Karşılıksız çek sorunu ve tepkiler


Çek nedir; önce buna bakalım; Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır. Ancak uygulamada çoğunlukla bono gibi kredi vasıtası olarak kullanılmaktadır.Çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt (vade) yazılmamış hükmündedir, dolayısıyla geçersizdir. Keşide günü olarak gösterilen günden önce ödenmek için ibraz olunan bir çek ibraz günü ödenir. Karşılığı yok ise arkası yazılır.

Ancak, senet ve poliçe gibi kredi vasıtası değildir. Bono ve poliçe borçlunun peşin yerine, vadeli olarak ödeme yapmasını sağlar. Bu nedenle, üzerinde borcun ödeneceği tarihi belirten bir vade konur.

Aslında Çek ise, alan ve veren bakımından nakit para hükmündedir; dolayısıyla da, vade taşımaz, sağ üst köşeye konulan tarih kesinlikle vade olmayıp, çekin düzenlendiği (keşide edildiği) tarihi gösterir ve bu tarih 10 günlük ibraz süresinin hesap edilmesini sağlar. Yani size verilen çeki üzerinde yazdığı tarihten 10 gün içinde tahsil etmeniz gerekir, Yani çekteki keşide tarihi keşin bir anlamda son kullanım  tarihini gösterir. Hal böyle iken, iş hayatında vadeli mal alanlar, satıcılara verdikleri çeklerin üzerine, her iki tarafça vade olarak kabul edilen tarihler koyuyorlar.

YENİ ÇEK YASASI

Kamuoyunda “sicil affı” olarak bilinen, ödenmeyen kredi borçlarıyla ilgili kayıt temizliği yasası dün Meclis’te kabul edildi.

Yasayla, geçmişte kredi ödemesini aksatan kişiler ve şirketlerin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin kayıtları, borçlarını 6 ay içinde ödemeleri veya yeni bir takvime bağlamaları şartıyla Merkez Bankası’ndan silinecek. Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve tüketici finansman şirketlerince yapılacak kredilendirme, çek karnesi verilmesi ve diğer işlemlerde silinmiş kayıtlar dikkate alınmayacak. Yeni yasa, Mart 2004′ten itibaren 2008′in ilk altı ayını da kapsayacak şekilde 5 yıl 3 aylık dönem için sicil temizliği getirdi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, sicil affının dışında esnaf ve sanatkarla ilgili eylem planı hazırlandığını, mali güçlerin artırılması ve hukuki mevzuat konularında düzenlemeye gidileceğini söyledi. Türkiye’de kredi kartı sayısının 42 milyon olduğunu belirten Çağlayan, herkesin cebinde 3-4 kredi kartı bulunduğundan dolayı en fazla aktif olan kredi kartı sayısı yüzde 35 olduğunu vurguladı.

Çek suçundan hapiste yatanlar çıkacak, 70 bin dava düşecek

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilimdalı Başkanı Prof.Dr. Adem Sözüer, Çek Yasası, TCK’ya uyumlu hale getirilmediği için görülmekte olan 70 bine yakın çek davasının düşmesi gerektiğini söyledi.

Çekle ilgili böylesine hatalı ve çarpık uygulamanın bu kadar yaygınlaşmasında bankalar başlıca rolü oynuyor. Şöyle ki; bankalar güya vadeli olan çekleri bonoymuş gibi kredi konusu yapıyor ve bu yanlış uygulamadan vazgeçmiyorlar. Ancak, işlerine geldiği zaman çekte vade olmadığını çok iyi hatırlıyor. Son zamanlarda, kredi teminatı olarak müşterilerin çeklerini, bankaca vadesinden önce tahsil edilmekte ve böylece krediler vadesinden önce tasfiye edilmektedir. Ama, bu arada çekleri tahsil edilen müşterinin kendi müşterileriyle, yani çek borçlularıyla olan ilişkisinin ne hale geldiği bankanın umurunda olmuyor.

….

(bir yorum)
Bu konuda yazılabilecek en güzel yazıyı Prof. Dr. Hayri Domaniç yazmış, söylenebilecek en güzel sözü söylemiştir. Hoca Çek yasasını anayasaya aykırı bulmayan Anayasa Mahkemesi için “AĞIR ŞEKİLDE HATALIDIR” demektedir.

