Çek kanunu 2011 : “borca hapis” tartışılıyor; ekonominin iziyle adaletin izi birbirine karıştı.


“borca hapis” tartışılıyor; ekonominin iziyle adaletin izi birbirine karıştı.
“…….Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yargıda sağlanacak iyileşmelerin işadamlarının önünü açacağını, Türkiye’ye gelecek yatırımları hızlandıracağını söyledi. Babacan, bu sebeple Türkiye’deki ‘dış dengesizlikleri’ azaltmak için ‘yatırım ortamını iyileştirme’ adı altında tedbirler belirlediklerini, bu konuda Adalet Bakanlığı’nı da müdahil olarak aldıklarını açıkladı. “Yargıdaki iyileşme yatırım için son derece önemli.” diyen Babacan, işadamlarının anayasal düzenlemeler sebebiyle sıkıntı yaşadığından haberdar olduklarını ifade etti……”
“……..Adalet Bakanı Sadullah Ergin TRT 1 yayınlanan Politik Açılım programında çek mağdurlarıyla ilgili soruya konunun bakanlar kurulunda görüşüldüğünü, karara varıldıktan sonra kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti. AİHM kararlarının Türkiye içinde içtihat niteliği taşıdığını belirten Sadullah Ergin, bu konu ile ilgili çalıştay yaptıklarını ve Yargı Reformu paketi içersinde AİHM dosyaları üzerinde iç hukuk yolunu açarak çözüm aranacağını belirtti. Yargının halen yasa koyunun iradesi ile uyumlu çalışmadığını belirten bakan; ‘mentalite değişecek ve özellikle yüksek yargı, yasa koyucunun iradesi ile uyumlu kararlar vermeye başlayacaktır’ dedi……”

Çek yasasının ekonomik koordinasyon kurumunda (ekk) olduğunu biliyoruz ve ekk da ekonomi ile ilgili bakanlar bulunuyor.
Sayın Babacan “Yargıdaki iyileşme yatırım için son derece önemli.” derken sayın Ergin “AİHM kararlarının Türkiye içinde içtihat niteliği taşıdığını” ifade etti.
Yine ekonomi adaletten talepte bulunuyor.
2009 da yaşananların tekrarını izliyoruz.

Acil Demokrasi , Aralık-2011

10 responses to “Çek kanunu 2011 : “borca hapis” tartışılıyor; ekonominin iziyle adaletin izi birbirine karıştı.

  1. Bu nasıl adalet blr esnaf borcunu ödeyemedi at iceriye

  2. NEYİN MÜCADELESİNİ VERİYORUM/VERİYORUZ?
    PEKİ BİZ KİMİZ?

    TC. Devleti’nin AİHM önünde haklı çıkacakken haksız duruma düşmesinin temelinde, iç hukuktan kaynaklanan sorunlar yüzünden oluşan ön yargı bulunmaktadır.
    BU SIKINTILARI OLUŞTURAN CEZA YASALARINDA ISLAH FAKTÖRÜNÜN GÖZ ARDI EDİLMESİDİR.

    Islah Faktörlerinden olan ETKİN PİŞMANLIK ve UZLAŞMA kurumları, modern görüşte TEMEL YASA olan 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA yer almıştır. Ancak özel yasalarda bulunan suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerde bunları görmek mümkün değildir.

    Geçen yıl çıkarılan, BAZI KAMU ALACAKLARINA KISMİ AF GETİREN TORBA YASA sonuçları benimle aynı iddiaları paylaşanları haklı çıkarmıştır.
    UZLAŞMA ve ETKİN PİŞMANLIK devreye girince suçtan dolayı mağdur olanın, mağduriyeti sürüncemede kalmadan giderilmektedir.
    Bu durum ceza mahkemelerindeki bir çok dava konusu için geçerlidir.
    AKİM ve BİMER üzerinden yaptığım yazışmalarda bu hususları defalarca dile getirmekle beraber, KANUN YOLUNA BAŞVURU şekli olan KANUN YARARINA BOZMA taleplerimizde de bu hususlara değindik.

