Sadullah ERGİN ‘in çek yasası için yaptığı çalışmalara devam etmesini talep ediyoruz.


Sayın Sadullah ERGİN ‘e bir açık mektup hazırlıyoruz. Öncesinde yol arkadaşlığımızı gözden geçiriyoruz. Neler yapılmış ? Ne sözler verilmiş ?

HÜKÜMET YENİ FORMÜL ARIYOR
Hükümet ise büyük beklenti içerisine giren çek mağdurları için denge formülü arıyor. Karşılıksız çekte tek tarafın memnun etme yerine her iki taraf için de yeni bir düzenleme düşünüyor. Geçen hafta bir araya gelen Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çekten hapis yatan, arananlar için yeni bir formül arayışında. Hükümet karşılıksız çekten ceza alanlara “af” getirmeyi düşünmüyor ancak toplumun beklentilerine yanıt verecek denge formülü arıyor.

Sadullah Ergin

Sadullah Ergin

Haziran-2009 tarihli bu yazıyı okumak için bu linke tıklayabilirsiniz.

  • Kemal Kilicdaroğlu imza kampanyası ve açık mektubumuz.
  • Zafer Çağlayan için hazırladığımız açık mektubumuz.
  • Sayın Sadullah ERGİN, biz çek mağdurlarıyız. Adil bir çek yasası istiyoruz.
  • Reklamlar

    7 responses to “Sadullah ERGİN ‘in çek yasası için yaptığı çalışmalara devam etmesini talep ediyoruz.

    1. Sayın Sadullah Ergin bey ,
      biz çeklerimizi ödemek istiyoruz.Çekte vade olmasın istiyoruz.Çek verilirken bankadan teyid kodunun alınmasını o teyid kodunun çekin üzerine yazılmasını istiyoruz.Çek ve kredi kartları borçlarından dolayı hapis cezasının kalkmasını istiyoruz.Ekonomik suça ekonomik ceza istiyoruz.Özgür kalıp ,çalışarak borçlarımızı ödemek istiyoruz.Yüzlerce kişi ,esnaflar sanatkarlar iş adamları aileler ,çocuklar bu amaç doğrultusunda birleştik sesimize kulak vermenizi istiyoruz. Toplumdaki bu kangren olmuş yasayı kesip atmanızı istiyoruz.
      Saygılarımızla

      • Ergin: Çek Kanunu ile İlgili Müjde vermek İstiyoruz.
        15 Ekim 2009 10:41
        Ergin:”Cezaevine düşmüş, düşme riski altında olan insanlarımızın sorunu bizim sorunumuzdur. Umut ediyorum, bütçe görüşmeleri başlamadan önce bu konuda düzenleme bekleyenlere müjde vermek nasip olur” dedi.

        Adalet Bakanı Sadullah Ergin, TBMM Adalet Komisyonu gündeminde bulunan Çek Yasa Tasarısına ilişkin çalışmaları bir an önce başlatacaklarını bildirerek, Ergin:’Cezaevine düşmüş, düşme riski altında olan insanlarımızın sorunu bizim sorunumuzdur. Umut ediyorum, bütçe görüşmeleri başlamadan önce bu konuda düzenleme bekleyenlere müjde vermek nasip olur’ dedi.
        Ergin, TBMM Genel Kurulunda, Türk Borçlar Kanunu Tasarısının 1. bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
        Çek Yasa Tasarısına ilişkin düzenlemenin, TBMM Adalet Komisyonunda bulunduğunu anımsatan Ergin, ‘çek mağduru’ ifadesinin kullanılmasının doğru olduğunu belirtti. Ergin, çeki keşide etmekten, ödeyememekten dolayı cezaevinde olan, cezaevine girme tehdidi altında bulunanlara işaret ederek, konunun, sadece çekin borçlusu açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Ergin, çekin alacaklısının da bulunduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Çek borçlusu, çek alacaklısı, piyasada dönen çek miktarı, çek aracılığıyla temin edilen likitide ihtiyacını etkileme potansiyelini beraber
        değerlendirme zorunluluğu var. Meclis tatile girmeden önce yapılan değerlendirme toplantısında, piyasada yaklaşık 200 katrilyonun üzerinde likit, nakit para yerine kullanılan çek miktarı olduğu belirtildi. Bu miktarda çekin yerine ikame edeceğimiz bir alternatif koymadan, çeke mevcut olan güveni sarsacak bir tedbiri almanız, piyasadaki faiz oranını, ekonomik dengeleri etkileyebilecek bir hadisedir.
        Cezaevine düşmüş, düşme riski altında olan insanlarımızın sorunu bizim sorunumuzdur. Komisyonda bekleyen Çek Yasasına ait çalışmaları bir an önce başlatacağız. Hükümetin diğer bakanlıklarıyla koordine içerisinde, komisyonda diğer partilerden üye arkadaşlarımızla mutabakat noktasında arayışımız devam
        edecek. Umut ediyorum, bütçe görüşmeleri başlamadan önce bu konuda düzenleme bekleyenlere müjde vermek nasip olur. Bununla ilgili gayretimiz, çalışmamız var.
        Siyasi parti temsilcilerimizle bu diyaloğu önümüzdeki haftadan itibaren devam ettireceğiz.’ Dedi.
        Adalet Bakanı Sadullah Ergin, yargı alanında yapılan çalışmaların, bugün açıklanan ilerleme raporunda da hak ettiği yeri aldığını kaydetti.

        ABDULLAH ORTAÇ
        KAMUDANHABER-ANKARA

        • CHP nin istanbul adayı Kemal Kılıçdaroğlu.

          Kemal Kılıçdaroğlunu biraz tanıyalım:

          Kemal Kılıçdaroğlu (d. 17 Aralık 1948, Nazımiye, Tunceli), Türk iktisatçı, maliyeci ve siyasetçidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. ve 23. dönem İstanbul milletvekili olan Kılıçdaroğlu, aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili’dir.

          Öğrenim yaşamı
          Tunceli’de doğan Kemal Kılıçdaroğlu, ilk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptı. Yüksek öğrenimini yapmak için girdiği Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden (şimdiki adıyla Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi) 1971′de mezun oldu.

          İş yaşamı

          Lisans öğrenimini tamamladığı 1971 yılında, girdiği hesap uzman yardımcılığı sınavının ardından Maliye Bakanlığı’nda göreve başladı. Daha sonra hesap uzmanı olan Kılıçdaroğlu, bir yıl Fransa’da kaldı. Hesap uzmanlığını 1983′e kadar sürdürdü ve aynı yıl Gelirler Genel Müdürlüğü’ne atandı. Burada önce daire başkanı olarak görev aldı; daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.

          Kemal Kılıçdaroğlu 1991 yılında Bağ-Kur’a atandı. Burada genel müdürlük yapan Kılıçdaroğlu, 1992 yılında da Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’ne geçti. Daha sonra kısa bir süre Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda müsteşar yardımcısı olarak görev yaptı. 1994 yılında Ekonomik Trend dergisi tarafından “Yılın Bürokratı” seçildi. Kemal Kılıçdaroğlu, 1999′un Ocak ayında kendi isteğiyle Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü’nden emekli oldu.

          Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı çalışmalarında Kayıtdışı Ekonomi Özel İhtisas Komisyonu’na başkanlık eden Kılıçdaroğlu, Hacettepe Üniversitesi’nde de bir süre ders verdi. Daha sonra Türkiye İş Bankası’nda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı.

          Siyaset yaşamı

          Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. dönem için yapılan 3 Kasım 2002 Milletvekili Genel Seçimleri’yle Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul milletvekili olarak Meclis’e girdi.

          22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimleri’nde de İstanbul’dan 23. dönem milletvekili seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, hâlen bu göreviyle birlikte, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilliği’ni sürdürmektedir.

          Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’yi, Silivri’de bir arsanın imar durumunu değiştirme karşılığında 1 milyon dolarlık iş takibi ücreti talep etmekle suçladı. Bu iddiasını daha sonra Başbakan Erdoğan’a yönelik bir soru önergesiyle Meclis’e taşıdı. Dişli, iddialar karşısında partisindeki görevinden istifa etti.

          Almanya’nın Frankfurt kentinde görülen Deniz Feneri yolsuzluk davasının Türkiye ayağına ilişkin bazı belgeler açıkladı.

          Kılıçdaroğlu, 22 Eylül 2008 tarihinde düzenlediği bir basın toplantısında, “Baron” olarak adlandırdığı Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat hakkında çeşitli iddialar ortaya attı. Fırat’ın en büyük ortağı olduğu Menas adlı şirketin ürünlerini yurtdışına götüren tırda 89 kilogram eroin yakalandığını ve Menas’ın hayali ihracat yaptığını iddia eden Kılıçdaroğlu, Fırat’ı kameralar önünde tartışmaya çağırdı. İddialara yanıt veren Fırat, 25 Eylül günü saat 14:30′da meclis basın toplantısı salonunda, gazeteci Uğur Dündar tarafından yönetilmesi planlanan tartışmaya katılacağını dile getirdi.2009 Türkiye Cumhuriyeti Yerel Seçimleri’nde Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Belediye Başkan Adayı seçilmiştir.

          Özel yaşamı

          Evli olan Kılıçdaroğlu, üç çocuk babasıdır. Ayrıca 2003, 2005 ve 2007 yıllarında verdiği mal bildirimlerini kamuoyuna açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 2007 sonu itibarıyla kendi üzerine 2 konut, 3 kooperatif hissesi ve toplam 2.733 YTL değerinde 8 tablo kayıtlıdır.

          Yapıtları

          Kılıçdaroğlu’nun yayımlanmış üç kitabı ve çok sayıda makalesi bulunmaktadır.

          * Kemal Kılıçdaroğlu, İşsizlik Sigortası Kanunu-Yorum ve Açıklamalar, TÜRMOB, Ocak 1993.
          * Kemal Kılıçdaroğlu, 1948 Türkiye İktisat Kongresi, 1. baskı DPT, 2. baskı SPK, Eylül 1997.
          * Kemal Kılıçdaroğlu, Kayıtdışı Ekonomi ve Bürokraside Yeniden Yapılanma Gereği, TÜRMOB, Ekim 1997.

          • Çek Kanunu Tasarısı değişmezse, 150 bin kişi hapse girecek.

            Bugün görüşülen Çek Kanunu Tasarısı’nın yasalaşması halinde dürüst esnafı sıkıntılı günler bekliyor
            Karşılıksız çek verenlere hapis cezasını öngören tasarı bugün Adalet Alt Komisyonu’nda görüşülüyor. Düzenlemenin değişmeden kabul edilmesi halinde yaklaşık 150 bin kişi hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak. Konuyla ilgili komisyona görüşlerini ileten Yargıtay, karşılıksız çekin suç olmaktan çıkarılarak idarî para cezası verilmesini istedi. Zaman gazetesinin haberine göre küresel krizin etkisiyle çek ve senedini ödeyemeyen dürüst esnafı sıkıntılı günler bekliyor. Meclis Adalet Alt Komisyonu’nda bugün görüşülen Çek Kanunu Tasarısı’nın yasalaşması halinde on binlerce esnaf hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. 40-50 yıldır piyasada iş yapan, ancak son birkaç aydır 3-4 çekini ödeyemeyen dürüst kişiler büyük ceza alacak. Çeke ilişkin 1 milyon dava bulunduğuna dikkat çeken reel sektör temsilcileri, bunun 150 bininin hapisle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor. Komisyona görüş bildiren Yargıtay da çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluğun suç olmaktan çıkarılarak, bu durumun ‘idari para cezası’ veya ‘idari tedbiri gerektiren bir kabahat’ ya da her iki unsuru kapsayacak şekilde düzenlenmesini istedi. işadamı Akif Ulubaş da hükümetin piyasadaki dolandırıcılarla dürüst esnafı ayırması gerektiğine dikkat çekti.

            Alt komisyona gönderilen tasarıya göre karşılıksız çek veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak 1.500 güne kadar adli para cezası verilecek. Parayı yatıramayana ise yaklaşık 4 yıl hapis yolu görünüyor. Bugün alt komisyonda görüşülecek tasarının değiştirilmesi için reel sektör temsilcileri Meclis’i faks ve elektronik posta yağmuruna tuttu. Merkez Bankası’nın verilerine göre bankalar tarafından ödenmediği bildirilen çek sayısı her geçen gün artıyor. Geçen yılın ilk dört ayında 501 bin 230 çek ödenmezken, bu yılın aynı döneminde rakam 710 bin 807’e çıktı.
            Meclis Adalet Komisyonu ile temasta bulunan ‘çek mağdurları’ son olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kapısını çaldı. Gül ile yüz yüze görüşmeyi planlayan mağdurlar, son olarak Köşk’e elektronik posta gönderdi. Adalet Komisyonu üyelerine yazı ile başvuran Avukat Rahmi Ofluoğlu ise “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ek protokol 1. maddesi hiç kimsenin borcundan ötürü özgürlüğünden yoksun bırakılmayacağını hüküm altına almaktadır. Anayasa’nın 38. maddesi de bu düzenlemeye paralel bir düzenleme yapmıştır ve borç için hapsi yasaklamıştır.” ifadelerine yer verdi. Yargıtay Başkanlığı da Çek Kanunu Tasarısı’na ilişkin görüşünü Meclis Adalet Komisyonu’na iletti. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker’in imzasını taşıyan yazıda, “Bir ticari ilişkiden kaynaklı borcun yerine getirilmemesi ve suç olarak tanımlanması mümkün görülmemektedir. Suç genel teorisindeki sorumluluk esaslarına aykırı bir şekilde suç tipi tarif edilmektedir. Karşılıksız çıkan çek nedeniyle milyonlarca şikayet ve soruşturma sonucu kamu davası açılmaktadır. Bu durum cumhuriyet savcılarının ve mahkemelerin ağır iş yükü altında kalmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle çekin karşılıksız çıkması ile ilgili sorumluluk, suç olmaktan çıkarılarak idari para cezasını ve/veya idari tedbiri gerektiren bir kabahat olarak düzenlenmelidir.” denildi.

