Yargıtay başkanını dinlemeden bir yasa çıkartılamaz. Bize destek veriniz.


Haksızlığa sessiz kalmayınız.  Vekiller toplanamıyorsa, asiller toplanacaktır.  Yargıtay başkanını dinlemeden bir yasa çıkartılamaz.    Bize destek veriniz, yorum bırakınız.

30.10.2008 tarihinde karşılıksız çek suçundan tutuklanıp ümraniye ceza evine girdim. İnanın koğuş çekçilerden geçilmiyordu içlerinde gerçekten iflas etmiş insanlar olduğu gibi dolandrma amaçlı olan insanlarda vardı tam 7 ay içerde yattım. Benim için ve ailem için çok acı bir durum bu

Ticaret hayatına 1990 senesinde başladım babadan kalma 1 presle 1992 senesinde kuveyt savaşı çıktı işler kriz sonra 1994 senesinde Tansu Çiller krizi
elimizde avucumuzda ne varsa sattık. 1999 senesinde deprem işler yine durdu. 2001 senesinde anayasa kitabının fırlatılması ve yine büyük bir kriz Ticaret hayatımız hep ekonomik krizlerle geçti. Bizler hep daha büyümek isteyen daha çok eleman ve istihdam sağlamak isteyen insanlarız. Her zaman geleceğe yatırım yapmak zorundayız ki ayakta kalabilelim en son 2001 krizinde dışarda tam 150 ye yakın çekim vardı. krizle birlikte işler durdu ben tesisimi 100 e yakın elemanımı kaybetmemek için savaşıp durdum batmamak için çırpındım 2006 senesine kadar şirketi ayakta tuttum ama 2006 senesinde maalesef iflas ettim dışarda kesilmiş 120 ye yakın çekim vardı yaklaşık 1.200.000(birmilyon ikiyüzbin tl)şimdiki parayla bunlardan 900.000 tl yakınınını neyim varsa satarak ödedim kalanı içinde ödeme gücüm kalmadı. çekler yazıldığında evet banka çekleri istedi fakat bütün yapraklarım dışarda olduğu belirttim. toplam 26 dosyadan ceza aldım ve ceza evine girdim.


Sayın admin şimdi soruyorum size ticaret yapmak suçmu bu ülkede .bu krizleri bizlermi yaratıyoruz krizleri ülkenin başındakiler yaratıyor bizler anayasa kitaplarını biryerlere atmıyoruz bizler gecemizi gündüzümüzü birbirine katıp istihdam yaratıp vergimizi ve ssk larımızı ödemeye çalışıyoruz. İnanın cebimizde kuruşsuz kaldığımız günler çoktur. Amaç dolandırmak değil amaç ticaretimizi yapmaktır. hapishanelerde söylendiği gibi 1100 kişi yoktur çok daha fazla insan vardır.

hapishanede aynı suçtan ceza almış insanlar bazı mahkeme kararı ile çıkmakta iken bizler aynı suçtan içerde tutulduk bu nasıl bir anayasa hakkıdır. Anayasada suçlar eşit değilmidir. Anayasa kişilere göre değişmektemidir. Mahkemeler kafalarına göre birilerini cezalandırmakta birilerini cezalandırmamaktadırlar. Peki bizim suçumuz ne

Pendik Asliyesinden ceza evinde iken tebliğ aldım
süresi içinde itiraz etmeme karşın sanki 100 kişi öldürmüş gibi bizi cezalandımaya ve itirazımızı kabul etmemek için direnmekteler hemde mükerrer çek cezası 1 yıl olarak. Yukarıda da söylediğim gibi ben çekler yazılmaya başladığında dışarda 120 ye yakın çekim vardı bu nasıl bir mükerrer anlayış. ve bunların çoğunu da ödedim ama hakim kabul etmiyor kafasına koymuş cezalandıracak ne yapsak boş keşke hakimleride ticaret sahibi yapabilseydik bakalım o kadar kolay orda oturmakla işler yürütülebiliyormu bu TÜRKİYE de
Bugün yine kartal ve beyoğlu mahkemelerinden tebliğ aldım kanuni olarak 3 taksit yapma hakkım olmasına rağmen (öyle biliyorum) kartal daki infaz savcısı taksitlendirme yapılamadığını söylüyor tek seferde yatırmamı istiyor sayın admin ben 7 aydır ceza evinde borçlarımı ödemek için ne gerekiyorsa yaptım ve çıktım yoksa cezam 5 yıl idi. hiçbir şeyim kalmadı taksit yapılmasını istedim ama kabul etmediler bu nasıl bir anlayış bu nasıl bir türkiye bazıları bu suçtan bazı mahkemelerce dışarda bedavadan gezecek biz cezamızı taksitlendirelim diyoruz HAYIIIRRR sen yat . LÜTFEN BİTSİN ARTIK BU İŞKENCE 31.12.2008 itibari ile komple bir af gelsin bu işkence bitsin ayrıca yeni yasa ile kimse çek karnesi alacağını da zannetmiyorum. Piyasa daha da kilitlenecektir. Kimse parası olsa dahi bu sıkıntıya giremez piyasa zar zor çeklerle dönüyordu ama inanın bu PİYASAYI İYİCENE KİLİTLEYECEKTİR.

saygılarımla,,,

cabir KESKİN

blogumuzdaki  yorumlardan alıntıdır.

Türkiye ‘de farklı mahkemeler farklı kararlar verilmektedir.

Türk milletinin vekilleri noter değildir.  Hukukcuların ve akademisyenlerin istekleri yeni çek yasasına girmelidir.

Özgürlük borcun teminatı olamaz.

Önerdiğim yazılar

Reklamlar

70 responses to “Yargıtay başkanını dinlemeden bir yasa çıkartılamaz. Bize destek veriniz.

  1. accommodation in hotel

    Verdiginiz bu bilgiler icin cok tesekkurler. Cok faydali oldu.

  2. NE YAPMALI ?
    Hepinizin gösterdiği ilgiye,bana cesaret veren sözlerinize ,göstermiş olduğunuz teveccühe ,Sayın Adminin tevazu dolu nezaketine teşekkür etmeyi borç bilirim .
    Şimdiye kadar genel teammülün dışında bir dayanağı yazılarımın içine sokmamaya fazlasıyla özen gösterdim .En başta da söylediğim gibi kişilerin adlarıyla ,olayların akışıyla ,içinde bulunduğumuz zaman içindeki değerlendirmelerle uğraşım söz konusu değildir .
    Tamamen olayların sonuçlarıyla ilgilenme taraftarıyım.Çünkü bizden bağımsız gelişen bir olgunun ,gelişme ve nihayetlenme sürecinde müdahale şansımız olmayan ifadelerinin sadece sonuçlarını irdeleme tasarrufuna sahip olduğumuz aşikardır.
    Gelişmeleri yeniden değerlendirmenin kimseye fayda getirmeyeceğinin farkında bir kişi olarak ,sorunlarımızın içinde birbirinin alt kümelerini yaratacak polemikleri ortaya çıkaracağını düşünüyorum.Bu sebeble yeni başlayan Temmuz ayının, tartışma ve fikir beyan etme seviyesinin blog katılımcılarının ve Sayın Aminimizin de değerli katkılarıyla yüksek ve hukuk üslubu taşıyan bir yöne doğru gidişini görmeye vesile olmasını diliyorum.
    Bir yazımda altını çizmeye çalıştığım şeylerden diğeride benim hukukçu olmadığım gerçeğidir.Bu bağlamda araştırdığım ve okuduğum ifadeleri sadece kendi zihnimin süzgecinden geçirdiğimi belirtmek isterim.Bu açılım ,ortaya attığımız ve bir tartışma zeminini olanaklı kıldığımız değerlendirme sürecinde hukuk bilgimiz kifayetsiz kaldığı zaman ,başta Sayın Adminimize ve akademik kariyer sahibi blog takipçilerine açık bir davet anlamı taşımaktadır .
    Şimdiye kadar yazılanlar çizilenler ,yapılanlar edilenler,okunanlar yorumlananlar vardır .Yeni bir sayfa açma niyetinin eskisinin üzerine değil birikimlerin özet başlıklarıyla olması taraftarıyım.
    Peki ama ne yapılmalıdır ?
    Bu sorunun birden fazla olan yanıtlarını vermeye başlamadan önce ki bunun ayrı bir değerlendirme sayfası olarak açılması Sayın Aminden istirhamımızdır ,”neleri yapmamalı”sorusuna sizleri muhatap kılmak istiyorum .
    Öncelikle trajik hikayeleri yazmanın okumanın altına yorum yapmanın ve kendimizi bu tragedyanın kahramanlarıyla ortak frekans içinde hissetmemizin bir fayda getirmeyeceğini düşünüyorum .Bunun için az yada çok bir emek ,vakit harcanıyor .Böyle yapmak yerine dayanağını yasadan veya kişilerin ortak vicdanından alan bir sistemi işletmemizin yararına dikkat çekmek istiyorum .
    Diğer blogların da takipçisiyim .Yeniden Ankara eylemleri, yada sivil toplum kuruluşları ziyaretlerinden söz ediliyor. Sayın blog sakinleri saklanbaç oyunu körebe kurallarıyla oynanmıyor ne yazık ki .Karşımıza aldığımız ,sistemin( bana göre kokuşmuş iğrenç kapitalist bir düzendir ) oyununun içinde asimüle olmamamız bu şekilde işten bile değildir.Ziyaretlerin 100/200/3000 gibi sayısal ifadelerle yapılmasının bir fayda getirmeyeceği artık bellidir.
    Peki ama şimdi ne yapalım ;
    Öncelikle uzman hukukçularla birlikte alacaklıları da incitmeyen bir konsorsiyum etrafında birleşmemizin zamanının geldiğini düşünüyorum .
    Bu ne bankalara veya sermayedara saldırı ne de kendimize garip pesimist bir biçimde marjinal tavır takınmamız demektir.
    Çeşitli düşünceler ileri sürülebilir ama “Adalet komisyonu olarak adlandırılan (Bence konumuz için “ticaret ve çekle ödemeleri düzenleme komisyonu daha doğru bir fikirdir )kuruma mantıklı ve alternatif fikirler sunmak “Bizi kurtarın biz mağduruz “söyleminden daha inandırıcıdır.
    Ben huzurunuzda ilk olarak burada telafluz edilecek “Çek Sigorta Fonu” kavramını ortaya atmak ve geliştirilmesi konusunda değerli fikirlerinizi içeren bir beyin fırtınası başlatmak için Sayın Admin den icazet bekliyorum .
    Uzayan yazıma göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür eder ,Saygılarımı sunarım .

