Sadullah ERGİN çek yasasına el atalım. Bitsin bu mağduriyet


Sayın Sadullah  ERGİN ‘in çek yasası için yaptığı çalışmaları biliyoruz.  Hareketli geçen bir Komisyon Toplantısı vardı.   Mücadelenin aşamalarını anımsatmak için paylaşıyorum.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi Üyesi Ömer Yılmaz Çamlıbel, çek suçlarına ilişkin 2004 yılı dosyalarının Yargıtaya yeni gelmeye başladığını, şu an Yargıtaydaki dosya sayısının 75 bin olduğunu söyledi.  Bu dosyaların, eski kanuna göre mi yoksa yeni kanuna göre mi  sonuçlandırılacağı konusunda kararın siyasi iradeye ait olduğunu ifade eden Çamlıbel, dosyaların zaman aşımına uğrayabileceği uyarısında bulundu. Çamlıbel, ”Yargıtay olarak bu yükün altından kalkarız. Türkiye ekonomisine de yardımcı oluruz. 75 bin dosyayı, 3 yılda bitiririz” dedi.  Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Türkiye Bankalar Birliği, BDDK ile  MASAK temsilcilerinin görüşlerini açıklamalarının ardından, milletvekilleri söz aldı.

Adalet Bakanı Sadullah ERGİN

Adalet Bakanı Sadullah ERGİN

yazının tümünü buradan okuyabilirsiniz.

  • Kemal Kilicdaroğlu imza kampanyası ve açık mektubumuz.
  • Zafer Çağlayan için hazırladığımız açık mektubumuz.
  • Sayın Sadullah ERGİN, biz çek mağdurlarıyız. Adil bir çek yasası istiyoruz.
  • Reklamlar

    One response to “Sadullah ERGİN çek yasasına el atalım. Bitsin bu mağduriyet

    1. 14 Şubat 2009 22:11

      CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Çocuk denildiğinde benim aklıma 70 milyonun adlarını bilmediğim, yüzlerini bilmediğim çocukları geliyor. Başbakan’ın aklına kendi ailesi geliyor” dedi.

      Deniz Baykal, Kadir Has Kongre Merkezi’nde partisince düzenlenen aday tanıtım toplantısında, AK Parti iktidarı dönemindeki yolsuzlukların saymakla bitirilemeyeceğini iddia etti.

      Sabah-ATV satışında da usulsüzlükler yapıldığını savunan Baykal, şunları söyledi:

      ”Sabah-ATV grubuna TMSF borçları nedeniyle el koydu ve sonra bunlar satışa çıkarıldı. Bunları almak için ortaya çıkanlar Başbakan ile görüştükten sonra kenara çekildi. Dünyada ve Türkiye’de bunları almak için sadece bir talipli çıktı. O da tesadüfe bakın Başbakan’ın damadının başında bulunduğu şirket. Başbakan bu şirketten ‘Bizim Çalık’ diye söz ediyor. Başbakan, Türkiye’deki binlerce şirketin tümüne aynı mesafede olmalı, hepsine aynı şekilde sahip çıkmalı, birine değil. Böyle bir başbakanlık anlayışından iktidara gelmeden kurtuluş yok. Başbakan’ın çocukları maşallah almış vermiş. Peki 70 milyonun çocuğu ne olacak. Çocuk denildiğinde benim aklıma 70 milyonun adlarını bilmediğim, yüzlerini bilmediğim çocukları geliyor. Başbakan’ın aklına kendi ailesi geliyor. Türkiye’nin bütün evlatları benim çocuğum. Bu alışverişe karşı 750 milyon dolar ödeyecekler. Özel bankaların hiçbiri kredi vermedi. Ziraat Bankası ve Halk Bankası krediyi verdi. Bu olaydan sonra kriz ortaya çıktı. Halk Bankası esnafa, Ziraat Bankası çiftçiye kredi verecek, veremiyor. Çünkü krediyi damadın şirketine verdi.”

      ”KILIÇDAROĞLU BAŞKAN OLMADAN HİZMET ETMEYE BAŞLADI”

      Konuşması zaman zaman ”Hükümet istifa” ve ”Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganlarıyla kesilen Deniz Baykal, İstanbul Eyüp’teki bir arsanın ”ateş topu gibi” olduğunu ve ”elinde tutanı yaktığını” ileri sürdü.

