karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler

Haberleşme Alanı

Arkadaşlarım birbiriniz ile haberleşmek , not iletmek, fikir paylaşmak veya sırf günaydın demek için burayı kullanabiliriniz.

Bu kurallara uymanızı rica ediyorum.

  • Kişileri hedef almayınız.
  • Kimsenin e-posta sı, kişisel telefonu gibi bilgileri paylaşmayınız
  • Küfür, hakaret elbetteki bize yakışmaz.

Yorumlar onaylama için beklemeyecektir.  Aykırı kullanım durumunda sileceğim.

Önerdiğim yazılar

….

Avukat Rahmi OFLUOĞLU

Avukat Rahmi OFLUOĞLUAvukat Rahmi OFLUOĞLU

2,547 Yorum

2,547 cevap şu ana kadar ↓

  • Murat Ercan // Aralık 5, 2009 1:36 am | Yanıtla

    Arkadaşlar,bu dakika itibarı ile Çek Yasa Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.04 Aralık 2009, 22:00 Anlayabildiğim kadarı ile değişen hiç bir şey yok,şu an cezaevinde olan mağdur arkadaşlarımıza alacaklıyla anlaşmaları durumunda tahliye yolu göründü.Benim merak ettiğim konu aşağıda 1 aralık tarihinde çıkan bir haber vardı; haberde Bu yeni kanun çıktıktan sonra, çekten dolayı sorumlu olan kişi hesap sahibi olacak. Yani çekin üzerindeki imza sahibi değil. ifadesi tasarıda yer aldımı,aldı ise bunun tam açıklaması nedir,ltf. yorumlarmısınız.ben hesap sahibi değildim,şirket adına açılan hesaplara ait çeklerde imzam vardı….
    01 Aralık 2009 Salı, 17:48
    TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, Çek Kanunu’nda yapılacak değişiklikle hem alacaklıya hem de borçluya yeni imkanlar tanınacağını belirterek, yeni düzenlemeyle bankalara da önemli sorumluluklar yükleneceğini söyledi.
    Bayram ziyareti için geldiği Kastamonu’da gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Köylü, Çek Kanunu’ndaki değişiklik için çalışmaların büyük bir titizlikle sürdüğünü ifade etti. Köylü, değişiklikle ilgili şu bilgileri verdi:
    ”Yeni düzenlemeyle getirilen değişiklikler şöyle: Çekin karşılığı ödenmediği zaman doğrudan hapis cezası yok, para cezası var. Para cezası ödenmezse, genel hükümlere göre hapse çevriliyor. Bu yeni kanun çıktıktan sonra, çekten dolayı sorumlu olan kişi hesap sahibi olacak. Yani çekin üzerindeki imza sahibi değil. İmza sahibi aynı zamanda hesap sahibi de olabilir, o ayrı bir durum. Tüzel kişiler yani özellikle şirketlerde şirketin yönetim kurulu üyelerinden birisine bankada çek hesabı açılırken, o bir kişi görevlendirilecek. Banka, şirketin çek hesabından sorumlu olan kişiyi önceden bilecek. Şirket, bu görevlendirmeyi yapmadığı takdirde şirketin yöneticilerinin tamamı sorumlu olacak. Şirketin muhasebecisi sorumlu olmayacak.
    Eskiden ceza verilirken çekin üzerindeki rakam neyse o nazara alınıyordu. Yeni sistemde, çekin karşılıksız çıkan kısmı nazar alınarak ceza verilecek. Bir takım teknik düzenlemeler de olacak. Mesela, çekler ikiye ayrılıyor. Şahıs çekleri yani hamiline çekler ve ticari çekler… Bankaların daha dikkatli olması için bankalara bazı yükümlülükler getiriliyor.
    Çek yasağı bulunan kişiye çek verildiği takdirde bankaya ceza var. Ayrıca yasaklı olduğu halde çek kullanan kişiye de hapis cezası var. Buradan şu anlaşılıyor. Bundan sonra herkese rastgele çek verilmeyecek. Bankalar bu konuda çok titiz olacaklar.”
    Çek işlemi yapan kişilerin çek hesaplarının açık olacağını anlatan Köylü, bu hesabın, kişinin çek verebileceği kişilerce de görülebileceğini söyledi.
    ÇEK MAĞDURLARI
    Hakkı Köylü, ”çek mağduru” olarak ifade edilen kişilerin durumuna değinirken de şunları söyledi:
    ”Cezaevlerinde bu konu yüzünden şu anda 2 bin 118 kişi var. Bu son 15-20 günlük bir rakam. Biz, işte bu cezaevlerindeki kişiler için yeni bir düzenleme getireceğiz. 37 milyon çek kesilmiş. Bu rakamın içerisinde 1 milyon civarında dava var. Ama hapis yatan 2 bin kişi var. Davanın çok olması önemli değil. Sonuçta bunlar ödeniyor. Biz, yeni bir düzenleme getireceğiz. Çekini ödeyemeyip hapse düşenlere yeni bir imkan tanıyacağız. Asgari 1 yıl olmak kaydıyla yeni bir düzenleme yapılacak. Bu düzenleme ile eğer taraflar aralarında anlaşabilirse, kişi hakkında açılmış dava duracak. Soruşturma başlamışsa o duracak, ceza infaz ediliyorsa tahliye edilecek. O süre içerisinde ödenmesi beklenecek. Ödemediği taktirde soruşturma kaldığı yerden devam edecek. Zaman aşımı işlemeyecek. Ayrıca bu kişinin şikayet hakkı da ortadan kalkmayacak. Eğer, anlaşamazlarsa kanun ‘en az bir yıl süreyi’ ben veririm diyor. Bundan çok önemli bir fayda sağlanır. Bir çok kişi ‘biz hapisteyiz dışarıda olsak borcumuzu öderiz’ diyor. Buyursunlar ödesinler. Bu düzenleme ile alacaklının bir kaybı olmayacak. Alacaklıya alacağını tahsil edebilmesi için yeni bir imkan sağlanmış olacak. Aynı zamanda borçluya da borcunu ödeyebilmesi için bir imkan tanınacak.”

  • BAŞKENTLİ // Aralık 4, 2009 5:52 pm | Yanıtla

    http://www.aa.com.tr/tr/cek-yasa-tasarisi-komisyonda-2.html

    5 madde kabul edildi komisyonda 1500 güne kadar adli para cezası devam arkadaşlar.

    chp mv öztürk toplantıyı terk etti

  • duygu // Aralık 4, 2009 1:57 pm | Yanıtla

    arkadaşlar diğer sayfaya yoğunlaşalım,herkes kısa kısa notlar bıraksın!!!!!!

  • BAŞKENTLİ // Aralık 4, 2009 1:52 pm | Yanıtla

    ARKADAŞLAR A.A NIN SON DAKİKA HABERİNE GÖRE KOMİSYON GÖRÜŞMELERİ ÖZETİ

    5 İNCİ MADDE ÜZEİNDEKİ GÖRÜŞLER.

    CHP ORDU MV RAHMİ GÜNER,,adli para cezasının ve akabinde hapis cezasının kaldırılmasını istedi.

    KARAMAN MV MEVLÜT AKGÜN,,ceza şu aşamada muhafaza edilmeli,ancak gerekli alt yapı düzenlemeleri yapıldıktan sonra kaldırılmalıdır dedi.

    CHP ZONGULDAK MV,ALİ İHSAN KÖKTÜRK,,adli para ve hapis cezasının kaldırılmasını istedi.

    CHP AFYON MV HALİL ÜNLÜTEPE,,adli ceza kalkmalıdır dedi.

    MHP ORDU MV RIDVAN YALÇIN,,uzun vadede adli cezanın kaldırılabilecegini beyan etti

    AKP KASTAMONU MV HAKKI KÖYLÜ,,hapis cezasına karşı oldugunu ,ancak şu aşamada kaldırılmasının dogru olmadıgını söyledi.

    YARGITAY 10 DAİRESİ TETKİK HAKİMİ BİRSEN ELMAS,,karşılıksız çeke adli para yerine idari para cezası verilmesi gerektigini,yargıtayda 87 000 dosyanın oldugunu ve zaman aşımı kıskacında olduklarını beyan etti.

    VE TOPLANTIYA ARA VERİLDİ,,,,,

    (BAŞKENTLİ)

  • Admin // Aralık 4, 2009 11:51 am | Yanıtla

    arkadaşlar acil TV programı duyurumuzdur. çok acil destek verelim.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/12/04/rahmi-ofluoglu-ntv-e-cikiyor-destek-verelim-acildir/

    bankalar birliğide dahil olmak üzere taraflar katılacaktır.

    .

  • alone // Aralık 3, 2009 12:41 pm | Yanıtla

    yeni çek yasasında taahhüdü ihlalle ilgili bir düzenleme varmı bilgilendirebilirmisiniz

  • latin // Aralık 3, 2009 10:52 am | Yanıtla

    ben manisa dan hadi çıkalım caddelere sokaklara bizlere katılacak çok arkadaşlar var dır buna emin olun şerefiyle onuruyla yaşamak suçmu bu memlekette

