Şirazesi bozulan Çek Yasası’na denge formülü aranıyor …


Çek Yasası’nı yeniden düzenleyen tasarının TBMM Adalet Alt Komisyon çalışmaları tamamlandı. Muhalefet partileri yasanın “toplumun beklentilerini karşılamıyor” diyerek çek suçlarından cezaların kalkmasını istiyor.

Hükümet ise “karşılıksız çeke” yeni denge formülü arıyor. Geçen hafta bir araya gelen Devlet Bakanı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çekten hapis yatan, arananlar için yeni bir formül arayışında. Hükümet karşılıksız çekten ceza alanlara “af” getirilmesini düşünmüyor ancak toplumun beklentilerine yanıt verecek denge formülü arıyor.

Alt komisyon çalışmalarına katılmayan CHP ve MHP’liler, “çek suçlarında ceza kalkacak mı, kalkmayacak mı?” diye beklendiğini, ancak düzenlemenin bu sorunu çözmediğini gerekçe göstererek tasarıya karşı çıkıyorlar.

CHP, karşılıksız çek keşide etmede cezanın kaldırılmasını isterken, MHP karşılıksız çekten ceza alan hapis yatan ve aranan kişiler üzerinden hapis ve adli para cezalarının kalkmasını istiyor.

HÜKÜMET YENİ FORMÜL ARIYOR
Hükümet ise büyük beklenti içerisine giren çek mağdurları için denge formülü arıyor. Karşılıksız çekte tek tarafın memnun etme yerine her iki taraf için de yeni bir düzenleme düşünüyor. Geçen hafta bir araya gelen Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin, karşılıksız çekten hapis yatan, arananlar için yeni bir formül arayışında. Hükümet karşılıksız çekten ceza alanlara “af” getirmeyi düşünmüyor ancak toplumun beklentilerine yanıt verecek denge formülü arıyor.

ÇEKTE VEKİL KALKIYOR
TBMM Adalet Alt Komisyonu, Çek Kanunu Tasarısı üzerindeki çalışmalarını tamamladı. Muhalefet partililerinin katılmadığı alt komisyon tasarı üzerinde bazı değişikliklere gitti. Bu çerçevede tasarı da şu değişiklikler yapıldı. Çek hesabı sahibi gerçek kişinin, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını “vekil” olarak tayin etmesini önleyen düzenleme yaptı. Buna göre, çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını “temsilci” veya “vekil” olarak tayin edemeyecek. Patronun ya da şirket çeklerine imza atmak zorunda kalan ve hapis cezası alan Çaycı kapıcılar çıkacak yasayla serbest kalacaklar.

BANKALAR SORUMLU OLACAK
Bankaların, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı ile ilgili olarak ödemekle yükümlü olduğu 475 liralık miktar ise 1000 liraya çıkarıldı. Buna göre, banka, hamiline, talep ettiği takdirde süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli 1000 lira veya üzerinde ise 1000 lira, bu tutarın altındaysa çek bedelini ödeyecek. Alt komisyon, tasarıda bankacılar için öngörülen cezalarda da indirime gitti. Kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan çekle ilgili olarak talebe rağmen, “karşılıksızdır” işlemi yapmayan banka görevlisi için öngörülen 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasının alt sınırı 1 ay olarak belirlendi.

HAPİS CEZALARI
Karşılığı tahsil edilmek üzere bankaya ibraz edilen çekin karşılığının hesapta mevcut olmasına rağmen hamile ödemede bulunmayan banka görevlisi için uygulanacak 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasının da alt sınırı 1 aya çekildi.
Tasarıda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilen kişi adına çek hesabı açan banka görevlisi için öngörülen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası, 3 aydan 2 yıla şeklinde değiştirildi. Kanunun yayımı tarihine kadar karşılıksız çek keşidesi suçundan dolayı açılmış davalar, Asliye Ceza Mahkemelerinde görülerek sonuçlandırılacak. Yargıtay, lehe olan hükümler yönünden incelemeyi kendisi yapacak. Dosyaları yerel mahkemelere göndermeyecek.

DOĞRUDAN AF YOK
Değişiklikler hakkında bilgi veren AKP Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, tasarıyı hem yeni ceza usulüne uyarladıklarını hem de çek suçlarında karşılaşılan sorunları çözdüklerini söyledi.

Köylü, düzenlemenin yaklaşık 2 bin kişiyi etkilediğini, belki bunlardan 1000-1500’ünün cezaevinden çıkacağını ifade ederek, “Ancak doğrudan af diye bir şey yok” dedi. Köylü, özellikle odacı, kapıcı gibi kişilerin vekil tayin edilmesinden dolayı yaşanan mağduriyetlerin giderileceğini belirtti.

Hükümetin bu yasama döneminde Genel Kurul’dan geçirmeyi düşündüğü yasa, bu hafta Adalet Komisyonu’nda alt komisyon raporunun ele alınması bekleniyor. Yasanın verilecek önergelerle yeniden düzenlenmesi bekleniyor.

Mynet haber ‘den alıntıdır.

Önerilen yazılar

Reklamlar

30 responses to “Şirazesi bozulan Çek Yasası’na denge formülü aranıyor …

  1. Geri bildirim: Sadullah ERGİN ‘in çek yasası için yaptığı çalışmalara devam etmesini talep ediyoruz. « karşılıksız çek ve yasal düzenlemeler

  2. GHsPx8

  3. 19ggkV comment6 ,

  4. firari hakan teşekkür ederim acıklamalarınız icin..şirket değiliz.eşimin adına kayıtlı şahsi firmamız vardı.ama lehe kararlar veriliyorsa eğer..cıkacak olan yeni yasada ben ceza almıyorum.ama eşimde bu imza benim değil dediği zaman atmamış olduğu bir imzadan dolayı nasıl ceza vercekler ona..lehe kararlar veriliyorsa ozaman eşimde sorumlu omaya bilir diye düşünüyorum..ne dersin

