Çek kanunu : Kavramlar ve karmaşalar …


İyi akşamlar, sevgili dostlar,

Kavramlar ve karmaşalar;

Ülkemizde ki, bazı kavramlar yanlış olmalarına rağmen doğruymuş gibi kullanıldıkları için, bir süre sonra karmaşaya sebebiyet vermektedirler..

Örnek; “karşılıksız çek vermek” bu kavramın doğru olarak kullanıldığını bu blogda yazan kimler iddia etmektedir?

Vadeli çekler keşide edildiğinde de, Hamil tarafından teslim alındığında da karşılığının banka da hazır olmadığı her iki taraf tarafından da açıkça bilinmektedir.

O halde “karşılıksız çek vermek” kavramı bu ortamda ve ilişkide doğru olarak mı kullanılmaktadır?

Karmaşa ise; “bana, karşılıksız çek verdi” iddiası ile şikayette bulunmakla başlamaktadır..

Keşideci, vadeli çeki ödeme gününde bankada ki hesabına yatıracağını tahmin ederek keşide etmekte, lehtar ise; keşidecinin çeki keşide ettiği tarihte hesabında paranın olmadığını, vade tarihinde parayı hesabına yatıracağını tahmin ederek vadeli çeki teslim almaktadır..

Hal böyleyken, “karşılıksız çek vermek” kavramının da yanlış olarak kullanılmakta olduğu da bir gerçektir.

Tamamen tahmin üzerine kurulu ilişki de, önceden biliniyormuş gibi davranmak ya da “ödeyemeyeceğini biliyordu” iddiasında bulunmak gerçekten uzaklaşmaktır..

Kavramlar karıştıkça, bir süre sonra yanlış kavramlar, haklı sebep haline getirilmektedir.

Örnek mi; Hiç kimse borcundan dolayı hapsedilemez demek yerine, “İçerdeyken borçlarımızı nasıl öderiz çıkalım ki ödeyebilelim” söylemi,

“Ödeme taahhüdü versinler, çıksınlar borçlarını ödesinler” karmaşasına sebebiyet verdi.

Halbuki, söylenmek istenen “Hiç kimse sadece sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getiremediği için hürriyetinden mahrum edilemez.. ” Edilirse de ceza aldığı sürede, ceza evindeyken ödeme olanağı bulamazdı..

Karmaşa yine devreye girdi ve 5941 ortaya çıktı. 3167 den bir farkı vardı.. Artık vadeli çek gerçeği ortadaydı.. Aba altından gösterilen sopa ortaya çıktı.. “vadeli çekini ödeyemesen bile, Çek=Nakit değilse bile ben yasayı böyle bir karmaşayla yaparım çözebilirsen sen çöz” denilmektedir.

Diğer taraftan, “Taahhüt vermek kavramı” peki ama kime taahhüt verilmeli..

Cevap;

– alacaklıya taahhüt vermek..

Karmaşa; alacaklı kim?

Cevap;

– Devlet

Uygulama; çek alacaklısına vereceksin..

Soru; alacaklı kim di?

Cevap;

– Devlet

Karmaşa; taahhüt kime verilmelidir?

Dostlar; sadece bu nedenle garabet 5941 sayılı yasanın kanunlaştığı günden bugüne kadar halen işlemi bu karmaşa nedeniyle bitirilemeyen canlarımız içerdidedir.

Karmaşaya son;

“Hiç kimse sadece sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı hürriyetinden mahrum edilemez” kavramının uygulanmasını, uygulatılmasını haykırmak, takipçisi olmak, mücadeleye devam etmek,

Özgürlüklerimizin teminat olmaktan kurtarılmasına çalışmak birincil hedefimiz olmalıdır.

