Çek kanunu ile ilgili Yargıtay 10.daire başkanı ile görüşme yapıldı..


Başkan Mahmut Gül’e Hurriyet Gazetesinde çıkan Oya Armutçu’nın haberi ile ilgili sorular sorduk ve cevaplarını aldık.

Soru: 7 kriter açısından dosyları inceliyorsunuz, bu kriterlerde bir eksiklik varsa nasıl bir karar oluşturuyorsunuz?

Cevap: Bu durumda sanık lehine bozma kararı veriyoruz.

Soru:Kriterler açısından bir eksik yoksa, yani 3167′ye suçun oluştuğu sonucuna varırsanız nasıl bir karar oluşturuyorsunuz? Cezayı onuyor musunuz?

Cevap: Hayır “yasa bozması veriyoruz” , Suçun unsurları ve yaptırımları değiştiğinden bozma verip dosyayı mahkemesine gönderiyoruz. İşin esasına girmiyoruz, yeni yasaya göre araştırmaları esas mahkemesine bırakıyoruz.

Soru: Şöyle diyebilir miyiz, Daire hiçbir dosyaya onama vermiyor.

Cevap: Hayır öyle değil, sanığın lehine durumlarda, mesala suçun 3167 ye göre unsurları oluşmamışsa bozma veriyoruz, sanık esas mahkemsinde beraat etmişse onama veriyoruz.

Soru: Esas mahkemsinin cezalarına onama veriyor musunuz?

Cevap: Hayır, veremeyiz 5941 sayılı yasaya göre esas mahkemesi davayı yeniden ele almalı..

Bu görüşmeden vardığımız sonuç, Yargıtay 10. Ceza Dairesi bütün dosyalarda üç belirgin, genelleme karar veriyor.

  • Daireye beraat şeklinde gelen dosyalara onama verilebiliyor,
  • Taahhüt varsa bozma kararı,
  • Bu iki şıkkın dışında “yasa bozması” yapıyor, yani suçun unsurları ve yaptırımları değiştiğinden bozma veriyor.

Daire hiçbir şekilde ceza onaması yapmıyor.

Not: Bu bir telefon görüşmesiydi. Soruları tekrar tekrar farklı biçimlerde sordum,  aldığım yanıtlar bunlar. Daha detaylı haber yarın akşamdan itibaren..

Reklamlar

28 responses to “Çek kanunu ile ilgili Yargıtay 10.daire başkanı ile görüşme yapıldı..

  1. merhabalar… sizden öğrenmek istediğim zaman aşımının kaç yıl olduğu, bu konuda çok çeşitli cevaplar aldım, cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl olduğunu söylüyorlar, bu doğrumudur, birde 10 yıl sonra hapis cezası tamamen bitiyormu yoksa bir takım sebeplerden dolayı devam etme ihtimali varmı? benim 2009 yılında yaklaşık 80 yaprak çekim yazıldı, 40 tanesini ödedim “KEŞKE ÖDEMESEYDİM” yurt dışına çıktım çalışıyorum ama borcumu bu maaşla ödeyebileceğimi sanmıyorum, eğer bu zaman aşımı doğruysa kendimi 10 yıla göre adapte edip gurbete alışmaya çalışacağım, bilginiz varsa cevap verirseniz çok sevinirim… HAYAT DEDİĞİMİZ YARIM EKMEĞE KÖFTE
    mail adresim:

  2. Meraba, yapmış olduğunuz çalışmadan dolayı çok teşekkür ediyorum. Benim sorum şu; Benim çekim 2007 nin dokuzuncu ayında bir arkadaşım tarafından arabamın torbidosun dan çalındı,ve kendisi bir kaç gün sonra çeki kendisinin aldığını ve kullandığını bana itiraf etti ve bana ödüyeceğini söyleyip davacı olmamamı istedi ve daha sonra bu çek ödenmedi ve benim haberim olmadan hakkımda mahkeme açılıp ceza aldığımı öğrendim şu anda kesinleşmiş cezam var ne yapmam gerekiyor ? Şimdiden çok teşekkür ediyorum.

