Tefecilerin vekillerini, milletin vekillerine şikayet ediyoruz. Kirli çamaşırlarını ipe diziyoruz.


Kirli çamaşırlar ortaya çıkmıştır.!!
Sevgili admin, sayfa yeni yüzüyle de çok güzel olmuş.. Ellerine, emeğine sağlık Resim değişmiş hoş resimdeki çamaşırlar temiz de, kirli çamaşırları olanlarınkini de bizler ortaya çıkaracağız herhalde

Çek mağdurları, tek tek kimle konuşsa “borca hapis olmaması” gerektiği konusunda bir cevap alıyor. Ancak nedense Chp ve vekilleri dışında hiç kimse kaldırılması için kılını kıpırdatmıyor.

Acaba bizim çok büyük sorun olduğunu haykırdığımız “borca hapis” uygulamasının kaldırılmasının çok küçük bir çözümümü varda bizim mi gözümüzden kaçıyor?

Çıkar çevreleri olarak adlandırdığımız,
– Bankalar
– Tefeciler
– vadeli mal ve hizmet satan büyük şirketler
meclisteki Akp ve Mhp milletvekilleri üzerinde ne gibi etkileri var?
dilim varmıyor ama acaba ………?

İyi pazarlar herkese

17 responses to “Tefecilerin vekillerini, milletin vekillerine şikayet ediyoruz. Kirli çamaşırlarını ipe diziyoruz.

  1. yeni çek yasasında aslında her ne kadar eski yasaya göre lehe çok fazla hükümler varsa da adli para cezaları verilmekte olup ve ödenmemesi sonucunda hapis cezaları devam etmektedir…yasa cıktığı tarihlerde yasanın cıkması ile zaman içerisinde yeni mağdurların olacağını yazmıştım çünkü insanların çekleri yine yazılacak ve yeni mağdur arkadaşlar mahkemelerle tanışacaklardı…şimdi onların büyük bir avantajı var nedir bu avantaj her şeyden öte gıyabda karar verilemediği için ifade almak zorundalar ..benim tavsiyem arkadaşlara şu …mutlaka profesyonel destekle girin davalarınıza …bu şekilde en az 2 sene sürecektır davalar ..davayı uzatmanın bir cok yolları olacak …alacağınız işi iyi bilen profesyonel destekle cok fazla zaman kazanacaktıryeni davaları olan arkadaşlar…önemli olan doğru kişilerle yola cıkmaktır

  2. bu basımızdakileri degişmedikce bu turkiye aynıki yerde sayar durur anca bız bakarız turk mıletı ne yapmalı chp akp ye camur atarsa akp mhp ye atarsa ortada turk halkı kukla gıbı oynatılıyorsa lanet olsun boyle adalete

  3. Yolun sonu göründü mü? Bankaların cazibesi bitiyor mu?

    22 Aralık 2010

    Ege CANSEN

    ecansen@hurriyet.com.tr
    Bankalar sıcak sever

    BU köşede, daha önce de dikkatiniz çektiğim gibi, ekonomimizi yönetenlerin sıcak para aşkı birkaç aydır “soğumaya” başladı.

