Yeni Çek Kanunu Paneli ilk notlar


Bir sonraki yazımda kanunu tartışmaya, itirazların yönünü çizmeye çalışacağım. Bugün yapılan çek kanunu panelinden ilk notlar önemlidir.

Prof Dr. İzzet Özgenç 5941 sayılı çek kanunun Anayasa ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ek 4 nolu protokün 1. maddesine aykırılığı üzerinde durdu.

Yeni Çek Kanunu (5941) Anayasaya aykırı değildir
Anayasanın 38. maddesi “… sözleşmeden doğan yükümlülüğün yerine getirilememesinden” ötürü kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakılamayacağını emretmektedir. Çek kanunun 5. maddesi TCK 21 ve 22. maddelerle birlikte değerlendirildiğinde kusurluluk ilkesini benimsekte, objektif sorumluluğu terk etmektedir. Çekin karşılığını kasten yatıramama halinde kişi cezalandırılamayacağı için yasanın Anayasaya aykırılığı söz konusu olamaz.

Yargıtayın Görüşü
Yukarıdaki görüşler İzzet Özgenç’e ait, ama hoca konuşmasında komisyon toplantısına katılan Yargıtay üyelerinin sözlerini  konuşması içerisinde şöyle aktardı:

– Biz bu kanunu uygularken kusurluluk aramayız. Çek karşılıksız ise cezayı  cezayı veririz.


yazının tümü için rahmiofluoglu.wordpress.com

Reklamlar

25 responses to “Yeni Çek Kanunu Paneli ilk notlar

  1. tolgay akyıldız

    Adli para cezası da ne demek anlamıyorum. Zaten paramız olsa adli para cezasını neden yatıralım. Borcumuzu öderiz. Yargı diyor ki ya parayı 30 günde yatır ya da içeri atarım haaaaa…… yani akıllı ol diyor. Hani hapis kalkmıştı. Bıraksınlar bu sol kulağı sağdan göstermeyi. İnsan hakları ve Anayasaya aykırı davranılıyor. En başta yorum yapan hukukçu yazmış 5941 daha kesinleşmiş bir yasa değil. DEĞİL DE NE PEKİ. Sizler o zaman kafanıza göre yasaları uyguluyorsunuz. Evet hukukçunun o günki ruh hali neyse size onu yansıtıyor. Bir hakim 17.000 TL.’ye 20 TL diğeri 100 TL kesiyor cezayı. Demekki biri sizin tipinizi beğenmiyor 100 TL kesiyor. Sonrada hukuk, demokrasi, insan hakları v.s v.s. v.s.

    • MEHMET ALİ ÖZTÜRK

      Hoş geldinizzzzzz !

      Haksızlık, hukuksuzluk diyarına hoş geldiniz !!!!!!!

      Çekini ödeyememek hapsi gerektiren bir suç olmamalı, ama Türkiye’de oluyor.

      Aynı suça farklı ceza olmamalı (20 TL-100 TL), ama Türkiye’de oluyor.

      Daha ne rezillikler Türkiye’de oldu.

      ÖNÜNÜZDE 4 YOL VAR:

      1. Bu haksızlık, hukuksuzluk karşısında mücadele etmeye çabalayanların yazıştığı 4-5 siteyi sessiz çoğunluk olarak takip edebilir, benim için inşallah başkaları bir şey yapar da ben de kurtulurum diyebilirsiniz.

      2. Bu sitelerde sadece yazıp, pişirilmeye çalışılan çorbalara bir fiske tuz koymadan, gelişmeleri takip edebilirsiniz.

      3. Bu sitelerde yapılmakta olan çalışmalara imkanlarınız nispetinde katılır, kendiniz için bir şeyler yapabilirsiniz.

      4. Bu siteleri hiç takip etmezsiniz.

      Bu 4 yoldan birini seçip; bu ara borcunuzu ödeyebilir, hapse girebilir, yurtiçi veya yurtdışında kaçak olarak yaşayabilir, ya da hem borcunuzu ödemek hem de özgürlüğünüzü korumak için var gücünüzle çabalarsınız.

      Seçim sizin. Şu anda bizlerin bir kaderdaşısınız. İnşallah, bu mücadelede gerçek çaba gösterenlerin sadece kaderdaşı değil, aynı zamanda yoldaşı da olurusunuz.

      • tolgay akyıldız

        Mehmet Ali Bey, bizim için bu 4 maddeden hangisi iyiyse uygulama açısından uygulayalım. Ancak hükümet yapılan mitinglere, gönderilen maillere rağmen duyarsız kaldı. Eeeeeee……. bu dönemde AKP iktidar olacağına göre biz yine sizlere soru soracağız, sizde bilgilerinizi bizimle paylaşacaksınız. İnşaallah yanlış düşünüyorumdur. Siz bize yol gösterin bizlerde onu yapmaya çalışalım elimizden geldiği kadarıyla.

