Başbakanlığa Sunulan “ÇEK KANUNU TASARISI TASLAĞI” , Mart-2009


This is the html version of the file http://www.kgm.adalet.gov.tr/basbakanlik/cekkanunu.pdf.   Güncel hali için Lütfen ilgili siteye gidiniz.
ÇEK KANUNU TASARISI TASLAĞI  Mart-2009
Amaç ve kapsam
MADDE   1­  (1)
Bu   Kanunun   amacı,   çek   defterlerinin   içeriklerine,   çek düzenlenmesine,  kullanımına,  çek  hamillerinin  korunmalarına  ve  kayıt  dışı  ekonominin
denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmaya ilişkin esaslar ile çekin karşılıksız çıkması   ve   belirlenen   diğer   yükümlülüklere   aykırılık   hâllerinde   ilgililer   hakkında uygulanabilecek yaptırımları belirlemektir.
(2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.
Araştırma yükümlülüğü, çek hesapları ve çek defterleri
MADDE 2­ (1) Bankalar, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını bu Kanun hükümlerine göre araştırırlar; ayrıca ilgili kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.
(2) Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adlî sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı veya pasaport örneklerini, yerleşim   yeri   belgelerini,  vergi  kimlik  numaralarını,  tacir  olanların   ayrıca   ticaret   sicili kayıtlarını almak ve bunları, çek hesabının kapatılması hâlinde, bu tarihten itibaren on yıl süreyle  saklamakla  yükümlüdür. Çekin  karşılığının  tamamen  veya  kısmen  bulunmaması hâlinde hamilin talebi üzerine çek düzenleyenin bankaca bilinen adresleri kendisine verilir.

(3) Çek hesabı ilgilinin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamaz; bu hüküm, diğer banka hesapları bakımından da geçerlidir. Çek hesabı açılmasını veya mevcut hesaptan çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme  ve çek hesabı  açma  yasağı bulunmadığı  hususunda  bankaya  yazılı  beyanda bulunur. Tacir tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, yönetim organında görev yapan, temsilcisi veya imza yetkilisi kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir.
(4) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan gerçek kişinin, yönetim organında görev yaptığı, temsilcisi veya imza yetkilisi olduğu tacir tüzel kişiye çek defteri verilmez.
(5) Çek defterleri bankalarca bastırılır.
(6) Çek defterlerinin  baskı  şeklini  belirleyen  esaslar, Maliye  Bakanlığı,  Türkiye Bankalar   Birliği   ve   Türkiye   Katılım   Bankaları   Birliğinin   görüşü   alınarak,   Türkiye
Cumhuriyet  Merkez Bankasınca Resmî Gazetede yayımlanacak tebliğle düzenlenir. Tacir olan ve tacir olmayan kişilere verilecek çekler ile hamiline düzenlenecek çekler açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılır. Hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılır. Hamiline düzenlenecek çeklerde, hamiline çek defteri yapraklarının  kullanılması  gerekir. Çek yapraklarının  üzerinde “hamiline”  ibaresi matbu olarak yer alır.
(7) Çek defterinin her bir yaprağına,
a) Çek hesabının numarası,
b) Çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı,
c) Çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin adı,
ç) Çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası,
Yazılır.
(8) Tüzel kişi adına çek düzenleyen kişinin adı ve soyadı, düzenlenen çek üzerine açıkça yazılır.
(9) 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı  Türk Ticaret Kanunundaki unsurları taşıması kaydıyla, düzenlenen çekin bu maddede yer alan koşullara aykırı olması çekin geçerliliğini etkilemez.
(10) Çek hesabı, ancak sahibinin veya yasal temsilcisinin yazılı talebi ya da mevduat zamanaşımı süresinin dolması üzerine kapatılabilir. Çek hesabı kapatıldıktan sonra, üzerinde yazılı  bulunan  düzenleme   tarihine  göre  kanunî   ibraz   süresi  içinde   ibraz   edilen   çekler karşılıksızdır işlemine tâbi tutulur.


İbraz, ödeme, çekin karşılıksız olduğunun tespiti ve gecikme cezası

MADDE 3­ (1) Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin  vergi kimlik  numarası saptandıktan sonra ödenir. ncak çek, hesabın bulunduğu şubeden başka bir şubeye ibraz edildiğinde, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.
(2) “Karşılıksızdır” işlemi,  muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
(3) Muhatap banka, ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, talep ettiği takdirde, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için;
a) Karşılığının hiç bulunmaması hâlinde,
1. Çek bedeli dörtyüzyetmiş Türk Lirası veya üzerinde ise, dörtyüzyetmiş Türk Lirası;
2. Çek bedeli dörtyüzyetmiş Türk Lirasının altında ise çek bedelini;
b) Karşılığının kısmen bulunması hâlinde,
1. Çek bedeli dörtyüzyetmiş  Türk Lirası veya altında ise, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığı dörtyüzyetmiş Türk Lirasına tamamlayacak bir miktarı,
2. Çek bedelinin dörtyüzyetmiş Türk Lirasından fazla olması hâlinde, çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmî karşılığa ilave olarak dörtyüzyetmiş Türk Lirasını,
Ödemekle  yükümlüdür. Bu husus, hesap  sahibi  ile  muhatap banka arasında  çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi
hükmündedir. Bu fıkradaki miktar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır.

(4) Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi, çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak  ve bu kişi ile  birlikte banka yetkilisi  tarafından imzalanmak  suretiyle yapılır. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.
(5) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu  tutar dahil, kısmî  ödemenin  hamil  tarafından  kabul edilmemesi  hâlinde,  ikinci  fıkra hükmüne göre karşılıksızdır işlemi yapılır; ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır.
(6) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu  tutar dahil kısmî ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile
verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip   usullerine   başvurabileceği   gibi,   Cumhuriyet   başsavcılığına   şikâyette   bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir  ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin  istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.
(7) Banka,
a)   Çekin   karşılığının   hesapta   bulunmasına   rağmen   hamiline   ödenmesinin
geciktirilmesi,
b) Kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın hamile ödenmesinin geciktirilmesi ,
Hallerinde, her geçen gün için çek hamiline binde üç gecikme cezası öder. Bu hâllerde
4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri
uygulanmaz.


Bankaların bildirim yükümlülüğü

MADDE  4­  (1) Hamiline çek hesabı sahiplerinin  açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar tarafından, dönemler itibarıyla, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilir.  Bildirim  dönemleri ve süreleri Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye   Katılım   Bankaları   Birliğinin   görüşleri  alınarak   Maliye  Bakanlığı  Gelir   İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenir.
(2) Tacir tüzel kişi veya onun faaliyetleri ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler  ile tüzel kişinin  yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait kabul edilir. Söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde, hesabın bulunduğu banka şubesi durumu Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.

(3) Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür.
(4) Muhatap banka, çekle ilgili olarak karşılıksız işleminin yapılması hâlinde hesap sahibiyle ilgili bilgileri, ibraz tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirir. Bu bildirimden sonra çek tutarının hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya ödenmesi de, muhatap banka tarafından ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da bu bildirimleri en geç onbeş gün içinde bankalara duyurur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından uygun görülmesi hâlinde, bu duyurunun diğer malî kurumlara yapılmasına ilişkin  esas ve usuller Bankacılık  Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınarak belirlenir.
Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı
MADDE 5­ (1)
Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında,  çekle ilgili olarak  karşılıksızdır  işlemi  yapılmasına sebebiyet  veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın   bulunması   hâlinde,   çek   düzenleme   ve   çek   hesabı   açma   yasağının   devamına hükmeder. Bu davalar, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı şubenin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin veya müştekinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.
(2) Birinci fıkra hükmüne göre çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi olması hâlinde, bu
tüzel kişinin  malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organının  üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlüdür.
(3) Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci olarak tayin edemez

.
(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili
banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir.
(5) Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece ilgilinin çek hesabı açtırırken bildirdiği
adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılır.
(6)  Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş  olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür.
(8)  Çek düzenleme  ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin  bilgiler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili birimine elektronik iletişim araçlarıyla bildirilir. Bu
bildirimde   yer   alan   bilgiler,   Türkiye   Cumhuriyet   Merkez   Bankası   tarafından   internet ortamında yayımlanır.  Bu bildirime  ilişkin  esas ve usuller,  Adalet  Bakanlığının  görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenir.
(9) Karşılıksız  kalan bir  çekle ilgili  olarak yapılan  soruşturma veya kovuşturma neticesinde;
a) Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına,
b) Mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine, Karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilir. Bu karar, kesinleşmesi hâlinde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına sekizinci fıkradaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.
(10) Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına yapılan itirazın kabulü hâlinde, bu kararla ilgili olarak da sekizinci fıkradaki bildirim ve yayımlanma usulü izlenir.
(11)   Birinci   fıkrada   tanımlanan   suç   nedeniyle   kamu   davasının   açılmasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, önödemeye ve 4/12/2004 tarihli ve 5271   sayılı   Ceza   Muhakemesi   Kanununun   297   nci   maddesinin   üçüncü   fıkrasındaki tebliğnamenin tebliğine ilişkin hükümler uygulanmaz.

Etkin pişmanlık ve yasak kararının kaldırılması
MADDE  6­  (1) Karşılıksız kalan çek bedelini,  düzenleme tarihine nazaran yasal süresindeki ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında,
a)   Soruşturma   aşamasında   Cumhuriyet   savcısı   tarafından   kovuşturmaya   yer olmadığına,
b) Kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine,
c) Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,
Karar verilir.
(2) Şikayetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kişi, mahkûm olduğu adlî para cezası tamamen infaz edildikten veya bu cezayı ödemediği için hakkında hapis uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç yıl ve her hâlde
yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, hükmü veren mahkemeden çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasını isteyebilir. Mahkemenin vereceği karara itiraz edebilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı,  Türkiye Cumhuriyet  Merkez Bankasına 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur.
Diğer ceza hükümleri
MADDE  7­  (1)
Tacirin ticarî işletmesiyle  ilgili  iş ve işlemlerinde tacir olmayan
kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2)  Tacir olmayan  kişiye  tacir kişiye  verilmesi  gereken çek defteri veren banka görevlisi hakkında elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(3) 2 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı olarak bankaya gerçek dışı beyanda bulunan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Beyanname almadan veya beyannameye rağmen hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri veren banka görevlileri elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4)  Kısmen   veya   tamamen   karşılıksız   çıkan   çekle   ilgili   olarak,   talebe   rağmen, karşılıksızdır işlemi yapmayan banka görevlisi, şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(5)  Karşılığı  tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin karşılığının  hesapta mevcut olmasına rağmen, hamile ödemede bulunmayan banka görevlisi, şikâyet üzerine üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında çek defteri basanlar ve bastıranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.
(9)  Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline  çek düzenleyen kişi, bu aykırılığı   içeren   her   bir   çekle   ilgili   olarak,   üç   aydan   bir   yıla   kadar   hapis   cezası   ile cezalandırılır.
(10)  2 nci maddenin, sağlanması ve saklanması gereken bilgi ve belgelere ilişkin hükmüne aykırı hareket edilmesi veya çekin karşılıksız çıkması dolayısıyla hamili tarafından
talep edilmesi üzerine düzenleyicinin banka kayıtlarındaki adreslerinin kendisine verilmemesi hâlinde, ilgili bankaya Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Hesaben ödeme
MADDE   8­  (1)
Türkiye   Cumhuriyet   Merkez   Bankası,   çeklerin   banka   şubeleri arasında hesaben ödenmesini sağlayacak tüzel kişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bu yetkiyi uygun göreceği başka bir kuruluş aracılığıyla kullanabilir.
(2)  Hesaben  ödeme   sisteminin  kuruluş   ve  işleyişi,  Türkiye   Cumhuriyet   Merkez Bankasınca çıkarılacak ve Resmî Gazetede yayımlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.
(3)  Yönetmelikte   belirtilen   esaslar   çerçevesinde   çeklerin   fizikî   olarak   ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir.
(4)  Takas odaları aracılığıyla  ibraz edilmiş  çekler için, 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dahil, kısmî ödeme yapılmaz. Bu durum, muhatap
bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi hâlinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
MADDE 9­ (1)
19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin  Korunması Hakkında Kanun ile 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Çekle
Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ  MADDE  1­  (1) Bankalar, Türkiye Cumhuriyet  Merkez Bankasınca  bu Kanunun yayımını  izleyen bir ay içinde 2 nci madde hükmünce çıkarılıp  yayımlanacak
tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.
(2) Bankalar, 31/12/2009 tarihine kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.
(3) Bankaların, ikinci fıkrada yazılı sürenin sonuna kadar müşterilerine verdikleri çek defterlerinden   keşide   edilen   çekler,   Türk   Ticaret   Kanununda   aranan   koşulları   taşıması kaydıyla geçerlidir. Ancak, üzerinde yazılı düzenleme tarihi henüz gelmemiş olsa bile, bu çeklerin en geç 1/7/2010 tarihine kadar muhatap bankaya ibraz edilmesi gerekir. Bu tarihe kadar ibraz edilmeyen çekler adi senet hükmündedir.
(4)  Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş çeklerle ilgili olarak 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(5) Bu Kanunun yayımı  tarihine kadar 3167 sayılı  Kanun hükümlerine istinaden “karşılıksız   çek   keşide   etmek”   suçundan   dolayı   açılmış   olan   davalar,   asliye   ceza
mahkemesinde görülerek sonuçlandırılır.

(6) 31/12/2009 tarihine kadar üzerine yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek
için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.
Yürürlük
MADDE 10­ (1)
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 11­ (1)
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE
A­ Yeni Bir Kanunu Gerekli Kılan Sebepler

­   19/3/1985   tarihli  ve  3167   sayılı   Çekle  Ödemelerin   Düzenlenmesi   ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna İlişkin Değişiklikler ve Sonuçlar
1) Fransız Çek Kanunundan esinlenerek hazırlanan, amacı, çeki güvenilir bir ödeme aracı hâline getirmek olan 19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin  Korunması Hakkında Kanun” 1985 yılından beri yürürlüktedir. Bu Kanunun, amacı bağlamında öne çıkan beş özelliği vardır:
a)   Çekle   işleyen   hesapların   açılması   sıkı   kurallara   bağlanmış,   çek   defterlerinin bankalar tarafından belirlenecek boyutlarda ve Kanunda öngörülen çek yaprağı düzeninde basılması zorunluluğu getirilmiştir.
b) Çeki kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan kişinin elindeki tüm çeklerinin iadesi zorunlu kılınmıştır.
c) Çeki karşılıksız çıkan kişiye bir taraftan Kanuna aykırı durumunu düzeltme hakkı tanınmış, diğer taraftan da gereğinde çek kullanması yasaklanmıştır.
d) Karşılıksız  çek  keşide  etmek suçu özel olarak, şikâyete bağlı  bir  suç olarak düzenlenmiş ve beş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılmıştır.
e) İleri düzenleme tarihli, yani uygulamadaki adı ile “vadeli çek” kalın bir koruma zırhı ile güçlendirilmiştir. Şöyle ki, 3167 sayılı Kanun ile üzerindeki düzenleme tarihinden
önce bankaya ibraz edilip de kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan çekin hem hukukî takibe hem de cezaî kovuşturmaya konu olabilmesine imkân tanınmıştır. Başka bir deyişle, Kanun, normal çek ile “vadeli çek”i aynı hukukî ve cezaî rejime tâbi tutmuştur.
2)   Sekiz   yıllık   uygulama   3167   sayılı   Kanunun   değiştirilmesi   gereğini   ortaya çıkarmıştır. Çünkü, umut edilenin  aksine, karşılıksız çek suçunun özel olarak düzenlenip
suçun oldukça uzun bir hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırılması caydırıcı olmamış, aksine piyasada   karşılıksız   çek   miktarı   artmış   ve   ceza   davaları   önemli   rakamlara   ulaşmıştır. Kanundaki, bildirme, duyuru ve ihtarlarla ilgili maddeler işlem sayısını artırmış, hükümler tam işleyememiş, bunlar ceza hükümlerinin gereği gibi uygulanmasını çoğu kez engellemiştir.
3) Buna rağmen, 1993 yılında 14/1/1993 tarihli ve 3863 sayılı Kanunla 3167 sayılı Kanunun sadece karşılıksız çeke ilişkin 16 ncı maddesi değiştirilmiştir. Değişik hükümde,
keşidecinin çek bedelinin karşılıksız kalan kısmı ile yüzde on tazminatını ve gecikme faizini, muhatap bankaya veya bir şubesine yatırması hâlinde, vazgeçme şartı aranmaksızın, kamu davası ile cezanın kaldırılacağı öngörülmüştür. Ayrıca, Kanuna bir de yine ceza ile ilgili bir ek madde konulmuştur.
4)  Anayasa  Mahkemesi  11/1/1994 tarihli  ve 1993/29  Esas, 1994/1  Karar  sayılı Kararında, geçici maddenin kamu davası ve cezanın kaldırılmasına zaman sınırlaması koyan ibarelerini iptal etmiştir. Yine Anayasa Mahkemesi, 26/9/1995 tarihli ve 1995/8 Esas, 1995/50 Karar sayılı Kararıyla 16 ncı maddenin Anayasanın 5, 10, 65 ve 167 nci maddelerine aykırı olmadığını karara bağlamıştır.
5) Bu gelişmeleri 3167 sayılı Kanunu değiştiren 2/4/1998 tarihli ve 4358 sayılı Kanun izlemiştir. Anılan Kanunla 3167 sayılı Kanunda yapılan değişiklik, vergi kimlik numarası uygulamasının bir ürünü olup 3167 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine yeni bir şekil vermiştir.
6) 2003 yılında 26/2/2003 tarihli ve 4814 sayılı Kanunla 3167 sayılı Kanunda köklü ve etkisi geniş düzenlemeler  yapılmıştır.  Bunlar reform olarak adlandırılamasa bile,  sistem değiştirici   niteliktedir.   3167   sayılı   Kanunun   onyedi   maddesi   yeniden   kaleme   alınmış, bankaların sorumluluğu, çek defterlerinin bastırılması, ibraz ve ödeme, hesaben tesviye, ihtar, düzeltme hakkı, bankanın sorumlu olduğu tutar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilân edilecek hususlar, tebligat adresi ve cezalara ilişkin hükümler eskisinden farklı bir şekilde düzene bağlanmıştır. En önemlisi,  karşılıksız çekin cezasında yapılan değişikliktir. Hapis cezası yerine, çek bedeli tutarında ağır para cezası öngörülmüş, ancak mükerrirler hakkında hapis cezası korunmuştur.
7)   Bu   çapta   yeni   bir   düzenlemeye   gidilmesinin   sebebi   3167   sayılı   Kanunun Anayasanın 38 inci maddesinin sekizinci fıkrası hükmüne aykırı olduğu inancı kadar 3167 sayılı Kanun dolayısıyla uygulamada karşılaşılan sorunlar ve güçlükler ile yerel mahkemeler ve Yargıtayda yığılan dosyalardır. Anayasa Mahkemesi 11/12/2002 tarihli ve 2002/965 Esas, 2002/195 Karar sayılı Kararıyla bu iddiayı reddetmiştir.
8) Diğer yandan, değişiklik Tasarısını hazırlayan bilim kurulunun, ileri düzenleme tarihli çeke ilişkin önerisi, Tasarının hazırlanma sürecinde bilahere kısmen kabul gördüğü için amacına ulaşamamıştır. Öneri, düzenleme tarihinden önce ibraz edilip karşılıksız çıkan çekin hem hukukî hem de cezaî takibe konu olamayacağını öngörüyordu. Hükûmet Tasarısında önerinin sadece ikinci kısmı benimsendi ve hukukî takip yolu açık tutuldu.
9) Bu arada Anayasa Mahkemesi 14/2/1989 tarihli ve 88­15/9 sayılı Kararında 3167 sayılı Kanunun bankalara uygulanacak cezalarının Anayasaya aykırı olmadığını belirtmiştir.

