KOSİAD DAYANIŞMA ve BİLGİLENDİRME TOPLANTISI


KOSİAD DAYANIŞMA ve BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

Reklamlar

17 responses to “KOSİAD DAYANIŞMA ve BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

  1. AHİM başvurusu yapacak arkadaşlar
    yargılandıkları mahkemelere 3167 sayılı yasanın yok hükmünde olduğu ve davanın ortadan kaldırılması talepli başvurularını yapmalıdırlar
    red kararlarına ağır ceza mahkemelerinde itiraz edilmelidir
    başvuru ve red kararları AHİM başvurularında delil olarak kullanılacaktır

  2. GELELİM TCK MADDE 2. YE – (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
    (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
    (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.

    1.1.2009 TARİHİ İTİBARİYLE 3167 SAYILI YASANIN CEZA İÇEREN MADDELERİ 5252 SAYILI YASANIN GEÇİCİ 1. MADDESİNE GÖRE GEÇERSİZ KALMAKTADIR. İŞLEVİNİ YAPAMAZLAR.
    BU DURUMA ARTIK YOK HÜKMÜNDELER DİYEBİLİRİZ. AMA YOKTURLAR DİYEMEYİZ.
    YOK DEMEMİZ İÇİN HAKİKATEN YOK EDİLMELERİ GEREKİR.
    SİZE AÇIK BİR ÖRENEK
    765 SAYILI CEZA YASASI MÜLGA BİR YASADIR. YOKTUR ARTIK.
    AMA HALA ANAYASA MAHKEMESİNDE BU YASANIN BAZI MADDELERİNİN İPTALİ İSTENMEKTEDİR. TARTIŞMALAR YAPILMAKTADIR. NEDEN?

    ÇÜNKÜ MÜLGA OLMAK BAŞKA ŞEY, İŞLEVSİZ KALMAK ÇOK BAŞKA ŞEY.

    5237 SAYILI YASA DEVREYE GİRMEDEN ÖNCEKİ DAVALARDA HALA 765 SAYILI YASANIN LEHE MADDELERİ İŞLEVİNİ KORUMAKTADIR.

    BAKIN 765 SAYILI YASANIN 5237 SAYILI YASANIN 2. MADDESİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİNE:
    Madde 1 – (Değişik madde: 11/06/1936 – 3038/1 md.)

    Kanunun sarih olarak suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilmez. Kanunda yazılı cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz.

    Suçlar; cürüm veya kabahattir.

    Madde 2 – İşlendiği zamanın kanununa göre cürüm veya kabahat sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza verilemez. İşlendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm veya kabahat sayılmayan bir fiilden dolayıda kimse cezalandırılamaz. Eğer böyle bir ceza hüküm olunmuşsa icrası ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.

    Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur.

    ARADAKİ FARKLAR NELER?

    1-KIYAS YASAĞI
    2-) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.YASAĞI.
    YANİ İŞLEVSİZ KALAN YASA YERİNE, YASA YOKSA; YASAL BOŞLUK SÖZ KONUSUDUR. YASAL BOŞLUKTA İDARİ TEDBİRLER UYGULANAMAZ.
    KIYAS YASAĞINA RAĞMEN İŞLEVSİZ KALAN HÜKÜMLERİN İFASI OLAMAZ.
    BU DURUMDA DA
    (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
    DİYEMEYİZ.
    ÇÜNKÜ BU DURUMDA DEVREYE GENEL HUKUK KURALLARI GİRER.
    YANİ ARTIK YARGILAMA TCK YA UYGUN OLARAK YAPILMAK ZORUNDADIR.
    BU DURUMDA DA SUÇ TİPİ TCK DA BELİRTİLEN SUÇ TİPLERİNDEN OLMALIDIR
    YARGILAMA DURUŞMALI YAPILACAK, SANIĞIN SAVUNMA HAKKI VE KASTI GÖZETİLECEKTİR.
    BUNLARIN HİÇ BİRİ OLMADI.
    SEBEBİ ; YARGI BAĞIMSIZLIĞI İLKESİ YOK EDİLEREK
    “İÇ HUKUK YOLLARININ KAPATILMASIDIR.”

    5941 SAYILI YASAYA GÖRE YARGILAMADA İÇ HUKUK YOLLARI AÇIKTIR. AMA YASANIN KENDİ İÇİNDE OLUŞTURDUĞU YASAL BOŞLUK BU YOLLARIN KULLANIM SÜRECİNİ AİHS SÖZLEŞMELERİNE AYKIRI BİR ŞEKİLDE UZATMAKTADIR.
    BU YASAL BOŞLUĞUN SEBEBİ “VADELİ ÇEK” HUKUKUNUN KIYAS YASAĞINA AYKIRI BİR ŞEKİLDE BUTLAN HUKUKU İLE TESİS EDİLMESİNDEN KAYNAKLANMAKTADIR.
    YASA İÇİNDE, DAYATMA SUÇ TEORİSİ İLE TÜRETİLMİŞ , TCK DA TANIMLANAN SUÇ TİPLERİNE UYMAYAN BİR SUÇ TİPİ MEVCUTTUR.