            Onbinlerce kişinin beklediği, ‘Çek Kanunu Tasarısı’ ile yeni bir çek türü kavramı oluşturuluyor.

            Türkiye’de ticaretin neredeyse durma noktasına gelmesinde büyük etkisi olan çek karmaşası sürüyor. Binlerce kişi mağdur olduğunu öne sürerken, parasını tahsil edemeyen esnaf ise bankalara tepki gösteriyor. Binlerce kişi de kriz nedeniyle borçlarını ödeyemediği için hapiste gün sayıyır. Hükümet ise yasal düzenleme ile sorunu kökünden çözmeye çalışıyor. Peki yeni yasa neler getiriyor? İşte İÜHF Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Teoman bugün Referans gazetesinde misafir yazar olarak yazdığı yazıda konuyu ele aldı. İşte Prof. Teoman’ın yazısı:

            Halen TBMM gündeminde bulunan “Çek Kanunu Tasarısı” hukukumuza tacir sıfatını taşıyan gerçek veya tüzelkişilerin “bir ticari ilişki çerçevesinde ve tacir sıfatı ile düzenleyecekleri” çekler diye tanımlanabilecek “tacir çeki” kavramını getirmektedir. Aşağıda ana hatları ile değineceğim bu yeni çek türü, esasen hiçbir adi alanı olmayan ve her türlü işlemi ticari sayılan tüzelkişi ticaret ortaklıkları bakımından büyük bir sorun yaratmayacaksa da TTK m. 21/I uyarınca işlemleri ve borçları hem adi hem de ticari nitelik taşıyabilmesi mümkün olan gerçek kişi tacirler bakımından bazı kuşkular doğurduğu gibi, tasarının “amaç ve kapsam”a ilişkin 1. maddesinde dile getirilen “kayıtdışı ekonominin denetim altına alınması önlemlerine katkıda bulunmak” bakımından da sorgulanmayı gerektirmektedir.
            1. Tasarı hükümlerine bir göz atıldığında, öncelikle bankaların bundan böyle tacir sıfatını taşıyan ve taşımayan kişilere verilecek çekleri birbirinden açıkça ayırt edilecek biçimde bastırmakla yükümlü oldukları (m. 2, bent 6) ve tacir olan kişilere tacir çeklerine ilişkin hesap açarken onların ticaret sicili kayıtlarını almak ve bunları ilgili hesabın kapatılması durumunda on yıl saklamakla yükümlü oldukları anlaşılmaktadır.
            Hemen belirteyim, hukukumuzda gerçek kişi tacirler yönünden ticaret siciline tescil, tacir sıfatının kazanılması için zorunlu nitelikteki bir önkoşul olmayıp, işletmenin faaliyete başlaması ile elde edilen tacir sıfatının bir sonucu ya da yükümlülüğüdür (TTK m. 20/I). Tasarı anılan düzenlemesiyle tıpkı ticaret odalarına kayıtta olduğu gibi, tacir çeki düzenleyebilmek için işletmenin sicile tescil edilmesini zorunlu kılarken TTK’nın düzenlemesini zorlamaktadır.
            2. Tasarı, bunun gibi, çek hesabı açılmasını ya da mevcut bir hesaptan çek karnesi verilmesini isteyen kişilerin her defasında kendisinin “tacir olup olmadığı hususunda” yazılı bir beyanda bulunmasını öngörmekte (m. 2, bent 3) ve bir tacirin ticari işletmesi ile ilgili iş ve işlemlerinde tacir olmayan kişinin çek defterini kullanarak çek düzenleyen ve düzenleten kişinin altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını ve tacir olmayan kişiye tacir kişiye verilmesi gereken çek defteri veren banka görevlisi hakkında da elli günden yüz elli güne kadar adli para cezasına hüküm olunacağını öngörmektedir.
            3. Her ne kadar genel gerekçede (22) ülkemizde bugüne değin yabancı hukuk uygulamalarında çok sık rastlanan “tacir çeki” ile “tacir olmayanlara ait çekler” arasında hiçbir ayrım yapılmadığı ve özellikle ABD ile Avrupa Birliği ülkelerinde şirketlerin kendi bastırdığı çekleri kullanmalarının uygulamada yarattığı güvenden Türkiye’de yararlanılmadığı vurgulanarak tasarının getirdiği yeni çek türü ile “çeke olan güveni artırmayı” hedeflediği vurgulanmış ise de kanımca önerilen düzenleme bunu sağlamaya elverişli değildir. Gerçekten,
            a) Bir kere yukarıda da belirttiğim gibi, çekler bundan böyle de bankalarca bastırılacağı ve tasarıda sadece tacir çeklerinin diğer çeklerden ayırt edileceğinin belirtilmesi ile yetinilip, örneğin ilgili tacirin logosunun veya markasının çeklerin üzerinde basılıp bastırılmayacağı konusunda hiçbir açıklık yer almadığı için, sözü edilen senetlerin çeke olan güveni artırıp artırmayacağı hiç belli değildir. Çeke olan güvenin ilgili tacirin ticaret unvanının tanınmışlığı ve firmasının güvenirliği ile yakından ilgisi olup, çekin özel olarak dizayn edilmesinin burada herhangi bir işlevi olamayacağı açıktır.
            b) Kaldı ki, uygulama ile sağlanmak istenen bir diğer husus kayıtdışı ekonominin denetim altına alınması (Madde Gerekçeleri, m. 2, fıkra VII) olup, tasarı bir gerçek kişi tacirin ticari faaliyetine ilişkin çek düzenlerken bunun mutlaka bir “tacir çeki” olmasını zorunlu kılmakta ve sözü edilen durumda gerçek kişi tacirin özel yaşamındaki işlemlerde kullanacağı “özel çeki”nin keşide edilmesini hapis cezası ile yaptırıma bağlarken gerçek kişi tacirlerin dahi tüm borçlarının kural olarak ticari olduğunu öngören TTK m. 21/I ile tacirin sadece ticari değil, aksine ticari olsun olmasın tüm borçları nedeni ile iflasa tabi olduğunu öngören TTK. m. 20/I’i gözden uzak tutmaktadır. Esasen kürkçülükle iştigal eden bir gerçek kişi tacirin işletmesine ham (işlenmemiş) kürk alırken bunun bedelini tacir çekiyle buna karşılık eşinin özel kullanımı için bir kürk manto satın alırken özel çekini kullanmakla yükümlü tutulmasının hiçbir mantığı yoktur. Ödemelerini nakit ve/veya kredi kartı ile yaparken veya anılan durumda bir bono düzenlerken tacir sıfatını özel olarak belirtmesine ve farklı bir işlem yapmasına hiç gerek bulunmayan bir gerçek kişi tacirin çek düzenlerken üstelik aykırılığı hapis cezası ile yaptırıma bağlanan değişik bir uygulamaya zorlanması asla kabul edilemez. Kanımca esasen gerekçede (22) tacir çeki ile tacir olmayanların kullanacağı çekler arasındaki bu ayrımın “6762 sayılı kanundaki çeke ilişkin hükümlerde değişiklik yapmadığı” ve “etkisinin bu tasarıya özgülenmiş bulunduğu” göz önüne alınacak olursa, getirilen düzenlemenin pratik hiçbir yararının bulunmadığı, aksine cezai yaptırımlardan çekinen gerçek kişi tacirlerin bundan böyle çek kullanmaktan vazgeçecekleri kendiliğinden anlaşılacaktır.
            4. Nihayet şu hususu da ekleyeyim ki, kayıtdışı ekonominin denetim altına alınması hiç kuşkusuz devletin çok önemli amaç ve görevlerinden biri olmakla beraber, bu amaca ulaşılırken bir gerçek kişi tacirin sadece çekle yaptığı ödemelerin değil, aksine bunun yanı sıra nakit ve/veya kredi kartı ile gerçekleştirdiği işlemlerin de göz önünde tutulması gerekir. Kayıtdışı ekonominin ortaya çıkmasında özel olarak hiçbir işlevi bulunmayan çeke, “tacir çeki” adı altında yeni bir tür ekleyip, bunun kullanılmamasını, özel olarak yaratabileceği hiçbir sakınca yok iken, hapisle cezalandırmaya kalkışmak, herhalde karşılıksız çekleri dahi hapisle cezalandırmamayı öngören çağdaş ekonomik yaklaşım ile de tam bir çelişki halindedir.

