Burhan İŞCAN “herkesin saati kendine doğru”


“Adalet anlayışımız saatlerimize benzer, hemen herkesin saati farklı gösteriri ama herkes kendi saatine inanır.”
Karşılıksız çek borçlusu, dayatma suç teorisi ile toplum efkar ve vicdanında “SUÇLU” gösterilmek istenmektedir. Hala da öyle. Oysa adalet herkese lazım.
5237 sayılı Türk Ceza Yasası “MASUMİYET KARİNESİ” nin gözetilmesini emreder. Bu yasanın 2. Maddesinde bulunan KIYAS YASAĞI ve yasanın 21. maddesinde bulunan KASTIN VARLIĞININ GÖZETİLMESİ esasları bu yüzdendir. Bu iki madde akla karayı ayrıştıracak yargılamanın esasıdır. Bu iki madde olmadan yapılan yargılamada elmalarla armutları bir toplamış olursunuz. Yolsuzluk ekonomisi politikaları dayatma suç teorisi ile karşılıksız çek suçları adında suç türü oluşturmuş ve bu suç türü içinde butlan hukuku oluşturan, özel çek yasası yargılaması icat edilmiştir.
Bu yargılama ile, şekli yargılama yapılmış, masumiyet karinesini gözeten yukarda sözünü ettiğim iki madde göz ardı edilmiş; buna bağlı olarak ,“bir suça birden fazla ceza verilemez” ilkesi ile “suç ve ceza orantısı” ilkesi de göz ardı edilmiştir.
Sorunun çözümüne çare arayan taraflar meseleye hep hukuk açısından bakmıştır.
Oysa sorunun sürmesini sağlayan, meselenin ekonomiyi ilgilendiren tarafıdır.
Devlet vatandaşına tuzak hazırlar mı?
Yolsuzluk ekonomisi politikalarının tuzaklarından olan çek ve kredi kartı ile devlet vatandaşına tuzaklar hazırlamıştır. Bu tuzakların sonunda devlet eliyle devlet kasası soydurulmuştur.
“Kafalarını kullanıp tuzağa düşmeselerdi.” Demagojileri bu tuzakları hazırlayanların kötü maksatlarını asla gizleyemiyor.
Türk Ceza Yasasının yürürlüğe girmesi ile birlikte bu yasanın beşinci maddesi de işleve girdi. Bu maddeye göre özel yasalarla belirlenmiş suçların ve cezalarının bu temel yasaya uyarlanması gerekiyordu. Bu ameliye önce 2006 sonuna, sonra 2008 sonuna bırakıldı. Hükümet şimdi yeni bir taslak diye lanse ettiği bu taslağı 2008 yılında bu maksatla hazırlattı. Ancak 2008 krizi (ekonomimiz %14.8 küçüldü), ve bu krizden çıkmaya katkı olacak IMF anlaşması olmayınca; çevir kazı yanmasın taktiğine geçildi. Karşılıksız çeki sorun yapan bankaların sorumsuzluklarıdır. Aynı sorumsuzluklar kredi kartında ve tüketici kredilerinde de yaşanmış; borçlanmanın önü açılmış, borç balonu şişirildikce şişirilmiştir. Devlet bankalarda mevduatın oluşması için vatandaşlara tuzaklar kurmuştur. (Devlet diyorum çünkü bu yasalar TBMM den çıkmış, Cumhurbaşkanı onaylamıştır.)
Hükümet dış borçlanma yerine iç borçlanmayı tercih edince bankaların bu sorumsuzluklarına göz yumulmuştur.
KÜRESEL EKONOMİK KRİZİN SEBEBİ AŞIRI BORÇLANMADIR.
Üretmeden tüketmeye alışkanlık, borçlanma tuzağının oluşumuna katkı sağlamaktadır. Ülkemizde butlan hukuku ile üretene darbe üstüne darbe vurulmaktadır, ki ülke değerleri üzerinde borçlanma ile ipotekler oluşsun.
Çek Yasası butlan hukuku örneklerinden en göze çarpanıdır. Karşılıksız çek nedeniyle; bağdan üzüm koparma amacı; icralar ve hacizlerle bağı talan etme, hapislikle bağcıyı ölmekten beter duruma sokma ameliyesine dönüşmüştür. Yani karşılıksız çek kesmek suçsa yargılaması ceza yasasına göre duruşmalı ve kastın varlığı gözetilerek yapılmalıydı. Bu durumda icra takibi ve haciz olmayacaktır. Vahşi kapitalizmin kuralsızlıkları butlan hukuku ile can bulur. Önce adamı dolandırıcı olarak suçlarsın, sonra o dolandırıcıdan icra ve hacizle malını mülkünü yok değere elinden alırken aslında dolandırıcı olmadığını da sergiletirsin.
Adaletin üstünü, İslam İnancı ile şal ile kapatanların kafası, İslam Hukukunda bunun zalimlik olduğu inancını taşımamaktadır.

