Çekte Hamil ve Şikayet Hakkı


Gazi Üniversitesinde 5941 Sayılı Çek Kanunu Panelinde Çekte Hamil ve Şikayet Hakkı Konusundaki Soru Cevaplar Aşağıdadır:
Y. 10. CD. ÜYESİ HÜSNÜ UĞURLU – Teşekkür ederim. Benim sorum
Sayın İzzet Hocama. İlk sorum, şikâyet hakkıyla ilgili. Bilindiği üzere 3167
sayılı Yasanın ilk şeklinde şikâyet hakkı ibraz eden hamile aitti. Ancak Yargıtay bunu verdiği kararlarla, çeki elinde bulundurmak koşuluyla cirantalara da, cirantaların da şikâyet hakkı olduğunu tanımıştı. Ardından 4814 sayılı yasayla yapılan değişiklikle yine ibraz eden hamil dışında çeki elinde bulunduran cirantaların ve bazı şartlarda bankaların da şikâyet hakkı mevcuttu. Şimdiki 5941 sayılı Yasanın 5. maddesinde 4814’le yapılan bu değişiklikten dönülmüş oluyor ve tekrar şikâyet hakkı sadece hamile tanınıyor. Yani buradaki hamili de biz ibraz eden hamil şeklinde anladığımız takdirde, çekin karşılıksız çıkması durumunda, çeki şikâyet hakkını kullanmadan kendisinden önceki cirantaya
verdiğinde, cirantanın şikâyet hakkı var mı yok mu? 4814 sayılı yasada vardı.
Şimdi bu değişiklik cirantaların şikâyet hakkı olmadığını vurgulamak için mi
yapıldı, ne amaçla yapıldı? Bu konudaki görüşünüzü almak istiyorum. İlk
sorum bu, cevaptan sonra ikinci soruyu da sormak istiyorum.
PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ – İzin verirseniz hemen söyleyeyim.
Kanunun bu kurgusuna göre şikâyet hakkına sahip olan kişi çeki, karşılığını
tahsil etmek üzere çeki bankaya ibraz eden kişidir. Dolayısıyla 3167 Kanunun uygulaması döneminde olduğu gibi mesela bankanın şikâyeti söz konusu değildir bu sistemde bir, iki çeki hamil karşılığını tahsil edemediği için, çeki cirantaya vermiş olması halinde cirantanın da şikâyet hakkı söz konusu değil, Kanun sistemi bu.
Y. 10. CD. ÜYESİ HÜSNÜ UĞURLU – 4814 sayılı Yasayla yapılan
değişiklikten yani bu nedenle, tekrar bu şekilde döndü.
PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ – Yani eski kanundan buraya dönüldü
demiyoruz. Bu kanunun kendi içerisinde bir kurgusu var, bir mantığı var.
Felsefesi tamamen farklıdır. O nedenle Ünal hocamın da izah ettiği gibi eski
kanunun bir devamı şeklinde bu kanun değerlendirilmemeli, dolayısıyla eski
kanundaki müesseselerle yeni kanundaki müesseselerin mukayesesi yoluna
gidilmemelidir.

