Sigorta kapsamındaki çekler ve Garantili çekler


SİGORTA KAPSAMINDAKİ ÇEKLER ve  GARANTİLİ ÇEK
(Kaynak :Prof DR. Abuzer Kendi Gelen)
Çeklerin ödemelerinin teyitli bir çek aracılığıyla yapılabilmesi için çekin öncelikle bütün unsurların yerine gelmesi gerekmektedir, bu da her defasında büyük bir zaman kaybına yol açmaktadır.. bütün bunların sonucunda çek karşılığı varmıdır? güven unsurları nederecedir ? İşte bu tip durumların sonucunda garantili çek hususu gündeme gelmiştir bunun mukabilinde garantili çek’de banka paranın teminattaki kısmı kadar ödemeyi kabul etmiştir . Muhatabın bu taahhüdü bizzat çek yaprağı üzerinde yer alabileceği gibi, Taahhüdün çek dışında bir belgede ( çek kartı üzerinde ) de ifade edilmesi mümkündür.

AVRUPADA VE YABANCI DİĞER ÜLKELERDEKİ ÇEK UYGULAMALARI

Nitekim yabancı hukuk çevrelerinde garantili çek uygulamasına da daha çok ‘çek kartı adı verilen ve çek defterleri ile birlikte Hesap sahibine teslim edilen bir belgeden yaralanmaktadır.Bu belge üzerinde özellikle çek kartı hamilinin ismi hesap numarası ve imza örneği ile muhatabın ödeme garantine ilişkin şartlar yer almaktadır .Böylece bir yandan düzenlenen çek üzerine çek kartının numarası yazılarak bu çek garanti kapsamına alınmakta ,öte yandan da çek lehtarı kart aracılığıyla hem muhatabın garanti şartları hakkında bilgi sahibi olmakta ,hem de keşidecinin imzasını kontrol edebilmektedir..’Mesela Bkz: Holanda ‘da çeki yazılan bir borçlunun borcunu ticaret mahkemeleri öder)

Türkiye’de ise çek kartı uygulaması yerine ,ödeme garantisinin hesap sahibine teslim edilen özel çek defterlerindeki her bir çek yaprağı üzerine yazılması tercih edilmiş ve garantili çeklerin normal çeklerden ayrılması amacı ile de bu tür çeklere her bir banka tarafından ‘mavi çek’ ‘prestije çek’ ‘gold çek’’garanti çeki’ gibi özel isimler verilmiştir..

Gelelim asıl meseleleye ÇEK UNSURLARI:

İLK ÖNCE ÇEKİN TANIMINI YAPALIM:
ÇEK: Çek,Emre yazılı bir senettir.Bir başka değiş ile çek sadece bir bankaya hitaben yazılabilen paraya özel bir havale senedi, bir ödeme vasıtasıdır .
Çekler ‘’nama ‘’emre’’veya ‘’hamile yazılabilir.kısacası yazdığımız çekler bankaya bir talimat vermektir :’’ bu miktar parayı hesabımdan ödeyiniz’’…çek budur …
Bunun sonucunda eğer çek karşılıksız çıkar ise 10 gün içinde yazılmalı ve bu süre zarfında düzeltme hakkı kullanılmalı yani çek banka aracılığı ile KT ekranından düşümü yapılmalıdır eğer ödenemez ise o zaman çeki dava etme hakkı alacaklıya doğar bununda dava etme hakkı 6 aylık süreye tabidir .eğer bu süre zarfında dava edilen çek mahkeme kararı ile karşılıksız olduğu kanısı varılır ise o zaman Almanyasallarından bize gelmiş ; fakat orada ekonomik suçlara bu şekil hapis cezaları verilmez)(TÜRKİYEDE GENEL MANADA Trafik cezalarında veya çek kanununda öngörülmüş Adli para cezası yasalarımızda cezalandırılmak üzere alt limiti 20tl (üst limiti 100tl olmak üzere) verilmektedir bizde üst limitten ceza verilir ….