Ben, 12.ocak.2010

20 responses to “Çek kanunu : Kavramlar ve karmaşalar …

  1. sayın Ali Toktaş insanlar ticaret yapar vede batabilirler herkesin iyi ve kara günleri olabilir….burada kimse ne dolandırıcıdır ne de borcunu inkar ediyor ..sadece ülkemizde yanlış olan ekonomık koşulların kurbanı oldu insanlar…kaldı kı herhes borcunu kabul edıyor ve elınden gelenı yapmaya calısıyor…acaba siz kimsiniz neseinişz dogrusu cok merak edıyorum ….herhalde siz bu ülkeye vergisini son kuruşuna kadar odeyen ..yanında calıstırdığı işçilerini gercek ücret üzerinden ssk da gösteren …sekiz saat mesai işleten ..her hakı veren …gercek maddi varlığının 40 da birini zakat veren cok muhterem bir vatandaşsınız…Ali bey bu sıteye yazan kımse ne dolandırıcıdır ne de sahtekardır..senelerce bu devlete vergısını odemiş ve bir şekilde iflas etmiş magdur insanlardır… mağdurluğun anlamını herhalde buraya daha cok acıklayıcı yazmama gerek yok sanırım…ama size tavsıyem buraya yazan insanlara iftiralar edip kul hakkı almayın dinime küfreden müslüman olsa misalı gereksiz yorumlardan kacının..merak etmeyın bizler son kuruşumuza kadar boırcumuza sadığız..mutlak surette odeyemeyen arkadaşlarımız olacaktır ..ama onların içini gönlüne ALLAH biliyor ..

  2. evet,,,,,,,,,,,,,,
    Türkiye’nin demokratikleşmeye ihtiyacı var, sözde değil özde insana saygı duyan, insanın insanca yaşama hakkını ortadan kaldırmayan adil bir düzenin özlemini çekiyoruz. Kosiad bu doğrultudaki çalışmalarını bundan sonra da sürdürecektir. 20 Ocak İstanbul toplantımız bu organizasyonlardan biridir, bu toplantı CHP İstanbul İl başkanı ve Adalet Komisyonu üyesi Ali Riza Öztürk’ün katılımı ile gerçekleştirilecektir

  3. Yeni ‘Çek Kanunu’ Kayıt Dışılığa Göz Açtırmayacak

    Ahenk Hukuk Derneği Başkanı Avukat Hayati Selamet, Yeni Çek Kanununun, Çek Defterlerinin İçeriklerini, Çek Hamillerinin Korunmalarını ve Kayıt Dışı Ekonominin Denetim Altına Alınmasını Sağlayacağını Söyledi.
    Haber Yayın Tarihi: 19.01.2010 14:34

    Ahenk Hukuk Derneği Başkanı Avukat Hayati Selamet, yeni çek kanununun, çek defterlerinin içeriklerini, çek hamillerinin korunmalarını ve kayıt dışı ekonominin denetim altına alınmasını sağlayacağını söyledi.

    Yeni ‘çek kanunu’ ile ilgili merak edilen ayrıntılar, BUGİAD Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıda mercek altına alındı. Çek hesabının ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamayacağını ifade eden Selamet, “Çek hesabı açılmasını veya mevcut çek hesabından çek defteri verilmesini isteyen kişi, tacir veya esnaf ve sanatkar olup olmadığını ilgili bankaya yazılı beyanla bildirir. Bu uygulama, kayıt dışı ekonominin denetim altına alınmasını kolaylaştıracaktır.” dedi.

    Kanunun, çek hesabı açılması ile ilgili olarak bankalara görev ve sorumluluklar yüklediğini belirten Selamet, “Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyenlerin yasaklılık durumuna ilişkin adli sicil kayıtlarını, açık kimliklerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı, pasaport veya sürücü belgesi örneklerini, yerleşim yeri belgelerini, vergi kimlik numaralarını, tacir olanların ayrıca ticaret sicil kayıtlarını, esnaf ve sanatkar olanlarının ise esnaf ve sanatkar sicil kayıtlarını almak ve çek hesabının kapatılması halinde bunları, hesabın kapatıldığı tarihten itibaren 10 yıl süreyle saklamakla yükümlüdür.” diye konuştu.

