HAKLI DAVANIZIN TAKİPÇİSİYİZ …


Adalet Bakanlığı’nın yıllar içindeki çek suçlarıyla ilgili olarak Adana Milletvekili Hulisi Güvel’e cevaben verdiği hapis kararları, çekteki hapis kararları yüzünden intihar eden ve farklı mahkemelerin beraat kararları vardır. Bu durumdakilerin ödeme sıkıntısı ve maddi imkansızlıklar nedeniyle telefon açacak durumları bile yok. Mağdurlardan Cüneyt Özdemir’in yazdığı bir mektup sorunu bütün çıplaklığıyla ortaya seriyor. Hapis tehdidi yüzünden birçoğu adliyelere gidememekte, haklarını arayamakta, adeta hapis hayatı yaşamakta. Cezaevlerinde bulunanların, cezaevlerindeki yoğunluk ve maddi imkansızlık nedeniyle yaşadığı zulmü anlatmaya sayfalar yetmez.

Bütün bu sıkıntılara ek olarak Türkiye’de farklı mahkemelerden verilen farklı kararlar; kimini bu suçlardan salıverirken kimini de mahkum ediyor. Şu anda tam bir adaletsizlik ve kıyım yaşanıyor ve mağdurlar bu haksızlığın ortadan kalkmasını bekliyor.

Haberin devamını  buradan okuyunuz.   http://www.pressturk.com/haber.php?haber_id=37059

Çek yasasının düzelmesi için konuyu gündemine alan PressTurk ‘e  teşekkür ediyorum.

Reklamlar

5 responses to “HAKLI DAVANIZIN TAKİPÇİSİYİZ …

  1. Sayın …….

    Sakarya Ağır Ceza mahkemesi tarafından verilen çekten hapis yatanların tahliye kararlarından
    Sonra size bu konuyu duyurma ihtiyacı hissettim.Bütün Ulusal tv ye mail atmama rağmen konu sadece Flaşh tv de gündeme geldi.İnsanların intihar etmesine sebep olan bu konu
    neden gündeme getirilmiyor anlamakta zorlanıyorum.Konu o kadar açık ki, Bursa da
    çek cezasından intihar eden kişi Sakarya mahkemesinde yargılansa idi beraat edecekti ve şu an yaşıyor olacaktı.Sizce bu kabul edilebilir bir durum mu?O insanın ölme sebebi izah edilebilir bir durum mu?Bu konuyu aşağıda açıklamaya çalışacağım,şimdiden ilginize teşekkür ediyorum.Umarım haber yaparak katkı sağlarsınız.

    01.01.2009 tarihinde TCK nun 5. maddesinin yürürlük kazanması ile çek kanununun
    uygulaması tartışmalı hale gelmiştir.Bir çok aydın (Prof.Dr. Adem Sözüer,Av. Muin İnci) bu
    konuyu basına verdikleri beyanatlarla açıklamışlardır. Ayrıca Av.Muin İnci Cem TV de
    Gülgün Feyman ile yaptığı proğram da bunu anlatmıştır.

    Ancak ne yazık ki ceza evlerinde şu an bulunan çek cezalılarının sayısı 20.000 den fazladır.
    Yıllardır ülkemizin gerçeği olan vadeli çek olgusunun TBMM de kabul edildiği halde çek bir
    havaledir mantığıyla bu kişiler halen cezaevinde bulunmaktadırlar.Kaçak vaziyette olanların sayısı Sinan Aygün’ün bir yıl önce açıkladığı gibi 500 binden fazladır.

    Şüphesiz bu konu netlik kazanacak ve bu hak mağdurlara iade edilecektir.Çünkü yukarıda
    anlattığımız konu Anayasa mızın 38 . maddesine aykırıdır..Ayrıca dünyanın hiçbir ülkesinde bu uygulama yoktur.2003 yılında alelacele çıkarılan bir yasa ile onbinlerce kişi mağdur edilmiştir.Ülkemizin 2001 yılında imzaladığı 4.nolu protokole de zıt bir durumdur.Ve ergeç
    düzeltilecektir.

    Duyarlı haberleriniz ve haklının yanında olma özelliğinizden cesaretle,bu sürecin kısalmasında katkılarınızı 500 binden fazla mağdur kişi ve aileleri adına sizden istirham ediyorum .