            Karşılksız Çeklere Af Yok!
            03 Haziran 2009 / 17:00
            TBMM Adalet Komisyonu, karşılıksız çekin bedelini faiziyle ödeyen kişiler hakkındaki soruşturma, dava ve mahkumiyet kararlarının ortadan kalkmasını öngören Çek Kanunu Tasarısını, alt komisyona sevk etti.

            AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya başkanlığında toplanan Adalet
            Komisyonu, ticari yaşamı önemli ölçüde etkileyecek düzenlemeler içeren tasarıyı görüşmeye başladı.

            Adalet Komisyonu, tümü üzerindeki görüşmelerin ardından tasarının alt
            komisyona gönderilmesine karar verdi.

            TBMM Adalet Komisyonunda, Çek Kanunu Tasarısının tümü üzerindeki
            görüşmeler sırasında bilgi veren Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun, ”çeki güvenilir bir ödeme aracı haline getirmeyi amaçladığını, ancak umut edilenin aksine piyasada karşılıksız çek miktarı ile ceza davalarının arttığını” bildirdi.

            Ergin, şikayet ve talepler doğrultusunda yeni kanun hazırlanması
            düşüncesinin ortaya çıktığını, bu doğrultuda Adalet Bakanlığınca oluşturulan
            Çalışma Grubunun hazırladığı Çek Kanunu Tasarısı Taslağının, 59 kurum, kuruluş ve
            sivil toplum örgütüne görüş için gönderildiğini, ayrıca bakanlık internet
            sitesinde yayınlanarak kamuoyunun bilgisine sunulduğunu belirtti.
            Tasarıda yer alan yeni düzenlemelerini anlatan Ergin, tacir kişi ile
            tacir olmayan kişinin düzenleyeceği çeklerin, birbirinden ayrı olacağını ve
            çeklerin açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılacağını bildirdi.

            Ergin, hamiline düzenlenecek çeklere ilişkin olarak yeni düzenleme
            yapıldığını, hamiline düzenlenecek çek yapraklarının, diğer çek defterlerinden
            açıkça ayırt edilebilecek farklı renk ve boyutta bastırılacağını belirterek, bu
            çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılacağını ve çek
            yapraklarının üzerinde ”hamiline” ibaresinin matbu olarak yer alacağını
            vurguladı.

            Bankaların özen ve sorumluluklarının yeniden düzenlendiğini ifade eden
            Ergin, tasarıda, piyasanın güvenlik içinde çalışabilmesi, karaparanın aklanması
            ve terörün finansmanı ile mücadele anlayışıyla ilgili yeni düzenlemeler
            öngörüldüğünü belirtti.

            Karşılıksız çeklerle ilgili ceza sorumluluğunun yeniden düzenlendiğini
            kaydeden Ergin, suçun karşılığında ceza olarak sadece adli para cezası
            öngörüldüğünü söyledi. Ergin, ”Bu ceza, 1500 güne kadar adli para cezası olarak
            belirlenmekle birlikte, sonuçta hükmedilecek adli para cezasının miktarı, çek
            bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacaktır. Yani 3167 sayılı
            Kanunda yaptırım (80 bin TL’den fazla olmamak kaydıyla) çek miktarıyla
            belirlenmişken, tasarıdaki yaptırım, çekin karşılıksız kalan kısmıyla sınırlı
            olarak belirlenmiş ve böylece hakkaniyete uygun bir çözüme gidilmiştir” diye
            konuştu.

            Tasarıyı hazırlayan bilim komisyonuna başkanlık eden Prof. Dr. Ünal
            Tekinalp, çek suçlarına ilişkin yürürlükteki kanunun sorunları çözmediğini,
            birçok kez değişiklik yapılmasına rağmen karşılıksız çek suçlarının arttığını
            söyledi.

            Tekinalp, bazı küçük şirketlerin, müstahdem ya da başka kişilere çek
            defterleri aldırarak işlem yaptıklarını ifade ederek, tacir-tacir olmayan ayrımı
            yapılarak bu durumun önleneceğini kaydetti.

            Komisyona davet edilen kurum ve kuruluşların temsilcilerinden, ”menfaat
            odaklı tekliflerde bulunmamalarını” isteyen Tekinalp, ”Amacımız, çeki bir ödeme
            aracı haline getirmektir. Lütfen, teklifler, bu doğrultuda yapılsın” dedi.

            -YARGITAYDA 75 BİN DOSYA-

            Yargıtay 10. Ceza Dairesi Üyesi Ömer Yılmaz Çamlıbel, çek suçlarına
            ilişkin 2004 yılı dosyalarının Yargıtaya yeni gelmeye başladığını, şu an
            Yargıtaydaki dosya sayısının 75 bin olduğunu söyledi.

            Bu dosyaların, eski kanuna göre mi yoksa yeni kanuna göre mi
            sonuçlandırılacağı konusunda kararın siyasi iradeye ait olduğunu ifade eden
            Çamlıbel, dosyaların zaman aşımına uğrayabileceği uyarısında bulundu. Çamlıbel,
            ”Yargıtay olarak bu yükün altından kalkarız. Türkiye ekonomisine de yardımcı
            oluruz. 75 bin dosyayı, 3 yılda bitiririz” dedi.

            Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası, Türkiye Bankalar Birliği, BDDK ile
            MASAK temsilcilerinin görüşlerini açıklamalarının ardından, milletvekilleri söz aldı.

            -”HALKA HİZMET EDEN TASARI DEĞİL”-

            CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, tasarının, toplumsal
            beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürdü.

            Cezaevlerindeki binlerce insanın sorunu çözmeyeceğini, düzenlemenin
            bankaların istekleri doğrultusunda hazırlandığını öne süren Öztürk, yükün,
            bankalar yerine geniş halk kesimleri üzerine yıkıldığını savundu. Öztürk, ”Çek
            Yasa Tasarısı, Bankalar Birliği Yasa Tasarısıdır. Halka hizmet eden, çeki
            güvenilir ödeme aracı haline getiren bir tasarı değildir” diye konuştu.