  3. Sayın Acil Demokrasi;
    Burada konu ettiğimiz yasalar. Yazılı yasal kurallar.
    Sayın Adem Sözüer iyi bir ceza hukukcusu bunda kuşku yok. Ancak aynı değerde bir çok ceza hukukcusu olduğu için Sayın Adem Sözüerin düşünceleri kendini bağlar.
    Yazılı yasalar yerine geçmez, kural olarak da kullanılamaz.
    Bakın sakın Adem Sözüer’i kötülediğimi çıkarmayın bundan.
    Görüşünü de kötü bulduğumu iddia etmiyorum.
    Bilakis anlatmak istediğim şu;
    Karşımızdaki şahıslar Sayın Adem Sözüer zihniyetinde olsalar zaten mesele olmayacak.
    Karşımızdaki kişiler;
    Yolsuzluk ekonomisi politikalarını ayakta tutmak için yasalar yapanlar, yasaları arkadan dolananlar ve BUTLAN HUKUKU oluşturanlar.
    Bu durumda onları kendi silahları ile vurmak zorundasınız.
    HİLE-İ ŞER bile yapacaksınız.
    Yani kendi yaptıkları yasaları işlevsiz bırakarak bıraktırarak.
    “Çek Kanunu’nda ilgili değişiklik yapılmadı. 31 Aralık 2008’den itibarenTCK’mn genel kuralları Çek Kanunu’nun cezalarına ilişkin kuralları ortadan kaldırmış oluyor”
    OLMUYOR, SADECE İŞLEVSİZ BIRAKIYOR.
    BU DURUMDA YASAL BOŞLUK DOĞUYOR.
    YASAL BOŞLUK DA KIYAS YASAĞINA RAĞMEN KIYAS YOLU İLE DOLDURULAMAZ.
    YAZILI HUKUK GENEL KURALLARI DEVREYE GİRER. ÖZEL YASA İŞLEVSİZ KALMIŞSA TEMEL YASALAR DEVREYE GİRER.
    Yani 31.aralık 2008 den sonra TCK nın genel hükümlerine göre karşılıksız çek yargılaması yapılırken
    KIYAS YASAĞI gözetilir.
    TCK da olmayan bir SUÇ TİPİ kıyas yolu ile türetilemez.
    İŞLEVSİZ KALAN YASA İÇİNDE BÖYLE BİR SUÇ TİPİ VARSA YOK SAYILIR.
    BU suçlama için verilecek ceza sınırları da KIYAS yasağına uygun olarak daraltılıp genişletilemez.
    “Yasanın yok hükmünde olmasıyla, kıyas yasağı arasında ne fark var”
    ORTADA YOK HÜKMÜNDE BİR YASA YOK.
    İŞLEVSİZ KALMIŞ BİR YASA VAR.
    YASANIN YOK HÜKMÜNDE OLMASI İÇİN MÜLGA OLMASI GEREKİR.
    YASANIN İŞLEVSİZ KALMASINI CEZA HUKUKCULARI MECAZEN YOK HÜKMÜNDE SAYMIŞTIR.
    DİKKAT EDİN MECAZEN DİYORUM.
    Ancak aslen ortadan kaldırılmamış bir yasa mevcut.
    EĞER YENİ BİR YASA OLUŞTURULACAKSA BİLE KIYAS YASAĞI GÖZETİLMESİ TCK NIN AMİR HÜKMÜDÜR.

    BURDA CEZA HUKUKCULARININ ATLADIĞI BİR DURUM VAR.
    Çek yasasının ceza yasasına uyumu için 4 sene beklenildi.
    BU BEKLENTİDE;
    BAŞTA , “MASUMİYET KARİNESİ” OLMAK ÜZERE AİHS NİN BİR ÇOK İLKESİ GÖZ ARDI EDİLEREK YARGILAMALAR YAPILDI.
    BUNUN SEBEBİ
    KIYAS YASAĞINA UYULMAYIP YASANIN GECİKTİRİLMESİDİR.
    YASA GECİKİNCE;
    KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU ŞEKLİ BİR SUÇ DİYE,
    1-YARGISIZ İNFAZ OLUŞTU
    2-YARGI ÖNÜNDE EŞİTSİZLİK OLUŞTU
    3-SANIĞIN SAVUNMA HAKKI ELİNDEN ALINARAK KAST UNSURU DEVRE DIŞI TUTULDU.
    4-AİH SÖZLEŞMELERİNDE TEMEL İLKELERDEN BİRİ OLAN, “BİR SUÇA BİR DEFA CEZA VERİLİR” İLKESİ DEVRE DIŞI TUTULDU.
    5-YARGI YOLU KAPALI TUTULDU. KANUN LEHİNE DÜZELTMELRİN ÖNÜNE GEÇİLDİ.
    6- YİNE AİHS İN “VERİLEN CEZA SUÇLA ORANTILI OLMALIDIR” İLKESİ DEVRE DIŞI TUTULDU.
    7-EVRENSEL CEZA HUKUKU ISLAH FAKTÖRLERİNİ ÖN PLANDA TUTAR. ETKİN PİŞMANLIK VE UZLAŞMA KURUMLARI ISLAH FAKTÖRLERİNDENDİR. SANIK BUNLARDAN DA MAHRUM EDİLDİ. SUÇ TİPİ ŞEKLİ OLDUĞU İÇİN, BASMAKALIP VERİLEN CEZALARDA BU HUSUSLAR DEVRE DIŞI KALDI.
    8-OLUŞAN YASAL BOŞLUK NEDENİYLE YARGILAMALAR MAKUL SÜRELERİN ÇOK ÜSTÜNDE SÜRELERE TAŞTI.
    9-EKONOMİ BATARSA HEPİMİZ BATARIZ DEMAGOJİSİ İLE “YARGI BAĞIMSIZLIĞI” İHLAL EDİLDİ. YARGI HÜKÜMETİN İSTEDİĞİ DOĞRULTUDA KARAR VERDİ.
    İŞTE BÜTÜN BUNLAR KIYAS YASAĞINA RAĞMEN UYGULANDI.

