Çeke hapis basit bir kar oyunumudur ?


Birkaç görüş var. Bu blogdaki biz ayrık otları, iddiasız insanlarız. Bağırmadan, çağırmadan küçük harfler ile yazarak anlatıyoruz.

Çek yasası, 80 darbesinin artığıdır. Sonraki iktidarlar sürdürmüştür. Ses çıkartmadan sürdürenlerde, değiştirip borca hapisi savunanlarda “borca hapisi” savunmuştur.

Çek kullanımı kapitalizmin bir gereği ise, çarkların dönmeside bir zorunluluktur. Darbe ürünü dememizin nedenide budur. Çarkı döndürmek için sistemde önlemler alınmak yerine, hapis cezası ile korkutmak tercih edilmiştir. Üstüne üstlük vadeli çek gibi bir enstrüman yasal olarak kabul edilmiş,  para basma yetkisi devletden alınarak burjuva sınıfına verilmiştir.  “Hey esnaf,  istersen bankaya gitmeden kredi alabilirsin. Çek yaz, ver. Öde, ödemezsen cezaevi var .. “

Çek yasası elbette değişecektir.  belki bu yıl, belki sonraki yıl. Kim değiştirecektir ?  İktidar değiştirecektir.  Yıllardır bu çek yasasını savunan ve getirenler mi değiştirir ?  İşte onu bilmiyorum ve anlayamıyorum.

Sürekli konuşulur, hapisci lobiler var denir. Lobiler kimlerdir?  Meşhur lobiler var, çek yasası konuşulunca ses çıkartırlar.  Ben şaka olduğuna inanıyorum, Av. Rahmi OFLUOĞLU ‘nun yayınladığı bir dilekçe var.   Olsa olsa, vicdansız bir  hukuk şakası …

Adalet Bakanlığına
ANKARA
Konu :Değiştirilmek istenilen 5941 Sayılı ÇEK KANUNU ve doğuracağı vahim sonuçlar hakkında.

Son günlerde yazılı ve görsel basında sanki bir müjde veriliyormuş gibi “KARŞILIKSIZ ÇEKTE HAPİS CEZASI KALKIYOR” başlığı altında haberler verilmeye başlanmıştır. Bu; ÇEK’e güvenerek mal ve hizmet satan alacaklı, dürüst ve namuslu vatandaşların hak alacaklarını alma umutlarını tümüyle yok edecek yeni bir yasal düzenlemenin yolda olduğunun sinyalleridir. Hak alacaklarını alma uğraşı veren alacaklı-şikayetçileri son derece rencide eden bu durum karşısında müvekkillerimizi temsilen ve kendi adımıza bu dilekçeyi vermek zorunda kaldık. Zira biz bu filmi daha önce de seyretmiştik. Bu meyanda özellikle belirtmek istiyoruz ki; tam bir buçuk yıl süre ile 4709 Sayılı Yasa ile T.C.Anayasasına eklenen “hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmünü içeren 38.maddesi uyarınca bu hükme uygun yasal düzenleme yapılmayarak yasal boşlukta bırakılan süreçte, yeni ÇEK KANUNUNUN ÇIKARILMASI ÖNCESİNDE; 29.10.2001 tarihinde Samsun Barosunu ve Barolar Birliğini göreve çağırmıştık. Tarafımızdan Baromuz mensubu arkadaşlarımızın büyük çoğunluğunun imzalarını içeren, çek yasasının çıkarılması ve cezai müeyyideyi de içermesi istemli dilekçe sunulmuş, Yasanın çıkarılmasından bir hafta önce dönemin ADALET BAKANI SAYIN CEMİL ÇİÇEK’in Samsun Barosunu ziyareti sırasında alacaklı ve hak alacağını alma uğraşı veren müvekkillerim ve diğer alacaklıların rahatsızlığını dile getiren talebimiz üzerine bu konuda yasanın en kısa zamanda çıkarılacağı sözü verilmiş ve bu açıklamadan bir hafta sonra o tarihte yürürlükte bulunan 3167 Sayılı Yasada 4814 Sayılı Yasa ile değişiklikler yapılmış, doğrudan hapis cezası öngören yasa hükmü kaldırılmış, 14.madde ile karşılıksız çek bedeli kadar ağır para cezası getirilmiştir.

Daha sonra 14.12.2009 tarihinde 5941 Sayılı Çek Yasası çıkarılmıştır. Yasa bu en son hali ile Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerinin lafzı ile ruhuna, kamu vicdanına ve hakkaniyete kesinlikle uygundur.

