Internet özgürlüktür, Internet yaşamdır. Bloglarımızı destekleyiniz.


Bugün google’ın bir servisi daha  erişime kapandı. Internet özgürlüktür. Bloglarımız özgürce katılımla büyüyen demokrasi okullarıdır. Bizi destekleyiniz.

İnternetine Sahip Çık … İnternet Yaşamdır

Türkiye İnterneti üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. İkinci defa tepki yasaları çıkartılıyor. İnterneti ve temsil ettiği değişimi anlamayan siyasal kadrolar, bürokrasi ve hukuk sistemi, internetin gelişmesini engelleyecek düzenlemeleri yapmak üzereler. Ölçüsüz bir şekilde abartılan çocuk pornosu, ve bilişim suçlarını bahanesiyle, interneti zapurapt altına almaya, sansürlemeye yönelik çabalar gündemde. Bu düzenlemeler, esas olarak özel sektör ve Sivil toplum örgütlerinin katılımı dışında hazırlanmakta ve ülkenin ekonomik gelişmesi, demokrasisin gelişmesine zarar verecektir. İnternetde istenmeyen bir kuş bile uçmasın felsefesine dayanan bu düzenlemeler, fikir özgürlüğüne, bireysel özgürlüklere önem veren, modern dünyanın bir parçası olmak isteyen, ve Avrupa Birliğine girmek isteyen bir ülke imajiyla ters düşmektedir.

Youtube’un mahkeme kararıyla kapatılması ülkemizde interneti bekleyen tehlikeleri gözönüne seren talihsiz bir gelişme olmuştur. Bu interneti yasaklamakla kitap toplatma, gazete/dergi yasaklamayı eşdeğer gören, internetin getirdiği değişimi kavramamanın bir tezahürüdür. Youtube yasaklanarak, söz konusu videoyu üretenler ve youtube değil, türk halkı cezalandırılmaktadır. Youtube’da …

İnternet, insanlığın, yeni toplum biçimi olan Bilgi Toplumuna geçişin, olmazsa olmaz, temel aracıdır. Bilgi toplumu; bilim, teknoloji, ar-ge ve inovasyonun temel zenginlik kaynağı olduğu, bilginin bir üretim faktörü olduğu, ülkelerin ana zenginliğinin yetişmiş insanlarının beynindeki bilgi olduğu toplumdur. Bilgi Toplumu yolunda, birey üretici ve tüketici olarak önem kazanmakta, bağımsız düşünebilen, yaratıcı bireyler öne çıkmaktadır.

İnternet topluma bir araçlar silsilesi içinde, kendini geliştirme, iş yapma, fikir üretme, ticaret yapma, eğitim alma, sosyalleşme, eğlenme, çalışma, bilgi alma, bilgi verme ortamı sunmaktadır. İnternet modern insanın hayatına köklü olarak girmiş, telefon, elektrik, trafik gibi hayatın doğal bir parçası haline gelmiştir. İnternet zaman ve mekan farkının etkisini ortadan kaldıran bir eşitleyicidir.

İnternet yurttaşların kolayca bir araya gelebildikleri, görüşlerini belirtikleri, katılımcı demokrasinin bir parçası, fikir ve ifade özgürlüğünün hayata geçtiği bir ortamdır. İnterneti kısıtlayarak, demokrasiyi köreltirsiniz.

İnternet çok uluslu, dağıtık, belirli sahibin olmadığı bir yapıda gelişmektedir. İnternet teknolojileri sürekli gelişen, kaygan bir zemindir. Uluslar arası iş birliği mekanizmaları henüz yeterince gelişmemiştir. Bu özellikler, çözümü pek kolay olmayan sorunlar sorunlar ortaya çıkartmıştır. Sansürcü birkaç ülke dışında tüm dünya, internetle ilgili düzenlemeleri özel sektör ve sivil toplumla birlikte, katılımcı ve saydam bir süreç içinde, çok dikkatli ve asgari düzeyde yapmaktadır. Şu anda gündemde olan düzenlemeler büyük ölçüde kapalı kapılar altında yapılmıştır.

Türkiye İnterneti sancılı 14 yıl geçirdi. İnternete sahip çıkacak, gelişmesi ve toplumsal yarar üretmesi için tüm ülkedeki çabaları koordine edecek, katılımcı yapılar kurulmadı. Serbest ve rekabetçi bir internet sektörü oluşmadı. Ancak son yıllarda, okulları internete bağlama, e-devlet ve bilgi toplumu yolunda olumlu ama yetersiz adımlar atıldı.

Biz sivil toplum kuruluşları olarak İnternete Sahip Çıkıyoruz!. Yapılmaya çalışılan düzenlemelerin esas olarak sansürcü, birey ve demokrasi karşıtı olduğunu düşünüyoruz. Bu düzenlemelerin bu haliyle, sıradan vatandaşa, internete sektörüne ve Türkiye’ye zarar vereceğini düşünüyoruz. Biz halkımıza İnterneti anlatmaya devam edeceğiz. Bu düzenlemelerin bu haliyle yasalaşmaması için demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.

