Meclisimizin Haziran-2009 ‘da görüşeceği tasarılar.


Özel sektör ile ekonomi yönetiminin ısrarla bir an önce çıkarılmasını istediği Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu tasarıları başka bahara kaldı. Hükümet, 1 Temmuz itibariyle tatile girmesine karar verdiği Meclis’te, bu süreye kadar görüşülecek yasa tasarılarını belirlerken, listeye bu iki kritik tasarıyı koymadı. Böylece ekonomik hayatta büyük reform getireceği değerlendirmeleri yapılan ve özellikle kriz ortamında iş dünyası için büyük önem taşıyan Ticaret ve Borçlar Kanunu bu yasama yılında da çıkarılamamış olacak.

İşte o tasarılar

Meclis tatile girmeden görüşülmesine karar verilen ekonomi ağırlıklı tasarılar şunlardan oluşuyor: Kredi Garanti Fonu tasarısı, Gümrük Kanunu tasarısı, İhracatçı Birlikleri tasarısı, Kat Malikleri Kanunu tasarısı, Bütçe yasalarında değişiklik yapan Torba Yasa tasarısı, Gelir Kanunu’nda değişiklik yapan Torba Yasa tasarısı, Çek Kanunu tasarısı, Borçlar Kanunu’nun yürürlüğüne ilişkin düzenleme yapan tasarı.

AB uyum çalışmaları çerçevesinde de büyük önem taşıyan sözkonusu yasaların bir an önce çıkarılmasını isteyen TÜSİAD ve Uluslararası Yatırımcılar Derneği’ne (YASED) destek olacak açıklama, önceki gün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’ndan gelmişti.

Davutoğlu, bazı medya yöneticileriyle yaptığı toplantıda “ilk hedefinin Ticaret ve Borçlar Kanunu’nun Meclis kapanmadan yasalaşması” olduğunu söyleyerek, söz konusu iki kanunun Meclis tatil olmadan çıkarılması için kamuoyu desteği istemişti. Ancak Davutoğlu’nun bu açıklamaları yaptığı sırada hükümet Meclis gündemini çoktan belirlemişti. Belirlenen gündem ise Davutoğlu’nu hayal kırıklığına uğratacak şekilde bu iki yasaya yer vermedi.

Zafer ÇAĞLAYAN

Zafer ÇAĞLAYAN

Reform niteliği taşıyor

Geçtiğimiz hafta Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ı ziyaret eden TÜSİAD heyeti, görüşmede bu konuyu gündeme getirmiş ve Babacan’dan talepleriyle ilgili olumlu izlenim edinmişti.

Ancak TÜSİAD’ın bu görüşmeyi yaptığı sırada Meclis’te 1 Temmuz öncesi görüşülecek yasaların listesi çoktan yapıldığı ve aralarına Ticaret Kanunu ile Borçlar Kanunu’nun yer almadığı ortaya çıktı. Ekonomik hayat açısından reform niteliğinde sayılan söz konusu kanunların yasalaşmasıyla, yabancıların çifte vergilendirmeden kurtulması sağlanırken, yabancı yatırımcıların önü açılacak.

Holdinglere yasal statü gelecek, finansal raporlama sistemi değişecek, şirket kurmak kolaylaşacak, haksız rekabetle mücadele uluslararası platforma taşınacak.

memurlar.net ‘den alıntıdır.

Önerdiğim yazılar

Reklamlar

One response to “Meclisimizin Haziran-2009 ‘da görüşeceği tasarılar.

  1. KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE DENGİR MİR MEHMET FIRAT TARTIŞMASININ ÖZETİ VE SONUÇLARI
    Cumartesi, 27 Eylül 2008 00:00
    1. Hayali İhracat tartışması:

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiası: “Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ortağı olduğu MENAS Şirketi hayali ihracat yaptı mı, yapmadı mı?”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve belgeleri: Kemal Kılıçdaroğlu, 1994 yılında MENAS’ın Mersin ve İskenderun Gümrüğünden İngiltere ve Hollanda’ya yaptığı ihracatın, hayali olduğunu mahkeme kararları ile kamuoyuna açıkladı.

    MENAS’ın 1994 yılında İngiltere ve Hollanda’ya yaptığı ihracatın hayali ihracat olduğu, Hazine Kontrolörü Orhan Tur’un 24.10.2000 tarih ve 144/9 sayılı Raporu ile ortaya çıkmıştır.

