Kemal KILIÇDAROĞLU : “Her siyasal iktidar hukukun içinde kalmak zorundadır. “


TMMOB ÇMO 9. OLAĞAN GENEL KURULU

-CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KILIÇDAROĞLU:

-”BİZ KESİNTİSİZ DEMOKRASİ İSTİYORUZ, DARBELERE KARŞIYIZ. AMA ŞUNUN DA ALTINI ÇİZELİM, HER SİYASAL İKTİDAR, HUKUKUN İÇİNDE KALMAK ZORUNDADIR”

-EĞER BİZİM TOPLUMUMUZ KARARSIZ DENGE KULVARINA GİRERSE BİRİLERİ GELİR MÜDAHALE EDER”

-ÇMO GENEL BAŞKANI ÜNLÜTÜRK: ”İŞSİZLİK 2007’DE ZİRVE YAPTI. 2008 VE SONRASINDA ARTARAK DEVAM EDECEK”

ANKARA (A.A.) – 29.03.2008 – CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, kesintisiz demokrasi istediklerini ve darbelere karşı olduklarını ifade ederek, ”Ama şunun da altını çizelim, her siyasal iktidar, hukukun içinde kalmak zorundadır” dedi.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) 9. Olağan Genel Kurulu, İnşaat Mühendisleri Odası Rüştü Özal Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel Kurul, saygı duruşu ve divanın oluşturulmasının ardından ÇMO Genel Başkanı Ertuğrul Ünlütürk’ün konuşmasıyla açıldı.

Ünlütürk, konuşmasında işsizliğin giderek arttığını ve sadece ”mavi yakalı”ların değil, aralarında mühendislerin de bulunduğu ”beyaz yakalı” kesimde de işsizlik yaşandığını ifade ederek, ”İşsizlik 2007’de zirve yaptı. 2008 ve sonrasında artarak devam edecek. TÜİK’in rakamlarında yüzde 10’un altında görünse de gerçek işsizlik yüzde 16-17 civarında” dedi.

IMF, ABD ve AB’nin Türkiye’den talep ettiği gelişmelerin ülkeye ”zarar verdiğini” belirten Ünlütürk, iktidarın faaliyetlerine ilişkin 30’a yakın dava açtıklarını bildirdi.

Ünlütürk, ”Direnişimiz ortada. Ormanları, ekilebilir alanları pazarlıyorlar. Dava sonucu Çeşme yarımadasını kurtardık. İstanbul’da 30 sente mal edilen suyu vatandaşa 4 dolara satıyorlardı. Bunu da dava ettik. Ancak şimdi bu tür şeyleri yasalar halinde TBMM’den geçiriyorlar. Bunları dava edemiyoruz ama görüştüğümüz muhalefet partileri itiraz ediyor” diye konuştu.


-”ÖNÜNÜ KESMEK ÖNCE POLİTİKACILARA AİT”-

Kılıçdaroğlu, kesintisiz demokrasi istediklerini ve darbelere karşı olduklarını belirterek, ”Ama şunun da altını çizelim, her siyasal iktidar, hukukun içinde kalmak zorundadır” dedi.

İktisattaki ”kararlı” ve ”kararsız denge” kavramlarına da değinen Kılıçdaroğlu, ”Bir bilyeyi kazanın içine koyduğunuzda o sallanır ve bir dengede durur, bu kararlı dengedir. Kararsız dengede ise aynı kazanı tersine döndürüp tepesine bilyeyi koyarsanız, dokunulduğunda bilyenin nereye gittiği belli olmaz. Dışardan müdahale olmadığında o bilye bir daha yerine gelmez. Eğer bizim toplumumuz kararsız denge kulvarına girerse birileri gelir müdahale eder. Onun önünü kesmek önce politikacılara ait” diye konuştu.

