Çek Kanunu ve Ekonomide Yargısız İnfaz Devri-mi !


EKONOMİDE YARGISIZ İNFAZ DEVRİ-Mİ !
Evet bu bir devrimdir. Anayasal hakları bertaraf etme devrimi! Genel hukuk kurallarını ters yüz etme devrimi.
Bilindiği gibi küresel krizin nedeni aşırı borçlanma ile şişen borç balonunun patlama tehlikesidir.
Bu tehlike bir çok ülke yöneticilerini borçlanma karşısında tedbirler almaya yöneltmiştir.
“yolsuzluk ekonomisi politikaları” ile yönetilen ülkemizde ise bu çeşit tedbirler!, gerçekci tedbirler yerine; devlet eliyle vatandaşı soydurma amacına hizmet eder şeklinde oluşturulmaktadır.
Bankalar vasıtasıyla “Yargısız infazla vatandaşı soydurma” dır bu tedbirlerin anlamı.
Geçen yıl yasalaşan bir ismi “mali af yasası” olan, bir ismi “torba af yasası” olan kanunla başladı bu tedbirlerin oluşması.
Bu yasaya göre Bankalar Birliği tarafından oluşturulacak kredi risk takip merkezi, sözüm ona borçlanma kriterlerinin uygulanmasını takip edecekti; bu merkez oluşturulmadan yargısız infaza geçildi.
Yeni yılla birlikte yargısız infaz hız kazanacak.
Diyelim ki doğal gaz şirketi, ptt, veya elektrik dağıtım şirketi size karşı bir borç istinadında bulundu. O andan itibaren yandınız. Yargısız infaz hemen başlıyor. Bu istinadın doğru olup olmadığı yargılanmadan, yargı kararı olmadan adınız bankaların kara listesinde yer alıyor şıp-şak. Üniversitede okuyan oğlunuza para mı göndereceksiniz, bu para buharlaşıp uçuyor. Paranın nereye gittiğini, parayı yatırdığınız bankadan veya PTT Şubesinden öğreninceye kadar ; başınız gelenler pişmiş tavuğun başına gelmiyor.

