Durma! Çabuk ol, gel hemen…


Durma!
Çabuk ol, gel hemen…
Ne ”Evet” demek yaraşır sana ,
Ne ”Hayır”
Senin Şanına sade Gelmek yaraşır Dostum..
Sadece GELMEK…

Mevlana

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, 04.ağustos.2009 , Ankara saat.10:00

Hepimiz Hakkımız için,Özgürlüğümüz için  yavrularımız ağlamasın  diye mücadele ediyoruz.Ve amacımıza ulaşabilmek için en azından bugün hepimiz aynı ”Taraf”ta olmalıyız..

suçlu değiliz

tarihin hükmünü beklemiyoruz

suçlu olan adil çek yasasını çıkarmayanlardır

suçlu olan

hukukun eşitlik ilkesini uygulamayanlardır

suçlu olan

yasalar önünde her vatandaş eşitir anayasa hükmünü göz ardı edenlerdir

suçlu olan

ayni yasaya rağmen beraat ve hüküm karararını bir arada verebilen vicdanlardır

suçlu olan

demokrasimizin yüzüne gölge düşürenlerdir

suçlu değiliz

ülkemizde üretim yaptık

ülkemiz için istihdam yarattık

kobi olduk küçük esnaf olduk ekonominin dişlileri olduk

yüzler olduk binler olduk milyonlar olduk

evlere ekmek sofralara aş ülkemize kalkınma olduk

büyüme oranındaki sayılar biz olduk

suçlu değiliz

borcumuz için özgürlükleri ipotek altına alınanlarız

borcu için hapis yatanlarız

iktidar ile yargı arasına sıkıştırılanlarız

kaçağız başı önünde komşusundan utananlarız

suçlu değiliz

suçsuzluğumuz herkesin dilindedir

hukukçularımız mahkemelerimiz suçlu değil borçlu olduğumuzu söylüyor

meclis komisyon başkanımız bunu söylüyor

yargıtay başkanımız bunu söylüyor

olmayan bir yasayla suçlanıyoruz

suçlu değiliz

suçlu olmadığımızı haykırmak için

yasasız suçlanmamızın hesabını sormak için

meclise geliyoruz

demokrasi adalet ve insan haklarından yanayım diyen hekesi destek olmaya çağırıyoruz

suçlu değil borçluyuz

suçlu değiliz

İnsanlık onuru, borca hapisi yenecektir.

İnsan haklarıyla insandır.

İnsan hakları hemen şimdi !

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, 04.ağustos.2009 , Ankara saat.10:00

Davet metini Acil demokrasi ve Umut rumuzlu katılımcıların ortak çalışmasıdır.

Önerdiğim yazılar

7 responses to “Durma! Çabuk ol, gel hemen…

  1. insanlık onuru borca hapisi yenecektir.


    Kemal KILIÇDAROĞLU ‘na açık mektup yazıyoruz. Yaşasın tam bağımsız ve adil Türk Yargısı ! Yaşasın demokrasinin beşiği olan tam bağımsız Türkiye Büyük Millet Meclisi !

    ******

    Adalet komisyonun sayın üyeleri;

    Görüşmekte olduğunuz çek kanundan hapis cezasının ve hapis cezasına yol açabilecek düzenlemlerin çıkartın lütfen. yuvalar yıkılmasın. hapis yatarak borç ödenmez.

    Ahmet İyimaya Başkan AK Parti Ankara
    Hakkı Köylü Başkanvekili AK Parti Kastamonu
    Mehmet Emin Ekmen Sözcü AK Parti Batman
    İlknur İnceöz Katip AK Parti Aksaray
    Ahmet Aydın Üye AK Parti Adıyaman
    Zekeriya Aslan Üye AK Parti Afyonkarahisar
    Yılmaz Tunç Üye AK Parti Bartın
    Mehmet Tunçak Üye AK Parti Bursa
    Mehmet Salih Erdoğan Üye AK Parti Denizli
    Celal Erbay Üye AK Parti Düzce
    Veysi Kaynak Üye AK Parti Kahramanmaraş
    Ali Öztürk Üye AK Parti Konya
    İhsan Koca Üye AK Parti Malatya
    Mustafa Hamarat Üye AK Parti Ordu
    Yahya Akman Üye AK Parti Şanlıurfa
    Halil Ünlütepe Üye CHP Afyonkarahisar
    Turgut Dibek Üye CHP Kırklareli
    Ali Rıza Öztürk Üye CHP Mersin
    Rahmi Güner Üye CHP Ordu
    Ali İhsan Köktürk Üye CHP Zonguldak
    Hamit Geylani Üye DTP Hakkari
    Osman Ertuğrul Üye MHP Aksaray
    Metin Çobanoğlu Üye MHP Kırşehir
    Rıdvan Yalçın Üye MHP Ordu

    *****

    Avrupa Birliği uyum komisyonu’ nun sayın üyeleri,

    görüşmekte olduğunuz çek kanundan hapis cezasının ve hapis cezasına yol açabilecek düzenlemlerin çıkartın, lütfen. yuvalar yılkılmasın. hapis yatarak borç ödenmez.