    • Çok bilinmniyenli bir denklem,

      1. Çekteki imza size mi ait..
      2. Kesinleşme, Yargıtaydan mı, yerel mahkemeden mi?
      3. Kesinleşme tarihi ne zaman
      4. Taahhüt verdiniz mi?
      5. Avukatınız var mı? varsa ne diyor?

      benim aklıma gelenler bunlar..

      • boş çek karnesi çalındıysa ve 2007 yılında olduğu için :

        eski çek yasasına göre itiraz etmeniz gerekiyor.

        zor bir durum. çek yasasının bir garabetidir. çek çalınınca ödemek zorundasınız …

      • Çekteki imza çeki çalan vatandaşa ait.
        Kesinleşme yerel mahkemeden.
        Kesinleşme tarihi 2008 in dokuzuncu ayı.
        Taahhüt vermedim.
        Avukatım yok.. Avukatı tutucak paramda yok. Bana yardımcı olursanız sevinirim şimdiden teşekkürler.

        • Sayın Ahmet,

          Birincisi; İmza size ait değilse bir itiraz dilekçesini mahkemesine vermenizde yarar olabilir. (Tabi siz adliyeye gitmeden)

          Bence KOSİAD’ı aramanız halinde size yardım eli uzatacak birilerini bulabilirsiniz. Hukukçu olmadığım için sizi yanıltabilirim. Bir mağdur olarak böyle bir şeyi yapmak istemeyeceğimi takdir edersiniz..

          Dernek Telefonları: 212 886 64 10 – 212 886 50 54

      • İşin garibi benim bu çekimi çalan çok ünlü bir iş adamının oğlu. Kendisi babası tarafından dışlandığı dönemde benden çok yardım aldı ve bana olan borçlarının hiç birini ödemedi. Ve şimdi kendisi gene babasının şevkatli kollarında lüks bir yaşam sürüyor ve telefonlarıma dahi çıkmıyor. Ne yapıcağımı bende şaşırdım babasıyla konuştum ve kendisi kesinlikle bu borcu ödemeye yanaşmadı. Ama ben hem kendilerini mahkemeye vericem hemde basını bu olaydan haberdar edicem. Sizde bana yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ediyorum.

  3. acil demokrasi

    teşekkürler Rahmi bey

  4. Rahmi beye birkez daha teşekkür ediyorum. Bu zorlu hukuk mücadelesinde bizi yalnız bırakmayıp yanımızda sergilediği duruş gerçekten çok onurlu ve dürüst.

    https://karsiliksizcek.wordpress.com/2010/02/09/yeni-cek-kanunu-yeni-bir-sayfa-midir/

    Hakkımızda hayırlısı….

  5. benim 13 adet çekten dolayı ayrı ayrı adli para cezası çıkmış kararlar yazılmış 2007 yılında ben hiç bir davaya girmedim ve tebligat almadım buna itiraz edebilirmiyim nasıl bir yol uygulamalıyım toplam borcum 170000 tl yani 1700 gün hapis cezası bilgilendirirseniz sevinirim saygılar şimdidedn tşk ederim

    • Ah be!! Baha kardeşim,

      Biraz da olsa hukuk bilgim olsa,

      sana “savunma hakkı kişiseldir” diyebilsem..
      “sen savunmanı yap belki bir yerinden tutturursun” diyebilsem..
      “zaten 01.01.2009 dan itibaren aldığın cezalar düştü” diyebilsem..
      “Aslında böyle bir ceza anayasamıza da İnsan hakları sözleşmelerine de aykırıdır” diyebilsem..
      “Türkiye’ de binlerce kişi senin durumunda” diyebilsem..

      emin ol ki, çok mutlu olurdum.. ama ne yazık ki; kelimeler boğazıma düğümleniyor.. müteessirim sana yardımcı olamıyorum kendi payıma..

      Özür dilerim…

    • lehe hükümleri kontrol etmek gerekiyor.
      -şirket çeki mi ?
      -vadesinden önce yazılan çek var mı ?
      -vekalet var mı ?

    • 170.000 LİRA TEK ÇEKSE EN FAZLA 80.000 BİN LİRA YANİ 800 GÜN EDER. GEÇMİŞ OLSUN

  6. ne o herkesiçerden çıktı galiba. çek yasasıda değişti ceza kalktı.ses seda yok.