    NETİCEDE;
    İç hukuğu tıkayan bu sorunların uzlaşma yolu ile giderileceği gerçeği ortaya çıktı.
    Bu gerçek aynı zamanda;
    T.C DEVLETİNİN, AİHM ÖNÜNDE ÖN YARGI İLE YARGILANMASININ da önüne geçecektir.
    Gerek Sağlıktaki Yolsuzluklar ile ilgili davalarımda, gerek karşılıksız çekle ilgili davalarda pek çok örneğini bizatihi yaşadığım sorunların temel faktörlerini;
    1-Savunma kurumu avukatların yetenek artıracak tedbirleri almaması yüzünden; SAVUNMA ZAAFİYETLERİ yaşanmaktadır.
    2-Yine Uzlaşma ve Etkin Pişmanlık kurumlarının önünü, sorunların sürmesinden nemalanan avukatların azami gayretle kapamaları oluşturmaktadır.

    Ben SİSTEM MAĞDURLUĞU ile ilgili bütün çalışmalarımda bu olumsuzlukları defalarca ve somut örnekleriyle izah ettim. Bununla birlikte somut, bilimsel ve test edilip olumlu sonuçlar alınmış çözüm önerilerini de anlattım.

    Karşılıksız çek davalarında, adli para cezası ile borçluyu fazladan külfet altına sokmanın çözümsüzlüğe yol açtığını,
    Vadeli çekini ödemekte zora düşmüş bir kişiye; “yorgunu yokuşa sürme” anlamında borcu kat kat katlatacak yaptırımlarla borç ödetilmeyeceğini,
    Bu durumdan, sebepsiz iktisap(kazanım) elde eden avukatlardan başka hiç kimsenin memnun olamayacağını,
    Maksat bağdan üzüm koparmaksa, maksada göre hareket edilmesi gerektiğini; maksadın hem bağdan üzüm koparmak, hem bağcıyı dövmek hemde bağı talan etmek olmaması gerektiğini
    Defalarca anlattık.
    Sonuçta, Geçen yıl çıkan Torba Yasa ile elde edilen sonuç haklılığımız ortaya koydu.

    Hükümet şimdi; özel sektör içinde de borç alacak ilişkilerini düzenleyen yasalar çıkarmak azminde.

    Kaygılarımız nerde?
    RANTİYECİLİKTE.
    Bu alışkanlık faizleri ön plana çıkarmaktadır.
    Borcunu ödemekte zorlanan kişileri ağır faiz yükü altında boğmak da uzlaşmanın önünü kapatmaktadır. Yasaların hiç değilse 3195 sayılı yasayı mihrak-mesnet alması gerekirken, yine avukatların gayretiyle bu durum göz ardı edilmiştir.

    Örneğin 5941 sayılı yasanın ek maddeleri icabı yapılan taahhütler de; yasanın 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen GENEL HUKUK KURALLARI çerçevesi dışında uygulamaya konulmuştur. Bu durum tabiatıyla taahhütler yoluyla yapılan uzlaşmanın önünü kapatmış ve istenilen sonuç alınamamıştır.

    BU KANUNUN OLUŞMASINDA BAŞTA YARIŞAN İKİ SEKTÖRÜN LOBİLERİNDEN; Avukatlar Lobisi bu durmdan kazançlı çıkmakta, Bankalar Lobisi ise kredileri çabuk döndüremedikleri için zararlı çıkmaktadır.
    Şimdi yeni bir çek yasasının çıkması bankalar lobisinin gayreti ile gündeme gelmiştir.

    ZİRA BANKALARDA MEVDUAT OLUŞMASI da artık çok yavaş, ve arzu edilenin çok çok altındadır.
    Bu durumda ÖDEMELER DENGESİ bozulmakta, yani; DEVLETİN DIŞ BORÇ ÖDEMEDE BAŞVURACAĞI İÇ BORÇLANMA DA KAYNAK YAPISINI ZAYIFLATMAKTADIR.

    ŞUBAT AYINDA OLUŞACAK YENİ DÜZENLEMELERLE; AVUKATLAR LOBİSİNE KARŞI İKİ YASA DÜZENLEMESİ GELMEKTEDİR.
    BANKALAR LOBİSİ NE KARŞI DÜZENLEMELER OLUŞACAKTIR.

