Çek Yasası görüşmek nasıl olur ? Meraklısı için …


Sürekli soruyorsunuz.  Fikriniz olması için değiştirilmesi istenen yasanın nasıl görüşüldüğünü ve kabul edildiğini  belgeliyorum. Meclis tutanaklarından alıntıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı

22. Dönem 1. Yasama Yılı 37. Birleşim

26/Şubat /2003 Çarşamba

……

Alınan karar gereğince, 3 üncü sıraya alınan, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu raporunun müzakerelerine başlıyoruz.

3.- Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/433) (S. Sayısı: 58) (XX)

BAŞKAN – Komisyon?.. Yerinde.

Hükümet?.. Yerinde.

Komisyon raporu, 58 sıra sayısıyla bastırılıp, dağıtılmıştır.

Tasarının tümü üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen Malatya Milletvekili Muharrem Kılıç; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 20 dakikadır.

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yasa Tasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşümüzü bildirmek üzere söz almış bulunmaktayım.

19.3.1985 tarih ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasında zaman içinde bazı sorunlarla karşılaşılmıştır.

3167 sayılı Yasada, keşide edilen çekin karşılığının bulunmaması hali objektif sorumluluk olarak düzenlenerek, bu suça, hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüştür.

Bu yasa gereğince, karşılıksız çekin hamilleri, gerek paralarının tahsili ve gerekse keşidecinin cezalandırılmasının sağlanması amacıyla şikâyette bulunmuşlar ve açılan dava sayısı, 2001 yılı itibariyle 307 381’e ulaşmış, yargıda devam eden ceza davalarının içinde çek davalarının sayısı yüzde 15’i bulmuştur. Keza, bu iş yükünden Yargıtayımız da nasibini almış, gerek adlî mahkemeler ve gerekse Yargıtayımız işin içinden çıkamaz duruma gelmiştir.

Zaman içinde, çağdaş ceza hukukunda ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve çeşitlenmesiyle bu ilişkilerden doğan eylemlere hürriyeti bağlayıcı cezanın başvurulacak en son çare olarak öngörülmesi, “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesinin doğmasına neden olmuştur. Bu nedenle, hazırlanan tasarıda, karşılıksız çeki ilk defa keşide edenlere hürriyeti bağlayıcı ceza yerine çek bedeli kadar ağır para cezası verilmesi, ancak çeke olan güvenin sarsılmaması bakımından da, bu suçtan mükerrirlere hapis cezası verilmesi öngörülmüştür.

Kaldı ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3975 sayılı Kanunla kabul edilerek 23.2.1994 tarihinde yürürlüğe giren 4 Numaralı Protokolün 1 inci maddesinde “hiç kimse, yalnız akdî ilişkiden doğan yükümlülüğünü yerine getirmemiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz” denilmektedir. Anayasamızın 90 ıncı maddesine göre “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir” düzenlemesi bulunmaktadır. Keza, yine, Anayasamızın 38 inci maddesine 3.10.2001 tarihinde eklenen sekizinci fıkrayla, yine “hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmü getirilmiştir. Tüm bu düzenlemeleri dikkate aldığımızda, akdî bir ilişki sonucu keşide edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle hapis cezası getirilemeyeceği ortadadır.

Bu konudaki, dünyada, çekle ilgili mevzuatı incelediğimizde; Alman çek kanununda karşılıksız çeklerin sadece pula tabi tutulduğu, Avusturya çek kanununda dolandırıcılık kastı olmadıkça çek bedelinin yüzde 3’ü tutarında para cezası verildiği, Belçika çek kanununda karşılıksız çekin yüzde 10’u oranında para cezası verildiği, yine, Yunan, Japon, Macar, İsviçre çek kanunlarında para cezası ve tazminat cezası öngörüldüğü, Fransız çek kanununda ise kötü niyet halinde, bazı sınırlamalarla karşılıksız çeklerde dolandırıcılık hükmü uygulanarak hapis cezası verildiği görülmektedir.

İşte, iç hukukumuzdaki tüm bu yasal düzenlemeler ve çağdaş ülkelerdeki uygulamalar da dikkate alınarak, tasarıda, karşılıksız çek veren keşideciye, keşide ettiği çek nedeniyle çek bedeli kadar para cezası ödemesi öngörülmüş; ancak, mükerrir olmaları durumunda 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası düşünülmüştür.

Karşılıksız çek düzenleyenlerin tümünü kötüniyetli olarak kabul etmek de mümkün değildir. Ekonomik krizlerde pek çok tüccar, işadamı, esnaf iflas etmiş ve piyasaya verdiği çekleri ödeyememiştir. Geçmiş hükümetlerin basiretsiz yönetimlerinin faturası piyasaya güvenerek iş yapan vatandaşa çıkarılmıştır. Vatandaşın borç yükü bir gecede yüzde 100 artmıştır. Ekonomik kriz nedeniyle, bu durumdaki vatandaşlarımızı hürriyetlerinden mahrum bırakmak da doğru bir uygulama olmasa gerekir.

Çekle ilgili taraflardan birisi de, çek hesabı açılan muhatap bankadır. Çek defterleri bankalar tarafından bastırılır. Çek, Türk Ticaret Kanununda kıymetli evrak olarak poliçe ve bonoyla birlikte düzenlenmiştir. Vatandaşın çeke, diğer kıymetli evraklardan daha fazla itibar etmesinin nedeni; çek karnelerinin, bankalar tarafından araştırılan ve güvenilir kişilere verildiğinin düşünülmesidir. Oysa, bankalar çek karnesi verdiği kişileri yeteri kadar araştırıp, soruşturmadan, bankaya her hesap açana çek karnesi verilmesi gibi bir uygulamaya girmişlerdir. Bunda, çeklerle ilgili bankaların sorumluluğunun günümüzün ekonomik şartlarına göre çok az olmasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Bu nedenle, hükümet tasarısında bankaların sorumluluğu, çek yaprağı başına 150 000 000 TL olarak öngörülmüşse de, Adalet Komisyonu, bankaların bu işin üzerinde biraz daha fazla ciddiyetle durmalarını sağlamak amacıyla ve günün ekonomik şartlarını da dikkate alarak, bu sorumluluğu, çek yaprağı başına 300 000 000 TL olarak öngörmüştür.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bundan amaç, bankaları cezalandırmak değil, kısmen de olsa, çek yaprağı başına 300 000 000 TL sorumlulukları olduğundan, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık ve engel durumlarını, ekonomik ve sosyal durumlarını araştırmada basiretli davranmaya sevk etmek, bankaya her hesap açtırana çek karnesi verilmesini engellemektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; düzenlenecek bir çek yasasıyla, çekin taraflarının tümünü de memnun etmek mümkün değildir. Çek hamili, keşideciye hürriyeti bağlar ceza verilmesini talep ederek, alacağını tahsilde kolaylık sağlamaya çalışmakta; keşideci ise, bunun ekonomik bir suç olduğunu, bu nedenle, hürriyeti bağlayıcı ceza verilmemesini, ekonomik suça ekonomik ceza verilmesini talep etmektedir; muhatap banka ise, bu olayda kendisinin sadece aracı konumda olduğunu, bu sorunun keşideci ile hamil arasındaki bir sorun olduğunu, halihazırdaki her çek yaprağı için 60 000 000 TL sorumluluğun dahi fazla olduğunu, bu konuda bankalara sorumluluk yüklenemeyeceğini belirtmektedir. Bu nedenle, tüm tarafları memnun edecek bir yasal düzenlemeyi yapmak, gerçekten, zor bir durum gibi gözükmektedir.

3167 sayılı Kanunun uygulamaları gereğince, halen, gerek yerel mahkemelerde ve gerekse Yargıtayda yüzbinlerce dosya bulunmaktadır. Bu yasa tasarısı kanunlaşıp yürürlüğe girdiğinde, bu sorun da, büyük ölçüde giderilmiş olacaktır.