    Çek hesabı sahibi gerçek kişinin, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemeyeceğini vurgulayan Selamet, gerçek kişinin temsilcisi adına çek düzenlenmesi halinde, söz konusu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluğun çek hesabı sahibine ait olacağını ifade etti.

    (CİHAN)

    • Ekonomide ödeme aracı olarak kullanılan bir enstrüman olan çeke bukadar atıfda bulunmak
      artık komik geliyor.Ekonomi çeke bağlı kayıt dışı çeke bağlı .
      Amaç üzüm yemek mi bağcı dövmek mi.
      Bu kanun çıkmadan önce kayıt dışılık önlenemiyormuydu eğer öyle ise zaten daha da beter
      Kayıt dışını engellemek isterseniz elinizde her türlü imkan yol yöntem var bir tuşla ulaşılamayan bilgimi kaldı.
      Çekin izini sürmek o kadarmı zor
      Tefecilerin hesaplarını inceleyin kalem kalem gidin bakalım çeklere fatura kesilmişmi bulmak çok mu zor yoksa tefeci hesapları kayıt dışı sayılmıyormu .
      Kayıt dışından anlaşılan kod 5 e alınan firmalar üzerinden giderek resmen haraç almakmıdır.
      Ha birde tefecilerin yanında çalışan çaycıları araştırın çeklerin arkasında kimlerin cirosu var bir bakın
      kayıt dışıda iktidara göre tarif ediliyor iktidar
      akaryakıt ve tefecilerin durumunu kayıt içi görüyor çatışma olmadığı sürece
      200.tl lik bankonot basacaksınız sonrada kayıt dışı arayacaksınız. 500 tl lik basın kayıt dışı daha kolay ortaya çıkar…

    • Yeni ‘Çek Kanunu’ avukatları ihya edicek.

      Kapitalizmin en vahşi en acımasız yüzünü gösterdiği ülkemizde

      şu an sıradan bir mağdur olarak,herşeye rağmen yaşamını

      sürdürmeye çalışan a.b. rumuzlu şahıs

      yeni yasayla,kan emici maşası avukatlara,devamlı taze kan bulunabilmesinin önünün açılacağını idda etti.

      Bu sayede bol bol kurban bulabilecek olan

      avukatların salyalarının aktığı,ağızlarınında köpürdüğü,

      kirli ellerini ovuşturup pis pis sırıttıklarınında alınan bilgiler

      arasında olduğunu söyleyen a.b. ne kadar mağduriyet o kadar kazanç hesabı yapan

      vicdan,merhamet yoksunu sektör temsilcilerine hitaben ilgili blogda yaptığı konuşmada

      insani duygular,mesleki haysiyet ve helal kazançlar tavsiye etti.

      Herne kadar gazetede olmasada,biyerde işin doğrusunu yazabilmek ne güzel 🙂

      • gazeteler burada ki yazarlar kadar cesur kişiler barındırabilselerdi ihya olurdu memleket…

      • hem vatandaşa borcunuzu ödemeyeceksiniz hemde avukatlaar hakaret edeceksiniz bide dini söylemleri kullanarak edepsiz herifler
        hem salyalaraınız akarak kul hakkı yiyeceksiniz suçu avukatlara atacaksınız yuh be asıl milletin hakkını yiyemeyeceği için üzülen pardon pişkinleşen siz leş kargaları için kural nekadar kul hakkı okadar zenginlik tek gerçek adam olun borcunuza sadık kalın

        • tespitler doğruymuş demek ki.
          böylesine saldırgan yazdığınıza göre,

        • Yorum yapmak, hakaret etmekmidir?

          Sayın ALİ TOKTAŞ düşüncelerimize katılmayabilirsiniz. eksik ya da yanlış olabilirler, doğrusunu siz yazarsınız, anlamaya çalışırız.

          Ancak sizin yazdıklarınızdan, sadece hakaret içeren kelimeler akılda kalıyor.