            -”SUÇ İŞLEMİŞ OLANLAR, CEZALARINI ÇEKMELİ”-

            Öztürk, mevcut davaların düşürülmesi, cezaevinde olanları kurtaracak bir
            düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.

            AK Parti Konya Milletvekili Ali Öztürk, mahkemelerin çek suçlarında
            farklı kararlar verdiklerine işaret ederek, tasarının biran önce yasalaşması
            gerektiğini belirtti. Cezaların düşürülmesi yönündeki taleplere katılmadığını
            ifade eden Öztürk, suç işlemiş olanların, cezalarını çekmeleri gerektiğini
            kaydetti.

            -”CEZAEVLERİNDEKİ İNSANLAR, HABER BEKLİYORLAR”-

            MHP Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, tasarının hatalarla dolu,
            beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu ileri sürdü.
            ”Cezaevlerindeki insanlar, komisyondan haber bekliyorlar” diyen Yalçın,
            yasama organının, çek bedelini ödeyemeyenlerin haklı gerekçelerini dikkate
            alarak, orta yolu bulması ve mağduriyetleri gidermesi gerektiğini söyledi.
            CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, 2009 yılının ilk 4
            ayındaki ödenmeyen çek sayısının 710 bin 817 olduğunu ifade ederek, bunun, ekonominin dibe vurduğunu gösterdiğini savundu.
            Tasarıyı, ”gelebilecek en kötü tasarı” diye eleştiren Ünlütepe,
            düzenlemenin sorunları çözmeyeceğini iddia etti.

            CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk de toplumsal ve ekonomik
            gerçekleri dikkate alacak bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirtti.
            AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, karşılıksız çek için ceza
            öngörülüp öngörülmeyeceği, bankaların sorumluluklarının artırılıp artırılmayacağı konularının alt komisyonda tartışılabileceğini kaydetti. Köylü, karşılıksız çek suçuna yaptırım öngörülmemesi durumunda dolandırıcılığın artabileceği uyarısında bulundu.

            Tümü üzerindeki görüşmelerin ardından tasarı, alt komisyona sevk
            edildi.

            Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, tasarıya ilişkin toplumsal talep
            olduğuna işaret ederek, Haziran ayı sonuna kadar yasalaşmasının Parlamento’ya yönelik beklentilerin karşılanması bakımından önemli olduğunu söyledi.
            Alt komisyondan çalışmalarını hızlı bir şekilde tamamlamasını isteyen
            İyimaya, alt komisyon çalışmalarını tamamlamamış olsa da tasarının, 11 Haziran Perşembe günü komisyonda görüşüleceğini belirtti.
            Muhabir : Abdullah Ortaç-ANKARA

            Çek mağdurları dikkat
            Karşılıksız çek sayısındaki artışın ardından Devlet çeklere terör incelemesi başlatıyor.
            22 Ağustos 2009 / 14:36
            Çeklerin, terörün finansmanında kullanıldığı belirlendi. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı, yeni düzenleme yapıyor. Adalet Bakanı Bakan Sadullah Ergin, “Yasal düzenlemeyle çekin kara paranın ve terörün finansmanında kullanılmasının önüne geçilecek” dedi.

            Hürriyet’ten Saygı Öztürk’ün haberine göre terörün finansmanında kullanıldığının istihbarat birimlerince belirlenmesi üzerine Adalet Bakanlığı, köklü yasal değişiklik yapılmasını kararlaştırdı. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, “Yeni düzenlemeyle çekin kara paranın arası ve terörün finansmanında kullanılmasının önüne geçileceğini” belirtti.

            Karşılıksız çek nedeniyle 2009 yılının ilk 7 ayında açılan dava sayısının 159 bini aştığını belirten Bakan Ergin, MHP Milletvekili Alim Işık’ın soru önergesine verdiği yanıtta, çeke olan güvenin zaafa uğramaması, sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeniyle hapis cezası verilmesinin hükme bağlandığını kaydetti. Ergin, “Ancak hapis cezasına rağmen piyasada karşılıksız çek miktarı artmış, ceza davaları önemli rakamlara ulaşmıştır. Son 20 yıl içinde kanunun üç defa değiştirilmesi üç kez Anayasa Mahkemesi’nin incelemesine konu olması nedeniyle yeniden yasanın düzenlenmesi gündeme gelmiştir” dedi.

            Hamiline çeklere “kara para ve terör” ayarı

            Yeni hazırlanan tasarıyla çek hamilini, sadece karşılıksızlığa ve hesabın sahteliğine karşı korumakla yetinilmediğini ifade eden Ergin, keşidecinin hukuka aykırılıkları, perdelemeleri, başkasının arkasına gizlenmeleri, kısaca hileleri karşısında da hamilleri ve piyasayı gözeten hükümlere yer verildiğini açıkladı. Ergin, tasarıyla kara paranın aklanması ve terörün finansmanı konusunda da düzenlemeye gidildiğine dikkat çekti. Bakan, şunları söyledi:

            “Tüzel kişilere özellikle ticaret şirketlerine ilişkin ödeme ve tahsil işlemlerinin, şirketle ilgili olan veya olmayan gerçek kişilerin hesapları üzerinden yürütülmesi, çek hesabının tüzel kişiye ait olması halinde, bu tüzel kişi adına çek karşılığını süresi içinde bankada hazır tutmakla yükümlü kişi belirli olacak. Şirketten ayrılan kişi bu hususta sorumlu tutulamayacak. Nihayet çeki tüzel kişi adına düzenleyen kişinin adı ve soyadı çekten anlaşılacak. Hamiline çeklerin kayıt dışı ekonominin etkin araçlarından biri olmasının önlenmesi ve çekin, kara paranın aklanmasında, terörün finansmanında kullanılmamasının engellenmesi de amaçlanıyor. Bankaların çek hesabı açarken yaptıkları araştırmaların derinleştirilmesi, kimlik ve vergi numarası dışında kişinin tacir olup olmadığının açıklığa kavuşması sağlanacak. Hesap açtırmak isteyen kişiden yazılı beyan alınacak. Beyanda bulunan kişi sicil numarasını, tüzel kişilerde çekin bedelini tahsile amade kişinin kimler olduğunu belirtecek. Tüzel kişinin işlemlerini gerçek kişi üzerinden çek hesabı olarak yürütmesi engellenecek”
            Etkin pişmanlık işleyecek

            Ergin, çekle ilgili düzenlemenin Ceza Kanunu ile uyumlu hale getirilmesi amacıyla, yeni düzenlemeyle birlikte etkin pişmanlığın işleyeceğini söyledi. Ergin, yeni düzenlemeyle çek defterlerinin ve yapraklarının geri verilmesinin yeniden düzenlenmesi, kullanılmış, dolaşımda olan çeklerin kimlere verildiğinin keşide tarihlerinin belirtileceğini kaydetti, “Yeni tasarıda çek hesabı sahibinin gerçek kişi olması halinde kendisi adın açek düzenlemek üzere bir başkasına temsilci olarak tayin edemeyecek. Yine tüzel kişi adına çek düzenleyen gerçek kişinin ad ve soyadı çek üzerinde açıkça yazılacak” dedi.

