5237 sayılı (Yeni) Türk Ceza Kanunu, KAMU GÜVENİNE KARŞI SUÇLAR


5237 sayılı (Yeni) Türk Ceza Kanunu
İkinci Kitap
Üçüncü Kısım
Dördüncü Bölüm
KAMU GÜVENİNE KARŞI SUÇLAR

Kamunun güveni kavramı:

Kamunun güveni; hukuk düzeninin, herhangi bir hukuksal olayı kanıtlama yeteneği tanıdığı
şeylerle doğruluk ve gerçekliğine herkesçe güvenilmesini öngördüğü şekil ve alametler; belirti, iz,
işaret,nişan, simgenin sahtecilikten korunmalarını görmek ve bilmek biçiminde oluşmuş genel,
sürekli,toplumsal bir hak ve yaradır. Diğer bir anlatımla kamunun güveni; özel veya kamu hukukunun
kanıtlama gücü tanıdığı şey, şekil ve alametlere karşı olan genel güvendir. Toplumun inanma ve
bireyin aldatılmama hakkı kamu güvenini oluşturur.
Kamunun güvenine karşı suçlar, geniş anlamda sahtecilik suçlarıdır.

Kamu güvenine karşı suçlar:

1. Kamusal değerler üzerinde sahtecilik (kalpazanlık); (a) paralarda, (b) kamu değeri kağıtlarında
(paraya eşit sayılan değerlerde), (c) değerli damgalarda sahtecilik,
2. Mühürlerde sahtecilik,
3. Belgelerde sahtecilik,
olmak üzere üç ana bölüme ayrılmaktadır.

Sahteciliğin ortak öğeleri:

1.Aldatma yeteneği, 2. zarar olanak ve olasılığı, 3. kasıttır.
Sahteciliğin, diğer bir tanımla gerçeği taklit veya tağyir/tahrifin; aldatma yeteneği olması,zarar
olanak ve olasılığının bulunması, kasten yapılması gerekir.

5237 sayılı Kanun ile 765 sayılı Kanunda yer alan hükümlerin karşılaştırmalı incelenmesi:

I-Kamusal değerler üzerinde sahtecilik (Kalpazanlık)
PARALARDA SAHTECİLİK

1. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 197/1: 2 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ve (52. madde
gözetilerek) 5 günden 10.000 güne kadar adli para cezası.
(b) 765 sayılı T.C. K. madde 316/1: 3 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 1000 liradan 10.000 liraya
kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlarda öngörüler artış oranı uygulanır).
Her iki madde de  “para” nın ulusal veya yabancı ülke parası olması arasında fark
gözetilmemiştir. Ancak,  “parada sahtecilik” diğer deyimiyle “kalpazanlık” suçunun işlenebilmesi
için ulusal paranın Ülkemizde ve yabancı paranın ülkesinde yasal olarak dolaşımda (tedavülde)
bulunması gereklidir.


5237 sayılı Kanunun 197/1. maddesi,  madeni veya kağıt para ayrımı yapmaksızın, bu iki
para türünü de içermektedir. 765 sayılı Kanunun 316/1. maddesi bakımından ise para, yalnızca
madeni paradır. Kağıt para, aynı Kanunun 331. maddesinde tanımlanan kamu değeri kağıtları
kapsamında yer almaktadır. Anılan  maddenin yollamasıyla “para” olarak hüküm ifade eder.
5237 sayılı Kanunun 197/l. maddesiyle 765 sayılı Kanunun 316/1. maddesi gereğince
paradaki sahteciliğin kandırıcılık yeteneğinin bulunması gerekir. Ancak; 765 sayılı Kanun
“kandırıcılık yeteneği” ile “sürüm yeteneği”ni birbirinden farklı kavramlar olarak benimsediği halde,
5237 sayılı Kanun “Kandırıcılık yeteneği “ ile “sürüm yeteneği” ayırımına yer vermemiştir.
Kandırıcılık ve sürüm yetenekleri aynı anlamda kullanılmakta olup eşdeğerdir. Bu nedenledir ki 5237
sayılı Kanunda 765 sayılı Kanunun 321. maddesinin karşılığı bir hüküm yoktur.
5237 sayılı Kanunun 197/1. maddesinin maddi öğesi; yasal olarak dolaşımda bulunan ulusal
veya yabancı ülke parasını sahte olarak üretmek, sürmek amacıyla nakletmek, muhafaza etmek
veya dolaşıma sürmek (tedavüle koymak)tır. Üretmek sözcüğünün, taklit ve tağyiri kapsadığında
kuşku yoktur.
765 sayılı Kanunun 316/1. maddesinin bir ve ikinci bentlerindeki taklit, tağyir yerine 5237
sayısı Kanunun 197/1. maddesinde üretmek sözcüğü kullanılmıştır.
765 sayılı Kanunun 316/1. maddesinin üçüncü ve dördüncü bentlerindeki; sahte paraları
ülkeye sokmak, saklamak, dolaşıma sürmek , almak  eylemlerinin “taklit veya tağyir eden kişi veya
aracısıyla anlaşarak” işlenmesi koşuluna, 5237 sayılı Kanunda yer verilmemiştir. Anılan Kanunun
197/1. maddesindeki suçun oluşması için, fıkra metninde sayılan seçimlik hareketlerden birisinin
yapılması yeterlidir. Üreten kişi veya aracısıyla anlaşma durumunda sorun 5237 sayılı Kanunun “suça
katılmayı” düzenleyen 37- 40. maddeleri ışığında çözümlenmeli ve üreten ile üretenin aracısı veya
bunlarla anlaşanlar hakkında hakim, aynı Kanunun 61. maddesindeki ölçütlere göre gerekçesini
açıklayıp temel cezaları belirlemelidir.
5237 sayılı Kanunun 197/1. maddesindeki suçun manevi öğesi;
Maddede tanımlanın suçun gerçekleşebilmesi için genel kastın bulunması gereklidir.
Dolaşımdaki paranın sahte olarak üretilmesi, sahte olduğunu bilerek ülkeye sokmak, nakletmek,
muhafaza etmek veya dolaşıma sürmek bilinç ve iradesidir.

2. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 197/2: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve (52. madde
gözetilerek) 5 günden 730 güne kadar adli para cezası.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 318: Kanunun 316 ve 317. maddelerindeki cezalar üçte
birden yarıya kadar indirilerek hükmolunur.
İki madde arasındaki tek ortak nokta; sanığın sahte parayı, bu niteliğini bilerek almasıdır.
765 sayılı Kanunun 318. maddesinin uygulanabilmesi için sanığın,(a)sahte parayı üretme
suçuna katılmamış ve üreten veya aracısıyla anlaşmamış bulunması ve (b) sahte parayı dolaşıma
koymak üzere ülkeye sokması, satın alması, kabul etmesi, saklaması veya herhangi bir biçimde
dolaşıma sürmesi gerekir.
5237 sayılı Kanunun 197/2. maddesinde bu koşullar yoktur. Sahte paranın üretenden,
aracıdan veya bunlar dışında bir kişiden alınması arasında fark gözetilmemiştir. Sahte parayı veren
yönünden eylem dolaşıma sürmektir. Madde bu düzenlemeyle; sahte paranın dolaşıma sürülmesini
önlemek istemiş, yalnızca “sahteliğini bilerek kabul etmeyi” yaptırıma bağlamıştır.
Sahte parayı üretenin eylemine ortak olmak, üreten veya aracısıyla anlaşmak; (maddenin
birinci fıkrasıyla ilgili açıklamada belirtildiği gibi) 5237 sayılı Kanunun 37-40. maddelerine göre
çözümlenmelidir.
Sahte parayı, dolaşıma koymak için ülkeye sokmak, almak, kabul etmek, sürmek; 197.
maddenin 1. fıkrasındaki suçu oluşturur.
5237 sayılı Kanunun 197/2. maddesindeki suçun maddi öğesi; sahte parayı, bu durumunu
bilerek kabul etmektir.
Manevi öğe; Sahte parayı, sahte olduğunu bilerek alma, kabul etme bilinç ve iradesidir.

3. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 197/3: 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 320: (15. madde gözetilerek) 7 günden 6 aya kadar hapis
veya 50 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası; ( Suç tarihine göre 765 sayılı Kanunun 19.
maddesi ile 3506 ve 4421 sayalı Kanunlarda öngörülen artış oranı uygulanır), para cezası dolaşıma
sürülen paranın 5 katından az olamaz.
Her iki madde tam olarak birbirinin koşutudur. Maddi ve manevi öğeleri aynıdır.
Maddi öğe: Sahte olduğu bilinmeden kabul edilen paranın (sonradan, bu niteliği öğrenildiği
halde) bilerek dolaşıma konulmasıdır.
Manevi öğe: Sahteliğini sonradan öğrendiği parayı, dolaşıma sürmek suretiyle elden
çıkarmak bilinç ve iradesidir.