          Oysa ki, bizler burada yıllarca belki de sizin hayal bile edemeyeceğiniz miktar ve tutarlardaki çeklerimizi ödedik. Elimizde olmayan nedenlerle işlerimiz bozulunca 3-5 çekimizi ödeyemez hale geldik.

          Sadece bu nedenle, uygulanmakta olan Anayasaya ve İnsan hakları sözleşmelerine aykırı olarak “borca hapis” cezalarına karşıyız..

          Ayrıca da borcumuzu falan inkar edip kul hakkı da yemiyoruz. Kimsenin inancıyla da ilgili değiliz. İsteyen dini söylemleri, isteyen hukuki söylemleri kullanabilir. Ya da benim yaptığım gibi, sizin yazdıklarınıza karşılık insanı söylemleri kullanabilir.

          Bilmem anlatabildim mi?

    • Sayın elif,

      Ahenk Hukuk Derneği Başkanının yaptığı açıklamaya geçmeden önce, “Ahenk” kelimesinin ne anlama geldiğini, bildiğim halde yanılıyormuyum diye bir kere daha sözlüğe baktım. Yanılmamışım sadece tek karşılığı bulunmakta sözlükte o da -uyum- olarak yer almış.

      Sayın Başkan sözlük anlamına tam uyan “uyum” içersinde 5941 sayılı kanuna uyum göstermiş. Biliyorum ki, biliyorsunuz ki, biliyorlar ki, bankalar yeterince emin olmadan kimseye çek vermezler. Şirket hesabı açarken annenizin kızlık soyadı da dahil olmak üzere, vergi levhanız, ticaret sicil gazeteniz, nüfus cüzdan suretiniz, bilançonuz vs evrakları temin etmeden size şirket hesabı açmazlar..

      3167 dahil olmak üzere her türlü çek hamillerini koruma kanunundan, farklı olan neydi? sadece çek üzerinde tacir çeki, hamiline çek, şahıs çeki yazmamasımıydı?

      Ben aptal değilim, benim gibi çek ile ticaret yapan herkes bilir ki, çekin keşideci kısmında şirket ismi yazıyorsa o çek şirket çekidir, isim yazıyorsa şahıs çekidir. Eğer …… yere isim değil de “hamiline” yazarsanız o çek taşıyana ya da ibraz edene ödenir..

      Sayın Ahenk Hukuk Derneği Başkanı, değişikliğin (gerçek değişikliğin) nerede olduğunu biliyorsa bize de anlatsın.. Gerisini biz zaten biliyoruz.

      Ya da “7 yanlış nerede” bulabilirse yine bize haber versin uğraşmaktan, mücadeleden vaz geçelim..

      Sayın Başkan şaka gibi bir demeç vermiş, farkında olmadan, farkındalık olamıyor…

      “Çek hesabının ilgilinin, vekilin veya yasal temsilcisinin imzası olmadan açılamayacağını ifade eden” cümlesinde Sayın selamet ne demek istiyor. Hangi banka bu imzalar olmadan çek hesabı açar? valla beni bile tenakuza düşürüyor bu demeç “Çek hesabı açmak” kavramını yine yanlış kullanıyoruz. Doğrusu “banka da hesap açmaktır.” çek ise açmış olduğumuz bu hesaptaki paramızın talimat verdiğimiz kişi ya da kuruma ödenmesi için kullandığımız bankalar tarafınan bastırtılmış talimat kağıdıdır.. Çek hesabı nedir? var olan hesabın oraya buraya çekiştirilerek başka bir şeymiş gibi gösterilmesi dışında bir şey değildir..

      Çünkü, ileri de ceza vermek için kullanılacak ya, kılıf hazırlanmaktadır. o kadar..