Anayasa mahkemesinin bu ağır hatasını anlatıp kurandan örnek vererek şöyle demektedir:

KUR’AN-I KERİM’in AHZAP Suresinin 72. Ayeti diyor ki;
İnsan ZALUMEN CEHULA yani İNSAN ÇOK ZALİM ve ÇOK CAHİLDİR.

Anayasanın 38 .maddesi sözleşmelerden doğan borçların yerine getirilmemesi nedeni ile kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını emretmektedir. Anayasa mahkemesi ise çeki bir sözleşme olarak kabul etmemiş ve ekonomik suça ekonomik ceza diye aslında hukuk literatüründe bulunmayan bir kavram uydurarak çek yasasının anayasaya aykırı olduğu davasını ret etmiştir. Domaniç Hoca bu konuda şöyle demektedir:

“EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA” gerekçesi ile hapis cezasını tespit eden, 4814 sayılı kanunla bu doğrultudaki Anayasa Mahkemesi kararı hatalı olup, DÜNYA MEVZUATINA AYKIRI VE ACEMİLİK ÜRÜNÜDÜR..

…..

(bir yorum)
bir çekin karşılıksız çıkması demek , birilerinin batması demektir.

Bu çekler , bir hizmet yada mal alımı karşılığında verilmekte.

Çek ödenmediği zaman , aslında birinin malını çalmış oluyorsun.

Bu sebeple karşılıksız çek verenlerin DOLANDIRICILIKLA yargılanması gerekmektedir.

Zaten 1985 yılından önce karşılıksız çek verenler dolandırıcılıkla cezalandırılıyordu.

Ve karşılıksız çek sayısı 1985 yılında 10.000 civarındaydı.2008 yılında ise 2 milyon 148 bini geçti.

Durumun vahameti ortada.

Maalesef piyasada ki insanların büyük çoğunluğu bu kanunun boşluğunu kullanıp insanları mağdur etmektedirler.Hatta sadece , işi karşılıksız çek yazıp piyasayı dolandırmak olan insanlar var.

Türkiye’deki ticaret ortamının iyileştirilmesi için ;
Derhal kanunun değiştirilip , karşılıksız çek verenler ağır bir şekilde cezalandırılmalıdır.

Millet Meclisi isimli siteden alıntıdır. Yazının tümünü okumak ve yorumlara katkıda bulunmak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Önerdiğim yazılar

