Hadi gülümse bulutlar gitsin. İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse …


Blog un  adı “karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler “ olunca  ne kadar bilimsel olmaya çalışsamda gündeme yenik düşüyorum.

Bu zamana kadar acıklı hikayeler anlatmam dedim.   Ucundan köşesinden paylaştım,  bir kaç okuyucu yorumu daha paylaşacağım.
Evet ben çocukları seviyorum. Onlar ağlamasın istiyorum.  Onaltı yaşındaki bir kız çocuğu “babam cezaevinde. Okulu bırakacağım. Annem hastalandı. Kardeşim okula gitmek istemiyor” deyince boğazım düğümleniyor.  Etkileri bu kadar acı olunca eğrisi doğrusu karışıyor. İş günlük gazetelere malzeme olabilsin diye yoğuruldukca yoğuruluyor.
Ben 3167 numaralı çek yasasına temelden karşıyım.  Olayı mağduriyetler ile anlatınca af isteme tünelinde ilerliyoruz.   Kişisel görüşümdür : “2003 yılında değiştirilen çek yasası 85 yılındaki ilk halinden de  daha kötüdür.  Medyanın pişirdiği 2009 üretimi çek yasası taslağı ise en anlamsızıdır. “

Blog okuru olduğunuza göre, sorunları mağduriyetleri biliyorsunuz. Belki yaşadınız, belki yaşamaktan korkuyorsunuz. 

Tamda bir lider bulmuşken, af çıkartalım diyor dahi olabilirsiniz.

İşin felsefi olarak temellerine inersek görevimizin basit olmadığını ve bir af ile susmamak gerektiğini anlamalıyız.  Türk Hukuk sistemindeki en kötü yasalardan birisi Çek Yasası ‘dır.   Bu yasanın değişmesi için çalışmak basit bir hapisden kurtulma ya da borcu silme operasyonu değildir. Aklı başında her hukuk bilgili insan bu yasaya karşı mücadele etmelidir.  Bu  insan haklarını kazanma direnişidir. 

Felsefi temeller denilince af tünelinden çıkalım. Zaman tünelinde geçmişe gidelim

1215 yılında imzalanmış bir İngiliz belgesi vardır. Magna Carta, Magna Carta Libertatum (büyük sözleşme ya da büyük özgürlükler sözleşmesi)  diye bilinir.  Çağdaş anayasal düzene ulaşan sürecin ilk basamaklarından birisidir.  Eski zamanlardır,  bir krallık sözkonusudur. Dini liderler, sosyal liderler ve kral   bir sözleşme imzalıyor. Kralın doğal olarak sınırsız olan yetkilerini kısıyorlar.  İngiltere hala bir kırallıktır.

Yanlış anlaşılmasın, bu sözleşme vatandaşın özgürlüklerini belirlemiyor.  Etkin güçler arasındaki dengeyi sağlıyor.  Hukuk adı verilen bir üst makam yaratılıyor.  Vatandaşın özgürlüğü, insan hakları yüzyıllar sonra gelen kavramlardır.

Tüm maddelerini derinlemesine incelemek beni aşar.  Bazı maddeleri döküyorum.  Çek yasası ilkeldir,  karşılıksız çeke ceza verilme yöntemi zalimliktir derken dayanaklarımızı görelim.  Magna Carta güç ayrılığı ve ceza hukukunun temellerini sağlamıştır. Günümüzde bu yasalar gelişmiş, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile çağdaş hale gelmiştir.

Magna Carta ‘dan bazı maddeler

16. Hiç kimse, asilzadelerin ücreti için ya da diğer herhangi bir kiralık arazi için gerekli olandan daha fazla hizmet vermeye zorlanamaz.

20. Özgür bir adam suçun derecesine göre küçük bir suç için yalnızca para cezasına çarptırılabilir. Büyük çaplı bir suç, suçun büyüklüğüne göre para cezasına çarptırılabilir ve bir tüccar da malları korunarak aynı şekilde cezalandırılabilir. Aynı şekilde, bir cani, eğer bizim merhametimize mazhar olursa, para cezasına çarptırılabilir….

38. Bundan böyle hiçbir hakim her hangi bir kimseyi ilgili olayda doğru ve güvenilir deliller ortaya koymadan dava edemez.

39. Kendi zümresinden olanlar ya da ülkenin ilgili yasalarına uygun olarak verilen bir karar olmadıkça hiçbir özgür kişi tutuklanamaz, hapse atılamaz, mal ve mülkü elinden alınamaz, sürgüne yollanamaz ya da herhangi bir biçimde kötü muameleye maruz bırakılamaz.

40. Kimseye hakkı ya da adaleti satmayacağız, menetmeyeceğiz ya da geciktirmeyeceğiz.

45. Krallığın yasalarını bilmeyen ve bu yasalara tümüyle uyacağına kanaat getirmediğimiz kişileri hakim, vali, şerif ya da sınırlı yetkili hakim olarak atamayacağız.

Magna Carta’nın 39. maddesinde yer alan hükümler günümüz ceza hukukunun temelidir.

  • Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.
  • Kendi zümresinden olanlar ya da ülkenin ilgili yasalarına uygun olarak verilen bir karar olmadıkça hiçbir özgür kişi tutuklanamaz, hapse atılamaz, mal ve mülkü elinden alınamaz, sürgüne yollanamaz ya da herhangi bir biçimde kötü muameleye maruz bırakılamaz.

Sonucu doğru bile olsa savunması alınmadan, verilen hüküm adil değildir.
Kasıt unsuru aranmadan, otomatik verilen karşılıksız çek cezaları adil değildir.  Kanunlara uygun olmayan ceza verilemez.