Ayrıca, getirilecek bu yeni düzenlemeyle, çeklerle ilgili yargılamalarda, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 225 inci maddesi uygulanabilecektir. Bu madde, “Tahkikatın mevzuu olan suç gerek yalnız ve gerek birlikte olarak para cezasını, hafif hapis ve müsadere cezalarını müstelzim ise sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek celpnamede kendisi gelmese dahi duruşmanın yapılabileceği yazılır.” Şeklindedir. Bu düzenlemeyle, mahkemelerde aylarca, hatta bazen yıllarca süren çekle ilgili ceza davalarında, mahkemeler, sanığa açıklamalı celpname göndererek, sanığın yokluğunda da karar verebileceklerdir. Böylece, çekle ilgili ceza davalarının sürüncemede kalması önlenmiş olacaktır.

Tüm bu düşüncelerle, çekle ilgili bu kanun tasarısına, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak olumlu oy kullanacağımızı bildirir, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sayın üyelerine saygılarımı sunarım. (Alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Kılıç.

Tasarının tümü üzerinde söz isteyen, AK Parti Grubu adına Konya Milletvekili Harun Tüfekçi; buyurun Sayın Tüfekçi.

Konuşma süreniz 20 dakikadır.

AK PARTİ GRUBU ADINA HARUN TÜFEKÇİ (Konya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi, 58 sıra sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısıyla ilgili AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, 3167 sayılı Çek Yasası, bilindiği üzere, geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor olup, üç sacayağı yapısıyla hassas bir denge üzerine oturtulması gereken bir durum arz etmektedir. Bu denli hassas olan bir yasanın, adil, hakkaniyete uygun, tarafları olan banka, keşideci ve hamilin vicdanlarında kabul gören yasa koyucuların objektif değerlendirmeye bir o kadar daha dikkat etmesi gereken yasal düzenleme olduğunu bilmekteyiz.

Bu bilinçle, Adalet Komisyonu, esas komisyon olarak, meselenin enine boyuna tartışılması düşüncesiyle,meseleyi alt komisyona sevk etmiştir. Alt komisyon üyesi olarak, yukarıda belirttiğimiz hassasiyetleri dikkate almak suretiyle, yasal düzenlemeden etkilenecek olan taraf gördüğümüz herkesi, onların temsilcilerini bizzat komisyonumuza davet ederek, dinledik. Bu bağlamda, Yargıtay 10 uncu Ceza Dairesi Başkanının, Türkiye Barolar Birliği yetkililerinin, üst düzey banka yetkililerinin ve işadamları temsilcilerinin görüşlerine başvurduk. Bu görüşler dairesinde, objektif kriterleri dikkate alarak, olması gerekenin en iyisini yapmaya çalıştık. Biliyoruz ki, bütün bu hassasiyetimize rağmen, yasal düzenlemeden etkilenecek tarafları yeterince memnun etmemiş olabiliriz. Uygulaması en uygun yasal düzenlemeyi, CHP’li komisyon üyeleriyle birlikte, birçok maddede mutabakata vararak yapmaya çalıştık. Umarım, bu düzenlemeden önceki yanlış uygulamalardan doğan aksaklıklar giderilmiş olur.

3167 Sayılı Yasada yapılan değişikliklerin içeriği hakkında bilgi vermek istiyorum.

Öncelikle, bankaların, işin başında, çek karnesi vereceği kişileri iyi araştırması, ileride mağduriyetlerin doğmaması bakımından gerekli basiret ve özeni göstermesi yönünden, kişinin ekonomik ve sosyal durumunun yasaklılık ve engel durumu olup olmadığını banka kayıtlarından araştırma yükümlülüğü getirilmiştir.

Bilindiği üzere, bugüne kadar, çek defteri, neredeyse, bakkaldan alınabilen bir meta kadar kolayca alınmakta ve piyasada karşılığı olmayan çeklerin sayısı artmaktaydı. Yine, ekonomik krizle birlikte, ciddî anlamda karşılıksız çekten doğan mağduriyetler artmıştır.

Çek defterinin ne şekilde olması, üzerinde bulunması gereken unsurlar belirlenmiştir ki, hesap sahibinin vergi kimlik numarasının da çekin üzerine yazılması kararlaştırılmıştır.

Bankaca, hesap sahibine ilişkin her türlü bilgiyi, belgeleri alma ve saklama yükümlülüğü ile çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde, hamilin talebi üzerine, keşidecinin adresinin hamile verilmesi de bir ölçüde zorunluluk haline getirilmiştir.

Çekin ibrazı ve ödemesinde yeni düzenleme getirilmiş olup, özellikle, çekin karşılığının kısmen olması durumunda, bankanın, sorumluluğu olduğu ve ileride bahsedeceğim miktar dahil olmak üzere “kısmî ödeme yapılır ve çekin ön ve arka kısmının onaylı fotokopisi çek hamiline verilir” şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.

Buna göre, çek hamili, onaylı fotokopiyle yasal yollara başvurabilmektedir. Bu düzenlemeyle işleyiş hızlandırılmış, çek hamilleri korunmuştur. Önceki düzenlemede, zaman ve maddî kayıp ciddî boyutlara ulaşmaktaydı. Bunun önüne böylece geçilmesi sağlanmıştır.

Çekin ilgili bankaya ibrasındaki yasal düzenlemelerin, takas odalarında da aynen uygulanması yönünde değişikliğe gidilmiştir. Çek keşidecisine, özellikle iyi niyetli olarak, çekin karşılığını yatırmada ihmal gösterenlere kolaylık olması ve ileride telafisi güç zarar ve mağduriyetlere yol açmaması için, düzeltme hakkı, çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak, ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren on gün içerisinde, çekin karşılıksız kalan kısmını, yüzde 10 tazminatı ve gecikme zammını ödeyerek, çek keşide etme hakkını yeniden kazanması sağlanmıştır. Bütün kolaylığa rağmen düzeltme hakkını kullanmayan keşideci karşısında hamili korumak amacıyla, Merkez Bankasına bildirim ve Merkez Bankasının bankalara duyuru süresi kısaltılmıştır.

Başlangıç kısmında belirttiğimiz üzere, kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan çeklerde, her bir çek yaprağında bankaların sorumlu olduğu miktar 300 000 000 TL -yaprak başı- olarak çıkarılmıştır.

Çeki diğer kambiyo senetlerinden ayıran nokta, bankaların güvencesi altında olmasıdır. Öyleyse, bankaların sorumlu olduğu miktarın makul seviyede olması amaçlanmıştır. Bir ölçüde, bankaların çek karnelerini verirken daha dikkatli olması, kendi sorumluluklarının olduğunu hatırlatma gereği doğmuştur.

Hal böyleyken, esasen bu miktarın bile düşük olduğunu, ancak terazinin hassas noktada tutulması, çekin ödeme aracı olması ve ticaretteki fonksiyonu düşünülmüştür.

İnanıyoruz ki, bu düzenlemeyle, çekin kullanılması, taraflarca gerekli hassasiyetin gösterilmesi açısından önem arz etmektedir.

Ayrıca, çek defterini ilgili bankaya iade etmesi gerektiği halde ihtara uymayanlar ile yasaklama süresi içerisinde çek hesabı açtıranlara ağır hapis ve çek hesabı açan bankalara da ağır para cezası getirilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve çağdaş ceza hukukunda, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve çeşitlenmesi sonucu, bu ilişkilerden doğan ve netice itibariyle cezaî müeyyideyi gerektiren eylemlere, hürriyeti bağlayıcı cezanın başvurulacak en son çare olarak öngörülmesi “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesinin doğmasına yol açmıştır. Bu nedenle, yeni düzenlemeyle, keşide edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde, bu suçu ilk defa işleyenler için çek bedeli, tutarı kadar para cezası, mükerrer olması -yani, bu para cezasının kesinleşmesinden sonraki karşılıksız çek keşide etme suçları- karşısında da, hapis cezasıyla, bir ölçüde keşideciyi tazyik etme yoluna gidilmiştir.

Yapılan değişiklikle, ayrıca, çek keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcilerinin cezalandırılmaları da hükme bağlanmıştır. Bu maddeyle, özel hukuk tüzelkişilerine de ceza sorumluluğu getirilmiştir.