Dava süresi geçirilmiş çekler bir senet şeklinde işlem görürür yani 6 aylık süre hafta sonları tatili hesaba katılır toplanıp çıkarılır eğer süre geçirilmiş ise çekin muhteviyatı ortadan kalkar ancak 1 yıl sonra: 365 sonucunda davacı alacaklıya şu davayı açmaya hak kazanır, TTK 644 davasında ispat yükü, senetle ispat çerçevesinde keşideciye düşen sebepsiz zenginleşme davasını öngören davayı açar buda adli para cezası 6 aylık sürede dava edilmediğinden sadece icra hükmüyle yöneliktir..Borçlu ; ANCAK TTK:ÇEKTEN CAYMA YAPARAK BORÇ KONUSU OLAN ÇEKE İTİLAF KONUSU OLUR burada da alacaklı genelde davayı kaybeder , ÇEKTEN CAYMA NEDİR? ÇEKTEN CAYMA ibraz müddeti geçen bir çek için geçerli bir hüküm ifade eder yada ÇEK ANLAŞMAZSIZLIĞI MALIN TESLİMATI VS..yani ÇEK İPTALİ DAVASI DEĞİLDİR çek iptali davası kıymetli evrak kaybolduğu zamanki hükmü ifade eder;yani iki satır bir yazı ile bankaya durdurulma talimatı verilir alacaklı kişi eğer iyi niyetli hak sahibi bir kişi ise bu konuda faturanom, curo vb deliller ile olay da dava yolu açıktır…

Mesela çek keşidecisi çeke yer belirtmediği ve belirtilmeyen yer sebebi ile de mahkemede hakim bu çeke cezai işlem yaptırmaz sebep ise çünkü çek hakimin önüne gelene kadar yer ve zaman davacı tarafından bile yazılabilecektir dolayısı ile usulüne göre yazılmayan çek hükümsüzdür;ayrıca yok ayın 30’u..31 yazılırsa ne olur? Bu şekil yazmak çeki öldürmez : sorunun cevabı da hakim bu süreyi normal olan gün sayısına çevirir, 30 çekmeyen bir ay için 29.güne süre hesabı ile kaile alır..

Çekte Cirolar neyi ifade eder?çekte ciro farklı farklı bir durum söz konusudur,örneğin

Temlik cirosu (çeki devretme )Temlik cirosu ile senedin tesliminde kambiyo senedinden doğan tüm haklar ciro edilen kişiye geçer. kambiyo senedi(çek,senet,poliçe gibi) üzerinde “bedeli teminattır” veya “tahsil içindir” gibi kayıtlar bulunmaması halinde yapılan ciro temlik cirosu hükmünde sayılır.

temlik cirosu, tam ciro ve beyaz ciro şeklinde yapılabilir. temlik cirosu ile devralınan senet, yeniden temlik, rehin ve tahsil cirosu ile devredilebilir.
Meclisin şu anki üzerinde durduğu yani tartıştığı ve Adem Sözüerle ilgili başlayan konu ise yani çekin ödenmeden menni yani çek borçlusunun kötü niyetli olduğunun ortaya atıldığı konu gerçekte çek arkasında çeki veren kişinin TAM veya devir cironun yapılmamasıdır ..
Burada kötü niyetli arz edilen çek keşidecisi onu yazanın eğer çekin arkasına çeki vereceği andan itibaren yazar ve yahut çek devredeni temlik cirosunu imzalar ise o zaman çek grafolojiye gidecek hakim evrak üzerinde belirli imza sayısını çekin sahibinden veya devredeninden isteyerek bu çekin kişi elinden mi? yoksa çalıntı olunduğundan mı ortaya çıkarılacaktır ;kısacası (TBMM böyle bir hükmü yani çeklerde ciro zorunluluğunu getirmekten çok çeki yazan kişinin alacaklısını ortaya sürmekte buda sanki çek verenlerin kötü niyetli olduğunun kanısına tekabül etmekte ve gerçektende meclis bu konu üzerinde durulmasının daha sağlıklı olacağını söylemektedir …buda Adliparacezası gibi bir yaptırımın olmasının parlamenterler açısından haklılığıdır ki halbuki bu gayet basit devir cirosu ile çölübilecek bir konudur…

3167 sayılı ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN!da 26.2.2003 tarih ve 4814 sayılı kanunla yapılan değişiklere göre