      Gördünüz mü? ne anlamlar yükleniyor.. zavallı bir kağıt parçasına ait gibi gösterilen basit bir banka hesabına :))

      • ”Ahenk Hukuk Derneği Başkanı Selamet: Genelkurmay Başkanı …
        Haber Sitesi: Haberler.com – 21.12.2009 17:02, Guncel Haberi

        Ahenk Hukuk Derneği Başkanı Avukat Hayati Selamet, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Geçtiğimiz Günlerde Oruç Reis Fırkateyni’nde Yaptığı Konuşmanın Yasaları İhlal Eder Nitelikte Olduğunu Söyledi.”

        Çek yasası insan haklarını ihlal eder nitelikde değildir. mi oluyor AHENK HUKUK DERNEĞİ NİN SAYIN BAŞKANI

  4. Zalimin Zulmü..

    Zalim, Türk Dil Kurumu sözlüğünde; “acımasız ve haksız davranan” olarak yer almaktadır.

    yine aynı sözlükte zulüm ise; Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa olarak yer almaktadır.

    Bir insanın, sadece borcundan dolayı hapisle cezalandırılmasını istemek, bunun için kanunlar yapmak, “yeni çek kanunu çıkardım, taahhüt ver hapisten çık” yasası yapmak;
    Zalimlik değilmidir?

    borcunu ödeyemediğinden dolayı, işini kaybeden, sosyal yaşantısını yitiren, hapis yatmamak için kaçak durumunda kalan ve bu nedenle, ailesini çocuklarını göremeyen, belkide eşinden ayrılarak onları ebediyen kaybetmek zorunda kalan mağdurlar, garabet bir (5941)yasa nedeniyle.. Zulüm le karşı karşıya kalmamışlarmı dır?

    Soru;
    Zalim kimdir? Zulmü nedir?*

    * Bkz. kavramlar ve karmaşalar

  5. admin kardeş acaba siz hukuk mu okuyorsunuz yoksa bu işi profosyonel mi yapyorsunuz?

  6. İyi geceler.Bugün maalesefki başıma kötü bir olay geldi ve bu konuda ne yapacığımı ve çek ile ilgili yasaları bilmediğim için bana yardımcı olursnız inanın beni cok mutlu edersiniz.nişanlımın 2008 yılında verilmiş olan hatır ceki var.bu cekin 6000 tlsi odendi fakat geri kalan 6500 tls ödenemedi 1.5 yılda faizi ile birlikte para 14000 tl oldu ve bugun tutuklandı.çeke noter huzurunda avuatla birlikte taahhüt verilmiş.fima ve firma avukatı ile anlaşma yoluna gitmek istedik fakat kabul edilmedi.avukat 14000 tlyi getirin tutuklama kararını kaldıralım dedi.firma sahibide avukatlarının maaşlı çalışmadığını bu tür davalarda faizi maaşı olarak aldığını avukatın 7000 tlsini kendisininde 6500 tlsi vermemizi istediler.bu kadar nakiti hemen bulamayacağımızı söylediğimizde de kredi kartı getirin 14000 tlyi 20 taksitle çekelim dediler.aslında bizim istediğimiz bir miktar yani 5000 tl kadar verip geri kalan parayı senet yada başka bir ödeme şekliyle taksitlendirmekti ama maalfki olumlu olmadı bu teklifimiz.ve şuan nişanlım cezaevinde sayet para odenmezse 45 yatacak.firma sahibine şoyle bir cümle dahi kullandık ”sizin amacınız üzüm yemek mi bağcı dövmek mi”yani siz bu parayı almak istiyorsunuz fakat biz bu parayı odeyemezsek ve 45 yatılırsa cezaevinde bu para size hiç odnmeyecek bunu biliyorsunuz değilme dediğimizde evet dediler.kısacası biz bundan sonra nasıl bir yol izleeceğimizi bilmiyoruz.bu konuda bize yardımcı olursanız cok sevinirim.şimdiden çok teşekkurler

    • ceza evinde nişanlınızın yatması onlarıda mağdur edecek sizde bunu ileri sürün çünkü geriye icra ile çoğalbilcek bir çek cezası var peki siz ödediğiniz paralara makbuz aldınızmı ?12,500tl çekiniz var yaklaşık 4,5 gibi bu arada menfi tespit davası açın bu konularla ilgili evrak isteyin firmadan şikayet düşürülmediği sürece cezadan kurtulamazsınız sonuçta karşı tarafla bunları mantıklı son birkez konuşun cezayı düşürmeye çalışın eğer düşmezse tahüt verin ilgili paranın geri kaln kısmını ödeyin 2 yıl yada anlaşma gereği

  7. ayrı bır magdur grup oluşumunda bır blogdan alıntıdır bu yazı……….

    Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çek Yasası’nın uygulamasında karşılaşılan sorunlar hakkında söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
    Bakınız, 3164 sayılı Kanun, 4818 sayılı Kanun, 5941 sayılı Kanun, Türk Ticaret Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza İnfaz Kanunu; bunların üçü çek kullanımını düzenlerken diğerleri de konuyla ilgili maddeler içeriyor, ne çağdaş ülkelerde ne de geri kalmış ülkelerde eşi ve benzeri yok. Zaten çeki düzenleyen kanun yeryüzünde üç geri kalmış ülkede var.
    O gün de söyledim, bugün de söylüyorum: Çekin düzenlenmesi Türk Ticaret Kanunu’ndaki yerine bırakılmalıydı. Gelecek günlerde yine yapacağım gündem dışı konuşmalarda, vadeli ticaretin Çek Kanunu’yla değil factoring kanunuyla ancak düzenlenebileceğini, factoringin fatura iskontosu yöntemiyle işletilmesi gerektiğini, biz de ise factoringcilerin çek iskontosu yaptığını, bu çekten verilen hapis cezalarının da en büyük alacaklısının factoringciler olduğunu, factoring müessesesinin tefecilik müessesesi hâline dönüştürüldüğünü, büyük tefecilerin de factoringci olarak tefeciliği yasallaştırdıklarını detaylarıyla anlatmaya çalışacağım. Çelişkiye bakın: Factoring müessesesi kanun hükmünde kararnameyle yönetilirken çek üç ana, üç tali kanunla yönetiliyor. Ayrıca, bu durum hem Anayasa’mıza aykırılıklar içermekte hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesine aykırılıklar içermektedir. Bu durum derhâl düzeltilmelidir.
    Çek Kanunu çıktı çıkmasına da, orada “Taahhüt etmekle hapisten çıkma fırsatı veriyoruz.” dediğiniz, size göre 2 bin kişi, hapishane kayıtlarına göre 65 bin kişi bir türlü hapisten çıkamadı. Yasa’nın yürürlüğe girmesinin üzerinden neredeyse bir ay geçti, topu topu 500 kişi civarında şu ana kadar taahhütte bulunarak hapisten çıkabilen mahkûm mevcut. “Çıkabilen” diyorum çünkü Yasa uygulanmıyor, uygulanamıyor ya da birileri uygulatmıyor.
    Bakınız, sayın milletvekilleri, yine Çek Kanunu’nda 3167 sayılı Yasa’dan farklı olarak ne var: Oradaki “hapis cezası”nın adı burada “adli para cezası” hâline getirilmiş. Bu, açıkça Anayasa’mızın 19 ve 38’inci maddelerine aykırıdır. Bunun adı “Kandırmaca bir.”
    “İyileştirme yapıldı.” diyorsunuz, bir bakalım: Eskiden alt hapis cezası sınırı çek miktarı kadardı, yeni Yasa’da da aynı. Nerede iyileştirme? Üst hapis cezası sınırı da tek çekte 80 bin TL’den fazla olamazdı, yani sekiz yüz gün hapisti. Yeni Yasa’da 150 bin TL oldu, üstelik de eğer çek 150 bin TL’den fazla ise, örneğin 1 milyon TL ise. Eskiden 1 milyon TL’lik tek çekin karşılığı sekiz yüz gün hapis cezası iken bugün on bin gün, yani yaklaşık yirmi beş yıla çıktı, “Kandırmaca iki.”