  3. bilgiler için emeği geçenlere teşekkür ederim…

  4. Allah herkese sabır versin bende çekten magdur duruma düştüm 3500 trilyon parayı yatırdım herşeyimi sattım 165.000 tl kaldı para kalmadı ama ödediklerim hiç bir işe yaramıyor çünkü yine infaz 5 yılına tekabül ediyor,şimdi rezil duruma düştüm 45 gün içerde yattım dosyalar toplanmadan babamlar çıkardı şimdi tutuklamalarım var mahkemelere yazdığım infazı durdurma yazılarına red cevabı geldi,çocuklarımdan ayrıyım memlekette babamların yanında okuyorlar eşimdende ayrıldım ama bilinçli adresimiz belli olmasın diye evden çıkamıyoruz parayı nasıl kazanacagız onuda bilmiyoruz iyice paronayak oldum her sese uyanıyorum balkonun arka tarafına yedek eşyalarımı koydum kaçmam basit olsun diye polislerde yakalamak marifetmiş gibi yakaladılarmı seviniyorlar kardeşim sen önce pkk destek verenlerle teröristleri yakala ugraşma vatanını seven gariplerle.Battı işte işyerleri biz bir işyerini batırdık yakalamaya çalışıyorsunuz kardeşim siz devleti batırdınız maasşını alıp meclise bile gelmiyorsun çıkarın artık kanunu ben mektubumu yazmıştım M.Ali ŞAHİNE MAHKEMELERE,başbakana ,ama o sırada ceza evinden çıktım yaparız diyipte yapmayan arkadaşlar varsa mutlaka yapsın mektubunu yazsın eşek olmayalım semer geçirmesinler,biz insanız en azından cezamızı çektireceksende insanca yaşamayı ögrendik anlamayız dalavere den sahtekarlıktan adamda öldürmedik yap bize bir ceza evi insan gibi yatalım 45 gün içerde buca cezaevinde yerde yattım bumu insanlık eyleme devam mektubu tekrar yazıyorum tüm magdur arkadaşlara saygılar ama dolandırıcılara değil

  5. degerli okuyucular bu devleti yöneten başkanı atliyesi savcısı ve polisi bizi affederse nerden bir enayi bulupta yollarını bulacaklar biz yoktan ve boştan yere adalete inanıyoruz?

  6. şimdi burhan bey
    taktir edersinizki burası roma imparatorluğu değil ayrıca çoğunluğun müslüman olmasına karşın şeriat la yönetilmiyoruz.
    yıl: 2009
    yer : dünya
    ülke: türkiye
    yönetim şekli: cumhuriyet
    halkın sorunları: sadece karşılıksız çek değil
    ben bu gerçekler doğrultusunda konuşuyorum.
    olmayacak dua ya amin demiyorum sadece
    herkez konuşuyor canı yanan bağırıyor
    haksızlıklara isyan ediyoruz.
    ancak unutmamamız gereken gerçekler var diyorum.
    ülkemiz savaşta diyorum.
    bir taraftan terör bir taraftan ekonomik kriz cephe açmış
    savaşta hukuktan demokrasiden bahsedebilirmisiniz.
    hayır
    her savaşta olduğu gibi sonuçta bir taraf bedel öder
    bu bedeli de genelde hep zayıf olanlar öder
    kabul etsekte etmesekte bu savaşın faturaları hep bizim adreslerimize postalandı
    ben dışarda özgür olarak gezerken attığım her adımda yediğim her lokmada çek suçundan içerde yatanlar aklıma geliyor
    içimi derin bir suçluluk duygusu kaplıyor.
    haksız yerede olsa onlar içeride ben dışarıdayım.
    burdan konuşmakla olmuyor
    yüreği yeten varsa toplanalım onları yanlız bırakmayalım hep beraber topluca teslim olalım
    bu savaşın bedelini bize ödetmek istiyenlere içerideki arkadaşlarımızı kardeşlerimizi yanlız bırakmayarak dur diyelim.
    önemli olan biz gerçekten kaç kişiyiz
    kendi savaşımızıda var olabilecek
    ben varım diyebilecek
    kaç cesur yüreğiz
    kimseden ses çıkacağını zannetmiyorum
    o zaman susalım
    benim kafam şişti artık

    • düşmeden önce direneceğiz.

    • Arkadaş tamamen sana katılıyorum bugun bir arkadaşı sanki vatanı satmış her yere bomba koymuş gibi butun faili meçhul işleri o işlemiş aldılar bir suru milletin ortasında eve hırsız giriyor arıyorsun 3 saat sonra olay yeri inceleme geliyor ondan sonra asayiş ama karşılıksız çek veren ticaretciyi köşe bucak arıyorlar.Adamın hayatı bitti 2 gun sonra iyi bir satış yapıcaktı akşam uzeri evrakları hazırlanıcaktı ama malesef olmadı niye adamı attılar içeri 3 çocuk bir kadın kaldı öyle ve adamın hayatı tamamen karardı artık buyuk ikramiye çıkmazsa o arkadaş bir daha adam olmaz ve çıkınca ister istemez suç işlicek kötu yola duşöcek alıcak vermicek devlet kendi eliyle suçlu yaratıyor.Ne diyelim bizi assınlar bizde kurtulalım bende aranıyorum acenta kefil olmuş tahsil edilen paralar bankada haczedildi bizde kestiğimiz çekleri ödeyemedik.Kimseden kaçmadık ama herkes mahkemeye koştu.Bizde umutla bekledik af çıksında bari işimizi adam gibi yapalım borçlaerımızı ödeyelim.Borcu tamamen af etmesinler ama en azından 3 yıl sure tanısınlar.Biz ne söylesek boş TOK ne anlar AÇIN halinden…EN GUZELİ TOPLU İNTİHAR belki o zaman anlarlar sorunun hassasiyetini….

      • Hüseyin Yılmaz

        kardeş sana her türlü katılıyorum aynı kaderi paylaşıyoruz bnmde babam içeri girdi apar topar ve 2.5 aydır da içerde sonu hiç iyi gözükmüyor 😦

    • sayin a.b ve diger arkadaslar nedir bu olelim intihar edelim toplu teslim ne yapiyorsunuz nikah toreninemi gidiyorsunuz.durun be aileler var hayat var dunya var bu kadar ucuz deil ogurluk ALLAH in verdigi can disarida dagda gezen eskiyardan daha kotuyuz devletin gozunde hak veriyorum ama onlar teslim oluyormu ne yapiyorlar dagdan iniyorlar hasret gideriyorlar aileleri ile tekrar daga cikiyorlar.cunku onlarin eve donus yasasi var.onun disinda hic teslim olan eskiya oldumu gerekirse cikacaz turkiyeden firar edecez.hatta gerekirse dunyaya maskara edecez bu rezilligi siginma talep ettirecez bazi arkadaslara ahim icin admin bir caba icinde. ahim e basvuracagiz.sabir sabir sabir…

  7. Kıymetli kardeşlerim;
    Artık eyleme geçme zamanı geldi. Biliyorsunuz ben Eskişehirdeyim. 17.Haziran günü Ankara’da olacağım. Bütün ÇEK MAĞDURLARINI ve SORUNUN TÜM TOPLUMU İLGİLENDİRDİĞİNİ ALGILAMIŞ OLAN HERKEZİ o gün meclis önünde karanfiller ve güllerle bekliyorum. (sabah 9.30 da) Öğleden sonraki buluşma yerimiz yargıtay başkanlığıdır. aynı şekilde çiçeklerimizi orada da sunalım. O gün ellerinizde anaların, babaların, çocukların kır çiçekleri iliştirilmiş mektupları olsun. Sessiz eylemimizin sesleri olacak güzel semboller. TEK BAŞIMA DA OLSAM BU EYLEMİ YAPACAĞIM. Keyfiyet halkımıza arz edilir. BURHAN İŞCAN (0 537. 3704830)
    NOT: GÜL, ŞEKER, NECDET,ADMİN VE DİĞER ARKADAŞLAR kardeşler yeni mail adresim brhnhak26@mynet.com dur. benimle temasa geçmenizi diliyorum. hoşica kalın.

  8. sevgili dostum,

    eylemi ( ucu yanık mektup) çok etkileyici ve hoş buldum.

