Teröristi affeden devlet Çek Mağdurlarını hapislerde süründürüyor!


Teröristi affeden devlet Çek Mağdurlarını hapislerde süründürüyor!
Ekonomik krizle birlikte karşılıksız çıkan çeklerin sayısı artarken, hükümette af hazırlığı başladı. Adalet Bakanlığı’nda yapılan çalışma kapsamında, karşılıksız çek verdiği için cezaevine girenleri affedecek, mevcut davaların da düşmesini sağlayacak bir düzenlemenin Meclis gündeminde bekleyen çek yasa tasarısına eklenmesi planlanıyor. Uzun süredir üzerinde çalışılan çek yasa tasarısı, geçtiğimiz günlerde Meclis’e sevk edildi.

MAHKUMLAR ÇIKAR

Önümüzdeki hafta da Adalet Komisyonu gündemine gelmesi beklenen tasarı kapsamında karşılıksız çek gibi suçlar da uygulanan 5 yıl kadar hapis cezası kaldırılıp, bunun yerine para cezası verilmesi sistemi benimsendi. Ancak tasarıya eklenen geçici bir madde ile yasa çıktığında yürürlüğe giren yeni hükümlerin geriye yürümesinin önü kapatılmıştı. Böylece karşılıksız çek vermekten cezaevine giren ya da davası devam edenlerin affedilmesi mümkün olmayacaktı. Tasarının Meclis’e sevk edilmesiyle birlikte gelen tepkiler hükümeti harekete geçirdi. Adalet Bakanlığı ile Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya gelen talepleri değerlendirmeye alıp çalışma başlattı. Böylece affın önü de açılmış oldu.
Turuncutime sitesinden yazının orijinalini okumak için bu linke tıklayabilirsiniz.

Basına karşı tavrımı sürdüreceğim.  Gereksiz ve bilgisizce  attıkları manşetler tarafların duygularıyla oynuyor. Üstelik cezacı görüşleri alevlendiriyor.
İzleyicilerim fikirlerimi bilmektedir. En baştan beri aynı şeyleri söylüyorum. Pek çok kişi “hapis cezası kalkıyor ” diyerek karşılıksız çek mağdurlarının duyguları ile oynadı.

  • Yeni Çek Yasası tasarısında değişen bir şey yoktur. 2003 yılından beri çek yasası kapsamında hapis cezası verilmemektedir.  Sanıklara ödeyemeyecekleri belli olan bir para cezası verilmekte ve bu ceza ödenmediği için hapis cezası verilmektedir.
  • Borcunu ödeyemediği için kişilere dolaylı yada dolaysız hapis cezası verilmesi adaletsizliktir. Hapis cezaları ile ticarete sekte vurulmaktadır.
  • Türk ticaret hayatında, çek vadeli olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla bir kredi aracı olarak yorumlanmaktadır. Her kredi aracı gibi bununda bankalar tarafından teminat altına alınmış olması gerekmektedir. Bankaların işlem hacimini arttıracak olmasına rağmen yetkililer işin kolayına kaçarak ilgili düzenlemeleri yapmamaktadır.
  • Hükümet, çek vadelidir kanunu çıkartmıştır. Dolayısıyla “çek vadeden ve nedenden bağımsızdır ” temek kuralı geçersizdir.
  • TCK ile uyum yapılmadığı için yeni çek yasası çıkana kadar tüm karşılıksız çek dosyaları düşmüştür. Bu bir kanuni gerektir. Pek çok mahkeme bu yönde karar vermektedir.
  • Çek’in tüm tarafları “alacaklı, borçlu ve banka”  görüşü alınarak yeni yasa çıkartılmalıdır. Ticarete yararı olmayacak, yeni çek yasası baştan yanlıştır. Bu haliyle çıkarsa, yakın zamanda yeni yasa zorunlu hale gelecektir.
  • Karşılıksız çek ‘e ağır cezalar vermek piyasayı rahatlatmamış aksine çıkmaza sokmuştur.

Zaman geçmektedir.  Hukuk’a uygun tepkilerinizi göstermek, demokratik hakkınızdır.  Özgür blogger’lar  doğruları savunmaya devam etmektedir.  Bizi destekleyiniz.