6 responses to “Karşılıksız çek sorunu ve tepkiler

  1. BİR ÇEK MASALI
    (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5 inci maddesi “Özel kanunlarla ilişki” başlığını taşımaktadır. Bu maddeye göre, “Bu Kanun’un genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren özel kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.” Bu kanunun yayınlanmasını müteakip 3167 sayılı Çek Yasasının da içinde bulunduğu “ceza içeren özel kanunlar”da gerekli değişiklik ve uyumların yapılabilmesi için 5nci maddenin uygulanması 31.12.2008 tarihine ertelenmiştir.)
    BU DURUM AYNI ZAMANDA AF BEKLENTİSİNE DE SEBEP OLMUŞTUR. HÜKÜMET YASAYI BEKLETMEKLE AF BEKLENTİSİNİ DE UZUN BİR ZAMANA YAYMIŞTIR. TEHLİKE BURDADIR. BİRDE BUNA GLOBAL EKONOMİK KRİZDE EKLENMİŞTİR.
    (Zamanın birinde bir Padişah A.B ve canı gibi sevdiği bir atı varmış. Hikaye bu ya birgün Padişah bir ferman çıkarmış: “Kim atıma Türkçe öğretebilirse dilesin benden ne dilerse..”Öyle bir ödül iyi de kimse ortaya çıkmamış. Ferman tekrar yayınlanmış. Ödül daha da artırılmış vezirlik, başkanlık, dini imamlık gibi..İşte tam o zaman ödül etkisini gösteriyor ve Sultanbeyli denilen yerden bir külhanbeyi çıkıyor ve Padişah A.B’ye “ben ögretirim” diyor, “ama size biraz pahalıya patlar; 15 sene de vakte ihtiyacım var..” Padişah, “maliyetin önemi yok, yeterki son nefesimi vermeden atım benim için ne düsünüyor, onu bir öğreneyim” der.Külhanbeyli, “hiç merak etmeyin ben onu 15 senede bülbül gibi konuştururum” deyince, Padişah A.B “bülbül gibi değil Türkçe konuşsunki halkım da anlasın, yoksa onlara tercüme yapmamız lazım” demiş.
    Neyse uzatmayalım, çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz; Külhanbeyliye bir köşk, halayıklar, cariyeler, takılar 367 tane de başsallayan ( O zaman böyle görevli de varmış), uçaklar, firmalar verilmiş. Atı da vermişler.
    At ilk seferde yere atmış ya, Külhanbeyli hırslı inatçı vazgeçmemiş…Neyse aradan 1 yıl geçiyor attan tek kelime yok. Gittikçe de zayıflıyor eski ihtişamını kaybediyor.
    Bu gidişatı kontrol etmekle görevli vezir A.S soruyor: “Yahu Külhanbeyli atta bir kelime yok durumu da iyi değil?” Külhanbeyli hazırcevap: “Yok Vezirim durum gayet iyi. Şimdilik okumayı öğrendi ve okudukça bu dünyanın halini duydukça üzülüyor. O yüzden biraz iştahsız ama düzelecek!” 2. sene geçince atın dış görünüşünde biraz düzelme oluyor. En azından gelinlerin ilk gece damatlara berberler tarafından, bir dünya güzeli sunma mahareti gösterdikleri gibi, atı da o gün öyle gösteriyorlar. Vezir diyor: “Eh görünüş geçen seneye göre daha iyi de tek kelime yok. Bunu nasıl izah edeceksin?”
    Külhanbeyli: “Sabır sabır olacak birgün!”
    Üçüncü sene artık uyanık, akıllı Vezir A.S inanmıyor ve zorluyor: “Bu atın Türkçe öğrenmesi çok zor, biz kendi dilini konuşmamak icin illa da Arapça konuşacağım veya İngilizce EUROVISION yarışması yapacağım diyenlere bile öğretemiyoruz, sen nasıl bu ata öğreteceksin Türkçeyi? Bu işin sırrını anlatacaksın bana, bende sır olarak kalacak..” deyince Külhanbeyli cevabı yapıştırır: “Sayın Vezirim 15 sene uzun bir zaman bu ara ya Padisah A.B ölür, ya bu at ölür ya da ben ölürüm. O zamana kadar yaşadığım beylik beyliktir ve benim çocuklarım Amerika’da okurlar Türkiye’de nasıl kolay yönden zengin olurlar, öğrenmiş olacaklarından sırtları da hiç yere gelmez…”)
    İŞTE MANTIK. BU MANTIKLA; YA AF OLUR, YA PİYANGO ÇIKAR YADA HAPSE GİRERİZ MANTIĞI VE ÇEK KESMELERE DEVAM. SONUÇ MU? KARŞILIKSIZ ÇEKTE BÜYÜK PATLAMA. ÇEK KESMEYE DEVAM. ESKİ YASA DEVREDE VE ÇÖZÜMSÜZLÜK.

    . Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, diğer birçok özel kanunda değişiklik yapılmış olmasına rağmen Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, artık 01.01.2009 tarihi itibariyle 3167 Sayılı Yasanın ceza içeren ve TCK Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddeleri zımnen yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır.
    İŞTE BU DURUMDA AF BEKLENTİSİNE HAK ARAMA EKLENMİŞTİR. ZİRA SUÇSUZ YERE HAPİS YATANLAR VARDIR.

    Nitekim, 31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi.

