CÂNÂN ARİTMAN İZMİR CHP


CÂNÂN ARİTMAN İZMİR CHP
Cânân Aritman, 1 Ocak 1950′de Ankara’da doğdu. Babasının adı Kemaleddin, annesinin adı Zahide’dir.
Jinekolog Operatör Doktor; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. İhtisasını aynı fakültede Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında tamamladı.
Serbest hekimlik yapmaktadır. İzmir Karşıyaka Belediye Meclis Üyeliği, İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği ve Meclis Başkanvekilliği’nin yanı sıra Sağlık Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Ege Kadın Dayanışma Vakfı ve KADER Kurucu Üyesi oldu. Karşıyaka Soroptimist Kulüp İş ve Meslek Kadınları Derneği Başkanı, Kadın Hakları Derneği İzmir Şubesi Kurucu Üyesi olarak çalıştı.
22. Dönem İzmir Milletvekili.
Orta düzeyde İngilizce bilen Aritman, evli ve 2 çocuk annesidir.

Reklamlar

2 responses to “CÂNÂN ARİTMAN İZMİR CHP

  1. CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’ya, yeni ders yılı nedeniyle yayımladığı genelgeye ilişkin olarak gönderdiği mektupta, ”Bu genelgeniz, hükümetin ‘Demokrasi Açılımı’ diye isimlendirdiği siyasi açılıma, siyasi projeye okullarda destek sağlamak içinse, son derece yanlıştır” dedi.

    Arıtman, yeni ders yılı nedeniyle yayımlanan ”İlk Ders Genelgesi”nde tüm okullara, bölgelere göre değişen ağırlıkta, her türlü ayrımcılığa karşı sevgi, saygı ve hoşgörü konusunun işlenmesi görevinin verildiğini belirterek, mektubunda şu görüşlere yer verdi:

    ”Gerçekten de çocukların her türlü ayrımcılığı reddeden bir dünya görüşü kazanmaları çok önemli. Ama bu genelgeniz AK Parti hükümetinin önce ‘Kürt açılımı’ deyip sonra ‘Demokrasi Açılımı’ diye isimlendirdiği siyasi açılıma, siyasi projeye okullarda destek sağlamak içinse, son derece yanlıştır. İlköğretimde siyaset yapılmasına olanak vermeye, Bakan olsanız da hakkınız yoktur. Buna izin vermeyiz.”

    -KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİMİ-

    Mektubunda, Türkiye’deki en büyük sorunların başında, nüfusun yarısını oluşturan kadın ve kız çocuklarına yönelik yoğun cinsiyet ayrımcılığı geldiğine işaret eden CHP’li Arıtman, şöyle devam etti:

    ”O nedenle de özellikle cinsiyet ayrımcılığını önleyecek çalışma ve eğitim programlarını somut bir biçimde görebilmek istiyoruz. Kadın ve kız çocuklarımızın eğitimsizliği, her beş kadından birinin okumaz yazmaz durumda olması, okula gitmesi gereken çocuklarımızdan 600 bininin okula gitmemesi ve bunların da yüzde 80’inin kız çocuğu olması, uluslararası raporlarda da gösterildiği gibi Türkiye’nin dünyada kız çocuklarının ilkokul ötesi öğretim alamayan en yüksek orandaki ülke olması, ilköğretimi bitirmeden okuldan ayrılma oranının yine çok yüksek olması, Türkiye’nin ilk kadın Milli Eğitim Bakanı olarak öncelikle mücadele etmenizi gerektiren alanlardır.”

    Türkiye’de özellikle Güneydoğu Bölgesinde, ”Milyonlarca kadının tek kelime Türkçe bilmediğini” anlatan CHP İzmir Milletvekili Arıtman, şunları kaydetti:

    ”Etnik Kürt milliyetçiliği, bilinçli bir şekilde kadınların ve kız çocuklarının Türkçe öğrenmelerini engellemektedir. Başta terör olmak üzere bugün yaşadığımız büyük sorunların temelinde bu neden vardır. Bu gerekçeyle, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünün korunması, kadın ve kız çocuklarının insan haklarını, vatandaşlık haklarını kullanabilmeleri, bağımsız, özgür bireyler olabilmeleri için öncelikle Türkçe öğretin. Kadınlarımızın Türkçe okur-yazar olmalarını sağlayın. Bu kampanyayı hemen başlatın ve vatandaşı olduğu ülkenin dilini bilmeyen tek bir kadın kalmayıncaya kadar sürdürün. Öncelikli beklentilerimiz için her türlü desteği vermeye hazırız.”

    —nethaber

    • Bir açılım da çek borçlarına
      Çek borçlarının taksitler halinde ödenmesi alternatifi gündeme alındı…

      Pazartesi 16.11.2009 – 08:40

      Hükümet, küresel krizle birlikte gündeme gelen çek mağdurlarının sıkıntısını çözmek için alternatif planlar üretiyor.

      Kamuoyunda, karşılıksız çeklere hapis cezasını kaldıran yasa olarak bilinen Çek Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarı, hapis cezasının kaldırılması yönündeki tartışmalar nedeniyle bir türlü hayata geçirilemedi. Karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılması halinde, çekin ödeme aracı olarak kullanılmasına ilişkin özelliğinin kaybolacağı öne sürülüyor. Karşılıksız çeklerde hapis cezası devam ederse, bu kez de yaklaşık 70 bin kişinin daha karşılıksız çekten dolayı hapse girmesi söz konusu olacak. Tartışmaları dikkate alan ekonomi yönetimi, yeni bir alternatif geliştirdi.

      BORCUNU ÖDEYENİN DAVASI DÜŞECEK

      Bulunan alternatife göre, kredi kartı borçları, vergi borçları ve SSK prim borçlarına getirilen ödeme kolaylıkları karşılıksız çekler içinde getirilecek. Bu yöntemle, karşılıksız çeki bulunan tüccarlara, borçlarını taksitler halinde ödeme hakkı tanınacak. Borçlarını ödeyen karşılıksız çek sahiplerinin davaları da düşecek. Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı henüz ayrıntıları netleşmeyen çek borçlarına ödeme kolaylığı getirilmesine ilişkin düzenlemenin hayata geçmesi halinde, borçlarını yeniden yapılandıran 70 bin çek sahibi hapisten kurtulacak. Ayrıca, 2009 yılının ekim ayı itibariyle 1.6 milyon protesto edilen çeklerin de ödenmesi için yeni bir kapı açılacak. Ayrıca çeklerinin karşılıksız çıkması nedeniyle hapse giren yaklaşık bin 500 çek mağdurunun da şartlı olarak serbest bırakılmasının önünü açacak. • HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

      İNTERNETTE ÖRGÜTLENDİLER

      İnternette biraraya gelerek site kuran çek mağdurları zaman zaman eylemler yapıyor. Çek mağdurları en son eylemi 22 Ekim’de Ankara’da yaptı.

      Her ay 100 bin çek karşılıksız çıkıyor

      Esnafın ve tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren en önemli göstergelerden olan karşılıksız çek sayısında ciddi artışlar dikkati çekiyor. 2007 yılının ilk 7 ayından, 2008 yılının ilk 7 ayına kadar karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008’den 2009’a bakıldığında artış oranının yüzde 28.2’e çıktığı göze çarpıyor. Türkiye’de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Sadece 2009’un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009’un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5’ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67’sini Çek Kanunu’na muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

      Timeturk ‘den alıntıdır.

      https://karsiliksizcek.wordpress.com/category/anasayfa/page/6/

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s