Y. 10. CD. ÜYESİ UĞURLU – İkinci sorum da şu:
Y. 10. CD. ÜYESİ ALİ KINACI – Bir katkı yapmak istiyorum. Teşekkür
ederim. 3167 sayılı kanunun ilk biçiminde de şikâyet hakkı sadece hamile
tanınmıştı, hamil sözü geçiyordu. Fakat gerek Yargıtay 7. Ceza Dairesi
gerekse benim mensubu olduğum 10. Ceza Dairesi, ki 91’de göreve başladı,
bunu geniş yorumladı. Burada ibraz eden hamil şikâyet edebileceği gibi, ibraz ettikten sonra bunu kendinden önceki cirantalara vermişse o cirantaların da şikâyet hakkı var diye kabul etti, uygulama böyleydi. 2003 yılında 4814 sayılı kanunla 3167’de bir değişiklik yapıldı. Değişiklik yapılırken burada şikâyet hakkıyla ilgili gerek 7. Cezanın gerek 10. Ceza Dairesinin uygulamasının yasallaştıracak bir düzenleme yapıldı. Yani dairelerin görüşünü kanuna açıkça yansıttı. Şikâyet hakkı sadece ibraz eden hamile değil, elinde bulundurmak koşuluyla cirantalara, ödemede bulunmuşsa bankaya da aittir dendi; ama yeni kanun tekrar bu 4814 ile getirilen geniş şikâyet hakkını kaldırdı. İlk biçime
döndü, hamil olarak döndü. Şimdi deniyor efendim ilk biçiminde de sadece
hamil vardı ama geniş yorumlamıştık. Şimdi de yalnız hamil var gene geniş
yorumlayabiliriz. Buna karşı şöyle denebilir: Evet o zaman sadece hamil olduğu halde yasa koyucu Yargıtay’ın uygulamasını bir tereddüt oluşturmamak için yasalaştırdı; fakat şuanda bu uygulamayı benimsemediği için bilerek isteyerek onları yasa metninden çıkardı, şikâyet hakkı olarak sadece ibraz eden hamili bıraktı denebilir. Buna bir ek daha yapmak isterim ben. Yeni kanunumuzun baştan beri hamile ödenir derken kastettiği hep ibraz eden hamildir. Maddeleri bütünüyle dikkate aldığımızda yasa koyucunun iradesinin sadece ibraz eden hamil olduğunu kabul etmek gerektiğini düşünüyorum. Teşekkür ederim.

13 responses to “Çekte Hamil ve Şikayet Hakkı

  1. deneme

  2. iki sene önce hatır çeki verdim çekler bankalara teminat olarak verilip kredi kullanıldı fakat ödeme güçlüğü çeken firmaya yani çek verdiğim kişlere çek vadeleri gelmeden şirketi borcu ve alacağı ile devretdim.Şuan çeklerle ilgili teminat olarak bankalar bana ceza davası açtılar ve yaklaşık 2 senedirde uğraşıyorum yeni çek yasasında bankalar çekleri kredi kullandırdığı kişilere vererek yeni çek istemeleri gerekmetemidir.ve bankalar yeni çek kanununa göre hamil sayılabiliniyormu. konuya cevap alabilirsem sevinirim acil yardıma ihtiyacım var.

    • acil demokrasi

      gkhn merhaba
      çekinizin bankada sorulduğu tarihte sizin imza yetkilsi olmadığınız kanıtlanırsa normalde ceza almamanız gerekiyor.ancak mahkemeye imza yetkilisi olmadığınızı bildirmeniz gerekiyor.
      ibraz tarihinde yetkili olan kişi ceza sorumluluğuna sahiptir ve mahkemeler 5941 e göre bunu araştırmak zorundadır
      5941 de bankaların hamil olamayacağına ilişkin açık bir ibare yok ancak yargıtay 10 daire üyelerinin bankaların hamil olamayacağına ilişkin açıklamaları var,uygulama mağdurların itirazlarıyla gelişecek

      • ÖNCELİKLE TEŞEKKÜR EDERİM

        elimde o tarihlerden önce şirketin noter kanalıyla devri ve resmi gazete de ilanı bulunmaktadır.çek ibraz tarihlerinden önce şirket içinde ortağımla birlikte şirketi sermaye paylarımızla BİRLİKTE DEVRİNİ YAPTIK DEVİRDEN YAKLAŞIK İKİ AY SONRASINDA ÇEK VADELERİ BAŞLADI aynı zamandada çeklerle ilgili 711/3 işlemi yaptırmıştım yine noter kanalı ile ama yinede mahkemelerle uğraşıyorum

        • acil demokrasi

          sayın gkhn
          mahkemeye bir dilekçeyle çekin yazıldığı tarihte firma yetkilisi olmadığınızı bildirin
          çekin yazıldığı tarihte firmanın yetkilisinin araştırılmasını talep edin
          bence sonuç alırsınız,aldığınız sonucu bizimle paylaşırsanız seviniriz