    1. TCK m. 21 bakımından : 3167 SK. m. 16/1’de karşılıksız çek keşide etme suçu, “şekli suç” niteliğinde düzenlenmiştir. Ancak, TCK ’nın genel hükümleri (m. 21) uyarınca, bir suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Kast “doğrudan”(m. 21/1) veya “olası kast” (m. 21/2) olabilir. Bu nedenle, bir kişinin karşılıksız çek nedeniyle cezalandırılabilmesi için, bu kişinin çeki keşide ederken, çekin karşılıksız kalacağı kastıyla hareket etmiş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, bunu bilmeli ve istemelidir. Dolayısıyla, yapılan yargılamada, artık kastın varlığı mutlak olarak araştırılmalı ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
    KURUNUN YANINDA YAŞ YAKMAMAK İÇİN BU HUSUS MUTLAKA GÖZETİLMELİDİR.DOLANDIRICI İLE HAKİKİ MAĞDURU AYIRAN BU HUSUSTUR. ÇÖZÜM YARATACAK HUSUSLARDAN BİRİDİR.

    2. TCK m. 52 bakımından Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası, çek bedeli tutarı kadar “adli para cezası” olarak belirlenmekteydi. Ancak, 1.1.2009 tarihinden itibaren TCK’nın adli para cezalarına ilişkin 52. maddesi uygulama alanı bulacağından, ceza miktarının ve niteliğinin belirlenmesi değişmiş bulunmaktadır.
    Kıyas, TCK nun 2/3. madde ve fıkrası ile yasaklanmıştır. Buna göre kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. Kararına itiraz edilen mahkeme gerekçesinde kıyas yasağına rağmen kıyas yaparak 3167 Sayılı 16/1 maddesindeki ceza düzenlemesinin TCK 52. maddesindeki adli para cezası sistemine uygun olduğunu belirtmiştir.
    YARGIDA EŞİTSİZLİK.
    Yasa koyucunun 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde sözünü ettiği diğer kanunlar içerisinde 3167 Sayılı Yasanın da olduğu hususunda tereddüt yoktur. Yasa koyucunun atlama yaptığı, bu konuyu unuttuğu kabul edilemeyeceğine göre yasa koyucunun muradının 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesi ile düzenlenen ceza kuralının ortadan kalkması,uygulanamaz olması olduğu kabul edilmelidir.
    SUÇ , CEZA VE AF;

    ”YANLIŞI, YANLIŞLA DÜZELTMEK OLANAKLI DEĞİLDİR”-
    ”Bir ticari ilişkiden kaynaklı borcun yerine getirilmemesi ve suç olarak tanımlanması mümkün görülmemektedir. Suç genel teorisindeki sorumluluk esaslarına aykırı bir şekilde suç tipi tarif edilmektedir.
    “çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluk, suç olmaktan çıkarılarak idari para cezasını ve/veya idari tedbiri gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmelidir”

    ”Zira, ileri tarihli çek uygulaması çekin işlerliği ve güvenirliğini ortadan kaldıran bir uygulamadır. Türkiye;de yanlış yerleşmiş bir teamüldür.
    ASLINDA BEKLENTİMİZ AF DEĞİLDİR. BEKLENTİMİZ YANLIŞLARIN DÜZELTİLMESİDİR. DÜZ MANTIK BAKIŞI İLE AF DENİLİNCE BORCUN ÖDENMEYECEĞİ AKLA GELMEKTEDİR.
    BORÇ KUL HAKKI VE NAMUS BORCUDUR. BORÇLU İLE ALACAKLININ ANLAŞMASI İLE BORC BELLİ BİR VADEDE KAPANABİLİR. DEVLETTEN GEL BENİM BORCUMU ÖDE BEKLENTİMİZ DE YOKTUR. AMA HAPİSLİKLE TAZYİK BU OLANAĞIN ÖNÜNÜ KAPATMAKTADIR. BU DURUM PİYASALARDA BARIŞI VE GÜVENİ BOZMAKTADIR. DOLAYISIYLA ZARARLAR ARTMAKTADIR. BEKLENTİMİZ YUKARDAKİ KAİDELERE UYULARAK YENİ YASANIN ÇOK ACİL ÇIKARILMASIDIR. BÖYLECE ÇEK KRİZİ ÇIĞININ ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR.