Hukuk un en temel kavramlarına aykırı olan  çek yasasında ısrar edenler HATALIDIR.
Bu ortamda hala birlik olamayıp, blog lobiciliğinde ısrar etmek yazıktır.
İngiltere krallık adından gocunmaz. Biz demokratik, hukuka dayalı  bir cumhuriyetiz. İngiltere bildiğiniz İngiltere’dir.  Tek vatandaşı için dünyayı yıkar.
Türkiye güzel ülkemdir, vatanımdır. Magna Carta ‘yı bilmeyiz. 
Ekonomik suç derler. Ekonomi bozulur derler. Vatandaşlarımızı cezaevine tıkarız. Sistem deriz.
Yenilenmeliyiz, yinelenen her acıda güçlenerek yenilenmeliyiz.

Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıltaşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse

Kemal BURKAY

Birlik olalım deriz. Bireysellikten korkarız.  Farklı sesleri sansürleriz.

Arkadaşlar vakit geçiyor.  800 yıl geriden izliyoruz. İnsan hakları için birlik olmalıyız.

Geçti ezilenlerin resmi geçidi
Yirminci yüzyılın kapısından
Çığlıklarda, ağıtlarla, marşlarla
Seslerinde kavga ve kin
Özlem ve sevda
Bir öfke gibi hatırlarım
Keskin dişlerini efendilerin
Gülüşleri, kamçıları, darağaçlarını
Ben hıncımı bin yıllarca taşıdım
Kavgamdan bir gül çıkar
Bilirim
Kemal BURKAY

 

Bu işin  çözülmesi için  birlik olmak gereklidir. Bu birlikte AIHM ‘in gücü olmadığı sürece kalıcı çözümlere neden olamayacaktır.

Önerdiğim yazılar

Reklamlar

67 responses to “Hadi gülümse bulutlar gitsin. İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse …

  1. accommodation in hotel

    Verdiginiz bu bilgiler icin cok tesekkurler. Cok faydali oldu.

  2. asıl kaybettiğimiz şey hurriyetlerimiz değil dostlar aslında bu belayla karsı karşıya kaldıktan sonra hapse kadar olan sürecte tek tek katre katre herşey gidiyor. cevrendeki insanlar, sevdiklerin, umutların amacını kaybediyorsun bir hiçliğin içinde kendini sefil perişan halde buluyorsun işte bu boşluğun hesabını birilerinden soracağımız bir mahkeme yok bu dünyada şimdi yasa istediğimi gibi çıksa bile artık hep bir taraf kanayacak güvenemeyeceksin kendine aynaya baktığın zaman eski sen artık hiç olmayacak şimdi biliyorumki ben gibi binlerce insa bu durumda kim korkarki hapisten bu saate sonra dostlar ne gerekiyorsa yaparız azdan az çoktan çok gider

  3. Evet alacaklılar nasılsa babam,abim öder kızını hapse attıracak değil ya diye düşünerek mal verdiler,güvendiler.ailemde tabiki beni bu hale düşürmek istemezdi ama onlarında yapabilecek bişeyi yoktu ödeyemediler.ama bende dükkanı,çeki kendi üstüme aldıysam onlar için yaptım.çünkü annemin,babamın,abiminde çekten aranması vardı 2000 yılı krizinden.ve halen onlara kıyamadığımdan üzüldüğümü hiç belli etmemeye çalışıyorum.ama hep içim içimi yedi.çok saygın tanınmış bir şirketten kariyerimi yaparken bu infazım yüzünden işten atıldım.ve sonra Allah affetsin intihara kadar kalkıştım.ama öldürmeyen Allah öldürmüo işte.belki bir umut olur diye geçen sene hürriyet gazetesinin kelebek ekine mail attım ve yayınladılar ama yine elde var sıfır.beni şu ana kadar teslim olmaktan vicdanım geri çevirdi.çünkü ailemden hiçbiri beni görmeye gelemiyecek bile aranmaları olduğu için.ama inanınkı dayanacak gücümde kalmadı…peki sizin kardeşiniz nasıl şu an kacıyormu?

  4. Herkese merhabalar.bende sizler gibi affın çıkmasını 4gözle bekliorum.çünkü benimde 85milyar borcum var.öyle kapana sıkışmış durumdayım ki,daha 23 yaşında bir bayanım.çalışmak,okumak,evlenmek,rahatcana özgürce dolaşabilmek,uykularım kaçmadan uyuyabilmek bunların hepsi şuan çok uzak bana.üstelik kendi irademlede yapmadım,herşey ailem için sadece kağıt üstünde çek sahibiydim.ama olmadı,olduramadım.ve sonuç ben de kaçağım…artık bu sene içerisindede bizlere hürriyetimizi sağlayacak bir af çıkmazsa teslim olmayı düşünüorum.Allah inş hepimizin yardımcısı olsun

    • katree hanım sizin ailenizin durumu çek mağdurları içinde inanın tahammülü en zor olanı
      bende erkek kardeşimin üstüne çıkarmıştım son zamanlarda karşı taraf esnaf olduğu için yani tefeci olmadığından hapis çıkartmadılar ya çıkartırlarsa diye hergün öldüm öldüm dirildim.
      iyi niyetle ödiyeceğiz diye çek kestiğimiz için eş dost akraba bize güvenen kim varsa bazılarımız onların üzerinden düşünmeden çek karnesi çıkarttı.
      insan kendi başına gelene katlanıyor ama kendi yüzünden ona güvenmekten başka suçu olmayan birine zarar verme vicdan azabını Allah kimsenin başına vermesin.
      siz belki içeri gireceksiniz ama inanın dışarda asıl sorumlu olan yakınlarınıza hayat zindan olacak
      Allah kimsenin başına vermesin bu durumu
      yaşlı annesi babası hayatının baharında kardeşleri gözünden sakındıkları evlatları kendi mağruz kaldığı durumdan dolayı hapse girenlere Allah sabır versin