    Tekrar ediyorum Karşımızdakiler HUKUKLA OYNAMAYI ADAET HALİNE GETİRMİŞ kişiler.
    Hukuktaki ustalıkları! Da asla tartışma götürmez.
    AKP Kadroları bunlarla dolu.
    CEZA HUKUKUNDA DA BİR KELİMENİN, BİR İFADENİN DOĞRU KULLANILMASI ÇOK ÖNEMLİ.
    MESELA YASA ORTADAN KALKMADAN ORTADAN KALKTI İDDİASI AİHS DE GERİ TEPER.
    AİHS DE DEVLETİ SAVUNACAKLAR BU YASALARIN MİMARLARI.

    İŞTE BU MİMARLARLA BOĞUŞURKEN KÜNDEYE GELMEMEK, TEPETAKLAK OLMAMAK İÇİN ÇOK DİKKAT ETMELİ.

    “Bu sözlerinizi “ağız açmışken saydırayım” olarak algılıyorum.”
    YANLIŞ ALGILARSINIZ.
    BENİM ZORUM ŞAHISLARLA DEĞİL, ZORUM SİSTEMLE.
    ŞAHISLARLA ZORUM OLSAYDI; BANA YAPILAN BUNCA HAKARET VE KÜFÜRDEN SONRA “NE HALİNİZ VARSA GÖRÜN” DER ÇEKİLİRDİM.

    TÜRKİYEDE KARŞILIKSIZ ÇEK SORUNU OLSUN DİĞER SİSTEM MAĞDURLUKLARI SORUNU OLSUN TEMELİNDE;
    TOPLUMUN “MASUMİYET KARİNESİ İLKESİ” Nİ ALGILAMAMASI VAR.
    PEŞİN HÜKÜM VE ÖN YARGIYLA OLUŞAN SABİT FİKRİN TEZAHÜRÜNE SEBEP OLAN BU DURUMDA İLGİNÇ SUÇ TİPLERİ ORTAYA ÇIKARAN BUTLAN HUKUKU OLUŞMAKTADIR.
    BORÇLU BORCUNU ÖDEMEYİNCE SUÇLU OLARAK ALGILANMAKTADIR.
    BORÇ VEREN SÜTTEN ÇIKMA KAŞIK MI?

    SÖZÜN ÖZÜ: SİSTEMLE MÜCADELE ETMENİN EN GÜZEL ŞEKLİ SİSTEMİN EZBERLERİNİ, MAKSATLI OLARAK EZBERLETTİKLERİNİ BOZMAKTIR.
    SİSTEM KARŞILIKSIZ ÇEK DAVALARININ AİHM ÖNÜNDE YARGILANMA SEBEPLERİ OLARAK AİHS 4 PROTOKOLÜ VE AİHS 7. DEN BAŞKA SEBEP YOK ALGILAMASI YAPTIRMA GAYRETİNDEDİR.

    OYSA MAĞDURLARIN AİHM ÖNÜNDE HAKLI ÇIKMASINI SAĞLAYACAK AİHS İN BİR ÇOK TEMEL PRENSİBİNİN İHLALİ NİN SÖZ KONUSUDUR. AİHM ÖNÜNDE BU GEREKCELERLE HAK TALEP EDİLMESİ GEREKİR.

    SİSTEMİN İÇİNDE BUNLARI BİLMEYEN HUKUKCU YOKTUR.
    ANCAK SORUNUN SÜRMESİ GAYRETİYLE UYGULAMAYAN BİR ÇOK HUKUKCU! VARDIR.

    LÜTFEN DİKKAT!
    SAYGILAR..

  4. YASAL BOŞLUK.
    Yasların işlevsiz kalması dolayısıyla beliren hukuksuzluğun adına YASAL BOŞLUK denir.
    Çek Mağdurları YASAL BOŞLUK MAĞDURLARIDIR.
    Yasal boşluk çoğu zaman KIYAS yolu ile oluşturulan hükümlerle doldurulur.
    YASAL BOŞLUK İKİ ŞEKİLDE OLUŞTURULUR.
    Ya yürürlükten kaldırılan yasa yerine yasa yapılmaz, ya da yürürlükte yasa işlevsiz bırakılır.