    2000 tarihli bu rapor üzerine MENAS’ın İngiltere ve Hollanda’ya yaptığı ihracat karşılığında Merkez Bankasından aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) primi, hayali ihracat yapıldığı gerekçesi ile Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Merkez Bankası tarafından geri alınmıştır.

    Bu aşamadan sonra MENAS, hayali ihracat yaptığı gerekçesi ile kendisinden geri alınan DFİF primini tekrar alabilmek için yargıya başvurmuştur.

    Bu konuda Mersin İdare Mahkemesi 16.8.2004 tarihli kararında;
    “Davacı firmanın 1994 yılı gümrük beyannamelerine konu ihracata ödenen parasal ihracat teşviklerine dair DFİF primini gerçekte ihracat işlemleri yapmadan para transferleri suretiyle haksız olarak elde ettiği sabit olduğundan mevzuata uygun olarak teşvikin geri istenilmesi yolunda tesis olunan dava konusu işlemde ve davacıya haksız olarak elde edilen teşvike dair cezai mahiyette uygulanan faizde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denilerek MENAS’ın hayali ihracat yaparak Devletten para aldığını karara bağlamıştır.

    MENAS, Mersin İdare Mahkemesinin bu kararını, “…(MENAS) davalı idarenin eksik ve yanlış soruşturmasının birleşmesi sonucu deyim yerinde ise hayali ihracat yapan, kamudan ayrıca yararlar sağlamış bir ticari kişilik haline gelmiştir.” ifadelerinin de yer aldığı temyiz dilekçesi ile Danıştay’a başvurmuştur.

    Bu itiraza karşın, Danıştay 10. Dairesi, Mersin İdare Mahkemesinin kararını 31.3.2006 tarihinde oybirliği ile onamış, böylece MENAS’ın hayali ihracat yaptığı kesinleşmiştir.

    Daha da önemlisi, yargı kararı ile kesinleşen hayali ihracat olayının gerçekleştiği 1994 yılında Dengir Mir Mehmet Fırat, MENAS A.Ş.’nin Yönetim Kurulu 2. başkanıdır. Yani bırakın ortağı olmayı, şirketin 2. numaralı yöneticisidir.

    Dengir Mir Mehmet Fırat’ın savunması: Dengir Mir Mehmet Fırat ise hiç ilgisi olmadığı halde, MENAS Şirketinin Ukrayna’ya 2003 yılında gerçekleştirdiği ihracatın yargı sürecini anlatmıştır. Ukrayna Makamları, Türk Gümrük İdaresine gönderdiği 9.2.2005 tarihli yazıda, MENAS A.Ş’nin 2003 yılında Ukrayna’ya ihraç ettiği portakal, mandalina ve greyfurtlara ilişkin olarak, “İthal edilen eşyanın kıymetini kıyaslayınca, beyan edilen gümrük kıymeti düşük bulunmuştur. Bu yüzden Ukrayna Gümrük İdaresinin gerçek gümrük kıymetiyle ilgili ciddi şüpheleri bulunmaktadır.” şeklinde değerlendirmede bulunmuş ve olayın Türkiye ayağının araştırılmasını talep etmiştir.

    Sayın Fırat’ın CHP milletvekili aday adayı olarak suçladığı Gümrük Kontrolörü Bayram Çolak da, Gümrükler Genel Müdürlüğünün görevlendirme yazısı üzerine MENAS hakkında soruşturma raporu hazırlamıştır. Ukrayna ihracatına ilişkin soruşturma yargıya intikal etmiş ve MENAS şirketi lehine sonuçlanmıştır.

    Yani, Dengir Mir Mehmet Fırat milyonlarca yurttaşımızın gözünün içine baka baka farklı mahkeme kararlarını aynı olaya ilişkinmiş gibi sunmuştur.

    Sonuç: Kemal Kılıçdaroğlu, Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, MENAS Yönetim Kurulu 2. Başkanlığını yürüttüğü dönemde hayali ihracat yaptığını 31.3.2006 tarihli kesinleşmiş Danıştay kararı ile ortaya koymuş, Dengir Mir Mehmet Fırat ise, 2003 yılında Ukrayna’ya gerçekleştirilen ihracat için Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin kararını açıklayarak 1994 yılındaki hayali ihracattan aklandığı izlenimi vermiştir.