KAMU DEĞERİ KAĞITLARI (PARAYA EŞİT SAYILAN DEĞERLER)

(a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 198: Paraya eşit sayılan değerlerin belirtildiği bir
tanım maddesidir.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 331 ve 316/2 (son): 331. maddede paraya eşit sayılan değerler
olan kamu değeri kağıtları açıklanmakta, 316/2(son) madde ise, ulusal ziynet altınlarının da “para”
hükmünde olduğu belirtilmektedir.
765 sayılı T.C.K.nun 331. maddesi (ikinci cümlesi) uyarınca “kağıt para” kamu değeri
kağıtlarındandır ve kamu değeri kağıtları para gibidir. Bunlar; (a) Yasa gereği madeni paralar gibi
dolaşıma konulmuş kağıt paralar, (b) Devletçe çıkarılan taşıyana yazılı senet ve kuponlar,
(c) Kurumlarca yetkileri doğrultusunda izne dayalı olarak çıkarılan (ve para gibi dolaşıma
konulabilen) belge ve senetlerdir.
5237 sayılı (Yeni) T.C.K.nun 197/1. maddesiyle kağıt paralar, madeni paralara eş tutuldukları
için 198. maddede ayrıca belirtilmemiştir.
765 sayılı Kanunun 331. maddesi Devletçe çıkarılan belgeyi, taşıyana yazılı senet ve kupon
olarak belirtirken, 5237 sayılı Kanunun 198. maddesi “senet” yerine “bono” sözcüğünü kullanmış,
belgeler kapsamına “hisse senetleri” ve “tahvilleri” de eklemiştir. Tahvillere, yetkili kurumlar tarafından
çıkarılan belgeler kapsamında da yer verilmiştir.
765 sayılı Kanun bu belgeleri; kamu değeri kağıtları (itibarı amme kağıtları) olarak
adlandırırken 5237 sayılı Kanun, paraya eşit sayılan değerler başlığını kullanmıştır.
Bunlar dışında gerek Devlet tarafından, gerekse yetkili kurumlarca çıkarılan ve maddelerde
açıklanan belgelerin özellik ve nitelikleri bakımından iki Kanun arasında fark bulunmamaktadır.
Milli ziynet altınları üzerindeki sahtecilik hakkında, paralarda sahteciliğe ilişkin hükümlerin
uygulanabilmesi bakımından; 765 sayılı Kanunun 316/2 (son) fıkrasının karşılığı, 5237 sayılı Kanunun
198. maddesiyle (son cümlede)  düzenlenmiştir.

DEĞERLİ  DAMGALARDA SAHTECİLİK

1. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 199/1: 1 yıldan beş yıla kadar hapis ve (52. madde
gözetilerek) 5 günden 730 güne kadar adli para cezası.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 322/1: 316,318,320. maddelerdeki cezaların yarısı.
(c) 765 sayılı T.C.K. madde 329/1: (15. madde yollamasıyla) 7 günden 1 yıla kadar hapis
ve 200 liraya kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranı
uygulanır).
Her iki Kanun da değerli damgaların ulusal ve yabancı ülkeye ait olması arasında ayırım
gözetmemiştir. Değerli damga üzerinde sahtecilik suçunun işlenebilmesi için, bunların yasal olarak
dolaşımda bulunması gereklidir.
5237 sayılı Kanunun 199/1. maddesinde tanımlanan suçun maddi öğesi: yasal olarak
dolaşımda bulunan ulusal veya yabancı ülkeye ait değerli damgayı sahte olarak üretmek, (sürmek
amacıyla) ülkeye sokmak, nakletmek, muhafaza etmek veya dolaşıma (tedavüle) koymaktır.
765 sayılı Kanunun 329/1. maddesinde belirtilen; gerçek bir değerli damganın, üzerindeki
kullanıldığını gösteren işaret silinerek, yok edilerek yeniden kullanılması sahte değerli damgayı
dolaşıma sürmek niteliğindedir ve 5237 sayılı Kanunun 199/1.maddesine uygun suçu oluşturur.
Maddede tanımlanan suçun manevi öğesi: dolaşımdaki değerli damganın sahte olarak
üretilmesi, sahte olduğunu bilerek; ülkeye sokulması, nakil veya muhafaza edilmesi, dolaşıma
konulması bilinç ve iradesidir.
765 sayılı Kanunun 322/1. maddesi, aynı Kanunun 316, 318, 320. maddelerine yollama
yaptığından, anılan maddelerle ilgili olarak yukarıdaki açıklamalar bu konuda da geçerlidir.

2. (a) 5237 sayılı (Yeni ) T.C.K. madde 199/2: 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve (5 günden 730
güne kadar) adli para cezası.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 327/1: 1 aydan 3 yıla kadar hapis ve 50 liradan 400 liraya kadar
ağır para cezası ( 19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranları uygulanır).
765 sayılı Kanunun 327/1. maddesinin uygulanabilmesi için, sanığın; (a) sahte olarak üretmek
(taklit veya tağyir) eylemine katılmamış olması, (b) sahte değerli damgayı kullanması gerekmektedir.
Oysa, 5237 sayılı Kanunun 199/2. maddesi bu koşulları öngörmemiştir. Kişinin, sahte değerli damgayı
üretenden veya bir başkasından alması arasında fark bulunmadığı gibi kullanması da zorunlu değildir.
Yalnızca “almak” maddedeki suçun oluşması için yeterlidir. Sahte olarak üretmek (taklit ve tağyir)
eylemine katılma, 37-40. maddeler uyarınca; sahte damganın kullanması da dolaşıma sürmek
niteliğinde olup 199/1. madde kapsamında; değerlendirilir.
5237 sayılı Kanunun 199/2. maddesindeki suçun maddi öğesi: sahte olarak üretilmiş değerli
damgayı, sahteliğini bilerek kabul etmektir.
Suçun manevi öğesi: değerli damgayı sahte olduğunu bilerek almak, kabul etmek bilinç ve
iradesidir.

3. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 199/3: 1 aydan 6 aya kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 327/2: 320. maddedeki ceza üçte biri oranında indirilir.
Bu iki madde, öğe ve koşulları yönünden birbiriyle uyumludur.
Suçun maddi öğesi: sahte olduğu bilinmeden kabul edilen değerli damganın,sahteliği
sonradan öğrenilmesine karşın kullanılması, elden çıkarılması gibi yollarla dolaşıma konulmasıdır.
Manevi öğe ise; sonradan sahteliği öğrenilen sahte değerli damganın, bilerek dolaşıma
konulması bilinç ve iradesidir.

4. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde: 199/4 ve (b) 765 sayılı T.C.K. madde: 322/2’ de
değerli damga sayılan damgalı kağıt ve pullar belirtilmiştir.
Değerli damgalar: (a) damgalı kağıtlar, (b) damga pulları, (c) posta pulları, (d) belli bir vergi
veya harcın ödendiğini belgeleyen pullar, (e) pul dengi diğer değerli kağıtlardır.
Sahtecilik suçuna konu olabilmesi için, değerli damganın özel bir yasayla çıkarılmış ve yasa
uyarınca kullanılmakta, dolaşımda olması, iptal işareti taşımaması gerekir.

PARA VE DEĞERLİ DAMGALARI YAPMAYA YARAYAN ARAÇLAR

(a)5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 200: 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve (5 günden 730
güne kadar) adli para cezası.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 323: 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 200 liradan 1000 liraya
kadar ağır para cezası; madde 324: 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya kadar ağır
para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranları uygulanır).
765 sayılı Kanunun 323. maddesi, kağıt parayı da kapsayan kamu değeri kağıtları (paraya
eşit sayılan değerler) ile değerli damgaların üretiminde kullanılan özel filigranlı kağıtların; 324.
maddesi, filigran, filigranlı kağıt, madeni para, değerli damga sahteciliğinde kullanılacak araç (alet) ve
gereç (malzeme)nin; yapımını, alım ve satımını, devrini, saklanmasını yasaklamıştır.
5237 sayılı Kanunun 200. maddesi bulların tümünü kapsayacak biçimde; paraların (ve paraya
eşit sayılan değerlerin), değerli damgaların yapımında kullanılan araç ve gerecin izinsiz olarak
üretilmesini, ülkeye sokulmasını, satılmasını, devredilmesini, satın alınmasını, kabul ve muhafaza
edilmesini yaptırıma bağlamıştır.
Böylece hazırlık hareketleri düzeyindeki eylemler, belirtilen konulardaki sahteciliklerin baştan
önlenebilmesi için cezalandırılmaktadır.
Suçun maddi öğesi: paralar, paraya eşit sayılan değerler ve değerli damgaların yapımında
kullanılan araç ve gereçleri üretmek,ülkeye sokmak, satmak, devretmek, satın almak, kabul veya
muhafaza etmek seçimlik eylemleridir.
Suçun manevi öğesini: Açıklanan seçimlik eylemlerle para, paraya eşit değer veya değerli
damgalarda sahtecilik yapmak amacı, bu doğrultudaki bilinç ve irade oluşturmaktadır.
ETKİN PİŞMANLIK

(a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 201: 197, 198, 199 ve 200. maddelerde tanımlanan
suçlarla ilgili olarak cezadan kurtulmaya olanak veren etkin pişmanlık durum ve koşulları açıklanmıştır.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 326: 316-325.  maddelerde belirtilen suçlarda cezadan bağışıklık
durum ve koşulları gösterilmiştir.
765 sayıl Kanunun 326. maddesine göre; soruşturma ve kovuşturma makamlarınca haber
alınmadan önce, kendi  istek ve iradesiyle 316-325. maddelerdeki suçlardan bir veya birkaçının sonuç
doğurmasını engelleyen ve bunun fiilen gerçekleşmesini sağlayan sanığa ceza verilmez.
Suçun doğmasını engellemek yeterli olup suç ortaklarını ele vermek zorunlu değildir.
Buna karşılık 5237 sayılı Kanunun 201. maddesinin birinci fıkrası gereğince: Kanunun 197,
198 ve 199 maddelerinde belirtilen suçlarla ilgili seçimlik hareketlerden bir veya birkaçını gerçekleştiren
kişiye; 1-(a) sahte para veya değerli damgaları dolaşıma koymadan ve (b) resmi makamlarca haber
alınmadan önce, 2- (a) diğer suç ortaklarını ve (b) sahte olarak üretilen para veya değerli damgaların
üretildiği veya sakladığı yerleri bildirmesi, 3- verilen bilginin; (a) suç ortaklarının yakalanmasını ve
(b) sahte olarak üretilen para ve değerli damgaların ele geçirilmesini sağlaması durumunda cezaya
hükmolunmaz.