  2. KİMİN BAŞBAKANI OLDUĞUNU AÇIKÇA BEYAN ETMİŞ İŞTE BUNDA TUHAF OLAN NE VAR

  3. slm arkadaşlar kurcepe diye bi arkadaşımız yorum yapmış ben ona kesinlikle katılmıyorum ve şiddetlede kınıyorum.saden türk milleti bu gibi düşünen arkadaşlarla bu durumlara geldik.güyya müslümanız ama lafa gelince, müslümanlık gerçekte öle bi şey yok.ben bu memleket için çalışıcam didinicem ticaret yapıcam sonra dünyada birileri çıkacak kriz var diye baracak ben daha nolduğunu anlamadan çoluk çocuk perişan olcam devlet ve kanun bana sahip çıkmıycak sapla samanı karıştırıcak yani iyi niyetliyle dolandırıcıyı karıştırcak ben mahvolucam.yok öle dava bankalar napıyo hiç bakan varmı bu memlekette afedersiniz kör tuttuğunu ……. miş.yeni düzenlemeyi adam gibi yapsınlar bence şu bankaları bi alsınlar karşılarına banka kime çek veriyosa desinlerki bu kişinin kestiği çekin öle yüzde bilmem kaçını yok bin lirasını ödeycekmiş banka yok öle dava tamamını ödesin ödesinki hem çeki alan kişi acaba çekim ödenmezmi korkusu olmasın kendi ticareti de bozulmasın bak ozaman bankalar nasıl ince eleyip sık dokuyor bu memlekette en rahat vede en fazla parayı bankalar ve avukatlar kazanıyo.bakın bakalım türkiyenin avukatları kaç yıl okuyor bide bakın bakalım o hırıstiyan,gevur çakal dediğimiz ABD de avukatları kaç yıl okuyor.burdaki avukatların yüzde 99 dokuzu kırtasiye avukatı.avukat arkadaşlar kusura bakmasınlar ama ben onlara avukat demiyorum ben onlara bozuk düzenin fırsatçıları diyorum.avukat dedimmi dava uvukatı olmalı fikir avukatı olmalı bozuk düzene karşı insanları savunmalı amaaa nerdeeee.herhes tutturmuş bir düzen gidiyor böle rahat nasıl olsa demi oturduğumuz yerden o ülkeyi bu ülkeyi eleştirip duralım.gelelim bankalara onlarda aynı niye bu memlekette para kazanıyorlar hemde misler gibi onlar ekonominin yürümesini sağlıycak bilyalar olması lazım yani dışardaki ticaretin ver benim paramı değilde devam ettir ticaretini mantığı olması lazım ken amaaaa nerdeeee.sonrada bu ülkenin başbakanı çıkıyor diyorki bize kriz öle sanıldığı gibi vurmamış arkadaşlar bunu sayın başbakan nerden anlamış bakarmısınız vursaymış bankalar batarmış bu kadar cağilce birşey nasıl olurda bir başbakan böle birşey söler hayretler içinde kaldım.benim 15 yaşındaki oğum bile bu şekilde cahilce konuşmaz.bu çok vahim geldi bana gerçekten arkadaşlar ehliyetsiz vede araba kullanmasını bilmiyen birisinin arabasınada seyahat ediyorum kadar korktum.

    • Sayın Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN,

      Size açık bir çağrı yapıyoruz. Ticaret erbabı mağdurdur. Çek yasası mağdurları oluşmuştur.
      alacaklı ve borçlu tarafta mağdurlar çığ gibi çoğalmaktadır.
      Ekonomik krizin faturası KOBI lere ödetilmek istenmektedir.
      Buna dur deyiniz. Bize çek yasası mağdurlarına destek olunuz.
      Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun bir çek yasasının çıkması için destek veriniz.

      Bizler internetde, özgür bloglar aracılığıyla toplanan çek yasası mağdurlarıyız. Adil bir çek yasası çıkmasını talep ediyoruz. Bu amaçla Sayın Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN, Sadullah ERGİN, Kemal KILIÇDAROĞLU ve Ayşe ARMAN ‘a açık duyuru yapıyoruz. Bizim çağrımızı duyunuz.

      Çek yasası mağdurları ile ilgileniniz.