    • ARTIK YANI YASA MAZERETI KALDIRIYOR.ESIN IMZA BENIM DIYEMEME HAKKI YOK EGER BOYLE BIRSEYE KALKARSANIZ SANA SIKINTI OLUR SAHTECILIKTEN ESININ ADINA HAPIS CEZALARINI GOZE ALACAKSINIZ

  5. arkadaşlar bir sorum olacak..admin bey özellikle size.yardımcı olursanız sevinirim..vekil olarak eşimin ceklerine imza attım..yaklaşık 500 bin tl..şuan haciz işlemleri yapıldı..ve suc duyurusunda bulunanlar oldu.cek sahibi eşimin vekili olan benim adıma..yeni yasada sanırım vekilin yetkisi kaldırılıyor..vekaleten imza atanlar hapisten cıkacak..bizim yaklaşık 30 haciz dosyası var..bazıları suc duyurusunda bulundu bazıları bulunmaya hazırlanıyor..peki vekil olarak ben ceza alırmıyım..yada eşim ceza alırmı..

    • turan bey eski yasada imzayi atan alir idi.ama turkiyede heryerde kanunlar farkli isledigi icin kardesimin adina imza attigim bazi ceklerde ceza kardesime cikti.temyize gonderdik.ama yeni yasada lehe kanundan dolayi vekalet yetkisi kalktigi icin esiniz ceza alacak tabiki sirket deilse cunku yeni yasa sadece sahislarda vekilligi kaldirmaktadir

    • turan bey avukat diilim ama ayni problem bendede var vekalet verdigim ortagim imzaladi cekleri ama mesela 5. asliye ceza beraat demis ama baska cek davamda 3 asliye adli para cezasi demis kimse ne oldugunu bilmiyor

      • mesela cek yasasi o kadar garip ki ankara 2. asliye ceza savcisi ifadem olmadi icin dava acmamis ama ben ne karakola ifade verdim nede savciya 9 tane adli sicilimde hapis cezam var pardon para cezasi hapisin deisik adi deriz ya BURASI TURKIYE AL SANA TURKIYE

        • benim de bir tane ifadem var ama bizleri kusturmemeleri gerekiyordu

          • firari hakan

            LEVENT BEY
            o kadar garip ki iki oda yandaki savci ifadem olmadan dava acip ceza veriyor dieri ifadem yokdiye bekletiyor olamaz boyle bisey adliye icinde bile adamlar kiyas yapip ceza verip yada affedebiliyorlar.baskadir benim memleketim

          • firari hakan

            FAKULTE YILLARIMDA SONRA AMERIKA SEYAHATIMDE NEWYORK DA BROOKLYN VE MANHATTAN DA GOKDELENLERI GORUNCE COK ETKILENMISTIM.DAHA SONRA GUZEL ISTANBUL A AYNILARI YAPILINCA 4.LEVET BESIKTAS ORASIDA MANHATTAN I ARATMADI.MEMLEKETIN KOKUSU TADI BASKA IDI GALATADA RAKI BALIK KONYADA ETLIEKMEK SALIHLIDE KUP KEBABI AMERIKADAKI GUZELLIKLER MEMLEKETEDE GELINCE DEMISTIMKI BENIM YURDUM BIR BASKA HEM AMERIKA HEMDE TADI KOKUSU BIR BASKA.
            HIC UYUMADAN DIYAR DIYAR GEZERDIM MEMLEKETI KOSTURMA BIR O SEHIR BIR BU SEHIR NEDE GUZELDI HERSEY.BIRGUN GELDI KABUS HERSEYI YOK ETTI.BIZ TURK INSANI NE KADAR UNIVERSITE BITIRSEKDE MASTER YAPSAKDA AYNIYIZ HATIR ONEMLIDIR .KURALINA GORE OYNAMAYIZ TICARETI.VERIRIZ NE OLACAK HATIR CEKLERINI ARKADASIN DOSTUN ISI GORULSUN YILLARCA VERILEN EMEK GIDER CALISAN 400 KISI ISINDEN OLUR ITIBAR YERLERDE VE EN GUZEL HEDIYE VERILIR SANA DEVLETINDEN SEN BU KADAR CALISTIN BU KADAR VERGI VERDIN SENI BIZIM SWISSOTEL THE BOSPHORUS DA MISAFIR EDELIM.MANZARAN NASIL OLSUN BOGAZMI YOKSA BAHCE MAZARALIMI DIYE SORARLAR HATTA
            SOYLE GECMISE BAKIYORUMDA COCUKLUK YILLARIMDA ESKI TURK FILMLERI VARDI (DAVARO;ZUBUK;SEZERCIK ASLAN PARCASI;TALIH KUSU;DUTTURU DUNYA;KOROGLU;KOSE KAPMACA;BATTALGAZININ OGLU VS VS VSS….)CEHREMIZ DEGISSEDE BIZ AYNIYIZ 80 LI YILLARDAYIZ.HALA 80 LI YILLARIN INSANIYIZ.PEK DEISEN BISEY OLMADI CANIM MEMLEKETIM KIZSAMDA SANA SENI HALA COK SEVIYORUM ALLAH KAHRESTIN….

          • FİRARİ HAKAN kardeşim dertlenmişsin sen yine yazını okurken yüzümden tebessüm hiç eksilmedi.yine efkar bastı galiba.sanırım az kaldı.sıkıntılar bitecek ümit ediyorum.AMA BUNDAN SONRA BU TÖRPÜLENMELERİMİZ İLE HALA DEĞİŞMEZ VE 80 Lİ YILLARDAKİ ŞEKLİMİZLE TİCARET YAPMAYA DEVAM EDERSEK,YOK HATIR ÇEKİ,YOK KATIR ÇEKİ VERMEYE DEVAM EDERSEK Y…….OLSUN BİZE.SAYGILARIMLA.