      Partisinin İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha belediye başkanı seçilmeden millete hizmet etmeye başladığını ifade eden Baykal, şöyle devam etti:

      ”Eyüp’teki arazi 3 kişinin eline geçti. Yeşil alan olarak belediye meclisinde imar değişikliği yapıldı. Sonra buraya AK Parti il başkanlığı binası yapılacağı söylendi. Ama daha sonra ticari alan olarak kullanılmasına karar verildi. Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan’a ‘Ekrem Tosun kim?’ diye sordu. Oğlunun vekili olduğu ortaya çıktı. Başbakan il il dolaşıyor ama bunlarla ilgili tek kelime etmedi, bunları yalanlamadı. Vatandaşa İsmet Paşa döneminde karneyle alışveriş yapma dönemini anlatıyor. Gel günümüze gel, Eyüp’e gel, bunları anlat. Kemal Kılıçdaroğlu, daha belediye başkanı seçilmeden hizmet etmeye başladı. Yolsuzluk yapılan arsayı suçüstü yaptı ve millete kazandırdı. O arsa ateş topu gibi oldu. Apar topar Futbol Federasyonuna bağışlandı.”

      ”İKTİDARIN GİDİŞİ İYİ DEĞİL”

      İktidarın gidişinin hem kendisi hem de Türkiye için iyi olmadığını savunan Baykal, iktidarın Türkiye’nin başına çok iş açtığını öne sürdü.

      Baykal, milletin iktidara daha fazla destek vermesi halinde ülkenin başına çok daha büyük işler açacağını kaydederek, şöyle konuştu:

      ”Milletin bu konuda büyük bir önemi vardır. Türkiye’yi bunların elinde oyuncak olmaktan çıkarmak zorundadır. Türkiye kurumlarıyla, toplumu çeşitli kesimleriyle zıt düşen, gerilim içinde bir toplum, gerilim içinde bir ülke haline dönüştürülüyor. Buna mutlaka ‘dur’ demek zorundayız. Bu gidiş iyi bir gidiş değildir. Bunları bundan sonraki seçimlerde bir frenle eteğinden çekmeye ihtiyaç vardır. Bu seçimlerde Türkiye yeni bir rota belirlerse, yeni bir doğrultu çizerse toparlanır. Yoksa ekonomik krizi de siyasi gerginlikleri de yolsuzlukları da alır başını gider. Bunun acısını ızdırabını da bütün milletimiz çeker. Bunu yıllardır söylüyoruz. Bugün bir kez daha hepinizin dikkatini bu noktaya çekmeye çalışıyoruz.”

      CHP’nin devletin temellerinin doğru atıldığına, rejimin özünün doğru olduğuna inandığını kaydeden Baykal, CHP olarak ülkeyi bölme, parçalama, birbirine düşürme peşinde olmadıklarını söyledi.

      Bu düşüncede olanları, onlara cesaret verenleri, sırtını sıvazlayanları gördüklerini kaydeden Baykal, şunları söyledi:

      ”Onlara karşı Türkiye’nin bütünlüğüne sahip çıkma kararlılığı içinde mücadelemizi götürüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iktidara destek olunursa ciddi sıkıntıların artarak ortaya çıkacağına inanıyoruz. Bizim devletimizi kurarken, nur içinde yatsın, Allah rahmet eylesin, Mustafa Kemal Atatürk kimseyi kimseden ayırmamıştır. Bu vatanda yaşayan herkesi etnik kökü, kökeni ne olursa olsun, inancı, mezhebi ne olursa olsun, ayırmayı kesinlikle reddetmiştir. Demiştir ki ‘hepimiz eşitiz, hepimiz kardeşiz, hepimiz Türk milletinin parçasıyız’. Bu temeli bozmamak, bozmak isteyenlere fırsat vermemek lazımdır. Bozmak isteyenler var. Hala görmedin mi? Aman izin vermeyin.”

      ”BAZILARININ SİYASETİNİN TEMELİNDE RANT VAR”

      Baykal, kökü, kökeni ne olursa olsun herkesin Türk milletinin parçası olduğunu ifade ederek, devletin temelinde insanların inancına, dinine, mezhebine saygı duymak olduğunu belirtti.

      Türk vatandaşlarının din, inanç ve ibadet özgürlüğü olduğuna dikkati çeken Baykal, ”Herkes inancını özgürce yaşar. Devletin insanların inancına karşı herhangi bir şey yapmaya yetkisi, hakkı yoktur. İnanç insana aittir. Bizim siyasetimizin temeli insana dayanır. Bazılarının siyasetinin temelinde rant vardır, avanta vardır” dedi.