Siz bu dayatma borcun varlığını öğrenip, sildirinceye kadar, mahkeme açıp haksızlıkla savaşıncaya kadar atı alan üsküdarı çoktan geçmiş oluyor üstelik. Yani hakikaten borçlumusunuz, değilmisiniz belli olmadan, yargısız infazla borç ödemeye zorlanıyorsunuz.
Bu arada bir sürü maddi ve manevi kayıpla yüz yüze olmak da işin cabası.
“Devlet vatandaşına tuzak kurar mı?”
Kurarmış demek ki. Bu anormallikle yeni karşılaşmıyoruz.
Bu anormallikleri normal karşılayıp, kanıksama ile topluca iflasa, yokolmaya yuvarlanmaktayız.
Bu usulsüzlüklerin genel adı “butlan hukuku”
Butlan hukukunda amaç, küresel emperyalist yönetimi dayatmalarını ses çıkarmadan mecburen kabullenen ezilenler(köleler) toplumu oluşturmaktır.
Butlan hukuku yolsuzluk ekonomisi politikalarının, butlansal hak iddiası (sorma ver parası) ile soygun yapma hukukudur.
Bu hukuka bu günlerde yeni kurallar-yasalar ilave edilmek istenmektedir.
Görülüyor ki 2012 yılı bu kuralların uygulamaları ile geçecek, ve yine bir sürü sistem mağduru oluşacaktır.
Eski dönem uygulamaları içinde, özel yasa ile oluşturulan karşılıksız çek hukuku ve bu hukuktan oluşan sorunlar vardı.
Şimdi bu sorunlar yeni çıkacak olan ekonomide yargısız infaz dönemi yasalarıyla daha da çoğalacak.
İşin enteresan ve trajikomik yanı, bunlar uygulamaya; yargıdaki tıkanıklığın önünü açmak maksadıyla! konacak.
AKP Hükümetinin genel politikası! bu. Yolsuzluk ekonomisi politikalarını, bir yanlışın varlığını işaret edip, başka bir yanlışın oluşmasına zemin hazırlayarak devreye koymak.
Yargının önünün tıkanmasını yargısız infazla açmak!.
Özel yasalarla yargısız infazın oluşmasını sağlamak.
Yeni çıkarılacak olan çek yasa tasarısında amaç bu. Bir taraftan çekin karşılıksız kalmasını suç olmaktan çıkaracaksın; diğer taraftan, güya çeke güvenirlilik kazandıracağım diye, çekin karşılıksız kalmaması için ağır yaptırımlar koyacaksın. Buraya kadar her şey normalmiş gibi görülebilir. Ama işin foyası bundan sonra oluşuyor. Bu yaptırımlar şekli olduğu için, karşılıksız çek suçu bu şekle uymamakla başlıyor. Sonra gelsin yargısız infaz. Gelsin haksızlıklar.
Bu suçun karşılığında defalarca cezalandırılmalar..
Çekiniz karşılıksız çıktımı sorgusuz sualsiz kara listeye dahil ediliyorsunuz. Sonra da borcun ödenmesi için baskı oluşturan kurallar yargısız infazla bir bir devreye giriyor. Anında bankaların kredi muslukları kapatılıyor, anında kara listeye giriyorsunuz. Ticaretten men ediliyorsunuz. Ve anında defalarca mükerrer ödemeye zorlanıyorsunuz.. Bankalar Birliğinin oluşturduğu kredi takip merkezi mahkemesinde! Yargılanıp, yargısız infaza uğruyorsunuz. Borç teminat altına alınıp, yargısız infazla soyguna,soyulmaya merhaba diyorsunuz.
Bu ülkede akla karayı ayrıştıracak ceza hukuku olmasına rağmen, butlan hukuku oluşturup yargısız infaz yapmanın manası sizce ne olabilir.
Hakkın gözetilmesi için yargılanmanın önünü açmak varken; butlansal hakkı elde etmek için yargılamanın önünü tıkamaya kimin hakkı var.
Karşılıksız çek vermek eğer dolandırıcılıksa, yargılatırsın hemede ağır ceza mahkemesinde ve yargılama ceza yasası kurallarına göre olur, masumiyet karinesi ve kast unsuru gözetilir; böylece yapılan savunmayla yapılan yargılamada akla kara ayrışır.
Bu durumda gerçek suçlular layık olduğu şekilde cezalandırılır.
Maksat bu değil ki;
Maksat, dayatmalara; kendi başındaki musibetle uğraşmaktan başını kaldıramayıp sessiz kalacak bireylerden oluşan köleler toplumu oluşturmak. Butlan hukuku oluşturup, yargısız infazla vatandaşı soyulmayı sağlayan hukuksuzlukla karşı karşıya bırakmak.
Kapınız çalıyor. Açıyorsunuz, kapıda icra memurları. Hacze gelmişler. Tebligat yapılmamış, borçtan haberiniz yok. Muhtara yapılmış bir tebligatı olmuş kabul edip soyguna gelmişler. Borç kesinleşti diye, talimat yazıları her bir yana dağıtılmış üstelik. Bin lira borç için on binlerce lira tahsilat yapabilecek gerekce mevcut, butlan hukukunda. Gerçek hukuk içindeki tebligat yasası da neymiş?
Bankalar alacaklarını gecikmeden acele tahsil edebilsin diye butlan hukuku oluşturulur mu?
Banka alacağını acele tahsil etsin diye yargısız infazla vatandaş soydurulur mu?
Soranlara verilen cevaplarda, bu ülke nüfusunun yüzde doksan küsuru Müslüman gösterilir.
Mümin=Allah’a güvenen, onun verdiği sözlerinden şüphe etmeyen emin olandır.
Bu sözler topluluğuna Kuran denir. Müslümanlık amentüsünde kitaba, kitaplara iman vardır.
Kuran-ı Kerim Bakara Suresi 280 ayette; Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır.
Denmekte ve faiz alıp vermek kitanın bir çok ayetinde haram kılınmaktadır.
Üstelik, “emredildiğin gibi ol” ayeti ile bu emirlere uyma vurgulanmaktadır.
Bu emre ve emirlere uyulmayan topluluğa Müslüman Toplumu denmez.
Allah’ın , “birbirinizin mallarını yalancı şahitlerle, hakimler ve avukatlar tutarak yemeyin” ikazına rağmen butlan hukuku ile hak iddia edip, halksızca hak gasp edenlere ben Müslüman yakıştırması yapamam.
Kapitalist İslam Modeli olur diyenler aldatmaca içindedir.
Yargısız infazın önünü açmak Müslüman’a zul olmalıdır. Zulm ile abad olanın sonu berbat olur.
İç borçlanma yoluyla dış borç ödemesi seçeneğinden başka seçeneği olmayan hükümetin, bu eylemini gerçekleştirmesi bankalarda oluşacak mevduata bağlıdır. Bu mevduatın oluşması için; “Ekonomi batarsa hepimiz batarız” demagojisi ile oluşturulan butlan hukukuna, devlet kurumları seyirci kalmaktadır.
İş vatandaşın seyirci kalmamasında tepki göstermesinde biter.
Unutmayalım ki iktidar olmak muktedir de olmak anlamına gelmez.

Burhan İŞCAN

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s