  7. valla ben hakim im masum bey..

    bu özdeyişin doğrusu tabiki bu değil, ama bir düşünün masum olduğunu bildiğiniz kişiye, olmayan bir suçtan hapis cezası verdiğinizi, üstelik yapabildiyse savunmasında, “valla ben masumum hakim bey” dediğini,

    ne cavap verebilirsiniz ki? o masum a
    olsa olsa “valla ben hakimim masum bey” demek yeterlimidir?

  8. Sayın Acil Demokrasi;
    (Bu yazım aslında hukukcu nick le yazan arkadaşa. )
    Bir fikir, BİLGİ VARSA OLUŞUR. Tartışma; fikirlerin harman edilip en iyisisnin bulunması ortamıdır. Tenkit etmek fikri bir başka fikirle çürütmek demektir. Eğer fikir üretecek bilginiz yoksa, tenkit etmek gayesi ile yaptığınız gayret hakaret etmek yolu ile baskın çıkma gayretine dönüşür.

    Demokrasilerin temel şartı çoğulcu katılımın fikirlerinin harman olmasına ve hem fikir olmaya sebebiyet vermesidir.

    Sizi acil demokrasi nick i ile demokrasi yanlısı bir kişilik olarak tanıdık. Hemşerim de öyle. Ne yazıkki bu blokta hemşerime uygulanan çifte standarda seyirci kalmakla bu vasfınızı harcadınız.
    Ne derler; “ yanlış karşısında sessiz kalmak, yanlışa taraf olmaktır.”
    Sözler uçar gider, yazılanlar bakidir.

    Hukukcu nickli arkadaş; çifte standartlarla söz hakkı tanınmayan ortamlarda hemşerim aleyhine atıp tutmaktadır. Bu arkadan konuşmak demektir. Sizce ne kadar etik ve onurlu bir davranıştır bu.

    Kaldı ki o günlerde hemşerim; kendisine saldıranlara gereken her türlü cevabı verdiği gibi, mağdurluğumuzu bakan düzeyinde tartışmış bir zattır.

    Bankalar lobisi karşısında ezberleri terk edin, yargı bağımsız değil yargıdan medet ummayın dedikce alaya alındı. Bankalar ve avukatlar lobileri gibi adil bir yasa çıkmasına engel lobiler karşısında onu yalnız bırakmakla kalmadık kendisini düşman ilan ettik.

    Bakın şimdi her söylediği doğru çıkıyor. Organize olmayı, bunun için dernek kurmayı kim önerdi. Olmayan bir dernek başkanı, var olan bir dernek başkanı gibi defalarca mecliste bizi temsil etmedi mi?

    Hukukcu kardeşim. Madem hukukcusunuz bir yasanın nasıl mülga olduğunu bilirsiniz. Yargıtayın gerkcesini iyi okumadan hemşerime saldırmanızdaki maksat nedir? Savunduğunuz kişinin dediği gibi hep birlikte savunduk. 3167 sayılı yasa 31.12.2008 den sonra mülga olmuştur. Kime kabul ettirebildik. Yargıtaya mı? Hayır. Yargıtay şimdi 5941 çıkınca 3167 zaten mülga oldu diye gerekce göstermektedir. Ve ilave etmekte suçun nevini değiştiğini eklemektedir.

    Bu ibare hemşerime göre bizim için bir hediyedir. AİHM önünde ( ki ilk taksim toplantısına katılanlardan biri yine hemşerimdir.) kozdur.

    Bizim birbirimizi yıkmaya değil. Birbirimizle detek temasa ihtiyacımız var. dediğim gibi bilgisi olan fikir üretir. Olmayan hakaret üretir.

    Bu nedenle hemşerimin fikirlerine ve özellikle ön görüşlerine yani tüm bilgilerine ihtiyacımız var.
    aksine söyleyenler beklemekten nemalanmayı seçmiştir. Saygılarımla. Zafer

  9. hazır nehir bizim istediğimiz yönde akmaya başlamışken, akıntı ile birlikte kürek çeken kanocu gibi, denizdeki büyük dalgayı yakalayan sörfcüler gibi, biz de her şeyi bırakıp bu pozitif dalga ile birlikte elimizden gelen herşeyi yapalım… pozitif düşünmek, bir dua etmek bile yeter…

  10. İnsanın aklına şeytanlık gelince ne yapsan boş..