Yeni düzenlemeyle, gecikme faizinin -ticarî ilişki olması nedeniyle- temerrüt faizine ilişkin kanuna göre uygulanması bir ölçüde uygun görülmüştür.

Çek Yasasında, şikâyet etme hakkı ve şikâyet edilen merciin hangi mahkeme olması gerektiği hususunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Öyle ki, yıllarca sürüncemede kalan davaların ve yığılmaların önlenmesi, işleyişteki aksaklığın giderilerek sistemin uygulanabilir bir yapıya kavuşması hedeflenmiştir. Keşideciyle anlaşan hamilin davayı takip etmemesi, delillerin toplanmasında ortaya çıkan güçlükler, yargılamadan kaçan sanıkların savunmalarının alınamaması gibi güçlükler yargılamayı tıkamış ve sistem işlemez hale gelmiştir.

Yasaya işlerlik kazandırma anlamında, şikâyetçinin şikâyet anından itibaren müdahil sıfatını kazanacağı hükme bağlanmış, müdahil veya vekilinin haklı mazeret olmaksızın duruşmalara üst üste iki kez gelmemesi durumunda, şikâyetten vazgeçmiş sayılarak, davanın düşürüleceği hükme bağlanmıştır.

Yetkili mahkemenin, çekin ibraz edildiği ya da keşide edildiği veya şikâyetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesi olduğu belirtilerek, hamilin davasını geniş yetki alanında sürdürme zemini ve kolaylığı sağlanmıştır. Oysaki, önceki düzenlemelerde gerçekten çok büyük sıkıntı vardı; bununla, yetki alanı genişletilmiş oldu.

Adı üzerinde, bu yasa, özellikle çek hamilinin korunmasını amaçlamaktadır; ancak, uygulamada, vadeli çek hususunda, keşideci ve hamil zımnî bir anlaşma içinde olduğundan, hassas dengede, çek keşide eden ve iyi niyetli hamille anlaşan keşidecinin mağduriyetini önleme amacıyla da, özellikle, şu anda Yargıtayda ve yerel mahkemelerde bekleyen dosyaların çoğunluğunun bu ilişkilerden kaynaklandığını bilmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, öyle ki, zımnî anlaşmaya rağmen, çek keşide tarihi gelmeden, çek hamili, bankaya çeki ibraz ederek, keşideciyi karşılıksız çek keşide eder duruma düşürmekteydi. Esasen, ülkemizde yaygın kullanım şekline uygun yeni düzenleme getirilmiş, en azından, keşidecinin cezaî sorumluluğunun bu tür ilişkilerde bertaraf edilmesi sağlanmıştır. Elbette, bizler, Türkiye’nin gerçeklerini ve kanunların uygulanabilirliğini araştırmak ve buna uygun yasal düzenlemelere gitmek zorundayız. Bunun gereği olarak da, AK Parti, CHP Grubuyla müzakere içinde, halkın yararına yasal düzenlemelere gidilmesi hususunda azamî gayret göstermektedir ve göstermeye de devam edecektir.

Çek hamillerini korumak amacıyla, ödemelerin gecikmesi halinde tazminatın belirli oranlarda artması öngörülmektedir. Böylece, keşidecinin ödemeyi geciktirme yoluyla haksız kazanç ve yarar beklemesi yerine, bir an önce ödemede bulunma yolunda çaba göstermesi amaçlanmaktadır.

Geçici maddeler de yeni düzenlemeye uygun olarak yasa tasarısının sonuna eklenmiştir. Buna göre, kanunun yürürlüğe girmesinden önce keşide edip de karşılıksız çıkan çekler hakkında açılmış olan davalarda şikâyetçinin davayı takip etmemesi halinde yapılacak işlem gösterilmektedir. Yine, düzeltme hakkını kaybedenlere yeni bir fırsat tanınmış, ekonomik durumdan dolayı mağdur olmuş olan keşidecinin kendisini toparlayarak bu fırsattan yararlanması hedeflenmiştir.

Saygıdeğer milletvekilleri, şu anda çek yasasının uygulanmasıyla ilgili sıkıntıdan dolayı mahkemelerde ve Yargıtay’da 100 000’in üzerinde dosya beklemektedir. Yeni düzenlemeyle, mahkemelerin üzerindeki bu ciddî yük hafiflemiş olacak, dosyalar işlerlik kazanacak ve sonuçlanması mümkün olacaktır. Yasamanın görevi de yargının önünü açmak ve yasaların işlerlik kazanmasını sağlamaktır. Çek yasa tasarısının komisyon çalışmasında olduğu gibi, bütün yasa tasarılarında, yasal düzenlemelerle yakından ilgisi olan kurum ve kuruluşların yetkilileri komisyonlara çağırılmak suretiyle onların görüşleri alınmaktadır. Grubumuz, toplumsal mutabakata önem veren bir anlayışla hareket etmektedir.

Toplumsal mutabakatın sonucu olarak ortaya çıkan Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı hakkında AK Parti Grubu olarak olumlu oy kullanacağımızı beyan eder, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Tüfekçi.

Tasarının tümü üzerinde başka söz talebi?.. Yok.

Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

Maddelerine geçilmesini oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

1 inci maddeyi okutuyorum:

ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI

MADDE 1. – 19.3.1985 tarihli ve 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Sorumluluk :

Madde 2. – Bankalar, çek hesabı açmak maksadıyla bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca 9 uncu maddeye göre bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırırlar; ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.”

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

1 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

2 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 2. – 3167 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Çek defterleri :

Madde 3. – Çek defterleri bankalarca bastırılır.

Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Türkiye Bankalar Birliğinin görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasın-ca Resmî Gazetede yayımlanacak bir tebliğle düzenlenir. Çek defterlerinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu şubenin adı, hesap numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası yazılır; ancak, hesap sahibinin vergi kimlik numarası hariç olmak üzere bunların ya-zılmamış olması veya bankalarca baskı şekline ilişkin esaslara aykırı davranılması çekin geçerliğini etkilemez.

29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 692 nci maddesinde belirtilen unsurları taşımayan senetler bu Kanun kap-samında kabul edilmez; ancak aynı Kanunun 693 üncü maddesi hükmü saklıdır.

Bankalar, çek hesabı açtıranların açık kimlik ve adreslerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı örnekleri ile yerleşim yeri belgele-rini tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını almak, bunların açık kimliklerini, adreslerini, vergi kimlik numaralarını ve çek hesabının kapatılma hallerini onbeş gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirmek ve bunlara ilişkin belgeleri hesapların kapatılmala-rını izleyen beşinci yılın sonuna kadar saklamak zorundadırlar. Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde hamilin talebi üzerine keşidecinin bankaca bilinen adresleri kendisine verilir.”

BAŞKAN – 2 nci madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

2 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 2 nci madde kabul edilmiştir.

3 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 3. – 3167 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 4. – Çek hesabı açılan bankaya muhatap banka denir.

Koşullarına uygun ve karşılığı var olan çek, muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak, çek hesabı açılmış olan şube dışında herhangi bir şubeye ibraz edilen çek, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.

Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğü, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlıdır. 10 uncu maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmî ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi; Cumhuriyet savcılığına şikâyette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.”

BAŞKAN – 3 üncü madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

3 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 3 üncü madde kabul edilmiştir.

4 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 4.- 3167 sayılı Kanunun 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 5.- Çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmî ödemenin kabul edilmemesi halinde, ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır.”

BAŞKAN – 4 üncü madde üzerinde söz talebi?… Yok.

4 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 4 üncü madde kabul edilmiştir.

5 inci maddeyi okutuyorum:

MADDE 5. – 3167 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

“Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fizikî olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası ta-kas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir.

Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmî ödeme yapılmaz. An-cak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi halinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmî karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir.”

BAŞKAN – 5 inci madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

5 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 5 inci madde kabul edilmiştir.

Kâtip Üyenin oturarak okumasına oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

6 ncı maddeyi okutuyorum:

MADDE 6. – 3167 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 7. – Yeterli karşılığı bulunmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödemeyen muhatap banka, hesap sahibine, kendisine ait bütün çek defterlerini aldığı bankalara geri vermesini, 8 inci maddede öngörülen sürenin bitiminden itibaren on gün içinde iadeli taahhütlü mektupla bildirir.”