    SAYGILARIMLA

  2. cek-magdurlari.blogspot.com adresinden aldım.

    Bu metinin meclis üyelerine faks ile göndererek kampanya yapmak istiyorlar. katılımınızı bekleriz.

    ———————————————–
    Sayın ……

    1985 yılı ve 3167 kanun sayısı ile kabul edilmiş olan Çek Yasası 01.01.2009 itibari ile ceza maddelerinin (madde 16) yaptırımını yitirmiştir.

    26.09.2004 tarihi ve 5237 sayısı ile yürürlüğe girmiş olan Türk Ceza Kanunu (T.C.K) 5. maddesindeki açıklama ile T.C.K kanununun genel hükümlerinin tüm genel ve özel kanunlarda bulunan ceza içeren durumlarda uygulanacağını kanuna bağlamış ve net olarak belirtmiştir.Bu bağlamda kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Ceza Hukuku artık T.C.K nın Genel hükümlerinden yol alarak cezaların belirlenmesini sağlayacaktır.

    Hızlı bir biçimde kanun koyucu tarafından yasalaştırılan T.C.K’nın, yargılama sürecinde bulunan ,daha önce infazı kesinleşmiş olan suçlarda karışıklık yaratmaması sebebi ile yine yasa koyucu tarafından “Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun” adıyla 04.11.2004 tarih ve 5252 sayı ile bir kanun düzenlemesini gündeme getirmiştir.Bu yeni kanunun amacı yukarıdada açıkladıgımız şekilde T.C.K’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte oluşabilecek karışıklıkları engellemek, bunların önüne gecebilmektir.Bu kanunun (5252) Gecici Ek Madde 1/1 bendinde olası aykırılık içeren hükümlerin en geç 31.12.2006 tarihine kadar uygulanabileceği belirtilmiş, sonradan yapılan uzatmalarla bu tarih son olarak 31.12.2008 olarak belirlenmiştir.

    Yasa koyucu 31.12.2008 tarihine kadar 3167 sayılı Çek Yasasının aykırı hükümlerini T.C.K nın genel hükümlerine uyarlamak için bir değişiklik yapmadığı açıkca ortadadır.Bu değişikliğin yapılmamış olması hukuk çevrelerinde “aykırılığının” farkında olunduğu maddeler üzerinde tartışma başlatmıştır.

    Hızlı bir biçimde maddelere bakıldığında önümüze gelen en büyük aykırılık T.C.K 52.maddede anlatımı yapılan Adli Para Cezası tanımının 3167 sayılı yasanın 16.maddesinde kesinlikle bulunmamasıdır.T.C.K 52/1. Maddesinde yapılan tanım ;

    “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.”

    Bu tanımı kelime kelime ele aldığımızda ;

    a) Verilecek olan para cezasının minumum 5 gün olabileceği ve maksimum 730 gün olabileceği belirtilmiştir.Bu verilen cezanın tam gün sayısı olabileceğide karara bağlanmıştır.

    b) Karara bağlanan gün ceza sayısının hakimin taktiri ile (20 ila 100 TL arası)belirlenen rakamla çarpılarak elde edilen sonuş miktarının devlet hazinesine ödenmesi esas görülmüştür.Kısa bir örnekleme ile hakim 5.000 TL lik bir çekte 50 gün ceza öngörmüşse bunun hakim taktiri ile günlüğü 50 TL den belirlenmesi ve sonucunda Devlet hazinesine 10.000 TL ödenmesi demektir.Yani bu maddeye göre verilecek olan Adli Para Cezası uygun görüldüğü hallerde çek miktarından fazla olabilecektir.Fakat bu miktarın çek miktarından az olması imkansızdır.

    c) Bu maddede kafaları karıştıran kısım ise arada kalan tanımlama olmuştur.Kanun maddesinde “kanunda aksine hüküm bulunmayan” demektedir.Bunun kısaca açıklamasını yeni Çek yasası tasarısına baktığımızda hemen anlayabiliriz.Yeni çek yasası tasarınısında 52/1 maddesinde belirtilmiş olan maksimum 730 gün sınırlamasını bypass edebilmek için “1500 güne e kadar Adli Para Cezası” tanımı eklenmiştir.Bu açıkca 52/1 maddesinde sözü edilen kanunda aksi bulunan haldir ve bu durumda T.C.K 52/1 maddesinde bulunan gün sayıları değil, özel kanunda açıkca belirtilmiş olan gün sayısı esas alınacak ve cezalar bu gün sayısına göre belirlenecektir.