          • SAYIN ACİL DEMOKRASİ

            Konumla ilgili verdiğiniz bilgilerden dolayı teşşekkür ederim. işime yaradı dün izmirde bankalara teminat olarak verilen çeklerle ilgili davam vardı avukatım konuyu detaylı şekilde anlıtır biçimde dilekçesiyle başvuruda bulundu ve hakim konuya yeni çek yasasında ki düzenlemelerde bankanın şikayet hakkı olmadığı gerekçesi ile davayı düşürdü işinize bu konu yarar zannedersem

            çıkan karar sonucu aynen şu şekildedir:

            sanık hakkında çekin karşılıksız çıkmasına sebebiyet vermesinden dolayı açılan kamu davasında dava ya konu çekin 31/03/2009 ibraz tarihli olup bu tarih itibari ile eski çek yasasına tabi olduğu bu yasanın madde16/b-1-1 cümlesine göre ödemede bulunan bankanın çekin hamiline olması mümkünken yeni çek yasasında bankaya şikayet hakkının tanınmadığı görülmekle yeni çek yasasının geçici 1/3 maddesi ve TCK 7 MADDESİ BİRLİKTE DİKKATE ALINARAK SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA ŞARTI GERÇEKLEŞMEDİĞİ ANLAŞILDIĞINDAN ŞİKAYET HAKKI YOKLUĞU SEBEBİYLE SANIK HAKKINDAKİ KAMU DAVASININ CMK MADDE 223/8 GEREĞİNCE
            DÜŞMESİNE

      • erdoğan uyar

        5941 de bankaların hamil olamayacağına dair bir ibare yok ise,
        bankaların takas odaları aracılığı ile ibraz ettikleri ve karşılıksız duruma düşen çekler,bankalar tarafından iade edildiğinde ,tahsil veya teminat amacıyla bankaya verenin şikayet hakkı ortadan kalkmaktamıdır?
        çünkü banakalar çeki cirolayak takasa veya tahsile koymaktadırlar

        • Bankanın cirosu elektronik takas cirosudur. Çeki bankaya takasa ibraz amacı ile veren son hamilin cirosu ibraz cirosudur. Şöyle düşünün:
          Banka kimseden bir mal karşılığı çek almaz. Alınan bir çeki vekaleten işlem yaparak tahsil eder ve veren kişi adına işlem yapar.(parayı hesabına geçer, borcundan düşer vs) Bu sebeple 5941 sayılı yasadaki hamil takasa ibraz hükmünde işlem yaptıran; çeki takasa koydurandır.
          Takasa verilen tüm çeklerde banka şubesinin cirosu bulunmaktadır. Şikayet hakkı çeki tahsil amcı ile elektronik takasta sordurup sonra karşılıksız işlemini yaptırandır.

          • erdoğan uyar

            1-5941 de hamil olamayacağına dair ibare yok ise,(cirolayarak hamil olabilr mi anlayacağız, ki banka avukatları böyle yorumlayarak şikayette bulunuyorlar)
            banka böyle yorumluyorsa bizde şöyle bir sonuç çıkarabiliriz,
            banka ciroladı ,karşılıksız kaldı ,firmaya çeki iade etti,sonrasında arkasındaki son ciro bankanın,iade edilen firma veya şahsın şikayet hakkı yoktur.
            2-bankanın takas odası aracılığı ile yaptığı karşılıksız işlemi şekli olarak eksiktir
            a-ibraz eden ve banka yetkilisi birlikte karşılıksı işlemini yapacak
            b-ibraz edenin açık kimlik ve adres bilgileri olacak
            c-tüzel kişi adına yapılıyorsa ,tüzel kişi adına karşılıksız işlemini yaptıran yetkili şahsın kimlik ve adres bilgileri olacak
            d-hesap durumu yazılacak(takas odası işlemlerinde bakiye değil HESAP MÜSAİT DEĞİLDİR YAZIYOR)
            e- çeki karşılksız kalan kısmı için karşılıksız işlemi yapılacak
            f-bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar düşüldükten sonra kaln kısmı için karşılıksıdır işlemiyapılmalı
            yukarıda detaylar takas odası ile yapılan işlemlerde yok.