    Bu senin fikrin mi yoksa daha önce benzer bir eylemden mi ilham aldın? tepkiyi ortaya koyuş biçmini çok güzel bulmama karşın, benim geçen günkü yazımda da belirtiğim gibi bir itirazım var.Elbette, insanların hapse girmeleri hoş hatta belki doğru bir şey değil ancak, bloğundaki yazılarda da belirtildiği gibi mağduriyeti bulunan 2.,3.4.,hatta 5.kişiler bulunuyor.karşılıksız çek yazan kişilere hapis cezası verilmesi bu mağdurların mağduriyetlerine bir çözüm getirmemekle birlikte, kanaatimce kanundaki ceza, öncelikle caydırıcılık amacını taşımaktadır ki , bu insanların çek yazarken , dikkatli olmaları ve çekin, yazılarda da belirtildiği gibi, vadeli bir ödeme aracı olarak kullanılmasına engel olmaya çalışmaktadır.

    Ancak, burası Türkiye ve bizler her aracı kendi belirlediğimiz kurallara göre şekillendirmeyi çok iyi beceren bir milletiz.Benim her zaman söylediğim gibi , oradan buradan bulduğun kanunları ,aynen alarak bu ülkenin kanunu yapamazsın.Kanun yaparken milleti iyi tanımak gerekir ve çıkarılacak kanuna konu olan durumun , BU MİLLEt tarafından nasıl kötü amaçlarla veya yanlış şekilde kullanılabileceği iyice irdelenmesi gerekir.

    Sen de iyi bilirsin ki, bu milletin evlatları, buzdan jetonlar yaparak avrupalıları az dolandırmamıştır;hatta anlatılan hikayelere göre almanlar, dolandırıcılık yapanın işi nasıl yaptığını anlatması halinde ,kendisini ödüllendirmeyi bile vaadetmişlerdir.Şimdi, getirilecek kanunu bilmememe karşın, bence, bu devirde artık çek bir ödeme aracı olmaktan tamamen çıkarılmalı veya vadeli bir ödeme aracı olması kesinlikle önlenmelidir.

    Ayrıca , okuduklarımdan yanlış hatırlamıyorsam, bir garanti sistemi, hem de tüm meblağ için , getirilmelidir.Bildiğim kadarı ile bankaların cüzzi bir miktar garantisi var ama bu sembolik, dolayısı ile anlamsız.Zaten bu ikisi yapıldığında bana göre sorun kalmaz.Ancak mevcut durum için,sadece karşılıksız çek yazmak nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış mağdurların değil,aynı zamanda alacağını tahsil edemeyen mağdurların da sorunlarına çözüm getirebilecek bir kanunun hazırlanması, ardında da çek kullanımının, ya tamamen ortadan kaldırılması veya kesin olarak nakit bir ödeme aracı olarak kullanılmasını sağlayacak şekilde kanunun yeniden yapılandırılması ve aksi durumda ilgili kurum ve kişilerin sorumluklarının açık bir şekilde belirlenmesi gerekir.Seneler önce bir çekin karşılıksız çıkması nedeni ile mahkemeye başvurmuştuk,hakim inanılmaz bir şekilde, avukat falan tutmamamıza karşın, 1 sene gibi bence kısa bir zamanda , karşı taraf için hapis cezası vermişti, ancak o sıralar çıkan bir kanun nedeniyle adam paçayı sıyırdı ve biz hem kestiğimiz faturanın KDV sini hem vergisini ödediğimiz gibi alacağımızı da tahsil edememiştik.Yani olayı 2 taraflı düşünmek gerekir.Neyse lafı uzatmayayım,zaten yeterince uzattım, benim düşüncem bu 🙂

    sevgiler diliyorum. gelecek hafta bir şeyler yapalım.

    M.

    • 🙂

      sevgili dostum,

      izlediğin ve okuduğun için sağolasın.

      arayacağım, görüşürüz.

      sevgiler.

    • benim çok samimi bir arkadaşım yorum bırakmış.

      karşı fikirdekileri, empati kurararak dinleyelim sözüme iyi bir örnek olarak incelemek gerekiyor.

      Kasıt unsuru olmadan “karşılıksız çek olayı” gerçekleşince iki mağdur oluşuyor. alacaklı ve borçlu.

      karşı fikirdekilerle ile konuşurken bu genel örnekler üzerinden gitmek gerekiyor.

      -evet çekin karşılıksız çıkması kötü bir şeydir.
      -cezaları ağırlaştırmak bu işi çözmez.
      -zaten ticari bir ilişkiden dolayı hapis cezası vermek adaletsizliktir.
      -evet vadeli çek bir kredi aracıdır.
      -Kredi aracı olduğu için banka garantisi gereklidir.
      -Yani çek yasası değişmelidir 🙂

      özellikle sitelerde olumsuz yorumlara karşı kırıcı değil yapıcı yaklaşmak gerekiyor.

      haklı olan güçlüdür.

      • SAYIN ADMİN,YUKARIDAKİ ALACAKLI YORUMUNU YAPAN ARKADAŞINIZ KENDİNCE HAKLIDIR.BİZ DE BORÇLAR ÖDENMESİN,ALACAKLILAR MAĞDUR EDİLSİN DEMİYORUZ DİYORUZ Kİ CEZAEVİNE GİRİNCE BORÇ NASIL ÖDENECEK,ÖDEYEBİLECEK OLAN ZATEN GİRMEDEN ÖDEYECEK.TİCARET YAPARKEN KİMSE BU DURUMUN GERÇEKTEN VAHİM BİR DURUM OLDUĞUNU ANLAYAMIYOR.SANIRIM ALACAKLI TARAF MESELEYE ŞÖYLE BAKIYOR;YANİ ASLINDA SENDE PARA VAR SEN SAKLADIN BEN SENİ CEZAEVİNE ATTIRAYIM BAK NASIL SAKLADIĞIN YERDEN ÇIKARIR ÖDERSİN.BENİM AVUKATIM BİLE BENİM İÇİN,BU ŞEKİLDE DÜŞÜNDÜ.ALACAKLI ZATEN DÜŞÜNECEK.DEĞİŞMESİ GEREKEN,MEVZUYA BAŞKA PENCEREDEN BAKMAYI ÖĞRENMEK.(DÜŞENİN HALİNDEN DÜŞEN ANLAR).GEÇEN HAFTA BİR ESNAF İLE BU DURUMU DEĞERLENDİRİRKEN,ÇEKDE HAPİS KALKARSA ALACAĞIMI NASIL ALIRIM DİYE BİR SORU SORDU?SENET VE KREDİ KARTI İLE SATIŞ YAPMIYORMUSUN SEN DEDİM,YAPIYORUM DEDİ.PEKİ ÇEKLERDE,KREDİ KARTI İLE YAPTIĞIN SATIŞDAKİ GARANTİ GİBİ BİR GARANTİ OLSA FENA MI OLUR DEYİNCE SÜPER OLUR,ZATEN SON ZAMANLARDA ÇEKDE GÜVEN DE AZALDI ŞEKLİNDE CEVAP VERDİ.YANİ KISACA BU İŞ BÖYLE GELDİ ALIŞKANLIK OLDU İNSANIMIZDA.BAŞKACA BİR ÇÖZÜMÜ OLMALI YI DÜŞÜNEBİLEN YOK.BAŞKA PENCEREDEN BAKMAYI BİZ GÖSTERECEĞİZ İNSANLIĞA.BENCE,ALACAĞIN GARANTİ ALTINA ALINMASI ALTERNATİFLERİNİ EN İYİ BİZLER SUNACAĞIZ,ÇÜNKÜ BİZLER DAMDAN DÜŞTÜK,VE BU MÜCADELEYE ÇOK ÖNCELERİ BAŞLAYAN SİZLER KONUNUN NEREDEN NEREYE GELDİĞİNİ BİLİYORSUNUZ.MALUMUNUZ BİRKAÇ AY ÖNCESİNE KADAR ÇEKDEN HAPİS CEZASI OLDUĞUNU BİLMEYEN VEKİLLERİMİZ VARDI.:::)))

        • merhaba oğuz,

          yorum yapan kişi benim çok yakın bir arkadaşımdır. Samimiyetini biliyorum.

          tamda senin gibi düşünüyorum. Özellikle benzer görüşteki yazıları paylaşıyorum bazen. karşımızdaki gibi düşünmeyi öğrenmeliyiz.

          karşılıksız çekden cezaevine giren her işadamının cebinde tahsil edemediği çekler olur. Bu zincirleme bir etkidir.

          yeni çek yasasından beklediğimiz çekin banka gibi sağlam olmasını sağlamasıdır. aynen böyle anlatmak gerekiyor.

          alacağına karşılık çek alan tüccar, çeki vadesinde bankadan alacağını bilmeldir. %100 garanti sağlanmasını istiyoruz.

          bunun dışında güvene dayanan vadeli iş yapmak isteyen olursa bono kullanır .

          biz ticaretin canlanmasını istiyoruz.

