AIHM ‘e başvuru olanakları


söz verdiğim gibi eski yazılarından bazılarını hatırlatıyorum.  Sorularınız olursa üzerinden geçebiliriz.  Biz yazdıklarımızın, söylediklerimiz ardındayız. Arşivimiz açık, söylediklerimiz netdir.

 

İnsan hakları savunucularına açık mektup, 7.temmuz.2009

çek yasasından kaynaklanan HAK İHLALLERİ karşısında iç hukuk yolları tükenmiştir
AİHM davaları, ihlallerin tazmini konusunda, tek alternatif olarak duruyor
insan hakları savunucusu hukukçu dostlarımız, önemli ve tarihi görevlerle karşı karşıyadır
AİHM davasını gerekçelendirmek ve mağdurlara davanın başvurusu konusunda kanallar açmak zorundayız
bu çalışmalar gönüllü olmak zorundadır.
AİHM, mağdurlara başvurular konusunda ekonomik katkı sunmaktadır

AIHM ve çek yasası ile ilgili bazı yazılara buradan ulaşabilirsiniz.

 

Yeni çek yasasının aralık ayında çıkma beklentisi vardır.  Yasayı biz çıkartmıyoruz. Türkiyede hiç bir şey kesin değildir. En kötü senaryoya göre hazırlanıp, en iyisi için çalışmalıyız.  Ticarete etkisi olan bir yasanın sürekli değişmesi, yanlışın itirafıdır.

 

 

Reklamlar

7 responses to “AIHM ‘e başvuru olanakları

  1. Sayın APC/Çek Mağduru,

    AİHM BAŞVURU GEREKÇELERİ :

    Bunlar benim belirlediğim gerekçeler; bunlar haricinde de başka pek çok gerekçeler bulunabilir. Ayrıca senin durumuna özel, dosyalarına özel başka gerekçeler de olabilir. Bu ilave gerekçeleri sen bulacaksın, ya da avukatın bulacak.

    Ama benim bu verdiğim gerekçeleri muhakkak şikayet konusu yapın. Kendin başvurmayıp avukat aracılığıyla başvuracaksan, avukatın beğenmese bile ona talimat verirsen bunları yamak zorunda. Neticede o senin dava vekilin, sen onun işvereni konumundasın.

    Daha evvelki ricamı tekrarlıyorum: Lütfen bu bilgileri mümkün olduğunca çok arkadaşımızla, kaderdaşımızla paylaş, onlara da bir faydamız dokunmuş olsun Allah’ın izniyle.

    Saygılar,

    ============================================
    AİHM — BAZI ŞİKAYET GEREKÇELERİ
    ——————————————————-

    > Önemli olan şikayet gerekçeleri. Aşağıda ben kendi düşünebildiğim ve geçerli olan gerekçeleri veriyorum. Bunun haricinde başka gerekçeleri siz veya avukatınız da bulabilirsiniz. İnternette araştırarak farklı başka gerekçeleri de bulabilirsiniz. Özellikle 3167 ile hüküm giyenlerin daha fazla gerekçe bulmaları mümkün.

    > İlk derece mahkemesinin hakkınızda APC (adli para cezası) vermiş olduğu karar 3167 no.lu kanuna göreyse buna ilişkin şikayet gerekçelerini, 5941 no.lu kanuna göreyse buna ilişkin şikayet gerekçeleri kullanılmalıdır

    ==========================================

    1. 3167 Sayılı Kanundan Hüküm Alanlar İçin:
    ———————————————————–
    (a) AİHS 5., 6., ve 7. Maddeleri İhlali
    – İfade alınmadan, savunma yapılmadan hüküm verilmesi maddesinin ihlali
    – Temyiz hakkı tanınmaması

    (b) AİHS Ek 4No.lu Protokol 1.Maddesi İhlali
    – “Hiç kimse, yalnızca akdî ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.” maddesinin ihlali ve bunun “Türkiye’de vadeli çek kullanılmamaktadır”düşüncesine bağlanması. Halbuki (önce 3167 ve daha sonra 5941 sayılı) çek kanunları geçici maddelerinde “erken ibraz” yasaklanarak 31.12.2011 tarihine kadar vadeli çek olgusu ve varlığı zımnen kabul edilmiştir.

    (c) Genel İhlal – 1
    – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu “şekli suç” tanımını ortadan kaldırmış ve 21.maddesinde ceza verilmesi istenen suçların kasıtlı işlennip işlenmediğinin belirlenmesini, suç kasıtsız işlenmişse buna göre cezada bir indirime gidilmesini gerektirmekteyken, 5941 sayılı kanun buna izin vermemektedir. Halbuki Türk Ceza Kanunu genel bir kanun, 5941 sayılı kanun özel bir kanun olduğu için, kanunlar arasında bir çekişme olduğunda genel kanunun hükümleri yani Türk Ceza Kanunu hükümleri kullanılması gerekmektedir.