3167s.K m:16 a/I
3167s.K m:16a/II
3167S.KM:16/III
Bu maddeler çekin karşılıksız kaldığı hükmü içerdiği zaman işleme tabi kanun hükümleridir arkadaşalar ne olursa olsun çekte dava edilen : dava edilmiş konusu çek ancak ve ancak borçlunun şikayetinden sonra ister para ödensin , ödenmesin çekin fotokopisinin savcılık dosyalarında bulunması ve davanın geri çekilmemesi alacaklı şikayetini çekmediği sürece çek davası düşmez adli para ve icra davası devam eder..
Bunun sonucunda çek suçunun bitmesi alacaklı şikayetçinin bu davadan vaz geçmesi ile mümkün olur.
ÇEK TEKERRÜR EDERSE NE OLUR : Çekin tekerrürü haline yönelik olarak öngörülen hapis cezasının ise uygulanma kabiliyeti neredeyse yoktur.Nitekim kanunda’’MÜKERRİR’’
Ibaresinden neyin kastedildiği açıkca belirtilmediğinden hapis cezasının uygulanması bakımından ceza hukukundaki tekerrüre ilişkin hükümlere baş vurulması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkacaktır.Oysa TCK 58/1 hükmü kapsamındaki karşılıksız çek keşide etme suçundan tekerrürden bahsedebilmek için öncelik ile karşılıksız çek nedeni ile verilen para cezasına ilşkin kararaın kesinlik kazanması şarttır.Bu durumda ise ancak böyle bir kararın kesinleşmesinden sonra işlenen karşılıksız çeki keşide etme suçu bakımından bir tekerürden söz edilebilecektir .Para cezası ile birlikte belirli bir süre çek hesabı açtırmadan da yasaklanacak olan keşidecinin ilke olarak yasaklılık döneminde çekle işleyecek bir hesap açtırması dahi mümkün değildir (ÇekK 13/II)Tüm bunedenlerle öngörülen hapis cezasına ilişkin hükmün uygulanma kabiliyeti hemen hemen hiç yoktur.
Bununla birlikte karşılıksız çek için verilen ağır para cezasının Cumhuriyet Savcılınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyecek otuz günlük süre içersinde ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceği (eski CİHK 5-yeni CGTHİNK106)kanun koyucu gözardı etmiştir.Zira ÇekK ile ilgili olarak hazırlanan önceki tasarıda verilecek para cezasının hapis cezasının hapis cezasına çevrilmeyeceğine ilşkin açık bir hüküm bulunmakta iken gerek son tasarıda gerek kabul edilen yeni Çek K ‘da bu yönde bir hükme yer verilmemişti.Hapis cezasına çevrilmede üst sınırın üç yıl olduğu da dikkate alınır ise(cgtihm 106/VII)kanun koyucunun hapis cezasını gerçekten kaldırmadığı ,tam tersine ödeme güçlüğü içersinde bulunan kişiler açısından daha ağır sonuçlar doğurabilecek yeni ve daha sakıncalı bir sistemi benimsediği sonucuna ulaşılması kaçınılmazdır (KAYNAK:prof.DR.ABUZER KENDİGELEN)
2. çeke direk verilecek ceza sağlıklı bir hüküm değildir..

HERŞEYDEN SONRA BU GÜNKÜ ÇEK DAVALILARINA NE OLUR?