  5. ÇEK MAĞDURLARINDAN 20 SORU

    1) Yıllarca esnaflık yapmış, ticaretle uğraşmış bir insan neden çeklerini son zamanda ödememiştir?
    2) 650.000 kişi neden çekten mahkemelik duruma düşmüştür?
    3) Çekte hapis cezası olmasına rağmen neden karşılıksız çekler artmıştır.
    4) İcra dairelerindeki dosya sayısı yıllık son 7 yılda kaç katına çıkmıştır.
    5) Çekin vadeli bir bono mahiyetinde olduğunu hükümette kabul etmesine rağmen bonoya neden hapis yoktur?
    6) Hapis yattıktan sonra kaç kişi borcunu ödemiştir?
    7) Ekonomik kriz yaşayan insanların ruh sağlığı ne durumdadır?
    8) Neden T.C HAPİSHANELERİ dolulukta rekor kırmaktadır?
    9) İflas bir suç mudur? Suç değilse müflisler neden hapse atılmaktadır.
    10) Çekte hapis cezası olmadığı zaman kimse çekini ödemiyor muydu?
    11) Başbakan Özalın zamanında ödemeler neden aksamıyor du?
    12) Kredi kartıyla borçlananlara af geliyor, Çekle borçlananlar sadece özgürlüklerini istiyorlar neden verilmiyor?
    13) Sözde çek suçundan kaçak ve hükümlülerin çoluk çocuğu ne durumdadır ve idarecilere hangi gözle bakmaktadır?
    14) Neden hükümsüz hale gelmiş 3167 sayılı kanun halen uygulanmaktadır?( bazı mahkemeler hariç)
    15) Hangi ceza kanununda ifade alınmadan ceza verilebilmektedir?
    16) Hangi ceza kanunda suç işleme kastı olmadan kişiye hapis cezası verilmektedir?
    17) Hangi kanunda alacaklının parasını devlet alarak hapsi kaldırmaktadır?
    18) Çekten hapis yatanlar ve yakınları bu hükümet hakkında ne düşünmektedir?
    19) Paramız çok kıymetlendi, insanımız da kıymetlendi mi?
    20) Çekte hapis cezası olmazsa Avukatların ekonomik durumu bozulur mu?

    • çok güzel sıralamışsınız
      birçoğunun aslında tek cevabı var.
      16 . sırada belirtmiş olduğunuz kasıt maddesi
      sadece o madde kanunda olsaydı
      diyerlerine cevap aramak zorunda kalmazdık

  6. gerçekten özledik akşamları….arkadaşları dostları,beşiktaştan boğazı,sebebide bir kağıt parçası…hasret dedik adına çocuğuna vatanına işte böyle savurdu,soldan sağa dört bir yana..adını bile koyduk yasası olmayan çek mağdurları..işi gücü bıraktık anayı çocuğuda düşünemez olduk.yinede şanslı sandık kendimizi,içerdekilerden yana..bir gerçek var umutsuz olmasak bile her seçtiğimiz umursamayan vekillerin elinde….

  7. Herkese iyi akşamlar diliyorum…

    Sn. Admin, Magna Carta’dan alıntılar için teşekkürler.Görüyorumki o dönemki yazılanlar ve yasalar öncelikle son derece açık-net ve yoruma izin vermiyormuş. Sanıyorum en önemli noktalardan biriside bu. Yoruma mahal vermemek!

    Yaşamlarımızın yorumlanmayacığı günler görebilmeyi diliyorum…

    • merhaba,

      yoruma mahal bırakmamak nasıl olabilirdi. Onu düşünmeliyiz.

      AIHS ‘e uyumlu bir anayasamız var.
      Ceza kanunu keza tamamen uyumludur.
      Çek yasası nasıl aradan kaçmıştır.

      çek yasası özel kanundur. özel cezalar içerir.

      niye özel cezalar öngörülmüştür ? Bu özel cezaları değiştirmek için ne yapmak gerekir ?

      2009 yılında bu yasa değişebilecekmidir ?

      işin vahim tarafı şudurki.

      çek yasasından, karşılıksız çek cezasını çıkardığınız zaman adil bir yasa oluşuyor.
      Demekki sırf bu ceza korunmak için bunca dönemeçler aşılıyor.

      meclis ne yapacaktır ?

      1.temmuz olmadı 10.temmuz ‘un sırrı nedir ?

      • ağabeyimin 90 yılında öğrenci olayları sırasındaki beraat ettiği 55 gün tutukluk süresini şimdiki cezasına mahsup ettirmek için yaklaşık 20 gündür uğraşıyorum. Şimdi hakimin iki dudağı arasındaki yorumunu bekliyorum.Yorum diyorum çünkü yasa mahsup edilir diyor ama bazı hukukçuların ve yargıtayın “ileride suç işlemeye teşvik etmemesi nedeniyle…” diye başlayan söylemleri var. 20 yıl sonra nasıl bir suça teşviktir sizce. Sorun burada yasanın yoruma açık olması diye düşünüyorum ben.

        Çek yasasıyla ilgili olarak ta öncelikle merak ettiğim neden ÖZEL bir yasa olduğu, bu konuda bilginiz ya da fikriniz varmı?

        • umarım halledersiniz. İçerideki 23 gün değil, 23 dakika bile zordur.

          karşılıksız çek suçu, genel hukuki kavramlara aykırıdır. bu nedenle özel bir yasadır.

          karşılıksız çek suçu bu kadar ağır bir ceza olmasaydı ne olurdu ?
          -kabahat sayılırdı. hafif bir ceza olurdu.
          -sürekli bahsi geçen dolandırıcılar, dolandırıclık suçu ile yargılanırdı.
          -iyide olurdu.

          ortada bir sorun var. çek yasası ile borcun bir ilgisi yok. Borç ayrı bir şeydir.

          mesela çeki imzalayan muhasebecinin borcu yoktur. Yani onu afetmek, şirketin borcunun ödeneceğini göstermez.

          ticari borcun sorumluları bellidir.

          ortada bir karışıklık var.

          beni rahatsız ediyor.

          • benide…
            34 yaşındayım. Çemberin içindemi dışındamı olmalı diye düşünmekten ve uğraşmaktan daha güzel günler yaşayabilirdim…

          • işte budur 🙂


            ya dışındasındır çemberin
            ya da içinde yer alacaksın
            kendin içindeyken
            kafan dışındaysa
            çaresi yok arkadaşım
            mutsuz olacaksın.

