Çek mağdurluğundan kurtuluş borç-alacak dengesinde değildir.


Çek mağdurları “cezaevinde borç ödenmez” söyleminden acilen vazgeçmelidir.

Kanunar Genel Müdürlüğünün 07/12/2011 tarihli yazıyla TESK’e gönderdiği ve 14/12/2011 tarihine kadar görüş bildirilmesini istediği çek
yasası taslağı TESKgovtr de yayınlandı.Gerekçede sözü edilen:

Şeklindeki bölüm,bazı arkadaşlarımızın ısrarla ileri sürdüğü “cezaevinde borç ödenmez” tezinden açıkça daha ileri bir tezdir. Gelinen noktada borcumuzu ödemek için bize fırsat verin yakarışları yerine “suçlu değil borçluyuz” söylemine yönelmek zorunluluktur. Aksi halde çek mağdurları cezayı savunan taraf durumuna düşmektedir

4 responses to “Çek mağdurluğundan kurtuluş borç-alacak dengesinde değildir.

  1. ÇÜNKÜ HUKUK PARALININ HUKUĞU

    Siyaset, belli bir toplumda çatışma halinde olan çıkarların uzlaştırılması faaliyetidir.

    Bu gün Bakan Çağlayan ağzından baklayı çıkarıverdi. “ALACAKLI TARAFI DA DÜŞÜNMEMİZ LAZIM”

    “Çekle ilgili Adalet Bakanlığında bir çalışma var, borçlular cezanın kalkmasını istiyor, alacaklılar artırılmasını, biz iki tarafı da düşünmek zorundayız..”
    Çek Mağdurlarına defalarca ihtarda bulundum.

    Eylem demek sokaklarda bağırmak demek değildir.

    EYLEM DEMEK, TOPLUM EFKARI VE VİCDANINA ETKİ EDECEK TEPKİYİ ORTAYA KOYMAKTIR.

    Çek Mağdurları sözüm ona çek mağduru sitesi olan hükümet yanlısı sitede aldatılıp yanlış eylemlere yönlendiriliyorlar. Bunu defalarca yazdım.

    Milletvekilleri eylemin hedefi gösterilirken, millet vekilleri de tam tersi olarak eylemlerinin hedefi toplum vicdan ve efkarını hedef almaktalar.

    YANİ BİLİNÇLİ OLARAK HEDEF SAPTIRMA SÖZ KONUSU.

    Çek Mağdurları sorununu Hükümet bilinçli olarak medyada haber yaptırıp toplum efkar ve vicdanının tepkisini ölçerken;

    Çek Mağdurları hala aynı terane ve ezberlerde milletvekillerine faks çekelim, mail atalım eyleminde.

    Meseleye şöyle bakalım. 10 katlı bir apartman yapacaksınız. Temel kazılacak. 10 metre derinliğinde 500 metrekarelik bir çukur açılacak.

    Birileri bu çukuru açmak için 30 amele ve kazma kürekle günlerce uğraşır, biri gider araç getirir bu işi bir saatte bitirir.

    Yani birileri dostlar alışverişte görsün kandırmacası ile meşguliyeti marifet gösterir, biri çıkar az vakitte öz iş çıkarır iş bitirir.

    Çek Mağdurları kendileri gibi aptalca eylemlerde bulunmuyorum diye benim çalışmalarımı hafife almaktalar.

    Zafer Çağlayan bu gün toplum efkarı ve vicdanın sesine işaret etti. Yeğeni sitesinde bambaşka bir eylem hedefi yönlendirmelerindeyken.

    Bir evelki yazılarımda yazdım. 2008 de var olan bir tasarı sanki yeni imiş gibi vizyona sokulmakta.

    2008 den bu yana değişen ne?

    “Ekonomi batarsa hepimiz batarız” korkutmasına artık gerek kalmadı mı ?

    Hükümet IMF gibi yeni bir dış kredi kaynağı mı buldu ki bankaların sultası sona erecek?

    http://haber.gazetevatan.com/tusiaddan-korkutan-aciklama/416445/2/Ekonomi

    Yada bizim meşhur avukatın söylediği gibi milletvekilleri yasadan ve yasa yapmaktan bir haberdi avukatın bir çıktı; onca hukukcudan meydana gelmiş AKP’ye, hükümete, meclise yasa çıkarmayı mı öğretti.

