T.C. SAKARYA 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ, İnfazın Durdurulması Kararı, 11-mart-2009


T.C.
SAKARYA
1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR
DEĞİŞİK İŞ NO : 2009/213

BAŞKAN : ABDÜLKADİR YAVUZ
ÜYE : BURHANETTİN ESENKAR
ÜYE : CEVDET BAK
KATİP : BİLGEN EL

Hükümlü vekili tarafından Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 tarih 2007/415-739 esas karar sayılı ek kararı ile sanık vekilinin talebinin reddine ve mahkemelerinin 2007/415 esas-2007/739 karar sayılı ilamının değiştirilmesine ve infazın durdurulmasına yer olmadığına ve infazın devamına dair kararına süresi içerisinde; müvekkilinin 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet nedeni ile para cezasına mahkum edildiği ve para cezasının ödenmemesi nedeni ile hapse çevrildiği halen ceza evinde olduğu, 5275 Sayılı Yasanın 98. maddesi uyarınca yaptıkları başvurunun reddedildiği, bu kararın 5237 Sayılı TCK nun 5, 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, 3167 Sayılı Yasanın 16. maddesi ayrıca TCK 20.43.52,53,60,61 maddelerinde yer alan düzenlemelere aykırı olduğu, 31.11.2008 tarihi itibari ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıktığı, böylece suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hükümlü hakkında verilen cezanın yasal dayanağının kalmadığı iddiası ile Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 29.1.2009 tarihinde infazın devamına ilişkin ek kararın itiraz incelemesi ile kaldırılmasını ve müvekkili hakkında tayin edilen cezanın bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasını ve tahliyesini istemiştir.
İddia makamı mütalaası alındı, dosya incelendi

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Konu ile ilgili yasal durum incelendiğinde;
1-3167 Sayılı Yasanın 16. maddesinde :
(1) Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

2 – 5237 Sayılı TCK nun 2/1-3 madde ve fıkralarında ;
(1) “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.”
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

3- 5237 Sayılı TCK nun 5/1 madde ve fıkralarında :
“Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. “

4-5237 Sayılı TCK nun 52/1-2-3 Madde ve fıkralarında;
(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. “

5-5252 Sayılı Yasanın 5349 Sayılı Yasanın 6. Maddesi ile değişik Geçici 1. Maddesinde:
(1) Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.

6-5275 Sayılı Yasanın 98/1-3 madde ve fıkrasında:
(1) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.
(3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

7- 5275 Sayılı Yasanın 101/1-3 Madde ve fıkrasında:
(1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
(3)Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.” hükümleri bulunmaktadır.

Ayrıca TBMM tarafından 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı ile Çeşitli Kanunlar ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile düzenleme yapıldığı ve bu kanunun yürürlükte olduğu ancak yapılan bu düzenlemeler içerisinde 3167 Sayılı Yasanın 16. Maddesi ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı da ortadadır.
Kararına itiraz edilen mahkemenin itiraz edilen kararında 3167 Sayılı Yasanın yürürlükten kalkmadığı ve halen karşılıksız çek keşide etmek suçunun bulunduğu, bu durum karşısında kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edilmediği, 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesindeki düzenlemenin TCK nun 52. maddesi ile uyumlu olduğu, çek bedelinin 5-730 gün arasında olması halinde belirlenen tam gün sayısı ile takdir edilen bir gün karşılığı adli para cezasının çarpılması sonucu para cezası vermek olanaklı olduğu gibi çek bedelinin 5 tam günün altında olması halinde 5 tam güne yükseltilmesi, 730 tam günün üstünde olması halinde ise kanunlarda aksine hüküm bulunmayan hallerde ibaresi dikkate alınarak 3167 Sayılı Kanun 16/1 maddesi uyarınca belirlenecek adli para cezasının verilebileceği bunun TCK nun 52 maddesine aykırılık oluşturmayacağı yasal sebepleri ve diğer yasal sebeplerle sanık vekilinin talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yürürlükte olan yasal durum incelendiğinde; TCK nun 5/1 maddesinde bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı belirtilerek ceza hukukunda yeknesaklık sağlanmak istenmiştir.

Bu amaçla 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesine; diğer kanunların TCK nun birinci kitabında yer alan düzenlemesine aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31.12.2008 tarihine kadar uygulanır hükmü konulmuş ve bu süre yeniden uzatılmamıştır.
Yasa koyucu 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. Madde hükmünü dikkate alarak “ Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı ile Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adı altında 580 maddeden oluşan 5728 Sayılı Yasayı çıkartmış ve bu yasa yürürlüğe girmiştir.
Buradan da anlaşıldığı üzere yasa koyucunun amacı TCK nun genel hükümlerinin bütün özel yasalarda ve ceza hükmü içeren yasalarda uygulanmasını sağlamaktır.
5237 Sayılı TCK nun 52. maddesi dikkate alındığında adli para cezasının tanımının yapıldığı görülmektedir. Buna göre adli para cezası , beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmadığı hallerde 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sureti ile hesaplanan meblağın hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir
Bu maddenin 1. fıkrasında bulunan “kanunda aksine hüküm bulunmayan haller” tanımının adli para cezası gün sayısının bu genel düzenlemeye aykırı olarak 730 günün altında veya üstünde olabileceği ve bu düzenlemenin de geçerli olduğu anlamındadır. Buradan da anlaşıldığı üzere TCK genel hükümlerinde gün adli para cezası sistemi benimsenmiştir.

3167 Sayılı yasanın 16. maddesi değerlendirildiğinde; “….. çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar . Ancak verilecek para cezası 80 milyar liradan fazla olamaz. ” hükmünün bulunduğu, bu düzenlemenin gün para cezası içermemesi nedeni ile TCK nun 52/1 maddesine uygun olmadığı ortadadır. Bu düzenleme karşısında açık bir yasal düzenleme yokken çek bedeli kadar tam gün sayısı belirlenerek bunun 20-100 TL arasında takdir edilecek bir bedelle çarpılması sureti ile sanığın cezalandırılabileceğini değerlendirmek kıyas yapmaktır. Kıyas, TCK nun 2/3. madde ve fıkrası ile yasaklanmıştır. Buna göre kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. Kararına itiraz edilen mahkeme gerekçesinde kıyas yasağına rağmen kıyas yaparak 3167 Sayılı 16/1 maddesindeki ceza düzenlemesinin TCK 52. maddesindeki adli para cezası sistemine uygun olduğunu belirtmiştir.
Yasa koyucunun 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde sözünü ettiği diğer kanunlar içerisinde 3167 Sayılı Yasanın da olduğu hususunda tereddüt yoktur. Buna göre 3167 Sayılı Yasada bulunan ve 5237 Sayılı TCK nun 1.kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümler 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabilecektir. Bu düzenlemenin mevhumu muhalifinden 3167 Sayılı (özel) Kanunun TCK nun 1. kitabının 52. maddesinde düzenlenen gün para sistemine aykırı olan ceza kuralının 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Kaldı ki yasa koyucu 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesini dikkate alarak 5728 Sayılı Yasa ile özel yasalarda ayrıntılı düzenlemeler yapmasına rağmen 3167 Sayılı Yasada herhangi bir düzenleme yapmamıştır.
Yasa koyucunun atlama yaptığı, bu konuyu unuttuğu kabul edilemeyeceğine göre yasa koyucunun muradının 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesi ile düzenlenen ceza kuralının ortadan kalkması,uygulanamaz olması olduğu kabul edilmelidir. Çünkü ceza kuralları uygulanmak amacı ile konulur. Uygulanamayan bir ceza kuralı kaldırılmış demektir. Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak kaldırılma dışında yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek gerek Anayasa’da yapılan düzenlemeye, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır.
Bu yasal durum karşısında hükümlünün, 31.12.008 tarihinden itibaren zımni olarak yürürlükten kaldırılan ve yerine yeni hüküm konulmamakla cezasız bırakılan karşılıksız çek keşide etmek eyleminden dolayı cezalandırıldığı, hükümlü müdafiinin yaptığı itirazın hukuka uygun olmayan mülahazalarla red edildiği, itirazın yasal ve yerinde olduğu anlaşılmakla 5275 Sayılı Yasanın 101/3 madde ve fıkrasının verdiği yetkiye dayanarak ve hükümlünün telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını engellemek amacı ile 5275 Sayılı Yasanın 98/1-3 maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında açıklanan nedenlerle duraksama olduğundan 3167 Sayılı Yasada yeni bir düzenleme yapılana ya da 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesinin açıkça yürürlükten kaldırılması anına kadar infazın ertelenmesine, yasa koyucunun yeni bir düzenleme yapması halinde hükümlünün durumunun yeniden mahkemesince ele alınarak değerlendirilmesi için itirazın kabülü ile hükümlüye Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2007 tarih ve 2007/415 esas 2007/739 karar sayılı ilamı ile verilen adli para cezasının infazının durdurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Hükümlü H.S.S. müdafiinin yapmış olduğu İTİRAZIN KABÜLÜNE,
2-Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2009 tarih ve 2007/415 esas 2007/739 karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA
3-Sanık hakkında Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2007 tarih ve 2007/415 esas 2007/739 karar sayılı ilamı ile verilen 33.000TL adli para cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA,
4-Kararın bir örneğinin gereğinin yerine getirilmesi için Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Dosyanın Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine
Karardan bir örneğin hükümlü vekiline TEBLİĞİNE ,
Dair; 5275 Sayılı Yasanın 101/3 ve CMK nun 271/4 madde ve fıkrası gereğince incelenen dosya üzerinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.03.2009