    5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince özel ceza kanunlarındaki suçların 5237 sayılı yasanın genel hükümlerine uydurulması için 31.12.2008 tarihine kadar süre verildiği ancak bu süre içinde yeni bir yasa yapılmadığı, bu nedenle 1.1.2009 tarihinden itibaren 5237 sa.Y.’nın genel hükümlerinin özel ceza yasalarına da uygulanması gerekirdi.
    Bu zamana kadar iddia edilenlerin aksine 5252 sayılı yasanın bu hükmü mevcut yasayı MÜLGA ETMİYOR. Yürürlükten de kaldırmıyor. Sadece ÇEK Yasası içindeki hükümleri işlevsiz bırakmaktadır. Nasıl?
    3167 Sk.16. maddesindeki düzenlemenin5237 SK 52. maddesindeki sisteme aykırı olduğu bu nedenle Anayasa ve 5237 SK2. maddesinin 1/2 cümlesi gereğince 3167/16-3 maddesindeki cezayı uygulama kabiliyeti kalmadığı için.
    Çünkü 1.1.2009 tarihinden itibaren oluşacak yasal boşluk ta TCK boşluğu dolduracak TEMEL YASA dır.
    Bu durumda bu tarihten itibaren 3167 sayılı yasa MÜLGA OLMUŞTUR denemez. ANCAK CEZA İÇEREN HÜKÜMLERİ TCK YA UYUMSUZLUK DOLAYISIYLA İŞLEVSİZ KALMIŞTIR.
    Yapılan ceza yargılamalarında TEMEL YASALARA itaatsizlik söz konusu olmuştur.
    1.1.2009 tarihinden itibaren 3167 sayılı yasanın mülga olduğunu yada yasa hükümlerinin geçersiz olduğunu iddia etmekte maksat politik çıkar sağlamaktır.
    BU SAVDA GAYE ELDE MEVCUT TEMEL YASA HÜKÜMLERİNİ UYGULATMAK YERİNE, “EKONOMİ BATARSA HEPİMİZ BATARIZ” ALDATMACASI İLE YENİ BİR YASA BEKLENTİSİ OLUŞTURMAKTIR.
    GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ YENİ YASA 5941 DE CEZA YASASINA UYUMSUZDUR.
    5941 SAYILI YASANIN 1. MADDESİNİN 2. FIKRASI, BU YASA İÇİNDEKİ BİR ÇOK MADDEYİ İŞLEVSİZ BIRAKMAKTA DOLAYISIYLA YASAL BOŞLUK OLUŞTURMAKTADIR.
    BU DURUMDA YASAYI GİZLİ AF YASASI HALİNE GETİRMEKTEDİR.

    (2) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır.

    BU MADDEYE AYKIRI YARGILAMA AİHM ÖNÜNDE HAK OLUŞTURUR.

    HUKUKSUZLUĞU ORTAYA KOYAN BU MADDEDİR.
    MAĞDURLAR SALT BU MADDE İLE BİLE HAKLILIĞINI İSPAT EDEBİLİRLER.

    BU MADDE;
    İÇ HUKUK YOLLARININ NASIL KAPATILDIĞININ, YARGI ÖNÜNDE NASIL EŞİTSİZLİK OLUŞTURULDUĞUNUN, YASAL BOŞLUK DOLAYISIYLA YARGILAMANIN MAKUL SÜREDE NİÇİN BİTİRİLMEDİĞİNİN,
    AÇIK VE NET İTİRAFIDIR.

  5. 5252 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi gereğince özel ceza kanunlarındaki suçların 5237 sayılı yasanın genel hükümlerine uydurulması için 31.12.2008 tarihine kadar süre verildiği ancak bu süre içinde yeni bir yasa yapılmadığı, bu nedenle 1.1.2009 tarihinden itibaren 5237 sa.Y.’nın genel hükümlerinin özel ceza yasalarına da uygulanması gerektiği,3167 Sk.16. maddesindeki düzenlemenin5237 SK 52. maddesindeki sisteme aykırı olduğu bu nedenle Anayasa ve 5237 SK2. maddesinin 1/2 cümlesi gereğince 3167/16-3 maddesindeki cezayı uygulama kabiliyeti kalmadığı için tüm karşılıksız çek keşide etmek suçlarından,bir kısım adliye savcılıklarda takipsizlik yine bir kısım mahkemeler de ise davanın ortadan kaldırılmasına dair kararlar verilmiştir. Yine aynı kanun gereğince ,tüzel kişiler hakkındaki sorumluluğun ortadan kalktığı ve cezanın kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçmenin sonuç doğurmayacağına ilişkin kanun maddeleri sebebiyle “Cezaların infazları durdurulmuştur”.
    İŞTE YASA ÖNÜNDE EŞİTSİZLİĞİ OLUŞTURAN BU GÖRÜŞ FARKLILIKLARIDIR.
    YUKARDA BELİRTİLEN GÖRÜŞE DİKKAT EDİN; NE DİYOR? YASA YOK SAYILMALI DEMİYOR. Yasa maddeleri temel yasaya uyumsuzluktan dolayı uygulama kabiliyetini yitirmiştir diyor