      KEMAL KILIÇDAROĞLU Kimdir ?
      İSTANBUL Milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi
      Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık 1948’de Tunceli Nazimiye’de doğdu. Babasının adı Kamer, annesinin adı Yemuş’tur. Ekonomist ve Maliyeci; Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi. Maliye Bakanlığı’nda Hesap Uzmanı, Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı, Bağ-Kur Genel Müdürü, SSK Genel Müdürü olarak görev yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini yürüttü. Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak ders verdi. İş Bankası Yönetim Kurulu Üyeliğine getirildi. Değişik gazete ve dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesinin yanı sıra ayrıca üç kitabı yayınlandı. Ekonomik Trend Dergisi tarafından verilen “Yılın Bürokratı” ödülünü aldı. 22. Dönem İstanbul Milletvekili. Orta Düzeyde Fransızca bilen Kılıçdaroğlu, evli ve 3 çocuk babasıdır.

      MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN Kimdir ?

      ANKARA Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi
      Mehmet Zafer Çağlayan, 15 Kasım 1957’de Muş’ta doğdu. Babasının adı M.Salih, annesinin adı Muhlise’dir. Makine Mühendisi ve Sanayici; Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Sanayici olarak çalıştı. 1987’de Ankara Sanayi Odası’na Oda Meclisi Üyesi oldu. 1989’da Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, 1991’de Başkanvekili ve 1995’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak, 2007’ye kadar bu görevini sürdürdü. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde üç dönem Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi ile Türkiye Ekonomi Araştırma Vakfı’nın Mütevelli Heyet Üyesi oldu. 60. Hükümet’te Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak atandı. Hükümette yapılan değişiklikte, Devlet Bakanlığı görevine getirildi. İngilizce bilen Çağlayan, evli ve iki çocuk babasıdır.

      SADULLAH ERGİN Kimdir ?
      HATAY Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi
      Sadullah Ergin, 6 Temmuz 1964’te Hatay Antakya’da doğdu. Babasının adı Mehmet İsmet, annesinin adı Hatice’dir. Avukat; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde kurum avukatı olarak çalıştı. Serbest avukatlık yaptı. Çeşitli dernek ve cemiyetlerde yöneticilik görevlerinde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi oldu. 22. Dönem Hatay Milletvekili. 60. Hükümet’te Adalet Bakanlığı görevine atandı. İyi düzeyde İngilizce bilen Ergin, evli ve 3 çocuk babasıdır.

      Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri,

      Çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri olmaktadır.
      -Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açıkca ihlal edilmektedir.
      -Farklı mahkemeler farklı kararlar vermektedir.
      -Savunması bile alınmayan kişilere, sırf şikayet üzerine hapis cezası verilmektedir.
      -Cezaevlerindeki mağdurlar umutlarını yitirmektedir.
      -Mağdurlar haklarını arayamamakta, sinmektedirler.

      bize yardım ediniz. Adil bir çek yasası için destek veriniz.

      İnsan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !

      Mehmet Zafer Üskül Başkan AK Parti Mersin
      Halide İncekara Başkanvekili AK Parti İstanbul
      Mehmet Ekici Başkanvekili MHP Yozgat
      Abdurrahman Kurt Sözcü AK Parti Diyarbakır
      Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
      Ahmet Koca Üye AK Parti Afyonkarahisar
      Kazim Ataoğlu Üye AK Parti Bingöl
      Mehmet Ocakden Üye AK Parti Bursa
      Murat Yıldırım Üye AK Parti Çorum
      Mithat Ekici Üye AK Parti Denizli
      Mustafa Ataş Üye AK Parti İstanbul
      Erdal Kalkan Üye AK Parti İzmir
      Fatih Arıkan Üye AK Parti Kahramanmaraş
      Ahmet Gökhan Sarıçam Üye AK Parti Kırklareli
      Kerim Özkul Üye AK Parti Konya
      Cemal Yılmaz Demir Üye AK Parti Samsun
      Ali Rıza Ertemür Üye CHP Denizli
      Çetin Soysal Üye CHP İstanbul
      Ahmet Ersin Üye CHP İzmir
      Malik Ecder Özdemir Üye CHP Sivas
      Akın Birdal Üye DTP Diyarbakır
      Şenol Bal Üye MHP İzmir
      Gürcan Dağdaş Üye MHP Kars

      Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu üyeleri,

      Çağdaş bir çek yasası için mağdurlara yardım ediniz. Türkiye bir ekonomik krizin etkisi altındadır. Suyu kesmek değil, suyun akışını arttırmak istiyoruz. İşletmeler çalışsın, işçiler maaş alsın istiyoruz. Karşılıksız çekin cezası hapis olmamalıdır.