  • Çek kanunu yoktur
  • Çek kanunu adalet komisyonundan geçti
  • Yeni çek kanunu, yeni sorunlar
  • Reklamlar

    7 responses to “Teröristi affeden devlet Çek Mağdurlarını hapislerde süründürüyor!

    1. öncelikle bu siteyi açan ve çek magdurları için yardımcı olan tüm arkadaşlara teşşekkür ediyorum.bende esnaftım 14 yıl çeklerimi ödedim diğer magdur arkadaşar gibi bende alacaklarımı gününde tahsil edmediğim için iş yerim battı ailem dağıldı icra üstüne icra birde bu yetmezmi gibi çek suçundan yargılanmaya başladım. ey hükümet ey değerli miletvekilleri ben bu vatan için güneydoğuda askerlik yaptım ve yaralandım teröriste karşı mermi attım gece dağlarda yattım aç kaldım susuz kaldım şimdi bana açıklayın bakalım teröriste af var vatanı için çarpışmış yaralanmış ve vatanı için çalışan vergisini ödeyen esnaf olan işletmeci olan kişi dolandırıcı vatan haini bu devlete mermi sıkan terösite af böyle devlette olmasın böyle vekilde olmasın ozaman yapacağınız tek şey af yasasını çıkartmak çek magdurlarının en önemlisi evde babasını annesini bekleyen ailelerin göz yaşlarının dinmesi bir kerede miletinizi dinleyin bir kezde devlet baba olun ekonomik kriz içindeki küçük esnafı koruyun biz sizden borcumuzu ödemiyecez demiyoruz üstünede yatmak istemiyoruz ama bize şans verin bizde ödüyelim çalışamıyoruzki zaten icralıkız artı aranmammız var nasıl çalışacaz içeri girince sanki borç ödenecekmi ozaman adli para cezası veriyorsanız madem vereceksiniz 5 yıl taksit yapın bize imkan sağlayın onudamı yapamıyorsunuz veya deyinki kardeşim ya parayı öde yada yat ama yatarsan borcun bitcek bizde girelim yatalım ama çıkınca borcumuzun bittiğinide bilelimki en azından borç için yattık çıktık diyelim böyle saçma kanun görmedim hem hapis yat hem borcun dursun gene ödemek için uğraş çıkartın artık bu yasayıda bizde rahat rahat gezelim çalışalım borcumuzu ödemeye çalışalım allah tüm çek magdurlarına kolaylık versin işallah bu sefer milletvekillerii bizi dinleyecek….adli para cezasının ve hapis cezasının kaldırılmasını istiyoruz ltf bir kezde bize şans verin..

    2. insallah bı genel af cıkarda calısır borcumuzu oderız. işlerım bozuldugu ıcın ceklerımı odeyemedım ama bana gıt ıcerde yat kurtul dıyorlar. nasıl bır adalet bu ya nerde yasıyoruz bız.elım ayagım saglam yatmak cozum deıl calısayım odeyeyım zaman verın dıyorum yok dınleyen bıle yok ne savcısı ne hakımı .gıt yat dıyor.ben bole adaletın bu sekılde yasamın bu yonetımın ne dıyeyımkı.allah yardımcımız olsun.allah herkeze akıl fıkır versın

    3. ZAFER. TAM ANLAMIYLA ZAFER.
      ”Zira, ileri tarihli çek uygulaması çekin işlerliği ve güvenirliğini ortadan kaldıran bir uygulamadır. Türkiye;de yanlış yerleşmiş bir teamüldür. Vadeli ödeme seçeneğini kabul eden kişilerin başvuracağı ödeme aracı çek olmamalı; bono ile bu amaç sağlanmalıdır. Çekin para gibi seri ve güvenli bir ödeme aracı haline getirilmesi, ancak buna her ne koşulda olursa olsun olanak sağlamak yerine kural olarak ileri düzenleme tarihli çekin düzenlenmesinin yasaklanması ve bu kanunun korumasından yararlanılamaması ile mümkündür. Piyasalarda en çok mağduriyete yol açan da ileri tarihli çeklere cevaz verilmesidir.”