    Bu yapılmadığı için 2 ayrı hukuk ihlali oluşmaktadır :

    (i) Uygulanması gereken kanun hükmü hukuksuz olarak uygulanmamaktadır.
    (ii) Bu konu hakkında Yargıtay’a yapılan temyiz itirazları 2010 yılı Ocak ayında gerçekleştirilmiş olmasına rağmen hala neticelendirilmemiştir ve “makul zamanda dava neticelendirilmesi”ne dair AİHS kurallarına uymamaktadır.

    (d) Genel İhlal – 2
    – “Bir suça bir ceza verilir” genel hukuk kuralı varken; çeklerini ödeyemedikleri için çekleri karşılıksız çıkanlara haciz yapılmakta ve haczedilen malları satışa çıkarılmakta ya da çıkarılmamaktadır. Malları satışa çıkarılmazsa haciz bir ceza olarak uygulanmıştır. Malları satışa çıkarılmışsa, bu durumda çek miktarından bu tutarın düşülmesi gerekmektedir. Her iki durumda fiiliyatta ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda dikkate alınmamaktadır.

    ==========================================

    2. 5941 Sayılı Kanundan Hüküm Alanlar İçin:
    —————————————————–——-

    (a) AİHS Ek 4 No.lu Protokol 1.Maddesi İhlali
    – “Hiç kimse, yalnızca akdî ilişkiden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.” maddesinin ihlali ve bunun “Türkiye’de vadeli çek kullanılmamaktadır”düşüncesine bağlanması. Halbuki (önce 3167 ve daha sonra 5941 sayılı) çek kanunları geçici maddelerinde “erken ibraz” yasaklanarak 31.12.2011 tarihine kadar vadeli çek olgusu ve varlığı zımnen kabul edilmiştir.

    (b) Genel İhlal – 1
    – 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu “şekli suç” tanımını ortadan kaldırmış ve 21.maddesinde ceza verilmesi istenen suçların kasıtlı işlennip işlenmediğinin belirlenmesini, suç kasıtsız işlenmişse buna göre cezada bir indirime gidilmesini gerektirmekteyken, 5941 sayılı kanun buna izin vermemektedir. Halbuki Türk Ceza Kanunu genel bir kanun, 5941 sayılı kanun özel bir kanun olduğu için, kanunlar arasında bir çekişme olduğunda genel kanunun hükümleri yani Türk Ceza Kanunu hükümleri kullanılması gerekmektedir.

    Bu yapılmadığı için 2 ayrı hukuk ihlali oluşmaktadır :

    (i) Uygulanması gereken kanun hükmü hukuksuz olarak uygulanmamaktadır.
    (ii) Bu konu hakkında Yargıtay’a yapılan temyiz itirazları 2010 yılı Ocak ayında gerçekleştirilmiş olmasına rağmen hala neticelendirilmemiştir ve “makul zamanda dava neticelendirilmesi”ne dair AİHS kurallarına uymamaktadır.

    (c) Genel İhlal – 2
    – “Bir suça bir ceza verilir” genel hukuk kuralı varken; çeklerini ödeyemedikleri için çekleri karşılıksız çıkanlara haciz yapılmakta ve haczedilen malları satışa çıkarılmakta ya da çıkarılmamaktadır. Malları satışa çıkarılmazsa haciz bir ceza olarak uygulanmıştır. Malları satışa çıkarılmışsa, bu durumda çek miktarından bu tutarın düşülmesi gerekmektedir. Her iki durumda fiiliyatta ilk derece mahkemelerinin verdiği kararlarda dikkate alınmamaktadır.

    ==========================================
    Not:
    AİHS – AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ
    AİHM – AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

  2. Sayın APC/Çek Mağduru,

    Başvuru konusunda bazı bilgileri hatırlatmak isterim:

    1. Durumunu bilemiyorum ama

    -hapis yatmış çıkmış,
    -halen hapiste olan,
    -hapise girmek üzere hazırlanan,
    -hapise girmemek için kaçan,
    -hapise girmemek için yurtdışına çıkan,
    -dosyaları Yargıtay’da olan
    -bazı davaları devam eden, bazıları Yargıtay’da olan
    -APC cezası alıp bunu ödemiş olan,
    -karar kesinleşmiş olsun ya da olmasın APC cezası almış olan

    herkes 05 OCAK 2012 tarihine kadar AİHM başvuru hakkına sahip. (Bu tarihten sonra, herkes özel şartlarına göre AİHM başvurusu yapabilecek ya da yapma hakkı kaybolmuş olacak.) 05 OCAK 2012 tarihine kadar başvuru mektubunun Strasbourg/Fransa adresine ulaşması için mektubunu postaya en geç 20 Aralık 2011 tarihi civarında vermiş olman lazım.

    2. Başvuru için avukata gerek yok; formu kendin doldurabilirsin. Adresin Türk yetkililerin eline geçsin istemiyorsan, sana cevap mektupla geleceği için, adına gelecek mektubu senin namına teslim alıp sana iletecek bir arkadaşının ya da yakınının adresini ver. Başvurun kabul edildikten sonra bir avukat ataman lazım; ama avukatla şöyle anlaş: “Ben sana para veremem, zaten başvurum kabul edildi, davayı büyük ihtimal kazanacağız, sen de avukatlık ücretini AİHM aracılığıyla T.C. Hükümetinden alacaksın”. Buna bütün avukatlar razı gelirler.