II­ 3167 sayılı Kanuna Yöneltilen Eleştiriler ve Şikâyetler
10)
3167 sayılı Kanunun yirmi yıl içinde karşılıksız çekin cezalandırılmasına ilişkin 16 ncı maddesinin  üç defa kanunla değiştirilmesi ve üç kez de Anayasa Mahkemesinin
incelemesine konu olması sisteme yönelik eleştirileri artırmış, şüpheleri güçlendirmiştir. 4814 sayılı   Kanunla   yapılan   köklü   değişikliklere   rağmen   ilgili   kurumlardan,   Cumhuriyet savcılarından, mahkemelerden ve Yargıtaydan gelen şikâyetler Adalet Bakanlığında yeni kanun hazırlanması düşüncesinin ağırlık kazanmasına sebep olmuştur. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununu yürürlüğe girince, 3167 sayılı Kanunun 5237 sayılı Kanuna teorik ve dogmatik yönden, tamamen ters bir konuma düşmesi de bu düşünceyi eyleme dönüştürmüştür. 5237 sayılı  Kanuna aykırılık  dışında,  şikâyetler  özellikle  şu noktalarda yoğunlaşmıştır.
a) Bankaların çek hesabının açılması sırasında yaptıkları araştırmalar derinleştirilmeli; kimlik ve vergi numarası dışında, kişinin tacir olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı; bundan başka  hesap  açtırmak  isteyen  kişiden  yazılı  bir  beyan  alınmalı,  bu  beyanda  kişi,  sicil numarasını, engel hâli bulunup bulunmadığını, tüzel kişilerde çekin bedelini tahsile amade tutacak kişinin kimler olduğunu ve benzeri hususları belirtmelidir.
b) Gereksiz bildirimler, ihtarlar, tebligatlar ve ilânlar kaldırılmalıdır.
c)   Çek   defterlerinin   ve   yapraklarının   geri   verilmesi,   yeniden   düzenlenmeli; kullanılmış, hâlen dolaşımda olan çeklerin kimlere verildiği ve keşide tarihleri belirtilmelidir.
d)   Düzeltme   hakkı   5237   sayılı   Kanuna   uygun   olarak   etkin   pişmanlık   şeklinde düzenlenmelidir.
e) Hamiline çek kayıt dışı ekonominin bir aracı olmaktan çıkarılmalıdır.
f) Çekin bir ödeme aracı olduğunu belirleyici hükümlere yer verilmelidir.
g) Tüzel kişinin  işlemlerinin  bir gerçek kişinin  çek hesabı üzerinden yürütülmesi engellenmelidir.
h) Ceza hükümleri yoruma açık olmamalıdır.
II­ Yeni Kanunu Gerekli Kılan Sebepler
11) Yukarıda açıklanan eleştiriler ile şikâyetler yeni bir çek kanununun hazırlanmasına ilişkin ilk sebepler grubunu oluşturmuştur.
12) İkinci önemli sebep yeni kanunu 5237 sayılı Kanun ile uyumlu hâle getirmektir.
13) Üçüncü sebep, çekin güvenli bir ödeme aracı olarak itibar kazanmasında toplumsal menfaat bulunmasıdır. Türk piyasasında hâla ödemeler yoğunlukla nakit olarak yapılmakta, bundan genel ekonomi zarar görmektedir. 3167 sayılı Kanun bu konuda başarılı olamamıştır. Yeni kanun sağlıklı çek kullanımının önlemlerini göstermelidir.
14)   Dördüncü   sebep,   karşılıksız   çek   ile   mücadelenin   ağır   hapis   cezaları   ile önlenemediğinin anlaşılması nedeniyle, suçu önleyici önlemlere yönelinmesi gereğidir.
15)   Beşinci   sebep,   karapara  aklanması   ile   terörün   finansmanında,   çekin   de  rol oynamasına   engel   olunmasının   zorunluluk   hâline   gelmiş   bulunmasıdır.   Bu   sebep   çek hesabının açılmasında ve hamiline çekte yeni yaklaşımları zorunlu hâle getirmektedir.
B­ Tasarı ile 3167 sayılı Kanun Arasındaki Bağlantı
16)
Tasarı, 3167 sayılı Kanunun bazı kurum ve hükümlerinden esinlenmiştir. Ancak, kısmen de olsa halefiyetten söz etmeye imkân bulunmamaktadır. Çünkü, Tasarı 3167 sayılı Kanundan farklı bir felsefeyi temel almıştır, değişik düşüncelerle yaklaşımların ürünüdür ve sadece   çek   hamillerini   değil,   genel   olarak   piyasayı,   ticaret   dünyasını   ve   kamuyu korumaktadır.
C­ Tasarının Amaçları ve Sistemi
17)
Tasarı 5237 sayılı Kanuna uyum sağlamak yanında, çekin, uygulayıcıdan gelen isteklere uygun olarak, güvenilir bir ödeme aracı olmasını amaçlamaktadır. Bunda, yukarıda belirtildiği gibi piyasaların ve kamunun menfaati vardır. Bu toplumsal bir menfaattir. Ayrıca çeki teorideki yerine oturtmak vazgeçilemez bir amaçtır.
18) Bunun gibi, Tasarının hamili sadece karşılıksızlığa ve hesabın sahteliğine karşı korumakla yetinmemesi gerekir. Keşidecinin hukuka aykırılıkları, perdelemeleri, başkasının arkasına gizlenmeleri, kısaca hileleri karşısında da hamilleri ve piyasayı gözeten hükümlere yer   verilmelidir.   Tüzel   kişilere,   özellikle   ticaret   şirketlerine   ilişkin   ödeme   ve   tahsil işlemlerinin,   şirketle   ilgili   olan   veya   olmayan   gerçek   kişilerin   hesapları   üzerinden yürütülmesi, çek hesabının tüzel kişiye ait olması hâlinde, bu tüzel kişi adına çek karşılığını süresi içinde bankada hazır tutmakla yükümlü kişinin belirli olması, şirketten ayrılan kişinin bu hususta sorumlu tutulmaması, nihayet çeki tüzel kişi adına düzenleyen kişinin adı ve soyadının çekten anlaşılması da Tasarının amaçları arasındadır.

19)   Hamiline   çeklerin   kayıt   dışı   ekonominin   etkin   araçlarından   biri   olmasının önlenmesi ve aynı çekin karaparanın aklanmasında ve terörün finansmanında kullanılmaması da Tasarının dikkate aldığı ve çözmeye çalıştığı sorunlardandır.
I­ Niteliği
20)
Tasarı,  29/6/1956 tarihli  ve 6762 sayılı  Türk Ticaret  Kanununun  çeke dair hükümlerinin aksine, ilgili çeşitli kişiler arasındaki hukukî ilişkileri ve bunların ihlâlleriyle
sonuçlarını düzenlememekte, çekin güvenilir bir ödeme aracı olmasını sağlayan, kayıt dışı ekonominin,  karaparanın aklanması ile  terörün finansmanının  önlenmesi hakkında kamu hukuku nitelikli düzen kuralları koymaktadır. Bu düzenleme sadece ceza hukukunun değil kamu hukukunun bir parçasıdır.
II­ Ad
21) 3167 sayılı Kanunun adının içeriğine uygun olmadığı ve “hamillerin korunması” şeklindeki özgülemenin amacını daralttığı, oysa anılan Kanunun gizli, gerçek dışı ve sahibini perdeleme amaçlı hesaplara engel olmak, karşılıksız çek düzenlenmesini caydırarak çeke itibar  kazandırmak,  onu güvenli  bir  ödeme  aracı hâline  getirip  genel ekonomiye  katkı sağlayıcı bir konuma oturtmak gibi toplumsal ve kamusal amaçlarının da bulunduğu, bu sebeple   kamuyu   da   koruduğu,   yetkili   kurumlar   tarafından   Tasarıyı   hazırlayan   bilim komisyonunda belirtilmiştir. Bu sebeplerle Tasarı “Çek Kanunu Tasarısı” adını taşımaktadır.

III­ Tacir Çeki
22)
Çekler hakkındaki Cenevre Yeknesak Kanunu, dolayısıyla Birliğe dahil Avrupa ülkeleriyle   6762   sayılı   Kanunun   bu   Anlaşmadan   alınmış   bulunan   çeklere   ilişkin
hükümlerinde, tacirlerin düzenledikleri çekler “tacir çeki” ile tacir olmayan kişilere ait çekler arasında hüküm farkı yoktur. Yabancı ve yerli öğretide de böyle bir ayrım bulunmaktadır. Gerçi birçok yabancı ülkede çek defterleri, bizde olduğunun aksine (resmen) münhasıran bankalar değil, kendileri bastırabilmekte; çeki düzenleyenler, özellikle şirketler, kendi çek defterlerini tasarlamakta, bu defterleri kullanmaktadırlar. Tacir olmayanlar da, bankalardan aldıkları defterlerle işlem yapmaktadırlar. Amerika Birleşik  Devletleri ile Avrupa Birliği ülkelerinde, oldukça da yerleşik ve yaygın olan, kendi bastırdığı çekleri kullanma uygulaması şirket çeklerine güven duyulmasına sebep olmakta, özellikle tanınmış, tanınmış olmasa bile bilinen şirketlerin çekleri itibar görmekte, hatta düzenleyicinin salt şirket olması çeke güveni
sağlamakta ve çekin piyasada kolaylıkla dolaşmasına yardımcı olmaktadır. Ülkemizde bugüne kadar bu farklılıktan yararlanılmamıştır. 3167 sayılı Kanunun tüm çekler için bir örnek yaprak düzeni getirmiş olması, fiilî bir farklılaşmaya da kapıyı kapamıştır. Tasarı, bu deneyimden yararlanarak tacir  çeki ile  tacir olmayan  kişinin  çekini  ayırmıştır.  Bu ayrım,  Tasarının sisteminin de gereğidir. Böylece çeke güveni artırmak amaçlanmıştır. Ancak, bu ayrım 6762 sayılı  Kanundaki çeke ilişkin  hükümlerde değişiklik  yapmamaktadır. Etkisi bu  Tasarıya özgülenmiş bulunmaktadır.
IV­ Hamiline Çek Hesabı ve Çek Yaprağı
23)
Hamiline çek, vergi denetiminde vergi yönetimine güçlükler çıkarmakta, bu çekin nakit gibi dolaşımı, işlemler zincirinin yani kayıt dışı işlem sürecinin izlenilmesini imkânsız hâle getirerek, kayıt dışı ekonominin işlemesine katkı sağlamaktadır. Ayrıca, hamiline çek, karapara aklanmasında ve terörün finansmanında etkili rol oynamaktadır. Her iki sorun da uluslararası nitelik taşımakta ve bu sebeple uluslararası standartlara karşılık  bulmuş olup, aksiyonlara  ve  sözleşmelere  konu   olmaktadır:  Financial   Action  Task   Force on Money Laundering  (FATF/Karapara Aklanması  Hakkında Finansal Aksiyon), 91/308/EEC sayılı Avrupa Topluluğu Yönergesi, Birleşmiş Milletlerin Terorism Order 2001 gibi. Hamiline çek, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının deneyimlerine ve somut olay gerçeğine göre kayıt dışı ekonomiye yardımcı bir araç olarak işlev görmektedir.
24) Tasarıda, Cenevre Yeknesak Kanununa titizlikle uyularak, vergi incelemelerinde kolaylık   sağlayabilecek   ve   caydırıcı   olabilecek  bazı   önlemler   öngörülmüştür:   Hamiline yazılacak çeklerin renklerinin ve boyutlarının diğer çeklerden farklı olması; hamiline çeklerin ayrı bir çek hesabıyla çalışması; bankanın, hamiline çek kullanacak müşterilerine hamiline çek hesabı açmak zorunda olması, bu hesap bağlamında müşterilerine rengi ve boyutları, emre ve   nama   yazılı   çeklere   nazaran   değişik   çek   defteri   vermesi;   hamiline   çek   hesabının hareketlerinin dönemsel olarak Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığına bildirmesi gibi. Hamiline çek yaprağına değil de emre veya nama yazılacak çeklere ilişkin çek yaprağına hamiline   çek   yazılması,   çeki   geçersiz   hâle   getirmez   ve   çekin   yanlış   çek   yaprağında düzenlenmesi çek hukuku açısından hiçbir hüküm doğurmaz, ancak Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı vergi hukuku yönünden inceleme başlatabilir, bunun sonuçları ağır olabilir.
Tasarı söz konusu hükümlerin işleyebilmesi için bankalara sorumluluk yüklemiştir.
25) Tasarının kanunlaşması hâlinde, Maliye Bakanlığı Gelirler İdaresi Başkanlığı ile Malî Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) uygulamaya ilişkin düzenlemeler yapacağı ve önlemin   caydırıcı   olmasını   sağlayacak   usulleri   yürürlüğe   koyacağı   muhakkaktır.   Bu düzenlemelerle kayıt dışı ekonomiyle mücadele süreci güçlenecektir.
V­ Bankaların Bildirim Yükümlülükleri
26)
Tasarının   yeniliklerinden   biri   de,   çekle   işleyecek   hesaplarda   bankaların gösterecekleri özen hükümlerinin ve bu hükümler bağlamında bankaların sorumluluklarının ağırlaştırılmasıdır.   Tasarı,   anılan   hükümleri,   bir   taraftan   piyasanın   güvenlik   içinde çalışabilmesi düşüncesiyle, diğer taraftan da. karapara aklanması ve terörün finansmanı ile mücadele anlayışıyla öngörmüştür.
27) Tasarı, kamu hukuku nitelikli  düzen hükümleri içermektedir. Bu hükümlerin gereği gibi işleyebilmesi bir taraftan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına, diğer taraftan da tüm çek hesabı açma yetkisini haiz bankalara bağlıdır. Tasarı, bu sebeple bankalara hem basiret göstermek ve özenle hareket etmek yükümlülüğünü yüklemiş, hem de onlara bildirme görevleri vermiştir.
Bunlar,
(a) çekin karşılıksız çıkması,
(b) hamiline hesap açılması, bu hesapların içerdiği işlemlerin, hamiline çekin kendi özel yaprağında düzenlenmemesi,
(c) tüzel kişilerin işlemlerinin bir gerçek kişinin çek hesabı üzerinden yürütülmesi hâllerinde söz konusu olur.
VI­ Karşılıksız Çek
28)
Tasarı uyarınca “karşılıksız çek”, çek üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre, kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmiş  olup da, kısmen  veya tamamen
karşılıksız çıkmış bulunan ve karşılıksızlığı Tasarıda öngörüldüğü şekilde belgelenmiş olan çektir.
29) İleri düzenleme tarihli çek, bu tarihten önce de tahsil için bankaya ibraz edilebilir; kısmen veya tamamen karşılıksız olması hâlinde karşılıksız işlemi yapılabilir, hamil, 6762 sayılı Kanundan doğan yetkilerini kullanabilir, ancak bu çek ceza sorumluluğu doğurmaz. Tasarı, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren şikâyete bağlı bir karşılıksızlık suçu düzenlemiştir. Suçun karşılığı  adlî para cezası olup, bu ceza gün para cezası sistemine bağlanmıştır.
VII­ Cezalar Sistemi
30)
Tasarıda   belirlenen  yükümlülüklere  uymayan   fiiller,   5237  sayılı  Türk   Ceza Kanunu ve 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine uygun olarak, adlî  ve   idarî   para  cezası   ile  karşılanmıştır.   Adli  para   cezası,   gün  para  cezası   sistemi bağlamında düzenlenmiştir. Bankalara tereddüp eden yükümlülüklere aykırılıkların idarî para cezası şeklinde hükme bağlanmasına özel olarak özen gösterilmiştir.
D­ Tasarının Dili
31) Tasarının dili bir taraftan 5237 sayılı Kanun, diğer taraftan da halen Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun gündeminde bulunan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
ile uyumludur.
E­ Avrupa Topluluğu Yönergeleri ve Uluslararası Standartlarla Uyum
32) Çek ile ilgili Cenevre Yeknesak Kanunu gibi taraflararası ilişkileri düzenleyen uluslararası nitelikte yeni bir sözleşme ve bu konuda herhangi bir çalışma yoktur. Çeki cezaî takip yönünden düzenleyen tek kanun 3617 sayılı Kanuna esin veren Fransız Çek Kanunudur. Buna karşılık, bir taraftan karapara aklanması, diğer taraftan terörizmin finansmanı ile ilgili daha önce anılan uluslararası düzenleme ve kararlarda hesap açmaya, kimlik belirlenmesine ve çekin tahsiline ilişkin hükümler bulunmaktadır.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 1­
Birinci fıkrada, Kanunun amacı belirlenmiştir. Bu Kanun Tasarısında yapılan düzenlemelerle, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun Cenevre
Yeknesak   Kurallarını   esas   alan   çekle   ilgili   hükümlerinde   herhangi   bir   değişiklik yapılmamasına özen gösterilmiştir. Ancak, bir peşin ödeme aracı olmasına rağmen, 6762 sayılı Kanunda ileri tarihli çek düzenlenmesine imkân tanınmıştır. Bu nedenle, 6762 sayılı Kanun   dışında   ayrı   bir   kanunla   çek   defterlerinin   içeriklerine,   çek   düzenlenmesine, kullanımına   ve   çek   hamillerinin   korunmalarına   ilişkin   düzenleme   yapılmasına   gerek duyulmuştur.   Bu   itibarla,   çekin   karşılıksız   çıkması   ve   çek   hesabı   açılmasından   çekin karşılığının   tahsiline   kadarki   süreçle   ilgili   olarak   belirlenen   yükümlülüklere   aykırılık hâllerinde ilgililer hakkında uygulanabilecek ceza hukuku yaptırımlarını belirlemek amacıyla özel kanunî düzenleme yapılması zarureti ortaya çıkmıştır. Ayrıca, yapılan bu düzenlemelerle, kayıt   dışı   ekonominin   denetim   altına   alınması   önlemlerine   katkıda   bulunulması amaçlanmıştır.
Tasarıda, birinci fıkranın gerekçesinde de belirtildiği gibi, 6762 sayılı Kanunun çekle ilgili   hükümleri   esas   alınarak   düzenleme   yapılmıştır.   Bu   bakımdan,   maddenin   ikinci fıkrasında, işbu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde, başta 6762 sayılı Kanun olmak üzere genel hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.
MADDE 2­ Birinci fıkrada, bankaların çek hesabı açılmasıyla ilgili olarak araştırma ve özen yükümlülüğü ile bu yükümlülüğün kapsamı düzenlenmiştir. Bankalar, bu kapsamda önce çek hesabı açtırmak isteyen kişinin çek hesabı açmasında yasaklılık durumunun bulunup bulunmadığını araştıracaktır. Yasaklılık durumu bulunmamakla birlikte, kişinin ekonomik ve sosyal durumunun da çek hesabı açmasına imkân tanıması gerekir. Bu bakımdan banka, kişinin ekonomik durumunun çek hesabı açtırmaya müsait olup olmadığını araştıracaktır. Keza,   ekonomik  durumunun   müsait   olmasının   yanı   sıra,  kişinin,   çek   hesabı   açtırmayı gerektirecek bir sosyal konuma sahip olması gerekir. Bu suretle bir ödeme aracı olan çeke duyulan güven korunmuş olacaktır.
İkinci fıkrada, bankalarca çek hesabı açtıracak kişilere ilişkin hangi belge ve bilgilerin temin ve ne kadar süreyle muhafaza edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Ayrıca, çekin karşılıksız çıkması hâlinde, çek hesabı sahibinin ve varsa adına çeki düzenleyen gerçek kişinin bankaca bilinen adreslerinin çek hamiline talebi üzerine verileceği hüküm altına alınmıştır.