Dünyadaki hiç bir kanun borçluya borcunu ödeme demez , yada onun inisiyatifine bırakmaz ancak bizim gibi AB kapsamındaki iş yapan ülkeler Ekonomik bu tipten suçlara hapsi öngörmezler her şeyden sonra şu ana kadar çekten suç almış kişilerin bu yasaların çıkış ve kabulüne iyi bakması gereklidir ..Avrupa çeki yazılan tacir için verilen çek koçanı Sigorta işlemlere tabidir çek kanunu başta düzenlenir ve koçan sayfa başına üst limitleri yazılarak poliçeleşir bunun sonucunda yazılacak çek limitleri belirlediği her esnaf kendi bünyesinde çek yazar ancak meclisimiz kanunda bankalarımızın sorumluluğu 475 ytl olarak kılmıştır ve bu para kısmen ödenir bunun sonucunda çek koçanı olarak da devlet adliyeye ceza olarak bankaya bir koçanı iyade etmeme adına küçük bir ceza talep eder
Bu parada ödenmez ise hapisi vardır
Anayasa’nın “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz ilkesi:
GERÇEKTE TBMM İNSAN HAKLARINI ÖNE SÜRMEKTE BU NEDEN İLE AB UYUM YASALARINDA ÇEKE BİRİNCİ DERECEDEN HEMEN CEZA VERMEYEREK İLK ÖNCE ADLİ PARA CEZASININ ÖDENMESİNİ ORTAYA SÜRMÜSTÜR.. EĞER BORÇTAN DOLAYI O ANDA MAHKEMEDE İSTNAD EDİLEN SUÇ BİRİNCİ DERECEDEN HAPİS CEZASI HÜKMÜ VERİLMİŞ İSE BUDA AB HUKUKUNDA DAVA EDİLEN BİR KONU OLURDU ÖRNEK:CEZA 1 LİRA İSE 1000 YTL OLARAK TC DEVLETİ YİNE İNSAN HAKLARINI İHLAL ETTİĞİNDEN DOLAYI ÇOK BÜYÜK CEZALAR ALMASI DEMEKTİR Kİ O SEBEBLE YASA; BEN ÇEK BORÇLUSUNA ÇEKTEN DEĞİL ÇEK KANUNA MUHALEFET ETTİĞİ VE SONUCUNDA ÖDEMEDİĞİ ADLİ PARA CEZASININ 5275 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1. MADESİ GEREĞİNCE , 5237 SAYILI TCK DIŞINDAKİ , DİĞER KANUNLARDA YERALAN ADLİ CEZASININ ÖDENMEMESİ HALİNDE HÜKÜMLÜLER 1 GÜN KARŞILIĞI 100,00 HESABI İLE HAPİSEDİLECEĞİ ,TEBLİĞDEN KAYNAKLI BORCUN ,ADLİYEYE KARŞI BORÇLU ,BORCUNU ÖDEMEMİŞTİR AÇIKLIĞI GETİRİLEK AÇIKLANMIŞTIR..BUDA KISACASI ‘BORÇLUYA , BORCUNU ÖDE YOKYA HAPİS YATARSIN’ DEMEKTİR…. MÜFLİSLER VE HUKUKÇULAR TARFINDAN BİR YAPTIRIMIN DIŞINDA BU KONU’ HUKUKİ BİR TEHDİT ALGILAMSINA’ SEBEBİYET VERMİŞTİR..

BORÇ İÇİN HAPİS CAİZMİDİR KURALI? Borç için hapsin caiz olmadığını bizim kanunlarımızda kabul eder ancak borçlunun,borcu ihlal ettiği sebebiyle borçulunun cezalandırılmasına karar verilir örneğin :Borçlu bir borca karşı ödemede tahütte bulunur ise ve borcu ödemez ise bu ,kredi kartı veya herhangi bir borca karşı Avukata verilen bir taahhüt o zaman alacaklının şikayeti üzerine tetik Mercii tarafından 1 aydan 3 aya kadar hafif hapis cezası ile cezalandırılır bunun dışında ise adli para cezası öngörülür adli para cezası bizim hukukumuza ALMAN yasalarından gelmiştir ..