BAŞKAN – 6 ncı madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

6 ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 6 ncı madde kabul edilmiştir.

7 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 7. – 3167 sayılı Kanunun 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 8. – Çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren en geç on gün içinde çekin karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve ibraz tarihinden ödeme gününe kadar geçen süre için 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödemek suretiyle düzeltme hakkını kullanan, çek keşide etmek hakkını yeniden kazanır.”

BAŞKAN – 7 nci madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

7 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 7 nci madde kabul edilmiştir.

8 inci maddeyi okutuyorum:

MADDE 8. – 3167 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 9. – Muhatap banka, yeterli karşılığı olmadığı için çekin ödenmediğini ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri, ibraz tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirir. Bu bildirimden sonra çek tutarı ile 16c maddesinde öngörülen tazminat ve gecikme faizinin muhatap bankaya ödenmesi de, ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da bu bildirimleri en geç onbeş gün içinde bankalara duyurur.”

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

8 inci madde üzerinde 1 adet önerge vardır; okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 58 sıra sayılı kanun tasarısının çerçeve 8 inci maddesiyle değiştirilmesi öngörülen 3167 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin ikinci cümlesinin “Bu bildirimden sonra çek tutarı ile 16c maddesinde öngörülen tazminat ve gecikme faizinin hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya ödenmesi de, muhatap banka tarafından ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir.” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Eyüp Fatsa                  Hayati Yazıcı              Erdoğan Özegen

Ordu                            İstanbul                       Niğde

Cemal Yılmaz Demir Fehmi Öztunç             Ünal Kacır

Samsun                        Hakkâri                       İstanbul

Bayram Özçelik

Burdur

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI KÖKSAL TOPTAN (Zonguldak) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Hükümet önergeye katılıyor mu?

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Önergeniz hakkında konuşacak mısınız; yoksa, gerekçeyi mi okutayım?

EYÜP FATSA (Ordu) – Gerekçe okunsun Sayın Başkan.

BAŞKAN – Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe: Karşılıksız çıkan çeki keşide edenleri ödemeye teşvik etmek ve bunların çek hamiline ödeme yapmaları halinde de bu ödemenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesini ve buradan da diğer bankalara duyurulmasını sağlamak amacıyla bu değişiklik önergesi verilmiştir.

BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmiştir.

Şimdi, maddeyi,kabul edilen önerge doğrultusunda kabul edilmiştir.

9 uncu maddeyi okutuyorum:

MADDE 9. – 3167 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bankanın sorumlu olduğu miktar :

Madde 10. – Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdî kredi sözleşmesi hükmündedir.

Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmî Gazetede yayımlanır.”

BAŞKAN – 9 uncu madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

9 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

10 uncu maddeyi okutuyorum:

MADDE 10. – 3167 sayılı Kanunun 11 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilân edilecek hususlar :

Madde 11. – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 16 ncı madde gereğince çek hesabı açtırmaktan yasaklamaya ve 16c maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yasaklama kararının ortadan kaldırılmasına dair mahkeme kararlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesine ilişkin esas ve usulleri Adalet Bakanlığının; bankalara duyurulmasına ilişkin esas ve usulleri Türkiye Bankalar Birliğinin görüşünü alarak Resmî Gazetede yayımlanacak bir tebliğle düzenler.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen ve daha sonra ödenen karşılıksız çekler ile hesap sahibi hakkındaki bilgilerin bankalardan toplanma ve bankalara duyurulma esas ve usullerini Türkiye Bankalar Birliğinin görüşünü alarak belirler ve Resmî Gazetede yayımlar. Bankalar belirlenen esas ve usuller çerçevesinde bu bilgileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına gönderirler.

BAŞKAN – 10 uncu madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

10 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 10 uncu madde kabul edilmiştir.

11 inci maddeyi okutuyorum:

MADDE 11. – 3167 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 13. – 7 nci madde gereğince banka tarafından yapılan ihtarı aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren on gün içinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek defterlerini geri vermeyenlere, ilgili bankanın ihbarı üzerine üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir. İlgili banka bu ihbarı yapmakla yükümlüdür.

16 ncı madde gereğince hükmolunan yasaklama süresi içinde çek hesabı açtıranlara bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Hakkında yasaklama kararı verilmiş kişilere yasaklama süresi içinde çek hesabı açan bankalara birmilyar liradan beşmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.”

BAŞKAN – 11 inci madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

11 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 11 inci madde kabul edilmiştir.

12 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 12. – 3167 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yetkili olmadığı halde çek defteri basanlar ve bastıranlar :

Madde 14. – Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında çek defteri basanlara ve bastıranlara iki yıldan beş yıla kadar hapis ve üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezası verilir.

BAŞKAN – 12 nci madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

12 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 12 nci madde kabul edilmiştir.

13 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 13. – 3167 sayılı Kanunun 15 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 15. – 3, 4, 5, 7, 9 ve 11 inci maddeler ile 13 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı yükümlülükleri yerine getirmeyen bankalar hakkında üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur. Yargılamada bankayı şube müdürü temsil eder.”

BAŞKAN – 13 üncü madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

13 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 13 üncü madde kabul edilmiştir.

14 üncü maddeyi okutuyorum:

MADDE 14. – 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Madde 16. – Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur.Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir.

Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur.”

BAŞKAN – 14 üncü madde üzerinde AK Parti Grubu adına söz isteyen, Kastamonu Milletvekili Sayın Hakkı Köylü.

Buyurun Sayın Köylü. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ORHAN ERASLAN (Niğde) – Sayın Başkan, madde üzerinde önergemiz vardı efendim.

BAŞKAN – Konuşma süreniz 10 dakikadır, buyurun.

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 14 üncü madde üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Bu tasarının temelini 14 üncü madde teşkil etmektedir. Gerek mahkemelerde bulunan davalar gerekse Yargıtay’da bekleyen dosyalar ağırlıklı olarak 14 üncü maddeye beklemektedir.

Bilindiği üzere, daha önceki çekle ilgili düzenlemelerin yapılması hakkındaki kanunda; yani, diğer bir değişle 3167 sayılı Kanunda karşılıksız çıkan çeklere hapis cezası verilmekteydi; ancak, daha sonra “sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine getiremeyen kişiler özgürlüğünden yoksun kılınamaz” doğrultusundaki sözleşmenin protokolüne göre, acaba, burada, hapis cezası verilebilir mi verilemez mi diye bir tereddüt doğmuştu. Hatta, bu yüzden Anayasa Mahkemesine durum intikal ettirilmiş; ancak, Anayasa Mahkemesi, vermiş olduğu kararda karşılıksız çekten dolayı hapis cezası verilmesinin Anayasaya aykırı olamayacağını belirtmiştir. Her ne kadar bu şekilde bir karar verilmiş ise de, gerek hükümet tarafından hazırlanan tasarıda gerekse komisyonumuzca kabul edilen, yine, aynı metinde karşılıksız çekten dolayı birinci defasında çek keşide eden kişilere para cezası verilmesi uygun görülmüştür. Ancak, daha önceki kanunda, para cezası, sadece çeki imzalayan; diğer bir tabirle, keşide eden kişiye verilmekteydi. Hepinizin bildiği gibi, tüzelkişiler, şirketler veya hesap sahipleri çekleri çoğu zaman kendileri imzalamıyor, oradaki bir görevlisine yetki vererek ona imzalatıyor veya vekiline imzalatıyordu. Bu, çoğu zaman orada çalışan sıradan bir memurdu. Sonunda, hesapta tasarruf hakkı olmayan kişi çeki imzalıyor; ancak, o hesapta çekin karşılığı miktarda para bulundurmaya yetkisi olmadığından, karşılıksız çıkan çekten dolayı hapis cezasına mahkûm oluyordu. Hesap sahibi veya tüzelkişi ise bundan hiçbir ceza almadan kendisini kurtarıyordu ve çeki imzalayan kişi, tabiri caizse, gariban kişi mağdur oluyordu. İşte, bu tasarıyla yapılan düzenlemeyle, bu türlü hesap sahiplerine ve tüzelkişinin temsilcilerine ve yönetim kurulu üyelerine de para cezası öngörülmüştür.