          • İSTANBUL MİLLETVEKİLİ VE CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN EMEKLİLERİN DURUMUNA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI
            Çarşamba, 20 Ağustos 2008 00:00
            Değerli basın mensupları,

            11 Ağustos 2008 günü saat 11.30’da karşınızdaydım. Siyasi nüfuz kullanma karşılığında 1.000.000 Amerikan doları alan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’nin belgesini sizlere açıklamıştım. Bugün 20 Ağustos 2008. Şuana kadar Sayın Başbakan sessizliğini ısrarla koruyor. Sayın Başbakan, Sayın Rahmi Koç’un işyerlerinde çalışan personelin sakal ve bıyığı konusundaki görüşüyle ilgili olarak konuşurken, bu kadar önemli bir konuda ısrarla sessizliğini korumasını anlamak mümkün değildir. Kuşkusuz ben Sayın Erdoğan’ın içinde bulunduğu zor durumu anlıyorum. Ama Türkiye Cumhuriyetini yönetmeye talip olanlar bu kadar önemli bir konuda sessiz kalamazlar. Sessiz kalmaları, siyasete, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve daha da önemlisi halka saygısızlıktır. Kim olursa olsun adı rüşvet skandalına bulaşanların siyasette yeri yoktur ve olmamalıdır. Bu anlayışı “olur kılmak” Parlamentonun saygınlığına gölge düşürür. Değerli basın mensupları, siyasal partilerin farklı politikalar oluşturmaları işin doğası gereğidir. Yurttaşlarımız da oy kullanırken tercihlerini bu bağlamda yerine getirirler. Ama 21. Yüzyıla girerken çağdaş demokrasilerde olduğu gibi ortak bir payda yaratmak zorundayız. O ortak payda da siyasette ahlakı egemen kılmaktır. Bu sürece şu günlerde en büyük katkıyı yapacak olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Suskunluk toplumsal ahlaki değerlerin aşınmasına yol açar. O nedenledir ki, Sayın Başbakanı bu ortak paydayı yaratmaya katkı vermek için göreve davet ediyorum.

            Değerli basın mensupları,

            Sayın Başbakanın konuşmaması halinde görev TBMM’nin saygınlığını koruması gereken kişiye, yani TBMM Başkanına düşmektedir. Kendisini de göreve davet ediyorum.

            Değerli basın mensupları,

            AKP izlediği ekonomik politika ve çıkardığı yasalarla emeklileri ikinci sınıf yurttaş konumuna sokmuştur. Bu o kadar açıktır ki, AKP çıkardığı Sosyal Güvenlik Yasası ile emeklilere milli gelir artışından pay verilmemesini bir yasa hükmü haline getirmiştir. Yani bunun anlamı, Türkiye büyürken, bu büyüme sonucu ortaya çıkan milli gelir artışı paylaşılırken emekliye pay verilmeyecektir. Çünkü AKP’nin çıkardığı yasa bunu öngörmektedir. Bunun bir diğer anlamı da, Anayasada öngörülen sosyal devlet anlayışının emekliler açısından rafa kaldırılmasıdır.

            AKP’nin emekli politikası, tam bir ötekileştirme politikasıdır. Bu politikanın temel unsurları şunlardır:

            1.Türkiye’de emekliler ile çalışanlara yapılacak ücret zamları AKP hükümetine kadar paralellik göstermekteydi. Yani çalışana yapılan zam, emekliye de aynen yansıtılıyordu. Ancak, AKP bu uygulamayı kaldırdı, çalışanlara yapılan zamlar, emeklilere verilmedi. Bu açıdan CHP olarak çalışan memurlar için 15 Ağustos 2008 tarihinden itibaren yapılacak olan zamların, emeklilere de aynen yansıtılmasını istiyor ve bekliyoruz.

            2.Türkiye’de emekli maaşlarının düşüklüğü bir gerçektir. Bu nedenle emeklilerimiz çoğu kez emekli olduktan sonra geçimini sağlamak için çalışma zorundadırlar. Kişi emekli olduktan sonra geçinemediği için yeniden çalışmaya başladığında ağır ek mali yüklerle karşılaşıyor. Yani sinekten yağ çıkarırcasına emeklinin gelirinden bütçe açıkları kapatılmak isteniyor.

            3.Emeklilere yapılan haksızlık ve eşitsizliklerden biri de banka promosyonlarının emeklilere ödenmemesidir. Çalışanların maaşlarının yattığı bankalar, çalışanlarına belli bir tutarda ödeme yaparken, emekliler bundan yararlanamamaktadır.

            Bugün emeklilerin tümü yoksulluk sınırının altında aylık almaktadır. AKP Hükümetinin öngördüğü enflasyon kadar bile aylıkları artırılmamaktadır. Sayın Başbakan 3 Mart 2004 tarihinde bir gazeteye yaptığı açıklamada, Alman Başbakanı Shröder’le sohbetinde, Shröder’in 15 bin Euro aldığını kendisinin aylığının ise, 3 bin küsur Euro olduğunu ve bu para ile geçinemediğini söylemiştir. Sayın Başbakanın kullandığı araba bedava, tükettiği yakıt bedava, bindiği uçak bedava, oturduğu konut bedava, çocuklarının yurtdışı eğitimi bedava, tatili bedava ve Sayın Başbakan 3 bin kusur Euro ile geçinemediğini söylüyor… Şimdi Sayın Başbakana soruyorum, ayda 3 bin küsur Euro değil, sadece ve sadece 575 YTL emekli aylığı alan bir emekli nasıl geçinecek? Kaldı ki, bu emeklinin Sayın Başbakana sağlanan parasız olanaklardan yararlanma hakkı da yok.

            Değerli basın mensupları,

            Bu eleştiri yapılırken AKP kanadı genelde bütçe olanaklarının yetersizliklerinden söz eder. İhale dağıtmaya gelince para var, rüşvet almaya gelince para var, yandaşa trilyonluk rantlar sağlanınca para var, kendi medyasını oluştururken para var, ama emekliye gelince para yok! Daha öncede söylemiştim, AKP politikası yoksula, düşük gelirliye gelince “din iman, kendi yandaşlarına gelince han hamam”, politikasıdır. Bu politika en somut olarak emekliler için tezgâhlanmak istenmektedir.