  • tufan batır // Aralık 1, 2009 12:35 pm | Yanıtla

    ARKADAŞLAR DAHA NEYİ BEKLİYORUZ HADİ ARTIK. AĞLAMAYANA MEME VERMİYOR HÜKÜMET, ÇIKALIM MECLİSE GİDELİM SESİMİZİ Bİ ŞEKİLDE DUYURALIM. BİZLER DIŞARDAYIZ BELKİ AMA 2000 E YAKIN ARKADASIMIZ KARDEŞLERİMİZ CEZAEVLERİNDE ÇÜRÜYOR. BU DURUMA BİR SON VERELİM ARTIK. KORKU İÇİNDE YAŞAMAKTAN BIKTIK ARTIK. HÜKÜMET 8 AYDIR BİZLERİ AVUTMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYOR. ÇIKTI ÇIKACAK DERKEN 8 AYI GERİDE BIRAKTIK. BÖYLE BEKLEMEYE DEVAM EDERSEK Bİ 8-9 AY DAHA BEKLİYECEĞİZ GİBİ GELİYOR. HEP BERABER BİRLİK OLALIM. KANUNUN YASALAŞMASI İÇİN KONUŞMALAR VE MİTİNGLER DÜZENLEYELİM AİLELERİMİZ VE ÇOCUKLARIMIZLA BİRLİKTE GİDELİM MECLİSİN ÖNÜNDE SESİMİZİ DUYURALIM. HELE HELE DAĞDAN İNEN PKK ÖRGÜTÜNÜN MİLİTANLARI SUÇSUZLUĞUNDAN EMİN OLUNMAYAN BİR ŞEKİLDE SERBEST BIRAKILDIKTAN SONRA BU BİZİM EN DOĞAL HAKKIMIZ GİBİ GELİYOR BANA. DEVLETE SİLAH SIKAN MEHMETÇİĞİMİZE SİLAH SIKIP ŞEHİT EDEN KANI BOZUKLAR SERBEST DOLAŞIYOR BİZLER KUYRUĞUMUZU ALTIMIZA ALMIŞ NERDE GBT UYGULAMASINA TAKILACAM DA ALINIP CEZAEVİNE GÖTÜRELCEĞİM DİYE ÜRKEK ÜRKEK EVLERİMİZDEN DIŞARIYA ÇIKAMIYORUZ. HAK ADALET BU DEĞİL…
    220 BİN KİŞİ ÇEK MAĞDURU VAR HEP BERABER GİDİP İNFAZ BÜROLARINA BİZİ TUTUKLAYIN MI DİYELİM 70 BİN KAPASİTELİ CEZAEVLERİ 120 BİNE DAYANMIŞ DURUMDA, 200 BİN KİŞİ DAHA GİTSE NE OLUR ACABA ARTIK NÖBETLEŞE 2 SER 2SER SAAT UYUTURLAR HERALDE. :)
    BU DURUMA SON VERME ZMANI GELMİŞTİR. HAYDİ HEP BERABER…… :P

  • tarık // Kasım 29, 2009 4:16 pm | Yanıtla

    ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR…BÖYLE TEMELİN AVRADINI…BİR SUÇTAN CEZA YA VARDIR YA YOKTUR…ADAMA GÖRE KARAR VEREN HAKİMLERE YAZIKLAR OLSUN KARŞILIKSIZ ÇEKTEN KİMİ BERAT VERİYOR KİMİ HAPİS….YAZIKLAR OLSUN BU ÜLKEDE PARAN VARSA BEYDE SENSİN PAŞADA….DAĞDAN İNENE SORMAYACAKSIN KAÇ KİŞİ ÖLDÜRDÜN HEMEN SERBEST ESNAF ÇEKİNİ ÖDEYEMEMİŞ ACELE YAKALAYIN HAPSE YAZIKLAR OLSUN ÜLKEYE BAKIN GÜLLÜK GÜLİSTANLIK…..YAZIK tarık

  • hukukcu // Kasım 26, 2009 12:24 pm | Yanıtla

    HUKUK VE MAĞDURLAR CEMİYETİ
    Arkadaşlar hukuk falan yok güç kimin elindeyse He Man de o mağdurluksa herkes mağdur aha 1999 en klas bölümler daha ozamana kadar sosyal bölümlerdeydi kamu,hukuk,ulaslar arası ilişkiler 199 yılında sırf imam hatiplerde sosyal bilimler öğrencisi diye bu bölümleri EA1 adındada BİR STATÜYE TAŞIDILAR DAHA SONRADA (EA2) YAPARAK SOSYALCİLERİN HAKKI YENDİ 100000lerce öğrenci düz liselerde farklı katsayı koydular şimdi sadece imam hatipler ele alınıyor bu yanlış bütün düz liselilerin önünde farklı bölümler için saçma sapan bir katsayı modeli ve bir dava açtılar bu katsayı mağdurları ne oldu? DANIŞTAY DAVASINDA bu işe yök bakar bu kararı o alır dediler bu seferde yök karar aldı, Barolar dava açtı ,bu seferde Danıştay verdiği karara ters bir karar verek bu eşitlik değildir diyerek önceki kararla çelişti e şimdi nerde hukuk; hukuk yok arkadaşalar !her şey hukuk değil unutun bunu bu ülkede hukuk GÖLGELERİN GÜCÜ ADINA GÜÇ BENDE ARTIK YANİ HE-MAN KİMSE güçte onda

    • güççük emrah // Kasım 26, 2009 1:17 pm | Yanıtla

      paran varsa karnın doyar
      paran varsa adam yerine koyarlar
      paran varsa insansın arkadaşım
      sen parasızlık nedir bilirmisin
      sen paran olmadığı için alıcağına güvenip çek yazdın mı hiç
      çekini ödiyememenin acısını bilirmisin sen
      nerden bileceksin ki
      sizin gibiler için para hükmetmektir,ezmektir,aşşağılamaktır,zulm etmektir,yok etmektir
      herşeyi satın alabileceğinize inandığınız bir güçtür.
      biz bir kuru ekmeğini olmayanlarla bölüşen inançla yetişmiş bir toplumuz,parası yok diye hapse atmak,zulm etmek istiyenler bizden değildir,olamazlar.

      şimdi

      bir zamanlar oy dilendiğin biri vardı ya
      şimdi acıyarak baktığın o adam benim işte
      çek mağduru değilim ben
      çek in üstüne bu cinayeti yükleyip kaçmaya çalışan akp nin mağduruyum
      evet,evet ben bundan sonra çek mağduru değilim
      akp mağduruyum
      yanlış anlaşılmasın ben sonunda neden mağdur olduğumu anladım
      o yüzden bundan sonra mağduriyetimi artık doğru telaffuz ediceğim

  • bsa33 // Kasım 26, 2009 12:12 pm | Yanıtla

    memlekette çorbaya dönmüş hiçbir konu kalmadı…
    bir de erteleme vs çıkaracaklar tam olacak…

  • sk // Kasım 26, 2009 11:48 am | Yanıtla

    AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ CANİKLİ’NİN BASIN TOPLANTISI…

    AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Çek Yasa Tasarısında, ”Tarafların karşılıklı rızasıyla vadesinde ödenmeyen borcun belirli vadelerde ödenmesi konusunda anlaşması halinde yürütülen kovuşturma, soruşturma ve cezanın infazının ertelenmesini” önereceklerini belirterek, ‘yapmaya çalıştığımız, tarafları hem vade hem içerik konusunda mutabakata varacakları bir ortamı oluşturmaya teşvik etmektir” dedi.

    25 Kasım 2009 Çarşamba

    TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Canikli, halen TBMM Adalet
    Komisyonu gündeminde bulunan Çek Yasa Tasarısı üzerindeki çalışmalar ve önerileri
    hakkında bilgi verdi. Çekin Türkiye’de, dünya uygulamasından farklı olarak sadece
    ödeme aracı olarak değil, aynı zamanda mübadele aracı olarak kullanıldığına
    işaret eden Canikli, bu özelliğinden dolayı ileri vadeli çek tanzimine parasal
    fonksiyon kazandırdığını anlattı. Bu yönünün önemli ve kullanımının son derece
    yaygın olduğuna dikkati çeken Canikli, 2008 yılında kullanılan çek sayısını 34
    milyon 936 bin oLarak verdi. Canikli, bu rakamın 2007 yılında 30 milyon 106 bin,
    2006 yılında 26 milyon, 2009 Ekim sonu itibariyle ise 37 milyon 790 bin olarak
    gerçekleştiğini bildirdi.

    İleri tarihli çek uygulamasının Türkiye ve birkaç ülke dışında söz konusu
    olmadığınI, ancak kabul gördüğünü kaydeden Canikli, ”Ekonomideki bu ağırlığı
    gözardı etmek kesinlikle söz konusu değildir, yapılması gereken zaptı rapt altına
    almak, kurallara bağlamaktır. Geçmişte de böyle yapılmıştır zaten” dedi.

    CEZAEVİNDEKİ BU İNSANLARIN HEPSİ DOLANDIRICI MIDIR? DEĞİL İSE NEDEN HAPİSTELER?

    Yaygın kullanımına rağmen, Vadesinde ödenmeyen ve dava konusu yapılan çek
    sayısının 2000 yılında 262 bin, 2001′de 307 bin, 2002′de 177 bin, 2003′te 131
    bin, 2005′te 97 bin, 2006′da 115 bin, 2007′de 142 bin, 2008′de 160 bin, 2009
    yılının (10 aylık) Ekim ayı sonu itibariyle 240 bin olduğunu anlatan Canikli,
    tanzim edilen toplam çekle kıyaslandığında rakamların cüzi olduğunu vurguladı.

    BU ÜLKEDEKİ YETMİŞ MİLYONUN PARTİSİ OLDUĞUNUZU , HERKESİN HAKKINI KORUMAKTAN SİZ SORUMLUYKEN ZULÜM GÖREN BU İNSANLARDAN CÜZİ SAYIDA DEMEK HAKKINI NEREDEN BULUYORSUNUZ?

    -AF DÜŞÜNÜLMÜYOR-

    AF İSTEYEN YOK, NE LAF ANLAMAZ ADAMLARSINIZ.

    Çek Kanuna muhalefetten mahkum olan ve hapis cezası çekenlerin sayısının
    24 Kasım itibariyle 2 bin 116 kişi olduğunu kaydeden Canikli, şöyle konuştu:

    YOK KARDEŞİM, MUHALEFET FALAN DEĞİL, ADAM GİBİ AÇIK AÇIK SÖYLEYİN:

    BORCUNU ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN CEZAEVİNE KONULAN, HAPSEDİLEN, ÇOLUĞUNDAN ÇOÇUĞUNDAN AYRILAN, AİLELERİ PARÇALANAN ŞEKLİNDE

    ”Sadece 2009 yılında verilen mahkumiyet sayısının 60 bin, 2008 yılında
    110 bin olduğu dikkate alındığında, şu anda mahkum olarak cezası infaz
    edilenlerin sayısının çok cüzi rakamda kaldığı görülüyor. Tartışma esas
    itibariyle burada başlamaktadır. Şu anda mahkum olan 2 bin 116 kişi, haklarında
    mahkumiyet kararı verilen ve yargı süreci devam eden yüz binlerce kişi bu
    sıkıntılardan bu baskıdan kurtulmak istemektedir. Kendilerini ‘çek mağduru’
    olarak tanımlayan bu grubun sorunlarının giderilmesi için ciddi tartışma var.
    Belli bir kesim, uygulanan cezanın tamamen kaldırılması ve affedilmesini
    önermektedir. Bu ciddi ve ağırlıklı bir kesimdir.

    Biz kesinlikle bir af düşünmüyoruz.

    DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ ?