Üçüncü fıkrada, kendisinin veya yasal temsilcisinin imzası alınmadan kişi adına hesap açılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, kişi adına hesap açılması yönünde irade açıklamasında bulunulmadıkça, banka hesabı ve çek hesabı açılamayacaktır. Yine söz konusu fıkra hükmüne göre, adına çek hesabı açılmasını isteyen kişi, tacir olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususlarında bankaya yazılı beyanda bulunacaktır. Mevcut çek hesabından kendisine çek defteri verilmesini isteyen kişi de, her defasında bu bildirimde bulunmakla yükümlü olacaktır. Tacir tüzel kişiler adına bu fıkra hükmüne göre verilecek beyannamede ayrıca, yönetim organında görev yapan, temsilcisi veya imza yetkilisi kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir.
Dördüncü fıkrada, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı bulunan kişilerin tacir sıfatını haiz tüzel kişilerin yönetim organında görev yapmasını, temsilcisi veya imza yetkilisi olmasını önlemeye yönelik bir hükme yer verilmiştir. Buna göre, bir tacir tüzel kişinin yönetim organında görev yapan, temsilcisi veya imza yetkilisi olan kişilerden biri hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı mevcut ise, bu tüzel kişi adına çek hesabı açılmayacak veya bu tüzel kişiye çek defteri verilmeyecektir.
Beşinci  fıkrada, çek defterlerinin  ancak bankalarca bastırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükmün gereği olarak, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine göre “banka” sıfatını taşıyan tüzel kişiliklerin dışında hiçbir gerçek ve tüzel kişi çek defteri bastıramaz.
Altıncı   fıkrada,   çek   defterlerinin   baskı   şeklini   belirleyen   esasların,   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından çıkarılacak olan tebliğle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.  Ancak,  Türkiye  Cumhuriyet  Merkez Bankası bu  esasları belirlerken,  Maliye Bakanlığı, Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğinin görüşlerini de alacaktır.
Tasarıya   göre,   tacir   olan   kişi   ile   tacir   olmayan   kişinin   düzenleyeceği   çeklerin birbirinden ayrılması gerekmektedir. Kişinin, bir ticarî ilişki çerçevesinde ve tacir sıfatıyla düzenleyeceği çekin münhasıran tacir kişiye özgü çek olması gerekir. Tasarının amacıyla ilgili  olarak belirtildiği  gibi,  bu  suretle,  kayıt  dışı  ekonominin  denetim  altına  alınması önlemlerine katkıda bulunulacaktır. Böylece tacir çeki, ancak kişinin tacir sıfatıyla bulunduğu bir ticarî ilişki çerçevesinde düzenlenebilecektir. Tacir olmayan kişi, kendi adına tacir çeki düzenleyemeyecektir. Keza, tacir kişi de, iştigal ettiği ticarî faaliyet dışında bulunduğu ticarî ilişkiler  bağlamında  tacir çeki düzenlemeyecektir. Bu düzenlemenin  diğer bir sonucu da şudur: tacir sıfatını haiz tüzel kişiler, örneğin bir anonim şirket, bir limited şirket adına düzenlenecek olan bütün çekler ancak tacir çeki olabilecektir. Bunların taraf olduğu ticarî ilişkilerde, tacir tüzel kişinin borcuna karşılık olarak organlarında görev yapan veya temsilcisi
sıfatını taşıyan ya da herhangi bir gerçek kişi adına açılmış çek hesabı ile ilişkilendirilmiş çek düzenlenmeyecektir.
Keza, Tasarıya göre, hamiline düzenlenecek olan çekler de, diğer çek defterlerinden açıkça ayırt edilebilecek şekilde basılırlar. Hamiline  düzenlenecek çekler için  sadece bu
çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı bir çek hesabı açılır. Bu suretle, kayıt dışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunulacaktır. Bu düzenlemeye göre, hamiline çek,   ancak   hamiline   çek   defteri   yaprakları   kullanılmak   suretiyle   düzenlenebilir.   Diğer çeklerden ayırt edecek özelliklerin yanı sıra, hamiline  çek defterindeki çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alacaktır.
Yedinci   fıkrada,   çek   defterinin   her   bir   yaprağında   yer   alacak   olan   hususlar gösterilmiştir. Ancak, bu hükümle 6762 sayılı Kanunun çekin şekil şartlarında yani kurucu unsurlarında herhangi bir değişiklik yapılmamaktadır. Bu hususlar, çekin şekil şartlarına ilave olarak çek yaprağı üzerinde bulunmalıdırlar. Buna göre, çek defterinin her bir yaprağına, çek hesabının numarası, çek hesabının bulunduğu banka şubesinin adı, çek hesabı sahibi gerçek kişinin adı ve soyadı, tüzel kişinin tam adı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişinin vergi kimlik numarası, yazılmalıdır. Burada özellikle, çek hesabı sahibi tüzel kişinin tam adının çek yaprağı üzerinde yazılı olmasına dikkat edilmelidir. Çek hesabı sahibinin tacir olması şart olmadığı için, tüzel kişi ile bağlantılı olarak “unvan” ibaresi kullanılmamıştır.
19/3/1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun uygulamasında bir tüzel kişi adına çek düzenleyen gerçek kişinin   kimliği   çoğu  zaman   çek  yaprağı  üzerindeki   bilgilerden  anlaşılamamaktadır.   Bu nedenle bazen, ilgili tüzel kişi, adına düzenlenen çeke sahip çıkmamaktadır. Bu durum, çekin karşılıksız   çıkması   hâlinde,   yaptırım   uygulanmasına   engel   teşkil   edebilmektedir.   Bu sakıncanın önüne geçebilmek için, sekizinci fıkrada, tacir olsun veya olmasın, bir tüzel kişi adına   çek  düzenleyen  gerçek kişinin  ad ve  soyadının  düzenlenen  çek  üzerinde  açıkça yazılmasını  sağlamaya  yönelik  düzenleme  yapılmıştır.  Tüzel kişi adına çeki düzenleyen gerçek kişinin adı ve soyadı, çek yaprağı üzerine matbu olarak, kaşe basılmak suretiyle veya el yazısı ile yazılabilir.
Dokuzuncu fıkrada, Tasarıda yer alan düzenlemelerle, 6762 sayılı Kanunun, çekin
şekil  şartlarında  yani  kurucu unsurlarında  herhangi  bir  değişiklik   yapılmadığı  özellikle
vurgulanmıştır.

Onuncu fıkrada, çek hesabının kapatılmasına dair usul ve esaslar belirlenmiştir. Keza bu fıkraya göre, kapatılmış çek hesabıyla irtibatlı olarak daha önce verilmiş çek defterlerinden düzenlenen çeklerin hesap kapatıldıktan sonra tahsil amacıyla bankaya ibrazı hâlinde, bu çeklerle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılacaktır.
MADDE   3­ Birinci   fıkrada,   çekin   bankaya   ibrazı   ve   karşılığının   ödenmesi düzenlenmiştir. Buna göre çek, çek hesabının bulunduğu muhatap bankanın herhangi bir
şubesine ibraz edilebilir. Çekin karşılığının banka tarafından ödenebilmesi için, 6762 sayılı Kanunda belirlenen koşullar çerçevesinde, kanunî ibraz süresi zarfında bankaya ibraz edilmesi gerekir. Karşılığı ödenmek üzere çekin bankaya ibrazı hâlinde, ilgili şube görevlileri, çeki ibraz   eden   hamilin   kimliğini   ve   bu   bağlamda   vergi   kimlik   numarasını   belirlemekle yükümlüdürler.   Çekin,   hesabın   bulunduğu   şubeden  başka  bir   şubeye  ibraz   edildiğinde, karşılığının ödenebilmesi için, ibraz edilen şube görevlileri tarafından, hesabın bulunduğu banka şubesinden ilgili hesapta karşılığının olup olmadığının sorulması gerekir. Çek, karşılığı ilgili hesapta bulunduğu takdirde ödenir.
İkinci fıkra hükmüne göre, bankaya  ibraz edilen  çekin  karşılığının  bulunmaması hâlinde, banka görevlileri bu çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapmakla yükümlüdürler. Ancak, bu yükümlülük, dördüncü fıkrada açıkça belirtildiği gibi, ibraz eden hamilin talepte bulunması hâlinde söz konusu olacaktır. Çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılabilmesi için, çekin kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi gerekir. Karşılıksızdır işlemi, üçüncü fıkra hükmüne göre bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
Üçüncü fıkrada, süresinde ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması hâlinde, ibraz eden
düzenleyici dışındaki hamile bankaca ödenmesi gereken asgarî miktara ilişkin hükümler yer
almaktadır. Banka, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü
olduğu miktarı, ancak ibraz eden hamil talep ettiği takdirde öder. Bu ödeme, karşılıksızdır
işlemi yapıldığı anda yapılır.
Çek bedeli, karşılıksız çıkması hâlinde bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktardan  az   ise,   banka,   ancak   çek   bedeli   kadar   parayı   ibraz   eden  hamile   ödemekle yükümlüdür. Bu durumda, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmaz. Çekin kısmen karşılıksız çıkması hâlinde üç ihtimalle karşılaşılabilir:
Birinci ihtimalde, çekin karşılıksız kalan kısmı, bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktardan az olabilir. Bu durumda banka, ibraz eden hamile ancak çek bedelini
tamamlayacak   kadar   para   ödemekle   yükümlüdür.   Bu   ihtimalde,   çekle   ilgili   olarak karşılıksızdır işlemi yapılmaz.
İkinci ihtimalde, çekin karşılıksız kalan kısmı, bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktara eşit olabilir. Bu durumda birinci ihtimale göre işlem yapılır.
Üçüncü ihtimalde, çekin karşılıksız kalan kısmı, bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktardan fazla olabilir. Bu durumda banka, ibraz eden hamile, hesapta bulunan paranın yanı sıra, ancak kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarı öder. Bu ihtimalde, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi  yapılır. Bu karşılıksızdır  işlemi,  maddenin ikinci fıkrası hükmü gereğince, bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılır.
Çekin karşılıksız çıkması hâlinde banka tarafından ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile ödenmesi gereken asgarî miktarla ilgili olarak, kanunen, hesap sahibi ile muhatap
banka   arasında   çek   defterinin   teslimi   sırasında   dönülemeyecek   bir   gayri   nakdî   kredi sözleşmesi yapılmış sayılmaktadır.
Çekin   karşılıksız  çıkması   hâlinde  banka  tarafından  ibraz  eden  hamile  ödenmesi gereken miktar kanunda asgarî olarak belirlenmiştir. Bu itibarla, banka ile  hesap sahibi arasında akdedilen dönülemeyecek gayri nakdî kredi sözleşmesiyle, çekin karşılıksız çıkması hâlinde ibraz eden hamile daha yüksek bir miktarın ödeneceği kabul edilerek, bu miktar çek üzerinde gösterilebilir.
Çekin karşılıksız çıkması hâlinde banka tarafından ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile   ödenmesi   gereken   kanunî   miktar,   Tasarıda   dörtyüz   yetmiş   Türk   Lirası   olarak belirlenmiştir.  Ancak, bu  miktar,  Türkiye  İstatistik  Kurumu  tarafından  yayınlanan  fiyat endekslerindeki yıllık değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında yeniden belirlenecek ve Resmî Gazetede yayımlanacaktır.
Dördüncü fıkrada, çekle ilgili  olarak karşılıksızdır  işleminin  ne suretle yapılacağı belirlenmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, çekin tamamen veya kısmen karşılıksız çıkması
hâlinde,   ibraz   eden   hamil   talepte   bulunduğu   takdirde,   karşılıksızdır   işlemi   yapılır.
Karşılıksızdır  işlemi,  çekin  arka yüzüne,  tahsil için  bankaya  ibraz edildiği  tarih, hesap durumu, ibraz eden gerçek kişinin ad ve soyadı yazılmak ve ayrıca, bu bilgilerin altının, banka yetkilisi ile ibraz eden gerçek kişi tarafından birlikte imzalanması suretiyle yapılır. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz.
Beşinci fıkraya göre, çekin ibrazında karşılığının  tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından sorumluluk tutarı dahil kısmî ödemenin kabul edilmemesi hâlinde, ibraz
tarihi ile ödememe nedeni çekin arka yüzüne yazılır ve çek, banka görevlisi ile ibraz eden hamil tarafından birlikte imzalanır. Yazılı ve imzalı çek, ön ve arka yüzünün fotokopisi bankada muhafaza edilmek üzere fotokopisi çekildikten sonra, ibraz eden hamile geri verilir.
Altıncı fıkrada, sorumluluk tutarı dahil kısmî ödeme hâlinde nasıl bir yol izleneceğine dair düzenleme yapılmıştır. Bu durumda çekin aslı, çek hesabının bulunduğu banka şubesinde saklı tutulacaktır; ancak, çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi, ibraz edildiği banka şubesi yetkilisi tarafından onaylandıktan sonra, kısmî ödemeyi kabul eden hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo  senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği   gibi,   Cumhuriyet   başsavcılığına   şikâyette   bulunurken   dilekçesine   bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Ancak, mahkeme, Cumhuriyet savcısı veya icra dairesinin istemi hâlinde, çekin aslı banka tarafından bu mercilere gönderilir.
Yedinci fıkrada, bankanın ibraz eden çek hamiline gecikme cezası ödeyeceği hâller ile gecikme cezası oranı belirlenmiştir.
MADDE 4­ Bu maddede, çek hesabı veya çekle ilgili çeşitli işlemler bağlamında bankalara terettüp eden bildirim yükümlülükleri belirlenmiştir.
Birinci fıkraya göre, hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlikleri, adresleri, vergi kimlik numaraları, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bu bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarları ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgiler, ilgili bankalar tarafından, dönemler itibarıyla, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilecektir. Bildirim dönemleri ve süreleri Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye   Katılım   Bankaları   Birliğinin   görüşleri  alınarak   Maliye  Bakanlığı  Gelir   İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenecektir.