SON ÇIKACAK OLAN ÇEKE MUHALEFETLE İLGİLİ (16’CI yasa madde içeriği ) CEZALANDIRMAYA YÖNELİK İLGİLİ MADDELERDE TASLAKTA VAR GEÇMİŞE YÖNELİK ÇEK KESENLER HAPSE MUHATTAP EDİLMEYECEĞİDİR İBARESİ İKİDEFA FARKLI BELİRTİLMİŞ SANIYORUM SADECE İCRA CEZASI ALACAKLININ MAĞDURUYİYETİ ÖDEYEREK KURTULMAK İÇİN BİR MADDE VARDI..;ANCAK BU KADAR ÇEKİ YAZILAN VE ALACAKLI MAĞDUR YAPILAN YENİ YASANIN YARARDAN ÇOK YENİ MAĞDUR VE ALACAKLARIN ÇOĞALACAĞI GÖRÜŞÜNDE , ADLİ PARA CEZASININ YERİNE ;YANİ HAPİS GİBİ İLKEL BİR UYGULAMADAN ÇOK SİGORTA KAPSAMI GİBİ, MODERN BİR SİSTEMİN YİNE TAHSİLAT VE İŞLEMLERİN AVUKATLAR TARAFINDAN YÜRÜTÜLMESİ VE TBMM NİN YENİ BİR KANUN ŞEMASI TALEBİNDEDİR Kİ ÇIKACAK YASANIN HEMEN GÜNDEME GELMESİ ,GEREK İÇERDE TUTULANLARIN EMSAL KARARI AÇISINDAN BEKLETİLMESİ YANLIŞTIR ;YİNE DEĞİŞİK HÜKÜMLER VEREN MAHKEMELER EMSAL KARARI BEKLEMEK ZORUNDA OLMADIKLARI GİBİ YÜRÜLÜKTEN KALKAN BİR YASA İÇİN YÜRÜLÜKTEN KALKMIŞ YASA VE KURALLARINI UYGULAMALARI GEREKMEKTEDİR BUNA GÖRE SAVCILAR CUMHURİYETİN SAVCILARI OLARAK AYNI SUÇU İŞLEMİŞ BİREYLERE HEM TAKİPSİZLİK VEYA YİNE İNFAZ KARARI ÇIKARTMALARI GARİP BİR DURUM OLUŞTURUR, HUKUKA OLAN GÜVENİ YIPRATIR…
Adlî para cezası
1. Tanım
Yeni TCK’nın 52/1’inci maddesinde adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan ve hükümlü tarafından devlet hazinesine ödenen para olarak tanımlanmıştır.
Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun (CGTİHK 106/1’inci maddesinde adlî para cezası, yeni TCK’nın 52/1’inci maddesinde belirtilen usule göre tayin olunan ve devlet hazinesine ödenen bir miktar para şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanımlardan yola çıkılarak adlî para cezası, yeni TCK ile ceza hükmü taşıyan kanunlarda düzenlenen, suç karşılığı olarak mahkemece hükmolunan ve idari para cezası dışında kalan bütün para cezaları olarak tanımlanabilir.
Adlî para cezası, Türk ceza hukuku sisteminde “kamu para ce¬zası”na karşılık gelmektedir. Ancak, yeni TCK sisteminde gün para cezası kabul edilirken, “nispi para cezası” öngörülmemiştir

AV .BURAK ERİM., 28.mayıs.2009

AV .BURAK ERİM  isimli okuyucu tarafından  “karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler “ bloguna bırakılmış  yorumlardan alıntıdır.

Reklamlar

2 responses to “Sigorta kapsamındaki çekler ve Garantili çekler

  1. KILIÇDAROĞLU ‘ADALET BAKANI ŞAHİN, HERKESTEN ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDADIR’
    Perşembe, 08 Kasım 2007 22:34
    -CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KILIÇDAROĞLU:

    -”DTP’LİLER, PARLAMENTODA GÖREV YAPACAKLARSA, TERÖR ÖRGÜTÜNE TERÖR ÖRGÜTÜ DEMEKTEN KAÇINMAMALARI GEREKİYOR”

    -”ADALET BAKANI ŞAHİN, HERKESTEN ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDADIR”

    ANKARA (A.A) – 08.11.2007 – CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, her milletvekili ve siyasi partinin, PKK’yı, terör örgütü olarak kabul etmesi gerektiğini belirterek, ”Bu söylem DTP’li milletvekilleri tarafından henüz dile getirilmedi. Parlamentoda görev yapacaklarsa, terör örgütüne terör örgütü demekten kaçınmamak gerekiyor” dedi.

    Kılıçdaroğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    DTP’li bir milletvekili eşinin terör örgütü üyesi olduğuna yönelik haberlerin anımsatılması üzerine Kılıçdaroğlu, Parlamento çatısı altında görev yapan her milletvekili ve siyasi partinin, PKK’yı, terör örgütü olarak kabul etmesi ve bunu dile getirmesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, bu söylemin, DTP’li milletvekilleri tarafından henüz dile getirilmediğini ifade ederek, ”İçtikleri yemine sadık kalıyorlarsa, Parlamentoda görev yapacaklarsa, Türkiye Cumhuriyeti’nin yasalarını yerine getirmek, terör örgütüne terör örgütü demekten kaçınmamak gerekiyor” diye konuştu.