    3. İstersen başvuruyu avukatın da yapabilir; vekaletnameye gerek yok. Başvuru formuna adını ve kendi adresini yazacak avukat. Böyle bir durumda da avukatla baştan anlaş ve hiç bir para vermeye yanaşma; avukat davayı kazanırsa parasını alsın. Pek çok avukat buna razı olur; şayet bulamazsan, haber ver yardımcı olmaya çalışırım. Ya da Ankara’daki KOSİAD şubesi de ücretsiz avukatlık hizmeti veriyor.

    4. Başvuru için hiç bir ücret, harç, vs. gerekmiyor. Cebinden çıkacak tek şey posta parası. Bir de form doldurmak için vakit harcayacaksın, o kadar.

    5. Ceza aldığın her dosya için ayrı ayrı başvur; herbiri için ayrı bir form dolduracaksın ve ayrı ayrı posta parası vereceksin ama karışıklık olmaması için buna değer.

    6. Başvuru formuna ceza aldığın (kesinleşmiş olması şart değil) mahkeme kararının fotokopisini ekleyeceksin. Formu Türkçe doldurabilirsin. Dilersen İngilizce veya Fransızca da doldurmak mümkün.

    7. Başvurunu Türkiye’den yapabilirsin. Yurtdışındaysan, her nerede isen oradan başvurabilirsin, hiç bir mahsuru yok.

    8. Şayet şekli sebeplerle başvurun kabul edilmezse (yeterli evrak koymadığın, vs. gibi sebeplerle) önemli değil. Tekrar başvuru hakkın devam ediyor. Yine bir masrafa gerek yok.

    9. Başvurun kabul edilirse, davan görülecek ve muhtemelen davayı kazanıp tazminata hak kazanacaksın. Ama diyelim ki davayı kaybettin, bu durumda senden hiç bir masraf istemiyor AİHM. Zaten Türkiye’deki avukatla da davayı kazanırsa parasını AİHM vasıtasıyla Türk Kükümeti’nden alacağı şeklinde anlaşacaksın – şayet davayı kazanamazsa kendisine para ödemeyeceğini baştan belirt.

    10. Bir sonraki yazımda, müracaat ettiğinde kullanacağın şikayet konuları verilmiştir. Formu kendin doldurmayacaksan ve avukata doldurtacaksan bile bu gerekçeleri başvuru formuna koyması için avukata talimat ver, onu ikaz et.

    11. Yeni çek yasası çıkması, vs. AİHM başvurusunu etkilemez çünkü başvuranlar geçmişte insan hakları ihlaline uğramışlardır. Şikayetler devam eder ve tazminata hak kazanılır. Dileyen, AHM şikayetinden her zaman vazgeçme hakkına sahiptir-bu durumda da AİHM’ne bir para, harç ödemen gerekmez (ama Türkiye’deki avukatın bu durumda senden para isteyebilir, bunu unutma).

    İnşallah başvurunu vakitlice yapabilirsin.

    Soracağın sorun olursa çekinme, elimden geldiğince yardım hazırım.

    Senden tek bir ricam var: Bu bilgileri mümkün olduğunca çok arkadaşla paylaş ki onlar da hemen başvurularını yapsınlar. Özellikle hapis yatmış çıkmış ya da halen hapiste olan arkadaşların bu bilgilere şiddetle ihtiyaçları var.

    Kolay gelsin.

    Allah hepimizin yardımcısı olsun.

    Saygılar,

    • NİYE 5 OCAK 2012 ?

      AİHM’ne müracaat etmek için iç hukuk yollarının tükenmiş olması gerekiyor. (Yerleşmiş ictihatlar olması halinde bu hukuk yollarının beklenmesi de gerekmiyor.) İç hukuk yolları tükendikten sonra 6 ay içinde AİHM müracaatının yapılmış olması gerekli.

      Ciddi pek çok hukukçunun görüşüne göre;

      T.C.Anayasa Mahkemesinin 5941 sayılı kanunun iptali talebini reddettiği ve bunun gerekçelerinin Resmi Gazete’de yayınlandığı 06 Temmuz 2011 tarihinde İÇ HUKUK YOLLARI TÜKENMİŞTİR.

      İSTİSNASIZ HERKES BU TARİHTEN İTİBAREN 6 AY İÇİNDE MÜRACAAT HAKKI KAZANMIŞTIR. 06 TEMMUZ 2011 TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY İLERİYE GİTTİĞİMİZDE HERKES İÇİN EN SON MÜRACAAT TARİHİ 05 OCAK 2012 OLARAK ORTAYA ÇIKAR.

      Bu tarihe kadar müracaatların Strasbourg-Fransa’da bulunan AİHM’ne ulaşması için müracaat formlarımızı en geç 20 Aralık 2011 tarihi civarında postaya vermiş olmamız gereklidir.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s