Peki düğün değil bayram değil, hükümet neden aceleyle yeni bir yasa yapma telaşına düştü?
1-Küresel ekonomik kriz bazı ekonomik tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır.
2-AİHM Başvuruları.
Alınan ekonomik tedbirler bankaları huzursuz etmiştir. Bankalar uluslar arası sözleşmeleri bahane ederek hükümeti AİHM dayatması ile korkutmaktadır. Hükümet bu açmazdan çıkmak için, yani kendi oluşturduğu canavar fareyi yok etmek için adaleti ve hukuğu akla getirmiştir. Bankalar Birliği Eski Başkanı Özince’yi istifa etmeye zorlayan tedbirlerin ne olduğunu bilmeyenlere örnekler aşağıda yazılı. Ne demişti Bakan Babacan; “bizi polisiye tedbirler almaya zorlamayın.”
MAKSAT DEVLETİ BANKALARIN TEK RAKİPSİZ VE RİSKSİZ MÜŞTERİSİ YAPMAK. ÇÜNKÜ ARTIK DIŞ KREDİ BULMAK ÇOK ZOR, HATTA İMKANSIZ.
Bazı Devlet Alacaklarına kısmi af getiren TORBA YASA nın çıkması sırasında Meclis’teki görüşmelerde, kredi alacaklara önemli uyarı çıktı. Yasa çıkar çıkmaz, bankaların riskli müşteriler için oluşturduğu “kara liste” genişleyecek. Borcundan dolayı elektriği, suyu ve gazı kesilen kredi alamayacak. Yani bu kişilere bankalar kredi musluğunu kesecek. Bu kişiler bırakın kredi almayı, kredi kartı sahibi bile olamayacaklar. İşte bu isimler; eskiden bankalarla kötü bir geçmişe sahip olanlarla aynı muameleyi görecek. Kısacası; borç karnesi kötü olanlar bankaların kredi sınavını aşamayacak. Yani müşterilerin kredi geçmişlerinin yanı sıra, elektrik, su, doğalgaz ve telefon borçlarını zamanında ödeyip ödemediklerine de bakılacak. Kira borcunu düzenli ödemeyenler ve para için tefeci yolunu tutanlar da bankaların kara listesine girecek. Özetle; günlük hayatın hemen her alanında artık borca sadakat şart.. Vatandaşın borcuna sadık olup olmadığını ise Merkez Bankası takip edecek. Bu borç kayıtlarına ulaşmak için; Telekom, GSM şirketleri, elektrik, doğalgaz ve su idareleriyle protokol imzalanacak. Yeni dönemde risk kayıtları TC numarası ile takip edecek. Bu yeni uygulama sayesinde isim benzerliğinden dolayı, borcuna sadık kişilerin uğradığı mağduriyetler de son bulacak.