Burada, çek tasarısı hazırlanırken karşımıza başka bir sorun çıktı. Bizi telefonla defalarca arayan kişiler “yüksek meblağlı çeklerin karşılığında çek bedeli kadar para cezası öngörüldüğüne göre, milyarlarca lira para cezası nasıl ödenecektir? Bu para cezası ödenmediğinde, elbette ki hapse çevrilecek; ama, bu kadar çok miktarda para cezasının hapse çevrilmesi sonucu yıllarca hapis cezası nasıl çekilecek, nasıl infaz edilecektir? Bu, adaletsiz bir durumdur” diye yakındılar. Elbette ki, biz, bunları da değerlendirdik; ancak, şunu belirtmek istiyorum, para cezası çoğu zaman ödenmeyecek, fakat buna mukabil çekin karşılığı ödenecektir. Esasında, burada verilmiş olan para cezası, ilk bakışta, havada kalmış gibi görünmektedir. Zira, bu para cezası karşılığında olan çekin bedelini ödeyen kişi suçtan kurtulacaktır. Dolayısıyla, para cezasını ödemek yerine çekin bedelini ödeyecek ve cezadan kurtulacaktır; ta ki, ceza kesinleşmiş olsa dahi. Ancak, ödeyemeyenler ne yapacaktır? İşte, ödeyemeyenler için, mükerrir hükümleri uygulanacak; bu ceza kesinleştikten ve infaz edildikten sonra yeniden karşılıksız çek keşide eden kişi olursa, bu takdirde doğrudan hapis cezası verilecektir. Burada belirtilen hapis cezasının alt sınırı da 1 yıldır.

Sözlerimin biraz öncesine döndüğümüzde, milyarlarca lira para cezasını ödeyemeyen kişinin durumu ne olacaktır? Elbetteki, bu para cezasını ödeyemeyen kişi hapis yatacaktır. Para cezası -yanılmıyorsam, şu anda bir günlüğü 17 000 000 küsurdur- 647 sayılı Kanuna göre hapse çevrilecektir.

Tabiî, bu durumda karşımıza 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl gibi çok ağır hapis cezaları çıkabilir; ancak, burada hemen şunu da belirtmek istiyorum: Para cezasından dolayı hapse çevrilen cezalar, bizim mevzuatımıza göre, 3 yıldan fazla olamaz. Şu halde, para cezası ne kadar çok olursa olsun, 3 yıldan fazla hapis cezasına çevrilemeyecektir. Bunun bir istisnası vardır; o da, mükerrir olmaktır. Mükerrir olanların cezası da 5 yıla kadar çıkarılabilir; o da, 5 yıldan fazla hapse çevrilemez. Şu halde, normal olarak değerlendirirsek, 3 yıl hapis cezasına çevrilebilecek ve 3 yılın içinde de 1 yıldan biraz fazla bir süre hapiste yatmak suretiyle hapisten çıkacaktır.

Bununla ne yapmak istedik; öncelikle mahkemelerde bekleyen ve Yargıtayda yığılmış, ne yapılacağı belli olmayan dosyaların sonuçlandırılması cihetine gitmek istedik.

Ayrıca, bu tasarıyı hazırlarken para cezası öngörüldüğü için, herkesin bildiği gibi, Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesine göre bir ön ödeme tebliğ edilecek, ön ödeme tebliğ edildikten sonra verilen süre içerisinde para cezasını yatıran kişi hakkında dava açılmayacaktır; burada bir kolaylık vardır. Keza, yargılama sırasında, yine, öngörülen müeyyide para cezası olduğuna göre, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanmak suretiyle sanığa meşruhatlı bir davetiye çıkarılacak, eğer, sanık, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmiyorsa, mevcut delillere göre gıyabında karar verilecek ve bu da, Yargıtayın ve mahkemelerin iş yükünü oldukça hafifletecek, kararların daha pratik bir şekilde verilmesini sağlayacaktır.

Ayrıca, bu maddede, daha önce olmadığı şekilde yapılan bir değişiklikle de, her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturduğu kabul edilmiştir. İlk bakışta, bu da, çok anormal gelmektedir; zira, buna da çok itiraz olmuştur; fakat, bizim mevzuatımıza göre -Türk Ticaret Kanununa göre- çek, görüldüğünde ödenen bir ödeme vesikasıdır. Çekin vadeli olması söz konusu değildir; ama, bütün bunlara rağmen in-sanlarımız vadeli çek kesmektedirler. Vadeli çek kesen kişi, bu vadeden dolayı elbetteki bir avantaj sağlamayacaktır; zira, çeki alan, aldığı andan itibaren her an bankaya gidip bunu tahsil etme imkânına sahiptir; bunun önünde hiçbir hukukî engel yoktur. Yalnız, mademki iki kişi anlaştı, bu çeki vadeli olarak aldı -daha basit anlatmak istiyorum- bugün çeki keşide ettiler, çekin üzerine 30 mart tarihi ya-zıldı, mademki bu şekilde anlaştılar, o halde, 30 mart tarihi gelmeden önce, çekin karşılığını almak için bankaya giden kişinin, üzerinde 30 mart tarihi yazılı çeki keşide eden kişi hakkında ceza davası açması veya onu, cezaî müeyyideye maruz bırakması elbetteki bu tarih gelmeden önce doğru değildir. Nitekim, kanunun düzenlenmesinde ceza kovuşturması için şikâyet hakkı, ancak çekin üzerindeki keşi-de tarihinden sonra başlamaktadır. çek üzerindeki tasarruf hemen başlıyor; ancak, ceza işlemi çekin üzerindeki keşide tarihinde başlayabiliyor. Bu da yeni bir düzenlemedir ve cezanın kasıt prensibine uygun olarak bu şekilde düzenlenmiştir…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Köylü, konuşmanızı tamamlayabilmeniz için 1 dakika süre veriyorum.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ayrıca, artniyetli olmayan kişi, birden fazla peşpeşe çek kestiyse, bunlardan bir tanesi karşılıksız çıktığında, en azından diğerlerini de süresinde bankaya yatırmalı ve iyi niyetli olduğunu belirtmelidir; bunu belirtmediği takdirde artniyetli olarak düşünülebilir ve bu yüzden de her çek yaprağı ayrı bir suç kabul edilmiştir.

Hepinize teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Köylü.

Madde üzerinde, şahsı adına, Artvin Milletvekili Sayın Yüksel Çorbacıoğlu söz istemiştir.

Buyurun Sayın Çorbacıoğlu. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz aldığım konu tasarının 14 üncü maddesiyle ilgilidir. Tasarının söz aldığım maddesiyle ilgili gerekçesini sizlere okumak istiyorum: “Çağdaş ceza hukukunda, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve çeşitlenmesi sonucu bu ilişkilerden doğan ve netice itibarıyla cezaî müeyyideyi gerektiren eylemlere hürriyeti bağlayıcı cezanın başvurulacak en son çare olarak öngörülmesi, “ekonomik suça ekonomik ceza” ilkesinin doğmasına yol açmıştır.” Bu nedenle bu tasarı düzenlenmiştir; yani, ekonomik suça, hürriyeti bağlayıcı ceza değil, ekonomik suça, yine ekonomik ceza verilmesi düşünülmüştür. Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü benim irdelediğim konuda görüşünü beyan etmiş; bence, eksik kalmıştır. Eğer, verilen para cezası ödenmez ise, infazı için yasal süreç başlatılır, para ödenmediği takdirde, günlük hesabıyla hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilir ve sonuçta, 3 yıla kadar hapis cezasını borçlu hakkında infaz edebilirsiniz. Yani, bu durumda, daha önce, 3167 sayılı Yasada olan 1 yıllık cezayı, siz, 3 yıla çıkarmış bulunuyorsunuz. Bu, nasıl açıklanabilir; ekonomik suça ekonomik cezayla bunu nasıl bağdaştırıyorsunuz?.. Ben, bunun doğru olmadığı kanaatindeyim.