            Değerli basın mensupları,

            Bu ülkede 8 milyon 327 bin emekli var. Emeklilerimiz şunu çok iyi bilsinler, AKP’ye oy veren emeklilere sesleniyorum, “sizi çıkardığı bir yasayla 2. sınıf yurttaş konumuna getiren size milli gelir artışından pay verilmemesini yasalaştıran bir zihniyete güvenmeyin. Eğer sizler de bu ülkenin onurlu bir yurttaşı olmak istiyorsanız, öncelikli hedefiniz sizi çıkardığı yasayla 2. sınıf yurttaş konumuna getiren AKP’yi iktidardan indirmek olmalıdır.”

            AKP iktidarı ile beraber bu ülkede Japonya’dan daha fazla dolar milyarderi ortaya çıktı. İşte o dolar milyarderleri emekliye milli gelir artışından pay verilmemesinin ürünüdür. Bunun da emeklilerimiz tarafından çok iyi bilinmesi gerekir.

            Değerli basın mensupları,

            Cumhuriyetin kuruluş felsefesi, “Kimsesizlerin, kimsesi olma” felsefesidir. Yani arkası olmayan yurttaş Cumhuriyete güven duyacaktır. AKP bu kuralı da yıktı. AKP, Cumhuriyeti “Kimsesizlerin kimsesi” olmaktan aşama aşama çıkarıyor. AKP, Cumhuriyeti “Dişlilerin Cumhuriyeti” haline getiriyor. Çünkü onların sesi çıkıyor, Başbakan Dişlilerin arkasında, milyonlarca emekli ise kaderine terk edilmiş durumda.

            Sayın Başbakandan, Dişliye sahip çıktığı kadar, emeklilere de sahip çıkmasını ve 15 Ağustos 2008 tarihinden itibaren yapılacak olan zamların emeklilere de aynen yansıtılmasını istiyor ve bekliyoruz.

          • ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

            Kanun Numarası: 3167

            Kabul Tarihi: 19/03/1985

            Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 03/04/1985

            Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı:18714

            KAPSAM:

            Madde 1 – Bu Kanun çek kullanımı hakkındaki esasları, çek hamillerinin korunmasına dair tedbirleri ve uygulanacak müeyyideleri düzenler.

            Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.

            SORUMLULUK:

            Madde 2 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./1. md.)

            Bankalar, çek hesabı açmak maksadıyla bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca 9 uncu maddeye göre bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırırlar; ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler.

            ÇEK DEFTERLERİ:

            Madde 3 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./2. md.)

            Çek defterleri bankalarca bastırılır.

            Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Türkiye Bankalar Birliğinin görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle düzenlenir. Çek defterlerinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu şubenin adı, hesap numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası yazılır; ancak, hesap sahibinin vergi kimlik numarası hariç olmak üzere bunların yazılmamış olması veya bankalarca baskı şekline ilişkin esaslara aykırı davranılması çekin geçerliğini etkilemez.

            29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 692 nci maddesinde belirtilen unsurları taşımayan senetler bu Kanun kapsamında kabul edilmez; ancak aynı Kanunun 693 üncü maddesi hükmü saklıdır.

            Bankalar, çek hesabı açtıranların açık kimlik ve adreslerini saptamak için fotoğraflı nüfus cüzdanı örnekleri ile yerleşim yeri belgelerini, tacir olanların ayrıca ticaret sicili kayıtlarını almak, bunların açık kimliklerini, adreslerini, vergi kimlik numaralarını ve çek hesabının kapatılma hallerini onbeş gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirmek ve bunlara ilişkin belgeleri hesapların kapatılmalarını izleyen beşinci yılın sonuna kadar saklamak zorundadırlar. Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde hamilin talebi üzerine keşidecinin bankaca bilinen adresleri kendisine verilir.

            İBRAZ VE ÖDEME:

            Madde 4 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./3. md.)

            Çek hesabı açılan bankaya muhatap banka denir.

            Koşullarına uygun ve karşılığı var olan çek, muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edildiğinde hamilin vergi kimlik numarası saptandıktan sonra ödenir. Ancak, çek hesabı açılmış olan şube dışında herhangi bir şubeye ibraz edilen çek, o şubece karşılığı sorulmak suretiyle ödenir.

            Çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğü, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere, çek hesabında bulunan miktarla sınırlıdır. 10 uncu maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi; Cumhuriyet savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslı bu mercilere gönderilir.

            ÇEK KARŞILIĞININ ÖDENMEMESİ:

            Madde 5 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./4. md.)

            Çekin ibrazında karşılığının tamamen ödenmemesi veya çek hamili tarafından kısmi ödemenin kabul edilmemesi halinde, ibraz tarihi ile ödememe nedeni çekin üzerine yazılır ve çek, üzerine imzası alınarak hamiline geri verilir; çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi banka tarafından saklanır.

            HESABEN TESVİYE:

            Madde 6 – T.C. Merkez Bankası, çeklerin banka şubeleri arasında hesaben tesviyesini sağlayacak tüzelkişiliği haiz sistemi kurmaya ve gözetimi altında yürütmeye yetkilidir. T.C. Merkez Bankası, şubesi bulunmayan yerlerde bu yetkisini uygun göreceği başka bir bankaya devredebilir.

            Hesaplaşma sisteminin kuruluş ve işleyişi, T. C. Merkez Bankasınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

            (Ek fıkra: 26/02/2003 – 4814 S.K./5. md.) Yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde çeklerin fiziki olarak ibraz edilmeksizin sadece çek bilgileri üzerinden bankalararası takas odaları aracılığı ile elektronik ortamda muhatap bankaya gönderilerek işlem görmesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 710 uncu maddesine göre takas odasına ibraz hükmündedir.