http://www.kure.tv/webtv/803-haber/borc-affi-geldi-ama-bankalarin-kara-listesi-buyuyecek/4896-Bolum/81564/
Örnek son haber:10 bin lira limit belirlenen bir vatandaş, bunu ister tek bankadan, isterse 5 ayrı bankadan 2 biner TL limitli kartlarla kullanabilecek. Bu limiti aşmak söz konusu olmayacak. 2011 yılında 200 milyar TL’yi aşan bireysel kredi kartı borçları, ekonomi yönetimini bu konuda önlem almaya itti. Son dönemde kredi kartı borçlarında yaşanan ödeme güçlüğü ve bu konuda artan şikâyetler üzerine Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kredi kartlarında, “tek limit” uygulamasını hayata geçiriyor.
2012 başında hayata geçirilecek düzenleme ile kredi kartı sahiplerinin gelir durumları, mülkiyet bilgileri, ailedeki çocuk sayısı, tüketim ve harcama alışkanlığı gibi bilgiler göz önünde bulundurularak kredi kartları merkezi tarafından, “tek bir limit” belirlenecek. Tüm bankaların ulaşımına açık olacak bulimit, vatandaşa verilecek kredi kartlarına da referans oluşturacak.
“Ekonomi batarsa hepimiz batarız” demagojisi ile oluşturulan butlan hukuku artık yok edilmek istenmektedir.
Canavar farenin önünden yemi yok etmekle ne kadar başarılı olunacaksa, adalete erişim o derece olacaktır.
Şike Davası ile birlikte açıkca ortaya çıkan bir durum var.
Üstünde hiçbir iradenin(cumhurbaşkanının bile) sözü olmayan TBMM miz üzerinde çıkar güçlerinin İPOTEĞİ olduğu gerçeği.
Neymiş? ADALET HERKESE GEREKLİ imiş. Görebilirmiyiz ab-ı hayat aktığın ejderhadan? Ne dersiniz?

çek mağdurları

3 responses to “Burhan İŞCAN “herkesin saati kendine doğru”

  1. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, 5941 sayılı Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifiyle hapis cezasının kaldırılmasına işaret ederek karşılıksız çekte, caydırıcılığı artıracak yeni mekanizmaların hayata geçirilmesini istedi.

    Çekin Türkiye’de ticaretin sağlıklı gelişmesi için en önemli ödeme enstrümanlarından birisi olduğuna dikkati çeken Murat Yalçıntaş, “Çek bir ödeme aracı olmasının yanı sıra, aynı zamanda çok önemli bir vadelendirme aracıdır. Eğer çekin güvenilirliği sağlanamazsa ticaret hayatı da sekteye uğrar. Bu sebeple, tedbiri en baştan almak lazım. Bugün ne oluyor? Borçlu çeki ödemedi diye içeri atılıyor, borcunu ödeme şansı tamamen ortadan kalkıyor. Alacaklı ise parasını alamadığı için tamamen mağdur oluyor” görüşlerini kaydetti.

    http://www.cnnturk.com/2011/ekonomi/genel/12/11/karsiliksiz.cekte.hapis.cezasi.kalkinca/640056.0/

    ANLATTIKLARINIZ KARŞINIZDAKİNİN ALGILADIĞI KADARDIR.

    Yani karşınızdakilerin algılama kabileyeti söz konusudur.

    “… Güvenilir insanları, adı sanı belli hukukcuları, adıyla çıkanları, dernek kuranları, yüzünü gösterenleri, yorumlarında istikrar olanları, eylemlere katılanları takip edin. …”

    https://karsiliksizcek.wordpress.com/2011/12/10/burhan-iscan-herkesin-saati-kendine-dogru/#comment-44725

    Karşınızda “bilgi toplumu” olmaktan çok uzak ve bu sebeple kendi hak ve kabiliyetlerinin bilincinde olmayan bir toplum varsa anlattıklarınızın bu toplumun beklentileriyle örtüşmesi gerekir.

    SUÇLULUK DUYGULARI İLE HAREKET

    Ben ilk yazılarımın pek çoğunu Özgür Admin’in bu sitesinde yazdım. Arşiv tuttuğu için de bizzat kendisine çok kere teşekkür de ettim.

    Sözler uçar gider, yazılanlar baki kalır diye de vurgulamalar yaptım.

    Bu arşivdeki yazılarım dikkatle incelenirse lk yazılarımdan İtibaren İSTİKRARI görebilirsiniz.

    ÖNCELİKLE ŞUNU AÇIKCA BELİRTEYİM.

    En geç ŞUBAT sonuna kadar, KARŞILIKSIZ ÇEKİ SUÇ OLMAKTAN ÇIKARAN YASA ÇIKMIŞ OLACAK. BU KESİN. Bu doğrultuda bir çok çek davasıda son bulacak. Hapislikler bitecek.

    PEKİ SEN NEYİN DAVSINDASIN BE ADAM diye sorabilirsiniz?

    Ben çek mağdurlarına bir türlü algılatamadığım, büyük kayıplarının davacısıyım.