    Sonra, sayın milletvekilleri, Ceza İnfaz Yasası’na bakarsak da şunu göreceğiz: Örneğin bir hâkim isterse karşılıksız çekte borç miktarını 20 TL’ye bölerek hapis yatılacak günü belirleyebilirken bir diğer hâkim 100 TL’ye bölebiliyor. Yani 10 bin TL karşılıksız çeki olan bir kişi düşünelim ki 100 TL’ye bölen hâkime düşerse elli gün hapis yatacak, 20 TL’ye bölen hâkime denk gelirse maazallah, beş yüz gün hapis yatacak, etti “Kandırmaca üç.”
    Bu durumda, karşılıksız çeki olanlara, bizler yasa düzenleme yetkisi olan milletvekilleri olarak “Allah yardımcınız olsun.” dersek inanın bizi ne Allah ne de kulları affeder. Bu, her şey bir yana Anayasa’nın 10’uncu maddesindeki eşitlik ilkesine de aykırıdır. 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 6’ncı maddesi uyarınca yapılacak olan taahhütte denmiş ki: “Taahhüt miktarı, çek miktarı ve ticari faiz toplamını da içermelidir.” Bu durumu ceza mahkemeleri denetlemekle yükümlü. Nasıl yapacak bu denetimi? Bilirkişi marifetiyle. Peki, bilirkişi incelemesi süresinde ne olacak? Kişi hapis yatmaya devam edecek. Yani “Taahhütte bulunan hemen hapisten çıkacak.” diye bir taahhüdünüz vardı, “Kandırmaca dört.”
    Karşılıksız çek nedeniyle hapis cezası alan ve yatan kişiler, bu Kanun’dan yararlanmak istediklerinde, cezaevi savcılarının bu Kanun’un uygulanması yönünde yapmış oldukları yorumlar mağdurların en az bir altı ay daha cezaevlerinde kalmalarına neden olacaktır. Örneğin, Denizli Açık Cezaevinden bir hanım mahkûm bildiriyor: “10 adet ve toplam 74 bin TL olan karşılıksız çeklerim vardı. 8 çekin bedeli cezayı yattım. Kalan 2 çekle ilgili taahhütte bulunmak istedim, savcı kabul etmedi. ‘10 çeke de faizleriyle birlikte taahhütte bulunacaksın.’ dedi. Ben asıllarını ödeyememişim, borç 2 misline çıkıyor. Üstüne üstlük iki yıldır hapisim, ne iş kaldı ne evliliğim. Çıkınca nasıl hemen iş bulup da hepsini faiziyle, yüzde 30’unu da ilk yılda ödeyebileyim? Mümkün değil.” diyor.
    İstanbul’dan bir erkek mahkûm: “2 çekim nedeniyle hapisteyim. 1 çekimin davası devam ediyor, 2 çekim de temyizde. Çeklerimi toplu olarak ve gününden önce sordukları için çeklerim yazıldı. Savcıya hapis yattığım çeklerle ilgili taahhütte bulunmak istiyorum, kabul etmiyor. Savcı ‘Devam eden davana da temyizdeki davalara da yani 5 çeke de taahhütte bulunmazsan kabul etmem.’ diyor.”
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

