Çek kanunu “USULDEKİ EKSİKLİĞİN KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ”


USULDEKİ EKSİKLİĞİN KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ

CEZA GENEL KURULU KARARI

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık, İzmir 1. İcra Ceza Mahkemesinin 03.03.2008 gün ve 3717-852 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği, dolayısıyla bu karara karşı, yasa yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan istisnai bir yasa yoludur. Bu olağanüstü yasa yoluna başvurulabilmesinin ilk koşulu verilen hüküm veya kararın temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olmasıdır. Karar veya hükümlere karşı başvurulacak olağan yasa yolunun bulunması halinde bu yola başvurulamaz.

Ceza Genel Kurulu’nun 25.04.2006 gün ve 123-127 sayılı kararında açıklandığı üzere, İcra ve İflas Yasasında kabahat olarak düzenlenen eylemler nedeniyle verilen kararlar, aynı Yasanın 353/1. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olacaktır. Anılan fıkradaki şeklindeki düzenleme ile yasa koyucu, disiplin veya tazyik hapsini gerektiren eylemler nedeniyle verilen her türlü kararı itiraz yasa yoluna tâbi kılmıştır.

Öte yandan, yine Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2005 gün ve 139-139 sayılı kararında vurgulandığı üzere, İİY’nda açık bir düzenlemenin bulunmadığı hallerde, takip hukukuna ilişkin hususlarda HUYY, ceza yargılamasına ilişkin hususlarda ise CYY hükümleri uygulanacaktır.

Olağan yasa yolu denetimi yapılabilmesi için ise, yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; şeklinde belirtilmiştir.

CYY’nın 260/1. maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar; olarak sayılmıştır.

Ceza Genel Kurulu’nun 29.05.2007 gün ve 114-113; 01.05.2007 gün ve 93-104; 20.02.2007 gün ve 46-39 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere;

!!!_Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin açıkça belirtilmesi zorunludur. ____!!!
______dikkat____________
Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/3, 232/6 ve 40. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tebliği geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler, kesinleşmeyen hükümler hakkında da yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamaz.

İncelenen dosyada;

Yerel Mahkemece sanığın ve davacı vekilinin yüzüne karşı açıklanan 03.03.2008 günlü kararda, ibaresinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar gerekçeli kararda bu husus açıklanmış ise de, bu karar borçlu-sanığa tebliğ olunmamıştır.

Görüldüğü gibi; karara karşı başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şekli açıklanmamış, tefhim sırasında hazır bulunan sanık yanıltılmıştır. Bu nedenle kararın, yasa yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka itiraz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının bildirilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen itiraz yasa yoluna başvurulmaması durumunda karar kesinleşeceğinden, ancak bu ahvalde yasa yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir. Kesinleşmeyen kararlara karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire bozma kararının kaldırılıp, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin reddine, kararın belirtilen şerhle birlikte yasa yolu başvuru hakkı olanlara tebliğ edilerek, itiraz edip etmeyeceklerinin belirlenmesi suretiyle anılan eksikliğin giderilmesi için dosyanın Yerel Mahkemeye gönderilmesine karar verilmelidir.

Sonuç: Açıklanan nedenlerle,

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının Kabulüne,

2- Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 27.10.2008 gün ve 6696-6744 sayılı kararının Kaldırılmasına,

3- Dosyanın esası incelenmeksizin, Yerel Mahkeme kararının, yasa yoluna başvurma hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka itiraz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle, itiraz hak ve yetkisi bulunanlara tebliğinin sağlanması için Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2009 günü yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.

Av Dilşat Şeyda Bildik

2 responses to “Çek kanunu “USULDEKİ EKSİKLİĞİN KESİNLEŞMİŞ MAHKEME KARARLARINA ETKİSİ”

  1. bizlere destek olan tüm avukat arkadaşlara
    sayın AV GÖNÜL MADUR a
    AV DİLŞAD ŞEYDA BİLDİK e
    AV SIBEL SEVİNÇ e
    AV OSMAN RAHMI OFLUOĞLUN a
    tüm katkılarından dolayı teşekkür eder ve bu arkadaşları aynı masa etrafında görmekten gurur duyarım.En kısa sürede bir kahvaltı organize edeceğim.

  2. Dosyalarını anlayabilen mağdur arkadaşlarım deneyin

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s