Mazlumlar ayağa kalkarsa, zalimler diz çöker


Sayın APC/Çek Mağduru Arkadaşlar,

Mücadelemizi 2012 yılında da sürdürmemiz gerekiyor. Herbirimizi elinden geldiğince, imkanları elverdiğince bu mücadeleye bir katkı vermeye davet ediyorum. Zira;

MAZLUMLAR AYAĞA KALKMADIKÇA, ZALİMLER DİZ ÇÖKMEZ;

ZAFER İNANANLARIN, DİRENENLERİN, MÜCADELE EDENLERİN OLACAKTIR.

Hiçbir şey yapamasanız bile en azından AİHM’ne müracaat edin, hakkınızı arayın.

Saygılarımla,

Gerçekci, 1.ocak.2012

AIHM için okumanızı öneririm

 

Reklamlar

11 responses to “Mazlumlar ayağa kalkarsa, zalimler diz çöker

  1. BURHAN İŞCAN

    İNTİBAK YASASI VE EMEKLİ ASTSUBAYLARI EYLEMLERİ İLİŞKİSİ
    Türkiye’nin dört bir yanından geçen cumartesi Ankara’ya gelerek miting düzenleyen Emekli Astsubaylar Derneği üyeleri subay ve astsubaylar arasındaki özlük hakları eşitsizliğinin düzeltilmesini istiyor.
    ÖZLÜK haklarının iyileştirilmesi talebiyle geçen cumartesi Türkiye’nin dört bir yanından miting için gelen Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) üyesi astsubaylar seslerini duyurmaya çalışıyor.
    TEMAD Genel Başkanı Mustafa Erol geçen cumartesi gerçekleştirilen mitingle dikkatleri astsubayların sorunlarına çekmeye gayret gösterdiklerini belirterek, “Bugüne kadar özlük haklarımızın iyileştirilmesine yönelik verilen hiçbir söz tutulmadı. Düzenlediğimiz mitingde sabır ve iyi niyetimizin tükendiğini göstermek istedik” dedi.
    Açlığa mahkum edildik
    Erol, emekli astsubayların taleplerini Ankara Hürriyet’e anlattı. 17 Ekim’de dernek yönetim kurulunun eylemin sonuçlarını değerlendireceğini dile getiren Erol, ileride yapılması öngörülen eylemlerin de planlanacağını ifade etti. Düzenlenen mitingle emekli astsubayların sorunlarına dikkat çekmeyi hedeflediklerini anlatan Erol şunları söyledi:
    “Astsubaylar emekli olduklarında aldıkları maaş yüzde 45 oranında azalıyor. Fakat bu kesinti subayların maaşına yüzde 5 oranında yansıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen görev tazminatı konusunda da astsubaylar olarak sıkıntılarımız mevcut. Bu adalet ilkelerine uymayan bir durumdur ve emekli astsubayları adeta açlığa mahkum etmiştir. Kurumundan tazminat alamayan devlet memurlarının emekli maaşlarına eklenen 100 liranın da astsubay maaşlarına yansıtılması gerekli.
    Çelişki kabul edilemez
    Devlet memurluğundan birinci ve ikinci derece emekli olanların arasında 400 liralık bir maaş farkı var. Astsubayların çok cüzi bir kısmı birinci dereceden emekli olabiliyor. İki yıllık eğitim alan kamu görevlileri birinci derece dördüncü kademeden emekli oluyor. Fakat bir astsubay yüksek okul bitirse bile birinci derece üçüncü kademeden emekli olabiliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin birlik ve bütünlüğü içinde böyle bir çelişki kabul edilemez.
    Askeri hastanelerde de adaletsizlik var. Bir subay çok kısa bir sürede tedaviye yönelik sonuç alırken, bir astsubay kuyrukta bekliyor ve kendisine iki ay sonraya randevu veriliyor. Hasta sağlık durumunun aciliyetine göre değil rütbesine göre öncelik alıyor. Subay ve astsubaylar arasında A ve B polikliniği ayrımı var. Dünyada böyle bir uygulama görülmemiştir.
    AİHM’deki dava sürüyor
    “OYAK’ın yüzde 60’ına astsubaylar sahip. Fakat yönetim ve denetim kurullarında temsil hakları yok. Bununla birlikte OYAK’ta 40 bin kişi çalışıyor. Ancak astsubaylar ve yakınları bu istihdam içinde de yer alamıyor. Sadece subaylar OYAK’ta görev alabiliyor. Bu adaletsizliği de AİHM’e götürdük ve mahkeme tarihinde ilk defa bir sivil toplum kuruluşunun davasını kabul etti ve görüşme gündemine aldı. 2011 yılının ortalarına doğru karar çıkması bekleniyor.”
    13 EKİM 2010 HÜRRİYET
    DEVAMI SİTEMDE-PROFESYONEL ORDU ZAAFİYETİ-BEDELLİ ASKERLİK TARTIŞMALARI 1 YAZISINDA