201. maddenin ikinci fıkrası ;aynı koşullarla; suç ortaklarıyla sahte para veya değerli damga
üretiminde kullanılan araç ve gerecin ele geçirilmesini sağlamayı zorunlu kabul etmiştir.

II- Mühürlerde sahtecilik

1. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 202/1: 2 yıldan 8 yıla kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 332: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 50 liradan 500 liraya
kadar ağır para cezası ( 19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranı uygulanır).
765 sayılı Kanunun 332. maddesiyle hükümet makamlarının buyruk ve kararlarına konulan
mühürler korunmaktadır. Bunların buyruk ve kararları belgelemek, diğer kağıtların doğruluğunu ve
gerçeğe uygunluğunu onaylamak için kullanılması gerekir.
5237 sayılı Kanunun 202/l. maddesinde; bu mühürlerin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık mühürleri olduğu belirtilerek, duraksama ve
yanılgıya yer bırakılmamıştır.
Suçun maddi öğesi: anılan mühürleri sahte olarak üretmek veya (sahteliğini bilerek)
kullanmaktır.
Manevi öğesi: maddede sayılan yönetim katlarına ait mührü sahte olarak üretmek veya
sahte mührü kullanmak, bunları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmek bilinç ve iradesidir.
Gerçek bir buyruk veya karar üzerine sahte mühür basılırsa bu maddedeki suç, buyruk ve
karar da sahteyse hem mühürde ve hem de resmi belgede sahtecilik suçları oluşur.

2. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 202/2: 1 yıldan 6 yıla kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 333: 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 20 liradan 200 liraya kadar
ağır para cezası ( 19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranı uygulanır).
765 sayılı Kanunun 333. maddesinin birinci fıkrası; resmi daire ve kamu kurumlarının
mühürlerinin sahte olarak üretilmesini (taklit olunmasını) veya sahteliği bilinerek kullanılmasını, ikinci
fıkrası ise; kamuya güven vermek için kullanılan onay ve belgelendirmeye özgü diğer alet, aracın
üretilmesini (taklidini) veya kullanılmasını yaptırıma bağlamıştır.
5237 sayılı Kanunun 202/2. maddesi; kamu kurum ve kuruluşları yanında kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları tarafından kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte olarak
üretmeyi ve bilerek kullanmayı suç olarak nitelendirmiştir.
765 sayılı Kanunun 333/2. maddesindeki “kamuya güven vermek için kullanılan onay ve
belgelendirmeye özgü diğer alet ve araçlar” la ilgili düzenlemeye 5237 sayıl Kanunun 202. maddesinde
değinilmemiştir. Bunlar, maddenin 2. fıkrasındaki tanım ve niteliğe uygunsa, anılan fıkra uygulanır.
Uygun değilse, öğe ve koşulları oluştuğu takdirde sahtecilik ve/veya dolandırıcılık suçlarına vücut verip
vermediği değerlendirilmelidir.
5237 sayılı Kanunun 202/2. maddesindeki suçun maddi öğesi: maddede açıklanan kurum veya
kuruluşlarca belgelemek veya onaylamak için kullanılan mührü sahte olarak üretmek veya sahteliğini
bilerek kullanmaktır.
Manevi öğe: bu mühürleri sahte olarak üretmek veya sahteliğini bilerek kullanmak bilinç ve
iradesidir.
Sahte mührün uygulandığı belge de sahteyse, hem mühür ve hem de belge sahteciliği söz
konusu olur.

Mühür bozma

3. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 203 cezası: 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya
52. maddenin yollamasıyla) 5 günden 730 güne kadar adli para cezası.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 274/1: 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve 40 liraya kadar ağır para
cezası (19. madde ile 3506 veya 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranı uygulanır).
Her iki madde arasında düzenlenme amacı ve öğeleri bakımından bir fark yoktur.
Suçun maddi öğesi: bir şeyin saklanması veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için,
kanun veya yetkili makam buyruğuyla konulmuş mührün kaldırılması, mühür kaldırılmasa da konuluş
amacına aykırı hareket edilmesidir.
Manevi öğe: kanun veya yetkili makam buyruğuyla konulan mührü, konulma neden ve
amacına aykırı olarak kaldırma veya aynı sonucu doğuracak davranışı bilerek ve isteyerek yapmak
bilinç ve iradesidir.
765 sayılı Kanunun 274. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki eylemler, 5237 sayılı Kanunun
257. maddesi kapsamında suç oluşturduğundan, bu bölümde ayrıca düzenlenmemiştir.

765 sayılı Kanunun “kamusal değerler üzerinde sahtecilik” ve “ mühürlerde sahtecilik”
bölümlerinde yer aldığı halde, 5237 sayılı Kanunda bulunmayan veya ayrıca düzenlenmemiş olan
hükümler:
(1) 765 sayılı Kanun madde 317: para değerini indirmek suretiyle sahtecilik (tağyir) yalnızca
madeni paralarda olanaklıdır. Bunun yanında genellikle değer yükseltme veya değeri yüksek para
sahteciliği yapıldığından etki alanı çok dardır.

5237 sayılı Kanun temelde, paralardaki sahtecikler arasında bir ayırım benimsemediğinden
bu düzenlemeye yer vermemiştir.
Para değerini indirmek suretiyle sahtecilik de 5237 sayılı Kanunun 197. maddesi
kapsamında değerlendirilir.

(2) 765 sayılı Kanun madde 319: bu maddede öngörülen cezayı artırıcı nedenler, hakimin
temel cezayı belirlerken 5237 sayılı Kanunun 61. maddesi ışığında gözetmesi ve değerlendirmesi
gereken ölçütler kapsamında bulunduğundan, ayrıca düzenlenmesine gerek görülmemiştir.

(3)765 sayılı Kanun madde 321: 5237 sayılı Kanun, 197/1. maddeyle ilgili açıklamada da
belirtildiği üzere tüm sahteciliklerde olduğu gibi, bir kandırıcılık (aldatma) yeteneği kabul etmiştir.
5237 sayılı Kanuna göre “kandırıcılık yeteneği” ile “sürüm yeteneği” ayrı değil, aynı (eş)
anlamdaki terimlerdir. Bu nedenle, 765 sayılı Kanunun 321.maddesinin benzeri bir düzenlemeye yer
verilmemiştir.
(4) 765 sayılı Kanunun 325,328 ve 329.maddeleri: demiryolu veya diğer kamu (yolcu, mal)
taşıma işletmeleri biletlerinde sahtecilik (sahte olarak üretmek, sürmek için almak, korumak, bilerek
sürmek veya önceden kullanılmış olduklarına ilişkin işareti yok ederek kullanmak) suçu, 5237 sayılı
Kanun tarafından ayrıca düzenlenmemiştir.
765 sayılı Kanunun 329/1. maddesindeki “değerli damgalar” üzerindeki önceden
kullanıldığına ilişkin İptal) işaretinin silinip kullanılması (dolaşıma sürülmesi), yukarıda açıklandığı
üzere 5237 sayılı Kanunun 199/1. maddesi kapsamındaki suçu oluşturur. Bunun dışında 765 sayılı
Kanunun 325, 328 ve 329/1. maddelerinde sayılan eylemler; 5237 sayılı Kanunun belgelerde sahtecilik
suçları kapsamında yer almaktadır.
Demiryolu, diğer kamu taşıma işletmelerinin biletleri; kamu kurumu, kuruluşu veya özel
hukuk tüzelkişisi biçimindeki konumuna göre resmi belge ise 5237 sayılı Kanunun 204. ve özel
belge ise 207. maddesindeki suçu oluşturur.
765 sayılı Kanunun 329/2. maddesinde tanımlanan eylem, diğer yasal öğelerinin de
gerçekleşmesi durumunda 5237 sayılı Kanun uyarınca ancak, dolandırıcılık suçuna vücut verebilir.

(5) 765 sayılı Kanunun 334, 335 ve 336. maddeleri: anılan maddelerin,  5237 sayılı Kanunda
doğrudan karşılığı düzenlemeler yoktur. Bunların iz, işaret ve eserlerinin sahte olarak veya gerçeğinin
ele geçirilerek hukuka aykırı biçimde kullanılmasıyla oluşturulması; konuldukları şeyin özelliğine göre
(örneğin 5237 sayılı Kanunun 204. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere araç plakası üzerinde
sahte mühür izi oluşturulması gibi) belgelerde sahtecilik suçu olarak değerlendirilmek gerekir.

(6) 765 sayılı Kanunun 337 ve 338. maddeleri: anılan maddelerdeki ölçü ve tartı aletlerinin
tanımı, suç ve yaptırımları; 3516 sayılı Ölçüler ve Ayarlar Kanunu ile düzenlenmiş olduğundan,
5237 sayılı Kanunda yer verilmemiştir.