Reklamlar

29 responses to “T.C. SAKARYA 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ, İnfazın Durdurulması Kararı, 11-mart-2009

  1. Gürsel KARAGÜVEN

    Borcunu ödeyemeyenin hapsi girmesi bir ins anlık ayıbıdır. Borçlar nedeniyle (Mal beyanı, Taahhüdü İhlal ve Karşılıksız Çek) yargılama yapan hakimin, borçlunun borcunu ödemediğini yada ödeyemediğini tespit etmek zorundadır. Borcunu ödeyemeyene suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı vermesi, borcunu ödemeyene ise hapis cezası vermesi gerekir. Bu gün bu tür araştırmayı yapan bir mahkeme-hakim görmedim. Borcunu ödeyemeyenin, borcunu ödemeyenlerle bir tutularak hapis cezası vermek, insanların adalete karşı güvenini sarsar.
    Ancak borcunu ödemeyen ile, ödeyemeyenin ayırt edilebilmesi ve bu işi alışkanlık haline getiren ve meslek edinen kişilere de fırsat verilmemesi lazım.
    Emekli Adliye Memuru

  2. ben 2003 yılında bır sucdan ceza evınde yattım 4 ay yattım 31,08,2009 elıme bır mahkeme kagıt geldı istanbul 13.agır ceza mahkemesınde buna para cezası carptılırmıs bana verılen 2 yıl 1 ay hapıs yazıyordu ben bunu anlamıs degılım bunu para cevırdıgım zaman 19mılyar par oluyor bu neyın cezası anlamıs degılım yardımcı olursa cok sevenerım

  3. ya sakaryada ınfazı durdurulan mahkemelerde tüzel kışılerınmı gercek kışılerınmı ınfazı durduruluyor bılıyorsunuz bazı mahkemelerde hem cek sahıbıne hemde vekaletname ıle cekı ımzalayanada hapıs verıyordu bugun beyoğluna ınfaz durdurulması ıçın dılekceme red cevabı geldı tuzel kışılerın ınfazını durduruyoruz yalnızca demışler

  4. ARKADAŞLAR BU KARALAR VAR AMA BEN İÇ ANADOLUDA BULAMADIM HAKİMLER EMSAL TEŞKİL ETSİNDİYE SUNDUĞUM DAVA ÖRNEKLERİNİ VE KARARLARINI TEMİZ ETT DEDİ VE İLK DURUŞMADA 20 MART2009 KARAR VERDİ BİR TANESİ GÜNNDEN ÖNCE YAZILDIĞI İÇİN RET DİĞERİNE CEZA BANA BİRDE AKIL VERDİ TEMİZ ET 3 4 SENEDE ZOR GELİR DEDİ TEMİZ BU KADAR UZUN SÜRÜYORMU

  5. babam 6 aydan beri ceza evinde yatıyor ve bu dilekçeyi başkalarından duyarak niçin bunu herkez bilmiyor avukatlar uyarmıyor neyse çok şükür babam dilekçeyi geçen hafta salı günü gönderdi sizce sonuç ne zaman belli olur artık babasızlıga dayanamıyorum bütün hırsızlar bütün kapkaççılar içirdeyken benim babam ise dogru dürüst bi iş yaparken iflaz etmesi onlardan daha fazla içerde yatıyorr yazıklar olsun…

    İŞTE BENİM MEMLEKETEMİN YÜCE HAKİMLERİMİN ELLERİNDEN ÖPÜYORUM…

    sAkArYaLı (V.E.) 17 yaşındayım

  6. sakarya da olmak vardi simdi ...

    Çek’te 25nci tahliye kararı!

    Türkiye’de ilk kez karşılıksız çekle ilgili hapis cezalarını kaldıran Sakarya lnci Ağır Ceza Mahkemesi Mart ayında bu suçtan 25 kişi için tahliye kararı verdi

    Sakarya lnci Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi olarak karşılıksız çekle ilgili olarak Asliye Ceza Mahkemelerinden gelen dilekçeleri inceleyerek karşılıksız çek suçundan tutuklu bulunan kişiler hakkında tahliye kararı verdi
    lnci Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi mahkeme olarak Mart ayı içerisinde 25 kişi tahliye kararı verdi
    Mahkemenin son verdigi tahliye kararının gerekçesi..