  2. BURHAN İŞCAN

    Eylemleri anlamlı kılan, gelecek nesillere de bir mana ifade edecek olmasıdır. Günümüzde de assubaylara ilişkin olarak değişik yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Mesela son düzenleme ile bir assubayın nöbetten düşürülmesinin önüne altı yıl eklenmiş olundu. Bu bir hak kaybı olmasına rağmen kimselerin sesi çıkmadı… Düzenlemelerde subayın gözetilmeye devam etmekte olduğu da görülmekte… Kadrosuzluktan emeklilik hakkının öne çekilmesi buna bir misal…

  3. BURHAN İŞCAN

    ASTSUBAY EYLEMLERİ!
    BİZE BU ZULMÜ DAYATAN ADALETLERİ ŞİMDİ ONLARI MAHKUM ETMEKTE. ADINA DEMOKRASİ! DEDİKLERİ AYNI ADALET DUYGULARIYLA….
    Sözle anlaşılamamanın sonucunda insanın maddi ve manevi tüm varlığını ortaya koyarak meydana getirmiş olduğu, birlik ve beraberlik temelli, hedefi belli olan bir hareket, bir toplu davranış, eylem…
    İnsanlık tarihi eylemlerle dolu…
    Sürekli olarak başkasına hükmetmek, onun üzerinden rahat yaşamak, ona göz açtırmamak, insanın baş etmekte zorlandığı belki de en berbat nefsi duygusu…
    İnsan, insana hükmetmek, onun efendisi olmak ve öyle de kalmak için insana dair her olguyu kullanmış… Din yoluyla insanlara nüfuz edenler bir zamanlar kullandıkları ile pazarlıklardan hiç ama hiç hoşlanmamışlar… Madende, sanayide, tarımda çalışan işçi ağır iş koşullarına katlanmak zorundaydı, onlara göre… Fakat daha düne kadar köle gibi kullanılan insanlar efendileri ile pazarlık etmeyi öğrenmeye başlamaları ile birlikte dünyada eşitlik, adalet kavramları da hayat bulmaya başlıyor…
    Yoksulluğu, haksızlığı kaderi olarak görmüş ve o şekilde yaşamaya alış(tırıl)mış olan Türk halkı, işçi hareketleri, köylü, kentli, din adamı çatışması, kadın eylemleri gibi toplumsal hareketler olmadan pek çok haklara sahip olmuş, Atatürk sayesinde… Ve Atatürk gibi zannetmiş O’ndan sonra gelen idarecileri…
    Devlet, millet imkânlarını elinde bulunduranların daha fazla imkân, daha fazla güç elde etmek için çabaladığı bir dönemde ortaya çıkmış ezilen asker şahısların, asker eşlerinin, asker çocuklarının eylemleri… Ve 1970 ve 1975 yılları içinde düzenlenmiş olan assubayın hak arama eylemler halk tarafından da desteklenmiş…
    Eylemlere ilişkin yazı ve yorumlar:
    1970 ve 1975 yılı assubay eylemlerine ilişkin olarak “Toplumsal Barış Dergisi”nde yer alan haberden kısa bölümler:
    a) 1970 Baharında Askeri Personel Kanunu bazı maddelerinin Astsubaylar aleyhine uygulamaları hoşnutsuzluk yarattı. Birliklerde iş yavaşlatma eylemi sürdüren Astsubaylar, dışarıda da eşleri vasıtası ile gösteri ve yürüyüş düzenlediler.
    Ankara, İstanbul, Diyarbakır, Konya, İzmir gibi Astsubayların yoğun olduğu kentlerde ki gösterilerde polis ve astsubay eşleri sürtüşme içine girdiler. Ankara da ise caddelerde Astsubay eşleri ve çocuklar ile toplum polisi çatıştı. Polislerin kadınlara saldırısını kenardan izleyen bazı Astsubaylar da olaylara karşı tepki gösterdi. Daha sonra bu Astsubaylar tutuklandı. Hv. K. K.lığının Jet Üslerinde uçak makinistlerinin pasif direnişinden dolayı uçaklar havalanamaz olur. Bunu üzerine, tek parti özlemcisi ve dönemin Hv. K. Komutanı Orgeneral Muhsin Batur birliklere bir emir yayınlayarak; Astsubayların karıların arkasına saklanan Maonun askerleri gibi davranmakla itham eder. Olaylarda öncü gözüken 73 Uçak Makinist Astsubayı rütbe tenzili ile Kara ve Deniz Kuvvetlerine gönderilir. Personel kanununda geri adım atılır ve özlük hakları kısmen iade edilir…