    Bu husus Başbakanın ve Maliye Bakanı’nın konuşmalarından anlaşılmıştı. Son olarak da Merkez Bankası Başkanı ve yardımcılarından Erdem Başçı’nın beyanları ve aldıkları kararlar, bu değişimi teyit etti. Türk ekonomisinin en zayıf yönünün cari açık olduğunu yazar dururum. Son günlerde bankaların “kazanç” alanını sınırlayan düzenlemelerin gerekçesi, cari açığın kontrolsüz bir şekilde büyümesinin yarattığı korkudur. Bu korkuyu da tabiri caizse İrlanda’nın “mucizeden, faciaya” sürüklenmesi yaratmıştır. Sermaye birikimi yetersiz uluslar, Atatürk’ün Sakarya Savaşını kazanan İsmet İnönü’ye çektiği telgrafta kullandığı ifadeyle, ülkelerinin “makûs talihini” değiştirmek için ister sıcak, ister soğuk olsun hep yabancı sermayeden medet ummuşlardır. * * *
    1. Türkiye’de son yıllarda yapışkan hale gelen cari açığın özel nedeni, enflasyonu düşürmek için uygulanan “örtülü kur çıpası” politikasıdır.
    2. Örtülü kur çıpası, “yüksek faiz-düşük kur” düzenlemeleri ile kamu varlıklarının “özelleştirme” adıyla yabancılara satılmasıyla sürmüştür.
    3. Faizin yüksek, kurun da düşük olması
    ve düşük kalacağına dair yabancı finansörlere zımnen söz verilmesi, ülkeye oluk, oluk sıcak para akıtmıştır.
    4. Ülkeye giren para sayesinde:
    a. Ekonomi, iç tüketimle canlılığını sürdürmüş
    b. Yatırımlar ve özelleştirmeler dış borçla kolayca finanse edilmiş,
    c. Artan ithalat KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergi gelirlerini arttırdığı için bütçe açıkları daralmış,
    d. Fiyatlar, dolara endekslendiğinden, dolar artmayınca iç fiyatlar da fazlaca artmamış ve enflasyon düşmüştür.
    Hal böyle olunca da, sıcak parayı ürkütürsek, her şey altüst olur endişesiyle, kimse cari açığı kapatacak önlem almaya cesaret edememiştir. Ancak gelinen noktada “düzensiz bir düzeltme” ihtimali artmıştır. Bunun üzerine, sıcak paranın oluşturduğu “balonlar” yine sıcak para tarafından patlatılmadan, inisiyatifi ele alalım şu sıcak para girişlerini yavaşlatalım fikri oluşmuştur.
    * * *
    Sıcak para, paradır. Para da bir ülkeye ancak banka sistemi üzerinden girer. Bir ülkeye ne kadar sıcak para girerse, o ülkenin bankaları o kadar kâr çok eder. Bankaların borsa değerleri o kadar yükselir. Dolayısıyla Türkiye’de banka patronu veya yöneticisi olup da “sıcak para” sevmemek olmaz. Bu sıcak para 1980’den önce DÇM (Dövize Çevrilebilir Mevduat) adı altında ülkeye geldi ve 1980 krizini çıkardı. Daha sonraki yıllarda “toptancı bankacılık, açık pozisyon” ve “ofşorcuk” gelişti. Bu alicengiz oyunları 1994 ve 2001 krizlerini doğurdu. Yirmiden çok banka battı. 2001’den beri yabancı para, daha ziyade portföy yatırımları, sendikasyon kredileri
    ve de en sonunda yerli patronların bankalarını yabancılara satmasıyla yoluyla yurda girdi. Bu gelişmeler henüz bir krize sebep olmadı.
    Öyleyse bu karar değişikliği niye denebilir mi?

    Son Söz: En doğru kriz tahmini, olduktan sonra yapılandır.

  4. Kral çıplak mı?

    Meşhur hikâye malumunuzdur.

    Terziler krala “bu elbiseyi aptallar göremez” demişlerdi. Bu durumda topluluk içinde kralın çıplak görülmesi elbisenin olmadığı anlamına geldiği gibi korkudan ve umursamazlıktan kimse krala ve efradına “elbise yok” diyemiyordu.

    Hans Christian Andersen’in “kralın yeni giysisi*” adlı hikâyesindeki meşhur cümle olan “Lakin sanılanın aksine, bu cümleyi duyan kral utanıp, aptallığının farkına varmaz.” Tümcesinde devam eden hikaye Şöyle biter;
    “az sonra çocuğun sözleri kalabalığın içinde kulaktan kulağa dolaşmaya başladı.
    “-bir küçük çocuk demiş ki, kral don gömlek sokağa çıkmış!”
    Sonunda herkes: don gömlek sokağa çıkmış, diye yineledi.

    Kralın çok gücüne gitti bu söz. Çünkü söylenenlere hak vermezlik edemiyordu. Ama düşündü, taşındı, sonunda karar verdi.
    “-ne olursa olsun, sonuna denk renk vermeyeceğim.”

    Sonra, daha onurlu bir havayla doğrulup yürüdü, görevliler de olmayan eteği saygıyla taşımayı sürdürdüler.

    Sayın Kulkuloğlu “kral çıplaktır” demiştir. Onun vadeli çeklerini, hatır çeklerini ödeyememiş olması, iflas etmiş olması Kralın çıplak olduğu gerçeğini değiştirmez..

    Vadeli çeklerin ödenememiş olması, nasıl ki, hapis cezasını gerektirmezse, Kralın çıplak olduğunu haykıran kişinin çeklerini ödeyememiş olması, gerçeğini değiştirmez.

    AİHS ve TC. Anayasası 38. Maddesine göre verilemeyen vadeli çeklere uygulanan hapis cezaları, arkadan dolanarak verilen “adli para cezaları” sonucunda oluşan hapis cezalarının, KRALIN ÇIPLAK OLDUĞU gerçeğini değiştiremez…

    İyi pazarlar herkese🙂

  5. Flash Tv de Meclis adalet komisyonu başkanı Sayın İyimaya ve diğer konuk, Borca hapis olmaması gerektiğini söylüyorlar.

    Açık açık olmasa da Bankaların baskısının hapsin devamı yönünde olduğunu ima ediyorlar. Topu Anayasa Mahkemesine atıyorlar.