            (Ek fıkra: 26/02/2003 – 4814 S.K./5. md.) Takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 10 uncu maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz. Ancak, takas odaları aracılığıyla ibraz edilen çekin, hesapta yeterli karşılığının olmadığının belirlenmesi halinde muhatap banka tarafından, hesapta bulunan kısmi karşılık tutarı, çeki ibraz eden hamil lehine onbeş gün süreyle bloke edilir.

            İHTAR:

            Madde 7 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./6. md.)

            Yeterli karşılığı bulunmadığı için çeki kısmen veya tamamen ödemeyen muhatap banka, hesap sahibine, kendisine ait bütün çek defterlerini aldığı bankalara geri vermesini, 8 inci maddede öngörülen sürenin bitiminden itibaren on gün içinde iadeli taahhütlü mektupla bildirir.

            DÜZELTME HAKKI:

            Madde 8 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./7. md.)

            Çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren en geç on gün içinde çekin karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve ibraz tarihinden ödeme gününe kadar geçen süre için 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödemek suretiyle düzeltme hakkını kullanan, çek keşide etmek hakkını yeniden kazanır.

            BİLDİRME VE DUYURU:

            Madde 9 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./8. md.)

            Muhatap banka, yeterli karşılığı olmadığı için çekin ödenmediğini ve hesap sahibi hakkında gereken bilgileri, ibraz tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirir. Bu bildirimden sonra çek tutarı ile 16c maddesinde öngörülen tazminat ve gecikme faizinin hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya ödenmesi de, muhatap banka tarafından ödeme tarihinden itibaren on gün içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da bu bildirimleri en geç onbeş gün içinde bankalara duyurur.

            BANKANIN SORUMLU OLDUĞU MİKTAR:

            Madde 10 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./9. md.)

            Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya kadar ve kısmen karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.

            Yukarıda belirtilen sorumluluk miktarı, Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca yayımlanan toptan eşya fiyatları yıllık endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl Ocak ayında belirlenir ve Resmi Gazetede yayımlanır.

            TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASINCA İLAN EDİLECEK HUSUSLAR:

            Madde 11 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./10. md.)

            Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 16 ncı madde gereğince çek hesabı açtırmaktan yasaklamaya ve 16c maddesinin dördüncü fıkrası gereğince yasaklama kararının ortadan kaldırılmasına dair mahkeme kararlarının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesine ilişkin esas ve usulleri Adalet Bakanlığının; bankalara duyurulmasına ilişkin esas ve usulleri Türkiye Bankalar Birliğinin görüşünü alarak Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle düzenler.

            Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen ve daha sonra ödenen karşılıksız çekler ile hesap sahibi hakkındaki bilgilerin bankalardan toplanma ve bankalara duyurulma esas ve usullerini Türkiye Bankalar Birliğinin görüşünü alarak belirler ve Resmi Gazetede yayımlar. Bankalar belirlenen esas ve usuller çerçevesinde bu bilgileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına gönderirler.

            TEBLİGAT ADRESİ:

            Madde 12 – Bu Kanun uyarınca yapılacak ihtarlar, herhangi bir adres değişikliği bildiriminde bulunulmadığı müddetçe çek hesabı sahibinin hesabı açtırırken bildirdiği adrese yapılmakla geçerli olur.

            İHTARA VE YASAKLAMAYA UYMAYANLAR:

            Madde 13 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./11. md.)

            7 nci madde gereğince banka tarafından yapılan ihtarı aldığı veya almış sayıldığı tarihten itibaren on gün içinde geçerli bir sebebe dayanmaksızın çek defterlerini geri vermeyenlere, ilgili bankanın ihbarı üzerine üçyüzellimilyon liradan üçmilyar lira ya kadar adli para cezası verilir. İlgili banka bu ihbarı yapmakla yükümlüdür.

            16 ncı madde gereğince hükmolunan yasaklama süresi içinde çek hesabı açtıranlara bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Hakkında yasaklama kararı verilmiş kişilere yasaklama süresi içinde çek hesabı açan bankalara birmilyar liradan beşmilyar liraya kadar adli para cezası ve rilir.

            YETKİLİ OLMADIĞI HALDE ÇEK DEFTERİ BASANLAR VE BASTIRANLAR:

            Madde 14 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./12. md.)

            Çek defteri basmaya veya bastırmaya kanunen yetkili kılınanlar dışında çek defteri basanlara ve bastıranlara iki yıldan beş yıla kadar hapis ve üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya kad ar adli para cezası veril ir.

            BANKALARA UYGULANACAK CEZALAR:

            Madde 15 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./13. md.)

            3, 4, 5, 7, 9 ve 11 inci maddeler ile 13 üncü maddenin birinci fıkrasında yazılı yükümlülükleri yerine getirmeyen bankalar hakkında üçyüzellimilyon liradan üçmilyar liraya ka dar adli para cezasına hükmolunur.Yargılamada bankayı şube müdürü temsil eder.

            KARŞILIKSIZ ÇEK:

            Madde 16 – (Değişik madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./14. md.)

            Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap s ahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu su çtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

            Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.

            Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir.

            Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur.

            KARŞILIKSIZ ÇEKTE GECİKME FAİZİ:

            Madde 16/a – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./15. md.)

            Çekin karşılıksız kalan miktarı için gecikme faizi, ibraz tarihinden itibaren, 04/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanır.

            SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA USULÜ, GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME:

            Madde 16/b – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./16. md.)

            16 ncı maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanuni veya akdi teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikayetine bağlıdır. Bu suçlara çekin ibraz edildiği … veya şikayetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesinde bakılır.

            Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.

            Hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.

            Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.

            Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.

            DAVANIN AÇILMASINA ENGEL OLAN, DAVAYI DÜŞÜREN VE CEZAYI ORTADAN KALDIRAN NEDENLER:

            Madde 16/c – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./17. md.)

            Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz:

            a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,

            b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.

            Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

            Hüküm verildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onsekiz tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.

            Hüküm kesinleştikten sonra çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde yirmi tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde bütün cezai sonuçları ile birlikte hüküm ortadan kalkar.

            Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ödemeler hamile veya hamile ödenmek üzere muhatap bankaya yapılabilir.

