Çek Mağdurları Blogları , 4.ağustos.2009 Ankara toplantısı notları


Eylem sonrası yapılan ortak açıklama

Yine yeterli sayı yoktu. Gündem yine dolumu dolu. Meclisin açılması dolayısıyla farklı gurupların mecliste eylem yapacak olmaları da işin cabası.
Bu durumda yapılması gerekenlerin hepsini yaptım sanıyorum.


Önce TESK önünde arkadaşlarım güvenliğini sağladım. Meclis önüne yine polis nezaretinde geldik. Benimle birlikte 5 arkadaş MHP gurup başkanvekili Sayın Mehmet Şandır ile görüştük.diğer arkadaşları içeri almadılar. Uyarılarıma rağmen toplu girmeye kalktılar çünkü. Ayrıca eylemci gurupların da olması bunda büyük rol oynadı.
Sayın Şandır, bize; bu işin çözüleceğini, bizim muhalefetimizin size zararı olur şeklinde ikazı oldu ve kendisi önce Sayın İyimaya ile görüştü ve bizim için adalet bakanından randevu talep etti.

yazının tümünü okumak için bu linke tıklayınız.

4.ağustos eyleminin önemi nedir ?

4 AĞUSTOSTA MECLİS AÇILACAK VE BAŞKAN SEÇİLİNCEYE KADAR (MUHTEMEL 21 AĞUSTOSA KADAR) AÇIK TUTULACAKTIR.

BU SEBEPLE BU VAKİTLER BİZ ÇEK MAĞDURLARI İÇİN ÖNEM ARZETMEKTEDİR. BÜYÜK BİR FIRSATTIR. BU FIRSATI ÇOK İNCE BİR ŞEKİLDE DÜŞÜNÜP PLANLAYIP ORTAYA BİR STRATEJİ KOYUP DEĞERLENDİRMEK GEREKMEKTEDİR.

DOSTLARIM; BENİM HİÇ BİR PARTİYLE BİR BAĞLANTIM YOKTUR. UZUN YILLAR ASKERLİK YAPMANIN BUNDA ETKİSİ ÇOKTUR. SİYASİ BİR GÖRÜŞÜM DE YOKTUR. HER DOĞRU BENİM DE DOĞRUM, HER YANLIŞ BENİM DE YANLIŞIMDIR.
29 HAZİRAN ANKARA EYLEMİMİZDEN ÖNCE YARGITAY BAŞKANINDAN GÖRÜŞME TALEP ETTİM. “BU MESELE SİYASETİN MESELESİDİR” DİYE REDDEDİLDİM.
BAZI AVUKAT DOSTLARIMIZ BENİ CAHİLLİKLE SUÇLADI. CÜRET ETMEK CAHİLLİK DEMEK DEĞİLDİR. CÜRET ETMEK İMKANLARI ZORLAMAKTIR. İMKANLARI ZORLAMAK İÇİN ELİMDEN NE GELİRSE YAPARIM.

yazının tümünü buradan okuyabilirsiniz.

eylem öncesi ortak açıklama metini

Karşılıksız çeke hapis cezası bir insanlık ayıbıdır.

Bu haksız ceza nedeniyle binlerce insan mağdur olmuştur, olmaktadır ve olacaktır.

Bizlerin amacı bu insanlık ayıbının giderilmesidir.

Bunun dışında bir amacımız olamaz. Başka amaçlar için bloglarımızın kullanılmasına göz yumamayız.

Hiçbir siyasi partiyi desteklemediğimiz gibi hiçbirinede karşı değiliz.

Çek mağdurları bu ortamda haklarını aramak zorundadır. Mücadele çok zordur.

Mağdurlar baskı altındadır. Maddi güçlükler, yasal sıkıntılar ve sizin bildiğiniz pek çok sorun vardır.

Bu ortamda birlikte eylem yapmak, ortak platformlarda tartışmak yeterince zordur

yazının tümünü buradan okuyabilirsiniz.

çek mağdurları eylemi için hazırladığımız ortak bildiri

suçlu değiliz

tarihin hükmünü beklemiyoruz

suçlu olan adil çek yasasını çıkarmayanlardır

suçlu olan

hukukun eşitlik ilkesini uygulamayanlardır

suçlu olan

yasalar önünde her vatandaş eşitir anayasa hükmünü göz ardı edenlerdir

suçlu olan

ayni yasaya rağmen beraat ve hüküm karararını bir arada verebilen vicdanlardır

suçlu olan

demokrasimizin yüzüne gölge düşürenlerdir

suçlu değiliz

bildirinin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Türkiye’de bir sosyal deprem yaşanmaktadır. Ekonomik krizin etkileri derinleşmektedir.

