HÜSNÜ ÇÖLLÜ ANTALYA CHP


HÜSNÜ ÇÖLLÜ ANTALYA CHP
Hüsnü Çöllü, 12 Eylül 1960′ta Burdur’da doğdu. Babasının adı Hüseyin Avni, annesinin adı Sevim’dir.
İnşaat Mühendisi ve İş Adamı; İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni bitirdi.
Yedek parça ticareti ve beraberinde inşaat müteahhidi olarak iş hayatına atıldı. İthalatçılık yaptı. İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Yönetim Kurulu Üyeliği ve Antalya Deniz Ticaret Odası Başkanlığı, TOBB Deniz Ticaret Odaları Konseyi Üyeliği ve aynı zamanda İstanbul İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Üyeliği görevini yerine getirdi. Antalya Sanayici İşadamları Derneği (ANSİAD) Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Turizm Meclis Üyeliği, Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.Turizm World dergisinde denizcilik ve deniz turizmi konularında köşe yazarlığı yaptı. TOBB Turizm Meclisi’nde Meclis Üyesi olarak çalışmalarda bulundu.
Orta düzeyde İngilizce bilen Çöllü, evli ve 2 çocuk babasıdır.

husnucollu(at) tbmm (dot) gov (dot) tr

3 responses to “HÜSNÜ ÇÖLLÜ ANTALYA CHP

  1. -CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü, elektriğe yapılan yüzde 10’luk zammı Meclis gündemine taşıdı. Çöllü, Başbakan Erdoğan’a yönelttiği soru önergesinde, elektrik fiyatına yapılan zammın gerekçesini, elektrik talebinin düştüğü bir dönemde, fiyatlarda indirim yerine yeni zam yapılmasının ne anlama geldiğini sordu.

    ANKARA (ANKA) -CHP Antalya Milletvekili Hüsnü Çöllü, elektriğe yapılan yüzde 10’luk zammı Meclis gündemine taşıdı. Çöllü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yanıtlamasını istediği soru önergesinde, elektrik fiyatına yapılan zammın gerekçesini, elektrik talebinin düştüğü bir dönemde, fiyatlarda indirim yerine yeni zam yapılmasının ne anlama geldiğini sordu.

    Çöllü, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde elektriğe yapılan yüzde 10’luk zammın gerekçelerini sordu.

    Çöllü, elektrik üretiminin büyük bölümünün doğalgaz ve hidroelektrik santrallerinden yapılırken, doğalgaz maliyetlerinde bir değişiklik olmamasına karşı maliyet artışının nasıl gerçekleştiğini ve hangi maliyetlerde kalem artışı olduğunu soru önergesine taşıdı.

    Çöllü Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle su soruları yöneltti;

    “Elektrik fiyatlarına yapılan zammın gerekçesi, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da açıkladığı gibi enerji KİT’lerinin zararlarının kapatılması mıdır? Maliyet bazlı fiyat uygulaması kapsamında, enerji KİT’lerinin zararlarının kapatılması da var mıdır? Enerji KİT’lerinin zararları ne kadardır, zarar etmelerinin nedenleri nelerdir? Bu zam ile enerji yönetimindeki başarısızlığın faturası halka mı ödettirilmek istenmektedir?” (ANKA)

    18,09,2009

    • Çek Yasası’nda af da vekil adına düzenleme de yok

      ANKARA Milliyet

      10.6.2009

      Meclis Adalet Alt Komisyonu Çek Kanunu Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladı. Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını “temsilci” veya “vekil” olarak tayin edemeyecek

      Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Alt Komisyonu, “Çek Yasası’nda” değişiklik öngören tasarıda değişikliklere gitti. AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü başkanlığındaki Adalet Alt Komisyonu’nun yaptığı düzenlemeyle mükerrir hapis cezası kaldırıldı. Vekil adına çek düzenlenemeyecek. Mevcut yasada çek bedeli kadar ceza öngörülürken hazırlanan tasarıda çekin kısmi karşılığı ve bankanın sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra, karşılıksız kalan kısım kadar ceza ödenecek.
      Karşılıksız çek bedelini faiziyle ödeyen kişiler hakkındaki soruşturma, dava ve mahkûmiyet kararlarının ortadan kalkması ile ticari hayatta karşılaşılan sorunların çözümü amacıyla bu yıl sonuna kadar çeklerin, üzerindeki yazılı tarihten önce bozdurulamayacağını öngören Çek Kanunu Tasarısı, TBMM Adalet Alt Komisyonu’nda yeniden ele alındı. Ticaret hayatını önemli ölçüde etkileyecek tasarıyla; bankalar, önce çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol edecek, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterecek.
      Alt komisyon, çek hesabı sahibi gerçek kişinin, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını “vekil” olarak tayin etmesini önleyen düzenleme yaptı. Buna göre, çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını “temsilci” veya “vekil” olarak tayin edemeyecek. Bankaların, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu 475 liralık miktar ise 1000 liraya çıkarıldı. Buna göre, banka, hamiline, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 1000 lira veya üzerinde ise 1000 lira, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecek.