    Önereceğimiz düzenleme de af
    mahiyetinde değil, olamaz. Her şeyden önce bu bir özel hukuk ilişkisidir.

    BİZDE ONU SÖYLÜYORUZ DEVLET ÇIKSIN ARADAN.

    Taraflar edimlerini yerine getirmek üzere anlaşma yapmışlardır. Kamunun tek
    taraflı iradeyle bu özel ilişkiyi yönlendirmesi, değiştirmesi, bu dengeyi bozması
    kesinlikle söz konusu olamaz. Doğru değildir.

    HA ŞUNU BİLEYDİN.

    Kamu böyle bir şeye tevessül ettiği
    takdirde, bu dengenin bozulması nedeniyle hakları haleldar olanların haklarının
    tazmin edilmesi gerekir. Bu durumda alacaklı korumasız hale gelir.

    BORÇLUYU TEFECİLERDEN KORUMAYI BECEREMEMİYORUZ MU DEMEK İSTİYORSUNUZ

    Kamu ya da
    devlet ilke olarak özel ilişkiye müdahale edemez.”

    ETMESİN ZATEN, ADLİ PARA CEZASINI KALDIRIN.

    -AK PARTİ’NİN ÖNERİSİ-

    AK Parti’nin, ”Tarafların karşılıklı rızasıyla vadesinde ödenmeyen
    borcun belirli vadelerde ödenmesi konusunda anlaşması halinde yürütülen
    kovuşturma, soruşturma ve cezanın infazının ertelenmesini” önereceğini belirten
    Canikli, ”Sistem, borçlu ve alacaklının anlaşmasını sağlamak üzerine kurulu
    olacak. Yapmaya çalıştığımız, tarafları hem vade hem içerik konusunda mutabakata
    varacakları bir ortamı oluşturmaya teşvik etmektir” dedi.

    ”Bunu alacaklı ve borçlu her zaman yapabilir, bunun neresi yenilik?”
    denilebileceğine işaret eden Canikli, ”Mevcut mevzuata göre, bunu yaparlarsa,
    alacaklı anlaşma sonucunda şikayetinden vazgeçtiğinde korumasız hale gelmektedir.
    Yani, borçlu borcunu ödemediği takdirde hapis cezası ortadan kalkacağı için
    alacaklı korumasız hale gelmektedir. Önerimizle anlaşmanın şartlarının yerine
    getirilmemesi halinde, ertelenen kovuşturma, soruşturma ve infaz kaldığı yerden
    devam edecek. Bu süre içinde zaman aşımı da işlemeyecek” diye konuştu.

    HANİ ÖZEL HUKUKTU, ALACAKLI İLE BOÇLU ARASINDAKİ İLİŞKİYDİ,
    CEZAYI ALACAKLI MI VERİYOR Kİ İNFAZ KALDIĞI YERDEN DEVAM ETSİN

    Canikli, tarafların belirli bir vade konusunda anlaşamaması halinde kamu
    otoritesinin devreye gireceğini ve minimum bir süre tanıyacağını belirterek, bu
    sürenin henüz netleşmediğini, Komisyon ve Genel Kurulda yapılacak tartışmalarda
    nihai şeklini alacağını söyledi.

    Yapılacak düzenlemeyle borcun ödenmesinin amaçlandığına işaret eden
    Canikli, hapiste veya kaçak olan kişinin borcunu ödemesinin söz konusu
    olmadığını, alacaklının haklarının da tehlikeye düşürülmemesi gerektiğini,
    bunların ikisini formüle eden düzenlemenin önemli olduğunu anlattı.

    BOŞ LAF, BOŞ LAF. ADAM HAPİSTE SIFIRI TÜKETMİŞ, NE VERSİN DAHA, ALACAKLININ HAKKI BORÇLUSUNUN CANINI ALMAKSA İDAM CEZASINI GERİ GETİRİNDE HELALLEŞELİM.

    -”ÇEK KAYITLARI BİR MERKEZDE TUTULACAK”-

    Canikli, tasarıda yapılacak bir başka önemli düzenlemenin de çek
    tanzimine ilişkin kayıtların merkezi sistemde tutulması olduğunu ifade ederek,
    ”Bütün çek tanzimleri, çek düzenleyenler ve ödeme durumlarına ilişkin kayıtlar
    bir merkezde tutulacak. Herkes kendisine verilen şifreyle kendi kayıtlarını
    görerek, kişi isterse kendi kayıtlarının şifresini kullanarak dijital ortamda
    başkasına da gösterebilecek. Bu, alacaklı konuma geçecek olan kişinin, çeki
    tanzim eden kişinin kredibilitesini ve tahahhütlerinin ne kadarını yerine getirip
    getirmediğini görüp karar verecek. Bu bilgiler kamuya açık olmayacak” dedi.

    Yapılacak düzenlenmenin, ”Uzun vadede çek kullanımının ciddi anlamda
    zaptı rapt altına alınmasını ve sağlıklı kararlar verilmesinin önünü açacağını”

    HALA ANLAMIYORSUNUZ, HAPİS CEZASI KARŞILIKSIZ ÇEKİN ÖNÜNE GEÇEMEMİŞTİR. GEÇEMEYECEKTİR.

    EKONOMİK DENGELERİ İNSANLARIN ÖZGÜRLÜKLERİ ÜZERİNE KURMAK BECERİKSİZLİKTİR, İŞ BİLMEMEZLİKTİR.

    belirten Canikli, tasarının bayramdan sonra Komisyon gündemine gelmesini ve
    normal şartlar altında yılbaşından önce yasalaşmasını tahmin ettiklerini
    söyledi.

    Canikli, ”Düzenlemeyi geçici madde olarak yapacağız. Belirli tarihe
    kadar savcılığa intikal ettirilmiş dosyalar bundan faydalanacak. Bu tarih, geçmiş
    tarih olacak. Çünkü ileri tarih için yapılacak düzenleme, piyasa ve özel
    ilişkilerin gidişatını etkiler, yönlendirir. Böyle bir şey yapmak istemiyoruz”
    dedi.”

  • sk // Kasım 26, 2009 10:42 am | Yanıtla

    25 Kasım 2009 Çarşamba

    BİRİNCİ OTURUM

    Açılma Saati: 13.10

    BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

    KÂTİP ÜYELER: Fatih METİN (Bolu),Yusuf COŞKUN (Bingöl)

    ______0______

    BAŞKAN – Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23′üncü Birleşimini açıyorum.

    Y O K L A M A

    BAŞKAN – Elektronik cihazla yoklama yapacağız.

    Yoklama için üç dakika süre vereceğim.

    Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise yoklama pusulalarını görevli personel aracılığıyla üç dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

    Yoklama işlemini başlatıyorum.

    (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

    BAŞKAN -Toplantı yeter sayısı yoktur.

    Birleşime beş dakika ara veriyorum.

    Kapanma Saati: 13.15

    İKİNCİ OTURUM

    Açılma Saati: 13.24

    BAŞKAN: Başkan Vekili Meral AKŞENER

    KÂTİP ÜYELER: Bayram ÖZÇELİK (Burdur), Yusuf COŞKUN (Bingöl)

    —– 0 —–

    BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23′üncü Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

    -YOKLAMA-

    BAŞKAN – Yapılan ilk yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamamıştı.

    Şimdi yeniden elektronik cihazla yoklama yapacağız.

    Yoklama için üç dakika süre veriyorum, yoklama işlemini başlatıyorum.

    (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

    BAŞKAN – Yapılan ikinci yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamadığından, alınan karar gereğince kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 1 Aralık 2009 Salı günü saat 15.00′te toplanmak üzere birleşimi kapatıyorum.

    Kapanma Saati: 13.28

    çocuklarımın ekmek parasından vergi olarak kestiğiniz 1 kuruşu bile sizlere helal etmiyorum.

    yazıklar olsun.

    • a.b. // Kasım 26, 2009 10:54 am | Yanıtla

      malum arife öncesi çoluk çcuğa alış veriş yapılacak mübarek bayrama hazırlık yapılacak
      vicdanlarını meclisteki askılarına asıp
      gönül rahalığıyla kutlayacakları bir bayram var önlerinde
      bol bol hayır duası alıcaklarından eminim

  • eylem // Kasım 25, 2009 3:50 pm | Yanıtla

    merhabalar..

  • bsa33 // Kasım 25, 2009 11:41 am | Yanıtla

    şimdi habertürk’te haber vardı.
    “akp li vekillerin isteği üzerine başbakan çek mağdurlarına 1 yıl yerine 2 yıl süre verilmesini istemiş.
    mağdurlar 2 yılda borcunu öderse kurtulacakmış…
    mış…
    mış…”
    yahu bunlar gerçekten böyle bir düzenleme yapmak konusunda ciddi mi????
    komedi mi, dalga geçmek mi karar veremedim…

    • Admin // Kasım 25, 2009 11:52 am | Yanıtla

      dalga geçmiyorlar. anlayış bu idi. meclisde f. hanımın başbakan ile diyalogunu aktarmıştık. çeşitli sataşmalar olmuştu.

      F. hanımın aktardığı cümle, ağlamalarına verilen yanıt ” o çekler ödenecek. ” idi.

      hala yumuşak eylemler ile çözüm aranma vakti değildir.

    • sk // Kasım 25, 2009 12:20 pm | Yanıtla

      izledim, aynı şeyleri okuyorlar.
      3167 belası akepenin eline yüzüne bulaşmış.
      ne yapacaklarını bilmedikleri gibi birşey yapmak isteyip istemedikleri de ayrı bir soru?

  • bsa33 // Kasım 25, 2009 10:18 am | Yanıtla

    “günaydın..
    “”

  • ersin // Kasım 24, 2009 1:48 am | Yanıtla

    çek alacaklarımı alamadım.devlet kanunu koymuş,kanuna göre hareket ettim.devlet iyisini bilir dedim.kanun, alacağım olan kişiye (sen ersine karşılıksız çek kesmişsin.suçlusun.cezan çek miktarınca bana para ödeyeceksin.ersine olan borcun beni ilgilendirmez.bana parayı ödemezsen bakseni hapise atar orada çürütürüm)dedi.alacaklarımı alamayınca çek borçlarımı ödeyemedim.bu kez kanun bana(senin alacağını alamaman beni alakadar etmez.ödeyemediğin para kadar bana para ödemezsen bak seni katillerin teröristlerin yanına hapse atarım)dedi.ADALET MÜLKÜN TEMELİ DEĞİLMİYDİ.BANA BİRİNİZ BU TEMELİ GÖSTERSİN ALLAHINIZ AŞKINA

  • acil demokrasi // Kasım 22, 2009 11:02 pm | Yanıtla

    rahmiofluoglu // Kasım 19, 2009 10:16 pm | Yanıtla

    Bu sayfanın linkini Ali Riza Öztürk’e gönderdim. Yorumlarınızı okuyacaktır.
    Ali Riza Beyin Dernek çalışmalarından haberi var. Derneğin düzenleyeceği bir toplantıya katılmak istiyor. Admin bu konuyu tartışmaya açsın.,
    Nasıl, nerde ve kimlerle bir toplantı yapılsın ? Mesala Taksim’de bir otelde veya Bir belediyenin tahsis edeceği bir salonda.