Günde 2.500 ev ve işyerine haciz memuru gitmektedir. Hergün 25.000 çeke “karşılıksızdır” damgası vurulmaktadır.

Cezaevlerinde 65.000 kişi, karşılıksız çek suçundan yatmaktadır. 200.000 kişi kaçak durumdadır.

Mahkemelerde en az 250.000 karşılıksız çek dosyası  beklemektedir.

Her 17 aileden birisinde en az bir karşılıksız çek sabıkalısı vardır.

Her 14 aileden birisinde bir yıl içerisinde bir çek mahkumu olacaktır.

Her  10 aileden en az birer kişi alacağını tahsil edemediği , borcunu ödeyemediği için  asliye ceza mahkemelerde dava takip etmektedir.

Kriz büyürken,  devlet  para cezalarını tahsil etmek için hapis tehdidi kullanmaktadır.

Bizler bunun ilk kurbanlarıyız. Bizler çek mağdurlarıyız.

bildirinin tamamını buradan okuyabilirsiniz.

14 responses to “Çek Mağdurları Blogları , 4.ağustos.2009 Ankara toplantısı notları

  1. bu eylem bizzat burhan işcan tarafından sabote edilmiştir.

    diğer blog ile yaptığı tartışmaları hatırlayınız.

    ben gelmeyeceğim demelerini hatırlayınız.

    iahaderi taşladılar açıklamalarını hatırlayınız.

    4auğustos eylemini burhan işcan sabote etmiştir.

  2. sevgili burhan bey
    bir konuda mutabakat olduğunu sanıyorum
    eylem kollektif bir üründür
    sizin 4 ağustos değerlendirmenizdede bunun altı çizilmiştir
    ben bugün yine ayni biçimde düşünüyorum
    11 ağustos eylemi öncesi değerlendirmelerimi ve yöntem üzerine düşüncelerimi yazdım
    bu eylemdede 4 ağustos öncesi gibi,ortak aklın ürünü bir bildiriyle çağrı yapılması daha uygun olacaktı,ama olamadı
    bu birliktelik üzerine kafa yormuşken ve yol almışken olamadı
    hatırlarsanız 4 ağustos eylem planımızda siz yöneticimiz sayın emre de organizatörümüzdü
    arada çok kısa bir zaman dilimi olmasına rağmen bu kez eylem programımız yok
    ben bu yüzden kendi düşüncelerimi ve önerilerimi yazdım
    bu ayni zamanda organize olamadığımızın itirafıdır
    yarın eylem günüdür ben sizin yöneticimiz ve emre nin organizatörlüğünü bu gün de kabul ediyorum
    ama sizin de yapmanız gereken birşey olduğunu belirtmek istiyorum
    ortak program üretme kanallarını biliyorsunuz lütfen bu kanalları tekrar kullanın,geç kalınmış değildir
    eylemler ortak aklın ürünü olmadığında sorumluluğu ve başarısızlığı birilerine yüklemek çok kolay olacaktır
    che nin dediği gibi “başarı hepimizin çocuklarıdır,başarısızlık öksüz kalmasın”
    başarısızlık tüm mağdurları babasız bırakacaktır

  3. 11.ağustos.2009 eylemi hakkında

    11.ağustos günü Burhan İŞCAN ‘ın Ankara’ya yaptığı davet dışında BİLDİĞİM BİR ŞEY YOKTUR.

    Burhan İŞCAN ‘ın katıldığı eylemleri koşulsuz destekliyorum.

    Bundan fazlada bir şey yapamıyorum. Organize olmadan yapılacak eylemler, bireysel başkaldırılar olarak kalır.

    Zaten yokluklar içinde yaşayan mağdurları, iyi organize olmadan eylemlere çağırmaya gönlüm elvermiyor.

  4. YAPTIKLARIMDAN BU ŞAHSINDA FAYDALANACAĞI, YİNE AZ KATILIM OLACAĞI KESİN. BU ŞAHSI VE SİZLERİ BEKLENTİLERİNİZE TERK EDİYORUM.
    BENİM ÇIKACAK KANUNLA İGİLİ ZATEN BEKLENTİM DE YOK.
    11 AĞUSTOSTA YA BU ŞEKERİ HAKLI ÇIKARIRSINIZ.
    YADA GİDER ONURUNUZU KURTARIRSINIZ.

    YAZILANLARA BAKIYORUM.

    YASADA ADLİ PARA CEZASI YOK DİYORUM. DAHA HALA TARTIŞILIYOR.

    10 HAZİRANDAN BERİ YASA SİZİ BEKLİYOR DİYORUM. ACABA GİTSEK Mİ GİTMESEK Mİ.

    SANAYİ BAKANI BENİ TEYİT EDİYOR. ARKASINDAN BAHANE BULMAK İÇİN TÜRLÜ ACABALAR.