    BAŞKAN : ABDÜLKADİR YAVUZ
    ÜYE : BURHANETTİN ESENKAR
    ÜYE : CEVDET BAK
    KATİP : BEHİYE AYDIN

    Hükümlü Abdullah Bekir vekili Av. Levent S. tarafından Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2009 tarih ve 2008/202 Esas, 2008/323 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü vekilinin talebinin reddine ve mahkemelerinin 28.5.2008 tarih ve 2008/202 Esas, 2008/323 Karar sayılı ilamının değiştirilmesine ve infazın durdurulmasına yer olmadığına ve infazın devamına dair kararına dosya içeriğine göre süresi içerisinde; müvekkilinin 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet nedeni ile para cezasına mahkum edildiği, 5275 Sayılı Yasanın 98. maddesi uyarınca yaptıkları başvurunun reddedildiği, bu kararın 5237 Sayılı TCK nun 5, 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi, 3167 Sayılı Yasanın 16. maddesi ayrıca TCK 20.43.52,53,60,61 maddelerinde yer alan düzenlemelere aykırı olduğu, 31.11.2008 tarihi itibari ile karşılıksız çek keşide etmek eyleminin suç olmaktan çıktığı, böylece suçta ve cezada kanunilik ilkesi uyarınca hükümlü hakkında verilen cezanın yasal dayanağının kalmadığı iddiası ile Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 24.03.2009 tarihinde infazın devamına ilişkin ek kararın itiraz incelemesi ile kaldırılmasını ve hakkında tayin edilen cezanın bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasını ve tahliyesini istemiştir.
    İddia makamının mütalaası alındı, dosya incelendi
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Konu ile ilgili yasal durum incelendiğinde;
    1-3167 Sayılı Yasanın 16. maddesinde :
    (1) Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
    2 – 5237 Sayılı TCK nun 2/1-3 madde ve fıkralarında ;
    (1) “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.”
    (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
    3- 5237 Sayılı TCK nun 5/1 madde ve fıkralarında :
    “Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır. ”
    4-5237 Sayılı TCK nun 52/1-2-3 Madde ve fıkralarında;
    (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
    (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.
    (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. ”
    5-5252 Sayılı Yasanın 5349 Sayılı Yasanın 6. Maddesi ile değişik Geçici 1. Maddesinde:
    (1) Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.
    6-5275 Sayılı Yasanın 98/1-3 madde ve fıkrasında:
    (1) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.
    (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca yapılan başvurular cezanın infazını ertelemez. Ancak, mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.
    7- 5275 Sayılı Yasanın 101/1-3 Madde ve fıkrasında:
    (1) Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir.
    (3)Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtaydan başka mahkemeler tarafından verilmiş olan bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.” hükümleri bulunmaktadır.
    Ayrıca TBMM tarafından 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı ile Çeşitli Kanunlar ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile düzenleme yapıldığı ve bu kanunun yürürlükte olduğu ancak yapılan bu düzenlemeler içerisinde 3167 Sayılı Yasanın 16. Maddesi ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı da ortadadır.
    Kararına itiraz edilen mahkemenin itiraz edilen kararında; 5252 Sayılı Kanunun geçici 1. Maddesinde 5560 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik üzerine belirlenen 31.12.2008 gününe değin, diğer kanunların TCK nun birinci kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümlerinin düzeltilmesinin öngörüldüğü halde bu kapsamdan olarak yasa koyucu tarafından 5728 Sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u va’zettiği, dolayısıyla da uyumlaştırılması murat olunan diğer kanunların bu kapsamda yeniden düzenlenildiği., ancak bu çerçevede 3167 Sayılı Kanun hükümlerinin ayrık tutulduğu, bunun ise tamamen mevzuatın “Özel” niteliğinden kaynaklandığı, hal böyle olunca da Yargıtay Yüksek Dairesi’nin pek çok uygulamalarında da “özel yasa ” niteliğinden dolayı pek çok uygulanabilir (önödeme-uzlaşma…gibi) hukuk müessesesinden ayrık değerlendirildiği nazara alındığında, ekonomik düzenin önemli bir ödeme aracı teşkil eden çeklerden dolayı tayin olunacak ceza hükmünde de “çek bedeli kadar adli para cezası” olmasında hukuken aykırı bir durum görülmediğinden” sanık vekilinin talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Yürürlükte olan yasal durum incelendiğinde; TCK nun 5/1 maddesinde bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı belirtilerek ceza hukukunda yeknesaklık sağlanmak istenmiştir.
    Bu amaçla 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesine; diğer kanunların TCK nun birinci kitabında yer alan düzenlemesine aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31.12.2008 tarihine kadar uygulanır hükmü konulmuş ve bu süre yeniden uzatılmamıştır.
    Yasa koyucu 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. Madde hükmünü dikkate alarak ” Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı ile Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” adı altında 580 maddeden oluşan 5728 Sayılı Yasayı çıkartmış ve bu yasa yürürlüğe girmiştir.
    Buradan da anlaşıldığı üzere yasa koyucunun amacı TCK nun genel hükümlerinin bütün özel yasalarda ve ceza hükmü içeren yasalarda uygulanmasını sağlamaktır.
    5237 Sayılı TCK nun 52. maddesi dikkate alındığında adli para cezasının tanımının yapıldığı görülmektedir. Buna göre adli para cezası , beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmadığı hallerde 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması sureti ile hesaplanan meblağın hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir
    Bu maddenin 1. fıkrasında bulunan “kanunda aksine hüküm bulunmayan haller” tanımının adli para cezası gün sayısının bu genel düzenlemeye aykırı olarak 730 günün altında veya üstünde düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de geçerli olduğu anlamındadır. Buradan da anlaşıldığı üzere TCK genel hükümlerinde gün adli para cezası sistemi benimsenmiştir.
    3167 Sayılı yasanın 16. maddesi değerlendirildiğinde; “….. çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası (adli para cezası) ile cezalandırılırlar . Ancak verilecek para cezası 80 milyar liradan fazla olamaz. ” hükmünün bulunduğu, bu düzenlemenin gün para cezası içermemesi nedeni ile TCK nun 52/1 maddesine uygun olmadığı ortadadır.
    Yasa koyucunun 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinde sözünü ettiği diğer kanunlar içerisinde 3167 Sayılı Yasanın da olduğu hususunda tereddüt yoktur. Buna göre 3167 Sayılı Yasada bulunan ve 5237 Sayılı TCK nun 1.Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümler 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabilecektir. Bu düzenlemenin mevhumu muhalifinden 3167 Sayılı (özel) Kanunun TCK nun 1. kitabının 52. maddesinde düzenlenen gün para sistemine aykırı olan ceza kuralının 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmayacağı 5252 Sayıl Yasanın geçici 1. Maddesinin emredici hükmüdür. Kaldı ki yasa koyucu 5252 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesini dikkate alarak 5728 Sayılı Yasa ile özel yasalarda ayrıntılı düzenlemeler yapmasına rağmen 3167 Sayılı Yasada herhangi bir düzenleme yapmamıştır.
    Ayrıca Adalet Bakanlığı’nın adresinde bulunan ve Çek Kanunu Tasarısı Taslağı olarak Başbakanlığa gönderilen metnin 5/1 madde ve fıkrasında “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî paracezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.” düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenleme dikkate alındığında yasama organının büyük çoğunluğunu oluşturan yürütmeyi (hükümeti ) temsilen Adalet Bakanlığının da itirazı reddeden mahkeme ve red kararında belirtilen Yargıtay Dairesinin inancına aykırı olarak çek kanununda verilecek adli para cezasının gün para sistemine uygun olması gerektiğini öngördüğü, bu durum karşısında subjektif değerlendirme niteliğinde olan “çekin ekonomik düzenin önemli bir ödeme aracı teşkil etmesi” bu nedenle 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesindeki düzenlemenin değiştirilmediği yani ayrık tutulduğu (temel düzenlemeden istisna edildiği) yönündeki değerlendirmenin mevcut yasal durum karşısında yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
    Yasa koyucunun atlama yaptığı, bir konuyu unuttuğu kabul edilemeyeceğine ve yukarıda da değinildiği gibi bu konuda değişiklik yapmak için Başbakanlığa kanun tasarısı taslağıda sevk edildiğine göre yürütmenin, (hükümetin ) ve yasa koyucunun (TBMM’nin) muradının 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesi ile düzenlenen ceza kuralının ortadan kalkması ve yeni yasal düzenleme yapılana kadar bu ceza hükmünün uygulanamaz olmasını sağlamak olduğu kabul edilmelidir. Çünkü ceza kuralları uygulanmak amacı ile konulur. Uygulanamayan bir ceza kuralı kaldırılmış demektir. Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak kaldırılma dışında yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek gerek Anayasa’da yapılan temel haklar ile ilgili düzenlemelere, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz, kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır.
    Bu yasal durum karşısında hükümlünün, 31.12.2008 tarihinden itibaren zımni olarak yürürlükten kaldırılan ve yerine yeni hüküm konulmaması nedeni ile cezasız bırakılan karşılıksız çek keşide etmek eyleminden dolayı cezalandırıldığı, hükümlü müdafiinin yaptığı itirazın hukuka uygun olmayan mülahazalarla red edildiği, itirazın yasal ve yerinde olduğu anlaşılmakla, 5275 Sayılı Yasanın 101/3 madde ve fıkrasının verdiği yetkiye dayanarak ve hükümlünün telafisi mümkün olmayan zararlara uğramasını engellemek amacı ile 5275 Sayılı Yasanın 98/1-3 maddesi gereğince mahkumiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında açıklanan nedenlerle duraksama olduğundan 3167 Sayılı Yasada yeni bir düzenleme yapılana ya da 3167 Sayılı Yasanın 16/1 maddesinin açıkça yürürlükten kaldırılması anına kadar infazın ertelenmesine, yasa koyucunun yeni bir düzenleme yapması halinde hükümlünün durumunun yeniden mahkemesince ele alınarak değerlendirilmesi için itirazın kabülü ile hükümlüye Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2008 tarih ve 2008/202 esas, 2008/323 karar sayılı ilamı ile verilen adli para cezasının infazının durdurulmasına karar vermek gerekmiştir.
    H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
    1-Hükümlü Abdullah Bekir vekilinin yapmış olduğu İTİRAZIN KABÜLÜNE,
    2-Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2009 tarih ve 2008/202 Esas, 2008/323 Karar sayılı EK KARARININ KALDIRILMASINA
    3-Sanık hakkında Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 8.5.2008 tarih ve 2008/202 Esas, 2008/323 Karar sayılı ilamı ile verilen 4158 .- TL, adli para cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA,
    4-Kararın bir örneğinin gereğinin yerine getirilmesi için Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
    Dosyanın Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesine iadesine,
    Karardan bir örneğin hükümlü vekiline TEBLİĞİNE ,
    Dair; 5275 Sayılı Yasanın 101/3 ve CMK nun 271/4 madde ve fıkrası gereğince incelenen dosya üzerinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.27.03.2009