    Toplantıya başka birileri davet edilsin mi?
    Toplantı için en iyi zamanlama nedir?

    Rahmi beyin önerisine ilgi göstermemiz gerekiyor
    bence herhangi bir belediyeden salon talebinde bulunabiliriz,bu talebimizi blogdan yayınlayabiliriz,ayrıca girişimlerde bulunabiliriz
    yasaya karşı olduğunu açıklayan chp den talepte bulunabiliriz
    zamanlama olarak bayramın hemen sonrasında bir tarih belirleyebiliriz
    toplantı konusu çek yasası ve anti demokratik uygulamalar olabilir
    katılım için tüm partilere,demokratik kitle örgütlerine,üniversitelere,baroya çağrıda bulunabiliriz
    konuşmacı olarak talepler alındıktan sonra karar verilebilir
    ev sahibi olarak dernek ve Rahmi bey organizasyonu üstlenmelidir diye düşünüyorum
    bu yetkiyi vermeliyiz
    dahada önemlisi konuya eğilmeli ve tartışmaya açmalıyız

    • elif // Kasım 22, 2009 11:13 pm | Yanıtla

      aslında kouyu sn admin tartışmaya açtı yeterince ilgi ve öneri gelmedi

      • acil demokrasi // Kasım 22, 2009 11:19 pm | Yanıtla

        aslında üzerinde önemle durmamız gereken bir konu
        bir milletvekili düzenleyeceğimiz toplantıya katılacağını beyan ediyor
        bu toplantının düzenlenmesini istiyorum ve toplantıyla ilişkin önerilerim şunlardır gibi mesajlarla katılımı sağlamalıyız diye düşünüyorum
        bunu yapması gereken blog izleyicileridir

    • eylem // Kasım 24, 2009 10:22 am | Yanıtla

      kesinlikle doğru olacağını düşünüyorum.sn.acil demokrasi.
      toplantı alt başlıklarınıda buradan belirleyelim.

  • sk // Kasım 22, 2009 4:06 pm | Yanıtla

    devlet adam öldürüyor

    yürürlükte bile olmayan bir kanuna dayanarak,
    savunmasını bile almadan hapis cezası vererek,
    anayasaya aykırı hileli bir kanunla

    benim kardeşimi çürütüyor, öldürüyor.

    TC DEVLETİ ADAM ÖLDÜRÜYOR

  • Admin // Kasım 21, 2009 3:46 pm | Yanıtla

    my way // Kasım 21, 2009 12:32 pm | Yanıtla

    değerli admin

    hepimizin bildiği gerçek çek yasası konusunda sonuca yaklaştık…NTV de iyimayanın yaptığı açıklama da bunu işaret ediyor…

    siteye önderlik ettiğinize göre somut bişeyler yapmaya insanları yönlendirmeniz gerekmiyor mu?

    bu söylediklerim dernek için de geçerli dernek somut eylemini çek yasası meclisten çıktıktan sonra mı yapacak?

    sadece yapıcı bir eleştiri olarak alınız…

    • Admin // Kasım 21, 2009 3:46 pm | Yanıtla

      Admin // Kasım 21, 2009 3:45 pm | Yanıtla

      merhaba her eleştiri yapıcıdır. Bende aynı fikirdeyim.

      açlık grevi, boğaz köprüsünde yol kesmeye kadar en sert ve para gerektirmeyen eylemleri bizzat öneriyorum.

      her türlü eylem önerisini getirin. Jenardi, Cüneyt gayet iyi biliyor. her türlü hukuka dayalı eylemi DESTEKLİYORUM.

      yeterki bölünmeyelim.

  • Admin // Kasım 21, 2009 3:43 pm | Yanıtla

    Realist // Kasım 21, 2009 12:44 pm | Yanıtla

    SİZİN HABERİNİZ YOK.çok yol alındı .biz zaten birliğiz siz birlik istiyorsanız bize katılın
    KOSİAD TEL 0216 4553963-64

    Baya yol almışsın belli topladığın aidat paralarıyla ödeyemediğin kaç çekini ödedin, çeklerini ödeyememiş kaç kişi hakkında savcılığa suç duyurusu yaptın cezaevine attırdın baya yol almışsındır para gelmeye başladı artık.

    işiniz gücünüz otel lobilerinde toplanıp yemek yemek akp de şu anda kızılcahamada toplanıp tatil yapıyor, zihniyet aynı, ayniyet aynı, tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş. saygılarımı sunmuyorum sizlere

    • Admin // Kasım 21, 2009 3:43 pm | Yanıtla

      Admin // Kasım 21, 2009 3:41 pm | Yanıtla

      tam yeri ve zamanıdır. mağdurlar bölünün. bölününki daha kolay ezilesiniz.

      blogun okunduğunu biliyorsunuz. buda yazılı kanıtı olarak kalsın.

  • Admin // Kasım 21, 2009 3:37 pm | Yanıtla

    CANKA // Kasım 21, 2009 1:16 pm | Yanıtla

    ARKADAŞLAR SİZLERDE MAĞDURİYETLERİNİZİ SN.BAŞBAKANIMIZIN DİKKATİNE YAZARAK LÜTFEN VERECEĞİM NOYA FAX ÇEKELİM YADA TELEFON AÇALIM.SESİMİZİ BAŞBAKANIMIZA DİREK SORUNLARIMIZI İLETELİM.BİLİYORSUNUZ O DEDİĞİ AN BU İŞ BİTER

    Kızılcahamam Asya Termal Otel
    Telefon: 0312 736 40 00
    Fax: 0312 736 69 49

    • Admin // Kasım 21, 2009 3:38 pm | Yanıtla

      Admin // Kasım 21, 2009 3:36 pm | Yanıtla

      Canka ve diğer arkadaşlar.

      şunu söylüyorum. Burası bir özgür platformdur. ben buranın kurucusuyum. kendi dünya görüşüme göre yazılar sunuyorum. Buranın ana sahibi sizsiniz.

      ben lider değlim. öyle bir niyetimde yok.

      baştan beri, lider önerimi söyledim.

      eylemler konusunda açık olarak tekrar söylüyorum. HAKSIZLIĞA KARŞI eylem yapan herkesin yanındayım.

      Blog yayın yaptığı sürece, hukuka uygun her türlü eylem çağrısını desteklerim, yayınlarım.

      CANKA ‘nın söylediği doğrudur. Maalesef doğrudur.

      Benim söylediğimde doğrudur. Durumunuza uyan tüm eylemlere katılınız.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:50 am | Yanıtla

    Timur // Kasım 19, 2009 7:21 pm | Yanıtla

    Biraz once SN.ALI RIZA OZTURKU arayarak aciklamalarindan dolayi tesekkur ettim.Bundan sonrada bu yasanin duzeltilmesi icin bize destek vermelerini istedim.oda biz zaten CHP olarak bu yasanin duzeltilmesinden ve hapis cezasinin kaldirilmasindan yanayiz ama sunu bilinki AKP hapis cezasinin devam etmesini istiyor dedi.Bende kendisine fransadan aradigimi ve burdaki cek sisteminden bahsettim oda her seyi bildigini magduriyetlerden haberdar oldugunu belirtti ve ellerinden geleni yapacaklarini belirtti

    ..

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:44 am | Yanıtla

    rahmiofluoglu // Kasım 19, 2009 10:16 pm | Yanıtla

    Bu sayfanın linkini Ali Riza Öztürk’e gönderdim. Yorumlarınızı okuyacaktır.
    Ali Riza Beyin Dernek çalışmalarından haberi var. Derneğin düzenleyeceği bir toplantıya katılmak istiyor. Admin bu konuyu tartışmaya açsın.,
    Nasıl, nerde ve kimlerle bir toplantı yapılsın ? Mesala Taksim’de bir otelde veya Bir belediyenin tahsis edeceği bir salonda.

    Toplantıya başka birileri davet edilsin mi?
    Toplantı için en iyi zamanlama nedir?

    • Admin // Kasım 21, 2009 4:53 pm | Yanıtla

      rahmiofluoglu // Kasım 21, 2009 3:24 pm | Yanıtla

      Cumhuriyet 21.11.2009
      PARA-META-PARA

      MUSTAFA SÖNMEZ

      Çizgilerle Karl Marx

      Küresel kriz, son 30 yıla damgasını vuran neoliberal amentüyü de berhava etti, çökertti. Piyasanın her şeye kadir olduğunu, her şeyin metalaştırılıp özelleştirilmesinin, ticarileştirilmesinin en ideali olduğunu, devletin her tür müdahaleden uzaklaştırıldığı takdirde, kaynakların en etkin biçimde kullanılıp dağılacağını, bunun da topluma azami refahı getireceğini vaat eden inanış, iman, krizle dümdüz oldu. Küresel deprem ile birlikte piyasaperestler hemen burjuva devletlerine sarılıp kurtarma operasyonları istediler ve piyasanın her şeye kadir olduğu inançlarında da böylece inkâra gittiler. Şimdi, krizi aşmada başrol devlette ve bir hesaplamaya göre, bugüne kadar çeşitli biçimlerde devletçe kriz ateşini söndürmek için yapılan müdahalelerin faturası 10 trilyon doları geçmiş durumda… Ama kriz, aşılmak bir yana, yeni bir dip yapmaya yönelişte…

      ***

      Piyasaya iman, neoliberalizme inanç, paradigma, krizle birlikte iflas edip yerle bir olunca, dünyayı anlama merakı, ihtiyacı, sırt dönülmüş teoriye yeniden dönüşü getirdi. Krizi, kapitalizme içkin bir olgu olarak tanımlayan Marksizm, günümüz krizini anlamak, dahası koşulları dönüştürmek isteyenler için yeniden bir pusula, bir yol haritası…