    Ancak bir geçiş döneminden bahsediyorlar. Bir süre sonra kalkabileceği yönünde ümitleri var. 🙂

    gülelim mi? ağlayalım mı?

    • Adalet komisyonu, Anayasa komisyonu vs

      Sorunumuz demokrasi sorunudur. Sayın Ahmet İYİMAYA ‘nın hukukculuğuna kimse laf söylemeyemez. Bu işi bilir. Ama çek kanunu görüşmelerindeki tavrı tarihe not düşülmüştür.

      Sözcükleri dikkat seçmeye çalışıyorum. Devam cümleside bulamadım.

      • Sayın ADMİN
        Blogda gördüğüm kadarıyla çek mağdurlarının arasında fazlasıyla TEFECİ yada izinli İKRAZATÇI mağduruda var.Denize düşen yılana sarılır misali bu tefeciler fırsatları ciddi anlamda değerlendirmiş.
        B u kişilere yada izinli İKRAZATÇILARA yani FAKTÖRİNG şirketlerine karşı açılacak HUKUK davalarına emsal teşgil edecek 2 ADET YARGITAY KARARINI BU SİTEYE GÖNDERMEME RAĞMEN KARARLARI GÖREMIYORUM.
        Mail adresimi buraya yazarak TEFECİ,İKRAZATÇI MAĞDURLARINA YOL GÖSTERMEK ONLARA YARDIMCI OLMAK KONUSUNDA ÜZERİME DÜŞENİ YAPMAK BENİ MUTLU EDECEKTİR.

  6. AK Parti ‘nin kaç vekili var ?

  7. kirli çamaşırları ortaya çıkarmanın zamanı geldide geçiyor
    borca hapisi dolaylı dolaysız savunanları şikayet ediyoruz
    ses çıkaracağız,sesimizi yükselteceğiz,artık susmayacağız
    Sirihisar-Ankara yürüyüşü,Abdi İpekçi parkı eylemi ve sonrasındaki gelişmeler sesimizin duyulmasını sağladı
    şimdi sesimizin dahada gür çıkmasının zamanıdır
    borca hapisi dolaylı dolaysız savunanları yumurta atarak protesto edeceğiz
    yumurta atma protestosunu meydanlarda yapacağız
    meydanlara çıkamayanlar bloklarda,borca hapisten yana olanları protesto edecek

    • Ankara Üniversitesi’nde kendisine yapılan yumurtalı saldırı sonrası adından çokça söz edilen Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, verdiği konferansta dinleyicileri gülmekten kırdı geçirdi. Saldırı sırasında 15 dakika içinde 120 yumurta atıldığını belirten Kuzu, “Bu yumurta saldırısı 10 dakika sonra bitmeliydi ve ben de orada konuşmalıydım. Yumurtadan sonra saçımız çıktı. Zaten evde de sürüyordum ya neyse. Evde menemen yapmaya da gerek yok. Karnımız da doydu. Oradaki yüzde 85’lik kesim 30 kişi yüzünden mahrum oldu.” dedi.
      Son günlerde kendisine yapılan yumurtalı saldırının ardından gündemden düşmeyen Prof. Dr. Burhan Kuzu, Bahçelievler Gençlik Meclisi tarafından Bahçelievler Belediyesi Yeni Sahne’de düzenlenen ‘Türkiye’de anayasa değiştirmenin zorlukları’ isimli panele katıldı. Panel öncesinde yoğun güvenlik önlemi alan polis ekipleri, salona giren davetlileri tek tek aradı. Davetlilerin çantaları didik didik edildi. Kuzu’nun hayat hikayesinin anlatıldığı kısa filmin gösterildiği panelde Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, Ankara Üniversitesi’ndeki yumurtalı saldırıya atıfta bulunarak, hiçbir anne ve babanın evladının böyle bir eyleme katılmasını istemeyeceğini belirtti.

      KUZU: YUMURTADAN SONRA SAÇIM ÇIKTI

      Ankara Üniversitesi’nde kürsüde 15 dakika içinde kendisine 120 yumurta atıldığını belirten Prof. Dr. Burhan Kuzu, “Yumurta saldırısı 10 dakika sonra bitmeliydi. Ben de orada konuşmalıydım. Gerçi yumurtadan sonra saçımız çıktı. Zaten evde saçıma zeytinyağı ile birlikte yumurtayı bulayıp sürüyordum. Evde menemene de gerek yok. Orada karnımız doydu. Oradaki yüzde 85’lik kesim 30 kişi yüzünden mahrum oldu. Bu saldırıdan sonra internet siteme çok olumlu mesajlar gelmiş. Çok duygulandım.” dedi.