Tasarı, kişinin tacir sıfatıyla düzenleyeceği çekle tacir olmayan kişinin düzenleyeceği çeki birbirinden ayırmayı amaçlamıştır. Kişinin bir ticarî ilişki çerçevesinde ve tacir sıfatıyla düzenleyeceği çekin münhasıran tacir kişiye özgü çek olması sağlanmaya çalışılmaktadır. Yine, tacir kişinin, iştigal ettiği ticarî faaliyet dışında bulunduğu ticarî ilişkiler bağlamında tacir   çeki   düzenlememesi   gerekmektedir.   Tacir   olmayan   kişi,   kendi   adına   tacir   çeki düzenleyemeyecek; ancak, tacir sıfatını haiz bir tüzel kişiyi temsilen, bu tüzel kişi adına düzenlenen tacir çekini imzalayabilecektir. ” https://karsiliksizcek.wordpress.com “Tasarıyla güdülen diğer bir amaç da, tacir sıfatını haiz tüzel kişinin taraf olduğu ticarî ilişkilerde, bu tüzel kişinin borcuna karşılık  olarak, organlarında görev yapan veya temsilcisi sıfatını taşıyan ya da herhangi bir gerçek kişi adına açılmış çek hesabı ile ilişkilendirilmiş çek düzenlenmesinin önüne geçmektir. İkinci fıkra, bu amacın   gerçekleşmesini   sağlamaya   yönelik   olarak   bankalar   bakımından   bir   bildirim yükümlülüğü   ihdas   etmektedir.   Buna   göre,   tacir   tüzel   kişi   veya   onun   faaliyetleri   ile ilişkilendirilmek kaydıyla, tüzel kişinin gerçek kişi ortakları, ortakların ilgili bulunduğu veya
tüzel kişinin veya ortaklarının etkisi altında bulundurduğu gerçek kişiler ile tüzel kişinin yönetim organında görev alan veya temsilcisi sıfatını taşıyan gerçek kişiler adına açılmış olan çek hesapları, tacir tüzel kişiye ait çek hesapları olarak kabul edilecektir. Bu itibarla, söz konusu ilişkinin varlığına yönelik emarelerin bulunması hâlinde, hesabın bulunduğu banka şubesi, durumu Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecektir.
Tasarı,  hamiline  düzenlenecek  olan  çeki  diğer  çeklerden  ayırmayı   amaçlamıştır. Hamiline çekle ilgili olarak 2 nci maddede yer alan hükümlerin uygulanabilirliğini sağlamak amacıyla bir kontrol sistemi oluşturulmak istenmiştir. Bu sistemin  gereği olarak, üçüncü fıkrada bankalar bakımından ayrı bir  bildirim  yükümlülüğü ihdas edilmiştir. Buna göre; bankalar, hamiline  çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline  çek düzenlendiğini  tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde Cumhuriyet savcılığına ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlü olacaklardır.
Dördüncü fıkrada, çekin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması hâlinde, muhatap banka bakımından bildirim yükümlülüğü düzenlenmiştir. Buna göre, muhatap banka, yeterli karşılığı olmadığı için çekin ödenmediğini ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri, ibraz tarihinden   itibaren   on   gün   içinde   Türkiye   Cumhuriyet   Merkez   Bankasına   bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirimden sonra çek tutarının hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya ödenmesi hâlinde de, muhatap banka durumu ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirmekle yükümlü olacaktır. Çek bedelinin hamile ödenmesi hâlinde bu sürenin işleyebilmesi için, bankanın hamile yapılan ödemeyi öğrenmiş olması gerekir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da bu bildirimleri en geç onbeş gün içinde bankalara duyurur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından uygun görülmesi hâlinde bu duyurunun diğer malî kurumlara yapılmasına ilişkin esas ve usuller Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınarak belirlenir.
MADDE   5­ Maddede,   çekin   karşılıksız   çıkması   hâlinde   ceza   sorumluluğu düzenlenmiştir. Karşılıksız çıkması dolayısıyla ceza sorumluluğundan söz edebilmek için,
çekin, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde, bankaya ibraz edilmiş olması gerekir. 6762 sayılı Kanun hükümlerine göre, ileri tarihli çek, üzerinde yazılı düzenleme tarihi gelmeden önce de tahsil amacıyla bankaya ibraz edilebilir. Bu tarihten önce ibraz edilen çekin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkması hâlinde, çekle ilgili olarak bu Tasarı hükümlerine göre karşılıksızdır işlemi yapılacaktır. Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan bu çekle ilgili olarak ibraz eden hamil 6762 sayılı Kanunun verdiği yetkileri kullanabilir. Ancak, bu tarihten önce ibraz edilen  çekin  kısmen  veya tamamen karşılıksız  çıkması,  ceza sorumluluğunu gerektirmemektedir.

https://karsiliksizcek.wordpress.com
Birinci  fıkrada tanımlanan  suç,  üzerinde yazılı  bulunan  düzenleme  tarihine  göre kanunî ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, çek karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulundurulmaması   suretiyle   oluşur.   Çekin   karşılığını   ibraz   anında   ilgili   çek   hesabında bulundurmamak, söz konusu suçun oluşmasını sağlayacaktır. Bu itibarla, çekin bankaya ibraz edildiği,   üzerinde   yazılı   bulunan   düzenleme   tarihinde   karşılığı   ilgili   hesapta   mevcut olmamakla birlikte, bilahare, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde hesapta karşılığının bulundurulması, söz konusu suçun oluşmasına engel teşkil etmeyecektir.   Ancak,   bu   durum,   bir   sonraki   maddedeki   etkin   pişmanlık   hükümlerinin uygulanması bakımından dikkate alınacaktır.

Bu itibarla, söz konusu suç, çekin, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî   ibraz   süresi   içinde   bankaya   ibraz   edildiğinde   karşılığının   tam   olarak bulundurulmaması   hâlinde   tamamlanmış   olmaktadır.   Bu   husus,   özellikle   şikâyet   ve zamanaşımı sürelerinin işlemesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır.
Söz konusu suçun oluşabilmesi için, çekin karşılığının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı  olarak,  yani  en azından  taksirle,  ilgili  çek  hesabında  bulundurulmaması  gerekir. Anayasanın 38 inci maddesinin yedinci fıkrasında düzenlenen ceza sorumluluğunun şahsîliği ilkesi bağlamında güvence altına aldığı kusursuz ceza olmaz kuralının gereği olarak, söz konusu suç, objektif (kusursuz) sorumluluğu gerektiren bir suç olarak değil, en azından taksire dayalı kusurluluğu gerektiren bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu itibarla, kişinin, elinde olmayan sebeplerle ortaya çıkan zorunluluk hâli dolayısıyla, örneğin doğal afet, savaş, kaza geçirmesi gibi bir sebeple, çekin karşılığını ilgili hesapta zamanında bulunduramamış olması hâlinde, ceza sorumluluğu olmayacaktır.
Söz konusu suç, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçtur. Bu itibarla, şikâyet üzerine soruşturma başlatıldıktan sonra, dördüncü fıkra hükmüne göre, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından özel bir koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilebilir.
Söz konusu suçun karşılığında ceza olarak sadece adlî para cezası öngörülmüştür. Bu ceza, gün para cezası sistemine göre belirlenmekle birlikte, sonuçta hükmedilecek adlî para cezasının miktarı, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacaktır. Adlî para cezası, suçun faili hakkında hükmolunacaktır. Suçun faili, ancak bir gerçek
kişi olabilir. Maddenin ikinci fıkrasına göre, bu gerçek kişi, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla karşılığını ilgili çek hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişidir. Bu gerçek kişi, çeki düzenleyen kişi olabileceği gibi, başka bir kişi de olabilir. Örneğin, bir limited şirket adına ileri tarihli çek düzenleyen müdürün, bilahare, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirketle ilişkisi kalmamış olabilir. Bu durumda çekin karşılığını ilgili hesapta tam olarak bulundurmakla yükümlü olan, şirketin bu tarih itibarıyla müdürlük görevini fiilen yürüten kişi veya kişilerdir.
Mahkeme ayrıca, güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedecektir. Ancak, daha önce soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi veya kovuşturma evresinde mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş  olabilir. Bu durumda mahkeme adlî para cezasının yanı sıra, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının güvenlik tedbiri olarak devamına hükmedecektir. Bu suçla ilgili olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanmayacaktır. Yani, her bir çekle ilgili olarak, lehtarı aynı kişi olsa bile, zincirleme suç hükümleri uygulanmayacaktır. Başka bir deyişle, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak ayrı suçun oluştuğu kabul edilerek gerçek içtima hükümleri uygulanmak gerekir. Aynı durum, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bakımından da söz konusudur. Yani, karşılıksız çıkan her bir çekle irtibatlı olarak ilgililer hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak ayrı ayrı çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilecektir.
Birinci fıkrada tanımlanan suçtan dolayı yetkili ve görevli mahkeme, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği  veya çek hesabının  açıldığı  şubenin  bulunduğu yer ya da hesap
sahibinin veya müştekinin yerleşim yerinin bulunduğu yer sulh ceza mahkemesidir. İkinci fıkrada, çek karşılığını  ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü  olan
kişiler   belirlenmiştir.  Bu  hüküm,  birinci   fıkrada  tanımlanan  suçun  failinin  belirlenmesi bakımından   büyük   önem   taşımaktadır.   Kural,   çek   karşılığını   ilgili   banka   hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişi, çek hesabı sahibi gerçek kişidir. Çek hesabı sahibinin tüzel kişi   olması   hâlinde,   bu   tüzel   kişinin   malî   işlerini   yürütmekle   görevlendirilen   yönetim organının üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişiler, çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmakla yükümlü olacaktır.
Üçüncü   fıkrada  çek  hesabı   sahibinin   gerçek  kişi   olması   halinde,   ikinci   fıkrada benimsenen ilke çerçevesinde, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci olarak tayin edemeyeceğine ilişkin hüküm düzenlenmiştir.

Dördüncü fıkrada, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik  tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının kimler hakkında verilebileceği hususuna
açıklık getirilmiştir. Buna göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksız çıkan çeki düzenleyen gerçek kişi, adına karşılıksız çek düzenlenen gerçek veya tüzel kişi, tüzel kişi adına düzenlenen ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde karşılığını ilgili  banka hesabında bulundurmakla yükümlü  olan gerçek kişi hakkında verilir.
Gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı tüzel kişiler hakkında da verilebilir. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa göre, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde veya yararına olarak işlenen suçlardan dolayı bu tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunabilecektir. Ancak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, 5237 sayılı Kanunda belirlenen tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinden ayrı bir güvenlik tedbiridir. Dördüncü fıkrada, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilecek kişiler, ceza yaptırımı uygulanacak kişilere nazaran geniş tutulmuştur. Bu itibarla, örneğin bir limited şirket adına ileri tarihli çek düzenleyen müdür hakkında, çek üzerinde yazılı düzenleme tarihi itibarıyla şirketle ilişkisi kalmaması hâlinde, adlî para cezasına hükmedilememekle  birlikte, gerek koruma tedbiri olarak  gerek güvenlik  tedbiri  olarak çek düzenleme  ve çek  hesabı  açma yasağı kararı verilebilecektir.
Koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, soruşturma evresinde   Cumhuriyet   savcısının   talebi   üzerine,   sulh   ceza   hâkimi   tarafından   verilir. Kovuşturma evresinde ise, mahkeme talep üzerine veya re’sen koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verebilecektir.
Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz kanun yoluna başvurulabileceği kuşkusuzdur. Güvenlik tedbiri gibi, koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak ayrı ayrı verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararında, bu kararın hangi çekle ilgili olarak verildiği açık bir şekilde gösterilir.
Beşinci fıkraya göre, koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili olarak, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece
ilgilinin  çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı  Tebligat Kanununun 35 inci maddesine göre derhal tebligat çıkarılacaktır. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terkedilmiş olması hâlinde de, tebligat yapılmış sayılacaktır. Altıncı fıkra hükmüne göre, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür. Bu kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı kanun yoluna başvurulmuş olması, bu yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Yedinci fıkraya göre, hakkında gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilmiş olan kişi, kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün içinde, düzenlemiş bulunduğu ve henüz karşılığı tahsil edilmemiş olan çekleri, düzenleme tarihlerini, miktarlarını ve varsa lehtarlarını da göstermek suretiyle, muhatap bankaya liste hâlinde vermekle yükümlüdür. Keza, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı kanun yoluna başvurulmuş olması,  bu yükümlülüğü  ortadan kaldırmaz.
Sekizinci fıkrada, gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik tedbiri olarak verilmiş olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Buna göre, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili birimine elektronik iletişim araçlarıyla bildirilecektir. Bu bildirimde yer alan bilgiler, Türkiye Cumhuriyet  Merkez Bankası tarafından internet ortamında yayımlanacaktır. Bu bildirime ilişkin  esas ve usuller, Adalet Bakanlığının  görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet  Merkez Bankası tarafından belirlenecektir.
Ayrıca belirtilmek gerekir ki, sekizinci fıkrada belirlenen gerek koruma tedbiri olarak gerek güvenlik  tedbiri olarak  verilmiş  olan çek düzenleme  ve çek hesabı açma yasağı
kararlarının yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar bağlamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına   bildirilmesi   ve   burada   bir   sisteme   kaydedilmesi;   güvenlik   tedbiri   olarak hükmedilmiş  olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının kesinleşmeleri hâlinde 25/5/2005 tarihli ve 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendine göre adlî sicile kaydedilmesine engel teşkil etmemektedir. Başka bir deyişle, adlî para cezası gibi, güvenlik tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin hükümler, kesinleştikleri takdirde, 5352 sayılı Kanunda belirlenen esas ve usuller çerçevesinde adlî sicile kaydedileceklerdir.
Dokuzuncu fıkrada, koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının kaldırılabileceği hâller belirlenmiştir. Buna göre; karşılıksız kalan bir çekle ilgili olarak yapılan soruşturma veya kovuşturma neticesinde, Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına; mahkeme tarafından, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya davanın reddine, karar verilmesi hâlinde, aynı kararda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına da karar verilecektir. Bu karar, kesinleşmesi hâlinde, sekizinci fıkradaki esas ve usullere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilecek ve ilân olunacaktır.
Onuncu fıkrada, koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına yapılan itirazın kabulü hâlinde bu kararın ilânı ile ilgili olarak nasıl bir usul
izleneceği belirlenmiştir. Buna göre, itirazın kabulüne ilişkin karar, sekizinci fıkradaki esas ve usullere göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilecek ve yayımlanacaktır. Onbirinci   fıkrada,   birinci   fıkrada   tanımlanan   suç   nedeniyle   kamu   davasının açılmasının  ertelenmesine;  hükmün  açıklanmasının  geri bırakılmasına;  önödemeye  karar verilemeyeceği; ayrıca, tanımlanan suçtan dolayı verilen hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hâlinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, sanık veya müdafii ile katılan veya vekillerine tebliğ edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
MADDE 6­ Maddede, 5 inci maddenin birinci fıkrasında tanımlanan suça özgü etkin pişmanlık hükümleri düzenlenmiştir.
Birinci fıkra hükmüne göre, etkin pişmanlıktan söz edebilmek için, karşılıksız kalan çek bedelinin, faizi ile birlikte tamamen ödenmiş olması gerekir. Burada söz konusu olan faiz, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak olan faizdir. Bu faiz, düzenleme tarihine nazaran yasal süresindeki ibraz tarihinden itibaren işleyecek şekilde hesaplanır.

Etkin  pişmanlık  gösterilmesi  hâlinde,  soruşturma aşamasında  Cumhuriyet  savcısı tarafından   kovuşturmaya   yer   olmadığına;   kovuşturma   aşamasında   mahkeme   tarafından davanın  düşmesine; mahkûmiyet  hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, karar verilir.
Şikayetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanacaktır. 5237 sayılı https://karsiliksizcek.wordpress.com Türk Ceza Kanununun  73 üncü maddesinin  dördüncü fıkrası çerçevesinde  soruşturulması  ve kovuşturulması   şikâyete   bağlı   suçlarda,   kanunda   aksi   yazılı   olmadıkça,   ancak   hüküm kesinleşinceye kadar şikâyetten vazgeçilebilir. Bu kuralın bir istisnasını, 5 inci maddenin birinci fıkrasında tanımlanan suç oluşturmaktadır. Zira, şikâyetten vazgeçme hâlinde de, mahkûm olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacağına göre, söz konusu suçtan dolayı verilmiş olan hüküm kesinleştikten sonra da şikâyetten vazgeçmek mümkün olabilecektir. Ayrıca belirtilmek gerekir ki, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun 4 üncü maddesinin birinci   fıkrasının   (g)   bendi   hükmü   gereğince,   gerek   şikâyetten   vazgeçme   gerek   etkin pişmanlık dolayısıyla verilen kararlar adlî sicile kaydedileceklerdir. Üçüncü fıkrada, güvenlik tedbiri olarak hükmolunan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının ne kadar süreyle geçerli olacağına ve kaldırılması usulüne dair düzenleme yapılmıştır. Buna göre; kişinin, mahkûm olduğu adlî para cezası tamamen infaz edildikten veya bu cezayı ödemediği için hakkında hapis uygulanıp serbest bırakıldıktan itibaren üç yıl ve her hâlde yasağın konulduğu tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra başvurması hâlinde, hükmü veren mahkeme tarafından hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı kaldırılır. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına ilişkin karar kesinleştiğinde, yasağın kaldırıldığı,  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına 5 inci maddenin sekizinci fıkrasındaki usullere göre bildirilir ve ilân olunur. Çek düzenleme  ve çek hesabı açma yasağı hükmünün kaldırılmasına  dair karara istinaden, bu hükümle ilgili adlî sicil kaydının 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununda belirlenen esas ve usuller çerçevesinde silineceğinde kuşku yoktur.
MADDE 7­ Bu maddede, çekle ilgili çeşitli yükümlülüklere aykırılıklar, suç veya kabahat olarak tanımlanmıştır.
Birinci  fıkrada  yapılan  suç tanımına  göre, tacirin  ticarî  işletmesiyle  ilgili  iş  ve işlemlerinde tacir olmayan kişinin çek defteri kullanılarak çek düzenleyen ve düzenleten kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
İkinci fıkrada, banka görevlileriyle ilgili bir suç tanımına yer verilmiştir. Buna göre, tacir olmayan kişiye tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren banka görevlileri elli günden yüzelli güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılacaklardır.
2 nci maddenin üçüncü  fıkrasına göre, kendi adına çek hesabı açılmasını veya mevcut hesaptan kendisine çek defteri verilmesini isteyen kişi, her defasında tacir olup olmadığı ve kendisi hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı hususunda bankaya yazılı beyanda bulunmakla yükümlüdür. Tacir tüzel kişiler adına verilecek beyannamede ayrıca, yönetim organında görev yapan, temsilcisi veya imza yetkilisi kişilerin çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığı belirtilir. Bu yükümlülüklere aykırı olarak bankaya gerçek dışı beyanda bulunulması, https://karsiliksizcek.wordpress.com  üçüncü fıkrada suç olarak tanımlanmıştır. Keza, banka görevlilerinin beyanname almadan veya beyannameye rağmen hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri vermesi, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.
Dördüncü fıkrada, banka görevlisinin kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan çekle ilgili   olarak,   talebe   rağmen,   karşılıksızdır   işlemi   yapmaması,   soruşturulması   ve
kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç olarak tanımlanmıştır. Özgü suç niteliği taşıyan bu suç, ancak ihmali davranışla işlenebilir.
Beşinci fıkrada, banka görevlisinin karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin   karşılığının   hesapta   mevcut   olmasına   rağmen,   hamile   ödemede   bulunmaması, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bir suç olarak tanımlanmıştır. Özgü suç niteliği taşıyan bu suç da, ancak ihmali davranışla işlenebilir.
5 inci maddenin altıncı fıkrasına göre, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade
etmekle yükümlüdür. Buna rağmen kişinin elindeki çek yapraklarını ilgili bankalara iade etmeyerek çek düzenlemeye devam etmesi, maddenin altıncı fıkrasında, müstakil bir suç olarak tanımlanmıştır. Ancak, bu fiil  daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç, örneğin dolandırıcılık suçu, oluşturmadığı takdirde, bu suçtan dolayı cezaya hükmolunacaktır. Keza, 5 inci maddenin altıncı fıkrasına göre, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi adına yeni bir çek hesabı açılamaz. Buna rağmen, adına çek hesabı açılarak kendisine çek defteri verilen kişinin çek düzenlemesi, maddenin altıncı fıkrasında tanımlanan suçu oluşturacaktır. Maddenin yedinci fıkrasında da, bu kişi adına çek hesabı açan banka görevlisinin fiili, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.
Sekizinci fıkraya göre, çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında başka birisinin çek defteri basması veya bastırması, suç oluşturmaktadır.
Tasarıya göre, hamiline düzenlenecek çekler için sadece bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği   ayrı   bir   çek   hesabı   açılır.   Hamiline   düzenlenecek   olan   çekler   de,   diğer   çek defterlerinden açıkça ayırt edilebilecek şekilde basılırlar. Hamiline çek, ancak hamiline çek defteri   yaprakları   kullanılmak   suretiyle   düzenlenebilir.   Diğer   çeklerden   ayırt   edecek özelliklerin yanı sıra, hamiline çek defterindeki çek yapraklarının üzerinde “hamiline” ibaresi matbu olarak yer alacaktır. Kayıt dışı ekonominin önüne geçmek ve yolsuzlukla mücadele etmek amacına yönelik olarak kabul edilen bu hükmün uygulanabilirliğini sağlayabilmek için, dokuzuncu fıkrada bir suç tanımına yer verilmiştir. Buna göre, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kişi, bu aykırılığı içeren her bir çekle ilgili olarak, üç aydan bir  yıla  kadar hapis  cezası ile  cezalandırılacaktır. Dikkat  edilmelidir  ki,  bu  suç tanımıyla ilgili olarak da 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zincirleme suçu düzenleyen 43 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanmayacaktır.
Onuncu fıkrada, çekle ilgili çeşitli yükümlülüklere aykırı davranışlar, kabahat olarak tanımlanmıştır. Buna göre, 2 nci maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüklerden her birine aykırı davranış, idarî para cezası verilmesini gerektiren ayrı bir kabahati oluşturacaktır.