    T.C.K 52. Maddenin 3167 sayılı yasa 16. maddesine olan aykırılığı

    3167 sayılı yasanın 16. maddesinin 1. bendinde yazan ceza tanımı şöyledir ;

    Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü
    madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle
    kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili
    temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere,
    çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak
    verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar,
    1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine
    göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar
    hapis cezası verilir.

    Bu maddeyide cümle cümle ele aldığımızda ;

    a) Kanun maddesi karşılığı bulunmayan çeklerde çek keşidecisine “çek bedeli kadar ağır para cezası” verilmesini öngörmüşlerdir.Bu maddede bulunan ağır para cezası 5252 sayılı yasanın 5/1 maddesi ile Adli Para cezasına cevrilmiştir.İşte asıl sorun burdan kaynaklanmaktadır.Bu değişiklik ile 3167 sayılı kanunun 16. madddesine Adli Para cezası tanımının girmiş olduğu öne sürülmektedir.Oysa ki adli para cezası tanımının ne şekilde olacağı T.C.K da acıkca belirtilmiştir.Bu tanımlama tam gün sayısı ile belirtilmeli ve kesin olarak kanunda gösterilmelidir.5252 sayılı kanun ile yapılan değişiklik 3167 nin 16.maddesine Adli Para Tanımı eklemek için yapılmış bir özel düzenleme olmayıp tüm özel ve genel kanunlardaki ağır para cezasının adli para cezasına çevirilmesi ile ilgili bir çalışmadır ve bunun 3167 sayılı kanunun 16. maddesindeki karşılığı sadece bir kelimenin değiştirilmesidir.Bu nedenle yapılmış olan tanım T.C.K da tanımı yapılmış olan Adli Para Cezası tanımına aykırıdır ve 5252 sayılı yasanın Gecici 1. maddesi sebebi ile 01.01.2009 tarihinden sonra uygulanması mümkün değildir.

    b) Yorumlamalara sebeb olan bir diğer cümle ise “Ancak
    verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz” cümlesidir.Kanun koyucunun bu kanunu yürürlüğe soktuğu tarihte bu maddeyi ekleyerek çok uzun seneler hapis verilebilmesini önlemek olduğu açıkca ortadadır.Örnekleme yaparsak tek çekte yazan 300.000 TL lik bir meblağnın karşılıksız çıkması halinde, şayet bu ekleme yapılmamış olmasaydı sanığın alması gereken para cezası 300.000 TL Adli Para Cezası ve akabinde bunun günlük 100 TL den infaz edilerek karşılığı gelen hapis cezasının ise 3.000 gün olması aşikardır.bir adet çek imzalamaktan bir kişiye 3.000 gün (yaklaşık 8 sene) hapis tazyiki genel kurallar nezdinde mümkün görülmediğinden (adaletsiz yaklaşım olacağından) kanun koyucu bu eklemeye yaparak miktar ne olursa olsun 80.000 Tl yani yaklaşık 2 sene ceza verilebilmesini amaçlamış ve bu dogrultuda maddeye ekleme yaparak sınırlandırma yapmayı uygun görmüştür.T.C.K nın ön gördüğü Adli Para Tanımında tam gün sayısının yazması gerektiği aşikardır.Fakat 3167 sayılı yasanın 16. maddesinde Adli Para Tanımı yoktur sadece “Ağır Para” kelimelerinin “Adli Para” olarak değiştirilmesi vardır.Kezaa maddade yukarıda bahis ettiğimiz üzere “gün” sayısıda mevcut değildir.Maddede sadece parasal olarak cezanın miktarı yazmaktadır bunun yorumla gün sayısına cevirilmesi 800 gün denebilmesi T.C.K 2/3 maddesine göre yasaktır.Çünkü açıkca 80.000 TL adli para cezası tanımını istek dahilinde 800 gün adli para cezası olarak öngörebilmek, bu şekilde yorumlamak kanun koyucu tarafından T.C.K madde 2/3 ile yasaklanmıştır.Bunu karşı görüşü olarak T.C.K 52. maddede yazan maksimum 730 gün tanımını , 73.000 TL olarak düşünmek,yorumlamak istediğinizi düşündüğünüzde yine T.C.K 52. maddenin 2 bendinde yazan kurallar cercevesinde 730 gün sayısının 73.000 TL olabileceği gibi 14.600 TL(günlük 20 TL den), 36.500 TL (günlük 50 TL) ve benzeri farklı rakamlarda olabileceği aşikardır.T.C.K 52. maddede bulunan gün sayısını para karşılığına cevirip burada 73.000 TL denmek isteniyor demek ki 3167 sayılı yasanın 16.maddesindede 80.000 TL 800 gün demek istiyor yorumlamasını yapmak, bu şekilde bir çıkarsama ile hüküm verebilmek için T.C.K nın 2/3 maddesini görmezden gelebilmek, bu maddeyi önemsememek geçerli olmadığını savunabilmek gerekecektir.Kezaa bu madde ceza iceren maddeler arasında kıyası ve yorumu kesinlikle yasaklamıştır.