    ŞİMDİDEN MÜJDE VERİYORUM;
    BÜYÜK OLASILIKLA ADİL BİR ÇEK YASASI YOLDADIR.
    BU YASAYA GÖRE ADLİ PARA CEZASI YOK ARTIK. ARDI HAPİSLİK OLACAK PARA CEZASI DA YOK.
    ANCAK YARGISIZ İNFAZLA BİR ÇEŞİT TİCARETTEN MEN CEZASI VE FAİZLERİN HANGİ BOYUTTA OLUŞACAĞI ENDİŞESİYLE, BAZI DURUMLAR İÇİN VERİLECEK ADLİ VE İDARİ PARA CEZALARI İÇİN HANGİ KISTASLARIN OLUŞTURULACAĞI ENDİŞELERİMİZ VAR.

    BUNLARIN TARTIŞMALARINDA;
    CEBREN VE HİLE İLE
    DEVREYE GİRDİĞİMİZDEN KİMSENİN KUŞKUSU OLMASIN.
    LOBİLERİ UYARIYORUM.
    GÖRECEĞİZ EL Mİ YAMAN , BEY Mİ YAMAN..
    PEKİ BİZ KİMİZ?

  3. atilla sirinoglu

    bende gercek bi cek maduruyum.adam gbi calisarak ekmegimi kazaniyodum taki islerim ters gidip tefecilere dusunceye kadar.ceklerimi odeyemedim zaman istediklerim tamam deyip arkamdan vurmaya basladilar..memleketimi terketmek zorunda kaldim cunku hapse girmeyi goze alamazdim bir cocugum var esimle onu nasil yanliz birakabilirdim..evet yurtdisina yerlestim ve az az odemeye basladim borclarimi.cogu insan halen beni aradigimda tersliyor..oysaki hapis cezasi kalsa yanlarina gelip konuyu guzelce tartisicam cunku burda guzel bi ise girdim ve iyi para kazaniyorum..simdi benim sucum ne ki memleketime bile gris yapamiyorum..neyapalim kendimizi bazilarinin yaptigi gibi asalimmi…siz avukatlar bize akil verin yardimci olun

  4. ŞUBAT DERKEN İNANDIRAMAMIŞTIM.
    BİR KERE DAHA HAKLI ÇIKTIM.
    İŞTE BELGESİ

    Demokrasi paketi Şubat’ta –
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın ipuçlarını verdiği yeni demokratikleşme paketi, şubat ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanacak
    Taraf’ın AKP’li kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Atalay’ın önceki gün Kırıkkale’de “Terörle Mücadele Kanunu’ndan, Türk Ceza Kanunu’na, yargı sisteminin hızlandırılması boyutuna uzanan yeni bir paket üzerinde çalışıyoruz” diyerek ipuçlarını verdiği yeni demokratikleşme paketini Başbakan Erdoğan açıklayacak. Demokratikleşme paketinin haricinde 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 darbeleri ile 28 Şubat 1997 post-modern darbe dönemlerinde çıkarılan mevzuatların ayıklanması çalışması da sürdürülüyor.
    TARAF GAZETESİ -HÜSEYİN ÖZKAYA/ANKARA – Istanbul – 26.12.2011

  5. Geri bildirim: BORCA HAPİS TARTIŞILIYOR « Av. Rahmi Ofluoğlu

  6. EVE GELEN HACİZDE HACZİN HER AŞAMSINDA,
    İCRANIN HER AŞAMASINDA “İTİRAZ HAKKI” VARDI.
    ADLİ PARA CEZASINA DA İTİRAZ HAKKI VARDI. YARGITAYDA TEMYİZ ŞANSI VARDI.

    BUNLAR YANLIŞ DİYE ALGILATILDI. TOPLUM YANLIŞ OLDUĞUNA KARAR VERDİ.
    ŞİMDİ BU YANLIŞ İŞARET EDİLEREK DÜZELTİLECEĞİ VAD EDİLMEKTE,
    YANİ HER ZAMANKİ GİBİ BAŞKA BİR YANLIŞIN OLUŞMASINA ZEMİN-ORTAM HAZIRLANMAKTA.

    NASIL DEĞİŞECEĞİ HAKKINDA, TARTIŞMAYA AÇIK SOMUT BİR TASLAK YOK ORTADA.
    TEK BİR GERÇEK VAR AMA;
    KARAMANIN KOYUNU SONRA ÇIKAR OYUNU.
    PERŞEMBENİN GELİSİ ÇARŞAMBADAN BELLİYSE EĞER, YAPILANLAR YAPILACAKLARIN DELİLİDİR.
    ÖNCE 4818 SONRA 5941 YAPILANLAR.