            M. Mungan

            bizim yapmamız gereken doğru olanı seçmektir. Yapmamız beklenen, dikte edilen, bizi hedeften uzaklaştırmaktadır.

          • 300tril piyasa var gunluk hepsi 4-6 ay vadeli ceklerle donuyor biz satiyoruz 6 ay sonr adam hala batmamissa oduyor parasini ama devlet kdv sini vergisini sen parani almadan aliyor hukumete benzini 40 kurusa dusurun demek gibi bisey bizim su anda yaptigimiz merkez bankasi baskasi tuneldeki isigi tunelin sonumu yoksa kamyonmu geliyor bimiyoruz diyor ama bence tren geliyor

          • yaş durumları …

          • nerden buldunuz burayı yaş 35 oldu neredeyse artık :))

  8. bugün eski defterleri karıştırırken yıllar öncesinin karalamaları elime geçti
    gözlerim doldu
    geçen onca yıl
    hukuksuzluk adaletsizlik adına hiçbirşey değişmemişti
    sizlerle paylaşmak istedim

  9. Burada Kemal BURKAY şiiri yayınlamak, sansürü protesto etmek içindi. a.b. ‘ninde kullandığı bir söz oldu. onada teşekkür ediyorum.

    bizler özgürlük için mücadele ederken birbirimizin fikirlerine bile tahammülsüz olabiliyoruz. Bloglarımızda, bu demokrasi okullarında özgürlüğü engelleyebiliyoruz.

    benim için konu basitdir.

    1215 yılında yayınlanmış olan kurallara bile aykırı olan yasanın değişmesini istiyorum.

    politik çevrelerin yönlendirmeleri ise farklıdır. Onlar susturma ve bal çalma üzerine gideceklerdir.

    • insan onuruyla insandır.
      onurlu yaşamak insan hakkıdır.
      insanlık onuru borca hapisi yenecektir.

      Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ‘nde silahların eşitliği adını verdiğimiz bir ilke var.

      Birisine saldırdığınız, hakaret ettiğinizde kendisini savunabilecek durumda olması gerekir.

      çocuklara beddua etmek, hangi ruh haline delaletdir. nasıl bir insanca davranıştır .

      tartışmakda istemiyorum.

      bu güzel şiirlerle süslediğimiz, sayfalarımızda bunların yaşanması acıdır .

  10. can dostuz çiçeklerle
    delikanlı baharı
    sunduğu günden beri
    bize

    ortasında kuruyan kan
    kenarında yeşil oya
    cam güzelleri
    az ötede
    ulaşmak mümkünmüş gibi
    özgürlüğe
    tırmanır sarmaşığımız

    heey
    dışardakilerr
    yormayın sarmaşığımızı
    odünç verin bir günlüğüne
    camınızda ağıran
    tan atımını

    acil demokrasi ………..cezaevi 1987
    telif hakları blog a aittir

    • Tutsaklar
      Geldiğimizde otlar yemyeşildi
      Ve kuzeydeydi güneş
      Kömür deposu boşaldı işte
      Mamak’a sonbahar geldi

      Güneş altında tutsaklar
      Geçen sonbahara bakıyorlar
      Şirin mi şirin gecekondu evleri
      Samsun asfaltında otomobiller
      Ne güzeldir yollarda olmak şimdi

      Kemal BURKAY

      sanada can dostlarımdan Cengiz’in bestelediği bir şarkıyı verelim.

      • tam da bu şiiri yazmak üzereyken senin yazdığını gördüm sevgili admin..:)

        ankara’da kızılırmak sinemasında
        yeni türkü’nün konserinde ne kadar mutluyduk.
        yirmili yaşlar, umut, coşku, inanç…

        biz büyüdük ve kirlendi dünya…:)

        • birgün İncesaz konserinde karşılacağız demekki 🙂

          • muhakkak:)

          • acil demokrasi

            gün olupta çıkarsam dışarıya
            ilk akşam
            sofra başında olacağım
            dostlarla

            içkiye gerek yok
            dostlar ve anılar yeter
            körkütük
            sarhoş olmaya

            acil demokrasi …….cezaevi 1987

          • harikasın.

            üstadın bir özlem şiiri yakışacak.


            Yalnızlık zor, sokaklar çıkmaz
            Sensiz olmaz, sensiz olmaz
            Hep tekdüze, herşey dümdüz
            Sensiz olmaz
            Anlamak çözmeye yetmez
            Sensiz olmaz, sensiz olmaz
            Biraz telaşlı, huzursuz
            Sensiz olmaz

            Yine kendi kendime sormadan duramadım
            Niye seni böyle istiyorum diye bulamadım

            Bülent ORTAÇGİL

            Bir şeyleri isteriz, istediğimizi biliriz. Sığdıramayız ölçülere, ama isteriz. onsuz olmaz.

            bunu çek yasasına ve AIHM ‘e nasıl bağlayacağım
            oda ayrı bir sorundur.

            hayırlısı bakalım.

          • acil demokrasi

            can bey bağlar

          • özlemi anlatmak zordur. Yani aslında kolay olan herşeyi adam gibi anlatmak zordur.

            gün olupta çıkarsam dışarıya
            ilk akşam
            sofra başında olacağım
            dostlarla

            içkiye gerek yok
            dostlar ve anılar yeter
            körkütük
            sarhoş olmaya

            acil demokrasi …….cezaevi 1987


            özlenen ne ? dostlar. ters olarak benzetilen ne ? sofrada oturup yemek yemek.

            cezaevinde yemek yokmu ? var.


            Bu sabah yalnız uyandım
            İlk sigaram bile tatsızdı
            Anlaşılan alışmışım
            Aşk bir dengesizlik işi
            Sensiz olmaz

            özlenilen kişi ne ile anlatılıyor ? sabahın ilk sigarası ile …

            zor işdir. kolay anlatılabilecek şeyleri adam gibi anlatmak.

            çek yasası, özgürlük bunuda anlatmak çok kolay.
            mağdur hikayeleri, af isteği

            zor olan nedir ? cezalara itiraz etmek

            doğrumudur ? evet doğrudur. ama uzaktan konuşmakta kolaydır.