            GEÇİCİ MADDE

            Geçici Madde 1 – Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, karşılıksız çek keşide etmiş olanlar hakkında hazırlık tahkikatına başlanmış veya dava açılmış ve mahkümiyet hükmü kesinleşmemiş olduğu takdirde;

            a) Yürürlük tarihini takip eden üç ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün %10 tazminatı ve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine yatırılması,

            b) Çek tutarı ödenmemiş olsa bile şikayetten vazgeçilmiş olması,

            c) Çek tutarının daha önce ödenmiş bulunması,

            Hallerinde, hazırlık tahkikatında takibata yer olmadığına, açılmış davaların düşürülmesine karar verilir.

            Geçici Madde 2 – (Ek madde: 18/02/2009-5838 S.K./18.mad)

            31/12/2009 tarihine kadar, üzerinde yazılı keşide tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.

            YÜRÜRLÜK:

            Madde 17 – Bu Kanunun 1,2,4,5 ve 16 ncı maddeleri ile Geçici Maddesi Kanunun yayımı tarihinde, diğer maddeleri yayımından altı ay sonra yürürlüğe girer.

            YÜRÜTME:

            Madde 18 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

            KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ MADDELER:

            14/01/1993 TARİHLİ VE 3863 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ MADDESİ:

            Geçici Madde – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mahkumiyet hükmü kesinleşmiş veya hüküm infaz edilmiş ise, yürürlük tarihini takip eden 3 ay içinde çek tutarının veya karşılıksız kalan bölümünün %10 tazminat ve gecikme faizi ile birlikte muhatap Bankaya veya herhangi bir şubesine yatırılması veya yine bu sürede şikayetten vazgeçilmiş olması halinde kamu davası ve cezanın bütün neticeleri ile ortadan kaldırılmasına karar verilir.

            26/02/2003 TARİHLİ VE 4814 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ MADDELERİ:

            Geçici Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çekler hakkında açılmış bulunan davalarda, bu tarihten sonra yapılacak ilk duruşmada hazır bulunmayan şikayetçiye, ilk duruşmada hazır bulunması veya bir vekil ile kendini temsil ettirmesi, duruşmaya gelmediği veya vekil de göndermediği takdirde şikayetten vazgeçmiş sayılacağı hususunda davetiye çıkarılır. Bu davetiye, şikayetçinin, mahkemeye bildirdiği; mahkemede dinlenmemişse şikayet dilekçesinde belirttiği adresine gönderilir. Davetiye tebliğine veya tebliğ edilmiş sayılmasına rağmen üst üste iki duruşmaya gelmeyen veya vekil de göndermeyen şikayetçinin şikayetinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir. Şikayetçinin veya vekilinin haklı mazereti halinde bu hüküm uygulanmaz.

            Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen karşılıksız çek keşide etme suçu hakkında, 3167 sayılı Kanunun bu Kanunla değiştirilen 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uygulanmaz.

            Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin kapsamına giren suç nedeniyle;

            a) Hükümlü ve tutuklu bulunanların bu hallerinin derhal sona erdirilmesine ve tahliyelerine,

            b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren üç ay içinde bunların dosyalarının ele alınarak hükümlüler hakkındaki hapis cezalarının çek bedeli tutarı kadar adli para cezasına dönüştürülmesine, tutuklular hakkında talep edilmiş olan hapis cezaları yerine çek bedeli tutarı kadar adli para cezasına hükmedilmesine,

            Mahkemesince karar verilir.

            Geçici Madde 2 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce karşılıksız çek keşide etmiş bir kimsenin, bu tarihten sonraki üç ay içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan kısmını yüzde on tazminatı ve 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya veya herhangi bir şubesine ödemesi veya 3167 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre düzeltme hakkını kullanmak suretiyle hamilin zararını karşılamış olması halinde şikayetten vazgeçme koşulu aranmaksızın,

            a) Hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına,

            b) Açılmış davaların düşürülmesine,

            c) Kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bütün cezai sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına,

            Karar verilir.

            Geçici Madde 3 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3167 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne aykırı fiilden dolayı yapılmakta olan hazırlık soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına; görülmekte olan kamu davalarının ortadan kaldırılmasına karar verilir.

            Bu suçtan dolayı verilen mahkumiyet hükümleri bütün kanuni sonuçları ile birlikte ortadan kalkar.

            Geçici Madde 4 – Bu Kanunun 10 uncu maddesi ile değiştirilen 3167 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde yer alan esas ve usuller belirleninceye kadar muhatap bankalarca yeterli karşılığı olmadığı için ödenmeyen çekler ile sonraki ödemelere ilişkin bilgiler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca da bu bilgilerin bankalara duyurulmasına devam olunur.

            Geçici Madde 5 – Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içinde Resmi Gazetede yayımlanacak bir tebliğle belirlenecek esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar.

            Bankalar, bu tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler.

            Bankaların, ikinci fıkrada yazılı sürenin sonuna kadar müşterilerine verdikleri çek defterlerinden ötürü 3167 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca sorumlulukları her çek yaprağı için altmışmilyon liradır.

          • hakan bende ayni durumdayim ama memleketi seviyormuyum kafamda soru isaretleri var

          • Levent sen nerelerdesin ?

        • firari hakan nerelerdesin ?