    Hayır; Değişen tek şey AİHS sözleşmelerine aykırılığın ayyuka çıkması. Sebebi alacakların tahsilinin gecikmesi.

    AİHS SÖZLEŞMESİ ALACAKLI ALEYHİNE DE İHLAL EDİLİYORMUŞ MEĞERSEM.

    YANİ ALACAKLILAR AİHM E BAŞVURURSA HİÇ ŞAŞMAYIN.

    Bu gün Hürriyet Gazetesinde Şükrü KIZILOT bu gerçeği dile getirmiş.

    http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19416464.asp <—-ÜSTÜNE TIKLA OKU.

    DEĞİŞİKLİĞİN GEREKCELERİ

    1-ÖLÇÜLÜLÜK İLKESİ

    2-MAKUL SÜRE İÇİNDE YARGILANMA HAKKI.

    Bunlardan birincisi yazarın değindiği şeyler değil maalesef.

    GERÇEĞİ. BİR SUÇA BİR CEZA VERİLİR. CEZA VE SUÇ ORANTILI OLMALIDIR. YARGIDA SAVUNMA HAKKI, VE MASUMİYET KARİNESİ DE İLAVELERİ.

    Bu yazıda olduğu gibi taraflı mugalatalar havada uçuşmakta. İşin acınacak tarafı mağdurların da bu kandırmacaya kapılıp övmesi.

    Mugalata nerde?

    2-MAKUL SÜREDE YARGILANMA HAKKI kısmında.

    ALACAKLI MAKUL SÜREDE ALACAĞINI ALAMIYOR. AMAÇ BU SÜREYİ NASIL DÜŞÜRÜRÜZ ÇABASINDA.

    HÜKÜMETİN ASIL KORKTUĞU ŞEY BU İŞTE

    BANKALAR AİHM BAŞVURUSU YAPARSA NE OLUR?

    YANİ TASARI YASALAŞACAK YASALAŞMAYA. ŞUBAT SONUNA KADAR ÇIKACAK. AMA KİMSE SANMASIN Kİ AMAÇ ÇEK MAĞDURUNU KURTARMAK.

    Tıklayın bakın yazıya. Şükrü Kızılot aynı ezberde ayna nakaratta devam ediyor. AİHS 4. Protokol ezberi.

    Niye bu ezberle çek mağdurları yanlış AİHM Başvurusuna yönlendiriliyor?

    ANAYASA MAHKEMESİ YASAYI NİÇİN İPTAL ETMEDİ?

    Çek Mağdurlarını kurtaracak olan TCK 2. maddenin 3. Fırkası KIYAS YASAĞIDIR.

    Yeni düzenleme ile hedef alınan bu yasağı yeniden delerek, yargılanma süresini kısaltmaktır.

    YANİ İZMİR 26. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURUSUNDA BULUNAN GEREKCEDİR.

    ALACAKLININ ALACAĞINI ALMA SÜRESİNİN KISALTILMASI. CAN ALICI YAPTIRIMLAR GEREKİYORMUŞ. ÖYLE DİYOR İTO BAŞKANI YALÇINTAŞ.

    BUNUN İÇİN TOPLUM EFKAR-VİCDANI NIN TANSİYONU ÖLÇÜLÜYOR.

    ÇEK MAĞDURLARI HALA DÜŞECEKLERİ TUZAKLARI GÖREMEME KÖRLÜĞÜNDE SÖZÜM ONA MÜCADELE EDİYORLAR.

    -MİLLETVEKİLLERİNE FAKIS ÇEKELİM,

    -ARKADAŞLAR BU TELEFONLARA MAİL ATALIM.

    Hezaroj_ 20 dakika önce
    SeLam tekrardan Burdakı Saygı deger abIerım Bundan 4 gun once babam tutklandı karsılıksız cek davasından dolayı acaba af cıkıcakmı 😦
    İhbar Et
    Beğen

    Mfteknik 16 dakika önce şuna cevaben: Hezaroj_
    Verilen yerlere Faks çekerseniz, mail atarsanız ve telefon ederseniz evet çıkacak yoksa çıkmaz…
    Beğen

    TOPLUMUN BUNLARDAN HABERİ VAR MI?