    Bütün bu sebepler ışığında 5252 sayılı kanunun izin verdiği tarih aralığında yapılmamış olan uyumlaştırmalar sebebi ile 3167 sayılı yasanın ceza içeren maddeleri (16.madde) 5237 sayılı T.C.K kanununun 52. maddesine açıkca aykırıdır ve 31.12.2008 tarihinden sonra uygulanamaz duruma gelmiştir ve geçerliliğini yitirmiştir.Geçerli olmayan kanunların uygulanabilmesi yine T.C.K nın 2.maddesi 1 bendinden anlaşılacağı üzere imkansızdır.Bu tarihten sonra yapılan yeni düzenlemelerin geriye yönelik yaptırımlar olamayacağı gerekcesi ile (T.C.K 7/2) verilmiş olan hükümlerin kanunsuz kaldığı,uygulanamayacağı açıktır.Ceza kuralları uygulanmak amacı ile konulur. Uygulanamayan bir ceza kuralı kaldırılmış demektir. Uygulanamayacağı yasa ile düzenlenen, bu nedenle yasal olarak kaldırılma dışında yok hükmünde olan bir kurala göre ceza vermek gerek Anayasa’da yapılan düzenlemeye, temel hak ve özgürlükleri içeren Uluslararası Sözleşme hükümlerine ve gerekse Türk Ceza Kanunun 2. maddesinde düzenlenen kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunlarda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz kuralına da aykırıdır. Anayasanın 38.maddesinde ifadesini bulan “Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesinin” doğal sonucu olarak yasama organı suç olarak benimsediği bir eylemin cezasının türünü ve miktarını ilgili maddede belirtmek durumundadır .Suçta ve Cezada Kanunulik ilkesinden yola cıkılarak bu madde ile verilmiş kararların düşürülmesi gerekmektedir.Yine T.C.K 7/2 maddesi geregince sanıkların lehine bir durum oluştuğundan geçmişe yönelik olarakta aynı şekilde hükümsüzlüğün kabul edilip infazların durdurulması ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmaları gerekmektedir.

    Yukarıda anlatılan aykırılık sadece T.C.K 52. maddeye karşı oluşan aykırılıktır.Fakat 3167 sayılı kanun T.C.K nın diğer aykırılık içeren maddelerine Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararından alıntı yaparak örnekler vermek gerekirse ;

    a) 3167 sayılı kanunun ceza maddelerinin T.C.K madde 61 ve 62 ye olan aykırılığı bakımından:

    • Ayrıca cezanın belirlenmesine ilişkin Türk Ceza Kanununnun 61/8 maddesinde ise adli para cezasında artırım ve indirim yapılırken hesaplamanın gün üzerinden yapılması öngörülmüştür.Bu durumda çek miktarına bağlı olup gün hesabıyla tespiti mümkün olmayan karşılıksız çek suçuna ilişkin adli para cezasına örneğin: Türk Ceza Kanununun 62. maddesinde düzenlenen taktir-i indirim nedenlerini uygulama imkanı da kalmamış ve sonuç olarak çek yasasındaki yaptırım yasal süre içinde Türk Ceza Kanununnun genel hükümlerine uygun hale getirilmediği için 01.01.2009 tarihinden itibaren zımmen yürürlükten kalkmıştır

    b) 3167 sayılı kanunun ceza maddelerinin T.C.K madde 43 ve 61/8’ e olan aykırılığı bakımından:

    • 4814 sayılı yasa ile 3167 sayılı yasada değişiklik yapılmasından sonra her bir çek yaprağı ayrı suç oluşturduğundan karşılıksız çek keşide edenler hakkında teselsül hükümlerini uygulama imkanı kalmamış,ancak ceza içeren özel yasalar bakımından 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel hükümlerindeki 43.maddeye göre lehe kanun uygulaması nedeniyle belli şartların varlığı halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması tekrar mümkün hale gelmiştir.Bu durumda da gün hesabına göre tespiti mümkün olmayan çek yasasındaki mevcut yaptırımı Türk Ceza Kanununun 61/8 maddesindeki düzenleme nedeniyle teselsülden dolayı artırma imkanıda kalmamıştır.

    c)3167 sayılı kanunun ceza maddelerinin 5275 sayılı cezaların infazına ilişkin kanunun geçici 1.maddesine olan aykırılığı bakımından:

    • Ayrıca yürürlüğe giren Türk Ceza Kanununun genel hükümleri karşısında,karşılıksız çek keşide etmek suçları yönünden tekerrür,şikayetten vazgeçme,çek hesabı açtırmaktan yasaklanmaya ilişkin çek yasasındaki mevcut düzenlemeler de Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine aykırı hale gelmiştir.5252 sayılı yasanın 5/3 maddesiyle cezaların infazına ilişkin 5275 sayılı yasanın geçici 1.maddesinde belirtilen ve adli para cezasının ödenmemesi halinde günlüğü kaç liradan hapse çevireleceğine ilişkin kurallar ise para cezasının ödenmemesi durumunda nasıl davranılacağını gösteren kurallar olup karşılıksız çek keşide edilmesi halinde cezanın miktarının tayini için başvurulabilecek kurallar olmadığı açıkca belli olmaktadır.
    d)Ortada olan boşluğun Anayasa ile değerlendirilmesi bakımından :
    • Anayasının 38.maddesinde ifadesini bulan “Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesinin” doğal sonucu olarak yasama organı suç olarak benimsediği bir eylemin cezasının türünü ve miktarını ilgili maddede belirtmek durumundadır.Zaten bu nedenle ceza kanunlarında her bir suç yönünden ilgili maddede cezanın türü ve sınırları gösterilmiş,genel hükümler içinde yer alıp cezanın sınırlarını gösteren maddelerle yetinmek yolu benimsenmemiştir.Çünkü hangi eylemin kamu düzenini daha çok bozduğu ve bu nedenle daha fazla cezalandırılması gerektiği konusundaki tercih,suç ve ceza siyasetiyle ilgili olup siyası sorumluluğu gerektiren ve yasama organlarının mutlak taktirinde olan bir husustur.Ancak bu durumun belirli bir ceza makası aralığında cezanın bireyselleştirilmesi için mahkemeye tanınan taktir hakkıyla karıştırılmaması gerekmektedir.
    e)3167 sayılı kanunun T.C.K 20.maddesine olan aykırılığı bakımından :

    • Tüzel kişi tarafından işlenmiş suç nedeni ile tüzel kişiliği vekaleten temsile yetkili kişinin cezalandırılabilmesi , objektif (kusursuzluk) sorumluluk ilkesinden kaynaklanmaktadır.Oysa , yeni ceza adalet sistemimizde kusursuz sorumluluk ilkesi kaldırılmış , herkesin kusuru nedeniyle ve kusuru oranında cezalandırılabileceği genel kuralı getirilmiştir.