            1500 gün para cezası

            Karşılıksız çekin cezasının da yeniden düzenlendiğini ifade eden Ergin, şu bilgileri verdi:

            “Suçun karşılığında ceza olarak sadece adli para cezası öngörülmüştür. Bu ceza 1500 günü kadar adli para cezası olarak belirlenmekle birlikte, sonuçta hükmedilecek adli para cezasının miktarı çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olmayacak. Yani yaptırım 80.000 TL’den fazla olmamak kaydıyla çek miktarı olarak belirlenmişken yeni tasarıda yaptırım çekin karşılıksız kalan kısmıyla sınırlı olarak belirlenecek”

            159 bin dava var

            Ergin, 2008’de açılan dava sayısının 211 bin 363 iken, 2009’da bu rakamın ilk altı ay için 159 bin 774’e, kişi sayısının da 221 bin 755 olduğunu söyledi. Ergin, açılan dava sayısı olarak kadınlara açılan dava sayısının 12 bin 248, erkeklere açılan dava sayısının ise 146 bin 384 olduğunu açıkladı.

            https://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/08/29/adalet-bakani-sadullah-ergin-adliyeyi-hizlandirin/

        • ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

          Kanun Numarası: 3167

          Kabul Tarihi: 19/03/1985

          Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 03/04/1985

          Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı:18714

          KAPSAM:

          Madde 1 – Bu Kanun çek kullanımı hakkındaki esasları, çek hamillerinin korunmasına dair tedbirleri ve uygulanacak müeyyideleri düzenler.

          Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.

          SORUMLULUK:

          Madde 2 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./1. md.)

          Bankalar, çek hesabı açmak maksadıyla bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca 9 uncu maddeye göre bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırırlar; ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.

          ÇEK DEFTERLERİ:

          Madde 3 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./2. md.)

          Çek defterleri bankalarca bastırılır.

          Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Türkiye Bankalar Birliğinin görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle düzenlenir. Çek defterlerinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu şubenin adı, hesap numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası yazılır; ancak, hesap sahibinin vergi kimlik numarası hariç olmak üzere bunların yazılmamış olması veya bankalarca baskı şekline ilişkin esaslara aykırı davranılması çekin geçerliğini etkilemez.

          29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 692 nci maddesinde belirtilen unsurları taşımayan senetler bu Kanun kapsamında kabul edilmez; ancak aynı Kanunun 693 üncü maddesi hükmü saklıdır.

          Bankalar, çek hesabı açtıranların açık kimlik ve adreslerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı örnekleri ile yerleşim yeri belgelerini, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını almak, bunların açık kimliklerini, adreslerini, vergi kimlik numaralarını ve çek hesabının kapatılma hallerini onbeş gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirmek ve bunlara ilişkin belgeleri hesapların kapatılmalarını izleyen beşinci yılın sonuna kadar saklamak zorundadırlar. Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde hamilin talebi üzerine keşidecinin bankaca bilinen adresleri kendisine verilir.

          İBRAZ VE ÖDEME:

          Madde 4 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./3. md.)

          Çek hesabı açılan bankaya muhatap banka denir.

          Koşullarına uygun ve karşılığı var olan çek, muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak, çek hesabı açılmış olan şube dışında herhangi bir şubeye ibraz edilen çek, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.

          Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğü, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlıdır. 10 uncu maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi; Cumhuriyet savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.

          ÇEK KARŞILIĞININ ÖDENMEMESİ:

          Madde 5 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./4. md.)

          Çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmi ödemenin kabul edilmemesi halinde, ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır.

          HESABEN TESVİYE:

          Madde 6 – T.C. Merkez Bankası, çeklerin banka şubeleri arasında hesaben tesviyesini sağlayacak tüzelkişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. T.C. Merkez Bankası, şubesi bulunmayan yerlerde bu yetkisini uygun göreceği başka bir bankaya devredebilir.

          Hesaplaşma sisteminin kuruluş ve işleyişi, T. C. Merkez Bankasınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

          (Ek fıkra: 26/02/2003 – 4814 S.K./5. md.) Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fiziki olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir.

          (Ek fıkra: 26/02/2003 – 4814 S.K./5. md.) Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi halinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmi karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir.

          İHTAR:

          Madde 7 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./6. md.)

          Yeterli karşılığı bulunmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödemeyen muhatap banka, hesap sahibine, kendisine ait bütün çek defterlerini aldığı bankalara geri vermesini, 8 inci maddede öngörülen sürenin bitiminden itibaren on gün içinde iadeli taahhütlü mektupla bildirir.

          DÜZELTME HAKKI:

          Madde 8 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./7. md.)

          Çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren en geç on gün içinde çekin karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve ibraz tarihinden ödeme gününe kadar geçen süre için 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödemek suretiyle düzeltme hakkını kullanan, çek keşide etmek hakkını yeniden kazanır.

          BİLDİRME VE DUYURU:

          Madde 9 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./8. md.)

          Muhatap banka, yeterli karşılığı olmadığı için çekin ödenmediğini ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri, ibraz tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirir. Bu bildirimden sonra çek tutarı ile 16c maddesinde öngörülen tazminat ve gecikme faizinin hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya ödenmesi de, muhatap banka tarafından ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da bu bildirimleri en geç onbeş gün içinde bankalara duyurur.

          BANKANIN SORUMLU OLDUĞU MİKTAR:

          Madde 10 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./9. md.)

          Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.

          Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmi Gazetede yayımlanır.

          TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASINCA İLAN EDİLECEK HUSUSLAR:

          Madde 11 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./10. md.)

          Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 16 ncı madde gereğince çek hesabı açtırmaktan yasaklamaya ve 16c maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yasaklama kararının ortadan kaldırılmasına dair mahkeme kararlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesine ilişkin esas ve usulleri Adalet Bakanlığının; bankalara duyurulmasına ilişkin esas ve usulleri Türkiye Bankalar Birliğinin görüşünü alarak Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle düzenler.

          Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen ve daha sonra ödenen karşılıksız çekler ile hesap sahibi hakkındaki bilgilerin bankalardan toplanma ve bankalara duyurulma esas ve usullerini Türkiye Bankalar Birliğinin görüşünü alarak belirler ve Resmi Gazetede yayımlar. Bankalar belirlenen esas ve usuller çerçevesinde bu bilgileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına gönderirler.

          TEBLİGAT ADRESİ:

          Madde 12 – Bu Kanun uyarınca yapılacak ihtarlar, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı müddetçe çek hesabı sahibinin hesabı açtırırken bildirdiği adrese yapılmakla geçerli olur.

          İHTARA VE YASAKLAMAYA UYMAYANLAR:

          Madde 13 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./11. md.)

          7 nci madde gereğince banka tarafından yapılan ihtarı aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren on gün içinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek defterlerini geri vermeyenlere, ilgili bankanın ihbarı üzerine üçyüzellimilyon liradan üçmilyar lira ya kadar adli para cezası verilir. İlgili banka bu ihbarı yapmakla yükümlüdür.