      Şimdi, Marx’a, Engels’e, Marksist düşünceye katkı yapmış teorisyenlere ait eserlere yöneliş yeniden revaçta. Kapital’i, tarihsel maddeciliği yeniden keşfetmeye, dünyayı anlama ve değiştirme çabalarını bu perspektiften gerçekleştirme çabalarına dönüş yaşanıyor. Kapitalizmin iyice ayrıntılandırılmış işbölümü ile yoksullaştırılmış, tembelleştirilmiş, dumura uğratılmış genç beyinlerin, Kapital gibi bir çetin cevizi anlama ve yorumlamaları belki biraz zaman alacak, daha zor olacak, ama olacak… Teknolojinin medya endüstrisine kazandırdığı yeni kolaylıkları, bu zoru aşmada kullanmak niye söz konusu olmasın? Dünyayı anlama çabası, merakı, ısrarı, Kapital’i okumada, anlamada, görsel kültürden yararlanmayı da akıllara getirdi ve bunun sonucu olarak , “Çizgilerle Marx” çabaları yeni ürünler ortaya çıkardı, iyi de oldu…Bu yayın çabalarından iki tanesi Yordam Yayınları tarafından çevrilerek okura kazandırıldı bile…

      ***

      160 yaşını geride bırakan Komünist Manifesto, bilimsel sosyalizmin en önemli program belgelerinden… Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto’nun ilk basımı 1848 Şubatı’nda Londra’da yayımlandı. O tarihten bugüne belli başlı dünya dillerinde sayısız basımı yapıldı, bugün de yaygın bir ilginin konusu olmaya devam ediyor.

      Yordam Kitap, eserin yayımlanışının 160. yılında Komünist Manifesto ve Hakkında Yazılar başlığıyla sunduğu kapsamlı derlemenin hemen ardından Manifesto’yu çizgilerle canlandıran bir çalışmayı da üretti. Çeviriyi, Marksist yazına yılları bulan önemli katkıların sahibi Nail Satlıgan yapmış. Dolayısıyla güvenilir bir çeviri… Manifesto’nun metni sayfalarda akarken ünlü İtalyan çizeri Marcenaro’nun başarılı çizgileri eseri hakkıyla yorumluyor.

      Çizer Marcenaro’nun, işçi sınıfı ve burjuvazi tiplemeleri, kitap boyunca süren kıyasıya polemikleriyle, temsil ettikleri sınıfların bakış açılarını, çeşitli konulardaki tutumlarını, ahlak anlayışlarını yalın bir biçimde yansıtıyorlar…

      ***

      Yordam’ın bir diğer “Çizgilerle Marx” çalışmasında, Kapital, manga (Japonlara has çizgi roman) formunda öyküleştiriliyor. Kapital’in özü ve temel kavramları, bir peynir fabrikasındaki üretim süreçleri etrafında gelişen çarpıcı bir öyküyle iç içe anlatılıyor ve böylece genellikle çetin ceviz Kapital, çok geniş bir okur kitlesinin ilgi odağı haline geliyor. Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan bu çalışmanın özgün basımı Aralık 2008’de Japon yayınevi East Press tarafından gerçekleştirilmiş. İçeriği ve kurgusu kadar görselliğiyle de ilgi çeken eserin yayını dünya çapında büyük yankılar yarattı. Japonca aslından H. Can Erkin’in özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan kitapla Kapital’in teorik özü ve kavramları rahat okunur bir tarzda okurların dikkatine sunuluyor. Kapital’deki tüm kavramların bir çizgi-romanda anlatılabilmesi tabii ki mümkün değil, gerekli de değil. ‘20 dakikalık’ Manga-Kapital, ‘Das Capital’in özeti değil, sadece Kapital’de altı çizilen belli başlı kavramların ışığında öykü edilen bir durumun çizgileştirilme çabası…

      Gençlerden yetişkinlere, herkese hitap eden bu çizgi çalışmalarını yenilerinin izleyeceğini umuyorum…

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:44 am | Yanıtla

    Bekir // Kasım 20, 2009 8:55 am | Yanıtla

    Şu anda karşılıksız çekten dolayı ceza almış bulunan birçok kişi ekonomik krizin etkisiyle bu hale düşmüş bir haldedir. Hal böyleiken; iktidarın bu duruma düşmüş insanları hapisle cezalandırmaya çalışmasına anlam vermek mümkün değildir. Zira bu insanların bu duruma düşmelerinin önemli nedenlerinden bir tanesi de kendileridir. Bu sebeple hapis cezasını kaldırmak zorundadır. Gelin görün ki iktidar şaşalayıp duruyor. Az birşey bir yerlerden baskı geldiğinde farklı yönlere yöneliyor. Hepsi biliyor böylesi bir cezanın hukuk düzenine aykırı olduğunu. Hepsi biliyor da onurlu duruşu CHP seslendiriyor. Varoşların içinden çıktıklarını iddia edip varoşların sesi olduğunu söyleyen Parti; burjuvanın isteklerini yerine getirirken bürokratik oligarşi ile adı sıkça anılan CHP varoşun sesine kulak verip onurluca burjuvaya karşı çıkıyor.

    Ali Rıza ÖZTÜRK’e yürek dolusu sevgiler sunuyorum.
    Teşekkürler…Milletin Vekili olmanın gereğini yerine getirdiğiniz için…

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:43 am | Yanıtla

    göndeririz.
    reyhan // Kasım 20, 2009 11:06 am | Yanıtla

    KARŞILIKSIZ ÇEKTEN CEZA YİYEN VE KAÇARAK SONUÇ BEKLEYEN HER TÜRK VATANDAŞI İÇİN EMEK SARFEDEN HERKEZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM. benimde kardeşim EGE ÜNV. TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİnden 1. likle mezun olduktan sonra,2 yıl kadar mezun olduğu üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapmış, vatani görevini yaptıktan sonra ticaret hayatına atılmış.A.O.S.Bölgesinde 800 kişiye ssk lı olarak çalışma imkanı sağlayıp, himayesinde birçok aileye gelir temin etmiştir. Önce tekstil sektörünün krizinden kurtulmaya çalışırken,daha sonra Türkiye genelindeki ekonomik krize yakalanmış. elindeki çekleri tahsil edemediği için kendi çeklerini de ödeyemediğinden, karşılıksız çekleri yüzünden 2 yıl,2 aydır cezaevinde bulunmaktadır. kardeşim ceza evinde iken annem üzüntüsünden amansız kanser hastalığına yakalanmış ve 10.8.2009 tarihinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.Annemizin hastalığında Adalet Bakanlığına-ceza ve tevkif evleri genel müdürüne-yatmakta olduğu cezaevi müdürüne ve savcılığına, kardeşimin iznli olarak refakatçi eşliğinde annemizle helallaşmak için gönderilmesi için dilekçe yazıp gönderdim. kanunen hakkı olmasına rağmen ne gönderdiler, ne de bir cevap verdiler ve ana-oğul helalleşmeden hasret gittiler birbirlerine, şimdi babamız rahatsız… kardeşimin 2 oğlunun ve eşinin psikolojileri tamamen bozulmuş durumda…daha kaç ailenin canı bu şekilde yanacak?..kaç aile dağılacak?…kaç ana-baba evladına hasret öbür dünyaya göç edecek? ARTIK ŞU ÇEK YASASINI BİR AN EVVEL ÇIKARTSINLAR…aileler toplansın yaralarını sarsın. Çeklerin karşılığını ödeyebilseler neden hapis yatsınlar? 2 fabrika-ev-araba hiçbirşey kalmadı..bir güvenceleri yok. nasıl iş bulup çalışacaklar? 1 yıl içinde borçlarını nasıl toparlayıp ödeyecekler? sayın milletvekillerimiz bunları hiç düşünmüyorlar mı? kendilerinden olan biri zor durumda olsa hemen kişiye özel alel acele yasa çıkartıp kurtarıyorlar(erbakan gibi) neden ticaretle uğraşan sade vatandaşa biraz kolaylık gösterilmiyor da hapis cezası uygulanıyor? BİTSİN ARTIK BU ZULÜM BİR AN ÖNCE BU YASALAR UYUMLU HALE GETİRİLSİN, BİZDE BİRAZ HUZUR BULALIM. Ayrıca ALİ RIZA ÖZTÜRK beye cesaretinden dolayı teşekkür ederim. bu cesaretin devamını bekliyoruz…Saygılarımla.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:42 am | Yanıtla

    elif // Kasım 20, 2009 4:19 pm

    Gerçeker: Yargı bağımsız değilANKARA Milliyet

    güncellenme zamanı 20.11.2009

    Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yargı bağımsızlığıyla ilgili sıkıntılar bulunduğunu belirterek, “Yüksek mahkemeler tamamen bağımsız, ona söyleyecek sözümüz yok, ama adliyeler ve ilk derece mahkemelere geldiğimiz zaman tam bağımsız olduğunu söylemek mümkün değil” dedi

    Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, gündeme ilişkin konuları değerlendirdi. Star TV Ana Haber’de dün Murat Çelik’in sorularını yanıtlayan Gerçeker’in öne çıkan açıklamaları şöyle:

    YARGI BAĞIMSIZLIĞI: Yüksek mahkemeler tamamen bağımsız, ona söyleyecek sözümüz yok, ama adliyeler ve ilk derece mahkemelere geldiğimiz zaman tam bağımsız olduğunu söylemek mümkün değil. Orada sıkıntılar var zaten. Teftiş Kurulu, Adalet Bakanlığı’na bağlı, soruşturma iznini veren Adalet Bakanı. O zaman yargının tam bağımsız olduğundan nasıl bahsedeceğiz. Adalet Bakanı’na bağlı müfettişlerin mahkemeden karar alarak, iletişimin dinlenmesi yoluna gitmesi yargı bağımsızlığıyla bağdaşmıyor.
    MUHALEFETTE BAŞKA…: Muhalefette iken her parti, savunduğumuz şeylerin gayet doğru olduğunu, yargı bağımsızlığının en uygun sistem olduğunu kabul ediyorlar, ama iktidara geldikleri zaman o yetkiyi devretmek istemiyorlar.
    SAVUNUR HALE GELMEK: Cumhuriyet’in temel ilkelerini savunur hale gelmek üzülmemiz gereken bir şey.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:42 am | Yanıtla

    erenus // Kasım 20, 2009 1:42 pm | Yanıtla

    mevcut siyaset ve iktidar ülkeyi yavaş yavaş kaosa götürmektedir.vatandaş canı yandıkça gelişen olayları görebilmektedir.bu ülkeye tek partili iktidar yaramıyor.varoşlardan çıktım diye siyaset yapanlar anında değişebiliyor ve sermaye ile içli dışlı olabiliyor.erken seçim olsada hakedenler hakettiği yere gelse.vatandaş eski vatandaş değil.çek yasasından doğan para cezaları hukuğa aykırı.mağdurların içi kan ağlıyor.bu rezaleti sona erdirmezlerse çok kişi ve ailelerin lanetleri hep üzerlerinde olacaktır.saygılarımla.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:41 am | Yanıtla

    Serdar // Kasım 20, 2009 3:44 pm | Yanıtla

    Sn.Ali Rıza Öztürk,
    Sn. Vekilim,

    Öncelikle konu üzerindeki ilginiz için tüm çek mağdurları adına teşekkür ederim.