    Yukarıda açıklamaya çalıştığımız tüm aykırılıklar ve bunların sonuçları sebebi ile 3167 sayılı kanunun ceza içeren maddeleri yürürlükten kalkmış olduğundan Türk Ceza Kanunu madde 2 ‘de belirtilen “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi gereği tayin edilen cezanın bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasının gerekmekte olduğu açıkca görülmeli, kazanılmış olan bu haklardan şu an yararlanamayan kişilerin “mağdur” duruma geldiklerinin anlaşılması ve acilen bir düzenleme yapılması gerekmektedir.

    Saygılarımızla

  3. çekde vade olmalı ama bankanın sana ipotek karşılığı verdi limit doğruldusunda o zaman hem alaçaklı hem vereçekli hemde devlet fatura karşılığı çek verileceği için korunmuş olaçak herkes bankanın sana duyduğu güven kadar ayağını yorganına uzatmış olaçaksın yeni kanunu böyle çıkması sart yoksa esnaf hapislerde çürüyüp giteçek çoçukları perişan olaçak sosyal felaketler olaçak devletimiz bir an önce bu çözümü allah aşkına uygulasın.

  4. Merhaba Arkadaşlar,
    Ekonomik dar boğaza giren bir esnaf çeklerinin yazılacağı zaman hapis yatacağını bildiğinden Son Çırpınışla Para bulma peşine düşmektedir.
    Ve Malesef tamamen daraldığıda kendi çeklerini kırdırdırımakta.
    Kırdırdığı çeklerle diğer çeklerini ödüyor, bir süre bu işi devam ettirerek kurtulma umuduyla borçlarına borç katarak finansçıları besliyor. (Benim Tanıdığım esnafın çoğu bir birlerine karşılıklı çek kesip kredi kulanıyorlar)
    Yeni Çek tasarısında da bu çek kıran finanslar korunmak istensede görceksinizki en çoz yine zarar görecek olacak finans sektörleri olacak göreceksiniz. Çünki Vadeli çek yasalaşırsa insanlara para basma yetkisi vermiş olacaksınız hemde bir banknota istediği miktarı yaza bilme yetkisi.
    Sayın kanun koyucular;
    Vadeli çek işe yarasaydı şimdiye kadar onu keşf edecek aydınlar çıkardı elbet dünyada. 🙂
    Zaten Sanal yaşıyoruz,
    Her yeri sanal parayla dolduracaksınız.
    Dikkat! Diyorum Dikkat! Merkez bankasından daha çok para basılacak . Sonra Pirincin taşını zor ayıklayacaksınız.

    • yanlışa itiraz etmek anayasal bir hakdır.

      —————————
      bir umudumuz sizdeydi sayın Kılıçdaroğlu.
      oysa son dönemde medyadaki demokrasi tartışmaları içinde hep sizi görmüştük,
      size bu tavrınızdan dolayı “gandi kemal” bile dedik
      umutlarımızı karartmayınız
      çek mağdurları ilginizi bekliyor

      insan haklarıyla insandır.

      insan hakları hemen şimdi

      Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ; küresel ve yerel çıkar odaklarının baskısı ile ezilen çek mağdurları yardım istiyor. Çek Mağdurları sizi bekliyor.

      Çek Mağdurları, Burhan İŞCAN ve Av. Rahmi OFLUOĞLU sizi ziyaret ettiklerinde konu ile ilgilenme sözü vermiştiniz.

      Sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.

      —————————————-
      Sayın Adalet Komisyonu üyeleri,

      Çağdaş bir çek yasası gerekmektedir.

      Durumu bilgilerinize sunarız.

      Ahmet İyimaya Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Ankara
      Hakkı Köylü Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kastamonu
      Mehmet Emin Ekmen Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Batman
      İlknur İnceöz Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Aksaray
      Ahmet Aydın , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Adıyaman
      Zekeriya Aslan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
      Yılmaz Tunç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bartın
      Mehmet Tunçak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
      Mehmet Salih Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
      Celal Erbay , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
      Veysi Kaynak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
      Ali Öztürk , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      İhsan Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
      Mustafa Hamarat , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
      Yahya Akman , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Şanlıurfa
      Halil Ünlütepe , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Afyonkarahisar
      Turgut Dibek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kırklareli
      Ali Rıza Öztürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
      Rahmi Güner , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Ordu
      Ali İhsan Köktürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Zonguldak
      Hamit Geylani , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Hakkari
      Osman Ertuğrul , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Aksaray
      Metin Çobanoğlu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kırşehir
      Rıdvan Yalçın , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Ordu

