SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ ISPARTA MHP


SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ ISPARTA MHP
S. Nevzat Korkmaz, 24 Temmuz 1965′te Isparta Yalvaç’ta doğdu. Babasının adı İhsan, annesinin adı Emine’dir.
Mülki İdare Amiri; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü ve Milli Güvenlik Akademisi’ni bitirdi. İngiltere’de dil eğitimi gördü.
Burdur Kemer, Iğdır Karakoyunlu, Adana Karaisalı, Adıyaman Besni’de Kaymakam olarak görev yaptı. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü İller Dairesi Başkanlığı’na atandı ve bu görevi yürüttü. UNICEF’in Ana Uygulama Planı çerçevesinde yürüttüğü iki projenin koordinatörlüğü görevinde bulundu. UNDP, ILO, WHO ve UNICEF gibi uluslararası kuruluşların Türkiye’deki çalışmalarına İçişleri Bakanlığı adına katıldı. Resim sanatıyla uğraştı ve üç kişisel sergi açtı.
Orta düzeyde İngilizce bilen Korkmaz, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Reklamlar

2 responses to “SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ ISPARTA MHP

  1. Isparta’da bir grup şehit ailesi ve gazi, MHP Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’a mektup yazarak, demokratik açılımdan rahatsızlık duyduklarını dile getirdi.

    Demokratik açılıma tepki gösteren bir grup şehit ailesi ve gazi, MHP Isparta Milletvekili Süleyman Nevzat Korkmaz’a mektup yazdı. Milletvekili Korkmaz, yazılanlar karşısında duygulandığını belirterek “Şehit ve gazi ailelerimiz Türkiye’nin gündemindeki demokratik açılımla ilgili çok anlamlı bir yaklaşım göstermiştir. İşte işin özeti budur” diye konuştu. Milletvekili Korkmaz, kendisine gelen mektupta şu ifadelere yer verildiğini kaydetti:

    “Son günlerde ülkemizde yaşanan tartışmaları büyük bir üzüntü ve öfke ile izliyoruz. Doğuda kaymakam olarak görev yapmış sizleri, kendimize yakın bulduğumuz için duygularımızı paylaşmak üzere bu mektubu yazıyoruz. Bizler; evlatlarını, kardeşlerini, eşlerini, yakınlarını bu vatanın bölünmez bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği, Türk neslinin istiklali ve istikbali için kurban vermiş insanlarız. Dolayısıyla en değerli varlıklarını, canlarını kaybetmiş kardeşleriniz olarak da ne bu dünyadan ne

    dünyevi nimetlerden, hatta ve bilakis siyaset kurumlarından hiçbir beklentimiz bulunmamaktadır. Her birimizin şehidi ay yıldızlı al bayrağa sarılı bir tabut içinde Isparta’mıza gönderildiğinde hep beraber ağladık, hep birlikte tekbir getirip, hep beraber şehidimizi omuzlarımızda taşıyıp, ebedi aleme uğurladık. Bizler canlarımızı ebedi aleme uğurladıktan sonra hiç bayram bilmedik, hiç yüzümüz gülmedi. Yanlış anlaşılırız diye çocuklarımıza bile tebessümü çok gördük. Resulü Ekrem efendimizin, şehidin

    yakınları olmamız dolayısıyla bizlere şefaat etmesini dileyerek, katrandan kara ve yakıcı acımızı yüreğimize gömdük. ’Ateş düştüğü yeri yakar’ demişler. O yakıcı ateşin hararetini, dualarımızla bir nebze de olsa bizlerle paylaştınız. Rabbimiz hepinizden razı olsun ve Allah hiçbirinize, düşmanınıza bile zamansız evlat, kardeş, eş, acısı yaşatmasın. Şahadet haberi aldığımızda yahut kolunu, bacağını, gözünü kaybetmiş gazimizle kucaklaştığımızda ’Acını z gün geçtikçe azalır’ demişlerdi, azalmadı. Aksine yokluk

    ve yalnızlık hissimiz büyüdü, büyüdü, tüm ömrümüzü yiyip bitiren kocaman bir dev oldu. Bizleri ayakta tutan Peygamber Efendimizin şefaat umudu, ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesi ve milletimizin hayır duaları idi. O anlarda bile devletimize, milletimize, bayrağımıza sırtımızı dönmedik. Biz şehidin geride kalanları birbirine sarılırken, ’Allah devletimize, milletimize, zeval vermesin’ duamızı dilimizden düşürmedik. Ancak; son günlerde, güzel ve mukaddes vatanımızın bizzat yönetenleri tarafından aciz ve

    zavallı konumuna düşürülmesi kadar hiçbir şey bizi ümitsizliğe düşürmedi.”