    ÇEKİNCELERİ VAR DİYORUM.

    YARGITAYI BU YÜZDEN TUTUYORLAR DİYORUM

    HALA BU ŞEKER GİBİ “KENDİSİ GİBİ BİLİRMİŞ KARŞISINDAKİNİ” TABİRİNDEN YORUMLAR.

    HELAL OLSUN SİZE.
    UYUMAYA DEVAM
    BEKLENTİLER RAHATLIKTIR.
    İÇERDEKİLERİN SIRASI SİZE GELİNCE UYANIRSINIZ
    İYİ UYKULAR DİLERİM BURHAN İŞCAN

  5. seker765
    Ağustos 10, 2009, 11:31 am üzerinde
    doğrulardan neden kaçarsın sayın “ÖZDE DEĞİL SÖZDE BAŞKAN”
    bak okuda ne durumda olduğunu gör…utancın mı var da yazdıklarımı sildiriyorsun..

    üstelik etik dışı yada hakaret yok içeriğinde…
    gerçeklerden kaçma sayın “ÖZÜ OLMAYAN SÖZDE BAŞKAN”

    seiz hariç herkese sonsuz selam ve saygılar…

    seker765

    • sn ŞEKER765,SELAM VE SAYGI GÖNDERİRKEN LÜTFEN BENİDE EKLEYİNİZ
      SELAM VE SAYGI DİLEKLERİNİZ BENİ RAHATSIZ ETMEYE BAŞLADI
      ARTIK AMACINIZ ELEŞTİRDEN ZİYADE TAHRİKLERE ULAŞTI
      GÜN İÇİNDE YETERİNCE
      TARTIŞIYORUM ZATEN
      ŞU BAŞIMA GELENLERLE
      YASA ÇIKSADA ÇIKMASADA
      BEN BURHAN AGBİNİN ÇABALARINA SAYGILIYIM O SEN HARİÇ HERKEZE SELAM SAYGI LAFINDAN BENİDE ÇIKAR
      İYİ TAHRİKLER …
      METİN

    • bu şeker765 çekişmeleri yapaydır. amacı bölmektir.

  6. TEŞEKÜRLER HERKESE

  7. seker765
    Ağustos 10, 2009, 11:29 am üzerinde
    yav sayın “ÖZDE DEĞİL SADECE SÖZDE BAŞKAN” sen ne anlamaz bir adamsın şaşıyorum haline…çok yorma kendini bozuk psikolojini daha da bozma…senin hastalığın benim uzmanlık alanım…bak seni hiç görmedim ve tanımamda ama ben seni uzaktan muayene ettim ve teşhisimi de koydum…senin hastalığın “OBSESİF KOMPULSİF” dir…ilacın da DİAZEPAM 5 liktir…lütfen ilk hafta her gün…2. hafta 2 günde bir…3. hafta haftada 2 ve 4.hafta haftada 1 kullan bu ilacı…bu 1 aylık periyot sonu 15 günde 1 ve (4hafta) sonrası ayda 1 ölene kadar kullanın….

    not= alkol ile kullanılmaz …yeşil reçete ilaçtır…ayrıca seni dr. parasındanda kurtardım…bi teşekkür yeter…

    Obsesif Kompulsif Bozukluk

    Saplantı zorlantı bozukluğu (SZB)

    Kişinin önemli sayılabilecek sure vaktini oyalayan (günde 1 saatten daha uzun sure tutan) , belirgin sıkıntıya veya işlevselliğinde önemli ölçüde bozulmaya yol açan tekrarlayıcı obsesyon ya da kompulsiyonlarla suren bir psikiyatri bozukluğudur…

    okb – Obsesif Kompulsif Bozukluk anksiyete bozuklukları içinde gruplanır. günlük hayatta batıl inancı olan, en ufak şeylerden
    kaygı duyan veya şüphelenen insanlar çoktur. bu gibi belirtileri gösteren herkes hasta olarak kabul edilemez, ancak bu düşünce ve davranışlar aşırıya kaçtığında obsesif kompulsif bozukluktan söz edilir. bazı kişiler aklına kötü bir şey geldiğinde bir tahtaya vurarak “allah korusun” der veya evden çıkarken dış kapının kilitli olup olmadığını bir kaç defa kontrol eden sıktır, bu tür davranışları obsesif kompulsif bozukluk olarak değerlendirmek yanlış olur. bu hastalığın en önemli özelliği kişilerin takıntılı düşüncelerinin ve davranışlarının farkında olmasıdır. bu kişilerde akla takılan düşünceler istemli olarak uzaklaştırılamaz veya saçma olduğunu bile bile aynı davranış çok defa tekrar edilir(dini alet ederek söylemek istediklerini tekrar tekrar anlatanlar gibi). bu hastalığa yakalanmış kişilerin günlük işlevlerini yerine getirmesi güçleşir, iş hayatı ve sosyal ilişkileri genelde bozulur.

    sayın “ÖZDE DEĞİL AMA SÖZDE BAŞKAN sayın işcan” size bu ön bilgileri verdim lütfen okuyun ve kendinizin ne durumda olduğunu anlayın..bu ön bilgiler ne hikmetse sadece sizi anlatıyor bana…öyle değil mi? siz ne dersiniz?

    siz hariç herkese saygılar..