      Bankacıya hapis cezası düştü
      Alt komisyon, tasarıda bankacılar için öngörülen cezalarda da indirime gitti. Kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak talebe rağmen, “karşılıksızdır” işlemi yapmayan banka görevlisi için öngörülen 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasının alt sınırı 1 ay olarak belirlendi. Karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin karşılığının hesapta mevcut olmasına rağmen hamile ödemede bulunmayan banka görevlisi için uygulanacak 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasının da alt sınırı 1 aya çekildi. Tasarıda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi için öngörülen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası, 3 aydan 2 yıla şeklinde değiştirildi.

      Muhalefet terk etti
      CHP’li ve MHP’li üyeler ise alt komisyon toplantısını terk etti. CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, toplumun, “çek suçlarında ceza kalkacak mı, kalkmayacak mı?” diye beklediğini, ancak düzenlemenin bu sorunu çözmediğini ileri sürdü.

      2 bin kişiyi etkiliyor
      Kanunun yayımı tarihine kadar karşılıksız çek suçundan dolayı açılmış davalar, asliye ceza mahkemelerinde görülerek sonuçlandırılacak. Yargıtay, lehe olan hükümler yönünden incelemeyi kendisi yapacak. Değişiklikler hakkında bilgi veren Köylü, tasarıyı hem yeni ceza usulüne uyarladıklarını hem de çek suçlarında karşılaşılan sorunları çözdüklerini söyledi. Köylü, düzenlemenin yaklaşık 2 bin kişiyi etkilediğini, belki bunlardan 1000-1500’ünün cezaevinden çıkacağını ifade ederek, “Ancak doğrudan af diye bir şey yok” dedi. Köylü, odacı, kapıcı gibi kişilerin vekil tayin edilmesinden dolayı yaşanan mağduriyetlerin giderileceğini belirtti.

      https://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/11/06/cek-kanunu-ayiplarini-stadyumlara-tasiyoruz/

    • Aydın Ayaydın
      Çeki kesen mi, çekini tahsil edemeyen mi mağdur

      Çek mağdurları ile ilgili dünkü yazım nedeniyle yüzlerce mail aldım. Mail’lerin bir bölümü çekten ötürü cezaevinde olanların yakınlarından, büyük bölümü de müşterisinden aldığı çeki tahsil edemediği için iflasın eşiğine gelenlerden. Her iki taraf da kendisini çek mağduru olarak görüyor.

      Altına imza koyduğu çeki ödemediği veya ödeyemediği için binlerce kişi cezaevinde. Binlerce kişi de cezaevi yolunda. Asıl mağdurun kendileri olduğunu söyleyen bu kesimden aldığım mesajlarda bakın neler var:

      “Ekonomik kriz nedeniyle çekimizi ödeyemedik. Bunun için cezaevine girdik.

      Karşılıksız çeklerle ilgili değişik mahkemelerde yargılandım, bazıları adli para cezası verdi, bunu yatıramadığım için cezaevine girdim. Bazılarında ise ceza verilmedi. Hakimler de kanunu farklı uyguluyor.

      Çekimi ödeyemediğim için beni yargılayan hakim ceza verdi hapse girdim. Aynı şekilde yan komşumun da birçok çeki karşılıksız çiktı. Yargılandı ve ceza almadan kurtuldu. Bana ceza veren hâkim de, komşuma ceza vermeyen hâkim de aynı kanuna göre karar verdi. Sonuçlar farklı. Bu nasıl adalet?

      Devlet, çekini ödeyemeyen ile çekini tahsil edemeyenlerin uzlaşamamasından hâkimin verdiği adli para cezası ile rant elde ediyor. Diyelim ki mahkeme çekini ödemeyen birine 100 bin TL adli para cezası verdi. Bu kişide bu para olsaydı zaten alacaklısına verir ve yargılanmazdı. Demek onda para yok, devlete bu parayı nasıl yatırsın. Diğer taraftan diyelim ki bu şahıs adli para cezasını yatırmadığı için cezaevine girdi ve çıktı. Çek alacaklısının alacağı yerinde duruyor. Bu ne olacak?”

      ***

      Müşterisinden aldığı çekleri tahsil edemediği için zor günler geçirenlerden aldığım mail’ler ise olayın bir başka boyutunu gözler önüne seriyor. Bakın onlar neler diyor:

      “Bankalar her önüne gelene deste deste çek karnesi vererek, karşılıksız çek vermeyi teşvik ediyor. O zaman bankaların da bunda sorumluluğu olmalı ve bu meblağın önemli bölümünü karşılamalı ki, çek karnesi verirken daha seçici davransın.