III- Belgelerde sahtecilik

Genel olarak sahtecilik

Bir hile (dolan) suçu olan sahtecilik; yazıda, sözde ve eylemde sahtecilik olarak
sınıflandırılabilmektedir. Gerçeğin herhangi bir biçimde değiştirilmesi, gerçeğe aykırı yazı, söz veya
eylemin doğru diye ileri sürülmesi sahteciliktir.
Genel olarak sahtecilik, başkasını aldatmak için kullanılan her türlü hile ve yöntemlerdir. Her
hile (dolan), aldatmaya elverişle şey sahtedir. Kanıtlama araçlarında, gerçekliğine inanılması gereken
biçim ve alametler; belirti, iz, işaret, nişan, simgede gerçeğin bozulması, değiştirilmesi sahteciliktir.
Hile, sahteciliğin ayrılmaz bir öğesidir. Sahtecilik amaç değil, amacı gerçekleştiren; haksız
çıkar elde etmek, amaçlanan bir başka suça ulaşmak için kullanılan araçtır.

Belge tanımı:

Belge; hukuken hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına, hukuksal ilişkinin veya bir olayın,
olgunun kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Belgeden söz edebilmek, öncelikle “yazılılık” koşulunun
gerçekleşmesine bağlıdır.
Bir yazının belge niteliğini elde edebilmesi için taşınır bir şey (kağıt, bez, levha, plaka ve
benzeri) şeyler üzerine yazılmış olması; yazının bireyselliği ve kimliği (yazıdaki irade açıklamasının
belli bir kişi veya kuruma ait) ve içeriğinin bulunması; kanıt aracı (hukuksal bir olgu/olayı veya bir
hakkı kanıtlamaya elverişli) olabilmesi; hukuksal bir değer taşıması; gerekir. İrade bildiriminde bulunan
veya gerçeği onaylayan kişinin belirlenebilir olması yeterlidir.

Belgelerde sahteciliğin ana şekilleri:

Belgede (yazıda) sahteciliğin konu edilebilmesi,gerçeğin tahrif/tağyir veya taklit edilmiş
olmasını gerektirir.
Tahrif/tağyir; gerçeğin kanıtı olan belgenin kapsadığı fiili ve hukuki durumunda değişiklik
yapmak, taklit; bir belgenin kısmen veya tamamen tıpkısını oluşturmaktır.
Bu suç; (a) gerçek belgeyi değiştirme, başkalaştırma,bozma veya (b) tamamen veya kısmen
sahte belge düzenleme, şeklinde gerçekleştirilebilir.
Tahrif/tağyir (değiştirme, başkalaştırma, bozma) suretiyle sahtecilik; çıkarma veya ekleme
yöntemiyle, taklit suretiyle sahtecilik de imza ve metin taklidi, sahte metin düzenlemek biçiminde
yapılmaktadır.
Diğer bir açıklamayla;belgede sahtecilikte gerçek iki türlü değiştirilebilir: (l) Maddi sahtecilik;
yazıda fiziksel değişikliktir ve maddi izler bırakır. (2) Fikri sahtecilik; öze, içeriğe ilişkindir. Biçimlere
ve merasime uyarak,görünüşte gerçek bir belge düzenlenmekte olup içeriği ve özü gerçek ve doğru
değildir. Bu nedenle maddi iz bırakmaz.
Maddi sahtecilikte, önceden   gerçek bir belge vardır. Suç sonra işlenir. Fikri sahtecilikte,
önceden gerçek bir belge yoktur. Sahtecilik belgenin düzenlenmesiyle ortaya çıkar.
Bunların ışığında belgelerde sahteciliği; bir hakkın veya hukuksal sonuç doğuran bir eylemin
kanıtlanmasına özgülenmiş yazıda, zarar verme bilinciyle gerçeğin taklit veya tahrifidir biçiminde
tanımlamak olanaklıdır.

Belgelerde sahteciliğin ortak öğeleri:

Belgelerde sahteciliğin, diğer anlatımla gerçeğin taklit veya tahrifinin aldatma yeteneği
olması, zarar olanak veya olasılığı bulunması, kasten (zarar verme bilinciyle) yapılması gerekir.
Eylemin belge niteliğindeki yazı üzerinde gerçekleştirilmiş olması, sahtecilik suçunun ön
koşuludur.
Aldatma yeteneği; belgedeki sahteciliğin ilk bakışta anlaşılamaması, başkalarını aldatabilecek
biçim ve içerikte olmasıdır. Aldatma yeteneğini, suçun maddi öğesine göre hakim takdir eder. Aldatma
yeteneğinin bulunmadığı kaba taklit veya tahrif halinde kamu güveni sarsılmayacağından işlenmez
sahtecilik suçu vardır.
Zarar olanak ve olasılığı; belgenin doğruluğuna inanılmasında kamu yararı vardır. Bu
nedenledir ki sahtecilik kamu güvenine karşı suçlardandır. Zararın doğması zorunlu değildir. Zarar
olanak ve olasılığı belgede sahteciliğin gerçekleşmesi için yeterlidir.
Kandırıcılık yeteneği bulunan belgede sahtecilikte; belgeye duyulan inanç sarsılacağından
ve bunun sonucunda da toplumun inanma, bireyin aldatılmama hakkı ihlal edilmiş olacağından, zarar
olasılığı her zaman vardır. Belgede sahtecilik gerçekleştiğinde kamu güveni hemen ve kaçınılmaz
biçimde sarsılır ve kamu zararı doğar. Ayrıca bireysel zarar, genel zarara eşlik edebilir. Sahtecilikte
bireysel zarar genellikle ve kamusal zarar mutlaka vardır.
Zarar; hukukça korunan bir hak ve çıkarın bozulması anlamındadır.
Sahtecilik, soyut tehlike suçudur. Sahtecilik eylemi işlendiğinde zarar veya zarar tehlikesi
doğacağından suç oluşur.

5237 sayılı Kanun ile 765 sayılı Kanun hükümlerinin karşılaştırılmasına gelince;

Resmi belgede sahtecilik

1.   (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde  : 204/1 : 2 yıldan 5 yıla kadar hapis.       (b)-1) 765 sayılı T.C.K. madde 342/1, 346: 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis.
2)   “       “         “           “    342/3, 346 : l yıldan 3 yıla kadar ağır hapis.
3)   “       “         “           “    344, 346    : 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
4)   “       “         “           “    350    : 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
5)   “       “         “           “    356    : 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
Ayrıca;                6)   “       “         “           “    325    : 1 aydan 1 yıla kadar hapis ve 50 liradan aşağı
olmak üzere ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artırım oranları uygulanır).
7) 765 sayılı T.C.K. madde 328    : 7 günden 6 aya kadar hapis ve 50 liradan 200 liraya
kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artırım oranları uygulanır).
8) 765 sayılı T.C.K madde  329/1 : 7 günden 1 yıla kadar hapis ve 200 liraya kadar ağır
para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artırım oranları uygulanır).
9) 765 sayılı T.C.K madde 334     : 332 ve 333. maddelerdeki cezalar 1/3 oranında
indirilerek uygulanır.
10)  “       “         “          “    335     : 332, 333 ve 334. maddelerdeki cezalar uygulanır.
11)  “       “         “          “    336     : 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya
kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artırım oranları uygulanır).

2. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 204/2: 3 yıldan 8 yıla kadar hapis.
(b)-1) 765 sayılı T.C.K. madde 339/1-1. cümle, 346: 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis.
2)   “       “        “            “    340, 346                  : 3 yıldan  10 yıla kadar ağır hapis.
3)   “       “        “            “    341/1-1. cümle, 346: 3 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis.
4)   “       “        “            “    341/2, 346               : 1 yıldan 5 yıla kadar hapis.
5)   “       “        “            “    350, 351. maddeler yollamasıyla 352: 2 yıldan 5 yıla kadar
hapis.
6)   “       “        “            “    355                          : 2 aydan 6 aya kadar hapis ve 3000
liradan 10.000 liraya kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artırım
oranı uygulanır).

Resmi belgede sahtecilik suçu; (1) Yetkili kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve
(2) Bireyin (yetkili kamu görevlisi olmayanın) resmi belgede sahteciliği olmak üzere iki kesime ayrılır.
5237 sayılı Kanunun 204. maddesinin 1. fıkrası bireyin resmi belgede sahteciliği, 2. fıkrası
kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği  suçlarını, 3. fıkra da sahteliği kanıtlanıncaya kadar
geçerli resmi belgeyi tanımlayıp düzenlemiştir.
5237 sayılı Kanunun 204. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasının altında, kapsamına giren 765
sayılı Kanunun ilgili maddeleri gösterilmiştir.

Resmi belge; Kamu görevlisi veya hukuken yetkili kılınan tarafından, yasa gereğince yerine
getirdiği işlev (fonksiyon) nedeniyle düzenlenen belgedir. Resmi belgeye bu niteliği ve hukuksal sonuçları
yasa hükmü verir. Belgeyi düzenlemek kamu görevlisinin görevi içinde bulunmalı ve belge yasada
öngörülen usul, biçim ve işlemlere uygun düzenlenmiş olmalıdır.
Kamu görevlisince düzenlenen ve doğrudan doğruya kamuyu ilgilendiren belgeler hem içerik
hem de biçim bakımından resmi belge olduğu gibi içeriği özel hukuka ilişkin bulunduğu halde, yetkili
kamu görevlisince düzenlenmesi veya onaylanması nedeniyle de belge biçim bakımından resmi belgedir.
Yetkili kamu görevlisinin, yukarıda tanımlanan resmi belgeyi tamamen veya kısmen sahte
olarak düzenlemesi veya gerçek resmi belgeyi değiştirmesi, başkalaştırmasıyla suç gerçekleşir.