    http://www.medyabar.com/haber/8279/cekte-25nci-tahliye-karari.aspx

  7. ağzı olan konuşuyor. bilip bilmeden insanları umutlandırmayı maharetmi sayıyorsunuz ….

  8. yok tahliye falan 20 sinde mart ın davam vardı ceza verildi emsal kararlar sundum kabul edilmedi başbakanlıktaki yeni yasa öncekinden daha ağır herkes çarsiz bilgi alınamıyor avukatlarda bilgi vermiyor veya veremiyor herkes ceza evine girmeye hazır olsun veya talip erdoğanın sitesine şikayetlerinizi yazın

    • Mustafa bey,

      Bir emsal karar olmadan genel tahliye, beraat veya karar bozma olmaz.

      Bazı mahkemelerdeki, bazı cesur hakimler bu kararları verdiler.

      Bu iş çözüldüğü zaman, onları isimleri “genç meslektaşları için” örnek olacaktır.

      sağlıcakla kalınız.

  9. taner bey tahliyeler başladı demişiniz, bu bir kaç şehirde yapılan itirazlardan dolayımı tahliyeler başladı dediniz yoksa genele uygulanacak olan mı tahliyeler başladı

  10. 10 gün önce ceza evinden ciktim orası ceza evi olmaktan cıkmış esnaf toplama kanpı olmuş 60 kişilik 12 kogus var e koğuşlarında degerleri ne durumda simdi yine cezam onaylandı ne yapacamı bilemiyorum bana yol gösterin
    müdür olarak imza yetkilisi olarak 12 ay calıştım 1 yıldır hapis den emekli olacam cevap bekliyorum

    • Murat bey,

      Allah birdaha düşürmesin.

      Haklı tepkilerinizi duyurmanız ve durumu paylaşmanız çok önemlidir.

      Bu iş çözülecektir.

  11. Dosyanızda hangi nedenle temyiz istediğiniz önemlidir.

    Her durumda, yapabilecek bir şey yok. Bekleyeceğiz.

    Düzenleme olursa, geçmişteki dosyalarıda etkileyecektir.

  12. merhaba. yargıtaydaki temyize gitmiş dosyalar için ne yapmak gerekiyor?dosya şu anada yargıtayda.

  13. bu kararla ilgili PALHABER sitesinde Av.İlknur Tiryaki bir yorum yaptı.

    linki http://www.palhaber.com/haber/ekonomi/ekonomi-yazarlar/siz-sorun–avukatimiz-cevaplasin-1237533530.html

    özet olarak

    Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi ceza kanunun muhtelif maddelerinden ve cezaların infazı hakkındaki kanunun 98. Maddesinden söz ederek özet olarak: Şu an çeke ilişkin düzenlemenin gün para cezası sistemine uygun olmadığını; hali hazırda çekle ilgili tasarı halinde bulunun çek yasası ile ilgili düzenlemenin gün para cezasına uygun olmayan eski düzenlemeyi değiştirmediğini, ancak yasama organının 3167 sayılı yasanın 16/1. Maddesini ayrık tuttuğu veya atladığı düşünülemeyeceği düşüncesiyle yeni bir yasal düzenleme yapılana kadar mevcut düzenlemenin uygulanamayacağı gerekçesiyle Sakarya Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş olan hapis cezası kararının infazının durdurulmasına oybirliği ile ve kesin olarak karar vermiştir.

    Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi, 3167 sayılı yasaının 16/1. Maddesinedeki “karşılıksız çek keşide edenlere çek bedeli kadar para cezası verileceği ancak bu cezasının 80.000 TL’ndan fazla olamayacağı” na lişkin hükmünün adli para cezasının nasıl tayin edileceğine ilişkin TCK açık hükmüne aykırı olduğu düşüncesinden hareket etmiş ve kararını bu düşünce doğrultusunda gerekçelendirmiştir. Hali hazırda tasarı halinde bulunan düzenleme karşılıksız çekler için 1500 güne kadar para cezası verileceği; ancak hükmedilecek para cezasının karşılıksız çek bedelinden aşağı olamayacağı belirlenmiştir. Ağır ceza mahkemesi bu düzenlemenin de TCK’nun adli para cezasına ilişkin 98. Maddesinde belirlenen gün para cezası sistemine uygun olmadığını düşünmektedir. Bu durumda bir boşluk oluşmaktadır.

  14. slm..eşim karşılıksız çekten içeri girdi.ve eşim 1,5 yıl önce böbrek nakli oldu.kararı ertelemek için neler yapabilirim?yada içeriden çıkma şansı varmı?

    • merhaba Bahar Hanım,

      Eşinizin durumu için öncelikle cezaevi savcısı ile görüşünüz. Sağlık nedeniyle tahliye olması veya hastaneye sevkinin koşullarını söyleyeceklerdir.

      Cezaevlerinde revir koğuşu adı verilen bir koğuş vardır. Eşinizin en azından oraya sevkedilmesini sağlayınız.

      Borç nedeniyle hapis, en kısa zamanda kalkacaktır.

      Allah kurtarsın. Geçmiş olsun.