    b) 31 Aralık 1974 tarih ve 15105 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kararname ile 926 Sayılı TSK Personel kanunda değişiklik yaparak: Astsubayların rütbe tenziline giderek yan ödemelerini aşağı çeker ve Astsubayların menfaatlerini ihlal eder. Bu hak ihlali üzerine TSK’daki tüm Astsubaylar harekete geçerek, bu durumu protesto ederler. Birliklerde işleri yavaşlatırlar. Sivil giysili Astsubaylar ve Eşleri 18 Ocak 1975 günü Ankara Ulus ile İstanbul Taksimdeki Atatürk Heykelleri etrafında toplanarak yürürler. Polis ile kısmi sürtüşmeye girilir.
    Diyarbakır’daki yürüyüşü bir Astsubayın lise öğretmeni olan eşi organize eder.
    Bunun üzerine Astsubay; Korg. tarafından makamına çağrılarak eşine baskı yapmasını ister. Astsubay; “Komutanım, eşim benden tahsilli üniversite mezunu, sözüm geçmez” demesi üzerine, Komutan; “sen erkek değil misin?” diye sorar. O da, “Ben öylesi erkek değilim. Atatürkçü düşüncede kadın erkek eşittir.” Deyince, Komutan “Atın şu kılıbığı içeri !..”. diyerek hapsettirir.
    Ankara, İstanbul, İzmir, Gölcük, Gelibolu, Konya, Eskişehir, Balıkesir, Bandırma, Kayseri, Merzifon, Malatya, Diyarbakır, Erzurum, Erzincan, Mersin, Adana, İskenderun, gibi bir çok il ve ilçede hızlı örgütlenmeye giden Astsubaylar Hak Arama Komiteleri oluşturarak harekete geçerler. Astsubay Komitelerinde her eğilimden insan vardır: AP li, CHPli, MHP li, MSPli, sosyalistler ve devrimciler gibi… Bu komitelerde hakların daha iyi takip edilmesi ve olaylarda tutuklanan Astsubaylara maddi destek sağlanması için de bir takip komitesi oluşturulur. 11 Ocak 1975 gün ve 9602 Sayılı Hürriyet Gazetesi birinci sayfasından 6 sütun olarak ‘Astsubaylar Yan Ödemeyi Az Buldu’ ana başlığı ile vererek ve Astsubayların bu olay nedeni ile harekete geçip Astsubaylar Birliğini kurduklarını manşetten verir. Bu asbaragas haber derhal yalanlanır…
    1975 yılı başlarında yoğun olarak Astsubayların ve Askeri Garnizonların bulunduğu kentlerde, Astsubay Eşleri ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin yürüyüşleri ile geçer. Yürüyüşlere TEMAY ve EMAS adlı astsubay dernekleri bazı yerlerde öncülük eder. Mili Gazete; Astsubay hakları ile ilgili sayfalarında yer verir. Bu yürüyüş ve hak aramalara DİSK ve Dev-Genç gibi bazı Sivil Toplum Kuruluşları, Milletvekilleri, General ve Amiraller, Subaylarda destek verirler…
    1975 Astsubay yürüyüşlerinden dolayı 5.000 civarında Astsubay hapis cezası ve rütbe tenzil cezası alırlar. Ceza infazları birliklerde işler aksamaması için vardiya usulü ile Astsubaylar Ceza evlerine konarak cezaları infaz edilir.
    Bu yürüyüşler sonucunda özlük hakları ve yan ödemeler yeniden düzenlenir. Ama, 5802 Astsubay Kanununda iktisap edilmiş rütbeler 1323 sayılı yasa ile geri alındığından bir daha verilmez ve 926 Sayılı TSK Per. Kanununda da aynen uygulanır. Yasal haklar anti-demokratik olarak gerisin geri işletilerek Astsubaylarda alt rütbelerle tenziline gidilir…