MADDE 8­ Madde metninde, 3167 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde düzenlenen“hesaben tesviye” hükümleri, Tasarı metnine uyarlanarak yeniden düzenlenmiştir.

This is the html version of the file http://www.kgm.adalet.gov.tr/basbakanlik/cekkanunu.pdf.   Güncel hali için Lütfen ilgili siteye gidiniz.
MADDE 9­ Madde metninde, Tasarının kanunlaşması hâlinde yayımı tarihi itibarıyla 3167 sayılı Kanun ile 4814 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması hüküm altına alınmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1­ Madde metninde, yeni çek defterlerinin bastırılıp dağıtılmasına ve eski çek defterlerinin toplatılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içinde 2 nci madde hükmünce çıkarılıp yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastıracaklardır. Bankaların, öngörülen tarihe kadar müşterilerine yeni çek defterleri vermesi ve ellerindeki eski çek defterlerini imha etmesi öngörülmüştür. Bankaların, ikinci fıkrada yazılı sürenin sonuna kadar müşterilerine verdikleri çek defterlerinden   keşide   edilen   çekler,   Türk   Ticaret   Kanununda   aranan   koşulları   taşıması kaydıyla geçerli kabul edilmiştir. Ancak, üzerinde yazılı düzenleme tarihi henüz gelmemiş  olsa bile,  bu  çeklerin  en geç 1/7/2010 tarihine  kadar muhatap bankaya  ibraz edilmesi öngörülmektedir.   Bu   tarihe   kadar   ibraz   edilmeyen   çekler   adi   senet   hükmünde   kabul edilecektir.
Dördüncü fıkrada, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş çeklerle ilgili   olarak   3167   sayılı   Kanun   hükümlerinin   uygulanmasına   devam   olunacağı   hükme bağlanmıştır.
Beşinci fıkra hükmüyle, 3167 sayılı Kanunun hükümlerine istinaden “karşılıksız çek keşide etmek” suçundan dolayı açılmış olan davalarla ilgili  olarak Tasarı hükümlerinden
hareketle görevsizlik kararı verilmesinin önüne geçecek düzenleme yapılmıştır. Altıncı fıkrada, belirli bir süreyle çekin, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kabul edilerek ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticarî hayatta karşılaşılan sorunlara ve ağduriyetlere
çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 10­ Yürürlük maddesidir.
MADDE 11­ Yürütme maddesidir.
https://karsiliksizcek.wordpress.com

Önerdiğim yazılar

Reklamlar

72 responses to “Başbakanlığa Sunulan “ÇEK KANUNU TASARISI TASLAĞI” , Mart-2009

  1. Hello all,
    How to get the best quality score on advertising on keywords like which are known as very expensinve keywords
    on financial.

    This will help a lot on my technics.

    If someone has an ideea PM me for details

  2. Çek kanunu Ak Partinin değişmediğinin kanıtıdır
    İşte ortada, ilkel bir yaklaşımla çek hamilleri alacaklarına kavuşsun diye insanları zindanlarda tutuyor, aileleri parçalıyorlar, böyle sosyal devlet olmaz, bu hocanın deyimi ile çağ öncesi, “avcılık çağı”dır. Batı rejimlerinde, bizim Anayasamızda insanlar yasalar önünde eşittir, hiç kimseye, hiç bir zümreye ayrıcalık tanınamaz.Çek Hamilleri diye ayrıcalıklı bir züre yaratılamz, devlet vatandaşlarına eşit muamele yapmak zorundadır.
    Hala umut ediyoruz. Ak Parti yetkilileri hiçbir açıklamalarında çekte ceza kalkacak demediler, biz hep öyle anlamak istediğimiz için öyle anladık ve umutla bekledik. Zararı yok daha bir süre umutla yaşarız, ama sonra söylenecek çok sözümüz, yapılacak çok iş olacak.
    KOSİAD

  3. slmlar ,

    yorumların hepsini okudum bende 2007 de dolandırılmamız sonucu işyerimizi kaybettik çeklerimizin ve borçalrımızın çoğunu ödedik bu aradaa evlerimizi arabamız haciz yoluyla bankalar tarafından satıldı şu an tek bir çekim bulunmakta 39 bin tl civarında fakat bu çek çalıştığım karşı bir şirekete verilmiş olan teminat mektubunla ödenmiş fakat bunu ödeyen banka bu çeki karşılıksız çek olarak görürüyor ve bu arada bankada evimi satıp teminat mektubunda ve kredilerimden kaynaklanan alacağını ipotekli olan evimi satarak çek bedelinden fazlasını şu anda almış bulunmakta fakat bu banka çeki mahkemeye sunduğu için mahkeme bu mağduruyetimi göz önüne bile almadan savunmamı görmeden ödemem kararını verdi.bende bu kararı temyize verdim. ordanda ödeme kararı çıkarsa napacam bilmiyorum çünkü hiçbir şekilde ödeme imkanım yok.ve çek kanunu düzenlenmezse bende içeri gireceğim
    benim gibi çek mağdurlarına allah yardımcısı olsun

    • merhaba emrah bey,

      çek yasasında ceza verilirken, ne yazıkki basit bir sorgulama yapılıyor. savunma hakkı tanınmıyor bile ..

      biz yanlışları anlatmaya devam edeceğiz.

      sizde katılın, yorumla, dilekle destek veriniz.

      esen kalınız.

    • emrah bey,dernek avukatlarımızla görüştürelim sizi.bana durumunuz iyi gibi geldi.ihmal etmeyin derneği arayın.
      İNŞALLAH İYİ BİR SONUÇ ÇIKAR
      KOSİAD
      02164553963-64

  4. sayın millet vekillerim öncelikle çek konusunda çekzade ve çekzedeyi ayırt etmel lazım diye düşünüyorum ayrıca gercek bir esnafı ödeyemediginden dolayı ceza evine atarsanız bu borçun aslı nasıl ödenir sadece adli para cezası ödenmiş olacak fakat adalet bakalıgına da bir yük degilmi bu cezaevine giren esnaf daha düne kadar ödedigi vergisiyle devletine desdek olurken bügün cezaevinde devletine kambur oluyor bence derhal cok ivedi bir sekilde bu cek konusu ele alınıp neticelendirilmeli çünki ceza evlerin yatacak yerde kalmamış ve çek magduru sayısında müthiş bir artış var

    • merhaba yavuz bey,

      dolandırıcılar ile mağdurlar ı ayırt edebilmek için kasıt unsurunun aranması gerekmektedir. Çek kanunu bu haliyle dolandırıcılığı özendirmektedir.

      ilgi ve katkınız için teşekkür ediyorum.

    • Adalet azın hakkını arar.bir kişi içindir.
      kast unsuru aranmalıdır
      a.i.h.m kararlarına aykırıdır.
      anayasaya aykırıdır.
      38.maddeye aykırıdır

      birleşerek mücadele etmeliyiz.side derneğimizde yerinizi alınız.

      kosiad

  5. Hapis cezası yetmez sayın yasa koyucular. Batan ve ceklerini odeyemeyen esnafı idam edeceksiniz. hatta yetmedi kirasını odeyemeyeni kredi kartını gecikmeye sokanı da idam edin. zaten ulkede vatandaş kalmayınca rahat rahat yonetirsiniz.

    Yasa koyucular unıversitede en on suralarda inekleyerek tum derslerinden 100 almıs sonrasında da hep kitaplar arasında yasamıs kişilerdir arkadaslar. Sizin gibi hayatın içine giremezler ne olup bittini bilmezler. Sadece teoriyle yasarlar. Baskaları opnlar için potansiyel sucludur. cek yazıp odemeyen dolandırıcıdır. kredi kartı borcu odemeyen de sucludur onlarıda atın içeri.
    Ben sanayiciydim. 10 milyon usd ciro yapan bir firmaydim. krizle birlikte tepetaklak gittim. Ben dolandırıcıyım oyle mi??? 10 yıldır bu ulkeye hersene en az 50 milyar vergi veriyordum. hangi dolandırıcı bunu yapar ?? şimdi ise içeri atacaklar.
    yeni kanun diyorki içeri girince cezanı ode cık. içerdeyken nasıl odim ??

  6. arkadaşlar kendinizi kandırmayın iyi günde güçlüyken yaptığınız ticaretle mağdur oldunuz
    bu zor günlerde daha iyisini hemde bu durumdayken nasıl yapabilirsiniz he ben mağdur olmaktan sıkıldım başkalarını mağdur edip kurtuliym diyosanız o başka

  7. Merhaba
    İstanbul..verellerini@hotmail.com

  8. önder ben seninle varım.hangi şehirdesin ne iş üzerine iş yapacağız anlatırmısın.

  9. Merhaba

    Neyse zaten teklifimi ciddiye alan insanlarla diyologa geçtim..Gerisi çok önemli değil..İnsanlar kendilerinin çaresiz olduğuna inandığında zaten herseyi yitirmiş olur ki zaten onun içinde ha cezaevi ha dışarısı farkeden ne ki…Bir hedefin olursa ve bir şeye inanırsan başarırsın yoksa zaten hedefsiz insan serseri mayın gibidir..Bir yerde patlamadan devlet icabına bakıyor..Arkadaş sen ticareti bilmiyorsun millete hiç olmazsa zarar açma diye alıp içeriye koyuyor..Vesselam..Biz Vira vira Bismillah dedik bile..

  10. önder arkadaşım yaparız ne iş üzerine ve hangi sehirdesin anlat bakalım

  11. İii de o zaman eli kolu bağlı oturun polisin gelip sizi almasını bekleyin ..bakış acısı tabii..bir söz vardır çıkmayan candan ümit kesilmez..ayrıca ben zaten ciddi ticaret yapmış olan arkadaslar için bu önerim..benim gecen yıl ve ondan önceki yıl cirom 5 trilyon idi…ayrıca kendinize olan özgüven kaybolmuş ise ne diyebilirim..yine de benim ki teklif..

  12. önder arkadaş yapabılırız ama yınede zor alacaklılar uzun surelı cekı kabul etmezkı

  13. İii de o zaman eli kolu bağlı oturun polisin gelip sizi almasını bekleyin ..bakış acısı tabii..bir söz vardır çıkmayan candan ümit kesilmez..ayrıca ben zaten ciddi ticaret yapmış olan arkadaslar için bu önerim..benim gecen yıl ve ondan önceki yıl cirom 5 trilyon idi…ayrıca kendinize olan özgüven kaybolmuş ise ne diyebilirim..yine de benim ki

  14. önder siz yer nerde ne iş yapacağız biraz açıklarmısın güzel bir dayanışma olur hiç olmazsa birimiz içeri girerse diğerlerimiz ona ve ailesine bakar .

  15. Merhaba
    Daha önce ciddi ticaret yapmış olup çek sıkıntısından dolayı batmış ve su an elinde az da olsa imkanları olan arkadaşlarla borçlarımızı ödemeye dönük beraber ticaret yapmak istiyorum..Elimde bulduğum sicili temiz ve de çek karnesi olanbir firma var…satın almak gerekiyor..Birbirimize yardımcı olurak ve de alacaklılarımızla görüşerek birbirimiz adına eski çeklerimizi alıp yenisi ile değiştirebilirz..Bu anlam da zaman kazanarak belirleyeceğimiz bir ticaretle borçlarımızı ödeyebilirz..ulaşmak isteyenler dan ulaşabilirler..

    • önder arkadaş
      biz o yollardan geçtik bulduğun çare çare değil sadece cıkmayan can hesabı yaparken bataklığa biraz daha batmak akıllı ol bırak zararın neresinden dönersen kardır. bu zamanda ticaret yaparak ne para kazanılır ne borç ödenir hapse girilir paşa paşa yatılır senin cezan on günse yirmi güne çıkarmak için çabalama bana ulaşmak istersen
      verellerini alama kollarını @hotmail .com
      haydi hayırlı işler

  16. çetin ertürk

    çekten hapis kalksın borçu olanda adam gibide ödesin

  17. AŞKIM NICKLI ARKADAŞIM GEREKCELI KARARI YAZARMISIN VE YAZDIĞIN DILEKCE ORNEĞİNI

  18. müjde arkadaşlar bursaya 15 gün önce gönderdiğim infazı durdurma dilekçeme dün olumlu cevap geldi ve tutuklama kararım çıkdı bugün rahatça yollarda dolaşıp para kazanıp herkese borcumu ödeyeceğim herkes hangi mahkeden cezayı almışşa sakarya ve bileçik mahmemelerinin verdiği beraat kararlarını örnek gösterip tutuklamalarınızı kaldırın haydi gözünüz aydın allah gene bizim gibi doğru kullarının yanında ettiğim her günkü dualar kabul oldu şükür rabbime

  19. krizden dolayı işyerim kapandı gelen icralardan satacak bir şeyim kalmadı evli bir cocuk annesi bir kadınım çeklerim vadeleri gelmeden yazıldı sonra aracımla ticaret yapmayı denedim 4000 tl vergi borcundan aracım bağlandı vergi dairesi bırakın taksitlendirmeyi borcun yarısı ödenmeden aracı vermeyeceğini söyledi kdv indirimine gitmiş gibi kendini gösteren devlet defterdarlıklara öyle sıkı uygulamalar yaptırıyorki kaşığın sapıyla verip ucuyla çıkarıyorlar şimdi bir köşede sinmiş bekliyorum ne zaman hapse gireceğim ne kadar yatacağım diye çünkü çalışabileceğim bir işyerim bir aracım başımı sokcak kirada olsa bir evim hiç bir şey kalmadı bu nasıl takdirdirki kardeşerime kursun atanlarla beraber cıkacak affı beklemekteyim

    • Merhaba
      Filiz hanım aracınızın üzerinde başka haciz var mı..ve fiyatı ne kadar?Çek borcunuzun toplamı ne kadar..Belki bi şeyler yapabiliriz..

  20. kriz teğet geçecekmiş anamızı ağlattı yanlız anamızı alıp ğideceğimiz tek yer kabristan herkezin gideceği yer unutmasınlarki onlarda oraya gelecekler ahirette hesaplasacağız dünyada bir
    kriz çıktı önlemini almayan. almakta geçiken
    bu kadar esnafı .dönülmez bir yola sokan . sayısı belli olmayan insanları işsiz bırakan ülkeyi yönetenlerin hiç suçu yokmu. bu bankalara niye dur diyemiyorlar.yüzde 12den mevduat topluyorlar
    yüzde 25 den satıyorlar kimsenin gıkı çıkmıyor
    nerede görülmüş bankaların hele hele bu ortamda yüzde .yüz para kazanıyor .lar fakat yinede esnafa
    kredi vermiyorlar.kamu bankalarıda bu işin içinde
    birde kredi garanti fonu amacı ipotek sıkıntısı çeken firmalara kefalet etmek ama bu fonda bankalardan daha çok şey istiyorlar şimdi soruyorum bunların hiç sucu yokmu
    alacağını alamamış aldığı işleri yapmış fakat
    teslim alınmamış bu yüzden çekleri yazılmış
    biz nezaman hapse gireceğiz diye bekliyen bizlermi suçluyuz allahtan korkmaz iseniz atın
    bizleride hapse yatarız aslanlar gibi fakat aileler ne olur ne yer ne içerler tek düşüncemiz bu
    ben şahsım adına atatürk ten bu tarafa ülkeyi
    yönetenlere kendilerine veya yandaşlarına bu ülkeyi soyduran peşkek çekenlere memleketi
    muhtaç duruma düşürenlere azıcık bir hakkım
    varsa helal etmiyorum. sayın başbakanada artık
    esnaf için ne yapması gerekiyorsa bir an önce
    yapsın .herkesin çeki senedi yazıldı bu kobiler için
    bir kaç milyar harcasın bu millet borcuna sadıktır sorunumuz bir yıl ödemesiz altı ayda bir
    ödemeli 3 yıl vadeli kredidir bu sayede hemen hemen herkez rahat bir nefes alır ekonomide canlanır. sayın hakim ve savcılarımız vijdanınızın sesini dinleyin yakmayın bu insanları saygılarımla

  21. kimse bu duruma düşmek istemez fakat kriz aldı başını gidiyor nerede duracagını kimse bilmiyor ben hakimlere sesleniyorum karşılıksız çek ten dolayı karşısına çıkan insanı iyi etüt etsin bu nu meslekmi edinmiş yoksa hasbel kader başına bir işmi gelmiş oda alacaklarını alamamışmı ben bu adamı hapse atarsam sonu ne olur ailesi çocuğu ne yapar neyer ne içer kötü yolamı düşer sayın hakimler bunları iyi düşünerek karar versinler kendini bilen esnaf ben ticari ahlakımı bitiriyim istemez ben alacaklarımı alamadığımdan çeklerim yazılıyor sipariş aldığım imalatları alıcı firmalar alamıyorlar niye bankalar kredileri durdurdu ondan bu olaylarda bu bankaların hiç sucu yokmu sadece çeki yazılanda suç aranmasın bu krizde biraz az kazansınlarda bankaların ekonomiyi düzeltmeye katkıları olsun esnafı batırıyorlar yarın kredi verecek esnaf bulamıyacaklar ekonomi yüzde 12 den mevduat toplayıp yüzde 30 dan satan bankalar yüzüne batıyor allah gözlerini doyursun oda olmazsa kara toprak doyursun diyorum.bizim hakim lerimiz vijdanlı indanlardır.