    2009 SENESİNDE TOPLUMUN YANİ 72 MİLYONUN EFKAR VE VİCDANINA NASIL ETKİ EDİLECEĞİNİ BİR BİR ANLATTIM.

    -BANKALAR BİRLİĞİ ÖNÜNE ÇELENK KOYALIM DEDİM.

    -KENDİMİZİ SÜREKLİ AF İSTEYEN SUÇLULAR OLARAK İFADE ETMEKTEN VAZ GEÇİN DEDİM.

    -BUNLARI SÖYLEMEKLE KALMAYIP HER ORTAMDA DİLE GETİRDİM.

    VE EN CAN ALICI NOKTA

    AİHM BAŞVURULARI İÇİN 2009 YILINDA START VERDİM.

    AMA MAĞDURLARDAN BENİ DİNLEYEN OLDU MU?

    AF İSTEYEREK MECLİSE GİDİLDİ VE HİÇ OLMAZSA DENETİMLİ SERBESTLİK İSTİYORUZ DENİLDİ. ALIN SİZE DENETİMLİ SERBESTLİK DENİLİP 5941 VERİLDİ.

    2 SENELİK TAAHHÜT SÜRESİ BİTİYOR.

    SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ.

    BANKALARDA BİR HAREKETLİLİK SORMAYIN. YENİ YASA ÇIKARACAKLAR.

    YENİ TUZAK ACİL KURULMASI LAZIM.

    GENEL AF DA ÇIKACAK. YANİ ALACAKLARINI BÜSBÜTÜN ALAMAYACAKLAR.

    ÇEK MAĞDURLARI CEPHESİNDE AYNI AVUNTULAR, HAPİSHANELERDE YER KALMAMIŞ, YARGI MEŞGULMÜŞ TIKANMIŞ FALAN.

    ASIL TIKANAN ALACAKLARININ ÖNÜ.
    KENDİ KAZDIKLARI TUZAĞA DÜŞTÜLER.

    ŞİMDİ O TUZAKTAN NASIL ÇIKACAKLAR ONUN HESABINDALAR. ÇEK MAĞDURUNU DÜŞÜNEN YOK YANİ.

    ÇÜNKÜ HUKUK PARALININ HUKUKU.

  2. EVET ÇOK DOĞRU . BUNU YANLARINA KOYARSAK YUH OLSUN BİZE. Kİ BİLGİ TOPLUMU ÇAĞINDA CAHİLLİĞE BOYUN EĞİYORUZ. SAP GELİP SAMAN GİDİYORUZ YANİ. YUH OLSUN BÖYLE YAŞAYANLARA.
    NE DİYORDU AHZAB SURESİ 72. AYETTE. İNSAN ZULMEN CEHULA. YANİ İNSAN ZALİMDİR, ÇÜNKÜ ÇOK CAHİL BULUNUYOR.
    YUH OLSUN. BU CAHİLLİĞİ HAZMEDENLERE.