      Baykal, devletin bir vasfı, özelliği bulunduğunu, bunun da laik cumhuriyet olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

      ”Bizim devletimiz kendini bir dinle, bir mezheple, bir imanla tarif etmez. Devlet sadece bir dinin, mezhebin devleti olsaydı o zaman farklı inançtaki, mezhepteki insanların bu devletin vatandaşı olması mümkün olmazdı. O zaman insanların inancına baskı yapmak zorunda kalacaktık. Bizde baskı yok. İnanç özgürce yaşanacak. Devlet inançla ilgilenmeyecek, hizmetle ilgilenecek. Bu temel bir noktadır. Bunu da koruyacağız. Devletimizin laik olması, insanlarımızın inançlarına, Müslüman olmasına engel değil, mezhebine engel değil, dini yaşamasına engel değil. Tam tersine herkes dinini özgürce yaşayacak, biz de bunu saygıyla ve anlayışla karşılayacağız. İnsanların gerçek sorunlarının çözümüne hizmet edeceğiz.”

      CHP’nin son zamanlarda birdenbire bu konulardaki tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına işaret eden Baykal, şöyle konuştu:

      ”CHP bu konularda suçlanmak isteniyor. Bir kez daha açıklıkla ifade etmek istiyorum ki biz siyasi partiyiz. İnsanlarımız arasında hiçbir ayrım yapamayız. Bütün insanları, inançları, mezhepleri, kılık kıyafetleri ne olursa olsun saygıyla karşılamak boynumuzun borcudur. İnsanları dışlamayız, suçlamayız, kimsenin kılığından kıyafetinden dolayı onun siyasetine yönelik hüküm vermeyiz. Bugün burada başı açık kardeşlerim de var, başı kapalı, türbanlı, eşarplı kardeşlerim de var. Elbette olacak. Hep beraberiz. Hiçbirimiz diğerinden daha farklı değiliz, ayrılmış değiliz. Kimse de bizi ayıramayacaktır. Başı açık olan da başı örtülü olan da hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türkiye’nin ulusal, milli bütünlüğüne ve Mustafa Kemal Atatürk anlayışına sahip çıkacağız.”

      Bazılarının CHP’nin de bu tür ayrımlar yapmasını istediğine dikkati çeken Baykal, sonuna kadar laik Atatürk cumhuriyetine ve insanların özgürlüğüne sahip çıkacaklarını belirtti.

      ”HALKINI SEVİYORSAN DERHAL İSTİFA ET”

      Baykal, Türkiye’den 1.5 milyon kişinin kredi kartı borçları nedeniyle ızdırap içinde olduğunu ifade ederek, hükümetin aylardır bu konuya ilgisiz durduğunu öne sürdü.

      Hükümetin bir CHP milletvekilinin kredi kartları borçlarına ilişkin verdiği kanun teklifine destek vermesini isteyen Baykal, bu konunun artık ailevi sorunlar nedeniyle ekonomik değil sosyal bir sorun haline gelmeye başladığını belirtti.

      Baykal, Tunceli Valiliğinin fakir ailelere yaptığı beyaz eşya yardımlarının zamanlamasını da eleştirerek, şöyle konuştu:

      ”Vatandaşa yardımcı olmayı büyük memnuniyetle karşılıyorum ama insaf ediniz. Fakire fukaraya yardımcı olmak, Tunceli’ye seçimin hemen öncesinde, kış ortasında buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtarak mı yapılır? O dağıttığın eşyaları orada çalıştıracak düzen de yok. Akarsu yok. Bunun iyi bir yardımseverlik duygusundan kaynaklandığına inanmak mümkün mü? Bu parayı daha derli toplu kullanıp gerçek ihtiyaçlarına çare olmak, her aileden bir kişiye iş vermek, ihtiyaçlarını kendi kazandıkları parayla almalarına imkan vermek gerekmez miydi? Neden Tunceli? Kemal Kılıçdaroğlu Tuncelili, Kamer Genç Tuncelili. Bunlar yakışmıyor. Her aileden bir kişiye iş ver. Her aileye bir maaş girsin. İktidarın yapması gereken bu. Bunu da seçimden 1.5 ay önce değil çok daha önceden yapacaksın. Gerçekten halkını seviyorsan, gerçekten milletini seviyorsan, gerçekten onun dertlerini çözmek istiyorsan derhal istifa et.”

      Deniz Baykal, daha sonra, Kayseri büyükşehir belediye başkan adayı Ali Genç, Aksaray belediye başkan adayı İbrahim Çamkerten, Nevşehir belediye başkan adayı Süleyman Kurt, Kırşehir belediye başkan adayı Deniz Akpınar, Yozgat belediye başkan adayı Kadim Doğan, Sivas belediye başkan adayı Halit Mete Oltulu ve Niğde belediye başkan adayı Nadi Özdamar’ı partililere tanıttı.

      14.02.2009

    Yorum yaparak destek olabilirsiniz

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Connecting to %s