Resmi belge düzenlendiğinde veya değiştirildiğinde suç tamamlanır. Düzenleyen veya değiştiren
kişi yönünden suçun oluşması için ayrıca kullanmak gerekli değildir.Resmi belgede sahtecilikte kullanma,
öğe veya ağırlatıcı neden olmadığından, sahteciliği yapan ve kullanan aynı kişi ise tek bir sahtecilik suçu,
sahteciliği yapanla kullanan ayrı kişilerse ayrı suç söz konusudur.
Bireyin resmi belgede sahteciliği suçu, herhangi bir kişi tarafından işlenebilir. Belgenin
düzenlenmesinde görevsel nedensellik bağı bulunmayan, yetkili olmayan kamu görevlisi de bu
kapsamdadır.
Yetkili kamu görevlisiyle özel kişi arasında bir anlaşma (suç ortaklığı) varsa, kamu görevlisi
sıfatı esas olacağından, bireyin eylemi kamu görevlisinin suçuna katılmaktır. Kamu görevlisiyle birey
arasında anlaşma yoksa (kamu görevlisinin aldatılmış olması – özel kişi tarafından bir araç olarak
kullanılması durumunda) bireyin resmi belgede sahteciliği suçu ortaya çıkar.
765 sayılı T.C.K.nun 339. maddesinin 1. fıkrası kamu görevlisinin; resmi belgenin aslında,
340. maddesi resmi belgenin özünde, 341. maddesinin 1. fıkrası resmi belgenin onaylı suretinde,
2. fıkrası resmi belgenin içeriğine ilişkin onaylı özetlerde, 342. maddesinin 1. fıkrası bireyin; resmi
belgenin aslında, 2. fıkrası resmi belgenin onaylı suretinde sahteciliği, 346. maddesi bu sahte belgeleri
bilerek kullanma suçunu, 344. maddesi ticari kimliğin, ticari belgeye gerçeğe aykırı olarak
yansıtılması, 350. maddesi bireyin ve 352. maddesi kamu görevlisinin kimlik ve benzeri belgelerde,
355. maddesi kamu görevlisinin ve hukuken yetkili kılınanın, 356. maddesi bireyin özel yarar
sağlayacak belgelerde sahtecilik suçlarını düzenlemiştir.
765 sayılı Kanunun 344. maddesinde tanımlanan ticari senedin kambiyo senedi olması, Türk
Ticaret Kanundaki biçimsel öğeleri tam olarak taşıması durumunda suç, resmi belgede sahtecilik niteliğini
kazanır. Aksi halde,  özel belge sayılır.
5237 sayılı Kanuna göre belgede sahtecilik kapsamında değerlendirilmesi gereken 765 sayılı
Kanunun 325. maddesi demiryolu ve diğer kamu taşıma işletmeleri biletlerinde sahteciği, 328.
maddesi bu sahte biletleri bilerek kullanmayı, 329/1. maddesi  gerçek biletin üzerindeki önceden
kullanıldığına ilişkin (iptal) işaretini silip yeniden kullanmayı, 334. maddesi hükümet makamlarının,
kamu kurum ve kuruluşlarının veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının  onay veya
belgelendirmede kullandıkları mühürlerin sahte iz,işaret ve eserlerini içeren belgeleri oluşturmayı,
335. maddesi bunları bilerek alma, devretmeyi, 336. madde ise gerçek mührü hukuka aykırı biçimde
ele geçirip onay ve belgelendirmede kullanmayı yaptırıma bağlamıştır.
325, 328 ve 329/1. maddelerde tanımlanan gerçek biletleri  üreten işletme, kamu kurumu
niteliğinde olup bunu yasanın verdiği izinle gerçekleştiriyorsa; sahte üreten veya kullananın eylemi
resmi belgede sahtecilik suçunu, kamu kurumu değilse özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.
334, 335. maddelerdeki suçun oluşup tamamlanabilmesi için de mühür iz, işaret veya eserini
içeren belgenin, içerik ve biçim olarak tam, hukuksal sonuç doğurmaya elverişli bulunması gerekir.
765 sayılı T.C.K. nun yukarıda belirtilen (339, 340, 341, 342, 344, 346, 350, 352, 355, 356.
maddeler ile 325, 328, 329/1, 334, 335, 336. maddelerindeki) tüm suçlar hakkında; eylem, birey (yetkili
kamu görevlisi olmayan) tarafından gerçekleştirilmişse 5237 sayılı Kanunun 204. maddesinin 1. fıkrası,
suç yetkili kamu görevlisince işlenmişse aynı maddenin 2. fıkrası uygulanır
5237 sayılı Kanunun 204/1,2. maddesindeki suçun maddi öğesi; bir resmi belgeyi, başkasını
aldatacak biçimde, sahte olarak düzenlemek (taklit etmek) veya değiştirmek (tahrif/tağyir etmek), sahte
resmi belgeyi bilerek kullanmaktır.
Suçun manevi öğesi; kasıttır. Eylemi zarar verme bilinç ve iradesiyle gerçekleştirmektir.

Resmi belgede sahtecilik suçlarında ortak ağırlatıcı neden

3.  (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 204/3: 1 ve 2. fıkralardaki ceza yarısı oranında artırılır.

(b)- 1) 765 sayılı T.C.K. madde 339/1- 2. cümle: 5 yıldan 12 yıla kadar ağır hapis.
2)   “       “         “           “    340/son cümle  : “      “      “     “      “       “      “
3)   “       “         “           “    341/1- 2. cümle: 4 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis.
4)   “       “         “           “    342/2. fıkra       : 4 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis.
5)   “       “         “           “    342/4. fıkra       : 2 yıldan 5 yıla kadar ağır hapis.
Resmi belgeler kanıtlama gücü bakımından; (1) sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli (kesin-
mutlak/salt) olanlar, (2) aksi (tersi) belirleninceye kadar geçerli  olanlar (kesin-mutlak/salt olmayanlar)
biçiminde ikiye ayrılır.
5237 sayılı Kanunun 204. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki resmi belgeler, kural olarak aksi
(tersi) belirleninceye kadar geçerli olanlardır.
204. maddenin 3. fıkrasının uygulanmasını gerektiren sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli
(ayrıcalıklı kanıtlama gücüne sahip) olan resmi belgeler kanunlarda açıkça gösterilmiş bulunanlardır.
Bunlar;
a) H.U.M.K. nun 295. maddesi gereğince (davacı ve davalısı bulunan, hasımlı) mahkeme
ilamları,
b) C.M.U.K. nun 267. maddesi uyarınca duruşma tutanakları,
c) İcra ve İflas K. nun 38. maddesinde açıklanan ilam niteliğini taşıyan belgeler,
d) Noterlik K. nun 82. maddesi uyarınca noterlerce düzenlenen belgeler,
e)  Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri  hakkında K. nun 178. maddesi
gereğince seçim kurullarınca düzenlenen tutanaklar,
f)  Umuru Belediyeye Ait Ahkamı Cezaiye Hakkında 486 sayılı Kanunun Bazı Maddelerini
Değiştiren 1608 sayılı K. nun 6. maddesi gereğince düzenlenmiş tutanaklar,
g) Kaçakçılıkla Mücadele K. nun 21.maddesinde belirtilen kaçakçılığa ilişkin tutanaklardır.

Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

4. (a)- 1) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 205/1. cümle: 2 yıldan 5 yıla kadar hapis.
2)    “        “          “         “           “    205/ 2. cümle: 1. cümledeki ceza yarı oranında
artırılır.
(b)- 765 sayılı T.C.K. madde 348: 339, 342, 343, 344. maddelerdeki cezalara hükmolunur.
765 sayılı Kanunun 348. ve 5237 sayılı Kanunun 205. maddesinin ortak özelliği; bir gerçek
belgenin haksız olarak bozulması, yok edilmesi (ortadan kaldırılması), gizlenmesidir.
5237 sayılı Kanunun 205. maddesi yalnızca resmi belgeleri (özel belgeyi bozmak,yok etmek,
gizlemek 208. maddede düzenlemiştir), 765 sayılı Kanunun 348. maddesi hem resmi ve hem de özel
belgeleri kapsar.
5237 sayılı Kanunun 205. maddesi her türlü resmi belge hakkında uygulanabilir. 765 sayılı
Kanunun 348. maddesinin uygulama alanı resmi belgenin aslı veya aslı yerine geçen suretidir.Onaylı
da olsa diğer suretler 348. madde kapsamına girmez.
Suçun konusu gerçek (sahte olmayan) belgedir.
Suç, gerçek belgeyi, maddi varlığını yok edecek nitelikte kısmen veya tamamen ortadan
kaldırmak veya yararlanılamaz duruma getirmek suretiyle bozmak, gizlemek biçiminde işlenebilir.
Belgeyi sahte olarak düzenlemek veya gerçek bir belgeyi değiştirmek (belgede sahtecilik)
biçimsel suç olduğu halde, gerçek belgenin bozulması, yok edilmesi, gizlenmesi maddi suçtur. Eylem
sonucunda belgedeki esaslı öğeler yok olmuş, hukuksal değerini yitirmişse suç tamamlanır.Esaslı öğeler
zarar görmemiş, belgenin hukuksal değer ve sonucu devam ediyorsa suç  kalkışma aşamasında kalmıştır.
5237 sayılı Kanunun 205. maddesinin maddi öğesi; gerçek bir resmi belgeyi, haksız olarak
bozmak, yok etmek veya gizlemektir.
Manevi öğe; kasıttır. Suçun güdüsü (saiki) amaçlanan sonuca göre belirlenir.