    İsmail ONARLI
    Alıntı yapılan bu makale; Toplumsal Barış Dergisi, Yıl: 1, Sayı: 5, Eylül 2004, s.16-18’de yayınlanmıştır.
    DEVAMI SİTEMDE MEVCUTTUR

  4. BURADAKİ HUKUKÇU ARKADAŞLARDAN BENİMDE BİR İSTEĞİM VAR.SİLAHLI KUVVETLERDEN RESEN EMEKLİLİK ADI ALTINDA İLİŞİĞİ KESİLENLEREDE HAKLARI VERİLMEDİ YÜZLERCE İNSAN PERİŞAN.SADECE YÜKSEK ASKERİ ŞÜRA KARARIYLA ,İRTİCADAN ATILANLARA HAKLARI İADE EDİLDİ.BU İNSANLARINDA MAĞDURİYETLERİNİ BASIN YAYIN YADA TBMM GÜNDEMLERİNE TAŞIYINIZ LÜTFEN..

    • BURHAN İŞCAN

      Bu mağdurlarda SİSTEM MAĞDURLUĞU nun bir başka gurubu. Sistem Mağdurlukları çalışmalarında tüm sistem mağdurlarına yönelik çabalar sarfetmekteyiz.
      Ancak her mağdur gurubu kendi aralarında örgütlenmeli ve hak aramaya öyle başlamalı.
      Eski bir silahlı kuvvetler mensubu olarak ben 1975 den beri örgütlenme taraftarıyım.
      Çek Mağdurlarını önce olmayan bir dernek adı altında, sonra var olan dernek çatısı altında, bu amaçla toplamaya çalıştım.
      Şimdi avukatlar lobisi bu organizasyonlara karşı çıkmakta.
      Örneğin avukatların devamlı müdavimi olan, hukuki haber net sitesinde bir avukat(Yusuf Dalmaz) yeniden bir çek kanunu başlıklı yazısında bakın neler yazmış;”Bugün emin olun ne kadar çek mağduru varsa bunların en az iki katından fazla da yaptığı ticaretine karşılık aldığı çekin karşılığını alamayanların mağdurları vardır. Her ne kadar çek mağdurları gibi organize ve bir kamuoyu oluşturma çaba ve gayreti içerisinde değillerse de bu insanları yok sayıp haklarına helal getirecek, mağduriyetlerini artıracak düzenlemeler bu insanların ticari azmi şevki ile çalışma hayatlarını aileleri ve yakın çevrelerinde tamiri olanaksız hasarlar meydana getirebilecektir.”
      BU BİLE BAŞLI BAŞINA BİZİM NE KADAR BAŞARILI OLDUĞUMUZUN KANITIDIR.
      “ÖRGÜTLENMEK”
      Sizlerde önce “FACE” lerde birleşerek sonra site kurarak örgütlenmeyi ve örgütlü hareketleri yürütebilirsiniz.
      AMA ÖNCE BİR LİDER SEÇİN. BU liderin doğal lider olmasına çok dikkat edin. Hükümet politikalarını destekleyen, liderliğe hevesli kişilere taviz vermeyin.
      Bir de hedef koyun. Bunun için AMORTİLER, TESELLİLLER VE PİYANGO YAZIMI okumanızı tavsiye ederim.
      başarılar dilerim.

  5. BURHAN İŞCAN

    EZBER EKEN, FIRTINA BİÇER

    AYNI TERANELER “EZBER” OLMUŞ. EZBERLERİ BOZMADAN YAPILAN MÜCADELEDE SONUÇ YİNE EZBER OLUR.