Peki, burada, nasıl bir düzenleme yapılabilir?.. Şahsi görüşüm; bu maddeye “verilecek para cezaları hakkında 647 sayılı Yasanın 5 inci maddesi uygulanmaz” fıkrası eklenmelidir. Bunu eklersek, ilk kez bu suçu işlemiş olan borçlu hakkında hürriyeti bağlayıcı cezayı da uygulamamış oluruz.

Değerli milletvekilleri, benim söyleyeceğim bu konuda bu kadar. Ekonomik suça ekonomik ceza uygulansın derken, bu tür suçlarla, bu tür yasalarla uğraşırken, gündemimizde olan ve yarın, sanıyorum önümüze gelecek olan hükümet tezkeresi konusunda, özellikle, siz Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarıma “sakın ola ki, ekonomik bir karar vermeyin” diyorum; kararınız insani olsun…

BİNALİ YILDIRIM (İstanbul)- Konumuz o değil!..

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla)- Biliyorum zor durumdasınız; ancak, siz, zor durumları çözmek için aday oldunuz, iktidar oldunuz. Sanıyorum, bunu da çözeceksiniz.

Ben, bir milletvekili olarak, 22 nci Dönemin bu kararı vermeyeceği kanaatindeyim. Türkiye’yi barış içerisinde, savaşsız bir şekilde yönetmenizi öneriyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN- Teşekkür ediyorum Sayın Çorbacıoğlu.

14 üncü madde üzerinde, şahsı adına söz isteyen, Malatya Milletvekili Sayın Ferit Mevlüt Aslanoğlu; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; görüşülmekte olan yasa tasarısının, özellikle 14 üncü maddesiyle profesyonel yöneticilerin geleceğine bir pranga vuruluyor, anayasal hakları ellerinden alınıyor. Eğer bir yönetici, bir şirkette tüzelkişi adına imza atmışsa, bu arkadaşım o kurumdan çek yasaklılığı almışsa, daha sonra da, kendi adına bir iş yapacaksa, orada aldığı ceza süresince çek karnesi kullanamayacaktır. Bana göre bu, Anayasaya aykırıdır; çünkü, kişinin kişilik hakkını elinden alıyorsunuz. O kurumda çalıştığı sürece o kurum adına imza atmış ve kurum da, çek yasaklı duruma düşmüşse, yarın kendi adına bir iş yapacaksa çek kullanamaması bana göre Anayasal bir hakkı elinden almaktır. Onun için, ben, Sayın Bakanımdan, özellikle, profesyonel yöneticilerin gelecekteki bu sorunlarını ortadan kaldırmasını istirham ediyorum; çünkü, yasa tasarısının en önemli maddelerinden biridir, kişilerin kişilik hakları ellerinden alınıyor.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Aslanoğlu.

14 üncü madde üzerinde bir önerge vardır, okutuyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesini değiştiren çerçeve 14 üncü maddesinin “kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “kaydıyla tek bir çekin karşılıksız çıkması durumunda çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak, verilecek para cezası 80 milyar liradan fazla olamaz. Bu miktar 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bir defadan fazla karşılıksız çek keşidesi halinde her bir çek için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Orhan Sür                    Rasim Çakır                Orhan Eraslan

Balıkesir                      Edirne                                     Niğde

Atilla Emek                 Feridun Baloğlu          Ali Kemal Deveciler

Antalya                       Antalya                       Balıkesir

Halil Tiryaki                Nail Kamacı                Güldal Okuducu

Kırıkkale                     Antalya                       İstanbul

Feridun Ayvazoğlu

Çorum

BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI KÖKSAL TOPTAN (Zonguldak) – Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN – Hükümet önergeye katılıyor mu?

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Katılmıyoruz.

BAŞKAN – Önergeniz hakkında konuşacak mısınız?

ORHAN ERASLAN (Niğde) – Evet efendim.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Eraslan.

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

ORHAN ERASLAN (Niğde) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının kalbi saydığımız 14 üncü maddeye bir değişiklik önergesi verdik.

Bunun özü şu: Bu tasarının 14 üncü maddesi düzenlenirken, tekerrür halinde hapis cezası verilir deniliyor. Tekerrür, Türk Ceza Kanununun 81 inci maddesinde yer almış teknik bir konudur. Tekerrürün gerçekleşebilmesi için, bir suçun işlenmesi, o suçtan mahkûmiyetin gerçekleşmesi, mahkûmiyetin kesinleşmesi ve infaz edilerek adlî sicile geçtikten sonra beş yıllık süre içerisinde aynı suçun tekrar işlenmesi kastediliyor. Bu düzenlemeyle çekte hapis cezası kaldırılıyor; çünkü, çekte tekerrürün gerçekleşmesi olanakdışı. Bir demet çeki alıyorsunuz, karşılıksız olarak keşide ediyorsunuz, yargılanmanız devam ediyor, yargılama sonucu para cezası alıyorsunuz, para cezanız infaz ediliyor bir biçimde; ama, bu arada, aynı maddeye göre çek keşide yasağına giriyorsunuz, beş yıl süreyle çek keşide edemiyorsunuz. Zaten, tekerrürün gerçekleşebileceği beş yıl içerisinde çek keşide etme şansınız yok. O beş yıllık süre dolduğunda, zaten cezanız da ortadan kalktığı için sabıkalı olmuyorsunuz; adlî sicilden sabıka kaydınız siliniyor, tekerrürü teşkil edecek bir cezanız kalmıyor. Dolayısıyla, bu düzenlemeyle, çeklerde, hapis cezası fiilen kaldırılmış olmaktadır. Oysa, ülkemizin koşulları da nazara alınarak, Anayasa Mahkememizin son kararı da nazara alınarak, çek hamillerinin korunması gerekir ve hapis cezasının devamı gerekir düşüncesindeyiz; çünkü, hukukun amacı, hakkı, haklıyı ve güçsüz olanı, mağdur olanı korumaktır. Burada, çek keşidecisi, bir mal ya da hizmet karşılığı çek vermektedir. Mal ya da hizmeti veren kişi çek hamilidir; bir biçimde, zarar görmüş bulunmaktadır, verdiği malın ya da hizmetin karşılığını alma noktasındadır, isteme noktasındadır. Burada, suçu ekonomik olarak görmek, bence, çok doğru bir bakış açısı değildir. Anayasa Mahkememiz de, suçu, ekonomik olarak kabul etmedi. Burada, aslolan, dolandırma kastının bulunup bulunmadığıdır ve dolandırıcılığa izin verilip verilmeyeceğidir.

Uygulamada çek hamilleri, genellikle -özellikle bizim yöremizde de çok bariz şekilde görülmektedir- üretici köylülerdir; ürününü çek karşılığı verir; çek karşılıksız çıkar. Gezdiğim tüm köylerde benden talep edilen iki şey vardır: “Bir, Hal Yasasını değiştirin; iki, Çek Yasasını değiştirin, hapis cezasını getirin; çok mağdur oluyoruz” diyorlardı. Eğer, çeklerde hapis cezasını kaldırırsak, hiçbir köylünün, ürününün karşılığı verilen çeklerin bedelini alması mümkün değildir.

Değerli arkadaşlarım, olayı, bir de Anayasa ve Avrupa müktesebatına aykırılık çerçevesinde değerlendirdiğimizde, aslında, böyle bir aykırılığın olmadığını görüyoruz. Anayasa Mahkememiz, herhangi bir aykırılığın olmadığı konusunda karar vermiştir. Ayrıca, Avrupa müktesebatını tümüyle incelediğimizde, bu yasayı karşılayacak, bu ihtiyaca cevap verecek düzenlemelerin Avrupa müktesebatında da olduğunu görüyoruz.

Şimdi, karşılıksız çek suçunu cezasız bırakmak, her iki partinin de temiz toplum özlemine çelişik bir durumdur. Yani, temiz toplum özlemi sadece kamusal alanda olmaz, özel alanda da olur. Karşılıksız çeki haksız zenginleşme sebebi haline getirirseniz, o zaman, başka şeyleri kızıştırır, başka insanlar da, haksız yere, zenginleşme çerçevesi içerisinde çaba sarf eder ve temiz toplum özlemini gerçekleştiremezsiniz.

