıtratı vardır. Ve bu fıtrat evrenseldir. Kur’an insanı kuşatan faktörler ne olursa olsun, insanı yeryüzünde ıslah göreviyle sorumlu tutar ve insanın yeryüzünde bu görevini yerine getirmek için muhtaç olduğu gücü fıtratından alacağını ifade eder.

Bunun yanında Kur’an toplumsal hareketlilikte ya da tarihin akışında hür iradenin yani insanın tercihinin belirlemediği olayları tarihi etkilemede doğrudan birer faktör olarak kabul etmez.

Örneğin; Kur’an ölüm olayının fizik bir gerçeklik olduğunu, bunun önüne geçilemeyeceğini, peygamberlerin bile ölümden muaf olmadığını hatırlattıktan sonra peygamberlerin ölümünün bile tek başına mutlak bir felaket sebebi olmaması gerektiğini, ayakta kalabilmenin şartları yerine getirilirse toplumun peygamberin yokluğunda da sağlıksız bir şekilde yaşamaya devam edebileceğini söyler. Kur’an bu tür fiziki faktörlerin tarihte insanlar için bir “sınama” olduğunu belirtir.

Kur’an’ın tarihi ahlakla temellendirmesinin sonucu olan bu nokta, onun tarihe bakışının en özgün yönlerinden birini teşkil eder ve modern tarih felsefelerinin “şuursuz tarih” anlayışlarından ayrıştırır. Kur’an, tarih anlayışının merkezine insan iradesini koymuştur; fakat bu iradenin yanında Allah’ın iradesinden, Allah’ın tarih içindeki davranışlarından, sünnetinden bahsetmiştir. Bu açıdan sünnetullah, tarihi anlamada merkezi bir anlam taşır.

Kur’an’a göre sünnetullah değişmezdir. Kur’an geçmiş toplumlar üzerinde geçerli olan bu yasaların, sünnetullahın bütün toplumlar için de geçerli olduğunu, toplumların bu yasaları bilerek hareket etmeleri gerektiğini belirtir. (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · hukuk · kanunlar · karsiliksiz cek · mahkeme karar · yorum

Burhan İŞCAN “Dayatmalar Cumhuriyeti”

Temmuz 27, 2009 · 6 Yorumlar

DAYATMALAR CUMHURİYETİ

Medeniyet târihinde iki kurum vardır ki bunların hüviyetini, mâhiyetini ve sonuçlarını kendi arzusuna ve irâdesine göre değiştirmek kimsenin ve hiçbir kurumun harcı değildir. Bunlar: din ile ilim’dir. İlmî gerçekler üretilmez, yalnızca keşfedilir; çünkü bunların varlığı bizden bağımsızdır. Semâvî dinlerde ise dinî gerçekler insanlara Cenâb-ı Hakk tarafından vahyedilir; bunların varlığı da bizden bağımsızdır. Bu bakımdan dinî ve ilmî gerçekler kendilerini ya da etkilerini kabûl ve idrâk edenlerin benliklerinin dışında yâni idrâk edenden de, bu idrâkden de ve bunu idrâk etmek için yararlanılan: hisler, gözlemler, ölçüm âletleri, akıl ve muhakeme etmenin kuralları ve benzeri araçların tümünden de bağımsız, onu gözleyip idrâk edebilecek akıl sâhibi tek bir varlık olmasa dahi var olmaya devam eden nesnelerdir.

Sahte özgürlüklere kanmayan, İslam”ın mutlak değerlerini eksiltmeyen, eklemeyen, istikamet levhalarını gereği gibi okuyup anlayabilenlere selam olsun…

“Islam’in önünde son büyük engel kalmıştır; o da Müslümanlar’dır”
ŞEKLİN ARKASINA SAKLANMIŞ SAHTEKARLARIN ALLAH’LA KANDIRMASI

İMTİYAZLI SINIF YARATMA MÜCADELELERİ VE BU MÜCADELENİN FİNANSI İÇİN GEREKLİ “YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI”
Komünizmin dayatmacı ideolojisinde komünistler, hakka ve hukuka riâyet etmeden: 1) cemiyetin ve devletin altyapısını zorla değiştirmekle, 2) insanların vicdanlarına ipotek koymakla, 3) üretim araçlarının mülkiyetini özel ve tüzel kişilerin elinden alıp devlete vermekle, 4) cemiyetin üst sınıflarını ortadan kaldırmakla, ve 5) bu yeni düzeni de parti-asker-polis diktasıyla kontrol altında tutmakla: A) yavaş yavaş değişip standartlaşan yeni ve uysal bir insan tipi ihdâs edebileceklerini ve B) bunda da hakları olduğunu vehmetmişlerdi.

Faşistler de, aynı şekilde: 1) cemiyeti ifsâd ettiklerine inandıkları insanları telef etmekle, 2) kendi nesillerini biyolojik kontrol altına almakla, 3) insanların vicdanlarına ipotek koymakla, ve 4) bu yeni düzeni de parti-asker-polis baskısıyla kontrol altında tutmakla: A) ideolojilerine uygun üstün bir ırk ihdâs edebileceklerini, ve B) bunda da hakları olduğunu vehmetmişlerdi.

Fakat bu dayatmalar ilânihâye yürümedi. Sert alman faşizmi ve ırkçılığı 12 yıl, ılıman italyan faşizmi 21 yıl ve emperyalist rus komünizmi de 74 yıl sürebildi. Hepsi de arkalarında: 1) huzursuzluk, 2) ekonomik sefâlet, 3) telef edilmiş milyonlarca insanın trajedisini bırakarak ve rezîl-ü rüsvây olarak yıkılıp gittiler. Târih bu kabil dayatmaların kaderlerinin eninde sonunda bu şekilde tecellî etmiş olduğunun ibret verici misâlleriyle doludur.

Bütün bu dayatmacı rejimlerin amaçlarına bakılacak olursa hepsi de 1) kendi dayatmacı ideolojilerine uygun, 2) kurulu düzeni sorgulamayan, 3) düzene tepkisi olmayan köle gibi itaatkār, 4) yeni bir insan tipi ihdâs etmek peşindeydiler. Açıkçası, bu ideolojilerde yöneticiler kendilerine lâyuhtî (aslā hatâ yapmaz) ve lâyüs’el (kendisine aslā bir sorumluluk yüklenemeyen ve de sorgulanamayan) ilâhlar ve insana da fizikî olarak her çeşit kalıba dökülebilecek alaelâde bir nesne gözüyle bakmaktaydılar. Bu ideolojiler insanın ve cemiyetin, isâbetli ve temkinli bir stratejinin dayandığı uzun vâdeli bir inkılâb (reform) sürecine göre ve de rahat ve huzur içinde, içine sindire sindire evrimleşmesinden yana değil, “Kurunun yanında yaş da yansa ne çıkar?” zihniyetiyle ve hakkı da hukuku da ortadan kaldıran bir devrimle bir anda değişmesinden yanaydılar. (dahası…)

Kategoriler: Burhan İşcan · Cek Magdurlari · cek · kanunlar · karsiliksiz cek · mahkeme karar · yorum