    ÇEK MAĞDURLARI olarak adlandırdığımız, ADİL YARGILANMA YOKSUNU TOPLUMUNUN BEKLENTİLERİ NELERDİ?

    1-DAYATMA SUÇ TEORİSİ SUÇLAMASINA KARŞILIK SUÇSUZ OLDUKLARINI BİR TÜRLÜ ALGILAYAMADILAR, SUÇLULUK DUYGUSU İÇİNDE DEVAMLI AF İSTEDİLER.

    Bu istek, 5941 sayılı yasanın çıkması arifesinde o kadar yoğunlaştı ki; denetimli serbestlik istemi ile had safhada kendini gösterip taahhütlerin oluşmasını sağladı.

    “Suçlu değil borçluyuz, zaman verilirse borcumuzu ödeyeceğiz.” Söylevleri ile özgürlükler istendi. Hem suçlu değiliz diyeceksin hem af isteyeceksin. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

    Yayıncı 30 dakika önce
    MEVZUBAHİS “ÇEKTE HAPİS CEZASININ KALDIRILMASI” İSE GERİSİ TEFERRUATTIR.

    2-BİR KISIM ÇEK MAĞDURU DA ADİL YASA VE YARGILANMA İSTEDİ. BUNUN İÇİN SALT KAST FAKTÖRÜ EZBERİNE SIĞINDILAR.

    Evet Kast faktörü gözetilmelidir. Çek yasasının değiştirilme gerekcesi ve şimdi yargıdaki tıkanıklığın asıl sebebi 5237 sayılı TÜRK CEZA YASASININ ruhunun algılanmamasıdır.

    MASUMİYET KARİNE si göz önüne alınarak hazırlanmış bu yasanın bilinçsizce kullanılmasıdır sorunları oluşturan.

    TÜM SİSTEM MAĞDURLARINI mağdur eden de bu bilinçsizlikdir.

    TCK nın 1-75 . maddeleri arası tüm maddeleri sanık lehine maddelerdir. Bunlar KIYAS YOLU ile değiştirilemez. Çünkü bunların hepsi BİR İLKENİN tezahürüdür. BU İLKE KIYAS YASAĞINA RAĞMEN BOZULAMAZ.

    3-Ben ve bana inanan azınlık çek mağdurları da baştan itibaren, kıyas yasağına rağmen ihlal edilen hak ve özgürlüklerimizin tümünün davacısı olduk.

    TİCARETTEN MEN NE DEMEKTİR?

    BU BİR SUÇA KARŞILIK VERİLEN CEZADIR. BU SUÇ ÇOK ADİCE İŞLENMİŞ BİR SUÇUN CEZALANDIRILMASIDIR. Genelde kaçak et satan kasaplara, sahtekarlık yapan ticaret erbabına verilir.

    TCK başta olmak üzere ceza yasalarımızda BİR SUÇA YALNIZ BİR CEZA VERİLİR ilkesi vardır.

    Bir SUÇ için, hem ceza verilip hem yaptırım uygulatılmaz.İkisinden bir söz konusu olmalıdır. Netice itibarı ile ikiside tecziyedir. Eğer ikisi birden oluşuyorsa İNSANLIK AYIBI söz konusudur.

    “Hukuğu hukukculara bırakın” zırvalarını yapanlara, olmayan hukuğu kime bırakacağız savunması yaptım. Madem hukukcu olduğunuz iddia ediyorsunuz hukuk nerde diye sordum. Şimdi yine soruyorum hukuğun olmadığı yerde hukukcunun varlığından söz edilir mi?

    TİCARETTEN MEN CEZASI SUÇLU TACİRE VERİLİR.

    Yeni tasarı içinde çekin karşılıksız çıkması suç olarak nitelendirilmeyecek miş.

    Biz de inandık şimdi.

    PEKİ TİCARETTEN MEN CEZASI NİYE VERİLİYOR KARDEŞİM.?

    ÇÜNKÜ HALA KARŞILIKSIZ ÇEK KESEN DOLANDIRICI OLARAK GÖRÜLÜYOR DA ONDAN.

    Bu durumu yetkililere bizzat sordum. “Burhan bey borç ödenince sicil siliniyor, dolayısıyla bu suçlama ortadan kalkıyor” dediler.