    Kredi kartı, senet, fatura, tüketici kredisi, ticari kredi, bireysel kredi, poliçe , konut kredisi gibi onlarca borçlanma araçları içerisinde sadece karşılıksız çekte hapis cezası uygulanmaktadır. Çekin vadeli senet gibi bir borçlanma aracı olduğu devlet tarafından bile kabül edilmiş olmasına rağmen halen çek bedeli kadar adli para cezaları uygulanmakta ve sanığın savunma hakkına bile saygı duyulmadan cezalar verilip insanlar hapsedilmektedir.
    Çoğu bankaların, faktoringlerin ve gayriresmi tefecilerin elllerinde olan bu çekler adeta asliye ceza mahkemelerinin kabusu olmuş ve sistemi tıkamıştır.
    Yaşanan ekonomik krizin atlatılması için dünyadaki tüm gelişmiş ülkeler özellikle kobi boyutundaki şirketlere finansal destek veririken Türkiyede alacağını alamamış, işyeri kapanmış, evine ekmek parası götürmekte zorlanan insanlarımızı borcundan dolayı savunmalarına bile itibar etmeden yargılayıp cezaevlerine yer olsun olmasın tıkmaktayız.

    Bankaların rekor karlar açıkladığı, faktoringlerin ve tefecilerin son hızla vadeli çekleri kırdığı şu ortamda yüzbinlerce çek mağdurunun asliye ceza mahkemelerinde yargılanıyo olmasıda ayrıca düşündürücü bir durumdur. Bu durum kurulmuş olan sistemin kimi beslediğini, kimin adına çalıştığını açıkça göstermektedir.

    Hükümetimiz alacaklı haklarınında gözetilmesi gerekir derken kendi adına ceza kesip tahsil etmekte, tahsil edemediği paraların karşılığınıda hapis cezası vererek tahsil etmektedir. Oysa 31.12.2008 tarihi itibari ile yeni TCKya uyum sağlaması gereken 3167 sayılı yasada gerekli değişiklikler yapılmamış ve aynı adliye içinde bazı mahkemeler ceza veririken bazı mahkemeler beraat kararı vermektedir. Cezavelerinde aynı koğuşta aynı suçtan yatan bir mahküm salıverilirken diğer mahkümlar yatmaya devam etmektedir. Bu hukuk bunalımı aynı zamanda insan haklarına aykırıdır.

    Sn. Vekilim, bizler yıllarca ticaret yapmış, istihdam yaratmış, vergi ssk ödemiş ama özellikle yaşanan son ekonomik krizde kredileri geri çağrılmış, çekleri erken takasa konmuş, alacağını tahsil edememiş ve hükümetin gerekli müdahaleleri zamanında yapamamasından dolayı iflas etmiş, ticari itibarını kaybetmiş çevresinde sorunlu insanlar olarak görülen iş adamlarıyız. Bizler borçluyuz ama suçlu değiliz.

    Halen haberleri basına yansıyan ve bizleri hergeçen gün daha fazla ümitsizliğe iten yeni kanun tasarısı konusunda sizden destek istiyoruz. Alacaklı ile anlaş ve 1 yılda öde yada devlete 1 yılda öde gibi geçici, hiçbir mantığı bulunmayan, mevcut durumun pansumanından başka bir değişiklik içermeyen yeni bir tasarı sıkıntımızı dahada arttıracaktır. Bu şartlar zaten vardır. Parası olan borçlu zaten alacaklı ile anlaşıp hapisten kurtulmaktadır. Devlette zaten adli para cezasına 4 taksit uygulamaktadır. Bu taksit sayısını 12 çıkarmak neyi değiştirirki ?Asıl sorun peşinde icra avukatları ve haciz memurları dolaşan, işini gücünü kaybetmiş, ailesine bakacak kadar bile para kazanamayan sanıklar yada tutuklulardır. Hapisten çıkar çıkmaz kim borç ödiyebilirki ?

    Sadece Türkiye’ye özgü olan karşılıkısız çekte hapis cezası uygulaması insanlık ayıbıdır. Katillerle, dolandırıcılarla, hırsızlarla, psikopatlarla aynı koğuşta soğuk betonun üzerinde ranza şansı bile verilmeden cezalandırılan Türk işadamları iflas etmiş bile olsalar suçlu olarak görülüp aynı şarlarda cezalandırılamaz. Bu durum hem çok acı hemde çok yanlıştır, bu yanlışı düzeltmek için başta sizden olmak kaydı ile tüm vekillerimizden destek istiyoruz.

    Saygılarımızla,

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:40 am | Yanıtla

    elif // Kasım 20, 2009 4:12 pm | Yanıtla

    Çeki alan mı, veren mi mağdur?

    Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ”çek mağduru” ifadesinin muğlak olduğunu belirterek, …
    20 Kasım 2009 Cuma 15:08
    Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ”çek mağduru” ifadesinin muğlak olduğunu belirterek, ”Çeki alan mı veren mi mağdur? Ümit ediyorum en yakın zamanda buna ilişkin bir düzenlemeyi Meclise getireceğiz” dedi.

    Şimşek, TBMM Genel Kurulunda Sayıştay Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin görüşmelerinde, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
    ”Çek mağduru” ifadesinin muğlak olduğunu kaydeden Şimşek, ”Çeki alan mı veren mi mağdur? Bu tartışılabilir” dedi.

    Buna ilişkin düzenleme üzerinde şu anda çalışıldığını, konunun, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda da tartışıldığını vurgulayan Şimşek, ” Ümit ediyorum en yakın zamanda buna ilişkin bir düzenlemeyi Meclise getireceğiz. Hem çek verenleri hem çek alanları koruyacak şekilde bir düzenleme yapmak, ne kadar mümkün ona bakacağız” diye konuştu.

    VERGİ AFLARINA KARŞIYIM
    Af beklentilerinin, vergide uyumu zorlaştırdığına işaret eden Şimşek, Maliye Bakanı olarak vergi aflarına karşı olduğunu dile getirdi.

    Bakan Şimşek, ”Spesifik olarak, Gelir İdaresine belli çerçevede yetki verirsin; hiçbir zaman kamu alacağının reel değerinin altında olmaması koşuluyla, devleti zarara uğratmayacak şekilde bir düzenleme yaparsınız. O çerçevede firma bazında yapılandırma yapılırsa, uyumu zorlaştırmaz. Belki çok büyük adaletsizliklere de yol açmaz. Ama genel alacak vergi yapılandırmaları, uyumda sıkıntı yaratıyor. Fedakarlık yapıp, parayı bulup vergi ödeyenlere karşı büyük haksızlık oluyor” diye konuştu.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:39 am | Yanıtla

    cabir // Kasım 20, 2009 8:12 pm | Yanıtla

    ah be ESRA kardeşim,,,

    bend 20 yıl ticaret hayıtının içinde yer aldım belki yanımda 1000 lerce insan çalıştırdım devlet bizi krize soktu cezasınıda bize çektiriyorlar 7 ay yattım cezaevinde o kadar ticari hayat o kadar iş o kadar devlete vergisi sigortası öde öde kalk sonra seni adam öldürenlerin, hırsızların, yanına koysunlar sonrada orda kalk tuvaletlerini temizle bulaşıklarını yıka biz bu ülke için neler yaptık TÜRKİYE CUMHURİYETİ bize neler yaptırdı
    yazıklar olsun bunları bize yaptıranlara BEN ALİ BABACAN DAN ÜMİTLİYİM inşallah doğru kararı verecektir. Tüm adli para cezalarını kaldırıp bundan sonra yani kanunun
    çıktıktan sonra da çeke ne ağır ceza verirseler versinler ama geçmişi temizlemek zorundalar bunları biz isteyerek yapmadık YAPTIRDILAR YAPTIRANDA DEVLETİN TA KENDİSİ BİZİ BATIRAN TA KENDİSİ …… geçmişi silsinler gelcek içinde isterse çeke idam versinler
    idamı göze alan çekini keser tabi bu ülkede buna cesareti olan tüccar işletmeci, müteşebbis kalırsa

    en derin saygılarımla,,,,

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:39 am | Yanıtla

    esra // Kasım 20, 2009 6:19 pm | Yanıtla

    CABİR BEYE BURDAN TEŞEKKÜRLERİMİ İLETMEK İSTİYORUM. BENDE İFLAS ETMİŞ OLAN BİR İŞADAMININ KIZIYIM 23 YIILIK TİCARİ HAYATI 2009 KRİZİNDE SON BULAN VE SUAN MAGDUR OLAN BIRININ KIZIYIM BABAMINDA KARSILIKSIZ ÇEKLERİ VAR AMA TEFECİLERDE ZORLA İMZALATILMIS CEKLER DAVALIK OLDUGUMUZ HALDE KANUN BİZİM GİBİ MAGDURLARA YARDIM ETMIYOR AMA DEVLETE VERGI ODEMEYEN GAYRI RESMI IS YAPANLARA KANUNLAR HIZMET VERIYOR SIMDI KIM MAGDUR…BUTUN MAL VARLIGINI KAYBETMIS BUDA YETMEZMIS GIBI SAYGINLIGINI TICARI HAYATINI KAYBETMIS BIR INSAN NASIL BU CEKLERI ODEYEBILIR DUNYA STANDARTLARINDA IFLAS EDENLERE UYGULANAN KANUNLARLA BIZIM KANUNLARIMIZI KIYASLAYINCA GORULUYORKI TURKIYE GELISMEKTE OLAN BIR ULKE SINIFINA BILE GIREMIYOR ILKEL BIR ULKEDE UYGULANAN KANUNLAR BILE DAHA YAPICI ….