-”AYRIŞMAYI YARATAN SİZSİNİZ”-

Kılıçdaroğlu, Ergenekon soruşturmasına ilişkin olarak da şu değerlendirmede bulundu:

”12 Eylülde neydi? Adamdan delile giderdi. Ne farkı var bunun? Sabahın 4’ünde evini basıyor ve hangi gerekçeyle içeri atıyorsunuz. Üstelik Cuma günü yapıyorsunuz ki, hafta sonu sandalyenin üzerinde 48 saat otursun. Bana söyler misiniz bunun Ziver Bey işkencesinden ne farkı var? O nedenle hukukun egemenliğini istiyorsak, hukuk herkes için geçerli. Eğer siz kendi hukukunuzu dayatırsanız, Türkiye bundan rahatsız olur. İddia ediyorum, sizin gönderdiğiniz bütün mailler izleniyor. Cep telefonlarının dinlenmemesi mümkün değil. Peki bu hangi hukuk devletinde var? AKP kendi derin devletini oluşturuyor ve bunda da ısrarlıyız. Kendi istihbaratını, gazetelerini, üniversitelerini kuruyor. Bir de ‘Toplumda niye ayrışma oluyor’ deniliyor. Ayrışmayı yaratan sizsiniz.”

Egemenliğin, Anayasada belirtilen organlarca kullanılabileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ”TBMM, yargı, Sayıştay. Siz kalkıp da egemenliği halkın verdiği oyla sadece siyasi parti kullanır derseniz orada demokrasi olmaz” dedi.

Cumartesi, 29 Mart 2008

http://www.kemalkilicdaroglu.com/index.php?option=com_content&view=article&id=1201&catid=42&Itemid=40  adresinden kısmi alıntıdır.

bir umudumuz sizdeydi sayın Kılıçdaroğlu.
oysa son dönemde medyadaki demokrasi tartışmaları içinde hep sizi görmüştük,
size bu tavrınızdan dolayı “gandi kemal” bile dedik
umutlarımızı karartmayınız
çek mağdurları ilginizi bekliyor

insan haklarıyla insandır.

insan hakları hemen şimdi

Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU ; küresel ve yerel çıkar odaklarının baskısı ile ezilen çek mağdurları yardım istiyor. Çek Mağdurları sizi bekliyor.

Çek Mağdurları, Burhan İŞCAN ve Av. Rahmi OFLUOĞLU sizi ziyaret ettiklerinde  konu ile ilgilenme sözü vermiştiniz.

Sözünüzü tutmanızı bekliyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu

Kemal Kılıçdaroğlu

Önerdiğim yazılar

Reklamlar

5 responses to “Kemal KILIÇDAROĞLU : “Her siyasal iktidar hukukun içinde kalmak zorundadır. “

  1. Sayın Kılıçdaroğlu,

    On binlerce dolandırıcı cezaevinde, on binlercesi de sıra bekliyor.

    Sormayacak mısınız Sayın Başbakana bu kadar az zamanda piyasada bu kadar fazla dolandırıcıyı nasıl yarattı?

    Sormayacak mısınız eğer on binlerce karşılıksız çek cezalısı dolandırıcı değil ise neden cezaevindeler?

    Sormayacak mısınız Adalet Bakanına karşılıksız çek suçundan cezaevlerinde kaç bin kişi var? Toplam kaç bin yıl hapis cezası almışlar?

    On binlerce çocuk sabah okula babasından harçlık almadan gidiyor. Hesap sormayacak mısınız?

    Saygılarımla

  2. siz borçtan dolayı özgürlüğünü kaybetmanin ne demek olduğunu bilirmisiniz ?
    3167 sayılı yasadan haberiniz varmı ?
    borcundan dolayı hapisliğin sadece ülkemizde yaşandığını biliyormusunuz ?
    taraf olmaması gereken bir konuda, borç alacak ilişkisinde,
    devletin, çek yasasının, alacaklının tahsilatını özgürlüklerimizle yapması vicdanınızı yaralıyormu ?

    https://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/08/17/kemal-kilicdaroglu-cek-magdurlarinin-sesini-duyunuz/

    • AHMET İYİMAYA

      Ahmet İyimaya, 22 Kasım 1950’de Amasya/Yuva Köyü’nde doğdu.

      Annesi Habibe, babası Musa’dır. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni birincilikle bitirdi. Ankara Barosuna bağlı olarak yıllarca serbest avukatlık yaptı. Türk Hukuk Kurumu Bilim Kurulu ve TEMA Vakfı Kurucu Danışma Kurulu Üyesidir.