            bence 5941 in şikayetle ilgili eksik tarafı budur bunun üzerine gidilmesi gerekir.
            ayrıca bankanın şikayet hakkı olup olmadığı, bu çeki hangi amaçla aldığı önemlidir.
            tahsil amcıyla aldıysa ,vekaleten bir işlem yapmakta ve bir mağduriyeti yok, ve şikayet hakkı bulunmamaktadır.
            eğer kredi teminatı olarak aldıysa ve karşılğında firmaya ve şahsa para verdiyse,çek karşılıksız kalınca bankanın bir mağduriyeti bulunmaktadır ve şikayet hakkı olmalıdr

      • SAYIN ACİL DEMOKRASİ ;
        mahkemelere biz çeklerin vurulduğu tarihte yetkili deyildik buyrun resmi gazete ve noter devir sözleşmeleri dedik.fakat mahkemeler çeklerin piyasaya çıktığı yani bankalara verildiği tarihte yetkili sizsiniz dedi hatda davaların birinde hakim gerekçeyi kabul etmeden duruşmaya ilk celsede karar verdi ceza verdi temyiz hakkımız kullandik ordan sonuç bekliyoruz oda yaklaşık bir sene oldu geçenlerdeki vermiş olduğunuz bilgi doğrusunda mahkemelere dilekçe vererek hem yetkinin döneminde biz de olmadığını hemde yeni çek yasasında dava hakkının bankada diil çek hamilinde yani bankalara kredi amacı ile veren kişilerin açabileceğine dair yazılı baş vuruda bulunduk hakim örnek karar istedi bulursak çok yardımı dokunacaktır teşekkürler

        • acil demokrasi

          Gazi Üniversitesinde 5941 Sayılı Çek Kanunu Panelinde Çekte Hamil ve Şikayet Hakkı Konusundaki Soru Cevaplar Aşağıdadır:
          Y. 10. CD. ÜYESİ HÜSNÜ UĞURLU – Teşekkür ederim. Benim sorum
          Sayın İzzet Hocama. İlk sorum, şikâyet hakkıyla ilgili. Bilindiği üzere 3167
          sayılı Yasanın ilk şeklinde şikâyet hakkı ibraz eden hamile aitti. Ancak Yargıtay bunu verdiği kararlarla, çeki elinde bulundurmak koşuluyla cirantalara da, cirantaların da şikâyet hakkı olduğunu tanımıştı. Ardından 4814 sayılı yasayla yapılan değişiklikle yine ibraz eden hamil dışında çeki elinde bulunduran cirantaların ve bazı şartlarda bankaların da şikâyet hakkı mevcuttu. Şimdiki 5941 sayılı Yasanın 5. maddesinde 4814’le yapılan bu değişiklikten dönülmüş oluyor ve tekrar şikâyet hakkı sadece hamile tanınıyor. Yani buradaki hamili de biz ibraz eden hamil şeklinde anladığımız takdirde, çekin karşılıksız çıkması durumunda, çeki şikâyet hakkını kullanmadan kendisinden önceki cirantaya
          verdiğinde, cirantanın şikâyet hakkı var mı yok mu? 4814 sayılı yasada vardı.
          Şimdi bu değişiklik cirantaların şikâyet hakkı olmadığını vurgulamak için mi
          yapıldı, ne amaçla yapıldı? Bu konudaki görüşünüzü almak istiyorum. İlk
          sorum bu, cevaptan sonra ikinci soruyu da sormak istiyorum.
          PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ – İzin verirseniz hemen söyleyeyim.
          Kanunun bu kurgusuna göre şikâyet hakkına sahip olan kişi çeki, karşılığını
          tahsil etmek üzere çeki bankaya ibraz eden kişidir. Dolayısıyla 3167 Kanunun uygulaması döneminde olduğu gibi mesela bankanın şikâyeti söz konusu değildir bu sistemde bir, iki çeki hamil karşılığını tahsil edemediği için, çeki cirantaya vermiş olması halinde cirantanın da şikâyet hakkı söz konusu değil, Kanun sistemi bu.
          Y. 10. CD. ÜYESİ HÜSNÜ UĞURLU – 4814 sayılı Yasayla yapılan
          değişiklikten yani bu nedenle, tekrar bu şekilde döndü.
          PROF. DR. İZZET ÖZGENÇ – Yani eski kanundan buraya dönüldü
          demiyoruz. Bu kanunun kendi içerisinde bir kurgusu var, bir mantığı var.
          Felsefesi tamamen farklıdır. O nedenle Ünal hocamın da izah ettiği gibi eski
          kanunun bir devamı şeklinde bu kanun değerlendirilmemeli, dolayısıyla eski
          kanundaki müesseselerle yeni kanundaki müesseselerin mukayesesi yoluna
          gidilmemelidir.