    • Bahar hanım karşılıksız çek keşide etmek 31,12,2008 tarihi itibari ile suç olmaktan çıktı. Eşiniz veya avukatınız biran önce ceza aldığı mahkemeye dilekçe yazsın. Tahliyeler başladı.

  15. ŞİŞLİ 3.ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
    DOSYA NO: 2007/221
    KARAR NO: 2008/167
    HAKIM : YALÇIN HAYRET 30442
    C.SAVCISI : HASAN OZDEMIRN 24633
    YAZI ISLERI MÜDÜRÜ : SAADET ÖZOGUZ
    SANIK : H.A.
    SUÇ : KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDE ETME
    SUÇ TARİHİ : 10/04/2006 , 24,04/2006
    ASIL KARAR TARİHİ : 13/02/2008
    EK KARAR TARİHİ : 02/03/2009
    Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 02/03/2009 tarih ve 2008/10-4157 sayılı Müzekkeresi mahkememize gelmiş olmakla dosya incelendi.
    GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
    Hükümlünün, 30/06/2006 keşide tarihli ve 8500 TL Bedelli, 30/04/2006 keşide tarihli ve 1600 Tl: bedelli, 30/05/2006 Keşide tarihli ve 5000 TL. Bedelli, miktarındaki çeklerle ilgili olarak, karşılıksız keşide etmek suçundan 3167 sayılı yasanın 16/1-3 maddeleri gereğince adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş İSE DE dava konusu bu çeklerin, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibraz edilmiş olduğu anlaşılmakla, 3167 sayılı Yasaya, 28.02.2009 tarihinde yüyürlüğe giren 5838 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunun 18.maddesi ile eklenen Geçici. 2.Madde gereğince hükümlünün, 31.12.2009 tarihine kadar üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz olduğundan, TCK.nun 7/2 maddesi gereğince hükümlünün lehine olan bu düzenleme doğrultusunda, yeniden yapılan değerlendirme sonucunda, hükümlünün bu çekler ile ilgili olarak, kanunda suç olarak tanımlanmayan
    YÜKLENEN SUÇTAN BERAATİNE KARAR VERİLMİŞTİR

  16. olması gereken dii.

    • KONYA 6. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
      2007 / 866 E., 2008 / 211 K. Ek karar tarihi 15.01.2009

      5252 saylı TCK nun yürürlük ve uygulama şeklindeki geçici 1. maddesi 5237 sy TCK nun 2,5,7/2,45/1 ve 52 maddelderinden anlaşılacağı üzere özel yasalardaki aykırı hükümlerin 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabileceği bu tarihten sonra 5237 sy TCK nun yukarıda bahsedilen maddelerinde ve genel hükümlerinde ceza nevi olarak hapis cezası ve gün para sistemi öngörüldüğü, bu durumda çek cezaları için düzenlenen para cezalarının uygulama kabiliyetinin kalmadığı, 5728 sy Temel Ceza Kanunlarına uyum amacı ile çeşitli kanunlarda ve diğer bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda yapılan değişiklik ile çek yasasında değişiklik yapılmadığı, bu durumda çek yasasındaki müeyyidenin uygulama kabiliyetinin kalmadığı anlaşıldığından cezanın durdurulmasına kara vermek gerekmiştir.
      Ancak 1999 yılından bu yana çıkarılan af yasaları ve TCK ile CMK nun tümü ile değiştirilmesi, uyarlama çalışmaları yapılması esnasında geriue yönelik olarak kanun haricinde Yargıtay kararları ve uyum asaları ile uygulama yapıldığından bu aşamada ortadan kaldırma kararı vermenin mevcut uygulmayaya aykırı düşeceği kanısı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
      HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
      1) Hükümlü ……….. ve ………… A.Ş. hakkında mahkememizden verilen ……… tarih ve ………….. esas ve karar ile ilamatın ……… sırasında işlem gören İNFAZIN DURDURULMASINA
      2) Bu aşamada ORTADAN KALDIRMA TALEBİNİN REDDİNE,
      3) Karardan bir suretin Konya C. Başsavcılığı’ na gönderilmesine
      Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu itirazı kabil olmak üzere karar verildi. 15.01.2009

      • İNFAZI ÇIKMIŞ KARARLARDA ASLİYE CEZA MAHKEMSİNE İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

        …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
        ŞEHİR

        ESAS NO : …. /….
        KARAR NO : …. / …
        SANIK : ……

        TALEP : Mahkemenizin kesinleşen 2003/… ESAS, 2005/…. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın kaldırılması ve hükmün infazının durdurulması talebidir.

        O L A Y L A R :

        5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 1. Maddesine göre; “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.”

        Bu hüküm çerçevesinde, belirtilen tarihten sonra, Türk Ceza Kanunu dışındaki ceza hükmü getiren tüm ceza kanunları hükümlerinin, TCK’da öngörülen şekle uydurulması çerçevesinde, 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanma şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

        31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi. Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, artık 01.01.2009 tarihi itibariyle TCK’nun genel hükümlerinin (1-75. maddeleri) uygulama alanı bulması söz konusudur.

        Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2005/90 sayılı kararında, çek suçları için TCK Genel Hükümlerindeki “uzlaşma” esaslarının uygulanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını, 3167 Sayılı Kanunda öngörülen davayı ve cezayı ortadan kaldıran sebeplere ilişkin düzenlemenin , TCK Genel Hükümlerindeki (m. 73/8) uzlaşma kurumuna açıkça aykırı olduğundan bahisle, bu aykırı hükümlerin de 31.12.2006 (bilahare yapılan değişiklikle 31.12.2008) tarihine kadar uygulanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Bir başka deyişle, Ceza Genel Kurulu, 3167 Sayılı Kanunda yer alan ve fakat, yeni TCK Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddelerinin sırf bu sebeple 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir.

        Ayrıca, 5252 Sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Lehe olan hüküm, önceki (3167 SK) ve sonraki kanunların ( 1.1.2009’da yürürlüğe giren TCK madde 5) ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Dolayısıyla, aynı kanunun geçici 1. maddesi yanında, yargılamada, 9. maddenin de göz önünde bulundurulmasıyla sanığın en lehine olan hükümlerin araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.

        Bu çerçevede aşağıda, Çek Kanunu’ndaki karşılıksız çek keşide etme suçunu düzenleyen hükümleri yerine uygulanması gerektiği düşünülen TCK hükümlerinin kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır.

        1. TCK m. 21 bakımından : 3167 SK. m. 16/1’de karşılıksız çek keşide etme suçu, “şekli suç” niteliğinde düzenlenmiştir. Ancak, TCK ’nın genel hükümleri (m. 21) uyarınca, bir suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Kast “doğrudan”(m. 21/1) veya “olası kast” (m. 21/2) olabilir. Bu nedenle, bir kişinin karşılıksız çek nedeniyle cezalandırılabilmesi için, bu kişinin çeki keşide ederken, çekin karşılıksız kalacağı kastıyla hareket etmiş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, bunu bilmeli ve istemelidir. Dolayısıyla, yapılan yargılamada, artık kastın varlığı mutlak olarak araştırılmalı ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

        Şayet olayda kast yoksa yahut fiil objektif sorumluluk çerçevesinde mütalaa ediliyorsa TCK m. 21/2’ye göre, somut olayda karşılıksız çek keşide eden kişide “olası kast”ın varlığı da ayrıca değerlendirilerek, maddede öngörülen ceza indirimleri uygulanmalıdır.