      Adil bir çek yasası için yardım ediniz.

      Ekonomik krizi biz çıkarmadık. Ekonomik krizin kurbanı olmayı red ediyoruz.

      .
      Soner Aksoy Başkan AK Parti Kütahya
      Hasan Angı Başkanvekili AK Parti Konya
      Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü AK Parti Malatya
      Osman Coşkun Katip AK Parti Yozgat
      Ahmet Edip Uğur Üye AK Parti Balıkesir
      Kutbettin Arzu Üye AK Parti Diyarbakır
      Metin Kaşıkoğlu Üye AK Parti Düzce
      İbrahim Halil Mazıcıoğlu Üye AK Parti Gaziantep
      İsmail Katmerci Üye AK Parti İzmir
      Eyüp Ayar Üye AK Parti Kocaeli
      Bayram Ali Bayramoğlu Üye AK Parti Rize
      Hasan Ali Çelik Üye AK Parti Sakarya
      Afif Demirkıran Üye AK Parti Siirt
      Mustafa Cumur Üye AK Parti Trabzon
      Kayhan Türkmenoğlu Üye AK Parti Van
      Fazlı Erdoğan Üye AK Parti Zonguldak
      Tacidar Seyhan Üye CHP Adana
      Hüsnü Çöllü Üye CHP Antalya
      Ergün Aydoğan Üye CHP Balıkesir
      Mehmet Ali Susam Üye CHP İzmir
      Mehmet Şevki Kulkuloğlu Üye CHP Kayseri
      Mehmet Nezir Karabaş Üye DTP Bitlis
      Yılmaz Tankut Üye MHP Adana
      Cemaleddin Uslu Üye MHP Edirne
      Alim Işık Üye MHP Kütahya

      Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu üyeleri,

      Konuyu baştan beri biliyorsunuz. Çek yasası gecikmiştir. Çek yasası adil değildir. Borca hapis ayıptır.

      adil bir çek yasası için desteğinizi istiyoruz.

      Ahmet İyimaya Başkan AK Parti Ankara
      Hakkı Köylü Başkanvekili AK Parti Kastamonu
      Mehmet Emin Ekmen Sözcü AK Parti Batman
      İlknur İnceöz Katip AK Parti Aksaray
      Ahmet Aydın Üye AK Parti Adıyaman
      Zekeriya Aslan Üye AK Parti Afyonkarahisar
      Yılmaz Tunç Üye AK Parti Bartın
      Mehmet Tunçak Üye AK Parti Bursa
      Mehmet Salih Erdoğan Üye AK Parti Denizli
      Celal Erbay Üye AK Parti Düzce
      Veysi Kaynak Üye AK Parti Kahramanmaraş
      Ali Öztürk Üye AK Parti Konya
      İhsan Koca Üye AK Parti Malatya
      Mustafa Hamarat Üye AK Parti Ordu
      Yahya Akman Üye AK Parti Şanlıurfa
      Halil Ünlütepe Üye CHP Afyonkarahisar
      Turgut Dibek Üye CHP Kırklareli
      Ali Rıza Öztürk Üye CHP Mersin
      Rahmi Güner Üye CHP Ordu
      Ali İhsan Köktürk Üye CHP Zonguldak
      Hamit Geylani Üye DTP Hakkari
      Osman Ertuğrul Üye MHP Aksaray
      Metin Çobanoğlu Üye MHP Kırşehir
      Rıdvan Yalçın Üye MHP Ordu

      Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için bloglarımızda açık duyuru yayınlıyoruz. Yorum bırakarak destek olunuz. Özgür bloglarımız birer demokrasi okuludur.

      Intenet özgürlüktür. Bizi destekleyiniz. Blog larımıza yorum bırakınız.