    • sayın M.
      Söylediklerinize katılmamak mümkün değil.
      zaten borçlu olarak mağdur olanların büyük kısmı aynı zamanda alacaklı olarak da mağdur durumdalar.

      birçok arkadaş da önerilerinde bu soruna, hem borçlu hem alacaklı açısından çözüm bulunması gerektiğini söylüyor zaten..

      haklı olarak yakınmakta olan alacaklı arkadaşlara hep şunu soruyoruz; borçlunun hapis yatması size olan borcunu ödemesinde ne gibi bir fayda sağlar?

      ya da adli para cezasından size aktarılan 1 kuruş var mıdır?

      işin “borç için hapis yasalara aykırıdır” kısmına hiç girmiyorum..

      insanların hemen hepsi şunu söylüyor, borcumu ödemek istiyorum ama, zaten şartlarımız olumsuzken hapis cezası dolayısıyla hiçbir imkan kalmıyor elimizde…

      sorun türkiye’deki ticaret hayatının sağlıklı bir şekilde düzenlenmesi sorunudur.
      sorun sermaye yetersizliğidir.
      sorun kredi yetersizliğidir.

      bankalar,
      teminatı bireysel özgürlük olan bir krediyi, ceplerinden hiçbir şey çıkmadan
      rahatlıkla dağıtmakta ve nemasını yemektedirler.
      bu tatlı kazanç kapısının kapanmasını istemiyorlar.
      bütün mesele budur.

      yanlış kanunlar her gün yeni mağdurlar yaratmaya devam edecektir, alacaklı verecekli farketmez..
      bunun sonu yoktur.

      tedavi edilmezse “kanser” gibi yok edici olur…

  9. tc. anayası ilgili yasasında ticarilişkiden kaynaklı borcun yerine getirilmemesi suc değildir……………….. TBMM cek affını cıkarır.. 150 bin esnaf bir nefes alır…

  10. ya bu tasarıyı ne zaman ellerine alacaklar
    bilen varsa yazsın bi zahmet

  11. EGER

    TÜM ÇEVRENDEKILER

    KENDINDEN GEÇIP DE,
    SENI SUÇLADIKLARI ANDA

    SOGUKKANLI KALABILIYORSAN.

    HERKES

    SENDEN SÜPHELENDIGI HALDE,
    ONLARIN KUSKULARINI

    HOS GÖREBILIYORSAN.

    BEKLEYEBILIR DE

    BEKLEMEKTEN YORULMAZSAN

    EGER,HAKSIZ SUÇLAMAYA UGRARDA

    KARSILIK VERMEZSEN.

    GAREZ BESLEDIGIN HALDE

    GAREZE TAHAMMÜL EDER,
    AKILLICA KONUSMAZ

    FAZLA UYSAL GÖRÜNMEZSEN.

    DÜSÜNEBILDIGIN HALDE,
    KÖLESI OLMAZSAN DÜSÜNCELERININ.

    HAYAL KURMA GÜCÜN OLDUGU HALDE,
    TUTSAGI OLMAZSAN HAYALLERININ.

    EGER FELAKET VE SAADETLE

    YÜZYÜZE GELIRDE,
    BU IKI SAHTERKARI DA

    AYNI SEKILDE KARSILAYABILIRSEN.

    TÜM ÖMRÜNÜ ADADIGIN SEYLERIN

    YIKILDIGINI GÖRÜRDE,
    KIRIK DÖKÜK ARAÇLARLA

    YENIDEN YAPABILIRSEN.

    KALBINI, SINIRLERINI VE BÜTÜN VÜCUDUNU,
    IS ISTEN GEÇSEDE

    GAYEN IÇIN DIRILTEBILIRSEN.

    VE DAYAN DIYEN

    IRADENDEN BASKA BIR GÜCÜN,
    KALMADIGI HALDE DAYANABILIRSEN.

    NE DOSTLARININ

    NEDE DÜSMANLARININ SÖZLERI,
    INCITMEZSE SENI.

    GEREGINDEN ÇOK BAGLANMADAN,
    SAYGI DUYABILIRSEN HERKESE.

    EGER HER DAKIKANIN,

    DOLDURABILIRSEN ALTMIS SANIYESINI,
    O ZAMAN

    DÜNYADA SENINDIR IÇINDEKI HERSEY DE.

    HATTA DAHA ÇOGUNU DA

    ELLERINDE BULURSUN
    ASIL ÖNEMLISI DOSTUM,

    O ZAMAN GERÇEK ADAM OLURSUN

  12. yüzünde sevinç
    yüreğinde gizlediğin hasret
    elinde bir tutam
    baharla gel

    biliyorum geldin
    ve ellerinde
    baharıda getirdin

    ama neye yarar
    maphusuna
    anneler gününün
    çok görüldüğü
    bir ülkede

    O GÜZELİM BAHAR

    çocuklar babalar gününden mahrum kalmasın…

  13. Bu ülkede ne zaman bir af sözkonusu olsa insanların aklına katiller hırsızlar tecevüzcüler uyuşturucu satıcıları geliyor oysa devlet affetme yetkisi sadece gentine karşı işlenen suçlara af vermektense bu tip iğrenc suçlulara af verme terçihini kullanıyo.oysa bu ülkenin hapishanelerinde onuru ile ticaret yapan fakat elinde olmayan ekonomik nedenlerden dolayı çekleri yazılan mahkeme kapılarında sürüklenen ve ne tuhaf dırki bu insanlar baştada belirtiğim suçlularla aynı kaderi paylaşıyor.
    cezaevlerinde o insanlarla aynı havayı soluyor beraber yaşamak zorunda bırakılıyor.yazık değilmi bu insanlara orda bu insanların yatması kime kimlere ne fayda sağlıyo .Sadece o isanların isyankar olması devletine olan güveni ve saygısı zedeleniyo.DUYUN BU İNSANLARIN FERYATINI ey sizleri oylarımızla oralara yolladığımız milletvekili büyüklerimiz 3167 sayılı yasayı yeniden düzenlerken lütfen ekonomik sucun cezası ekonomik olmalı ilkesini unutmayın o sucsuz insanlara sahip cıkın o insanlar bu ülkenin işverenleri sanayicileri …verin özgürlüklerini ve vicdanınız rahat tatile cıkın.

  14. sayın şafak ve sayın bsa 33 teşekür ederim

  15. Haydi Abbas, vakit tamam;
    Akşam diyordun işte oldu akşam.
    Kur bakalım çilingir soframızı;
    Dinsin artık bu kalb ağrısı.
    Şu ağacın gölgesinde olsun;
    Tam kenarında havuzun.
    Aya haber sal çıksın bu gece;
    Görünsün şöyle gönlümce.
    Bas kırbacı sihirli seccadeye,
    Göster hükmettiğini mesafeye
    Ve zamana.
    Katıp tozu dumana,
    Var git,
    Böyle ferman etti Cahit,
    Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
    Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
    (Cahit Sıtkı)

    • sevgili bsa33,

      güzel şiir seçmişiz.

      önceki sorumun yanıtını söylemedin ? bekliyorum.

      sevgiler.

      • admin dun ben mektubumu gonderdim kargoya verdim sayin koyluye gonderdim bir sarki sozu ama manali aslinda tek tip olsa farklimi olur diey dusunuyorum.

        saatler mi durmuş yoksa zaman mı
        umudum tükenmiş halim yaman mı
        herşey bitmiş ne var neler oluyor
        mektuplar yırtılmış artık tamam mi

  16. Sevgili ayşe
    allah hepimizin yardımcısı olsunnnnn
    bende küçük kızımı korkudan okula yazdıramadım
    yavrucum bu sene sadece benim yüzünden okuluna gidemiyorrrr. ona devamlı minik yalanlar söyleyerek oyalıyoruzzz inşallah geçecek bu günlerde sadece biraz daha sabırrrrr.

  17. Sevgili ömer kardeşim
    önce seni alırlar karakola ilk akşam nezarette kendinle hesaplaşırsın ben ne yaptımda burdayım diyeee. o sabah sana sabah olmaz tahta taburenin üzerinde.. seni ordan alırlar savcılığa götürürler. ordan ekip arabası sana en yakın cezaevine doğru yönelir. ekip arabasında ellerin kelepçeli adam öldürmüş gibi tutarsın yolunu cezaevinin
    kapıda karşılar seni jandarma evrak lar falan sonra sana derler soyun çırılcıplak en mahrem yerlerine bakarlar eğil kalk yaptırırlar oranda buran da yasak bişi sokuyomusun içeri diye oysa yazar evrakında neden orda olduğun herkes görevini yapar sana bakarak cebinde minicik yavrunun bir resmi vardır yanında rica edersin lütfenn yalvarıyorummmm küçücük bir resimm kimseye zararı olmaz yanımda kalsınn…. sert bir tavırlaaa sana aslanım burası ceza eviiiii resimmmm yasak hıçkırıklara boğulursunnn ağlamaktan ama nafileeee burası ceza eviii herkes görevini yapar. oarana burana bakarak girersin ordan gardiyanların yanına hani o filmlerde gördüğün resim çekeme sahnesi varya sıra ona gelir verirler bir tabela sana koyarsın gögsüne bilmem ne numaralı mahkum geçmez dostum o sahneeee uzunca bir zaman ordan koğuşuna yönelerisin adım adımmmmm demir kapılı bir yerin önünde durusun aynen filmlerdeki gibi
    soğuktur dostum o sahneeee aynı mezarlık gibiiiii
    açılır kapı ardına kadar karşılar seni ortacılar. hoş geldin dostum alllah kurtarsın………
    bırakırlar bir yarım saat seni tek başına yaptıklarınla hesaplaş diyeee…
    sorasın kendine allahım ben niye burdayım diye sorarsın gelir aklına bir takım sözler..
    ticaretin %90 risktir. boğulacaksan büyük denizde boğullll gelir aklına karın ailen yavruların . ne içerler ne yerler kiralarını nasıl öderler. acaba ne durumdadırlar diyeeee kendini yersin haftalarca taaaakkiii görüş günlerineeee kadar
    Lanet edersin herşeyeeeee ama herşeyeeeeeee
    sadece iş yapmak için bu ülkeye daha fazla hizmet etmek için vergini, vermek için ailene bakmak için
    yaptığın işin içine taaaaa …………. dersinnnnnn
    bunlar yaşadıklarım daha fazla anlatmak istemiyorummmmm. yatttımmm çıktımmmm
    yatan çıkanlarda varrrrr… 2 yıl geçti bir gün yaşadıklarım aklımdan çıkmadı 5 ay kendime gelemedim işte bizim gibileri bekleyen sonnnnnnn