  6. SAYIN ACİL DEMOKRASİ ;
    EVET BİLECİK AĞIR CEZA MAHKEMESİ 5252 SAYILI YASAYI KENDİNE MESNET YAPMIŞ. BENDE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUM. AMA FARKLI BİÇİMDE. 5252 SAYILI YASANIN 1. MADDESİ İLE TANINAN SÜREDE 5237 SAYILI YASAYA UYUM SAĞLANMAMASI , 3167 SAYILI YASANIN O MADDELERİNİ GEÇERSİZ KILMAZ. NİTEKİM SON SÖZ YARGITAYDAN GELMİŞ VE BU MAHKEMELERİN KARARLARI DURDURULMUŞTUR. AKSİNE 5252 SAYILI YASANIN 1. MADDESİNİN YERİNE GETİRİLMEMESİ YASAL BOŞLUK OLUŞTURMUŞTUR. BU YASAL BOŞLUKTA SANIK LEHİNE OLAN BAŞTA MASUMİYET KARİNESİ GİBİ TÜM EVRENSEL HUKUK KURALLARI GÖZ ARDI EDİLMİŞTİR.
    AŞAĞIDAKİ YORUMLARIMDA BELİRTTİĞİM GİBİ 5252 SAYILI YASA GİBİ YASLARDA BU DURUMU TEYİT ETMİŞTİR. İŞTE SİZE DELİL. YASA MADDELERİ. KIYAS YASAĞINA VE AİHS 7. MADDEYE AYKIRILIĞI ORTAYA KOYAN DELİLLER.
    ANCAK 5252 SAYILI YASANIN 1. MADDESİNE ÇOK DİKKAT EDİN. YASA 2008 SONUNA KADAR UYUM SAĞLANMAZSA YOK SAYILIR DEMİYOR. NE DİYOR BU SÜREYE KADAR UYUM SAĞLAMALI DİYOR. İKİSİ ANLAMCA ÇOK FARKLI ŞEYLER. AİHM ÖNÜNDE BU ŞEKİLDE SAVUNMA YAPARSANIZ HÜKÜMETE KOZ VERİRSİNİZ. AMA BENİM YORUMUMA DİKKAT EDERSENİZ HEM HÜKÜMETİN EZBERİ BOZULUR, HEMDE HAKLI ÇIKARSINIZ.
    AİHS 7. MADDEYİ DE, TCK 2. MADDEYİ DE KENDİ YORUMUMA GÖRE HEP SAVUNUYORUM.
    HÜKÜMETİN-DEVLETİN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMEMESİ, 5941 NOLU YASADA BİLE BUNU SÜRDÜRMESİ ÇOK SAYIDA MAĞDUR OLUŞTURAN YARGILAMA HATASINI OLUŞTURMUŞTUR. YARGILAMALAR TAMAMEN YANLIŞTIR. BU SORUMSUZLUK AF EDİLEMEZ.
    “EKONOMİ BATARSA HEPİMİZ BATARIZ MAZERETİ KİMSEYİ BAĞIŞLATMAZ.

  7. ÖNEMLİ NOT: YAZDIĞIM YORUMLARI VE YAZILARI BAZEN ÇOK SINIRLI İMKAN VE ŞARTLARDA YAZIYORUM.
    BU DURUMDA PEK ÇOĞU BÜYÜK HARF OLUYOR.
    BU DA BENİM ZAYIFLIĞIM OLARAK KABUL EDİLSİN.
    ANCAK MAKSADIM BU ŞEKİLDE HAKARET ASLA DEĞİLDİR. BENİ MAZUR GÖRENLERE ŞÜKRANLARIMI SUNARIM. SAYGILARIMLA.

  8. SAYIN ACİL DEMOKRASİ;
    BEN AİHS 7. MADDEYİ DOĞRU YORUMLADIĞIM İÇİN KIYAS YASAĞINI SAVUNDUM.

    AİHS 7. MADDE VE 5237 SAYILI YASANIN 2.MADDESİNDEKİ KIYAS YASAĞI.
    Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez.
    KIYAS YASAĞI NE DİYOR?
    SANIK ALEYHİNE OLACAK ŞEKİLDE KIYAS YOLU İLE KANUN MADDESİ YAPILAMAZ VEYA MEVCUT KANUN MADDELERİ SANIK ALEYHİNE KIYAS YOLU İLE DARALTILIP GENİŞLETİLEMEZ.
    KIYAS YOLU İLE CEZA HÜKMÜ KONULAMAZ.
    Hatırlarsanız TCK 2. madde AİHS 7. madde dolayısıyla çok tartışıldı. Rahmetli olduğunu öğrendiğimiz Av. Burak Erimle bunu çok tartıştım.
    ÇEK YASALARINDA BELİRTİLEN SUÇ TİPİ, TEMEL YASLARDA BELİRTİLEN SUÇ TİPİNE UYGUN OLSAYDI, YARGILAMASI YİNE TEMEL YASALARA UYGUN OLURDU.
    DAYATMA SUÇ TEORİSİ İLE ÜRETİLEN SUÇ TİPİ; ULUSAL VE ULUSLARARASI SUÇ SAYILMAYAN BİR FİİLİ SUÇ SAYMAK İÇİN UYDURULMUŞTUR.
    ULUSLARARASI HUKUKTA BORCUN İFASININ YERİNE GETİRİLMEMESİ SUÇ OLMADIĞI GİBİ, YERİNE GETİRİLEMEMESİ ZATEN SUÇ DEĞİLDİR.
    KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇLARI İÇİN GENEL HUKUKTA TEK SUÇ TANIMLAMASI VARDIR.DOLANDIRICILIK. BUNUN DA YARGILAMASINDA MASUMİYET KARİNESİ GÖZETİLEREK KAST UNSURU ARANIR.
    DAYATMA SUÇ TEORİSİNDE SUÇ TİPİ ÜRETİLİRKEN, TCK 2. NİN AMİR HÜKMÜ KIYAS YASAĞINA KARŞI GELİNMİŞTİR.
    YANİ, SANIK ALEYHİNE YARGISIZ İNFAZ OLUŞTURMAK İÇİN; KIYAS YOLU İLE SUÇ TİPİ TANIMLAMASI GENİŞLETİLMİŞTİR. BU ŞEKİLDE ŞEKLİ SUÇ TİPİ YARGILAMASI YAPILMIŞTIR.
    BORCUN İFASININ YERİNE GETİRİLMEMESİ DE GETİRİLEMEMESİ DE SUÇ SAYILMIŞTIR.
    BU DURUMDA HUKUKA AYKIRI OLAN BUTLAN HUKUKU OLUŞMUŞTUR.
    AİHS 7. MADDEYİ SAVUNANLARLA, TCK 2. MADDEYİ SAVUNANLARIN YORUMLAMASINDAN FARKLI YORUMLAMAM BU MADDELERİ SAVUNMADIĞIMI GÖSTERMEZ.
    AKSİNE TÜM SAVUNMALARIMDA BU MADDELERİ MESNET EDİNDİM.
    AHMET İYİMAYA İNTİKAL HUKUKU MAZERETİ YAPARKENDE KIYAS YASAĞINI SAVUNDUM, EZBERİNİ BOZDUM; İSTANBUL TİCARET ODASINDA BORCUN YERİNE GETİRİLEMEMESİ SUÇTUR DENİNCE DE AİHS 7. MADDEYİ ÖNE SÜRDÜM. AİHS 4. PROTOKOL EZBERİNİ DEĞİL.