  6. Başvuru Sorgulama

    Başvuru Tarihi

    Başvuru Sayısı

    Başvuru Hareket(ler)i
    Başvuru Türü Gönderen Kurum Gönderme Tarihi Alan Kurum
    Dilekçe Hakkı BİMER 08.06.2009 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
    Dilekçe Hakkı BİMER 08.06.2009 ADALET BAKANLIĞI
    Dilekçe Hakkı BİMER 08.06.2009 SAĞLIK BAKANLIĞI
    Dilekçe Hakkı ADALET BAKANLIĞI 08.06.2009 KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
    Dilekçe Hakkı SAĞLIK BAKANLIĞI 08.06.2009 TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI
    Dilekçe Hakkı ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI 15.06.2009 ESKİŞEHİR VALİLİĞİ
    Dilekçe Hakkı ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI 15.06.2009 ESKİŞEHİR VALİLİĞİ

    azim azim azim. sonra zafer zafer zafer
    burhan işcan

  7. Yargıtay başkanı önerilerinden sonra zafer demiştim.Evet ZAFER. Çünkü her iki tarafta birbirlerini sıkıştırdı. Benim Ankara ziyaretimde bu yüzden olacak. İnanın son nabız yoklamalar oynanıyor. Sakın 1 TEMMUZU BEKLEMEYİN. Bu devirde tokatı önce atan kazanıyor. 17 haziran son fırsat. 18 haziranda köylü yasası çıkabilir dikkat. karanfiller güller hatta küçük mansiyonlar ve dilekçelerimiz son noktayı koyacaktır. Zaten eskiden bu anlamda çalışan arkadaşlar bizi bu noktaya getirdi. İmzayı hep birlikte atalım. saygılar sevgiler hepinize. geçmiş olsun hepimize. Burhan İŞCAN

  8. Burhan bey yardımlarınız için sonsuz teşekkürler.Size ne kadar teşekkür etsek azdır.Hergün sizin görüşlerinizi okuyarak biraz huzur buluyorum.Yoksa hayattan ümidimi kesmek üzereyim.Sizden hayırlı haberler bekliyorum.

  9. kardeşler ben yazılarımı medyaya mailliyorum. ankarada ünal inan ağabey var parlemanto muhabiri ondan yardım alacağımı umuyorum.dahada çalışıyorum selamlar. burhan işcan

  10. En aptal insanlar bile kazancı değerlendirir. KAYIPLARI KAZANCA DÖNÜŞTÜRMEK ZEKA -BECERİ İŞİDİR. Akıllıları aptallardan ayıran husus budur.