    -”ÇİFTE STANDARDA BAKANLARIN HAKKI YOK”-

    Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, ”Askerlerin dönmesine sevinemedim” sözlerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    ”Şahin’in açıklaması talihsiz bir açıklamadır. Türk askerlerinin başına Kuzey Irak’ta çuval geçirilirken, acaba Şahin, aynı tepkiyi, hangi gerekçeyle ve niçin göstermedi? Acaba çuval geçirenler ABD’li olduğu için mi? ABD’lileri üzebiliriz, onları üzmeyelim diye mi böyle bir tepki göstermedi? Çifte standarda Türkiye Cumhuriyeti bakanlarının hakları yoktur.

    Bugün bir asker annemizin söylemleri var. Şahin, herkesten özür dilemek zorundadır. Söylemi, sıradan ve doğru bir söylem değildir. Sorumluluğu Türk Silahlı Kuvvetlerinin üstüne atarak, o sorumluluktan kurtulmak mümkün değildir.’

    • Çek Kanunu Tasarısı TBMM’de

      Karşılıksız çek bedelini faiziyle ödeyen kişiler hakkındaki soruşturma, dava ve mahkumiyet kararlarının ortadan kalkması ile ticari hayatta karşılaşılan sorunların çözümü amacıyla bu yıl sonuna kadar çeklerin, üzerindeki yazılı tarihten önce bozdurulamayacağını öngören Çek Kanunu Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda 3 Haziran Çarşamba günü görüşülmeye başlanacak.

      Ticari yaşamı önemli ölçüde etkileyecek düzenlemeler içeren tasarıya göre, bankalar, önce çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol edecek, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterecek.

      Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adli sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı veya pasaport örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını isteyecek, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını alacak.

      Çek hesabının kapatılması halinde, bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle saklamakla yükümlü olacak bankaların dışında hiçbir gerçek ve tüzel kişi çek defteri bastıramayacak.

      HAMİLİNE ÇEKLER FARKLI BASILACAK

      Hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılacak. Bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılacak ve hamiline düzenlenecek çeklerin yapraklarında ”hamiline” ibaresi matbu olarak yer alacak.

      Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu bankaya ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenecek.

      KARŞILIKSIZ HER ÇEK YAPRAĞI İÇİN BANKAYA CEZA

      ”Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılacak.

      Banka, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu miktarı, ancak ibraz eden hamile talep ettiği takdirde ödeyecek. Buna göre, banka, hamile, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 475 lira veya üzerinde ise 475 lira, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecek.

      Karşılığının kısmen bulunması halindeyse banka, çek bedeli 475 lira veya altındaysa, çek bedelini aşmamak koşuluyla kısmi karşılığı 475 liraya tamamlayacak bir miktarı; çek bedelinin 475 liradan fazla olması halinde çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 475 lira ödemekle yükümlü olacak.

      BANKALARIN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

      Bankalar, hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlik, adres, vergi kimlik numarası, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarlarını ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgileri, Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilecek.

      Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan, hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri halinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç 1 hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlü olacak.

      Banka, çekle ilgili olarak karşılıksız işleminin yapılması halinde hesap sahibiyle ilgili bilgileri, ibraz tarihinden itibaren 10 gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirecek.

      KARŞILIKSIZ ÇEK VERENE HESAP AÇMA YASAĞI

      Karşılıksız çek veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak bin 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunacak. Ancak hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacak. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedecek.

      Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece, kişinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese Tebligat Kanununa göre derhal tebligat çıkarılacak. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terk edilmiş olması halinde de tebligat yapılmış sayılacak.

      Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, Merkez Bankasının ilgili birimine elektronik iletişim araçlarıyla bildirilecek. Bu bilgiler, Merkez Bankası tarafından internet ortamında yayımlanacak.

      ETKİN PİŞMANLIK

      Karşılıksız çek bedeli, faiziyle tamamen ödenmiş olması halinde etkin pişmanlıktan yararlanılabilecek.

      Buna göre, karşılıksız çek bedelini düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizle tamamen ödeyen kişi hakkında, ”soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine, mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına” karar verilecek.

      Bu durum şikayetten vazgeçme halinde de uygulanacak.

      YASAKLIYA ÇEK DEFTERİ VEREN BANKACIYA CEZA

      Tacir olmayan kişiye, tacir çek defteri veren banka görevlisine 50 günden 150 güne kadar adli para cezası uygulanacak.

      Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağıyla ilgili bankaya gerçek dışı beyanda bulunan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

      Beyanname almadan veya beyannameye rağmen, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri veren banka görevlileri 50 günden 150 güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

      Kısmenveya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak talebe rağmen, ”karşılıksızdır” işlemi yapmayan banka görevlisine, şikayet üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.

      Hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına rağmen çek düzenleyen kişiye, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi hakkında da aynı ceza uygulanacak.

      YENİ ÇEK DEFTERLERİ BASTIRILACAK

      Kanunun yayımını izleyen 1 ay içinde Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastıracak olan bankalar, 2009 yılı sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterleri verecek ve eski çek defterlerini imha edecek.

      Bankaların, müşterilerine verdikleri çek defterlerinden keşide edilen çekler, Türk Ticaret Kanununda aranan koşulları taşıması kaydıyla geçerli olacak. Ancak üzerinde yazılı düzenleme tarihi henüz gelmemiş olsa bile bu çeklerin en geç 1 Temmuz 2010 tarihine kadar muhatap bankaya ibraz edilmesi gerekecek.

      Yürürlükteki kanuna göre açılmış davalar, asliye ceza mahkemesinde görülerek sonuçlandırılacak.

      Ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi için de düzenleme yapılan tasarıya göre, bu yılın sonuna kadar üzerine yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz olacak.

      ”FARKLI BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKABİLİR”

      TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yürürlükteki kanunun sorunları çözemediğini, beklentileri karşılayamadığını; yoğun bir toplumsal talebe dönüşen yeni Çek Yasası arayışı olduğunu söyledi.

      İyimaya, tasarıyla ilgisi olanlara görüşlerini bildirmeleri için yazı gönderildiğini, toplantıya davet ettiklerini anlattı.

      Özellikle 2-3 konunun kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, gerek çek suçları gerekse cezalar bakımından yeni bir sisteme geçildiğini ifade eden İyimaya, ”Peki, bu yeni sisteme geçilirken eski suçlar ve cezalar; hüküm kurulmuş olsun, takip devam ediyor olsun veya henüz işleme başlanmamış olsun, ne olacak? İşte tasarının can alıcı noktası burası. Ben, dahi ne olacağını bilmiyorum. Anayasanın 38. maddesi, suç ve cezalarının ihdasında var olan bilimsel ilkeler, tarafların karşılıklı menfaatleri dengelenerek, Komisyonumuzda bu konuda ya Bakanlar Kurulunun benimsediği çözüm doğrultusunda bir görüş ya da farklı bir sonuç ortaya çıkabilecektir” diye konuştu.

      İyimaya, düzenlemenin büyük ölçüde amaca elverişli olduğunu belirtti ve ”Tüm sorunları çözebilecek mi? Mükemmelliyetçiliğin modern hukukta da modern uygarlıkta da yeri yok” dedi.

      AA

      2009-06-01 15:45:51

      ——————————————————————————————————————————————————————-

      Ödenmeyen çekler nedeniyle 1461 kişi hapse girdi

      2009’un ilk 7 ayında 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun”a aykırılık nedeniyle 1461 kişi hapse girdi.

      MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın “ekonomik krizin çekle ödemelere etkisine” ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e yönelttiği soru önergesine verilen yazılı yanıtta, 2009 yılının ilk 8 ayında toplam 1461 kişinin söz konusu yasaya muhalefetten hapse girdiği belirtildi.

      Bu kişilerin büyük çoğunluğu, “karşılıksız çek kestiği” için hapse mahkum oldu.

      Yanıtta, 1994-2007 yılları arasında söz konusu yasa çerçevesinde açılan dava sayılarına da yer verildi.

      Buna göre, ekonomik sorunların yaşandığı yıllarda açılan dava sayıları önemli artış gösterdi. 1994 yılında 180 bin 656 olan dava sayısı 1997 yılında 186 bin 443 oldu. 1998 yılında 262 bin 611’e çıkan dava sayısı 1999 yılında 320 bin 320’ye ulaştı. 2001 yılında 307 bin 381 olarak gerçekleşen dava sayısı, 2002 yılında itibaren düşmeye başladı ve 2005 yılında 97 bin 725 dava açıldı. Dava sayısı 2007 yılında ise yeniden yükselmeye başladı ve 142 bin 174’e çıktı.

      Ajanslar

      2009-08-19 13:50:07

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s