      Sorumluluk hukuku, siyaset hukuku alanlarında yayınlanmış kitapları ve makaleleri var. 20., 21. Dönem Amasya Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanlığı görevlerinde bulundu. 23. Dönem’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu Başkanı oldu. İyi düzeyde Arapça, az düzeyde Fransızca ve İngilizce bilen İyimaya, evli ve 3 çocuk babasıdır.

      • İSTANBUL’UN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEK PROJE!

        Bütün gelişmiş ülkelerde kent ulaşımında en hızlı, en güvenli ve en modern yöntem olduğu için tercih edilen raylı ulaşım sistemi ülkemizde maalesef yarım yüzyıldır savsaklanıyor.

        Neden mi?

        “Tren, metro gibi icatlar komünist işidir” diye…

        Bu akıldışı ve kör mantık, 100 küsur yıl önce, dünyadaki 3. yer altı ulaşım hattı olan Tünel-Karaköy metrosunu “Ölmeden yer altına girmek dinen caiz değildir” diyerek yasaklayan dönemin Şeyhülislam’ının mantığıyla aynı değil midir?
        Ulaşım konusunda bireysel araçlara bel bağlayarak, yolları genişletmekle işi çözeceğini sanan 1950 sonrasının iktidarları, şimdi de yolları daraltarak METROBÜS denen 3. dünya sistemini dahiyane bir ulaşım örneği olarak anlatmıyorlar mı?

        Kent ulaşımını şehrin altına alarak kente ve kentliye soluk sağladığı, ulaşım için harcanan zamandan tasarruf ettiren metro ağlarıyla donanmış Paris, Moskova, Roma, Londra gibi dünya kentlerinin yöneticileri meğer ne kadar da akılsızmış!
        Ayrıca, havayı kirleten, insan sağlığını tehdit eden gaz salınımını umursamayan yerel yöneticilerin petrole olan bağımlılığımızı, petrol ürünleri için dışarıya aktarılan milli kaynaklarımızı önemseyeceklerini düşünmek fazlasıyla saflık olur..

        METRO’NUN GETİRECEĞİ YENİLİKLER, GÜZELLİKLER…

        Öncelikle İstanbulumuzun mevcut hattını inceleyelim. Taksim’den 4.Levent’e kadar, hali hazırda işleyen, 6 istasyona sahip olan İstanbul metrosu, dünyanın en yeni, modern fakat hat uzunluğu ve yolcu taşıma kapasitesi bakımından en gerilerde yer alan metro ağlarından birisidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde R.T. Erdoğan’ın 1994’teki başkanlığıyla başlayan AK PARTİ geleneği, 15 yıl boyunca yapa yapa 12 km metroyu hizmete açmıştır. (Seçim için alelacele açılan fakat henüz tam anlamıyla çalışamayan iki istasyonu değerlendirmeye almıyorum, zira metro çıkışları bile tam anlamıyla faaliyete geçmiş değildir, bir çoğunda turnikeler eksik, yürüyen merdivenler çalışmamaktadır.)

        Oysa, ulaşım ve şehir planlaması konusunda çalışan bilim adamları, 1 km metronun yaklaşık 30-40 milyon dolara mal olduğunu ve 5 yıl içerisinde 100 km metronun belediye olanaklarıyla yapılabileceğini vurgulamaktaydılar. Ulaşım sempozyumlarında ortaya çıkan bu sonucu yaşama geçirmek için adım atan CHP İstanbul B.B. Başkan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ben ihtiyatlı biriyimdir. Bana ‘5 yılda 100 km yapılabilir’ dediler, fakat ben 80 km diyeyim de sözümde durmamazlık olmasın.” diyor.

        GELELİM İŞİN TOPLUMSAL-EKONOMİK BOYUTUNA

        80 km’lik metro ağı bittiğinde -yaklaşık olarak- 40-45 metro istasyonuna sahip olacağız. Her bir istasyonun ortalama 4 çıkışı olduğu düşünüldüğünde, asgari 160 metro çıkışı inşa edilecek demektir. Bu da şu demektir, İstanbul’un 160 yerinde binalar daha güzelleşecek, binlerce esnaf ve onbinlerce çalışan iş olanağına kavuşacak, bölge ekonomileri canlanacak, yerli ve yabancı turistler sadece turistik mekanlara değil İstanbul’un pek çok noktasına erişebilecek, metro sisteminin içinde de binlerce kişi istihdam edilecek ve müzikten resime pek çok sanat alanında uğraş veren genç sanatçılar halkla buluşacak, halkla sanat kucaklaşacak.