    ÖNCE 4814 NOLU YASA ÖNCESİ SIRALANDI EZBERLER.

    “HAPİSTE BORÇ ÖDENMEZ”, “BORÇLUYUZ SUÇLU DEĞİLÜK”, “ÖZGÜR BIRAKIN BORCUMUZU ÖDEYELİM”
    “ALACAKLI TARAF NE OLACAK” “ÇEKİN GÜVENCESİ NE OLACAK” “BÜTÜN TARAFLARI MEMNUN EDECEK BİR ORTA YOL BULACAĞIZ”

    TERANELERİYLE 5941 SAYILI YASANIN BEKLENTİSİNE GELİNDİ.

    5941 SAYILI YASA ÖNCESİ YİNE AYNI EZBERLER SIRALANDI.

    SONUÇ AYNI EZBERİ ŞEKİLDE YASA ÇIKTI.

    AYNI EZBERLERLE SÜRDÜRÜLEN TERANELERLE 6BİN İKİ YÜZ BİLMEM KAÇINCI KANUN BEKLENTİSİNE SIRA GELDİ.

    SONUÇ FARKLI OLACAKMIŞ SÖZDE.
    “NE EKERSEN ONU BİÇERSİN” BE KARDEŞİM. NE EKTİN?
    EZBER.
    SONUÇ?
    EZBER…
    HENÜZ TOPRAKTAN FİLİZLER FIŞKIRMADAN, FARKLI BİR TOHUM ATSAK OLMAZ MI?
    OLUR OLMASINA DA, BU FARKLI TOHUMU KİM ATACAK, KİM SAÇACAK?
    MESELE BURDA.
    BU DURUMDA KANIKSANMIŞ EZBERİ BEKLEMEKTEN BAŞKA YOL YOK GİBİ ORTADA.
    HALA BU DEFA FARKLI DİYENLER VAR ORTADA.
    FARKLI OLAN HİÇ BİR ŞEY YOK ASLINDA.
    YARGIDAKİ TIKANIKLIK ÇÖZÜLDÜ ÇOKTAAAAN.
    Yargıtay, ilk kez gelen dosya sayısından fazla iş çıkardı
    Yargıtay son iki ayda gelen dosyadan daha fazlasını sonuçlandırdı. Kasım’da 58 bin 397 dosya gelirken 78 bin 939 dosya sonuçlandırıldı. Aralık’ta 32 bin 914 dosya gelirken 48 bin 28 dosya da neticelendi.
    HAPİSHANELERDE YER KALMAMIŞ. TUTUKLULUK SÜRELERİ AZALTILINCA BU DA SORUN OLMAYACAK.
    TEK SORUN ALACAKLININ ALACAĞINI GECİKMEDEN ALABİLMESİ.
    BUNUN İÇİNDE YASALAR ÇIKARILIYOR.
    İCRA İFLAS YASASI ÇIKTI ÇIKACAK. 400 LİRA DEĞER ALTINDAKİ MENKUL LER HACZEDİLMEYECEK SADECE. “EV EŞYASINA HACİZ YOK” YALAN OLDU.

    EZBERLERİ BOZMAK LAZIIIIIIIM.
    EZBER EKEN EZBER BİÇER.

  6. BURHAN İŞCAN

    Çek mağdurları kavram karmaşası ile uyutuluyor.
    KANUN TASARISI TASLAĞI ve KANUN TASARISI kavramları arasında mugalatalar var.