    • şafak bey,
      anlattıklarınız benim yaşadıklarımın da aynısı. hele o, sizi ortacının karşılamasından sonraki yarım saat…
      gerçekten içerdeyim şu an diyorsun ve ne olacak acaba diye bekliyorsun…

      ben sizlerin sesini duyana kadar bunları yalnız ben yaşadım sanıyordum.

      bu anlattıklarınızı mektupla yazmaya, sesimizi duyurmaya karar verdik.
      ne dersiniz…

      “Eylem saati geldi.
      Mektubun ucunu yakıyoruz …”

      sizin gibi kalemi güçlü arkadaşların sesine ihtiyacı var bu insanların.

      hemen şimdi…

      • bir aydır devamlı mail ve sms atarak kendime düşen herşeyi yapıyorum mektup olayını da çok mantıklı buluyorum eylemin her türlüsüne varım demokratik olduğu sürece

        • o zaman
          haydi kalem kağıda sarılın.
          hayatınızın en güzel mektubunu yazın ve sitede bizlerle de paylaşın.

          bu gece mektup yazmak için güzel bir haziran gecesi..:)

      • bsa 33 kardeşim ben mektubun ucunu çoktan yaktım..bu yasa mutlaka çıkacak..ne yaparlarsa yapsınlar çıkacak.hükümet kendi başına bu yasayı çıkarmaya cesaret edemiyor. topu yargıtay a atıyor..hukukçulara atıyor..olası olumsuz bir durum olursa hukukçulara yüklenecekler.ondan böyle sallanıyor hükümet üyeleri.komisyon toplanacak ama toplanamıyorlar bir türlü..trt 3 ten meclis oturumlarını takip ediyorum. tam saati geliyor..başkan soruyor komisyon buradamı diye..cevap yok ..komisyon gelmedi..toplantı ertelendi ileri tarihte yasa tasarısı yeniden görüşülecek…açıklama böyle bu kadar kolay açıklama ..bulunduğum bölgede bir bakan milletvekili görürsem kendimi nasıl tutarım bilemiyorum.bu kadar duyarsızlık görmedim .adamlar aylardan beri bağırıyorlar kanunsuz ceza olmaz diye ama duyan yok .
        MEKTUBUN UCU YANDI ÇOKTAN..MEKTUP BİTTİ OLDU ..AMA BU ADAMLAR DAHA HİÇBİR ŞEY ANLAMADI.ORTALIK YANGIN YERİNE DÖNDÜ …DEMOKRATİK OLAN HER TÜRLÜ EYLEM E KATILMI SAĞLAYALIM ARKADAŞLAR….

    • geçmiş olsun. duygularını ucu yanık mektuplar ilede paylaşmak istermisin.

      katılımını bekliyorum.

      https://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/06/11/mektubun-ucunu-yakiyoruz-eylem-saati-geldi/

  18. Arkadaşlar af cıkmazsa teslim olayım mı ? Olmayayım mı? Tecrübesi olan bir arkadaş fikrini söylesin içimdeki sıkıntı dağ oldu beni yutmaya başladı daha ne kadar böyle devam edecek 9 ayda paronayak oldum sanki dışarda birisi kolumu tutuverecek gibi oluyor .Tecrübeli bir arkadaş lütfen

    • ömer bey
      herşeyden önce sakin olun.
      tutsalar da bir şey olmuyor emin olun.
      7 senedir bu sıkıntıları çeken biri olarak söylüyorum.

      bekleyin, mücadeleye katkı verin…
      “Mektubun ucunu yakıyoruz …”
      hemen şimdi…
      kazanacağız çünkü haklıyız…

    • teslim olma ömer kardeşim… sonuna kadar mücadele edelim .bende aynı senin durumundayım..avukatlar bastırmaya başladı bir taraftan.onlarda bu affın çıkacağını anladılar.bir haftadan bu yana bastırıyor..açıkça tehdit ediyor.seni içeri attıracağım diyor. o adamda benim 15 tane dosyam var .bunların 9 tanesinden beraat ettim…kaldı 6 tane bunların ikisi benim borcumdu .onların cezasını yattım..kaldı 4 tane onlarada iadei muhakeme karaı çıktı .yeniden yargılama var başladı ..onlarda beraat çıkacak çok iyi biliyorum. avukat ne olursa olsun içeri attıracağım diyor..ama ben korkmuyorum.bu yasa mutlaka bizim lehimize çıkacak .sizde korkmayın…sonuna kadar mücadeleye devam…….

  19. allah aşkına birisi bana son durum ne kısaca açıklasın.. durum ne ve en önemlisi plan ne.. beynim durdu artık.

    • hakan bey;
      değişen bir şey yok şu anda komisyon toplantısı haftaya bekleniyor.
      ondan sonra netleşecek durum.

      plan belli: “mektubun ucunu yakıyoruz”
      lütfen ilgili bölümü okuyunuz, orada admin gereken bilgileri verdi.

    • önce mektupları gönderiyoruz. internetde her yere yorum yapıyoruz. mağdurları sitelere çağırıyoruz.

  20. “Fark ettim ki oyunu yanlış anlamışım. Oyun halihazırda ne olduğumu bulmaktı.”
    Dr. Richard Albert
    http://turkiyegercekleri.wordpress.com/

  21. :(kotu oldum ya

  22. Eşim ümraniye cezaevinde 10 aydır.Ben 7 yaşında oğlum ile bir yakınımın yanına sığındım. Oğlum geçen yıl okula başlaması gerekirken başlayamadı. Ev sahibim 10 aydır kirasını alamadı. Zaten çek sahiplerinin bu durumda paralarını almaları ise tamamen imkansız. Ben 7 yaşındaki oğlumun karnını doyuramıyorum okula gönderemiyorum . Bu haldeyken devlete de alacaklıyada bir şey ödemem imkansız. Oysa cezaevndekiler çıksa en azından mucadele verip ödemeye çalışyorlar. Sayın köylü gücün yasaya yetiyor ama bu insanları doyurmaya okutmaya yetebilecek mi beni bu konuda bilgilendirebilirseniz mutlu edersiniz.

  23. cek affı cıkmalı……………………………………….. yaşamak icin yaşatmak gerek………………………………………………………………………

  24. Kıymetli kardeşlerim;
    Ezber Bozmadan Yol Alamayız
    EVET EZBERİ BOZALIM.
    bsa33
    Haziran 11, 2009, 1:51 pm üzerinde
    Haklısınız Burhan Bey;
    Zaten bizlerin sorununu yargıtay çözecek bence de, ama bu arada çıkacak yeni yasanın hukuka ve çağdaş normlara uygun olması için mücadele veriyoruz…(DEMİŞ KARDEŞİM)
    ”Zira, ileri tarihli çek uygulaması çekin işlerliği ve güvenirliğini ortadan kaldıran bir uygulamadır. Türkiye;de yanlış yerleşmiş bir teamüldür. Vadeli ödeme seçeneğini kabul eden kişilerin başvuracağı ödeme aracı çek olmamalı; bono ile bu amaç sağlanmalıdır. Çekin para gibi seri ve güvenli bir ödeme aracı haline getirilmesi, ancak buna her ne koşulda olursa olsun olanak sağlamak yerine kural olarak ileri düzenleme tarihli çekin düzenlenmesinin yasaklanması ve bu kanunun korumasından yararlanılamaması ile mümkündür. Piyasalarda en çok mağduriyete yol açan da ileri tarihli çeklere cevaz verilmesidir.”( DEMİŞ YARGITAY BAŞKANI)