  22. ben alacaklarimi alamadim 8tane cekim karsiliksiz cikti simdi agir ceza mahmekemisnde dawam war dolandiriciliktan dolayi dawa acmislar yeni haberim oldu ewimi arabami butun herseyimi sattim adli para cezasi yedim herkesten utanir oldum bir cocugum war eger o olmasa yasamayi bile dusunemiyorum ailem dagildi karim bosanma dawasi acacak son 3 tane cekim kaldi onun dawasi da sonuclansin ben kesin hapse girecegim ciktiktan sonra bu ulkeden cekip gidecegim vatandasligidan da cikacagim artik utanir oldum yasamaktan benim ailemde sulalemde bosanan kimse yok ben esimle bosaniyorum 2 yasinda birde cocugumuz war ne yapacagimi ne yapmam gerektigini bilmiyorum eden bizim ulkemiz boyle eger iflas etmissen baska ulkedeyasak weriyorlar 5 -6 yil hapis yok sonra kendini duzeltiyorsun bizim ulkemizde hapis yatiyorsun cikiyorsun bu defa borc hala duruyor odeyemiyeceksin ne yapalim hirsizlik mi yapalim bu durumlardan cikan bir insanin hapisten ciktiktan sonra aileside kaybolmussa dunyadan bir bekletisi olamaz ki neden bizim dewletimiz boyle yapiyor bilmiyorum ya

  23. haydi hakimler beyler burda bütün iş siz cesur yüreklerinizde vereceğiniz dürüst kararlarla bizleri kurtarın bizler bugüne kadar namusu ve serefiyle vatanına milletine vermiş kişileriz biz hapisse atmayında bırakın çalışıp borcumuzu ödeyelim paramız olsa zaten bu durumlara düşermiydik ama biz mi isdedik bu ekonomik krizi

  24. O kadar karmaşık ki net olarak anlamak mümkün değil..
    Şu anda kardeşim bu davadan ötürü hapiste..
    Okuyup anladığım kadarıyla umutsuzum ama yinede meraktayım..
    Acaba bu kanun kabul edildiğinde kardeşim hapisten çıkarmı ??
    İlgili arkadaşlar cevap bekliyorum !!!

  25. sakaryada yok şişlide yok diğer illerde var hapis cezası, bu elbette adil değil..ekonumiden sanayiden adaletten sorumlu çok önemli şahsiyetlerde bu işin farkındalar. ekonuminin bu bozukluğundan mütevellit bir çok insan hapis cezası almış hapishanede birçok insan yine hapis cezası almış adaletten 🙂 kaçıyor ve yine bir çok insan da hapis cezası almak adına yargılanıyor.yeni yasa tasarısındada hapis cezası korunuyor. yapılacak olan mahkemelerin verdiği kararlar adına çifte standardı ortadan kaldırmak ,mevcut dolu hapishanelerin mevcudunu azaltmak , kısa vadede çoğalacak olan cezalı sayısını azaltmak adına yeni yasaya TTK ile uyumsuzluğu sebep göstererek yasa çıkıncaya kadar alınmış cezaları kaldırılması eklenecektir diye düşünüyorum. bunun söylenmesi elbette piyasaları olumsuz hemde çok olumsuz etkileyeceği için yasa meslis gündemine gelene kadar mümkün olmayacaktır .unutmayalım ki bu işin başında olanlar hakıkaten deneyimli profesyonel insanlar.. saygılarımla..

  26. AGIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

    AĞIR CEZA MAHKEMESİNE YAPILACAK İTİRAZ DİLEKÇE ÖRNEĞİ

    …..AĞIR CEZA MAHKEMESİ’ NE

    ESAS NO :
    KARAR NO :
    İTİRAZ EDEN (Sanık) :
    VEKİLLERİ :

    KONUSU : Mahkeme kararının itiraz yoluyla kaldırılması ve düzeltilerek karar verilmesi istemini içerir, itiraz dilekçesinin sunumudur.

    İTİRAZ NEDENLERİ:
    31/12/2008 tarihi itibariyle 5252 sayılı Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun geçici 1. maddesinde yeni bir değişiklik yapılmadığı için “diğer kanunların TCK.nun genel hükümlerine aykırı olan maddelerinin uygulanmasına devam edileceğine” ilişkin kural yürürlükten kalkmıştır. 5237 sayılı TCK. nun “zaman bakımından uygulama” başlıklı 7/2 maddesinde “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı belirtilmiş olmakla öncelikle Türk Ceza Kanunun Genel hükümlerine aykırılık içeren kesinleşmiş mahkeme ilamlarının da bu kapsamda yeniden gözden geçirilmesi gerekir. TCK 5.maddeye göre TCK genel hükümleri olan ilk 75. maddesi 1.1.2009 gününden itibaren ceza içeren tüm kanunlar için uygulanması zorunlu hale gelmiştir. Bu gerekçelerle
    …. Asliye Ceza Mahkemesine itiraz edilmiş fakat mahkemece bu talebimiz tamamen reddedilmiştir.
    Dava konusu olayda TCK 45 madde ve 61/10 ve TCK 2. madde birlikte değerlendirildiğin de çek suçu 1.1.2009 dan sonra cezasız kalmıştır. TCK 52. maddede ‘ÇEK BEDELİ KADAR ADLİ PARA CEZASI’ uygulamak yasal değildir TCK 45. maddede de böyle bir ceza vermeye yasal imkan da yoktur cezasız kalan suç nedeniyle de önceden verilmiş cezanın ortadan kaldırılması infazlarınında durdurulması gerekir.

    SONUÇ :
    Yukarıda sunulan ve resen tespit edilecek sair nedenlerle dosya içeriğine, Usule, Yasa’ ya aykırı anılan Mahkeme kararının itirazen kaldırılmasını ve düzeltilerek davanın reddine karar verilmesini, vekaleten talep ederiz. …/…/..

  27. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

    İNFAZI ÇIKMIŞ KARARLARDA ASLİYE CEZA MAHKEMSİNE KARAR ÖRNEĞİ

    …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
    ŞEHİR

    ESAS NO : …. /….
    KARAR NO : …. / …
    SANIK : ……

    TALEP : Mahkemenizin kesinleşen 2003/… ESAS, 2005/…. KARAR sayılı ilamı ile öngörülen cezanın kaldırılması ve hükmün infazının durdurulması talebidir.

    O L A Y L A R :

    5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Geçici 1. Maddesine göre; “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.”

    Bu hüküm çerçevesinde, belirtilen tarihten sonra, Türk Ceza Kanunu dışındaki ceza hükmü getiren tüm ceza kanunları hükümlerinin, TCK’da öngörülen şekle uydurulması çerçevesinde, 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanma şartlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

    31.12.2008 tarihine dek, ceza hükmü getiren diğer özel kanunlardan olan 3167 Sayılı Çek Kanununun cezai hükümleri, TCK’nun genel hükümlerine aykırı olsa da uygulanabilmekteydi. Ancak 31.12.2008 tarihine kadar, Çek Kanununda gerekli değişiklikler yapılmadığından, artık 01.01.2009 tarihi itibariyle TCK’nun genel hükümlerinin (1-75. maddeleri) uygulama alanı bulması söz konusudur.

    Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2005/90 sayılı kararında, çek suçları için TCK Genel Hükümlerindeki “uzlaşma” esaslarının uygulanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının mütalaasını, 3167 Sayılı Kanunda öngörülen davayı ve cezayı ortadan kaldıran sebeplere ilişkin düzenlemenin , TCK Genel Hükümlerindeki (m. 73/8) uzlaşma kurumuna açıkça aykırı olduğundan bahisle, bu aykırı hükümlerin de 31.12.2006 (bilahare yapılan değişiklikle 31.12.2008) tarihine kadar uygulanacağı gerekçesiyle reddetmiştir. Bir başka deyişle, Ceza Genel Kurulu, 3167 Sayılı Kanunda yer alan ve fakat, yeni TCK Genel Hükümlerine aykırılık teşkil eden maddelerinin sırf bu sebeple 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanmasının mümkün olmadığını açıkça belirtmiştir.

    Ayrıca, 5252 Sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, Lehe olan hüküm, önceki (3167 SK) ve sonraki kanunların ( 1.1.2009’da yürürlüğe giren TCK madde 5) ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Dolayısıyla, aynı kanunun geçici 1. maddesi yanında, yargılamada, 9. maddenin de göz önünde bulundurulmasıyla sanığın en lehine olan hükümlerin araştırılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Bu çerçevede aşağıda, Çek Kanunu’ndaki karşılıksız çek keşide etme suçunu düzenleyen hükümleri yerine uygulanması gerektiği düşünülen TCK hükümlerinin kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır.

    1. TCK m. 21 bakımından : 3167 SK. m. 16/1’de karşılıksız çek keşide etme suçu, “şekli suç” niteliğinde düzenlenmiştir. Ancak, TCK ’nın genel hükümleri (m. 21) uyarınca, bir suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Kast “doğrudan”(m. 21/1) veya “olası kast” (m. 21/2) olabilir. Bu nedenle, bir kişinin karşılıksız çek nedeniyle cezalandırılabilmesi için, bu kişinin çeki keşide ederken, çekin karşılıksız kalacağı kastıyla hareket etmiş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, bunu bilmeli ve istemelidir. Dolayısıyla, yapılan yargılamada, artık kastın varlığı mutlak olarak araştırılmalı ve bunun sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.

    Şayet olayda kast yoksa yahut fiil objektif sorumluluk çerçevesinde mütalaa ediliyorsa TCK m. 21/2’ye göre, somut olayda karşılıksız çek keşide eden kişide “olası kast”ın varlığı da ayrıca değerlendirilerek, maddede öngörülen ceza indirimleri uygulanmalıdır.

    Bu noktada dikkate alınması gereken en önemli husus şudur: Eski TCK 45. madde çerçevesinde “objektif sorumluluk” kapsamında mütalaa edilen karşılıksız çek suçuna verilen cezalar, yeni TCK 21. maddeye aykırıdır. Zira , şayet suçun manevi unsuru olarak “doğrudan kast” aranmıyor ve objektif sorumluluk esasına göre “olası kast”ın var olduğu kabul edilerek ceza tayin ediliyorsa, bu durumda TCK m.21/2 uygulanmalı ve “diğer suçlar” kapsamında, temel cezada üçte birden yarısına kadar indirime gidilmelidir. Eski TCK madde 45’e göre böyle bir indirim gerekmediğinden mahkemeler kanunda öngörülen cezayı aynen verebilmekteydiler. Oysa yeni TCK madde 21, objektif sorumluluk halinin kabul edildiği suçlarda, yani “olası kast”ın varlığı halinde, verilecek cezalardan indirim yapılmasını emredici olarak va’zetmiş bulunmaktadır.

    Şu halde, karşılıksız çek suçlarında suçun manevi unsuru olarak “kast” aranmalı, yok eğer objektif sorumluluğa göre ceza tayin ediliyorsa, “olası kast”ın varlığı araştırılmalı ve olası kast varsa temel cezada kanunda belirtilen indirim uygulanmalıdır. Bunlar yapılmadan tayin edilen cezalar, 3167 Sayılı Kanunun uygulanması açısından 1.1.2009’da yürürlüğe giren 5252 Sayılı yeni TCK ‘nun 5nci maddesi dalaletiyle 21 nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir, bu sebeple de ortadan kaldırılmaları ve infazlarının durdurulması icap etmektedir. Aksi bir uygulama “kanunsuz suç ve ceza olamaz” esasına açık bir aykırılık teşkil edecektir.

    2. TCK m. 52 – 61/8 bakımından
    Çek Kanunu’na göre, karşılıksız çek keşide etme suçunun cezası, çek bedeli tutarı kadar “adli para cezası” olarak belirlenmekteydi. Ancak, 1.1.2009 tarihinden itibaren TCK’nın adli para cezalarına ilişkin 52. maddesi uygulama alanı bulacağından, ceza miktarının ve niteliğinin belirlenmesi farklılaşacaktır.

    Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Yargılama sonucunda verilen kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilmelidir. Adli para cezasının miktarının tespiti artık, sadece bu yolla gerçekleştirilebilecektir.

    Bu noktada, yargılamada sanığın lehine olan hafifletici hükmün de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir. Dolayısıyla, karşılıksız çek keşide etme suçuna karşılık verilecek cezanın tayininde bu hükmün uygulanması gerekmektedir.

    Burada karşılaşılacak bir başka sorun, karşılıksız çek keşide etme suçuna tayin edilecek cezanın tam gün karşılığının neye göre belirleneceğidir. Çek Kanunu’nun uygulamasında, ceza, karşılıksız çıkan çek miktarına göre belirlenmekteyken, TCK’nın 52. maddesinin uygulanmasıyla, öncelikle tamgün hesabının yapılması ve bir güne karşılık gelen parasal miktarın belirlenmesi üzerine karar verilmesi gerekmektedir.

    TCK m. 61/8 hükmüne göre, adli para cezasının hesaplanması ise, adli para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılmalıdır. Adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunacaktır. Bu itibarla, yargılama sonucunda verilecek adli para cezasının tayini usulü de tümden değişmektedir.

    K I S A C A : Bu değerlendirmeler ışığı altında mahkemenizce verilen ilgili karar, 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan TCK 5nci maddesi uyarınca , aynı kanunun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir ve sanık/hükümlü lehine olan yeni hükümler uygulanmalıdır. Şöyle ki:

    1. İlgili karar tesis edilirken, karar tarihindeki kanun uygulandığı için “kasıt” unsuru aranmamıştır. Oysa 3167 SK bakımından yürürlüğe giren TCK genel hükümlerine göre, suçun oluşumu kastın varlığına bağlıdır. Anılan suçun “taksirli” hali de kanunda öngörülmediğinden ceza yaptırımı uygulanamayacaktır. Diğer taraftan, 18.02.2009 tarih ve 5838 Sayılı Kanunun 18nci maddesindeki düzenlemeye göre, artık çek bir havale aracı değil, üzerinde yazılı tarihte ödenmesi gereken bir bono/poliçe haline gelmiştir. Bu düzenleme de esasen TCK nun kastı düzenleyen maddesiyle uyumludur ve böylece karşılıksız çek suçu, yasama organının da iradesiyle artık “kasıtlı suç” haline gelmiştir. Kast unsuru aranmadan verilen cezanın infazının durdurulması gerekmektedir.

    Diğer taraftan, son düzenleme ile, geçici bir süre ile de olsa, “ibrazında ödenmesi” özelliği kaldırılmış olduğundan, havale ve ödeme aracı değil, bono/poliçe vasfı kazanmış olan çekin karşılıksız çıkmasından dolayı hapis cezası verilmesi uygulaması, Anayasanın 38nci maddesine eklenen son fıkrasına da aykırılık teşkil edecektir.

    2. Tayin edilen adli para cezalarında TCK m. 52 ve m. 61/8 uygulanmalıdır.

    N E T İ C E V E T A L E P :
    Bu sebeplerle, sanık lehine olan TCK genel hükümlerinin davaya uygulanarak mahkemenizin ilgili kararında öngörülen cezanın ortadan kaldırılması ve infazın durdurulması hususunda hüküm tesis edilmesini arz ve talep ederiz.
    Saygılar,
    Sanık Savunucusu

  28. sayın yüksek yargı üyeleri

    “Karşılıksız çek” problemine acil çözüm istiyoruz

    Adalet Bakanlığı’na;
    5252 saylı TCK’nın yürürlük ve uygulama şeklindeki geçici 1. maddesi 5237 sayı TCK’nın 2,5,7/2,45/1 ve 52. maddelderinden anlaşılacağı üzere, özel yasalardaki aykırı hükümlerin 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabileceğ,i bu tarihten sonra 5237 sayı TCK’nın yukarıda bahsedilen maddelerinde ve genel hükümlerinde ceza nevi olarak hapis cezası ve gün para sistemi öngörüldüğü, bu durumda çek cezaları için düzenlenen para cezalarının uygulama kabiliyetinin kalmadığı biliniyor. 5728 sy. Temel Ceza Kanunlarına uyum amacı ile çeşitli kanunlarda ve diğer bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda yapılan değişiklik ile çek yasasında değişiklik yapılmadığı, bu durumda çek yasasındaki müeyyidenin uygulama kabiliyetinin kalmadığı anlaşıldığından, cezanın durdurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
    Yukarıda belirtilen nedenlerle, 3167 sayılı kanun ve TCK’nın ilgili maddeleri uygulanabilirliğini yitirmiştir. Ceza hukuku otoriteleri Sayın Prof. Adem Sözüer ve Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın görüşleri de bu yöndedir.
    Türkiye genelinde Sarayköy, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Şişli 11. Asliye Ceza, Şişli 3. Asliye Ceza ve başka mahkemeler infazı durdurma kararı vermekteler.
    Hukukta, özellikle ceza yasalarında yorum ve kıyas olmaz. Anayasa kuralı olan bir taahhütten dolayı, kişilere hürriyeti bağlayıcı ceza verilemez şartı varken, genel kaide olan suçsuz ceza olmaz şartı varken, bazı mahkemelerin uygulayıp, bazılarının da karara devam etmesi hukukta kaosa neden olmakta. Bu durum da adalete olan güvenimizi sarsmaktadır. Buradan yetkililere sesleniyoruz; kanayan yara olan “karşılıksız çek” artık kangrene dönüşmüş ve içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Binlerce aile dağılmış, binlerce esnaf olmayan bir kanundan ceza evinde, onbinler kaçak yaşamaktadır.
    Esnaf intiharları artmıştır. Sesimizi duymanız için daha kaç esnafın intihar etmesi gerekecektir? Çok acil bir çözüm lazım. Bizler af istemiyoruz, yasal hakkımız olan özgürlüğümüzü, bir şans daha verilerek çalışıp borçlarımızı ödemek ve kul hakkından kurtulmak için kullanmak istiyoruz.