  7. YARGININ BU DURUMU, “MASUMİYET KARİNESİ” GÖZETİLEREK YAPILACAK ADİL YARGILAMALARLA DEĞİL; AKSİNE YARGISIZ İNFAZLA ÇÖZÜMLENME YOLUNDA DÜZENLEMELER OLUŞTURULARAK HALLEDİLECEKMİŞ.
    YARGISIZ İNFAZ OLUŞTURACAK DAYATMA SUÇ TEORİLERİ OLUŞTURARAK.
    BU MÜMKÜN MÜ?
    SABİT FİKRİN OLUŞTURDUĞU ÖN YARGI NEYİN NESİ?
    O ZAMAN SABİT FİKİR OLUŞTURACAK SUÇ TİPLERİ KANIKSATILIR BU TOPLUMA.
    MESELA YÜKÜMLÜLÜKLERİ YERİNE GETİRMEMEK DE GETİREMEMEK DE SUÇ OLARAK KANIKSATILIR.
    KASTIN VARLIĞI ÖNEMSİZ OLUR BÖYLECE.
    SONUÇTA KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANAR.
    SABİT FİKRİN OLUŞTURDUĞU
    ÖN YARGI İLE.
    BEKLEYİN
    DÜZENLEMELERİ GELİYOR.
    ÇOK YAINDA..

  8. Babacan, işadamlarının anayasal düzenlemeler sebebiyle sıkıntı yaşadığından haberdar olduklarını ifade etti……
    HANGİ İŞ ADAMLARI, HANGİ ANAYASAL DÜZENLEMELERDEN SIKINTI ÇEKİYOR?
    İŞTE SORUNUN BAŞLANGICI BUNDA YATIYOR…
    HANGİ İŞ ADAMLARI, HANGİ ANAYASAL DÜZENLEMELERDEN RAHATSIZ OLABİLİR. DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
    MESELA ANAYASANIN 38. MADDESİ. MESELA 2.,10., 14. , 36. MADDELERİ NE BİR BAKIN.
    Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket
    etmek zorundadırlar.
    Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle
    yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
    Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
    PEKİİİİ BUNLARIN İSTEDİĞİ NE?
    YARGISIZ İNFAZ.
    NEDEN?
    İZMİR 26.ASLİYE CEZA MAHKEMESİNİN, 5941 SAYILI YASANIN BAZI MADDELERİNİ İPTALİ İÇİN ANAYASA MAHKEMESİNE YAPTIĞI BAŞVURUNUN GEREKCESİNDE GÖREBİLİRİZ NEDENLERİ:
    Ülkemizdeki Karşılıksız Çek davalarının yargıyı kilitleyecek sayıya ulaşması.Bankaların tamamen özensiz ve suç işlemeyi teşvik niteliğindeki ihmallerinin sonucudur.
    Bankalara hiçbir şekilde bu konuda denetim getirilmemektedir. Bu yasada dagöstermelik önlemler alındığı gibi; özellikle tamamen suçsuz kişilerin suçlu duruma düşürüldüğü sahte çek hesabı açılmasının önlenmesiyle ilgili hiçbir önlem yine alınmamıştır. Buna ilişkin 11/12/2009 tarihli başvuru iptal başvurusunun eki olarak eklenmiştir.
    Tasarıda her bir çek yaprağı için Bankaların sorumlu olduğu miktar 1.000 TL iken 600 TL’ye indirilerek yasalaşmıştır. Bu şekilde Bankaların mevcut uygulamalarına devam etmesine yasal olanak hazırlanmıştır.
    Belediyelerin 3194 sayılı İmar Yasasının 42. ve devam maddelerine göre kaçakyapıları yıkmalarının yasanın amir hükmü olduğu halde bunun sağlanması yerine, Belediyelerin açık ihmallerine göz yumularak bu konuda hiçbir yasal düzenleme yapılmadan 5237 sayılı TCK’nın 184. maddesi getirilmiş, yine Mahkemelere binlerce dava açılması yoluna gidilmiştir.
    Bildirilen örnekler ile ilgili kurumların normal işlevlerini yerine getirilmesi sağlanmak yerine, yargı bağımsızlığına müdahale boyutunda yasal düzenlemeler ile yargı işlemez hale getirilmiştir.
    Bahse konu yasanın geçici 2/1-a maddesinde tarafların anlaşması halinde hiçbir süre dahi yoktur. Yani taraflar 10 yıllık bir anlaşma yapmaları halinde bu süre dahi beklenecektir. Özellikle bu hususun Mahkemelerin işleyişinin hiçbir şekilde dikkate alınmadığının açık bir göstergesidir.
    Yasanın düzenlenmesindeki temel gerekçe Dünyada da etkisini gösteren küreselekonomik kriz nedeniyle cezaevine düşen sanıklardır.
    Dünyadaki küresel kriz 2008 yılında ortaya çıkmasına rağmen şu andacezaevinde bulunan sanıkların suç tarihi en yakın olarak 2006 yılıdır. Zira; bir çek dosyasının temyiz süresi dahi 2-3 yılı bulmaktadır.
    Sanıkların taahhüdünü yerine getirmemesi halinde yasada hiçbir yaptırım öngörülmemiştir.
    İcra Dairelerinde dahi taahhütte bulunmasından sonra taahhüdün yerine getirilmemesi durumunda Taahhüdü İhlal suçu öngörülmüştür.
    Taahhüt için hiçbir peşin ödeme ya da teminat koşulu da getirilmemiş, tamamensanıkların keyfi davranışlarına zemin hazırlayacak düzenleme yapılmıştır.
    Yasal düzenleme ile çeke olan güven ortadan kaldırılarak ülke ekonomisine de ciddi bir darbe indirilecektir. Zira; düzenleme ile ödenmeyen çeklere odaklanıldığı halde ödenen çek miktarları ödenmeyenlere göre oldukça fazladır. Edinilen bilgiye göre ödenmeyen çek oranı toplam tedavüldeki çeklerin % 5’idir.
    Söz konusu yasal düzenlemenin tamamen Mahkemelerin işini geciktirme ve aksatma sonucunu doğuracağı açıktır.
    Anayasamızın 14l/son maddesi davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargıya görev olarak vermiştir. Bu yasa ile çek davalarının sonuçlanması engellenmiş. Anayasa hükmü açıkça ihlal edilmiştir. 2 yıllık bir süre ile davaların sonuçlanması engelleneceği gibi ayrıca; yeni tebligatlar yapılacak, bunlarla ilgili tüm mahkemeler emek ve mesai sarf edecek, ilave masraflar da çıkacaktır.
    Ayrıca; bu şekilde davalar geciktirilerek Hukuk Devletine olan güven duygusuzedeleneceği gibi Mahkemelerin bu dosyalarla uğraşarak asıl çözmesi gereken diğer dosyalara da zaman ayıramayacağından, asıl fonksiyonlarını yerine getiremeyeceği ve bu şekilde Hukuk Devleti ilkesinin de ihlal edildiği açıktır.