          • acil demokrasi

            nazım usta der ya
            bilirim
            o dediğin şey önünde
            saygıyla eğilirim
            ama bu yürek
            o dediğinden anlamaz pek
            insanlar somut bir problemle karşı karşıya iken onların tepkilerini örgütlemek çok kolay
            yani acil istemler etrafında örgütlemek
            ama bir tehlike var
            insanların gerici yanlarını örgütlemek
            yani olayı bireysel ve hızlı kurtuluş hikayesine çevirmek
            oysa sorunumuz demokrasi ve özgürlükler sorunu yani toplumsal bir sorun
            özgürlük ve demokrasi okulları olan internet karartılmak isteniyor ses çıkarmıyorsak
            anayasal bir suç olarak çek yasası karşımızda duruyor sessizsek
            demokrasimizin geçmişiyle hesaplaşması adına 12 eylül adaletsizliğinin yargılanması için kılımız kıpırdamıyorsa
            hiç kusura bakılmasın bugün bireysel kurtuluştan medet umanlar yarının daha büyük sorunların adayı olmaktan kurtulamayacaklardır
            ancak geleceğe ilişkin umutlarımı yitirmediğimi belirtmek isterim
            bu blogu ve özgür blogları izleyen insanlar bundan böyle her demokrasi ayıbında vicdanlarıyla başbaşa kalacaklardır
            bu vesileyle emeklerinden dolayı sana birkez daha teşekkür ediyorum

          • harika tespitler. Çekincelerimde yalnız değilim sanırım.

            çok zor bir durum. şiirler şarkılar ile öze gelmeye çalışıyorum.

            Nasıl toparlayabileceğim-z ? bende bilmiyorum.

          • bu şiiri çek yasasına bağlamana hiç gerek yok sayın admin.insanlar hayal dünyası ile çözerler konuyu.zaten üstad da demiş ya anlamak çözmeye yetmez.e yetmiyorsa anlamaya çalışmak da gereksiz o zaman.

  11. Başın öne egilmesın
    Aldirma gönül aldırma
    Ağladığın duyulmasın
    Aldırma gönül aldırma

    Dışarıda deli dalgalar
    Gelip duvarlari yalar
    Seni bu sesler oyalar
    Aldırma gönül aldırma

    Kurşun ata ata biter
    Yollar gide gide biter
    Mapus yata yata biter
    Aldırma gönül aldırma

    SABAHATTIN ALI

    GORECEGIZ HANGI SIIR KAZANACAK

    • Durun, aklım karıştı, adınız neydi sizin
      Doğru, siz de herkes gibisiniz
      Bana gelince yalancının biriyim
      Ne yapalım, yalancının biriyim
      Sizi süslerim, içip içip

      Ne var ki öleceğiz, dudaklarınızı kaçırın, öleceğiz
      İyi ki herkes ölür
      Hiç değilse doya doya küfreder insan
      Yoksa bu dünya nasıl çekilir
      Bu borçlu ve alacaklı insanlar

      İnan bana en politikasızım bugün
      Yani ne varsa seni seviyorum
      Yürüdüm kırlara, denize, ovalara
      Besbelli buranın en güzel delisiyim
      Çünkü tutulmaz bir kediyi kovalar insan

      Kemal BURKAY

      Bugün Kemal ustayı okuyorum sadece.

      • Boşlayın Beni ;

        Ah neyleyim düşkün oldum dünyada
        Ateşle tığ ile şişleyin beni
        Sevda dedikleri bir bela imiş
        Gelmeyin yanıma boşlayın beni

        Yiğit olan yiğit durur ahtında
        Çünkü bu dert gider bulur lehdinde
        Şeytana rey verdim Ali tahtında
        Lanet edin bana haşlayın beni

        Firari hakani’im hal beyan eder 🙂
        Müslüme düşmanım başında teber
        Bilmem ki bu yolum nereye gider
        Ben öldükten sonra işleyin beni

        Aşık Mahzuni Şerif

        • “Kalenin kapısı taştan çıkılmaz”
          Amma
          Türküler aşıp geçer taşlardan
          Ve bir kerre daha
          Ölüp dirilir Pir Sultan
          Özgürlüğün şavkı vurur karanlığa bir kez
          Munzur çıkmıştır yatağından
          Sesi dağlarda taşlarda
          Ulu bir çağlayan

          Bu yolumuzdur yürüyeceğiz
          Tanyeri al olanadek
          Bu işimizdir öreceğiz
          Toprak elimizde güzelleşecek

          Kaçan kaçar
          Varan varır
          Bizim yüreğimiz pek

          Kemal BURKAY

        • Yatar Ağlarım

          Bugün benim yeşil bağım kurudu
          Dolu vurdu yapraklarım çürüdü
          Benim de saz tutan elim var idi
          Şimdi bir köşede yatar ağlarım

          Benim ile lokma yiyip içenler
          Gölgemin altında konup göçenler
          Sizi zalim dar günümde kaçanlar
          Ben kendi kendime çatar ağlarım

          Çırpına çırpına bir yuva kurdum
          Bebeği görmedim kundağı gördüm
          Derya’da boğuldum karaya vurdum
          Çileden çileye bakar ağlarım

          Mahzuni Şerif’im budur ahvalim
          Zamane bozulmuş insanlar zalim
          Kıyamete kadar gider bu halim
          Sabır edip matem tutar ağlarım

          Mahzuni Şerif

          ADMIN BENDE BUGUN MAHSUNIYI OKUYUM SADECE DEPRESYONDAYIM:)

          • Bileğin nerde kelepçeli
            Orda vardır Pir Sultan

            Başlarsa yeni bir zindan
            Orda vardır Pir Sultan

            Eşkiyalar tutmuşsa su başlarını
            Ve bebeler açsa
            Orda vardır Pir Sultan

            İnsan duyarsa
            “Topraksız insanın
            “Ve insansız toprağın feryadını”
            Orda vardır Pir Sultan

            Kemal BURKAY

          • bende iyi bir günümde sayılmam. bir şeyler yazmamak için bahane arıyorum.