    EZBER BOZMAK İÇİN KAVRAM KARMAŞASINI YENMEK GEREKİR. GERİSİ KENDİLİĞİNDEN GELİR.

    • Sayın Burhan İşcan
      “BEN AİHS 7. MADDEYİ DOĞRU YORUMLADIĞIM İÇİN KIYAS YASAĞINI SAVUNDUM.” Diyorsunuz
      Bakın Prof Dr Adem Sözüer ne diyor
      “Prof. Dr. Adem Sözüer, Dünya gazetesine yaptığı açıklamada yürürlükte olan TCK’nın cezaların niteliği ve ceza sorumluluğuna ilişkin kurallarla, 3167 sayılı Çek Kanunu’nda yer alan kuralların birbirine uymadığını söyledi. TCK’ya atıfta bulunarak ceza verilmesini düzenleyen kanunların, TCK’nın ilgili maddelerine uyumlu hale getirilmesi için 31 Aralık 2008 tarihine kadar süre bulunduğunu söyleyen Sözüer, “Çek Kanunu’nda ilgili değişiklik yapılmadı. 31 Aralık 2008’den itibarenTCK’mn genel kuralları Çek Kanunu’nun cezalarına ilişkin kuralları ortadan kaldırmış oluyor”
      “31 Aralık 2008’den itibarenTCK’mn genel kuralları Çek Kanunu’nun cezalarına ilişkin kuralları ortadan kaldırmış oluyor” sözünün anlamı 3167 nin yok hükmünde olduğudur.
      Yasanın yok hükmünde olmasıyla, kıyas yasağı arasında ne fark var
      Yok hükmünde olan yani olmayan bir yasadan yargılama AİHS 7 ye aykırıdır ve bu konuda Türkiye AHİM tarafından AHİS 7 den dolayı cezalandırılmıştır.
      AİHS Madde 7
      Cezaların yasallığı
      1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez.
      3167 sayılı yasanın cezalarına ilişkin kuralları 31/12/2008 tarihi itibari ile ortadan kalkmıştır. Sanırım algılanmayan şey şu; ceza içeren kuralların ortadan kalkması sözünden ceza dışındaki diğer kuraların geçerli olduğu anlamı çıkarılıyor.
      Bakın 3167 özel bir yasadır ve genel yasalara (TCK) uyumunun sağlanması yasal bir zorunluluktur. Ortadan kaldırılmış hükümleri –Sözüer in ifadesiyle çek yasasının cezaya ilişkin kuralları- yasanın yasallık zeminini ortadan kaldırmıştır.
      Kıyas yasağı ortadan kalkmış yasallığın diğer ceza yasası maddeleri ile kıyas yoluyla doldurulmasıdır ve elbette ki kıyas yolu da AHİS 7 ye aykırıdır. Ancak bu tartışmadan hiçbir biçimde sizin ulaştığınız şu sonuç çıkmaz “BU EZBERDE ISRAR ETMENİN ANLAMINI BEN İKİ ŞEYE YORUYORUM. BİRİNCİSİ CAHİLLİK. İKİNCİSİ EĞER CAHİLLİK YOKSA MAKSATLI. YANİ DAVAYA İHANET
      SORUNUN SÜRMESİNDEN NEMALANMAK AMACINDA OLANLARI KENDİNE KILAVUZ YAPARSAN, ONUN SENİ ALDATMASINA VE HİLESİNE DE KABUL GÖSTERİRSİN.”
      Bu sözlerinizi “ağız açmışken saydırayım” olarak algılıyorum.

  9. OLMAYAN BİR ŞEYİN TÜKETİLMESİ DİYE BİR ŞEY OLMAZ.
    2005 YILI HAZİRAN AYINDAN BU TARİHE KADAR OLMAYAN ŞEY ADİL YARGILANMA OLUŞTURAN ÇEK HUKUKUDUR. OLUŞAN HUKUK BUTLAN HUKUKUDUR. BU HUKUKTA MASUMİYET KARİNESİ İLKESİNİN AKSİNE YARGISIZ İNFAZ MEVCUTTUR. YAPILAN YARGILAMALAR; 5237 SAYILI CEZA YASASI VE 5271 SAYILI CEZA MUHAKEMELERİ KANUNUNA AYKIRIDIR. AYRICA DAYATMA SUÇ TEORİSİ İLE ÜRETİLEN SUÇ TİPİ DE TÜRK TİCARET YASASINDA VE TÜRK CEZA YASASINDA(TEMEL YASALAR) BELİRTİLEN SUÇ TİPLEMELERİNDEN FARKLIDIR.
    OLUŞAN BUTLAN HUKUKUNUN YARGI YOLU KANUN YOLUNUN KAPANMASI DOLAYISIYLA ZATEN KAPALIDIR.