      Altına imza attığı çeki ödemeyen ile ödeyemeyenleri ayırmak gerekir. Bazıları iyi niyetli ancak ekonomik koşullardan dolayı ödeme sıkıntısında. Bu durumdakiler zaten çek verdiği kişi ile anlaşarak vadeyi erteliyor. Bunda çok da sorun yok. Asıl sorun, ödememe üzerine kurulu bir anlayış üzerine karşılıksız çek verenlerde. Bunlar mutlaka cezaevine girmeli. Evet cezaevine girseler bile, alacağımızı tahsil edemiyoruz ama, bu onların yanına kâr kalmamalı, cezasını çeksin ki böyle bir uygulama teşvik edici olmasın.

      Borcunu ödemeyenler, dürüst esnafı da sıkıntıya sokuyor. Karşılıksız çek uygulaması ile sanayici, tüccar ve esnafın elindeki çeklerden geçilmez olduğu yetmiyormuş gibi, şimdi de borç ödememeyi alışkanlık haline getirenlerin bulduğu yeni yöntem “iflas erteleme”dir. Ne kadar da kolay iflas erteleme kararı alıyorlar ve binlerce esnafı mağdur ediyorlar. İflas erteleme kararı alan şirket hiçbir borcunu ödemiyor ve mahkeme sonucunu bekliyor. Üç yıl sonra gelecek kararla yüz binlerce kişi alacağını tahsil edemediği için mağdur oluyor. Ve bu mağdurlar bu kez haksız yere iflas etmek durumunda kalıyor. Bu nasıl adalet. Bu yöntemle borcunu ödememe yoluna gidenler de ceza evine girmeli.”

      ***

      ‘Çek mağduruyum’ diyen her iki tarafın söyledikleri bunlar. Demek ortada bir hukuki boşluk var. Adalet Bakanlığı süratle bu boşluğu doldurmalı ve ortak bir noktayı bulmalı ki, kimse haksız yere mağdur olmasın

      13.kasım.2009 Gazetevatan

      Bir açılım da çek borçlarına
      Hükümet, küresel krizle birlikte gündeme gelen çek mağdurlarının sıkıntısını çözmek için alternatif planlar üretiyor. Son olarak çek borçlarının taksitler halinde ödenmesi alternatifi de gündeme alındı

      Kamuoyunda, karşılıksız çeklere hapis cezasını kaldıran yasa olarak bilinen Çek Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarı, hapis cezasının kaldırılması yönündeki tartışmalar nedeniyle bir türlü hayata geçirilemedi. Karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılması halinde, çekin ödeme aracı olarak kullanılmasına ilişkin özelliğinin kaybolacağı öne sürülüyor. Karşılıksız çeklerde hapis cezası devam ederse, bu kez de yaklaşık 70 bin kişinin daha karşılıksız çekten dolayı hapse girmesi söz konusu olacak. Tartışmaları dikkate alan ekonomi yönetimi, yeni bir alternatif geliştirdi.

      BORCUNU ÖDEYENİN DAVASI DÜŞECEK

      Bulunan alternatife göre, kredi kartı borçları, vergi borçları ve SSK prim borçlarına getirilen ödeme kolaylıkları karşılıksız çekler içinde getirilecek. Bu yöntemle, karşılıksız çeki bulunan tüccarlara, borçlarını taksitler halinde ödeme hakkı tanınacak. Borçlarını ödeyen karşılıksız çek sahiplerinin davaları da düşecek. Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı henüz ayrıntıları netleşmeyen çek borçlarına ödeme kolaylığı getirilmesine ilişkin düzenlemenin hayata geçmesi halinde, borçlarını yeniden yapılandıran 70 bin çek sahibi hapisten kurtulacak. Ayrıca, 2009 yılının ekim ayı itibariyle 1.6 milyon protesto edilen çeklerin de ödenmesi için yeni bir kapı açılacak. Ayrıca çeklerinin karşılıksız çıkması nedeniyle hapse giren yaklaşık bin 500 çek mağdurunun da şartlı olarak serbest bırakılmasının önünü açacak. • HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

      İNTERNETTE ÖRGÜTLENDİLER

      İnternette biraraya gelerek site kuran çek mağdurları zaman zaman eylemler yapıyor. Çek mağdurları en son eylemi 22 Ekim’de Ankara’da yaptı.

      Her ay 100 bin çek karşılıksız çıkıyor

      Esnafın ve tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren en önemli göstergelerden olan karşılıksız çek sayısında ciddi artışlar dikkati çekiyor. 2007 yılının ilk 7 ayından, 2008 yılının ilk 7 ayına kadar karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008’den 2009’a bakıldığında artış oranının yüzde 28.2’e çıktığı göze çarpıyor. Türkiye’de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Sadece 2009’un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009’un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5’ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67’sini Çek Kanunu’na muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.
      16 Kasım 2009 Pazartesi, 00:05 STAR Gazete

      https://karsiliksizcek.wordpress.com/category/anasayfa/page/6/

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s