    1- ÇEK BİR TUZAKTIR. ÖNCE BUNU KABUL EDELİM. NE ÇEK OLGUSUNU YAŞATALIM, NEDE BU OLGUYU VİZYONDA TUTACAK YASALAR YAPILMASINA MÜSAADE EDELİM.(2 AY ÖNCE DEMİŞTİM)
    İleri tarihli çek alanlarsa bu müeyyideyi bilerek zamanı gelmeden ibrazı yoluna gitmeyecek, düzenleme tarihine göre ibraz süresi içinde ibraz ederek yasanın getirdiği olanaklardan yararlanacaktır. Bu yaklaşım benimsenmezse, çek, gerçek anlamını yitiren ve çek garantilerini taşıyan bono vasıflı bir belgeye dönüşen, hukuki dolanma yollarının açık hale getirildiği kambiyo hukukunun mantık ve amacıyla da çelişen kendine özgü bir belge niteliğine bürünür. Durum bu olunca, hukuken düzenlenen gerçek anlamdaki çekle ilgili düzenlemelerin bir caydırıcılığı ve garantörlüğü kalmaz.(Yargıtay Başkanı)
    TEMİNAT HUSUSU ÇEKİ (BU GÜNKÜ ANLAMINDA ) BONO DAN AYIRIR.
    ÇEK VADELİ OLARAK BUNDAN SONRA KULLANDIRILMAMALI.. ÇEK BİR ÖDEME ARACIDIR. BİR BONO GİBİ KREDİ ARACI DEĞİLDİR. KREDİ ARACI OLARAK KULLANDIRILMASININ GARANTİSİ HAPİSLİK DEĞİLDİR. ÖDENMEMESİNİN DE YAPTIRIMLARI HAPİSLİĞİ DEĞİL, BAŞKA YAPTIRIMLARI GEREKTİRİR. EKONOMİK SUÇA EKONOMİK CEZA GİBİ.
    İŞTE BU HUSUS ÇEKİ TUZAK OLMAKTAN ÇIKARIR. KABUL EDİLMEYEN HUSUS TA ÇEK GİBİ BİR TUZAĞIN ORTADAN KALKMASIDIR. ZİRA BU ÇIKAR ÇEVRELERİNİN İŞİNE GELMEZ.
    2-ÇEKİN VİZYONDA KALMASININ HAKİKATEN FAYDASI VARMI?
    ”Zira, ileri tarihli çek uygulaması çekin işlerliği ve güvenirliğini ortadan kaldıran bir uygulamadır.
    OLASILIĞI İHTİMAL DAHİLİNDE OLAN BİR ALACAĞIN KARŞILIĞINDA ÇEK VEREREK BORÇLANMAK.
    . Türkiye;de yanlış yerleşmiş bir teamüldür. İHTİMALAİN BOŞA ÇIKMASINA KARŞIN VERİLMİŞ TEMİNAT= HAPİSLİK
    Vadeli ödeme seçeneğini kabul eden kişilerin başvuracağı ödeme aracı çek olmamalı;
    ÇEKİN BU TÜRLÜ UYGULANMASININ SONUCUNDA ZİNCİRLEME KAZALAR OLUŞMUŞTUR. ZİRA ÇEK ALAN 3. KİŞİLER HATTA 4. VE 5. KİŞİLER BİLE MAĞDUR OLMUŞTUR.
    YANİ GÜVENCESİ HAPİSLİKDE OLSA ÇEK GÜVENİR DEĞİLDİR. KREDİNİN TEMİNATI GERÇEK TEMİNAT OLMADIKÇA, HER TÜRLÜ TEMİNATIN SONU HÜSRANDIR.
    3-ÇEK MAĞDURU SUÇLUMUDUR?
    Suç genel teorisindeki sorumluluk esaslarına aykırı bir şekilde suç tipi tarif edilmektedir.
    4-NİÇİN AF BEKLİYORUZ?
    Sn. Avukat A.Rahmi Ofluoğlu yazmış
    KANUNSUZ CEZA OLAMAZ ANAYASA MADDE 38
    KANUNSUZ CEZAYA KARŞI ÇEK MAĞDURLARININ DEMOKRATİK DİRENME HAKLARI DOĞMUŞTUR.
    3167 SAYILI KANUN YÜRÜRLÜKTE DEĞİLDİR. HAPİSTE OLANLAR KANUNSUZ OLARAK TUTULMAKTADIR. YARGIÇLARI DA YARGIÇLAR YARGILAR. BÖYLESİ CİDDİ BİR KONUYA KARŞI BÖYLESİ BİR CİDDİYETSİZLİK ANLAŞILIR GİBİ DEĞİLDİR. ORTADA BİR İDDİA VAR, BU İDDİA SOKAKTAKİ ADAMA AİT DEĞİL,AKADEMİSYENLERE, HUKUÇULARA VE MAHKEMELERE AİT BİR İDDİA. YÜKSEK YARGI BU İDDİALARA CEVAP VERMELİ, İNSANLAR NEDEN ÖZGÜRLÜKLERİNDEN YOKSUN BIRAKILIYORLAR?
    BUNUN SORUMLULUĞU AĞIRDIR, BUNUN ALTINDAN KALKAMAZSINIZ EFENDİLER !
    5-ÖYLEYSE NE BEKLENİYOR?
    A-BÖYLE BİR ÇEK OLGUSU İSTEMİYORSAK, YASASINA NE GEREK VAR? ÇIKMASI İSTENİLEN YASA KİMLERİ MEMNUN EDECEK?
    B-NİÇİN 165 GÜNDÜR İNFAZLAR DURDURULMUYOR? NİÇİN VAR OLMAYAN KANUNLARIN CEZAİ HÜKÜMLERİ DEVAM ETTİRİLİYOR?
    C-SÖZ KONUSU ALACAKLILARIN ALACAĞINI GARANTİSİ YANİ BORCUN ÖDENMESİ İSE: Karşılıksız çıkan çek nedeniyle milyonlarca şikayet ve soruşturma sonucu kamu davası açılmaktadır. Bu durum Cumhuriyet savcılarının ve mahkemelerin ağır iş yükü altında kalmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluk, suç olmaktan çıkarılarak idari para cezasını ve/veya idari tedbiri gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmelidir”(YARGITAY BAŞKANI) NİYE GEREĞİ YAPILMAMAKTADIR?
    6-etkili dedi ki…
    NE YÜRÜRLÜKTEKİ ÇEK YASASINDA NE DE ÇIKARTILMAYA ÇALIŞILAN HAKKI KÖYLÜ YASASINDAKİ (HKY) CEZALAR ANAYASAYA UYGUN DEĞİLDİR.

    ÇÜNKÜ; Yasa koyucunun ceza saptamadaki yetkisinin sınırını hukuk devleti ilkesi oluşturur. … Cezaların, suçların ağırlık derecesine göre önleme ve iyileştirme amaçları da göz önünde tutularak, adaletli bir ölçü içerisinde konulması ceza hukukunun temel ilkelerindendir.” “Suç ile ceza arasındaki oranın adalete uygun bulunup bulunmadığını, o suçun toplum hayatında yarattığı etkiye ve kamu vicdanında aldığı tepkiye göre takdir etme zorunluluğu vardır. Bu orantısallık bağının bulunması, hukuk devleti ilkesinin ve adalet anlayışının bir gereğidir. Yasa koyucu cezaların türünü seçerken ve sınırlarını belirlerken mutlak adalet ölçülerini izlemek zorundadır.” Yine kural olarak, suçun ve ortaya çıkan toplumsal ve şahsi zararın ağırlığına, failin kişiliğine ve fiilin özelliklerine göre cezanın şahsileştirilmesi olanağının hâkime verilmesi de ölçülülük ilkesinin gereğidir. Yasa koyucunun bu kuralları açıkça ihlal eder nitelikte yasa koyması Anayasa’ya aykırı olacaktır. NİYE HEM UYGULANAN HEMDE ÇIKMASI İSTENİLEN HKY YASASINDA SUÇLA/CEZA ARASINDA HİÇ BİR MANTIKSAL ORANLAMA YOKTUR ? NİYE YOKTUR?

    ÇÜNKÜ; ORTADA SUÇ YOKTUR, VE CEZALAR ZORLAMA İLE YASANIN İÇİNDE TUTULMAKTADIR.