            GÜLÜMSE ‘yi koymamda bu nedenledir. Sezen AKSU deseydim belki daha ilgi çekerdi.

            O şiir Kemal BURKAY ‘ın bir aşk şiiridir. Kemal BURKAY ‘da sana benzer. yıllarını dışarıda geçirmiştir.

            İşin özüne dönmek istiyorum.

            hukuk yazmak istiyorum.

            ses dinletmek için güçlü olmak gerektiğinede inanmıyorum.

          • firari hakan

            ses dinletmek için güçlü olmak gerektiğinede inanmıyorum.

            guzel soz admin tesekkur ederim

          • teşekkür ederim.

            yazdıklarıma hiç bir itiraz etmezseniz, konu konuyu açamayacak 😦

          • firari hakan

            bir daha itiraz etmem admin:(

          • yanlış anladın beni değil mi ?

            🙂

          • firari hakan

            hayir yanlis anlamadim admin

          • sağolasın hakan,

          • BUGÜN ÇOK YOĞUN DUYGULAR İÇİNDE HERKES.BEN DE KENDİMİ YÜCE MECLİS TARAFINDAN BİRAZ ALDATILMIŞ,BİRAZ KAALE ALINMAMIŞ,KENDİSİYLE VE KENDİ GİBİ BİNLERCESİYLE,OYNANMIŞ GİBİ HİSSEDİYORUM VE DİYORUM Kİ;

            KAPALI…
            Şuur kapalı, akıl kapalı, hayâl kapalı… Gözler, kulaklar kapalı. Duygular kapalı ve en önemlisi ruh kapalı. Kalbin kapıları kapalı. Ne vardı bu kadar içine kapanacak? Bir de perdeler kapalı oralarda… Neleri kaçırdığının farkında mı oturduğu mekânlarda, yaşadığı bedende insan? Duyuyor musun, dinliyor musun beni? Hayat çağırıyor seni. Gönlünü dinle, kalbini dinle yürü, aklını dinle dur. Aç perdeleri tek tek. Önce ışığını, çok ama çok erkenden kapattığın o loş odaların, uykusuz gecelerin karanlığından çık kurtul ey ruhum. Mutluluk aradığın yerde değil, kaçmak kapanmak asla çıkar yol değil. Bir dene istersen, bir defacık olsun bir dene lütfen. Nelerin değiştiğini gör ve gül. Gül de, güller açılsın güller koksun her yanın.

            Allah’ım, güzel Allah’ım. Sana gelmek ve koşmak isteyen bütün ruhların önündeki kapıları aç, ardına kadar aç lütfen… Her an yeniden yarattığın kâinata, her an yeniden bakabilen bir göz, onu, her an yeniden anlayabilen bir akıl ve her an yeniden hissedebilen bir kalp lûtfeyle.

            Ey kapalı kapıların ardındaki duygular, gözler, kulaklar, kalpler, ayaklar…Aralanın, ayaklanın… Haydi ey insanlar, kalkın artık. Hoş günler geliyor; kış geçti, bahar bitti, şimdi yaz başladı. Şaşkın ruhumuzu nefsin şehvet rüzgârları kollarına almadan ve sarmadan, kalbimizi onun sahibine emanet edelim. Kalkın ey ruhlar, kalkın. Öyle bir kalkın ki yataklarınızdan, öylesine açın ki kapıları ümidiniz coşsun. Sevginiz başka yürekleri de tutuştursun. Evet, bu karanlıklardan aydınlıkları çıkarmak için kalkın, uyanın. “Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından hiçbir şey kaybetmez” diyor Mevlana.

            Ey gönül ölmedinse uyan, yeter artık. Sana kapalı görünen kapıları aç artık. Göğün mavilerine, Cennetin baharlarına uç artık.

          • teşekkürler Oğuz,

            konu konuyu açsın diye uğraşıyorum.

            yaklaşıyoruz.

            Meclis bizi aldattı mı ? Bence aldatmadı. Tamda olması beklendiği gibi davranıyor.

            genel politik söylemlere uygun olarak, kendi doğrularını olurlarını söylediler. Hizaya sokuyorlar.

            Meclis bizi aldatmadı.

            2005 yılındaki TCK ile uyumu sağlayamamışken, 1215 yılında Magna Carta uyumunu nasıl bekleyebilirdik ?

          • sayın admin tarihte ilk kez yüce meclis gününden önce tatile çıktığı için,kendimi aldatılmış hissettim.hani alacaklısındır,borçluya gidersin konuşmaya,nasıl çözeriz bu işi demeye?borçlu;ya vergi levhasını değiştirmiştir,ya da toplanmış kaçmıştır.sen orda boş bir çuval gibi yığılıp kalırsın işte o an aldatıldığını hissetmezmisin sayın admin.(meclis tatile çıktı dendiği gün benim hissettiğim gibi) bu arada seninle sohbet güzel,konu konuyu ne kadar açarsa açsın bundan hiç rahatsız olmam,vaktin varsa uzun uzun yazabilirim.

          • günaydın oğuz,

            dilediğin kadar yazabilirsin. Ben özgürlüğü ve hukuku savunan bir insanım. Tamda sohbet yeriyiz.

            meclis konusunda bir yazı yazdım. 10.temmuz bilmecesini anlatmaya çalıştım.

            bu iş gerçekten karışık, belkide yarın meclis çalışacak. eski taslak, yeni yasa olarak karşımıza çıkacak.

            bizlerin dünyası ile oradaki dünya farklı. Keşke iş basit bir hukuki durum olsaydı. Kitaplar çıkar, savunmalar yazılırdı. Olur-olmaz iş biterdi.

            10.temmuz yazısında anlattım. AIHM ‘e gitmek artık bir borçtur.

            olayı fazla dağıtmadan, dramatikleştirmeden, tek kafa yapmalıyız.