        Metro ile İstanbul’un Çehresi Değişecek!

        Bir Örnek: Moskova Metrosu

        Metro çalışmalarına Stalin döneminde ağırlık veren ve yer altında bir birini kesen “7 katlı bir dünya” kuran Ruslar, metrolarının modernliği ile olmasa da, istasyonlarının mimari tasarımıyla dünyaca meşhurdurlar. Öyle ki, Moskova’yı ziyaret eden bütün turistler bu istasyonların pek çoğunu ziyaret etmek için zaman ayırmaktadır.

        Yapıldığı dönemin tarihi ve sanatsal özelliklerini yansıtan onlarca farklı istasyon ile Moskova metrosu bir anlamda “yer altı müzesi” niteliği ile kent yaşamına farklı renkler katmaktadır: Klasik Rus Müziği’nden, Caz’a, Pop’tan Rock’a bir çok müzik türü, ortamın akustik olanakları sayesinde seslendirilmekte, bu vesileyle yolcuların günlük yaşamın stresinden kısa süreliğine de olsa uzaklaşmaları, hoşça vakit geçirmeleri sağlanmaktadır.

        Uzun lafın kısası, metro sayesinde Moskovalılar, hem ulaşımda zaman kaybetmiyorlar, hem turistik açıdan gelirlerini artırıyorlar hem de pek çok iş olanağı yaratıyorlar.

        Ya çağdaş, akılcı bir seçenek olan metro…

        Ya da üçüncü dünya işi Metrobüs…

        Ekonomiyi daralttıkları yetmiyormuş gibi şimdi de yolları daraltıyorlar!

        • Karşılıksız çekte ibre 5 yıllık hapis cezasını kaldırmaktan yana
          Çek yasa tasarısında karşılıksız çekle ilgili 3 alternatiften ikisi hapsin para cezasına dönüştürülmesini içeriyor
          05 Kasım 2009 / 06:48

          BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, çek mağdurlarının dört gözle beklediği Çek Yasa Tasarısı’nın bir an önce çıkartılması için kurmaylarına talimat verdi. Bakanlar ise bu konuda üç alternatifli bir paket hazırladı.

          Erdoğan’ın geçen günlerde yapılan MYK toplantısında Çek Yasa Tasarısı’nın bir an önce çıkartılması talimatı üzerine gerek bakanlar, gerekse AK Parti grubu yasanın çıkmasını sağlamak için başlatılan çalışmayı hızlandırdı.

          İlgili bakanlar üç alternatifli bir paket hazırlayıp Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a sundu. Babacan’ın piyasalarda dolaşan 200 milyar liralık çeki de dikkate alarak dengeleri bozmayan bir alternatifi tercih etmesi bekleniyor. Hükümet, hem sayıları artan karşılıksız çek verenleri hapisten kurtaracak, hem de aldığı çekler karşılıksız çıkan mağdurları koruyacak orta yol bulacak.

          Parayı ödemese bile hapis yok
          Babacan’ın karar vermesi beklenen üç alternatif ise şöyle:
          -Mevcut yasada olduğu gibi 5 yıla kadar olan hapis cezası korunsun. Karşılıksız verenler cezalandırılsın.
          -Hapis cezası kaldırılsın ve para cezasına çevrilsin. Sahte çek verenlere adli para cezası verilsin. Adli para cezaları ödenmediğinde para cezasına çevriliyor. Adalet Bakanlığı tarafından her yıl bir gün hapse karşılık gelecek para belirleniyor. Ödenmeyen para güne çevrilip, karşılıksız çek veren hapse giriyor.
          -Hapis cezası idari para cezasına çevrilsin. Karşılıksız çek veren para cezasını ödemese de hapse girmiyor.

          ZÜBEYDE YALÇIN/SABAH

          ekoayrıntı 5.kasım.2009

          https://karsiliksizcek.wordpress.com/2009/10/30/cek-magduru-ankara-ziyareti-ardindan/

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s