    • Burhan bey Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi sizinle ayni fikirde değil
      BİLECİK AĞIR CEZA MAHKEMESİ
      DEĞİŞİK İŞ NO : 2009/215 bilecik

      “…….TCK. nun 52/1 maddesine uyumlu olarak bu zamana kadar herhangi bir düzenleme yapılmadığı bu itibarla 5252 sayılı kanunun geçici madde 1’ e göre 3167 sayılı Çek Kanununun 16/1 maddesindeki 5237 sayılı TCK.nun 52/1 maddesine aykırı hükmünün en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanabileceği anlaşılmakla, hükümlü hakkında 28.04.2008 tarihinde kesinleşen Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2004 tarih ve 2003/237 esas, 2004/122 karar sayılı ilanının aynen infazının ileride hükümlü hakkında telafisi imkansız zararlara neden olması ihtimali göz önünde bulundurulduğunda hükümlü vekilinin itirazının kabulü ile hükümlü hakkında 28.04.2008 tarihinde keskinleşen Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05 2004 tarih ve 2003/237 esas, 2004/122 karar sayılı ilanının infazının durdurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur…….”

      BilecikACM nin 3167 ile ilgili kararı “cezaların yasallığı” gerekçesine dayanıyor.

  10. 3167 SAYILI YASA 20.12.2009 TARİHİNE KADAR YOK HÜKMÜNDE DEĞİLDİR. YOK OLAN VE HALEN 5941 SAYILI YASA İLE SÜREN ŞEY 5237 SAYILI YASANIN MASUMİYET KARİNESİNE UYGUN YARGILAMA YAPILMASINI SAĞLAYAN BU YASANIN 1.MADDESİ İLE 75. MADDESİ ARASINDAKİ SANIK LEHİNE MADDELERİNİN UYGULANMAMASIDIR.
    BU YASANIN 2. (KIYAS YASAĞI) VE 5. MADDELERİNDEKİ AMİR HÜKÜMLER AKSİNE YARGILAMA OLUŞMASI SEBEBİ BU MADDELERİN UYGULANMAMASI İLE YASAL BOŞLUK OLUŞTURMA GAYRETİDİR. BU YASAL BOŞLUKTA YARGI ÖNÜNDE EŞİTLİK DE BOZULMUŞTUR. BU DURUM YENİ YASA 5941 SAYILI YASA UYGULAMALARINDA DAHİ SÜRMEKTEDİR.
    TÜRKİYEDE 2005 YILINDAN BERİ ÇEK MAĞDURLARI DAYATMA SUÇ TEORİSİ İLE ÜRETİLEN SUÇ TİPİ İLE SUÇLANMIŞ, YARGILAMA BU SUÇ TİPİNİ MEŞRU GÖSTERMEK İÇİN SUÇ TİPİ ŞEKLİ OLDUĞU YÖNÜNDE OLUŞTURULMUŞTUR. YARGILAMADA MASUMİYET KARİNESİ GİBİ EN BÜYÜK İNSAN HAKKI GÖZ ARDI EDİLMİŞTİR.

  11. İŞTE ALENEN YAPILAN BİR YANLIŞA YÖNLENDİRME.
    acil demokrasi | Aralık 23, 2011, 4:56 pm | Cevapla
    5941 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 20/12/2009 tarihinden önce açılan tüm karşıllıksız çek davalarında; davası süren, yargıtayda olan, kesinleşmiş olan tüm arkadaşlar, ceza aldıkları mahkemelere 3167 sayılı yasann yok hükmünde olduğu gerekçesi ile davanın düşürülmesi talepli dilekçelerini vermelidirler.
    Mahkemelerin verecekleri cevaplar AİHM başvurularında kanıt olarak kullanılacaktır.
    AİHM başvurusu yapacak tüm arkadaşlara duyurulur
    KOSİAD
    BU EZBERDE ISRAR ETMENİN ANLAMINI BEN İKİ ŞEYE YORUYORUM. BİRİNCİSİ CAHİLLİK. İKİNCİSİ EĞER CAHİLLİK YOKSA MAKSATLI. YANİ DAVAYA İHANET
    SORUNUN SÜRMESİNDEN NEMALANMAK AMACINDA OLANLARI KENDİNE KILAVUZ YAPARSAN, ONUN SENİ ALDATMASINA VE HİLESİNE DE KABUL GÖSTERİRSİN.
    5237 sayılı yasanın 5.maddesi AMİR hükmündedir. Bu maddenin emrettiği yükümlülüğü yerine getirmemek 3167 sayılı yasayı yok saymaz. Yasaların mülga olması sebepleri içine bu girmez.
    ANCAK. EKONOMİK GEREKCELERLE 5237 SAYILI YASA HÜKÜMLERİNE AYKIRI , ŞEKLİ SUÇ TİPİNE GÖRE YARGILAMA OLUŞTURMAK İÇİN AMİR HUKUM UYGULANMAMIŞTIR. 5237 SAYILI YASANIN SANIK LEHİNE MADDELERİNİN UYGULANMAMASINDAN OLUŞAN BU YASAL BOŞLUKTA; KASTIN VARLIĞI GÖZETİLMEDEN YAPILAN YARGILAMADA MASUMİYET KARİNESİ GİBİ BİR İLKE GÖZARDI EDİLMİŞTİR. BU DURUM AİHS E AYKIRIDIR.
    BU DÖNEM YARGILAMADA YARGI ÖNÜNDE EŞİTSİZLİK GİBİ AİHS E AYKIRI BİR DURUM DAHA ORTAYA ÇIKMIŞTIR Kİ MAĞDURLARIN BUNU İSPATI 10.06.2009 MUHARREM SARIKAYANIN YAZISIYLA OLACAKTIR.
    AYRICA MAĞDURLAR YİNE 5237 SAYILI YASADA BELİRTİLEN SAVUNMA HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKILARAK GIYABEN MAHKUM EDİLMİŞLERDİR.