          • TEŞEKKÜRLER ADMİN.BEN DE SENİN GİBİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE HUKUK U SAVUNUYORUM, ÇÜNKÜ HUKUKÇUYUM.(HUKUKU İŞİNE GELDİĞİ GİBİ YORUMLAYANLARDAN DEĞİL)MADEM HUKUKÇUSUN BURADA ÇEK MAĞDURLARI ARASINDA NE İŞİN VAR DERSEN,KALAMIŞDA DETAYLI KONUŞURUZ ONU DA.(TABİ HAKAN KARDEŞİM KABUL EDERSE)

          • IBB 12 Ağustos 2009 tarihli basın toplantısı
            ihsan tarafından yazıldı
            Çarşamba, 12 Ağustos 2009 19:50
            Değerli Basın Mensupları,

            Bu arada Kamu İhale Kurumunun iptal kararına karşı İstanbul Anakent Belediyesinin açtığı iptal davalarının tümü yargının her aşamasında oybirliği ile reddediliyor. Ama bu kararları maalesef İstanbul Büyükşehir Belediyesi hiç dikkate almıyor, görmemezlikten geliyor…

            Ve son olarak Danıştay da Kamu İhale Kurumunun iptal kararını haklı bulmuş ve ihaleyi tümüyle iptal etmiştir. İptal kararı 30 Haziran 2009 tarihinde oybirliği ile alınmıştır. (Danıştay 13. Daire E. 2007/15686, Karar 2009/7262)

            Değerli Basın Mensupları,

            Bu ülkede tüm kamu kuruluşları yasalara uygun ihale yapmak zorundadırlar. Hiçbir kurumun hele hele AKP’li belediyelerin yasalara aykırı davranma, dilediğince ihale yapma, yargı kararlarını hiçe sayma gibi bir hakları da yetkileri de yoktur.
            Değerli Basın Mensupları,

            Sayın Başbakan 18 Şubat 2005 tarihli konuşmasında “… kim yolsuzluk yapıyorsa kusura bakmasınlar onun da kafasını koparırız” diyordu. Burada sözde ihale ile alınan bir değil, 10 değil, 100 değil 350 otobüsün yasalara aykırı ihalesinden ve alımından söz ediyorum. Üstelik bu yasa dışılık yargı kararlarıyla da onaylanmış durumda…

            Yine Sayın Başbakan 23 Mart 2009 tarihinde Bolu’da yaptığı konuşmada, “Bu ülke hukuk devleti, burası guguk devleti değil, hukuk devleti. Elinde güvendiğin, inandığın dosya varsa savcıya git. Niye gitmiyorsun savcıya? Git savcıya, niye gitmiyorsun? Kardeşim bunlar palavracı” diyordu… Şimdi kapı gibi yargı kararlarını, Danıştay kararını Sayın Başbakanın önüne koyuyorum. Hatta Sayın Başbakana soralım… “Sayın Başbakan, belge istiyorsan belge, mahkeme kararı istiyorsan mahkeme kararı, şimdi bakalım ne diyeceksin? Türkiye Cumhuriyeti gerçekten de bir hukuk devleti mi? Yoksa sayenizde bir “guguk devleti” mi oldu?

            Sayın Başbakan, büyük bir olasılıkla bu hafta Cuma namazına gideceksin. Alnını secdeye koyacaksın… Benim söylediklerimi unutma… Kul hakkını yiyenlerden hesap soracaksan, işte fırsat kendini kanıtla… Adaletini ve yolsuzluklar karşısındaki duruşunu görelim. Halep oradaysa arşın burada… Bakalım o sözde “fakir fukara garip gureba” dostu Recep Tayyip Erdoğan ne yapacak?”

            Değerli Basın Mensupları,

            Sizlerin aracılığı ile Sayın Başbakana bir başka soru daha yöneltmek istiyorum. AKP Van Milletvekili Sayın İkram Dinçer Türk Tarih Kurumuna kaç kez ve niçin gitti? Sayın Dinçer’in Türk tarih Kurumu’na ilgisi tarih merakından mı, yoksa başka işlerden mi kaynaklanmaktadır?”

            Kemal KILIÇDAROĞLU
            CHP İstanbul Milletvekili ve Grup Başkanvekili
            12. Ağustos 2009 – İstanbul

          • Çek Kanunu Tasarısı TBMM’de

            Karşılıksız çek bedelini faiziyle ödeyen kişiler hakkındaki soruşturma, dava ve mahkumiyet kararlarının ortadan kalkması ile ticari hayatta karşılaşılan sorunların çözümü amacıyla bu yıl sonuna kadar çeklerin, üzerindeki yazılı tarihten önce bozdurulamayacağını öngören Çek Kanunu Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda 3 Haziran Çarşamba günü görüşülmeye başlanacak.

            Ticari yaşamı önemli ölçüde etkileyecek düzenlemeler içeren tasarıya göre, bankalar, önce çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol edecek, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterecek.

            Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adli sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı veya pasaport örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını isteyecek, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını alacak.

            Çek hesabının kapatılması halinde, bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle saklamakla yükümlü olacak bankaların dışında hiçbir gerçek ve tüzel kişi çek defteri bastıramayacak.

            HAMİLİNE ÇEKLER FARKLI BASILACAK

            Hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılacak. Bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılacak ve hamiline düzenlenecek çeklerin yapraklarında ”hamiline” ibaresi matbu olarak yer alacak.

            Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu bankaya ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenecek.

            KARŞILIKSIZ HER ÇEK YAPRAĞI İÇİN BANKAYA CEZA

            ”Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılacak.

            Banka, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu miktarı, ancak ibraz eden hamile talep ettiği takdirde ödeyecek. Buna göre, banka, hamile, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 475 lira veya üzerinde ise 475 lira, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecek.

            Karşılığının kısmen bulunması halindeyse banka, çek bedeli 475 lira veya altındaysa, çek bedelini aşmamak koşuluyla kısmi karşılığı 475 liraya tamamlayacak bir miktarı; çek bedelinin 475 liradan fazla olması halinde çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 475 lira ödemekle yükümlü olacak.