    2. Müfteri siyasetçi tartışması

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiası: “Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat, sizin iftira attığınızı Sayın Başbakanın, yani Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile kanıtlarsam, ne yapacaksınız?”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve belgeleri:

    1.Dengir Mir Mehmet Fırat’ın, 4 Mart 2007 tarihli Başbakanlık Teftiş Kuruluna hitaben yazdığı ve “mesleğe giriş tarihindeki servet beyanı ile bugünkü servet beyanı karşılaştırıldığında, izah edilemeyecek haksız bir varlığa sahip olduğu ve varlığın eşi, çocukları ve kardeşleri üzerine de geçirildiği görülecektir” şeklinde ifadenin yer aldığı Gümrük Başkontrolörü Bayram Çolak’ı ihbar dilekçesini,
    2.İhbar dilekçesinin işleme konulmasını içeren, 5 Nisan 2007 tarihli Başbakan Recep Tayip Erdoğan imzalı onay yazısını,
    3.Başbakanlık Teftiş Kurulunun, adı geçen kontrolörün kendisi ve ailesinin haksız mal edinmediği sonucuna ulaşıldığını belirten, Sayın Başbakanın 18 Aralık 2007 tarihli onay belgesini,
    4.Başkontrolör Bayram Çolak hakkında, Dengir Mir Mehmet Fırat’ın ortağı olduğu MENAS A.Ş. ile ilgili soruşturmada, görevini kötüye kullanma suçunu işlediği hakkında Ankara Asliye Ceza Mahkemesine açılan davada, Bayram Çolak’ın beraatine ilişkin verilen kararın belgesini,
    açıkladı.

    Dengir Mir Mehmet Fırat’ın savunması: Kontrolöre iftira attığını kabul etmiş, ancak iftirayı Anayasadaki şikâyet hakkı ile açıklamaya çalışmıştır. Kontrolörün ailesinin kendisine açtığı davada aklandığını açıklamıştır.

    Sonuç: Dengir Mir Mehmet Fırat’ın iftirada bulunduğu, altında Başbakanın imzası olan belgelerle kanıtlanmıştır. Aslında sorun şu… İktidardaki bir partinin Genel Başkan Yardımcısı, nasıl olur da görevini yapan bir kamu görevlisine savaş açar?

    3. Uyuşturucu Kaçakçılığı tartışması

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiası: “Mehmet Mir Dengir Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS A.Ş’nin ürünlerini yurtdışına götüren TIR’da 89 kilo eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı?”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve belgeleri: Dengir Mir Mehmet Fırat eroin işinin ortaya çıktığı 27 Şubat 2008 tarihinde MENAS A.Ş.’nin ortağı olmadığını iddia etmiştir. Ancak Dengir Mir Mehmet Fırat’ın şirket ortaklığından ayrılmasına ilişkin karar Ticaret Sicili Gazetesinde 4 Haziran 2008 tarihinde ilan edilmiştir.

    Sayın Fırat yaptığı açıklamada 1 Eylül 2007 tarihi itibariyle şirketteki hissesini devrettiğini açıklamıştır. Sayın Fırat’ın hisse devri dilekçesinin tarihi 1 Eylül 2007’dir. MENAS Yönetim Kurulunun bu devirle ilgili kararı da aynı tarihlidir. Ancak 1.9.2007 tarihli olduğu söylenen Yönetim Kurulu kararının her nedense 8 aydan fazla bir süre beklediği görülmektedir. Ta ki, 9 Mayıs 2008 tarihinde Vatan Gazetesi muhabirinin Dengir Mir Mehmet Fırat’ı arayarak, MENAS ürünlerini taşıyan TIR’da 89 kilo eroin yakalandığını bildirmesine kadar… Bu telefondan hemen sonra MENAS Yönetim Kurulu 1 Eylül 2007’de aldığı kararı notere 9 Mayıs 2008 tarihinde onaylatmıştır. Temel soru şudur; bir hisse devri kararı niçin 8 aydan fazla bir süre onaylatılmadan bekletilir?

    Sayın Fırat, hisse devirlerinin bedelini aldığını banka dekontlarını göstererek hisse devir satışını kanıtlamaya çalışmıştır. Banka dekontlarının hiç birisinde “hisse devri bedeli karşılığında” ifadesi yer almamaktadır.