  3. erdoğan uyar

    sayın acil demokrasi,
    bende mahkemede şikayet hakkı ile ilgili aynı gerekçeyle itirazda bulundum henüz sonuçlanmadı bekliyorum.ancak şirket cirosu ile yapılan karşılıksızdır işlemiminin ceza soruşturmasına konu olamayacağını anlayamadım,konuyu açabilirmisiniz?

  4. acil demokrasi

    çekte hamil ve şikayet hakkı 5941 sayılı yasanın getirdiği en önemli değişikliktir
    her ne kadar 3167 sayılı yasada da hamil ibraz anında karşılıksızdır kaşesi vurduran kişi olduğu Yargıtay 10. ceza dairesi üyesi Ali Akıncı nın sözleriyle “3167 sayılı kanunun ilk biçiminde de şikâyet hakkı sadece hamiletanınmıştı, hamil sözü geçiyordu. Fakat gerek Yargıtay 7. Ceza Dairesi gerekse benim mensubu olduğum 10. Ceza Dairesi, ki 91’de göreve başladı,bunu geniş yorumladı. Burada ibraz eden hamil şikâyet edebileceği gibi, ibraz ettikten sonra bunu kendinden önceki cirantalara vermişse o cirantaların da şikâyet hakkı var diye kabul etti, uygulama böyleydi. 2003 yılında 4814 sayılı kanunla 3167’de bir değişiklik yapıldı. Değişiklik yapılırken burada şikâyet hakkıyla ilgili gerek 7. Cezanın gerek 10. Ceza Dairesinin uygulamasının yasallaştıracak bir düzenleme yapıldı.”net olarak açıklanmış olsa dahi uygulamada henüz bu konuda içtihat yoktur
    bu değişiklik çok açıkça 3167 ye göre ceza almış birçok dosyanın beraatla sonuçlanmasına neden olacaktır-olmalıdır
    ayrıca çekin arkasını yazdıran kişinin açıkça isminin yazılmış olması gerekmektedir,şirket cirosuyla yapılan karşılıksızdır işlemleride ceza soruşturmasına konu olamayacaktır
    bu savunmayı mahkemesi süren benzer durumdaki arkadaşların yapmaları gerekiyor
    Yargıtaya ve Adalet Bakanlığına yapılacak yasa yararına bozma gerekçelerimizden önemli birini yine bu konu oluşturacaktır
    ben süren bir davamda bu savunmayı yaptım ve nasıl bir karar verileceğini merakla bekliyorum
    adaleti adaletten talep ediyoruz kampanyamızda elimiz güçlüdür,bu süreçte tek sorunumuz birlikte davranıp sürecin elden geldiğince kısaltılması olacaktır
    birlikte başaracağız

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s