        • MEHMET ALI OZTURK

          Estağfurullah. Ben son zamanlarda belirtmeye çalıştım; sizin mesajınıza cevap vesilesiyle bir daha belirteyim. Mücadelemizde (hükümet ve Anayasa Mahkemesi bize çare olmadıkları için) 3 yol kalmıştır:

          1. Pasif olarak yapacağımız eylem: AKP’ye oy vermemek, yakın/uzak çevremize verdirmemek.

          2. Aktif olarak yapacağımız eylem: Yargıtay nezdinde yapacağımız demokratik ve hukuki girişimler – Bununla ilgili çalışmalar fedakar arkadaşlarımız tarafından ciddi bir biçimde yürütülmektedir; gerekli bilgiyi, hangi konularda yardımcı olabileceğinizi, size hangi konularda yardımcı olunabileceğini KOSIAD Hukuk Bürosu’nda faaliyet gösteren arkadaşlarımızdan alabilirsiniz.

          3. Aktif olarak yapacağımız diğer eylem: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne bireysel müracaatımızı bir an önce yapmak ve bunu, mümkünse, toplu olarak yapılabilecek gönderilere dahil olarak yapmak. AİHM müracaatı için gerek bu sitenin menüsündeki bölümden gerekse, daha detaylı bilgi için, cekmagduru . com sitesinde bu işe ayrılmış sayfadaki site adreslerinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Önümüzdeki Salı (27 Nisan) gününden sonra yukarıda belirttiğimiz arkadaşlar bu konudaki çalışmalarını da yoğunlaştıracaklar inşallah. Kendileriyle temasta bulunmanızı öneririm.

          Bu 3 yol haricinde, gerek mevcut durumun adaletsizliğini, gerek yaşanan mağduriyeti öncelikle tüm esnaf ve tüccar kesimine sonra da mümkün olduğunca geniş bir vatandaş kitlesine anlatmak için bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır/yapılacaktır (düşünün ki pek çok milletvekili, esnaf, tüccar dahil çok büyük bir kesim çekini ödeyemeyenlere verilen adli para cezası ödenebildiği takdirde bunun alacaklıya ödendiğini zannediyor, Devletin kasasına girdiğini bilmiyor !!!). Bunlardan haberdar olmak için bizlerin yazıştığı, dertleştiği, fikir ve bilgi paylaştığı 3-4 siteyi takip etmeniz ayrıca öneririm.

          Umarım bu aşamada sizi yeterince aydınlatabilmişimdir.

          Saygılarımla,
          Mehmet Ali Öztürk

          Hamiş: KOSİAD HUKUK BÜROSU
          Gürsel mah. Darülaceze sok.Ekşioğlu iş merkezi
          No:36 D-7 Okmeydanı /İSTANBUL
          Tel : 0212 320 23 00
          Fax: 0212 210 91 82
          0533 317 76 25 — 0533 203 13 36

  2. AKP:AKP’Lİ SADULLAH ERGİN’İN YOLSUZLUĞU – Her yaş güzeldir …
    7 Eyl 2007 … AKP’Lİ Sadullah Ergin’in Yolsuzluğu! AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin’in
    ihaleyi kime vereceği konusunda yazılı not ilettiği eski.

    ahmetdursun374.blogcu.com/akp-akp-li-… – Önbellek – Benzer

  3. söz namustur!!!!!!!!!!!!!!!

    Geçtiğimiz dönem CHP ÇEK YASASININ MAĞDURU BİZLERİN YANINDA OLAN TEK PARTİYDİ.Bizle beraber gülüp bizle beraber ağladılar.Onlara söz verdik biz çek yasası mağdurları seçim döneminde onların yanında olacaktık. MİLLETVEKİLİ Ali rıza öztürk,kulkuloğlu ve diğerleri bizimle beraber mücadele edip dli para cezalarının ertelenmesini sağladılar.ALİ BEY VE DİĞERLERİ BİZİ HERGÜN ARIYOR ARADIĞIMIZDA CANI GÖNÜLDEN DİNLİYOR VE MÜCADELE BAYRAĞIMIZI YÜKSELTİYORLARDI.Umarım sözler tutulur Chp yi iktidara taşır tck BORCA HAPİS CEZASINI tarihe gömeriz.

  4. Büyük çöküş

    Yargıtay Altıncı Ceza Dairesi “şu işlere” bakar

    Resmi ve özel evrakta sahtecilik.

    Hırsızlık… Yağma. Hileli iflas.

    Dolandırıcılık. Gasp… Kapkaç.

    “Altıncı Ceza”nın başkanı, yılların hakimi Mustafa Aydın’dır.

    Mustafa beyle sohbet ediyorduk.

    Ona, Adalet Bakanı ile yaptığımız konuşmadan bahsettik.

    Cemil Çiçek bize demişti ki

    – Kapkaç gibi suçların temelinde, ekonomik çarpıklıklar var… Gelir dağılımı bozuk… Ekonomi zayıf… Bu durum, ahlakı da etkiliyor, suç işleme oranlarını da.

    ****

    Yargıtay Altıncı Ceza Dairesi Başkanı Mustafa Aydın “doğru” dedi.

    Ve devam etti

    – Önümüze gelen dosya sayısı sürekli artıyor… Dağlar gibi.

    ****

    Yargıtay Altıncı Ceza’ya yılda “onbin dosya” gelirmiş.

    “Taş çatlasa” 12 bin.

    2001’de bu sayı “18 bine” çıkmış.

    2002’de “28 bin” olmuş.

    Ya 2003’teki durum?

    Mustafa Aydın

    – Hızla 40 bine doğru gidiyor… İnanılır gibi değil… Ama gerçek.