    Daha da ilginç olanı, hisse devri bedeli olarak söylenen 300 bin dolardan 200 bin dolarının, “hisselerini sattım” dediği tarihten önce olmasıdır. Yani 15 gün önce parayı almış, satış dilekçesini şirkete 15 gün sonra vermiş görünmektedir. Ve bu parayı hangi gerekçe ile aldığı da dekontlarda belli değildir.

    Özetle hisse devrinin yapıldığı iddia edilen 1 Eylül 2007 tarihi inandırıcı bir tarih değildir.

    Dengir Mir Mehmet Fırat’ın savunması: Edirne’de görülen uyuşturucu davasında sanık olmadıklarını belirtmiştir.

    Sonuç: Dengir Mir Mehmet Fırat hisse devrinin 8 ayı aşkın bir süre MENAS tarafından niçin bekletildiğini açıklayamamıştır.

    Kırmızı hat tartışması

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiası: “Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP’nin 2. adamı konumunu kullanarak MENAS A.Ş.’yi Kırmızı Hattan çıkarmaya çalışmıştır.”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ve belgeleri: Kemal Kılıçdaroğlu, altında Dengir Mir Mehmet Fırat’ın adı bulunan ve MENAS’ın kırmızı hattan çıkarılmasının talep edildiği, 2 Ağustos 2007 tarihli belgeyi kamuoyuna sundu. Bu belgede MENAS’ın mallarını taşıyan araçların gümrükten aranmadan geçmesini sağlamak amacıyla Gümrükler Genel Müdürlüğünden talepte bulunulmuştur. İfade ayne şöyledir. “… İdarenizden sadır her türlü engelleyici idari işlemin durdurularak tarafıma bilgi verilmesini rica eder, saygılar sunarım” Bu yazının altında MENAS Yönetim Kurulu Başkanının adı, MENAS Şirketinin ünvanı yanında ayrıca Dengir Mir Mehmet Fırat’ın adı da büyük harflerle yer almaktadır. Kendisi MENAS’ın yönetiminde değildir. O halde niçin böyle bir belgenin altına AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat’ın adı yazılıdır. Bunun temel amacı siyasi nüfuz kullanarak bürokrasiye baskı yapmaktır.

    Dengir Mir Mehmet Fırat’ın savunması: Hiçbir açıklamada bulunmamıştır.

    Çifte fatura tartışması

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiaları: “MENAS A.Ş. çifte fatura düzenlemiştir.”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları: Dengir Mir Mehmet Fırat, MENAS A.Ş.’nin çifte fatura düzenlediğini kendi ağzı ile itiraf etmiştir, bu itiraf olayı Maliye Bakanlığı tarafından incelenmelidir.

    Dengir Mir Mehmet Fırat’ın savunması: Hiçbir açıklamada bulunmamıştır.

    DENGİR MİR MEHMET FIRAT ARTIK O KOLTUKTA OTURAMAZ…

    Dengir Mir Mehmet Fırat’ın 23.9.2008 tarihinde düzenlediği basın toplantısında Türk Halkına verdiği sözler Anadolu Ajansına aynen şöyle yansıdı: “İspata da lüzum yok, ama şüphe uyandıracak bir delil sunarsan, namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum ki milletvekilliğinden istifa edeceğim ve siyasetin adını ağzıma almayacağım. Bu kadar açık ve kesin bir talebi tahmin ediyorum ki bir siyasetçiden duymak pek kolay olmasa gerek.”

    Sayın Fırat haklıdır. Bu kadar açık ve kesin bir talebi bir siyasetçiden duymak pek kolay değildir.

    Şimdi, Dengir Mir Mehmet Fırat’ın;

    Bırakın şüphe uyandıracak delil, MENAS A.Ş.’nin hayali ihracat yaptığına ilişkin kesinleşmiş Danıştay kararı olduğunu,

    Siyasi nüfuzunu MENAS A.Ş.’nin Kırmızı Hattan çıkarılması için kullandığını,

    Bir ihbar dilekçesi ile kamu görevlisine iftira attığını kanıtlayan Başbakan onayı ve mahkeme kararının bulunduğunu,

    Ortağı olduğu şirketin mallarını taşıyan TIR’da eroin yakalandığını, belgelerle ortaya konulmuştur.

    Sayın Dengir Mir Mehmet Fırat’ın yapması gereken, milletvekilliğinden istifa etmeyi düşünürken, öncelikle Türk halkından özür dilemek olmalıdır…

    Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.

    CHP GRUP BAŞKANLIĞI

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s