  9. bizler yıllarca vergi veren insanlar değilmiyiz bu ne ya dış ülkeler burada iş alanları sağlasın diye yalvaran devlet kurumları !!
    kendi insanını dünyada olmayan bir yöntemle cezalandırıyor.
    ve ceza olarak gelir sağlasın diye işleri bozulana ilk tokatı devletten mükafaat olarak ceza evi atıyor tamamiyle işler bozulsun eşinden ayrılsın çocukları dağılsan yanlış yollara şurüklensin demek budur ödül ama
    emin olun ceza evine ğirenler ceza evinde bütün suç işleyen insanların içine giriyor zaten bu insanlar işleri bozulduğundan ceza evine giriyor orada arkadaş edinicek bir arayış içinde hertürlü yolu deniyecek ( denize düşen yılana sarılır misali) ceza evinden çıkınca bu mükafatını devlete millete iyade edecek tir
    ama bizler rahatlamak istiyoruz rahatça iş yapmak borçlarımızı ödemek iştiyoruz bir ümit kaldı insanları yanlışa atmayın
    yeter artık sonra dönüşü olmayan bir yola itmeyin ne olursunuz

    • atilla sirinoglu

      katiliyorum sana orham kardes..bunlar dusene bi tekmede biz atalim seklinde davranislar sergiliyolar..he dedinmi batan bi insan nasil toparlansin imkan vermeden hemen en kotu sekilde ceza almalari icin ugrasiyolar..birakinda onumuzu acin..ki ben yurtdisindayim icimde pislik olsa borc odeme basladim odememde gelmemde memlekete ama rahat uyuyan tiplerden degilim..umarim bakanlarimiz guzel bi sekilde bizlere yardimci olurlar.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s