Biz yönetişim ilkelerine inanıyoruz. Siyasal kadroları ve bürokrasiyi bizimle ve özel sektörle iş birliğine çağırıyoruz. Biz evrensel hukuk ilkeleri içinde, İnternet Hakları Bildirgesi, ve Sibersuçlar deklarasyonu çercevesinde demokratik düzenlemeleri birlikte hayata geçirmeye, öz denetim ve ortak yönetişim yapıları kurmaya hazırız. Saydamlık ve katılımcılık tüm Türkiye’nin yararınadır.

İnternet ülkemizin gelişmesi, dünya ile bütünleşmesi, demokrasinin gelişmesi için geniş olnaklar sunuyor. Tüm yurttaşlarımızı, İnternetine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Çünkü

İnternet Yaşamdır !

BMD DD INETD IPS KAIDER LKD SHD TB TBD TEDER TELKODER
TID TIEV TKD TODEG TUBIDER TUBISAD TURKMIA UNAK YASAD

Reklamlar

13 responses to “Internet özgürlüktür, Internet yaşamdır. Bloglarımızı destekleyiniz.

  1. ilgi gösteren arkadaşlara teşekkür ediyorum.

  2. internet özgürlüktür

    internetin çek mağdurlarının yanında olduğunu basında kabul etti
    çek mağdurlarının çeşitli illerden internet aracılığı ile haberleşip ankarada protesto eylemi düzenlediklerini yazdı
    biz niye internetin yanında değiliz

    internet üzerinde kara bulutlar dolaşıyor
    internet yaşamdır

  3. internet özgürlüktür
    özgürlüklerimiz üzerinde kara bulutlar dolaşıyor

    onlar karanlıktan nemalanan
    bilgiye bilince aydınlanmaya düşman

    korkuyorlar ışıktan
    yarasa içgüdüleriyle

    gelecek mücadelemizle aydınlanacak

  4. cek yasasında sadece hapıslığın kalkması gerekir bence..sonucta bir cok esnaf acık hesap calısıyor vede calıstı senelerce ve herkes işlerin olduğu dönemde takır takır odemelerini yaptı..bence ha acık hesapla borclanmak yada cekle borclanmak mantıken ne fark var sadece elde bir belge art niyetli adam takır takır oder once acık hesapta sonrada gider meblağı yukseltır ve sonra dolandırmak istese odemez nesini alacaksın adamın acık hesapta…ama cek varken teminat var hanı cek nakıttı adama cek olmadan ceza veremeyeceksin ama cek yazarak iyi niyet gosterip sonra gercekte işleri bozulduğundan dolayı odeyemedi diye hapise atacaksın..adam silahla 50 ogrencının uzerine ateş edecek 1 senede cıkacak kadın hanımağa efendi harac kesecek sonra cıkacak sonra bizleri 100 tlden gunluk hapıs yatıracaksın bu nasıl bir adalet ya nedir bu rezalet bumu hukuk devleti bizler vatana mı ıhanet ettik ne yaptık
    bizler sadece tıcaret yaptık vergımızı odedik insanlara iş kapısı actık ve sonra istemeyerek bu duruma dustuk ..kim bu hale dusmek ister..aramızda sanmıyorum kı dolandırıcı olsun cok mu zor gecmişe odediğimiz ceklere bakmak 1996 dan beri toplasan 12 senede en az 4000 yaprak cek odedim simdi yazılan 7 cekyte mı dolandırıcı olduk????????

  5. çek sorunu yaşayan insanların durumunu ilk olarak meclis ziyareti sırasında çok canli yaşama fırsatı buldum.

    ondan önce bu sorunu yaşayan kişilerin yakını durumundaydım. bu platformlardanda bu şekilde haberim oldu. sizleri geç fark edebildim.

    özür dilerim hepinizden.

    bu güne kadar beklenilmiş sağduyulu olarak.
    devlete güvenilmiş haklı olarak. nasıl olsa bu toplumsal soruna bir çözüm üretir diye. ancak bugüne kadar atılan adımlar (ne olduğunu sormayın bende tam bilemiyorum) yeterli olamadı !

    ancak mecliste bulunanlar ve diğer kurum kuruluşlar dışarda bulunan mağdurların durumundan yeni yeni haberdar gibiler.

    Çek sorunu yaşayan insanlar ve yakınlarını sürekli olarak gündem de kalmayı başarmak zorunda !
    yasa cikaricilar ve cikmasini engellemeye calisanlar baskiyi surekli hissetmeliler.

    inanin suanda bu isi basariyorsunuz.

    selamlar-sevgiler
    mustafa

  6. ADMIN DIĞER ARKADAŞLARDAN KOPYA CEKIIM DEDIM AMA ONLARDA OKUNACAK BIR SEY YAZMAMIŞLARKI

  7. herkese selamlar…..