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:38 am | Yanıtla

    Bütün bu karışık durumların ortasında, Ali Rıza ÖZTÜRK ne yapmıştır ?

    evrensel hukuk ilkelerinde suç olmayan bir fiili suç olarak tanımlanmasına onay vermem demiştir.

    karşılıksız çek ‘e hapis ayıptır demiştir.

    Ali Rıza ÖZTÜRK ne yapmıştır ?
    ekonomik gerekçeleri işe sokmadan, lafı çevirmeden delikanlı gibi çıkıp söylemiştir.

    “karşılıksız çek” bir suç değildir. kabahatdir.

    bunu daha önce kim söylemiş idi ?

    Hasan GERÇEKER söylemiş idi.

    başka söyleyen varmıydı ? benim hafızam zayıfdır. unutmuş olabilirim.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:24 am | Yanıtla

    rahmiofluoglu // Kasım 19, 2009 11:22 pm | Yanıtla

    Af kanunu veya başka bir kanunun hazırlanması öyle sıradan bir iş değildir. Basın asparagas haberler yapıyor. Çek borçluları ile alacaklılar bir araya getirilecek ve borç yapılandırılacak; çek borçlusunun cezası 1 yıl veya iki yıl ertelenecek. Bu nasıl olacak? Kanun yapma tekniğini uygun olur mu? Böyle bir düzenleme TCK ve diğer mevzuatla uyumlu olur mu? Böyle bir kanuna Anayasa cevaz verir mi? Bunlar araştırıldı mı? Haberin dayanağı kimdir, hangi kurumdur belli değil. Toplama, montaj haberler bunlar ve çoğu kasıtlı, kamuoyu oluşturmaya yönelik.
    Bizce eğer Ali Riza Öztürk’ün dediği gibi sorunu temel çözmeyen bir pansuman kanun çıkarılacaksa TCK 51. maddeye denk düşen bir düzenleme getirilebilir. TCK 51 :
    ERTELENMESİ

    Madde 51 – (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

    a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

    b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.

    (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhâl salıverilir.

    (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

    (4) Denetim süresi içinde;

    a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

    b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

    c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,

    Mahkemece karar verilebilir.

    (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime verir.

    (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.

    (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.

    (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği
    takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.

  • Admin // Kasım 21, 2009 4:23 am | Yanıtla

    rahmiofluoglu // Kasım 20, 2009 12:02 am | Yanıtla

    Ak Parti TCK da mevcut şu üç kurumdan birine parelel bir düzenleme yapabilir:
    CMK madde 231
    Sonuçta bugün baskı ve hukuksuzluk hukuğu ile yürütülen 3167 yerine TCK ve CMKda mevcut maddelere işlerlik kazandırılacaktır.
    Gasbedilen haklar geriye verilecektir kismen.
    TCK Madde 231 şöyle:
    HÜKMÜN AÇIKLANMASI VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

    Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci Maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

    (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.

    (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir.

    (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.

    (5) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl* veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

    (6) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

    a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

    b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

    c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

    gerekir.

    (7) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

    (8) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;

    a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,

    b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

    c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,

    karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

    (9) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

    (10) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.

    (11) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

    (12) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir.

    (13) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

    (14) (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.23.md;Değişik fıkra: 23/01/2008-5728 S.K./562.mad) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz.

  • admin // Kasım 9, 2009 3:30 am | Yanıtla

    Yapılan nedir ?
    Bu bir “sivil direniş” dir. TC Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden doğan haklarımızın, örgütlü olarak kullanılmasından ibaretdir.
    Bu bir “yurttaş hareketi” dir. Benzerleri Türk tarihinde yaşanmıştır : Tramvaycılar grevi, İpek işcileri grevi, Paşabahçe grevi, Askeri mahkemelere direnen anneler, Bergama köylüleri direnişi
    Dayanakları bellidir :

    Borca hapis yasal değildir. Buna muhalifiz. Yasalarda adli para cezası arkasına gizlenmiş olan bu utancı deşifre etmekteyiz.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/08/13/cek-magdurlari-eylemleri-icin-onerdigim-yol-planidir/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:28 am | Yanıtla

    Güneş doğunca rüyalar sona erer.
    Kur’an dan ayetlerle örnek vermekle ,Hallac-ı Mansur(SELAMLARIN EN GÜZELİ HALLAC A OLSUN )ifadeleriyle bu iş olmaz diyoruz ,kişileri inandıramıyoruz .
    Ama aslolan konu evden çıkamama gerçeğidir .Ne yazık ki GBT heryerdedir !!Benim daha doğrusu bizim gerçeğimiz budur .!! (Onur veya onursuzluk biraz da güvenlik güçlerinin yanında taşıdığı PALM lerle alakalıdır )
    10/Temmuz tarihinin önemini vurguladıkça ve bunu söyledikçe , beklemek yerine
    milletvekillerinin meclis toplam çoğunluğunu sağlayabileceği şüpheli bir oturumdan medet umarcasına hareketler sergiliyorsunuz !!
    Size bizim adımıza konuşma yetkisini kim verdi ?? !!!!
    Kendi adınıza konuşun.Hukuk ve adalet geçte olsa tecelli edecektir .
    Sonra da kızıyorsunuz ..Allah ü Teala sizin hukuk işlerinize bakmaz ..!!
    Alet etmeyin !!!

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/06/29/gunes-dogunca-ruyalar-sona-erer/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:23 am | Yanıtla

    Kişisel olarak, derin politik, ekonomik veya hukuki tartışmalara girmiyorum. Benim için bunun yeri bu blog değildir. Bir konuyu anlamaya çalışıyorum. Türkiye ekonomisi nereye gidiyor ? Çek yasası ile ekonomi arasında bir ilişki varmıdır ?

    Vadeli çek bir finansal enstrümanmıdır ?

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/09/27/cek-magdurlari-icin-ozgurluk-karsiliksiz-cek-sayisi-artarken-gelebilir-mi/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:22 am | Yanıtla

    Oligarşi sorunu çözmek için ne yapıyor?

    Daha fazla hapishane inşa ediliyor. Hapishanelerde her geçen gün daha koyu bir tecrit uygulanıyor. Tecrit öyle bir hal aldı ki, çocuk tutsaklar bile tecrite tabi tutuluyor.

    Bir “çözüm” olarak af yasaları çıkartılıyor. İşsizliğe, yoksulluğa bir çözüm bulunmadıktan sonra onlarca af yasası çıkartılsa ne olacak?

    Burjuva basın bir yandan da sürekli af çıkarılmasını suçlu ilan ediyor. Afların suçu tevşik ettiğini, hapishanelerin bundan dolayı bu kadar çabuk dolduğunu iddia ediyor. Çözüm olarak cezaların ağırlaştırılmasının propagandasını yapıyor. “Suç”ları çoğaltıp cezaları ağırlaştıran yeni yasal düzenlemelere gidiliyor. Sonuç? Hapishaneleri daha da kalabalıklaştıran çarklar işlemeye devam ediyor.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/09/27/ak-parti%e2%80%99nin-hapishaneler-politikasi-daha-cok-tutuklu-daha-agir-cezadaha-koyu-tecrit/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:21 am | Yanıtla

    Karşılıksız çek davaları ve verilen mahkumiyet kararları son dört yıldaki birikimle bir sosyal faciaya dönüşüyor.
    Türkiye’de Tutuklu ve Hükümlü Sayısı Arttı

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/09/27/av-rahmi-ofluoglu-karsiliksiz-cek-davalari-sosyal-facia-geliyor-mu/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:20 am | Yanıtla

    Ülkemizin gündemi demokratik açılımdır.
    Konu her ne kadar kürt açılımı olarak gündeme gelmişse de daha sonra demokratik açılım olarak değiştirilmesi uygun görülmüştür.
    İtirazımız yok.
    Demokrasiyi çek mağdurlarıda savunuyor
    hatta bir dernek kurdular
    ifade ve toplantı özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan örgütlenme özgürlüğünün gereğini yerine getiriyorlar.
    Benzer sorunları olan çek mağdurları başta olmak üzere tüm sistem mağdurları dernek çatısı altında bir araya gelmeye çalışıyorlar.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/01/sadullah-ergin-demokratik-acilim-ve-magdurlarin-durumu/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:19 am | Yanıtla

    Kanunlar açık. Ya öde ya hapise gir. Başka yol, gidecek yer varmış sanki biz yapmıyormuşuz.
    Anlıyoruz sizi, orta yol bulacağız diyorlarmış.
    Onlar bizi anlıyorlarmış, ancak biz onları anlamıyormuşuz.
    Dünyanın hiçbir yerinde olmayan hapis cezasını anlıyorlarmış, nasıl oluyorsa.
    Savunması bile alınmadan insanların hapsedilmelerini anlıyorlarmış.
    Kanunların anayasa aykırı olmalarını anlıyorlarmış.
    Orta yol bulacaklarmış, adaletin yanında yer alacaklarına.
    Alacaklılar ise kudurmuş sanki, hepsi aynı kafada, asmayalım da besleyelim mi diyorlar.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/01/sevgili-gunluk-1-ekim-2009/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:19 am | Yanıtla

    özgür bloglar hiçbir zaman bu tartışmaların tarafı olmamalıdır
    ozgür bloklar demokrasi okulları olmalıdır
    bize yanlışta gelse herkes düşüncelerini açıklayabilmelidir
    yani bence özgürlük teriminin altını özgür bloglarda yeniden doldurmalıyız
    özgür bloglar özgürlüğün yeniden tarif edildiği yerler olmalıdır
    buna herzamankinden fazla ihtiyacımız olduğunu inanıyorum

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/01/ozgurlukler-uzerine/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:18 am | Yanıtla

    Dünyada eşi benzeri olmayan bir Meclisin çatısı altında bulunmanın onurunu yaşıyoruz. Başka ülkelerde, Meclisler, genellikle bir savaş sonunda kurulmuşken, Meclisimiz Milli Mücadele’ye komuta etmiş ve milletimizin yeniden ayağa kalkışının önderi olmuştur.