    “SİZ İNANIYORMUSUNUZ BUNA” DEDİM. HANGİ BANKA SİCİL YASASINA UYUYOR VE UYDU BU ZAMANA KADAR? 5 SENE VEYA 10 SENE BENİM TİCARİ SİCİLİME DAYATMA SUÇ TEORİSİ İLE KİMSE MÜDAHALE EDEMEZ.

    EĞER HALA BİR SUÇLA İTHAM EDİLİYORSAM, SUÇSUZLUĞUMU İLAN EDECEĞİM ADİL YARGILANMA HAKKIM NERDE?

    BU HAKKIN BİLİNCİNDE OLMAYANLAR, TÖVBE Bİ DAHA ÇEK KULLANMAM DEMEKTE VE HALA BİLİNÇSİZLİĞİ SÜRDÜRMEKTE.

    YA DA BURDA HUKUKCU NİCKLE YAZAN “GARANTİLİ ÇEK” REKLAMCISININ SAFSATALARI İLE TİCARETTEN MEN SUÇU İŞLEMENİN YENİ TUZAKLARINA GAFLET İÇİNDE MERHABA DEMEKTE.

    ÇEK MAĞDURLARI ANAYASA MAHKEMESİ BEKLENTİSİNE SOKULDU. BOŞ VE YANLIŞ UMUT DEDİM. ÇEK MAĞDURLARI CHP NİN HAZIRLADIĞI YASA TEKLİFLERİNİN BEKLENTİSİNE SOKULDU, İÇİNDE SUÇLAMA DURAN YASA TASLAKLARI BİRER ALDATMACA DEDİM, ŞİMDİ DE TA 2008 DE HAZIRLANMIŞ BİR YASA TASARISI TEKRAR GÜNDEMDE.

    BU TASARIYI İLK GÖRDÜĞÜM GÜN 2009 YILININ 11 HAZİRAN GÜNÜ İDİ. İTİRAZI BASTIM.

    ANCAK ÇEK MAĞDURLARININ BİR ÇOĞUNUN VE BENİM OĞLUMUN DA ÖZGÜRLÜĞÜ SÖZ KONUSU İDİ. ÖNCE BU YASA ÇIKSIN SONRA BUNU İŞLEVSİZ KILMAK İÇİN ÇALIŞIRIM DİYE ÇEK MAĞDURLARINI MECLİSTE EYLEMLERE DAVET ETTİM.

    BEN PROVOKATÖRMÜŞÜM…

    Nasıl bir provokatörüm acaba?

    Ben karşılıksız çek yüzünden ceza evine giren oğlum için çırpındım. Şöhret olmak veya bir şekilde durumdan vazife çıkarıp nemalanmak için değil.

    Oğlum, Sağlıktaki yolsuzluk şebekesinin edinimin ifasına fesat karıştırması sebebiyle SGK ya ve hastalara satmış olduğu medikal malzemenin karşılığını alamaması yüzünden ödeme sıkıntısı yaşadı ve çek mağduru oldu.

    İhbarını yaptığımız bu yolsuzlukların davaları İstanbul’da ALTIN OMURGA, Eskişehirde ENFEKSİYON 26 isimleri ile yapılan operasyonlar sonucu bir çok ilde başlatıldı. Yargılamalar Sürmektedir. Bunlarla birlikte devletin kasasından, MİLLETTEN çalınan milyarlarca lira da aslına rücu etmektedir.

    2009 Yılı Haziran ayına kadar bende, şimdi olduğu gibi yeni bir çek yasası ile kurtuluşun umudu içindeydim.

    2009 yılı Haziran ayı başında çek yasası için toplanmış olan TBMM Adalet Komisyonu, Muhalefet Parti Milletvekillerinin komisyonu terk etmesiyle umutsuz bir beklemeye girdi.

    İşin aslını araştırmak için meclise gittim. Önceleri tek başıma yetkililerle görüştüm.

    Bu görüşmelerim esnasında Adalet Komisyonunda iki tane çek yasası taslağı olduğunu gördüm.

    Bunlardan biri devletin resmi internet sitelerinde yayınlanan tasarıydı, diğeri bu günlerde gündeme gelen tasarı. Bu tasarı etki oluşturacak tepkilerin zorlamasına karşı ihtiyaten el altında tutuluyordu.