          16 ncı madde gereğince hükmolunan yasaklama süresi içinde çek hesabı açtıranlara bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Hakkında yasaklama kararı verilmiş kişilere yasaklama süresi içinde çek hesabı açan bankalara birmilyar liradan beşmilyar liraya kadar adli para cezası ve rilir.

          YETKİLİ OLMADIĞI HALDE ÇEK DEFTERİ BASANLAR VE BASTIRANLAR:

          Madde 14 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./12. md.)

          Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında çek defteri basanlara ve bastıranlara iki yıldan beş yıla kadar hapis ve üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya kad ar adli para cezası veril ir.

          BANKALARA UYGULANACAK CEZALAR:

          Madde 15 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./13. md.)

          3, 4, 5, 7, 9 ve 11 inci maddeler ile 13 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı yükümlülükleri yerine getirmeyen bankalar hakkında üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya ka dar adli para cezasına hükmolunur.Yargılamada bankayı şube müdürü temsil eder.

          KARŞILIKSIZ ÇEK:

          Madde 16 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./14. md.)

          Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap s ahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu su çtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

          Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

          Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir.

          Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur.

          KARŞILIKSIZ ÇEKTE GECİKME FAİZİ:

          Madde 16/a – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./15. md.)

          Çekin karşılıksız kalan miktarı için gecikme faizi, ibraz tarihinden itibaren, 04/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanır.

          SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA USULÜ, GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME:

          Madde 16/b – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./16. md.)

          16 ncı maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanuni veya akdi teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikayetine bağlıdır. Bu suçlara çekin ibraz edildiği … veya şikayetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesinde bakılır.

          Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.

          Hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.

          Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.

          Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.

          DAVANIN AÇILMASINA ENGEL OLAN, DAVAYI DÜŞÜREN VE CEZAYI ORTADAN KALDIRAN NEDENLER:

          Madde 16/c – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./17. md.)

          Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz:

          a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,

          b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.

          Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

          Hüküm verildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onsekiz tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

          Hüküm kesinleştikten sonra çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde yirmi tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde bütün cezai sonuçları ile birlikte hüküm ortadan kalkar.

          Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ödemeler hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya yapılabilir.

          GEÇİCİ MADDE

          Geçici Madde 1 – Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, karşılıksız çek keşide etmiş olanlar hakkında hazırlık tahkikatına başlanmış veya dava açılmış ve mahkümiyet hükmü kesinleşmemiş olduğu takdirde;

          a) Yürürlük tarihini takip eden üç ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün %10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırılması,

          b) Çek tutarı ödenmemiş olsa bile şikayetten vazgeçilmiş olması,

          c) Çek tutarının daha önce ödenmiş bulunması,

          Hallerinde, hazırlık tahkikatında takibata yer olmadığına, açılmış davaların düşürülmesine karar verilir.

          Geçici Madde 2 – (Ek madde: 18/02/2009-5838 S.K./18.mad)

          31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.

          YÜRÜRLÜK:

          Madde 17 – Bu Kanunun 1,2,4,5 ve 16 ncı maddeleri ile Geçici Maddesi Kanunun yayımı tarihinde, diğer maddeleri yayımından altı ay sonra yürürlüğe girer.

          YÜRÜTME:

          Madde 18 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

          KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER:

          14/01/1993 TARİHLİ VE 3863 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ MADDESİ:

          Geçici Madde – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mahkumiyet hükmü kesinleşmiş veya hüküm infaz edilmiş ise, yürürlük tarihini takip eden 3 ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün %10 tazminat ve gecikme faizi ile birlikte muhatap Bankaya veya herhangi bir şubesine yatırılması veya yine bu sürede şikayetten vazgeçilmiş olması halinde kamu davası ve cezanın bütün neticeleri ile ortadan kaldırılmasına karar verilir.

          26/02/2003 TARİHLİ VE 4814 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ MADDELERİ:

          Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılmış bulunan davalarda, bu tarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda davetiye çıkarılır. Bu davetiye, şikayetçinin, mahkemeye bildirdiği; mahkemede dinlenmemişse şikayet dilekçesinde belirttiği adresine gönderilir. Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Şikayetçinin veya vekilinin haklı mazereti halinde bu hüküm uygulanmaz.

          Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen karşılıksız çek keşide etme suçu hakkında, 3167 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uygulanmaz.

          Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin kapsamına giren suç nedeniyle;

          a) Hükümlü ve tutuklu bulunanların bu hallerinin derhal sona erdirilmesine ve tahliyelerine,

          b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde bunların dosyalarının ele alınarak hükümlüler hakkındaki hapis cezalarının çek bedeli tutarı kadar adli para cezasına dönüştürülmesine, tutuklular hakkında talep edilmiş olan hapis cezaları yerine çek bedeli tutarı kadar adli para cezasına hükmedilmesine,

          Mahkemesince karar verilir.

          Geçici Madde 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çek keşide etmiş bir kimsenin, bu tarihten sonraki üç ay içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine ödemesi veya 3167 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre düzeltme hakkını kullanmak suretiyle hamilin zararını karşılamış olması halinde şikayetten vazgeçme koşulu aranmaksızın,

          a) Hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına,

          b) Açılmış davaların düşürülmesine,

          c) Kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bütün cezai sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına,

          Karar verilir.

          Geçici Madde 3 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne aykırı fiilden dolayı yapılmakta olan hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına; görülmekte olan kamu davalarının ortadan kaldırılmasına karar verilir.

          Bu suçtan dolayı verilen mahkumiyet hükümleri bütün kanuni sonuçları ile birlikte ortadan kalkar.

          Geçici Madde 4 – Bu Kanunun 10 uncu maddesi ile değiştirilen 3167 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde yer alan esas ve usuller belirleninceye kadar muhatap bankalarca yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen çekler ile sonraki ödemelere ilişkin bilgiler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca da bu bilgilerin bankalara duyurulmasına devam olunur.

          Geçici Madde 5 – Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içinde Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle belirlenecek esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.

          Bankalar, bu tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.

          Bankaların, ikinci fıkrada yazılı sürenin sonuna kadar müşterilerine verdikleri çek defterlerinden ötürü 3167 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca sorumlulukları her çek yaprağı için altmışmilyon liradır.

        • Karşılıksız çek bedelini faiziyle ödeyen kişiler hakkındaki soruşturma, dava ve mahkumiyet kararlarının ortadan kalkması ile ticari hayatta karşılaşılan sorunların çözümü amacıyla bu yıl sonuna kadar çeklerin, üzerindeki yazılı tarihten önce bozdurulamayacağını öngören Çek Kanunu Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda 3 Haziran Çarşamba günü görüşülmeye başlanacak.

          Ticari yaşamı önemli ölçüde etkileyecek düzenlemeler içeren tasarıya göre, bankalar, önce çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklı olup olmadığını kontrol edecek, ayrıca kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterecek.

          Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adli sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı veya pasaport örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını isteyecek, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını alacak.

          Çek hesabının kapatılması halinde, bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle saklamakla yükümlü olacak bankaların dışında hiçbir gerçek ve tüzel kişi çek defteri bastıramayacak.