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

5. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 206: 3 aydan 2 yıla kadar hapis ve (52. maddenin
yollamasıyla) 5 günden 730 güne kadar adli para cezası.
(b)-1) 765 sayılı T.C.K. madde 343/1: 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
2) 765 sayılı T.C.K. madde 343/2: 6 aydan 2 yıla kadar hapis.
3)    “      “         “           “    351 (yalan bildirim aşamasında kalmışsa): 6 aydan 2 yıla
kadar hapis ve 5.000 liradan 30.000 liraya kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı
Kanunlardaki artış oranları uygulanır).
4) 765 sayılı T.C.K. madde 353 (yalan bildirim aşamasında kalmışsa): 3 aydan 1 yıla
kadar hapis ve 5.000 liradan 30.000 liraya kadar ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı
Kanunlardaki artış oranı uygulanır).
765 sayılı Kanunun 343/1. maddesi; resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında memura
karşı bireyin, kendisinin veya başkasının kimlik veya sıfatı hakkında veya belgeyle doğruluğu
kanıtlanacak diğer durumlar hakkında yalan bildirimde bulunmasını, aynı maddenin 2. fıkrası doğum,
ölüm, nüfus işleri ve adli işlere ilişkin cezayı artırıcı nedeni;
351. maddesi; kimlik ve benzeri  belgelerin düzenlenmesi sırasında kendi adı,soyadı, sıfatı
konusunda gerçeğe aykırı, yalan bildirimde bulunulmasını ve bu doğrultuda tanıklık edilmesini;
353. maddesi; kolluğun denetimine bağlı defter tutmaya veya sanat, mesleğinin işlemlerine
ilişkin olarak kolluğa bilgi vermeye zorunlu olan bireyin yanlış, gerçeğe aykırı bilgi vermesini;
tanımlayıp yaptırıma bağlamıştır.
5237 sayılı kanunun 206. maddesi; tüm bunları kapsayacak biçimde “ bir resmi belgeyi
düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan bildirimde bulunmayı” suç saymıştır.
Suçun oluşabilmesinin koşulu; düzenlenen resmi belgenin, bildirimin doğruluğunu kanıtlama
gücüne sahip olmasıdır.
Eylem,yalan bildirim aşamasında kalmışsa 206. maddedeki suç oluşur. Yalan bildirim üzerine
düzenlenen belge araç olarak kullanılıp yeni bir resmi belge düzenlenmesi sağlanmışsa; suç, 204. maddeye
uygun resmi belgede sahteciliğe dönüşür.
Ancak; sanık, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını
engellemek amacıyla, bir başka kişiye ait kimlik bilgilerini kullanırsa 206. maddeyle değil, 5237 sayılı
Kanunun 268. maddesi gereğince “iftira” suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.
206. maddedeki suçun maddi öğesi; bireyin,  bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip
kamu görevlisine, belgenin düzenlenmesi sırasında yalan bildirimde bulunmasıdır.
Manevi öğe; kasıttır. Sanığın, açıklamada bulunduğu kişinin yetkili kamu görevlisi olduğunu
bilerek ve isteyerek yalan bildirimde bulunması, eylemi bu bilinç ve iradeyle gerçekleştirmesidir.

Özel belgede sahtecilik

6. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 207: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
(b)-1) 765 sayılı T.C.K. madde 345, 346: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
2)    “       “         “         “     344         : 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
3)    “       “         “         “     353         : 3 aydan 1 yıla kadar hapis
4)    “       “         “         “     325         : 1 aydan 1 yıla kadar hapis ve 50 liradan aşağı
olmamak üzere ağır para cezası (19 madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranı uygulanır).
5) 765 sayılı T.C.K. madde 328         : 7 günden 6 aya kadar hapis veya 50 liradan 200
liraya kadar ağır para cezası (19 madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranı uygulanır).
6) 765 sayılı T.C.K. madde  329/1     : 7 günden 1 yıla kadar hapis ve 200 liraya kadar
ağır para cezası (19 madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranları uygulanır).
5237 sayılı Kanunun 207. maddesi, 765 sayılı Kanunun 345 ve 346. maddelerini kapsayacak
biçimde özel belgede sahtecilik  suçunu düzenlemiştir. Her iki Kanunun anılan maddeleri  yönünden özel
belgede sahtecilik suçunun tanımı ve yasal öğeleri bakımından ayrılık bulunmamaktadır.
Özel belge; kamu görevlisinin görevi nedeniyle düzenledikleri dışında kalan, resmi belgeden
sayılmayan, resmi bir işlem nedeniyle düzenlenmiş olmayan, ancak; doğrudan hukuken hüküm,
sonuç meydana getiren, bir hakkın doğmasına veya kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Kuşkusuz konusu
hukuka aykırı olmamalıdır.
Özel belgede sahtecilik suçunun maddi öğesi; iki ayrı eylemden oluşur. Bunlardan biricisi
kısmen veya tamamen sahte belge düzenlemek veya gerçek belgede değişiklik yapmak, ikincisi
belgeyi kullanmaktır. Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için, bir öğe olarak kullanmanın
gerçekleşmesi gerekir. Kullanma ya özel belgede sahteciliği yapan veya sahteciliği bilen bir başkasınca
olur. Kullanma sonucunda bir haksız çıkar sağlanmış olup olmamasının suçun oluşumuna etkisi yoktur.
Genel veya özel zarar olasılığı yeterlidir.
Suçun manevi öğesi; Kasıttır.
Sahte özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması veya haksız çıkar
sağlanması 212. maddeye göre ayrı suçtur.
765 sayılı Kanunun 344. maddesinde sözü edilen ticari kimlik konusunda yalan bildirimle
düzenletilen ticari belge, kambiyo senedi niteliğinde değilse veya kambiyo senedi olup da zorunlu
biçimsel yasal öğe yönünden eksikse;  353. madde uyarınca kolluğun denetimine bağlı defterde sahtecilik
yapılmışsa, deftere gerçeğe aykırı bilgiler yazılmışsa; ayni Kanunun 325, 328 ve 329/1. maddelerinde
açıklanan demiryolu, diğer kamu taşıma işletmeleri biletleri, kamu kurum veya kuruluşu niteliğinde
olmayan, özel hukuk tüzel kişisi konumunda bulunan işletmelerce çıkarılıyorsa; bunlarla ilgili sahtecilik,
5237 sayılı Yasanın 207. maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.
765 sayılı Kanunun 346. maddesine göre , sahte özel belgeyi bilerek kullanmak suçu yalnızca
345. maddeyle sınırlı olduğu halde, 5237 sayılı Kanunun 207. maddenin 2. fıkrası, yukarıda açıklanan ve
1. fıkranın kapsamına giren tüm özel belgede sahtecilik suçlarında uygulanır.

Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

8. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 208: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 348             : (345. madde yollamasıyla) 1 yıldan 3 yıla kadar
hapis.
Her iki madde de birbiriyle uyumlu biçimde gerçek özel belgeyi bozmak, yok etmek (ortadan
kaldırmak), gizlemek eylemlerini suç olarak kabul etmiştir.
Yukarıda “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” bölümündeki genel nitelikteki
açıklamalar, “özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” konusunda da geçerlidir.
5237 sayılı Kanunun 208. maddesi, 207.maddenin kapsamındaki 765 sayılı Kanunun 345. ve
özel belge niteliğinde bulunan 344, 353 ve 325, 328, 329/1. maddelerinde belirtilen belgeler hakkında
da uygulanır.
Suçun maddi öğesi;  gerçek bir özel belgeyi, bozmak, yok etmek (ortadan kaldırmak) veya
gizlemektir.
Manevi öğe; kasıttır. Suçun güdüsü (saiki) amaçlanan sonuca göre belirlenir.

Açığa imzanın kötüye kullanılması

9. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 209/1: 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 509/1-1.cümle: 3 aydan 3 yıla kadar hapis ve 150 liradan aşağı
olmamak üzere ağır para cezası (19. madde ile 3506 ve 4421 sayılı Kanunlardaki artış oranları uygulanır).
765 sayılı Kanunun (malvarlığına karşı suçlar) kısmında ve (inancı kötüye kullanma) bölümünde
yer alan açığa imzanın kötüye kullanılması; öğretide suçun tipi ve öğeleri bakamından bir sahtecilik
suçu olarak değerlendirilmiştir. Bu görüşü benimseyen 5237 sayılı Kanun, anılan suçu belgelerde
sahtecilik bölümünde düzenlemiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasındaki açıklama da bu görüşü
doğrulamaktadır.
Bunun dışında her iki Kanun arasında; 765 sayılı kanunun kağıdın imzalı ve yazısız, 5237 sayılı
Kanunun ise kağıdın imzalı ve kısmen veya tamamen boş (yazısız) olması koşulu dışında suçun tanımı
ve öğeleri bakımından fark yoktur.
Taraflar arasındaki hukuken geçerli ilişki nedeniyle, belirli bir biçimde doldurulup kullanılmak
üzere teslim olunan, imzalı ve kısmen veya tamamen boş kağıdın, verilme nedeninden farklı olarak
doldurulmasıyla suç oluşur.
Verilme nedeni gerçekleşmediği takdirde kağıdın aynen iadesi gerekeceğinden, doldurulması
durumunda da suç oluşacaktır.
5237 sayılı Kanunun 209/1. maddesindeki suçun maddi öğesi; imzalı ve kısmen veya tamamen
boş olarak teslim olunan kağıdın, verilme nedeninden farklı biçimde doldurulmasıdır.
Manevi öğe; aradaki anlaşmaya, verilme nedenine aykırı doldurma; böylece verenin zararına
hukukça hüküm doğuracak bir işlem yapma bilinç ve iradesidir.
Suçun kovuşturulması kişisel yakınmaya bağlıdır.

10. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 209/2: açığa imzalı kağıdı hukuka aykırı olarak ele
geçiren veya elde bulundurup hukuki sonuç doğuracak biçimde dolduran kişi, belgede sahtecilik
hükümlerine göre cezalandırılır.
(b) 765 sayılı T.C.K.madde 509/2: imzalı ve yazısız kağıdı, haksız olarak ele geçirip
dolduran kişi nin eylemi, belgede sahteciliktir.
765 sayılı Kanunun 509/2. maddesi, açığa imzalı yazısız kağıdı, kendisine verilen dışında
bir kişinin hukuka aykırı olarak ele geçirip doldurmasını belgede sahtecilik kabul ederken, 5237 sayılı
Kanunun 209/2. maddesinde “ele geçirme” yanında hukuka aykırı olarak ”elde bulundurma” da belgede
sahtecilik kapsamında kabul edilmiştir.
Kuşkusuz, haksız olarak ele geçirilen veya elde tutulan açığa imzalı, boş kağıdın belgede
sahtecilik suçunu oluşturabilmesi; onun hukuksal sonuç doğuracak şekilde doldurulmasıyla olanaklıdır.
İmzalı ve kısmen veya tamamen yazısız kağıdı sahibinin rızası dışında; çalma, dolandırma, hile,
kandırma ve benzeri yöntemlerle; yolunu, fırsatını bulup haksız olarak elde etmek, elde tutmak, gizlemek
suretiyle doldurulup kullanıldığında 209. maddenin 2. fıkrası yollamasıyla yasal öğelerine göre resmi veya
özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin hükümler uygulanır.

Resmi belge hükmünde belgeler

11. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 210/1: emre ve hamile (taşıyana) yazılı kambiyo senedi,
emtiayı (ticari malları) temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname hakkında resmi belgede
sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(b)765 sayılı T.C.K madde 349/2: kambiyo senetleri, emtiayı temsil eden senetler,ortaklık ve
alacaklılık sağlayan belli tutarı temsil eden hisse senetleri, tahviller, hazine bonoları, kıymetli evrak ve
mali değeri temsil eden veya çıkaranın mali yükümlülüklerini içeren belgeler hakkında resmi belgede
sahtecilik hükümleri uygulanır.
5237 sayılı Kanunun 210/1. maddesindeki “hisse senedi” terimi; ortaklık ve alacaklılık
sağlayan belli tutarı temsil eden hisse senetlerini ve mali değeri temsil eden veya çıkaranın mali
yükümlülüklerini içeren belgeleri de kapsadığından; hazine bonoları ise, emre veya taşıyana yazılı
senet ve tahvil niteliğinde bulunduğundan; 765 sayılı Kanunun 349/2. maddesiyle uyumludur. 210/1.
madde fazla olarak “vasiyetname”yi içermektedir.
Böylece, esasta özel belge, resmi belgeye benzetilmiştir. Benzetme, belgeye özgüdür ve resmi
belgede sahteciliğe ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla sınırlıdır.
Vasiyetname dışında kalanların resmi belge olarak değerlendirilmesi, Türk Ticaret Kanununda
öngörülen biçimsel zorunlu öğeleri taşımaları halinde olanaklıdır. Zorunlu öğelerde eksiklik, bunların
özel belge olarak kabulünü gerektirir.
Maddedeki vasiyetname; vasiyet edenin el yazısıyla düzenlediğidir. Noter önünde düzenleme
suretiyle oluşturulan vasiyetname, zaten 5237 sayılı Kanunun 204. maddesinin 3. fıkrasında tanımlanan
resmi belgelerdendir.
765 sayılı Kanunun 349. maddesinin 1. fıkrasındaki “ mahkemeler ve resmi dairelerde kanunen
geçerli sayılan belge düzenlemeye yetkili olanların kamu görevlisi (memur) gibi değerlendirileceği”
hükmüne 5237 sayılı Kanunda  yer verilmemiştir.

12. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 210/2-l. cümle: 3 aydan 1 yıla kadar hapis.
(b) 765 sayılı T.C.K. madde 354/1                           : 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve 100
milyon liradan 300 milyon liraya kadar ağır para cezası(19. madde ile 4421 sayılı Kanundaki artırım
oranları uygulanır).
Her iki maddenin de konusunu kamu görevlisi olmayan, görevli ve yetkili bulunmayan
tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve diğer sağlık mesleği mensubunun düzenlediği (özel nitelikteki)
belgedir.
Yetkili kamu görevlisi olan sağlık mesleği mensubunun düzenlediği belge (rapor), doğrudan
5237 sayılı Kanunun 204. maddesine uygun resmi belgedir.
765 sayılı Kanunun 354/1. maddesi sahte özel sağlık raporunun, resmi makamlara sunulmak
üzere düzenlenmesini, suçun koşulu olarak kabul ettiği halde, 5237 sayılı Kanun, koşul koymaksızın
belgenin “gerçeğe aykırı ” düzenlenmesini suçun oluşması için yeterli görmüştür.
5237 sayılı Kanunun 210. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesindeki suçun maddi öğesi; yetkili
kamu görevlisi olmayan tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubunun
gerçeğe aykırı (özel nitelikte) belge düzenlemesidir.
Suçun manevi öğesi; kasıttır.

13. (a) 5237 sayılı (Yeni) T.C.K. madde 210/2-2. cümle: sahte düzenlenen belge kişiye haksız
çıkar sağlar veya kamunun, kişilerin zararına bir sonuç doğurursa, resmi belgede sahtecilik hükümlerine
göre cezaya hükmolunur.
(b)-1) 765 sayılı T.C.K. madde 354/2: 2 yıldan 4 yıla kadar hapis..
2)   “       “         “         “      354/3: 4 yıldan 6 yıla kadar hapis.
3)   “       “         “         “      354/4: 4 yıldan 8 yıla kadar hapis.
5. fıkra uyarınca 2. ve 3. fıkralardaki hapis cezasına 200 milyon liradan 600 milyon liraya ve 4. fıkradaki
hapis cezasına 300 milyon liradan 900 milyon liraya kadar ağır para cezası (19. madde ile 4421 sayılı
Kanundaki artırım oranları gözetilerek) eklenir,
4) 765 sayılı T.C.K. madde 354/6: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
5237 sayılı Kanunun 210. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi; 765 sayılı Kanun 354.maddesinin
2’den 6’ya kadar olan fıkralarında ayrıntılı olarak sayılan hallerin tümünü kapsayacak ve daha geniş bir
biçimde “kişiye haksız çıkar sağlaması, kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik
taşıması” halinde resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin ceza hükümlerinin uygulanmasını uygun
bulmuştur.
Bu suçun maddi öğesi; sağlık mesleği mensubunun, kişiye haksız çıkar sağlayan veya kamunun
veya kişilerin zararına doğuracak nitelik taşıyan sahte belge düzenlemesidir.
Manevi öğe; kasıttır. Eylemi haksız çıkar sağlamak veya zarar vermek bilinç ve iradesiyle
gerçekleştirmektir.

Daha az cezayı gerektiren hal

14. (a) 5237 sayalı (Yeni) T.C.K. madde 211: verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(b) 765 sayılı T.C.K madde 347               : resmi belgede 1 aydan 2 yıla kadar, özel belgede
7 günden 6 aya kadar hapis.
765 sayılı Kanunun 347 maddesi; kendisinden önceki (339’dan 346’ya kadar olan) maddelerdeki
sahtecilik suçları hakkında ve yalnızca “ gerçek bir olayın kanıtını elde etmek amacıyla” işlenmesi halinde
uygulanabilir.
5237 sayılı Kanunun 211. maddesi hem “bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın kanıtlanması”
hem de “gerçek bir durumun belgelenmesi” amacıyla ve tüm belgede sahtecilikler için uygulanabilen
ortak hafifletici nedendir.
Maddenin uygulanabilmesi için, hukuksal bir ilişkiye dayanan alacağın veya gerçek bir olayın
kanıtlanması amacıyla sahtecilik yapılmış olması gerekir. Kişi iyi niyetle, doğru ve gerçek olduğuna
inandığı bir alacağın veya olayın kanıtını oluşturmak için hareket etmiş bulunmalıdır. Bu inanç, akla
uygun ve kabul edilebilir, geçerli (meşru) olmalıdır.

İçtima kuralı

15. 5237 sayılı (Yeni) T.C.K madde 212: Sahte resmi veya özel  belgenin bir başka suçun
işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya
hükmolunur.
Bu maddenin 765 sayılı Kanunda karşılığı yoktur.
Resmi belgede sahtecilik düzenleme ve değiştirmeyle oluşur. Onun kullanılmasıyla gerçekleşen
diğer suç  nedeniyle ayrıca cezalandırmada bir duraksama yoktur.
Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması, ancak sahte belgenin kullanılmasına bağlıdır.
Uygulamada; sahte özel belgenin kullanılmasıyla ayrı bir suç (örneğin dolandırıcılık) işlendiğinde
fikri içtima (biçimsel toplama) kuralına göre en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilmesi
gerektiği görüşü benimsenmiştir.
5237 sayılı Kanunun 212. maddesi,böylece özel belge yönünden “fikri içtima”  kuralına
istisna koymakta, özel belge bir başka suçun işlenmesinde kullanıldığında her iki suçtan da ceza
uygulamasına olanak sağlamaktadır.