    Bankalar bu tasarının çıkmasının önünde engel teşkil ediyordu. Mağdurlara bu tasarının varlığını defalarca anlattım. BAKIN ARŞİVE GÖRÜN.

    LOBİ OLUŞTURMA, DERNEK KURMA, AİHM BAŞVUSU YAPMA FİKİRLERİNİ BU ZORUNLULUKTAN DOLAYI BİR BİR YAZDIM.

    OLMAYAN DERNEK VARMIŞ GİBİ, MECLİSTE BU DERNEK ADINA MÜCADELE VERDİM.

    BU ZAMANA KADAR HİÇ BİR YAZIMDA DİĞERİ İLE ÇELİŞKİ GÖREMEZSİNİZ.

    ÇÜNKÜ FAL BAKMADIM. GERÇEĞİN BİLİNCİNDE, GERÇEĞİN TANIĞI OLARAK YAZDIM.

    BAŞBAKANA YAZDIĞIM İLK YAZIMDA; BANKALAR İSTERLERSE KENDİ İNTERAKTİF YAPILARINDA, ARTIK DEMODE OLMUŞ ÇEK YERİNE BAŞKA BİR ENSTRÜMAN ÇIKARABİLİRLER DEMİŞTİM.

    “HUKUKCU” NİCKLİ REKLAMCI BUNUN MÜJDESİNİ VERİYOR GÜYA.

    ALDATMACA İLE.

    TİCARETTEN MEN CEZASI ÖNGÖRÜLEREK HAZIRLANAN YENİ BİR TUZAK.

    BU ÜLKEDE SÖZDE HUKUKCULAR, HUKUKSAL SORUNLARA HUKUKCU “AT GÖZLÜĞÜ” İLE BAKIP, ÇÖZÜM ARAMAKTADIR.

    HUKUKSAL SORUNLARIN HEMEN HEMEN HEPSİ, YOLSUZLUK EKONOMİSİ POLİTİKALARI PARLAMENTOSUNDA; BU POLİTİKALARI AYAKTA TUTACAK YASALAR TARAFINDAN OLUŞMAKTADIR.

    YANİ SORUNLARIN KAYNAĞI EKONOMİDİR. HUKUK PARANIN, PARALININ HUKUKUDUR.

    BİRAZ DA DİN DERSİ VERELİM.

    BU SİSTEM, FİRAVUN(İKTİDAR), HAMAN(SÖZDEDİN BÜYÜĞÜ BELAM), VE SAMİRİ(PARA BABASI) SİSTEMİDİR. BU SİSTEMİ YIKMAK İÇİN ALLAH MUSA’YI TEK BAŞINA GÖNDERMİŞTİR. SİSTEMİN HİLELERİNE KARŞI MUSANIN YALNIZCA ASASI(HİLELERİ BOŞA ÇIKARACAK BİLGİSİ) VARDI.

    BİLİNÇLİ HAREKET ETMEK SİSTEMİN BÜYÜLERİNİ, HİLELERİNİ DAİMA BOŞA ÇIKARIR.

    5941 SAYILI YASA BÖYLE BİR MÜCADELEDEN SONRA ÇIKMIŞ GİZLİ BİR AF YASASI İDİ. BU YASAYI DA İŞLEVSİZ BIRAKMAK İÇİN BU SİTEDE DAHİ (ARKADAŞLARIM TARAFINDAN KOPYALANDI) BULUNAN İŞTE KURTULUŞUNUZ İŞTE DİLEKCENİZ ADLI YAZIMI YAYDIM.

    https://karsiliksizcek.wordpress.com/2011/01/03/cek-kanunu-taahhut-ile-ilgili-karar/

    2009 YILI ORTALARINDAN BAŞLAYARAK AİHM MÜRACAATLARI ÇAĞRILARINI YAPTIM. AİHM MÜRACAATLARININ DA EZBERDE OLMAMASI İÇİN SALT AİHS 4 NOLU PROTOKOLA BAĞLI OLUNMAMASINI ÖNERDİM. BİR SUÇA BİR CEZA VERİLİR İLKESİNİN VE MASUMİYET KARİNESİ İLKESİNİN ÖZEL YASA İLE İHLAL EDİLDİĞİNİ, SAVUNMA HAKKININ YOK EDİLDİĞİNİ ANLATTIM.