    AİHM MÜRACAATLARI GERÇEKCİ YAPILMALI.
    EĞER GERÇEKCİ YAPILMAZSA ALINACAK SONUÇ MAĞDURLARA DEĞİL BAŞKALARINA YARAR.

    CEZA YARGILAMASINDA SAVUNMANIN KULLANDIĞI DOĞRU KULLANILMIŞ TEK BİR SÖZCÜK ADAMI İPTEN ALIR, YANLIŞ KULLANILMIŞ TEK BİR SÖZCÜK ADAMI İPE GÖTÜRÜR.
    YARGITAYA TEMYİZE GİDEN DOSYALARDA TALEP ÖNEMLİDİR.
    TALEBİN BU DOĞRULTUDA YAPILMASI GEREKİRDİ.

    KALDI Kİ YARGITAYA TEMYİZE GİDEN DOSYALARDA KARARI BEKLEMEK VEYA SONUÇLARI AİHM E DELİL DİYE SUNMAK MANASIZDIR.

    ÇÜNKÜ YASAL BOŞLUK; GEÇİCİ YASA MADDELERİYLE OLUŞTURULMUŞTUR.
    5237 SAYILI YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ 01.06.2005 TARİHİNDEN İTİBAREN YAPILAN ÇEK YARGILAMALARI YANLIŞTIR. AİHS E AYKIRIDIR. BU DURUM YASA MADDELERİYLE TEYİTLİDİR.
    5237 SAYILI YASANIN AMİR 5. MADDESİNE UYUMSUZLUK, SEBEBİYLE TÜM ÇEK MAĞDURLARININ MASUMİYET KARİNESİ GİBİ İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMELERİNDEN DOĞAN TEMEL HAKKI GASP EDİLMİŞTİR.

    • Burhan bey
      Ahis 7. madde yi yorumlarmısınız, sizce göre ne ifade ediyor
      yorumlarken lütfen “ağız açmışken saydırayım” türünden bir tavır içinde olmayın
      AHİM başvurularında en önemli konu gerekçedir, unutmayalım

  12. sayın Gerçekçi
    şu anda çek yasasından mağdur olan insanların hemen hemen tümü 3167 sayılı yasadan veya bu yasanın yok hükmünde olduğu dönemden kaynaklı davalardan dolayı mağdurdur.
    3167 sayalı yasanın yok hükmünde olduğu dönemde bu gerekçeyle bazı asliye ceza mahkemeleri beraat kararları vermiş, Sayın Ahmet İyimaya, prof dr Adem Sözüer 3167 sayılı yasanın yok hükmünde olmasından dolayı 70 000 dosyanın düşeceğini beyan etmişlerdir.
    uygulamada iktidar tarafından yargıya yapılan müdahale ile 3167 den dolayı yargılamalar devam etmiş ve bu gün yaşanılan mağduriyetlere kaynak teşkil etmiştir.
    bizim açımızdan AİHM başvurularının doğru gerekçelendirilmesi büyük önem taşımaktadır

    AİHS Madde 7
    Cezaların yasallığı

    1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
    2. Bu madde, işlendiği zaman uygar uluslar tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmal ile suçlanan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.

    3167 sayılı yasa 20/12/2009 tarihine kadar yok hükmündedir. bu tarihte 5941 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile “cezanın yasallığı” yeniden sağlanmıştır.
    iddiamız ve AHİM in kesinlikle kabul edeceğini düşündüğümüz gerekçemiz “cezanın yasallığının” ihlal edilmiş olmasıdır.
    yok hükmündeki yasadan dolayı mahkemelerden isteyeceğimiz düşürme talepleri ek kararla red edilecektir ve itiraza tabi olacaktır. ağır cezalarda itirazları red edecektir.
    AHİM başvurularında iç hukuk yollarının tükenmesinden sonraki 6 ay içinde başvurulması gerektiği engelini bu şekilde aşmış olacağız ve davaların her aşamasındaki arkadaşlar başvuru yapma şansını elde etmiş olacaklar.

  13. 5941 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 20/12/2009 tarihinden önce açılan tüm karşıllıksız çek davalarında; davası süren, yargıtayda olan, kesinleşmiş olan tüm arkadaşlar, ceza aldıkları mahkemelere 3167 sayılı yasann yok hükmünde olduğu gerekçesi ile davanın düşürülmesi talepli dilekçelerini vermelidirler.
    Mahkemelerin verecekleri cevaplar AİHM başvurularında kanıt olarak kullanılacaktır.
    AİHM başvurusu yapacak tüm arkadaşlara duyurulur
    KOSİAD

    • Elinize sağlık.

      Çok önemli bir husus hatırlatmışsınız.

      Şunu belirtmek isterim: AİHM müracaatı yapmak için bu yanıtların gelmesinin beklenmesine gerek olmayabilir. Müracaat yapılır; kabul edildikten sonraki esas dava aşamasında da bu evrak AİHM’ne sunulabilir. Bu konuda siz de bir fikir açıklarsanız sanırım yararlı olacaktır.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s