          HAMİLİNE ÇEKLER FARKLI BASILACAK

          Hamiline düzenlenecek çekler, açıkça ayırt edilebilecek biçimde bastırılacak. Bu çeklere ilişkin işlemlerin işlendiği ayrı çek hesapları açılacak ve hamiline düzenlenecek çeklerin yapraklarında ”hamiline” ibaresi matbu olarak yer alacak.

          Karşılığı bulunan çek, hesabın bulunduğu bankaya ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenecek.

          KARŞILIKSIZ HER ÇEK YAPRAĞI İÇİN BANKAYA CEZA

          ”Karşılıksızdır” işlemi, muhatap bankanın hamile kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın dışında, çek bedelinin karşılanamayan kısmıyla sınırlı olarak yapılacak.

          Banka, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu miktarı, ancak ibraz eden hamile talep ettiği takdirde ödeyecek. Buna göre, banka, hamile, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 475 lira veya üzerinde ise 475 lira, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecek.

          Karşılığının kısmen bulunması halindeyse banka, çek bedeli 475 lira veya altındaysa, çek bedelini aşmamak koşuluyla kısmi karşılığı 475 liraya tamamlayacak bir miktarı; çek bedelinin 475 liradan fazla olması halinde çek bedelini aşmamak koşuluyla, kısmi karşılığa ilave olarak 475 lira ödemekle yükümlü olacak.

          BANKALARIN BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

          Bankalar, hamiline çek hesabı sahiplerinin açık kimlik, adres, vergi kimlik numarası, bu hesaplardan ödeme yapılan kişilere ait bilgiler ile bu kişilere yapılan ödemelerin tutarlarını ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çeklere ilişkin bilgileri, Gelir İdaresi Başkanlığına elektronik ortamda bildirilecek.

          Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan, hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri halinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç 1 hafta içinde Cumhuriyet başsavcılığına ve Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmekle yükümlü olacak.

          Banka, çekle ilgili olarak karşılıksız işleminin yapılması halinde hesap sahibiyle ilgili bilgileri, ibraz tarihinden itibaren 10 gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirecek.

          KARŞILIKSIZ ÇEK VERENE HESAP AÇMA YASAĞI

          Karşılıksız çek veren kişi hakkında, hamilin şikayeti üzerine her bir çekle ilgili olarak bin 500 güne kadar adli para cezasına hükmolunacak. Ancak hükmedilecek adli para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacak. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedecek.

          Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı ile ilgili herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı sürece, kişinin çek hesabı açtırırken bildirdiği adrese Tebligat Kanununa göre derhal tebligat çıkarılacak. Adresin bankaya yanlış bildirilmesi veya fiilen terk edilmiş olması halinde de tebligat yapılmış sayılacak.

          Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına ilişkin bilgiler, Merkez Bankasının ilgili birimine elektronik iletişim araçlarıyla bildirilecek. Bu bilgiler, Merkez Bankası tarafından internet ortamında yayımlanacak.

          ETKİN PİŞMANLIK

          Karşılıksız çek bedeli, faiziyle tamamen ödenmiş olması halinde etkin pişmanlıktan yararlanılabilecek.

          Buna göre, karşılıksız çek bedelini düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek faizle tamamen ödeyen kişi hakkında, ”soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından davanın düşmesine, mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına” karar verilecek.

          Bu durum şikayetten vazgeçme halinde de uygulanacak.

          YASAKLIYA ÇEK DEFTERİ VEREN BANKACIYA CEZA

          Tacir olmayan kişiye, tacir çek defteri veren banka görevlisine 50 günden 150 güne kadar adli para cezası uygulanacak.

          Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağıyla ilgili bankaya gerçek dışı beyanda bulunan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

          Beyanname almadan veya beyannameye rağmen, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunan kişiye veya bu kişinin yönetim organında görev yaptığı veya temsilcisi ya da imza yetkilisi olduğu tüzel kişiye çek defteri veren banka görevlileri 50 günden 150 güne kadar adli para cezasına çarptırılacak.

          Kısmenveya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak talebe rağmen, ”karşılıksızdır” işlemi yapmayan banka görevlisine, şikayet üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanacak.

          Hakkındaki çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına rağmen çek düzenleyen kişiye, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak. Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi hakkında da aynı ceza uygulanacak.

          YENİ ÇEK DEFTERLERİ BASTIRILACAK

          Kanunun yayımını izleyen 1 ay içinde Merkez Bankasınca yayımlanacak tebliğde belirlenen esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastıracak olan bankalar, 2009 yılı sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterleri verecek ve eski çek defterlerini imha edecek.

          Bankaların, müşterilerine verdikleri çek defterlerinden keşide edilen çekler, Türk Ticaret Kanununda aranan koşulları taşıması kaydıyla geçerli olacak. Ancak üzerinde yazılı düzenleme tarihi henüz gelmemiş olsa bile bu çeklerin en geç 1 Temmuz 2010 tarihine kadar muhatap bankaya ibraz edilmesi gerekecek.

          Yürürlükteki kanuna göre açılmış davalar, asliye ceza mahkemesinde görülerek sonuçlandırılacak.

          Ekonomik sıkıntılarla çeklerin zamanında ödenememesi sonucunda ticari hayatta karşılaşılan sorunlara ve mağduriyetlere çözüm üretilmesi için de düzenleme yapılan tasarıya göre, bu yılın sonuna kadar üzerine yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz olacak.

          ”FARKLI BİR SONUÇ ORTAYA ÇIKABİLİR”

          TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yürürlükteki kanunun sorunları çözemediğini, beklentileri karşılayamadığını; yoğun bir toplumsal talebe dönüşen yeni Çek Yasası arayışı olduğunu söyledi.

          İyimaya, tasarıyla ilgisi olanlara görüşlerini bildirmeleri için yazı gönderildiğini, toplantıya davet ettiklerini anlattı.

          Özellikle 2-3 konunun kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini, gerek çek suçları gerekse cezalar bakımından yeni bir sisteme geçildiğini ifade eden İyimaya, ”Peki, bu yeni sisteme geçilirken eski suçlar ve cezalar; hüküm kurulmuş olsun, takip devam ediyor olsun veya henüz işleme başlanmamış olsun, ne olacak? İşte tasarının can alıcı noktası burası. Ben, dahi ne olacağını bilmiyorum. Anayasanın 38. maddesi, suç ve cezalarının ihdasında var olan bilimsel ilkeler, tarafların karşılıklı menfaatleri dengelenerek, Komisyonumuzda bu konuda ya Bakanlar Kurulunun benimsediği çözüm doğrultusunda bir görüş ya da farklı bir sonuç ortaya çıkabilecektir” diye konuştu.

          İyimaya, düzenlemenin büyük ölçüde amaca elverişli olduğunu belirtti ve ”Tüm sorunları çözebilecek mi? Mükemmelliyetçiliğin modern hukukta da modern uygarlıkta da yeri yok” dedi.

    2. bu iş bir çözüme kavuşmalı artık bence….

    Yorum yaparak destek olabilirsiniz

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

    Connecting to %s