        Bu noktada dikkate alınması gereken en önemli husus şudur: Eski TCK 45. madde çerçevesinde “objektif sorumluluk” kapsamında mütalaa edilen karşılıksız çek suçuna verilen cezalar, yeni TCK 21. maddeye aykırıdır. Zira , şayet suçun manevi unsuru olarak “doğrudan kast” aranmıyor ve objektif sorumluluk esasına göre “olası kast”ın var olduğu kabul edilerek ceza tayin ediliyorsa, bu durumda TCK m.21/2 uygulanmalı ve “diğer suçlar” kapsamında, temel cezada üçte birden yarısına kadar indirime gidilmelidir. Eski TCK madde 45’e göre böyle bir indirim gerekmediğinden mahkemeler kanunda öngörülen cezayı aynen verebilmekteydiler. Oysa yeni TCK madde 21, objektif sorumluluk halinin kabul edildiği suçlarda, yani “olası kast”ın varlığı halinde, verilecek cezalardan indirim yapılmasını emredici olarak va’zetmiş bulunmaktadır.

        Şu halde, karşılıksız çek suçlarında suçun manevi unsuru olarak “kast” aranmalı, yok eğer objektif sorumluluğa göre ceza tayin ediliyorsa, “olası kast”ın varlığı araştırılmalı ve olası kast varsa temel cezada kanunda belirtilen indirim uygulanmalıdır. Bunlar yapılmadan tayin edilen cezalar, 3167 Sayılı Kanunun uygulanması açısından 1.1.2009’da yürürlüğe giren 5252 Sayılı yeni TCK ‘nun 5nci maddesi dalaletiyle 21 nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir, bu sebeple de ortadan kaldırılmaları ve infazlarının durdurulması icap etmektedir. Aksi bir uygulama “kanunsuz suç ve ceza olamaz” esasına açık bir aykırılık teşkil edecektir.

        2. TCK m. 52 – 61/8 bakımından
        Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası, çek bedeli tutarı kadar “adli para cezası” olarak belirlenmekteydi. Ancak, 1.1.2009 tarihinden itibaren TCK’nın adli para cezalarına ilişkin 52. maddesi uygulama alanı bulacağından, ceza miktarının ve niteliğinin belirlenmesi farklılaşacaktır.

        Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Yargılama sonucunda verilen kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmelidir. Adli para cezasının miktarının tespiti artık, sadece bu yolla gerçekleştirilebilecektir.

        Bu noktada, yargılamada sanığın lehine olan hafifletici hükmün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir. Dolayısıyla, karşılıksız çek keşide etme suçuna karşılık verilecek cezanın tayininde bu hükmün uygulanması gerekmektedir.

        Burada karşılaşılacak bir başka sorun, karşılıksız çek keşide etme suçuna tayin edilecek cezanın tam gün karşılığının neye göre belirleneceğidir. Çek Kanunu’nun uygulamasında, ceza, karşılıksız çıkan çek miktarına göre belirlenmekteyken, TCK’nın 52. maddesinin uygulanmasıyla, öncelikle tamgün hesabının yapılması ve bir güne karşılık gelen parasal miktarın belirlenmesi üzerine karar verilmesi gerekmektedir.

        TCK m. 61/8 hükmüne göre, adli para cezasının hesaplanması ise, adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılmalıdır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunacaktır. Bu itibarla, yargılama sonucunda verilecek adli para cezasının tayini usulü de tümden değişmektedir.

        K I S A C A : Bu değerlendirmeler ışığı altında mahkemenizce verilen ilgili karar, 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan TCK 5nci maddesi uyarınca , aynı kanunun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir ve sanık/hükümlü lehine olan yeni hükümler uygulanmalıdır. Şöyle ki:

        1. İlgili karar tesis edilirken, karar tarihindeki kanun uygulandığı için “kasıt” unsuru aranmamıştır. Oysa 3167 SK bakımından yürürlüğe giren TCK genel hükümlerine göre, suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Anılan suçun “taksirli” hali de kanunda öngörülmediğinden ceza yaptırımı uygulanamayacaktır. Diğer taraftan, 18.02.2009 tarih ve 5838 Sayılı Kanunun 18nci maddesindeki düzenlemeye göre, artık çek bir havale aracı değil, üzerinde yazılı tarihte ödenmesi gereken bir bono/poliçe haline gelmiştir. Bu düzenleme de esasen TCK nun kastı düzenleyen maddesiyle uyumludur ve böylece karşılıksız çek suçu, yasama organının da iradesiyle artık “kasıtlı suç” haline gelmiştir. Kast unsuru aranmadan verilen cezanın infazının durdurulması gerekmektedir.

        Diğer taraftan, son düzenleme ile, geçici bir süre ile de olsa, “ibrazında ödenmesi” özelliği kaldırılmış olduğundan, havale ve ödeme aracı değil, bono/poliçe vasfı kazanmış olan çekin karşılıksız çıkmasından dolayı hapis cezası verilmesi uygulaması, Anayasanın 38nci maddesine eklenen son fıkrasına da aykırılık teşkil edecektir.

        2. Tayin edilen adli para cezalarında TCK m. 52 ve m. 61/8 uygulanmalıdır.

        N E T İ C E V E T A L E P :
        Bu sebeplerle, sanık lehine olan TCK genel hükümlerinin davaya uygulanarak mahkemenizin ilgili kararında öngörülen cezanın ortadan kaldırılması ve infazın durdurulması hususunda hüküm tesis edilmesini arz ve talep ederiz.
        Saygılar,
        Sanık Savunucusu

        • acaba bu dilekcenin bir örnegi de hali hazirda devam eden davalara konabilir mi konursa şekli nasil olmalı

          • sayın mabe,

            süren davalarda duruşma yapılır. Duruşma sırasında savunma hakkı vardır.

            Savunmanız sırasında bu maddeleri, söyleyebilirsiniz. Doğrusu avukatınız ile konuşarak ortak bir karar vermenizdir.

            avukatınız yok ise, durumunuzu paylaşırsanız iyi olur. Blog ziyaretcileri Ortaklaşa bir yol önerebiliriz.

            geçmiş olsun.

          • adil yargılanma hakkı , temel insan haklarından biridir.

            —————————
            bir umudumuz sizdeydi sayın Kılıçdaroğlu.
            oysa son dönemde medyadaki demokrasi tartışmaları içinde hep sizi görmüştük,
            size bu tavrınızdan dolayı “gandi kemal” bile dedik
            umutlarımızı karartmayınız
            çek mağdurları ilginizi bekliyor

            insan haklarıyla insandır.

            insan hakları hemen şimdi

            Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ; küresel ve yerel çıkar odaklarının baskısı ile ezilen çek mağdurları yardım istiyor. Çek Mağdurları sizi bekliyor.

            Çek Mağdurları, Burhan İŞCAN ve Av. Rahmi OFLUOĞLU sizi ziyaret ettiklerinde konu ile ilgilenme sözü vermiştiniz.

            Sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.

            —————————————-
            Sayın Adalet Komisyonu üyeleri,

            Çağdaş bir çek yasası gerekmektedir.

            Durumu bilgilerinize sunarız.