  11. abi senin bu yazılarına bayılıyorum…

  12. SEVGİLİ KARDEŞLERİM;
    GÜL HANIM (ŞEKER,MY WAY,ZAMAN,NECDET,CÜNEYT VE DİĞER KAHRAMANLAR)
    BU HİKAYE SİZE:

    “Bülbülün seherdeki çığlıklarını duymadan asla açılmayan bir gülün sadakati mi büyük; yoksa şakımak için gül mevsiminin gelmesini bekleyen bülbül mü, ayırdedemedim. “Gül gülse dâim ağlasa bülbül acep degül
    Zira kimine ağla demişler kimine gül”
    BÜLBÜLÜN GÜLE MUHABBETİ NE ZAMAN BAŞLADI?
    Hz. İbrahim’in, Nemrut tarafından ateşe atıldığını, ehlî ve vahşî hayvanlar dahi, Allâh Tela’nın ihsan ettiği bir his ile idrak etmiş oldukları için, onlar da ağlamakta, feryat etmektedirler.
    İşte bülbül ağlıyor… ve ortasının gülistan oluşundan bî-haber, etrafı hâlâ kor ve alev halindeki büyük ateşe doğru koşuyor. Gagasında taşıyabildiği kadar suyu döküyor. Soruyorlar ona o ateş o kadarcık suyla söner mi? “Benim sevdiğimi kurtarmak için gücüm bu “ Bu yeisle ateşe koşuyor. Cenab-ı Hak Cebrail’e (a.s.) emrediyor:
    – Ey Cebrail koş, Nemrud’un ateşine doğru uçan bülbülü tut, ne istiyor, sor.
    Cibrîl yetişiyor, ateşe varmak üzere olan bülbülü tutuyor ve soruyor:-“ Küçük kuş, burada işin ne?” Bülbül ağlayarak cevap veriyor:
    – Allah’ın Halîl’ini (dostunu) ateşe attılar; madem ki ben onu kurtarmaya kadir değilim, bari ben de onunla beraber yanayım, diyorum.
    Cebrail aleyhisselam bülbüle:
    – Gel, diyor ve İlahî tecelliyi ona gösteriyor… Bülbül şimdi ne yapsın?.. Feryadı dinmiştir. Sevincinden mesttir. Dili tutulmuştur. Kıyamete kadar böyle kalabilir. Cenab-ı Hak Cibrîl’e yine emir veriyor:
    – Bülbüle söyle: Benden ne dilerse, şimdi dilesin.
    – İste bülbül, Rabbinden, ne isteyeceksen iste!..
    Bülbül dile geliyor:
    – Ben, diyor, kendimi bildim bileli, Rabbimin zikri ile meşgulüm. İşittim ki, Rabbimin bin bir güzel ismi varmış; ama ben, sadece yüz birini biliyorum. Diğer dokuz yüzünü de öğrenmek isterim.
    Bülbülün dileği, derhal kabul edilmiş, bilmediği Esmâ-i Hüsnâ’yı da hemen öğrenivermiştir… Ve şimdi bülbülün vazifesi var: Cibrîl bülbülü alıyor; nârın, nûr olduğu yere, Hazret-i İbrâhim’in bulunduğu gülistana koyuyor ve ona ırmağın kenarındaki gül ağacını göstererek;
    – Bülbül, diyor, senin yerin burası.
    Bülbül, güle konmuştur. Ötüyor… ötüyor… ötüyor…
    ***
    İşte bülbülün güle muhabbeti böyle başlar.
    Şimdi o, her seher vakti konacak bir gül dalı bulur, öter, öter, öter… Baygın düşünceye kadar…
    Bülbülün seher vaktindeki bu hali, gafiller uyurken, uyanık aşıklarla beraber, binbir Esmâ-i Hüsnâ’yı zikredişidir.
    Eğer siz; seher vakti, bülbül ile beraber uyanmış da secdede iseniz, onun sizi zikirde geçmeğe çalıştığını duyarsınız.
    Yok, eğer o sizden daha evvel uyanmış, pencerenizin önündeki güle konmuş ötüyor da; siz onun nağmeleriyle uyandı iseniz, biliniz ki o, sizin kalbinizdeki gaflet külünü eşelemekte, oraya kendisinin küçücük kalbindeki büyük aşk ateşinden bir kıvılcım sıçratarak, ruhunuzu tutuşturmak istemektedir.
    KIYMETTLİ KARDEŞLERİM; HEPİMİZİN BÜLBÜLLÜĞÜ SEVDİKLERİMİZ İÇİN DEĞİLMİ? Gül hanım eşi için, ben kahraman oğlum için bülbüllük yapmıyor muyuz?. Şunu unutmayalım ki, gagamızda taşıdığımız her damla “DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR. GÖLLER TAŞAR SEL OLUR. Anlamındandır. Sizler bizim ilk bayraktarlarımızsınız. Kahramanlarsınız. Öylede anılacaksınız. Benim bülbüllüğümde kahraman oğlum içindir. Sizlerin bu uğurda verdiğiniz mücadelenin bir süre izleyicisi oldum. Ta ki , internet kafe sahibi arkadaşım bana bu imkanı verene kadar. Sizlere saygım, minnettarlığım ve takdirlerim anlatılamaz. Meseleye vakıf olmanız hususiyetleriniz ile önderliklerinize her zaman ihtiyacımız var. BURHAN: Müjdesini ispata dayandırarak yapan anlamında, ALLAH’ın isimlerinden birisidir. Peygamberimiz, Kur’an ve yukarıdaki hikaye birer burhandır. Allah Cebrail (A.S.) i haliline gönderdiğinde, İbrahim(A.S.) peygamberi şöyle bir tesbihi yaparken buldu “Allah her şeyi ilimle ve hesapla yaratmıştır, o yarattıklarının vekilidir, o ne güzel bir vekil, ne güzel bir sevgili ve ne güzel bir dosttur.” Ve halilullah cibrilin yardım teklifini bana Allah gerek diyerek, vakurca ve metince ret etmiştir. Şunu söylemek istiyorum; yaşadıklarımız birer imtihandır, Allah bizi sabırla imtihan ederken kalplerimizi ve günahlarımızı da temizler. Ve hiçbir sevgili kulunu da ateşe atmaz. Darlık ve sıkıntı içinde bırakmaz. Zalimlere karşı en büyük silah da inanmaktır. Birlikteliktir
    Çek mağdurları olan bizler suçsuzuz. Çoğumuz alacaklarımızı alamadık vereceklerimizi veremedik. Çoğumuz ekonomik krizden dolayı malını satamadı umduğunu bulamadı. Yine pek çoğumuz üretim yapamadı. Bizi bu duruma; sorunlarımıza çözüm bulsunlar diye seçtiklerimiz, meclise gönderdiklerimiz getirdi. Mecliste vazifelerini yapmadılar, yapamadılar. Yani bizi aldattılar. Tıpkı isimlerinin başına koydukları ADALET ve KALKINMA yı beceremeyenler ( utançtan bu isimleri terk ettiler) gibi. Başbakan sesleniyor “hiçbir irade meclisin iradesinden güçlü değildir” diye. Bu DEMOKRASİ KAVRAMIDIR, bir düstur dur, demokrasilerde uygulanır. Ne yazık ki toplumumuz ilkel bir laiklik anlayışı ile taraflara bölünmüştür. Laiklik din düşmanlığına, dindarlıkta şekilcilikle aldatmaya dönüşmüştür. Yani her şey birbirine karışmıştır. Gündem; sorunların çözümü yerine, yapay sorunlarının çözümü tartışmalarına yönelik olmuştur. Siyaset iflas etmiştir. Her şey gün geçirme adına yapılmaktadır. Özet olarak şu söylenebilir. ÇEK SUÇLUSU YOKTUR. SİSTEM MAĞDURU VARDIR. Tıpkı İhlaszedeler, bankerzedeler, boşalan bankaların mağdurları gibi. Bizler borçlarımızı kasten mi ödemedik ki suçlu olalım. Ceza yasamızdaki kasıt unsurları gözetilmeden yargılanmak ne kadar adil olur. Ve ya bize imkan tanınsa borcumuzu ödemiyecekmiyiz. Hata yapmak insan içindir. Bizi yargılayanlar bizden daha büyük hataları, yanlışı yanlışla düzeltmeye çalışarak suça çevirdiler, suç işliyorlar. ÇEK MAĞDURLARI SUÇSUZDUR-SUÇLU SİSTEMDİR. BİLE BİLE BU SİSTEMİ AYAKTA TUTANLARDIR. BİZ AF DEĞİL HAK İSTİYORUZ.- YÖNETENLERİN, KANUN KOYUCUNUN BİLİNÇLİ OLARAK YARATTIĞI YASAL BOŞLUKTAN OLUŞAN HAKKIMIZI İSTİYORUZ. BİZLER NE UYGULAMA İMKANI OLMAYAN YASALARI (SİCİL AFFI YASASI- KABAHATLER KANUNU- TORBA YASALAR- ÇEK YASASI V.S.) NE DE BU YASALARI ÇIKARAN ZİHNİYET İSTİYORUZ-ZİRA BİZLER TOPLUMUN İHTİYAÇLARINA(KISMİ TOPLULUKLARA DEĞİL) CEVAP VEREN YASALARLA ÜRETKEN YASA KOYUCULAR İSTİYORUZ.
    BİZİ KANDIRANLAR YA SEZAR OLMAYACAKLARDI, YADA ŞİMDİ SEZARLIĞIN GEREĞİNİ YAPACAKLAR. Demokrasiler bitmez. Üst demokrasilere geçilir. Sezarı öldürenler onu senatoda öldürdüler. Brütüs te ordaydı.
    Saygılarımla Burhan İŞCAN

  13. surun
    para için kimsenin cezaevine atılmamasıdır…

    kriz olmasada para için bir insan cezaevine atılmaz bence…

    kimseninde af istediği yok

    zaten bu yaptıkları düzenleme
    eskisiyle aynı….

Yorum yaparak destek olabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s