Keza; 5941 Sayılı Yasanın karşılıksız çeke ceza öngören hükümlerinin Anayasa’nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu iddiası ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2010/6 Esas,2011/54 Karar Sayılı kararı ile de 5941 Sayılı Yasa Hükümlerinin ANAYASANIN 2. ve 38.MADDELERİNE aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Yıllardır yeni çek yasasında karşılıksız çek vermek suretiyle alacaklıları dolandıran, borcunu ödemeyen ve bu durumu ekonomik krize dayandıran, (ki ülkemizde yıllardır enflasyonun çok az olduğu, ekonominin çok iyi olduğu devletin resmi verileri ile ortadadır(1). ) kamu oyunda çek mağduru olduklarını ileri sürerek seslerini çıkaran, bunu siyasiler vasıtası ile Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyan kötü niyetli borçluların baskıları ile sürekli cezanın kaldırılması yolunda değişiklikler yapılma gayretleri sürmektedir. Buna karşın gerçek çek mağduru alacaklıların sesleri çıkmamaktadır. Çekte cezai müeyyidenin tümü ile ortadan kalkması YÜRÜRLÜKTEKİ ÇEK KANUNUNUN ÖNGÖRDÜĞÜ müeyyidelere güvenerek mal ve hizmet satan, kötü niyetli borçluların borçlarını ödememeleri nedeniyle mağdur olan alacaklı müvekkillerimizin daha ziyade mağduriyetlerine yol açacaktır. 5941 Sayılı Çek Kanunundaki Anayasanın 2. ve 38.maddelerine uygun hafifletilmiş cezai müeyyidelerin varlığının dahi alacağın çek ile tahsilinde %100’e yakın infaz sonucu doğurduğu ve çok etkili olduğu, tüm uygulayıcılar tarafından inkar edilemez bir olgudur. Hapse tahvil edilebilen adli para cezasının kaldırılması halinde alacakların çek ile tahsili imkansız hale gelecektir. Zira bir tarafta yürürlükteki Kanuna güvenerek çek almış alacaklı, diğer tarafta bankada karşılığının olmadığını bilerek çek keşide etmiş borçlu-sanık vardır. Karşılıksız çekte cezai müeyyideyi kaldıracak bir yasal düzenleme toplumda haklıların adalete olan güven duygularını tümüyle yok edecek, tam bir kaos ortamı yaratacaktır.

Borç ödeme niyeti olmayan kötü niyetli karşılıksız çek keşidecisi kişileri ÇEK MAĞDURU OLARAK nitelemek; geriye dönüşü olmayan, asıl çek mağduru alacaklı müvekkillerimiz için telafisi imkansız zararların doğmasına yol açacak, kamu vicdanını kökten zedeleyecektir. Zira yazılı ve görsel basında çek mağduru olarak lanse edilen karşılıksız çek keşidecisi sanık veya hükümlülerin söyledikleri tek şey “yakında çek cezaları da kalkıyor bundan böyle benden hiçbir şey tahsil edemezsiniz” şeklindeki alaycı sözcüktür.

Karşılıksız çek için halen yürürlükte olan yasa hükmünün ANAYASA’ya aykırı olmamasına rağmen; kamuoyunda tartışılmadan, gerçek çek mağduru olan alacağını tahsil edemeyen müvekkillerimizin alacaklarını bu kötü niyetli kişilerden nasıl tahsil edeceklerine çözüm bulunmadan böyle bir değişikliğin yapılması milletten alınan yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Çıkarılacak olan yasa öncesi tarihlerde keşide edilmiş karşılıksız çeklerden dolayı GERÇEK ÇEK MAĞDURU olan ALACAKLI-MÜVEKKİLERİMİZİN ZARARINI T.C.DEVLETİ VEYA ÇEKLERİ VEREN MUHATAP BANKALAR karşılayacak ise yapılacak böyle bir düzenlemeye kimse bir şey söyleyemez. Ancak yapılmak istenen populist bir amaç ve düşünce tarzına dayalı, çek mağduru olarak lanse edilen sanık ve hükümlüleri cezadan ve tümü ile borçlarından kurtarma operasyonudur. Yürütmenin ve Yasama Organının yasalarla bu denli fütursuz biçimde oynayarak vatandaşın hakkını almasına engel olmaya kesinlikle hakkı yoktur.

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle;

Karşılıksız çeke dayalı olarak icra takibi yaptığımız ve karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı şikayette bulunduğumuz GERÇEK ÇEK MAĞDURU alacaklı müvekkillerimiz adına ve böyle bir yasal düzenleme yapılması halinde dosyaların infazının imkansızlığı nedeniyle doğrudan zarar görecek avukatlar olarak cezai müeyyideyi içermeyen kanunun çıkmamasını arz ve talep ederiz.
Saygılarımızla.07.12.2011  imza  Av.A ve Av.B

admin, aralık-2011

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s