            Ahmet İyimaya Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Ankara
            Hakkı Köylü Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kastamonu
            Mehmet Emin Ekmen Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Batman
            İlknur İnceöz Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Aksaray
            Ahmet Aydın , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Adıyaman
            Zekeriya Aslan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
            Yılmaz Tunç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bartın
            Mehmet Tunçak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
            Mehmet Salih Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
            Celal Erbay , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
            Veysi Kaynak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
            Ali Öztürk , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
            İhsan Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
            Mustafa Hamarat , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
            Yahya Akman , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Şanlıurfa
            Halil Ünlütepe , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Afyonkarahisar
            Turgut Dibek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kırklareli
            Ali Rıza Öztürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
            Rahmi Güner , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Ordu
            Ali İhsan Köktürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Zonguldak
            Hamit Geylani , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Hakkari
            Osman Ertuğrul , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Aksaray
            Metin Çobanoğlu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kırşehir
            Rıdvan Yalçın , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Ordu

            ———————————————–
            Sayın Anayasa Komisyonu üyeleri, sizlerden çağdaş bir çek yasası için çalışmalarınıza devam etmenizi rica ediyoruz.,

            Burhan Kuzu Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
            Güldal Akşit Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
            Ayşe Nur Bahçekapılı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
            Ayhan Sefer Üstün Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
            Mehmet Daniş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çanakkale
            Mahmut Durdu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
            Hacı Hasan Sönmez , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Giresun
            Haydar Kemal Kurt , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Isparta
            Mevlüt Akgün , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Karaman
            Hasan Kara , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kilis
            Hüsnü Tuna , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
            İsmail Bilen , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Manisa
            Enver Yılmaz , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
            Suat Kılıç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
            Mustafa Çetin , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Uşak
            Atila Emek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
            Mehmet Ali Özpolat , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
            Atilla Kart , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Konya
            Şahin Mengü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Manisa
            İsa Gök , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
            Aysel Tuğluk , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
            Süleyman Nevzat Korkmaz , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Isparta
            Faruk Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Konya
            Behiç Çelik , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Mersin

            ————————————————

            Sayın İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeleri,

            çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Çek yasasına katkılarınızı bekliyoruz.

            Mehmet Zafer Üskül Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Mersin
            Halide İncekara Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
            Mehmet Ekici Başkanvekili , Milliyetci Hareket Partisi, Yozgat
            Abdurrahman Kurt Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
            Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
            Ahmet Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
            Kazim Ataoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bingöl
            Mehmet Ocakden , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
            Murat Yıldırım , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çorum
            Mithat Ekici , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
            Mustafa Ataş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
            Erdal Kalkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
            Fatih Arıkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
            Ahmet Gökhan Sarıçam , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kırklareli
            Kerim Özkul , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
            Cemal Yılmaz Demir , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
            Ali Rıza Ertemür , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Denizli
            Çetin Soysal , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
            Ahmet Ersin , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
            Malik Ecder Özdemir , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Sivas
            Akın Birdal , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
            Şenol Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, İzmir
            Gürcan Dağdaş , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kars

            ————————————————-

            Sayın Sanayi ve Ticaret komisyonu üyeleri,

            Türk Ticaret hayatı çek yasası aksaması nedeniyle darbe almaktadır. Bir hukuk depremi yaşanmaktadır.

            Soner Aksoy Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kütahya
            Hasan Angı Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
            Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
            Osman Coşkun Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Yozgat
            Ahmet Edip Uğur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Balıkesir
            Kutbettin Arzu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
            Metin Kaşıkoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
            İbrahim Halil Mazıcıoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
            İsmail Katmerci , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
            Eyüp Ayar , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kocaeli
            Bayram Ali Bayramoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Rize
            Hasan Ali Çelik , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
            Afif Demirkıran , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Siirt
            Mustafa Cumur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Trabzon
            Kayhan Türkmenoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Van
            Fazlı Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Zonguldak
            Tacidar Seyhan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Adana
            Hüsnü Çöllü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
            Ergün Aydoğan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir
            Mehmet Ali Susam , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
            Mehmet Şevki Kulkuloğlu , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kayseri
            Mehmet Nezir Karabaş , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Bitlis
            Yılmaz Tankut , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Adana
            Cemaleddin Uslu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Edirne
            Alim Işık , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kütahya

            ********

            Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için açık mektup kampanyamıza destek veriniz. Çek yasası nedeniyle yaşanan insan hakları ihlallerinin durdurulmasını talep ediyoruz.

            ****

            Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı !
            Yaşasın tam bağımsız Türkiye !
            Yaşasın demokrasinin bekçisi, bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !

            insan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !

            ***

            Bu bir “sivil direniş” dir. TC Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden doğan haklarımızın, örgütlü olarak kullanılmasından ibaretdir.
            Bu bir “yurttaş hareketi” dir. Benzerleri Türk tarihinde yaşanmıştır : Tramvaycılar grevi, İpek işcileri grevi, Paşabahçe grevi, Askeri mahkemelere direnen anneler, Bergama köylüleri direnişi

          • Sayın Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN,

            Size açık bir çağrı yapıyoruz. Ticaret erbabı mağdurdur. Çek yasası mağdurları oluşmuştur.
            alacaklı ve borçlu tarafta mağdurlar çığ gibi çoğalmaktadır.
            Ekonomik krizin faturası KOBI lere ödetilmek istenmektedir.
            Buna dur deyiniz. Bize çek yasası mağdurlarına destek olunuz.
            Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun bir çek yasasının çıkması için destek veriniz.

            Bizler internetde, özgür bloglar aracılığıyla toplanan çek yasası mağdurlarıyız. Adil bir çek yasası çıkmasını talep ediyoruz. Bu amaçla Sayın Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN, Sadullah ERGİN, Kemal KILIÇDAROĞLU ve Ayşe ARMAN ‘a açık duyuru yapıyoruz. Bizim çağrımızı duyunuz.

            Çek yasası mağdurları ile ilgileniniz.

            KEMAL KILIÇDAROĞLU Kimdir ?
            İSTANBUL Milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi
            Kemal Kılıçdaroğlu, 17 Aralık 1948’de Tunceli Nazimiye’de doğdu. Babasının adı Kamer, annesinin adı Yemuş’tur. Ekonomist ve Maliyeci; Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi. Maliye Bakanlığı’nda Hesap Uzmanı, Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı, Bağ-Kur Genel Müdürü, SSK Genel Müdürü olarak görev yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini yürüttü. Hacettepe Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak ders verdi. İş Bankası Yönetim Kurulu Üyeliğine getirildi. Değişik gazete ve dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesinin yanı sıra ayrıca üç kitabı yayınlandı. Ekonomik Trend Dergisi tarafından verilen “Yılın Bürokratı” ödülünü aldı. 22. Dönem İstanbul Milletvekili. Orta Düzeyde Fransızca bilen Kılıçdaroğlu, evli ve 3 çocuk babasıdır.

            MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN Kimdir ?

            ANKARA Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi
            Mehmet Zafer Çağlayan, 15 Kasım 1957’de Muş’ta doğdu. Babasının adı M.Salih, annesinin adı Muhlise’dir. Makine Mühendisi ve Sanayici; Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Sanayici olarak çalıştı. 1987’de Ankara Sanayi Odası’na Oda Meclisi Üyesi oldu. 1989’da Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, 1991’de Başkanvekili ve 1995’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak, 2007’ye kadar bu görevini sürdürdü. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde üç dönem Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. TOBB Ekonomi Teknoloji Üniversitesi ile Türkiye Ekonomi Araştırma Vakfı’nın Mütevelli Heyet Üyesi oldu. 60. Hükümet’te Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak atandı. Hükümette yapılan değişiklikte, Devlet Bakanlığı görevine getirildi. İngilizce bilen Çağlayan, evli ve iki çocuk babasıdır.