    Bülent ARINÇ ” alacaklı ve borçluların haklarının korunmasını dikkate alan çok önemli bir taslak tasarı haline geldi.” Diyerek icra iflas yasasında değişiklik taslağını işaret etti.
    1-ÇEK YASASI TASLAĞINI DEĞİL.
    2-HÜKÜMETİN ÇEK YASASI TASLAĞI DAHA TASARI HALİNE GELMEDİ. PAZARLIKLAR VE GÖRÜŞMELERDEN SONRA NETLEŞECEK.
    3-ADALET KOMİSYONUNDA BEKLEYEN ÇEK YASA TASARISI CHP. NİN VERDİĞİ TASARI.
    4-CHP NİN YASALAŞMASI İÇİN MECLİS BAŞKANLIĞINA, MECLİS BAŞKANLIĞININ DA ADALET KOMİSYONUNDA GÖRÜŞMEYE SEVK ETTİĞİ TASARININ ÇIKMASI İÇİN HÜKÜMETİN BU TASARIYA DESTEK VERMESİ GEREKİR. BU DA BİZ BU İŞİN KAYMAĞINI YEMEYİ BECEREMEDİK SİZ YİYİN DEMEKTİR.
    5-BU YÜZDEN HÜKÜMET KENDİ HAZIRLATTIĞI TASLAĞI; ÖNCE TASARI HALİNE GETİRMEK, SONRA YASALAŞTIRMAK PEŞİNDE.
    BU SÜREÇ SİZCE NE KADAR SÜRER?
    SAKIN SÜRECE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİ HESAPLAMADAN UMUDA KAPILMAYIN.

  7. BURHAN İŞCAN

    EKONOMİ KOORDİNASYON KURULU TOPLANTILARINA BANKALAR TEMSİLCİLERİ KATILMADIKCA, BU TOPLANTILARDAN ÇEK MAĞDURLARI LEHİNE OLUŞUM BEKLEMEK BEYHUDEDİR.
    EKONOMİ BAKANLARI İLE BANKALAR ARASINDAKİ PAZARLIĞIN BU AY SONU YAPILACAK EKK. TOPLANTISINDA SONUÇLANACAĞI, ÇEK YASASI TASLAĞININ BU PAZARLIĞA GÖRE TASLAKLAŞACAĞI BELİRTİLİYOR.
    YANİ TASARININ TASLAĞA, TASLAĞIN YASAYA DÖNÜŞÜP YASALAŞMASI ŞUBAT AYI SONLARINA HATTA DAHA GEÇE SARKABİLİR.

  8. güzel haber ve paylaşım

  9. BURHAN İŞCAN

    YİNELİYORUM;
    ÇEK YASASI ŞUBAT AYININ SONUNDA.

    Kimse haybeye umutlanmasın. Bunun adı EKONOMİ HUKUKU yapılanması beklentisi.
    “EKONOMİ BATARSA HEPİMİZ BATARIZ” algılatmasında ADALET NASIL OLUŞUR ise o olacak.
    MAKSAT BANKALARIN ALACAKLARININ TAHSİLİNİ ÇABUKLAŞTIRARAK, HÜKÜMETİN DIŞ BORÇ ÖDEMESİNDE KULLANACAĞI MEVDUATI OLUŞTURMAK.
    Geçen 2010 senesi aralık ayında belirtmiştim. Bir yasanın değiştirilmesi için MÜCBİR SEBEP olmalı diye.
    NEDİR MÜCBİR SEBEPLER;
    TİCARET YASASI, BORÇLAR YASASI VE CEZA YASASI GİBİ TEMEL YASALARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERDEN DOLAYI BUNLARA UYUM MECBURİYETİ
    ANAYASA MAHKEMESİNDE YASANIN İPTALİ.
    BİR DE BUNLARA AYKIRI OLARAK YASANIN İŞLEVSİZ KALMASI.
    2010 Senesinde Ticaret ve Borçlar Yasası çıkarken Çek Mağdurlarını uyarmıştım. Bu aşamada mağdurlar; Ezberi taleplerle boş yere Anayasa Mahkemesi İptal Kararı beklentisinde eylemsizlik için pasifize edildi.
    ÜSTELİK, ASLINDA GİZLİ BİR AF YASASI OLAN 5941 SAYILI YASANIN İŞLEVSİZ BIRAKILMAMASI İÇİN ALDATMALAR SÜRDÜRÜLDÜ. Bir çok mağdur yargıdan yargılanmaktan boşu boşuna kaçtı.
    ŞİMDİ HÜKÜMET HEM 2012 TEMMUZ AYINDA DEVREYE GİRECEK BU TEMEL YASALARA HAZIRLIK, HEMDE GLOBAL KRİZ YÜZÜNDEN OLUŞACAK MENFİ ETKİLERİ AZALTMAK İÇİN EKONOMİYİ ÇOK İLGİLENDİREN BAZI ÖZEL YASALARDA DEĞİŞİKLİK YAPMAK İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLADI.