    Yaşar Yakış Başkan AK Parti Düzce
    Lutfi Elvan Başkanvekili AK Parti Karaman
    Onur Başaran Öymen Başkanvekili CHP Bursa
    Fazilet Dağcı Çığlık Sözcü AK Parti Erzurum
    Osman Çakır Katip MHP Samsun
    Afif Demirkıran Üye AK Parti Siirt
    Burhan Kayatürk Üye AK Parti Ankara
    Yusuf Ziya İrbeç Üye AK Parti Antalya
    Cevdet Yılmaz Üye AK Parti Bingöl
    İbrahim Kavaz Üye AK Parti Erzurum
    Mustafa Öztürk Üye AK Parti Hatay
    Mehmet Sait Dilek Üye AK Parti Isparta
    Mehmet Beyazıt Denizolgun Üye AK Parti İstanbul
    Taha Aksoy Üye AK Parti İzmir
    Musa Sıvacıoğlu Üye AK Parti Kastamonu
    İsmail Hakkı Biçer Üye AK PartiKütahya
    Cüneyt Yüksel Üye AK Parti Mardin
    Çağla Aktemur Özyavuz Üye AK Parti Şanlıurfa
    Nevingaye Erbatur Üye CHP Adana
    Mustafa Şükrü Elekdağ Üye CHP İstanbul
    Algan Hacaloğlu Üye CHP İstanbul
    Osman Coşkunoğlu Üye CHP Uşak
    Ahmet Kenan Tanrıkulu Üye MHP İzmir
    Mithat Melen Üye MHP İstanbul
    Bengi Yıldız Üye DTP Batman
    Hüseyin Pazarcı

    ******

    Ayşe ARMAN, Zafer ÇAĞLAYAN ve Kemal KILIÇDAROĞLU ‘na Türkiye’de yaşanan bu hukuk depremi ile ilgilenmeleri için mektup yazıyoruz. Desteğinizi bekliyoruz.

  2. sevgili admin
    alçakgönüllülüğünüzü biliyoruz
    metnin hazırlanması kesinlikle size aittir
    biz sadece bizi ifade ettiğine inandığımız duygularımızı aktardık
    gündemi yakalayan sunum sizindir
    emeklerinizden dolayı teşekkür ediyorum

    • Emek veren bütün arkadaşlara, Sn Admin ve Sn Acil Demokrasi’ ye teşekkürler.
      Artık bu kabus sona ersin.
      Hadi hepberaber 4 Ağustos günü ”özgürlüğümüz”e konulan ipoteğin fekkini isteyelim.Hep beraber,yanan yüreklerin sesi olalım.ANKARA KESK’ te buluşalım……

    • şu anda 4-ağustos ‘a göre bir kaç adım öndeyiz. en azından toplantıya kimin başkanlık-sözcülük yapacağı tartışması yok. Tartışma yapılıyor isede ben duymadım.

      • Ertuğrul Özkök ve Ayşe Arman bunları da denesin
        16 Temmuz 2009 17:04

        Doğan Grubu yazarlarından Ayşe Arman ve arkadaşı, tesettür kıyafet giyip İstanbul sosyetesinin eğlence yeri Reina’ya girmeyi denemiş ama girememiş. “Karşı mahalle” olan Fatih semtine ve mütedeyyin kesimlerin tatil yaptığı bazı yerlere de çeşitli kıyafetlerle girmişler. Onları da denemişler. Hanımefendi karşılaştıklarını dalga geçerek yayınladı. Güya mahalle baskısının ne olduğunu ispat ederek, mahalle baskısı sosyoloğu olan genel yayın yönetmenini haklı çıkarmaya çalışıyor.

        Kullanılan yöntem, aslında gazetecilik mesleği açısından mantıklı bir yöntem sayılabilir. Tabi aradığınızı söylediğiniz şeyi gerçekten bulmak istiyorsanız.. maksat gerçeği bulmak değil de maskaralık ve çarpıtma yapmak olunca hangi yolu denerseniz deneyin gerçeği bulamazsınız. Dolayısıyla Ayşe Arman’ın yaptığı maskaralıktan öte gidemedi. Gerçi Ayşe Arman’ın bir tek amacı var. Gündemde kalmak. Yazıları muhteva bakımından bir anlam taşımayınca, bazen soyunarak bazen çarşafa girerek kendinden söz ettiriyor. Şimdi biz de ister istemez onun arzu ettiğini yapmış oluyoruz. Ama olsun.