  29. hukuki.net adresinde yapılan yorumlardan birisidir.

    ———————————//——————————-
    şuanda başbakanlığa sunulan 3167 yasa tasarı taslağı ile ilgili olarak ;
    Karşılıksız çek keşide etmekten dolayı keşideciye çek bedeli kadar adli para cezası verilmesi ve bunu haliyle ödeyemeyeceğinden ( mevcut kanuna göre ödeyebilse çek bedelini öder ve tüm cezai yaptırımdan kurtulur zaten ) dolaylı olarak hapis cezası ile cezalandırılması bir insanlık ayıbı ve büyük ADALETSİZLİKTİR ( çeşitli sözleşmeler ,senet , fatura karşılı mal verip tahsilat yapamayanlar içinde geçerlidir bu adaletsizlik ) . Çek , senet vs gibi ödeme araçlarını Nitelikli Dolandırıcılık yapmak suretiyle kullanan şahıslar yüzünden iflas etmiş ve senelerce çekini ödemiş , istihdam sağlamış müflis kişilerde mevcut çek kanunu ile cezalandırılmaktadır. Kanun Koyucunun bu adaletsizlik getiren 3167 sayılı kanunu acilen revize etmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi bir vatan – vatandaşlık borcudur. 3167 sayılı kanuna göre karşılıksız çek keşide etmek suç olmaktan çıkarılmalı , çeklere de senet-bono vasfı kazandırılmalıdır. Yaptırımlar hiç bir aşamada hürriyeti bağlayıcı olmamalı , tüm ödeme araçlarını kapsayıp toplumda güveni sağlayabilecek şekilde yasa düzenlenmelidir. Örneğin : karşılıksız çek , senet , kredi kartı kullanmak durumlarında çek – senet ve kredi kartı kullanımının yasaklanması , yurt dışına çıkış yasağı , müflis tüccarlara adli yardım , kamu yararına çalıştırma , sanığın gelirine göre adli para cezalarının yapılandırılması ( süre sınırı olmadan ) , etkin pişmanlık , ticari faaliyet yasakları vb yaptırımlar getirilebilir. Ama hapis cezası asla. Borcundan dolayı insanı hapisle cezalandırmak hem bu borcun ödenmemesi , hem de yuvaların yıkılmasına , hiç suçu olmayan diğer aile fertlerinin perişan olmasına sebep olmaktadır. Çek-senet-kredi kartı gibi ödeme araçlarını kötü niyetli kullananlar Nitelikli dolandırıcılıktan yargılanmalı , şikayetler bu yönde olmalı ve dolandırıcılık yapanlar ve yapmayanlar ayrılmalı yüce adalet tecelli etmelidir. Ödeme araçlarını kullanarak kişi yada kurumları Nitelikli dolandırıcılık yaparak dolandıranlar En ağır hapis cezası ile cezalandırılmalıdır. Sayısı milyonlara ulaşan vatandaşımız dolandırıcı olmadığı halde ” karşılıksız çek suçundan mağdurdur. ” Aciz duruma düştüklerinden ceplerinde bırakın hukuki mücadele verecek parayı , geçinecek geliri olmayan , hem kanundan hem alacaklılardan kaçarak boğaz tokluğuna yaşamını sürdüren vatandaşlarımız vardır. Borçlarını elinde olmayan sebeplerle ödeyemeyen iyi niyetli vatandaşımız iflas ettikten sonra alacaklılara karşı can güvenliğini bile sağlayamazken birde devletimiz önünde kaçak duruma düşmekte , yuvaları yıkılmaktadır. Bu hususta sayısı milyonları aşan mağduriyetler vardır. Kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Buna karşılık vadeli-vadesiz ödeme araçlarını kötü niyetli olarak kullananlar zaten bu hususta hukuksal önlemlerini dolandırıcılığa başlamadan almış ve bir çok insanın ticari hayatını bitirip çeklerini ödeyemez duruma getirmişlerdir. Bankalar yeni düzenlemede kolaylıkla verilen ve üzerine sınırsız tutarda rakam yazılabilen çek koçanlarından çek bedeli kadar sorumlu tutulmalıdır ki insanlar karşılıksız çekler yüzünden mağdur olmasınlar. Çekin ödeme aracı olarak piyasadaki itibarı da düşmesin. Bankalar tarafından gereken teminatlar alınmalı ( nakit blokaj – gayrimenkul – alacak temliki vs ) buna göre çek koçanı vermelidir. Ayrıca her keşide edilen çek üzerine keşide tarihide yazılmalı ve keşide tarihinde bankaya keşide edilen çek yada çeklerin tüm bilgileri ( tutarı , vadesi ,keşide tarihi ) bildirimi zorunlu tutulmalı , çek hamili bu durumu sorgulayabilir olmalıdır. Yada bankalar çek koçanlarını verdiklerinde her koçan için belirli bir limit tahsis edip buna göre uygulama yapabilir.Böylece bankalar aldığı teminatlar oranında çek kullandırabilir.Çek ibrazında da çek hesabının karşılıksız olması halinde ödemeyi bu teminatlara istinaden hamile yapabilir. Böylece çek hamilide çeki daha bankaya ibraz tarihinde korunmuş olur. Buna karşılık günümüzde karşılıksız çek davaları yaklaşık 2-3 yıl civarında sürmekle temyiz vs itirazlarla bu durum daha da uzatılabilmektedir. Davaların akabinde ise zaten çek miktarı kadar para cezası verilmekte ve haliyle aciz durumda olan sanık bu adli para cezasını ödeyemediği için hapis cezasına dönüştürülüp infazı gerçekleştirilmektedir. Kısaca “ mevcut 3167 sayılı çek kanununda ve mecliste şuan bulunan yeni tasarı taslağında hapis cezası kalkmış gibi görünse de hüküm çek bedeli tutarı kadar veya 150 bin TL gibi yüksek bir rakam ile adli para cezasına bağlandığından bu para cezasının da aciz duruma düşmüş iflas etmiş müflis kişiler
    Tarafından ödenmesi imkansız olduğundan adli para cezası hapis cezasına çevrilmekte ve dolaylı olarak hapis cezası uygulanmış olmaktadır. Konuyla ilgili olarak karşılıksız çek keşide etmek suçundan yargılanan ve nihayetinde adli para cezalarını ödeyemediklerinden hapis cezası alan sanıkların istatistiksel net bilgileri adalet bakanlığından ve yetkili kuruluşlardan alınabilir. Bu yeni tasarı taslağını hazırlayanlar hangi ülkede yaşıyorlar… Her 4 kişiden birisi cezaevinde yada aranıyor karşılıksız çek suçundan. Adli para cezasını ödeyebilen var mı ? Çoluk çocuğu perişan olmayan kaldı mı ? Alacağını alabilen alacaklı var mı ? 3167 sayılı kanun baştan aşağıya yanlıştır. Bankaların sorumlulukları niye 475 ytl ? Sorumlulukları çek bedeli kadar olsun veya kişinin kredibilitesine göre her çek yaprağının üzerine banka “ bu çek yaprağı xxx tutara kadar bankamız güvencesi altındadır. “ şeklinde açıkça yazsın. Alacaklı olan kişi daha üst miktarda bir rakam yazılmasını kabul ederse aradaki fark için sadece icra takibi yapabilsin. Bunu düşünmek bu kadar zormu?Adalet komisyonu başkanı size buradan sesleniyorum lütfen bu yasayı tek bir kerede her kesimi ve mevcut durumu değerlendirerek tüm ödeme araçları için hazırlayınız.

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iç-dış borcu olduğu ve geçmişte ekonomik krizler yaşadığı düşünüldüğünde , T.C vatandaşlarının borcu olması , iflas etmesi , çek , senet , fatura yada kredi kartı borçlarını ödeyememesi ve yapılandırmaya gitmesi , iç – dış borçlarını elinde olmayan imkanlar neticesinde çoğu zaman vadesinde ödeyemeyen devletimizin ; borçlarını zamanında çeşitli imkansızlıklar yüzünden ödeyemeyen vatandaşını ( çekini , senedini , kredi kartını , kirasını , faturalarını ) gayet normal karşılaması ve ona bu hususta yardımcı olması gerekir.

    Devletimizin karşılıksız çek suçundan mağdur , dolandırıcılık yapmamış aciz durumda insanları bırakın hapisle cezalandırmasını , borçlunun borcunu ödeyebilmesi için uzlaştırıcı rol izlemesi ve borcu olan vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlaması kaçınılmaz hale gelmiştir. Konuyla ilgili bir çok onurlu , gururlu insanın bunalıma girerek intihar ettiği haberleri hızla artmaktadır. Aciz duruma düşen ve borçlarını ödeyemeyen , dolandırıcılıkla hiç bir ilgisi olmadığı halde karşılıksız çek davaları yüzünden hüküm giyen tüm müflis iş adamları şuanda ceza evlerinde tecavüz , cinayet , dolandırıcılık , terör vs suçlardan hüküm giymiş suçlularla aynı koğuşlarda birlikte cezaları çektirilmekte bu yolla topluma yeniden kazandırılmaya çalışılmaktadır. İnsanların borcundan dolayı hürriyetinin bağlanmaması gerektiğini düşünen tüm vatandaşlarımızın ve ülkemizin bir sevdalısı olarak mecliste yeni tasarı taslağı bulunan 3167 sayılı kanunda yapılan büyük hataların ( karşılıksız çek keşide etmenin , para cezasıyla cezalandırılması ve bunun öde-ne-me-di-ğin-de dolaylı yoldan hapis cezasına dönüştürülmesi gibi… ) tekrar etmemesi ve iflas eden müflis insanlarla , dolandırıcılıktan yargılanması gereken dolandırıcıların karıştırılmaması , bu hususta mağdur olmuş ve ödeme imkanları 3167 sayılı yasa ile dolaylı yoldan hapis kararı ile elinden alınmış , dolandırıcılık ile alakası olmayan tüm çek mağdurlarının adına bu hususu tarafınıza ve ilgili makamlara bildirmeyi bir vatandaşlık görevi olarak görüyorum.
    Bu hususta alacaklı pozisyonunda olanlarda unutmamalıdır ki karşılıksız çekten hapis cezası aldırmak müflis insanları mahkum ettirmek zaten aciz duruma düşmüş bu insanların borçlarını ödemelerini engellemektir. Ayrıca alacaklılara karşı kin , nefret ve beddua olarak dönecektir. Unutmayınız ki çeklerini elinde olmayan nedenlerden dolayı ödeyememiş insanlarda dolandırılmış ( karşılıksız çek ile mal/hizmet vermiş ), ihanete uğramış ve aciz durumdadırlar.

    Yasa koyucumuzun bu soruna acil olarak bir çözüm bulmasını temenni ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum.

  30. BENDE KRİZDE HERŞEYİMİ KAYBETTİM BATTIM ÜSTÜNE BİRDE DOLANDIRILDIM
    KESTİĞİM ÇEKLER ŞİMDİ KABUSUM OLDU DİK DURDUK ONURUMUZU KAYBETMEDİK EĞİLDİK AMA BÜKÜLMEDİK FAKAT VİRAZ OLDUK REZİL OLDUK ÇOCUKLARIMIN YÜZÜNE BAKINCA İÇİM ACIYOR BEN İÇERDEYKEN ONLARIN KARNI NASIL DOYUCAK İNTİHAR EDEMİYORUM ÇOCUKLARIM VAR BU PARANIN GÜCÜ DOĞRULTUSUNDA HAPİS KJARARLARI VEREN HAKİMLERİN ÖTEKİ DÜNYADA ELİM YAKALARINDADIR

  31. esnafı hapse atmak bu ülkeyede alaçaklıyada borçluyada zarar verir bence bu çek yasası geçmise yönelik değil geleceğe yönelik olur çünkü bizlere 31 12 2008 tarihine kadar kanunsuz suça ceza verdiler bu yüzden siz rahat bizler affa uğratık allah bundan sonrakilere kolaylık versin bir türlü bu çek sorumluluğunu bankalara yükleyemediler neden niçin bir türlü anlamıyorum.

  32. biçare arkadaşım
    ne güzel anlatmışsın aynen katılıyorum bende
    sigara paketlerinde nası kanser yapar diye yazıyosa esnafın vergi levhalarınada yazmaları gerekiyor çeklerede hapse sokar yazsınlar er geç bu ülkede tüm esnafların sonu bu

  33. karşılıksız çekin zaman aşımı ne zaman başlar ve bu süre nekadardır.sanırım bunuda konuşmakta fayda var artık .hiçbir avukat bilmezmi !!

    • Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. Son on yılda ceza kanunlarında ve özel kanunlarda yapılan değişiklikle neticesinde, karşılıksız çek ile ilgili zaman aşımı süreleri en az dört defa değişti.

      Güncel durum için anlatıyorum.

      İki tür zaman aşımı vardır.
      (1) Dava zamanaşımı. Dava sonuçlanıncaya kadar geçen süredir. BEŞ YIL.
      -her türlü işlem bu süreyi tekrar başlatır.

      (2)Ceza Zamanaşımı. İnfaz verildikten sonra, cezanın geçerlilik süresini gösterir. ON YIL

      tabii bu süreler, bahsettiğimiz yasal değişikliklerden ötürü : karşılıksız çekin vadesi, davanın açılma tarihi, sonlanma tarihi’ne göre değişecektir.

      iyi günler dilerim.

      • Sn.E.K teşekkür ederim,yeni çek tasarısında suç tarihi çekin yazıldığı tarih olacak gibi anladım,yani bu karmaşayada açıklık getirilmeye çalışıyorlar gibi ,nedersiniz.

        • Yeni-eski yasa farketmez.

          Karşılıksız çek kesme suçunun işlendiği tarih, karşılıksız çıktığı tarihdir.

          Ceza zamanaşımına sözkonusu olan başlangıç ise hapis kararının çıktığı tarihdir.

  34. Av.Doğan Aktaş

    facebook çek hükümlüleri dayanışma gurubuna Lütfen üye olunuz

  35. bu yeni tasarıya bir madde daha ekleyeceklermiş unutmuşlar.. karşılıksız mükerrer çek kesene hapisten önce mokoko vereceklermiş.. bu nasıl bir tasarıdır yaw..

  36. yazıklar olsun adamlar terör örgütünü savunuyor onlara hiç bir şey yok urfada yürüyüş vs ama gene bir şey yok fakat adli para cezasından dolayı hapis cezası var ekonomik özgürlügü kimsenin dolayı kısıtlanamaz paradan dolayı kimse hapis yatamaz
    zaten adli para cezasıda devletin kasasına gidiyor borçluya hiç bir şekilde para ödemesi yapılmıyor istese devlet adli para cezasını hemen kaldırır ve hapis cezalarını kaldırır

    • Devlete karşı silah çekenleri hapis cezası vermek İnsan Haklarına aykırıdır. Tüm dernekler buna ses çıkarır.

      Bu sözde özgürlük dernekleri, sivil örgütler karşılıksız çek suçlularına değinmez.
      -borcunu ödeyemeyen dolandırıcı değildir. Dolandırıcı olmak için borcunu ödememe koşulu yoktur.
      -savunma hakkı olmadan karşılıksız çek suçlularına hapis cezası verilir. Kimse sesini çıkartamaz.
      -terörist iseniz, davanız yıllarca sürer. Avukatlar sizi savunmak için sıraya girer. sonunda zaman aşımından kurtulursunuz.

      bu ülkede ticaret yapmak enayiliktir arkadaşlar.
      -anayasa fırlatılır. kriz çıkar. biz hapise gireriz.
      -amerikada kriz çıkar. türkiyeyi teğet geçer. biz hapise gireriz.
      -biz suçlu oluruz. bu yüzkızartıcı suç olur. kimse yüzümüze bakmaz.
      -terörist olmak daha iyidir. sizin için filmler yapılır. yürüyüşler yapılır. hakkınızı savunurlar.

      zor işdir, türkiyede ticaret yapmak

      enayilikdir, ticaret yapmak

  37. arkadaşlar üzgünüm ama bu yasa meclisten gecerse umudumuz terör örgütüne cıkacak af yani genel affa kalacak..böyle bi ülkede umudumuz nelere kalmış..bir insan hapis yatarak borcunu ödeyemez..bari idam kararı cıkarında kurtulalım…

    • askerime kurşun silah sıkana af çıkacak, bende yararlanacağım.
      tecavüzcüye af çıkacak, bende yararlanacağım.

      ben esnafım kardeşim. esnaf. ekonomiyi biz canlandırdık yıllarca.

      kriz vurdu. battık.

      onlarla birlikte af çıksın. yararlanmam. giderim yatarım paşa paşa.

      içeride nasılsa sadece esnaflar kalır.

      niye çek kestik diye, oflar dururuz.

  38. BEN MUSTAFA KAYSERİDEN ARKADAŞLAR ANKARAYA YÜRÜYELİM SİNOPTAN MOBİLYACI BİR ARKADAŞDA KABUL ETTİ EĞER YASA ÇIKARSA 5 SENE HAPİS KESİN ÇIKMASADA KESİN MSENEM

  39. hakan kardeş o senin bahsettiğin made 2003 te hazırlanan çek yasası yeni ile eski karıştırılmış yani öyle af bahseden bir madde yok .çekte yine eskilerde dahil ceza aynen devam ediyo keşke dediğin gibi olsa

    • yasa taslağında, af maddesi olmaz.

      • dorğduur. yasa taslağında af maddesi olmaz. Bazı maddeler, geçmişe yönelik işler. cezalar kalkar.

        yasa görüşülürken, bazı ek maddeler konabilir. cezalara etki eder.

        taslak önemlidir. Hükümetin görüşünü gösterir.

        Fakat kanun değildir, taslakdır.