    ****

    – Hakim bey… Ne tür dosyalar geliyor?.. Bir örnek verir misiniz?

    – İstersen yüz örnek vereyim… Madem sordun… Dinle öyleyse… Ve çöküşü gör.

    Bursa’da şantaj
    Kadın, Bursa’nın “tanınmış bir ailesine” mensuptu. “Varlıklı” bir ailesine.

    “Ev kadınıydı.”

    Birgün, bir telefon geldi

    – Ya yüz milyar lira verirsiniz… Ya da gizli ilişkinizi kocanıza açıklarız… Yasak aşkınızla ilgili her şeyi biliyoruz.

    Ve telefon kapandı. Kadının ilk tepkisi “acı yemedim ki karnım ağrısın” oldu.

    Zira… Ne yasak aşkı vardı, ne de gizli, kapaklı bir işi.

    “Durum” adalete bildirildi.

    Sonra yine “telefonlar” geldi ve…

    “Dört kişilik şebeke” yakalandı.

    “TCK 498/1 ve TCK 61’den” yargılandılar. “Teşebbüsleri” eksik kaldığı, “eylem” tamamlanmadığı için, “sekizer yıl” hüküm giydiler.

    Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanı Mustafa Aydın

    – Bursa, Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı yerinde… Biz de onanmasına karar verdik.

    Bakırköy’de üç liseli
    Bakırköy’de aynı lisede okuyan üç öğrenci, bir başka öğrencinin yolunu kesti

    – Cep telefonunu ver.

    Öğrenci verdi.

    – Şimdi de cebindeki parayı ver.

    Öğrenci, onu da verdi.

    Arkasından “tehdit” geldi

    – Ailene söylersen seni yaşatmayız.

    Ve üç öğrenci, iki ay boyunca “aynı lisede okuyan öğrencinin” harçlığını aldı. İki ay sonra öğrenci “psikolojik bunalıma” girince…

    Babası, bunalımın nedenini araştırırken “olayı” öğrendi. Bakırköy Ağır Ceza “eylemin birden fazla olmasını” ağırlaştırıcı neden saydı.

    Sanıkların yaşlarının küçüklüğünü de “hafifletici neden.”

    Ve karar “12’şer yıl ağır hapsine.”

    Yargıtay

    – Bakırköy Ağır Ceza’nın kararının onanmasına…

    Kadıköy’de bıçaklı gasp
    Kadıköy’de, demiryolunun alt geçidinde üç kişi gelip geçeni kollamaya başladılar.

    Yalnız başına gelen birini gözlerine kestirdiler. Ve bıçaklarına dayandılar

    – Ya canını, ya paranı…

    Adam, neye uğradığını şaşırdı.

    Daha ağzını açmadan “bıçakla yaralanmıştı” bile.

    Üç kişi, adamın parasını alıp kaçtı.

    Sonra, polise yakalandılar.

    Yargılandılar.

    Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi “gereği düşünüldü” dedi

    – Sanıkların 20’şer yıl ağır hapisle cezalandırılmasına…

    ****

    Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanı Mustafa Aydın

    – Karar isabetli… Yargıtay olarak derhal onadık.

    Diyarbakır’da sağlık soygunu
    Suç yeri

    Diyarbakır.

    Sanıklar

    Doktor, hastane personeli, eczacı.

    Suç

    Sahte reçetelerle… İlaç kupürleri ile SSK ve Emekli Sandığı’nı dolandırmak.

    Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı

    – Sanıkların TCK 399/1 maddesine göre 4’er yıl, 504/7’ye göre de 2’şer yıl olmak üzere, toplam 6’şar yıl mahkumiyetine…

    Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin görüşü

    – Diyarbakır Ağır Ceza’nın verdiği kararın onanmasına…

    Samsun’da haraç çetesi
    Samsun’da sekiz kafadar bir araya geldi

    “Çete” oluşturdular.

    Ticari işletmelerden…

    Kişilerden “haraç almaya” başladılar.

    “Bu iş” bir yıldan fazla sürdü.

    Sonunda “yakayı ele verdiler.”

    Yargılandılar.

    Samsun Ağır Ceza Mahkemesi “eylemlerinin çokluğunu” dikkate aldı ve sanıkları “36’şar yıla” mahkum etti.

    Yargıtay da bu kararı “onadı.”

    İzmir’de 20’şer yıl
    İzmir’de dört kişi, bir işadamını aradılar. Konuştular. Sonra buluşmak için randevulaştılar.

    İş görüşmesi yapacağını sanan işadamı “randevu yerine” gitti.

    Ve orada “dört kişi tarafından” kaçırıldı.

    Bir bağ evine götürüldü. Elbiseleri çıkarıldı.

    Müstehcen fotoğrafları çekildi.

    4 kişi, işadamına “bize para vermezsen, bu resimleri çoğaltır, dağıtırız… Seni rezil ederiz” dediler. İşadamından “uzunca bir süre” para sızdırdılar. İşadamı dayanamadı, sonunda polise gitti.Polis, 4 kişiyi yakaladı.

    İzmir Ağır Ceza Mahkemesi “20’şer yıla” mahkum etti.

    Yargıtay “bu karar yerindedir” dedi.

    Adıyaman’da uyanık çiftçi
    Hükümet “kırsal kesimi teşvik” kararı almıştı. Köylüye “dönüm başına” prim verilecekti.