        Sosyolog Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, mahalle baskısını gerçekten görmek istiyorsa, her türlü lüks tüketimin kışkırtıcı biçimde teşvik edildiği ülkede önce 550 lira aylık ücretle bir ay yaşamayı denesin.

        Kadınların taktığı peruğa kafayı takan Ertuğrul Özkök, yüzüne gerçekçi bir takma sakal takarak orduevinde görev yapan bir tanıdığını ziyarete gitsin. İçeri girmeyi denesin.

        Ertuğrul Özkök, kendisinin cumhurbaşkanı seçildiğini ama eşi başörtülü diye kendisinin başkomutan olmasına rağmen diğer komutanlarca kabullenilmek istenmediğini tahayyül etsin.

        Ertuğrul Özkök, kendisinin subay veya astsubay olduğunu ama dini vecibelerini, inançlarının gereğini yerine getirdi diye ordudan atıldığını düşünsün.

        Ertuğrul Özkök, ordu mensubu olduğunu düşünsün ve eşinin başı örtülü diye kendisinin ordudan ihraç edildiğini ve iade-i itibar için tüm hukuki yolların kapalı olduğunu, askerlik mesleği dışında bile herhangi bir iş bulamadığını düşünsün.

        ***

        Ayşe arman ve onun gibi düşünenler ise, bir gün askerin yemin törenine başı örtülü olarak gidip, “kardeşinin yemin töreninde yer almak istediğini” söyleyip yemin edilen askeri mahalle girmeyi denesin.

        Ayşe Arman, denemesi mümkün değil ama milletvekili seçildiğini ve doğal olarak TBMM genel kuruluna girmek istediğini fakat kendisinin sadece düşüncesi ve başörtüsü sebebiyle TBMM genel kurulundan karga tulumba dışarı atıldığını, arkasından da gözü dönmüş bir savcı tarafından gece yarısı evinin basıldığını düşünsün. Sonra da milletvekilliği hakkından mahrum edildiğini..

        Ayşe Arman başını örtsün ve en yakın bir üniversite kampusüne bir öğrenci olarak girmeyi denesin. Nasıl karşılandığını anlasın..

        Ayşe Arman bir an için üniversiteyi bitirdiğini ve fakülte birincisi olduğunu ikinci, üçüncü ve daha geride dereceye girenler ödüllendirilirken kendisinin sahneye bile çıkarılmadığını, ya da sahneye çıkmış olsa bile bir terörist gibi ağzının kapatılarak yaka paça dışarı atıldığını, ödüllendirilmek bir yana hakaret edildiğini düşünsün.. bütün bunların tek sebebi ise başındaki örtü olsun..

        Ayşe Arman, ailesi veya kendisi istediği için devam etiği imam hatip lisesi’ni birincilikle bitirdiğini, iki milyona yakın öğrencinin katıldığı sınavda Türkiye ikincisi olduğunu, hukuk fakültesi istemesine rağmen adaletsizce kesilen puanlar nedeniyle arzu etmediği tek okula mahkum edildiğini düşünsün.

        Bir belediye başkanı, milletvekili ya da bürokratın başörtülü eşi olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda subaylarla yan yana protokolde yer almayı denesin.

        Ayşe Arman, eşinin cumhurbaşkanı olduğunu ama kendisinin başörtüsü sebebiyle komutanların, kocasının cumhurbaşkanlığını kabullenmek istemediklerini düşünsün.

        Bütün bu denemeler ve yapılacak muhakemeler sonucunda Ertuğrul Özkök ve Ayşe Arman, tüm ilkel düşüncelerini ve ön yargılarını bir yana bırakıp değerlendirmelerine rağmen, karşılaştıklarından mutlu ve huzurlu iseler, laik-demokratik bir ülkede bunların normal bir uygulama olduğunu kabul edebiliyorlarsa biz de susalım, Ertuğrul Özkök ve Ayşe Arman gibi düşünelim.

        Yok. Ayşe Arman ve Ertuğrul Özkök kendi aralarında tiyatro yapmak ve milleti eğlendirmek istiyorlarsa şaklabanlığı ve gazeteciği bırakıp adam gibi tiyatro yapsınlar. Biz de bilet alıp onları saygı ile dinleyelim.

        • Dün Tunceli “de konuşan CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu , “Her yurttaşın doğuştan edindiği kimliği kendi şerefidir. Bu kimlik de Türkiye Cumhuriyeti Devleti açısından bir onur belgesidir” dedi.

          DİNLEME İDDİALARI

          Bir gazetecinin telefonların dinlenildiği iddialarını hatırlatması üzerine ise Kılıçdaroğlu , şunları şöyledi: “Herkesin izlendiği ortam demokrasilerde yoktur. Yargıtay bu konuda

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s