  40. bir yudum huzur

    Ben bu yeni çıkacak çek yasasının aşağıdaki gibi olması durumunda sorunların kökten çözüleceğini düşünüyorum acizane fikrim şöyle:
    Bankalar çek kredisi adı altında bir kredi oluşturacak
    Çek kullanmak isteyenler bu krediye müracaat edecek banka talebi değerlendirip başvurana çek kredi limiti verecek
    Başvuranlara kredi limitleri doğrultusunda çek yaprağı verilecek her çek yaprağı üzerinde
    ”bu çek…..tlye kadar bankamız teminatı altındadır” ibaresi olacak
    Bir örnek vermek istersek
    şahıs A.. X bankasına ÇEK TALEBİ İLE BAŞVURDU
    X bankasışahıs A ya 200000 tl çek kredisi tahsis etti
    banka şahıs A ya soracak
    kaç yaprak çek istiyorsun diyecek
    şahıs A da örneğin 20 yaprak dedi
    X bankası 20 yaprak çekin her bir yaprağının üzerine ”iş bu çek yaprağı 10000 tl ye kadar bankamız teminatı altındadır ” diye açıkça belirtecek.[şahıs A 40 yaprak istemiş olsa idi 5000 tl yazacaktı)
    şahıs A isterse elindeki çek yaprağının üzerine 10000 tl,istersede daha az rakam yazabilecek
    Eğer şahıs A 10000 tlden fazla rakam yazarsa bu tamamen şahıs A ile çeki kabul eden arasındaki sorun olacak
    Banka çek karşılıksız çıkarsa 10000 tlye kadar olan kısmını ödeyecek bu rakamın üzerindeki karşılıksız kısım için çek hamili aynen senetlerdeki gibi alacağını icra yolu ile tahsil etme yoluna gidecek
    Bu şekilde şahıs A nın Y tarihine kadar 100000 tl lik çeki ödendi diyelim ve şahıs A nın elindede çek yaprağı kalmadı
    bankaya yeni çek yaprağı için başvurduğunda banka 100000 tlye karşılık gelen 10 yaprak çek verecek veya şahıs A yeni alacağı çek yaprağı için her yaprağa 5000 tl isterse 20 yaprak çek verilecek
    Diyelimki şahıs A herhangi bir çeki ödeyemez
    ise o taktirde çeki banka ödeyecek ve kredi mekanizması faiziyle çalışmaya başlayacak
    şahıs A ödeyemediği çeki ilerki tarihte ödediğinde ödeyemediği gün kadar paranın faizini bankaya ödemiş olacak
    ŞİMDİ BURADA SONUÇ OLARAK:
    1) ALACAKLI MEMNUN PARASI GARANTİ ALTINDA
    2)BORÇLU MEMNUN ÇEKİNİN YAZILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL TİCARETİ DEVAM EDİYOR
    3) BANKA MEMNUN ASLİ GÖREVİ OLAN PARASINI SATACAK
    aklıma böyle bir fikir geldi sizlerle paylaşmak istedim
    saygılar sunarım

    • bunun adı garantili çek idi.

      bankalar bunu sevmedi. çünkü herkese çek karnesi dağıtamadı.

      bankalar kredi kartı dağıtacak
      çek karnesi dağıtacak
      kredi satacak

      herkesi borçlandıracak

      avukatları ortalığı kasıp kavuracak.

      patronları baskı yapacak. hapis cezası isteyecek.

      batarlarsa sorun değil, zaten devlet kurtaracak.

  41. serdar bey…avukatmısınız bilmiyorum ama .eski çek davalarındaki hapis düşecek maddesi nerden çıktı bu çok önemli…böyle bir şey olsa gazetelerde flaş flaş olurdu.hem bu yeni kanun meclisten geçmediki yada ben öyle biliyorum….lütfen daha açık bir dille bunu bilen biri evet bu yasa çıktı yada çıktıktan sonra eski çekler af olacak desin..

    • Hakan bey,

      Yasa teklifinde böyle bir madde olamaz.

      piyasanın karışması ve lobilerin ayağa kalkması sonucunu doğurur.

      sakin olacağız. Haklıyız, sesimizi duyuracağız.

  42. yeni yasada davalar sulh ceza mahkemelerinde görülür eski davallar asliye cezada sonuçlandırılır diyor. Sulh ceza olması iyi çünkü sulh cezalarda genelde basit 2 yıldan az olan cezalara bakılır ve savcı girmez duruşmaya bu iyi bir gelişme en azından.

  43. SERDAR BEY,
    BEN DE AYNI ŞEKİLDE YASADAN ÖNCEKİLER SERBEST KALACAK GİBİ BİR MADDEYİ GÖREMEDİM.SİZ YORUMLAMA YAPARKEN SANIRIM TEMENNİ MADDELERİNİZE DE EKLEMİŞSİNİZ..BİRAZ DAHA AÇIKLARSANIZ HANGİ MADDEYE İSTİNADEN BUNU YAZDIĞINIZI ÇOK MEMNUN OLACAĞIZ…

    • şu anda karşılıksız çek için bir ceza yok. Ceza olmadığı için SAKARYA ‘nın cesur hakimleri beraat kararı veriyor.

      Şu anda ceza yok diye bir içtihat çıkmadı. Bu nedenle diğer hakimler, kolaya kaçarak ceza veriyor.

  44. serdar bay
    yasa yürürlüğe girdiğinden önce suç işleyenler serbest kalıcak maddesini nerde gördünüz ben göremedim.bu sonuca nerden vardınız.

  45. Yeni yasal düzenlemede karşılıksız çeklerde ‘1500’ güne kadar adli para cezası getiriliyor. Birden fazla çeki karşılıksız çıkan kişilere hapis cezası verilmesi hükmü de korunuyor. Tasarıda çeki kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan kişinin elindeki tüm çeklerinin iadesi zorunlu kılındı.
    Başbakanlığa gönderilen taslakta çekin güvenli bir ödeme aracı olarak kullanılması için çalışmaların yapıldığı ifade edilerek “Karşılıksız çek ile mücadelenin ağır hapis cezaları ile önlenemediği anlaşılması nedeniyle, suçu önleyici önlemlere yönelinmesi gerekmektedir” denildi.
    Eski yasada karşılıksız çeklerde çek miktarı kadar ağır para cezasına hükmedileceği yasada düzenleniyor ve üst sınırı da belirleniyordu. Yeni yasada çek miktarı kadar ağır para cezası yerine ‘bin beş yüz’ güne kadar adli para cezası öngörülüyor ve fakat ‘hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz’ deniliyor. Ayrıca mükerrirler(çeki birden fazla karşılıksız çıkan kişi) için hapis cezası yeni yasada da korunuyor.
    İşte o taslağın ünemli maddeleri:
    Karşılıksız Çek ve Neticeleri
    Karşılıksız çeki düzenleyen kişi, bu durumunu düzeltme imkanına sahiptir. Keşedici, çekin karşılıksız kalan kısmı ile birlikte belirli bir tazminat ve faiz tutarını ödeyerek kalmakla, ceza davasından da kurtulabilmektir. Karşılıksız çekin sonradan ödenmek istenmesi halinde, gecikme faizi olarak ticari işlerde temerrüt faizi esas alınacaktır.
    a) Karşılığı olmadığı içi ödenmeyen çek, karşılıksız çektir.
    b) Çekin karşılıksız olması nedeniyle ödenmediğinin tespiti gerekmektedir.
    c) Düzenlenen çekin ibraz anında karşılıksız çıkması, çeki düzenleyen açısından suçtur.
    d) Karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı suç oluşturur.
    e) Karşılıksız çek düzenleme suçuna, ilk defasında para cezası verilecektir.

    – Yeni Yasa ile Değiştirilen 16’ıncı madde hükmü aşağıdaki gibidir.
    a) Karşılıksız çek düzenleme suçunun tekerrürü halinde hapis cezası uygulanacaktır.
    b) Tekerrürden dolayı cezanın artırılabilmesi için, daha önce mahkum olunması, bundan sonraki belli bir sürede tekrar suç işlenmesi gerekmektedir.
    c) Karşılıksız çek suçunun tekerrüre konu olması halinde, verilecek ceza hapi cezası olarak ağırlaşmaktadır.
    d) Karşılıksız çek düzenleyen kişinin, çek hesabı açması da yasaklanacaktır.
    e) Karşılıksız çek suçundan cezanın muhatabı, hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri ile tüzel kişilerdir.
    f) Karşılıksız çek düzenlenmesi suçu, takibi şikayete bağlı suçtur.
    g) Karşılıksız çek davasına asliye ceza mahkemesinde bakılacaktır.
    h) Keşedicinin yapacağı belirli bir ödeme ile, ceza davasının düşmesi mümkündür.
    i) Şikayetten vazgeçme halinde de, dava ve ceza ortadan kalkar.
    j) Yeni kanunun yürürlüğünden önceki karşılıksız çek düzenlemiş olanlar, hapis cezasına muhatap olmayacaktır.
    k) Yeni kanunun yürürlüğünden önceki karşılıksız çek davalarında, şikayetçinin davaya katılması zorunlu tutulmuştur.
    l) Yeni Kanunun yürürlüğünden önce işlenen suç nedeniyle hükümlü ve tutuklu bulunanlar serbest bırakılacaktır.
    m) Yeni Kanunun yürürlüğünden önce düzenlenen karşılıksız çeklerle ilgili hamilin zararı karşılanarak, dava ve cezadan kurtulmak mümkündür.
    – Bankaların Sorumlulukları
    a) Banka çek hesabı açarken ve çek defteri verirken gerekli araştırmaları yapmış olmalıdır.
    b) Karşılıksız çek halinde uygulanan idari yasaklılık kaldırılmıştır.
    c) Çek defterleri, bankalar ve özel finans kurumları tarafından bastırılır.
    d) Yetkisi olmadığı halde çek defteri basan veya bastıranlara, ağır hapis cezası verilecektir.
    e) Çek hesabının açılmasının da kapanmasının da TC Merkez Bankası’na bildirilmesi gerekir.
    f) Ek karşılığının olmaması nedeniyle ödenmemesi halinde, keşedicinin adresleri hamile verilecektir.
    g) Koşullarına uygun olarak ibraz edilen çek, karşılığı varsa ödenmelidir.
    h) Üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çek karşılığı varsa ödenmelidir.
    i) Takas odasında ibraz edilen çek nedeniyle kısmi ödeme yapılamaz.
    j) Çek karşılığının tamamen ödenmemesi halinde, çek de hamile geri verilmelidir.
    k) Çek karşılığının kısmen ödenmemesi halinde, çekin aslı bankada kalacaktır.
    l) Karşılıksız nedeniyle düzenlendiği çek, ödenmeyen hesap sahibine, çek defterlerini iade etmesi ihtar edilmelidir.
    m) İhtarın bankaya en son bildirilen adrese yapılması yeterlidir.
    n) Banka, karşılıksız çek keşidicisine ilişkin bilgileri TC merkez Bankası’na bildirmek zorundadır.
    o) Çek karşılığını ödeyen banka çek aslını alıkoyacaktır.
    p) Banka, karşılıksız çıkan her çek yaprağının 300 milyon lirasını ödemek zorundadır.
    q) Yeni şekle ilişkin üç ay içinde alınan çek defterlerinde sorumluluk miktarı, altmış milyon liradır.
    r) Bankalar, yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde para cezasına muhatap olacaklardır.
    s) Üçyüzelli milyon liradan üç milyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılacak suçlar aşağıdaki gibi sıralanablir
    t) TC Merkez Bankası’na yapılacak bildirimler ile TC Merkez Bankası tarafından ilan edilmesi gereken hususlar aşağıdaki gibidir :
    Bankalar, çek hesabı açtıranların açık kimlik ve adreslerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı örnekleri ile yerleşim yeri belgelerini, tacir olanların ayrıca ticaret sicil kayıtlarını almak, bunların açık kimliklerini, adreslerini, vergi kimlik numaralarını ve çek hesabının kapatılma hallerini onbeş gün içinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirmek zorundadırlar. Dolayısıyla çek hesabı açtıran kişilere ilişkin bilgiler ile çek hesabının kapatılması durumları TC Merkez Bankası’nda bulunacaktır.Muhatap bankanın, yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen çeki ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri, ibraz tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirmesi gerekir. Bu bildirimden sonra çek tutarı ile öngörülen tazminat ve gecikme faizinin muhatap bankaya ödenmesi de, ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirecektir.
    u) Yasaklı olduğu süre içinde çek hesabı açtıran kişi de, açan banka da cezaya tabi olacaktır.
    v) Yeni Yasanın yürürlüğünden önce, yasaklılık süresi içinde çek hesabı açan ve açtıranlar cezaya tabi tutulmayacaktır

  46. yeni çek yasasında daha ağır değilmi çıkacak olan zaaten verilen para cezasını ödeyemediğinde aynışekilde hapse girecek bu konu hakındabilgisiolan varmı hapis yatarak bu borçlar ödenmez diye dusunuyorum kamaya devam mı edecez

  47. Yeni çek kanununda aklıma yatmayan kısım, kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan davalar 3167 sayılı kanuna göre asliye ceza davalarında görülür ve sonuçlandırılır diyor.
    Bir çelişki yokmu yani yürülüğe girdiği tarihten önce açılan davaları kapsamıyormu eğer öyleyse bizlere yani şu anki çek mağdurlarına ne faydası olacak

    • bu tür maddeler parlatif çözüm denemeleridir. Çözüm yeni bir çek yasasıdır.

      —————————
      bir umudumuz sizdeydi sayın Kılıçdaroğlu.
      oysa son dönemde medyadaki demokrasi tartışmaları içinde hep sizi görmüştük,
      size bu tavrınızdan dolayı “gandi kemal” bile dedik
      umutlarımızı karartmayınız
      çek mağdurları ilginizi bekliyor

      insan haklarıyla insandır.

      insan hakları hemen şimdi

      Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ; küresel ve yerel çıkar odaklarının baskısı ile ezilen çek mağdurları yardım istiyor. Çek Mağdurları sizi bekliyor.

      Çek Mağdurları, Burhan İŞCAN ve Av. Rahmi OFLUOĞLU sizi ziyaret ettiklerinde konu ile ilgilenme sözü vermiştiniz.

      Sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.

      —————————————-
      Sayın Adalet Komisyonu üyeleri,

      Çağdaş bir çek yasası gerekmektedir.

      Durumu bilgilerinize sunarız.

      Ahmet İyimaya Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Ankara
      Hakkı Köylü Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kastamonu
      Mehmet Emin Ekmen Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Batman
      İlknur İnceöz Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Aksaray
      Ahmet Aydın , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Adıyaman
      Zekeriya Aslan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
      Yılmaz Tunç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bartın
      Mehmet Tunçak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
      Mehmet Salih Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
      Celal Erbay , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
      Veysi Kaynak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
      Ali Öztürk , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      İhsan Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
      Mustafa Hamarat , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
      Yahya Akman , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Şanlıurfa
      Halil Ünlütepe , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Afyonkarahisar
      Turgut Dibek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kırklareli
      Ali Rıza Öztürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
      Rahmi Güner , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Ordu
      Ali İhsan Köktürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Zonguldak
      Hamit Geylani , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Hakkari
      Osman Ertuğrul , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Aksaray
      Metin Çobanoğlu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kırşehir
      Rıdvan Yalçın , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Ordu

      ———————————————–
      Sayın Anayasa Komisyonu üyeleri, sizlerden çağdaş bir çek yasası için çalışmalarınıza devam etmenizi rica ediyoruz.,

      Burhan Kuzu Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Güldal Akşit Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Ayşe Nur Bahçekapılı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Ayhan Sefer Üstün Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
      Mehmet Daniş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çanakkale
      Mahmut Durdu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
      Hacı Hasan Sönmez , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Giresun
      Haydar Kemal Kurt , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Isparta
      Mevlüt Akgün , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Karaman
      Hasan Kara , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kilis
      Hüsnü Tuna , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      İsmail Bilen , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Manisa
      Enver Yılmaz , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
      Suat Kılıç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
      Mustafa Çetin , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Uşak
      Atila Emek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
      Mehmet Ali Özpolat , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
      Atilla Kart , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Konya
      Şahin Mengü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Manisa
      İsa Gök , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
      Aysel Tuğluk , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
      Süleyman Nevzat Korkmaz , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Isparta
      Faruk Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Konya
      Behiç Çelik , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Mersin

      ————————————————

      Sayın İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeleri,

      çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Çek yasasına katkılarınızı bekliyoruz.

      Mehmet Zafer Üskül Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Mersin
      Halide İncekara Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Mehmet Ekici Başkanvekili , Milliyetci Hareket Partisi, Yozgat
      Abdurrahman Kurt Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
      Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
      Ahmet Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
      Kazim Ataoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bingöl
      Mehmet Ocakden , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
      Murat Yıldırım , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çorum
      Mithat Ekici , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
      Mustafa Ataş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Erdal Kalkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
      Fatih Arıkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
      Ahmet Gökhan Sarıçam , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kırklareli
      Kerim Özkul , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      Cemal Yılmaz Demir , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
      Ali Rıza Ertemür , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Denizli
      Çetin Soysal , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
      Ahmet Ersin , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
      Malik Ecder Özdemir , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Sivas
      Akın Birdal , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
      Şenol Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, İzmir
      Gürcan Dağdaş , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kars

      ————————————————-

      Sayın Sanayi ve Ticaret komisyonu üyeleri,

      Türk Ticaret hayatı çek yasası aksaması nedeniyle darbe almaktadır. Bir hukuk depremi yaşanmaktadır.

      Soner Aksoy Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kütahya
      Hasan Angı Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
      Osman Coşkun Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Yozgat
      Ahmet Edip Uğur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Balıkesir
      Kutbettin Arzu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
      Metin Kaşıkoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
      İbrahim Halil Mazıcıoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
      İsmail Katmerci , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
      Eyüp Ayar , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kocaeli
      Bayram Ali Bayramoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Rize
      Hasan Ali Çelik , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
      Afif Demirkıran , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Siirt
      Mustafa Cumur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Trabzon
      Kayhan Türkmenoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Van
      Fazlı Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Zonguldak
      Tacidar Seyhan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Adana
      Hüsnü Çöllü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
      Ergün Aydoğan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir
      Mehmet Ali Susam , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
      Mehmet Şevki Kulkuloğlu , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kayseri
      Mehmet Nezir Karabaş , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Bitlis
      Yılmaz Tankut , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Adana
      Cemaleddin Uslu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Edirne
      Alim Işık , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kütahya

      ********

      Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için açık mektup kampanyamıza destek veriniz. Çek yasası nedeniyle yaşanan insan hakları ihlallerinin durdurulmasını talep ediyoruz.

      ****

      Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı !
      Yaşasın tam bağımsız Türkiye !
      Yaşasın demokrasinin bekçisi, bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !

      insan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !

      ***

      Bu bir “sivil direniş” dir. TC Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden doğan haklarımızın, örgütlü olarak kullanılmasından ibaretdir.
      Bu bir “yurttaş hareketi” dir. Benzerleri Türk tarihinde yaşanmıştır : Tramvaycılar grevi, İpek işcileri grevi, Paşabahçe grevi, Askeri mahkemelere direnen anneler, Bergama köylüleri direnişi

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s