    Adıyaman’da bir adamın da “yüz elli dönüm”arazisi vardı.

    Önce “rakamlarla” oynadı.

    Sonra “sahte belgeler” hazırladı.

    Ve “benim tarlam binbeşyüz dönüm” dedi.

    Alması gerekenden “on kat fazla primi” cebine indirdi.

    Ama bir süre sonra “foyası” ortaya çıktı.

    Kendisini “Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi”nde buldu.

    Hakim bey “TCK 342/1” dedi.

    Ayrıca TCK “504/7.”

    Ve adamı “içeri attı.”

    Yargıtay “dosyayı” inceledi.

    Karar

    – Adıyaman hakimi yasa neyi emrediyorsa, onu yerine getirmiştir. Adıyaman’ın kararının onanmasına…

    Ankara’da kapkaç
    Olay, Ankara’da oldu.

    Vatandaşın biri bankaya gitti, para çekti.

    Çantasına koydu.

    Bankadan çıktı, yürümeye başladı.

    Bu sırada yanına bir otomobil yaklaştı.

    Otomobilden biri uzanıp, çantayı kaptı. Ve otomobil hızla uzaklaştı.

    Çantada 50 bin dolar vardı.

    150 milyar da Türk Lirası.

    Polis, suçluları yakaladı.

    Mahkeme TCK 491’in ilk fıkrasından “bir yıl mahkumiyet” verdi.

    Yargıtay’ın kararı

    – Bir yıl mahkumiyetin onanmasına…

    ****

    Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanı Mustafa Aydın “bu olayla ilgili olarak” bize şunları söyledi

    – Olay, kapkaç olayı… Ancak adam yere düşmediği için… İtilip, sürüklenmediği için… Zor kullanılmadığı için… Gasp kapsamına girmiyor… Girmeyince de bir yıl hüküm giyiyor… O da, çantadaki para fazla olduğu için… Para az olsa, bir ayda kurtulurdu… Bunu, şunun için söylüyorum… Kapkaçın cezası artırılmalı… Cep telefonunu gasp eden 10 yıl yatacak, ama bu olaydaki suçlular bir yıl… Bu tutarsızlığa herkesin dikkatini çekiyorum.

    Mersin’de hayali ihracat
    Suç “sahtecilik ve dolandırıcılık.”

    Suçun işlendiği yer “Mersin.”

    “Olayın” özeti

    “Sahte belge… Sahte gümrük çıkış evrakları düzenlemek… Hayali ihracat yapıp, devleti dolandırmak.”

    Mersin Ağır Ceza’nın kararı

    – Sanığın iki ayrı suçtan, TCK 342/1 ve 504/7 maddelerine göre 4 yıl hapsine…

    ****

    Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanı Mustafa Aydın

    – Adam, birinin cep telefonunu gasp etse daha fazla ceza alacak… Hele cep telefonunu gece, şiddet kullanarak alsa 20 yıl yatacak… Ama devleti dolandırıyor, cezası dört yıl… O da iki ayrı suçtan yargılandığı için dört yıl… Mersin hakiminin yapacağı bir şey yok… Yasayı uygulamış… Bizim de yapacağımız bir şey yok… Kararı yerinde bulduk… Burada yanlış olan, çarpık olan yasalarımız.

  5. acil demokrasi

    Prof Dr. İzzet Özgenç 5941 sayılı çek kanunun Anayasa ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesi ek 4 nolu protokün 1. maddesine aykırılığı üzerinde durdu.

    Yeni Çek Kanunu (5941) Anayasaya aykırı değildir
    Anayasanın 38. maddesi “… sözleşmeden doğan yükümlülüğün yerine getirilememesinden” ötürü kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakılamayacağını emretmektedir. Çek kanunun 5. maddesi TCK 21 ve 22. maddelerle birlikte değerlendirildiğinde kusurluluk ilkesini benimsekte, objektif sorumluluğu terk etmektedir. Çekin karşılığını kasten yatıramama halinde kişi cezalandırılamayacağı için yasanın Anayasaya aykırılığı söz konusu olamaz.

    sayın hukukcu
    yukarıdaki yorum İzzettin Özgenç e ait
    ne diyor “çek kanunu objektif sorumluluğu terketmektedir”
    yani yeni çek yasası karşılıksız çeki şekli suç olmaktan çıkarmış,kasten yatıramama halinde kişi cezalandırılamaz diyor
    bu yüzden anayasaya aykırı değildir iddiasında
    uygulamada mahkemeler kast olup olmadığına bakmaksızın ceza vermeye devam ediyor
    bunu nasıl değerlendiriyorsunuz

    • acil demokrasi,
      Bu konu ile ilgili olarak duymayan kulakları rahatsız edip duymalarını sağlamalıyız.Yeni yasada kusur ilkesi varsa bunu dile getirmeliyiz.Rahmi bey bana eğer bu yasa da kusur ilkesini adam gibi uygularlarsa çek suçundan ceza alanların %98 i beraat eder demişti
      Bu konuyu gündeme taşımada BİRLİKTE HAREKET ETMELİYİZ.Bence şu an en önemli yapılması gereken bu. basını canlandırmak KUSUR İLKESİNİN YENİ YASAYLA tartışılmasını sağlamak .UMARIMKİ HUKUK ADAMLARIMIZDA ALIŞKANLIKLARINDAN VAZ GEÇİP DOĞRU ADİL OLANI uygular KUSUR İLKESİNİ DİKKATE ALIRLAR.