    7-Aslında hükümetin başından beri oynamak istediği bir oyun var o da şu; topu yargıya atmak. Yargı yanlış yaparsa bunun açıklaması kolay hükümet için ,şöyle:- Ne yapalım yargı yaptı. Zaten hükümetin yüksek yargıyı yıpratma politikası yok mu? Hükümet yargıyı kontrol altına almak istiyor.
    Hükümet uyum yasasını çıkarmayarak 3167 yi geçersiz bıraktı. Bence beklentisi Yargıtay’ın 3167 artık yürürlükte değildir gerekçesi ile karar vererek esas mahkemelerine yol göstermesi ve eski davaların böylece ortadan kalkması idi. Böylece büyük patronların şimşeklerini üzerine çekmeden, suçu yargıya atarak hem sosyal olarak büyük bir problemi geçici olarak çözecekti, hem de hukukla olan açmazını aşacaktı.
    ŞİMDİ HÜKÜMET NE YAPSIN? SAKAL BIYIK HİKAYESİ…(AV. RAHMİ OFLUOĞLU)
    İdari para yaptırımı olumlu, ancak bu af konusunu anlamış değilim. Arkadaşlar af diye bir şey olamaz. Yani bu konu evrak mücerretliği, şimdi bu ne demek?
    ilişkin kuralları ortadan kaldırıldı, olan yürüklükteki yasanın konunun cezai işlem kısmında düzenlemenin yapılmaması sebebi ile yasanın yok hükmünde sayılması gereğidir ki bu cezanın ortadan kalkması ile bu suçtan hükümlülerin zaten beraatıdır, yine birileri bunu anlamak işine gelmiyor , yani bu gün ben bir mekan bulayım ,sahte nikah düzenleyeyim, boşanma kararı alan çifte ,hakim neder ? yani sen hakime efendim beni boşa desen, hakim seni boşar mı? Bu mahkemeyi bağlamaz der değilmi? Yasa önünde yapılamamış bir iş bu işin yasası yok, sizin aranızda yaptığınız bir şey , yok hükmünde bir kuraldır bu, başka bir davadır, başka bir mahkemenin konusudur bu konu değil mi?…
    Kısacası şu anki yürüklükte olmayan bir davanın affı olmaz , ee şimdi ben bundan anlamıyorum diyen gelsin beri ?yok anlıyorum diyen gelsiiin beri ?hayır !o zaman ortaya bir şey söyle , kanunen koy , oda yok ? ORTADA LAF VAR MUHTEVİYATI YOK! tek kurtuluş garantili çek hukuku kardeşim ,bu yasa yürürlüğe girerse herkese hayırlı günler , yok girmese kardeşim cezaevlerinde hukuksuz koyduğunuz insanlar (AİHM) ‘de, sizden hesap soracak, alacaklılar parasını alamayacak çeki vurulmayı bekleyen 100.000 ler ızdırap çekecek işte buda uzunlafın özeti…
    Diğer formül Yargıtay’ın formülü ,Eğer idari yaptırım ,Adli yaptırımın önüne geçerse ne mutlu? Yok geçmezde milletin vekili davasında diretip bu işin altından nasıl kalkacak hala anlamış değilim…devlet, devletliğini yapmalı, peki devlet ,devlet olmuş da ne olmuş ?Ona bakmak gerekiyor :Birilerine göre fermanı devlet baba vermiş, dolayısı ile yapacak bir şey yok !aslı manasında konuyu lanse edenlere de şunu belirtmek isterim , fermanı devlet baba vermiş ; ama devlet baba Ahmet’in mehmetin,burhanın; çolununun ,çocuğunun rızkını da vermiş mi ?sadece devlet tek taraflımı ferman mı verir yasalar bilimsel olur insan haklarına uyumlu olur totaliter yasa yasa olamaz yasa yapan millete vekillik eden ve vekillik sıfatını ve onayını vekalet ile bu milletten alan , vekil , millete doğru olanı verememiş ise sadece tek taraflı pencereden bakan bir hukukta manzaranın bir yüzünü gören milletin; vekili hangi doğru sonucu elde edececektir? (AV. BURAK ERİM) (MİNNETTARIM)
    Şartlar ne kadar zor olursa olsun, bu ezberin bozulması gerekiyor. En azından bu ölçüde teslimiyet içinde olmamak gerekiyor. Olağanüstü dönemler, olağanüstü çıkışlar radikal duruşlar gerektirir.
    Eylem saati geldi. Mektubun ucunu yakıyoruz …
    Bu duyarsızlığa dur diyeceğiz. Bize yakışanı yapacağız direneceğiz. Onurumuzla direneceğiz.
    Vekil dur düşün hele, asilin burada diyeceğiz.
    Ses getireceğiz, gemileri yakmadan önce mektuplarımızı yakacağız.
    Eylem zamanıdır.
    Zalimlere inat, zulüme direneceğiz (AV. RAHMİ OFLUOĞLU BLOGDAN) (HAYRAN IM VE MİNNETTARIM SİZE )
    BURHAN İŞCAN (0537 3704830)

  25. hakkı köylü GSM:05423248665
    TEL:0312 4205884 -4205885

  26. YETER
    evet yılbaşından bu yana her gün farklı söylemlerle anlatıyor devlet büyüklerimiz her zamanki gibi masal.ne olacaksa olsun artık factoring tefeci ve bankaların düzenini bozmak sayın vekillerimiizn işine gelmiyor gelmezde.ayrıca büyük tefecilerin ve factoringlerin mahkemeleri var kendilerine ait.bunu yargıda biliyor devlette biliyor.herkes hayatından memnun.alış verişler gayet düzenli sıkıntısız devam ediyor.bizler ne yapıyoruz çalışıyoruz bankalarla çalışıyoruz kredi alıyoruz çek koçanı alıyoruz işimizi devam ettirebilmek için mücadele ediyoruz.bankalar çekleri veririken kendi karları için gereken neyse yapıyorlar.kendi kullandırdıkları kredilere diğer müşterilerinin çeklerini teminat alıyorlar bi,le bile hatır çeki olduğunu.işler ters gitmeye başladığında aynı şekilde devam etmemizi talep ediyoruz.oplmaz diyorlar.o çeki teminata koyamayız diyorlar.bende böle kurban oldum hatır çeki verdik karşılığında çek aldım bende teminatıma koydum.çeki verdiğim iflas etti çeklerini ödiyemedi ben ödemek zorunda kaldım firmam çizilmesin diye ama yetiştiremedim.işimi sattım bankada teminattaki evim gitti akrabalarımın ipotekleri gitti iş için kullandığım araçlarım gitti.sonuç: biz kötü esnaf dolandırıcı sahtekar olduk bize ve gereksiz insanlara çek koçanı veren banka aferim aldı.her sene bilanço açıklıyorlar.ultra kar ve korkunç bir büyüme.1 koyuyorlar 5 alıyorlar.el birliğiyle topluyoruz millet olarak baron lara veriyoruz.umarım devlet büyüklerimiz dediğimiz şeçtiğimiz vekil görünümündeki gizli tacirlerimiz artık yeter derde bize bir şans daha verirler.biz sadece ekmeğimizi kazanalım huzurlu bi yaşam sürelim derdindeyiz.zengin olma tehlikemiz yok rahat olun siz yine işinize bakın.çek sorumluluklarını bankalara yükleyin ticaret yapabilme kabiliyeti olan gücüne göre ticaret yapsın.pembe tablolarla bizi şişiripte elimizde avucumuzda çalışarak kazandıklarımızı babamızdan dedimizden kalanları almayın artık YETER.

  27. arkadaşlar şu akp li vekil hakkı köylü telefonu faksı varsa ne olur yazın

  28. arkadaşlar sizden bir yardım istiyorum şu akp li komusyon bşk bana telefon faks varsa biriniz lütfen yazsın

  29. mehmet ali taş

    SELAM ARKADAŞLAR YANILIŞ PLOTİKA İZLİYORSUNUZ CEZA EVLERİNDE BİNLERCE CEK MAĞDURU VAR COĞU İŞ YERİNİ KRIZ NEDE İLE KAYIP ETMIŞTIR MESALA ŞÖYLE SÖYLEYİM CEKİ DONMUŞ BİRİNİ CEZA EVİNE GİRMESİ KIME NE FAYDA SAĞLIYACAK DİŞARDA OLSA BELKİ BORCUNU DA ÖDER ORTAMI GERMEYİN BİRAZ DUYARLI OLUN BENIMDE ALACAĞIM VAR AMA HEPSİ CEZA EVİNDE BANA BİR FAYDASI YOK AF CIKSIN

    • sen şikayet etmedenmi ceza evine girdiler,
      alacaklı oldukların…

      şayet şikayet etmişsesn eğer…
      çıktıklarında sana ödeme yaparlarsa…
      çok ayıp ederler…

      • HAMZAÇEBİ’NİN BASIN AÇIKLAMASI CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE TRABZON MİLLETVEKİLİ M. AKİF HAMZAÇEBİ’NİN BASIN AÇIKLAMASI
        Cumartesi, 13 Eylül 2008 00:00
        Değerli Basın Mensupları

        Deniz Feneri ve Kanal 7 arasındaki ilişki tüm ayrıntılarıyla medyada yer aldı. Ama ben size Alman savcıların hazırladığı iddianamenin 60. sayfasından bir paragrafı sunmak istiyorum…

        “Yapılan soruşturma ve araştırmaların neticesinde, her iki derneğin (Türkiye’deki ve Almanya’daki Deniz Feneri Dernekleri) olduğu gibi, Almanya’daki Kanal 7 ile Türkiye’deki Kanal 7 televizyon yayınları sorumlularının çok yakın ilişkilerinin olduğu ortaya çıkmıştır.”

        Değerli Basın Mensupları,

        Hatırlayacaksınız Kanal 7’nin kuruluşunda şimdiki Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önemli katkıları olmuştur. Olay öncelikle yurt dışındaki mütedeyyin, alın teriyle para kazanan insanlarımızın sömürülmesiyle başlamıştır. İnsanların dini duyguları o derece acımasızca sömürülmüştür ki, buna isyan etmemek mümkün değil…

        Kanal 7 televizyonunun kuruluşu aşamasında Almanya’da para toplamaya giden Kombassan Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Haşim Bayram’ın yeni kurulacak televizyonu anlatımından sonra söz alan Ayasofya Camii Derneği Başkanı namaz saati gelmesine karşın aynen şunları söylüyor…

        “Şimdi namaza durmayacağız. Bu mesele şu an namazdan önemli. Namazı biraz geciktirsek de sonra da olabilir. Şimdi biz hepimiz, başta ben olmak üzere sıraya geçeceğiz…”

        Ve kanal 7 bu anlayışla kuruluyor… Müslümanlığa ihanet edenleri, Müslümanlığı özel çıkarları için kullananları, yani Allah ile aldatanları halkımızın unutmaması gerekiyor… Bunları yapanlar Müslüman olamazlar…

        Türkiye’de bu karanlık ilişkiler niçin sorgulanamıyor?

        Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu karanlık ilişkilerin başında var… Peki şimdi bu ilişkilerin neresinde?

        Şimdi onu Trabzon Milletvekilimiz, Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Sayın Akif Hamzaçebi anlatacak…

        KANAL 7 HAKKINDAKİ SPK SUÇ DUYURUSU RAPORU
        19 AYDIR İŞLEME KONULMUYOR

        Almanya’daki Deniz Feneri Derneği davası ile bağlantıları nedeniyle gündeme gelen Kanal 7 (Yeni Dünya İletişim A.Ş.) hakkında Sermaye Piyasası Kanunu’na aykırı faaliyetleri nedeniyle Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) uzmanları 2007 yılında bir inceleme yapmıştır. Üç kişilik bir uzman grubu tarafından yapılan inceleme sonucunda 01.03.2007 tarih ve IV – 9/281 – 1, XX – 4 /9 – 6 sayılı Denetleme Raporu düzenlenmiştir.