      ———————————————–
      Sayın Anayasa Komisyonu üyeleri, sizlerden çağdaş bir çek yasası için çalışmalarınıza devam etmenizi rica ediyoruz.,

      Burhan Kuzu Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Güldal Akşit Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Ayşe Nur Bahçekapılı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Ayhan Sefer Üstün Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
      Mehmet Daniş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çanakkale
      Mahmut Durdu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
      Hacı Hasan Sönmez , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Giresun
      Haydar Kemal Kurt , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Isparta
      Mevlüt Akgün , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Karaman
      Hasan Kara , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kilis
      Hüsnü Tuna , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      İsmail Bilen , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Manisa
      Enver Yılmaz , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
      Suat Kılıç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
      Mustafa Çetin , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Uşak
      Atila Emek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
      Mehmet Ali Özpolat , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
      Atilla Kart , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Konya
      Şahin Mengü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Manisa
      İsa Gök , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
      Aysel Tuğluk , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
      Süleyman Nevzat Korkmaz , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Isparta
      Faruk Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Konya
      Behiç Çelik , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Mersin

      ————————————————

      Sayın İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeleri,

      çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Çek yasasına katkılarınızı bekliyoruz.

      Mehmet Zafer Üskül Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Mersin
      Halide İncekara Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Mehmet Ekici Başkanvekili , Milliyetci Hareket Partisi, Yozgat
      Abdurrahman Kurt Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
      Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
      Ahmet Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
      Kazim Ataoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bingöl
      Mehmet Ocakden , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
      Murat Yıldırım , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çorum
      Mithat Ekici , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
      Mustafa Ataş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
      Erdal Kalkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
      Fatih Arıkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
      Ahmet Gökhan Sarıçam , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kırklareli
      Kerim Özkul , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      Cemal Yılmaz Demir , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
      Ali Rıza Ertemür , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Denizli
      Çetin Soysal , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
      Ahmet Ersin , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
      Malik Ecder Özdemir , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Sivas
      Akın Birdal , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
      Şenol Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, İzmir
      Gürcan Dağdaş , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kars

      ————————————————-

      Sayın Sanayi ve Ticaret komisyonu üyeleri,

      Türk Ticaret hayatı çek yasası aksaması nedeniyle darbe almaktadır. Bir hukuk depremi yaşanmaktadır.

      Soner Aksoy Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kütahya
      Hasan Angı Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
      Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
      Osman Coşkun Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Yozgat
      Ahmet Edip Uğur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Balıkesir
      Kutbettin Arzu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
      Metin Kaşıkoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
      İbrahim Halil Mazıcıoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
      İsmail Katmerci , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
      Eyüp Ayar , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kocaeli
      Bayram Ali Bayramoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Rize
      Hasan Ali Çelik , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
      Afif Demirkıran , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Siirt
      Mustafa Cumur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Trabzon
      Kayhan Türkmenoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Van
      Fazlı Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Zonguldak
      Tacidar Seyhan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Adana
      Hüsnü Çöllü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
      Ergün Aydoğan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir
      Mehmet Ali Susam , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
      Mehmet Şevki Kulkuloğlu , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kayseri
      Mehmet Nezir Karabaş , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Bitlis
      Yılmaz Tankut , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Adana
      Cemaleddin Uslu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Edirne
      Alim Işık , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kütahya

      ********

      Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için açık mektup kampanyamıza destek veriniz. Çek yasası nedeniyle yaşanan insan hakları ihlallerinin durdurulmasını talep ediyoruz.

      ****

      Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı !
      Yaşasın tam bağımsız Türkiye !
      Yaşasın demokrasinin bekçisi, bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !

      insan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !

      ***

      Bu bir “sivil direniş” dir. TC Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden doğan haklarımızın, örgütlü olarak kullanılmasından ibaretdir.
      Bu bir “yurttaş hareketi” dir. Benzerleri Türk tarihinde yaşanmıştır : Tramvaycılar grevi, İpek işcileri grevi, Paşabahçe grevi, Askeri mahkemelere direnen anneler, Bergama köylüleri direnişi

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s