    şimdi hepimiz bu çek yasasının düzeltilmesini istiyoruz değilmi?

    hapis cezası kalksın diyoruz…
    ama yetmiyor hapsin kalkması.

    çekler için yepyeni silbaştan
    bir yasa yazılmalı çizilmeli

    bence bankalar çek verirken
    ipotek ve benzeri bir yöntemle çek karnesi vermeli
    müşteriye limit vermeli.
    çek her koşulda banka ödeme garantili olması lazım.
    her türlü olumsuzlukları banka yüklenmeli.

    hapis cezası kesinlikle olmamalı

    bu güne kadar yapılan hatalı cezalar
    derhal düzeltilmeli

    10 yıl gerisinden başlayarak
    devlete ödenen para cezaları alacaklıya ödenmeli

    devlet borçluyu hapis etmişse tazminat olarak
    borcunu üstlenmeli

    devlet yanlış yasa yapmakla suç işlemiştir
    ve bu suçu telafi etmesi lazım.

    sitedeki bazı yorumları okurken
    duygulanmamak elde değil
    gözleri dolmamak elde değil
    biri babasını özlüyor
    biri geçim derdinde
    ne hikayeler var….
    hepsininde mimarı devlet ve yasa

    ya alınların tam ortasına vurulan
    sabıka kaydı…?

  8. tarihe baksınlar, yasakçılar hep yenilmeye mahkumdur.
    özgürlük engellenemez.

  9. Özgür yaşam ve özgür iletişim her bireyin hakkıdır. Hak edilen verilmediği sanılsa dahi alınır, alınacaktır!

    Ben sahipleniyorum sn. admin..

    • mehtap hanımın sözlerine aynen katılıyorum

      • ALEVİ VATANDAŞLARIN İFTAR YEMEĞİ
        Perşembe, 10 Ocak 2008 03:00
        -ALEVİ VATANDAŞLARIN İFTAR YEMEĞİ…

        -CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KILIÇDAROĞLU:

        -”YEMEĞİN ÖZELLİĞİ, ALEVİLER VATANDAŞLAR İÇİN KUTSAL SAYILAN MUHARREM ORUCUNUN, İLK KEZ 5 YILDIZLI BİR OTELDE VE BİR BAŞBAKANIN KATILIMIYLA İFTAR ŞÖLENİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİDİR”

        -”YEMEĞİ DÜZENLEYECEK ABDAL MUSA VAKFININ, YAKLAŞIK 40 BİN YTL’LİK HARCAMAYI KARŞILAYACAK GÜCÜ VAR MI?”

        ANKARA (A.A) – 10.01.2008 – CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Alevi vatandaşlar için kutsal sayılan Muharrem Orucu’nun, ilk kez 5 yıldızlı bir otelde ve bir başbakanın katılımıyla ”İftar şölenine” dönüştürüleceğini iddia etti.

        TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Reha Çamuroğlu’nun girişimiyle yarın Bilkent Otel’de iftar yemeği verileceğini belirtti.

        Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılması beklenen yemeğin özelliğinin, Alevi vatandaşlar için kutsal sayılan Muharrem Orucu’nun, ilk kez 5 yıldızlı bir otelde iftar şölenine dönüştürülmesi olduğunu savundu.

        Çamuroğlu’nun, ”İftar yemeği, Abdal Musa Vakfınca düzenlenmektedir ve iftar yemeğinin tüm harcamaları da bu vakıfça karşılanacaktır” şeklinde açıklamalarda bulunduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, vakfın, yaklaşık 40 bin YTL’lik harcamayı karşılayacak maddi gücünün olup olmadığını sordu.

        -ÇAMUROĞLU’NA SORULAR-

        Kılıçdaroğlu, Çamuroğlu’na şu soruları yöneltti:

        ”Şayet böyle bir gücü varsa, vakıf; gelir-gider tablolarını Vakıflar Genel Müdürlüğüne niçin vermemiştir? Vakıf senedinde, vakfın mal varlığı olarak sadece Antalya Elmalı Tekke Köyünde 3 arsa, bir kültür parkı ve bir de elma bahçesi olduğu doğru mu? Vakfın madem 40 bin YTL’lik görkemli bir iftar yemeği verecek gücü varsa, niçin mal varlıkları arasına nakit para koymamıştır?

        Sayın Çamuroğlu, bir kitap yazmak için Kültür ve Turizm Bakanlığından para aldı mı? Almışsa yayınlanan eserin adı nedir ve kaç lira almıştır? Para alındı ama eser yok.”

        CHP’nin anadilde eğitime yönelik yasa teklifi çalışmasının olup olmadığına yönelik bir soruyu yanıtlarken Kılıçdaroğlu, CHP TBMM grubunda böyle bir çalışmanın bulunmadığını ancak Genel Merkezde olabileceğini kaydetti.

        10.01.2008 11:56:25

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s