    Milli Mücadele’ye rehberlik eden Yüce Meclisimiz, tüm olumsuz şartlara göğüs gererek, ulusal egemenliğin ve bağımsızlığın sembolü haline gelmiştir. Bu nedenle dünyanın tek ‘Gazi’ Meclisidir.

    En büyük kazanımımız olan Cumhuriyet’in ilanını sağlayan da, onu takiben gerçekleştirilen reformları yapan da bu Meclis’tir.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/01/cumhurbaskani-abdullah-gul-un-tbmm-acilis-konusmasi/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:17 am | Yanıtla

    ÇEK MAĞDURLARININ DURUMU SON DERECE CİDDİ

    Ekim ayı içerisinde Çek Kanununun çıkacağı doğrultusundaki haberler sadece duyum; hele Çek Kanununda lehe düzenlemeler beklentisi iyimser tahminden ibaret. Durum vahim,kanun çıkmayabilir, çıksa da lehe düzenlemeler yapılmayabilir.

    Ankara’ya 500 kişi gidersek iş biter!

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/01/rahmi-ofluoglu-cek-kanunu-durum-acil/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:17 am | Yanıtla

    meclis açıldı.
    herkes bir açılım peşinde, bir şeyler yapıyor.
    biz neler neler yapıyoruz ….

    sonra bir şeyler karıştı. ben bile anlayamadım. Bu olaylar bana 4.ağustos öncesini hatırlattı. Hani bir toplantı vardı. Ankara ya gidilecek idi.
    tamda iki gün önce ortalık karıştı. birileri istifa etti. cüneyt ve ben çok şaşırmıştık.
    sonra sütliman, Ankara ya gidildi.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/02/sevgili-gunluk-by-admin-2-ekim-2009/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:13 am | Yanıtla

    ülkemizde burjuva demokratik devrimi yapılamamıştır
    yapılamama nedenleri ayrı bir tartışma konusu olarak ele alınabilir
    burjuva demokratik devrimin tamamlanmamasına bağlı olaraktoprak sorun ve ulusal sorun halledilememiştir
    bu gün kürt sorunu olarak karşımızda duran sorun kapitalizmin iç dinamikleriyle halledemediği ulusal sorundur
    ortadoğu ve afrikada cetvelle çizilen sınırlar,halledilemiyen ulusal sorunların,emperyalist güçler tarafından,doğal olmayan çözümlerinin göstergeleridir

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/03/demokratik-acilim-veya-kurt-acilimi/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:12 am | Yanıtla

    çek mağdurları veya anti demokratik uygulamalara karşı mücadele edenler,bireysel geliş nedenlerinden ayrı olarak yeni bir kimlik kazanır
    artık onlar toplumsal bir insiyatifin bireyleri veya bir karşı çıkışın toplamıdırlar

    biz olmanın sorumluluğu,ben sorumluluğundan nitelik olarak farklıdır
    biz kollektif bir kültürdür
    doğal olarakta kollektif akılla ilerler

    kollektif aklın temsilcileri kişisel problemlerinden soyunur
    o artık bizi temsil eder

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/03/ben-ve-biz-in-anlami/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:11 am | Yanıtla

    Cezaevinde, koğuşlarda bir umut vardır. Her sigara dumanından bir anlam çıkartılır. Af kesin gelir denir.

    Blogun konusu “karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler” dir. Af bir yasal düzenlemedir ? Yasal bir düzenlemedir ama benim amacım değildir. Dün M. isimli bir mağdur yakını kızımız ile görüştüm. Benim kızım olabilecek yaşta ve bana bayağı giydirdi :( .

    çekciler diyebileceğimiz bir grup oluştu. çek yasası, çek mağdurları ve karşılıksız çek konusundaki tartışmaların göbeğinde yaşıyorlar. Bende bu grubun içinde sayılırım. Başbaşa kaldığımızda, sorulan sorulardan biriside “af ne zaman ? “

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/07/karsiliksiz-ceklere-af-ne-zaman/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:11 am | Yanıtla

    değerli arkadaşım

    adresinizi çek yasasındaki haksız hapis cezalarına karşı mücadele eden derneğimiz aracılığı ile öğrendim
    bende bir çek yasası mağduruyum
    aramızdaki tek fark sizin cezaevinde olmanız
    bulunduğunuz koşullar nedeniyle sizin yapabileceğiniz şeylerin sınırlı olduğunu biliyoruz
    biz dışarıda hem kendimiz hemde sizler için haksız çek yasasına karşı mücadele etmeye çalışıyoruz
    kısaca gelişmeleri anlatayım
    kosiad adıyla bir dernek kurduk

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/09/mektup-acida-zehirde-pusuda-yilma-dogan-gunu-bekle/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:10 am | Yanıtla

    oysa konu demokrasi
    en yalın anlamıyla
    insan hakları ihlalleri
    gizlenmeye çalışılsada

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/12/nesnel-gercek-magdur-trajedisi/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:09 am | Yanıtla

    toplantı hedefimiz çağdaş bir çek yasası ve buna katkı yapmak
    sanal dünyada yaşadığımız için görünür olamayan bizlerin yapabileceğimiz katkılar, ancak sanal dünyada olabiliyor

    çek yasasında hapsi savunanları iki temel dayanağı var
    -piyasanın kötü etkileneceği,işlem hacminin daralacağı
    -alacaklıların da korunması gerektiği
    bir üçüncü dayanak tüm çek kullanıcılarının dolandırıcı olduğu ve hapis kalkarsa kimsenin çeklerini ödemiyeceği olarak sıralanabilir
    üçüncü dayanağın elle tutulur bir yanının olamayacağının,orta zekadaki her insanın anlaması mümkündür
    piyasanın daralacağı tezi piyasa gerçeklerini bilmemektir
    ticari ilişkinin ülkemizde ağırlıkla güven üzerine kurulu olduğunu fark etmemektir

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/14/adaletin-pazarligi-olmaz-orta-yol-yoktur-insan-haklari-ekonomiye-kurban-edilemez-toplaniyoruz/

    • Admin // Kasım 21, 2009 3:26 pm | Yanıtla

      bu ekim-2009 yazaısı imiş. daha önceki yazılarda vardı. sürekli aynı şeyi söylüyorum.

      çek kanunu ile borç-alacak bir ilgisi yoktur. ortaya çıkıpta borç ödemek istiyorum, hapis etmeyin demeyin.

      hükümetde bunu söyleyenlere kolaylık sağlamak istiyor.

      madem borcunu ödemek istiyorsun. sana 1 yıl süre diyor. bu 2 yıl olabilir. mantık aynı, yanlış mağdur söylemleri ile aynıdır.

      mağdurlar ne istedi ? borç ödemek istedi. sana süre diyor. borcunu öde, sana bu hakkı veriyorum.

      demekki yanlış söylemler yapmışız. doğrusu ne imiş.

      biz koşulsuz olarak TÜM para cezalarının silinmesini istedik. bu ekonomik krizde kimse para cezası ödeyemez. adli-idari-hukuki-trafik farketmez.

      biz koşulsz olarak, karşılıksız çeke hapis cezası KALDIRILMALIDIR dedik. ortada suç yoktur, ceza olamaz dedik.

      birlikte başaracağız dedik. bölücülük yapmayın dedik.

      mağdur hareketinde cunta olmaz dedik. liderlik isteyenler gitti.

      tüzel kişilik gerekiyor dendi. dernek kuruluşu yapıldı.

  • admin // Kasım 9, 2009 3:07 am | Yanıtla

    para bir değişim aracıdır
    salt kağıt olarak baktığımızda ekonomik bir değeri yoktur
    metaların değeri onların yararlı hale gelmesi için kullanılan emekle ölçülür
    paranın henüz değişim aracı olmadığı dönemlerin değişim şekli takastı
    değişimin ister takas isterse parayla yapılması metaların değerini değiştirmez
    metanın değerinin oluşumundaki emek miktarı belirleyici kıstastır
    paranın kullanım tarihi metanın ortaya çıkmasından çok sonradır
    meta,üretici dışında bir kimsenin ihtiyacını karşılayan üretimin ortaya çıkması ve bu üretimin pazarda değişime girmesiyle oluşur

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/17/cek-yasasi-ve-ekonomi-politik/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:06 am | Yanıtla

    çek yasasına ilişkin talebimiz çok nettir
    “eşitlerin ticaretini sağlayacak,hapis cezası ile özgürlüklerin teminat saymadığı, adil çek yasası”
    işlem hacmi,bankalar veya çekin statüsü bizim konularımız olamaz
    bizim konumuz borcundan dolayı kimsenin hapsedilemiyeceğidir
    biz evrensel hukuk normunun ülkemizdede uygulanmasını istiyoruz
    idari para cezası aldatmacasıyla gizlenen hapis cezaları ve üzerine oynanan oyunun,aldatmacanın bitmesini istiyoruz

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/18/sadullah-ergin-karsiliksiz-cekden-yatanlar-kurtulacak/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:05 am | Yanıtla

    Gündem açılım ile doldu. Açacak ne kadar çok şeyimiz varmış …

    Baştan söyleyim sınırlarımı belirteyim. “Kürt açılımına karşıyım. Türk açılımını destekliyorum”

    Ben Kürt Açılımı ‘na karşıyım. Herhangi bir etnik kökene dayanan her türlü açılıma karşı olduğumu daha önce defalarca söyledim. Uygur Türk’lerine yapılan haksızlığa tepki gösterdim. İtiraz edenler, kafatascı olduğumu söyleyenler oldu. Orada tecavüze uğrayanlar İsrail vatandaşı olsaydı yine itiraz ederdim.

    Kürt açılımına karşıyım. Türk açılımını destekliyorum. Karışık tanımlarada girmek istemiyorum.

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/19/kurt-acilimina-karsiyim-turk-acilimini-destekliyorum/

  • admin // Kasım 9, 2009 3:05 am | Yanıtla

    sayın Sadullah Ergin
    vereceğiniz müjde hapisliklerin devamımı olacak
    müjdenizi öğrenmek için ankaraya geliyoruz

    sayın Sadullah Ergin
    yeni çek yasasıyla insan hakları ihlalleri devam edecekmi
    sizden öğrenmek için ankaraya geliyoruz

    sayın Sadullah Ergin
    borcunu ödeyemediği için hapis yatmak
    sizce evrensel hukuk kurallarına uygunmu

    http://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/19/sadullah-ergin-cek-magdurlari-ankaraya-geliyor/

Yorum Yapın