    • Şimdi bakın sayın acil demokrasi? şimdi bakın? Kast,suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek isteyerek gerçekleştirilmesidir. Buna göre suçun manevi unsurları oluşuyor yani kastın oluşum sebebi kastın varlığına bağlı .
      Şimdi çeki veren bir kişi için kast bu çekin parasını hesapta bulundurmadığında kişiye soruşturma ve kovuşturma imkanı tanındıktan sonra ilgili mahkeme duruma müteakip adli para cezası vermektedir . kısacası bir çekin ödenmemsi ile siz kasıt iddiası ile zaten şikayete maruz kalıyorsunuz ikinci hadise mahkeme sizi kastı müteakip, ceza zaten vermiyor ,acil demokrasi ,şimdi bu ne demektir? Bu şu demektir Adli Para cezası ile siz zaten çek cezası yönünden af ediliyorsunuz sizin haytanız burada diyorum acil demokrasi basit lütfen beni yanlış yorumlamayın geçmiş yasada birinci dereceden hapise çaptırılmıyordunuz? İşte diyorum bakın defalarca yineliyorum şu anki yasada kasıt suçuna tabi olamadığınızdan dolayı devlet size adliyeye karşı bir yükümlülük yüklüyor yani yazdığınız çek ödenmedi 30 günlük süre zarfında bu çekin cezası ilgi yasa gereğince adliyeye ödeyiniz diyor yada üstü kapa alacaklınla anlaş borcunu kaldır cezadan da mahrum ol! Buraya kadar tamam bizler neyin mücadelesinde uğraşmaktayız biz ekonomik durumu kötü olabilecek bir esnafın bu borcu ilgili sürede ödeyemeyeceği ve gelecek hapisliğinde insan haklarına aykırı olduğunu ekonomik suçun cezası ekonomik hapis yaptırımı olmayan bir ceza istiyoruz 5941 no’lu yasa kusura bakmayın netleşmiş bir yasa değildir bu yasa defakto olmuş bir yasadır yani ilgili tahütler imzalandıktan sonra artık borç konusu muaccel gelmiştir yani admine yazıştım ona sora bilirsin ,yasa ekonomik konularla ilgi şartlı tahliye getirmişti bu getirinin sonucu tekrar tutuklamaların olması hukuken bir yorum olabilir yasal bir durum olamaz bu kişiler artık tutuklanmaları Anayasaya aykırı bir durumdur sayın savcıların , Anayasa mahkemesine aslında gidişleri bu korkudur..
      Şimdi Anayasa mahkemesi bu yasayı bizim lehimize, iptalini verirse bir yasal boşluk olacak, kısacası: bu şu demek olacak sanık konumundaki borçluya hapislik verilemez ,bu meclisi yeni yasa yapmaya davet edecek, işte o zaman Rahmi bey kasıt suçunu değil de zaten buna gerek kalmayacak ,hapislikle ilgili bir karar daha alamazlar, idari para cezası üzerinde durmalıdır ona bir B planı hazırlamalı şimdiden çalışmalarını yapmalı dernek,benim hesaplarım böyledir saygılarımla.

  6. very nie to blogs tanks site admin

  7. hukumet kafasina gore rakam acikliyor ,ihracat gecen senenin ayni donemine gore artmis vs vs biz zaten gecen senenin ayni doneminde dibe vurduk veriler goz boyamaca ,hukumetin elinde standby anlasmasi diye bi koz var doviz yukselise gectimi anlasma yapicam diyor,bunu su ana kadar dort defa yapti bakalim nereye kadar gidicek, yurt disi bitik sadece yilbasi onu biraz haraket vardi su anda %90 varan indirimler var turkiyeden ucuz londra,issizlik verileri temel gosterge olacak burada gecen sene basindada ayni seyi soyledim baya bir katilan oldu o zamandan bu zamana siteye.
    yedi emin depolarindaki mallar da satilmiyor adam yedi emin deposu isletmecisinide icraya vermeye baslamis (denizlide son durum buydu )yazik ki ne yazik soyleyecek kelime bulamiyorum
    bence bu hukumetin gercek yuzunu gormek icin boyle olmasi daha iyi bir musibet bin nasihatten iyidir hesabi.

    • levent,
      AKP bir daha iktidar olamaz.Tam bir talan düzeni kurdular.
      kerdi kartı mağdurlarına sahtekar dediler
      çek yaası mağdurlarına dolandırıcı dediler
      tekel işçilerine ve diğer hak arayan emekçiere gaz bombalarıyla saldırdılar,
      bardan çıkan gençlere yere diz çöktürüp şiddet uyguladılar.
      Sürekli ekonomiyle ilgili yalan beyanda bulundular
      üreticilerimizi desteklemedi yok ettiler
      Gençlere iş vermedi serseri yaptılar
      kendileri rehavet içinde toplum sürünüyor
      emeklilere ve çalışanlara 30 tl zama yaptılar
      elektrüiği suyu doğalgaz fiyatını 5 katına
      çkardılar.
      Ülkemizde tüm kar eden kamu kuruluşlarını yok pahasına kendi adamlarına sattılar

      ……………………yazacak okadar çok haksızlık yaptılarki

  8. Kartal Yeniçağ

    İZZET ÖZGENÇ VE ONUN GİBİLER ,ÜNVANLARI VE BİLİM ADAMLILIĞININ GEREKTİRDİĞİ TARAFSIZLIK VE EVRENSELLİK DURUŞLARINI MUHAFAZA ETMEKTEN ZİYADE BELLİ KESİMLERİN VE ZÜMRELERİN EMRİNDEKİ MEMURLAR GİBİ HAREKET EDEN VE KALEMİNİ BELLİ BİR MENFAATE SATAN KİŞİLERDEN HİÇ BİR ZAMAN BİLİM ADAMI OLMASI BEKLENEMEZ.