      Bu tip olayları emniyetin ya da okul idaresinin önlemesi gerektiğini ifade eden Kuzu, “Ankara Üniversitesi’ndeki program öncesinde bize olay çıkacağı konusunda bilgi geldi. Ben de onlara ‘Eğer programın birinci bölümünü yapıp ikinci bölümünü iptal ederseniz, inadına gelirim’ dedim ve inadına gittim. Program iptal edilebiliyorsa iptal edilsin ya da tedbir alınsın. Ben çağrılmışsam, oraya gitmem en doğal hakkım. Basında benim oradaki çıkan olayları öncesinden bildiğim yazıldı. Bu tamamen yanlış. Kesinlikle bilinen bir şey vardı. CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum konuşacak. Ben konuşmayacaktım. Ama onu da konuşturmadılar. Sayın Batum’un saçı var diye ona yumurta atmadılar.” diye konuştu. Kuzu’nun yumurta konusunda yaptığı espriler katılımcıları kahkahaya boğdu.

      Olay sonrası Siyasal Bilgiler Fakültesi dekanını aradığını dile getiren Kuzu, “Dekana ‘nerdesin?’ diye sordum. Bana ‘4. kattayım’ dedi. Aşağıda kıyamet var. Sayın dekan yukarıda. O biliyordu neler olacağını. Ben sayın dekana, ‘Siz burada olsanız, sizi tanırlar. Yapmayın, etmeyin dersiniz öğrencilere’ dedim. O da bana ‘Bunlar benim öğrencim değil’ dedi. Yani öğrenci olmayanlar okula girmiş. O zaman istifa et. Bu dekanlığı babam da yapar. Bu üniversitelere yakışmıyor.” ifadelerini kulandı.

      Bu tip saldırıların kendisini yıldıramayacağını kaydeden Kuzu, 1968 ve 1978’li yıllarda daha da kötü şartla karşılaştığını, bu tip olayların kendisine ‘vız’ geldiğini söyledi.

      78 KUŞAĞI, DÜNYANIN DAYAĞINI YEDİ, AKILLANMADI

      1980 ihtilali öncesi polisin üniversitelere giremediğini ve üniversitelerin özerk olduğunu aktaran Kuzu, “Sonunda polisin giremediği yere asker girdi. İhtilalden sonra asker bana derste ‘hocam ayağa kalkanı dipçikle vurayım mı?’ diyordu. Hani 68 kuşağı ne hale geldi? 78 kuşağı dünyanın dayağını yedi akıllanmadı. Sonuna kadar konuşun. Ama kavga etmeyin. Gençlerin üstünden siyaset yapanlar halen akıllanmıyor.” diye konuştu. İnsanlar ağır tenkit yapabilmesini ancak şiddet uygulamamasını vurgulayan Kuzu, “Son olaydan sonra ‘Burhan Hoca keşke kafasına naylon geçirip orada dursaydı’ dediler. Bu insanlar normal değil. Orada yumurtaları atanlar için, ‘yumurtaları yiyin beyniniz çalışır.’ dedim. Ancak ben onlara beyinsiz demedim.” şeklinde konuşarak, eleştirilere cevap verdi.

      Geçmişteki siyasetçileri de eleştiren Kuzu Süleyman Demirel’in başbakan olurken, eski başbakan Mesut Yılmaz’a söylediği bir söze de atıfta bulundu. Kuzu şöyle devam etti: “Süleyman Demirel başbakan olunca, kendisinden devraldığı Mesut Yılmaz’ı teselli ediyor. Ona ben gittim. Yeniden başbakan oldum. Sen de geri gelirsin diyerek, onu teselli ediyor.” diye konuştu. Kuzu’nun yaptığı espri salonda gülüşmelere neden oldu.
      (CİHAN)

      http://www.bighaber.com/burhan-kuzu-yumurta-saldirisindan-sonra-sacim-cikti/

      • Burhan Kuzu hoca espiri yapmış
        “Sonunda polisin giremediği yere asker girdi. İhtilalden sonra asker bana derste ‘hocam ayağa kalkanı dipçikle vurayım mı?’ diyordu. Hani 68 kuşağı ne hale geldi? 78 kuşağı dünyanın dayağını yedi akıllanmadı. Sonuna kadar konuşun. Ama kavga etmeyin. ”
        dünyanın sopasını yiyenlerden biri olarak Burhan beyin yumurtaya bu kadar tepki göstermesini anlayamadım
        üstelik yumurtayıda çok sevdiğini söylüyor
        biz Burhan hocayı listemizden çıkarabiliriz çünkü öğrenciler bu işi bizim yerimize yaptılar

    • yumurtanın hedefine konulacak isimler kendilerini ortaya kayuyorlar
      flaş tv de programa katılan
      -Ahmet İyimaya
      -Mustafa Elitaş

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s