  3. Arkadaşlar
    YENİ YASA ÇIKACAK MI tartışmalarını lütfen bir kenara bırakalım. Sürecin kontrolü nasıl olsa bizde değil. Biz işimize bakalım.
    Gerek 3167 sayılı yasa gerekse 5941 sayılı yasanın uygulamasında mahkemeler ve Yargıtayca kasıt unsuru göz ardı edilmekte, böylece açık ve ciddi bir hukuksuzluk ortaya çıkmaktadır. AİHM müracaatlarının temel gerekçesi de bu husus olmalıdır. Adalet Bakanlığının hazırladığı metinde yer alan şu ifade, yapılan çalışmanın temel sebebidir : “Uygulamada karşılıksız çek keşide etme suçunun şekli suç olarak görülmesi ve bu suçun esasen kasten işlenebilecek bir suç olmasına rağmen kişinin kastının aranmamasından kaynaklanan olumsuzluklar giderilecektir”. Bu ifade esasen bir “itiraf”tır. “Olumsuzluklar” diye geçiştirilen mesele esasen “ağır hukuk ihlali”nin kibarcasıdır.
    Bu öyle büyük bir hukuk katliamıdır ki, “Hapiste borç ödenmez” veya “borç için hapis yasağı” tezleri solda sıfır kalır!
    Bu sebeple gerek 3167 sayılı yasa ile gerekse 5941 sayılı yasa ile ceza almış olan herkesin YENİ YASA ÇIKSA BİLE mutlaka AİHM’ne müracaat etmesi gerekir. Avukatı olanlar avukatları vasıtasıyla, olmayanlar yayınlanan çeşitli metinlerden destek alarak derhal teşebbüse geçmelidir. Av. Rahmi Bey ve diğer hukukçularımız bu konuda öncü rol üstlenebilir. Bu ülkenin “dağ başı” olmadığını, bir hukuk devletinde yaşadığımızı, buranın bir “yargıç devleti” olmadığını öncelikle hakimlerimizin görmesi ve anlaması gerek! Böyle bir teşebbüs, bundan sonrası için de örnek (yahut ibret) olur!
    5237 sayılı TCK yürürlüğe girmiş ve fakat değerli hakimlerimiz yasayı uygulamıyor, Yüce Yargıtayımız da tabir caizse “işin üstüne yatıyor”.
    Hayatımızın en değerli yıllarını mahpusta veya kanun kaçağı olarak geçirmemize sebep olan bu hukuksuzluğun müsebbibi her kimse, yakasına yapışmak insanlık ve vatandaşlık görevimizdir, namus borcudur! Cânım memleketimin adliye salonlarında gaspedilen haklarımızın hesabını küffarın mahkemesinde görmek zorumuza gitse de bunu yapmalıyız!
    Böyle bir kepazeliği, yapanların yanına korsak yuh olsun bize!

    • çek mağdurlarını “balık hafızalı” sananlar yanılıyorlar
      sayın Ankara Hukuklu
      tespitlerinize tammamen katılıyorum
      “Adalet Bakanlığının hazırladığı metinde yer alan şu ifade, yapılan çalışmanın temel sebebidir : “Uygulamada karşılıksız çek keşide etme suçunun şekli suç olarak görülmesi ve bu suçun esasen kasten işlenebilecek bir suç olmasına rağmen kişinin kastının aranmamasından kaynaklanan olumsuzluklar giderilecektir”. Bu ifade esasen bir “itiraf”tır. “Olumsuzluklar” diye geçiştirilen mesele esasen “ağır hukuk ihlali”nin kibarcasıdır.”şeklindeki değerlendirme AİHM başvuralırındaki en önemli gerekçemizdir.
      ayrıca şu anda cezaevinde bulunan,kaçak durumunda olan,dosyaları yargıtayda bulunan-hapis tehdidiyle karşı karşıya olan- tüm insanlarımız 3167 sayılı yasadan kaynaklanan davalar sonucunda bu sorunları yaşamaktadır. henüz 5941 sayılı yasadan dolayı cezası kesinleşmiş dosya yoktur.
      sizin aktardığınız taslaktaki bölümdeki “Uygulamada karşılıksız çek keşide etme suçunun şekli suç olarak görülmesi ve bu suçun esasen kasten işlenebilecek bir suç olmasına rağmen kişinin kastının aranmamasından kaynaklanan olumsuzluklar giderilecektir” ifadesi bence yargının doğru işletilmesi kaygısıyla kaleme alınmış bir ifade değildir. yani yasa tasarı taslaklğı ile yapılmak istenen şey yeni TCK ya uyum sağlamak değildir.
      yapılmak istenen şey büyük acılara, haksız hapisliklere, sürgünlere neden olan haksız uygulamanın el çabukluğu ile yok edilmesidir.
      biz “balık hafızalı” bir milletiz, yasa çıktığında bütün yaşadıklarımızı unuturuz. yasayı çıkaracak olanlar buna güveniyor. bizimde 30/12/2008 tarihi sonrasında yok hükmünde olan bir yasadan dolayı çekilen acıları unutacağımızı umuyorlar. çünki biliyorlar ki 2005 te çıkan TCK ve 2008 sonu itibarı ile yok hükmünde olan 3167 sayılı çek yasasından kaynaklanan tüm maduriyetler AHİM tarafından kabul edilecek ve dava konusu olacaktır.
      bu davaları “balık hafızamıza” güvenerek ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.
      evet aynen dediğiniz gibi
      “Böyle bir kepazeliği, yapanların yanına korsak yuh olsun bize!”

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s