  9. ayhan tekin/ağrı

    yahu benmi yanlış anlıyorum sözü geçen bilim adamları??!!! ceza yasasının mealini yapıyorlar ve üstelik akıl ve mantığa uyarlamaya çalışıyorlar bunlara cevap verecek önderlerimiz nerede allah aşkına

  10. İZZET ÖZGENÇ: Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi… Doçentlik sınavında üç kez başarısız olduğu ve İdare Mahkemesi kararıyla bu unvanı aldığı söyleniyor. Başbakan Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı döneminde de ‘hukuk danışmanı’ydı. 1994 yılında yaptığı bir konuşmada ‘Doğal hukukun kavramının kaynağını ve dayanağını ‘ilahi mesaj’ olarak açıkladığı’ belirtiliyor. Albayraklar davasında ‘sanık’ olarak sorgulandı. AB’yi sarsan ‘zina’nın Anayasa Mahkemesi’nin daha önce iptal etmesine karşın ‘son dakika’da TCK’nın içine girmesi için önerge verdiren ‘bilim adamı’ olarak tanınıyor. Halkın benimsediği dini inançlara aykırı davrananlara hapis cezası getirilmesini ve eğitim öğretim hakkının kullanılması adı altında türbanın serbestisi çabasında bulundu; türbanın engellenmesi halinde ağır cezalar önerdi; ancak kabul ettiremedi. ‘Edebiyat ve sanatta da müstehcenlik bulunduğu’ yolundaki ısrarlı yaklaşımı üzerine CHP’li Komisyon üyesi Orhan Eraslan toplantıyı bırakıp çıkmıştı. Prof. İbrahim Kabaoğlu’nun istifasından sonra yerine Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı’na getirildi. Hakim ve savcılara yeni yasa ile ilgili olarak hizmet içi eğitim veriyor. Etibank davasına bilirkişiliği tartışma yarattığını gazeteler yazdı.

    • Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanlığına
      atanmış cezacı zihniyetten bunun dışında birşeyde beklenemezdi

  11. ” çek hakkında verilen ceza ADLİ PARA CEZASIDIR. Bu ceza, Anayasaya ve AİHM kararlarına aykırılık teşkil etmez. Zira burada hapis cezası değil adli para cezası verilmektedir. Adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın ödenmesini sağlamak amacıyla hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanmaktadır. Yoksa, çekin karşılıksız çıkmasından dolayı hapis cezazı verilmemektedir”

    Askerlik yapmadım ama askerliğin başladığı yerde mantık biter diye bir laf duymuştum
    Anlı şanlı hukukçulardan yukarıdaki satırları duyduktan sonra mantığın artık başka yerlerde de bittiğini düşünüyorum yazık.
    Hürriyeti bağlayarak olmayan parayı evet olmayan parayı( çünkü olsa çek bedeli ödenirdi)
    tahsil etmeye çalışan zihniyeti kınıyorum.

  12. .Çek kanunu masaya yatırıldı

    Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde “5941 Sayılı Çek Kanunu’nun Getirdiği Yenilikler ve Uygulamaya Etkileri” konulu Panel düzenlendi. Kanunu hazırlayan komisyonda yer alan öğretim üyelerince önemli açıklamalarda bulunuldu.
    ——————————————————————————–

    Hukukihaber – ÇEK KANUNU PANELİNDE, KANUN MASAYA YATIRILDI

    PROF. DR. ÜNAL TEKİNALP, kanunun “Hukuki Boyutu” ve PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ ise kanunun “Cezai Boyutu” konusunda açıklamalar yaptı. Panel verilen kahve arasından sonra, soru cevap kısmı ile devam etti. Avukatların yoğun olarak katıldığı panele, İstanbul’daki farklı adliyelerde görev yapan Hakim ve Savcıların yanında Çeşitli Hukuk Fakültelerinden öğretim üyelerinin de ciddi rağbet gösterdiği gözlendi.

    Tekinalp yaptığı konuşmada;

    Çek Kanunu’nun, kamuoyunda 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunu’nu değiştiren bir kanun olarak algılandığı; ancak 5941 sayılı Kanun’un başlı başına YENİ BİR KANUN OLDUĞU ve 3167 sayılı kanunda bir değişikliğe gitmek yerine tamamen ilga ettiğini belirtti.

    1 MİLYON CAYILMIŞ ÇEK VAR

    TEKİNALP, TTK 711/3 maddesi uyarınca, 1 MİLYON çek hakkında ÖDEME YASAĞI konulduğunu belirtti. Çalınma, kaybolma gibi zorunlu haller için çek keşidecisine tanınan MEN TALİMATI’nın kötüye kullanılmasının Çeke ve ilgili yasaya güveni zedelediği büyük maddi kayıpların oluştuğu anlatıldı.