      Adalet Bakanlığı konuyu çözmelidir.
      Maliye Bakanlığı tefecilerin ceza mahkemeleri aracılığıyla takip ettiği çeklerde vergi ve fatura kontrolü yapmalıdır.
      Ayşe ARMAN, arkadaşınız Deniz SEKİ ‘nin yaşadığı dramların çok daha fazlasını çek yasası mağdurları sürekli yaşamaktadır.
      Hukuk herkes için gereklidir.
      Karşılıksız çeke hapis anlamsızdır.
      Sanayi Bakanlığı konuya eğilmelidir. Hapis tazyiki ticareti öldürmektedir.
      Çek Mağdurları blogları adalet istemektedir.
      Sanayi ve ticaret bakanlığı ‘ndan destek istiyoruz.
      Profesör Hayri DOMANİÇ ve Profesör Adem SÖZÜER bunları savunmaktadır.
      Yargıtay başkanı Hasan GERÇEKER karşılıksız çeke hapisin kalkması gerektiğini söylemiştir.

      —–

      • Başbuğ ve Ergin’den PKK’nin geleceği
        28.08.2009 – 06:30
        Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ, PKK üyelerini teslim olmaya ve Türk adaletine güvenmeye çağırdı. Adalet Bakanı Ergin ise Kürt açılımı kapsamında belli unsurlara yönelik düzenleme yapmayacaklarını söyledi.
        Zafer Haftası kutlamalarına katılmak üzere Afyon’a giden Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, gazetecilerin terörle mücadele raporu hakkındaki soruları üzerine bazı açıklamalar yaptı.

        Başbuğ: Gelin teslim olun
        Temmuz ayında 14 PKK üyesinin teslim olduğunu, bunların on ikisinin adli soruşturma ya da tutuksuz yargılama neticesinde serbest bırakıldığını, ikisinin mahkemeye sevk edildiğini belirten Başbuğ, “Baştan beri söylediğimiz de bu zaten. Türk adaletine güvenin. Her zaman söylüyoruz, gelin Türk adaletine teslim olun” dedi.

        Adalet Bakanı Sadullah Ergin de dün çeşitli konuların yanı sıra Kürt açılımı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kabine revizyonuyla Bakanlık koltuğuna oturan Ergin, NTV’ye verdiği röportajda teslim olan PKK’lılar ile ilgili soruları yanıtladı.

        Belli unsurlara yönelik düzenleme yapmayız
        “Demokrasi açılımı ya da Kürt açılımı ile, burada sizin bakanlığınızı da ilgilendiren çok önemli bir düzenleme gündeme gelebilecek. Açılım kapsamında teröre bulaşmamış eylemlere bulaşmamış teröristlerin dağdan indirilmesini kolaylaştıracak bir yasal düzenleme gündeme gelebilecek. Buna gerek var mıdır? İlk etapta yapılabilir mi ya da TCK’nın ilgili maddesi zaten bunun için yeterli mi?” şeklindeki soruyu yanıtlayan Ergin, söz konusu sürecin “Kürt açılımı değil demokratik açılım” olduğunu söyleyerek söze başladı.

        Bundan dolayı sürecin sadece Kürtleri ilgilendirmediğini ve sadece belli unsurları kapsayan bir çalışma yapmadıklarını vurgulayan Ergin, amaçlarının her gelişmiş demokraside olduğu gibi Türkiye’deki 72 milyon vatandaşın kendini hür ve rahat hissetmesini sağlayacak tedbirleri almak olduğunu söyledi.

        Ergin, “Kendini farklı şekilde kültürel anlamda hisseden insanımız kendi kültürünü kendi inanışlarını geleneklerini kendi kutsallarını özgürce yaşayabilmeli bunu ifade edebilmeli. Herkesin kendini birinci sınıf vatandaş hissetmesini sağlamak ve sağlatmak bunu hissettirmek, devletin görevidir. Yoksa etnik anlamda bir gruba bir sınıfa ayrıcalıklı bir düzenleme söz konusu değil böyle bir çalışmamız yok” diye konuştu.

        Ergin’in “teröristler” ile ilgili soruya Kürt halkı ve etnisite üzerinden yanıt vermesi gözden kaçmadı.
        (soL – Haber Merkezi)

        https://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/11/04/cek-kanunu-yoktur/

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s