16. 765 sayılı Kanunun 357. maddesindeki “ gerçek bir belgenin ilişkin olduğu kişi hakkında
yalan bildirim” suçuna, 5237 sayılı Kanunda yer verilmemiştir.
Bunun; gerçek kimlik konusundaki yalan bildirim, başka bir suça vücut veriyorsa o suçun
cezasının uygulanmasının, aksi halde yönetsel yaptırımın yeterli olacağı düşüncesine dayandığı
anlaşılmaktadır.
_____________________________________________________________________________________

KESKİN   KAYLAN

About these ads

2 responses to “5237 sayılı (Yeni) Türk Ceza Kanunu, KAMU GÜVENİNE KARŞI SUÇLAR

  1. insan hakları hemen şimdi !

    —————————
    bir umudumuz sizdeydi sayın Kılıçdaroğlu.
    oysa son dönemde medyadaki demokrasi tartışmaları içinde hep sizi görmüştük,
    size bu tavrınızdan dolayı “gandi kemal” bile dedik
    umutlarımızı karartmayınız
    çek mağdurları ilginizi bekliyor

    insan haklarıyla insandır.

    insan hakları hemen şimdi

    Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ; küresel ve yerel çıkar odaklarının baskısı ile ezilen çek mağdurları yardım istiyor. Çek Mağdurları sizi bekliyor.

    Çek Mağdurları, Burhan İŞCAN ve Av. Rahmi OFLUOĞLU sizi ziyaret ettiklerinde konu ile ilgilenme sözü vermiştiniz.

    Sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.

    —————————————-
    Sayın Adalet Komisyonu üyeleri,

    Çağdaş bir çek yasası gerekmektedir.

    Durumu bilgilerinize sunarız.

    Ahmet İyimaya Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Ankara
    Hakkı Köylü Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kastamonu
    Mehmet Emin Ekmen Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Batman
    İlknur İnceöz Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Aksaray
    Ahmet Aydın , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Adıyaman
    Zekeriya Aslan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
    Yılmaz Tunç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bartın
    Mehmet Tunçak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
    Mehmet Salih Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
    Celal Erbay , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
    Veysi Kaynak , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
    Ali Öztürk , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
    İhsan Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
    Mustafa Hamarat , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
    Yahya Akman , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Şanlıurfa
    Halil Ünlütepe , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Afyonkarahisar
    Turgut Dibek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kırklareli
    Ali Rıza Öztürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
    Rahmi Güner , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Ordu
    Ali İhsan Köktürk , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Zonguldak
    Hamit Geylani , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Hakkari
    Osman Ertuğrul , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Aksaray
    Metin Çobanoğlu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kırşehir
    Rıdvan Yalçın , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Ordu

    ———————————————–
    Sayın Anayasa Komisyonu üyeleri, sizlerden çağdaş bir çek yasası için çalışmalarınıza devam etmenizi rica ediyoruz.,

    Burhan Kuzu Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
    Güldal Akşit Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
    Ayşe Nur Bahçekapılı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
    Ayhan Sefer Üstün Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
    Mehmet Daniş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çanakkale
    Mahmut Durdu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
    Hacı Hasan Sönmez , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Giresun
    Haydar Kemal Kurt , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Isparta
    Mevlüt Akgün , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Karaman
    Hasan Kara , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kilis
    Hüsnü Tuna , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
    İsmail Bilen , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Manisa
    Enver Yılmaz , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Ordu
    Suat Kılıç , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
    Mustafa Çetin , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Uşak
    Atila Emek , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
    Mehmet Ali Özpolat , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
    Atilla Kart , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Konya
    Şahin Mengü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Manisa
    İsa Gök , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Mersin
    Aysel Tuğluk , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
    Süleyman Nevzat Korkmaz , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Isparta
    Faruk Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Konya
    Behiç Çelik , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Mersin

    ————————————————

    Sayın İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyeleri,

    çek yasası nedeniyle insan hakları ihlalleri yaşanmaktadır. Çek yasasına katkılarınızı bekliyoruz.

    Mehmet Zafer Üskül Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Mersin
    Halide İncekara Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
    Mehmet Ekici Başkanvekili , Milliyetci Hareket Partisi, Yozgat
    Abdurrahman Kurt Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
    Ayşe Jale Ağırbaş Katip DSP İstanbul
    Ahmet Koca , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Afyonkarahisar
    Kazim Ataoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bingöl
    Mehmet Ocakden , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursa
    Murat Yıldırım , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Çorum
    Mithat Ekici , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Denizli
    Mustafa Ataş , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İstanbul
    Erdal Kalkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
    Fatih Arıkan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kahramanmaraş
    Ahmet Gökhan Sarıçam , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kırklareli
    Kerim Özkul , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
    Cemal Yılmaz Demir , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Samsun
    Ali Rıza Ertemür , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Denizli
    Çetin Soysal , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul
    Ahmet Ersin , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
    Malik Ecder Özdemir , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Sivas
    Akın Birdal , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Diyarbakır
    Şenol Bal , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, İzmir
    Gürcan Dağdaş , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kars

    ————————————————-

    Sayın Sanayi ve Ticaret komisyonu üyeleri,

    Türk Ticaret hayatı çek yasası aksaması nedeniyle darbe almaktadır. Bir hukuk depremi yaşanmaktadır.

    Soner Aksoy Başkan , Adalet ve Kalkınma Partisi, Kütahya
    Hasan Angı Başkanvekili , Adalet ve Kalkınma Partisi, Konya
    Mahmut Mücahit Fındıklı Sözcü , Adalet ve Kalkınma Partisi, Malatya
    Osman Coşkun Katip , Adalet ve Kalkınma Partisi, Yozgat
    Ahmet Edip Uğur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Balıkesir
    Kutbettin Arzu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Diyarbakır
    Metin Kaşıkoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Düzce
    İbrahim Halil Mazıcıoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Gaziantep
    İsmail Katmerci , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, İzmir
    Eyüp Ayar , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Kocaeli
    Bayram Ali Bayramoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Rize
    Hasan Ali Çelik , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Sakarya
    Afif Demirkıran , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Siirt
    Mustafa Cumur , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Trabzon
    Kayhan Türkmenoğlu , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Van
    Fazlı Erdoğan , Üye, Adalet ve Kalkınma Partisi, Zonguldak
    Tacidar Seyhan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Adana
    Hüsnü Çöllü , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Antalya
    Ergün Aydoğan , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Balıkesir
    Mehmet Ali Susam , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, İzmir
    Mehmet Şevki Kulkuloğlu , Üye, Cumhuriyet Halk Partisi, Kayseri
    Mehmet Nezir Karabaş , Üye, Demokratik Toplum Partisi, Bitlis
    Yılmaz Tankut , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Adana
    Cemaleddin Uslu , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Edirne
    Alim Işık , Üye, Milliyetci Hareket Partisi, Kütahya

    ********

    Kemal KILIÇDAROĞLU, Sadullah ERGİN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Ayşe ARMAN için açık mektup kampanyamıza destek veriniz. Çek yasası nedeniyle yaşanan insan hakları ihlallerinin durdurulmasını talep ediyoruz.

    ****

    Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı !
    Yaşasın tam bağımsız Türkiye !
    Yaşasın demokrasinin bekçisi, bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !

    -

    insan haklarıyla insandır. İnsan hakları hemen şimdi !

    ***

    Bu bir “sivil direniş” dir. TC Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden doğan haklarımızın, örgütlü olarak kullanılmasından ibaretdir.
    Bu bir “yurttaş hareketi” dir. Benzerleri Türk tarihinde yaşanmıştır : Tramvaycılar grevi, İpek işcileri grevi, Paşabahçe grevi, Askeri mahkemelere direnen anneler, Bergama köylüleri direnişi

    • Bakan Sadullah Ergin: PKK’lıların Serbest Bırakılması Savcı ve Hakimlerin İşi

      Adalet Bakanı Sadullah Ergin, PKK’lıların Serbest Bırakılmasını, Savcı ve Hakimlerin Verdiği Karar Olarak Değerlendirdi. Ergin, “Bu Konuda Yorum Yapmam Doğru Olmaz.” Dedi.

      Adalet Bakanı Sadullah Ergin, PKK’lıların serbest bırakılmasını, savcı ve hakimlerin verdiği karar olarak değerlendirdi. Ergin, “Bu konuda yorum yapmam doğru olmaz.” dedi.

      TBMM’de Anayasa Komisyonu toplantısına katılan Bakan Ergin, çıkışta konuya ilişkin gazetecilerin sorularını cevapladı. Bakan Ergin, PKK’lıların salıverilmesine ilişkin bir soruya, “Soruşturmayı ve yargılamayı hakim ve savcılar yapar. İşleyen bir hukuk sistemi var. Bizim hakim ve savcıların işine karışmamız ve bu konuda bir yorumda bulunmamız doğru olamaz.” cevabını verdi.

      Bakan Ergin, ‘Suç işleyenlerin de Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmasını sağlayacak bir değişikliği düşünüp düşünmedikleri’ yönündeki bir soruya ise böyle bir çalışmalarının söz konusu olmadığını söyledi. Ergin, İmralı’ya kimlerin gönderileceğinin sorulması üzerine de “Arkadaşlarımız bu konu üzerinde çalışıyor.” demekle yetindi. (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı) 21.10.2009

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s