    KARŞILIKSIZ ÇEKLERİN %95’İ LTD. ŞTİ.’LERE AİT

    Günümüzde 25.000,00 TL sermaye ile bunun da dörtte birini yatırmak suretiyle Ltd. Şti. kurulmaktadır. Buradaki sermayenin dörtte biri ile şirketini açan, bankaya müracaat ettiğinde çek karnesi alabilmektedir. Alına çeklerle de bazen yüz binlerce liralık ticaret yapılmaya çalışılmakta, adeta çekler bir kredi vasıtasıymış gibi kullanılmaktadır. Netice de karşılıksız çekler arasındaki en büyük oranı %95’le Limited Şirketlere ait çekler oluşturmaktadır. Çek Kanunu ile bankalara, çek vereceği müşterisini basiretli bir tacir gibi araştırma yükümlülüğü getirilmiştir.

    TÜM TARAFLARI KORUMAK AMAÇLANMIŞTIR

    3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, adından da anlaşılacağı üzere, genel manada çek hamillerini korumaya yönelik düzenlemeler içermekteydi. Ancak ÇEK KANUNU, sadece çek hamillerini değil, keşideciyi, cirantaları, muhatabı ve hamili eşit olarak korumak amacıyla düzenlenmiştir.

    İKİ AYRI ÇEK TİPİ OLACAK

    Çek Kanunu madde 2/6 daki tanımlamaya göre çekler, HAMİLİNE çek ve TACİR ÇEKİ olarak ikiye ayrılacaktır. Her iki çekin ayırt edilebilmeleri için ZEMİN RENKLERİ ve EBATLARI farklı olacaktır. Hamiline çek karnesi almak isteyen mudi için AYRI BİR HEMİLİNE ÇEK HESABI açılacaktır. Bu çeklerde” HAMİLİNE” ibaresi matbu olarak yer alacaktır. Bu düzenleme ile, şirketlerin, gayri resmi olarak çek kullanmalarının önüne geçilmek istenmiştir. Şirket işleri hakkında, şirket ortakları, ortakların akrabaları, başka şirketteki ortakları vs. gibi şirketle etkileşim halinde olabilecek ilgili kişilerin şahsi HAMİLİNE ÇEK hesaplarının kullanıldığının tespiti halinde bu kişilerin hesaplarının tüzel kişi tacir olan şirketin hesabı olarak kabul edileceği ve durumun bankaca Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirileceği 4. maddede düzenlenmiştir.

    TÜZEL KİŞİ ADINA ÇEK DÜZENLEYEN KİŞİNİN ADI VE SOYADI ÇEK ÜZERİNDE AÇIKÇA YAZILIR

    Şirketler, yönetim organında, mali işlerini yürütmekle görevli bir kişi veya kişileri belirlemelidirler. Böyle bir belirleme olmadığı takdirde; yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilerin tamamı çekin karşılığını bulundurmakla yükümlüdürler. Belirlenmişse sadece o belirlenen kişi bununla yükümlüdür.

    GÜNÜNDEN ÖNCE YAZDIRMA 2011 SONUNA KADAR KALDIRILMIŞTIR.

    Kanunda 2011 yılı sonuna kadar gününden önce çekin bankaya ibrazı geçersiz sayılmıştır. Ancak kanundaki düzenlemeden bu tarih sonrasında gününden önce ibraz imkanı tanındığı görülmektedir. Zira, kanunun 3/8. maddesinde “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce ibraz edilen çekin karşılığının Türk Ticaret Kanununun 707 nci maddesi uyarınca kısmen veya tamamen ödenmemiş olması hâlinde, bu çekle ilgili olarak hukukî takip yapılamaz. İleri düzenleme tarihli çekle ilgili olarak hukukî takip yapılabilmesi için, çekin üzerindeki düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmesi ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulması şarttır.” İfadeleri yer almaktadır. GEÇİCİ MADDE 1/(5) te ise, “31/12/2011 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.” Denmek suretiyle 2011 SONUNA KADAR GÜNÜNDEN ÖNCE İBRAZ YASAKLANMIŞTIR. 3/8. maddeye göre, gününden önce ibraz halinde kısmen veya tamamen karşılığı yoksa, çek hakkında, HUKUKİ TAKİP YAPILAMAZ. Aynı şekilde bir ibraz halinde CEZAİ ŞİKAYET TE YAPILAMAYACAKTIR. Ancak karşılığı varsa, 2012 yılından itibaren o çekin bedelinin çekilmesine de engel olmayacaktır. Burada 2 yıllık bir GÜNÜNDEN ÖNCE İBRAZ YASAĞI getirilmişse de, bu tür bir ibraz halinde, çek kısmen veya tamamen karşılıksız çıkmışsa HUKUKİ VE CEZAİ YOLLAR tıkanmaktadır. Bu şekilde çeki gününden önce yazdırmak isteyen hamiller (2012 ve sonrasında), çek karşılıksız çıkarsa bu ibrazın sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklardır. Dolayısıyla 2012 sonrası için de GÜNÜNDEN ÖNCE İBRAZ YASAĞI’nın teamüle dönüşeceğini söylemek mümkün olacaktır.

    PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ ise, yaptığı konuşmada;

    Türkiye’de yıllık 750-800 MİLYAR TL nakit para, çek ve senedin tedavülde olduğunu bunun 243 MİLYAR TL’lik bir kısmının (Haziran 2008 verisi) çek olarak tedavüle çıktığını belirtmiştir. Çek Kanunu ile, çeke olan güvenin, hukuki değer olarak güven altına almayı amaçlandığını söylemiştir. Karşılıksız çek suçu, kanunda GERÇEK İHMALİ SUÇ olarak tanımlanmıştır.

    CEZA ADLİ PARA CEZASIDIR

    Bankaya süresinde ibrazı halinde Karşılıksız çıkmış ve karşılıksız işlemi tamamlanmış olan çek hakkında verilen ceza ADLİ PARA CEZASIDIR. Bu ceza, Anayasaya ve AİHM kararlarına aykırılık teşkil etmez. Zira burada hapis cezası değil adli para cezası verilmektedir. Adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın ödenmesini sağlamak amacıyla hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanmaktadır. Yoksa, çekin karşılıksız çıkmasından dolayı hapis cezası verilmemektedir. Tasarı da sadece GEÇİCİ 2. maddede yer alan ANLAŞMA HALİNDE, cezaların düşürülmesi veya soruşturmanın, yargılamanın, infazın durdurulması yer almaktaydı. Ancak kanunun meclise sevki esnasında siyasilerin talebi ile ALACAKLININ RIZASI OLMAKSIZIN DA BORÇLUNUN TÜM BORCU 6. MADDEDE BELİRTİLEN ŞEKİLDE TİCARİ FAZİYLE BİRLİKTE 2 YIL İÇİNDE ÖDEYECEĞİ TAAHHÜDÜNDE BULUNMASI suretiyle de cezaların düşürülmesi veya soruşturmanın, yargılamanın, infazın durdurulması kanuna eklenmiştir. Yani tek taraflı TAAHHÜT, kanuna son anda talep üzerine formüle edilerek girmiştir.

    Panel konuşmacıları, hukukçuların uygulamaya ve uygulamadaki oluşabilecek karışıklıklara dair bir çok sorusuna da cevap verdiler.

    • diğer arkadaşlarında yorumlarını alalım. biraz tartışacağız.

      • bu tartışmalar birazı geçecek gibi

        • çek kanunu ile ilgili herşey bir kaos oluveriyor.
          -henüz tahliyeler sonlanmadı
          -anayasa mahkemesine gidilecek. zaman kısıt var.
          -taahhütler için zaman kısıtı var.
          -anayasa mahkemesine gidebilmek için delil gerekiyor. delil mahkeme sonuçlarıdır.
          -mahkemeler karar vermiyor. erteliyor.
          -mağdurluk ertelenemiyor. yaşanıyor.

          • ve yargıtay cumhuriyet savcısı
            infaza devam diyor

          • arkadaşlar, iyi geceler.
            -henüz tahliyeler sonlanmadı, GECİKTİRİYORLAR ÇÜNKÜ, TAHLİYELER BİTERSE SESİMİZ GÜR ÇIKACAK.
            -anayasa mahkemesine gidilecek. zaman kısıt var, GECİKTİRİYORLAR ÇÜNKÜ GİDİLMESİNİ İSTEMİYORLAR.
            -taahhütler için zaman kısıtı var, GECİKTİRİYORLAR, ÇÜNKÜ 2,5 AY KALDI, NE KADAR AZ TAHLİYE O KADAR AZ SORUN.
            -anayasa mahkemesine gidebilmek için delil gerekiyor. delil mahkeme sonuçlarıdır,
            -mahkemeler karar vermiyor. erteliyor. TOP YARGIDA, YARGI TOPU NERE ATACAĞINI BİLEMİYOR.
            -mağdurluk ertelenemiyor. yaşanıyor. OLAN GARİBANA OLUYOR
            – yargıtay cumhuriyet savcısı infaza devam diyor HUKUKCULAR DA POLİTİKACI OLDU SONUNDA.
            BU BİR SATRANÇ OYUNU OLDU, ORTA KARELERİ KONTROL EDEN, OYUNU KAZANIR…

          • satranç bir merkez oyunu, merkezde bizim kontrolümüzde değil.

            merkez kuvvetli ise, gambit yaparak merkezdeki pozisyonu bozmak gerekir. Nasıl olabilirdi ? kimse taahhüt vermezdi, bir fedadaır. hükümetin hamlesi anında bozulurdu. Ama yapamayız.

            güçlü olduğumuz yer, haklı olduğumuz yerlerdir. güçsüz olduğumuz yer, en çok atılan slogandan geliyor.

            “borcumuzu ödemek istiyoruz. hapisde borç ödenmez”

            en güçlü olduğumuz yer, en haklı olduğumuz yerdir. hukuk çiğneniyor. anti demokratik bir yasa var. tek taraflı koruma var.

            dahada kötüsü adil yargılanma ihlal edildi, yine ihlal edilecek.

            insan hakları ihlali var. bunun dışında bir gerçeğimiz yok.

            insan hakları ihlali varsa, ne yapılacağıda bellidir.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s