Ayrıca, bir başka tehlike daha vardır. Çeklerde hapis cezası bir ihtiyaç halindedir; bunu kaldırdığınız zaman, ihtimal ki, daha önceden olduğu gibi, çek senet mafyasını tahrik edersiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Sayın Eraslan, 1 dakika eksüre veriyorum.

ORHAN ERASLAN (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

1987 yılında, güney illerimizden birisinin büyük bir ilçesine gitmiştim. Adliyeden çıktıktan sonra, çok hayretle, adliyenin tam karşısında, düz, zeminde bir dükkânda “her türlü çek senet tahsil edilir” diye bir tahsilat bürosu gördüm. Nedir diye merak ettim, girdim. Bir grup, işsiz güçsüz takımı diyeceğimiz insanlar, böyle bir büro açmışlar. Hukukçu musunuz diye sordum; “hukuk sorumlumuz bu” diye bana birini gösterdiler. Sordum, nere mezunusunuz, hangi fakülte; ortaokul terkmiş arkadaş. Nasıl tahsil ediyorsunuz bunu, hangi yolu izliyorsunuz dedim; “ayağına sıkıyoruz” dedi. Bu hapis cezasını kaldırırsak, bu mafyayı yeniden kızıştıracağımızı unutmayalım.

Bu nedenle, hapis cezası ülkenin gerçeğine uygundur. Genellikle, çek hamilleri, mağdur olan kişilerdir, ya üreticidir ya hizmet erbabıdır.

Bu değişikliğe olumlu oy vermenizi bekliyor; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ediyorum Sayın Eraslan.

Komisyon ve hükümetin katılmadığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler……Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

14 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 14 üncü madde kabul edilmiştir.

Birleşime 10 dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 17.06

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 17.19

BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER: Mevlüt AKGÜN (Karaman), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

_____0_____

BAŞKAN – 37 nci Birleşimin İkinci Oturumunu açıyorum.

58 sıra sayılı kanun tasarısının görüşmelerine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

.- Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/433) (S.Sayısı: 58) (Devam)

BAŞKAN – Komisyon?.. Yerinde.

Hükümet?.. Yerinde.

Tasarının 15 inci maddesini okutuyorum:

MADDE 15. – 3167 sayılı Kanuna 16 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 16a maddesi eklenmiştir.

“Karşılıksız çekte gecikme faizi :

MADDE 16a – Çekin karşılıksız kalan miktarı için gecikme faizi, ibraz tarihinden itibaren, 4.12.1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanır.”

BAŞKAN – 15 inci madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

15 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

16 ncı maddeyi okutuyorum:

MADDE 16. – 3167 sayılı Kanuna 16a maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 16b maddesi eklenmiştir.

“Soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli ve yetkili mahkeme :

MADDE 16b – 16 ncı maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulun-durmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanunî veya akdî teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikâyetine bağlıdır. Bu suçlara çekin ibraz edildiği ya da keşide edildiği veya şikâyetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesinde bakılır.

Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikâyet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte, ihtiyatî tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyatî tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.

Hükmün kesinleşmesinden sonra şikâyetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezaî sonuçları ile ortadan kalkar.

Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.

Şikâyetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.”

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

16 ncı maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 16 ncı madde kabul edilmiştir.

17 nci maddeyi okutuyorum:

MADDE 17. – 3167 sayılı Kanuna 16b maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 16c maddesi eklenmiştir.

“Davanın açılmasına engel olan, davayı düşüren ve cezayı ortadan kaldıran nedenler :

MADDE 16c – Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz :

a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,

b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.

Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

Hüküm verildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onsekiz tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

Hüküm kesinleştikten sonra çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde yirmi tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde bütün cezaî sonuçları ile birlikte hüküm ortadan kalkar.

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ödemeler hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya yapılabilir.”

BAŞKAN- Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

17 nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 17 nci madde kabul edilmiştir.

Geçici 1 inci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 1. – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılmış bulunan davalarda, bu tarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikâyetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikâyetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda davetiye çıkarılır. Bu davetiye, şikâyetçinin, mahkemeye bildirdiği; mahkemede dinlenmemişse şikâyet dilekçesinde belirttiği adresine gönderilir. Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Şîkâyetçinin veya vekilinin haklı mazereti hâlinde bu hüküm uygulanmaz.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen karşılıksız çek keşide etme suçu hakkında, 3167 sayılı Kanunun bu Kanunla de-ğiştirilen 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uygulanmaz.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin kapsamına giren suç nedeniyle;

a) Hükümlü ve tutuklu bulunanların bu hallerinin derhal sona erdirilmesine ve tahliyelerine,

b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde bunların dosyalarının ele alınarak hükümlüler hakkındaki hapis cezalarının çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasına dönüştürülmesine, tutuklular hakkında talep edilmiş olan hapis cezaları yerine çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasına hükmedilmesine,

Mahkemesince karar verilir.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok. Tasarının geçici 1, 2 ve 3 üncü maddelerinin oylanmasının açık oylama şeklinde yapılmasına dair bir önerge vardır; önergeyi okutup, imza sahiplerini arayacağım.

Önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan 58 sıra sayılı Kanun Tasarısının geçici 1, 2 ve 3 üncü maddelerinin açık oya sunulmasını arz ederiz.

Eyüp Fatsa?.. Burada.

Erdoğan Özegen?.. Burada.

Faruk Çelik?.. Burada.

Ali Rıza Alaboyun?.. Burada.

Sabri Varan?.. Burada.

Nusret Bayraktar?.. Burada.

Fahri Keskin?.. Burada.

Hasan Aydın?.. Burada.

Ali İbiş?.. Burada.

Mehmet Sekmen?.. Burada.

Ahmet Yeni?.. Burada.

Veli Kaya?.. Burada.

Mustafa Çakır?.. Burada.

Mehmet Kurt?.. Burada. Ahmet

Ahmet Rıza Acar?.. Burada.

Cavit Torun?.. Burada.

İrfan Rıza Yazıcıoğlu?.. Burada.

Serpil Yıldız?.. Burada.

Gülseren Topuz?.. Burada.

Mustafa Demir?.. Burada.

Yeteri kadar imza var.

Açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince, açıkoylama elektronik cihazla yapılacaktır.

Oylama için 3 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin oy pusulalarını oylama için öngörülen 3 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadıyla imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine oylama için öngörülen 3 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarının geçici 1 inci maddesinin açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı: 378

Kabul: 374

Ret: 4(x)

Böylece, geçici 1 inci madde kabul edilmiştir.

Geçici 2 nci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 2. – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çek keşide etmiş bir kimsenin, bu tarihten sonraki üç ay içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine ödemesi veya 3167 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre düzeltme hakkını kullanmak suretiyle hamilin zararını karşılamış olması halinde şikayetten vazgeçme koşulu aranmaksızın,

a) Hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına,

b) Açılmış davaların düşürülmesine,

c) Kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin bütün cezaî sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına,

Karar verilir.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Tasarının geçici 2 nci maddesinin oylamasının açıkoylama şeklinde yapılmasına dair önerge vardır.

Önerge okunmuştu; imza sahiplerini arayacağım.

Eyüp Fatsa?.. Burada.

Erdoğan Özegen?.. Burada.

Faruk Çelik?.. Burada.

Ali Rıza Alaboyun?.. Burada.

Sabri Varan?.. Burada.

Nusret Bayraktar?.. Burada.

Fahri Keskin?.. Burada.

Hasan Aydın?.. Burada.

Ali İbiş?.. Burada.

Mehmet Sekmen?.. Burada.

Ahmet Yeni?.. Burada.

Veli Kaya?.. Burada.

Mustafa Çakır?.. Burada.

Mehmet Kurt?.. Yok.

Ahmet Rıza Acar?.. Burada.

Acar?..Burada

Cavit Torun?..Burada.

İrfan Rıza Yazıcıoğlu?..Burada.

Serpil Yıldız?..Burada.