      -”YANLIŞI, YANLIŞLA DÜZELTMEK OLANAKLI DEĞİLDİR”-
      ”Oysa ’31 Aralık 2009 tarihinden sonra üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilen çeklerin bankaya ibrazı halinde bunların çek hukukundan kaynaklanan bir hak bahşetmeyeceği ve bu tür çeklerin düzenleme tarihinin gerçeği yansıtmadığının üzerine işaretleneceği, çek vasfını yitireceği; düzenlemesi getirilerek bunların tedavülünün önlenmesi sağlanmalıdır. Böylece ileri tarihli çekler kabul görmeyecek ve zamanla bu sorun ortadan kalkacaktır. İleri tarihli çek alanlarsa bu müeyyideyi bilerek zamanı gelmeden ibrazı yoluna gitmeyecek, düzenleme tarihine göre ibraz süresi içinde ibraz ederek yasanın getirdiği olanaklardan yararlanacaktır. Bu yaklaşım benimsenmezse, çek, gerçek anlamını yitiren ve çek garantilerini taşıyan bono vasıflı bir belgeye dönüşen, hukuki dolanma yollarının açık hale getirildiği kambiyo hukukunun mantık ve amacıyla da çelişen kendine özgü bir belge niteliğine bürünür. Durum bu olunca, hukuken düzenlenen gerçek anlamdaki çekle ilgili düzenlemelerin bir caydırıcılığı ve garantörlüğü kalmaz. Unutulmamalıdır ki yanlışı yanlışla düzeltmek hiçbir koşulda olanaklı değildir. Tasarı bu haliyle 31 Aralık 2009 tarihinden sonra ileri tarihli çeklerin tedavülde olmasına ve Çek Kanunu korumasından yararlanmasına olanak sağlayacaktır, ki bu kabul edilemez.” ( YARGITAY ÖNGÖRÜŞÜ)
      TAM BEKLEDİĞİM GİBİ . ÇEKİ TUZAK OLMAKTAN ÇIKARAN YARGI ANA FİKRİ. ÇEK GİBİ TUZAKLARI VİZYONDA TUTMAK İSTEYENLERE YARGININ CEVABI(biraz geç oldu ama, buna da şükür)
      , ”Bir ticari ilişkiden kaynaklı borcun yerine getirilmemesi ve suç olarak tanımlanması mümkün görülmemektedir’ BU ÖNEMLİ BİR GÖRÜŞTÜR. BENCE YARGITAYIN SON KARARIDIR. BU KARAR DOSYALARA DA YANSIYACAK VE YARGITAY KARARI İLE YARINDAN İTİBAREN İNFAZLARDA HAPİSLİKLER KALDIRILACAKTIR. BÜTÜN ÇEK MAĞDURLARI GEÇMİŞ OLSUN
      SAYIN WORDPRESS AİLESİ SAYIN ADMİN SAĞOLUN, KUTLARIM. MİNNET DUYGULARIMI ANLATMAKTA ZORLANIYORUM. HAKKINIZI HELAL EDİN. BAŞKA MAĞDURİYETLERDE DE YARDIMLAŞMAK BEKLENTİSİ İLE SAĞ OLUN
      BURHAN İŞCAN(0 537 3704830

    4. allahın adaleti en büyük adalettir hiç merak etmeyin ama mücadeleyi elden bırakmayalım azim her zaman kazanacaktır bizler topluma yararlı insanlarız fakat malesef bugünkü yönetim zihniyeti teröristi dışarı tüccarı içeri atıyor allah kerim

      • 22 Eylül 2008 Tarihinde Yaptığı, Deniz Feneri Derneği Yöneticilerinden Mehmet Gürhan’ın “Biat Belgesi” Konulu Basın Toplantısı Metni
        Pazartesi, 22 Eylül 2008 00:00
        Değerli Basın Mensupları

        Sayın Başbakan, 14.Eylül.2008 tarihinde AKP Şişli İlçe Kongresinde konuşurken, (3 Y’den) yine söz etti. Yani AKP’nin yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele söylemini yineledi…

        Hemen şunu açık yüreklilikle ifade edeyim ki, Sayın Başbakanın bu söylemine artık pek çok yurttaşımız itibar etmiyor… Zaten söylerken de Başbakan artık inandırıcılığını yitirmiş durumda…