    Bizler 3167 ile ceza aldık. Dosyalarımız yargıtaya gitti ve 5941 ile yargılanmamız gerektiği gerekçesiyle dosyalarımız mahkemelere iade ediliyor.

    Öyleyse bizler yargılandığımızda 5941 sayılı yasa yoksa bir bakıma sözüm ona suç da olmadığından eylemimize uyan suç da bulunmamaktadır..

    Bu durumda bir mahkeme çıkıpta “çekin karşılıksız kaldığı gündeki kanun ortadan kalmış olduğuna göre, suç oluşmamıştır” dese ne olacak? 🙂

    • 5237 tck 2ve 7. maddlerre göre Ben

      • haklısınız hukukcu, olmayacak duaya amin demekti zaten benimkisi

        2 iyide 7 bizi bozar 🙂

      • 31 12 2008 itibari ile bu maddelere göre yargılamalar geçersiz kılınıyor, yani insanlar haybeye cezaevine girmiş oluyorlar özeti bu

        • tamamen doğrudur.

          • “Çamlıca Özel Erdem Hastanesi’nde yaptığı konuşmada anlattı. İşte Başbakan Erdoğan’ın ilginç anısı: ”Acil servise kaldırılan bir hasta asla ve asla yanında kimliği olmasa bile hastane kapısından geri çevrilmeyecektir. İster özel, ister kamu hastanesi olsun hiç fark etmez. Çünkü biz damdan düştük. Bunu ben yaşadım. Bolu’da yaşadım. Kargasekmez’den inerken bizler ölümden döndük. Ve bizi Düzce’de hastaneye getirdiler. ‘Sigortalı mısın, emekli misin?’ bunu sordular. Komadayız. Sesleri hayal meyal hatırlıyorum. Kırıklar içerisindeyiz. Kıvranıyoruz. Arkadaşlarımızın hepsi aynı durumda. İnanır mısınız, adeta bizi bir kamyonetvari ambulansın içine tıka basa doldurdular. Bir hemşire bile yanımıza vermediler. Yaralı olan arkadaşımızın eline serumları tutturdular ve oradan bizi Bolu’ya gönderdiler. Bolu’ya geldik. Bolu’da gittiğimiz hastanede sordular, ‘bunlar SSK’lı mı, emekli mi?’ dediler. SSK’lı olduğumuzu öğrenince devlet hastanesi, ‘kusura bakmayın biz alamayız’ dediler ve bizi oradan SSK hastanesine gönderdiler. Kan revan içindeyiz. Biz, bu dönemleri yaşadık. Biz damdan düştük. ….. Hayati noktada acil kapısına gelen hastaya adını dahi soramazsınız. O durumdaki hastanın adı Hasan olsa, Ahmet olsa, Mehmet olsa, George olsa ne fark eder? Biz yaratılanı yaratandan ötürü seveceğiz. O hayati noktada parası varmış, parası yokmuş ne fark eder? O hayati noktada, o acil durumda gelene sadece ve sadece insan olduğu için hizmet verirsin. Erdoğan, eskiden parası olmadığı gerekçesiyle yatış ücreti ödeyemeyen vatandaşların hastanelerde rehin tutulduklarını, kendilerinin bu çağ dışı uygulamaya son verdiklerini, bunun insana hizmet anlayışlarının göstergesi olduğunu, sağlık ve kamu hizmetlerindeki temel felsefelerinin de bu olduğunu vurguladı”

            Bizim dediğimiz de bu, demokrasi var ise, çağdaşlık varsa, eşitlik var ise, o zaman çeke çeza da kaldırılmalıdır. Bir işin altı kaval üstü şişhane olmaz…….

  11. emeğiniz için teşekkür ederim.

    dikkatli okuyorum. yorum yapalım.

    • Rahmi Beye teşekkür ediyorum. Olay biraz daha netleşmiş oldu. Zannediyorum Ankara ziyaretinden sonra dahada netleşir.

      Burada önemli olan; Ceza içeren davaların bozulması ve bozmaların “yasa bozmaları” şeklinde olmasıdır,

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s