Gülseren Topuz?..Burada.

Mustafa Demir?..Burada.

Ali Yüksel Kavuştu?..Burada.

Nihat Ergün?..Burada.

Salonda yeterli imza sahibi var.

Açık oylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açık oylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince açık oylama, elektronik cihazla yapılacaktır.

Oylama için 3 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini, bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını. oylama için öngörülen 3 dakikalık süre içinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum. Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 3 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylamayı başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının geçici 2 nci maddesinin açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 399

Kabul : 395

Ret : 3

Çekimser : 1 (X)

Bu durumda, geçici 2 nci madde kabul edilmiştir.

Geçici 3 üncü maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 3. – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne aykırı fiilden dolayı yapılmakta olan hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına; görülmekte olan kamu davalarının ortadan kaldırılmasına karar verilir.

Bu suçtan dolayı verilen mahkûmiyet hükümleri bütün kanunî sonuçları ile birlikte ortadan kalkar.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz isteyen?.. Yok.

Tasarının geçici 3 üncü maddesinin oylanmasının açıkoylama şeklinde yapılmasına dair önerge daha önce okunmuştu; şimdi imza sahiplerini arayacağım:

Eyüp Fatsa?.. Burada.

Erdoğan Özegen?.. Burada.

Faruk Çelik?.. Yok.

Ali Rıza Alaboyun?.. Burada.

Sabri Varan?.. Burada.

Nusret Bayraktar?.. Burada.

Fahri Keskin?.. Burada.

Hasan Aydın?.. Burada.

Ali İbiş?.. Burada.

Mehmet Sekmen?.. Burada.

Ahmet Yeni?.. Burada.

Veli Kaya?.. Burada.

Mustafa Çakır?.. Burada.

Mehmet Kurt?.. Yok.

Ahmet Rıza Acar?.. Burada.

Cavit Torun?.. Burada.

İrfan Riza Yazıcıoğlu?.. Burada.

Serpil Yıldız?.. Burada.

Gülseren Topuz?.. Burada.

Mustafa Demir?.. Burada.

Ali Yüksel Kavuştu?.. Burada.

Nihat Ergün?.. Burada.

Salonda yeteri kadar imza sahibi vardır; açıkoylamanın şekli hakkında Genel Kurulun kararını alacağım.

Açıkoylamanın elektronik oylama cihazıyla yapılmasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Alınan karar gereğince, açıkoylama elektronik cihazla yapılacaktır.

Oylama için 3 dakika süre vereceğim. Bu süre içerisinde sisteme giremeyen üyelerin teknik personelden yardım istemelerini; bu yardıma rağmen de sisteme giremeyen üyelerin, oy pusulalarını, oylama için öngörülen 3 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Ayrıca, vekâleten oy kullanacak sayın bakanlar var ise, hangi bakana vekâleten oy kullandığını, oyunun rengini ve kendisinin ad ve soyadı ile imzasını da taşıyan oy pusulasını, yine, oylama için öngörülen 3 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Oylama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının geçici 3 üncü maddesinin açıkoylama sonucunu açıklıyorum:

Kullanılan oy sayısı : 409

Kabul : 400

Ret : 7

Çekimser : 2 (x)

Buna göre, madde kabul edilmiştir.

Geçici 4 üncü maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 4. – Bu Kanunun 10 uncu maddesi ile değiştirilen 3167 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde yer alan esas ve usuller belirleninceye kadar muhatap bankalarca yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen çekler ile sonraki ödemelere ilişkin bilgiler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca da bu bilgilerin bankalara duyurulmasına devam olunur.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Geçici 4 üncü maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

Geçici 5 inci maddeyi okutuyorum:

GEÇİCİ MADDE 5. – Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içinde Resmî Gazetede yayımlanacak bir tebliğle belirlenecek esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.

Bankalar, bu tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.

Bankaların, ikinci fıkrada yazılı sürenin sonuna kadar müşterilerine verdikleri çek defterlerinden ötürü 3167 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca sorumlulukları her çek yaprağı için altmış milyon liradır.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

Geçici 5 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

18 inci maddeyi okutuyorum:

MADDE 18. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

18 inci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Madde kabul edilmiştir.

19 uncu maddeyi okutuyorum:

MADDE 19. – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

BAŞKAN – Madde üzerinde söz talebi?.. Yok.

19 uncu maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… 19 uncu madde kabul edilmiştir.

Tasarının tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Tasarı kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek teşekkür konuşması yapacaktır.

Buyurun Sayın Bakan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun vesilesiyle, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna ve AK Parti Grubuna, Adalet Komisyonunun sayın üyelerine ve Sayın Başkanına huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Uzun süredir kamuoyunda beklenen ve mahkemelerde de uzun süre yargılamayı tıkayan bu kanun, nihayet, bugün oylarınızla kabul edilmiş bulunuyor.

Bu yasa, yasama faaliyetleri içerisinde düzenlenmesi en zor yasalardan bir tanesidir. Herkesi memnun etmek de mümkün değildir; neticede, bir ortalama yol bulunmuştur ve bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren herkesin kendi faaliyetlerini bu kanuna göre ayarlaması gerekmektedir.

Çalışmaları sırasında da açıkça ortaya çıktığı gibi, işin bir ucunda, bir köşesinde bankalar vardır. Bankaların bu kanunu iyi okuması lazım, iyi araştırması lazımdır. Bankaların, bundan sonra, her önüne gelene çek karnesi vermesi mümkün değildir; verdiği takdirde de, bunun hem hukukî sorumluluğu vardır hem de cezaî sorumluluğu vardır. Bankalar, kayıtlarını yeni baştan gözden geçirmeleri gerekecek, çek verecekleri insanların ekonomik durumlarını, sosyal durumlarını iyi araştıracak, Merkez Bankasının kendisine verdiği, gönderdiği bilgileri iyi değerlendirip, dokuz defa düşünüp ondan sonra çek karnesi verecektir.

İkincisi, çeki verecek kişi bakımından da bu önemlidir. Evet, bu düzenlemeyi yaparken, geçtiğimiz dönemde yaşanan ekonomik krizlerin bir ölçüde haklılık payı olduğunu düşünerek, bazı kolaylaştırıcı hükümler getirilmiştir; ancak, bilinmesi lazım gelir ki, dışarıdaki kanaat hilafına, hapis cezası kalkmamıştır; bundan sonra, birilerine çek verecek olanların da dokuz defa düşünüp ondan sonra çek vermesi gerekecektir. “Ekonomik kriz vardı”, “unutmuştum”, “atlamıştım”, “muhasebecim unutmuştu” tarzındaki bir kısım beyanların bu kanun açısından çok fazlaca değeri olmayacaktır.

Çeki alan kişi bakımından da yine bu Kanunun iyi okunması lazım gelir; çünkü, bu Kanun vesilesiyle bazı kolaylıklar getirildiği gibi, bazı riskler de şüphesiz vardır. Çeki alacak olan kişi, tüccar, müdebbir tüccar gibi hareket etmeli; dolayısıyla, çek karşılığı mal vereceği kişinin ekonomik durumunu o da iyice araştırmalı; ondan, sonra malını vermelidir.

İnanıyorum ki, bir defa daha böyle bir Kanunu düzenleme mecburiyeti hasıl olmaz. Piyasada bir tıkanıklık var ise -ki, vardı, birbuçuk seneyi aşkın bir zamandan beri 100 000’den fazla dava mahkemelerde bekliyordu- Anayasa düzenlemesine paralel olarak, Anayasa Mahkemesinin verdiği karara paralel olarak, şimdi, bütün bu belirsizlikler ortadan kalkmıştır. İnanıyorum ki, bunun sonucunda, ticarî hayatımız daha yerli yerine oturmuş olacak; çeke olan güven de getirilen müeyyidelerle, düzenlemelerle daha ileri bir noktaya gelmiş olacaktır.

Bu vesileyle, katkılarınızdan dolayı, tekrar hepinize teşekkür ediyor; bu Kanunun ticarî hayatımız bakımından hayırlar getirmesini temenni ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Yorumlar kapatıldı.