        Raporda şirket yetkilileri tarafından şirketin yurtdışındaki banka hesapları, şirket ortaklarının yurtdışındaki iştirakleri ve şirket ile haklarında izinsiz halka arz isnadı ile Sermaye Piyasası Kurulu tarafından suç duyurusunda bulunulan şirketler ile ilişkileri konularında Sermaye Piyasası Kurulu’na eksik ve yanlış bilgi verilmesi nedeniyle şirket yönetim kurulu başkanı Zekeriya KARAMAN ile yönetim kurulu üyeleri İsmail KARAHAN ve Mustafa ÇELİK hakkında Sermaye Piyasası Kanununun 47/B – 1 ve 49 uncu maddeleri uyarınca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

        Raporun düzenlenmesinden buyana yaklaşık 19 aylık bir süre geçmiş olmasına rağmen Rapor Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirilmemiştir.

        Söz konusu Rapor SPK Denetleme Dairesi üzerindeki engellemelere rağmen gereği yapılmak üzere 28.06.2007 tarihinde SPK Denetleme Dairesi Başkanlığınca Kurula sunulmuş ise de, Kurulun aynı tarihte yaptığı 25 nolu toplantıda aldığı 726 sayılı Karar ile konunun “incelemeye alınmasına” karar verilmiştir. Kurulun bu kararını, o tarihte başkanlığın boş olması nedeniyle ikinci başkan olarak Turan EROL ile üyeler Muhammed Emin ÖZER, Mithat HIZLI, Abdülkerim EMEK ve Vahdettin ERTAŞ imzalamışlardır.

        Kurul Kararından buyana da yaklaşık 15 aylık bir süre geçmiştir. Buna rağmen Rapor uyarınca bir işlem yapılmamış, suç duyurusunda bulunulmamıştır. Esasen ortada Kurulca yapılan bir inceleme de söz konusu değildir. Amaç suç duyurusu gerektiren Raporun işleme konulmamasıdır. Daha sonra 20 Temmuz 2007 tarihli bir Kurul Kararı ile de rapor işlemden kaldırılmıştır. Suç duyurusu gerektiren bir raporu hukuki bir gerekçe olmaksızın işlemden kaldıran SPK Başkan ve Üyeleri suç işlemektedir.

        Rapora konu olan olaylara ilişkin bazı bilgiler şöyledir.

        1. Kombassan Holding A.Ş., Kamer Holding A.Ş. ve Aksaray Holding A.Ş. ile Kanal 7 arasındaki ilişkilere ait işlemlerin dayanağını oluşturan defter ve belgeler Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu (TTK) nun zamanaşımına ilişkin hükümleri gerekçe gösterilmek suretiyle ibraz edilmemiştir. (Oysa, TTK’nda zamanaşımı süresi 10 yıl olup zamanaşımı söz konusu değildir.)

        2. Yapı Kredi Bankası A.Ş. ve Garanti Bankası A.Ş. kayıtlarından hareketle; Bahreyn’de bir hesaba para aktarılması ve şirket hesaplarına “üçüncü şahıs – para yatırma” açıklaması ile farklı kişiler tarafından para yatırılması; söz konusu paraların kısa bir süre sonra çekilmesi veya yasal kayıtlarda ortak olan kişilere virmanlanması veya bu kişilerce hesaplardan çekilmesi, hesaba yatan paraların bir kısmının “Mehmet Bozkurt teslimatı” ve “Mustafa Akkaya teslimatı” açıklaması ile şirket hesaplarına girmesi.

        Bu işlemler şirket hesaplarına giren paraların bir kısmının bağış ve yardım olabileceğinin karinesidir. Esasen SPK uzmanlarının incelediği iddialar arasında Kanal 7 hesaplarına bağış ve yardım paralarının girmesi de vardır.

        Şirket yetkilileri daha sonra bu durumu SPK’ya, “yasal defterlerde bu konuda bir bilgi olmaması nedeniyle durumdan SPK yazısı ile haberdar olduk” şeklinde açıklamışlardır.

        3. Kanal 7’nin bazı banka hesapları yasal kayıtlarda gözükmemektedir. Kanal 7’nin yurtdışında İş Bankası Gmbh nezdindeki 12 adet hesabına ilişkin olarak yasal defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.

        4. Kanal 7’nin yurtdışı iştirakleri ile ortaklarının ortak olduğu şirketler hakkında SPK’ya bilgi verilmemiştir.

        Gerek yukarıda belirtilen işlemler gerekse şirket hesaplarına giren paraların bir kısmının yardım ve bağış olabileceği yönündeki iddiaların şirket yöneticilerinin bilgi vermemesi, eksik ve / veya yanıltıcı bilgi vermeleri veya şirket defter ve belgelerini ibraz etmemeleri nedenleriyle sonuçlandırılması mümkün olmamıştır.

        Bu durum 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 47/B – 1 maddesine göre aynen yazılacak hapis cezasını gerektirmektedir.

        Aynı yasanın 49 uncu maddesine göre Cumhuriyet Savcılığınca işlem yapılabilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu’nun suç duyurusunda bulunması gerekmektedir.

        Ancak suç duyurusu hiçbir hukuki gerekçe olmadığı halde SPK yönetimince yapılmamaktadır.

        Sayın Başbakana soruyoruz:

        1. SPK uzmanlarının Kanal 7 yöneticileri hakkında düzenlediği suç duyurusu Raporunun işleme konulmaması için SPK Başkanı Turan Erol’a bir talimat verdiniz mi?

        2. Haziran 2007’de makamınızda Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman olduğu halde SPK Başkanı Turan Erol’u çağırıp SPK uzmanlarının düzenlediği Rapor hakkında üçlü bir görüşme yaptınız mı? Bu görüşmede SPK Başkanından Kanal 7 meselesinin biran önce şirket lehine sonuçlandırılmasını istediniz mi?

        3. Bunun üzerine SPK Başkanı Turan Erol’un size “merak etmeyin konuyu halledeceğim” şeklinde bir beyanı oldu mu?

        SPK Başkanına soruyoruz:

        1. SPK uzmanları tarafından düzenlenen, suç duyurusunun konu olduğu 01.03.2007 tarihli ve IV – 9/281 – 1; XX – 4 /9 – 6 sayılı Denetleme Raporu henüz resmiyet kazanmadan Rapor taslağı ve eklerini Kanal 7 yetkililerine verdiniz mi? SPK uzmanları ve ilgili daire başkanının karşı çıkmasına rağmen Rapor taslağında tespit edilen hususlar ve ortaya konulan iddiaları Kanal 7 yetkililerine aktardınız mı?

        2. Rapor taslağı ve eklerinde yer alan hususlarla ilgili olarak yani Rapor resmiyet kazanmadan Kanal 7 yetkilileri ile SPK uzmanlarının katılımıyla toplantı yaptınız mı?

        3. Avukatlık unvanına sahip olmadığı halde bir uzmanın SPK Teşkilat, Görev ve Çalışma Esasları Yönetmeliğinin 58 inci maddesine aykırı olarak tarafınızdan SPK Hukuk İşleri Daire Başkanlığı (HİD) na atandığı doğru mudur?

        4. Daire Başkanlığına atama için 10 yıllık süre gerektiği halde Hukuk İşleri Daire Başkanlığı(HİD)nda bu süreye uyulmaması söz konusu mudur?

        5. Toplam 27 kişiden oluşan HİD Başkanlığında 2 Başuzman Hukukçu, 22 Uzman Hukukçu olmasına rağmen Daire Başkanlığına 25 inci sırada olan ve avukat unvanı bulunmayan bir kişinin atanması doğru mudur?

        6. Kanal 7 hakkındaki Raporun işleme konulmaması amacıyla HİD’dan aldığınız görüşün bu göreve getirilen kişiyle bir ilgisi var mıdır?

        7. Raporun işleme konulmaması için Sermaye Piyasası Kurulunca 20 Temmuz 2007 tarihinde karar alınmış mıdır? Bu Kararın 22 Temmuz 2007 seçimlerinden önce alınması için size bir baskı yapılmış mıdır?

        8. Kanal 7 hakkındaki incelemenin suç duyurusu talebiyle sonuçlanması üzerine incelemeyi yürüten Denetleme Dairesinin başkanı olan Celali Yılmaz’ın istifasını istediğiniz doğru mudur? Bu olmayınca bu birimi adı geçenden alarak doğrudan kendinize bağladınız mı?

        9. Kanal 7 banka hesaplarının yasal kayıtlarda gösterilmemesi ile ilgili olarak SPK uzmanlarının raporundaki öneri doğrultusunda Sermaye Piyasası Kanununun 24 üncü madde hükmü uyarınca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’na bildirimde bulundunuz mu?

        Sayın Cumhurbaşkanını göreve davet ediyoruz.

        Gerek Kanal 7 yöneticileri hakkındaki suç duyurusu Raporunun işleme konulmaması, gerekse Raporun işleme konulmaması suretiyle kapsamlı incelenmesi ve kanıtlanması engellenen Kanal 7 hesaplarındaki usulsüzlüklerin ve çeşitli bağlantıların tespit edilmesi için Sayın Cumhurbaşkanını Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirmeye davet ediyoruz.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s