            SADULLAH ERGİN Kimdir ?
            HATAY Milletvekili, Adalet ve Kalkınma Partisi
            Sadullah Ergin, 6 Temmuz 1964’te Hatay Antakya’da doğdu. Babasının adı Mehmet İsmet, annesinin adı Hatice’dir. Avukat; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde kurum avukatı olarak çalıştı. Serbest avukatlık yaptı. Çeşitli dernek ve cemiyetlerde yöneticilik görevlerinde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi oldu. 22. Dönem Hatay Milletvekili. 60. Hükümet’te Adalet Bakanlığı görevine atandı. İyi düzeyde İngilizce bilen Ergin, evli ve 3 çocuk babasıdır.

            Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri,

            Çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri olmaktadır.
            -Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açıkca ihlal edilmektedir.
            -Farklı mahkemeler farklı kararlar vermektedir.
            -Savunması bile alınmayan kişilere, sırf şikayet üzerine hapis cezası verilmektedir.
            -Cezaevlerindeki mağdurlar umutlarını yitirmektedir.
            -Mağdurlar haklarını arayamamakta, sinmektedirler.

            bize yardım ediniz. Adil bir çek yasası için destek veriniz.

            İnsan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !

            Mehmet Zafer Üskül Başkan AK Parti Mersin
            Halide İncekara Başkanvekili AK Parti İstanbul
            Mehmet Ekici Başkanvekili MHP Yozgat
            Abdurrahman Kurt Sözcü AK Parti Diyarbakır
            Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
            Ahmet Koca Üye AK Parti Afyonkarahisar
            Kazim Ataoğlu Üye AK Parti Bingöl
            Mehmet Ocakden Üye AK Parti Bursa
            Murat Yıldırım Üye AK Parti Çorum
            Mithat Ekici Üye AK Parti Denizli
            Mustafa Ataş Üye AK Parti İstanbul
            Erdal Kalkan Üye AK Parti İzmir
            Fatih Arıkan Üye AK Parti Kahramanmaraş
            Ahmet Gökhan Sarıçam Üye AK Parti Kırklareli
            Kerim Özkul Üye AK Parti Konya
            Cemal Yılmaz Demir Üye AK Parti Samsun
            Ali Rıza Ertemür Üye CHP Denizli
            Çetin Soysal Üye CHP İstanbul
            Ahmet Ersin Üye CHP İzmir
            Malik Ecder Özdemir Üye CHP Sivas
            Akın Birdal Üye DTP Diyarbakır
            Şenol Bal Üye MHP İzmir
            Gürcan Dağdaş Üye MHP Kars

            Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu üyeleri,

            Çağdaş bir çek yasası için mağdurlara yardım ediniz. Türkiye bir ekonomik krizin etkisi altındadır. Suyu kesmek değil, suyun akışını arttırmak istiyoruz. İşletmeler çalışsın, işçiler maaş alsın istiyoruz. Karşılıksız çekin cezası hapis olmamalıdır.

            Adil bir çek yasası için yardım ediniz.

            Ekonomik krizi biz çıkarmadık. Ekonomik krizin kurbanı olmayı red ediyoruz.

            .
            Soner Aksoy Başkan AK Parti Kütahya
            Hasan Angı Başkanvekili AK Parti Konya
            Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü AK Parti Malatya
            Osman Coşkun Katip AK Parti Yozgat
            Ahmet Edip Uğur Üye AK Parti Balıkesir
            Kutbettin Arzu Üye AK Parti Diyarbakır
            Metin Kaşıkoğlu Üye AK Parti Düzce
            İbrahim Halil Mazıcıoğlu Üye AK Parti Gaziantep
            İsmail Katmerci Üye AK Parti İzmir
            Eyüp Ayar Üye AK Parti Kocaeli
            Bayram Ali Bayramoğlu Üye AK Parti Rize
            Hasan Ali Çelik Üye AK Parti Sakarya
            Afif Demirkıran Üye AK Parti Siirt
            Mustafa Cumur Üye AK Parti Trabzon
            Kayhan Türkmenoğlu Üye AK Parti Van
            Fazlı Erdoğan Üye AK Parti Zonguldak
            Tacidar Seyhan Üye CHP Adana
            Hüsnü Çöllü Üye CHP Antalya
            Ergün Aydoğan Üye CHP Balıkesir
            Mehmet Ali Susam Üye CHP İzmir
            Mehmet Şevki Kulkuloğlu Üye CHP Kayseri
            Mehmet Nezir Karabaş Üye DTP Bitlis
            Yılmaz Tankut Üye MHP Adana
            Cemaleddin Uslu Üye MHP Edirne
            Alim Işık Üye MHP Kütahya

            Sayın Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu üyeleri,

            Konuyu baştan beri biliyorsunuz. Çek yasası gecikmiştir. Çek yasası adil değildir. Borca hapis ayıptır.

            adil bir çek yasası için desteğinizi istiyoruz.

            Ahmet İyimaya Başkan AK Parti Ankara
            Hakkı Köylü Başkanvekili AK Parti Kastamonu
            Mehmet Emin Ekmen Sözcü AK Parti Batman
            İlknur İnceöz Katip AK Parti Aksaray
            Ahmet Aydın Üye AK Parti Adıyaman
            Zekeriya Aslan Üye AK Parti Afyonkarahisar
            Yılmaz Tunç Üye AK Parti Bartın
            Mehmet Tunçak Üye AK Parti Bursa
            Mehmet Salih Erdoğan Üye AK Parti Denizli
            Celal Erbay Üye AK Parti Düzce
            Veysi Kaynak Üye AK Parti Kahramanmaraş
            Ali Öztürk Üye AK Parti Konya
            İhsan Koca Üye AK Parti Malatya
            Mustafa Hamarat Üye AK Parti Ordu
            Yahya Akman Üye AK Parti Şanlıurfa
            Halil Ünlütepe Üye CHP Afyonkarahisar
            Turgut Dibek Üye CHP Kırklareli
            Ali Rıza Öztürk Üye CHP Mersin
            Rahmi Güner Üye CHP Ordu
            Ali İhsan Köktürk Üye CHP Zonguldak
            Hamit Geylani Üye DTP Hakkari
            Osman Ertuğrul Üye MHP Aksaray
            Metin Çobanoğlu Üye MHP Kırşehir
            Rıdvan Yalçın Üye MHP Ordu

            Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Mehmet Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için bloglarımızda açık duyuru yayınlıyoruz. Yorum bırakarak destek olunuz. Özgür bloglarımız birer demokrasi okuludur.

            Intenet özgürlüktür. Bizi destekleyiniz. Blog larımıza yorum bırakınız.

            Adalet Bakanlığı konuyu çözmelidir.
            Maliye Bakanlığı tefecilerin ceza mahkemeleri aracılığıyla takip ettiği çeklerde vergi ve fatura kontrolü yapmalıdır.
            Ayşe ARMAN, arkadaşınız Deniz SEKİ ‘nin yaşadığı dramların çok daha fazlasını çek yasası mağdurları sürekli yaşamaktadır.
            Hukuk herkes için gereklidir.
            Karşılıksız çeke hapis anlamsızdır.
            Sanayi Bakanlığı konuya eğilmelidir. Hapis tazyiki ticareti öldürmektedir.
            Çek Mağdurları blogları adalet istemektedir.
            Sanayi ve ticaret bakanlığı ‘ndan destek istiyoruz.
            Profesör Hayri DOMANİÇ ve Profesör Adem SÖZÜER bunları savunmaktadır.
            Yargıtay başkanı Hasan GERÇEKER karşılıksız çeke hapisin kalkması gerektiğini söylemiştir.

            3167 16/1

            ll

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s