        Yolsuzlukla mücadele edeyim derken, AKP ve Sayın Başbakan bugün yolsuzluk yapanların en büyük hamisi durumuna gelmiş durumda…

        Örnek mi istersiniz, Almanya tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık davasının Türkiye’deki faili olarak mahkeme kararına geçen kişi, bugün RTÜK’ün başında ve Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın koruması altında… Sayın Başbakan’a sormak isterim… “Almanya’daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden birisi olarak, adı defalarca geçen bir kişiyi, RTÜK Başkanı olarak görmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Bu anlayışınızı yolsuzlukla mücadele söyleminin neresine oturtuyorsunuz? Sayın Zahid Akman’ı, Kanal 7’yi birlikte kurduğunuz için mi koruyorsunuz? Bu bağlamda bir korumanın suçu paylaşmak anlamına geldiğini çevrenizdeki kişiler acaba size söylemediler mi? Bu davranışınızı hangi “şeref ve haysiyet” anlayışınıza oturtuyorsunuz?”

        Değerli Basın Mensupları,

        Yolsuzluklarla mücadele edeceğini söyleyen Sayın Başbakan’a yine sormak isteriz. “Almanya’daki Deniz Feneri olayında olduğu gibi, Kanal 7’nin yurt dışı hesaplarını resmi defterlerine kaydetmediği Devletin raporları ile saptanmasına karşın, bu raporları sümenaltı edip, savcılığa göndermeyen SPK Başkanı Turan Erol’u hangi şeref ve haysiyet anlayışı ile yerinde tutuyorsunuz? Şayet yolsuzluklarla mücadele programınız bu anlayış ile hazırlanmışsa, onun adı ‘yolsuzlukla mücadele’ değil, ‘yolsuzluklara yataklık yapma’dır. Almanya’daki dolandırıcılık olayının Türkiye başaktörü Zekeriya Karaman’ın akrabanız olması, size böyle bir korumacılık yetkisi vermez, vermemelidir.”

        Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı, vergi kaçakçılarının, hayali ihracatçıların, kara paracıların hamisi olamaz…

        Türkiye Cumhuriyeti kara para kuryecilerinin ve kara paranın cenneti olamaz…

        Değerli Basın Mensupları,

        Gerçekten de merak ediyorum. Sayın Recep Tayip Erdoğan örneğin Almanya’ya gittiğinde Alman politikacıların yüzüne nasıl bakacak? Alman politikacılar kendisini, “Deniz Feneri dolandırıcılığına adı karışan asıl faillerin Türkiye’deki koruyucusu olarak görmeyecekler mi? Zahit Akman’ı hangi ahlaki gerekçeyle yerinde tutuyorsunuz diye sormayacaklar mı? Kanal 7 dosyasını uzmanların isteğine rağmen savcılığa göndermeyen SPK Başkanı Turan Erol’u hangi ahlaki gerekçeyle yerinde tutuyorsunuz demeyecekler mi?”

        Değerli Basın Mensupları,

        Şimdi sizlere Almanya tarihinin en büyük dolandırıcılık davasından en yüksek cezayı alan Mehmet Gürhan’ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye’deki asıl fail olarak tanımlanan Zekeriya Karaman’a “biat belgesi”ni açıklayacağım… Belge 21 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul 10. Noterliğinde düzenlenmiştir.

        Bu bir “GENEL VEKALETNAME”dir. Bu vekaletnameye göre Mehmet Gürhan, Zekeriya Karaman’a diyor ki, “Türkiye hududlari dahilindeki ortagi olduğum sirketlerdeki hisselerimi devretmeye, Türkiye hududlari dahilindeki sirketlere ortak olmaya, hisse satinalmaya, ortaklikla ilgili haklarimi takip etmege benim adima evraklari imzalamaya, kamu kurum ve kuruluşlari ile, özel ve tüzel sirketleredeki islerimi takip etmeye T.C. vatandasi Kadir oglu 03.01.. 1952 dogumlu Zekeriya KARAMAN’I vekil tayin ettim”

        Alman yargıç ne demişti… “Asıl failler Türkiye’de” Yine demişti ki, “Biz Mehmet Gürhan’ın pişmanlığını samimi görmüyoruz. Mehmet Gürhan, asıl failleri korumak için suçu üstüne aldı.”