    • Yahu şeker kardeşim,
      Sen bir insana ruh hastasısın diye hakaret ettiğinin farkındamısın.Bu yetkiyi kimden alırsın, bu saldırgan tavırların neye hizmet içindir.Sen psikoloji okuduğunu söylüyorsun ama her halde yarım kalmış ki senin kafanda her şey birbirine karışmış.
      Yazık gerçekten çok yazık.Allah sana akıl fikir ihsan eylesin.

      LA HAVLE VE LA KUVVET
      YA SABIR YA RABBİ

      • iyi duadır

        • “KIZIM HER SEVİŞMEDEN SONRA ‘OH BE DÜNYA VARMIŞ’ DEMELİ!”

          Ayşe Arman
          Kahkahalar atarak sevişmek

          HER çocuk ayrı bir kişiliktir.

          Bunu öğrenmiş bulunuyorum.

          Yani “Benim kızım şöyle olacak ya da böyle olacak” demekle olmuyor.

          O ne isterse onu yapıyor.

          Belki modern zamanlara tepki olarak muhafazakar biri olacak.

          Belki de her şeyin üzerine çıkarak, inanılmaz özgür, liberal bir kişiliğe dönüşecek.

          Bilemiyorum.

          Ama ben anne olarak seksin karanlık, sıkıntılı, uzak durulması gereken bir kavram değil tam tersine “eğlenceli” bir şey olduğunu öğretebilmeyi istiyorum.

          Eğlenceli ve değerli.

          Haz ve seks dendiği anda, aklına seks de gelmeli.

          Sevişmek denince gerginlikten ölmemeli.

          Gözlerini kaçırmamalı.

          Kasılıp kalmamalı.

          Suçluluk duymamalı.

          Zevk almayı, bir hak gibi görmeli.

          Zevk almayı ve zevk vermeyi…

          Öğrenmeli…

          Ve seks deyince, gülmeli.

          Evet, gülmeli…

          Kahkahalar atarak sevişmeli.

          Seks, mutluluk getirmeli.

          Her sevişmeden sonra, “Oh be dünya varmış!” demeli.

          ***

          Bir erkekle sevişirken, ona bir şeyler bahşediyormuş gibi hissetmemeli.

          Çünkü bunu öğretiyor bu toplum bize:

          Sen kadınsın, sende herkesin peşinde olduğu bir şey var. Birlikte yatağa girdiğin erkeğe müthiş bir şey bahşediyorsun. Kendini sunuyorsun, veriyorsun. O yüzden ucuza gitme. Bir adam seninle sevişiyorsa… Seninle evlenmeli. Sana bakmalı. Çocuk yapmalı. Kat almalı. Yat almalı. Bir de kürk sarmalı…”

          Ben çocuğuma böyle yanlış şeyler öğretmek istemiyorum.

          Seksi bir ticaret gibi algılamasını istemiyorum.

          Hayır efendim, vermek filan değil bir kadın için seks demek istiyorum.

          Sadece vermek değil.

          Almak da aynı zamanda.

          Haz almak ve zevk vermek.

          Bu bir alışveriş, eğlenceli, eşsiz bir alışveriş.

          ***

          Ve en en en önemlisi…

          Seksi, aşk gibi görmeli.

          Aşık olmadan, sevişmemeli.

          Ama ben de anneyim, yapacağım tabii anneliğimi!

          Tabii ki her bulduğu adama karışacağım, beğeneceğim, beğenmeyeceğim, bir işe yaramasa da, faydası olmasa da kimilerine itiraz edeceğim, bu da benim hakkım, ama yine de ona en çok aşkın ne kadar önemli olduğunu anlatacağım..

          Temel olarak da, aşık olmadan sevişmemesi gerektiğini öğretmeye çalışacağım.

          O zaman da her önüne gelene áşık olamayacağı için, her önüne gelenle sevişemez zaten…

          HAMİŞ: Merak edenlere; oğlum olsaydı da aynı şeyleri öğretmeye çalışırdım, değişen bir şey olmazdı.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s