    “Terör örgütü ve yandaşlar? ile masaya oturan hiçbir kurum, kuruluş ve partiyi ve onlar?n yetkililerini masum ve sayg?de?er bilmemiz mümkün de?ildir” ifadeleriyle devam eden mektupta, “Bu feryadımızın, duruşumuzun bütün hemşehrilerimizce de, bütün milletimizce de paylaşıldığına inanıyor ve tüm kardeşlerimize de demokratik sınırlar içerisinde suskunluk ve ataletten sıyrılmalarını tavsiye ediyor, bizlerin sesi olacağınız düşüncesi ile saygılarımızı sunuyoruz” denildi.

    Ipghaber

    • Bir açılım da çek borçlarına
      Çek borçlarının taksitler halinde ödenmesi alternatifi gündeme alındı…

      Pazartesi 16.11.2009 – 08:40

      Hükümet, küresel krizle birlikte gündeme gelen çek mağdurlarının sıkıntısını çözmek için alternatif planlar üretiyor.

      Kamuoyunda, karşılıksız çeklere hapis cezasını kaldıran yasa olarak bilinen Çek Yasası’nda değişiklik öngören yasa tasarı, hapis cezasının kaldırılması yönündeki tartışmalar nedeniyle bir türlü hayata geçirilemedi. Karşılıksız çekte hapis cezasının kaldırılması halinde, çekin ödeme aracı olarak kullanılmasına ilişkin özelliğinin kaybolacağı öne sürülüyor. Karşılıksız çeklerde hapis cezası devam ederse, bu kez de yaklaşık 70 bin kişinin daha karşılıksız çekten dolayı hapse girmesi söz konusu olacak. Tartışmaları dikkate alan ekonomi yönetimi, yeni bir alternatif geliştirdi.

      BORCUNU ÖDEYENİN DAVASI DÜŞECEK

      Bulunan alternatife göre, kredi kartı borçları, vergi borçları ve SSK prim borçlarına getirilen ödeme kolaylıkları karşılıksız çekler içinde getirilecek. Bu yöntemle, karşılıksız çeki bulunan tüccarlara, borçlarını taksitler halinde ödeme hakkı tanınacak. Borçlarını ödeyen karşılıksız çek sahiplerinin davaları da düşecek. Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı henüz ayrıntıları netleşmeyen çek borçlarına ödeme kolaylığı getirilmesine ilişkin düzenlemenin hayata geçmesi halinde, borçlarını yeniden yapılandıran 70 bin çek sahibi hapisten kurtulacak. Ayrıca, 2009 yılının ekim ayı itibariyle 1.6 milyon protesto edilen çeklerin de ödenmesi için yeni bir kapı açılacak. Ayrıca çeklerinin karşılıksız çıkması nedeniyle hapse giren yaklaşık bin 500 çek mağdurunun da şartlı olarak serbest bırakılmasının önünü açacak. • HÜSEYİN ÖZAY ANKARA

      İNTERNETTE ÖRGÜTLENDİLER

      İnternette biraraya gelerek site kuran çek mağdurları zaman zaman eylemler yapıyor. Çek mağdurları en son eylemi 22 Ekim’de Ankara’da yaptı.

      Her ay 100 bin çek karşılıksız çıkıyor

      Esnafın ve tüccarın elinin darda olup olmadığını gösteren en önemli göstergelerden olan karşılıksız çek sayısında ciddi artışlar dikkati çekiyor. 2007 yılının ilk 7 ayından, 2008 yılının ilk 7 ayına kadar karşılıksız çek sayısında yüzde 11.5 artış yaşanmışken, 2008’den 2009’a bakıldığında artış oranının yüzde 28.2’e çıktığı göze çarpıyor. Türkiye’de her ay yaklaşık 100 bin adede yakın çek karşılıksız çıkıyor ve hukuki işleme tabi oluyor. Sadece 2009’un ilk 6 ayında karşılıksız çek nedeniyle ceza mahkemelerinde 159 bin 774 dava açıldı. Bu davalarda 221 bin 755 kişi hakim karşısına çıktı. 2009’un 6 ayında çek davaları nedeniyle bin 461 kişi hapse girdi. Bunlardan 5’ini çekle ilgili ihtara ve yasaklamaya uymama, 67’sini Çek Kanunu’na muhalefet, diğerlerini de karşılıksız çek keşide etme suçu oluşturdu.

      Timeturk ‘den alıntıdır.

      https://karsiliksizcek.wordpress.com/category/anasayfa/page/6/

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s