    Yukarda değindiğim gibi amaç yargıdaki sorunları düzeltmek değil, bu sorunlar içinde ekonomiye menfi etki yapanları yok etmek.
    Bu aşamalarda mağdurlar; hala boş beklentilerle avutularak, aldatmalarla pasifize ediliyorlar.
    EYLEMSİZLİK İÇİN BEKLEMEKTEN NEMALANMAYI SEÇİYORLAR.
    Yapılan eylemler, hükümetten AF dileyen; FAKS, MAİL, TELEFON GÖRÜŞMELERİ GİBİ UZAK DÖVÜŞ İÇERİKLİ DAVRANIŞLAR.

    “MAZLUMLAR AYAĞA KALKARSA, ZALİMLER DİZ ÇÖKER”

    TBMM içinde 122 Milletvekili hukukcu. Bunlara öğretim görevlilerinden milletvekillerini de eklerseniz, hemen hemen üçte biri hukukcu.
    Bu kadar hukukcu adalet oluşturacak yasa yapmayı beceremiyor mu?
    Yolsuzluk ekonomisi politikalarından başka politika üretmeyen mecliste, adalet oluşturmak kimsenin işine gelmiyor.
    YAPILACAK TEK EYLEM;
    “TOPLUM EFKAR VE VİCDANINDA TEPKİ YARATACAK ETKİYİ OLUŞTURACAK BİLGİLENDİRME EYLEMLERİDİR.
    TOPLUMUN DOĞRU BİLGİLENDİRİLMESİ İLE İLGİSİNİ ÇEKİP ETKİSİNİ SAĞLAMAKTIR.
    GERİSİ FASAFİSO.
    DÜN YİNE BİR BEKLENTİ İSTENİLDİĞİ GİBİ SONUÇLANMADI.
    KORKTUĞUM TEK ŞEY; BU TEPKİSİZLİĞİN KABULLENME TELAKKİ EDİLMESİYLE SONUCUNDA GELECEK DAYATMALAR.
    Zaten hükümetin de haber fırtınalarıyla bu kabullenmeyi ölçtüğünü daha önce söylemiştim.
    EYLEMSİZLİKLE KABULLENMEYE DEVAM EDİYORUZ.
    KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ. Demekten başka yapılacak çok şeyler var aslında.
    DÜNKÜ BAKANLAR KURULU TOPLANTISI
    Dünkü Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç toplantıda konuşulan konularla ilgili açıklamalarda bulundu.
    Önümüzdeki kısa süre içinde, başta İNTİBAK YASASI, İCRA İFLAS YASASI olmak üzere bazı yasa tasarılarını yasalaştırmak için harekete geçtiklerini anlattı…
    Bakanlar Kurulu önünde bir çok kanun tasarısının TASLAĞI bulunduğunu; taslaklar üzerinde çalışıldığını, tasarı haline gelen taslağın yasalaşmak üzere meclise gönderileceğini bildirdi.
    Bakan Arınç, bu kanun tasarı taslaklarından bir çoğunun YARGI REFORMU içinde düşünüldüğünü ifade etti. Adalet Bakanlığının bu konuda çalışmaları olduğunu belirtti.
    İNTİBAK YASASI
    Çalışanlar arasında ”intibak yasası” olarak adlandırılan konu hakkında da hazırlanan taslağın Bakanlar Kuruluna sunulduğunu belirten Arınç, ”Taslak, Bakanlar Kurulunca kabul edilerek imza altına alındı” dedi.
    Arınç, Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanun Tasarısı taslağının da TBMM’ye sevk edilmek üzere karar altına alındığını söyledi.

    YARGI HIZLANACAK
    Toplantıda Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in de takdimlerinin olduğunu ifade eden Arınç, ”Bu yargının hızlandırılması, özellikle icra iflas kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapan kanun tasarısıdır. Bu da imzalandı ve TBMM’ye gönderilmek üzere kararlaştırıldı, tasarı haline geldi” diye konuştu.

    • BURHAN İŞCAN

      keza İCRA İFLAS YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI nın MÜCBİR SEBEBİ temmuzda devreye girecek borçlar yasasıdır.

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s