            BANKALARIN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

            Bankalar, hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlik, adres, vergi kimlik numarası, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarlarını ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgileri, Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilecek.

            Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan, hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri halinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç 1 hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlü olacak.

            Banka, çekle ilgili olarak karşılıksız işleminin yapılması halinde hesap sahibiyle ilgili bilgileri, ibraz tarihinden itibaren 10 gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirecek.

            KARŞILIKSIZ ÇEK VERENE HESAP AÇMA YASAĞI

            Karşılıksız çek veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak bin 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunacak. Ancak hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacak. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedecek.

            Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece, kişinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese Tebligat Kanununa göre derhal tebligat çıkarılacak. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terk edilmiş olması halinde de tebligat yapılmış sayılacak.

            Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, Merkez Bankasının ilgili birimine elektronik iletişim araçlarıyla bildirilecek. Bu bilgiler, Merkez Bankası tarafından internet ortamında yayımlanacak.

            ETKİN PİŞMANLIK

            Karşılıksız çek bedeli, faiziyle tamamen ödenmiş olması halinde etkin pişmanlıktan yararlanılabilecek.

            Buna göre, karşılıksız çek bedelini düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizle tamamen ödeyen kişi hakkında, ”soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine, mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına” karar verilecek.

            Bu durum şikayetten vazgeçme halinde de uygulanacak.

            YASAKLIYA ÇEK DEFTERİ VEREN BANKACIYA CEZA

            Tacir olmayan kişiye, tacir çek defteri veren banka görevlisine 50 günden 150 güne kadar adli para cezası uygulanacak.

            Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağıyla ilgili bankaya gerçek dışı beyanda bulunan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

            Beyanname almadan veya beyannameye rağmen, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri veren banka görevlileri 50 günden 150 güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

            Kısmenveya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak talebe rağmen, ”karşılıksızdır” işlemi yapmayan banka görevlisine, şikayet üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.

            Hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına rağmen çek düzenleyen kişiye, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi hakkında da aynı ceza uygulanacak.

            YENİ ÇEK DEFTERLERİ BASTIRILACAK

            Kanunun yayımını izleyen 1 ay içinde Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastıracak olan bankalar, 2009 yılı sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterleri verecek ve eski çek defterlerini imha edecek.

            Bankaların, müşterilerine verdikleri çek defterlerinden keşide edilen çekler, Türk Ticaret Kanununda aranan koşulları taşıması kaydıyla geçerli olacak. Ancak üzerinde yazılı düzenleme tarihi henüz gelmemiş olsa bile bu çeklerin en geç 1 Temmuz 2010 tarihine kadar muhatap bankaya ibraz edilmesi gerekecek.

            Yürürlükteki kanuna göre açılmış davalar, asliye ceza mahkemesinde görülerek sonuçlandırılacak.

            Ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi için de düzenleme yapılan tasarıya göre, bu yılın sonuna kadar üzerine yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz olacak.

            ”FARKLI BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKABİLİR”

            TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yürürlükteki kanunun sorunları çözemediğini, beklentileri karşılayamadığını; yoğun bir toplumsal talebe dönüşen yeni Çek Yasası arayışı olduğunu söyledi.

            İyimaya, tasarıyla ilgisi olanlara görüşlerini bildirmeleri için yazı gönderildiğini, toplantıya davet ettiklerini anlattı.

            Özellikle 2-3 konunun kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, gerek çek suçları gerekse cezalar bakımından yeni bir sisteme geçildiğini ifade eden İyimaya, ”Peki, bu yeni sisteme geçilirken eski suçlar ve cezalar; hüküm kurulmuş olsun, takip devam ediyor olsun veya henüz işleme başlanmamış olsun, ne olacak? İşte tasarının can alıcı noktası burası. Ben, dahi ne olacağını bilmiyorum. Anayasanın 38. maddesi, suç ve cezalarının ihdasında var olan bilimsel ilkeler, tarafların karşılıklı menfaatleri dengelenerek, Komisyonumuzda bu konuda ya Bakanlar Kurulunun benimsediği çözüm doğrultusunda bir görüş ya da farklı bir sonuç ortaya çıkabilecektir” diye konuştu.

            İyimaya, düzenlemenin büyük ölçüde amaca elverişli olduğunu belirtti ve ”Tüm sorunları çözebilecek mi? Mükemmelliyetçiliğin modern hukukta da modern uygarlıkta da yeri yok” dedi.

            AA

            2009-06-01 15:45:51

            ——————————————————————————————————————————————————————-

            Ödenmeyen çekler nedeniyle 1461 kişi hapse girdi

            2009’un ilk 7 ayında 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi Hakkında Kanun”a aykırılık nedeniyle 1461 kişi hapse girdi.

            MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın “ekonomik krizin çekle ödemelere etkisine” ilişkin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e yönelttiği soru önergesine verilen yazılı yanıtta, 2009 yılının ilk 8 ayında toplam 1461 kişinin söz konusu yasaya muhalefetten hapse girdiği belirtildi.

            Bu kişilerin büyük çoğunluğu, “karşılıksız çek kestiği” için hapse mahkum oldu.

            Yanıtta, 1994-2007 yılları arasında söz konusu yasa çerçevesinde açılan dava sayılarına da yer verildi.

            Buna göre, ekonomik sorunların yaşandığı yıllarda açılan dava sayıları önemli artış gösterdi. 1994 yılında 180 bin 656 olan dava sayısı 1997 yılında 186 bin 443 oldu. 1998 yılında 262 bin 611’e çıkan dava sayısı 1999 yılında 320 bin 320’ye ulaştı. 2001 yılında 307 bin 381 olarak gerçekleşen dava sayısı, 2002 yılında itibaren düşmeye başladı ve 2005 yılında 97 bin 725 dava açıldı. Dava sayısı 2007 yılında ise yeniden yükselmeye başladı ve 142 bin 174’e çıktı.

            Ajanslar

            2009-08-19 13:50:07

          • epeyce atışmışız ..

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s