    TÜRKİYE’DE SİSTEM AYNI SİTEM.YASALAR HA ALİ HESAP, HA VELİ HESAP YİNE AYNI ÇIKIYOR.

    KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILIYOR MASALINA BU YÜZDEN İNANMAYIN.

    HAKLARINIZIN BİLİNCİNDE OLUN VE ÖYLE DAVRANIN.

    AYŞE BENİM OLSUN MİLYARLARCA BORCUM OLSUN DEMEK ÇOK KOLAY, MİLYARLARCA BORÇ OLUNCA AYŞEYE SADECE RÜYALARINDA SAHİP OLURSUN BU GERÇEK.

    BANKALAR MEMNUN OLACAK DİYE TİCARETTEN MEN CEZASI VERİLMESİ NE DEMEK?

    SUÇ YOKSA YAPTIRIM ADI ALTINDA CEZA VERMEK NEYİN NESİ?

    EĞER SUÇ VARSA CEZASI YASASI NİÇİN YETMİYOR?

    MAKSAT ALACAK TAHSİLİ İSE İCRA İFLAS YASASI NİYE YETMİYOR?

    HANGİ ZARURETTEN DOLAYI YASA ÇIKARILIYOR?

    LÜTFEN BU TEHLİKEYİ ALGILAYIN.

    AİHM, AİHM, AİHM.

    KİMSE BAŞKALARINI KANDIRMASIN. ÇEK MAĞDURLARINDAN AİHM BAŞVURUSU YAPANLARIN ADEDİ ANCAK BİR ELİN PARMAKLARI KADAR. BEL Kİ DE DAHA AZ.

    MAĞDURLARIN HEDEFİ TOPLUM VİCDAN VE EFKARINDA ETKİ OLUŞTURACAK TEPKİ EYLEMLERİ OLMALI. BUNU YAPMAZSANIZ BU SİSTEMİN PARÇASI OLURSUNUZ.

  2. şimdi herkes diyecek, admin niye Burhan İşcan ‘ın yazısını yayınladı🙂

    • çek kanunu, karşılıksız çek konusunda pek çok site-blog var.

      İlk yayına başlayanlardan birisi “belkide ilki” bu blogdur. Biz çizgimizle ayrık otu olduk. En çok ziyaretci ve okunurluk olmasına rağmen ayrık otu olduk.

      Tarih boyunca örgütsüz eylemlerin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Biz örgütlü olmayı birlikte durmayı önerdik. önerdik. söyledik.

      örgütlü olmaya kimseninde itirazı olmadı. Ama herkes kendi söylediği şekilde yayın yapacak bir blog kurdu ya da destekledi. Bizim bloguda okumaya devam etti. Bazen farklı isimlerlede yorum bıraktı.

      Ben blogun kurucusu olarak hiç bir zaman “ben” demem , biz derim. bu blog bizim platformumuzdur. Güdümlü yayın yapmaz, özgür ce paylaşılır.

      birisi bozuk saat bile olsa arada sırada doğru söyler. Burhan bey, yorum bırakmış, yorumdaki ilk cümle hoşuma gitti ve kendi adıyla yayınlıyorum.

      Yakın gelecekte bir çek kanunu görülüyor. Ben umutlu-umutsuz değilim, taraf olmakta istemiyorum.

      Çek yasasının değişmesini ve hapis cezasının kalkmasını isteyenlerdenim. Yıllardır bunu yazıyorum.

      Rahmi Ofluoğlu dışında izlediğim bir çek bloguda yoktur. Kurucularından olduğum Kosiad dışında desteklediğim bir oluşumda yoktur.

      AİHM birşeye, bir eyleme alternatif değildir. Bence herkes başvursun. Çek kanunu ile örnek kararları yıllar önce BİZ paylaştık. İSteyen girsin okusun.

      Ben buralardayım, yapabileceğim bir yardım olursa diye izliyorum. Fazla müdahilde olmak istemiyorum.

      Güvenilir insanları, adı sanı belli hukukcuları, adıyla çıkanları, dernek kuranları, yüzünü gösterenleri, yorumlarında istikrar olanları, eylemlere katılanları takip edin.

      unutmayın “ya hep beraber ya hiçbirimiz. Tek başına kurtuluş olmayacak”

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s