        Bu vekaletname Mehmet Gürhan’ın aslında bir piyon olduğunu, tüm yetkilerin ve sorumluluğun Zekeriya Karaman’da olduğunu açıkça gösteriyor…

        Bu vekaletnamenin Türkçe klavyesi olmayan bir daktilodan çıktığına da değerli basın mensuplarının dikkatini çekmek isterim…

        Şimdi Sayın Başbakana önerim… Sayın Başbakan bu vekaletnameyi önünüze alınız ve vicdanınızın da sesini dinleyerek bir düşününüz… Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını kimler yiyiyor? Kimler İslamiyet’in o güzel yardımlaşma duygularını özel çıkarları için kullanıyor? Ve siz Türkiye’deki asıl faillerin arkasında, onların destekçisi olarak görünüyorsunuz… Bunu gerçekten de içinize sindirebiliyor musunuz?

        BAŞBAKAN’A SORUYORUM

        Değerli Basın Mensupları,

        Sayın Başbakan yaptığı konuşmalarda “şerefsiz, haysiyetsiz,” sözcüklerini çok sık kullanıyor. Önce Sayın Başbakan’a hatırlatalım. Etrafında saygın kişiler de var. Lütfen onların uyarılarına kulak versin… Şayet Dengir Fırat’la yola çıkarsanız, kendinizi çıkmaz sokakta bulursunuz… Zaten ağzınızın bozukluğu da galiba buradan geliyor… Sayın Başbakan’dan şu iki soruyu Mehmet Mir Dengir Fırat’a sormasını istiyoruz… Son sorum ise kendisine olacak… Bu soruların yanıtını görünce Sayın Başbakan kimin şerefli, kimin şerefsiz olduğunu daha iyi anlayacaktır…

        1.Mehmet Mir Dengir Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS’ın ürünlerini yurt dışına götüren TIR’da 89 kilo eroin yakalandı mı? Yakalanmadı mı?

        2.Mehmet Mir Dengir Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS Şirketi, hayali ihracat yaptı mı? Yapmadı mı?

        Bu sorum Sayın Başbakana,

        Mehmet Mir Dengir Fırat’ın iftira attığını sizin imzanızla kanıtlarsam, Mehmet Mir Dengir Fırat’ı Partideki görevinden alacak mısınız? İftiracılığı kanıtlanırsa “ben şerefsiz bir müfteriyim” diye açıklama yapmasını isteyecek misiniz?

    5. SAYIN ADELET BAKANLIGI BİRAZ DAHA BEKLEYİN SİZ RAHAT OLUN BİZLERİ TERERÖST BAŞI APOYLA SALARSINIZ COK CALIŞIYORSUNUZ NBASILSA PKK ŞEREFSİZ MİLİTANLARI 4 SENEDİR EVE DÖNÜŞ YASASI ADI ALTINDA SALIN ŞEREFSİZLERİ 850 CEK MAGDURLARINIDA APOYLA BİRLİKTE CIKARIRSINIZ TABİ CANIM BİZİM SUCUMUZ AGIR BİZLER PKK MİLİTANLARI GİBİ DEGİLİZ ONLAR SUCU NE Kİ ASKERİMİ POLİSİMİ ŞEHİT ETTİLER ONLARIN SUCU NEKİ YA BEN 25 SENEDİR ESNAFIM DEVLEDE BİR LİRA BORCUM YOK SUCUM VAR 4 ESNAFA 60 MİLYAR BORCLANDIM YALVARDIM 6 AY SÜRE VERİN ODASINA BİLE ALMADILAR VE ŞİMDİ BU ÜLKEYİ BÖLENLERE AF VAR AMA 15 SENEDİR ESNAFIM BİR LİRA VERGİ BORCUM YOK LANET OLSUN BÖYLE YÖNETİME AMA UNUTMAYIN BU MİLLETE ONA GÖRE OYUNU KULLANACK BUNDAN SONRA NE ERGENOKON DAKİ İNSANLAR NEDE AKP PARTİSİ BU MİLLETİ KANDIRA BİLİR ALLLAHA EMANET OLUN SELAM VE DUALARIMLA

    Yorum yaparak destek olabilirsiniz

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Connecting to %s