  8. ‘Karşılıksız çeke özgürlük’ Anayasa Mahkemesi’nde

    `Yasa, çeke olan güveni ortadan kaldırıyor’

    İZMİR 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Yahya Kesim, 20 Aralık 2009’da yürürlüğe giren ve karşılıksız çek verenlerin cezaevinden çıkmalarına olanak tanıyan 5941 sayılı Çek Kanunu’nun, geçici 2’nci maddesinin 1’nci fıkrası `a’ ve `b’ bendinin `Anayasa’ya aykırı olduğunu’ öne sürerek, iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

    Bir avukat, karşılıksız çek suçlamasıyla yargılanan müvekilinin 5941 Sayılı Çek Kanunu’nun geçici 2/b fıkrası gereğince yargılamasının durdurularak, ödeme taahhüt tarihlerinin beklenmesine karar verilmesini talep etti. Hakim Yahya Kesim, avukatın talebinin Anayasa’nın 141/son maddesindeki `Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir’ hükmüne aykırı olduğunu belirtip, bu maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

    26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi Hakim Yahya Kesim, 20 Aralık 2009’da yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici 2’nci maddesinin 1’inci fıkrasının `a’ bendinde, `şikayetçi ile sanığın anlaşması halinde, herhangi bir süre öngörülmeksizin, bu anlaşmanın sonuna kadar davaların durdurulmasına karar verilmesi’, `b’ bendinde ise, `sanığın tek taraflı olarak iki yıl süre ile taahhütte bulunarak, taahhüdün sonuna kadar davanın durdurulmasına karar verilmesi’ hükmünü getirdiğini hatırlattı.

    `BANKALARIN ÇEK UYGULAMASI SUÇU TEŞVİK EDİYOR’

    Ülkemizdeki karşılıksız çek davalarının yargıyı kilitleyecek sayıya ulaştığını, bankaların çek uygulamasının tamamen özensiz ve suç işlemeyi teşvik niteliği taşıdığını savunan Hakim Yahya Kesim, yasanın geçici 2/1-a maddesinde, tarafların anlaşması halinde hiç bir süre dahi bulunmadığına dikkat çekti. Kesim “Yani taraflar 10 yıllık bir anlaşma yapmaları halinde bu süre dahi beklenecektir. Özellikle bu hususun mahkemelerin işleyişinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığının açık bir göstergesidir” dedi. Hakim Kesim Anayasa Mahkemesi’ne başvuru dilekçesinde şu görüşleri savundu;

    “Yasanın düzenlenmesindeki temel gerekçe, küresel ekonomik kriz nedeniyle cezaevine düşen sanıklardır. Dünyadaki küresel kriz 2008 yılında ortaya çıkmasına rağmen şu anda cezaevinde bulunan sanıların suç tarihi en yakın olarak 2006 yılıdır. Bir çek dosyasının temyizi dahi 2- 3 yılı bulmaktadır. Sanıkların taahhüdünü yerine getirmemesi halinde yasada hiç bir yaptırım öngörülmemiştir. Taahhüt için hiçbir peşin ödeme ya da teminat koşulu da getirilmemiş, tamamen sanıkların keyfi davranışlarına zemin hazırlayacak düzenleme yapılmıştır. Yasal düzenleme ile çeke olan güven ortadan kaldırılarak, ülke ekonomisine de ciddi bir darbe indirilecektir. Söz konusu yasal düzenlemenin tamamen mahkemelerin işini geciktirme ve aksatma sonucunu doğuracağı açıktır.”

    `ANAYASA HÜKMÜ İHLAL EDİLDİ’

    Anayasanın 141/son maddesinin `davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını’ yargıya görev olarak verdiğini vurgulayan Hakim Yahya Kesim, şöyle devam etti:

    “Bu yasa ile çek davalarının sonuçlanması engellenmiş, Anayasa hükmü açıkça ihlal edilmiştir. İki yıllık bir süre ile davaların sonuçlanması engelleneceği gibi ayrıca; yeni tebligatlar yapılacak, bunlarla ilgili tüm mahkemeler emek ve mesai sarf edecek, ilave masraflar da çıkacaktır. Ayrıca, bu şekilde davalar geciktirilecek, hukuk devletine olan güven duygusu zedelenecek, mahkemeler bu dosyalarla uğraşarak asıl çözmesi gereken diğer dosyalara da zaman ayıramayacaktır. Belirtilen yasa maddesinin Anayasamıza aykırı olduğu kanaatine varıldığından, yasanın iptalini talep ediyorum.”

    Haber 1 14.01.2010

    • teminat olarak verecek ne kalmış
      saysalarda bilsek nek-ler temian oluyor
      özgrlük teminatı bile kesmedi sayınları
      idam geri gelsin başka yolu yok

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s